Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Gümüşhane
Hastaneden randevu alamayınca doktora taşlama şiir yazdı
22 Şubat 2026 Pazar - 10:35:04
Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde muayene için tercih ettiği doktorun yoğun olması nedeniyle bir türlü randevu alamayan Türkçe öğretmeni, yaşadığı süreci taşlama türünde yazdığı şiirle anlattı. Gümüşhane’nin merkeze bağlı Tekke Ortaokulu’nda Müdür Yardımcısı ve Türkçe öğretmeni olarak görev yapan Sait Karakaş, yaklaşık 6 ay önce başlayan sağ bacak ağrısı nedeniyle Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde görevli Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Süleyman Kasım Taş’tan randevu almak istedi. Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ve hastanedeki kiosk cihazlarından defalarca denemesine rağmen yoğunluk nedeniyle randevu alamayan Karakaş’ın muayene süreci uzadı. Yaşadığı bu durumu mizahi ve edebi bir dille ele alan Karakaş, süreci taşlama türünde kaleme aldığı şiirle ölümsüzleştirdi. Şiirde yer alan ifadelerde, yaşanan yoğunluğun doktora gösterilen ilgi ve hizmet kalitesinden kaynaklandığına dikkat çekti. Bir süre sonra muayene olan Karakaş, yazdığı şiiri doktora da okudu. Yoğun çalışma temposunun edebiyatla buluştuğu olay, hasta ile hekim arasındaki samimi ilişkiyi ortaya koydu. Yazılan şiir, hem yaşanan sürecin hem de duyulan memnuniyetin kalıcı bir hatırası olarak hafızalarda yerini aldı. "Şiirin başlangıcında ufak bir sitem var" Tedavi süreçlerinin ardından hastaların kendisine farklı şekillerde teşekkür ettiğini ama ilk defa böyle bir olayla karşılaştığını ifade eden Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde görevli Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Süleyman Kasım Taş, "Sait hocam ilk olarak şikâyetiyle ilgili bizim MHRS sistemimizden randevu almak istedi. Yoğunluğu ve sürecin uzadığını görünce, sosyal yaşamda da görüştüğümüz için bu durumu şiir yoluyla aktaracağını söyledi. Mizansen bir yaklaşımla durumu ifade etti. Bizim için kalıcı bir eser oldu. Aynı zamanda tedavi sürecinin ve yaşanan yoğunluğun tercih edilmemizden kaynaklandığını da kendisi belirtti. Bu durum bizi çok mutlu etti. Şiirin başlangıcında kendi tabiriyle ufak bir sitem var. Ancak bunun sebebinin yaptığımız hizmetin iyi olması, güler yüzlü yaklaşımımız ve tercih edilmemiz olduğunu da kendisi ifade etmekte. Bu da bizi ayrıca mutlu ediyor. Kendi edebiyat tarzıyla, aslında iyi ve kaliteli bir iş yaptığımızı söylemek için yazdığını belirtti. Şiirle karşılaşmak bizim için her zaman kıymetlidir. En büyük hediye hastanın memnuniyetini ifade etmesidir. Ancak bunu kalıcı bir eser olarak almak bizi daha da mutlu ediyor. Bunun her zaman bizim için büyük ve kalıcı bir hatıra olduğunu düşünüyoruz" dedi. "Doktoru eleştirmek için değil gösterilen ilginin yoğunluğundan dolayı yazdım" Uzun süredir tedavi olmak için sıra almaya çalıştığını fakat Op. Dr. Taş’a gösterilen yoğun ilgiden dolayı sıra alamadığını söyleyen Tekke Ortaokulu Müdür Yardımcısı ve Türkçe öğretmeni Sait Karakaş, "Bundan yaklaşık 6 ay önce sağ bacağımda bir ağrı başladı. Önce MHRS sistemi üzerinden kendisinden randevu almayı denedim ancak birkaç kez girmeme rağmen sistem her seferinde çok çabuk doluyordu. Daha sonra hastanede kiosk denen makineyi denedim. Okula giderken bazı sabahlar uğradım fakat oradan da sıra bulamadım. En son kendisini aradım. ‘Hocam bu nasıl bir teveccüh? Ne MHRS’den ne de kiosktan sıra bulamıyorum’ dedim. Aradan birkaç gün geçti, ben habersiz geldim ameliyat günüymüş, boş döndüm. Birkaç gün sonra tekrar aradık. Bu kez de bir çalıştaya gideceğini söyledi. Süre uzadıkça ben de bunu şiir, taşlama yoluyla yazmaya başladım. Kendi aramızda şakalaştık. Şiir bu şekilde ortaya çıktı. Bugün sıramızı bulduk. Kasım hocamın odasından içeri girdim. Daha önce şiirin bazı bölümlerini kendisiyle paylaşmıştım. Oturdum ve şiirin bölümlerini okudum. Kendisi de çok onore oldu, ben de çok mutlu oldum. Aramızda dostane bir ortam oluştu, ikimiz de mutluyuz diyelim. Edebiyatta taşlamalar meşhurdur. Taşlamalarda karşı tarafa iğneli yollarla bazı şeyler anlatılır. Benim bu şiiri yazmaktaki amacım asla Süleyman Kasım hocamızı eleştirmek değildi. Sistemin yoğunluğu ve kendisine gösterilen teveccüh yanlış anlaşılmasın diye sonunda kendimce güzel toparlamalar yapmaya çalıştım" diye konuştu.
20 Şubat 2026 Cuma - 11:17
Sahurda onları görenler şaşırıyor
Gümüşhane’nin Kürtün ilçesine bağlı Özkürtün beldesinde geçtiğimiz yıl başlatılan anlamlı gelenek, bu yıl da üniversiteli gençlerin omuzlarında yükseliyor. Ramazan ayının kadim geleneklerinden biri olan ramazan davulculuğu Gümüşhane’de üniversite öğrencilerinin gönüllü katılımıyla modern bir çehre kazanıyor. Gümüşhane Üniversitesi Kürtün Meslek Yüksekokulu tarafından geçtiğimiz yıl hayata geçirilen proje, bu yıl da aynı heyecanla devam ediyor. Davullar Geleceğin Ateş Savaşçılarına Emanet Özkürtün Beldesi sokaklarını sahur vaktinde şenlendiren isimler, bu yıl da Kürtün Meslek Yüksekokulu Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Bölümü öğrencilerinden seçildi. Alperen Altuntaş, Soner Evsen, Yusuf Sobay, Merve Köse ve Esma Şimşek’den oluşan "öğrenci davulcular" ekibi, ramazan ayının manevi iklimini mahalle mahalle gezerek vatandaşlara ulaştırıyor. İtfaiyecilik gibi disiplin ve özveri isteyen bir bölümde eğitim gören gençlerin, gönüllü olarak bu geleneği üstlenmesi belde halkı tarafından takdirle karşılanıyor. Özkürtün Belediyesi ve üniversite iş birliğiyle yürütülen bu çalışma, sadece bir uyandırma hizmeti değil, aynı zamanda üniversite-şehir kaynaşmasının en güzel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Ritimleriyle sahurun sessizliğini bozan gençler Ramazan’ın paylaştıkça çoğalan birlik ve beraberlik ruhunu mahalle mahalle gezdiriyor.
19 Şubat 2026 Perşembe - 19:30
Gümüşhane merkezli 391 milyonluk yasa dışı bahis operasyonunda 5 tutuklama
Gümüşhane merkezli düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan 5 şüpheli, sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı. Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin ardından mahkemeye çıkarılan F.A., K.M., M.A., M.K. ve B.D. isimli şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yaklaşık 391 milyon TL’lik işlem hacminin tespit edildiği soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü öğrenildi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 19:26
Gümüşhane’nin Kırıklı köyünde 22 yıldır ücretsiz iftar veriliyor
Gümüşhane’nin merkeze bağlı Kırıklı köyünde, Ramazan ayı boyunca yoldan geçenlere ücretsiz iftar yemeği verme geleneği 22 yıldır aralıksız sürdürülüyor. Gümüşhane-Kelkit-Köse kavşağı üzerinde yer alan Kırıklı köyünde, 2004 yılında dönemin muhtarı Alim Aşkın’ın bir kamyon sürücüsünün peynir ve zeytinle oruç açtığını görmesiyle başlattığı iftar ikramı, köy halkının desteğiyle yıllardır devam ediyor. Her yıl Ramazan ayı boyunca iftar vaktinde köye gelenlere dört çeşit sıcak yemek ikram edilirken, bu yıl da iftar sofraları yoldan geçen sürücü ve yolcular için kuruluyor. Uygulama, toplumsal dayanışmanın ve misafirperverliğin simgesi olarak öne çıkıyor. Köy sakinleri, bu 22 yıllık geleneğin köy halkı ile hayırseverlerin katkılarıyla sürdürüldüğünü belirterek, aynı dayanışma ve birlik duygusuyla Ramazan’ın sonuna kadar devam edeceğini kaydetti. "22 yıldır hayırsever vatandaşlarımız sayesinde geleneğimiz sürüyor" Köy halkının destekleriyle geleneğin 22 yıldır sürdüğünü ifade eden Kırıklı köyü Muhtarı Fikret Bulut, "Çeyrek asırdır devam eden bu geleneğimiz, inşallah bundan sonra da sürecek. Bu gelenek, bir kamyoncunun peynir, ekmek ve zeytinle iftarını açtığını gören Alim Aşkın’ın köy halkıyla istişare etmesiyle başladı. O günden bugüne gönlü güzel, vatanını seven, hayırsever insanların destekleriyle devam ediyor. Bizler de burada onları temsil ediyoruz. Allah hepsinden razı olsun. Sizlerin sayesinde hem Gümüşhane’yi hem de köyümüzü tanıtmış oluyoruz. Bu da Gümüşhane’nin bir gururudur" dedi. Kırıklı köyü muhtarının kendisini yol üzerinde durdurarak iftara davet ettiğini söyleyen kamyon şoförü Sezgin Yüksel de, "Tokat’tan yük aldım, Trabzon’a gidiyorum. Muhtarımız sağ olsun beni durdurdu, ‘İftarını burada aç, öyle git’ dedi. Ben de kendisine çok teşekkür ediyorum. Bu benim için sürpriz oldu. Sağ olsun muhtarımız iftarımı burada açmamı sağladı. Daha önce böyle bir uygulama görmemiştim. Gerçekten çok güzel bir gelenek" diye konuştu. "İnsanlara yemek ikram edebilmek için büyük bir gayret gösteriyorlar" Gümüşhaneli olarak köy sakinlerinin böyle bir geleneği sürdürdükleri için mutlu olduğunu dile getiren Celal Torun, "Bu geleneği daha önce kulaktan kulağa duyuyordum ama çok detaylı bilgim yoktu. Yaklaşık üç yıl önce oğlum buradan geçerken muhtarımız tarafından durdurulup iftar verilmiş. O gün bizi aradı, ‘Baba ben Gümüşhane Kırıklı Köyü’ndeyim, burada iftar veriyorlar’ dedi. Biz de Gümüşhaneli olarak gururlandık, mutlu olduk. İnsanları durdurup bir lokma ekmek, bir yudum su ikram edebilmek için büyük bir gayret var. Biz de bundan mutluluk duyuyoruz" ifadelerini kullandı.
15 Şubat 2026 Pazar - 21:44
Gümüşhane’de 3 katlı evde yangın: Evdeki yaşlı adamı arama çalışmaları sürüyor
Gümüşhane’nin merkeze bağlı Kale köyünde 3 katlı evde yangın çıktı. Yangında kısmi çökmelerin meydana geldiği evde 79 yaşındaki adamı arama çalışmaları sürüyor. Edinilen bilgilere göre, Kale köyünde 3 katlı evde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevleri fark eden vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yangın sırasında evde bulunan 79 yaşındaki Mustafa Eken’e ulaşılamazken, 80 yaşındaki eşi Fevziye Eken çevredeki vatandaşlar tarafından dışarı çıkarıldı. Fevziye Eken’in sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Yangın sonrası ev içerisinde kısmi çökmeler meydana geldiği, bu nedenle yaşlı adamı arama çalışmalarının kontrollü şekilde sürdürüldüğü belirtildi. Yetkililer, yaşlı adamın hayatını kaybetmiş olabileceğinin değerlendirildiğini ifade etti. Yangınla ilgili inceleme başlatıldı.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 22:24
Tersun Dağı’nda zorlu kış yürüyüşü: Kar kalınlığı 1,5 metreyi buldu
Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK) üyesi sporcular, kar kalınlığının yer yer 1,5 metreyi bulduğu Tersun Dağı’nda nefes kesen bir yürüyüşe imza atarak İsviçre Alpleri’ni aratmayan manzaralar eşliğinde 8,5 kilometre yol yürüdü.
13 Şubat 2026 Cuma - 09:09
Gümüşhane’nin coğrafi işaretli lezzeti Siron’da Ramazan hazırlığı başladı
Gümüşhane’nin tescilli lezzeti ve Ramazan sofralarının baş tacı olan "Gümüşhane Sironu", yaklaşan on bir ayın sultanı öncesinde evlerde hummalı bir çalışmayla hazırlanıyor. Kadınların imece usulüyle bir araya gelerek hazırladığı hem pratikliği hem de doyuruculuğuyla bilinen bu coğrafi işaretli ürün, sahur ve iftar sofralarını süslemek için gün sayıyor. Gümüşhane mutfağının asırlık mirası olan ve 2018 yılında tescillenerek coğrafi işaret alan Gümüşhane Sironu, Ramazan ayı öncesinde şehrin dört bir yanındaki mutfaklarda yeniden hayat buluyor. Geleneksel yöntemlerin yaşatıldığı hazırlık sürecinde, komşular bir araya gelerek imece usulüyle sironlar hazırlanıyor. Hamurdan Sofraya Uzanan Titiz Yolculuk Sironun hazırlık süreci, sadeliği ve emeği bir araya getiriyor. Un, su ve tuzun yoğrulmasıyla elde edilen hamur, maharetli ellerde ince yufkalar halinde açılıyor. Odun ateşinde veya modern ocaklardaki sacların üzerinde pişirilen yufkalar, henüz sıcakken rulo haline getirilip küçük parçalar şeklinde kesiliyor. Ardından fırınlanarak kurutulan sironlar, uzun süre muhafaza edilebilme özelliği sayesinde Ramazan boyunca pratik bir çözüm sunuyor. "Sahurda Tok Tutuyor, İftarda Pratiklik Sağlıyor" Hazırlık yapan Gümüşhaneli kadınlardan Bina Yıldırım, sironun özellikle kolaylığı nedeniyle tercih edildiğini belirterek, "Yemeklerin yanında mutlaka bir çeşit olarak bulunduruyoruz. İster sahurda ister iftarda, yoğurdunu döküp hemen hazır hale getiriyoruz" dedi. Bir diğer maharetli el Hacer Yurt ise sironun sadece yoğurtlu değil; kıymalı, sütlü ve hatta şerbetli tatlı versiyonlarının da yapıldığını vurgulayarak ürünün mutfaktaki zenginliğine dikkat çekti. Geleneksel İmece Ruhu Yaşıyor Hazırlıklara on gün önceden başladıklarını ifade eden Cevriye Berker, bu sürecin aynı zamanda bir sosyal etkinlik olduğunu belirtti. Berker, eskiden odun ateşinde yapılan bu işlemin günümüzde modern ocaklarda devam ettiğini, ancak lezzetinden ve paylaşma ruhundan hiçbir şey kaybetmediğini ifade etti. Hem evlerde geleneksel olarak üretilen hem de kentteki işletmeler tarafından endüstriyel olarak satışa sunulan Gümüşhane Sironu, bölge ekonomisine ve turizmine de önemli bir katkı sunmaya devam ediyor.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:44
Sadak Baraj Gölü buz tuttu
Gümüşhane’nin Kelkit ilçesindeki Sadak Baraj Gölü, dondurucu soğuklarla birlikte buzla kaplandı. Kelkit ilçesi Sadak köyü sınırlarındaki Sadak Baraj Gölü, hava sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesiyle tamamen buz tuttu. Kalınlığı yer yer 20 santimetreyi bulan buz tabakasıyla baraj gölü kış manzarasına büründü. Kar ve buzla kaplanan Sadak Barajı sakin atmosferiyle doğa tutkunlarının ilgisini çekerken, bölgeye gelen iki balıkçı da buz tutan gölde motorlu testereyle açtıkları deliklerden oltalarını suya bıraktı. "Korkutucu ama bizim için vazgeçilmez bir tutku" Baraj gölüne balık tutmanın yanında doğanın ve manzaranın keyfini çıkarmak için geldiklerini ifade eden Soner Bayram, "Boş zamanlarımızda arkadaşımla birlikte buraya gelip balık tutmaya çalışıyoruz. Balık tutmak bizim için bir keyif, bir tutku. Aynı zamanda huzur veriyor. Adrenalin sevenleri de buraya davet edebilirim. Biraz korkutucu olabilir ama bizim için vazgeçilmez bir tutku, bundan kopamıyoruz. Hava soğuk, buz kalınlığı yaklaşık 20 santimetre. Nasibimizi bekliyoruz. Balıkçılık gerçekten bir tutku işi. Burası yaklaşık bir ay önce buz tuttu ve bir ay kadar daha böyle devam eder. Sonrasında buzlar çözülmeye başlar. Biz yaz kış buraya geliyoruz. Kışın burada oturup çayımızı demliyor, keyif yapıyoruz. Yazın da ayrı bir güzelliği oluyor. Nasibimiz olursa balığımızı tutup gidiyoruz. Bu bizi mutlu ediyor. Aslında buraya sadece balık için değil, huzur ve keyif için geliyoruz. Biraz da heyecan arıyoruz. Düşme korkusu, balık tutup tutamama ihtimali. Ama hepsinden önemlisi buranın doğası ve manzarası bizi cezbediyor" dedi. "Buzların kırılmasından korkmuyoruz" Balık tutmanın kendisi için büyük bir zevk olduğunu ve bu nedenle buzların kırılmasından korkmadığını dile getiren Alperen Sevinç, "Sadak bizim için bir yaşam tarzı. Doğası ve muhteşem manzarasıyla gelip burada doğayla iç içe balık tutuyoruz. Balık bizim için vazgeçilmez bir zevk. Buzlar bile bizi durduramıyor. Buz ne kadar ince olursa olsun aksiyonu seviyoruz. Kırılma korkumuz yok. Gelip burada balığımızı tutuyor, stresimizi atıyoruz. Şehrin boğucu havasından uzaklaşıp doğayla buluşmak bize mutluluk veriyor. Tuttuğumuz balıkları da evde ya da köyümüzde pişirip afiyetle yiyoruz. Korkmuyoruz, çünkü doğaya alışığız. Doğaya alışık olmayan insanlar korkabilir. Kısacası aksiyonu seviyoruz, buzun kırılmasından da korkmuyoruz. Hiçbir şey bizi yıldıramaz" diye konuştu.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:41
Sadak Baraj Gölü buz tuttu
Sadak Baraj Gölü, dondurucu soğuklarla birlikte buzla kaplandı. Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Sadak Köyü sınırlarındaki Sadak Baraj Gölü, hava sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesiyle tamamen buz tuttu. Göl yüzeyinde kalınlığı yer yer 20 santimetreyi bulan buz tabakası oluşurken, baraj gölü beyaz örtüyle birlikte kış manzarasına büründü. Kış şartlarının etkisini artırdığı bölgede göl yüzeyi ve çevresinde kartpostallık görüntüler oluştu. Soğuk havaya rağmen bölgeye gelen vatandaşlar buzla kaplanan göl üzerinde manzaranın tadını çıkardı, doğayla baş başa vakit geçirdi. Kar ve buzla kaplanan Sadak Barajı, sakin atmosferiyle doğa tutkunlarının ilgisini çekerken bölgeye gelen iki balıkçı da buz tutan gölde motorlu testereyle açtıkları deliklerden oltalarını suya bırakarak nasiplerini aradı. "Korkutucu ama bizim için vazgeçilmez bir tutku" Baraj gölüne sadece balık tutmak için değil doğanın ve manzaranın keyfini çıkarmak için de geldiklerini ifade eden Soner Bayram, "Boş zamanlarımızda arkadaşımla birlikte buraya gelip balık tutmaya çalışıyoruz. Balık tutmak bizim için bir keyif, bir tutku. Aynı zamanda huzur veriyor. Adrenalin sevenleri de buraya davet edebilirim. Biraz korkutucu olabilir ama bizim için vazgeçilmez bir tutku, bundan kopamıyoruz. Hava soğuk, buz kalınlığı yaklaşık 20 santimetre. Nasibimizi bekliyoruz. Balıkçılık gerçekten bir tutku işi. Burası yaklaşık bir ay önce buz tuttu ve bir ay kadar daha böyle devam eder. Sonrasında buzlar çözülmeye başlar. Biz yaz kış buraya geliyoruz. Kışın burada oturup çayımızı demliyor, keyif yapıyoruz. Yazın da ayrı bir güzelliği oluyor. Nasibimiz olursa balığımızı tutup gidiyoruz. Bu bizi mutlu ediyor. Aslında buraya sadece balık için değil, huzur ve keyif için geliyoruz. Biraz da heyecan arıyoruz. Düşme korkusu, balık tutup tutamama ihtimali Ama hepsinden önemlisi buranın doğası ve manzarası bizi cezbediyor" dedi. "Buzların kırılmasından korkmuyoruz" Balık tutmanın kendisi için büyük bir zevk olduğunu ve bu nedenle buzların kırılmasından korkmadığını dile getiren Alperen Sevinç, "Sadak bizim için bir yaşam tarzı. Doğası ve muhteşem manzarasıyla gelip burada doğayla iç içe balık tutuyoruz. Balık bizim için vazgeçilmez bir zevk. Buzlar bile bizi durduramıyor. Buz ne kadar ince olursa olsun aksiyonu seviyoruz. Kırılma korkumuz yok. Gelip burada balığımızı tutuyor, stresimizi atıyoruz. Şehrin boğucu havasından uzaklaşıp doğayla buluşmak bize mutluluk veriyor. Tuttuğumuz balıkları da evde ya da köyümüzde pişirip afiyetle yiyoruz. Korkmuyoruz çünkü doğaya alışığız. Doğaya alışık olmayan insanlar korkabilir. Kısacası aksiyonu seviyoruz, buzun kırılmasından da korkmuyoruz. Hiçbir şey bizi yıldıramaz" diye konuştu. (UA-RE-EK
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:46
Gümüşhane Üniversitesi’nde ilk ders Türk Bayrağı’na ayrıldı
Bahar yarıyılının ilk gününde Gümüşhane Üniversitesi’nde tüm akademik birimlerde dersler Türk Bayrağı temasıyla işlenerek öğrencilerde milli şuur ve bayrak sevgisinin pekiştirilmesi hedeflendi. Tüm Türkiye’de 2025-2026 eğitim-öğretim yılı ikinci döneminin ilk dersinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen "Bayrak Sevgisi" temasıyla başlamasının ardından Gümüşhane Üniversitesi Senatosu da benzer bir uygulamayı hayata geçirdi. Senato kararı doğrultusunda üniversite bünyesindeki tüm akademik birimlerde günün ilk ders saati Türk Bayrağı konusuna ayrıldı. Derslerde öğretim elemanları tarafından Türk Bayrağı’nın sembolik anlamı, tarihî süreci, hukuki boyutu ve 2893 sayılı Türk Bayrağı Kanunu kapsamında kullanım ve korunmasına ilişkin esaslar anlatıldı. Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız da Mühendislik Fakültesi’nde gerçekleştirilen bir derse katılarak Türk Bayrağı’nın önemine değindi ve öğrencilere Arif Nihat Asya’nın ‘Bayrak’ şiirini okudu. "Gençlerimizin bayrağa olan saygılarından şüphe duymuyoruz" Öğrencilere bayrağın öneminden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız, "Gümüşhane Üniversitesi Senatosu olarak geçtiğimiz hafta bir karar alarak bahar yarıyılının ilk haftasında her bölümümüzde ilk dersin, ders programının bayrak temasıyla yapılmasını kararlaştırmıştık. Bugün de Gümüşhane Üniversitesi olarak bahar yarıyılının ilk derslerini üniversitemizde başlatmış olduk. Bugün farklı fakültelerimizde pazartesi gününün ilk saatlerinde hocalarımız, girdikleri sınıflarda bayrağa saygı temasıyla bayrağın kutsiyeti, bayrağa saygının önemi ve Bayrak Kanunu’na varıncaya kadar bayrağın bugüne gelinceye dek arkasındaki hem tarihi hem de edebi anlamda önemli noktalara temas ettiler. Anadolu irfanıyla, Anadolu mayasıyla yetişmiş gençlerimizin bayrağa saygılarından hiçbir şekilde şüphe duymuyoruz. Gençlerimizin al bayrağa ve ay yıldızlı bayrağa olan saygılarını kendilerinden sonraki nesillere ve evlatlarına nasıl aktarabilecekleri, bunun ne kadar kutsi bir görev olduğu üzerine birlikte sohbet ettik. Ayrıca bayrağa saygının sadece onu göklerde dalgalandırmakla sınırlı olmadığını, vazifesini en iyi şekilde yapan her Türk evladının da bayrağa olan saygısını yerine getirdiğini anlattık. Bayrak bizim için oldukça kutsal bir değere sahip. Anlamı ve manası kadim zamanlardan bugüne gelen bir semboldür. Öğrenci arkadaşlarımızın al bayrağı ellerinde dalgalandırırken gözlerindeki o heyecanı, sevgiyi ve saygıyı görmek beni ayrıca mutlu etti" dedi. Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yazılım Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Atakan Alkan da, "Rektörümüz dersimize gelerek bayrağın önemini bizlere anlattı. Aslında hepimizin bildiği bir konuydu ancak yaşanan olaylar nedeniyle bu konuya tekrar değinmek istedik. Bizim için güzel ve anlamlı bir konuşma oldu. Hepimiz yaşanan olayları kınıyoruz ve benzer durumların bir daha yaşanmamasını temenni ediyoruz. Türk Bayrağı hepimiz için çok kıymetli. Hangi şartlar altında korunduğunu, renginin nereden geldiğini ve taşıdığı anlamı hepimiz çok iyi biliyoruz. Buradaki herkes de Türk Bayrağı’nı yerde gördüğünde asla yerde bırakmayacağını bilir" diye konuştu.
08 Şubat 2026 Pazar - 22:06
Bir günde dört mevsimi birden yaşadılar
Gümüşhane’de 2008 yılından bu yana her yaştan kişiyi doğayla buluşturan ve kentin saklı güzelliklerini tanıtan Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK), geleneksel doğa yürüyüşü etkinliklerine Torul ilçesinde bir yenisini daha ekledi. Etkinlikte katılımcılar, sis, güneş ve yoğun kar yağışını aynı gün içerisinde yaşayarak, adeta dört mevsimi bir arada gördü. Torul ilçesinin yüksek kesimlerinde gerçekleştirilen yürüyüş, kış şartlarının tüm zorluklarına rağmen doğaseverlere unutulmaz anlar yaşattı. Kulüp sporcularının büyük bir bölümünün kayak faaliyetlerinde olması sebebiyle 23 kişilik bir kafileyle gerçekleştirilen yürüyüşe Gümüşhane Valisi Aydın Baruş ve Gümüşhane İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Bilal Sarıdoğan da katılarak, sporcuların heyecanına ortak oldu. Yanıktepe’den Soğuksu’ya 10 kilometrelik rota Yürüyüş, Torul ilçesi sınırlarında yer alan Herek köyü Yanıktepe mevkiinden sisli havada başladı. Aberniztaşı Sırtı’nı takip eden kafile, Çayırlar mevkiine kadar ilerledi. Burada verilen mola esnasında sıcak çaylarını yudumlayan ekip, ardından Soğuksu Mahallesi’ne doğru inişe geçti. Kar üzerinde gerçekleşen yürüyüşte kar topu da oynayan grup, 10 kilometrelik parkuru yer yer yarım metreyi bulan kar kalınlığına rağmen sürdürdü. Etkinlikte sisli hava yerini önce güneşli, ardından yoğun kar yağışına bıraktı. Güneşli hava ve kar yağışını aynı anda yaşayarak eşsiz bir doğa olayına şahit olan katılımcılar, bir gün içinde adeta dört mevsimi aynı anda yaşamanın mutluluğunu tattı. "Dağlarda kış bir sanat eseri gibi" Yürüyüşe katılan sporculardan Damla Atalay, parkurun zorluğuna dikkat çekerek, "Çok güzel bir parkurdu. Bütün mevsimleri bir arada gördük. Yeri geldi yarım metre kar kalınlığında yürüdük. Ne kadar zor olsa da keyifli bir manzara bizi karşıladığı için bütün zorluklara göğüs gerdik. Öncelikle teşekkür ediyoruz bu yürüyüşte bizle birlikte yürüyen arkadaşlarımıza. Valimiz de bizimle birlikteydi. Bu keyifli parkurdan dolayı GÜDAK ailesine de teşekkür ediyoruz. Herkesi bekliyoruz" dedi. "Dağlar bağımlılık yapıyor" Zaman zaman kar topu savaşı yaptıklarını ve çok güzel bir etkinliği eğlenceli bir şekilde eşsiz manzaralarla tamamladıklarını kaydeden Atalay, "Çok yoruluyoruz ama manzaranın verdiği güzellik karşısında her şeye değdiğini düşünüyoruz. Bir de doğayı seven insanlar olarak doğa bağımlılık yapıyor. Her hafta gelmeye çalışıyoruz. Çok güzel manzaralar ve çok güzel parkur bizi karşılıyor. Kış mevsimi dağlarda çok daha güzel yaşanıyor" ifadelerini kullandı. "Tabloları andırır bir manzara eşliğinde yürüdük" Birsen Altıparmak ise GÜDAK etkinliklerinin kentin tanıtımı için önemine vurgu yaparak, "Her hafta biz GÜDAK’la yürüyüş yapıyoruz. Yaz-kış yürüyüş yapıyoruz ama kış yürüyüşlerinin yeri bizde ayrı. Aslında bu sene çok fazla kış yürüyüşüne gelemedik. Sebebi de bir hafta kayak yapıyor arkadaşlar, bir hafta kış yürüyüşü oluyor. Bu hafta da ekibin çoğu kayakta. Biz de kayağa gidiyoruz ama tabii dağların yeri de ayrı. Bu kış manzarasını şehrin göbeğinde değil de, dağın tepesinde yaşamak bizler için paha biçilmez olduğundan arada kayaktan kaçıp dağlara sığınıyoruz. Kar manzarasının eşliğinde yürüyoruz. Bugünkü yürüyüşümüz biraz daha farklıydı. Hem güneş açtı, hem kar yağdı, hem sis çöktü. Hepsini aynı anda gördük. Özellikle de yemek için durduğumuz Çayırlar mevkiinde sanat eseri gibi tabloları andırır bir manzara eşliğinde kar yağdı. Çok keyifliydi. Ekip arkadaşlarımız her zaman yardımseverler zaten. Bugün de yine önden giderek yolu açtılar, sağ olsunlar bizim için işleri kolaylaştırdılar. Onlara da çok teşekkür ediyoruz. Bu fırsatı bize sağladığı için GÜDAK ailesine de çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:49
Gümüşhane’de jandarmadan uyuşturucu ve ruhsatsız silah operasyonu
Gümüşhane’de jandarma ekiplerince düzenlenen iki ayrı operasyonda uyuşturucu madde ile ruhsatsız silahlar ele geçirildi. Gümüşhane İl Jandarma Komutanlığına bağlı Kürtün İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince yürütülen çalışmalar neticesinde S.K. isimli şahsın evinde uyuşturucu madde bulundurduğu bilgisine ulaşıldı. Kürtün ilçesi Taşlıca köyünde bulunan adrese alınan adli arama kararına istinaden yapılan aramada 1 adet ruhsatsız av tüfeği, 1 adet av tüfeği şarjörü, 8 gram kubar esrar ve 2 adet sarım kağıdı ele geçirilerek muhafaza altına alındı. Torul İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince yürütülen başka bir çalışmada ise C.G. ve T.D. isimli şahısların araçla Trabzon’dan Gümüşhane’ye satmak amacıyla ruhsatsız tabanca getirecekleri bilgisine ulaşıldı. İlçe girişinde durdurulan araçta yapılan kontrolde 3 adet el yapımı tabanca ve 3 adet tabanca şarjörü ele geçirilerek muhafaza altına alındı. Cumhuriyet Savcılığının talimatları doğrultusunda şüpheliler hakkında adli tahkikata başlandığı öğrenildi.
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:11
Harşit Çayı Şubat ayında son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Gümüşhane’de kış boyunca etkili olan yoğun kar yağışının ardından havaların bir anda ısınması ve peş peşe gelen yağmurlar, Harşit Çayı’nın su seviyesini son 15 yılın en yüksek düzeylerine çıkardı. Kentte, yoğun geçen kar yağışlı sezonundan arından havaların bir anda ısınması ve kış ortasında yağan yağmurlar nedeniyle kar örtüsünün hızlı erimesiyle birlikte Harşit çayındaki debi gözle görülür şekilde arttı. Normal şartlarda bu mevsimde suyun azalması beklenirken, yaşanan yükseliş vatandaşları şaşırttı. Vatandaşlar, Harşit Çayı’nın mevsime göre alışılmışın üzerinde aktığını, benzer seviyelerin yıllardır görülmediğini ifade etti. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesinin sürmesi halinde dağlardaki karların erimeye başlaması ile birlikte ilerleyen günlerde su miktarının daha da artabileceği değerlendiriliyor. Artan debinin yer altı su kaynaklarını beslemesi ve yaz aylarında su sıkıntısı yaşanmaması açısından olumlu bir tablo oluşturduğu belirtiliyor. "15 yıldır bu seviyelere geldiğini görmemiştik" Harşit Çayı’nın kış aylarında seviyesinin yükselmesinin olumlu bir gelişme olduğunu belirten Ayşegül Öznur Parlak, "Bu yıl yağan yoğun kardan dolayı ve peşinden gelen yağmur nedeniyle karlar eriyince Harşit Çayı’nın seviyesi yükseldi. Yer altı kaynaklarımızın bununla beraber daha çok zenginleşeceğini düşünüyorum. Aynı zamanda da bu baharda Harşit Çayı’nın seviyesinin daha da artacağını ve bu konuda tedbir alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu mevsimde bu kadar arttığını görmemiştim 15 yıldır bu şekilde artış gösterdiğine şahit olmadık. Bizim için sevindirici bu yıl su sıkıntısı çekmeyeceğimizi düşünüyoruz" dedi. Vural Öz ise "Yıllar önce bu seviyelere geldiğini görmüştük bu mevsimde. Hatta bundan 30 yıl önce köprülerin de üzerinden aşacak bir seviyeye gelmişti. Şu anda seviyesi mevsime göre çok fazla yıllardır bu seviyede görememiştik. Dağlardaki karlar da eriyince seviyenin daha da artacağını düşünüyorum. Taşkın riskine karşı önlemler önceden alınırsa iyi olur diye düşünüyorum" diye konuştu.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:03
Hurda metalden sanata dönüşen ‘Kürtün zili’ için coğrafi işaret hamlesi
Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde hurda musluk ve pirinç atıklardan el emeğiyle üretilen asırlık ‘Kürtün zili’nin coğrafi işaretle tescillenmesi için çalışma başlatıldı. Gümüşhane’nin Kürtün ilçesi Cami Yanı Mahallesi’nde kuşaktan kuşağa aktarılan zil ustalığında hurdacılardan toplanan metal atıklar eritilerek, Harşit Çayı’ndan alınan özel kumla hazırlanan kalıplara dökülüyor. Ustalar tarafından şekillendirilen ziller, "akort" işlemiyle net ve yankılı sese kavuşturuluyor. Dayanıklılığı ve kendine has tınısı nedeniyle hayvancılıkta kullanılan ziller, son yıllarda dekoratif ürün olarak da talep görüyor. İlçede birçok ailenin geçim kaynağı olan zil üretimi, Türkiye’nin farklı illerinin yanı sıra bazı Avrupa ülkelerine de gönderiliyor. Zanaatın korunması ve markalaşması amacıyla başlatılan tescil çalışmasıyla üretim standartlarının güvence altına alınması ve ürünün ekonomik değerinin artırılması hedefleniyor. Kürtün’de atık metal ustaların elinde sanata dönüşerek, hem kültürel mirası yaşatıyor hem de bölge ekonomisine katkı sağlıyor. Kent için önemli bir katma değer oluşturan ‘Kürtün zili’nin coğrafi işaretle tescillenmesi için çalışmaların sürdüğünü söyleyen Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Cahit Bal, Gümüşhane’de coğrafi işaret tescillerinin arttırılmasına yönelik Gümüşhane Valiliği, Gümüşhane Üniversitesi ve Ticaret ve Sanayi Odası işbirliğinde bir komisyon kurulduğunu belirtti. "Kültürel mirasımıza resmiyet kazandırmayı hedefliyoruz" ‘Kürtün zili’nin üretiminde hiçbir fabrikasyon ürün kullanılmadığının altını çizen Bal, "Kürtün zilimiz şehrimiz için bir katma değer oluşturuyor. Bu değer aynı zamanda UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne aday gösterilebilecek bir zanaat. Zilimiz, ilimizde geçmişten bugüne uzanan kültürel bir mirası temsil ediyor ve gelecek nesillere aktarılıyor. Üstelik kulaklarımızda hoş bir tını ve iz bırakıyor. Yöre halkımızın geçmişten geleceğe taşıdığı bu değeri tanıtmak ve tescil ettirmek için çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Yakın zamanda coğrafi işaretli bir ürün olarak tescillenmesi için sürecimizi tamamlayarak, bu kültürel mirasımıza resmiyet kazandırmayı hedefliyoruz. Bu zili dünyada üretilen diğer zillerden ayıran en önemli özellik ise geri dönüşümle üretilmesi ve ayrıca katma değer sağlamasıdır. Ustalarımız ilimiz ve bölgemizde atıl durumdaki eski muslukların içindeki madenleri eriterek, özel kalıplar ve özel tekniklerle bu zilleri üretmektedir. Burada üretilen ziller, hem ton farklılığı hem de kendine has sesiyle önemli bir kültürel değer oluşturuyor. Bu ziller çeşitli amaçlarla kullanılıyor. Hayvancılık başta olmak üzere Osmanlı’dan günümüze kapılarda tokmak olarak kullanılmış, aynı zamanda süs ve aksesuar eşyası olarak da değerlendirilmiştir. Zillerimizin en önemli özelliği, geçmişten bugüne ulaşan sanatsal bir el işçiliği mirasını taşımasıdır. Bölgemizin toprağından hazırlanan özel kalıplarla yaklaşık 40 farklı çeşit zil üretiliyor. Her biri büyüklüğüne göre farklı tonlarda ses çıkarıyor ve bu da her zili kendine özgü kılıyor. Üretimde hiçbir fabrikasyon ürün kullanılmıyor. Tamamen el emeğiyle, küçük bir köydeki özel üretim alanlarında hazırlanıyor. Ortaya çıkan o tatlı tını da bu kültürel değerin en belirgin göstergesi oluyor" dedi.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 00:19
Gümüşhane’de bir evin bahçesinde vaşak görüntülendi
Gümüşhane’de bir evin bahçesinde vaşak görüntülendi. Doğada görülmesinin güç olduğu bilinen ve utangaç tavırlarıyla bilinen vaşak, ağır kış şartları nedeniyle yerleşim yerlerine kadar indi. Merkeze bağlı Söğütağıl köyünde, doğada görülmesi oldukça güç olan ve utangaç tavırlarıyla bilinen bir vaşak, kışın sert yüzünü göstermesiyle birlikte yerleşim yerlerine kadar indi. Karın beyazlığı üzerinde asil duruşuyla dikkat çeken vaşak, köylüler tarafından hayranlıkla izlendi. Görenler şaşırttı Bir evin bahçesine kadar yaklaşan vaşak, çevredeki insanlara aldırış etmeden bir süre karların üzerinde vakit geçirdi. Vatandaşların cep telefonu kameralarına yansıyan görüntülerde, vaşağın sağlıklı olduğu ve çevreyi meraklı gözlerle incelediği görülüyor. Uzmanlar, ağır kış şartları nedeniyle yiyecek bulmakta zorlanan yaban hayvanlarının zaman zaman bu şekilde köylere kadar inebileceğine dikkat çekiyor.
01 Şubat 2026 Pazar - 10:00
Zigana Dağı sömestir tatili boyunca 80 bin ziyaretçiyi ağırladı
Doğu Karadeniz’in önemli kış turizm merkezlerinden Zigana Dağı’ndaki Gümüşkayak Kayak Tesisi, sömestir tatili boyunca yaklaşık 80 bin kişiyi ağırlayarak sezonun en yoğun günlerini yaşadı. Türkiye’nin ilk ve Doğu Karadeniz’in en önemli kayak merkezlerinden biri olarak gösterilen 2 bin 100 metre rakımlı Zigana Dağı, sömestir tatilinin başlamasıyla birlikte ziyaretçi akınına uğradı. Gümüşhane ve Trabzon başta olmak üzere çevre illerden ve Türkiye’nin farklı noktalarından gelen aileler, tatil boyunca kayak merkezini doldurdu. Karnelerin alınmasının ardından çocuklarıyla birlikte Zigana’nın yolunu tutan vatandaşlar, tatil boyunca kayak ve kızak pistlerinde vakit geçirdi. Bazı ziyaretçiler kar motoru turlarına katılarak adrenalin yaşadı, bazıları ise eşsiz kar manzarasının tadını çıkardı. Rüzgar ve soğuk havaya rağmen yoğunluğun azalmadığı tesiste, ziyaretçiler yakılan ateşlerin etrafında ısınarak dinlendi, müzik eşliğinde horon oynayıp eğlendi. Hem spor hem de doğa turizmini bir arada sunan Zigana, sömestir tatili boyunca bölgenin en çok tercih edilen destinasyonlarından biri oldu. Tesis yetkilileri, sömestir süresince yaklaşık 80 bin ziyaretçiyi misafir ettiklerini belirterek, özellikle hafta sonları doluluk oranının en üst seviyeye ulaştığını ifade etti. Zigana Dağı’nın sömestir tatilinde 80 bin kişiyi ağırladığını ifade eden Zigana Gümüşkayak Kayak Tesisi İşletmecisi Abdullah Eroğlu, "Sömestirin sonuna geldik. Bu sene iyi bir kar yağışı oldu. Yerlisinden yabancısına, 7’den 70’e bütün kayak ve doğaseverleri Zigana’da misafir ettik. Mevsim güzeldi, kar yağışı oldu, arada güneşli günlerimiz de oldu. Ziyaretçilerimizin yüzde 60’ı yerli, yüzde 40’ı da yabancıydı. 80 bin civarında ziyaretçimiz oldu. Bu sene ziyaretçiler genelde kayak yapmak ve çocuklarıyla birlikte vakit geçirmek için geldikleri için kızak ve kar motoru turlarına katıldılar. Bazıları da eşsiz manzarayı izleyerek vakitlerini Zigana’da geçirdi. Biz Uzungöl ve Ayder’de festival olduğunda ziyaretçi sayımızın düşmesini bekliyorduk ama demek ki destinasyonlar birbirini destekliyor. Orada bu faaliyetler varken biz burada belki de sömestir döneminin en yoğun günlerini geçirdik. Yakın iller ağırlıklı ancak Türkiye’nin her tarafından insanları misafir ettik" dedi. Zigana Kayak Tesisi’ne gelerek ilk defa kayak yapacağını söyleyen Ahmet Karaca, "İlk defa kayacağım, şansımı deneyeceğim. Umarım kendimi sakatlamam. Zigana çok güzel, çocukluğumdan beri geliyorum zaten. Şimdi ilk defa kayak yapacağım. Yolların durumu iyiydi, çok rahat çıktık" diye konuştu. "Çocuklarım sürekli Zigana’ya gelmek istiyor" Sömestir tatili boyunca fırsat buldukları her anı Zigana’da geçirdiklerini dile getiren Mehmet Polat, "Kayak yapmak için çocuklarımla buraya geldim. Boşluk bulduğumuz her hafta geliyoruz. Güzel bir yer, doğası güzel, kayak merkezi güzel. Ulaşım da çok rahat. Rahatça gelip hem kayak yapabiliyorsunuz hem de etinizi yiyip geri dönebiliyorsunuz. Çocuklarım burada çok eğleniyor, sürekli ’hadi Zigana Dağı’na gidelim’ diyorlar" dedi. Ali Çınar Murathan da, "Giresun Tirebolu’dan geliyorum. Buraya kaymaya geldim, çok güzeldi. Buraya ilk geldiğimde hava daha güzeldi. Bugün soğuktan dolayı yerler buz tutmuş, kızakla fazla yön veremediğim için eski hâlini daha çok sevdim" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder