Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Gümüşhane
Hastaneden randevu alamayınca doktora taşlama şiir yazdı
22 Şubat 2026 Pazar - 10:35:04
Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde muayene için tercih ettiği doktorun yoğun olması nedeniyle bir türlü randevu alamayan Türkçe öğretmeni, yaşadığı süreci taşlama türünde yazdığı şiirle anlattı. Gümüşhane’nin merkeze bağlı Tekke Ortaokulu’nda Müdür Yardımcısı ve Türkçe öğretmeni olarak görev yapan Sait Karakaş, yaklaşık 6 ay önce başlayan sağ bacak ağrısı nedeniyle Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde görevli Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Süleyman Kasım Taş’tan randevu almak istedi. Merkezi Hekim Randevu Sistemi (MHRS) ve hastanedeki kiosk cihazlarından defalarca denemesine rağmen yoğunluk nedeniyle randevu alamayan Karakaş’ın muayene süreci uzadı. Yaşadığı bu durumu mizahi ve edebi bir dille ele alan Karakaş, süreci taşlama türünde kaleme aldığı şiirle ölümsüzleştirdi. Şiirde yer alan ifadelerde, yaşanan yoğunluğun doktora gösterilen ilgi ve hizmet kalitesinden kaynaklandığına dikkat çekti. Bir süre sonra muayene olan Karakaş, yazdığı şiiri doktora da okudu. Yoğun çalışma temposunun edebiyatla buluştuğu olay, hasta ile hekim arasındaki samimi ilişkiyi ortaya koydu. Yazılan şiir, hem yaşanan sürecin hem de duyulan memnuniyetin kalıcı bir hatırası olarak hafızalarda yerini aldı. "Şiirin başlangıcında ufak bir sitem var" Tedavi süreçlerinin ardından hastaların kendisine farklı şekillerde teşekkür ettiğini ama ilk defa böyle bir olayla karşılaştığını ifade eden Gümüşhane Devlet Hastanesi’nde görevli Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Op. Dr. Süleyman Kasım Taş, "Sait hocam ilk olarak şikâyetiyle ilgili bizim MHRS sistemimizden randevu almak istedi. Yoğunluğu ve sürecin uzadığını görünce, sosyal yaşamda da görüştüğümüz için bu durumu şiir yoluyla aktaracağını söyledi. Mizansen bir yaklaşımla durumu ifade etti. Bizim için kalıcı bir eser oldu. Aynı zamanda tedavi sürecinin ve yaşanan yoğunluğun tercih edilmemizden kaynaklandığını da kendisi belirtti. Bu durum bizi çok mutlu etti. Şiirin başlangıcında kendi tabiriyle ufak bir sitem var. Ancak bunun sebebinin yaptığımız hizmetin iyi olması, güler yüzlü yaklaşımımız ve tercih edilmemiz olduğunu da kendisi ifade etmekte. Bu da bizi ayrıca mutlu ediyor. Kendi edebiyat tarzıyla, aslında iyi ve kaliteli bir iş yaptığımızı söylemek için yazdığını belirtti. Şiirle karşılaşmak bizim için her zaman kıymetlidir. En büyük hediye hastanın memnuniyetini ifade etmesidir. Ancak bunu kalıcı bir eser olarak almak bizi daha da mutlu ediyor. Bunun her zaman bizim için büyük ve kalıcı bir hatıra olduğunu düşünüyoruz" dedi. "Doktoru eleştirmek için değil gösterilen ilginin yoğunluğundan dolayı yazdım" Uzun süredir tedavi olmak için sıra almaya çalıştığını fakat Op. Dr. Taş’a gösterilen yoğun ilgiden dolayı sıra alamadığını söyleyen Tekke Ortaokulu Müdür Yardımcısı ve Türkçe öğretmeni Sait Karakaş, "Bundan yaklaşık 6 ay önce sağ bacağımda bir ağrı başladı. Önce MHRS sistemi üzerinden kendisinden randevu almayı denedim ancak birkaç kez girmeme rağmen sistem her seferinde çok çabuk doluyordu. Daha sonra hastanede kiosk denen makineyi denedim. Okula giderken bazı sabahlar uğradım fakat oradan da sıra bulamadım. En son kendisini aradım. ‘Hocam bu nasıl bir teveccüh? Ne MHRS’den ne de kiosktan sıra bulamıyorum’ dedim. Aradan birkaç gün geçti, ben habersiz geldim ameliyat günüymüş, boş döndüm. Birkaç gün sonra tekrar aradık. Bu kez de bir çalıştaya gideceğini söyledi. Süre uzadıkça ben de bunu şiir, taşlama yoluyla yazmaya başladım. Kendi aramızda şakalaştık. Şiir bu şekilde ortaya çıktı. Bugün sıramızı bulduk. Kasım hocamın odasından içeri girdim. Daha önce şiirin bazı bölümlerini kendisiyle paylaşmıştım. Oturdum ve şiirin bölümlerini okudum. Kendisi de çok onore oldu, ben de çok mutlu oldum. Aramızda dostane bir ortam oluştu, ikimiz de mutluyuz diyelim. Edebiyatta taşlamalar meşhurdur. Taşlamalarda karşı tarafa iğneli yollarla bazı şeyler anlatılır. Benim bu şiiri yazmaktaki amacım asla Süleyman Kasım hocamızı eleştirmek değildi. Sistemin yoğunluğu ve kendisine gösterilen teveccüh yanlış anlaşılmasın diye sonunda kendimce güzel toparlamalar yapmaya çalıştım" diye konuştu.
20 Şubat 2026 Cuma - 11:17
Sahurda onları görenler şaşırıyor
Gümüşhane’nin Kürtün ilçesine bağlı Özkürtün beldesinde geçtiğimiz yıl başlatılan anlamlı gelenek, bu yıl da üniversiteli gençlerin omuzlarında yükseliyor. Ramazan ayının kadim geleneklerinden biri olan ramazan davulculuğu Gümüşhane’de üniversite öğrencilerinin gönüllü katılımıyla modern bir çehre kazanıyor. Gümüşhane Üniversitesi Kürtün Meslek Yüksekokulu tarafından geçtiğimiz yıl hayata geçirilen proje, bu yıl da aynı heyecanla devam ediyor. Davullar Geleceğin Ateş Savaşçılarına Emanet Özkürtün Beldesi sokaklarını sahur vaktinde şenlendiren isimler, bu yıl da Kürtün Meslek Yüksekokulu Sivil Savunma ve İtfaiyecilik Bölümü öğrencilerinden seçildi. Alperen Altuntaş, Soner Evsen, Yusuf Sobay, Merve Köse ve Esma Şimşek’den oluşan "öğrenci davulcular" ekibi, ramazan ayının manevi iklimini mahalle mahalle gezerek vatandaşlara ulaştırıyor. İtfaiyecilik gibi disiplin ve özveri isteyen bir bölümde eğitim gören gençlerin, gönüllü olarak bu geleneği üstlenmesi belde halkı tarafından takdirle karşılanıyor. Özkürtün Belediyesi ve üniversite iş birliğiyle yürütülen bu çalışma, sadece bir uyandırma hizmeti değil, aynı zamanda üniversite-şehir kaynaşmasının en güzel örneklerinden biri olarak öne çıkıyor. Ritimleriyle sahurun sessizliğini bozan gençler Ramazan’ın paylaştıkça çoğalan birlik ve beraberlik ruhunu mahalle mahalle gezdiriyor.
19 Şubat 2026 Perşembe - 19:30
Gümüşhane merkezli 391 milyonluk yasa dışı bahis operasyonunda 5 tutuklama
Gümüşhane merkezli düzenlenen yasa dışı bahis operasyonunda gözaltına alınan 5 şüpheli, sevk edildikleri adli makamlarca tutuklandı. Gümüşhane Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yürütülen soruşturma kapsamında emniyetteki işlemlerinin ardından mahkemeye çıkarılan F.A., K.M., M.A., M.K. ve B.D. isimli şüpheliler tutuklanarak cezaevine gönderildi. Yaklaşık 391 milyon TL’lik işlem hacminin tespit edildiği soruşturmanın çok yönlü olarak sürdüğü öğrenildi.
19 Şubat 2026 Perşembe - 19:26
Gümüşhane’nin Kırıklı köyünde 22 yıldır ücretsiz iftar veriliyor
Gümüşhane’nin merkeze bağlı Kırıklı köyünde, Ramazan ayı boyunca yoldan geçenlere ücretsiz iftar yemeği verme geleneği 22 yıldır aralıksız sürdürülüyor. Gümüşhane-Kelkit-Köse kavşağı üzerinde yer alan Kırıklı köyünde, 2004 yılında dönemin muhtarı Alim Aşkın’ın bir kamyon sürücüsünün peynir ve zeytinle oruç açtığını görmesiyle başlattığı iftar ikramı, köy halkının desteğiyle yıllardır devam ediyor. Her yıl Ramazan ayı boyunca iftar vaktinde köye gelenlere dört çeşit sıcak yemek ikram edilirken, bu yıl da iftar sofraları yoldan geçen sürücü ve yolcular için kuruluyor. Uygulama, toplumsal dayanışmanın ve misafirperverliğin simgesi olarak öne çıkıyor. Köy sakinleri, bu 22 yıllık geleneğin köy halkı ile hayırseverlerin katkılarıyla sürdürüldüğünü belirterek, aynı dayanışma ve birlik duygusuyla Ramazan’ın sonuna kadar devam edeceğini kaydetti. "22 yıldır hayırsever vatandaşlarımız sayesinde geleneğimiz sürüyor" Köy halkının destekleriyle geleneğin 22 yıldır sürdüğünü ifade eden Kırıklı köyü Muhtarı Fikret Bulut, "Çeyrek asırdır devam eden bu geleneğimiz, inşallah bundan sonra da sürecek. Bu gelenek, bir kamyoncunun peynir, ekmek ve zeytinle iftarını açtığını gören Alim Aşkın’ın köy halkıyla istişare etmesiyle başladı. O günden bugüne gönlü güzel, vatanını seven, hayırsever insanların destekleriyle devam ediyor. Bizler de burada onları temsil ediyoruz. Allah hepsinden razı olsun. Sizlerin sayesinde hem Gümüşhane’yi hem de köyümüzü tanıtmış oluyoruz. Bu da Gümüşhane’nin bir gururudur" dedi. Kırıklı köyü muhtarının kendisini yol üzerinde durdurarak iftara davet ettiğini söyleyen kamyon şoförü Sezgin Yüksel de, "Tokat’tan yük aldım, Trabzon’a gidiyorum. Muhtarımız sağ olsun beni durdurdu, ‘İftarını burada aç, öyle git’ dedi. Ben de kendisine çok teşekkür ediyorum. Bu benim için sürpriz oldu. Sağ olsun muhtarımız iftarımı burada açmamı sağladı. Daha önce böyle bir uygulama görmemiştim. Gerçekten çok güzel bir gelenek" diye konuştu. "İnsanlara yemek ikram edebilmek için büyük bir gayret gösteriyorlar" Gümüşhaneli olarak köy sakinlerinin böyle bir geleneği sürdürdükleri için mutlu olduğunu dile getiren Celal Torun, "Bu geleneği daha önce kulaktan kulağa duyuyordum ama çok detaylı bilgim yoktu. Yaklaşık üç yıl önce oğlum buradan geçerken muhtarımız tarafından durdurulup iftar verilmiş. O gün bizi aradı, ‘Baba ben Gümüşhane Kırıklı Köyü’ndeyim, burada iftar veriyorlar’ dedi. Biz de Gümüşhaneli olarak gururlandık, mutlu olduk. İnsanları durdurup bir lokma ekmek, bir yudum su ikram edebilmek için büyük bir gayret var. Biz de bundan mutluluk duyuyoruz" ifadelerini kullandı.
01 Şubat 2026 Pazar - 09:56
Zigana Dağı sömestr tatili boyunca 80 bin ziyaretçiyi ağırladı
Doğu Karadeniz’in önemli kış turizm merkezlerinden Zigana Dağı’ndaki Gümüşkayak Kayak Tesisi, sömestr tatili boyunca yaklaşık 80 bin kişiyi ağırlayarak sezonun en yoğun günlerini yaşadı. Türkiye’nin ilk ve Doğu Karadeniz’in en önemli kayak merkezlerinden biri olarak gösterilen 2 bin 100 metre rakımlı Zigana Dağı, sömestr tatilinin başlamasıyla birlikte ziyaretçi akınına uğradı. Gümüşhane ve Trabzon başta olmak üzere çevre illerden ve Türkiye’nin farklı noktalarından gelen aileler, tatil boyunca kayak merkezini doldurdu. Karnelerin alınmasının ardından çocuklarıyla birlikte Zigana’nın yolunu tutan vatandaşlar, tatil boyunca kayak ve kızak pistlerinde vakit geçirdi. Bazı ziyaretçiler kar motoru turlarına katılarak adrenalin yaşadı, bazıları ise eşsiz kar manzarasının tadını çıkardı. Rüzgar ve soğuk havaya rağmen yoğunluğun azalmadığı tesiste, ziyaretçiler yakılan ateşlerin etrafında ısınarak dinlendi, müzik eşliğinde horon oynayıp eğlendi. Hem spor hem de doğa turizmini bir arada sunan Zigana, sömestr tatili boyunca bölgenin en çok tercih edilen destinasyonlarından biri oldu. Tesis yetkilileri, sömestr süresince yaklaşık 80 bin ziyaretçiyi misafir ettiklerini belirterek, özellikle hafta sonları doluluk oranının en üst seviyeye ulaştığını ifade etti. Zigana Dağı’nın sömestr tatilinde 80 bin kişiyi ağırladığını ifade eden Zigana Gümüşkayak Kayak Tesisi İşletmecisi Abdullah Eroğlu, "Sömestrinin sonuna geldik. Bu sene iyi bir kar yağışı oldu. Yerlisinden yabancısına, 7’den 70’e bütün kayak ve doğaseverleri Zigana’da misafir ettik. Mevsim güzeldi, kar yağışı oldu, arada güneşli günlerimiz de oldu. Ziyaretçilerimizin yüzde 60’ı yerli, yüzde 40’ı da yabancıydı. 80 bin civarında ziyaretçimiz oldu. Bu sene ziyaretçiler genelde kayak yapmak ve çocuklarıyla birlikte vakit geçirmek için geldikleri için kızak ve kar motoru turlarına katıldılar. Bazıları da eşsiz manzarayı izleyerek vakitlerini Zigana’da geçirdi. Biz Uzungöl ve Ayder’de festival olduğunda ziyaretçi sayımızın düşmesini bekliyorduk ama demek ki destinasyonlar birbirini destekliyor. Orada bu faaliyetler varken biz burada belki de sömestri döneminin en yoğun günlerini geçirdik. Yakın iller ağırlıklı ancak Türkiye’nin her tarafından insanları misafir ettik" dedi. Zigana Kayak Tesisi’ne gelerek ilk defa kayak yapacağını söyleyen Ahmet Karaca, "İlk defa kayacağım, şansımı deneyeceğim. Umarım kendimi sakatlamam. Zigana çok güzel, çocukluğumdan beri geliyorum zaten. Şimdi ilk defa kayak yapacağım. Yolların durumu iyiydi, çok rahat çıktık" diye konuştu. "Çocuklarım sürekli Zigana’ya gelmek istiyor" Sömestr tatili boyunca fırsat buldukları her anı Zigana’da geçirdiklerini dile getiren Mehmet Polat, "Kayak yapmak için çocuklarımla buraya geldim. Boşluk bulduğumuz her hafta geliyoruz. Güzel bir yer, doğası güzel, kayak merkezi güzel. Ulaşım da çok rahat. Rahatça gelip hem kayak yapabiliyorsunuz hem de etinizi yiyip geri dönebiliyorsunuz. Çocuklarım burada çok eğleniyor, sürekli ‘Hadi Zigana Dağı’na gidelim’ diyorlar" dedi. Ali Çınar Murathan da, "Giresun Tirebolu’dan geliyorum. Buraya kaymaya geldim, çok güzeldi. Buraya ilk geldiğimde hava daha güzeldi. Bugün soğuktan dolayı yerler buz tutmuş, kızakla fazla yön veremediğim için eski hâlini daha çok sevdim" ifadelerini kullandı.
30 Ocak 2026 Cuma - 09:07
Türkiye’de görülen kuzey ışıkları ilk kez kitaplaştırıldı
Gümüşhane’de Prof. Dr. Nafiz Maden, milattan sonra 333 yılından günümüze Anadolu tarihinde yazılı belgelere yansıyan kuzey ışıklarını 10 yıllık çalışmayla kayıt altına aldı. Gümüşhane Üniversitesi Jeofizik Mühendisliği Bölüm Başkanı Prof. Dr. Nafiz Maden, Anadolu’da görülen kuzey ışıklarını konu alan ‘Anadolu’da Kuzey Işıklarının Dansı’ kitabını yaklaşık 10 yıllık bir çalışmanın ardından tamamladı. 2016 yılından bu yana yürütülen araştırmalar kapsamında, milattan sonra 333 yılına kadar uzanan kuzey ışıkları gözlemlerine ilişkin tamamen Türkiye’ye özgü ilk kapsamlı veri tabanı oluşturuldu. Prof. Dr. Maden, Doğu Romalı ve Bizanslı tarihçilerin bu doğa olayını kroniklerinde kayıt altına aldığını belirterek İstanbul başta olmak üzere Urfa ve Adana gibi şehirlerde ilk ve orta çağ dönemlerinde, Gümüşhane’de ise özellikle Cumhuriyet döneminde kuzey ışıklarının gözlemlendiğine dair gazete haberleri ve resmi kayıtların bulunduğunu ifade etti. "Kayıtlar milattan sonra 333 yılına kadar uzanıyor" Kitabın tarihsel boyutuna değinen Prof. Dr. Maden, "Türkiye’de kuzey ışıklarının ilk kaydedildiği dönem milattan sonra 333 yılına kadar uzanıyor. Doğu Romalı ve Bizanslı tarihçiler bu olayları kendi kroniklerinde kayıt altına almışlar. Biz de bu kaynaklara ulaşarak İstanbul başta olmak üzere Urfa, Adana gibi şehirlerde ilk çağ ve orta çağ dönemlerinde fecr-i şimali olaylarının gözlemlendiğini görüyoruz. Bu gözlemler çoğunlukla kıyamet, savaş ve büyük felaketlerle ilişkilendirilmiş. Demek ki o dönemlerde kuzey ışıkları, insanların kıyamet inancını tetikleyen bir unsur olarak görülmüş. Fatih Sultan Mehmet’in hayatını anlatan Bizanslı tarihçi Kritovulos’un eserinde de bu konuya dair önemli anekdotlar yer alıyor. Kritovulos, Fatih’in doğumu ve tahta çıkışı sırasında fecr-i şimali olayının görüldüğünü kaydediyor. Ayrıca 1453 yılında İstanbul’un fethinden önce de bu olayın görüldüğüne dair anlatımlar bulunuyor" dedi. "Kuzey ışıklarını gören askerler yangından şüphelenmiş" Cumhuriyet dönemine ait önemli verilerin Kandilli Rasathanesi arşivlerinde yer aldığını aktaran Prof. Dr. Maden, "Cumhuriyet dönemine geldiğimizde Kandilli Rasathanesi’nin önemli kayıtlarıyla karşılaşıyoruz. 26 Ocak 1938 tarihinde Avrupa’da geniş çaplı bir fecr-i şimali olayı görülüyor. O dönemde Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı olan Kandilli Rasathanesi’nin müdürü Fatin Gökmen, bunun olağanüstü bir doğa olayı olduğunu ve Türkiye’de görülmesinin mümkün olmadığını ifade ediyor. Ancak aynı tarihte Kelkit’te bu olayın halk tarafından izlendiğine dair bir haber, 4 Şubat’ta Erzurum merkezli Doğu Gazetesi’nde yayımlanıyor.1940 yılında ise bu olay Türkiye’nin birçok il ve ilçesinde görülüyor. Kandilli Rasathanesi, Milli Eğitim müdürlüklerine yazı göndererek illerinde böyle bir gözlem olup olmadığını soruyor. Elimizde Şebinkarahisar Kaymakamlığı ile Gümüşhane, Tokat ve Elazığ Milli Eğitim Müdürlüklerine ait resmi yazılar bulunuyor. Özellikle Gümüşhane İl Milli Eğitim Müdürü’nün yazısı dikkat çekici. Yazısında, kuzey kutbunda görülen bu olayın güney kutbunda da görülüp görülmediğini sorguluyor. 1940 yılında Gümüşhane’de görülen fecr-i şimali olayı sadece il merkeziyle sınırlı kalmıyor; Hamsiköy, Torul, Kelkit, Bayburt ve Kale Bucağı gibi birçok noktada da gözlemleniyor. Maçka’da telefon santrallerinin kendiliğinden devre dışı kaldığına dair bilgiler dahi mevcut. Tüm bunlar, 1940 yılındaki olayın oldukça şiddetli bir güneş fırtınasından kaynaklandığını gösteriyor. Zigana Karakolu’nda görevli askerler, gökyüzündeki bu kızıllığı görünce ‘acaba bir yangın mı var?’ düşüncesiyle Torul ve Gümüşhane’yi arıyor. Yapılan incelemeler sonucunda bunun bir fecr-i şimali olayı olduğu anlaşılıyor ve halk bu olağanüstü doğa olayını izliyor" diye konuştu.
29 Ocak 2026 Perşembe - 12:36
Gümüşhane pazarlarında yarım asırlık tecrübe
Gümüşhane’nin Kelkit, Şiran ve Köse pazarlarında 52 yıldır tezgah açan 61 yaşındaki Arif Elmas, yarım asırlık pazarcılık hayatının sırlarını anlattı ve "Yemin eden esnaftan mal almayın" dedi. Gümüşhane’nin sevilen simalarından Arif Elmas, babasından devraldığı manifatura ve ticaret mesleğini yarım asırdır kesintisiz sürdürüyor. Henüz 10 yaşında adım attığı pazar tezgahlarında 52. yılını dolduran Elmas, dürüstlüğü ve ilkeli duruşuyla genç esnaflara yol gösteriyor. Kelkit ilçesinde dükkanı olan ve 52 yıldır Gümüşhane, Kelkit, Şiran ve Köse ilçesindeki halk pazarlarına giderek tezgah açan Elmas, Fenerbahçe tutkusuyla da biliniyor. "Yeminle mal satılmaz, bereketi gider" Yılların verdiği tecrübeye dayanarak esnaflıkta en büyük sermayenin dürüstlük olduğunu vurgulayan Arif Elmas, "Bir esnaf yemin ediyorsa, anlayın ki yalan söyleyecektir. Yeminle mal satılmaz, malın bereketi gider" dedi. Gece 3’te eksi 11 derece soğukta, üzerine giydiği 6 kat kazakla ekmek parasının peşinde koşan Elmas, başarının sırrını çalışmakta görüyor. Babasından aldığı en büyük vasiyetin "Dürüstlük ve verilen sözün tutulması" olduğunu belirten Elmas, borcun söz verilen günde ödenmesinin ticari itibar için hayati önem taşıdığını ifade etti. Babasının tavsiyelerini aklından hiç çıkarmıyor Babasının kendisine meslek bıraktığını kendisinin de çocuklarına bir meslek bırakmak amacında olduğunu kaydeden Elmas "Ama babamın bir vasiyeti vardı: Derdi ki ’Oğlum esnaflık hayatında yemin etme. Dürüst ol, yanlış adama... Milleti aldatma. Birisinden de bir borç para aldığın zaman da dediği günde de adamın parasını ver, o adamı da mağdur etme. Çünkü o gün de o adamın ödemesi var, sakın. Sakın bunu yapma. Dürüst ol, korkma Allah’ın izniyle.’ Bir esnaf -esnaf, beni de dahil- bir esnaf yemin ediyorsa mal almayın. Yemin eden esnaftan mal almayın, anla ki yalan söyleyecektir. Ben şimdi sana ’Vallahi billahi’ dediğim zaman ne yapıyorsun? ’Vallahi billahi’ diyorsa mal satmak için vallahi diyor. Onun için yeminle mal satılmaz, bereketi de gider" dedi.
26 Ocak 2026 Pazartesi - 13:23
Gümüşhane’de vatandaşların zorlu kış mesaisi
Gümüşhane genelinde Ocak ayının ilk günlerinden itibaren aralıklarla devam eden yoğun kar yağışı yüksek kesimlerde zorlu yaşam mücadelesini beraberinde getirdi. Özellikle merkeze bağlı ve yüksek rakımlı köylerde, kar kalınlığı hem ulaşımı engellerken hem de yerleşim yerlerinin mimari yapısını tehdit edecek seviyelere ulaştı. Gümüşhane merkeze bağlı Aktutan köyünde kar kalınlığı yer yer 1,5 metreyi bulurken, ev, samanlık ve ahırların çatılarında yoğun kar birikintileri oluştu. Kar yükünün ağırlığı nedeniyle çatıların çökmesinden endişe eden köy sakinleri, tehlikeli olmasına rağmen çatılara çıkarak kar temizliği yapmaya başladı. Gümüşhane’nin köklü kış geleneklerinden biri olan "çatı kürüme" mesaisi, bu yıl son yılların en yoğun dönemini yaşıyor. Oğlu Akın Akgül’le birlikte çatı temizliği yapan mahalle sakinlerinden Avni Akgül, uzun yıllardır bu denli yoğun bir yağışla karşılaşmadıklarını belirterek "Uzun yıllardır böylesine bir kar görmemiştik. Çatılarımız ağırlığı taşıyamaz hale gelmek üzereydi. Çökmemesi için kendi imkanlarımızla temizlik yapıyoruz" dedi. Kar yağışının getirdiği zorluklara rağmen durumun tarımsal açıdan umut verici olduğunu kaydeden Avni Akgül, Gümüşhane için karın stratejik önemine değindi. Karın yer altı sularını beslediğini vurgulayan Akgül, bu yağışın yaz aylarında yaşanan kuraklığı önleyeceğini ve Gümüşhane için "su ve bereket" anlamına geldiğini ifade etti.
25 Ocak 2026 Pazar - 19:22
Gümüşhane’de 33. Kar Voleybolu Şenliği Ahmet Çalık anısına düzenlendi
Gümüşhane merkeze bağlı Yenice Köyü, 33 yıldır süregelen geleneksel kar üstünde voleybol şenliğine bu yıl anlamlı bir boyut kattı. Denizden 2 bin 100 metre yükseklikte, kışın tüm çetin koşullarına rağmen yıllardır yaşatılan etkinlik, elim bir trafik kazasında hayatını kaybeden Gümüşhaneli milli futbolcu Ahmet Çalık anısına düzenlendi. Denizden 2 bin 100 metre yükseklikte yer alan ve kış mevsiminin çetin geçtiği köyde yıllar önce başlayan kar üstünde voleybol etkinliği bu yıl şenlik havasında geniş bir katılımla gerçekleştirildi. Yıllar önce köyün gençleri ve yaşlılarının takım kurarak 1 metreden fazla karı temizleyip ağaçtan direk, saman balyası ipinden de file yaparak başlattığı gelenek bugün Gençlik ve Spor İl Müdürlüğünün katkılarıyla şenlik havasında düzenlendi. Türk sporunun efsane isimlerinden, Gümüşhaneli milli futbolcu Ahmet Çalık’ın adına düzenlenen 33. Kar Voleybolu Şenlikleri köy girişinden şenlik alanına kadar metrelerce uzunluğundaki Türk bayrağı eşliğinde gerçekleştirilen kortej yürüyüşüyle başladı. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından açılış konuşmaları gerçekleştirildi. Etkinlikte konuşan Gümüşhane Valisi Aydın Baruş, "Beyazla kırmızı ne kadar güzel yakışıyor" diyerek her tarafın bembeyaz olduğu bir ortamda ay-yıldızlı bayrağı köyün girişinden buraya kadar taşıyarak bu güzelliğe hep birlikte şahit olduklarını söyledi. "Ahmet Çalık kardeşimizi bir kez daha rahmetle, minnetle anma fırsatında bulunmuş oluyoruz" Şenliğin bu 33’üncüsünün düzenlendiğini hatırlatan Vali Baruş, "Bu bölgenin çocuğu olan ve A Milli Takımımızın çok önemli bir parçası olan Ahmet Çalık kardeşimizi bir kez daha rahmetle, minnetle anma fırsatında bulunmuş oluyoruz. Böyle ahlak abidesi sporcuların ülkemiz için daima var olmasını diliyorum" dedi. Yapılan yürüyüş ve şenlikler vesilesiyle ortaya konulan beraberlik ve bayrak sevgisinin bayrağa saygısızlık yapma haddinde bulunanlara verilen en güzel cevaplardan birisi olduğunu kaydeden Vali Baruş, "Bu millet mayasını bayrakla yoğurmuştur, bayrakla yaşayacaktır, bayrakla ölecektir. Bizim kabirlerimizin başında bayraklarımız dalgalanıyor. Bu dağların başında Gümüşhane’nin her bir köyünde şanlı bayrağımız dalgalanıyor. Bundan gurur duyuyoruz. Çünkü bayrak bu ülke için, bu vatan için, bu millet için her şey. Bayrak bizim mukaddes değerlerimizi temsil eder. Bayrağımızın kızıl renginde, al renginde şehitlerimizin kanını görüyoruz. Düşünün ki bu bayrak uğruna on binlerce, yüz binlerce, belki milyonlarca vatan evladı hiç düşünmeden kendini toprağın kara bağrına attı. İşte şehitlerimizin kanını gördüğümüz bu bayrağa kıyamete kadar sahip çıkacağız ve o göklerimizde dalgalanmadıkça rahat bulamayacağız. Ve göklerimizden hiçbir zaman bayrağımız inmeyecek, minarelerimizden de onun gölgesinde hiçbir zaman ezanlarımız susmayacak. Biz bayrağımızı çok seviyoruz ve onun uğruna her zaman canımızı vermeye daima hazırız. Gümüşhane de bunun en bariz örneği olan bir ildir. Biz ülkemizi çok seviyoruz. Şehitlerimizin yolundan gitmek için hepimiz azmetmişiz. Onların fedakarlığı bize daima rehber olacaktı" ifadelerini kullandı. "Bu milletin ferdi olmaktan büyük gurur duyuyoruz" Şenliklerin bir araya gelmek için birer vesile olduğuna değinen Vali Baruş, "Buradaki kardeşliği, birliği, beraberliği şenlik günlerinde de, yas günlerinde de, üzüntü günlerinde de bir arada sergileyen büyük bir milletiz. Bu milletin ferdi olmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bu şenliği tertip eden başta Yenice köyü muhtarlığımıza teşekkür ediyorum. Geleneksel olarak devam ettiren köylülerimize çok teşekkür ediyorum. Yine bu şenliğin düzenlenmesinde önemli katkıları olan Gençlik ve Spor İl Müdürlüğümüze, sivil toplum kuruluşlarımıza bir kez daha teşekkürlerimizi ifade ediyorum. Şenliğimiz hayırlı uğurlu olsun. Allah bizi bayraksız bırakmasın, Allah bizi vatansız bırakmasın ve yolumuzu daima açık kılsın diyorum" diye konuştu. AK Parti Gümüşhane Milletvekili Av. Celalettin Köse, şenliğe emek veren, katkı koyan herkese teşekkür ederek, "Ahmet Çalık Türk sporunun ahlak abidelerinden bir kardeşimizdi" dedi. MHP Gümüşhane Milletvekili Musa Küçük ise "Ahmet Çalık bu toprakların yiğit evladıydı, çok başarılı bir sporcumuzdu. Şehrimizi ahlakıyla, duruşuyla en güzel şekilde temsil etmişti. Ruhu şad olsun diyorum. Buraya su getirmek kadar, yol getirmek kadar bu etkinlikler de çok önemli" diye konuştu. Gümüşhane Belediye Başkanı Vedat Soner Başer de bu yılki şenliğin farklı bir konseptte, bayrağın ön plana çıkarıldığı bir etkinlik olduğunu belirterek, "Sırtını nereye dayarlarsa dayasınlar, gücünü nereden alırlarsa alsınlar bu topraklarda Türk devletinin koyduğu kurallar ve kaideler dışında bir yerlere güvenerek bu kurallara ve devletin ana yapısına kafa tutan herkese geçmişte ne yapıldıysa bugün de o yapılır, gelecekte de o yapılacaktır" sözleriyle milli birlik ve beraberlik vurgusu yaptı. Köy muhtarı Bayram Durdu ise "Ahmet Çalık anısına düzenlediğimiz 33. Yenice Köyü Kar Şenliği ve Voleybol Şenliklerine hepiniz hoş geldiniz. Böyle bir anlamlı özel günde sizleri aramızda görmekle, misafir etmekten son derece mutluluk duyarız. Katılımlarınızla hepinize teşekkür eder iyi eğlenceler dilerim" ifadelerini kullandı. Ağa giydirme ve etkinliğe katkı sunanlara plaket takdim edilmesinin ardından maç programı belirlenip kurallar açıklanarak kar üstünde voleybol müsabakaları başladı. İlk maçta protokol üyeleri ile köy takımı arasındaki dostluk maçıyla başlayan müsabakalarda 8 takım kıyasıya mücadele etti. Gümüşhane Belediye Başkanı Vedat Soner Başer’in kayak yaptığı, çocukların kızaklarla kaydığı şenlikte, Gümüşhane Off-Road ekibi de özel donanımlı araçlarıyla kar üstünde adrenalin dolu bir gösteri sundu. Katılımcılara ikram edilen sıcak çay ve yöresel yemekler, dondurucu soğukta içleri ısıttı. Etkinliği organize eden köy sakinlerinden Erdem Durdu, "Bu sene düzenlemiş olduğumuz 33. Kar Voleybolu etkinliğimizi milli takım futbolcumuz rahmetli Ahmet Çalık anısına düzenlemiş olduk. Bununla ilgili güzel bir etkinlik oldu. Dışarıdan katılan bütün arkadaşlara teşekkür ediyoruz. Etkinlik kapsamında cumartesi akşamı gelip sahayı hazırlık yaptık, süslemelerimizi yaptık, bayraklarımızı astık, filemizi taktık. Hazırlığımızı yaparak bir sonraki güne, pazar gününe hazırlık yaparak etkinliğimizi başlatmış olduk. Bu etkinlik daha çok daha önce iki direk arası kendir bağlanarak oynanıyordu. Yıllardır, biz çocukluğumuzda da olan bir şeydi bu. Sonraki gelen yıllarda balya ipiyle yaptık. Yani o zaman filemiz yoktu, topumuz dahi bile çok yoktu. Daha sonraki dönemlerde Gençlik Spor İl Müdürlüğü’nün, Gümüşhane Üniversitesi’nin, belediyemizin, valiliğimizin destekleriyle top temin edildi, file temin edildi. Bununla ilgili bu son haline geldi. Bu sene de bunu daha bir kapsamlı bir şekilde yapmış bulunmaktayız" dedi. Hanefi Durdu ise "Köyümüzde kış şenliklerini icra ediyoruz. Geçmişten gelen geleneklerimizi devam ettirmeye çalışıyoruz. Daha geniş çaplı yapıyoruz, daha da ilerisini yapacağız inşallah. Gelen misafirlerimize yemeğimizi, çayımızı her şeyimizi paylaşıyoruz. İnşallah bundan sonra da paylaşacağız. Çocuklara aktaracağız. Geçmişte voleybol oyuncularımız vardı, onlar bizlere aşıladı. Biz de böyle devam ettiriyoruz. Önceki yıllarımıza göre vatandaşımızın biraz daha ilgisi arttı. Yani bunun daha çok olacağına eminiz" diye konuştu. Ahmet Çalık’ın memleketi komşu köy Çalık köyü muhtarı Zekai Çalık da "Bu etkinliklerde köyümüz insanı ülkemizin çok büyük bir değeri Ahmet Çalık adına düzenledikleri için çok mutluluk duyuyorum. Kendilerinden teşekkür ediyorum. Allah razı olsun. Ahmet Çalık ülkemiz ve bölgemiz için müthiş bir değerdi. Allah gani gani rahmet eylesin. Bugünkü etkinlikte Ahmet’imizin isminin verilmesi, onun adına düzenlenmesi çok sevindirici. Ahlakıyla, duruşuyla hakikaten ülkemiz için, bölgemiz için çok müthiş bir değerdi" değerlendirmesinde bulundu. İl merkezine 43 kilometre uzaklıktaki köyde düzenlenen şenliğe Vali Aydın Baruş, Milletvekilleri Av.Celalettin Köse, Musa Küçük, Gümüşhane Belediye Başkanı Vedat Soner Başer, Cumhuriyet Başsavcısı Ziya Burak Gürgah, İl Emniyet Müdürü İsmail Karasakal, İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Bilal Sarıdoğan, İl Genel Meclisi Başkanı Av. Eşref Balki, Gençlik ve Spor İl Müdürü Mücahit Atalay, Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası (GTSO) Başkanı İsmail Akçay, siyasi partilerin temsilcileri, il genel meclisi ve belediye meclisi üyeleriyle çok sayıda vatandaş katıldı.
25 Ocak 2026 Pazar - 13:17
Zigana’daki çığ faciası 17. yılında da unutulmadı
Gümüşhane’nin Zigana Dağı’nda 17 yıl önce meydana gelen çığ faciasında hayatını kaybeden 10 dağcı için anma programı düzenlendi. Gümüşhane’nin Torul ilçesi sınırlarındaki Zigana Dağı’nda 25 Ocak 2009’da yaşanan çığ faciasının 17. yılında Gümüşhane ve Trabzon’dan gelen dağcılık kulüplerinin katılımıyla anma programı gerçekleştirildi. Gümüşhane Vali Yardımcısı Muhammed Deniz Kılınç’ın da katıldığı program kapsamında dağcılar yaklaşık 6 kilometrelik bir anma yürüyüşü gerçekleştirdi. Sabah saatlerinde Zigana Gümüşkayak Kayak Tesisi önünde bir araya gelen dağcılar ve yakınları, facianın meydana geldiği bölgedeki anıta kadar yürüdü. Anıt alanında saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından konuşmalar gerçekleştirildi. Konuşmalarda çığ gerçeğine dikkat çekilerek benzer acıların bir daha yaşanmaması temennisinde bulunuldu. "Çığ esnasında korkunç bir basınç oluştu" 25 Ocak 2009 yılında meydana gelen çığ felaketini yaşayan ve 10 arkadaşını kaybeden Trabzon Tenis Dağcılık Kayak Spor Kulübü (TEDAK) Üyesi Ural Ayar, yaşanan o anları anlattı. Ayar "Biz o gün Zigana’ya kayak yapmaya gelmiştik ama kar yoktu 17 kişi yürüyüşe başladık. Yürüyüş esnasında rüzgar vardı. Yolun toprak olmasına rağmen yolun üzerinde kar kütlesi koptu ve çığ oluştu. Çığ esnasında iki ses oluşmuştu. Kimisi silah sesi dedi kimisi çığın kopmasından kaynaklı bir ses demişti. Maalesef orada 10 arkadaşımızı kaybettik. Çığ esnasında korkunç bir basınç oluştu. Bu boğacak ve sürükleyecek şekildeydi. Maalesef önümüzdeki 10 arkadaşımızı kar mikser gibi yaklaşık 700-800 metre aşağıya kadar sürükledi. Aşağıda iki arkadaşımız kurtuldu. Diğer 10 arkadaşımızı maalesef kaybettik. 2 arkadaşımız ben ve Emel hanım sürüklendi 30-40 metre boyunca. Fakat biz çığ eğitimi almış arkadaşlar olarak yüzme hareketi yapmayı aklımıza getirdik. Fakat diğer arkadaşlarımız daha yoğun bir basınç altında kaldılar. Küresel ısınmayla birlikte standart çığ prosedürleri de gitgide değişiyor. Çünkü 30-45 derece eğimlerde genelde çığ oluyor. Bitki örtüsüne bakmak gerekiyor. Ağaçlık olmayan yerlerden uzak durmak gerekiyor. Genelde vadi çanaklarında çığ oluşuyor. Bazen taze kar yağınca alttaki ıslak karı fark edemeyebilirsiniz bizim düştüğümüz hatalardan birisi buydu. Bunlara dikkat etmek gerekiyor. Havanın değişkenliği, birden ısınması birden soğuması özellikle kar gece yağdığı zaman sabah saatlerinde dikkatli olmak gerekiyor. Bu tür durumlarda daha bilinçli olunması gerekiyor. İnsanların eğitim alması, açık alanlarda ağaçlandırmaya dikkat etmek gerekiyor. Özellikle yerleşim yerlerinin çevrelerindeki dik yamaç yayla evlerimizin yanında ağaçlandırma yapmakta fayda var" dedi. "Çığ riski olan bölgelerde 3-4 metre aralıklı yürümek gerekiyor" Çığ vadilerine topluca girilmemesi gerektiğini belirten TEDAK Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Abanoz ise "Biz 17 yıldır her 25 Ocak’ta kendilerini hayatlarını kaybettikleri bu noktada yad ediyoruz. Çığ bu bölgenin olmazsa olmazı çünkü eğim var. Mecburen havaların yumuşamasıyla birlikte çığı tetikleyen etkenler ortaya çıkıyor. Bilinçli doğaseverler, bilinçli dağcıların çığın oluşabileceği coğrafya ve vadilere girmemesi gerekiyor. Eğer çığ vadilerine girilirse topluca değil de en az 3-4 metre mesafelerle geçilmesi gerekiyor. Grubun bütününün etkilenmemesi için bu önlemin alınması gerekiyor. Bu çığın tetiklenmesini de minimuma indirir" diye konuştu.
24 Ocak 2026 Cumartesi - 00:22
Gümüşhane’de Yağmurdere karayoluna çığ düştü
Gümüşhane’nin yüksek kesimlerinde etkili olan yoğun kar yağışının ardından Yağmurdere yoluna çığ düştü. Şephane köyü yol ayrımı mevkiinde yamaçtan düşen dev kar kütleleri yolu kapattı. Günlerdir il genelinde ve en fazla da yüksek rakımlı bölgeler etkisini sürdüren ağır kış şartları Gümüşhane’De ulaşımda aksamalara neden olmaya devam ediyor. Bugün akşam saatlerinde merkeze bağlı Yağmurdere köyü grup yolunun Şephane yol ayrımı yakınlarında çığ meydana geldi. Meteoroloji Genel Müdürlüğünün bölgeye çığ uyarısı verdiği gün gerçekleşen olayın ardından Gümüşhane-Yağmurdere karayolu ulaşıma kapandı. Olayın ardından bölgeye sevk edilen Karayolları ekipleri, dondurucu soğukta dağını yamaçlarından dökülen çığ alanında temizleme çalışmalarına başladı. İş makinelerinin yoğun mesai harcadığı bölgede kar kütlelerinin yer yer 3-4 metreyi bulduğu gözlemlendi. Çığ nedeniyle hafta sonunu köylerinde geçirmek isteyen vatandaşlar çalışmaların bitmesini beklerken Karayolları ekipleri, ulaşımı güvenli hale getirdikten sonra yolu tekrar ulaşıma açtı. Olay anında yoldan araç geçmemesi muhtemel can ve mal kaybının önüne geçti. Yetkililer dik yamaçların bulunduğu yolları kullanacak olan sürücülerin çığ riskine karşı dikkatli olmalarını, araçlarında mutlaka zincir, çekme halatı ve takoz bulundurmaları konusunda uyardı.
23 Ocak 2026 Cuma - 22:09
Harşit Çayı’nda nesli tehlike altındaki su samurları görüntülendi
Gümüşhane’de Harşit Çayı’nda nesli tükenme tehlikesi altındaki iki su samuru kar üzerinde oyun oynarken görüntülendi. Dünya Doğa ve Doğal Kaynakları Koruma Birliği (IUCN) tarafından nesli tükenme tehlikesi altında gösterilen su samurları, Harşit Çayı’nda bir süre oyun oynarken cep telefonu kamerasıyla kayda alındı. Bölgedeki vatandaşlar tarafından fark edilen samurlarının dere kenarında birbirleriyle oynadığı anlar ilgi topladı. Kar üstünde oyun oynayan su samurları bir süre sonra Harşit Çayı’na girerek gözden kayboldu.
22 Ocak 2026 Perşembe - 09:38
Tır şoförünün kardan yaptığı anne ve yavru ayı ilgi odağı oldu
Gümüşhane’de tır şoförünün üç günde kardan yaptığı anne ve yavru ayı ilgi odağı oldu. Kent merkezinde kar yağışını fırsata çeviren tır şoförü Cihan Oral, yalnızca kürek ve ayakkabı çekeceği kullanarak anne ayı ve yavrusunu karla şekillendirdi. Çocuklarıyla birlikte ortaya koyduğu çalışma, kısa sürede mahallede ilgi odağı haline gelirken vatandaşların da beğenisini topladı. Herhangi bir eğitim almadığını belirten Oral, kara kalem çizimlerinden farklı el işlerine kadar birçok sanat faaliyetiyle uğraştığını söyledi. Daha önceki yıllarda da çeşitli figürlerde kardan heykeller yapan Oral, kar yağdığında bunu sanata dönüştürmekten büyük keyif aldığını ifade etti. Tır şoförü Cihan Oral öte yandan yaptığı eserleri bozan vatandaşlara da sitem etti. "Çalışmayı 3 günde tamamlayabildik" Eseri ortaya çıkarmak için günlerce çalıştığını ifade eden tır şoförü Cihan Oral, "Karne tatilinde görüyoruz ki maalesef ortada hiç çocuk yok. Çocuklarımız dört duvar arasında kalmış durumda. Teknoloji elbette gerekli ama bu kadar da içeriye sıkışmalarını istemiyoruz. Çocukların dışarıda oyun oynamasını, etkinlik yapmasını görmek istiyoruz. Biz çocukken sabah çıkar akşam eve dönerdik, yağmurda çamurda ıslanırdık ama sokaklarda hep çocuk olurdu. Şimdi Gümüşhane merkezde olmama rağmen sokakta neredeyse hiç çocuk görmüyorum. Sağ olsun kızım bugün bana eşlik etti. Arkadaşları da yanındaydı. Hep birlikte güzel bir şey ortaya çıkarmış olduk. Kar çalışması yaklaşık 2-3 saat sürdü. Tek başıma yaptığım için biraz zor oldu. Karı topladıktan sonra donmasını ve iyice sıkışmasını bekledim. Ertesi gün şekillendirmeye başladım. Normalde bu şekilde yapmak daha zor ama başardım" dedi. "Eserlerimi yıkmasınlar diye sabaha kadar nöbet tutuyorum" Yaptığı eserlerin daha önce duyarsız vatandaşlarca yıkıldığını ve duruma üzüldüğünü söyleyen Oral, "Tepkiler güzel; fotoğraf çektirenler oluyor, el sallayanlar oluyor. Ancak geceleri sabaha kadar nöbet tuttuğum da oldu. Çünkü küçük ayımızın burnunu bile gelip bozmuşlar. Bu doğru değil. Sonuçta emek veriyoruz, çocuklar eğlensin diye uğraşıyoruz. Bu hevesi kırmamak gerek. Daha önce yaptığım kaplumbağayı da yıkmışlardı; çocuk eve ağlayarak geldi, ‘Baba kaplumbağamızı yıktılar’ dedi. Olmaz yani. Biraz duyarlılık şart. Bu yetenek herhalde doğuştan var, herhangi bir eğitim almadım. Zaten zaman zaman kar heykelleri ve çeşitli çalışmalar da yapıyorum. Çalışmadığım dönemlerde hem spor gibi oluyor hem de can sıkıntımı gideriyorum. Çocukları eğlendiriyorum, bu da hayatımda güzel bir yer ediniyor. Yıllar sonra ‘Bunu da yapmıştım’ diye hatırlayacağım bir anı kalıyor. Çocuklar büyüdüğünde ‘Bizim babamız böyle şeyler yapardı’ diye anlatacaklar. Bu da benim için önemli" diye konuştu. "Sanatçı olduğu için çok titiz davranıyor" Cihan Oral’ın yaptığı çalışmaları hayranlıkla takip ettiğini ifade eden Mete Gözlek, "Köyünden tanıyorum Cihan’ı. Köyde iki yıl önce kardan tank yapmıştı. O çalışma çok dikkatimi çekmişti, gerçekten muhteşem olmuştu. Şimdi merkez mahalleye taşındı. Burada da birçok yaptığı şeyi gördüm. Bir fil yapmıştı, sonra bozuldu. Daha önce kaplumbağa yapmıştı. Şimdiki eseri ise çok daha muhteşem olmuş; bir anne ayı ile yavru ayıyı yaptı. Ben de onu destekliyorum, birkaç kez yardım etmeye çalıştım ama o çok titiz. İşini sanatkârlıkla yapıyor. Cihan’ın böyle çalışmalar yapmasından çok memnunum" ifadelerini kullandı. İkra Aytekin de, "Cihan abi kardan kaplumbağa yaptı, ayı yaptı, fil yaptı, daha önce köyümüzde okulun önüne kardan kedi yapmıştı. Cihan abi resim de çiziyor, gerçekten çok güzel çalışmaları var. Bu son yaptığımız çalışma çok zordu ve üç gün sürdü. Çok üşüdük, hatta bazen aşırı üşüdük. Ama insanlar tebrik etti, fotoğraflarımızı çektiler, durup uzun uzun izlediler. Biz buna bir emek veriyoruz ama gelip bozanlar oluyor. Onlara hakkımız helal değil" dedi.
22 Ocak 2026 Perşembe - 09:32
Tır şoförünün kardan yaptığı anne ve yavru ayı ilgi odağı oldu
Gümüşhane’de etkili olan kar yağışını fırsata çeviren tır şoförü Cihan Oral, yalnızca kürek ve ayakkabı çekeceği kullanarak anne ayı ve yavrusunu karla şekillendirdi. Çocuklarıyla birlikte ortaya koyduğu çalışma, kısa sürede mahallede ilgi odağı haline gelirken vatandaşların da beğenisini topladı. Herhangi bir eğitim almadığını belirten Oral, kara kalem çizimlerinden farklı el işlerine kadar birçok sanat faaliyetiyle uğraştığını söyledi. Daha önceki yıllarda da çeşitli figürlerde kardan heykeller yapan Oral, kar yağdığında bunu sanata dönüştürmekten büyük keyif aldığını ifade etti. Tır şoförü Cihan Oral öte yandan yaptığı eserleri bozan vatandaşlara da sitem etti. "Çalışmayı 3 günde tamamlayabildik" Eseri ortaya çıkarmak için günlerce çalıştığını ifade eden tır şoförü Cihan Oral, "Karne tatilinde görüyoruz ki maalesef ortada hiç çocuk yok. Çocuklarımız dört duvar arasında kalmış durumda. Teknoloji elbette gerekli ama bu kadar da içeriye sıkışmalarını istemiyoruz. Çocukların dışarıda oyun oynamasını, etkinlik yapmasını görmek istiyoruz. Biz çocukken sabah çıkar akşam eve dönerdik, yağmurda çamurda ıslanırdık ama sokaklarda hep çocuk olurdu. Şimdi Gümüşhane merkezde olmama rağmen sokakta neredeyse hiç çocuk görmüyorum. Sağ olsun kızım bugün bana eşlik etti. Arkadaşları da yanındaydı. Hep birlikte güzel bir şey ortaya çıkarmış olduk. Kar çalışması yaklaşık 2-3 saat sürdü. Tek başıma yaptığım için biraz zor oldu. Karı topladıktan sonra donmasını ve iyice sıkışmasını bekledim. Ertesi gün şekillendirmeye başladım. Normalde bu şekilde yapmak daha zor ama başardım" dedi. "Eserlerimi yıkmasınlar diye sabah kadar nöbet tutuyorum" Yaptığı eserlerin daha önce duyarsız vatandaşlar tarafından yıkıldığını ve duruma üzüldüğünü söyleyen Cihan Oral, "Tepkiler güzel; fotoğraf çektirenler oluyor, el sallayanlar oluyor. Ancak geceleri sabaha kadar nöbet tuttuğum da oldu. Çünkü küçük ayımızın burnunu bile gelip bozmuşlar. Bu doğru değil. Sonuçta emek veriyoruz, çocuklar eğlensin diye uğraşıyoruz. Bu hevesi kırmamak gerek. Daha önce yaptığım kaplumbağayı da yıkmışlardı; çocuk eve ağlayarak geldi, ‘Baba kaplumbağamızı yıktılar’ dedi. Olmaz yani. Biraz duyarlılık şart. Bu yetenek herhalde doğuştan var, herhangi bir eğitim almadım. Zaten zaman zaman kar heykelleri ve çeşitli çalışmalar da yapıyorum. Çalışmadığım dönemlerde hem spor gibi oluyor hem de can sıkıntımı gideriyorum. Çocukları eğlendiriyorum, bu da hayatımda güzel bir yer ediniyor. Yıllar sonra ‘Bunu da yapmıştım’ diye hatırlayacağım bir anı kalıyor. Çocuklar büyüdüğünde ‘Bizim babamız böyle şeyler yapardı’ diye anlatacaklar. Bu da benim için önemli" diye konuştu. "Sanatçı olduğu için çok titiz davranıyor" Cihan Oral’ın yaptığı çalışmaları hayranlıkla takip ettiğini ifade eden Mete Gözlek, "Köyünden tanıyorum Cihan’ı. Köyde iki yıl önce kardan tank yapmıştı. O çalışma çok dikkatimi çekmişti, gerçekten muhteşem olmuştu. Şimdi merkez mahalleye taşındı. Burada da birçok yaptığı şeyi gördüm. Bir fil yapmıştı, sonra bozuldu. Daha önce kaplumbağa yapmıştı. Şimdiki eseri ise çok daha muhteşem olmuş; bir anne ayı ile yavru ayıyı yaptı. Ben de onu destekliyorum, birkaç kez yardım etmeye çalıştım ama o çok titiz. İşini sanatkârlıkla yapıyor. Cihan’ın böyle çalışmalar yapmasından çok memnunum" ifadelerini kullandı. İkra Aytekin de, " Cihan abi kardan kaplumbağa yaptı, ayı yaptı, fil yaptı, daha önce köyümüzde okulun önüne kardan kedi yapmıştı. Cihan abi resim de çiziyor, gerçekten çok güzel çalışmaları var. Bu son yaptığımız çalışma çok zordu ve üç gün sürdü. Çok üşüdük, hatta bazen aşırı üşüdük. Ama insanlar tebrik etti, fotoğraflarımızı çektiler, durup uzun uzun izlediler. Biz buna bir emek veriyoruz ama gelip bozanlar oluyor. Onlara hakkımız helal değil" dedi.
21 Ocak 2026 Çarşamba - 19:43
Gümüşhane’nin zirvelerinde kar seferberliği
Gümüşhane’nin yüksek kesimlerinde etkili olan yoğun kar yağışı sonrası İl Özel İdaresi ekiplerinin ulaşımın aksamaması için dev iş makineleriyle başlattığı karda yol açma seferberliği sürüyor. Kar kalınlığının yer yer 1 metreyi aştığı yüksek rakımlı köylerde ekiplerin kar duvarlarını aşarak yürüttüğü hummalı çalışma kameralara yansıdı. Gümüşhane’de kış mevsiminin sert yüzünü göstermesiyle birlikte, kentin özellikle yüksek rakımlı bölgelerinde ulaşım ağının açık tutulması için Gümüşhane İl Özel İdaresi ekipleri yoğun bir çalışma temposuna girdi. Yoğun kar yağışı sonrasında harekete geçen karla mücadele ekipleri iş makineleriyle kar duvarlarını aşarak kapalı yolları bir bir ulaşıma açıyor. Yürütülen çalışmalarda, kar kalınlığının yer yer 1 metreyi aştığı gözlenirken, bazı köylerde birden fazla makineyle çalışma yapılıyor. Kentin en yüksek rakımdaki köyü olan 2 bin 170 metredeki Demirören köyünde yoğun yağış ve tipi nedeniyle kapanan yolu kar kalınlığının fazla olması nedeniyle greyder ve lastik tekerlekli yükleyiciyle gece geç saatlere kadar sürdüren ekipler yolu ulaşıma açtı. Çetin kış şartlarında özellikle diyaliz hastaları, hamileler ve acil durum vakaları için 24 saat esasıyla görev yapan ekipler, şehrin coğrafi yapısı nedeniyle ulaşımın zorlaştığı noktalarda vatandaşların mağduriyet yaşamaması adına tüm imkanlarını seferber etti. Şehrin her noktasında etkili olan kar yağışının ardından il genelinde 25 ekip ve 55 personelle yaklaşık 2 bin 500 kilometre uzunluğundaki yol ağında çalışmalarını sürdüren İl Özel İdaresi, bugün itibariyle kapalı kalan 33 köy yolundaki çalışmalarına devam ediyor.
20 Ocak 2026 Salı - 19:20
Gümüşhane’de yoğun kar yağışı sonrası yayınladığı videoyla yardım istedi
Gümüşhane’nin Kürtün ilçesine bağlı Özkürtün Beldesinde kalınlığı 1 metreyi bulan kar yağışı nedeniyle vatandaşlar çektikleri video ile yardım talep etti. Vali Aydın Baruş’un talimatıyla bölgeye destek ekibi gönderildi. Alınan bilgiye göre Kürtün ilçesi genelinde etkili olan kar yağışı Özkürtün Beldesi Süme Mahallesi’nde hem ulaşımı olumsuz etkiledi hem de çatıları çökme tehlikesiyle başbaşa bıraktı. Bölge sakinleri çektikleri videoyla yetkililerden yardım talep etti. Evlerin çatılarında biriken kar nedeniyle çökme tehlikesi yaşadıklarını belirten vatandaşlar acil müdahale istedi. Sosyal medyada videonun yayınlanmasının ardından Vali Aydın Baruş’un talimatıyla bölgeye takviye iş makinesi gönderilirken Özkürtün Belediye Başkanı Yakup Turgut, bölgenin yoğun kar aldığını ve belediye ekiplerinin yol açma çalışmalarını sürdürdüğünü söyledi. Başkan Turgut, çalışmalara destek sağlamak amacıyla İl Özel İdaresi ekiplerinin de sahada olduğunu, makinelerin yoğun kar nedeniyle ilerlemekte zorlandığını kaydetti.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder