Yerel Haberler
Gümüşhane
Yunan keşişlerden Gümüşhane’deki Hutura Kilisesi’ne ziyaret
22 Ağustos 2025 Cuma - 09:31 Yunan keşişlerden Gümüşhane’deki Hutura Kilisesi’ne ziyaret Yunanistan’dan gelen Ortodoks keşişleri ve beraberindeki grup, Gümüşhane’nin Alemdar köyündeki tarihi Hutura Kilisesi’ni ziyaret etti. Gümüşhane’nin merkeze bağlı Alemdar köyünde bulunan tarihi Hutura Kilisesi, Yunanistan’dan gelen Ortodoks keşişleri ve beraberindeki yaklaşık 20 kişilik grup tarafından ziyaret edildi. 14. yüzyılın ilk yarısında Trabzon Prensi Aleksios Komnenos tarafından yaptırılan, 1509’da keşiş Ananias ve 1624’te Georgios Stratilatis tarafından onarılan kilisenin ayrıca Sultan II. Abdülhamid döneminde onarıldığını gösteren yazıtı da bulunuyor. Köy girişindeki meyilli arazinin düzeltilmesi sonucu oluşturulan kilise, şapel ve çeşitli yapılardan meydana geliyor. Atalarının yaşadığı topraklara gelmekten duydukları memnuniyeti dile getiren grup Ortodoks mezhebinin Karadeniz’de bulunan 3 kutsal kilisesinden biri olarak kabul edilen Hutura Kilisesi’nin yılların etkisiyle harap duruma geldiğini söyleyerek yeniden ayağa kaldırılması için devletten destek talebinde bulundu. "Dinî olarak çok önem verdiğimiz bir bölge" Bölgenin din temelinde insanların önemli bir buluşma noktası olduğunu ifade eden Aziz Grigorios Manastırı Keşişi Grigorios Grigoriadis, "Burada yaşamış dedelerimiz için buraya geldik. Burası bizim dini olarak çok önem verdiğimiz bir bölgedir. Atalarımız ayak bastığı ve yaşadığı önemli bir yer. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin büyük bir sevgi ve saygıyla bu topraklarda bulunan mabetlerimizi onardığını gördüm. Duamız şu ki Allah Türk hükümetine yardımcı olsun bu yerlerin restorasyonu için ve ayrıca Hudura Kilisesi’ni de restore etmesi için güç kuvvet versin. Bu bölge bütün insanların buluştuğu bir yer. Irk olarak değil din vasıtası ile burada buluşuyoruz. Bu topraklar Roma İmparatorluğu’nun devamıdır. Ondan sonra Bizans İmparatorluğu’na geçtiler, daha sonra Osmanlı Devleti’nin, şimdi de Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin varlığıyla kendisini var ettiriyor. Burada yaşayan Ortodokslar sadece Yunanlı değildi başka etnik kültüre sahip insanlar da yaşıyordu bu bölgede. Ben 3 kez buraya geldim. Her seferinde de burada yabancı olmadığımı hissediyorum. Ayrıca geçmişte istemeden ayrıldığımız insanları ziyaret ediyorum" dedi. "Harap haline rağmen Yunanistan’dan ziyaretçiler geliyor" Tarihi kaynaklarda bölgenin Ortodokslar için önemine dair önemli ifadeler yer aldığını söyleyen Gümüşhane Alemdar Köyü Muhtarı Okan Berker, "Burası köyümüzde Rum’lardan kalan tarihi bir manastır. Tarih kitaplarında 1300’lü yıllardan itibaren kayıt altında. Bu harap haline rağmen manastırımıza ziyaretçiler geliyor. Onlar da kendileri için kutsal bir toprak olduğunu ifade ediyorlar. Bu haline rağmen düzenli olarak ziyaret ediyorlar ve restore edilmesi için istekleri var. Bu yapının restore edilmesinin memleketimize de katkıları olacağını düşünüyorum. Geçmişte burası bölgesel bir hac bölgesiymiş onlar için" diye konuştu.
Anadolu’nun en narin kadın iskeletleri Satala’da ortaya çıktı
21 Ağustos 2025 Perşembe - 09:27 Anadolu’nun en narin kadın iskeletleri Satala’da ortaya çıktı Satala Antik Kenti’nde yapılan kazılarda 9 kadın mezarı bulundu. Kazı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Çakmur, Anadolu’da yapılan kazılarda bulunan en narin yapılı iskeletler olduğu değerlendirilen bulgular şaşkınlığa neden oldu. Gümüşhane’nin Kelkit ilçesi Sadak köyünde bulunan, Roma İmparatorluğu’nun doğu sınırında günümüze kadar ulaşabilen ve Anadolu’da kazı çalışması yapılabilen tek Roma lejyon kalesi olan Satala Antik Kenti’nde 2025 kazı sezonu devam ediyor. ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur başkanlığında yürütülen kazı çalışmasında Gölbaşı nekropolünde geçen yıl 16 mezar ortaya çıkarılmıştı. Gölbaşı nekropolünde ortaya çıkarılan mezarların yardımcı birliklere ait olabileceği değerlendirilirken, Prof. Dr. Ayşen Açıkol tarafından yapılan yeni antropolojik çalışmada 16 mezarın 9’unun kadın ve 3’ünün de çocuk iskeleti olduğu tespit edildi. Daha önce yalnızca bir kadın mezarının bulunduğu düşünülen bölgede 9 kadına ait mezarın bulunmasının oldukça şaşırtıcı olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Çakmur, bulunan iskeletlerin ise Prof. Dr. Ayşen Açıkol tarafından Anadolu’da yapılan çalışmalardaki en narin yapılı iskeletler olarak nitelendirildiğini dile getirdi. C1, C3 ve yeni açılan C5 açmalarında yürütülen kazılarda ise büyük duvar yapıları, sikke, seramik ve çeşitli küçük eserler gün yüzüne çıkarıldı. Kentte simge yapı haline gelen kemerli yapının korunması için proje hazırlandı; ziyaretçiler için sökülüp takılabilir bir karşılama merkezi ve köyün güneyinde "lejyon barakası müzesi" tasarlandı. Burada Roma lejyonerlerinin yaşamına dair buluntular sergilenecek. "Satala sadece arkeolojik olarak değil kültürel miras olarak da büyük potansiyele sahip" Antik kentte arkeolojik kazıların yanı sıra ziyaretçilerin bölgede daha uzun süre vakit geçirmesi için de projeler hazırlandığının altını çizen Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur, "Biz sadece Satala’da arkeolojik çalışmalar yürütmüyoruz. 2024 yılında Satala’ya geldiğimizde, buranın yalnızca arkeolojik açıdan değil, kültürel miras olarak da büyük bir potansiyele sahip olduğunu fark ettik. Kentin simgesi durumundaki kemerli yapı bizim en önemli çalışmalarımızdan biri olarak karşımıza çıktı. Ancak yapı günden güne eriyordu. Bu nedenle bir koruma projesi hazırladık. Ziyaretçiler Satala’ya geldiklerinde kastrum yapısı yani ana kale yapısını geziyorlar. Ancak burada geçirdikleri vakit görece kısa oluyor. Biz, ziyaretçilerin burada daha uzun süre vakit geçirebilmesi için projeler geliştirdik. Bunların başında kastrum yapısının korunması geliyor. Ayrıca ziyaretçilere broşür dağıtılabilecek, kenti tanıtan bilgilerin sunulabileceği bir karşılama merkezi tasarladık Köyün güneyinde atıl durumda bulunan sağlık ocağını bir lejyon barakasına dönüştürme projesini gerçekleştirdik. Gelen ziyaretçiler burada bir lejyoner askerinin yaşamına dair bulguları görebilecek. Kastrum yapısına ait eserler, Şahin Hoca döneminde bulunan zırh ve kalkan parçaları gibi objeler de burada sergilenecek. Böylece ziyaretçiler, bir lejyoner askerin nasıl yaşadığını ve ne giydiğini deneyimleme fırsatı bulacak. Aynı zamanda köylülerin de çalışabileceği, ziyaretçilerin ise bilgilenerek kaliteli vakit geçirebileceği bir kent oluşturmayı hedefliyoruz. Tüm bu projeler Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras" projesi kapsamında desteklenmekte. Ancak daha büyük ölçekli projeler için sponsorlara da ihtiyaç duyuyoruz. Güçlü bir sponsor desteğiyle Satala’nın potansiyelini çok daha üst seviyelere çıkarabileceğimizi söyleyebiliriz" dedi. "Nekropol alanında çıkan 9 kadın mezarı oldukça şaşırtıcı" 2024 yılında yapılan kazılarda ortaya çıkarılan 16 mezarın lejyonerlere ait olduğunu değerlendirdiklerini ancak yapılan antropolojik kazılarda bu mezarlardan 9’unun kadınlara ait olduğunun tespit edildiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur, "Roma İmparatorluğu’nun toplamda 28-30 civarında lejyoner kent kurduğunu biliyoruz. Dünya çapında yüzlerce kent olmasına rağmen, garnizon kenti niteliğindeki yerleşim sayısı oldukça sınırlı. Bu kentlerden yalnızca 4’ü Anadolu’da bulunuyor ve Satala bunlardan biri. Batıda yüzlerce kent görülebilir ama Anadolu’da lejyoner kent olarak yalnızca Satala öne çıkıyor. Bu nedenle buradan çıkan her bulgu kendine özgü ve eşsiz bir nitelik taşıyor. Mimari yapılardan küçük arkeolojik materyallere kadar her şey, bir Roma sınır garnizonunun en önemli bulgularını oluşturuyor. Satala bu yüzden çok önemli bir kenttir ve çalışmaların uzun soluklu şekilde devam etmesi gerekmektedir. Kastrum yapısındaki koruma ve onarım projelerinin yanı sıra, kentin en önemli alanlarından biri olan nekropolde de çalışmalar yapıyoruz. Bu yıl Gölbaşı nekropolünde başlattığımız çalışmalarda, geçtiğimiz yıl 2024’te 16 mezar ortaya çıkarmıştık. Bunların yardımcı birliklere ait olduğunu düşünüyoruz. Antropolojik veriler Prof. Dr. Ayşen Açıkol tarafından değerlendirildi ve bu mezarlarda 9 kadın ile 4 erkek ve 3 çocuk iskeleti tespit edildi. Hatta hocamız Anadolu’da çalıştığı alanlardaki en narin yapılı iskeletlerin Gümüşhane Satala’da karşısına çıktığını söyledi. Bu bulgu bizim için oldukça şaşırtıcı oldu. Önceden yalnızca bir kadın mezarı bulunduğunu düşünüyorduk çünkü bronz küpeler bulunmuştu. Ancak yeni bulgular, burada geç dönemde de kullanılan bir mezarlık yapısının varlığını ortaya koyuyor. Bu yılki hedefimiz, burada lejyonlara ait mezarları buluntularıyla birlikte açığa çıkarmaktır" ifadelerini kullandı.
Anadolu’nun en narin kadın iskeletleri Satala’da ortaya çıktı
21 Ağustos 2025 Perşembe - 09:18 Anadolu’nun en narin kadın iskeletleri Satala’da ortaya çıktı Satala Antik Kenti’nde yapılan kazılarda 9 kadın mezarı bulundu. Kazı Başkanı Dr. Öğr. Üyesi Çakmur, Anadolu’da yapılan kazılarda bulunan en narin yapılı iskeletler olduğu değerlendirilen bulgular şaşkınlığa neden oldu. Gümüşhane’nin Kelkit ilçesi Sadak köyünde bulunan, Roma İmparatorluğu’nun doğu sınırında günümüze kadar ulaşabilen ve Anadolu’da kazı çalışması yapılabilen tek Roma lejyon kalesi olan Satala Antik Kenti’nde 2025 kazı sezonu devam ediyor. ‘Geleceğe Miras Projesi’ kapsamında Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur başkanlığında yürütülen kazı çalışmasında Gölbaşı nekropolünde geçen yıl 16 mezar ortaya çıkarılmıştı. Gölbaşı nekropolünde ortaya çıkarılan mezarların yardımcı birliklere ait olabileceği değerlendirilirken, Prof. Dr. Ayşen Açıkol tarafından yapılan yeni antropolojik çalışmada 16 mezarın 9’unun kadın ve 3’ünün de çocuk iskeleti olduğu tespit edildi. Daha önce yalnızca bir kadın mezarının bulunduğu düşünülen bölgede 9 kadına ait mezarın bulunmasının oldukça şaşırtıcı olduğunu dile getiren Dr. Öğr. Üyesi Çakmur, bulunan iskeletlerin ise Prof. Dr. Ayşen Açıkol tarafından Anadolu’da yapılan çalışmalardaki en narin yapılı iskeletler olarak nitelendirildiğini dile getirdi. C1, C3 ve yeni açılan C5 açmalarında yürütülen kazılarda ise büyük duvar yapıları, sikke, seramik ve çeşitli küçük eserler gün yüzüne çıkarıldı. Kentte simge yapı haline gelen kemerli yapının korunması için proje hazırlandı; ziyaretçiler için sökülüp takılabilir bir karşılama merkezi ve köyün güneyinde "lejyon barakası müzesi" tasarlandı. Burada Roma lejyonerlerinin yaşamına dair buluntular sergilenecek. "Satala sadece arkeolojik olarak değil kültürel miras olarak da büyük potansiyele sahip" Antik kentte arkeolojik kazıların yanı sıra ziyaretçilerin bölgede daha uzun süre vakit geçirmesi için de projeler hazırlandığının altını çizen Karadeniz Teknik Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Arkeoloji Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur, "Biz sadece Satala’da arkeolojik çalışmalar yürütmüyoruz. 2024 yılında Satala’ya geldiğimizde, buranın yalnızca arkeolojik açıdan değil, kültürel miras olarak da büyük bir potansiyele sahip olduğunu fark ettik. Kentin simgesi durumundaki kemerli yapı bizim en önemli çalışmalarımızdan biri olarak karşımıza çıktı. Ancak yapı günden güne eriyordu. Bu nedenle bir koruma projesi hazırladık. Ziyaretçiler Satala’ya geldiklerinde kastrum yapısı yani ana kale yapısını geziyorlar. Ancak burada geçirdikleri vakit görece kısa oluyor. Biz, ziyaretçilerin burada daha uzun süre vakit geçirebilmesi için projeler geliştirdik. Bunların başında kastrum yapısının korunması geliyor. Ayrıca ziyaretçilere broşür dağıtılabilecek, kenti tanıtan bilgilerin sunulabileceği bir karşılama merkezi tasarladık Köyün güneyinde atıl durumda bulunan sağlık ocağını bir lejyon barakasına dönüştürme projesini gerçekleştirdik. Gelen ziyaretçiler burada bir lejyoner askerinin yaşamına dair bulguları görebilecek. Kastrum yapısına ait eserler, Şahin Hoca döneminde bulunan zırh ve kalkan parçaları gibi objeler de burada sergilenecek. Böylece ziyaretçiler, bir lejyoner askerin nasıl yaşadığını ve ne giydiğini deneyimleme fırsatı bulacak. Aynı zamanda köylülerin de çalışabileceği, ziyaretçilerin ise bilgilenerek kaliteli vakit geçirebileceği bir kent oluşturmayı hedefliyoruz. Tüm bu projeler Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın "Geleceğe Miras" projesi kapsamında desteklenmekte. Ancak daha büyük ölçekli projeler için sponsorlara da ihtiyaç duyuyoruz. Güçlü bir sponsor desteğiyle Satala’nın potansiyelini çok daha üst seviyelere çıkarabileceğimizi söyleyebiliriz" dedi. "Nekropol alanında çıkan 9 kadın mezarı oldukça şaşırtıcı" 2024 yılında yapılan kazılarda ortaya çıkarılan 16 mezarın lejyonerlere ait olduğunu değerlendirdiklerini ancak yapılan antropolojik kazılarda bu mezarlardan 9’unun kadınlara ait olduğunun tespit edildiğini söyleyen Dr. Öğr. Üyesi Elif Yavuz Çakmur, "Roma İmparatorluğu’nun toplamda 28-30 civarında lejyoner kent kurduğunu biliyoruz. Dünya çapında yüzlerce kent olmasına rağmen, garnizon kenti niteliğindeki yerleşim sayısı oldukça sınırlı. Bu kentlerden yalnızca 4’ü Anadolu’da bulunuyor ve Satala bunlardan biri. Batıda yüzlerce kent görülebilir ama Anadolu’da lejyoner kent olarak yalnızca Satala öne çıkıyor. Bu nedenle buradan çıkan her bulgu kendine özgü ve eşsiz bir nitelik taşıyor. Mimari yapılardan küçük arkeolojik materyallere kadar her şey, bir Roma sınır garnizonunun en önemli bulgularını oluşturuyor. Satala bu yüzden çok önemli bir kenttir ve çalışmaların uzun soluklu şekilde devam etmesi gerekmektedir. Kastrum yapısındaki koruma ve onarım projelerinin yanı sıra, kentin en önemli alanlarından biri olan nekropolde de çalışmalar yapıyoruz. Bu yıl Gölbaşı nekropolünde başlattığımız çalışmalarda, geçtiğimiz yıl 2024’te 16 mezar ortaya çıkarmıştık. Bunların yardımcı birliklere ait olduğunu düşünüyoruz. Antropolojik veriler Prof. Dr. Ayşen Açıkol tarafından değerlendirildi ve bu mezarlarda 9 kadın ile 4 erkek ve 3 çocuk iskeleti tespit edildi. Hatta hocamız Anadolu’da çalıştığı alanlardaki en narin yapılı iskeletlerin Gümüşhane Satala’da karşısına çıktığını söyledi. Bu bulgu bizim için oldukça şaşırtıcı oldu. Önceden yalnızca bir kadın mezarı bulunduğunu düşünüyorduk çünkü bronz küpeler bulunmuştu. Ancak yeni bulgular, burada geç dönemde de kullanılan bir mezarlık yapısının varlığını ortaya koyuyor. Bu yılki hedefimiz, burada lejyonlara ait mezarları buluntularıyla birlikte açığa çıkarmaktır" ifadelerini kullandı. (UA-RE-ÖS-Y)
Gümüşhane’de 2025 yılı bal hasadı üreticilerin yüzünü güldürdü
14 Ağustos 2025 Perşembe - 09:10 Gümüşhane’de 2025 yılı bal hasadı üreticilerin yüzünü güldürdü Gümüşhane’de 2025 yılı bal hasadı rekoltesi kovan başına 20 kilonun üzerinde gerçekleşerek üreticilerin yüzünü güldürdü. Gümüşhane’de Ocak ayında mevsim normallerinin üzerinde seyreden sıcaklıklar ile Nisan ve Mayıs aylarındaki ani sıcaklık düşüşleri nedeniyle arı kolonilerinde zayıflama ve kayıplar yaşayan arıcılar tüm olumsuzluklara rağmen 2025 yılında son yılların en yüksek bal verimini elde etti. Gümüşhane Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Dr. Kurtuluş Merdan, son yıllarda artan akaryakıt fiyatları ve girdi maliyetlerinin üreticileri olumsuz etkilediğini ancak bu yıl üreticilerin emeklerinin karşılığını aldığını söyledi. Kentte 33 bin arı kolonisi ve 550 kayıtlı üretici ile arıcılık faaliyetlerinin sürdüğünü belirten Merdan, birçok ailenin geçimini arıcılıkla sağladığını kaydetti. "Tüm olumsuzluklara rağmen son yılların en yüksek verimi elde edildi" Arıcıların bu sene emeklerinin karşılığını alacaklarını ifade eden Gümüşhane Arı Yetiştiricileri Birliği Başkanı Dr. Kurtuluş Merdan, "Bu sene Gümüşhane’de bal rekoltesi geçen yıllara nazaran büyük bir artış göstermiş ve arıcılarımız bu konuda oldukça memnunlar. Bal verimindeki artışın ana gerekçesi de kış aylarının sert geçmesi, kar yağışının fazla oluşu ve özellikle bahar aylarında yağmurun yağmasıyla birlikte çiçeklerin daha fazla beslenmesi ve bunun neticesinde de bal veriminde büyük artış meydana geldi. Gümüşhane endemik bitki varlığı ve coğrafyası açısından eşi bulunmaz bir doğaya sahip ve bal için de oldukça elverişli bir konuma bulunmaktadır. Arıcılarımız da bu süreçte arıların bakımı açısından büyük çaba sarf ettiler. Bahar aylarında hava sıcaklıklarındaki ani değişimler neticesinde bazı olumsuzluklar yaşandı ancak rekolte değerlerimizde Haziran ve Temmuz aylarında büyük artış görüldü. Arıcılarımız emeklerinin karşılığını maddi olarak aldı ve alacak" dedi. "Olumsuzluklar yaşanmasaydı bal verimi 2 katına çıkardı" Kovanlarından elde ettiği ürünün son yılların en yüksek verimine ulaştığının altını çizen ve merkeze bağlı Yeşilyurt Köyü’nde arıcılık yapan Mehmet Salih Yılmaz, "Ben 46 yıldır arıcılık yapıyorum 15 yıldır da köyümde arıcılık yapıyorum. Yıllardır bu işle uğraşıyorum emekliliğimle birlikte daha da yoğunlaştım. Bu sene çok güzel bir verim aldık, bazı yıllar oluyordu bazı yıllar olmuyordu ama bu son yılların en güzel verimini bu sene aldık. Memnunuz, arıcı arkadaşlara da hayırlı satışlar bol kazançlar diliyorum. Hava şartları bu sene biraz olumsuz etkiledi, bir dönem çok yoğun bal alıyorduk 3-5 gün böyle olduktan sonra bir anda havalar soğudu baya etkiledi yoksa verim bunun 2 katına çıkardı. Ona rağmen bu sene çok güzel verim aldık" diye konuştu. "Gümüşhane balının Anzer balından aşağı kalır bir yanı yok" Gümüşhane Dörtkonak Köyü’nde 40 yıldır arıcılık yapan Murat Ergin, "Bal mevsimi geldi geçti, son yılların en verimli mevsimi diyebilirim. Allah bereket versin, iyiydi. Herhalde bütün arıcı arkadaşlarım memnundur. Ben Kafkas ırkından Karniyol cinsi arıya geçmiş deneyimli bir arıcıyım. Karniyol, sanki Kafkas’tan daha iyi geldi. Hele hele bu yıl Karniyol gerçekten gösterdi kendisini. Allah bereket versin. Herkese bol bereket diliyorum, iyi sezonlar diliyorum. Piyasa şu anda henüz belli değil ama zannediyorum fiyat 750 ile bin lira arasında şekillenecek. Gümüşhane balı bence florası çok zengin, hastalara sürekli şifa niyetiyle verilen bir bal. Bence Anzer balı ile kıyaslayacak olursak, Anzer balı ün yapmış bir bal ama bizim Gümüşhane balımız ondan aşağı bir bal değil. Bu bir sevgi meselesidir, insanlar böyle söylüyorlar. Aslında Anzer balı Gümüşhane’nin yayla kesimlerindeki bala çok benziyor. O bölgelerdeki bal bence Anzer balından aşağı bir bal değil" ifadelerini kullandı. Öte yandan birliğin yaptığı değerlendirme sonucunda 2025 yılı için süzme çiçek balının kilogram fiyatı 800 TL, petek balın kilogram fiyatı 1000 TL, kara kovan balının kilogram fiyatı ise 2000 TL olarak belirlendi. Doğal yaylalar ve zengin bitki örtüsü sayesinde yüksek kaliteli bal üretildiğini ifade eden Merdan, vatandaşların balı yerli ve güvenilir üreticilerden temin etmeleri gerektiğini önemle tavsiye etti.
Antalya’da kiraladığı evde cinayet işleyen şahıs Gümüşhane’de kalacak yer ararken yakalandı
14 Ağustos 2025 Perşembe - 01:29 Antalya’da kiraladığı evde cinayet işleyen şahıs Gümüşhane’de kalacak yer ararken yakalandı Antalya’nın Alanya ilçesinde kiraladığı evde arkadaşını öldüren M.U. (21), olaydan saatler sonra Gümüşhane’de kalacak yer sorduğu bekçiler tarafından tespit edilip polis operasyonuyla yakalandı. Olay, saat 15.30 sıralarında Alanya’nın Saray Mahallesi Türker Çıkmazı Sokak’ta bulunan bir apartmanın 1. katında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, M.U. yaklaşık 3 ay önce emlakçıdan ev kiralayan iki kişi birlikte yaşamaya başladı. Henüz bilinmeyen bir nedenle M.U., birlikte yaşadığı ismi henüz öğrenilemeyen erkek arkadaşını başından tabancayla vurarak öldürdü. İddiaya göre M.U., kiraladıkları evin emlakçısını arayarak, "Tuttuğum evde cinayet işledim" dedi. Emlakçı durumu hemen polise bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda polis ve olay yeri inceleme ekibi sevk edildi. Polis ekipleri olay yerinde geniş çaplı inceleme başlatırken, şahsın cansız bedeni Alanya Belediyesi morguna kaldırıldı. Kalacak yer sorduğu bekçiler tarafından tespit edilip yakalandı Olay yerinden kaçan M.U., gece saatlerinde Gümüşhane’de yakalandı. Edinilen bilgiye göre, Gümüşhane’ye kaçan ve kendilerine kalacak yer soran şahsın hareketlerinden şüphelenen çarşı ve mahalle bekçileri, kimlik kontrolü sırasında M.U.’nun cinayet şüphelisi olduğunu tespit ederek polis ekipleriyle yaptıkları operasyonda şahsı bir erkek yurdunda yakaladı. Şüphelinin emniyetteki işlemleri sürüyor.
700 yıllık Kov Kalesi’nde perseid meteor yağmuru büyüledi
13 Ağustos 2025 Çarşamba - 01:21 700 yıllık Kov Kalesi’nde perseid meteor yağmuru büyüledi Doğu Karadeniz bölgesinin en görkemli kalelerinden birisi olan Gümüşhane’deki Kov Kalesi, Perseid meteor yağmuruna ev sahipliği yaptı. Fotoğraf sanatçıları, gökyüzü şölenini ay ışığı baskın çıkana kadar kayıt altına aldı. Doğu Karadeniz’in en görkemli kalelerinden biri olan ve yaklaşık 700 yıldır 130 metre yüksekliğindeki bir kaya kütlesinin üzerinde heybetli yapısıyla adeta yıldızları selamlayan Kov Kalesi, perseid meteor yağmurunun gözlemlendiği en etkileyici noktalardan biri oldu. Merkeze bağlı Esenyurt köyü sınırlarındaki tarihi yapının gökyüzü ile bütünleştiği manzarada, meteorlar adeta görsel bir şölen sundu. Gece boyunca Kov Kalesi’nin eteklerinde toplanan fotoğraf sanatçıları, gökyüzünde beliren meteorları kayıt altına almak için uzun süre deklanşöre bastı. Meteor yağmurunun en yoğun olduğu saatlerde, gökyüzünde parlayan şişkin ayın ışığı, fotoğrafçılar için en büyük zorluklardan biri oldu. Parlak ay ışığı, meteorların zayıf ışıklarını maskelediği için kareleri yakalamak oldukça güçleşti. Buna rağmen, usta fotoğrafçılar bu zorluğa meydan okuyarak, muhteşem kareler yakalamayı başardı. Fotoğraf sanatçısı Metin Aydın, "Şişkin ay nedeniyle güçlükle yakaladık ama nefis bir şölen oldu. Kov Kalesi’nin görkemli yapısı muhteşem kareler verdi" dedi. Aydın, daha önce de birçok kez Kov Kalesi ve çevresinde gökyüzü olaylarını fotoğrafladığını belirterek, "Burası hem tarihi hem doğal dokusuyla eşsiz bir çekim noktası. Daha önce ay tutulmasından samanyoluna, yıldız pozlamalarından dolunay manzaralarına kadar sayısız kare yakaladık. Ancak meteor yağmurları hem anlık oluşları hem de atmosferin temizliği sayesinde çok daha özel görüntüler sunuyor" ifadelerini kullandı. Ay ışığının giderek güçlenmesiyle çekim imkanları azalsa da Kov Kalesi’nin silueti ile meteorların bıraktığı izlerin unutulmaz görüntüler oluşturduğunu ifade eden Aydın, tarihin ihtişamını gökyüzünün büyüleyici güzelliğiyle aynı karede yakalamanın heyecanını yaşadıklarını sözlerine ekledi.