Yerel Haberler
Gümüşhane
Gümüşhane’de Nevruz coşkusu 25 Mart 2026 Çarşamba - 16:38:30 Gümüşhane’de Nevruz Bayramı üniversite yerleşkesinde düzenlenen etkinliklerle kutlandı. Program kapsamında Nevruz ateşi yakılırken, katılımcılar ateşin üzerinden atladı. Geleneksel etkinlikler arasında yer alan örs üzerinde çekiçle demir dövme ritüeli de gerçekleştirildi. Çeşitli oyunlar ve etkinliklerle devam eden programda katılımcılar renkli görüntüler oluşturdu. Nevruz’un birlik, beraberlik ve baharın gelişi anlamını taşıdığı vurgulandı. Nevruz programının başlangıcında konuşan Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız, "Mehmet Akif, "Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar" dediği çelik zırh, Ergenekon’da koca dağlarla bezenmiş bir demir dağıdır. Kurtuluş Savaşı’nda etrafımızı saran düşman devletlerdi. Bugün etrafımızı saran ve bağımsızlığımıza kastetmek isteyen ise diğer dış güçlerdir. Evet, o gün Türk’ün gücü demir bir dağı deldi. Kurtuluş Savaşı’nda bütün dünyayı dize getirdi. Bugün de gerek ekonomik, gerek siyasi, gerekse askeri olarak Türkiye’nin üzerine gelen bütün mihraklara karşı duran yine Türk’ün gücüdür. Bugün Anadolu coğrafyasında ve dünya coğrafyasında var olan Türk ırkının ilk bayramı Ergenekon’dur. Bu yıl Nevruz’un en güzel tarafı da şu oldu: Cumartesi günü Nevruz Bayramı, Ramazan Bayramı’yla birleşti. Bu coğrafyada, dünya coğrafyasında Türkler henüz Müslümanlığı kabul etmeden önce ilk bayramlarını Nevruz olarak kutladılar. Daha sonra Müslümanlıkla birlikte, İ‘lâ-yı Kelimetullah uğruna dünyada İslam’ın bayraktarlığını yaptılar. Ve 2026 yılında da böyle güzel bir tevafuk, güzel bir tesadüf oldu" dedi. Gümüşhane Üniversitesi yerleşkesinde gerçekleştirilen Nevruz kutlamalarına Gümüşhane Valisi Cevdet Atay ve il protokolü katıldı.
23 Mart 2026 Pazartesi - 08:59 Gümüşhane’de baharın renkleri kışın beyazıyla kucaklaştı Gümüşhane’de kışın sert yüzü baharın renkleri ile buluşmaya başladı. Torul Barajı çevresinde meyve ağaçları çiçeklerle bezenip pembe bir örtü oluştururken, şehrin yüksek zirveleri hala beyaz gelinliğini koruyor. Zigana’nın yeşil yamaçlarında kendini gösteren papatyalar, karlı dağların gölgesinde baharı müjdeliyor. Gümüşhane’de Mart ayının son günlerine doğru doğa, adeta bir ressamın paletinden çıkmışçasına renklenmeye başladı. Şehrin coğrafi yapısı nedeniyle oluşan rakım farkı, kış ve bahar mevsimlerinin aynı anda yaşanmasına olanak sağlıyor. Özellikle Torul ilçe merkezinde ve Torul Barajı havzasında sıcaklıkların yükselmesiyle birlikte meyve ağaçları çiçek açtı. Barajın kenarındaki pembe ve beyaz çiçekler, bölge halkı ve fotoğraf tutkunları için eşsiz manzaralar oluşturuyor. Efsanevi Zigana Geçidi’nin hemen alt kısmında yer alan Zigana köyünde ise baharın ilk habercileri olan papatyalar yüzünü gösterdi. Yeşil çimenlerin üzerinde açan papatyalar, arka planda hala karla kaplı olan heybetli zirvelerle birlikte görüntülendi. Doğanın bu uyanışı, bölgedeki hayvancılık faaliyetlerini de hareketlendirdi. Koyun sürülerinin taze otlarla buluştuğu yamaçlar fotoğrafçılar için eşsiz manzaralar sunmaya başladı. Harşit Çayı üzerindeki Torul Barajı çevresi, baharın en canlı renklerine ev sahipliği yapıyor. Badem ve kayısı ağaçlarının dallarını süsleyen çiçekler, suların dinginliğiyle birleşince ortaya kartpostallık görüntüler çıkıyor.
23 Mart 2026 Pazartesi - 08:53 Gümüşhane’nin yer altı sarayı kapılarını ziyaretçilerine açtı Gümüşhane’nin Torul ilçesindeki Karaca Mağarası, Ramazan Bayramı tatili ile birlikte ziyaretçilere kapılarını açtı. Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Cebeli köyünde bulunan Karaca Mağarası, "Gümüşhane’nin yer altı sarayı" olarak nitelendiriliyor. Ana kayası yaklaşık 150 milyon yıl öncesine dayanan mağara, Ramazan Bayramı tatili ile ziyaretçilerini ağırlamaya başladı. Sarkıt, dikit ve damlataşı oluşumlarının yoğunluğu bakımından Türkiye ve dünyanın en zengin mağaralarından biri olarak kabul edilen Karaca Mağarası, doğal güzelliğiyle ziyaretçilerini büyülerken, mağarada yer alan mağara çiçekleri, mağara incileri, traverten havuzları ve mağara gülleri gibi oluşumlar, ziyaretçilere başka bir dünyada gibi hissettiriyor. Bölge turizmine önemli katkı sağlayan Karaca Mağarası, her yıl olduğu gibi bu yıl da ziyaretçi sayısında artış bekliyor. Karaca Mağarası’nın, uzmanlar tarafından solunum yolu hastalıklarının tedavisinde kullanılan alternatif yöntemlerden biri olan ve tuz terapisi olarak bilinen halo terapiye uygun nadir mağaralar arasında yer aldığı ifade ediliyor. "Çocuklarım da bu güzelliği görsün istedim" Bayram tatilini Karaca Mağarası’na gelerek değerlendirdiklerini söyleyen Şeker Yılmaz, "Akçaabat’tan geliyoruz çocuklarıma bayramda doğal güzelliklerimizi göstermek istedim. Onlar da bu güzellikleri görsünler istedik. Biz de onlarla birlikte görüp gezip öğreniyoruz. Memleketimizin çok değeri var biz de fırsat buldukça beraber mağaralar ve milli parkları dolaşıyoruz" dedi. Özer Yılmaz da, "Burayı keşfetmek için geldim. 150 milyon yıllık olduğu öğrendim çok şaşırdım. Burası astım hastalarına çok iyi geliyormuş. Sarkıtlar yukarıdan geliyor alttan da su şeklinde büyüyorlarmış ve ortada birleşiyorlarmış. En çok hoşuma bu gitti" diye konuştu. "Hollanda’dan gelen misafirim bu güzellik karşısında çok şaşırdı" İlk defa Karadeniz’e geldiğini ve doğal güzellikler karşısında şaşkınlığını gizleyemediğini belirten Davut Kaya, "Daha önce Karadeniz’e gelmemiştim ilk defa geliyorum. Misafirim var hep Antalya’ya geliyordu bu sefer bir Karadeniz turu yapmak istedik. Buraya geldiğimiz için çok mutluyuz, misafirim de Hollanda’dan geldi o da çok şaşırdı bu güzellikler karşısında" ifadelerini kullandı.
22 Mart 2026 Pazar - 09:52 Gümüşhane’de akılalmaz olay: Ayılar bu kez kapıdan değil pencereden girdi Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Yücebelen köyü Büyük Silve yaylasında, bu yıl etkili olan yoğun kar yağışı yaban hayatının rotasını değiştirdi. Kar kalınlığının evlerin boyuna ulaşmasını fırsat bilen ayılar, vatandaşların alt katlarda aldığı demir parmaklık ve sağlam kapı tedbirlerini, ikinci katların camlarını kırarak devre dışı bıraktı. Kış aylarında sessizliğe bürünen Yücebelen köyü Büyük Silve yaylasında, doğanın zorlu şartları ilginç bir olayı beraberinde getirdi. Bölgede bu yıl miktar olarak oldukça yüksek seviyelere ulaşan kar örtüsü, aç kalan ayıların yayla evlerine giriş yöntemini değiştirmesine neden oldu. Alt kat tedbirleri boşa çıktı Yayla sakinleri, her yıl yaşanan ayı baskınlarına karşı evlerinin giriş katlarındaki kapı ve pencereleri demir parmaklıklar ve kalın ahşaplarla koruma altına almıştı. Ancak yaylaya bugün kontrol amacıyla giden vatandaşlar, gördükleri manzara karşısında büyük şaşkınlık yaşadı. Kar kalınlığının yer yer 3-4 metreye ulaşmasıyla birlikte zemin katların tamamen kar altında kaldığı, ayıların ise karın üzerine basarak doğrudan binaların ikinci katlarına ulaştığı tespit edildi. Ömer Özcan’ın evi hedef alındı Yayla sakinlerinden Ömer Özcan’a ait evin ikinci katındaki camı kıran ayıların, içeriye girerek zarar vermeye çalıştığı ancak binanın yapısal bütünlüğü nedeniyle ciddi bir tahribat oluşturamadığı belirlendi. Cep telefonu kameralarına yansıyan görüntülerde, ayının kar üzerinde bıraktığı devasa pençe izlerinin doğrudan üst kat pencerelerine yöneldiği net bir şekilde görülüyor. Kar ayıların işini kolaylaştırdı Önceki yıllarda alt katların pencerelerini ve kapılarını zorlayan ayıların, bu kez yüksek kar örtüsünü adeta bir basamak gibi kullanarak üst katlara yönelmesi, bölgedeki yaban hayatı ve insan etkileşimi açısından yeni bir durum oluşturdu. Uzmanlar, yayla evi sahiplerini sadece giriş katlarda değil, tüm katlarda güvenlik önlemi almaları konusunda uyarıyor.