Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Gümüşhane
Maden ocağındaki göçük tatbikatı gerçeği aratmadı
09 Nisan 2026 Perşembe - 09:21:26
Gümüşhane’de maden ocağında göçük ve patlama senaryosu ile gerçekleştirilen tatbikat gerçeği aratmadı. Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü koordinesinde Süleymaniye Mahallesi Kırkpavli mevkiinde bulunan özel bir firmaya ait maden sahasında düzenlenen kapsamlı eğitim tatbikatı, bölgede faaliyet gösteren maden ocaklarında meydana gelebilecek olası göçük ve patlama olaylarına karşı hazırlık amacıyla gerçekleştirildi. Yaklaşık 75 personelin katıldığı tatbikatta, Ulusal Medikal Kurtarma Ekibi (UMKE) ekiplerinin yanı sıra AFAD ve maden arama kurtarma ekipleri de yer aldı. Senaryo gereği maden ocağında meydana gelen göçük sonrası enkaz altında kalan yaralılar ekipler tarafından çıkarıldı. Maden ağzında ilk müdahaleleri yapılan 20 yaralı, kurulan sahra hastanesine güvenli şekilde nakledildi. Tatbikatta görev alan ekipler, kriz anlarında koordinasyon, hızlı müdahale ve teknik becerilerini geliştirme imkânı bulurken, yüksek stres altında çalışma deneyimi de kazandı. Gümüşhane’nin maden potansiyeli nedeniyle seçilen tatbikat temasının, ekiplerin olası afet ve acil durumlara karşı müdahale kapasitesini artırmayı hedeflediği belirtildi. "Acil olaylar ve doğal afetlere karşı sürekli hazırlıklıyız" Tatbikatın başarıyla gerçekleştirildiğini ifade eden Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü Sağlık Hizmetleri Başkanı Dr. Emre Karataş, "Gümüşhane İl Sağlık Müdürlüğü, Gümüşhane UMKE Birimi olaraktan acil olaylara, doğal afetlere karşı hazırlıklı olmalıyız. Bu hazırlıklar kapsamında da belirli aralıklarla, belirli periyotlarla bir takım tatbikat eğitimleri planladık. Konu olarak madende göçüğü seçtik. Madende göçük altında kalan yaralılarımızın tahliyesiyle başlayan UMKE birimimizin kurmuş olduğu Sahra Hastanesi’nin nakliyle devam edip bitirdiğimiz güzel bir tatbikatımız oldu. Tatbikatımızda yaklaşık 75 personel yer aldı. UMKE birimimize ek olaraktan AFAD birimimiz ve maden firmasına ait arama kurtarma ekipleri ile beraber koordine olarak bu tatbikatımızı gerçekleştirdik. Emeği geçen herkese teşekkür ediyorum. Bizim için gayet verimli, güzel, özverili bir çalışma oldu" dedi. "Maden arama kurtarma ekipleriyle koordineli çalıştık" Yaralıların ekiplerin koordineli özverili çalışmasıyla sahra hastanesine nakillerinin sağlandığını belirten Gümüşhane UMKE Sorumlusu Neşe Öztürk, "Bu aslında tatbikattan ziyade bir eğitim tatbikatıydı. 20 tane yaralıyla çalıştık. Maden ocağının biraz daha dış alanında bir alana sahra hastanesi kurduk. 4 tane sarı hasta, 2 tane kırmızı hasta, geriye kalan 14 tane hasta da yeşil olacak şekilde sahra hastanesine naklini sağladık. Bizim şehrimiz madenleriyle bilinen bir şehir. Biz de bu nedenle konu olarak maden göçüğü, maden patlamasını tercih etmek istedik. Alan içerisine girme yetkisi olan tek birim maden arama kurtarma birimi. Onlar kendi çıkardıkları hastaları maden ocağının ağzından UMKE ekiplerine teslim ettiler. Hep beraber koordineli bir şekilde çalışıp Sahra Hastanesine nakillerini sağladık" diye konuştu. Maden Mühendisi Şerafettin Küçüköner ise "Tabii böyle olayların yaşanmaması en büyük arzumuzdur. Yaptığımız tatbikatla olay anındaki aksiyon, heyecan, tansiyon gibi şeylerin tespit edilmesi; olayla alakalı gerçek olmamasına rağmen bu olayın atmosferine dâhil olunup neler olabileceği hakkındaki düşüncelerin tecrübe edilmesi güzel" ifadelerini kullandı. "Yaşanmasını istemediğimiz olayları tecrübe ettik" İleride maden sahalarında yaşanabilecek olumsuzluklara karşı bu tür eğitimlerin sürmesi gerekliliğini vurgulayan İş Güvenliği Uzmanı Mehmet Emre Ertürk, "Yaşanmasını istemediğimiz olayları burada tecrübe etmeye çalıştık. Arama kurtarma ekibimizle beraber UMKE koordinasyonunda ileride oluşabilecek istemediğimiz kazaların önüne geçmek için bizim için de ufak bir senaryo oldu. Gelişimi ve geliştirmeye açık bir şey olarak devam edecek" dedi.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 20:52
Ambulans ile otomobil çarpıştı: 3 kişi yaralandı
Gümüşhane’de otomobil ile ambulansın çarpıştığı kazada 3 kişi yaralandı. Kaza, merkeze bağlı Gökçepınar köyü Pekün Dağı mevkiinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Asiye E. (40) idaresindeki 61 VK 150 plakalı otomobil ile karşı şeritte seyir halinde bulunan Ali B. (26) yönetimindeki 29 ABD 961 plakalı ambulans çarpıştı. Kazada otomobil sürücüsü Asiye E. ile araçta yolcu olarak bulunan Şenay K. İ. (40) ve ambulansta hasta yakını olarak bulunan Necla P. (55) yaralandı. Yaralıların hayati tehlikesinin bulunmadığı öğrenildi. İhbar üzerine olay yerine 112 acil sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yaralılar, Gümüşhane Devlet Hastanesi ile Kelkit İlçe Devlet Hastanesi’nde tedavi altına alındı. Ambulans sürücüsü Ali B. ile araçta görevli ATT personelleri Çiğdem Ç., Aysel A. ve ambulansta hasta olarak bulunan Nazmiye B.’nin ise kazayı yara almadan atlattığı belirtildi.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 09:15
Gümüşhane’nin çınarlarından İlyas Aslan’ın 56 yıllık meslek yolculuğu
Gümüşhane’de 1970 yılından bu yana terzilik yapan şehrin en eski esnaflarından 75 yaşındaki İlyas Aslan, "Dükkanımda öleceğim" diyerek mesleğini sürdürdüğünü belirtti. Gümüşhane’nin sosyal ve ticari hayatının en canlı tanıklarından biri olan 75 yaşındaki terzi İlyas Aslan, 56 yıldır elinden makasını eksik etmiyor. Şehrin en eski esnaflarından birisi olan Aslan, 1950 yılında başladığı yaşam yolculuğunun son 56 yılını kumaşlara şekil vererek geçirdi. Meslek hayatına dayısının oğlu Kamil Bey’in yanında Erzincan’ın Çayırlı ilçesinde çırak olarak başlayan İlyas Aslan, iki yıllık eğitimin ardından vatani görevini tamamladı. Askerlik dönüşü Gümüşhane’de ticaret hayatına atılan Aslan, ilk dükkanını şehrin hafızasında yer edinen eski toprak sahadaki ahşap barakalarda açtı. Aslan, 40 yılı aşkın süredir ise Kemaliye Camii altındaki dükkanında Gümüşhanelilere hizmet vermeye devam ediyor. Terzilik mesleğinin altın çağlarını yaşadığı dönemleri anlatan Aslan, özellikle Anavatan Partisi (ANAP) iktidarı döneminde yoğun bir mesai harcadıklarını belirtti. O yıllarda emniyet mensupları için çok sayıda üniforma diktiğini ifade eden tecrübeli usta, "Üst düzey yöneticiler kıyafetlerini getirir, polisler ütüye, düğme dikimine bırakırdı. İşlerimiz çok yoğundu" sözleriyle o günlere duyduğu özlemi dile getirdi. "Çırak yetişmiyor, herkes memur olmak istiyor" Mesleğin geleceğine dair karamsar bir tablo çizen İlyas Aslan, günümüzde çırak bulmanın imkansız hale geldiğini söyledi. Gençlerin zanaat öğrenmek yerine kamu kurumlarında çalışmayı tercih ettiğini belirten Aslan, "Çırak yetiştirme devri bitti. Artık kimse bu mesleği beğenmiyor, durmuyorlar. İlla ki bir daireye girmek istiyorlar" dedi. İlerleyen yaşına ve sağlık sorunlarına rağmen dükkanını her gün aynı heyecanla açan Aslan, müşterilerinin kendisine olan vefasına da değindi. İstanbul’a göç eden eski müşterilerinin Gümüşhane’ye geldiklerinde hala kendisini ziyaret edip iş yaptırdıklarını anlatan Aslan, "Ölene kadar buradayım. Arkadaşlarıma söylüyorum; duyarsanız İlyas dükkanda öldü, o güne kadar devam edeceğim" diye konuştu.
08 Nisan 2026 Çarşamba - 09:13
İğne iplikle geçen 56 yıl
Gümüşhane’de 1970 yılından bu yana adeta iğne ile kuyu kazarak rızkını çıkaran, şehrin en eski esnaflarından 75 yaşındaki Terzi İlyas Aslan, "Dükkanımda öleceğim" diyecek kadar mesleğine aşık. Gümüşhane’nin sosyal ve ticari hayatının en canlı tanıklarından biri olan 75 yaşındaki Terzi İlyas Aslan, tam 56 yıldır elinden makasını, önünden dikiş makinesini eksik etmiyor. Şehrin en eski esnaflarından birisi olan Aslan, 1950 yılında başladığı yaşam yolculuğunun son 56 yılını kumaşlara şekil vererek geçirdi. Erzincan’dan Gümüşhane’ye uzanan zanaat köprüsü Meslek hayatına dayısının oğlu Kamil Bey’in yanında, Erzincan’ın Çayırlı ilçesinde çırak olarak başlayan İlyas Aslan, iki yıllık eğitimin ardından vatani görevini tamamladı. Askerlik dönüşü Gümüşhane’de ticaret hayatına atılan Aslan, ilk dükkanını şehrin hafızasında yer edinen eski toprak sahadaki ahşap barakalarda açtı. 40 yılı aşkın süredir ise Kemaliye Camii altındaki dükkanında Gümüşhanelilere hizmet vermeye devam ediyor. Terzilik mesleğinin altın çağlarını yaşadığı dönemlere değinen Aslan, özellikle Anavatan Partisi (ANAP) iktidarı döneminde yoğun bir mesai harcadıklarını belirtti. O yıllarda emniyet mensupları için çok sayıda üniforma diktiğini ifade eden tecrübeli usta, "Üst düzey yöneticiler kıyafetlerini getirir, polisler ütüye, düğme dikimine bırakırdı. İşlerimiz çok yoğundu" sözleriyle o günlere duyduğu özlemi dile getirdi. "Çırak yetişmiyor, Herkes memur olmak istiyor" Mesleğin geleceğine dair karamsar bir tablo çizen İlyas Aslan, günümüzde çırak bulmanın imkansız hale geldiğini vurguladı. Gençlerin zanaat öğrenmek yerine kamu kurumlarında çalışmayı tercih ettiğini belirten Aslan, "Çırak yetiştirme devri bitti. Artık kimse bu mesleği beğenmiyor, durmuyorlar. İlla ki bir daireye girmek istiyorlar" diyerek sektördeki personel sıkıntısına dikkat çekti. İlerleyen yaşına ve sağlık sorunlarına rağmen dükkanını her gün aynı heyecanla açan Aslan, müşterilerinin kendisine olan vefasına da değindi. İstanbul’a göç eden eski müşterilerinin, Gümüşhane’ye geldiklerinde hala kendisini ziyaret edip iş yaptırdıklarını anlatan Aslan, "Ölene kadar buradayım. Arkadaşlarıma söylüyorum; duyarsanız İlyas dükkanda öldü, o güne kadar devam edeceğim" dedi.
15 Şubat 2026 Pazar - 21:44
Gümüşhane’de 3 katlı evde yangın: Evdeki yaşlı adamı arama çalışmaları sürüyor
Gümüşhane’nin merkeze bağlı Kale köyünde 3 katlı evde yangın çıktı. Yangında kısmi çökmelerin meydana geldiği evde 79 yaşındaki adamı arama çalışmaları sürüyor. Edinilen bilgilere göre, Kale köyünde 3 katlı evde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevleri fark eden vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Yangın sırasında evde bulunan 79 yaşındaki Mustafa Eken’e ulaşılamazken, 80 yaşındaki eşi Fevziye Eken çevredeki vatandaşlar tarafından dışarı çıkarıldı. Fevziye Eken’in sağlık durumunun iyi olduğu öğrenildi. Yangın sonrası ev içerisinde kısmi çökmeler meydana geldiği, bu nedenle yaşlı adamı arama çalışmalarının kontrollü şekilde sürdürüldüğü belirtildi. Yetkililer, yaşlı adamın hayatını kaybetmiş olabileceğinin değerlendirildiğini ifade etti. Yangınla ilgili inceleme başlatıldı.
14 Şubat 2026 Cumartesi - 22:24
Tersun Dağı’nda zorlu kış yürüyüşü: Kar kalınlığı 1,5 metreyi buldu
Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları, Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK) üyesi sporcular, kar kalınlığının yer yer 1,5 metreyi bulduğu Tersun Dağı’nda nefes kesen bir yürüyüşe imza atarak İsviçre Alpleri’ni aratmayan manzaralar eşliğinde 8,5 kilometre yol yürüdü.
13 Şubat 2026 Cuma - 09:09
Gümüşhane’nin coğrafi işaretli lezzeti Siron’da Ramazan hazırlığı başladı
Gümüşhane’nin tescilli lezzeti ve Ramazan sofralarının baş tacı olan "Gümüşhane Sironu", yaklaşan on bir ayın sultanı öncesinde evlerde hummalı bir çalışmayla hazırlanıyor. Kadınların imece usulüyle bir araya gelerek hazırladığı hem pratikliği hem de doyuruculuğuyla bilinen bu coğrafi işaretli ürün, sahur ve iftar sofralarını süslemek için gün sayıyor. Gümüşhane mutfağının asırlık mirası olan ve 2018 yılında tescillenerek coğrafi işaret alan Gümüşhane Sironu, Ramazan ayı öncesinde şehrin dört bir yanındaki mutfaklarda yeniden hayat buluyor. Geleneksel yöntemlerin yaşatıldığı hazırlık sürecinde, komşular bir araya gelerek imece usulüyle sironlar hazırlanıyor. Hamurdan Sofraya Uzanan Titiz Yolculuk Sironun hazırlık süreci, sadeliği ve emeği bir araya getiriyor. Un, su ve tuzun yoğrulmasıyla elde edilen hamur, maharetli ellerde ince yufkalar halinde açılıyor. Odun ateşinde veya modern ocaklardaki sacların üzerinde pişirilen yufkalar, henüz sıcakken rulo haline getirilip küçük parçalar şeklinde kesiliyor. Ardından fırınlanarak kurutulan sironlar, uzun süre muhafaza edilebilme özelliği sayesinde Ramazan boyunca pratik bir çözüm sunuyor. "Sahurda Tok Tutuyor, İftarda Pratiklik Sağlıyor" Hazırlık yapan Gümüşhaneli kadınlardan Bina Yıldırım, sironun özellikle kolaylığı nedeniyle tercih edildiğini belirterek, "Yemeklerin yanında mutlaka bir çeşit olarak bulunduruyoruz. İster sahurda ister iftarda, yoğurdunu döküp hemen hazır hale getiriyoruz" dedi. Bir diğer maharetli el Hacer Yurt ise sironun sadece yoğurtlu değil; kıymalı, sütlü ve hatta şerbetli tatlı versiyonlarının da yapıldığını vurgulayarak ürünün mutfaktaki zenginliğine dikkat çekti. Geleneksel İmece Ruhu Yaşıyor Hazırlıklara on gün önceden başladıklarını ifade eden Cevriye Berker, bu sürecin aynı zamanda bir sosyal etkinlik olduğunu belirtti. Berker, eskiden odun ateşinde yapılan bu işlemin günümüzde modern ocaklarda devam ettiğini, ancak lezzetinden ve paylaşma ruhundan hiçbir şey kaybetmediğini ifade etti. Hem evlerde geleneksel olarak üretilen hem de kentteki işletmeler tarafından endüstriyel olarak satışa sunulan Gümüşhane Sironu, bölge ekonomisine ve turizmine de önemli bir katkı sunmaya devam ediyor.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:44
Sadak Baraj Gölü buz tuttu
Gümüşhane’nin Kelkit ilçesindeki Sadak Baraj Gölü, dondurucu soğuklarla birlikte buzla kaplandı. Kelkit ilçesi Sadak köyü sınırlarındaki Sadak Baraj Gölü, hava sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesiyle tamamen buz tuttu. Kalınlığı yer yer 20 santimetreyi bulan buz tabakasıyla baraj gölü kış manzarasına büründü. Kar ve buzla kaplanan Sadak Barajı sakin atmosferiyle doğa tutkunlarının ilgisini çekerken, bölgeye gelen iki balıkçı da buz tutan gölde motorlu testereyle açtıkları deliklerden oltalarını suya bıraktı. "Korkutucu ama bizim için vazgeçilmez bir tutku" Baraj gölüne balık tutmanın yanında doğanın ve manzaranın keyfini çıkarmak için geldiklerini ifade eden Soner Bayram, "Boş zamanlarımızda arkadaşımla birlikte buraya gelip balık tutmaya çalışıyoruz. Balık tutmak bizim için bir keyif, bir tutku. Aynı zamanda huzur veriyor. Adrenalin sevenleri de buraya davet edebilirim. Biraz korkutucu olabilir ama bizim için vazgeçilmez bir tutku, bundan kopamıyoruz. Hava soğuk, buz kalınlığı yaklaşık 20 santimetre. Nasibimizi bekliyoruz. Balıkçılık gerçekten bir tutku işi. Burası yaklaşık bir ay önce buz tuttu ve bir ay kadar daha böyle devam eder. Sonrasında buzlar çözülmeye başlar. Biz yaz kış buraya geliyoruz. Kışın burada oturup çayımızı demliyor, keyif yapıyoruz. Yazın da ayrı bir güzelliği oluyor. Nasibimiz olursa balığımızı tutup gidiyoruz. Bu bizi mutlu ediyor. Aslında buraya sadece balık için değil, huzur ve keyif için geliyoruz. Biraz da heyecan arıyoruz. Düşme korkusu, balık tutup tutamama ihtimali. Ama hepsinden önemlisi buranın doğası ve manzarası bizi cezbediyor" dedi. "Buzların kırılmasından korkmuyoruz" Balık tutmanın kendisi için büyük bir zevk olduğunu ve bu nedenle buzların kırılmasından korkmadığını dile getiren Alperen Sevinç, "Sadak bizim için bir yaşam tarzı. Doğası ve muhteşem manzarasıyla gelip burada doğayla iç içe balık tutuyoruz. Balık bizim için vazgeçilmez bir zevk. Buzlar bile bizi durduramıyor. Buz ne kadar ince olursa olsun aksiyonu seviyoruz. Kırılma korkumuz yok. Gelip burada balığımızı tutuyor, stresimizi atıyoruz. Şehrin boğucu havasından uzaklaşıp doğayla buluşmak bize mutluluk veriyor. Tuttuğumuz balıkları da evde ya da köyümüzde pişirip afiyetle yiyoruz. Korkmuyoruz, çünkü doğaya alışığız. Doğaya alışık olmayan insanlar korkabilir. Kısacası aksiyonu seviyoruz, buzun kırılmasından da korkmuyoruz. Hiçbir şey bizi yıldıramaz" diye konuştu.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 09:41
Sadak Baraj Gölü buz tuttu
Sadak Baraj Gölü, dondurucu soğuklarla birlikte buzla kaplandı. Gümüşhane’nin Kelkit ilçesine bağlı Sadak Köyü sınırlarındaki Sadak Baraj Gölü, hava sıcaklıklarının sıfırın altına düşmesiyle tamamen buz tuttu. Göl yüzeyinde kalınlığı yer yer 20 santimetreyi bulan buz tabakası oluşurken, baraj gölü beyaz örtüyle birlikte kış manzarasına büründü. Kış şartlarının etkisini artırdığı bölgede göl yüzeyi ve çevresinde kartpostallık görüntüler oluştu. Soğuk havaya rağmen bölgeye gelen vatandaşlar buzla kaplanan göl üzerinde manzaranın tadını çıkardı, doğayla baş başa vakit geçirdi. Kar ve buzla kaplanan Sadak Barajı, sakin atmosferiyle doğa tutkunlarının ilgisini çekerken bölgeye gelen iki balıkçı da buz tutan gölde motorlu testereyle açtıkları deliklerden oltalarını suya bırakarak nasiplerini aradı. "Korkutucu ama bizim için vazgeçilmez bir tutku" Baraj gölüne sadece balık tutmak için değil doğanın ve manzaranın keyfini çıkarmak için de geldiklerini ifade eden Soner Bayram, "Boş zamanlarımızda arkadaşımla birlikte buraya gelip balık tutmaya çalışıyoruz. Balık tutmak bizim için bir keyif, bir tutku. Aynı zamanda huzur veriyor. Adrenalin sevenleri de buraya davet edebilirim. Biraz korkutucu olabilir ama bizim için vazgeçilmez bir tutku, bundan kopamıyoruz. Hava soğuk, buz kalınlığı yaklaşık 20 santimetre. Nasibimizi bekliyoruz. Balıkçılık gerçekten bir tutku işi. Burası yaklaşık bir ay önce buz tuttu ve bir ay kadar daha böyle devam eder. Sonrasında buzlar çözülmeye başlar. Biz yaz kış buraya geliyoruz. Kışın burada oturup çayımızı demliyor, keyif yapıyoruz. Yazın da ayrı bir güzelliği oluyor. Nasibimiz olursa balığımızı tutup gidiyoruz. Bu bizi mutlu ediyor. Aslında buraya sadece balık için değil, huzur ve keyif için geliyoruz. Biraz da heyecan arıyoruz. Düşme korkusu, balık tutup tutamama ihtimali Ama hepsinden önemlisi buranın doğası ve manzarası bizi cezbediyor" dedi. "Buzların kırılmasından korkmuyoruz" Balık tutmanın kendisi için büyük bir zevk olduğunu ve bu nedenle buzların kırılmasından korkmadığını dile getiren Alperen Sevinç, "Sadak bizim için bir yaşam tarzı. Doğası ve muhteşem manzarasıyla gelip burada doğayla iç içe balık tutuyoruz. Balık bizim için vazgeçilmez bir zevk. Buzlar bile bizi durduramıyor. Buz ne kadar ince olursa olsun aksiyonu seviyoruz. Kırılma korkumuz yok. Gelip burada balığımızı tutuyor, stresimizi atıyoruz. Şehrin boğucu havasından uzaklaşıp doğayla buluşmak bize mutluluk veriyor. Tuttuğumuz balıkları da evde ya da köyümüzde pişirip afiyetle yiyoruz. Korkmuyoruz çünkü doğaya alışığız. Doğaya alışık olmayan insanlar korkabilir. Kısacası aksiyonu seviyoruz, buzun kırılmasından da korkmuyoruz. Hiçbir şey bizi yıldıramaz" diye konuştu. (UA-RE-EK
09 Şubat 2026 Pazartesi - 12:46
Gümüşhane Üniversitesi’nde ilk ders Türk Bayrağı’na ayrıldı
Bahar yarıyılının ilk gününde Gümüşhane Üniversitesi’nde tüm akademik birimlerde dersler Türk Bayrağı temasıyla işlenerek öğrencilerde milli şuur ve bayrak sevgisinin pekiştirilmesi hedeflendi. Tüm Türkiye’de 2025-2026 eğitim-öğretim yılı ikinci döneminin ilk dersinin Milli Eğitim Bakanlığı tarafından belirlenen "Bayrak Sevgisi" temasıyla başlamasının ardından Gümüşhane Üniversitesi Senatosu da benzer bir uygulamayı hayata geçirdi. Senato kararı doğrultusunda üniversite bünyesindeki tüm akademik birimlerde günün ilk ders saati Türk Bayrağı konusuna ayrıldı. Derslerde öğretim elemanları tarafından Türk Bayrağı’nın sembolik anlamı, tarihî süreci, hukuki boyutu ve 2893 sayılı Türk Bayrağı Kanunu kapsamında kullanım ve korunmasına ilişkin esaslar anlatıldı. Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız da Mühendislik Fakültesi’nde gerçekleştirilen bir derse katılarak Türk Bayrağı’nın önemine değindi ve öğrencilere Arif Nihat Asya’nın ‘Bayrak’ şiirini okudu. "Gençlerimizin bayrağa olan saygılarından şüphe duymuyoruz" Öğrencilere bayrağın öneminden bahseden Gümüşhane Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Oktay Yıldız, "Gümüşhane Üniversitesi Senatosu olarak geçtiğimiz hafta bir karar alarak bahar yarıyılının ilk haftasında her bölümümüzde ilk dersin, ders programının bayrak temasıyla yapılmasını kararlaştırmıştık. Bugün de Gümüşhane Üniversitesi olarak bahar yarıyılının ilk derslerini üniversitemizde başlatmış olduk. Bugün farklı fakültelerimizde pazartesi gününün ilk saatlerinde hocalarımız, girdikleri sınıflarda bayrağa saygı temasıyla bayrağın kutsiyeti, bayrağa saygının önemi ve Bayrak Kanunu’na varıncaya kadar bayrağın bugüne gelinceye dek arkasındaki hem tarihi hem de edebi anlamda önemli noktalara temas ettiler. Anadolu irfanıyla, Anadolu mayasıyla yetişmiş gençlerimizin bayrağa saygılarından hiçbir şekilde şüphe duymuyoruz. Gençlerimizin al bayrağa ve ay yıldızlı bayrağa olan saygılarını kendilerinden sonraki nesillere ve evlatlarına nasıl aktarabilecekleri, bunun ne kadar kutsi bir görev olduğu üzerine birlikte sohbet ettik. Ayrıca bayrağa saygının sadece onu göklerde dalgalandırmakla sınırlı olmadığını, vazifesini en iyi şekilde yapan her Türk evladının da bayrağa olan saygısını yerine getirdiğini anlattık. Bayrak bizim için oldukça kutsal bir değere sahip. Anlamı ve manası kadim zamanlardan bugüne gelen bir semboldür. Öğrenci arkadaşlarımızın al bayrağı ellerinde dalgalandırırken gözlerindeki o heyecanı, sevgiyi ve saygıyı görmek beni ayrıca mutlu etti" dedi. Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yazılım Mühendisliği 4. sınıf öğrencisi Atakan Alkan da, "Rektörümüz dersimize gelerek bayrağın önemini bizlere anlattı. Aslında hepimizin bildiği bir konuydu ancak yaşanan olaylar nedeniyle bu konuya tekrar değinmek istedik. Bizim için güzel ve anlamlı bir konuşma oldu. Hepimiz yaşanan olayları kınıyoruz ve benzer durumların bir daha yaşanmamasını temenni ediyoruz. Türk Bayrağı hepimiz için çok kıymetli. Hangi şartlar altında korunduğunu, renginin nereden geldiğini ve taşıdığı anlamı hepimiz çok iyi biliyoruz. Buradaki herkes de Türk Bayrağı’nı yerde gördüğünde asla yerde bırakmayacağını bilir" diye konuştu.
08 Şubat 2026 Pazar - 22:06
Bir günde dört mevsimi birden yaşadılar
Gümüşhane’de 2008 yılından bu yana her yaştan kişiyi doğayla buluşturan ve kentin saklı güzelliklerini tanıtan Gümüşhane Dağcılık, Doğa Sporları Gençlik ve Spor Kulübü Derneği (GÜDAK), geleneksel doğa yürüyüşü etkinliklerine Torul ilçesinde bir yenisini daha ekledi. Etkinlikte katılımcılar, sis, güneş ve yoğun kar yağışını aynı gün içerisinde yaşayarak, adeta dört mevsimi bir arada gördü. Torul ilçesinin yüksek kesimlerinde gerçekleştirilen yürüyüş, kış şartlarının tüm zorluklarına rağmen doğaseverlere unutulmaz anlar yaşattı. Kulüp sporcularının büyük bir bölümünün kayak faaliyetlerinde olması sebebiyle 23 kişilik bir kafileyle gerçekleştirilen yürüyüşe Gümüşhane Valisi Aydın Baruş ve Gümüşhane İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Bilal Sarıdoğan da katılarak, sporcuların heyecanına ortak oldu. Yanıktepe’den Soğuksu’ya 10 kilometrelik rota Yürüyüş, Torul ilçesi sınırlarında yer alan Herek köyü Yanıktepe mevkiinden sisli havada başladı. Aberniztaşı Sırtı’nı takip eden kafile, Çayırlar mevkiine kadar ilerledi. Burada verilen mola esnasında sıcak çaylarını yudumlayan ekip, ardından Soğuksu Mahallesi’ne doğru inişe geçti. Kar üzerinde gerçekleşen yürüyüşte kar topu da oynayan grup, 10 kilometrelik parkuru yer yer yarım metreyi bulan kar kalınlığına rağmen sürdürdü. Etkinlikte sisli hava yerini önce güneşli, ardından yoğun kar yağışına bıraktı. Güneşli hava ve kar yağışını aynı anda yaşayarak eşsiz bir doğa olayına şahit olan katılımcılar, bir gün içinde adeta dört mevsimi aynı anda yaşamanın mutluluğunu tattı. "Dağlarda kış bir sanat eseri gibi" Yürüyüşe katılan sporculardan Damla Atalay, parkurun zorluğuna dikkat çekerek, "Çok güzel bir parkurdu. Bütün mevsimleri bir arada gördük. Yeri geldi yarım metre kar kalınlığında yürüdük. Ne kadar zor olsa da keyifli bir manzara bizi karşıladığı için bütün zorluklara göğüs gerdik. Öncelikle teşekkür ediyoruz bu yürüyüşte bizle birlikte yürüyen arkadaşlarımıza. Valimiz de bizimle birlikteydi. Bu keyifli parkurdan dolayı GÜDAK ailesine de teşekkür ediyoruz. Herkesi bekliyoruz" dedi. "Dağlar bağımlılık yapıyor" Zaman zaman kar topu savaşı yaptıklarını ve çok güzel bir etkinliği eğlenceli bir şekilde eşsiz manzaralarla tamamladıklarını kaydeden Atalay, "Çok yoruluyoruz ama manzaranın verdiği güzellik karşısında her şeye değdiğini düşünüyoruz. Bir de doğayı seven insanlar olarak doğa bağımlılık yapıyor. Her hafta gelmeye çalışıyoruz. Çok güzel manzaralar ve çok güzel parkur bizi karşılıyor. Kış mevsimi dağlarda çok daha güzel yaşanıyor" ifadelerini kullandı. "Tabloları andırır bir manzara eşliğinde yürüdük" Birsen Altıparmak ise GÜDAK etkinliklerinin kentin tanıtımı için önemine vurgu yaparak, "Her hafta biz GÜDAK’la yürüyüş yapıyoruz. Yaz-kış yürüyüş yapıyoruz ama kış yürüyüşlerinin yeri bizde ayrı. Aslında bu sene çok fazla kış yürüyüşüne gelemedik. Sebebi de bir hafta kayak yapıyor arkadaşlar, bir hafta kış yürüyüşü oluyor. Bu hafta da ekibin çoğu kayakta. Biz de kayağa gidiyoruz ama tabii dağların yeri de ayrı. Bu kış manzarasını şehrin göbeğinde değil de, dağın tepesinde yaşamak bizler için paha biçilmez olduğundan arada kayaktan kaçıp dağlara sığınıyoruz. Kar manzarasının eşliğinde yürüyoruz. Bugünkü yürüyüşümüz biraz daha farklıydı. Hem güneş açtı, hem kar yağdı, hem sis çöktü. Hepsini aynı anda gördük. Özellikle de yemek için durduğumuz Çayırlar mevkiinde sanat eseri gibi tabloları andırır bir manzara eşliğinde kar yağdı. Çok keyifliydi. Ekip arkadaşlarımız her zaman yardımseverler zaten. Bugün de yine önden giderek yolu açtılar, sağ olsunlar bizim için işleri kolaylaştırdılar. Onlara da çok teşekkür ediyoruz. Bu fırsatı bize sağladığı için GÜDAK ailesine de çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:49
Gümüşhane’de jandarmadan uyuşturucu ve ruhsatsız silah operasyonu
Gümüşhane’de jandarma ekiplerince düzenlenen iki ayrı operasyonda uyuşturucu madde ile ruhsatsız silahlar ele geçirildi. Gümüşhane İl Jandarma Komutanlığına bağlı Kürtün İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince yürütülen çalışmalar neticesinde S.K. isimli şahsın evinde uyuşturucu madde bulundurduğu bilgisine ulaşıldı. Kürtün ilçesi Taşlıca köyünde bulunan adrese alınan adli arama kararına istinaden yapılan aramada 1 adet ruhsatsız av tüfeği, 1 adet av tüfeği şarjörü, 8 gram kubar esrar ve 2 adet sarım kağıdı ele geçirilerek muhafaza altına alındı. Torul İlçe Jandarma Komutanlığı ekiplerince yürütülen başka bir çalışmada ise C.G. ve T.D. isimli şahısların araçla Trabzon’dan Gümüşhane’ye satmak amacıyla ruhsatsız tabanca getirecekleri bilgisine ulaşıldı. İlçe girişinde durdurulan araçta yapılan kontrolde 3 adet el yapımı tabanca ve 3 adet tabanca şarjörü ele geçirilerek muhafaza altına alındı. Cumhuriyet Savcılığının talimatları doğrultusunda şüpheliler hakkında adli tahkikata başlandığı öğrenildi.
05 Şubat 2026 Perşembe - 09:11
Harşit Çayı Şubat ayında son 15 yılın en yüksek seviyesine ulaştı
Gümüşhane’de kış boyunca etkili olan yoğun kar yağışının ardından havaların bir anda ısınması ve peş peşe gelen yağmurlar, Harşit Çayı’nın su seviyesini son 15 yılın en yüksek düzeylerine çıkardı. Kentte, yoğun geçen kar yağışlı sezonundan arından havaların bir anda ısınması ve kış ortasında yağan yağmurlar nedeniyle kar örtüsünün hızlı erimesiyle birlikte Harşit çayındaki debi gözle görülür şekilde arttı. Normal şartlarda bu mevsimde suyun azalması beklenirken, yaşanan yükseliş vatandaşları şaşırttı. Vatandaşlar, Harşit Çayı’nın mevsime göre alışılmışın üzerinde aktığını, benzer seviyelerin yıllardır görülmediğini ifade etti. Hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin üzerinde seyretmesinin sürmesi halinde dağlardaki karların erimeye başlaması ile birlikte ilerleyen günlerde su miktarının daha da artabileceği değerlendiriliyor. Artan debinin yer altı su kaynaklarını beslemesi ve yaz aylarında su sıkıntısı yaşanmaması açısından olumlu bir tablo oluşturduğu belirtiliyor. "15 yıldır bu seviyelere geldiğini görmemiştik" Harşit Çayı’nın kış aylarında seviyesinin yükselmesinin olumlu bir gelişme olduğunu belirten Ayşegül Öznur Parlak, "Bu yıl yağan yoğun kardan dolayı ve peşinden gelen yağmur nedeniyle karlar eriyince Harşit Çayı’nın seviyesi yükseldi. Yer altı kaynaklarımızın bununla beraber daha çok zenginleşeceğini düşünüyorum. Aynı zamanda da bu baharda Harşit Çayı’nın seviyesinin daha da artacağını ve bu konuda tedbir alınması gerektiğini düşünüyorum. Bu mevsimde bu kadar arttığını görmemiştim 15 yıldır bu şekilde artış gösterdiğine şahit olmadık. Bizim için sevindirici bu yıl su sıkıntısı çekmeyeceğimizi düşünüyoruz" dedi. Vural Öz ise "Yıllar önce bu seviyelere geldiğini görmüştük bu mevsimde. Hatta bundan 30 yıl önce köprülerin de üzerinden aşacak bir seviyeye gelmişti. Şu anda seviyesi mevsime göre çok fazla yıllardır bu seviyede görememiştik. Dağlardaki karlar da eriyince seviyenin daha da artacağını düşünüyorum. Taşkın riskine karşı önlemler önceden alınırsa iyi olur diye düşünüyorum" diye konuştu.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 09:03
Hurda metalden sanata dönüşen ‘Kürtün zili’ için coğrafi işaret hamlesi
Gümüşhane’nin Kürtün ilçesinde hurda musluk ve pirinç atıklardan el emeğiyle üretilen asırlık ‘Kürtün zili’nin coğrafi işaretle tescillenmesi için çalışma başlatıldı. Gümüşhane’nin Kürtün ilçesi Cami Yanı Mahallesi’nde kuşaktan kuşağa aktarılan zil ustalığında hurdacılardan toplanan metal atıklar eritilerek, Harşit Çayı’ndan alınan özel kumla hazırlanan kalıplara dökülüyor. Ustalar tarafından şekillendirilen ziller, "akort" işlemiyle net ve yankılı sese kavuşturuluyor. Dayanıklılığı ve kendine has tınısı nedeniyle hayvancılıkta kullanılan ziller, son yıllarda dekoratif ürün olarak da talep görüyor. İlçede birçok ailenin geçim kaynağı olan zil üretimi, Türkiye’nin farklı illerinin yanı sıra bazı Avrupa ülkelerine de gönderiliyor. Zanaatın korunması ve markalaşması amacıyla başlatılan tescil çalışmasıyla üretim standartlarının güvence altına alınması ve ürünün ekonomik değerinin artırılması hedefleniyor. Kürtün’de atık metal ustaların elinde sanata dönüşerek, hem kültürel mirası yaşatıyor hem de bölge ekonomisine katkı sağlıyor. Kent için önemli bir katma değer oluşturan ‘Kürtün zili’nin coğrafi işaretle tescillenmesi için çalışmaların sürdüğünü söyleyen Gümüşhane Ticaret ve Sanayi Odası Genel Sekreteri Cahit Bal, Gümüşhane’de coğrafi işaret tescillerinin arttırılmasına yönelik Gümüşhane Valiliği, Gümüşhane Üniversitesi ve Ticaret ve Sanayi Odası işbirliğinde bir komisyon kurulduğunu belirtti. "Kültürel mirasımıza resmiyet kazandırmayı hedefliyoruz" ‘Kürtün zili’nin üretiminde hiçbir fabrikasyon ürün kullanılmadığının altını çizen Bal, "Kürtün zilimiz şehrimiz için bir katma değer oluşturuyor. Bu değer aynı zamanda UNESCO’nun Somut Olmayan Kültürel Miras Listesi’ne aday gösterilebilecek bir zanaat. Zilimiz, ilimizde geçmişten bugüne uzanan kültürel bir mirası temsil ediyor ve gelecek nesillere aktarılıyor. Üstelik kulaklarımızda hoş bir tını ve iz bırakıyor. Yöre halkımızın geçmişten geleceğe taşıdığı bu değeri tanıtmak ve tescil ettirmek için çeşitli çalışmalar yürütüyoruz. Yakın zamanda coğrafi işaretli bir ürün olarak tescillenmesi için sürecimizi tamamlayarak, bu kültürel mirasımıza resmiyet kazandırmayı hedefliyoruz. Bu zili dünyada üretilen diğer zillerden ayıran en önemli özellik ise geri dönüşümle üretilmesi ve ayrıca katma değer sağlamasıdır. Ustalarımız ilimiz ve bölgemizde atıl durumdaki eski muslukların içindeki madenleri eriterek, özel kalıplar ve özel tekniklerle bu zilleri üretmektedir. Burada üretilen ziller, hem ton farklılığı hem de kendine has sesiyle önemli bir kültürel değer oluşturuyor. Bu ziller çeşitli amaçlarla kullanılıyor. Hayvancılık başta olmak üzere Osmanlı’dan günümüze kapılarda tokmak olarak kullanılmış, aynı zamanda süs ve aksesuar eşyası olarak da değerlendirilmiştir. Zillerimizin en önemli özelliği, geçmişten bugüne ulaşan sanatsal bir el işçiliği mirasını taşımasıdır. Bölgemizin toprağından hazırlanan özel kalıplarla yaklaşık 40 farklı çeşit zil üretiliyor. Her biri büyüklüğüne göre farklı tonlarda ses çıkarıyor ve bu da her zili kendine özgü kılıyor. Üretimde hiçbir fabrikasyon ürün kullanılmıyor. Tamamen el emeğiyle, küçük bir köydeki özel üretim alanlarında hazırlanıyor. Ortaya çıkan o tatlı tını da bu kültürel değerin en belirgin göstergesi oluyor" dedi.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 00:19
Gümüşhane’de bir evin bahçesinde vaşak görüntülendi
Gümüşhane’de bir evin bahçesinde vaşak görüntülendi. Doğada görülmesinin güç olduğu bilinen ve utangaç tavırlarıyla bilinen vaşak, ağır kış şartları nedeniyle yerleşim yerlerine kadar indi. Merkeze bağlı Söğütağıl köyünde, doğada görülmesi oldukça güç olan ve utangaç tavırlarıyla bilinen bir vaşak, kışın sert yüzünü göstermesiyle birlikte yerleşim yerlerine kadar indi. Karın beyazlığı üzerinde asil duruşuyla dikkat çeken vaşak, köylüler tarafından hayranlıkla izlendi. Görenler şaşırttı Bir evin bahçesine kadar yaklaşan vaşak, çevredeki insanlara aldırış etmeden bir süre karların üzerinde vakit geçirdi. Vatandaşların cep telefonu kameralarına yansıyan görüntülerde, vaşağın sağlıklı olduğu ve çevreyi meraklı gözlerle incelediği görülüyor. Uzmanlar, ağır kış şartları nedeniyle yiyecek bulmakta zorlanan yaban hayvanlarının zaman zaman bu şekilde köylere kadar inebileceğine dikkat çekiyor.
01 Şubat 2026 Pazar - 10:00
Zigana Dağı sömestir tatili boyunca 80 bin ziyaretçiyi ağırladı
Doğu Karadeniz’in önemli kış turizm merkezlerinden Zigana Dağı’ndaki Gümüşkayak Kayak Tesisi, sömestir tatili boyunca yaklaşık 80 bin kişiyi ağırlayarak sezonun en yoğun günlerini yaşadı. Türkiye’nin ilk ve Doğu Karadeniz’in en önemli kayak merkezlerinden biri olarak gösterilen 2 bin 100 metre rakımlı Zigana Dağı, sömestir tatilinin başlamasıyla birlikte ziyaretçi akınına uğradı. Gümüşhane ve Trabzon başta olmak üzere çevre illerden ve Türkiye’nin farklı noktalarından gelen aileler, tatil boyunca kayak merkezini doldurdu. Karnelerin alınmasının ardından çocuklarıyla birlikte Zigana’nın yolunu tutan vatandaşlar, tatil boyunca kayak ve kızak pistlerinde vakit geçirdi. Bazı ziyaretçiler kar motoru turlarına katılarak adrenalin yaşadı, bazıları ise eşsiz kar manzarasının tadını çıkardı. Rüzgar ve soğuk havaya rağmen yoğunluğun azalmadığı tesiste, ziyaretçiler yakılan ateşlerin etrafında ısınarak dinlendi, müzik eşliğinde horon oynayıp eğlendi. Hem spor hem de doğa turizmini bir arada sunan Zigana, sömestir tatili boyunca bölgenin en çok tercih edilen destinasyonlarından biri oldu. Tesis yetkilileri, sömestir süresince yaklaşık 80 bin ziyaretçiyi misafir ettiklerini belirterek, özellikle hafta sonları doluluk oranının en üst seviyeye ulaştığını ifade etti. Zigana Dağı’nın sömestir tatilinde 80 bin kişiyi ağırladığını ifade eden Zigana Gümüşkayak Kayak Tesisi İşletmecisi Abdullah Eroğlu, "Sömestirin sonuna geldik. Bu sene iyi bir kar yağışı oldu. Yerlisinden yabancısına, 7’den 70’e bütün kayak ve doğaseverleri Zigana’da misafir ettik. Mevsim güzeldi, kar yağışı oldu, arada güneşli günlerimiz de oldu. Ziyaretçilerimizin yüzde 60’ı yerli, yüzde 40’ı da yabancıydı. 80 bin civarında ziyaretçimiz oldu. Bu sene ziyaretçiler genelde kayak yapmak ve çocuklarıyla birlikte vakit geçirmek için geldikleri için kızak ve kar motoru turlarına katıldılar. Bazıları da eşsiz manzarayı izleyerek vakitlerini Zigana’da geçirdi. Biz Uzungöl ve Ayder’de festival olduğunda ziyaretçi sayımızın düşmesini bekliyorduk ama demek ki destinasyonlar birbirini destekliyor. Orada bu faaliyetler varken biz burada belki de sömestir döneminin en yoğun günlerini geçirdik. Yakın iller ağırlıklı ancak Türkiye’nin her tarafından insanları misafir ettik" dedi. Zigana Kayak Tesisi’ne gelerek ilk defa kayak yapacağını söyleyen Ahmet Karaca, "İlk defa kayacağım, şansımı deneyeceğim. Umarım kendimi sakatlamam. Zigana çok güzel, çocukluğumdan beri geliyorum zaten. Şimdi ilk defa kayak yapacağım. Yolların durumu iyiydi, çok rahat çıktık" diye konuştu. "Çocuklarım sürekli Zigana’ya gelmek istiyor" Sömestir tatili boyunca fırsat buldukları her anı Zigana’da geçirdiklerini dile getiren Mehmet Polat, "Kayak yapmak için çocuklarımla buraya geldim. Boşluk bulduğumuz her hafta geliyoruz. Güzel bir yer, doğası güzel, kayak merkezi güzel. Ulaşım da çok rahat. Rahatça gelip hem kayak yapabiliyorsunuz hem de etinizi yiyip geri dönebiliyorsunuz. Çocuklarım burada çok eğleniyor, sürekli ’hadi Zigana Dağı’na gidelim’ diyorlar" dedi. Ali Çınar Murathan da, "Giresun Tirebolu’dan geliyorum. Buraya kaymaya geldim, çok güzeldi. Buraya ilk geldiğimde hava daha güzeldi. Bugün soğuktan dolayı yerler buz tutmuş, kızakla fazla yön veremediğim için eski hâlini daha çok sevdim" ifadelerini kullandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder