Yerel Haberler
Hatay
Bakan Kurum: "Ağustos ayı içinde 300 bininci konutumuzun anahtarlarını da Malatya’mızda Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle teslim edeceğiz"
01 Ağustos 2025 Cuma - 17:30 Bakan Kurum: "Ağustos ayı içinde 300 bininci konutumuzun anahtarlarını da Malatya’mızda Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle teslim edeceğiz" Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Ağustos ayı içinde 300 bininci konutumuzun anahtarlarını da Malatya’mızda Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle teslim edeceğiz" dedi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, çeşitli temaslarda ve incelemelerde bulunmak üzere Hatay’a geldi. Bakan Kurum, Antakya ilçesinin en önemli caddelerinden olan ve 6 Şubat depremlerinde çok sayıda binanın yıkıldığı Atatürk Caddesi’ndeki çalışmaları yerinde inceledi. Bakan Kurum, incelemelerinin ardından yaptığı açıklamada, "Ağustos ayı içinde 300 bininci konutumuzun anahtarlarını da Malatya’mızda Sayın Cumhurbaşkanımızın teşrifleriyle teslim edeceğiz. 2025 yılının sonuna geldiğimizde toplam 453 bin bağımsız bölümü tamamlamış ve her bir depremzede kardeşimizi yeni yuvasına kavuşturmuş olacağız. Birileri görmesin, duymasın, bizim milletimizle bu mutluluğumuza ortak olmasın. Onlar, hayallerinin bile ulaşamadığı eserlerimizi küçümsesin; biz onlara inat 11 ilimizi ayağa kaldıracağız. İnanın yılsonu geldiğinde bugün bu eserleri küçümseyenlerin hepsi susacak ve kimse tek bir kelime konuşamayacak" dedi. "11 ilimizde çıkan yangınlardan etkilenen yapı sayımız 396’sı konut olmak üzere toplam 632 bağımsız birime ulaşmıştır" Orman yangınlarında 11 ilde 396’sı konut olmak üzere toplam 632 bağımsız birimin etkilendiğini söyleyen Bakan Kurum, "Asrın felaketinin ardından inşa çalışmalarımız aralıksız devam ederken, ülkemiz genelinde meydana gelen yangın afetlerini de yakından takip ettik. Ne yazık ki yangınlar birçok yerleşim yerini de etkiledi. Bazı evlerimiz ile iş yerlerimizde ciddi hasarlar ve yıkımlar meydana geldi. Bu süreçte tüm ekiplerimizle birlikte yangın bölgelerinde hasar tespit çalışmalarını hızla tamamladık. Ekiplerimizin incelemeleri sonucunda İzmir, Bilecik, Bursa, Karabük, Aydın, Çanakkale, Tekirdağ, Antalya, Hatay, Sakarya ve Uşak’ta 11 ilimizde çıkan yangınlardan etkilenen yapı sayımız 396’sı konut olmak üzere toplam 632 bağımsız birime ulaşmıştır. Afetzede kardeşlerimiz müsterih olsunlar; devletimiz, maddi ve manevi tüm imkânlarıyla milletimizin yanındadır, yanında olmaya da devam edecektir. Dün nasıl ki Antalya ve Muğla’daki yangınların ardından tüm zararları giderip yeni yuvalarımızı inşa ettiysek, deprem bölgesinde hep birlikte ayağa kalktıysak, yangından etkilenen illerimizde de yeni yuvalarımızı en kısa sürede tamamlayacağız. Bu kapsamda İzmir ve Bilecik’te AFAD hak sahipliği çalışmalarını tamamladı. Hak sahibi vatandaşlarımız için Bilecik’te 69, İzmir Ödemiş’te 138, Seferihisar’da 143 olmak üzere toplamda 350 konutun ihale sürecine başladık. Bu ay içinde temelleri atacak, hızla yapımına başlayacağız. En geç 1 yıl içinde de tamamlayacağız. Ayrıca yangından etkilenen bölgelerde ahır, iş yeri, köy konağı ve cami gibi yapıların inşası için de proje çalışmalarımızı tamamladık. Yer seçimi süreçlerinin sonuçlanmasının ardından buralarda da inşaat çalışmalarına başlayacağız. Ben orman yangınlarında hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyor, yeşil vatan için canı pahasına çalışan tüm kahramanlarımızın Allah yardımcısı olsun diyorum" ifadelerini kullandı.
‘Abi’ diye seslenenler olsa da oto yıkamacı Gülcan, depremin yıkamadığı hayalleriyle ekmek parasını kazanıyor
01 Ağustos 2025 Cuma - 09:46 ‘Abi’ diye seslenenler olsa da oto yıkamacı Gülcan, depremin yıkamadığı hayalleriyle ekmek parasını kazanıyor Hatay’da depremde iş yeri yıkılan ve ardından yeni açtığı iş yerinde hayata tutunan oto yıkamacı Gülcan Kırk, erkek mesleği olarak bilinen oto yıkamacılığını 6 yıldır sürdürüyor. Antakya ilçesinde yaşayan 44 yaşındaki Gülcan Kırk, kendi işini kurma hayaliyle 2019 yılında oto yıkamacı açtı. Depreme kadar Kuzeytepe Mahallesi’nde ilk açtığı iş yerinde yıkamacılık yapan Kırk’ın iş yeri asrın felaketinde yıkıldı. Depremin ardından 8 ay ara veren ve ardından Ekinci Mahallesi’nde yeni iş yerini açan Kırk, mesleğini kaldığı yerden devam ettirmeye başladı. Oto yıkamasını il açtığında ‘yapamazsın’ diyenlerin söylemlerine ve kendisine zaman zaman ‘abi’ diyerek hitap eden müşterilerinin bakış açısına rağmen mesleğini sürdürmekten vazgeçmeyen Kırk, 6 yıldır araç yıkayarak ekmek parasını kazanmaya devam ediyor. "Hayalimde olan ya kuruyemişçi olacaktım ya da oto yıkamacı olacaktım. Ben de oto yıkamacı olmaya karar verdim" 2019 yılında başladığı oto yıkamacı mesleğinde 6’ncı yılını geride bırakan Gülcan Kırk, "Oto yıkama işletmecisi olarak burada araba yıkıyorum. Pasta cila, seramik kaplama, ppf kaplama, cam filmi ve jant boyama işleri yapıyorum. Ben 2019 yılında bu işe başladım. Deprem senesine kadar işimi çok güzel bir şekilde devam ettirdim. Depremden önceki iş yerim Antakya ilçesi Kuzeytepe Mahallesi’ndeydi. Depremde maalesef direkt iş yerim yerle bir oldu. Depremden 8 ay aradan sonra yer değişikliği olarak burada tekrar işimi devam ettiriyorum. Bu işe başlamadan önce ben arabaları yıkamaya veriyordum ama istediğim temizliği alamıyordum. Ben de oto yıkamacı olmaya karar verdim. İşe başlarken çok güzel tepkiler aldım. İlk başlarda çok fazla şaşırıyorlardı. Hatta çoğu insan benim bu işi yapamayacağımı, 3 ay sonra devredeceğimi düşünürken 6’ncı yılımdayım şu an. Örneğin; abi diye sesleniyorlar ama arabanın içerisinden ben çıkınca çok şaşırıyorlardı. Güzel tepkiler alıyorum. Bu yıl 6’ncı yılım olduğu için artık alıştılar. Temizlik yapmayı seviyorum. Kirli bir şeyi insanlara temiz vermeyi, o yüzlerindeki ifadeyi görmeyi çok seviyorum. İşimi de çok seviyorum" dedi. Kadın oto yıkamacıya ilk başlarda ön yargılı olduğunu sonra alıştığını söyleyen müşteri Ali Baz ise, "Kadın birinin araba yıkayacağını düşünmedim. Çünkü biraz güç gerektiren bir iş olduğunu düşündüm. Arabayı yıkadıktan sonra diğer araç yıkama yerlerine göre şöyle bir farklılık var. Özellikle en ufak noktasının bile temizlendiğini gördüm ve gerçekten benim eşim de öyledir. En ufak noktayı bile temizler ve bence bu biraz kadınlara has bir özelliktir. Ayrıca aracın bagajının torpidosunun her noktasının da düzenli bir şekilde tarafıma teslim edildiğini görünce gerçekten hep aynı yere getirmek durumunda kaldık" ifadelerini kullandı.
Kavurucu sıcakta gerçekleştirilen beton dökümü katılaşma sürecini etkiliyor
01 Ağustos 2025 Cuma - 09:19 Kavurucu sıcakta gerçekleştirilen beton dökümü katılaşma sürecini etkiliyor İskenderun Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nde görevli Dr. Öğretim Üyesi Sıtkı Alper Özdemir, aşırı sıcak havalarda gerçekleştirilen beton dökümünün katılaşma etkisine dikkat çekerek, yaz aylarında beton dökümünün gece saatlerinde yapılması gerektiğini söyledi. 6 Şubat 2023’te meydana gelen Kahramanmaraş merkezli depremlerde büyük yıkım yaşayan Hatay’da yerinde dönüşüm projeleri ve yeni konut inşaatları hız kesmeden devam ediyor. Hava sıcaklığının zaman zaman 40 derecenin üzerine çıktığı kentte kavurucu sıcak inşaat çalışmalarını da etkiliyor. İskenderun Teknik Üniversitesi (İSTE) Mühendislik Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Sıtkı Alper Özdemir, aşırı sıcak havalarda yapılan beton dökümlerinde dikkat edilmesi gereken hususlara dair açıklamalarda bulundu. Yaz aylarında artan hava sıcaklıklarının beton kalitesini olumsuz etkileyebileceğine dikkat çeken Özdemir, "Yaş betonun priz süreci 1 ila 3 saat arasında başlar ve 28 gün boyunca devam eder. Bu süreçte betonun içerisindeki suyun korunması ve düzenli olarak nemlendirilmesi, maksimum dayanım için kritik öneme sahiptir" dedi. "Güneşin etkisinin azaldığı akşam saatlerinden sabaha kadar yapılan dökümler, betonun daha sağlıklı bir şekilde priz almasını sağlar" Yaz aylarında gece saatlerinde beton dökümünün katılaşmaya etkisinin yüksek olduğunu ifade eden Özdemir, "Özellikle 30 derecenin üzerindeki sıcaklıklarda, dökülen betonun yüzeylerinin telis bezi ile kapatılması ve bu bezin sürekli nemli tutulması gerekiyor. Bu yöntem hem ekonomik hem de kolay uygulanabilir bir çözümdür. Belediyeler, yaz aylarında beton döküm saatlerini düzenleyebilir. Güneşin etkisinin azaldığı akşam saatlerinden sabaha kadar yapılan dökümler, betonun daha sağlıklı bir şekilde priz almasını sağlar. Bu tür önlemlerle hem yapıların dayanıklılığı artacak hem de inşaat süreci güvence altına alınacaktır" diye konuştu.
Kavurucu sıcakta kadınların tandır başında zorlu mesaisi
31 Temmuz 2025 Perşembe - 09:49 Kavurucu sıcakta kadınların tandır başında zorlu mesaisi HATAY (İHA) – Hatay’da emekçi kadınlar, 45 dereceyi bulan kavurucu sıcağa rağmen tandır başında mesai yaparak ekmek paralarını kazanmaya devam ediyor. Hatay’da kavurucu sıcaklıklar etkili olmaya devam ediyor. 45 dereceyi bulan hava sıcaklığı kentte çeşitli meslek gruplarını olumsuz etkiliyor. Sıcak havada zorlu mesaiyi sürdüren emekçi kadınlar, alevlerin içerisinde tandır başında çalışarak ekmek paralarını kazanıyorlar. Antakya ilçesi Kisecik Mahallesi’nde yaşayan 5 kadın, tandırcılık mesleğini yaparak aile ekonomisine katkı sağlıyorlar. Kavurucu sıcağa rağmen pişirilen; ekmek, biberli ekmek ve gözleme vatandaşların damağında tat bırakıyor. "Tandır çok sıcak, kışın soğuk ama yine tandıra elini sokup o ekmeği çıkarmak zorunda kalıyorsun" Alevlerin yükseldiği tandırın içine elini soktuklarını söyleyen Makbule Doğru, "Tandırda ekmek yapıyoruz, biberli, ıspanaklı, peynirli, patatesli yapıyoruz. 3 yıldır tandırcılık yapıyorum. Tandırcılık çok zor, buradaki iş çok çok yoğun oluyor. Bu ateşe elimizi koyuyoruz düşünün. Sabah ezanın ardından hamur yoğuruluyor sonra tandırı yakıyoruz. Hamurların kesimini ve ekmekleri yapıyoruz. Fiyatlar uygun ve müşteri memnun kalıyor, bir yiyen bir tane daha yiyor. Herkes buradaki emeği görüyor ve ekmeği alan Allah yardımcınız olsun diyor. Ekmeği yiyen ve ateşi görenler emeği görüyor. Kışın soğuk ama yine tandıra elini sokup o ekmeği çıkarmak zorunda kalıyorsun. Yapmak zorunda olduğumuz için gene o sıcağa elimiz girecek" dedi. "Tandır önünde durunca sanki solaryuma girmiş gibi kapkara olduk" Tandırda sıcak havada çalışmanın zorluğundan bahseden Şehire Koşar, "Tandırda sıcakta ekmek yapıyoruz. Bu sac tavandan 50 dereceyi de geçtiği oluyor. Biz zor şartlarda çalışıyoruz. Ekmek, katıklı ekmek, biberli, patatesli ve ıspanaklı gözleme yapıyoruz. İnsanlarda her yerden gelip alıyorlar. Tandırcılık dünyanın en zor mesleği diyebilirim. Burası hem çok sıcak hem insanlar sabahtan kahvaltıya geliyor ve onlara hizmet vermek zorundasın. Sabah 07.00’de geliyoruz. Sipariş olursa akşama kadar sürüyor ama eğer sipariş olmazsa 15.00 veya 16.00’ya kadar çalışıyoruz. Tandır önünde durunca sanki solaryuma girmiş gibi kapkara olduk. Sıcaklıklara artık gerçekten alıştık" ifadelerini kullandı.