Yerel Haberler
Iğdır
Iğdır Üniversitesi, APAIE Hong Kong 2026’da yerini aldı 25 Şubat 2026 Çarşamba - 12:57:13 Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, Hong Kong’ta Asya-Pasifik Uluslararası Eğitim Birliği’nin (Asia-Pacific Association for International Education-APAIE) en prestijli etkinliği olan 19. APAIE 2026 Konferansı ve Fuarı’nda Iğdır Üniversitesini temsil etti. Her yıl yaklaşık 70 ülkeden 3 bine yakın üniversite yöneticisi, akademisyen ve yükseköğretim profesyonelini bir araya getiren fuarda Rektör Gürel, Iğdır Üniversitesinin uluslararasılaşma misyonu doğrultusunda stratejik temaslarda bulundu. Assam Down Town Üniversitesi ile Akademik İş Birliği Fuar kapsamında Hindistan’ın önde gelen yükseköğretim kurumlarından Assam Down Town Üniversitesi ile Iğdır Üniversitesi arasında "Memorandum of Understanding on Academic Cooperation (MoU)" ve Erasmus anlaşması imzalandı. Rektör Prof. Dr. Ekrem Gürel ile Assam Down Town Üniversitesi Uluslararası Ofis Başkanı Prof. Dr. Mrinmoy Basak tarafından imzalanan protokol çerçevesinde; akademik ve idari personel değişimi, lisans ve lisansüstü öğrenci hareketliliği, ortak araştırma projeleri, ders verme faaliyetleri, sempozyum ve bilimsel etkinlikler düzenlenmesi gibi pek çok alanda iş birliğinin önü açıldı. Bu anlaşma, Iğdır Üniversitesi’nin uluslararası akademik ağını genişletme hedefi açısından önemli bir kilometre taşı oldu. Hong Kong Başkonsolosu Kerim Sercan Evcin ile Görüşme Rektör Prof. Dr. Ekrem Gürel, konferans süresince Türkiye’nin Hong Kong Başkonsolosu Kerim Sercan Evcin ile de bir araya geldi. Görüşmede, Iğdır Üniversitesi’nin uluslararası akademik iş birliklerinin güçlendirilmesi ve bilimsel çalışmaların desteklenmesine yönelik değerlendirmelerde bulunuldu. Küresel Yükseköğretimde Daha Güçlü Bir Iğdır Üniversitesi 23–27 Şubat 2026 tarihleri arasında Hong Kong’da düzenlenen konferansa ilişkin değerlendirmelerde bulunan Rektör Gürel, organizasyonun dünyanın en büyük ve en saygın uluslararası yükseköğretim etkinliklerinden biri olduğunu vurguladı. Iğdır Üniversitesi’nin küresel görünürlüğünü artırmak adına fuarın önemli imkanlar sunduğuna dikkat çeken Rektör Gürel, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Fuarda uluslararası akademik iş birliklerimizi güçlendirmeyi, öğrenci ve akademisyen hareketliliğini artırmayı, çift diploma, ortak program ve araştırma projelerine yönelik yeni iş birlikleri geliştirmeyi hedefliyoruz. Ayrıca küresel yükseköğretimdeki güncel gelişmeleri yakından takip etmekten de büyük memnuniyet duyuyoruz."
24 Şubat 2026 Salı - 16:52 Iğdır’da ramazan pidesi kuyruğu Iğdır’da Ramazan ayının başlamasıyla birlikte fırınların önünde uzun pide kuyrukları oluştu. Vatandaşlar, iftar sofralarının vazgeçilmezi olan sıcak Ramazan pidesini alabilmek için fırınlara akın etti. On bir ayın sultanı Ramazan’ın gelişiyle birlikte Iğdır’da fırıncıların yoğun mesaisi sabahın erken saatlerinde başladı. Türkiye’de ilk iftarın yapıldığı il olan Iğdır’da, iftar saatine doğru fırın önlerindeki kalabalık gözle görülür şekilde arttı. İftar vakti yaklaştıkça pide almak isteyen vatandaşlar metrelerce kuyruk oluşturdu. Fırın çalışanları ise artan talebe yetişebilmek için aralıksız üretim yaptı. Sıcak pideyi sofralarına götürmek isteyen vatandaşlar, dakikalarca sıra bekledi. Iğdır’da fırın işletmecisi, Sedat Ekelik, Ramazan ayı boyunca süren yoğun mesailerini ve Ramazan pidesinin özelliklerini anlattı. Sabah saat 09.00’da mesaiye başladıklarını belirten fırıncı, "Sabah 9’da hamur yapımına başlıyoruz. Akşam ezanına kadar aralıksız şekilde hamur yoğurup pide pişiriyoruz. Vatandaşlar pidelerini sıcak alabilsin diye sürekli üretim yapıyoruz" dedi. Ramazan pidesinin diğer pidelerden farklı olduğunu vurgulayan Ekelik, "Ramazan pidesinin hamuru daha yumuşak olur. Kıvamını tutturmaya özen gösteriyoruz. Daha güzel ve şekilli çıkıyor, tadı da farklı. Sonuçta Ramazan’a özel bir pide. Vatandaşlar özellikle bu ayı ve bu pideyi bekliyor" ifadelerini kullandı. İftar saatine doğru yoğunluğun arttığını dile getiren Ekelik, "Herkes sıcak pide almak istediği için kuyruklar oluşuyor. Özellikle iftara bir saat kala büyük bir yoğunluk yaşanıyor. Amacımız, ezan okunduğunda kimsenin burada kalmaması. Herkes sıcak pidesini alıp evine yetişsin istiyoruz" diye konuştu. Çeşitli pide çeşitleri ürettiklerini de belirten Ekelik, "Susamlı, yumurtalı gibi farklı pideler yapıyoruz. Ancak vatandaşlarımızdan isteğimiz, ihtiyaçları kadar almaları. Fazla alındığında israf oluyor. Bazen bir kişi 5-10 pide alabiliyor ama buna gerek yok. Ramazan ayında israf olmamasına dikkat edelim" dedi. Fırıncı, Ramazan ayı boyunca sıcak pide üretimine devam edeceklerini sözlerine ekledi.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 10:32 22 temsilcilik ve 200’ü aşkın aşiretin oluşturduğu federasyondan MEB’e destek açıklaması 22 temsilcilik ve 200’ü aşkın aşiretin oluşturduğu Anadolu Aşiretler Federasyonu, okullarda manevi değerlere yönelik etkinlikler nedeniyle Milli Eğitim Bakanlığı’na destek verdi; gençlerin ahlaklı yetişmesinin toplumsal gelecek için hayati olduğunu vurguladı. Millî Eğitim Bakanlığı, 81 il valiliğine gönderdiği yazıyla okullarda Ramazan ayı boyunca uygulanacak etkinlikleri duyurdu. "Maarifin Kalbinde Ramazan" temasıyla planlanan sosyal ve kültürel faaliyetlerin, öğrencilerin paylaşma, dayanışma ve birlik gibi toplumsal ve manevi değerleri öğrenmesini amaçladığı belirtildi. Bakanlık, etkinliklerin gönüllülük esasına göre yürütüleceğini ve "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli" çerçevesinde sosyal ve duygusal becerileri desteklediğini açıkladı. Bazı okullarda kültürel şenlikler, söyleşi programları ve gönüllü iftar sofraları gibi uygulamalar yapılacağı bildirildi. Ancak genelgeye çeşitli çevrelerden eleştiriler geldi. Eğitim sendikaları ve laiklik savunucuları, okullarda dini içerikli etkinliklerin devletin tarafsız eğitim anlayışıyla çeliştiğini savundu. Bazı akademisyen ve yazarlar, etkinliklerin ideolojik yönlendirme riskini taşıdığı görüşünü dile getirdi. Bakan Yusuf Tekin, eleştirilere yanıt olarak etkinliklerin gönüllülük esasına göre düzenleneceğini ve toplumsal değerleri güçlendirmeye yönelik olduğunu vurguladı. Tekin ayrıca bazı eleştiri metinlerindeki ifadeleri hakaret sayarak yargıya taşıyacağını açıkladı. Bunun üzerine Anadolu Aşiretler Federasyonu MEB’e destek açıklaması yaptı. Federasyon adına konuşan Anadolu Aşiretler Federasyonu başkanı Ferhat Armağan; " Ülkemizde 22 temsilcilik ve 200’ü aşkın köklü aşiretin oluşturduğu bir federasyonuz. Birkaç gündür ülkemizi maalesef meşgul eden, gündemini değiştiren ve kalb-i küllî ile vicdan-ı umumî dediğimiz bizi ciddi manada üzen hadiseler görüyoruz. Bununla ilgili konuşmak istiyoruz. Öncelikle Millî Eğitim Bakanımızı tebrik ediyorum. Gerçekten gençlerimizin yetişmesi ve ahlaklı bireyler olarak topluma kazandırılması çok önemlidir. Dolayısıyla bu hamlenin çok daha önceden yapılması elzemdi. Ancak şimdi yapılmış olması da güzel; buna da seviniyoruz. "Çekirdekten yetişme" diye bir tabir vardır." ’Epstein davası ve ahlaki çöküş örneği’ "İnsanın manevi değerleri olmadığı zaman, insanlık mertebesinden hayvaniyetten daha aşağı bir seviyeye düşebildiğini hepimiz gördük. Yeryüzünü ve insanları meşgul eden Epstein davasını da yakından takip ettik. İnsanlıktan çok daha aşağı bir mertebeye düşen bu davada, eğer insan kendisini manevi değerlerden uzak bırakırsa neler olabileceğini gördük. Davada ilim adamları yok muydu? Vardı. Sanatçılar yok muydu? Vardı. Devlet başkanları ve devletleri yönetenler yok muydu? Onlar da vardı. Maalesef tüm insanlığa şu anda görüyoruz ki bu tür olaylar, manevi değerlerden uzaklaşmanın sonuçlarıdır. Zulmeden siyonist bir yapının bu işin içinde olduğunu da biliyoruz." ’Gençliğin ahlaki eğitimi ve kültürel değerlerin korunması’ "Biz Müslümanların ve gençlerimizin ahlaklı yetişmesi; topluma ve devlete sadık, erdemli bireyler olması çok önemlidir. Bunun eksikliğinin acısını geçmişte fazlasıyla yaşadık. Gerçekten neredeyse bir asır boyunca gençliğimizin ahlaktan ve manevi değerlerden uzak kalmasının sıkıntısını ciddi şekilde tecrübe ettik. Dolayısıyla Millî Eğitim Bakanımızı tebrik ediyoruz. Ayrıca, bu ülkenin birlik ve beraberliğini istemeyen ve gençlerimizin ahlaklı yetişmesini istemeyen bazı çevreleri de görüyoruz. Onları iyi tanıyoruz, iyi biliyoruz. Hiçbir zaman bu ülkede taş üstüne taş koymayan, Türkiye’nin hayırlı işlerinde hiçbir katkısı olmayan insanlar olduklarını da gördük. Bütün toplum da bunları yakından biliyor. Bir örnek vermek isterim: Hiçbir zaman bize ait olmayan, millî ve yerli bir gelenek olmayan yılbaşı kutlamaları; gerçek Hristiyanlıkta da, Yahudilikte de ve diğer semavi dinlerde de olmayan bir göreneğe dayanıyor. Buna rağmen, sanki bizim kültürümüzün bir parçasıymış gibi sunuluyor ve o günde, Müslümanlara bu gelenek dolayısıyla zorla bir tutum veya iştah empoze ediliyormuş gibi algı oluşturuluyor. Bu durum da bizi derinden üzüyor." dedi.
Iğdır FK - Sarıyer maçının ardından
10 Ağustos 2025 Pazar - 02:17 Iğdır FK - Sarıyer maçının ardından Trendyol 1. Lig’in ilk haftasında oynanan Iğdır FK-Sarıyer maçının ardından teknik direktörler açıklamalarda bulundu. Trendyol 1. Lig’in ilk haftasında Iğdır FK, evinde Sarıyer’i 2-1 mağlup etti. Maçın ardından iki takımın teknik direktörleri basın toplantısında açıklamalarda bulundu. Maça çok iyi başladıklarını söyleyen Iğdır FK Teknik Direktörü Çağdaş Çavuş, "Umarım herkesin keyif alacağı güzel bir sezon bizim adımıza da sizin adınıza da olur. Maç özelinde geldiğimizde şimdi bir hazırlık dönemi geçirdik ve bu hazırlık dönemi içerisinde gerçekten oyuncu kurulmasında geçen sezondan kalan bir durumu devam ettirdiler. Maça başlangıcı iyi yaptık ve ilk yarı oyun içerisinde ürettiğimiz pozisyonlar var. İkinci devreye geldiğimiz zaman ilk 15 dakika oyuna gerçekten ısınamadığımız bir durum oluştu ve çok basit hatalar yaptık. Daha sonrasında hem oyuncu değişiklikleriyle beraber oyunu tamamen yine dominant hale getirmeye başladık. Rakip yine sadece uzun toplarla sonuç ve skor bulmaya çalıştı. Bunu da o ön alandaki kaybettiğimiz yerdeki reaksiyonları sıklaştırdık ve baskılarımızı arttırdık. Nitekim de kazandığımız toplarla pozisyonlara girmeye başladık. Sonunda da yine bir kenar organizasyonumuzla beraber kazandığımız bir penaltı ve sevindirici bir galibiyet" dedi. "En kötü bir puanla ayrılmamız gerekiyordu" Sarıyer Teknik Direktörü Şenol Can ise, "Iğdır FK takımının ne kadar iyi bir takım olduğunu biliyorduk, onlara çok büyük saygı duyuyorduk. Fakat biz bütün planlarımızı, bütün oyun anlayışımızı çok iyi yaptık. Oyuncularımı tebrik ediyorum, gerçekten en kötü bir puanla ayrılmamız gerekiyordu. Fakat bizim için maçın sonu üzüntü verici oldu. İki tane çok kolay penaltıyla mağlup olduk. Iğdır FK takımını tebrik ediyorum. Yeni kurulan bir takımız. Çok iyi oyuncularımız var, teknik, taktik, fiziksel, psikolojik olarak ileriki haftalarda çok daha iyi bir Sarıyer takımı izleteceğiz. Bütün takımımı tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: "2025 Aile yılında, aile odaklı sosyal hizmet modellerimizi yaygınlaştırmaya devam edeceğiz"
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 19:06 Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Göktaş: "2025 Aile yılında, aile odaklı sosyal hizmet modellerimizi yaygınlaştırmaya devam edeceğiz" Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, "2025 Aile Yılında, aile odaklı sosyal hizmet modellerimizi yaygınlaştırmaya devam edeceğiz. Toplumun hassas kesimlerinin güçlendirildiği bir sosyal yapının inşası için tüm gayretimizle çalışacağız" dedi. Iğdır Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve Sosyal Hizmet Merkezi ile Iğdır Gündüzlü Engelli Bakım Merkezi Temel Atma Töreni’ne katılan Bakan Göktaş, her zaman insan kaynaklı çalıştıklarını, insanı merkeze alan bir anlayışla, hareket ettiklerini belirtti. Göktaş, Iğdır Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü ve Sosyal Hizmet Merkezi’ni, vatandaşlara daha nitelikli ve daha etkin hizmet sunmak için modern bir yapıya kavuşturduklarını ifade ederek, "Gündüzlü Engelli Bakım Merkezimizi de özel gereksinimle bireylerin ve ailelerinin hayatını kolaylaştıracak şekilde Iğdır’a kazandıracağız. Bu anlamlı günde bizlerle birlikte olduğunuz için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Açılışını gerçekleştirdiğimiz ve temelini attığımız bu kıymetli hizmetlerin Iğdır’ımıza hayırlı olmasını diliyorum" dedi. Sosyal Hizmet Merkezini vatandaşların ihtiyaçlarına daha hızlı ve etkili bir şekilde cevap verebilmek için tasarlandığını dile getiren Bakan Göktaş, "Büyük ve güçlü Türkiye hedefleri doğrultusunda, kimseyi geride bırakmayan bir anlayışla kararlılıkla ilerletiyoruz. Hayata geçirdiğimiz, her bir sosyal hizmet projesini, insana dokunan ve yaşam kalitesini yükselten bir vizyonla şekillendiriyoruz. Projelerimizi, toplumsal dayanışmayı ve birlikteliği esas alarak tasarlıyor ve uyguluyoruz. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde sosyal devlet ilkesini sahaya güçlü bir şekilde yansıtıyoruz. Bugüne kadar, aile ve sosyal hizmetler alanında yaptığımız 6,7 milyar liralık yatırım ve destekle Iğdır’a katkı sağladık. Bugün açılışını gerçekleştirdiğimiz il müdürlük binamızla elverişli, güvenli ve erişilebilir bir hizmet alanı oluşturduk. Donanımlı yapısı ve vatandaş odaklı hizmet anlayışıyla bu bina, Iğdır’daki sosyal hizmet sunumunun niteliğini önemli ölçüde artıracaktır. Sosyal Hizmet Merkezi, vatandaşların ihtiyaçlarına daha hızlı ve etkili bir şekilde cevap verebilmemiz için tasarlandı. Her yaş grubuna hitap eden, kadınlardan çocuklarımıza, yaşlılarımızdan engelli kardeşlerimize kadar toplumun her kesimine hitap eden bir hizmet altyapısı kurduk" diye konuştu. Göktaş, Gündüzlü Engelli Bakım Merkezinin özel gereksinimli bireylerin toplumsal hayata daha fazla katılımını sağlayacağını dile getirerek, "Onların yaşam kalitesini yükseltmeyi ve ailelerine destek olacak mekanizmaları sunmayı amaçlıyoruz. Bu merkez, şefkati ve anlayışı somutlaştıran bir sosyal dönüşüm adımıdır. Toplumsal dayanışmayı güçlendirecek bu tür yatırımları kararlılıkla sürdüreceğiz. 2025 Aile Yılında, aile odaklı sosyal hizmet modellerimizi yaygınlaştırmaya devam edeceğiz. Toplumun hassas kesimlerinin güçlendirildiği bir sosyal yapının inşası için tüm gayretimizle çalışacağız. Iğdır’a kazandırdığımız her eserin daha güçlü ailelere, daha dayanıklı bir topluma, daha huzurlu bir geleceğe hizmet edeceğine inanıyoruz. Biz inanıyoruz ki, bir şehirde bir tek çocuk gülerse, o şehir huzurludur. Bir tek yaşlımız huzur bulursa, o şehir yuvadır. Bir tek engellimiz kendini değerli hissederse, o şehir şefkattir" açıklamasında bulundu. Açılışı ve temelleri atılan kurumların sevgi ve merhameti güçlendirdiğine değinen Göktaş, sözlerini şöyle sürdürdü: "Hep birlikte, sevginin ve merhametin şehri Iğdır’ı daha da güçlendireceğiz. Bu şehre değer katacak eserleri birlikte inşa etmeye devam edeceğiz. Bu duygularla sözlerime son verirken hizmetlerimizin hayata geçmesinde emeği olan herkese, Iğdır’ın güzel insanlarına ve çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyorum. Yeni hizmet binalarımızın ve temelini attığımız Gündüzlü Engelli Bakım Merkezimizin tekrar Iğdır’a, ülkemize ve milletimize hayırlı olmasını diliyorum."
Iğdır’da pasta zehirlenmesi vakası daha: 7 kişi hastanelik oldu
08 Ağustos 2025 Cuma - 14:15 Iğdır’da pasta zehirlenmesi vakası daha: 7 kişi hastanelik oldu Iğdır’da iki hafta önce yaşanan yaş pasta kaynaklı gıda zehirlenmesi olayının ardından benzer bir vaka daha yaşandı. Iğdır’da iki hafta önce aynı işletmeden pasta aldıktan sonra mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı şikayetleriyle Iğdır Devlet Hastanesi’ne başvuran 40’ı çocuk, 39’u yetişkin toplamda 79 kişi gıda zehirlenmesi yaşadı. Iğdır’da iki hafta önce yaşanan yaş pasta kaynaklı gıda zehirlenmesi olayının ardından benzer bir vaka daha yaşandı. Edinilen bilgilere göre, bu kez farklı bir pastaneden alınan yaş pastayı tüketen 7 kişi, mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı şikayetleriyle Iğdır Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Rahatsızlanan vatandaşlar, acil serviste tedavi altına alındı. Hastanede yapılan ilk tetkikler sonucu gıda zehirlenmesi tanısı konuldu. Zehirlenen kişilerden 4’ü ayakta tedavi edilerek taburcu edilirken, 3 kişinin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve hastanedeki tedavilerinin üçüncü gününde sürdüğü öğrenildi. Yediği pastadan dolayı zehirlenen ve küçük çocuğu olan Zeynep Özdemir; "Pazartesi günü gassalık kursundan çıktıktan sonra arkadaşım ve çocuklarım ile 12.30 gibi pastaneye gittik. Pastanede her birimiz, dilim pasta alarak çocuklarımla beraber yedik. Eve gidince, saat gece 24.00 gibi hafif rahatsızlanmaya başladım. Saat gece 3 3 buçuk gibi fenalaşmaya başladım. Sabaha karşı kimse olmayınca çocuklarımı evde bırakıp hastaneye geldim. Hastanede ilk teşhis olarak salgından hastalandığım düşünülerek herhangi bir şey yapılmadı. Emzirme durumum nedeniyle sadece serum verilerek beni eve gönderdiler. Gönderdikten sonra saat 7 gibi gelince tekrar eve gittim. Saat 12 gibi yine rahatsızlandım. Hastaneden yine emzirme durumumdan dolayı ve salgın düşünülerek geri gönderildim. Ondan sonra arkadaşım beni arayarak, ’Zeynep sen pasta yediğin halde kötü oldun mu, hasta mısın’ Bende ’evet’ deyince bana ’neden beni aramadın, ben hasta olduğum için arayamadım. biz şu an hastanedeyiz’ dedi. Arkadaşım öyle deyince bende tekrar hastaneye gittim. Doktora zehirlendiğimi söyledim. Benden ilk iki gidişte tahlil alınmamıştı. Üçüncü sefer benden tahlil alındı. Tahlil sonuçlarımdan zehirlendiğim anlaşıldı. Beni daha sonra yatırdılar. Üç gündür burada hastanede tedavi görüyorum. Serum ve antibiyotik ile kanım temizleniyor. Kanım zehirlenmişti. Nabzım, ateşim vardı. Tansiyonum çok düşmüştü. Ateşim yükseldiğinde dolayı sürekli tedavi almak için şu an yatırılmış durumdayım. Ben bu durumdan şikayetçiyim" dedi. Zehirlendiğini öğrendikten sonra İl Tarım Müdürlüğü’nü arayarak pastaneden şikayetçi olduğunu söyleyen Özdemir, daha sonra müdürlüğün kendisine kimsenin aramadığını söylediğini belirterek; "Ben kendim Tarım İl Müdürlüğü’nü arayarak Sevgi Pastanesi’nden şikayetçi olduğumu söyledim. Daha sonra bu olay çıkınca İl Tarım Müdürlüğü bize benim aramamın olmadığını söylediler. Şu an telefon arama kaydımda onları aradığıma dair kayıt var. Bu numara çünkü oraya ait. Nasıl aramadığımı söylüyorlar. Bu numara işte onlara ait. Bu olayın üzerini kapatsın istemiyorum. Ben bu durumdan şikayetçiyim. Benim çocuklarım ben ve arkadaşların perişan olduğu halde bu olayı kapatıyorlar" dedi. Iğdır’da benzer bir zehirlenmenin önceki haftalarda olduğu halde düzenli denetim yapılmadığı için kendilerinin bu durumda olduğunu dile getiren Özdemir; "Bundan 2-3 hafta önce haberlerde ve sosyal medyada Köşem Pastanesi’nde bir zehirlenme olduğunu gördüm. Bu zehirlenmeler olduğu halde neden denetimler iyice yapılmıyor. Tekrar bu durumlar yaşanıyor, insan hayatı bu kadar mı ucuz. Ben Iğdır İl Tarım Müdürlüğü’ne, Iğdır Valiliği’ne, Iğdır Belediyesi’ne sesleniyorum. Gerçekten bir şeyler yapsınlar. Bu kadar pastane var. Yaz sıcaklığında 3 hafta pastalar bekletiliyor. Bunlar neden imha edilmiyor. Hijyen olsaydı biz bu durumda olmazdık. Kimse sessiz olmasın sizlerde bizim durumumuza düşebilirsiniz" dedi. Iğdır’da iki hafta önce yaşanan zehirlenme vakasında resmi sonuçlara göre 79 kişi zehirlenişti. Zehirlenme olayından sonra pastaların alındığı yer işlemeye devam ettiği halde alınan tahlil sonuçları ile ilgili herhangi açıklama yapılmadı.
Iğdır’da bir yaş pasta zehirlenmesi vakası daha: 7 kişi hastanelik oldu
08 Ağustos 2025 Cuma - 14:10 Iğdır’da bir yaş pasta zehirlenmesi vakası daha: 7 kişi hastanelik oldu Iğdır’da iki hafta önce yaşanan yaş pasta kaynaklı gıda zehirlenmesi olayının ardından benzer bir vaka daha yaşandı. Iğdır’da iki hafta önce aynı işletmeden pasta aldıktan sonra mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı şikayetleriyle Iğdır Devlet Hastanesi’ne başvuran 40’ı çocuk, 39’u yetişkin toplamda 79 kişi gıda zehirlenmesi yaşadı. Iğdır’da iki hafta önce yaşanan yaş pasta kaynaklı gıda zehirlenmesi olayının ardından benzer bir vaka daha yaşandı. Edinilen bilgilere göre, bu kez farklı bir pastaneden alınan yaş pastayı tüketen 7 kişi, mide bulantısı, kusma ve karın ağrısı şikayetleriyle Iğdır Devlet Hastanesi’ne başvurdu. Rahatsızlanan vatandaşlar, acil serviste tedavi altına alındı. Hastanede yapılan ilk tetkikler sonucu gıda zehirlenmesi tanısı konuldu. Zehirlenen kişilerden 4’ü ayakta tedavi edilerek taburcu edilirken, 3 kişinin sağlık durumunun ciddiyetini koruduğu ve hastanedeki tedavilerinin üçüncü gününde sürdüğü öğrenildi. Yediği pastadan dolayı zehirlenen ve küçük çocuğu olan Zeynep Özdemir; "Ben Pazartesi günü gassalık kursundan çıktıktan sonra arkadaşım ve çocuklar ile 12.30 gibi biz pastaneye gittik. Biz oraya gittikten sonra her birimiz bize dilim pasta aldık. Çocuklarım biraz yedikten sonra ben de yedim tabi. Biz eve gidince işte saat gece 24:00 gibi hafif rahatsızlanmaya başladım. Saat gece üç, üç buçuk gibi fenalaşmaya başlayınca, sabaha doğru kimse olmayınca çocuklarımı evde bırakıp hastaneye geldim. Hastanede ilk teşhis olarak salgından hastalandığım düşünülerek herhangi bir şey yapılmadı. Emzirme durumunum nedeniyle sadece serum verilerek beni eve gönderdiler. Gönderdikten sonra işte saat yedi gibi gelince tekrar eve gittim. Saat 12 gibi yine rahatsızlandım. Hastaneden yine emzirme durumumdan dolayı ve salgın düşünülerek geri gönderildim. Ondan sonra arkadaşım beni aradı. Zeynep dedi, sen pasta yediğin halde kötü oldun mu, hasta mısın? Bende evet deyince bana neden beni aramadın, dedi. Ben hasta olduğum için arayamadım. biz şu an hastanedeyiz" dedi. Arkadaşım öyle deyince bende tekrar hastaneye gittim. Doktora zehirlendiğimi söyledim. Benden ilk 2 gidişte tahlil alınmamıştı. 3.sefer benden tahlil alındı. Tahlil sonuçlarımdan zehirlendiğim anlaşıldı. Beni daha sonra yatırdılar. Üç gündür burada hastanede tedavi görüyorum. Serum ve antibiyotik ile kanım temizleniyor. Kanım zehirlenmişti. Nabzım, ateşim vardı. Tansiyonum çok düşmüştü. Ateşim yükseldiğinde dolayı sürekli tedavi almak için şu an yatırılmış durumdayım. Ben bu durumdan şikayetçiyim" dedi. Zehirlendiğini öğrendikten sonra İl Tarım Müdürlüğünü arayarak pastaneden şikayetçi olduğunu söyleyen Özdemir daha sonra müdürlüğün kendisine kimsenin aramadığını söylediğini belirterek; "Ben kendim Tarım İl Müdürlüğünü arayarak Sevgi Pastanesinden şikayetçi olduğumu söyledim. Daha sonra bu olay çıkınca İl Tarım Müdürlüğü bize benim aramamın olmadığını söylediler. Şu an telefon arama kaydımda onları aradığıma dair kayıt var. Bu numara çünkü oraya ait. Nasıl aramadığımı söylüyorlar. Bu numara işte onlara ait. Bu olayın üzerini kapatsın istemiyorum. Ben bu durumdan şikayetçiyim. Benim çocuklarım ben ve arkadaşların perişan olduğu halde bu olayı kapatıyorlar" dedi. Iğdır’da benzer bir zehirlenmenin önceki haftalarda olduğu halde düzenli denetim yapılmadığı için kendilerinin bu durumda olduğunu dile getiren Özdemir; " Bundan 2-3 hafta önce haberlerde ve sosyal medyada Köşem Pastanesinde bir zehirlenme olduğunu gördüm. Bu zehirlenmeler olduğu halde neden denetimler iyice yapılmıyor. Tekrar bu durumlar yaşanıyor, insan hayatı bu kadar mı ucuz. Ben Iğdır İl Tarım Müdürlüğüne, Iğdır Valiliğine, Iğdır Belediyesine sesleniyorum. Gerçekten bir şeyler yapsınlar. Bu kadar pastane var. Yaz sıcaklığında 3 hafta pastalar bekletiliyor. Bunlar neden imha edilmiyor. Hijyen olsaydı biz bu durumda olmazdık. Kimse sessiz olmasın sizlerde bizim durumumuza düşebilirsiniz" dedi. Iğdır’da iki hafta önce yaşanan zehirlenme vakasında resmi sonuçlara göre 79 kişi zehirlenişti. Zehirlenme olayından sonra pastaların alındığı yer işlemeye devam ettiği halde alınan tahlil sonuçları ile ilgili kamuoyuna herhangi resmi kurumdan açıklama yapılmadı. (SY-NK)
Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcılığı görevine Prof. Dr. Haktan Sevinç atandı
06 Ağustos 2025 Çarşamba - 09:31 Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcılığı görevine Prof. Dr. Haktan Sevinç atandı 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13/a maddesi gereğince, Iğdır Üniversitesi Rektör Yardımcılığı görevine İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Haktan Sevinç atandı. Atamanın ardından açıklamada bulunan Iğdır Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ekrem Gürel, Prof. Dr. Haktan Sevinç’i yeni görevinden dolayı tebrik ederek başarı dileklerini iletti. Prof. Dr. Haktan Sevinç kimdir? Prof. Dr. Haktan Sevinç, 1982 yılında Van’da doğdu. Lisans ve yüksek lisans eğitimini Yüzüncü Yıl Üniversitesi İktisat Bölümünde tamamladı. Doktorasını ise 2014 yılında Atatürk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisat Anabilim Dalında, "Yatırım Teşviklerinin Bölgesel Belirleyicileri ve Gelişme Etkileri" başlıklı teziyle tamamladı. Akademik kariyerine 2011 yılında araştırma görevlisi olarak başlayan Sevinç; Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi ve Atatürk Üniversitesi’nde çeşitli akademik görevlerde bulundu. 2015’te doktor öğretim üyesi, 2018’de doçent, 2024 yılında ise profesör unvanını aldı. Halen Iğdır Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi İktisat Bölümünde öğretim üyesi olarak görev yapan Prof. Dr. Sevinç, 2025 yılı itibarıyla Rektör Yardımcılığı görevine atanmıştır. İdari kariyerinde İktisat Bölüm Başkanlığı, Teknik Bilimler Meslek Yüksekokulu Müdürlüğü ile çeşitli kurul ve komisyon üyeliklerinde bulunmuştur. Akademik çalışmaları, iktisadi gelişme, bölgesel kalkınma, yatırım teşvikleri ve kamu politikaları alanlarına odaklanmaktadır.