Yerel Haberler
Isparta
Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor 08 Mayıs 2026 Cuma - 10:53:45 Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi. Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin maketini yapmak olduğunu dile getirdi. "’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ Hobiyi kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gördüğünü anlatan Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben 62 yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. ’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ dedi. ‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’ Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’ Kendisi için en değerli çalışmanın Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi. ‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’ Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğunu söyleyen Ersöz, "Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. ’Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın’ diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor, ’Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım’ diyor. Ben de ona soruyorum, ’Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?’ Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:42 Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında, Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya Camii maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi. Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya Camii maketi yapmak olduğunu dile getirdi. "Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’ Boş zamanlarında vakit geçirmek için uğraştığı bu hobinin kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gören 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben altmış iki yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. "Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’ dedi. ‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’ Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki, hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’ Kendisi için en değerli çalışmasının Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun, onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi. ‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’ Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğuna değinen Ersöz, ‘‘ Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. "Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın" diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor: "Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım" diyor. Ben de ona soruyorum: "Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?" Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu. (FD-
07 Mayıs 2026 Perşembe - 11:37 Eğirdir’de öğrencilere su tasarrufu ve gıda güvenliği eğitimi verildi Eğirdir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce Sorkuncak İlk ve Ortaokulu’nda düzenlenen eğitim programında öğrencilere su tasarrufu, gıda güvenilirliği ve sağlıklı tüketim alışkanlıkları anlatıldı. Eğirdir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından öğrencilere yönelik farkındalık eğitimleri aralıksız sürüyor. Bu kapsamda Sorkuncak İlk ve Ortaokulu’nda düzenlenen programda su tasarrufu, gıda güvenilirliği ve sağlıklı tüketim alışkanlıkları gibi önemli konular ele alındı. Programda İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ramazan Taran tarafından öğrencilere suyun etkin, verimli ve bilinçli kullanımı hakkında bilgiler verildi. Eğitimde su kaynaklarının korunmasının önemi vurgulanırken, günlük hayatta uygulanabilecek tasarruf yöntemleri örneklerle anlatıldı. Öğrencilere suyun gelecek nesiller için korunması gereken hayati bir kaynak olduğu ifade edildi. Eğitim kapsamında Gıda Mühendisi Gamze Kötek tarafından "Gıda Güvenilirliği ve Gıda Kayıplarının Önlenmesi" konulu sunum gerçekleştirildi. Öğrencilere gıda hijyeni, mikropların bulaşma yolları, korunma yöntemleri ve güvenilir gıdanın önemi hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. Ayrıca eğitimde gıda zehirlenmeleri, belirtileri ve korunma yolları, gıdaların doğru saklama şartları ile alışveriş sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar da anlatıldı. Okul kantinleri ve yemekhanelerde sağlıklı tüketim alışkanlıklarına dikkat çekildi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği programda soru-cevap bölümleriyle aktif katılım sağlanırken, etkinlik sonunda öğrencilere çeşitli ikramlarda bulunuldu.
06 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:57 Isparta’da öğrencilere 5 bin adet balık ekmek dağıtıldı Isparta Eğirdir Su Ürünleri Fakültesince düzenlenen 5. Balık Ekmek Şenliği’nde yaklaşık 5 bin balık ekmek dağıtılırken, öğrenciler horon ve oyun havaları eşliğinde doyasıya eğlendi. Etkinlikte konuşan Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şengül Bilgin, ikram edilen balıkların Eğirdir’de yetiştirilen alabalıklar olduğunu belirtti. Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi tarafından bu yıl 5’incisi düzenlenen Balık Ekmek Şenliği, üniversite öğrencilerinden yoğun ilgi gördü. Ders aralarında etkinlik alanına gelen öğrenciler, balık ekmek yiyerek hem karınlarını doyurdu hem de horon ve oyun havaları eşliğinde eğlendi. Renkli görüntülere sahne olan etkinlikte öğrencilerin neşeli anları dikkat çekti. Etkinlikte yaklaşık 5 bin balık ekmek dağıtılırken, ikram edilen balıkların Eğirdir ilçesinden temin edilen alabalık olduğu öğrenildi. Saat 12.30’da Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi önünde başlayan şenlik, öğrencilerin yoğun katılımıyla gün boyu devam etti. "Balık sağlıktır, balık lezzettir, lütfen balık tüketiniz" Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Şengül Bilgin, şenliğin bu yıl 5’incisini düzenlediklerini belirterek, "Fakülte olarak her yıl bu etkinliği gerçekleştirmeye çalışıyoruz. Çünkü balığın çok sağlıklı bir gıda olduğunu biliyoruz. Hem öğrencilerimize hem de çevremize sürekli şunu söylüyoruz; balık sağlıktır, balık lezzettir, lütfen balık tüketiniz. En az haftada bir kez, hatta bazı uzmanlara göre haftada iki kez tüketilmesini öneriyoruz. Bunun nedeni, balığın en sağlıklı protein kaynaklarından biri olmasıdır" şeklinde konuştu. "Bugün burada yaklaşık 5 bine yakın balık ekmek dağıtılıyor" Türkiye’de su ürünleri yetiştiriciliği ve işleme sektörünün oldukça iyi bir konumda olduğunu belirten Bilgin, "Avrupa Birliği ülkelerine ve Uzak Doğu başta olmak üzere birçok ülkeye başarılı şekilde ihracat gerçekleştiriyoruz. Bu başarıda su ürünleri mühendislerinin katkısı oldukça büyük. Sektörümüz Türkiye’de her geçen gün daha da gelişiyor. Bu tür etkinlikleri artırmak istiyoruz. Bugün burada yaklaşık 5 bine yakın balık ekmek dağıtılıyor. Bu etkinlikler birlik ve beraberlik açısından da çok önemli. Son olarak şunu söylemek istiyorum; lütfen balık tüketelim. En az haftada bir kez balık yiyelim. Çünkü balık lezzettir, balık sağlıktır" ifadelerini kullandı. Isparta’da üretilen balıklar dağıtıldı Bugün dağıtılan balığın Isparta’da yetiştirilen gökkuşağı alabalığı olduğunu söyleyen Bilgin, "Balıklarımızı ekmek arasına koyarak çeşitli malzemelerle birlikte ikram ediyoruz. Öğrencilerimiz bundan oldukça memnun. Hangi balık olursa olsun, güvenilir olduğu sürece tüketilmesini öneriyorum" dedi. "Eğirdir’in balıklarını getirmişler, oldukça lezzetli" Şenliğe katılan öğrencilerden İpek Akmandor, "Ben Boluluyum ama Ankara’da yaşıyorum. Çok eğlenceli bir ortam var. Balık yedik, çok beğendik. Eğirdir’in balıklarını getirmişler, oldukça lezzetli. Bu tür etkinlikler bizim için önemli. Sosyalleşmemizi sağlıyor, yakınlaşma ortamı oluşturuyor. Özellikle sınavlardan önce motivasyon oluyor. Daha fazla yapılmasını isteriz. Üniversite hayatının daha etkinlik dolu olması güzel olur" ifadelerini kullandı.
Gölcük Tabiat Parkı’nda düzenleme çalışması
17 Nisan 2024 Çarşamba - 14:35 Gölcük Tabiat Parkı’nda düzenleme çalışması Isparta Belediyesi Gölcük Tabiat Parkı’nda düzenleme çalışmalarına başladı. İlk etapta giriş ücretleri üçte bir oranına düşürülürken, yürüyüş, koşu, piknik, mescit, tuvaletlerin yapılması için düzenlemelere başlandı. Başdeğirmen Gölcük’ü çok daha iyi, çok daha güzel, vatandaşların huzur bulacağı, her türlü ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir hale getirmek için çalışmaların devam ettiğini aktararak, “Belediyenin devreye girmesi insanlarımızı rahatlatmış, bir memnuniyet olmuş, bir güven doğmuş” dedi. Isparta Belediyesi Gölcük Tabiat Parkındaki giriş ücretlerini üçte bir oranına indirmesinin ardından mesirelik alanda yeni düzenleme çalışmalarını başlattı. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, başkan yardımcıları, ilgili daire müdürleri ile kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileriyle birlikte Gölcük Tabiat Parkı’nda incelemelerde bulundu. Milas Mesirelik alanla Gölcük Tabiat Parkı arasındaki yolda iyileştirme çalışmalarına başlandı. Mesirelik alana yeni çöp konteynerleri yerleştirildi, tuvalet ve diğer sosyal alanların bakımları gerçekleştiriliyor. Başkan Başdeğirmen, bölgede incelemeler gerçekleştirerek park alanında piknik yapan vatandaşlara iyi tatiller dileklerinde bulundu. Vatandaşlar ise Gölcük Tabiat Parkı’nın belediye tarafından işletilmesinden dolayı duydukları memnuniyetlerini dile getirdi. Başkan Başdeğirmen, Gölcük Tabiat Parkı’nın belediye tarafından işletilmeye başlandığını dile getirirken, bölgede yeni düzenlemelerin yapılacağını ifade etti. Gölcük’ü çok daha iyi, çok daha güzel, vatandaşların huzur bulacağı, her türlü ihtiyaçlarını karşılayabileceği bir hale getirmek için çalışmaların devam ettiğini aktaran Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Bu hafta içerisinde buraların halihazırları, analizleri, fizibiliteleri yapılmaya başlandı” dedi. Yaptıkları çalışmalar neticesinde peyzaj anlamında, çocuklar, yaşlılar, engelliler, sporcular, yürüyüş ve koşu yapmak isteyenler noktasında neler yapılabileceğinin ele alındığına değinen Başkan Başdeğirmen, “Gölün çevresi tam 6 bin metre uzunluğunda buradaki bisiklet yollarımızın ve araç yollarımızın yürüyüş yollarımızın çalışmalarını yaptık, projelendirmeler başladı. Telefonların çekmesi noktasında Telekom müdürümüzle ekibi buradaydı. Onlarla beraber buradaki çalışmayı yaptık. Buraya fiber optikler çekilip internetin çalışması sağlanacak, telefonlarımız burada rahat bir şekilde kullanılabilecek. Aydınlatmada eksikler var. Burada CK müdürümüzle beraberiz. Buranın hem 6 kilometrelik göl çevresinin, gece yürüyüş yapılabilmesi hem de burada piknik yapan vatandaşlarımızın rahat bir şekilde pikniklerini yapabilmeleri için geç saatlere kadar oturabilmeleri için aydınlatmasının altyapılarını hazırlıyoruz. Ayrıca yanımızda Milli Parklar Müdürümüz Hasan Bey var. Hasan Bey eskiden Gölcük Restoran’ın şu anda Milli Parklar tarafından müze haline getirildiğini, içeride doğa yaban hayvanlarının doldurulmuş ve değişik objelerin olduğu bir müze çalışması var. O çalışmayı da yerinde inceledik. Buranın altyapılarındaki değişiklikler, otoparklar, araç parklarında çok büyük sorun var. Onları ne yapabiliriz? Tabii ki çocuk oyun parklarını nerelere koyabiliriz? Buralara futbol sahası yapmak istiyoruz. Tenis kortu, basket sahaları ve voleybol sahaları gibi birçok etkinliklerin olacağı, çocuklarımızın burada farklı etkinlikler yapabileceği macera park şeklinde olabilecek çalışmaların hepsinin hazırlığını yapıyoruz. Mescitlerimiz yok, burada mescitleri yapacağız. Tuvaletler yetersiz tuvaletler yapacağız. Bunların hepsinin yerlerini tespit ettik. Nerelere ne yapılması gerektiğini onları çalıştık” ifadelerinde bulundu. "Giriş ücretini üçte bire indirdik" Gölcük Tabiat Parkı için vatandaşların her şeyden önce giriş fiyatlarından şikayetçi olduğunu hatırlatan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Kapıdaki giriş fiyatını da üçte bire indirdik. Otomobil 90 liradan 30 liraya indi. Bir otobüsün girişi 900 liraydı. Biz bunu 300 liraya indirdik. Bir vatandaşımız yaya olarak girdiği zaman 30 TL vermek zorundaydı. Bunu 10 liraya indirdik. Belediye olarak bu konuyu ele alarak geçtiğimiz cumadan itibaren bu fiyatları uygulamaya başladık” dedi. Geçen pazar günü de Gölcük Tabiat Parkı’nda olduğunu ve vatandaşlarla görüştüğünü dile getiren Başkan Başdeğirmen, “Gördüm ki vatandaşlarımız çok mutlu ve buranın bu hale gelmesinden memnun. Belediye alımından çok memnunlar. Yani belediyenin devreye girmesi insanlarımızı rahatlatmış bir memnuniyet olmuş, bir güven doğmuş. Buraların cumadan itibaren bütün çöp konteynerlerini değiştirdik. Yeni konteynerler koyduk. Temizlik ekiplerimiz sürekli burada çalışıyorlar. Bakımsız kalan bazı ağaçlar var, kuruyan ağaçlar var, onları yenilemek için tespitlerini yaptık. Park Bahçeler, Fen İşleri, Su ve Kanalizasyon İşleri Müdürümüz burada. Isparta Belediyesi olarak diğer kurumlarımızla beraber buradayız. İnşallah bu yıl içerisinde vatandaşlarımızın çok daha huzurlu ve burayı güzel kullanmaları anlamında elimizden geleni yapacağız” şeklinde konuştu. Tüm bu yatırımları ve düzenlemeleri yaparken vatandaşlardan da bazı isteklerinin bulunduğunu dile getiren Başdeğirmen, “Görüyoruz ki bu yapılan hizmetlerin birçoğu hoyratça kullanılıyor” derken, bazı oturma guruplarının kırıldığını, bazı atıkların çöp kutuları yerine yerlere atılmasından dolayı duyduğu üzüntüsünü dile getirdi. Başdeğirmen, “Neden bizim kamelyalarımız yakılır, neden kırılır, neden yerlerinden kaldırılıp ters çevrilir, neden çöpler yerlere atılır? Bunlar bizi üzen şeyler. Burada vatandaşlarımızdan ricamız temizliklere dikkat etsinler. Bundan bizde son derece memnun oluruz ve çok daha iyilerini çok daha güzelini yapmak için çok büyük istek ve şevkle çalışmaya devam ederiz. Bugün bu işe destek vermeye gelen tüm kurumlarımıza, arkadaşlarımıza teşekkür ediyorum, vatandaşlarımıza da burada güzel vakitler geçirmelerini diliyorum” dedi.
Dr. Öğretim Üyesi Meltem Kaçıkoç: "Eğirdir Gölü için önlem alınmazsa ikiye ayrılacak"
17 Nisan 2024 Çarşamba - 10:09 Dr. Öğretim Üyesi Meltem Kaçıkoç: "Eğirdir Gölü için önlem alınmazsa ikiye ayrılacak" Isparta’da bulunan Eğirdir Gölü’nde son zamanlarda yaşanan aşırı su kaybı nedeni ile modelleme projesi gerçekleştirildi. Dr. Öğretim Üyesi Meltem Kaçıkoç proje çerçevesinde, iklim değişikliğinin yanı sıra tarım alanlarında kullanımı ile birlikte göl seviyesinde kritik ve hızlı bir düşüş gözlemlendiğini söyleyerek önlem alınmadığı durumda 2028 yılında gölün ikiye ayrılacağını bildirdi. Isparta’nın Eğirdir ilçesinde günün değişik zamanlarında mavi, yeşil tonlara büründüğü için ‘yedi renkli göl’ olarak adlandırılan Eğirdir Gölü, mevsimsel yağışların azlığı nedeniyle kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, gölün kuraklık karşısında beklenen olumsuz senaryodan etkilenmemesi için Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü ile birlikte altı havzada nehir havzası yönetim planlarının hazırlanması projesi çerçevesinde modelleme çalışması gerçekleştirdi. Proje hakkında konuşan Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Meltem Kaçıkoç, Türkiye’de suyu yöneten otoritelerin su kaynaklarının korunması adına sürekli projeler gerçekleştirdiğini söyledi. Modelleme projesi gerçekleştiren kurumların başında Tarım Orman Bakanlığı Su yönetimi Genel Müdürlüğü olduğunu belirten Dr. Öğretim Üyesi Kaçıkoç, “Söz konusu projede zaten altı yılda bir revize edilen nehir havzası yönetim planlarının hazırlanması projesi çerçevesinde gerçekleştirilen bir proje. Halihazırda ülkemizde altı nehir havzasında Avrupa Birliği konsorsiyumlu bir proje gerçekleştirildi ve burada nehir havzası yönetim planları hazırlanıyor. Bu havzalardan bir tanesi de Antalya havzası içerisinde yer alan Eğirdir Gölü. Gölde gelinen noktada ikim değişikliğinin muhtemel etkileri, kuraklık, kar yağışının azalması gibi etkilerin yanında Eğirdir Gölü’nün tarım alanlarında kullanımı ile birleştiği durumda göl seviyesinde, son yıllarda bütün ülkede olduğu gibi kritik ve hızlı bir düşüş gözlemlendi” dedi. Eğirdir Gölü’ndeki kritik su seviyelerinden bahseden Dr. Kaçıkoç, “Özel hükümler çerçevesinde belirlenmiş olan 914,74 olarak belirlenmiş bir su kotu var. Devlet Su işleri tarafından belirlenen minimum su seviyesi olan 914,62 olan su kotu var. Artık bu seviyeler çok görülebilen seviyeler. Geçtiğimiz yıllarda bunlar görünmüyordu ancak bu hızlı düşüşler esnasında bunlar artık ölçülebiliyor. Kritik nokta dediğimiz 913 metre diye bir seviyemiz var. Bu proje çerçevesinde belirlediğimiz bir seviye değil. Batimetris incelendiğinde gölün boğaz kısmındaki bir su kotu ve bu seviyeye ulaştığı zaman Hoyran bölümü ve Eğirdir Gölü arasında yer alan boğaz tamamen kuruyacak ve göl ikiye ayrılacak. Bu da istenmeyen bir durum çünkü bu duruma geldikten sonra artık gölün yok olması çok daha hızlı olacak ve eski haline döndüğümde de artık ne tarım alanlarında kullanmak amacıyla ne ekolojik hayat için artık gölün eski performansını sağlaması mümkün olmayacaktır” şeklinde konuştu. "Eğirdir Gölü için önlem alınmazsa 2028 yılında ikiye ayrılacak" Yapılan modelleme çalışmaları hakkında bilgi veren Kaçıkoç, proje çerçevesinde alınan tedbirlerin uygulanması halinde gölün optimum seviyelerine ulaşabileceğini tespit ettiklerini söyledi. Eğirdir Gölü için önlem alınmazsa mevcut durumun devamında gölün ikiye ayrılacağını vurgulayan Kaçıkoç, “Göl 2038 yılında 913 su kotuna ulaşılacak ve göl ikiye ayrılacak. Mevcut duruma muhtemel şiddetli kulaklıklar da seyrederse bunların takibinde ise 2028 yılında 913 su kotuna ulaşacağı ve ikiye ayrılacağı modelleme çalışmaları sonucunda tespit edilmiş durumda” şeklinde konuştu. "Eğirdir Gölü için sayısız bilimsel çalışma yapıldı, gölün sorunları bilinmekte" Göl için alınabilecek önlemlerden bahseden Kaçıkoç “İlk olarak acil bir şekilde 2024 yılında yüzde 50 kısıntılı sulamaya geçilecek ve kısa bir süre süre sonra bu kısıntılı sulama bırakılıp damla sulama sistemine, sonrasında Atabey sulamasında Isparta Atık Su Arıtma tesisi çıkış sularının kullanılması ve halihazırda göle derivasyon sağlayan Yılanlı derivasyonuna, Bağıllı regülatöründen ilave su transferi sağlanması yönünde geliştirilen kümülatif senaryo sonucunda gölün artık eski güzel günlerine tekrar dönebilme umudunu görebildik çalışmalarımız sonucunda” dedi. Eğirdir Gölü özelinde sayısız bilimsel çalışma yapıldığını söyleyen Kaçıkoç, “Gölün sorunları bilinmekte, artık sorunları tartışmak yerine modelleme çalışmaları ile sonuçları sınanmış, hayata geçirilebilir, eylem planlarına ihtiyaç vardı ve biz de bu proje çerçevesinde bu çalışmayı gerçekleştirdik. Bu çalışmada bölgenin iklim değişikliğine karşı dirençliliğinin arttırılması, gölün etkin kullanımının garanti altına alınması yönündeki çalışmalarımızda aktif bir şekilde çevre mühendisliği bölümü olarak devam etmekte” açıklamalarında bulundu. Kaçıkoç, konuşmasının devamında iklim değişikliklerinin devam edebileceğini ve iklim değişikliğine karşı direnmek yerine uyum sağlaması gerektiğini söyleyerek suyun millî servet olduğu bilinciyle artık yeniliklere açık olunması gerektiğini bildirdi.
Eğirdir Gölü 2028 yılında ikiye ayrılma tehlikesi yaşıyor
15 Nisan 2024 Pazartesi - 21:32 Eğirdir Gölü 2028 yılında ikiye ayrılma tehlikesi yaşıyor Isparta’da bulunan Eğirdir Gölü, mevsimsel yağışların azlığı nedeniyle kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. 2028 yılında ikiye ayrılması tehlikesi yaşayan göl için proje hazırlanıyor. Isparta’nın Eğirdir ilçesinde bulunan ve mevsimsel yağışların azlığı nedeniyle kuraklık tehlikesi ile karşı karşıya kalan en büyük içme ve sulama havzası Eğirdir Gölü, önlem alınmadığı takdirde 2028 yılında ikiye ayrılma tehlikesi yaşıyor. Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi, gölün kuraklık karşısında beklenen olumsuz senaryodan etkilenmemesi için Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü ile birlikte altı havzada nehir havzası yönetim planlarının hazırlanması projesini yürütüyor. Proje hakkında bilgi veren Süleyman Demirel Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Meltem Kaçıkoç, Eğirdir Gölü’nün sosyo ekonomik açıdan kritik öneme sahip olduğunu belirterek, “Gölün sürdürülebilir etkin kullanımı için kritik su seviyeleri mevcut. Son yıllarda yaşanan iklim değişikliğinin muhtemel kuraklık etkilerine ek olarak tarımsal sulamada su kullanımı birleştiğinde göl su seviyesinin hızlı bir şekilde kritik seviyelere ulaştığı gözlenmiştir. Kritik seviyelerden en önemlilerinden bir tanesi de 913 metre ve bunu kuruma noktası olarak da adlandırabiliyoruz. 913 metre su koduna ulaşıldığı zaman gölün Hoyran bölümü ile arasında yer alan boğaz tamamen kuruyacak ve göl iki parçaya ayrılacak. Sonrasında da gölün eski haline gelmesi belki de mümkün olmayacaktır” dedi. Gölün su seviyesinin daha da azalmaması için alınması gereken tedbirlerden bahseden Kaçıkoç, modelleme çalışması ile sonuçları sınanmış hayata geçirilebilir eylem planlarına ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Bölgede iklim değişikliği etkilerine karşı dirençliliğin artırılabilmesi ve gölün etkin kullanılabilmesinin garanti altına alınabilmesi için çalışmalara devam ettiklerini dile getiren Kaçıkoç, “Tarım ve Orman Bakanlığı Su Yönetimi Genel Müdürlüğü ile birlikte altı havzada nehir havzası yönetim planlarının hazırlanması projesi çerçevesinde modelleme çalışmaları gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.