Yerel Haberler
Isparta
Huzurevi sakinleriyle gençler aynı masada buluştu 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:04:57 Isparta’da hayata geçirilen ‘Kuşaklar Arası Miras Kutusu’ projesi kapsamında ilkokul öğrencileri, üniversiteliler ve huzurevi sakinleri bir araya gelerek birlikte vakit geçirip deneyimlerini paylaştı. Üç kuşağı ortak bir paydada buluşturan projede huzurevinde kalan yaşlı vatandaşlar duygusal anlar yaşadı. 10 yıldır huzurevinde kalan ve ilk defa böyle bir etkinliğe katılan Hamza Oskay, "Bu ortam bana gençliğimi hatırlattı, sanki torunlarımla vakit geçiriyormuş gibi hissettim" dedi. Isparta’da gerçekleştirilen ‘Kuşaklar Arası Miras Kutusu’ projesi, farklı yaş gruplarını aynı masa etrafında buluşturdu. Proje kapsamında ilkokul birinci sınıf öğrencileri, üniversite öğrencileri ve huzurevinde kalan yaşlılar bir araya gelerek ortak etkinliklerde yer aldı. Etkinlikte oluşturulan gruplarda her kuşaktan bir katılımcı yer aldı. Birlikte vakit geçiren katılımcılar, çeşitli atölye çalışmalarıyla hem üretim yaptı hem de birbirlerini daha yakından tanıma fırsatı buldu. Projenin temel amacının, üç kuşağı ortak bir paydada buluşturarak birlikte üretim yapmalarını sağlamak olduğu belirtildi. Etkinliklerde yalnızca ortaya çıkan ürünler değil, paylaşılan anılar, anlatılan hikâyeler ve kurulan bağlar ön plana çıktı. Bir masa etrafında paylaşılan anılar ve deneyimlerin, kültürel mirasın önemli bir parçası olduğuna dikkat çekilirken, çocuklar, gençler ve yaşlıların birbirlerinden çok şey öğrendiği ifade edildi. Özellikle gençler ve çocuklar, yaşlıların tecrübelerinden sabır ve sakinliği deneyimleme fırsatı buldu. Herkes birbirine bir miras bıraktı Etkinlik sonunda katılımcılar, maddi değil manevi bir mirasın paylaşıldığını vurguladı. Üç kuşağın bir araya gelerek geçirdiği zamanın, karşılıklı anlayış ve bağ kurma açısından önemli bir kazanım sağladığı ifade edildi. "Sanki torunlarımla vakit geçiriyormuş gibi hissettim" 10 yıldır huzurevinde kaldığını belirten 67 yaşındaki emekli kütüphaneci Hamza Oskay, "Ben tam 10 yıldır huzurevinde kalıyorum. Bugün gençlerle birlikte kutu boyama, esans, kolonya ve mum yapımı etkinliklerine katıldık, çok keyifli geçti. Bu ortam bana gençliğimi hatırlattı, sanki torunlarımla vakit geçiriyormuş gibi hissettim. Eskiden met, saklambaç ve dalya gibi oyunlar oynardık. Şimdiki gençlere tavsiyem, telefon ve bilgisayara fazla bağlı kalmamaları, kütüphaneye giderek kitaplardan araştırma yapmalarıdır. Çok memnun kaldım, bu tür etkinlikler devam etmeli." "Üç kuşağı bir araya getirerek ortak bir paydada buluşturduk" Doktora Öğretim Üyesi İkbal Demet Nane, " Projemizin temel amacı, üç kuşağı bir araya getirerek ortak bir paydada buluşmalarını ve birlikte üretim yapmalarını sağlamaktı. Bu projede yalnızca bir masa etrafında kozmetik ürünler üretmekten ziyade yaşlılarımızın bilgeliğinden, gençlerimizin cesareti ve teknolojiye olan hâkimiyetinden, çocuklarımızın ise samimiyeti ve sıcaklığından yararlanarak katılımcılara farklı bir deneyim sunmak istedik" şeklinde konuştu. "Katılımcılar birlikte konuşarak birbirine deneyimlerini aktardı" Gün boyunca önce miras kutularının boyandığını anlatan Nane, "Ardından oda kokusu, mum, kolonya ve krem atölyeleri gerçekleştirildi. Tüm çalışmalar öğrencilerimiz tarafından hazırlandı ve üçlü ekipler halinde yürütüldü. Her grupta bir huzurevi sakini, bir ilkokul öğrencisi ve bir üniversite öğrencisi yer aldı. Katılımcılar birlikte konuşarak, kokularını birlikte seçerek ve üretim sürecini birlikte deneyimleyerek ürünlerini hazırladı" ifadelerini kullandı. "Aslında bir toplumun mirası, onun kültürel birikimleridir" "Aslında bir toplumun mirası, onun kültürel birikimleridir" diyen Nane, "Bir masa etrafında paylaşılan anılar, anlatılan küçük hikâyeler ve deneyimler bu mirasın önemli bir parçasıdır. Bugün çocuklar, gençler ve yaşlılar birbirlerinden çok şey öğrendi. Özellikle gençler ve çocuklar, yaşlılarımızdan sabrı ve sakinliği deneyimledi. Hepimiz bugün birbirimize birer miras bıraktık" dedi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:53 Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi. Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin maketini yapmak olduğunu dile getirdi. "’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ Hobiyi kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gördüğünü anlatan Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben 62 yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. ’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ dedi. ‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’ Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’ Kendisi için en değerli çalışmanın Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi. ‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’ Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğunu söyleyen Ersöz, "Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. ’Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın’ diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor, ’Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım’ diyor. Ben de ona soruyorum, ’Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?’ Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:42 Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında, Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya Camii maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi. Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya Camii maketi yapmak olduğunu dile getirdi. "Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’ Boş zamanlarında vakit geçirmek için uğraştığı bu hobinin kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gören 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben altmış iki yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. "Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’ dedi. ‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’ Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki, hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’ Kendisi için en değerli çalışmasının Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun, onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi. ‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’ Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğuna değinen Ersöz, ‘‘ Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. "Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın" diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor: "Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım" diyor. Ben de ona soruyorum: "Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?" Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu. (FD-
07 Mayıs 2026 Perşembe - 11:37 Eğirdir’de öğrencilere su tasarrufu ve gıda güvenliği eğitimi verildi Eğirdir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce Sorkuncak İlk ve Ortaokulu’nda düzenlenen eğitim programında öğrencilere su tasarrufu, gıda güvenilirliği ve sağlıklı tüketim alışkanlıkları anlatıldı. Eğirdir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından öğrencilere yönelik farkındalık eğitimleri aralıksız sürüyor. Bu kapsamda Sorkuncak İlk ve Ortaokulu’nda düzenlenen programda su tasarrufu, gıda güvenilirliği ve sağlıklı tüketim alışkanlıkları gibi önemli konular ele alındı. Programda İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ramazan Taran tarafından öğrencilere suyun etkin, verimli ve bilinçli kullanımı hakkında bilgiler verildi. Eğitimde su kaynaklarının korunmasının önemi vurgulanırken, günlük hayatta uygulanabilecek tasarruf yöntemleri örneklerle anlatıldı. Öğrencilere suyun gelecek nesiller için korunması gereken hayati bir kaynak olduğu ifade edildi. Eğitim kapsamında Gıda Mühendisi Gamze Kötek tarafından "Gıda Güvenilirliği ve Gıda Kayıplarının Önlenmesi" konulu sunum gerçekleştirildi. Öğrencilere gıda hijyeni, mikropların bulaşma yolları, korunma yöntemleri ve güvenilir gıdanın önemi hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. Ayrıca eğitimde gıda zehirlenmeleri, belirtileri ve korunma yolları, gıdaların doğru saklama şartları ile alışveriş sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar da anlatıldı. Okul kantinleri ve yemekhanelerde sağlıklı tüketim alışkanlıklarına dikkat çekildi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği programda soru-cevap bölümleriyle aktif katılım sağlanırken, etkinlik sonunda öğrencilere çeşitli ikramlarda bulunuldu.
Eğirdir Gölü için korkutan tahmin: "2028’de göl ikiye ayrılabilir"
03 Nisan 2024 Çarşamba - 15:22 Eğirdir Gölü için korkutan tahmin: "2028’de göl ikiye ayrılabilir" Isparta’nın su kaynaklarının korunması ve etkin yönetimini sağlamak üzere oluşturulan İl Su Kurulu Vali Aydın Baruş başkanlığında toplandı. Toplantıda konuşan Devlet Su İşleri (DSİ) Su Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Karaaslan, iklim değişikliğinin su kaynaklarına etkisi üzerine bir araştırma yaptıklarını belirterek, “2021 yılındaki kuraklık yaşanırsa 2028 yılında Eğirdir Gölü’müz maalesef 913 metreye geriliyor ve göl ikiye ayrılıyor” dedi. Isparta’daki su kaynaklarının korunması ve etkin yönetimiyle ilgili Valiliğinde toplantı gerçekleştirildi. İl Su Kurulu toplantısına DSİ Su Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Dr. Yakup Karaaslan, tüm ilçe kaymakamları, üniversite temsilcileri ile ilgili kamu kurum ve kuruluş müdürleri katıldı. Toplantının açılış konuşmasında Isparta’nın yağış rejimi bakımından kurak sayılabilecek bölgeler arasında yer aldığının altını çizen Vali Baruş, “Mevcut elimizdeki tarımsal potansiyeli de düşündüğümüzde yeterli su miktarına sahip olabildiğimiz söylenemez. Bu nedenle sahip olduğumuz kaynakların verimli kullanımı son derece önem taşımaktadır. Su kaynaklarının verimli şekilde kullanılması ve geleceğe ilişkin su yönetme konusunda önemli kararların alınması bakımından il su kurulları kuruldu. Su rejimi bakımından gerçekten yeterli bir konumda olan bir il değiliz. İlimizin içinde bulunduğu su havzalarında toplanan gerek yer üstü gerek yer altı sularının yönetimi, içme ve kullanma suyunun yeterli miktarda sağlanabilmesi, yaklaşık son 6 yıldır devam eden önemli kuraklık çerçevesinde de insanımıza hem yeterli içme suyu sağlanması hem de tarım alanlarının kısıtlı da olsa sulanabilmesi, bunların yanında düzensiz yağış rejiminden kaynaklanan taşkınlardan yerleşim bölümlerinin korunması bakımından burada alacağımız kararlar büyük önem taşıyacaktır” dedi. Ardından söz alan Su Yönetimi Genel Müdür Yardımcısı Karaaslan ise iklim değişikliğinin su kaynaklarına olası etkileri, iyi ve kötü durum senaryoları ile alınması gereken tedbirleri bir sunumla katılımcılara aktardı. Karaaslan, “İklim değişikliğinin su kaynaklarına etkisiyle ilgili çalışma yaptık. Gelinen safhada özellikle 2030 yılında Türkiye’de nüfus yüzde 10 artacak ve su kaynaklarımızın potansiyeli de yüzde 20 azalacak. Eğer gerekli tedbirleri almazsak 2030 yılında maalesef su fakiri ülke durumuna düşeceğiz. Isparta’ya gelecek olursak 2021 yılındaki kuraklık yaşanırsa 2028 yılında Eğirdir Gölü’müz maalesef 913 metreye geriliyor ve göl ikiye ayrılıyor. Eğer normal şartlar devam ederse yani azalım eğilimi bu şekilde devam ederse 2021 yılındaki gibi kuraklık yaşamazsak ve hiçbir tedbir almazsak göl yine 913 metreye geliyor ve ikiye ayrılıyor. Eğer yüzde 50 kısıntılı sulamaya şimdiden başlarsak gölü kurtarıyoruz, göl 916-917 metreye kadar gelebiliyor. Mutlaka yüzde 50 sınırlı sulamayla başlamamız gerekiyor. Daha sonra ise sulamaların rehabilitasyonu ve damlama sulamaya geçmemiz gerekiyor” ifadelerini kullandı. İl Su Kurulu toplantısı, Su Yönetimi Genel Müdürlüğü, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü, Isparta Belediyesi, İl Tarım ve Orman Müdürlüğü, DSİ 18. Bölge Müdürlüğü, İller Bankası Antalya Bölge Müdürlüğü ve İl Sağlık Müdürlüğü tarafından yapılan sunumlarla devam etti.
Isparta’da seçim zaferi coşkuyla kutlandı
01 Nisan 2024 Pazartesi - 02:36 Isparta’da seçim zaferi coşkuyla kutlandı Isparta’da resmi olmayan sonuçlara göre Belediye Başkanlığı seçimini kazanan AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen Kaymakkapı Meydanında kutlama yaptı. Coşkulu kalabalığa hitap eden Şükrü Başdeğirmen “Biz büyükşehir değiliz ama büyük düşüncelerle bir abi olarak vatandaşların tüm hizmetlerini yerine getireceğiz. Vermiş olduğunuz oyların kat kat fazlasını alacaksınız” dedi. Isparta’da Yüksek Seçim Kurulu’nun resmi olmayan sonuçlarına göre Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen seçimi kazandı. Isparta’da vatandaşlar konvoy ve havai fişeklerle seçim zaferini coşkuyla kutladı. Kaymakkapı Meydanında çoşkulu kalabalığa hitap eden Başkan Başdeğirmen seçimde yarıştığı diğer adaylara teşekkür ederek “Bundan beş yıl önce de aynı burada seçimi kazandıktan sonra sizlerle beraber bu mitingi yaparken şu yakamdaki AK Parti rozetini sizin önünüze çıkarıp Türk bayrağını takmıştım o günden beri bu Türk bayrağı da duruyor ömür boyu bu Türk bayrağını Allah‘ın izniyle sizlerle beraber yakamıza taşıyacağız” dedi. Yapılması gereken her türlü hizmeti yaparak buralara geldik” Şükrü Başdeğirmen konuşmasının devamında “Değerli hemşerilerim bizler gönül belediyeciliği ile buraya gelirken cumhurbaşkanımız, genel başkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın bizlere verdiği o manifestoyla yapılması gereken her türlü hizmeti yaparak buralara geldik” dedi. coşkulu kalabalık karşısında gurur duyduğunu söyleyen Başdeğirmen “Şu güzelliğe bakın hanımefendiler, beyefendiler sahnedeki çocuklarımız bu heyecanı belki de bir şey anlamadan o kadar çok güzel yaşıyorlar ki ileride çocuklarımız sahnelere çıkıp biz belediye başkanı ile beraber el salladık bunlar onun için çok büyük anı olacak” şeklinde konuştu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a verdiği sözü yerine getirdiklerini söyleyen Şükrü Başdeğirmen “Sizler olmasaydınız, bu güzel desteğinizi vermeseydiniz bize destek veren diğer vatandaşlarımızla beraber aynı yerde birleşmeseydik cumhurbaşkanımıza mahcup olarak çıkmak zorunda kalacaktık. Mahcup olduğumuz zaman mahcup olduğun kişiden bir şey talep edebilir misin? Utanırsın değil mi? Görünmek istemezsin kaçarsın. Alnımız açık, başımız dik Rabbim böyle yürümeyi bizlere nasip etsin” şeklinde konuştu. Vermiş olduğunuz o güzel oyların hakkını da kat kat kat fazlasıyla alacağınızın sözünü veriyorum. Parti vatandaş ayırt etmeksizin bütün hizmetleri yerine getireceğini söyleyen Başdeğirmen, “Her mahallemize, her sokağımıza aynı güzelliği yaşatmak için buradayız. Bir önceki dönem biz bu konuda kendimizi ispat ettiğimizi düşünüyorum. Değerli vatandaşlarım Isparta’da 44 tane mahallemiz var 44 mahallenin dışında 204 köy, 9 belde, 12 ilçe var bunların hepsi de bizim sorumluluğumuzda. Biz büyükşehir değiliz ama büyük düşüncelerle bir abi olarak vatandaşların tüm hizmetlerini yerine getireceğiz dedik. Verdiğimiz sözler sadece ve sadece yaşamış olduğumuz sıkıntılı dönemlerin dışında harfiyen tane tane tane yerine gelmiştir ve bundan sonra da verilen sözlerden çok daha fazlasını yaparak o güzellikleri biz hep beraber yasayacağız. Rabbim daha güzel günler hep beraber yaşamayı nasip eylesin. Sizlerden Allah razı olsun verdiğiniz emeklere çok çok teşekkür ediyorum. İnşallah vermiş olduğunuz o güzel oyların hakkını da kat kat kat fazlasıyla alacağınızın sözünü vererek hepinize hayırlı akşamlar diliyorum” dedi.