Yerel Haberler
Isparta
Huzurevi sakinleriyle gençler aynı masada buluştu 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:04:57 Isparta’da hayata geçirilen ‘Kuşaklar Arası Miras Kutusu’ projesi kapsamında ilkokul öğrencileri, üniversiteliler ve huzurevi sakinleri bir araya gelerek birlikte vakit geçirip deneyimlerini paylaştı. Üç kuşağı ortak bir paydada buluşturan projede huzurevinde kalan yaşlı vatandaşlar duygusal anlar yaşadı. 10 yıldır huzurevinde kalan ve ilk defa böyle bir etkinliğe katılan Hamza Oskay, "Bu ortam bana gençliğimi hatırlattı, sanki torunlarımla vakit geçiriyormuş gibi hissettim" dedi. Isparta’da gerçekleştirilen ‘Kuşaklar Arası Miras Kutusu’ projesi, farklı yaş gruplarını aynı masa etrafında buluşturdu. Proje kapsamında ilkokul birinci sınıf öğrencileri, üniversite öğrencileri ve huzurevinde kalan yaşlılar bir araya gelerek ortak etkinliklerde yer aldı. Etkinlikte oluşturulan gruplarda her kuşaktan bir katılımcı yer aldı. Birlikte vakit geçiren katılımcılar, çeşitli atölye çalışmalarıyla hem üretim yaptı hem de birbirlerini daha yakından tanıma fırsatı buldu. Projenin temel amacının, üç kuşağı ortak bir paydada buluşturarak birlikte üretim yapmalarını sağlamak olduğu belirtildi. Etkinliklerde yalnızca ortaya çıkan ürünler değil, paylaşılan anılar, anlatılan hikâyeler ve kurulan bağlar ön plana çıktı. Bir masa etrafında paylaşılan anılar ve deneyimlerin, kültürel mirasın önemli bir parçası olduğuna dikkat çekilirken, çocuklar, gençler ve yaşlıların birbirlerinden çok şey öğrendiği ifade edildi. Özellikle gençler ve çocuklar, yaşlıların tecrübelerinden sabır ve sakinliği deneyimleme fırsatı buldu. Herkes birbirine bir miras bıraktı Etkinlik sonunda katılımcılar, maddi değil manevi bir mirasın paylaşıldığını vurguladı. Üç kuşağın bir araya gelerek geçirdiği zamanın, karşılıklı anlayış ve bağ kurma açısından önemli bir kazanım sağladığı ifade edildi. "Sanki torunlarımla vakit geçiriyormuş gibi hissettim" 10 yıldır huzurevinde kaldığını belirten 67 yaşındaki emekli kütüphaneci Hamza Oskay, "Ben tam 10 yıldır huzurevinde kalıyorum. Bugün gençlerle birlikte kutu boyama, esans, kolonya ve mum yapımı etkinliklerine katıldık, çok keyifli geçti. Bu ortam bana gençliğimi hatırlattı, sanki torunlarımla vakit geçiriyormuş gibi hissettim. Eskiden met, saklambaç ve dalya gibi oyunlar oynardık. Şimdiki gençlere tavsiyem, telefon ve bilgisayara fazla bağlı kalmamaları, kütüphaneye giderek kitaplardan araştırma yapmalarıdır. Çok memnun kaldım, bu tür etkinlikler devam etmeli." "Üç kuşağı bir araya getirerek ortak bir paydada buluşturduk" Doktora Öğretim Üyesi İkbal Demet Nane, " Projemizin temel amacı, üç kuşağı bir araya getirerek ortak bir paydada buluşmalarını ve birlikte üretim yapmalarını sağlamaktı. Bu projede yalnızca bir masa etrafında kozmetik ürünler üretmekten ziyade yaşlılarımızın bilgeliğinden, gençlerimizin cesareti ve teknolojiye olan hâkimiyetinden, çocuklarımızın ise samimiyeti ve sıcaklığından yararlanarak katılımcılara farklı bir deneyim sunmak istedik" şeklinde konuştu. "Katılımcılar birlikte konuşarak birbirine deneyimlerini aktardı" Gün boyunca önce miras kutularının boyandığını anlatan Nane, "Ardından oda kokusu, mum, kolonya ve krem atölyeleri gerçekleştirildi. Tüm çalışmalar öğrencilerimiz tarafından hazırlandı ve üçlü ekipler halinde yürütüldü. Her grupta bir huzurevi sakini, bir ilkokul öğrencisi ve bir üniversite öğrencisi yer aldı. Katılımcılar birlikte konuşarak, kokularını birlikte seçerek ve üretim sürecini birlikte deneyimleyerek ürünlerini hazırladı" ifadelerini kullandı. "Aslında bir toplumun mirası, onun kültürel birikimleridir" "Aslında bir toplumun mirası, onun kültürel birikimleridir" diyen Nane, "Bir masa etrafında paylaşılan anılar, anlatılan küçük hikâyeler ve deneyimler bu mirasın önemli bir parçasıdır. Bugün çocuklar, gençler ve yaşlılar birbirlerinden çok şey öğrendi. Özellikle gençler ve çocuklar, yaşlılarımızdan sabrı ve sakinliği deneyimledi. Hepimiz bugün birbirimize birer miras bıraktık" dedi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:53 Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi. Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin maketini yapmak olduğunu dile getirdi. "’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ Hobiyi kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gördüğünü anlatan Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben 62 yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. ’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ dedi. ‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’ Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’ Kendisi için en değerli çalışmanın Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi. ‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’ Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğunu söyleyen Ersöz, "Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. ’Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın’ diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor, ’Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım’ diyor. Ben de ona soruyorum, ’Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?’ Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:42 Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında, Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya Camii maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi. Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya Camii maketi yapmak olduğunu dile getirdi. "Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’ Boş zamanlarında vakit geçirmek için uğraştığı bu hobinin kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gören 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben altmış iki yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. "Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’ dedi. ‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’ Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki, hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’ Kendisi için en değerli çalışmasının Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun, onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi. ‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’ Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğuna değinen Ersöz, ‘‘ Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. "Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın" diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor: "Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım" diyor. Ben de ona soruyorum: "Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?" Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu. (FD-
07 Mayıs 2026 Perşembe - 11:37 Eğirdir’de öğrencilere su tasarrufu ve gıda güvenliği eğitimi verildi Eğirdir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce Sorkuncak İlk ve Ortaokulu’nda düzenlenen eğitim programında öğrencilere su tasarrufu, gıda güvenilirliği ve sağlıklı tüketim alışkanlıkları anlatıldı. Eğirdir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından öğrencilere yönelik farkındalık eğitimleri aralıksız sürüyor. Bu kapsamda Sorkuncak İlk ve Ortaokulu’nda düzenlenen programda su tasarrufu, gıda güvenilirliği ve sağlıklı tüketim alışkanlıkları gibi önemli konular ele alındı. Programda İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ramazan Taran tarafından öğrencilere suyun etkin, verimli ve bilinçli kullanımı hakkında bilgiler verildi. Eğitimde su kaynaklarının korunmasının önemi vurgulanırken, günlük hayatta uygulanabilecek tasarruf yöntemleri örneklerle anlatıldı. Öğrencilere suyun gelecek nesiller için korunması gereken hayati bir kaynak olduğu ifade edildi. Eğitim kapsamında Gıda Mühendisi Gamze Kötek tarafından "Gıda Güvenilirliği ve Gıda Kayıplarının Önlenmesi" konulu sunum gerçekleştirildi. Öğrencilere gıda hijyeni, mikropların bulaşma yolları, korunma yöntemleri ve güvenilir gıdanın önemi hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. Ayrıca eğitimde gıda zehirlenmeleri, belirtileri ve korunma yolları, gıdaların doğru saklama şartları ile alışveriş sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar da anlatıldı. Okul kantinleri ve yemekhanelerde sağlıklı tüketim alışkanlıklarına dikkat çekildi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği programda soru-cevap bölümleriyle aktif katılım sağlanırken, etkinlik sonunda öğrencilere çeşitli ikramlarda bulunuldu.
Esnaftan Başkan Başdeğirmen’e: "Siz kazandığınızda Isparta kazanacak”
22 Mart 2024 Cuma - 20:15 Esnaftan Başkan Başdeğirmen’e: "Siz kazandığınızda Isparta kazanacak” Isparta Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, Hastane ve Üniversite caddelerindeki esnafı ziyaret eti. Başkan Başdeğirmen’in hizmetlerinden memnun olduklarını belirten esnaf, “Sayenizde Isparta’mız çok güzel bir şehir oldu. Siz kazanın ki biz de kazanalım. Siz kazandığınızda Isparta kazanacak” dedi. Isparta Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, esnaf ziyaretlerine Hastane ve Üniversite caddeleriyle devam etti. Esnafa hayırlı kazançlar dileklerini ileten Başkan Başdeğirmen, her girdiği dükkanda esnafın samimi güler yüzüyle karşılanırken, vatandaşlar ve çocuklarla da sohbet etti. Başkan Başdeğirmen’e esnaf ziyaretinde AK Parti Belediye Meclis Üyesi adayları da eşlik etti. 31 Mart 2024 tarihindeki mahalli idareler seçimlerinde desteklerinin Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen’le olduğunu vurgulayan esnaf, “Başkanım sizi destekliyoruz. Sizin yanınızdayız. Allah yolunuzu açık etsin. Dere Mahallesi’ni de çok güzel yaptınız. Mahallemiz çok güzel oldu. Oyumuz sizinle. Sizden memnunuz. Isparta’mız çok güzel bir şehir oldu. Ayağınıza taş değmesin. İnşallah sandıkları patlatacağız. Siz kazanın ki biz de kazanalım. Siz kazandığınızda Isparta kazanacak” dedi. Bir vatandaş da yerel seçimlerde farklı bir partiye oy vermeyi düşünürken Başkan Başdeğirmen’in hizmetlerini çok beğendiğini, bundan dolayı da oyunu AK Parti Adayı Şükrü Başdeğirmen’e vereceğini söyledi. Vatandaşlar, "Hizmetlerinizden dolayı teşekkür ederiz. Şehre güzel hizmetler yaptınız” şeklinde konuştu.
Isparta’da doğal gaz kullanan köy sayısı 7’ye çıktı
21 Mart 2024 Perşembe - 11:06 Isparta’da doğal gaz kullanan köy sayısı 7’ye çıktı Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, merkeze bağlı 7 köye verdikleri doğal gaz sözünü yerine getirdi. Doğal gaz arzının verildiği Aliköy’deki açılışta konuşan Başkan Başdeğirmen, yeni dönemde Gelincik, Bozanönü ve Senirce köylerini de doğal gazla buluşturacaklarının müjdesini verdi. 2019 yerel seçim sürecinde ‘şehri köylerimiz, beldelerimiz ve ilçelerimizle bir bütün olarak göreceğiz’ sözünü veren Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, görev süresi içerisinde bu sözünü yerine getirdi. Köyler, belde ve ilçelerden gelen talepleri hiçbir zaman geri çevirmeyen Başkan Başdeğirmen, Türkiye’de ilk kez merkeze bağlı köyleri doğalgazla buluşturdu. İlk etapta Deregümü, Yakaören, Kayı, Yazısöğüt, Küçük Hacılar, Büyük Hacılar ve Aliköy’e doğal gaz sözü veren Başkan Başdeğirmen, doğal gaz verilen 6 köyün ardından 7’nci köy olarak Aliköy’de doğal gaz arzı açılışında hemşehrileriyle bir araya geldi. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, daha önceden köylere doğal gaz hizmeti verilmediğini, AK Parti belediyeciliğinin Isparta Belediyesi’ne gelmesinin ardından bu tür hizmetlerin sağlandığını söyledi. Alköy’den doğal gaz talep geldiği zaman en büyük problemin imar konusu olduğunu dile getiren Başkan Başdeğirmen, “Doğal gaz firması müdürümüzle defalarca bu konuyu konuştuk. Nasıl yaparız diye istişare ettik, belediye olarak elimizi değil vücudumuzu taşın altına koymamız gerektiği bilincindeydik. Firma ‘biz bu işe gireriz ama önümüzdeki 10 yılda bu tesisatın deplasesi gerekirse o zaman bunu yapamayız’ dedi, biz bu konuyu üstlendik. Arkasından asfalt tamirlerini de biz yapacağız dedik. Bu şekilde köylerimize doğal gaz yolunu açtık. İlk önce Deregümü, Kayı, Yakaören ve Yazısöğüt köylerimize doğal gaz verdik. Arkasından Büyük Hacılar, Küçük Hacılar ve Aliköy’e doğal gaz verdik. Bundan sonra Gelincik, Bozanönü ve Senirce köylerimiz var. Bu 3 köyümüze de doğal gaz vererek merkez köylerimizi tamamlamış olacağız” dedi. "Isparta’da kullandığımız doğal gaz Karadeniz’den çıkan doğal gazımız" Türkiye’de ilk kez merkez köylere doğal gaz veren ilin Isparta olduğuna değinen Başkan Başdeğirmen, “İlçelere doğal gaz verilebiliyor ama köylere verilemiyor. Bu konuda ilk olduk. Alanda kadınlarımız var. Bu işin sıkıntısını kadınlarımız çekiyordu. Kadınlarımız artık mutfakta sıcak su kullanabilecek, soba yakma dertleri olmayacak. Isparta’da kullandığımız doğal gaz Karadeniz’den çıkan doğal gazımız. Firma yetkilileri kendi doğal gazımızı kullandığımızı söylediler. Biz sizler için varız. Sizlerin daha rahat, daha ferah yaşayabilmeniz için devletimizin tüm imkanlarını size sunmaya hazırız. İl Genel Meclis üyelerimize oy vereceksiniz. Onlar da sizlere güzel hizmetler verecekler. Doğal gaz açılışının köyümüze hayırlar getirmesini diliyorum” ifadelerini kullandı. Konuşmaların ardından yapılan dualarla protokol tarafından köye ilk doğal gaz arzı gerçekleştirildi.