Yerel Haberler
Isparta
Huzurevi sakinleriyle gençler aynı masada buluştu 09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:04:57 Isparta’da hayata geçirilen ‘Kuşaklar Arası Miras Kutusu’ projesi kapsamında ilkokul öğrencileri, üniversiteliler ve huzurevi sakinleri bir araya gelerek birlikte vakit geçirip deneyimlerini paylaştı. Üç kuşağı ortak bir paydada buluşturan projede huzurevinde kalan yaşlı vatandaşlar duygusal anlar yaşadı. 10 yıldır huzurevinde kalan ve ilk defa böyle bir etkinliğe katılan Hamza Oskay, "Bu ortam bana gençliğimi hatırlattı, sanki torunlarımla vakit geçiriyormuş gibi hissettim" dedi. Isparta’da gerçekleştirilen ‘Kuşaklar Arası Miras Kutusu’ projesi, farklı yaş gruplarını aynı masa etrafında buluşturdu. Proje kapsamında ilkokul birinci sınıf öğrencileri, üniversite öğrencileri ve huzurevinde kalan yaşlılar bir araya gelerek ortak etkinliklerde yer aldı. Etkinlikte oluşturulan gruplarda her kuşaktan bir katılımcı yer aldı. Birlikte vakit geçiren katılımcılar, çeşitli atölye çalışmalarıyla hem üretim yaptı hem de birbirlerini daha yakından tanıma fırsatı buldu. Projenin temel amacının, üç kuşağı ortak bir paydada buluşturarak birlikte üretim yapmalarını sağlamak olduğu belirtildi. Etkinliklerde yalnızca ortaya çıkan ürünler değil, paylaşılan anılar, anlatılan hikâyeler ve kurulan bağlar ön plana çıktı. Bir masa etrafında paylaşılan anılar ve deneyimlerin, kültürel mirasın önemli bir parçası olduğuna dikkat çekilirken, çocuklar, gençler ve yaşlıların birbirlerinden çok şey öğrendiği ifade edildi. Özellikle gençler ve çocuklar, yaşlıların tecrübelerinden sabır ve sakinliği deneyimleme fırsatı buldu. Herkes birbirine bir miras bıraktı Etkinlik sonunda katılımcılar, maddi değil manevi bir mirasın paylaşıldığını vurguladı. Üç kuşağın bir araya gelerek geçirdiği zamanın, karşılıklı anlayış ve bağ kurma açısından önemli bir kazanım sağladığı ifade edildi. "Sanki torunlarımla vakit geçiriyormuş gibi hissettim" 10 yıldır huzurevinde kaldığını belirten 67 yaşındaki emekli kütüphaneci Hamza Oskay, "Ben tam 10 yıldır huzurevinde kalıyorum. Bugün gençlerle birlikte kutu boyama, esans, kolonya ve mum yapımı etkinliklerine katıldık, çok keyifli geçti. Bu ortam bana gençliğimi hatırlattı, sanki torunlarımla vakit geçiriyormuş gibi hissettim. Eskiden met, saklambaç ve dalya gibi oyunlar oynardık. Şimdiki gençlere tavsiyem, telefon ve bilgisayara fazla bağlı kalmamaları, kütüphaneye giderek kitaplardan araştırma yapmalarıdır. Çok memnun kaldım, bu tür etkinlikler devam etmeli." "Üç kuşağı bir araya getirerek ortak bir paydada buluşturduk" Doktora Öğretim Üyesi İkbal Demet Nane, " Projemizin temel amacı, üç kuşağı bir araya getirerek ortak bir paydada buluşmalarını ve birlikte üretim yapmalarını sağlamaktı. Bu projede yalnızca bir masa etrafında kozmetik ürünler üretmekten ziyade yaşlılarımızın bilgeliğinden, gençlerimizin cesareti ve teknolojiye olan hâkimiyetinden, çocuklarımızın ise samimiyeti ve sıcaklığından yararlanarak katılımcılara farklı bir deneyim sunmak istedik" şeklinde konuştu. "Katılımcılar birlikte konuşarak birbirine deneyimlerini aktardı" Gün boyunca önce miras kutularının boyandığını anlatan Nane, "Ardından oda kokusu, mum, kolonya ve krem atölyeleri gerçekleştirildi. Tüm çalışmalar öğrencilerimiz tarafından hazırlandı ve üçlü ekipler halinde yürütüldü. Her grupta bir huzurevi sakini, bir ilkokul öğrencisi ve bir üniversite öğrencisi yer aldı. Katılımcılar birlikte konuşarak, kokularını birlikte seçerek ve üretim sürecini birlikte deneyimleyerek ürünlerini hazırladı" ifadelerini kullandı. "Aslında bir toplumun mirası, onun kültürel birikimleridir" "Aslında bir toplumun mirası, onun kültürel birikimleridir" diyen Nane, "Bir masa etrafında paylaşılan anılar, anlatılan küçük hikâyeler ve deneyimler bu mirasın önemli bir parçasıdır. Bugün çocuklar, gençler ve yaşlılar birbirlerinden çok şey öğrendi. Özellikle gençler ve çocuklar, yaşlılarımızdan sabrı ve sakinliği deneyimledi. Hepimiz bugün birbirimize birer miras bıraktık" dedi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:53 Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi. Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin maketini yapmak olduğunu dile getirdi. "’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ Hobiyi kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gördüğünü anlatan Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben 62 yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. ’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ dedi. ‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’ Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’ Kendisi için en değerli çalışmanın Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi. ‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’ Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğunu söyleyen Ersöz, "Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. ’Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın’ diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor, ’Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım’ diyor. Ben de ona soruyorum, ’Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?’ Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:42 Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında, Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya Camii maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi. Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya Camii maketi yapmak olduğunu dile getirdi. "Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’ Boş zamanlarında vakit geçirmek için uğraştığı bu hobinin kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gören 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben altmış iki yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. "Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’ dedi. ‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’ Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki, hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’ Kendisi için en değerli çalışmasının Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun, onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi. ‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’ Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğuna değinen Ersöz, ‘‘ Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. "Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın" diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor: "Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım" diyor. Ben de ona soruyorum: "Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?" Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu. (FD-
07 Mayıs 2026 Perşembe - 11:37 Eğirdir’de öğrencilere su tasarrufu ve gıda güvenliği eğitimi verildi Eğirdir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğünce Sorkuncak İlk ve Ortaokulu’nda düzenlenen eğitim programında öğrencilere su tasarrufu, gıda güvenilirliği ve sağlıklı tüketim alışkanlıkları anlatıldı. Eğirdir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından öğrencilere yönelik farkındalık eğitimleri aralıksız sürüyor. Bu kapsamda Sorkuncak İlk ve Ortaokulu’nda düzenlenen programda su tasarrufu, gıda güvenilirliği ve sağlıklı tüketim alışkanlıkları gibi önemli konular ele alındı. Programda İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ramazan Taran tarafından öğrencilere suyun etkin, verimli ve bilinçli kullanımı hakkında bilgiler verildi. Eğitimde su kaynaklarının korunmasının önemi vurgulanırken, günlük hayatta uygulanabilecek tasarruf yöntemleri örneklerle anlatıldı. Öğrencilere suyun gelecek nesiller için korunması gereken hayati bir kaynak olduğu ifade edildi. Eğitim kapsamında Gıda Mühendisi Gamze Kötek tarafından "Gıda Güvenilirliği ve Gıda Kayıplarının Önlenmesi" konulu sunum gerçekleştirildi. Öğrencilere gıda hijyeni, mikropların bulaşma yolları, korunma yöntemleri ve güvenilir gıdanın önemi hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. Ayrıca eğitimde gıda zehirlenmeleri, belirtileri ve korunma yolları, gıdaların doğru saklama şartları ile alışveriş sırasında dikkat edilmesi gereken hususlar da anlatıldı. Okul kantinleri ve yemekhanelerde sağlıklı tüketim alışkanlıklarına dikkat çekildi. Öğrencilerin yoğun ilgi gösterdiği programda soru-cevap bölümleriyle aktif katılım sağlanırken, etkinlik sonunda öğrencilere çeşitli ikramlarda bulunuldu.
Esnaftan Başkan Başdeğirmen’e: “Şehrin değişimini sizinle yaşadık”
16 Şubat 2024 Cuma - 19:09 Esnaftan Başkan Başdeğirmen’e: “Şehrin değişimini sizinle yaşadık” Isparta Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, Belediye İşhanı ve Kaymakkapı Meydanı’ndaki esnafları ziyaret etti. Şehrin son 5 yılda modernleşme yaşadığını belirten esnaf, “5 yıllık yaptığınız hizmetlerden dolayı teşekkür ederiz. Şehrin değişimini sizinle yaşadık. Oyumuz size” dedi. Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen, esnaf ziyaretlerine Belediye İşhanı ve Kaymakkapı Meydanı’nda devam etti. Başkan Başdeğirmen, esnaf ve vatandaşlardan 31 Mart 2024 tarihinde yapılacak yerel seçimlerde destek istedi. İlk olarak Belediye İş Hanındaki esnafı ziyaret eden Başkan Başdeğirmen, esnafa hayırlı işler dileklerini iletti. 31 Mart yerel seçimlerinde Belediye Başkanı ve AK Parti Belediye Başkan Adayı Şükrü Başdeğirmen’e başarılar dileyen esnaf, “Gönlümüz daha öncede sizinleydi, şu anda da sizinle. 5 yıllık yaptığınız hizmetlerden dolayı teşekkür ederiz. Oyumuz size” dedi. Başkan Başdeğirmen, Belediye İş Hanından sonra Kaymakkapı Meydanındaki durakların olduğu bölüm ile karşısındaki esnafı ziyaret etti. Üzüm Çarşısının çok güzel olduğunu belirten esnaf, “Başkanım o kadar başkan geldi, geçti Üzüm Çarşısını yapamadı. Siz çok güzel yaptınız” derken Başkan Başdeğirmen, “Daha güzellerini ve daha iyilerini yapacağız” dedi. Vatandaşlar da Başkan Başdeğirmen’den memnun olduklarını, yerel seçimlerde destek vereceklerini belirterek, “Başkanım Isparta’ya her hizmeti yaptın” dedi. Başkan Başdeğirmen de hizmette sınır olmadığını ifade ederek, hizmete devam mesajı verdi. Trabzonlu olduğunu ifade eden bir vatandaş, Başkan Başdeğirmen’in hizmetlerini her yerde anlattığını, kendisine oy vereceğini söyleyerek, “Benim tarafımda 20-30 kişi size oy vereceğiz. Herkes keşke sizin gibi olsa. Almanya’ya gidecektim ama size oy vermek için gitmeyeceğim. Yeni otogar alanını çok güzel hale getirdiniz” şeklinde konuştu. Başkan Başdeğirmen de verilen oylara layık olmak için çalışmaya devam edeceklerini vurguladı. Sakarya’dan gelerek 7 yıl önce Isparta’ya yerleştiğini dile getiren bir esnaf ise, “Başkanım sizinle şehrin değişimini gözümle gördüm. Sizden önce çok bir şey yoktu, siz göreve geldikten sonra o değişimi yaşadık. Ben ilk geldiğimde şehir 10 yıl gerideydi. Sizden sonra modernleşme başladı. Geldiğimizde gezecek yer yoktu. Şimdi Kirazlıdere ve Andık Deresi çok güzel oldu” görüşlerinde bulundu.
Davraz’da sezon açıldı, kayak heyecanı başladı
16 Şubat 2024 Cuma - 17:24 Davraz’da sezon açıldı, kayak heyecanı başladı Isparta Davraz Kayak Merkezi’nde kayak sezonu açıldı. Bin 650 metre ile 2 bin 344 metre arasında değişen rakımda kar kalınlığı 55 santimetreye kadar ulaştı. Isparta Davraz Kayak Merkezi’nde kayakseverler için kayak sezonu açıldı. Toroslar’ın en yüksek zirvelerinden birisinde kurulu olan Davraz Kayak Merkezi, kayak, snowboard, tur kayağı, dağcılık gibi alanlarla uğraşanlar için imkanlar sunuyor. Davraz Kayak Merkezi, açıldığı gün itibarıyla yoğun ilgi görürken, bin 650 metre ile 2 bin 344 metre arasında değişen rakımda kar kalınlığının 30 ile 55 santimetreye kadar ulaştığı belirtildi. Davraz Kayak Merkezi İdari Koordinatörü Ozan Yılmaz, bu yıl kar yağışının geç gelmesi sebebi ile sezonun 15 ile 20 gün sürebileceğini öngördüğünü belirterek, "Davraz Kayak Merkezi’ne yaklaşık üç gündür kar yağışı ile beraber cuma günü yani bugün itibari ile sezonu açmış bulunmaktayız. Geçmiş yıllarda 60 gün kadar bir sezon açık süremiz varken bu yıl beklentimiz 15 ila 20 gün gibi gözüküyor. Çünkü hava durumunu müsaitliği bunu bize öngörüde sunuyor. Bu sene inşallah 100 bin ile 150 bin barajını açabilirsek bizim için çok büyük bir hedef olmuş olacak. Tabii sağ olsun misafirlerimiz günlerdir hatta haftalardır bizden haber bekliyorlardı sezon açıldı mı açılacak mı diye. Çok şükür bugün açtık ve bugün hafta içi olmasına rağmen yalnız bırakmadılar. Otomobil ve misafir yoğunluğu olduğunu belirten Yılmaz, “Şu an yaklaşık olarak 450 ile 500 arası otomobil girişimiz oldu ve 3 bin ile 4 bin misafirimiz şu an merkezimizde kayak yapıyor. Çok teşekkür ediyoruz onlara. Davraz Kayak Merkezi olarak sezon süresi uzun oldukça biz kayak merkezimizdeki tesislerimizi çalıştıracağız. Tüm kayakseverleri ve kar severleri Davraz Kayak Merkezi‘ne bekliyorum” dedi. Kayak merkezine yapılan yatırımlarla ilgili bilgi veren Yılmaz, “Gondol testi çok merak ediliyor. Gondol testinin testleri devam ediyor. Müteahhit firmanın bize vereceği belgelerle beraber gondol mekanik testimizi de devreye alıp çalıştıracağız inşallah” şeklinde konuştu. “10 yıldır her sene geliriz buraya” Davraz Kayak Merkezine İzmir’den gelen Emre-Rabia Kılıç çifti 10 yıldır kış sezonunda Davraz Kayak Merkezini tercih ettiklerini belirterek, “Yaklaşık 15 gün önce buraya gelmiştik, o zaman kar yoktu ondan dolayı tatili yarım bıraktık. Şimdi dün itibarıyla yeniden geldik kar yağdığını görünce. İki tane oğlum var. Biz İzmir’de kara hasret kalıyoruz. Ailemiz de burada zaten hem ziyaret gibi oluyor. Şu an gayet memnunuz, hava da çok güzel İnşallah yarın da buradayız. 10 yıldır her sene geliriz buraya tatil için. Kış tatilini her sene burada geçiririz. Başka yerleri tercih etmeyiz, ailemiz de var zaten burada, aynı zamanda güzel buranın nezih bir ortamı var" ifadelerini kullandı. Antalya’nın Manavgat ilçesinden arkadaş grubu ile gelen Sungur Alp ise kaydığı poşetle daha fazla zevk aldığını belirterek, “Kar çok güzel, kayıyoruz eğleniyoruz. Çok mutluyuz. Hava çok güzel, hiçbir sıkıntı çekmedik. Poşetle kaymak kızağa göre daha kaygan, daha güzel kayıyoruz” dedi.
Başkan Başdeğirmen: "3 yeni kütüphane açıyoruz"
14 Şubat 2024 Çarşamba - 13:43 Başkan Başdeğirmen: "3 yeni kütüphane açıyoruz" Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Eğitimci Batuhan Kürkçü’nün ‘Hayat Seni Çağırıyor’ isimli söyleşisine katılarak, öğrencilerle buluştu. Öğrencilere önemli tavsiyelerde bulunan Başkan Başdeğirmen, Akkent, Davraz ve Vatan mahallelerine 3 yeni kütüphane açacaklarını bildirdi. Isparta Belediyesi ve İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğinde öğrencilerin akademik başarı ve motivasyonlarının artırılması, öğretmenlerin mesleki gelişimlerinin desteklenmesi ve öğrenci velilerinin eğitim ihtiyaçlarının en üst düzeyde gerçekleştirilmesi için gerekli eğitimlerin ve farkındalık çalışmalarının yapılması amacıyla iş birliği protokolü imzalanmıştı. Protokol çerçevesinde eğitim alanında çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Etkinlikler çerçevesinde Eğitimci Batuhan Kürkçü, ‘Hayat Seni Çağırıyor’ isimli söyleşi ile Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde öğrencilerle buluştu. Buluşmaya Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen de katıldı. Seminer öncesi öğrencilere tavsiyelerde bulunan Başkan Başdeğirmen, şehirde gençlere yönelik yaptıkları çalışmalardan bahsetti. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, gençleri çok önemsediklerini belirterek eğitim alanına her zaman destek verdiklerini söyledi. Öğrencilerin sınav heyecanını en aza indirebilmek için bu tür etkinlikler düzenlediklerine değinen Başkan Başdeğirmen, “Motivasyonunuz için bu tür etkinliklerimize devam edeceğiz. Bu eğitimlerimizi velilerinize yönelik de yapacağız. Siz sınava hazırlanırken velilerinize düşen görevler de var. Ayrıca sizlere 11 deneme sınavı hazırladık. Bunun bir tanesini yaptık. Milli Eğitim Müdürlüğümüzle birlikte 10 deneme sınavı daha yapacağız. Eğitimle birlikte kültür, spor ve sosyal etkinlikler düzenliyoruz. Örneğin tiyatro. Tiyatronun da gençler için ne kadar önemli olduğunun bilincindeyiz. IBKM açılalı 2,5 yıl oldu. Bu süre içerisinde 127 özel tiyatro şehrimize geldi, bir o kadar da devlet tiyatrosu bu salonlarımızda gösteri yaptı. Geriye baktığımızda 20 yılda Isparta’mıza 30 tiyatro gelmiş. 2,5 yıl içerisinde 200’ün üzerinde tiyatroyu bu salonlarımızda sizlerle buluşturduk” dedi. "Bin 500 kişinin aynı anda ders çalışabileceği büyük bir kütüphane yapıyoruz" IBKM içerisine bir kütüphane açtıklarını hatırlatan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, bu kütüphanenin de yeterli olmadığını bildiklerini, önümüzdeki günlerde şehrin farklı noktalarında 3 tane daha kütüphane açacaklarını söyledi. Başkan Başdeğirmen, “Bu kütüphanelerimizi Akkent, Davraz ve Vatan Mahallelerimizde açacağız. Bu da yeterli değil. Mevcut otogarı önümüzdeki ay yeni yerine taşıyacağız. Eski otogar yerine de bin 500 kişinin aynı anda ders çalışabileceği, etkileşim merkezlerinin içerisinde olduğu, bir bölümünün 7 gün 24 saat çalışabileceği büyük bir kütüphane yapıyoruz. Hem eğleneceğiz hem ders çalışacağız, hem de kariyerimizi en üst seviyeye taşıyacağız. Hedeflere ulaşmak için çalışmak, mücadele etmek ve kararlı olmak lazım. Tüm bunlar için inanmak gerekir. İnandıktan sonra başarısız olmak gibi bir şey olmaz” görüşlerinde bulundu. Salondaki öğrencilerle yıllar sonra karşılaşabileceklerini, karşılaştıklarında kariyerleriyle ilgili kendisine güzel şeyler söyleyeceklerine inandığını belirten Başkan Başdeğirmen, “Yıllar sonra karşılaştığımızda ‘başkanım siz IBKM’de bizimle konuşmuştunuz, ben şu anda bu holdingin CEO’suyum’ ya da ’şu bakanlıkta şu birimdeyim’, belki de ’bakanım’ diyeceksiniz. Bunları duyacağız sizlerden. Ben sizlere inanıyor ve güveniyorum” şeklinde konuştu. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, konuşmasının ardından Eğitimci Batuhan Kürkçü’ye günün anısına gül ve lavanta tablosu hediye etti. Daha sonra Kürkçü, öğrencilerle ‘Hayat Seni Çağırıyor’ söyleşisi gerçekleştirdi.