Yerel Haberler
Isparta
09 Mayıs 2026 Cumartesi - 12:04 Huzurevi sakinleriyle gençler aynı masada buluştu Isparta’da hayata geçirilen ‘Kuşaklar Arası Miras Kutusu’ projesi kapsamında ilkokul öğrencileri, üniversiteliler ve huzurevi sakinleri bir araya gelerek birlikte vakit geçirip deneyimlerini paylaştı. Üç kuşağı ortak bir paydada buluşturan projede huzurevinde kalan yaşlı vatandaşlar duygusal anlar yaşadı. 10 yıldır huzurevinde kalan ve ilk defa böyle bir etkinliğe katılan Hamza Oskay, "Bu ortam bana gençliğimi hatırlattı, sanki torunlarımla vakit geçiriyormuş gibi hissettim" dedi. Isparta’da gerçekleştirilen ‘Kuşaklar Arası Miras Kutusu’ projesi, farklı yaş gruplarını aynı masa etrafında buluşturdu. Proje kapsamında ilkokul birinci sınıf öğrencileri, üniversite öğrencileri ve huzurevinde kalan yaşlılar bir araya gelerek ortak etkinliklerde yer aldı. Etkinlikte oluşturulan gruplarda her kuşaktan bir katılımcı yer aldı. Birlikte vakit geçiren katılımcılar, çeşitli atölye çalışmalarıyla hem üretim yaptı hem de birbirlerini daha yakından tanıma fırsatı buldu. Projenin temel amacının, üç kuşağı ortak bir paydada buluşturarak birlikte üretim yapmalarını sağlamak olduğu belirtildi. Etkinliklerde yalnızca ortaya çıkan ürünler değil, paylaşılan anılar, anlatılan hikâyeler ve kurulan bağlar ön plana çıktı. Bir masa etrafında paylaşılan anılar ve deneyimlerin, kültürel mirasın önemli bir parçası olduğuna dikkat çekilirken, çocuklar, gençler ve yaşlıların birbirlerinden çok şey öğrendiği ifade edildi. Özellikle gençler ve çocuklar, yaşlıların tecrübelerinden sabır ve sakinliği deneyimleme fırsatı buldu. Herkes birbirine bir miras bıraktı Etkinlik sonunda katılımcılar, maddi değil manevi bir mirasın paylaşıldığını vurguladı. Üç kuşağın bir araya gelerek geçirdiği zamanın, karşılıklı anlayış ve bağ kurma açısından önemli bir kazanım sağladığı ifade edildi. "Sanki torunlarımla vakit geçiriyormuş gibi hissettim" 10 yıldır huzurevinde kaldığını belirten 67 yaşındaki emekli kütüphaneci Hamza Oskay, "Ben tam 10 yıldır huzurevinde kalıyorum. Bugün gençlerle birlikte kutu boyama, esans, kolonya ve mum yapımı etkinliklerine katıldık, çok keyifli geçti. Bu ortam bana gençliğimi hatırlattı, sanki torunlarımla vakit geçiriyormuş gibi hissettim. Eskiden met, saklambaç ve dalya gibi oyunlar oynardık. Şimdiki gençlere tavsiyem, telefon ve bilgisayara fazla bağlı kalmamaları, kütüphaneye giderek kitaplardan araştırma yapmalarıdır. Çok memnun kaldım, bu tür etkinlikler devam etmeli." "Üç kuşağı bir araya getirerek ortak bir paydada buluşturduk" Doktora Öğretim Üyesi İkbal Demet Nane, " Projemizin temel amacı, üç kuşağı bir araya getirerek ortak bir paydada buluşmalarını ve birlikte üretim yapmalarını sağlamaktı. Bu projede yalnızca bir masa etrafında kozmetik ürünler üretmekten ziyade yaşlılarımızın bilgeliğinden, gençlerimizin cesareti ve teknolojiye olan hâkimiyetinden, çocuklarımızın ise samimiyeti ve sıcaklığından yararlanarak katılımcılara farklı bir deneyim sunmak istedik" şeklinde konuştu. "Katılımcılar birlikte konuşarak birbirine deneyimlerini aktardı" Gün boyunca önce miras kutularının boyandığını anlatan Nane, "Ardından oda kokusu, mum, kolonya ve krem atölyeleri gerçekleştirildi. Tüm çalışmalar öğrencilerimiz tarafından hazırlandı ve üçlü ekipler halinde yürütüldü. Her grupta bir huzurevi sakini, bir ilkokul öğrencisi ve bir üniversite öğrencisi yer aldı. Katılımcılar birlikte konuşarak, kokularını birlikte seçerek ve üretim sürecini birlikte deneyimleyerek ürünlerini hazırladı" ifadelerini kullandı. "Aslında bir toplumun mirası, onun kültürel birikimleridir" "Aslında bir toplumun mirası, onun kültürel birikimleridir" diyen Nane, "Bir masa etrafında paylaşılan anılar, anlatılan küçük hikâyeler ve deneyimler bu mirasın önemli bir parçasıdır. Bugün çocuklar, gençler ve yaşlılar birbirlerinden çok şey öğrendi. Özellikle gençler ve çocuklar, yaşlılarımızdan sabrı ve sakinliği deneyimledi. Hepimiz bugün birbirimize birer miras bıraktık" dedi.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:53 Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi. Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi’nin maketini yapmak olduğunu dile getirdi. "’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ Hobiyi kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gördüğünü anlatan Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben 62 yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. ’Acaba ben bunu yapabilir miyim?’ dedim ve yapmaya başladım’’ dedi. ‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’ Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’ Kendisi için en değerli çalışmanın Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi. ‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’ Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğunu söyleyen Ersöz, "Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. ’Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın’ diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor, ’Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım’ diyor. Ben de ona soruyorum, ’Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?’ Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu.
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:42 Çöpe gidecek malzemeleri sanata dönüştüren emekli usta tarihi maketlerle yaşatıyor Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli kamu çalışanı Güner Ersöz, atık malzemeleri kullanarak yaptığı tarihi eser ve geleneksel ev maketleriyle kültürel mirası yaşatıyor. Emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı çalışmalarında, Osmanlı evlerinden Anıtkabir’e kadar birçok eseri tasarlayan Ersöz, "Sıradaki büyük hedefim Ayasofya Camii maketi yapmak. İnsanlarımızın sağda solda vakit geçirmek yerine bu tür uğraşlarla ilgilenmesinin vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere fayda sağlayacağına inanıyorum" dedi. Isparta’da yaşayan 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, emeklilik sonrası boş zamanlarını verimli değerlendirmek amacıyla hobi olarak başladığı maket çalışmalarında atık malzemeleri adeta sanat eserine dönüştürüyor. Ticari bir kaygı taşımadan üretim yapan Ersöz, hazırladığı maketleri çevresindeki insanlara hediye ediyor. Emekliliğin ardından kendisine yeni bir uğraş arayan Ersöz, geri dönüşüm malzemelerini kullanarak tarihi eser ve geleneksel ev maketleri yapmaya başladı. Şişeler, karton koliler ve ayakkabı kutularından Osmanlı, Safranbolu ve Isparta evleri tasarlayan usta, amacının kültürel mirası yeni nesillere tanıtmak olduğunu, sıradaki büyük hedefinin ise Ayasofya Camii maketi yapmak olduğunu dile getirdi. "Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’ Boş zamanlarında vakit geçirmek için uğraştığı bu hobinin kendine zaman ayırmanın bir yolu olarak gören 62 yaşındaki emekli Güner Ersöz, ‘‘Amacım geri dönüşüm ve atık malzemelerden, hiçbir masraf yapmadan bir şeyler üretmek. Aynı zamanda eski eserlerimize, eski evlerimize ve Osmanlı eserlerimize sahip çıkmak istiyorum. Ben altmış iki yaşındayım. Emekli olduktan sonra kendimi bir boşlukta hissettim. Bu yüzden kendime bir meşgale bulmak istedim. Televizyonda yapılan bir çalışmayı gördüm. "Acaba ben bunu yapabilir miyim?" dedim ve yapmaya başladım’’ dedi. ‘‘Sevdiğim insanlara ücret almadan hediye ediyorum’’ Daha önce de ahşap işleriyle hobi olarak uğraştığını belirten Ersöz, ‘‘Zamanla düşündüm ki, hiçbir masraf yapmadan bunu nasıl yapabilirim? Herhangi bir şeye zarar vermeden üretmek istedim. İlk aklıma gelen ise atık malzemeler oldu. Mesela kola şişeleri, marketlerde bulunan koliler, deterjan kutuları, ayakkabı kutuları gibi malzemeleri değerlendirmeye başladım. Ayakkabı kutularından eski evler, Isparta evleri, Safranbolu evleri, cumbalı evler yapıyorum. Çünkü artık zamanla bunlar kaybolmaya başladı. Ben de bunları yapıp yeni nesillere, gençlerimize göstermek istiyorum. Ayrıca sevdiğim insanlara da hiçbir ücret almadan hediye ediyorum. Şu anda yaptığım işin durumuna göre değişiyor ama bir Osmanlı fenerini veya bir evi bir günde ya da bir buçuk günde yapabiliyorum’’ ifadelerini kullandı. ‘‘İleride benden bir anı kalsın istiyorum’’ Kendisi için en değerli çalışmasının Anıtkabir projesi olduğunu vurgulayan Ersöz, ‘‘Onu yaptım ve benim için çok özel bir eser oldu. En güzelini yapmaya çalıştım ve başardığıma da inanıyorum. Genellikle elimdeki malzemeye göre düşünüyorum. Mesela bir kartondan veya bir koliden ne yapabilirim diye bakıyorum. Önce ebatlarını düşünüyorum, sonra ölçülerini kafamda hesaplayıp çiziyorum. Ardından maket bıçağı yardımıyla şekil veriyorum. Malzeme ne olursa olsun, onun ölçülerine göre çalışıyorum. Şimdiye kadar sergi açmayı hiç düşünmedim. Genellikle sevdiğim insanlara, aile dostlarıma hediye ediyorum. İleride benden bir anı kalsın istiyorum. Bu yüzden herhangi bir sergi düşüncem olmadı’’ dedi. ‘‘İnşallah onları da yapmayı başarırım’’ Torununun bu konuda çok ilgili olduğunu ve el yeteneğinin de çok güzel olduğuna değinen Ersöz, ‘‘ Maşallah, bazen ona da anlatıyorum. "Bak şöyle yapacaksın, böyle yapacaksın" diye gösteriyorum. Ayrıca apartmanda bir komşumuzun oğlu var, adı Mehmet. Şu anda ana sınıfına gidiyor. Okuldan geldiği zaman hemen yanıma geliyor: "Dede, ne yapacağız? Hadi ev yapalım" diyor. Ben de ona soruyorum: "Ev yapmak için ne lazım? Kapısını mı yapalım, penceresini mi yapalım, kiremitini mi yapalım?" Daha beş yaşında olmasına rağmen benim yönlendirmemle bir şeyler yapmaya çalışıyor. Tabii bazen yamuk yumuk oluyor ama yine de el yeteneği çok güzel ve başarılı. En çok yapmak istediğim eserler arasında İstanbul’daki Mimar Sinan eserleri, Edirne’deki cami ve özellikle Ayasofya Camii var. İnşallah şu ara onun üzerine kafamda projelerim var ve onu yapmayı çok düşünüyorum. Şu anda tasarım aşamasındalar. İnşallah onları da yapmayı başarırım. İnsanlarımızın sağda solda boş vakit geçirmek yerine böyle işlerle uğraşmasının vatanımıza, milletimize ve yeni nesillere faydalı olacağına inanıyorum. Böyle şeyler öğretmekten çok mutlu oluyorum. Herkese de bu işleri tavsiye ederim’’ diye konuştu. (FD-
Isparta Belediyesinde en düşük işçi maaşı 30 bin lira oldu
23 Ocak 2024 Salı - 16:57 Isparta Belediyesinde en düşük işçi maaşı 30 bin lira oldu Isparta Belediyesi’nde çalışan 154’ü kadrolu, bin 534’ü de ISBEL şirketinde olmak üzere toplam 1688 işçiyi kapsayan ve 1 Ocak 2024’ten geçerli olacak toplu iş sözleşmesi Belediye İş Sendikasıyla imzalandı. Buna göre ISBEL’de çalışan bir işçinin en düşük yevmiyesi 670,72 TL’den bin 039,62 TL’ye çıkarıldı. Ayrıca ISBEL ile kadrolu işçiler arasındaki farkta kaldırarak maaşlarına her ay 4 yevmiye daha yansıtıldı. Böylece ISBEL’de çalışan bir işçinin en düşük maaşı 30 bin liraya çıkarıldı. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplu iş sözleşmesi imza töreninde işçilerle bir araya geldi. IBKM’ye girişinde davul zurna ve alkışlarla karşılanan Başkan Başdeğirmen, işçilere seslenerek bugüne kadar yapmış oldukları çalışmalardan dolayı personeline teşekkür etti. Belediye İş Sendikasıyla toplu iş sözleşmesi görüşmeleri gerçekleştirdiklerini ifade eden Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Kadrolu işçilerimiz 100 gün yevmiye alıyorlar. Ama ISBEL işçilerimiz 52 gün alıyor. Neden bu kadar fark var arada diye sordum. Arkadaşlar aynı işi yapıyor. Bu bir haksızlık. Onların da 100 gün almasını sağladık” derken bu sırada Başkan Başdeğirmen’in konuşması ‘Büyük Başkan’ sloganıyla kesildi. Başkan Başdeğirmen de “Hak ediyorsunuz, çalışan hak eder” dedi. “Memur gibi 6 ayda bir zam alacaksınız” “Çocuk yardımını yüzde 63, yemek yardımını yüzde 82, yakacak yardımını yüzde 100 artırdık. Evlenecek gençlerimizin evlilik yardımını yüzde 150 artırdık. Ramazan Bayramı yardımını yüzde 400, Kurban Bayramı yardımını ise yüzde 471 oranında artırdık. Devletimiz asgari ücreti 1 yıllık olarak açıkladı. Biz zammı yılda 2 kez yapıyoruz. Memur gibi 6 ayda bir zam alacaksınız. Devletimiz asgari ücrete yaklaşık yüzde 50 zam yaptı. Biz de bunun üzerine ayda 4 ikramiyeyi fazla koyduk. 670,72 TL olan günlük yevmiyenizi bin 178,24 TL’ye çıkardık. Bu şekilde toplam zam oranı yüzde 76 oranına çıkıyor. Aramızda 154 kadrolu işçimiz var. Onların yevmiyesi 886 liraydı, bin 383,83 TL’ye çıkardık. Kadrolu işçilerimize de hayırlı olsun. Toplam bin 688 mesai arkadaşımız bu haklara 1 Ocak itibariyle sahip olmuştur. Hayırlı ve uğurlu olsun” dedi. Ayrıca sosyal haklarda yapılan iyileştirmeler hakkında bilgi veren Başkan Başdeğirmen, “Öğrenim yardımlarında ise yüzde 243 ile yüzde 300 arasında olmak üzere iyileştirme yaptık. Sosyal haklardaki ortalama artış da yüzde 202,93 olduğunu söyledi.
Isparta Belediyesinde en düşük işçi maaşı 30 bin lira oldu
23 Ocak 2024 Salı - 16:55 Isparta Belediyesinde en düşük işçi maaşı 30 bin lira oldu Isparta Belediyesi’nde çalışan 154’ü kadrolu, bin 534’ü de ISBEL şirketinde olmak üzere toplam 1688 işçiyi kapsayan ve 1 Ocak 2024’ten geçerli olacak toplu iş sözleşmesi Belediye İş Sendikasıyla imzalandı. Buna göre ISBEL’de çalışan bir işçinin en düşük yevmiyesi 670,72 TL’den bin 039,62 TL’ye çıkarıldı. Ayrıca ISBEL ile kadrolu işçiler arasındaki farkta kaldırarak maaşlarına her ay 4 yevmiye daha yansıtıldı. Böylece ISBEL’de çalışan bir işçinin en düşük maaşı 30 bin liraya çıkarıldı. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Isparta Belediyesi Kültür Merkezi’nde düzenlenen toplu iş sözleşmesi imza töreninde işçilerle bir araya geldi. IBKM’ye girişinde davul zurna ve alkışlarla karşılanan Başkan Başdeğirmen, işçilere seslenerek bugüne kadar yapmış oldukları çalışmalardan dolayı personeline teşekkür etti. Belediye İş Sendikasıyla toplu iş sözleşmesi görüşmeleri gerçekleştirdiklerini ifade eden Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Kadrolu işçilerimiz 100 gün yevmiye alıyorlar. Ama ISBEL işçilerimiz 52 gün alıyor. Neden bu kadar fark var arada diye sordum. Arkadaşlar aynı işi yapıyor. Bu bir haksızlık. Onların da 100 gün almasını sağladık” derken bu sırada Başkan Başdeğirmen’in konuşması ‘Büyük Başkan’ sloganıyla kesildi. Başkan Başdeğirmen de “Hak ediyorsunuz, çalışan hak eder” dedi. “Memur gibi 6 ayda bir zam alacaksınız” “Çocuk yardımını yüzde 63, yemek yardımını yüzde 82, yakacak yardımını yüzde 100 artırdık. Evlenecek gençlerimizin evlilik yardımını yüzde 150 artırdık. Ramazan Bayramı yardımını yüzde 400, Kurban Bayramı yardımını ise yüzde 471 oranında artırdık. Devletimiz asgari ücreti 1 yıllık olarak açıkladı. Biz zammı yılda 2 kez yapıyoruz. Memur gibi 6 ayda bir zam alacaksınız. Devletimiz asgari ücrete yaklaşık yüzde 50 zam yaptı. Biz de bunun üzerine ayda 4 ikramiyeyi fazla koyduk. 670,72 TL olan günlük yevmiyenizi bin 178,24 TL’ye çıkardık. Bu şekilde toplam zam oranı yüzde 76 oranına çıkıyor. Aramızda 154 kadrolu işçimiz var. Onların yevmiyesi 886 liraydı, bin 383,83 TL’ye çıkardık. Kadrolu işçilerimize de hayırlı olsun. Toplam bin 688 mesai arkadaşımız bu haklara 1 Ocak itibariyle sahip olmuştur. Hayırlı ve uğurlu olsun” dedi. Ayrıca sosyal haklarda yapılan iyileştirmeler hakkında bilgi veren Başkan Başdeğirmen, “Öğrenim yardımlarında ise yüzde 243 ile yüzde 300 arasında olmak üzere iyileştirme yaptık. Sosyal haklardaki ortalama artış da yüzde 202,93 olduğunu söyledi.
Isparta’da halı dokumacılığı yeniden canlandırılıyor
23 Ocak 2024 Salı - 15:31 Isparta’da halı dokumacılığı yeniden canlandırılıyor Isparta Belediyesi, halı dokumacılığını yeniden canlandırmak amacıyla halı dokumacılığı atölyesi açtı. Başkan Başdeğirmen, "Yıllar öncesinden beri dokumacılık yapan bir şehir olarak kaybolmaya yüz tutmuş bir meslek olarak halıcılığı yeniden canlandırmak amacıyla bu çalışmayı yapıyoruz" dedi. Isparta Belediyesi, halı dokumacılığını yeniden canlandırmak, kök boyama geleneğini yaygınlaştırarak kadın ve gençlerin istihdamına katkı sağlamak amacıyla Batı Akdeniz Kalkınma Ajansı’nın (BAKA) destekleriyle İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve İŞKUR iş birliğinde “Isparta’da Dokumacılık ve Kök Boya Geleneği ile Kadın ve Gençler İstihdama Katılıyor” projesini hayata geçiriyor. Proje kapsamında merkeze bağlı Bozanönü köyünde Halı Dokumacılığı Atölyesi açıldı. Bu atölyede düzenlenecek kursa katılan kadınlar, hem halı dokumasını öğrenecek hem de ekonomilerine katkı sağlayacak. Açılışa Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, İl Milli Eğitim Müdürü Erhan Baydur, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Halil İbrahim Güleç, AK Parti Kadın Kolları Başkanı Sevim Köse, AK Parti SKM Başkanı Fatih Tola ve vatandaşlar katıldı. Açılışta konuşan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, BAKA’nın destekleriyle şehrin farklı köylerinde ve merkezde halı dokumacılığı kursları açtıklarını belirterek, 80 kadının dokumacılık kursuna katılacağını söyledi. Bu kursların Yenişarbademli, Çarıksaraylar, Güneykent, Bozanönü ve merkezde Keçeci Mahallesi gibi belirlenen yerlerde gerçekleştirileceğini ifade eden Başkan Başdeğirmen, “Kadınlarımız bu kurslara katılacaklar. Böylelikle Isparta halısını yeniden canlandırma amacıyla bir çalışma içerisindeyiz. BAKA’nın destekleri, Milli Eğitim Müdürlüğü ve belediye başkanlığımızın katkılarıyla bu çalışmayı gerçekleştiriyoruz. Halıcılık Isparta’mızın değerlerinden bir tanesi. Yıllar öncesinden beri dokumacılık yapan bir şehir olarak kaybolmaya yüz tutmuş bir meslek olarak halıcılığı yeniden canlandırmak amacıyla bu çalışmayı yapıyoruz. Kadınlarımızdan talep geldikçe bu çalışmayı genişleteceğiz. Şimdi Küçük Hacılar Köyü muhtarımızın eşi bizim köyümüze de bu çalışmayı yapalım diyor. Başka yerlerden de böyle talepler geldi. Bu talepleri değerlendirerek projeyi geliştireceğiz. Halı dokumacılığını kaybolmaya yüz tutmuş değil yeniden doğmaya başlamış bir meslek haline getireceğiz. Bozanönü köyümüze hayırlı olsun” dedi. Konuşmanın ardından Bozanönü Köyü Halı Dokumacılığı Atölyesi’nin açılış kurdelesi kesildi. Kurdele kesiminin akabinde Başkan Başdeğirmen ve beraberindekiler atölyeyi gezerek, kursa katılanlarla sohbet etti. Başkan Başdeğirmen, "Bu tezgahlarda yeni modeller geliştireceğiz. Sizler de ekonominize katkı sağlayacaksınız. İŞKUR da bize destek veriyor. Kadınlarımız zamanla çok güzel gelir elde edecekler. Allah kolaylık versin" şeklinde konuştu.
Aliköy’de cami ve Kur’an kursunun kalorifer tesisatı yenilendi
20 Ocak 2024 Cumartesi - 18:11 Aliköy’de cami ve Kur’an kursunun kalorifer tesisatı yenilendi Isparta Belediyesi tarafından Aliköy’de Kur’an Kursu ve Ali Köyü Camii’nin kalorifer tesisatı yenilendi. Aliköy Muhtarı Ali Çakacı ve köy halkı, desteklerinden dolayı Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkürlerini iletti. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, göreve geldiği günden bu yana şehre yaptığı hizmetlerin yanı sıra ilçe, belde ve köylerden gelen talepleri de geri çevirmiyor. Başkan Başdeğirmen, talep üzerine Aliköy köyündeki Kur’an Kursu ve caminin eskiyen ve kullanılamayan kalorifer tesisatının yenilenmesi talimatı verdi. Aliköyü Camii’nin kalorifer tesisatı yenilenirken, Kur’an Kursu içinde çalışmalar başladı. Kur’an Kursuna katılan kadınlar artık soba yerine kaloriferle ısınacak. Kur’an Kursuna katılan kadınlar Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in destekleriyle civar köylerle birlikte doğalgaza kavuştuklarını belirterek, teşekkürlerini iletti. Aliköy’ün belediye sınırları dışında olmasına rağmen Başkan Başdeğirmen’in taleplerini geri çevirmediğine değinen köy halkı, “Başkanımızla gurur duyuyoruz, garibanların annesi, babası, her şeyi. Başkanımızdan Allah razı olsun” dedi. Kur’an Kursu Öğreticisi Emine Kökmen, Kur’an kursunun kalorifer tesisatının yenilenmesi konusunda Isparta Belediyesi’nden talepte bulunduklarını belirterek, “Başkanımıza teşekkür ederim. Başkanımızın şehirdeki tüm hizmetlerinden memnunuz. Devlet Su İşleri lojmanlarında oturuyorum, oraya 100. Yıl Millet Camisi açıldı. Çok memnunuz. Başkanımızın hizmetlerinin devamını önümüzdeki dönemde de diliyoruz” dedi. Aliköy Muhtarı Ali Çakacı da, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in köyleri için her türlü talebe olumlu yanıt verdiğini ifade ederek, “Camimizin 20 yıl önce yapılan kalorifer borularını değiştirilmesi ve Kur’an Kursumuzun kalorifer petekleri ile borularının değiştirilmesi talebimiz oldu. Başkanımız hemen gerekenleri yaptı. Isparta Belediye Başkanımız Şükrü Başdeğirmen’e şahsım ve köyüm adına çok teşekkür ediyorum” ifadelerinde bulundu.