Yerel Haberler
Isparta
14 Mayıs 2026 Perşembe - 15:39 Kansere çare ararken trafik kazasında eşiyle birlikte hayatını kaybetti Antalya–Isparta kara yolunda direksiyon hâkimiyetini kaybederek karşı yönden gelen mermer blok yüklü tırla çarpışan otomobildeki karı-koca hayatını kaybetti. Kazada hayatını kaybeden kadının kanser tedavisi gördüğü, Antalya’da yapılan hastane kontrollerinin ardından eşiyle birlikte Isparta’ya dönüş yolunda oldukları sırada kazanın meydana geldiği öğrenildi. Cenazeler, bugün memleketleri Yalvaç ilçesine getirilerek, Aşağı Tırtar köyü camiinde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından karı-koca gözyaşları eşliğinde yan yana toprağa verildi. Kaza, dün saat 13.30 sıralarında Aksu ilçesi Kayadibi Mahallesi Antalya-Isparta yolu üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Antalya’dan Isparta yönüne seyir halindeki Ali Çapraz’ın kullandığı 53 AHL 239 plakalı otomobil henüz belirlenemeyen bir nedenle sürücüsünün direksiyon hakimiyetini kaybetmesi sonucu, önce karşı yönden gelen tırın dorsesine çarptı. Çarpmanın etkisiyle kontrolden çıkan otomobil savrularak yine karşı yönden gelen Bekir Ş.’nin kullandığı 07 CHK 136 plakalı mermer blokların yüklü bulunduğu tır ile kafa kafaya çarpıştı. Kazayı görenlerin ihbarı ile olay yerine polis, jandarma, itfaiye ve sağlık ekipleri sevk edildi. Karı-koca hayatını kaybetti Daha öncede onlarca kazanın yaşandığı bölgeye gelen sağlık ekipleri yaptıkları kontrollerde otomobil sürücüsü Ali Çapraz (63) ve yolcu olarak bulunan eşi Sevda Çapraz’ın (57) hayatını kaybettiğini belirledi. Kazayı yaralı olarak atlatan tır sürücüsü Bekir Ş. ise sağlık ekiplerinin ilk müdahalesinin ardından ambulansla hastaneye kaldırıldı. Kaza nedeniyle trafik jandarma ve polis ekipleri tarafından uzun süre tek şeritten kontrollü olarak sağlanırken, araçların çekici yardımıyla kaldırılmasının ardından yol yeniden trafiğe açıldı. Gözyaşları eşliğinde son yolculuğuna uğurlandılar Antalya Adli Tıp Kurumu’nda yapılan otopsinin ardından cenazeler, Yalvaç Aşağı Tırtar köyü camiinde öğle namazını müteakip kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında gözyaşları eşliğinde yan yana toprağa verildi. Öte yandan hayatını kaybeden kadının kanser tedavisi gördüğü, Antalya’da yapılan hastane kontrollerinin ardından eşiyle birlikte Isparta’ya dönüş yolunda oldukları sırada kazanın meydana geldiği öğrenildi. Cenazeye Isparta İl Emniyet Müdürü Erdem Bildirici, Yalvaç İlçe Emniyet Müdürlüğü’nden Başkomiser Ramazan Sayım, Komiser Ali Aykut Kerpiçci, ilçe emniyetine bağlı polisler ve köy halkı katıldı. Taziyeleri merhumların oğulları İbrahim ve Yalçın Çapraz kabul etti.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:35 Türkiye’nin ilk koku müzesi Isparta’da 4 bin 500 yıllık parfüm formülü sergileniyor Gül ve gül yağı üretimiyle dünyaca tanınan Isparta’da, 1750’li yıllardan kalma Aya Baniya Kilisesi restore edilerek "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Müzede, dünyanın en eski parfüm formülü ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Dünyaca ünlü parfüm markalarının kokularında kalıcılığı sağlayan gül ve gül yağı üretimiyle öne çıkan Isparta’da önemli bir kültür projesi hayata geçirildi. 1750’li yıllarda inşa edildiği düşünülen Aya Baniya Kilisesi, Isparta Belediyesi tarafından restore edilerek, "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Koku müzesi, bu alanda Türkiye’de ilk olma özelliği taşırken, dünyada ise sayılı örnekler arasında yer alarak 5’inci müze olma niteliği taşıyor. Isparta’nın gül ve koku kültürünü yansıtan müze, hem tarihi dokusu hem de içerdiği özel koleksiyonlarla dikkat çekiyor. Müze koleksiyonunda dünyanın bilinen ilk parfüm formülü, tarih boyunca kullanılan parfüm kapları, kokuya dair etnografik unsurlar ve kilise yapısından elde edilen arkeolojik buluntular sergileniyor. 4 bin 500 yıllık parfüm formülü ve deneyim atölyesi aynı çatıda buluşuyor Müzede dünyada ilk kez sergilenen birçok eşsiz eserin yanı sıra, 4 bin 500 yıllık geçmişe sahip dünyanın en eski parfüm formülü de bulunuyor. Mezopotamya kökenli olan ve deneysel arkeoloji yöntemiyle günümüze kazandırılan formülde aralarında gülün de yer aldığı toplam 16 farklı ham madde bulunuyor. Bu özelliğiyle söz konusu formül, dünyada yalnızca Isparta’daki bu müzede sergileniyor. Atölye bölümünde ise ziyaretçilere, kokunun tarihi serüveninden parfüm yapım sanatına uzanan bir perspektif sunuluyor. Antik Çağ’dan günümüze kokular üzerine aktarılan bilgiler, aromaterapi uygulamaları ve kişiye özel parfüm tasarımı eğitimleri aracılığıyla deneyimlenebilen bir öğrenme ortamı oluşturuluyor. Isparta Belediyesi Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi’nin küratörü, aynı zamanda bilim sorumlusu olan Meryem Karakurt Göksal, "İçerisinde bulunduğumuz kilise, 1750’li yıllarda inşa edilmiş bir Ortodoks Rum kilisesidir. Bugün ise Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan koku müzesi ve atölyesi konseptiyle hizmet vermektedir. Bu proje, Isparta Belediyesinin, Belediye Başkanımızın 2021 yılında başlattığı kültür projelerinin ilklerinden biridir. Bulunduğunuz müze bölümünde tarih boyunca kullanılan parfüm kapları sergilenmektedir. Özellikle aristokratların özel hayatlarından izler taşıyan bu kaplar dikkat çekmektedir. Apsis olarak adlandırdığımız sahne kısmında ise kokular, etnografik hikâyelerle birlikte ve gülü de içerisine alarak sunulmakta ve pek çok ham maddenin yer aldığı bir koku hafızası oluşturduğu bir noktadır" şeklinde konuştu. 4 bin 500 yıllık sır Isparta’da gülle yeniden hayat buluyor Müzede dünyanın en eski parfüm formülünün de bulunduğunu belirten Göksal, "Yaklaşık 4 bin 500 yıllık bu formül, Mezopotamya’dan çıkmıştır ve içerisinde 16 farklı ham madde bulunmaktadır. Bizim için önemli olan nokta ise bu formülün içinde gülün de yer almasıdır. Gül, modern anlamda hem parfümeri de hem günlük yaşamda tıptan mutfağa kadar hayatın her alanında kullanılan bir bitkidir. Aynı zamanda Isparta ile özdeşleşmiş bir çiçektir. Bu nedenle Misparta Koku Medeniyeti’ni oluşturma yolunda attığı adım gül ile birlikte şekillenmiş ve bu durum kesinlikle tesadüf değildir. Anadolu’nun zengin kokusu adeta Isparta’dan yükselmektedir. Gülle birlikte pek çok endemik türün merkezi olan Isparta, aynı zamanda Anadolu’nun dünyaya açılan önemli kapılarından biridir" ifadelerini kullandı. Gör, dinle, kokla kendi parfümünü tasarla Müzede ziyaretçiler için oluşturulan deneyim alanında 12 farklı koku türünün bulunduğunu ifade eden Göksal, "Bu kokular, Isparta Belediyesi Ahşap Atölyesi tarafından oyma tekniğiyle hazırlanan çiçek formları içerisinde sunulmaktadır. Ziyaretçilerimiz kokuları deneyimlerken, aynı zamanda bu bitkileri görme ve bizlerden dinleme imkânı da bulmaktadır. Bu yönüyle müzemiz görmek, duymak ve koklamak olmak üzere üç duyuya hitap eden yaşayan bir müzedir. Kişiye özel parfüm tasarımı yapılan bölümümüzde ise yaklaşık 600 farklı koku bulunmaktadır. Ziyaretçilerimiz bu kokular arasından seçim yaparak kendi koku hafızalarını oluşturabilir ve kendilerine özgü parfümler tasarlayabilirler" dedi. Yaşayan müze anlayışıyla sürekli yenilenen bir deneyim "Müzemizi sabit bir yapı olarak görmüyoruz" diyen Göksal, "Müzemizde sürekli gelişen ve yenilenen bir anlayış benimsiyoruz. Bu doğrultuda düzenli olarak etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Örneğin Atatürk’ün Isparta’ya gelişinin 96. yılına özel olarak Bekir Kantarcı koleksiyonundan getirilen Atatürk’e ait koku ve şişeler burada sergilendi. Bu etkinlik, ziyaretçilerimizin büyük ilgisini gördü ve sadece bu deneyimi yaşamak için kilometrelerce uzaktan gelenler oldu. Buna benzer pek çok çalışma önümüzdeki süreçte de devam edecektir" diye konuştu. Herkese açık ücretsiz koku deneyimi Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in özellikle üzerinde durduğu konulardan birinin de müzenin herkese hitap etmesi olduğunu dile getiren Göksal, "Bu nedenle müzemize girişler ücretsizdir. Çalışma saatlerimiz ve sosyal medya hesaplarımız aktiftir. Ziyaretçilerimizin tek yapması gereken buraya gelerek kokuları deneyimlemeleridir" şeklinde konuştu. Gül ve gül yağıyla özdeşleşen Isparta’da kurulan müze, koku kültürünü gelecek nesillere aktarmayı hedeflerken, ziyaretçilere de benzersiz bir deneyim sunuyor.
14 Mayıs 2026 Perşembe - 10:09 Türkiye’nin ilk koku müzesi Isparta’da 4 bin 500 yıllık parfüm formülü sergileniyor Gül ve gül yağı üretimiyle dünyaca tanınan Isparta’da, 1750’li yıllardan kalma Aya Baniya Kilisesi restore edilerek "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Müzede, dünyanın en eski parfüm formülü ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Dünyaca ünlü parfüm markalarının kokularında kalıcılığı sağlayan gül ve gül yağı üretimiyle öne çıkan Isparta’da önemli bir kültür projesi hayata geçirildi. 1750’li yıllarda inşa edildiği düşünülen Aya Baniya Kilisesi, Isparta Belediyesi tarafından restore edilerek "Misparta Koku Medeniyeti" adıyla Türkiye’nin ilk koku müzesine dönüştürüldü. Koku müzesi, bu alanda Türkiye’de ilk olma özelliği taşırken, dünyada ise sayılı örnekler arasında yer alarak 5’inci müze olma niteliği taşıyor. Isparta’nın gül ve koku kültürünü yansıtan müze, hem tarihi dokusu hem de içerdiği özel koleksiyonlarla dikkat çekiyor. Müze koleksiyonunda; dünyanın bilinen ilk parfüm formülü, tarih boyunca kullanılan parfüm kapları, kokuya dair etnografik unsurlar ve kilise yapısından elde edilen arkeolojik buluntular sergilenmektedir. 4 Bin 500 yıllık parfüm formülü ve deneyim atölyesi aynı çatıda buluşuyor Müzede, dünyada ilk kez sergilenen birçok eşsiz eserin yanı sıra, 4 bin 500 yıllık geçmişe sahip dünyanın en eski parfüm formülü de bulunuyor. Mezopotamya kökenli olan ve deneysel arkeoloji yöntemiyle günümüze kazandırılan formülde, aralarında gülün de yer aldığı toplam 16 farklı ham madde bulunuyor. Bu özelliğiyle söz konusu formül, dünyada yalnızca Isparta’daki bu müzede sergileniyor. Atölye bölümünde ise ziyaretçilere, kokunun tarihsel serüveninden parfüm yapım sanatına uzanan bir perspektif sunuluyor. Antik Çağ’dan günümüze kokular üzerine aktarılan bilgiler, aromaterapi uygulamaları ve kişiye özel parfüm tasarımı eğitimleri aracılığıyla deneyimleyici bir öğrenme ortamı oluşturuluyor. "1750’lik kiliseden Türkiye’nin ilk koku müzesine uzanan etkileyici yolculuk" Isparta Belediyesi Misparta Koku Müzesi ve Atölyesi’nin küratörü, aynı zamanda bilim sorumlusu Meryem Karakurt Göksal, "İçerisinde bulunduğumuz Kilise, 1750’li yıllarda inşa edilmiş bir Ortodoks Rum Kilisesi’dir. Bugün ise Türkiye’de bir ilk olma özelliği taşıyan koku müzesi ve atölyesi konseptiyle hizmet vermektedir. Bu proje, Isparta Belediyesi’nin Sayın Belediye Başkanımızın 2021 yılında başlattığı kültür projelerinin ilklerinden biridir. Bulunduğunuz müze bölümünde, tarih boyunca kullanılan parfüm kapları sergilenmektedir. Özellikle aristokratların özel hayatlarından izler taşıyan bu kaplar dikkat çekmektedir. Apsis olarak adlandırdığımız sahne kısmında ise kokular, etnografik hikâyelerle birlikte ve gülü de içerisine alarak sunulmakta ve pek çok ham maddenin yer aldığı bir koku hafızası oluşturduğu bir noktadır" şeklinde konuştu. 4 Bin 500 yıllık sır Isparta’da gülle yeniden hayat buluyor En önemli eserlerden biri, dünyanın en eski parfüm formülünün bu müzede bulunduğunu belirten Göksal, "Yaklaşık 4 bin 500 yıllık bu formül, Mezopotamya’dan çıkmıştır ve içerisinde 16 farklı ham madde bulunmaktadır. Bizim için önemli olan nokta ise bu formülün içinde gülün de yer almasıdır. Gül, modern anlamda hem parfümeride hem günlük yaşamda tıptan mutfağa kadar hayatın her alanında kullanılan bir bitkidir. Aynı zamanda Isparta ile özdeşleşmiş bir çiçektir. Bu nedenle Misparta koku medeniyeti oluşturma yolunda attığı adım, gül ile birlikte şekillenmiş ve bu durum kesinlikle tesadüf değildir. Anadolu’nun zengin kokusu adeta Isparta’dan yükselmektedir. Gülle birlikte pek çok endemik türün merkezi olan Isparta, aynı zamanda Anadolu’nun dünyaya açılan önemli kapılarından biridir" ifadelerini kullandı. Gör, dinle, kokla kendi parfümünü tasarla Müzede ziyaretçiler için oluşturulan deneyim alanında 12 farklı koku türünün bulunduğunu ifade eden Göksal, "Bu kokular, Isparta Belediyesi Ahşap Atölyesi tarafından oyma tekniğiyle hazırlanan çiçek formları içerisinde sunulmaktadır. Ziyaretçilerimiz kokuları deneyimlerken aynı zamanda bu bitkileri görme ve bizlerden dinleme imkânı da bulmaktadır. Bu yönüyle müzemiz görmek, duymak ve koklamak olmak üzere üç duyuya hitap eden yaşayan bir müzedir. Kişiye özel parfüm tasarımı yapılan bölümümüzde ise yaklaşık 600 farklı koku bulunmaktadır. Ziyaretçilerimiz bu kokular arasından seçim yaparak kendi koku hafızalarını oluşturabilir ve kendilerine özgü parfümler tasarlayabilirler" dedi. Yaşayan müze anlayışıyla sürekli yenilenen bir deneyim "Müzemizi sabit bir yapı olarak görmüyoruz" diyen Göksal, "Müzemiz sürekli gelişen ve yenilenen bir anlayış benimsiyoruz. Bu doğrultuda düzenli olarak etkinlikler gerçekleştiriyoruz. Örneğin, Atatürk’ün Isparta’ya gelişinin 96. yılına özel olarak, Bekir Kantarcı koleksiyonundan getirilen Atatürk’e ait koku ve şişeler burada sergilendi. Bu etkinlik, ziyaretçilerimizin büyük ilgisini gördü ve sadece bu deneyimi yaşamak için kilometrelerce uzaktan gelenler oldu. Buna benzer pek çok çalışma önümüzdeki süreçte de devam edecektir" diye konuştu. Herkese açık ücretsiz koku deneyimi Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in özellikle üzerinde durduğu konulardan biri de müzenin herkese hitap etmesi olduğunu dile getiren Göksal, "Bu nedenle müzemize girişler ücretsizdir. Çalışma saatlerimiz ve sosyal medya hesaplarımız aktiftir. Ziyaretçilerimizin tek yapması gereken buraya gelerek kokuları deneyimlemeleridir" şeklinde konuştu. Gül ve gül yağıyla özdeşleşen Isparta’da kurulan müze, koku kültürünü gelecek nesillere aktarmayı hedeflerken, ziyaretçilere de benzersiz bir deneyim sunuyor. (FGY-
Andık Deresi Bezirgan Şelalesi’nde çocuklar da unutulmadı
14 Ekim 2023 Cumartesi - 18:53 Andık Deresi Bezirgan Şelalesi’nde çocuklar da unutulmadı Isparta Belediyesi tarafından yeniden düzenlenen Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanı görkemli bir açılışla hizmete girdi. Bölgede çocuklar için mini lunapark alanı oluşturulurken, vatandaşların dinlenebileceği bir çay bahçesi de hizmet vermeye başladı. Isparta’da yıllardır atıl durumda bulunan Andık Deresi Bezirgan Şelalesi bölgesi Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in göreve gelmesinin ardından başlatılan çalışmayla yeniden hayat buldu. Şehirde yeni bir nefes alanı olarak düzenlenen Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanı görkemli bir açılışla vatandaşların hizmetine sunuldu. Bölgede vatandaşların ve çocukların rahatça vakit geçirebileceği alanlar da oluşturuldu. Bu alanlardan birisi de mini lunapark ve çay bahçesi. Bölgenin hizmete açılmasıyla birlikte mini lunapark ve çay bahçesi vatandaşlara hizmete başladı. Mini lunapark ve çay bahçesinin açılışına Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Furkan Cem Er, AK Parti YSK Temsilcisi ve önceki dönem Milletvekili Recep Özel, MHP İl Başkanı Önder Topçu, belediye meclis üyeleri, muhtarlar, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Konuşmaların ardından Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen ve beraberindeki protokol ile çocuklar tarafından mini lunapark ile çay bahçesinin bulunduğu alanın açılış kurdelesi yapılan duanın ardından kesildi. Açılışın akabinde Başkan Başdeğirmen, mini lunapark alanında çocuklarla bir araya geldi, vatandaşlarla sohbet etti. Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanının yeni halini çok beğendiklerini belirten vatandaşlar, Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkür etti. Vatandaşlar, “Çok güzel yapmışsınız. Çok güzel bir belediyeciliğiniz var. Doğaya uyumlu bir çalışma olmuş. Allah razı olsun” dediler.
Başkan Başdeğirmen: “Bölgeyi ilmek ilmek dokuduk”
14 Ekim 2023 Cumartesi - 18:53 Başkan Başdeğirmen: “Bölgeyi ilmek ilmek dokuduk” Isparta Belediyesi, uzun yıllar bakımsız kalmış ve yok olmaya yüz tutmuş doğa harikası, Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanı’nı yeniden düzenleyerek vatandaşların hizmetine sundu. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, bölgenin ilmek ilmek dokunduğunu söyleyerek, “Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanımız gecesi ve gündüzüyle bambaşka oldu” dedi. Isparta’nın doğal güzellikleri arasında yer alan Andık Deresi Bezirgan Şelalesi bölgesi, yıllardır unutulmuş bir cevherdi. Doğa harikası, sessizliğin ve doğanın sırlarını içinde barındıran yıllardır adeta saklı kalmış bu mekan, Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’in göreve gelmesiyle tekrardan ele alınarak, yeniden hayat buldu. 50 bin metrekarelik alanda yapılan düzenlemelerle derenin üzerine köprüler, yan tarafında yaya yolları, çocuklar için mini lunapark, yetişkinler için çay bahçesi oluşturuldu. Şehrin özgün ve değerli bir simgesi olan Isparta halısı Köşe Göbek desenini belediyenin ürettiği 5 farklı renk ve 49 bin 599 adet begonit taşlarla 10 metre genişlik ve 50 metre uzunlukta işleyerek kültürel miras tanıtılıyor ve yaşatılıyor. Dere boyunca yapılan güzel yolculukla ulaşılan Andık Deresinde ise şelaleler, oturma alanları, piknik alanları ve gezi kısımları bulunuyor. Yürüyüş yolları, gece aydınlatmaları ve renkli ışıklarla bu alan geceleri de ziyaret edebilecek, doğal güzellikler yaşanabilecek. Bölgede bir tane şelale bulunurken belediye tarafından yapılan çalışmalarla yan tarafta tepeden, 70 metre yükseklikten su dökülen başka bir şelale daha oluşturuldu ve alana farklı bir görsellik katıldı. Şelalelerin ön kısmında yer alan havuzlar ise fıskiyeler ve değişik aydınlatma sistemleriyle donatıldı. Yine şelalenin üst kısmındaki Zambaklı olarak geçen bölgede de düzenleme yapılırken bu alan da vatandaşların kullanımına açılıyor. Şelalenin üst bölümüne ulaşılması amacıyla 50 metrelik bir merdiven oluşturuldu. Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanı görkemli bir açılışla hizmete sunuldu. Açılışa Vali Yardımcısı Hamdullah Suphi Özgödek, AK Parti Milletvekilleri Mehmet Uğur Gökgöz, Osman Zabun, AK Parti İl Başkanı Serkan Keskin, AK Parti Merkez İlçe Başkanı Furkan Cem Er, önceki dönem AK Parti Milletvekili ve YSK Temsilcisi Recep Özel, MHP İl Başkanı Önder Topçu, İl Jandarma Komutanı Albay İlker Şimşek, protokol üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, muhtarlar ve vatandaşlar katıldı. Süleyman Demirel Üniversitesi Halk Oyunları Topluluğunun gösterisiyle başlayan açılış programında konuşan Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, Andık Deresi Bezirgan Şelalesi bölgesinin gündüzüyle ve gecesiyle farklı anlar yaşattığını belirterek, bölgede uzun süren hummalı çalışmalar yapıldığını dile getirdi. Bölgenin ilmek ilmek dokunduğunu kaydeden Başkan Başdeğirmen, Isparta kamuoyunun Andık Deresi Bezirgan Şelalesi bölgesinin eski halini bildiğini ifade ederek, “Daha önceleri burası atıl bir durumdaydı. Çocukluğumuzda buraya gelir zaman geçirirdik ancak sonrasında aileler buraya gelemez oldu. Zamanımızda buralar piknik alanıydı fakat daha sonraları o özelliğini kaybetti. Özelliğini kaybeden yerlerden bir tanesi de Kirazlıdere’ydi. Kirazlıdere ile başladık, üst yoldan buraya kadar geldik. Burayı da vatandaşlarımızın hizmetine açtık” dedi. Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanı bölgesinin yeniden düzenlenmesinde kullanılan tüm malzemelerin belediyeye ait olduğunu kaydeden Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, “Üzerine bastığımız taşların hepsini belediyemizin fabrikasında ürettik. Ahşapları da biz ürettik. Alanın doğasıyla hiç oynamadık. Doğanın özelliği olan taş ve ahşabı burada kullandık. Gece gündüz demeden burada çalışan tüm mesai arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum. Onların büyük emeği var. Başkan yardımcılarımız, meclis üyelerimiz ve mesai arkadaşlarımızdan Allah razı olsun” şeklinde konuştu. Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, bölgede 49 bin 599 adet taştan Isparta’nın simgesi Köşe Göbek Halısı deseni oluşturduklarını, ahşap tünelden Bezirgan Yolu yaptıklarını, bölgedeki ağaçlara hiç dokunulmadığı gibi yeni ağaçlar ve bitkilerin dikildiğini söyledi. Başkan Başdeğirmen, “70 metreden düşen buraya yakışan şelale yaptık. Ağaçlara 3 bin adet aydınlatma yaptık. Havuz içerisine müziğe göre hareket edebilen fıskiyeler konuldu. Bölgeye kafe restoran inşa ediyoruz. 31 Aralık 2023 tarihinde restoranı açmayı hedefliyoruz. İçerisinde bin kişinin aynı anda yemek yiyebileceği bir restoran yapıyoruz” ifadelerinde bulundu. Vali Yardımcısı Hamdullah Suphi Özgödek de Andık Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanının açılışına katılmaktan dolayı büyük bir mutluluk duyduğunu ifade etti. Isparta’nın çok özel bir şehir olduğuna değinen Vali Yardımcısı Özgödek, “Özel şehir olduğunuzu Isparta’da yaşayanlar olarak fark edemeyebilirsiniz ama benim gibi 36 senedir Türkiye’nin birçok yerinde görev yapmış, belki tüm ülkeyi tanıyan birisi olarak şunu rahatlıkla ifade edebilirim ki Isparta bambaşka bir il. Isparta huzurlu, barışçıl, insanıyla, tabiatıyla, hizmetleriyle mükemmel bir il. Geleceğin Şehri Isparta deniyor ama bence bugünün şehri Isparta gelecekte acaba daha nice güzelliklere sahne olacak inşallah” dedi. Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanının açılmasının çok güzel bir hizmet olduğunu vurgulayan Vali Yardımcısı Hamdullah Suphi Özgödek, bölgenin hayırlı olması temennisinde bulundu. Konuşmaların ardından yeni yüzüyle Andık Deresi Bezirgan Şelalesi bölgesi aydınlatmaları etap etap açılarak, vatandaşlara görsel şölen yaşattı. Görsel şölen havai fişek gösterileriyle devam etti. Vatandaşlar, kendileri için hizmete sunulan Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanda gezerek, keyifli vakit geçirdiler. Protokol üyeleri de şelale bölgesine çıkarak, mesirelik alanı kuşbakışı izlediler. Andık Deresi Bezirgan Şelalesi Mesirelik Alanının çok güzel bir hale geldiğini ifade eden vatandaşlar, “Buraların daha önceki halini biliyorduk. Ailecek gelemiyorduk. Belediye Başkanımız sayesinde çok güzel bir görünüme kavuştu. Başkanımız şehrimiz için ne gerekiyorsa yapıyor. Allah razı olsun, hizmetleri için teşekkür ederiz" dediler.
Isparta’da küçükbaş hayvanlar aşılanıyor
11 Ekim 2023 Çarşamba - 16:32 Isparta’da küçükbaş hayvanlar aşılanıyor Eğirdir İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü tarafından küçükbaş hayvanlara aşı, küpe takma ve tedavi işlemleri gerçekleştirildi. Isparta Eğirdir İlçe Müdürlüğü Hayvan Sağlığı Personeli köylerde küçükbaş hayvanlara yönelik aşılama ve küpe takma çalışmaları sürdürüyor. Bu çerçevede ilçeye bağlı Havutlu köyünde tek tek gezen ekipler bulunan küçükbaş hayvanlarda aşılama ve küpe takma çalışmaları tamamlandı. Eğirdir İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ufuk Akçimen yaptığı açıklamada "Bakanlığımız, büyükbaş ve küçükbaş Hayvan Hastalıkları ile Mücadele ve Hayvan Kontrolü Genelgesi çerçevesinde sonbahar ve güz dönemi olmak üzere iki kez büyükbaş hayvanlara şap aşısı, küçükbaş hayvanlara yıl boyu koyun - keçi veba aşısı, dişi hayvanlara ise brusella aşısı uygulamaları yapılmaktadır. Hayvanların tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Yönetmeliği kapsamında ise hayvanların kayıt altına alınması çerçevesinde küpeleme işlemi yapılmaktadır. Kedi ve köpeklerde salgın ve zoonoz hastalıklarından korunması için kuduz aşısı ve çip implantasyonu ile kayıt altına alınması yine yıl boyu sürdürülmektedir" dedi. Eğirdir İlçe Tarım ve Orman Müdürü Ufuk Akçimen, Tarım ve Orman Bakanlığı bünyesinde ayrıca arılı kovan, besilik erkek sığır, buzağı, anaç koyun, keçi, sürü büyütme, süt, sürü yöneticisi desteklemeleri ile yetiştirici desteklenmek olup, bu desteklemeler ile ilgili iş ve işlemlerin de devam ettiğini söyledi.