Yerel Haberler
Isparta
26 Şubat 2026 Perşembe - 11:09 Isparta’da hatimle teravihe yoğun akın: 15 camide her gece bir cüz okunuyor Isparta’da Ramazan ayında imamların her gece bir cüz okuduğu ve ortalama 90 dakika süren hatimli teravihler vatandaşlarca yoğun ilgi görüyor. Hatimle teravih hakkında bilgi veren imam Suat Sarıca, "Hatimle teravih, Ramazan ayında Kur’an’ı baştan sona cemaatle birlikte aynı huşu içinde dinleme ve tamamlama fırsatı sunuyor. Cemaatin bu katılımı bizleri de çok mutlu ediyor" dedi. Isparta’da Ramazan ayı, bu yıl da hatimle kılınan teravih namazlarıyla ayrı bir manevi derinlik kazanıyor. Kent genelinde 15 farklı camide uygulanan hatimle teravih namazlarında, imamlar her gece bir cüz Kur’an-ı Kerim okuyarak 29 günün sonunda cemaatle birlikte hatim indiriyor. Normal teravih namazlarına göre daha uzun süren ve ortalama 90 dakika devam eden hatimli teravihlere özellikle gençlerin ve ailelerin ilgisinin arttığı gözlemleniyor. Vatandaşlar, Kur’an-ı Kerim’i baştan sona dinleme imkânı buldukları bu namazların Ramazan’ın ruhunu daha güçlü hissettirdiğini ifade ediyor. Beş asırdır ibadete açık tarihi miras Bu camiler arasında, Üzüm Pazarı civarında bulunan ve Isparta’nın en eski ibadethanelerinden biri olan tarihi Firdevs Bey Camii de yer alıyor. Kanuni Sultan Süleyman döneminde, 1561 yılında Firdevs Paşa tarafından Mimar Sinan üslubunda yaptırılan cami, tek kubbeli yapısı ve beş kubbeli son cemaat yeriyle dikkat çekiyor. 1565 tarihli vakfiyesi bulunan ve kaynaklarda adı geçen eser, Mimar Sinan yapıları arasında değerlendiriliyor. Asırlardır ibadete açık olan camide hatimle teravih kılınması, cemaate hem tarihi hem de manevi bir atmosfer sunuyor. Namazın ardından cami avlularında çay ve salep ikramı yapılırken, cemaat hem ibadetini tamamlamanın huzurunu yaşıyor hem de Ramazan’ın birlik ve beraberlik ruhunu paylaşıyor. "Ramazan’ın manevi iklimini hatimle yaşıyoruz" Mimar Sinan Camii’nde hatimle teravih namazı kıldıklarını belirten Müstahattin Can Selçuk, Ramazan ayının tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni ederek, "Mübarek Ramazan ayındayız. Ramazan ayımız tüm Müslümanlara, tüm İslam alemine mübarek olsun. Şu anda Isparta Mimar Sinan Camii’nde hatimli teravih namazı kılıyoruz. Rabbim kabul eylesin. Kadir Gecesi’ne ve Ramazan Bayramı’na ulaşmayı nasip eylesin" dedi. "29 günde hatim coşkusu cemaatle birlikte tamamlanıyor" Müftülüğün açıkladığı 15 camide hatimle teravih namazı kılındığını bildiğini ifade eden Selçuk, "Hatimli teravihte her gün bir cüz okunuyor. 29 gün boyunca birer cüz okunarak Kur’an-ı Kerim tamamlanıyor. Son cüz de imamlarımız tarafından son rekatta tamamlanıyor. Cemaat olarak hep birlikte hatim indiriyoruz" diye konuştu. Hafızlara da teşekkür eden Selçuk, "Kur’an-ı Kerim 600 sayfa ve baştan sona okunuyor. Hafızlarımıza emekleri için çok teşekkür ediyoruz. Yüreklerine, dillerine sağlık. Ben dört yıldır hatimli teravih namazına katılıyorum. Daha önce katılmamıştım ancak son dört yıldır düzenli olarak geliyorum. Rabbim kabul eylesin" ifadelerini kullandı. Isparta’da 465 yıllık tarihi camide hatimle teravih coşkusu Mimar Sinan Camii’nde uzman imam hatip olarak görev yapan Suat Sarıca, caminin tarihini şu sözlerle anlattı: "Camimizin adı Mimar Sinan Camii olmakla birlikte bir diğer adı da Firdevs Bey Camii’dir. Tarihçesine baktığımızda Osmanlı döneminde, Kanuni Sultan Süleyman zamanında, dönemin Isparta Valisi Firdevs Bey tarafından Mimar Sinan üslubuyla yaptırılmıştır. Camimizin dört tarafında ikişer pencere, kubbe bölümünde ise sekiz pencere bulunarak doğal aydınlatma sağlanmaktadır. Mimar Sinan eserleri arasında zikredilen camimiz, 4 Ekim 1914 tarihinde meydana gelen depremde küçük hasarlarla ayakta kalmış, birçok bina yıkılırken büyük zarar görmemiştir. 1921 yılında yapılan tadilat ve tamiratla hasarlar giderilmiş ve 465 yıldır ibadete açık şekilde hizmet vermeye devam etmektedir." Tarihi miras ve mimari özellikleri Camide uygulanan özel ibadet programlarına değinen Sarıca, "2023 yılında Isparta’da ilk kez burada Enderun usulü teravih namazı kılınmıştır. 2024 yılında ise hem Enderun usulü hem de hatimle teravih uygulaması birlikte gerçekleştirilmiştir. Bu yıl da hatimle teravih namazı camimizde devam etmektedir. Ayrıca mübarek gün ve gecelerde sakal-ı şerif ziyaretleri ile öğle namazı sonrası ziyaretler gerçekleştirilmektedir" diye konuştu. Hatimle teravihin manevi anlamı Hatim uygulamasını açıklayan Sarıca, "Hatim, Kur’an-ı Kerim’in baştan sona okunması ve dinlenmesi anlamına gelir. Ramazan ayı Kur’an ayıdır. 29 ya da 30 gün boyunca her gün bir cüz okunarak Kur’an’ın tamamı hatmedilir. Hatim mukabele ile yapıldığı gibi teravih namazında da okunarak hatimle teravih icra edilir. Hatimle teravih her camide uygulanmamaktadır. Uygulanmayan camilerde ise cemaatin ezberleyebileceği kısa sureler ve farklı ayetlerle namaz kıldırılmaktadır. Önemli olan hem hatimli hem de hatimsiz, Peygamber Efendimiz’in (S.A.S.) kıldığı gibi usulüne uygun ve huşu içinde ibadetin yerine getirilmesidir" ifadelerini kullandı. Sarıca son olarak, "Ramazan’da esas olan yalnızca hatim değil, ibadetin ruhunu hissederek namazı huşu içinde kılmaktır. Cemaat açısından sakin ve manevi atmosferin yoğun olduğu bir ortamda ibadet etmek büyük önem taşımaktadır" dedi. Hatimle teravih namazlarının Ramazan ayı boyunca devam edeceği bildirildi.
26 Şubat 2026 Perşembe - 10:55 Isparta’da hatimle teravihe yoğun akın: 15 camide her gece bir cüz okunuyor Isparta’da Ramazan ayı boyunca 15 camide hatimle teravih namazı kılınıyor. İmamların her gece bir cüz okuduğu ve ortalama 90 dakika süren namazlara vatandaşlar yoğun ilgi gösteriyor. Ramazan ayının son teravih namazında ise Kur’an-ı Kerim cemaatle birlikte hatim edilmiş oluyor. Hatimle teravih hakkında bilgi veren imam Suat Sarıca "Hatimle teravih, Ramazan ayında Kur’an’ı baştan sona cemaatle birlikte aynı huşu içinde dinleme ve tamamlama fırsatı sunuyor. Cemaatin bu katılımı bizleri de çok mutlu ediyor" dedi. Isparta’da Ramazan ayı, bu yıl da hatimle kılınan teravih namazlarıyla ayrı bir manevi derinlik kazanıyor. Kent genelinde 15 farklı camide uygulanan hatimle teravih namazlarında, imamlar her gece bir cüz Kur’an-ı Kerim okuyarak 29 günün sonunda cemaatle birlikte hatim indiriyor. Normal teravih namazlarına göre daha uzun süren ve ortalama 90 dakika devam eden hatimli teravihlere özellikle gençlerin ve ailelerin ilgisinin arttığı gözlemleniyor. Vatandaşlar, Kur’an-ı Kerim’i baştan sona dinleme imkânı buldukları bu namazların Ramazan’ın ruhunu daha güçlü hissettirdiğini ifade ediyor. Beş asırdır ibadete açık tarihi miras Bu camiler arasında, Üzüm Pazarı civarında bulunan ve Isparta’nın en eski ibadethanelerinden biri olan tarihi Firdevs Bey Camii de yer alıyor. Kanuni Sultan Süleyman döneminde, 1561 yılında Firdevs Paşa tarafından Mimar Sinan üslubunda yaptırılan cami, tek kubbeli yapısı ve beş kubbeli son cemaat yeriyle dikkat çekiyor. 1565 tarihli vakfiyesi bulunan ve kaynaklarda adı geçen eser, Mimar Sinan yapıları arasında değerlendiriliyor. Asırlardır ibadete açık olan camide hatimle teravih kılınması, cemaate hem tarihi hem de manevi bir atmosfer sunuyor. Namazın ardından cami avlularında çay ve salep ikramı yapılırken, cemaat hem ibadetini tamamlamanın huzurunu yaşıyor hem de Ramazan’ın birlik ve beraberlik ruhunu paylaşıyor. "Ramazan’ın manevi iklimini hatimle yaşıyoruz" Isparta’da hatimle teravih namazına katılan Müstahattin Can Selçuk, Ramazan ayının tüm İslam alemine hayırlar getirmesini temenni ederek, hatimli teravihin manevi atmosferini anlattı. Mimar Sinan Camii’nde hatimle teravih namazı kıldıklarını belirten Müstahattin Can Selçuk, "Mübarek Ramazan ayındayız. Ramazan ayımız tüm Müslümanlara, tüm İslam alemine mübarek olsun. Şu anda Isparta Mimar Sinan Camii’nde hatimli teravih namazı kılıyoruz. Rabbim kabul eylesin. Kadir Gecesi’ne ve Ramazan Bayramı’na ulaşmayı nasip eylesin" dedi. "29 günde hatim coşkusu cemaatle birlikte tamamlanıyor" Müftülüğün açıkladığı 15 camide hatimle teravih namazı kılındığını bildiğini ifade eden Selçuk, "Hatimli teravihte her gün bir cüz okunuyor. 29 gün boyunca birer cüz okunarak Kur’an-ı Kerim tamamlanıyor. Son cüz de imamlarımız tarafından son rekatta tamamlanıyor. Cemaat olarak hep birlikte hatim indiriyoruz" diye konuştu. Hafızlara da teşekkür eden Selçuk, "Kur’an-ı Kerim 600 sayfa ve baştan sona okunuyor. Hafızlarımıza emekleri için çok teşekkür ediyoruz. Yüreklerine, dillerine sağlık. Ben dört yıldır hatimli teravih namazına katılıyorum. Daha önce katılmamıştım ancak son dört yıldır düzenli olarak geliyorum. Rabbim kabul eylesin" ifadelerini kullandı. Isparta’da 465 yıllık tarihi camide hatimle teravih coşkusu Mimar Sinan Camii’nde uzman imam hatip olarak görev yapan Suat Sarıca, caminin tarihini "Camimizin adı Mimar Sinan Camii olmakla birlikte bir diğer adı da Firdevs Bey Camii’dir. Tarihçesine baktığımızda Osmanlı döneminde, Kanuni Sultan Süleyman zamanında, dönemin Isparta Valisi Firdevs Bey tarafından Mimar Sinan üslubuyla yaptırılmıştır. Camimizin dört tarafında ikişer pencere, kubbe bölümünde ise sekiz pencere bulunarak doğal aydınlatma sağlanmaktadır. Mimar Sinan eserleri arasında zikredilen camimiz, 4 Ekim 1914 tarihinde meydana gelen depremde küçük hasarlarla ayakta kalmış, birçok bina yıkılırken büyük zarar görmemiştir. 1921 yılında yapılan tadilat ve tamiratla hasarlar giderilmiş ve 465 yıldır ibadete açık şekilde hizmet vermeye devam etmektedir" sözleriyle anlattı. Tarihi miras ve mimari özellikleri Camide uygulanan özel ibadet programlarına değinen Sarıca, "2023 yılında Isparta’da ilk kez burada Enderun usulü teravih namazı kılınmıştır. 2024 yılında ise hem Enderun usulü hem de hatimle teravih uygulaması birlikte gerçekleştirilmiştir. Bu yıl da hatimle teravih namazı camimizde devam etmektedir. Ayrıca mübarek gün ve gecelerde sakal-ı şerif ziyaretleri ile öğle namazı sonrası ziyaretler gerçekleştirilmektedir" diye konuştu. Hatimle teravihin manevi anlamı Hatim uygulamasını açıklayan Sarıca, "Hatim, Kur’an-ı Kerim’in baştan sona okunması ve dinlenmesi anlamına gelir. Ramazan ayı Kur’an ayıdır. 29 ya da 30 gün boyunca her gün bir cüz okunarak Kur’an’ın tamamı hatmedilir. Hatim mukabele ile yapıldığı gibi teravih namazında da okunarak hatimle teravih icra edilir. Hatimle teravih her camide uygulanmamaktadır. Uygulanmayan camilerde ise cemaatin ezberleyebileceği kısa sureler ve farklı ayetlerle namaz kıldırılmaktadır. Önemli olan hem hatimli hem de hatimsiz, Peygamber Efendimiz’in (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) kıldığı gibi usulüne uygun ve huşu içinde ibadetin yerine getirilmesidir" ifadelerini kullandı. Huşu ve ibadet bilinci Sarıca son olarak, "Ramazan’da esas olan yalnızca hatim değil, ibadetin ruhunu hissederek namazı huşu içinde kılmaktır. Cemaat açısından sakin ve manevi atmosferin yoğun olduğu bir ortamda ibadet etmek büyük önem taşımaktadır" dedi. Hatimle teravih namazlarının Ramazan ayı boyunca devam edeceği bildirildi.
Isparta Belediyesi’nden yürüme engelli yaşlı adama hayatını kolaylaştıracak dokunuş
12 Eylül 2025 Cuma - 11:26 Isparta Belediyesi’nden yürüme engelli yaşlı adama hayatını kolaylaştıracak dokunuş Isparta Belediyesi, Halıkent Mahallesi’nde ikamet eden yürüme engelli yaşlı adama, yaşadığı apartman ve evine rahat girip çıkabilmesi için engelli rampası yaptı. Yaşlı adam, engelli rampası yapılmasından dolayı Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen’e teşekkür ederken eşi de "Belediyemiz elektrikli hasta yatağı gönderdi, tekerlekli sandalye verdi, engelli rampası yaptı. Bu hizmetlerle dünyalar bizim oldu" dedi. Isparta Belediye Başkanı Şükrü Başdeğirmen, engelli vatandaşların hayatlarını kolaylaştırmak için gerekli destekleri vermeye devam ediyor. Bu kapsamda Isparta Belediyesi tarafından bugüne kadar birçok engelli vatandaşın evlerinin içerisinde hayatlarını kolaylaştırıcı düzenlemeler yapılırken, akülü ve tekerlekli sandalye kullanan engelli vatandaşların da evlerine rahat girip çıkabilmesi için yollarda ve bina giriş çıkışlarında gerekli düzenlemeler yapıldı, yapılmaya da devam ediliyor. Halıkent Mahallesi 244 Cadde Özpetek Sitesi’nde eşi Gülsüm Şeker (62) ile birlikte yaşayan Yusuf Şeker (72), yaklaşık 3 ay önce yataktan düşmesi sonucunda yürüme engelli oldu. Tekerlekli sandalyeye bağımlı kalan Yusuf Şeker, yaşadığı apartmana giriş ve çıkışlarda problem yaşıyordu. Talep üzerine Isparta Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü tarafından yürüme engelli yaşlı adamın yaşadığı apartman ve ikamet ettiği zemin kat girişine engelli rampası yapıldı. Çalışmaların tamamlanmasının ardından yaşlı adam, sokağa artık daha rahat bir şekilde çıkabiliyor. "Sokağa çıkması zor oluyordu" 3 ay önce yataktan düştükten sonra yürüyemez hale geldiğini ifade eden Yusuf Şeker, "Hastaneden geldikten sonra evden sokağa çıkması zor oluyordu. Isparta Belediyesi ve belediye başkanımızdan talepte bulunduk. Raporumuzla birlikte tekerlekli sandalye verildi ve evimizin önüne engelli rampası yapıldı. Belediye Başkanı’mız Şükrü Başdeğirmen’e çok teşekkür ediyorum" dedi. "Dünyalar bizim oldu" Eşinin yataktan düştükten sonra 45 gün hastanede yattığını kaydeden Gülsüm Şeker ise, hastalıktan çok eve nasıl giriş çıkış yapacaklarını düşündüklerinden bahsetti. Şeker, "Belediyemizin elektrikli hasta yatağı hizmetini duyduk, dünyalar bizim oldu. Belediyeden geldiler rampa da yapıyoruz, sandalyede yapıyoruz dediler. Çok mutlu olduk. Belediyemizin ambulans hizmetinden de çok memnun olduk. Tekerlekli sandalye verildi, dünyalar bizim oldu. Eve nasıl girip çıkacağız diye düşünürken engelli rampası yapıldı. Belediye başkanımızdan Allah razı olsun. Dualarımız kendisiyle. Bizi büyük bir problemden kurtardılar. Belediye başkanımıza ve ekibine çok teşekkür ederiz. Şükrü Başkan’ımıza Allah sağlıklı ömürler versin, yolunu açsın ayağına taş değirmesin. Biz başkanımızdan çok memnunuz" ifadelerinde bulundu.
Osmanlı’dan esinlenen yöntemle 11 yılda 800 bağımlı genci hayata döndürdüler
12 Eylül 2025 Cuma - 09:50 Osmanlı’dan esinlenen yöntemle 11 yılda 800 bağımlı genci hayata döndürdüler Kendi çocuklarının uyuşturucu bağımlısı olduğunu gören ve uygulanan tüm tedavi yöntemlerinden olumlu sonuç alamayan iki baba, Osmanlı dönemindeki tedavi yöntemini keşfederek önce kendi evlatlarını iyileştirdi. Şimdi ise aynı durumda olan ailelere ve gençlere umut olmaya devam ediyorlar. Isparta’da kurdukları Uyuşturucu, Bağımlılıklarla ve Alkolizmle Mücadele Derneği (UYUMDER), Osmanlı döneminde alkol bağımlılarına uygulanan hamam tedavisinden esinlenerek sauna ve çeşitli aktivitelerle ilaçsız tedavi sunuyor. Bu yöntem sayesinde 11 yılda 800’den fazla kişi bağımlılıktan kurtuldu. Isparta’da 2014 yılından itibaren faaliyet gösteren Uyuşturucu, Bağımlılıklarla ve Alkolizmle Mücadele Derneği (UYUMDER), madde bağımlılarını ilaçsız tedavi eden özel bir iyileştirme merkeziyle dikkat çekiyor. Türkiye’nin ilklerine imza atan derneğe başvuran bağımlılar, at bakıcılığı, kütüphane, hobi bahçesi, ahşap ve demir atölyesi, oyun salonu ve su terapisi gibi etkinliklerle sosyal hayata kazandırılıyor. Merkez, AMATEM ve benzeri kuruluşların uyguladığı ilaç tedavisini reddediyor. Osmanlı döneminde alkol bağımlılarına hamam yöntemiyle uygulanan tedaviden ilham alan dernek, günümüz teknolojisini kullanarak sauna yöntemiyle 6 ay süren bir iyileştirme süreci yürütüyor. Başarı oranının yüzde 70’e ulaştığı merkezde bugüne kadar 800’den fazla genç, madde bağımlılığından kurtularak meslek sahibi oldu. Evlatlarını kurtarma mücadelesinden doğan umut Derneğin kuruluş hikâyesi de ise İbrahim Uzunköprü ve Yaşar Erbil, kendi evlatlarının uyuşturucu bağımlısı olduğunu gördüklerinde pek çok tedavi yöntemini denedi ancak sonuç alamadı. Katıldıkları bir etkinlikte Osmanlı dönemindeki hamam tedavisinden ilham alan iki baba, apartmanlarının deposuna kurdukları basit bir sauna sistemiyle ilk 6 kişilik bağımlı grubunu 6 ayda iyileştirmeyi başardı. Bu başarının ardından derneği büyüterek, kendi acılarından doğan bu yöntemle başka ailelere de umut kapısı araladılar. Acıdan doğan bir umut hikâyesi UYUMDER’de tedavi olduktan sonra yaklaşık 3 yıldır gönüllü olarak eğitmenlik yapan Mustafa Sarı, "UYUMDER, 11 yıl önce küçük bir depoda, iki evladıyla sınanmış iki baba tarafından, kendi yaşadıkları acılardan yola çıkılarak kuruldu. Daha sonra yapılan çalışmaları gören Isparta Valiliği’nin de destekleriyle derneğimiz, Isparta–Eğirdir Karayolu’nda yaklaşık 52 dönümlük bir araziye taşındı. Kuruluş hikâyesi şöyle: Kurucularımız İbrahim Uzunköprü ve Yaşar Erbil, evlatlarının sigara bile içmediğini düşünürken bir anda onların madde bağımlısı olduğunu öğrendi. Birçok yöntem denemelerine rağmen sonuç alamadılar. Katıldıkları bir seminerde Osmanlı döneminden kalma bir tedavi yöntemini duyduktan sonra bu yöntemi denemeye karar verdiler. Dernek ilk olarak bir apartmanın bodrum katında kuruldu. İlk 6 kişiyle başladılar ve çok zor, çok acılı bir dönemden geçtiler. Daha sonra buranın yetersiz geldiğini anlayınca Gölcük Tabiat Parkı civarında daha büyük bir alana geçerek ilk sauna sistemini orada başlattılar" ifadelerini kullandı. Asırlık yöntemle ilaçsız tedavi Sauna programının Osmanlı dönemine dayandığını belirten Sarı, "O dönemde şarap bağımlıları ve Müslüman olmayı seçen Hristiyanlar, bağımlılıklarından kurtulmak için hamama girerek vücuttaki maddeleri terleme yoluyla atıyorlardı. Biz de burada tamamen geçmişe dayalı bu yöntemi uyguluyoruz. Dışarıda AMATEM veya başka kuruluşların kullandığı ilaç tedavisini kesinlikle uygulamıyoruz" şeklinde konuştu. 18 yılın izleri, 24 günde temizleniyor Derneğin, Türkiye’de ilk ve tek ilaçsız tedavi merkezi olduğunu söyleyen Sarı, "Sauna programımızda 21 ile 24 gün arasında, kullandığımız vitaminlerin de desteğiyle, vücuttaki bağımlılık maddelerini detoks yöntemiyle temizliyoruz. Bazı maddelerin 18 yıl boyunca vücuttan atılmadığı bilinir, biz bu tedaviyle 21–24 günde bu maddeleri sauna yoluyla atabiliyoruz. Başarı oranımız yüzde 70’tir. Kimse ‘yüzde 100 başarı’ iddiasında bulunamaz, böyle bir şey yoktur. Altı aylık tedavi programımızı adım adım uyguladığımızda başarı ortalaması yüzde 70’tir. Yüzde 30’luk başarısızlık oranı ise genellikle kişilerin istikrarsızlığından kaynaklanır. ‘Annem için geldim, babam için geldim, evlatlarım için geldim’ diyerek isteksiz gelen arkadaşlarımız olabiliyor. Bu nedenle zaman zaman başarısızlık yaşanıyor" dedi. Gençlerin hayatına dokunmak için destek çağrısı UYUMDER olarak maddi sıkıntılar yaşadıklarını ifade eden Sarı, "Biz Isparta’da Valilik onaylı bir tedavi merkeziyiz ve tamamen ücretsiz hizmet veriyoruz. Ancak gelen arkadaşlarımıza her zaman yeterli imkân sağlayamıyoruz. Örneğin, kuru bakliyatımızı bile Ankara’dan kendi aracımızla temin ediyoruz. Devletimiz her zaman yanımızda, Allah razı olsun, ama biz büyüklerimizin, belediyemizin ve halkımızın desteğinin her zaman omuzlarımızda olmasını istiyoruz. Buradaki yatak kapasitemiz 50 kişi fakat maddi imkânsızlıklar nedeniyle şu anda 20–25 gence destek olabiliyoruz. Belediyemiz, Valiliğimiz ve iş insanlarımız bize destek verirse, sadece 25 değil 50 gencimizi aynı anda tedavi edebilir ve sahip çıkabiliriz" ifadelerini kullandı.
Osmanlı’dan esinlenen yöntemle 11 yılda 800 bağımlı genci hayata döndürdüler
12 Eylül 2025 Cuma - 09:47 Osmanlı’dan esinlenen yöntemle 11 yılda 800 bağımlı genci hayata döndürdüler Kendi çocuklarının uyuşturucu bağımlısı olduğunu gören ve uygulanan tüm tedavi yöntemlerinden olumlu sonuç alamayan iki baba, Osmanlı dönemindeki tedavi yöntemini keşfederek önce kendi evlatlarını iyileştirdi. Şimdi ise aynı durumda olan ailelere ve gençlere umut olmaya devam ediyorlar. Isparta’da kurdukları Uyuşturucu, Bağımlılıklarla ve Alkolizmle Mücadele Derneği (UYUMDER), Osmanlı döneminde alkol bağımlılarına uygulanan hamam tedavisinden esinlenerek sauna ve çeşitli aktivitelerle ilaçsız tedavi sunuyor. Bu yöntem sayesinde 11 yılda 800’den fazla kişi bağımlılıktan kurtuldu. Isparta’da 2014 yılından itibaren faaliyet gösteren Uyuşturucu, Bağımlılıklarla ve Alkolizmle Mücadele Derneği (UYUMDER), madde bağımlılarını ilaçsız tedavi eden özel bir iyileştirme merkeziyle dikkat çekiyor. Türkiye’nin ilklerine imza atan derneğe başvuran bağımlılar, at bakıcılığı, kütüphane, hobi bahçesi, ahşap ve demir atölyesi, oyun salonu ve su terapisi gibi etkinliklerle sosyal hayata kazandırılıyor. Merkez, AMATEM ve benzeri kuruluşların uyguladığı ilaç tedavisini reddediyor. Osmanlı döneminde alkol bağımlılarına hamam yöntemiyle uygulanan tedaviden ilham alan dernek, günümüz teknolojisini kullanarak sauna yöntemiyle 6 ay süren bir iyileştirme süreci yürütüyor. Başarı oranının yüzde 70’e ulaştığı merkezde bugüne kadar 800’den fazla genç, madde bağımlılığından kurtularak meslek sahibi oldu. Evlatlarını kurtarma mücadelesinden doğan umut Derneğin kuruluş hikâyesi de ise İbrahim Uzunköprü ve Yaşar Erbil, kendi evlatlarının uyuşturucu bağımlısı olduğunu gördüklerinde pek çok tedavi yöntemini denedi ancak sonuç alamadı. Katıldıkları bir etkinlikte Osmanlı dönemindeki hamam tedavisinden ilham alan iki baba, apartmanlarının deposuna kurdukları basit bir sauna sistemiyle ilk 6 kişilik bağımlı grubunu 6 ayda iyileştirmeyi başardı. Bu başarının ardından derneği büyüterek, kendi acılarından doğan bu yöntemle başka ailelere de umut kapısı araladılar. Acıdan doğan bir umut hikâyesi UYUMDER’de tedavi olduktan sonra yaklaşık 3 yıldır gönüllü olarak eğitmenlik yapan Mustafa Sarı, "UYUMDER, 11 yıl önce küçük bir depoda, iki evladıyla sınanmış iki baba tarafından, kendi yaşadıkları acılardan yola çıkılarak kuruldu. Daha sonra yapılan çalışmaları gören Isparta Valiliği’nin de destekleriyle derneğimiz, Isparta-Eğirdir Karayolu’nda yaklaşık 52 dönümlük bir araziye taşındı. Kuruluş hikâyesi şöyle: Kurucularımız İbrahim Uzunköprü ve Yaşar Erbil, evlatlarının sigara bile içmediğini düşünürken bir anda onların madde bağımlısı olduğunu öğrendi. Birçok yöntem denemelerine rağmen sonuç alamadılar. Katıldıkları bir seminerde Osmanlı döneminden kalma bir tedavi yöntemini duyduktan sonra bu yöntemi denemeye karar verdiler. Dernek ilk olarak bir apartmanın bodrum katında kuruldu. İlk 6 kişiyle başladılar ve çok zor, çok acılı bir dönemden geçtiler. Daha sonra buranın yetersiz geldiğini anlayınca Gölcük Tabiat Parkı civarında daha büyük bir alana geçerek ilk sauna sistemini orada başlattılar" ifadelerini kullandı. Asırlık yöntemle ilaçsız tedavi Sauna programının Osmanlı dönemine dayandığını belirten Sarı, "O dönemde şarap bağımlıları ve Müslüman olmayı seçen Hristiyanlar, bağımlılıklarından kurtulmak için hamama girerek vücuttaki maddeleri terleme yoluyla atıyorlardı. Biz de burada tamamen geçmişe dayalı bu yöntemi uyguluyoruz. Dışarıda AMATEM veya başka kuruluşların kullandığı ilaç tedavisini kesinlikle uygulamıyoruz" şeklinde konuştu. 18 yılın izleri, 24 günde temizleniyor Derneğin, Türkiye’de ilk ve tek ilaçsız tedavi merkezi olduğunu söyleyen Sarı, "Sauna programımızda 21 ile 24 gün arasında, kullandığımız vitaminlerin de desteğiyle, vücuttaki bağımlılık maddelerini detoks yöntemiyle temizliyoruz. Bazı maddelerin 18 yıl boyunca vücuttan atılmadığı bilinir, biz bu tedaviyle 21-24 günde bu maddeleri sauna yoluyla atabiliyoruz. Başarı oranımız yüzde 70’tir. Kimse ‘yüzde 100 başarı’ iddiasında bulunamaz, böyle bir şey yoktur. Altı aylık tedavi programımızı adım adım uyguladığımızda başarı ortalaması yüzde 70’tir. Yüzde 30’luk başarısızlık oranı ise genellikle kişilerin istikrarsızlığından kaynaklanır. ‘Annem için geldim, babam için geldim, evlatlarım için geldim’ diyerek isteksiz gelen arkadaşlarımız olabiliyor. Bu nedenle zaman zaman başarısızlık yaşanıyor" dedi. Gençlerin hayatına dokunmak için destek çağrısı UYUMDER olarak maddi sıkıntılar yaşadıklarını ifade eden Sarı, "Biz Isparta’da Valilik onaylı bir tedavi merkeziyiz ve tamamen ücretsiz hizmet veriyoruz. Ancak gelen arkadaşlarımıza her zaman yeterli imkân sağlayamıyoruz. Örneğin, kuru bakliyatımızı bile Ankara’dan kendi aracımızla temin ediyoruz. Devletimiz her zaman yanımızda, Allah razı olsun, ama biz büyüklerimizin, belediyemizin ve halkımızın desteğinin her zaman omuzlarımızda olmasını istiyoruz. Buradaki yatak kapasitemiz 50 kişi fakat maddi imkânsızlıklar nedeniyle şu anda 20-25 gence destek olabiliyoruz. Belediyemiz, Valiliğimiz ve iş insanlarımız bize destek verirse, sadece 25 değil 50 gencimizi aynı anda tedavi edebilir ve sahip çıkabiliriz" ifadelerini kullandı.