Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İstanbul
Real Madrid, tur kapısını araladı
12 Mart 2026 Perşembe - 01:31:32
UEFA Şampiyonlar Ligi’nde son 16 turu ilk maçları bugün tamamlanırken, Arda Güler’li Real Madrid, Manchester City’yi 3-0 mağlup ederek tur kapasını araladı. UEFA Şampiyonlar Ligi’nde son 16 turu ilk maçları bugün oynanan 4 karşılaşma ile tamamlandı. Gecenin sürpriz sonucuna Bodo/Glimt imza attı. Norveç ekibi, evinde Sporting’i 3-0 yendi. Gecenin diğer maçında milli oyuncu Arda Güler’in formasını giydiği Real Madrid, sahasında İngiliz ekibi Manchester City’yi 3-0 ile geçti. Madrid, 20, 27 ve 42. dakikalarda Federico Valverde’nin golleriyle sahadan 3-0 galip ayrılarak tur avantajını elde etti. Öte yandan karşılaşmaya ilk 11’de başlayan milli oyuncu Arda Güler, 70 dakika sahada kaldı. UEFA Şampiyonlar Ligi son 16 turunda bu akşam oynanan maçlarda şu sonuçlar alındı: Bayer Leverkusen: 1 - Arsenal: 1 Real Madrid: 3 - Manchester City: 0 Paris Saint-Germain: 5 - Chelsea: 2 Bodo/Glimt: 3 - Sporting: 0
12 Mart 2026 Perşembe - 00:48
Endülüs geleneğini yaşatan İspanyol hacılar AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’na geldi
İspanya’dan yola çıkarak Endülüs Müslümanları’nın asırlık geleneğini yaşatmak amacıyla at sırtında yaklaşık 8 bin kilometrelik bir yolculukla Mekke’ye ulaşan Abdullah Hernandez, Abdelkader Harkassi ve Tarık Rodriguez, AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’na geldi. Geçtiğimiz yıl hac yolculukları sırasında Türkiye’de mola vererek AK Parti İstanbul İl Başkanlığı’nı ziyaret eden İspanyol hacılar, bu kez gerçekleştirdikleri yolculuğun hikâyesini ve yaşadıkları manevi tecrübeleri paylaşmak üzere İl Başkanlığı’nda düzenlenen programa katıldı. Düzenlenen programa çok sayıda vatandaş katıldı. Program müzik dinletisinin ardından başladı. İspanyol hacılar programda tercüman eşliğinde vatandaşlara deneyimlerini anlattı. Konuşmalarında, "Bu aslında hikâyenin başlangıcı. Abdullah ismini aldıktan sonra Abdullah’ın rüyasıydı. Kendisine gelen bir emir gibi yerine getirmesi için Allah’a söz verdi. Hikaye böylelikle başladı. Müslüman olduktan 36 yıl sonra bu hayalimi gerçekleştirmek için yola çıktık. Sonrasında eğitimlere başladık. Bunları yaparken çok büyük bütçelere sahip değildik. Değişik zamanlarda yerlerde yolculuk yaptık. Avrupa’yı geçtikten sonra aslında Türkiye Avrupa’nın ilk Müslüman olan ülkesiydi" ifadelerini kullandılar.
12 Mart 2026 Perşembe - 00:41
FIBA 2026 Kadınlar Dünya Kupası Elemeleri: Kanada: 69 - Türkiye: 71
A Milli Kadın Basketbol Takımı, FIBA 2026 Kadınlar Dünya Kupası Elemeleri C Grubu ilk maçında sahasında Kanada’yı 71-69 mağlup etti. A Milli Kadın Basketbol Takımı, FIBA 2026 Kadınlar Dünya Kupası Elemeleri C Grubu’nun ikinci maçında yarın Arjantin ile karşılaşacak. Salon: Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi Hakemler: Julio Anaya, Wissam Zein, Nicolas Zivieri Kanada: Pellington 5, Colley 3, Hill, Nurse 12, Carleton 24, Wallack 2, Ejim 13, Edwards 10, Alexander, Russell Başantrenör: Lisa Thomaidis Türkiye: Sevgi Uzun 12, Olcay Çakır 12, Gökşen Fıtık 5, Alperi Onar 9, Elif Bayram 6, Zeynep Gül, Derin Erdoğan 5, Sinem Ataş, Kennedy Burke 16, Melek Uzunoğlu, Esra Ural Topuz 6 Başantrenör: Ekrem Memnun 1. Periyot: 8-21 Devre: 24-39 3. Periyot: 47-53
11 Mart 2026 Çarşamba - 23:56
Barış Göktürk: "2027 yılında koşulsuz şartsız başkanlığa adayım"
Eski Fenerbahçe Futbol AŞ Yönetim Kurulu Üyesi Barış Göktürk, 2027 yılında gerçekleştirilecek olağan seçimli genel kurulda başkan adayı olacağını açıkladı. Basın mensuplarıyla bir otelde iftar organizasyonunda bir araya gelen Fenerbahçe Kalkınma Platformu Kurucusu ve Göktürk Holding Yönetim Kurulu Başkanı Barış Göktürk, kulübün sportif, kurumsal ve ekonomik geleceğine ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Göktürk, kalıcı sportif başarı için şahıslara bağlı yönetim anlayışı yerine profesyonel futbol aklı ve güçlü ekonomik modelle desteklenen kurumsal bir sistem kurulması gerektiğini söyledi. Etkinlikte ilk olarak sunum gerçekleştirilirken, platformun kısa süre içinde 600 kongre üyesine ulaştığı aktarıldı. Kürsüye çıkarak katılımcılara hitap eden Göktürk, son yıllardaki şampiyonluk verilerine dikkat çekti. Futbolda uzun süredir beklenen şampiyonlukların elde edilemediğini hatırlatan Göktürk, son 40 yılda Fenerbahçe’nin futbolda 8 şampiyonluk yaşadığını, aynı dönemde rakip kulüplerden birinin 19, diğerinin ise 10 şampiyonluk kazandığını belirtti. 2007-2008 sezonundan bu yana geçen süreçte ise Fenerbahçe’nin iki şampiyonluk elde ettiğini ifade eden Göktürk, aynı dönemde rakip kulüplerin daha fazla şampiyonluk yaşadığını söyledi. "Yıldız transferler tek başına yeterli değil" Fenerbahçe’nin geçmişte Roberto Carlos, Jay-Jay Okocha ve Robin van Persie gibi dünya futbolunun önemli yıldızlarını kadrosuna kattığını hatırlatan Göktürk, bu kadar büyük isimlerin forma giymesine rağmen birçok sezonda şampiyonluk yaşanamadığını sözlerine ekledi. Kalıcı sportif başarının yalnızca yıldız transferlerle değil doğru kadro mühendisliği ve profesyonel futbol aklıyla mümkün olduğunu ifade eden Göktürk, "Kulüpte bu anlayış kurumsallaşmak zorunda. Manchester City, uzun yıllar süren şampiyonluk arayışının ardından profesyonel futbol yapılanması ve güçlü ekonomik modelle yeni bir başarı dönemine girdi. Benzer şekilde Paris Saint-Germain de uzun yıllar şampiyonluk yaşayamadıktan sonra profesyonel futbol aklı ve güçlü ekonomik modelle yeni bir başarı hikayesi oluşturdu. "Şahıslardan bağımsız bir sistem kurmalıyız" Göktürk, Fenerbahçe’nin kalıcı başarı için şahıslara bağlı bir model yerine profesyonellerin yön gösterdiği, seçilmiş yöneticilerin uygulayıcı olduğu bir yönetim modeline ihtiyaç duyduğunu söyledi. Bu sistemin ortak akıl ve kolektif çalışma ile desteklenmesi gerektiğini vurgulayan Göktürk, Fenerbahçe Kalkınma Programı’nın bu amaçla hazırlandığını ifade etti. "2026’da seçimi doğru bulmuyoruz" Barış Göktürk, 2026 yılında kulübün olağanüstü bir seçime gitmemesi gerektiğini dile getirdi. Kulübün reformlara yönelmesi gerektiğini anlatan Göktürk, mevcut yönetimin görev süresini tamamlamasının kulübün istikrarı açısından önemli olduğunu kaydetti. Göktürk, 2027 yılında gerçekleştirilecek olağan genel kurulda aday olacağını aktararak, "2027 yılında koşulsuz şartsız başkanlığa adayım. 2026 yılında seçime karşı olmamıza rağmen, mecbur kalırsak, elimizi taşın altına koyarız. Olağanüstü bir durum olmadığı sürece 2026 yılında aday olmayacağız. Seçilmemiz halinde ilk olarak profesyonellerden oluşan bir futbol komitesi kuracağız. Orta ve uzun vadede kulübün ekonomik yapısını güçlendirecek projeleri hayata geçirmeyi planlıyoruz. Bu kapsamda Fenerbahçe Yatırım Holding AŞ ve Fenerbahçe GYO gibi yapılarla kulübün gelirlerini artırmayı ve gayrimenkul gelirlerini sürdürülebilir hale getirmeyi hedefliyoruz" diye konuştu. Barış Göktürk, kulübün rekabet gücünü artırmak için ekonomik yapının güçlendirilmesi gerektiğini belirterek, Fenerbahçe’nin gelirlerini en az iki katına çıkarması gerektiğini söyledi. "Fenerbahçe kendi biletleme programını yazacak" Fenerbahçe’nin Passolig sisteminden çıkarak, daha yüksek bir gelir edeceği program hakkında bilgiler veren Göktürk, sözlerine şöyle devam etti: “Passolig’den çıkmak zorundayız. Passolig ile anlaşma yaparak Fenerbahçe’nin geleceğini ipotek etmişsiniz. Biz Fenerbahçe’yiz, biz çığır açarız, yol gösteririz. Ben seçileyim yada seçilmeyeyim. Fenerbahçe kendi biletleme programını yazacak. Kaç para olduğu önemli değil. Ben bunu Fenerbahçe Spor Kulübü’ne hediye edeceğim. Fenerbahçe kendi biletleme programını yazacak, Passolig’den çıkacak. Fenerbahçe buradan çok daha yüksek bir gelir elde edecek. Biz bunu yapmazsak başarılı olamayız. Bunun benzerini 1998 – 2002 yılları arasında Aziz Yıldırım geldi yaptı. Sonunda 2001 – 2011 arasında 10 yılda 5 kez şampiyon olduk. Allah ondan razı olsun. O reformları yapmasaydı. Biz 10 yılda 5 şampiyonluğu göremezdik."
12 Şubat 2026 Perşembe - 20:56
A Milli Futbol Takımı’nın Uluslar A Ligi’ndeki rakipleri Fransa, İtalya ve Belçika oldu.
A Milli Futbol Takımı’nın Uluslar A Ligi’ndeki rakipleri Fransa, İtalya ve Belçika oldu.
12 Şubat 2026 Perşembe - 20:04
Galatasaray, Eyüpspor maçı hazırlıklarını tamamladı
Galatasaray, Trendyol Süper Lig’in 22. haftasında Eyüpspor ile yapacağı maçın hazırlıklarını bugün yaptığı antrenmanla tamamladı. Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri’nde Teknik Direktör Okan Buruk yönetiminde dinamik ısınmayla başlayan idman, iki grup halinde 8’e 2 çalışmasıyla devam etti. Antrenman, taktik çalışmayla sona erdi. Galatasaray, yarın saat 20.00’de RAMS Park’ta Eyüpspor’u konuk edecek.
12 Şubat 2026 Perşembe - 20:02
Bakan Kurum: "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon’’
Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon. Bu ilkelerle hareket ederek Mart ayında güçlü ve sağlam yapılandırılmış eylem ajandamızı dünyaya ilan edeceğiz’’ dedi. Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin (UNFCCC) 31. Taraflar Konferansı (COP31) İstanbul Beşiktaş’ta düzenlendi. Beşiktaş’taki bir otelde gerçekleşen konferansa, Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum’un yanı sıra COP30 Başkanı Andre Aranha Correa do Lago, Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçevesi İcra Sekreteri Simon Stiell, yurt dışından temsilciler ve davetliler katıldı. Tanıtım filminin yayınlanmasının ardından temsilciler ortak basın toplantısı düzenledi. Konferansta söz alan Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum, COP toplantılarının dünyanın en yüksek iklim toplantısı olduğuna ve dünya liderlerini de tek masa etrafında toplama gücüne sahip bir organizasyon olduğuna dikkat çekti. Bakan Kurum, "COP toplantıları çok kritik ve kıymetlidir, çünkü dünyamız, iklim krizinin yıkıcı etkilerini her gün daha sert şekilde yaşamaktadır. Dahası, iklim değişikliği, sadece bir çevre krizi değil; ticaretten ulaşıma, sanayiden gıdaya, enerjiden eğitime kadar insan yaşamına dair her alanı etkileyen bir varlık-yokluk meselesi haline gelmiştir. İşte dünyanın içinde bulunduğu bu kriz döneminde Türkiye, engin tarihi birikimi, iklim krizine dair attığı somut adımlar ve küresel adalete duyduğu inançla, COP31’e Antalya’mızda ev sahipliği yapacaktır. Hakikaten son 3 aydır; 9-20 Kasım tarihleri arasında gerçekleştireceğimiz COP31’in başarılı bir şekilde sonuçlanması için yoğun bir mücadele içerisindeyiz. Bu çerçevede dün ve bugün İstanbul’da; İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Sekretaryası, Avustralya, Azerbaycan ve Brezilya’dan üst düzey katılımcılarla Birinci Stratejik Misyon çalışmamızı başarılı bir şekilde tamamladık’’ dedi. "Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir" 9-20 Kasım 2026’da Türkiye’nin ev sahipliğinde Antalya’da düzenlenecek olan COP31 toplantısına tüm detaylarıyla çalıştıklarının bilgisini veren Bakan Kurum, "COP31 Başkanlığı olarak, bu mirası sahipleniyor, COP31 sürecini sonuç odaklı bir anlayışla yürütmeyi hedefliyoruz. COP31’i başarılı kılmak amacıyla, Türkiye ve Avustralya olarak, istişare ve işbirliğine dayalı bir anlayışıyla çalışacağız. Dünyanın COP31’den beklentilerinin yüksek olduğunun farkındayız. Bizim sorumluluğumuz, bu beklentileri doğru okumak, taraflar arasında güven inşa etmek ve sonuç üretmektir. Hep söylediğimiz bir şey var. Biz, COP31’i yalnızca bir konferans olarak görmüyoruz, kimse de öyle görmemelidir. Türkiye’nin COP31 yaklaşımı nettir, tek ses değil diyalog, ayrılık değil uzlaşı, durağanlık değil aksiyon. Bu ilkelerle hareket ederek Mart ayında güçlü ve sağlam yapılandırılmış eylem ajandamızı dünyaya ilan edeceğiz. Kimseyi geride bırakmadan, tarafsız, adil bir başkanlık anlayışıyla herkesin sesini duyacak, duyuracak ve cesaretlendireceğiz. Küresel iklim eyleminde geriye gidiş kabul edilemez. Tüm ülkelere eşit biçimde tanınan uygulama esnekliğinin ve geçiş sürecine yönelik toleransın artık sıfır noktasında olduğunu herkese en açık ifadelerle anlatacağız. Bu yaklaşım, yalnızca teknik bir müzakere çerçevesini değil; insanlığın doğayla kurduğu kadim ilişkiyi yeniden hatırlatan, medeniyetlerin ortak hafızasından beslenen bir sorumluluk anlayışını temsil etmektedir" diye konuştu. "Göbeklitepe’yi geleceğin COP’u olarak tanımlıyoruz" Göbeklitepe’nin insanlık tarihinin başlangıç noktası olduğunu ve insanlığın bir araya gelerek ilk kez bir anlam oluşturduğuna vurgu yapan Bakan Kurum, "Bu yönüyle COP31’i insanlığın yeniden bir araya geldiği, ‘Geleceğin COP’u’ olarak tanımlıyoruz. Evet, Diyalog, COP31 sürecinin başlangıç noktasıdır. Bu çerçevede COP31; hükümetlerin, özel sektörün, şehirlerin, gençlerin ve sivil toplumun anlamlı biçimde dinlendiği, farklı sorumlulukların kabul edildiği kapsayıcı bir istişare zemini oluşturacaktır. Uzlaşı, bu diyalog zemininde inşa edilecek ikinci aşamadır. COP31; iddia ile uygulanabilirlik, hakkaniyet ile sorumluluk arasında denge kuran, ülkelerin kalkınma önceliklerini gözeten gerçekçi taahhütlere odaklanacaktır. Ve Aksiyon. Aksiyon, bu sürecin nihai hedefidir. COP31, taahhütleri sahaya indiren; yatırım, politika uyumu, kamu-özel sektör iş birlikleriyle desteklenen somut uygulamaları öncelikli kılacaktır. Bu üç ilke ile, COP31’i söylem ağırlıklı bir müzakere sürecinin ötesine taşıyacak; güven üreten, sonuç odaklı ve reel sektörlerde uygulama çalışmalarını önceleyen bir başkanlık anlayışını sürecin tüm aşamalarında sergileyeceğiz" ifadelerini kullandı. "Bu sürecin en önemli toplantısı, hiç şüphesiz Liderler Zirvesi olacak" Bu yılın Kasım ayında Antalya’da yapılacak olan COP31 konferansının en önemli kısmının 2 gün sürecek olan liderler zirvesi olacağına dikkat çeken Kurum, "Zirvenin ilk gününde devlet ve hükümet başkanlarının katılımıyla yüksek düzeyli genel oturumlar ve stratejik liderlik mesajları verilecek. İkinci gününde ise uygulama odaklı yuvarlak masa toplantılarıyla birlikte ortaklıklar geliştirilecek. Tabi burada şunun altını kalın şekilde çizmekte fayda var. Sayın Cumhurbaşkanımızın liderliği, Türkiye’nin dış politikasında kökleşmiş olan; konuşabilen, dinleyebilen, denge kurabilen ve sonuç üretmeye odaklanan diplomasi anlayışını temsil etmektedir. Bu yaklaşım, iklim diplomasisinde de tarafları aynı masa etrafında buluşturabilen, güven inşa eden ve uzlaşıyı mümkün kılan güçlü bir siyasi rol üstlenecektir. Diğer taraftan, COP31’in özellikle aksiyon boyutu ‘Değer Temelli’bir anlayışla güç kazanmaktadır. Sayın Emine Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen Sıfır Atık Hareketi, iklim eyleminin yalnızca söylem düzeyinde kalmadığını sonuç odaklı bir dönüşüm çerçevesine taşınabileceğini tüm dünyaya göstermiştir" şeklinde konuştu. "Çok taraflılık, insanlığın ortak geleceğini koruyacak yegane meşru ve etkili zemindir" Dünyada yaşanan iklim krizinde tek çözümün çok taraflı düşünmek ve ortaklaşa hareket etmek olduğuna kaydede Bakan Kurum, "COP31 Başkanlığı olarak, sonuç üretmeye odaklanan güçlü bir vizyonla, çok taraflılığa olan güveni yeniden inşa etmeye kararlıyız. Çünkü biz biliyoruz ki, COP31’in yapılacağı ülke olan Türkiye; yüzyıllar boyunca kötülüğün karşısında iyiliğin, adaletsizliğin karşısında hukukun, çirkinin karşısında güzelin yanında saf tutmuştur. İklim değişikliğinin tüm dünyayı kasıp kavurduğu bu dönemde de insanlığın yanında durmaktadır. Şunu unutmayalım, kadim dünyadan bugüne ulaşan tek bir reçete vardır. Doğayla uyumlu yaşamak! Çünkü Dünya ortak evimiz ve bizim gideceğimiz başka bir yer, başka bir ev, başka bir sığınak yok. İşte bu şuurla diyoruz ki, Türkiye küresel iklim krizine karşı verilecek mücadelenin doğal merkezidir" diye belirtti.
12 Şubat 2026 Perşembe - 19:43
Önce "kaynak" yaptılar, kendilerini çeken sürücünün telefonunu alıp darbettiler
İstanbul Küçükçekmece’de, kavşaktaki taralı alandan "kaynak" yapmaya çalışan servis minibüsü, kamyona çarptı. Servis minibüsü sürücüsü ve yanındakiler, kendilerine yol vermediği gerekçesiyle kamyon sürücüsüne saldırıp telefonunu aldı. O anlar kameraya yansıdı. Olay, saat 18.00 sıralarında Küçükçekmece Beşyol Mahallesi Florya kavşağında yaşandı. Edinilen bilgiye göre, Florya’dan Yenibosna istikametine giden ve taralı alandan giderek "kaynak" yöntemiyle öne geçmeye çalışan servis minibüsü sürücüsü, aynı istikamete giden kamyona yandan çarptı. Bunun üzerine servis minibüsü sürücüsü ve yanındaki iki kişi, kamyon sürücüsü A.Ö’yü araçtan indirerek zararı karşılamasını istedi. Ancak kamyon sürücüsü, servis minibüsünün hatalı giriş yaptığını ileri sürerek zararı vermeyi reddetti ve o kendisiyle tartışan üç kişiyi telefon kamerasıyla kayıt altına aldı. Bunun üzerine sinirlenen servis minibüsü sürücüsü ve yanındaki iki kişi kamyon sürücüsü A.Ö’nün telefonunu elinden aldı, ardından onu kamyondan indirip darbetti. Bir süre yaşanan tartışma ve arbede sonrası servis minibüsü sürücüsü ve yanındakiler olay yerinden ayrıldı. Kamyon sürücüsü ise karakola giderek, görüntülerle beraber şahıslardan şikayetçi oldu. Kamyon sürücüsünün telefonunu elinden aldığı ve araçtan indirildiği anlar cep telefonu kameralarına yansıdı. Polisin olayla ilgili çalışması sürüyor.
12 Şubat 2026 Perşembe - 19:39
İstanbul’da trafik yoğunluğu yüzde 90’a ulaştı
İstanbul’da etkili olan yağmurun ardından kent genelinde trafik yoğunluğu yüzde 90 seviyelerine çıktı.
12 Şubat 2026 Perşembe - 19:38
Ümraniye’de Özbek kadının öldürüldüğü evde bir cinayet daha ortaya çıktı
Şişli’de cesedi çöp konteynerinde bulunan Özbekistan uyruklu kadının öldürüldüğü Ümraniye’deki evde, bir kadının daha öldürüldüğü ortaya çıktı. Özbek kadının ölümüyle ilgili tutuklu bulunan 2 şüpheli, ikinci cinayetten de gözaltına alındı.
12 Şubat 2026 Perşembe - 19:34
İstanbul’da yağmur sonrası trafik yoğunluğu yüzde 90’a ulaştı
İstanbul’da etkili olan yağmurun ardından kent genelinde trafik yoğunluğu yüzde 90 seviyelerine çıktı. İstanbul’da, gün boyu aralıklarla etkili olan yağmur kent genelinde trafiği olumsuz etkiledi. Akşam mesainin bitimiyle kent genelinde trafik yoğunluğu giderek arttı. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Trafik Yoğunluk Haritası verilerine göre şehir genelinde trafik yoğunluğu yüzde 90’a kadar yükseldi. Esenyurt Haramidere mevkiinde araçların güçlükle ilerlediği, zaman zaman durma noktasına gelen trafik nedeniyle sürücüler uzun süre yolda kaldığı görüldü.
12 Şubat 2026 Perşembe - 18:57
Savcı Yavuz Engin’i tehdit davasında mütalaa açıklandı: Sanık Mustafa Kemal Zengin hakkında 8 yıla kadar hapis talebi
Yenidoğan çetesi soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’i makamında tehdit eden Mustafa Kemal Zengin’in de aralarında bulunduğu 13 sanıklı davada Cumhuriyet Savcısı esasa ilişkin mütalaasını açıkladı. Savcılık, sanık Zengin’i 4 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını istedi. Sanık Aylin Arslantatar hakkında 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası, diğer 11 sanığın ise ayrı ayrı beraatları talep edildi. Yenidoğan Çetesi soruşturmasını yürüten Cumhuriyet Savcısı Yavuz Engin’i makamında tehdit eden Mustafa Kemal Zengin’in de aralarında bulunduğu 13 sanıklı davanın görülmesine devam edildi. Bakırköy 21. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmada, müşteki Beydanur Danaş ile davanın tek tutuklu sanığı Mustafa Kemal Zengin ile 5 tutuksuz sanık ile tarafların avukatları hazır bulundu. "Şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum" Duruşmada beyanda bulunan müşteki Beydanur Danaş, "Aylin Arslantatar’ı annemin arkadaşı olması nedeniyle 20 yıldır tanıyorum. Müşteki Halil Emre Yılmaz’la ilgili bir davam vardı. Ailesinden aldığım tehdite ilişkin davaydı. Bizde avukatım olsun Aylin ablayı aradık. Ben bu süreçte Aylin ablanın bürosuna gittim. Oraya gittiğimde Mustafa Kemal Zengin’i orada iki üç kere gördüm. Mustafa Kemal Zengin’le Aylin ablanın arkadaşı olarak tanıştım. Mustafa Kemal Zengin benim konularıma hakim olmaya başladı. Numaramı değiştirdiğim halde tehditler devam etti. Mustafa Kemal Zengin bana ’konuşuruz, hallederiz bu konuyu çözeriz. Sen korkma. Ben gerekirse karşı tarafla da görüşürüm.’ dedi. Bu yüzden benim ve Halil Emre Yılmaz’ın numaralarını annem Aylin Arslantatar’a gönderdi. O da görüşme yapması için Mustafa Kemal Zengin’e gönderdi. Numaram sadece iletişim kurulsun diye verildi. Benim cep telefon numaram zaten Arslantatar’da vardı. Bir şey olursa aranmam içim Mustafa Kemal Zengin’e gönderildi. Büyükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığında ifade sırasında bana baskı yapıldı. Numaralarım paylaşıldığı, görüşmelerimin ele geçirildiği için korktum. Bu yüzden de şikayetçi olduğumu söyledim. Şikayetçi değilim, davaya katılmak istemiyorum" dedi. "Engin bana, ’Bu hiç normal bir arama değil tutanak tutalım’ dedi" Duruşmada ‘tanık’ sıfatıyla beyanda bulunan müşteki Yavuz Engin’in zabıt katibi O.Ö., "Yavuz savcının yanında 2 buçuk yıla yakın süre çalıştım. Kendisinin tehdit edildiğini görmedim ancak yenidoğan dosyasına çalıştığımız dönem savcı Engin’in telefonu çaldı. Engin telefonu hoparlöre alarak konuşmaya başladı. Telefondaki ses ’Yavuz konuşmamız lazım birisini tutuklanmışsın sana çok kızgınlar. Bu kişiler çok tehlikeli senin hakkında her şeyi biliyor’ dedi. Bunun üzerine savcı Engin telefonu hoparlörden çıkararak camın önüne geçti ve konuşmaya başladı, uzun bir süre konuştular. Telefon kapandıktan sonra konunun ne olduğunu sordum. Savcı bana, arayanın Aylin adında bir avukat olduğunu söyledi ve yenidoğan tahliyesi için uğraştıklarını ifade etti. Engin bana, ’Bu hiç normal bir arama değil tutanak tutalım bunun hakkında’ dedi. Tüm bildiklerim bu kadar" şeklinde konuştu. Savunma yapan tutuksuz sanık Aylin Aslantatar ise, "Bebekleri koruma içgüdüsüyle hareket ettiğim için suçlu ilan ediliyorum. Dostane olarak yaklaştığım açık ve nettir. Bugün olsa yine Yavuz’u korurum. Ben vatandaşlık görevimi yaptım. Adli kontrol tedbirimin kaldırılmasını talep ediyorum" dedi. Zengin hakkında 8 yıla kadar hapis talebi Duruşmada, esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık Mustafa Kemal Zengin hakkında ‘kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme’ ve ‘görevi yaptırmamak için direnme’ suçundan toplamda 4 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Savcılık, sanık Aylin Arslantatar içi ise, ‘kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme’ suçundan 2 yıldan 4 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılması istedi. Ayrıca Cumhuriyet Savcısı, diğer 11 sanık hakkında suç isnadı oluşmadığı gerekçesiyle ayrı ayrı beraatlarını talep etti. Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tarafların açıklanan mütalaaya karşı savunma yapmaları ve beyanda bulunmaları için süre verilmesine hükmederek, duruşmayı erteledi.
12 Şubat 2026 Perşembe - 18:39
Aziz İhsan Aktaş’ın kardeşi: "Bizler örgüt değil, aile şirketiyiz, Aktaş ailemizin en büyüğüdür"
Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada savunma yapan Aktaş’ın kardeşi tutuksuz sanık Doğan Aktaş, "Akrabalarımla yürüttüğüm ticari işlemler, usulüne uygun, hukuka aykırı değildir. Bizler örgüt değil, aile şirketiyiz. Aile bağlarımız sıkıdır. Aziz İhsan Aktaş ailemizin en büyüğüdür. Hakkımda örgüt iddiaları yersizdir. İhaleye fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilik suçlamaları kabul etmiyorum" dedi. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından aralarında tutuklanmalarının ardından görevlerinden uzaklaştırılan sanıklar Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tahliye edilen Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere’nin de bulunduğu belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında, 200 sanık 27 Ocak Salı günü ilk kez hakim karşısına çıkmıştı. Dün görülen duruşmada, tutuksuz sanıkların savunmalarına geçilmişti. Marmara Ceza İnfaz Kurumları Silivri kampüsünde görülen duruşmaya, tutuklu ve tutuksuz sanıklar ile tarafların avukatları hazır bulundu. "Şahsım üzerine bir malvarlığı bulunmamaktadır" Duruşmaya verilen yaklaşık bir saatlik aranın ardından, örgüt lideri iddiasıyla yargılanan Aziz İhsan Aktaş’ın erkek kardeşi tutuksuz sanık Doğan Aktaş savunması devam edildi. Hazırlanan iddianamede, Aktaş hakkında, hisse edinim şeklinin şüpheli olduğunun tespit edildiği, üzerine kayıtlı otomotiv sanayi şirketinin mali profili, şüphelinin hesaplarında dönen para miktarı dikkate alındığında örgüt içerisindeki konumunun diğer üyelere ve kardeşlere göre farklı olduğu, örgütün akaryakıt alanındaki faaliyetlerini bilen ve yöneten kişi olduğu, örgüt liderinin emir ve talimatları ile hareket ettiği, bu nedenle hiyerarşik yapıya dahil olduğu aktarılmıştı. Savunma yapan Doğan Aktaş, "Yapmış olduğum mühendislik işlerinden çok iyi bir gelir elde ettim. Akrabalarımla yürüttüğüm ticari işlemler, usulüne uygun, hukuka aykırı değildir. Bizler örgüt değil, aile şirketiyiz. Aile bağlarımız sıkıdır. Aziz İhsan Aktaş ailemizin en büyüğüdür. Şirketlerle ilgili sıkıntı yaşadığımızda kendisine başvururuz ama şirketle bir ilişkisi yoktur. Hakkımda örgüt iddiaları yersizdir. İhaleye fesat karıştırma ve özel belgede sahtecilik suçlamaları kabul etmiyorum. Aziz İhsan Aktaş ile aramızdaki ticari ilişkiden dolayı takip başlattım. Beşiktaş belediyesi sanıklarını tanımıyorum. Şirketim bana aittir, abime değil. Bu şirketi ben yönetiyorum. Asfalt yapma işini ben biliyorum, abim değil. Benim İstanbul’da ilk işimi İSFALT’tan aldım. Tanıkların aslı astarı olmayan beyanlarıyla şirketimi suç geliri olarak göstermektedirler. Tüm mal varlığım İç Kale A.Ş. isimli şirketim üzerinedir. Şahsım üzerine bir malvarlığı bulunmamaktadır. Mal varlığıma el konulması bu hususta yersizdir" ifadelerini kullandı. "İhale verecek olsam, bunu amcam Aziz İhsan Aktaş’ın firmasına değil, babam Ramazan Murat Aktaş’ın firmasına verirdim" İddianamede, Beşiktaş Belediyesi’nin yaptığı ihalelere yaklaşık maliyet fiyat teklifi sunduğu, firmaları örgüt liderinin talimatı ve örgütün imkanlarıyla kurduğu, örgüt liderinin talimatıyla hareket ederek, örgütün amaç ve faaliyetlerini gerçekleştirmek için ihalelere yaklaşık maliyet teklifi sunduğu, örgüt liderini koşulsuz itaat ederek, örgüt hiyerarşisinde yer aldığı ve örgüt üyesi olduğu aktarılan Aziz İhsan Aktaş’ın yeğeni tutuksuz sanık Ferhat Aktaş savunma yaptı. Aktaş, "Aziz İhsan Aktaş’ın bana emir verme yetkisi yoktur. O benim işverenim değildir. Ben örgüt üyesi değilim, suçsuzum. Ben bir ihale verecek olsam, bunu amcam Aziz İhsan Aktaş’ın firmasına değil, babam Ramazan Murat Aktaş’ın firmasına verirdim. Soyadımızı taşıyan herkese dava açıldı, burada yargılanıyor. Utku Caner Çaykara’yı yalnızca ismen tanıyorum. İhale öncesi veya sonrasında bir irtibatım olmamıştır. İhaleye fesat karıştırdığım suçlamalarını reddediyorum" şeklinde konuştu. "Benim üzerime atılı suçlamaların nedeni, rakip firma sahipleri ile aramızda oluşan rekabet ortamıdır" İddianamede, ihaleleri suç örgütüne ait firmaya pazarlık usulüyle teklif vererek, ihaleyi Aziz İhsan Aktaş’ın kontrolünde gerçekleştirdiği ve yapılan ihaleyi suç örgütüne ait firma üzerinden gerçekleştirildiği öne sürülen Aziz İhsan Aktaş’ın kuzeni tutuksuz sanık Hamit Ünal ise savunmasında, "Aziz İhsan Aktaş’ın şirketlerime bir karı yada katkısı yoktur. Yargılandığım davada üzerime atılı suçlamalar sadece rakip firma yetkilileri ve gizli tanık beyanları ile iddianameye eklenmiştir. Belirli bir bölgede firmalara davet gönderilmesi hayatın olağan akışına uygundur. Diğer firmalara yapılması planlanan ihaleleri çeşitli yöntemlerle engelleyerek kendi firmamı ön plana aldığım iddiaları kabul edilemez. Baki Nugay ile bir dönem ortaktık. Benim üzerime atılı suçlamaların nedeni, rakip firma sahipleri ile aramızda oluşan rekabet ortamıdır" dedi. Duruşma 17 Şubat’a ertelendi Savunmaların ardından mahkeme, duruşmayı, tutuksuz sanıkların savunmalarına devam edilebilmesi için 17 Şubat Salı gününe erteledi. Heyet, bu durumun kampüs içerisindeki bakım ve mahkemenin diğer dosyalar üzerindeki çalışmalarını yapacağından dolayı olduğunu belirtti.
12 Şubat 2026 Perşembe - 17:35
Ertuğrul Doğan: "Federasyonumuz uygun görürse seneye B Takım uygulamasına gideceğiz"
Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Ertuğrul Doğan, Türkiye Futbol Federasyonu’nun onay vermesi durumunda önümüzdeki sezon B Takım uygulamasına geçileceğini açıkladı. Kulüpler Birliği Vakfı toplantısı, İstanbul’da bir otelde gerçekleştirildi. Toplantıda, yabancı oyuncu uygunluğu, yayın havuzu dağılımı, müsabaka saatlerinin düzenlenmesi, zemin kalitesi, B Takımı projesi gibi gündem maddeleri değerlendirildi. Ardından Kulüpler Birliği Vakfı Başkanı Ertuğrul Doğan basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Yaklaşık 2 ay sonra Kulüpler Birliği toplantısı yaptıklarını belirten Doğan, "Bu süre zarfında kulüp profesyonellerimiz, kendi aralarında yaklaşık 4-5 toplantı yaptı. Yabancı oyuncu uygunluğu ve yayın havuzu dağılımı ile ilgili konular gündeme geldi. Önümüzdeki sezonun müsabaka saatlerinin düzenlenmesi ve oyun kalitesini artırmak için istişarede bulunduk. Zeminle alakalı da konuştuk. Bir ’B Takımı’ projesi var. Kulüpler bunu talep ediyor. Kulüplerin gündeminde olan ’hak mahrumiyeti’ konusu da var. Bu konular gündeme geldi. Bu konuların hepsiyle ilgili başkanlarla kararlar aldık. Bunları Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) ile paylaşacağız. Burada asıl karar verici TFF. Bazı maddeleri oy birliği ile aldık. Bazı maddeleri de oy çokluğuyla aldık. Bunlarla alakalı açıklamaları hazırlayıp, bunları TFF Başkanı ile paylaşacağız. Kendisinden bu konularda kulüplere yardımcı olmasını isteyeceğiz" şeklinde konuştu. Yabancı oyuncu uygunluğuyla alakalı henüz kesin bir karara varmadıklarını belirten Başkan Doğan, "İçerisindeki gençlerin sayısıyla alakalı kulüplerimizin talepleri var. TFF ile daha bu konuları görüşmedik. Önce bu aldığımız kararları TFF ile paylaşalım. Sonra kamuoyunu bu konuda bilgilendiririz" ifadelerini kullandı. Ertuğrul Doğan, yayın hakları konusunda ise, "Şampiyonluk ile alakalı dağıtılan rakamlar var. Bu dağılımın yeniden düzenlenmesi için bir konu gündeme geldi. Bazı kulüplerin olumlu, bazıların ise olumsuz görüşleri oldu" dedi. "7-8 konuda beklenen kararların tamamı alındı" Toplantı sonrasında kulüp başkanlarının salondan gülerek ayrıldıklarının gözlemlendiğinin söylenmesi üzerine de konuşan Doğan, "Daha önce Ali Başkan da çok ciddi emek vermişti. Ben de elimden geleni yapıyorum. Çok iyi bir toplantı oldu, birçok konuyu görüştük. Alınması gereken kararların tamamı alındı. 7-8 konuda beklenen kararların tamamı alındı. Üzerine basarak söylüyorum; karar verici kurum Türkiye Futbol Federasyonu. Biz kulüpler kendi düşüncelerimizin ne olduğunu bu hafta içinde federasyonumuzla paylaşacağız. Ondan sonra da süreci hep beraber takip edeceğiz" şeklinde konuştu. "Ligler başlamadan önce zeminlerle ilgili tedbirlerin alınacağını düşünüyoruz" Türkiye’deki statların zeminleriyle ilgili yeni sezon öncesi çalışmalar olabileceğini aktaran Başkan Ertuğrul Doğan, "Profesyoneller bu konuyla ilgili çok ciddi çalışma yürüttü. Çok önemli bir çalışma yapıldı. Statların durumu farklı. Kimisi kulüplerin kendine bağlı, kimisi Gençlik ve Spor Bakanlığı’ndan kiralanmış, kimisi hala Gençlik ve Spor Bakanlığı’na ait. Dolayısıyla bir danışma kurulu üzerinden bir süreç olacak. Anlaştık firmayla da. Avrupa’da gördüğümüz gibi sahalara Türk futbolunun bir an önce kavuşması lazım. Çok önemli statlar yapıldı. Sayın Cumhurbaşkanımız sağ olsun, şu an dünyayı gezerseniz en modern statlar Türkiye’dedir. Ama aynı şeyleri saha zemini için söyleyemiyoruz. Özellikle Anadolu’daki bazı şehirlerimizde bu konuda sıkıntı var. Bunları kendi kulüp başkanları da kabul ediyor. Onlar da bir an önce bu sorunun giderilmesinden yana. Tüm kulüpler aynı şeyi düşünüyor. Bu bir an önce çözülmesi gereken bir konu. İnşallah bu sezon itibarıyla, yaz sezonunda ligler başlamadan önce bu tedbirlerin alınacağını düşünüyoruz" açıklamasında bulundu. "Federasyonumuz uygun görürse seneye B Takımı uygulamasına gideceğiz" Bazı kulüplerin B Takım talep ettiğini ve bu konunun da TFF onayına sunulacağını söyleyen Doğan, "Katılmak isteyen kulüpler bize taleplerini iletti. Biz federasyona ’Şu kulüpler B Takım konusundan yararlanmak istiyor’ diye yazımızı vereceğiz. Bundan sonrası farklı bir süreç. Özellikle alt liglerdeki en büyük maliyetler seyahat ve konaklama maliyetleri. A Takım ile beraber seyahat yapıldığında bu maliyetlerin birçoğunun önüne geçilecek. Dolayısıyla katılmak isteyen kulüplerimiz de var, katılmak istemeyen kulüplerimiz de var. Biz de bu konuda zorunluluk yüklemedik. Katılmak isteyen kulüplerimiz planlamalarını bu yönde hazırladı. Federasyon da uygun görürse önümüzdeki sene bu uygulamaya gideceğiz" ifadelerini kullandı. "Fenerbahçe maçında tek düşüncemiz kazanmak" Trendyol Süper Lig’de bu hafta oynanacak Trabzonspor - Fenerbahçe maçı hakkında da konuşan Ertuğrul Doğan, "Hakemin etkin olmadığı, hak edenin kazandığı, centilmence bir maç olmasını diliyorum. Fenerbahçe’yi, Trabzon’da en güzel şekilde misafir edeceğiz. Trabzonspor olarak tek düşüncemiz var; kazanmak. Ama önce centilmenlik, sakatlıksız, maçın sahada oynandığı, hakemin işin içine müdahil olmadığı, yanlış kararların olmadığı bir maç diliyorum iki takım için de" diye konuştu. "Yeni saat uygulaması yeni sezonda uygulanabilir gibi duruyor" Son olarak Trendyol Süper Lig maçlarının başlama saatinde nasıl bir değişim olacağına da değinen Doğan, "Bazı kulüplerimizin saatlerle ilgili talepleri oldu. Ama burada tabii hem TFF hem de yayıncı kuruluşun da bunu ayarlayabilmesi lazım. Kulüplerimizden gelen talepleri federasyonumuzla paylaşacağız. Dediğimiz gibi burada yayıncı kuruluşun da tutumu önemli. Sadece kulüplerin demesi ve federasyonun okeylemesi de yetmiyor buna. Yayıncı kuruluş da o aradaki saat farkını iyi ayarlamak istiyor. Çünkü maç sonrası görüntüler, maç sonrası yayınlar var. Ramazan ile ilgili zaten saatler açıklandı. Ramazan’dan sonra da lig sonuna kısa bir dönem kalıyor. Şu an anladığımız kadarıyla yeni saat uygulaması ancak yeni sezonda uygulanabilir gibi duruyor. Ama biz kulüplerimizin düşüncelerini ve görüşlerini yarın itibarıyla kulüplerimizle paylaşacağız" diyerek sözlerini tamamladı.
12 Şubat 2026 Perşembe - 17:32
Türk Hava Yolları 100 bin çalışanının fotoğrafıyla giydirdiği 500. uçağını tanıttı
Türk Hava Yolları, 1933 yılında 5 uçaklık mütevazı bir filo ile başlayan yolculuğunda önemli bir dönüm noktasına daha ulaştı. Milli bayrak taşıyıcı, 2025 yılı sonunda filoya katılan "TK Aile" isimli 500. uçağını düzenlenen özel bir lansmanla tanıttı. Gerçekleştirilen özel uçuşta "TK Aile" isimli uçak gökyüzüne 500 rakamını çizerek ikinci 500 döneminin başlangıcını simgeleyen bir iz bıraktı. 100 bin çalışan ve emeklinin fotoğraflarıyla tasarlanarak hazırlanan 500. uçağın lansmanı; birlik ve beraberlik anlayışını yansıtan geniş bir katılımla gerçekleştirildi. İstanbul Havalimanı’nda düzenlenen etkinliğe; Türk Hava Yolları ve iştiraklerinin yöneticileri, eski üst düzey yöneticileri, çalışanları ve emeklilerinin yanı sıra havacılık sektöründen önde gelen isimler katıldı. 81 ilden gelen şehit çocukları lansmanda yer aldı Lansmanda ayrıca, şehitlerin emaneti olan 81 ilden gelen şehit çocukları, Türk Hava Yolları’nın hafızalara kazınan Iğdır reklam filmi oyuncuları yer aldı. Bu özel buluşma, Türk Hava Yolları’nın büyüme hikayesinin yalnızca rakamlardan değil, aynı zamanda ortak emek, vefa ve dayanışmadan oluştuğunu bir kez daha ortaya koydu. Bu konukların yanı sıra Türk Hava Yolları’nın reklam yüzü olan oyuncu Kerem Bürsin, Serkan Çayoğlu ve Özge Gürel de katılım gösterdi. "İkinci 500 döneminin başlangıcı olarak görüyoruz" Türk Hava Yolları Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Prof. Dr. Ahmet Bolat, tanıtımda bir konuşma yaptı. Bolat, "500. uçağımız, Türk Hava Yolları için yalnızca filomuza katılan yeni bir uçak değil; 93 yıllık bir emeğin, kararlılığın ve ortak aklın simgesidir. 2003 yılında 65 uçakla başladığımız zirve yolculuğumuzda bugün 500’ü aşkın uçakla 6 kıtada 356 destinasyona ulaşmanın gururunu yaşıyoruz. Bundan 12 yıl önce çektiğimiz ‘Hayal Edince’ reklam filminde 247 uçak ve 247 destinasyonla çıktığımız yolculukta 500’üncü uçak bir hayaldi. Bugün o hayalin gerçeğe dönüştüğünü görmek, Türk Hava Yolları ailesi için ayrı bir anlam taşıyor. 500. uçağımızı bir durak değil, ‘İkinci 500’ döneminin başlangıcı olarak görüyoruz. 2036 yılında bin uçaklık filoya ulaşma hedefimiz doğrultusunda, ülkemizi küresel havacılığın merkezlerinden biri haline getirme kararlılığımızı sürdüreceğiz" dedi. 10 yıl içerisinde bin uçağa ulaşacak Lansmanın ardından katılımcılarla birlikte gökyüzüne havalanan 500. uçakta basın mensuplarının sorularını cevaplayan Bolat, "Hakikaten çok güzel bir gün. 500 uçağı hayal etmek herhalde bundan 12 yıl önce zordu ama bu gerçekleşti. 12 yıl önce Iğdır’da reklam filmini çektiğimiz dönem Türk Hava Yolları’nın Iğdır’a gitmesi bir hayaldi. 10 yıl içerisinde Türk Hava Yolları bunun 2 katına çıkacak, bin uçağa ulaşacak" şeklinde konuştu. 65 milyar dolarlık katkı sağladık Türk Hava Yolları’nın Türk ekonomisine sağladığı katkılar hakkında konuşan Bolat, "Bu kadar uçak ülke ekonomisine ne kazandıracak bu önemli. THY bu sene 1,5 trilyon dolarlık Türk ekonomisine 65 milyar dolarlık katkı sağlayarak en önemli ekonomik güçlerden birisi oldu. İnşallah 2033 yılında bu rakamlar 150 milyar dolara çıkacak. Türk Hava Yolları’nın büyümesi sadece uçak sayısıyla değil Türk ekonomisine olan katkısıyla da değerlendirmek lazım. 2006 yılında 100. uçağımız geldiğinde THY’nin toplam ihracatı 1,7 milyar dolardı. 2025 yılında bu rakam 18,8 milyar dolara çıktı" diye konuştu. Çin’den 2 milyon turist getirme projemiz var Turizm Bakanlığı ortaklığında Çin ile birtakım projeler başlatıldığının altını çizen Bolat, "Çin’le frekanslarda sıkıntılar vardı ancak bunlar aşıldı. Çin’den 5 taşıyıcı Türkiye’ye uçuyor. Bunları teşvik ediyoruz. Turizm Bakanlığı ile beraber Çin’den 2 milyon turist getirme projemiz var. Çinli turistler daha çok ülkemizin kültürel değerlerini görmek için geliyorlar. 22 tane UNESCO Dünya Mirası Listesi ile 100’e yakın da Geçici Liste’de yer alan tarihi yerlerimizi ve kültürel varlıklarımızı uçaklarımızdaki ekranlardan tüm dünyaya tanıtıyoruz" ifadelerinde bulundu. Gökyüzüne "500" çizildi Tanıtım kapsamında gerçekleştirilen özel uçuşta "TK Aile" isimli uçak gökyüzüne 500 rakamını çizerek ikinci 500 döneminin başlangıcını simgeleyen bir iz bıraktı. TK 500 sefer sayılı uçuşta şehit çocukları ve aileleri, Türk Hava Yolları yöneticileri, eski üst düzey yöneticileri ve çalışanlar yer aldı. Türk Hava Yolları’nın filo büyüme yolculuğunda kilometre taşları olan diğer uçaklar da etkinlik alanında katılımcılara sergilendi, Türk Hava Yolları’nın ilk uçağının birebir boyuttaki maketi de büyük ilgi topladı. 100. uçak Ağustos 2006 yılında filoya dahil olurken 200. uçak Kasım 2012, 300. uçak Şubat 2016, 400. uçak Mart 2023, 500. uçak ise "TK Aile" ismiyle Aralık 2025’te THY bünyesine katıldı. Birlikte büyüyor, birlikte yükseliyor Türk Hava Yolları, modern uçak yatırımlarıyla operasyonel verimliliğini ve yolcu konforunu artırırken, sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda filosunu güçlendirmeye devam ediyor. 500. uçak, Türk Hava Yolları’nın yalnızca bugünkü gücünü değil, aynı zamanda 2036 yılında ulaşılması hedeflenen bin uçaklık filo vizyonunu da simgeliyor. Türk Hava Yolları, 500. uçağıyla birlikte geçmişten aldığı güçle geleceğe emin adımlarla ilerlerken, "birlikte büyüyor, birlikte yükseliyor" anlayışıyla havacılık sektöründe yeni başarı hikayeleri yazmayı sürdürüyor.
12 Şubat 2026 Perşembe - 17:09
Küçükçekmece’de yıkımı yapılan binadan kopan beton parçaları yan binanın üzerine düştü
İstanbul Küçükçekmece’de kentsel dönüşüm kapsamında iş makinesi ile yıkımı yapılan binadan kopan parçalar yan binanın üzerine devrildi. Yıkımda can kaybı ve yaralanma olmazken, yıkım esnasında vatandaşların kaçmaya çalıştığı anlar güvenlik kamerasına yansıdı. Yıkımın olduğu bina ve çevresi havadan görüntülendi. Olay, saat 15.30 sıralarında Küçükçekmece Hürriyet Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre kentsel dönüşüm kapsamında boşaltılan binada iş makinesi ile yıkım çalışması başlatıldı. Bina yıkım esnasında kopan beton parçaları yan binaya hasar verdi. O esnada bina önünde kimsenin olmaması muhtemel facianın önüne geçerken, olayda can kaybı ve yaralanma olmadı. Vatandaşların kaçıştığı anlar kamerada Yıkım esnasında çevredeki vatandaşların kaçıştığı anlar kameraya yansıdı. Görüntülerde binadan kopan parçalar büyük bir gürültüyle yan binanın üzerine düştüğü ve etrafı toz bulutu kapladığı görülüyor. Öte yandan yıkım çalışmalarının devam ettiği alan havadan görüntülendi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder