Yerel Haberler
İstanbul
2026 Avrupa Ligi Finali Toplantısı, UEFA Genel Merkezi’nde gerçekleştirildi 18 Nisan 2026 Cumartesi - 11:32:15 Türkiye’nin ev sahipliğinde 20 Mayıs 2026 Çarşamba günü Beşiktaş Park’ta oynanacak olan 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali hazırlıkları kapsamında, İsviçre’nin Nyon şehrinde bulunan UEFA Genel Merkezi’nde geniş kapsamlı koordinasyon toplantısı yapıldı. Türkiye Futbol Federasyonu, İstanbul Emniyet Müdürlüğü ve UEFA yetkililerinin katılımıyla 13-15 Nisan tarihleri arasında organize edilen toplantıda başta proje yönetimi, stadyum operasyonları, güvenlik, emniyet ve hizmetler alanındaki mevcut durum olmak üzere tüm kritik konular detaylı bir şekilde ele alındı. Toplantıda Türkiye Futbol Federasyonu’nu TFF Genel Sekreteri Abdullah Ayaz ve Temsilciler Kurulu Başkanı Şerafettin Bural’ın yanı sıra Dış İlişkiler ve Milli Takımlar İdari Direktörü Buğra İmamoğulları, Uluslararası Etkinlikler Müdürü Can Emre Tuğal, Dış İlişkiler Müdürü Gökhan Ertan, Stadyum Güvenlik ve Taraftar Sorumlusu Bülent Perut, Dış İlişkiler-Uluslararası Etkinlik ve Milli Takımlar İdari Uzmanı Onat Karabıçak, Dış İlişkiler Teknik Uzmanı Murat Deniz ve Dış İlişkiler Uzmanı Begüm Şerbetcioğlu temsil etti. İstanbul Emniyetinden Şube Başkomiseri Settar Sayan ve Trafik Denetleme Şube Başkomiseri Adil Özarslan toplantıda yer aldı. UEFA Stratejik Danışmanı Kadir Kardaş’ın da bulunduğu 2026 Avrupa Ligi Finali Koordinasyon Toplantısında, UEFA adına UEFA Kulüp Müsabakaları Operasyonları ve Etkinlikler Direktörü Catalina Navarro, UEFA Kulüp Müsabakaları Finalleri Direktörü Tiziano Gaier, 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali Proje Lideri Yoann Gallet, 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali Proje Koordinatörü Colm Hand, UEFA Emniyet ve Güvenlik Sorumlusu Juha Karjalaine, 2026 UEFA Avrupa Ligi Finali Emniyet ve Güvenlik Sorumlusu Drew Innes, UEFA Etkinlik Ulaşım Sorumlusu Magali Antile ile UEFA Etkinlik Ulaşım ve Taşıma Sorumlusu Manuel Seifert katılım sağladı. Toplantı kapsamında operasyonel planlama süreçleri ve ulaşım çözümlerine ilişkin hazırlıklar detaylı şekilde değerlendirildi. Ayrıca ilgili tüm paydaşlar arasında koordinasyonun güçlendirilmesi ve önümüzdeki döneme ilişkin izlenecek yol haritası konusunda görüş alışverişinde bulunuldu. Türkiye Futbol Federasyonu yetkilileri tarafından UEFA üst yönetimine gerçekleştirilen sunumda ise projenin genel ilerleme durumu aktarılarak, etkinlik emniyeti ve güvenliği ile etkinlik ulaşımı konularında kapsamlı ve detaylı bilgi paylaşımı yapıldı.
18 Nisan 2026 Cumartesi - 11:27 Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Toplantısı başladı Fenerbahçe Olağan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı başladı. Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, futbolda bir zihniyet değişikliği şart olduğunu belirterek, "Bu da anlık hissi kararlarla değil, başarısı kanıtlanmış sportif yaklaşım ve anlayışın futbola da hakim kılınacağı yeni bir çalışma ve sistemin kurulması ile mümkün olacaktır" dedi. Fenerbahçe nisan ayı Olağan Yüksek Divan Kurulu Toplantısı, Fenerbahçe Spor Kulübü Faruk Ilgaz Tesisleri’nde yapılıyor. Toplantıya, Fenerbahçe Spor Kulübü Başkanı Sadettin Saran, Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu ve Divan Kurulu üyeleri katıldı. Sarı-lacivertli kulübün eski başkanı Aziz Yıldırım da toplantıya katılım sağladı. Toplantı saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. Şekip Mosturoğlu: "Futbolda bir zihniyet değişikliği şarttır" Fenerbahçe Yüksek Divan Kurulu Başkanı Şekip Mosturoğlu, yaptığı konuşmada futbol takımının dün yaşadığı puan kaybına değinerek, son yıllarda ulaşılamayan başarıya dikkat çekti. Mosturoğlu, "Şanlıurfa ve Kahramanmaraş illerimizde yaşanan elim hadise ile ilgili olarak Fenerbahçe camiası adına üzüntülerimi belirtmek istiyorum. Hayatlarını kaybeden öğretmenlerimiz, öğrencilerimize Allah’tan rahmet diliyor, kederli ailelerine başsağlığı diliyorum. Olayda yaralananlara geçmiş olsun dileklerimi sunuyorum. Bugün burada dün akşam yaşadığımız ve hepimizi derinden üzen maç sonucunun ardından bir araya gelmiş bulunuyoruz. Futbol takımımızın almış olduğu beraberliğin Süper Lig şampiyonluk yarışında ne anlama geldiğini hepimiz biliyoruz. Hepimiz çok üzgünüz, hayal kırıklığı yaşıyoruz. Oysa ki maçtan önce camia olarak şampiyonluk hedefine odaklanmış adeta tek yürek olmuştuk. Dün Şükrü Saracoğlu Stadyumu’nda taraftarlarımızın oluşturduğu atmosferle takımımız skor olarak geriye düşmesine rağmen öne geçmiş ancak son saniyelerde taraftarımızı büyük bir hayal kırıklığına uğratmıştır. Bu sezon bu durum birden fazla yaşanmış, liderlik koltuğuna oturabilecekken geriye düşülmüştür. Halen şampiyonluk şansımız matematiksel olarak devam etmiş olsa da ipler maalesef bizim elimizde değil inisiyatif rakibimizin eline geçmiş durumda. Bugün bu tabloyu görmezden gelmek, küçümsemek yada olduğundan farklı göstermeye çalışmak ne bu kürsüye ne de bu camiaya yakışır. Taraftarımızın öfkeli olması da son derece doğaldır. Çünkü Fenerbahçe taraftarı her zaman kupa ister, şampiyonluk ister. Bu kulüp yenilmeyi kabul etmeyenlerin kulübüdür. Bu nedenle taraftarımızın yaşadığı hayal kırıklığını en derinden bizler de hissediyoruz. Elbette bu olumsuz sonuçların sorumluluğu vardır. Bu sorumluluk sadece bir kişiye, bir gruba indirilemez. Yönetiminden, teknik heyetine, futbolcusundan tüm paydaşlarına kadar herkes bu sorumluluk hissiyatı içindedir. Bu durumun bütün sorumluluğu da sadece bu yönetime ait değildir. Yarıştığımız diğer bütün branşlarda ezici bir üstünlüğe sahipken neden futbolda bu seviyeye gelemiyoruz? Neden. Kulüpten kulübe değişen çifte standart kararları kabul etmiyor, bugün yaşadığımızla bunların normalleşmesini istemiyorum. Mücadele ettiğimiz diğer branşlarda ezici üstünlüğümüz ve başarımız sistemli şekilde inşa edilen istikrar ile sürdürülen bir anlayışın eseridir. Bu anlayışla sürekliliği sağlanan kadro ve teknik heyet istikrarıyla, mevcut takımın üzerine inşa edilen kadrolarla sürekli ve ezici başarılara ulaşılmıştır. Yarıştığımız diğer branşlarda bizi başarıya götüren bu dinamikler futbolda tam tersi şekilde çalışmaktadır. Teknik heyet ve kadroların her sezon yap-boz gibi değiştirilmesi futbolda sık tekrarlanan başarısızlıkların temel sebebidir. Bizim için futbolda bir zihniyet değişikliği şarttır. Bu da anlık hissi kararlarla değil, başarısı kanıtlanmış sportif yaklaşım ve anlayışın futbola da hakim kılınacağı yeni bir çalışma ve sistemin kurulması ile mümkün olacaktır" ifadelerini kullandı. Şekip Mosturoğlu konuşmasına şu şekilde devam etti: "Fenerbahçe tarihi boyunca zorlu dönemler yaşamış, ancak her defasında ayağa kalkmayı başarmış bir kulüptür. Bugün yaşadığımız hayal kırıklığı büyüktür, evet. Ama bu camianın gücü, tam da böyle zamanlarda ortaya çıkar. İçinde bulunduğumuz zorluklardan ancak ortak akılla çıkabilmemiz mümkündür. Bugün burada yapmamız gereken en önemli şey, birbirimizi yıpratmak değil; ortak aklı korumak olmalıdır. Eleştiri elbette olacaktır, olmalıdır da. Ama bu eleştirinin yapıcı olması, Fenerbahçe’ye zarar vermeyecek bir zeminde kalması hepimizin sorumluluğudur. Unutmayalım ki bu kulüp, en büyük gücünü birlikten alır. Ayrıştığımızda değil, omuz omuza durduğumuzda güçlüyüz. Bugün belki moralimiz bozuk, belki öfkeliyiz. Ancak unutmamamız gerekir ki camiamız, bizlerden tam da böylesine zor bir günde çözüm üretmemizi beklemektedir. Bu camia, mücadeleyi asla bırakmaz. Bugün üzülür, yarın yeniden ayağa kalkar. Çünkü Fenerbahçe’nin karakteri budur. Bugün yapılması lazım gelen ise hızla ayağa kalkmamızı sağlayacak fikir ve çözümleri üretmektir."
18 Nisan 2026 Cumartesi - 11:02 OYAK Pazarlama’dan ’Deprem Farkındalığı’ konferansı OYAK Pazarlama tarafından düzenlenen ’Deprem Farkındalığı’ konferansında konuşan İstanbul Vali Yardımcısı, Arnavutköy Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu, İstanbul’un afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi için kapsamlı bir hazırlık sürecinin yürütüldüğünü söyledi. İstanbul’da olası bir depreme karşı hazırlık çalışmaları, riskleri azaltmaya yönelik adımlar ve afet anında müdahale kapasitesini güçlendiren uygulamalar olmak üzere iki ana plan üzerinden yürütülüyor. OYAK Pazarlama tarafından düzenlenen ’Deprem Farkındalığı’ konferansında konuşan İstanbul Vali Yardımcısı ve Arnavutköy Kaymakamı Mahmut Hersanlıoğlu, İstanbul’un afetlere karşı daha dirençli hale getirilmesi için kapsamlı bir hazırlık sürecinin sürdüğünü vurguladı. OYAK Dragos Plaza’da düzenlenen konferansa; OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez ve OYAK Pazarlama yöneticileri ev sahipliği yaptı. Programda ayrıca AFAD İstanbul İl Müdürü Prof. Dr. Haluk Özener ile deprem alanında uzman isimler de yer aldı. Valilikten İstanbul için iki ana afet planı Etkinlikte konuşan Hersanlıoğlu, kamu kurumlarının koordinasyonunun yanı sıra, kentsel dönüşümün desteklenmesi ve kurumsal iş birliklerinin artırılmasının önemine dikkati çekti. İstanbul genelinde çalışmaların iki temel çerçevede ilerlediğini belirten Hersanlıoğlu, bunların "afet risklerini azaltma planı" ile "afetlere müdahale planı" olduğunu ifade ederek, "Risklerin azaltılmasına yönelik çalışmalarımız kararlılıkla sürüyor. Afet müdahale planımızı ise sürekli güncelleyerek daha etkin hale getiriyoruz. Süreç, sahada uygulama ve takip boyutuyla ilerliyor." dedi. Her kurum için somut eylemler tanımlandığını ve bu eylemlerin düzenli takip mekanizmalarıyla izlendiğini kaydeden Hersanlıoğlu, afet anında müdahale kapasitesini artırmak amacıyla gönüllülük temelli arama-kurtarma çalışmalarının önemine işaret ederek, vatandaşların sürece katılımının kritik olduğunu ifade etti. Şirketin kurumsal kapasitesine de değinen Hersanlıoğlu, "Afet farkındalığı oluşmuş binlerce çalışanı olan bir yapının; afetlere dirençli Türkiye hedefiyle uyumlu biçimde organize edilmesi ve mevcut kaynaklarının bu doğrultuda hazır hale getirilmesi önemlidir" değerlendirmesinde bulundu. OYAK Pazarlama Genel Müdürü Yusuf Yenilmez ise konferansa ilişkin değerlendirmesinde, "Afetlere karşı hazırlık sadece kamu kurumlarının değil, tüm toplumun ortak sorumluluğudur. Şirket olarak, çalışanlarımızda ve paydaşlarımızda farkındalık oluşturmayı, bu alandaki bilgi ve hazırlık seviyesini artırmayı öncelikli görüyoruz. Bu tür çalışmalarla, olası afetlere karşı daha bilinçli ve hazır bir yapı oluşturmayı hedefliyoruz" ifadelerini kullandı.
"Parkinson sadece titreme değildir"
10 Nisan 2026 Cuma - 11:03 "Parkinson sadece titreme değildir" Prof. Dr. Selda Korkmaz Yakar, Parkinson hastalığına ilişkin toplumdaki yanlış bilgilere dikkat çekerek, hastalığın yalnızca titremeden ibaret olmadığını vurguladı. Yakar, erken tanı ve doğru tedavi ile hastaların uzun yıllar aktif bir yaşam sürdürebileceğini belirtti. Parkinson hastalığı, beyinde dopamin üreten hücrelerin kaybı sonucu ortaya çıkan, ilerleyici bir sinir sistemi hastalığıdır. En bilinen belirtisi titreme olsa da; hareketlerde yavaşlama, kas sertliği ve denge kaybının yanı sıra koku kaybı, uyku bozuklukları ve depresyon gibi pek çok farklı belirti hastalığın erken döneminde ortaya çıkabiliyor. Dünya Parkinson Günü kapsamında açıklamalarda bulunan Liv Hospital Ulus Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Selda Korkmaz Yakar, Parkinson hastalığının sadece titremeden ibaret olmadığını belirterek, "Hastalar çoğu zaman ilk belirtileri göz ardı ediyor. Oysa erken dönemde fark edilen bulgular, hastalığın yönetiminde büyük avantaj sağlar" ifadelerini kullandı. Tanı sürecinin büyük ölçüde uzman değerlendirmesine dayandığını belirten Yakar, "Kesin tanı koyduracak tek bir test yok. Nörolojik muayene ve klinik gözlem en önemli belirleyicidir" dedi. Parkinson tedavisinde amacın hastalığı tamamen ortadan kaldırmak değil, hastanın yaşam kalitesini korumak olduğunu vurgulayan Yakar, tedavinin kişiye özel planlandığını ifade etti. "İlaç tedavisi ile hastaların şikâyetleri önemli ölçüde kontrol altına alınabilir. İleri evrelerde ise beyin pili gibi cerrahi yöntemler uygun hastalarda etkili sonuçlar verir" diyen Yakar, düzenli egzersiz ve fizik tedavinin de tedavinin ayrılmaz bir parçası olduğunu belirtti. Farkındalığın önemine dikkat çeken Yakar, "Toplumda Parkinson’a dair doğru bilginin yaygınlaşması, hastaların daha erken başvurmasını sağlar. Erken tanı, yaşam kalitesini doğrudan etkiler" dedi.
Enerjisa Enerji’den yeni reklam filmi: ’Karanlık Savaşçıları’
10 Nisan 2026 Cuma - 10:58 Enerjisa Enerji’den yeni reklam filmi: ’Karanlık Savaşçıları’ "Herkes için Daha İyi Bir Gelecek" vizyonunu iş stratejisinin merkezine koyan Enerjisa Enerji, sahada zorlu koşullarda görev yapan çalışanlarının hikâyesini odağına aldığı yeni reklam filmini yayınladı. 14 ilde görev yapan 11 bin çalışanını ‘Karanlık Savaşçıları’ olarak konumladığı filmde, şirketin yenilenen logosu da ilk kez yer almış oldu. Türkiye’nin önde gelen elektrik dağıtım ve perakende şirketlerinden Enerjisa Enerji, müşteri çözümleri ve e-mobilite iş kolları ile birlikte 11 bini aşkın çalışanıyla 14 ilde faaliyet gösteriyor. Şirket, enerjiye erişimin sürekliliğini sağlamak ve müşterilerine kesintisiz bir deneyim sunmak için sahada 7/24 operasyon yürütüyor. Bu operasyonun en kritik unsurlarından biri olan saha ekipleri; yoğun kar altında, yüksek sıcaklıklarda, zorlu arazi koşullarında, yüksek gerilim hatlarında ve afet bölgelerinde görev alarak hayatın durmaması için çalışıyor. Zamanla yarışarak yürütülen ve en tehlikeli iş sınıfında bu çalışmalar, şehirlerin ışığını yeniden yakarken günlük yaşamın kesintisiz devam etmesini sağlıyor. Şirket, ‘Karanlık Savaşçıları’ temasıyla hayata geçirdiği yeni reklam filminde, bu görünmeyen emeği odağına alıyor. Filmde, elektriğin kesildiği anlarda devreye girerek karanlığı ortadan kaldıran ekipler bir çocuğun gözünden anlatılıyor. Bu anlatım, yalnızca bir hizmetin değil, aynı zamanda büyük bir sorumluluğun ve özverinin altını çiziyor. ‘Karanlık Savaşçıları’ ile şirket, enerjinin sürekliliğini sağlayan ekiplerin cesaretini, dayanıklılığını ve kritik rolünü görünür kılmayı amaçlıyor. Film, şirketin geniş operasyonunun arkasındaki insan hikâyesini merkeze alarak, enerjinin aslında bir ekip işi olduğunu vurguluyor. Enerjisa Enerji, bu yaklaşımını marka kimliğine de taşıyarak logosunu yeniledi. 2023 yılında duyurduğu ‘Herkes için Daha İyi Bir Gelecek’ vizyonunu odağına alan şirket, yeni logosu ve ‘Daha İyi Bir Gelecek’ söylemiyle yalnızca enerji sağlayan bir şirket olmanın ötesinde, topluma ve geleceğe değer katan bir yapı olma hedefini ortaya koyuyor.
Avcılar’da tokatla başlayan tartışma cinayetle bitti: 1’i kadın 3 şüpheli gözaltına alındı
10 Nisan 2026 Cuma - 10:48 Avcılar’da tokatla başlayan tartışma cinayetle bitti: 1’i kadın 3 şüpheli gözaltına alındı Avcılar’da bir kişi, çıkan tartışmada kendisine tokat atan şahsı suç ortağının getirdiği tabancayla vurarak öldürdü. Olaya ilişkin 1’i kadın 3 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Olay, 4 Nisan Cumartesi günü saat 20.00 sıralarında Merkez Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Mustafa Arancı (46), kendi şirketinde bir süre vakit geçirdikten sonra sohbet etmek için arkadaşı Sercan Ş.’yi (33) yanına çağırdı. Bir süre sonra iş yerine gelen Sercan Ş. ile burada alkol aldı. Daha sonra ikili arasında henüz bilinmeyen bir nedenle sözlü tartışma çıktı. Tartışmanın büyümesi üzerine Mustafa Arancı arkadaşı Sercan Ş.’ye tokat attı. Duruma sinirlenen Sercan Ş., bir başka arkadaşı Oğuz G.’yi (37) arayarak kendisine bir tabanca getirmesini söyledi. Sercan Ş., tabancayla kendisine tokat atan Arancı’nın bacağına iki el ateş etti ve hızla olay yerinden kaçtı. İhbar üzerine olay yerine polis ve sağlık ekibi sevk edildi. Olay yerine gelen sağlık ekipleri bacağından vurulan Arancı’nın durumunun ağır olduğunu belirledi. Olay yerindeki müdahalesinin ardından hastaneye kaldırılan Arancı, yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Cinayete ilişkin 1’i kadın 3 şüpheli gözaltına alındı Olayın faillerinin peşine düşen Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri, yapılan çalışmaların ardından şüphelilerin yerlerini ve kimliklerini kısa sürede tespit etti. Şüpheliler; Sercan Ş., Oğuz G. ve Filiz Ö., Esenyurt’ta bir adreste yapılan operasyonda yakalanarak gözaltına alındı. Operasyonda ayrıca olayda kullanıldığı değerlendirilen bir adet 9 mm tabanca ele geçirildi. Silahı kullanan Sercan Ş.’nin 41 adet suç kaydı olduğu öğrenildi. Polisteki işlemlerinin ardından 1’i kadın 3 şüpheli adliyeye sevk edildi.
Zorlu Enerji, CDP ve S&P global listelerinde üst seviyede
10 Nisan 2026 Cuma - 10:45 Zorlu Enerji, CDP ve S&P global listelerinde üst seviyede Zorlu Enerji, CDP Tedarikçi Etkileşimi Değerlendirmesi’nde (SEA) A skoru alarak liderlik seviyesine yükselirken, S&P Global’in Sürdürülebilirlik Yıllığı 2026 listesine girerek sektöründe ilk yüzde 10’luk dilimde yer aldı. Yenilenebilir enerjide önde gelen şirketlerinden Zorlu Enerji, sürdürülebilirlik vizyonunu üretim süreçlerinin ötesine taşıyarak; şeffaflık ilkesi doğrultusunda küresel ölçekte kabul gören platformlarda güçlendirmeye devam ediyor. Yapılan açıklamaya göre, iklim değişikliğiyle mücadelede somut adımlar atmayı ve çevresel etkilerini paylaşmayı önceliklendiren şirket, bu yaklaşımının bir yansıması olarak CDP (Carbon Disclosure Project) tarafından gerçekleştirilen Tedarikçi Etkileşimi Değerlendirmesi (SEA) kapsamında A skoru alarak en yüksek performans seviyesinde yer aldı. CDP değerlendirmesinde liderlik seviyesi Açıklamaya göre, CDP’nin Tedarikçi Etkileşimi Değerlendirmesi (SEA), tedarik zinciri kaynaklı emisyonlar (Kapsam 3), yönetişim yapısı, iklim hedefleri ve değer zinciri etkileşimi gibi kritik alanlarda şirketlerin performansını ölçüyor. Şirketin bu alanlardaki güçlü performansı, tedarikçileriyle kurduğu etkin iş birliklerini ve iklim odaklı stratejik yaklaşımını ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlikte güçlü performans Şirketin sürdürülebilirlik alanındaki bu güçlü performansı, uluslararası alandaki bir diğer önemli başarısıyla pekişti. Şirket, dünyanın en prestijli kurumsal sürdürülebilirlik değerlendirmelerinden biri olan S&P Global Corporate Sustainability Assessment (CSA) sonuçlarına göre hazırlanan Sürdürülebilirlik Yıllığı 2026 (The Sustainability Yearbook 2026)’da yer alarak şirket, sektöründe ilk yüzde 10’luk dilimde yer aldı. 84 puanla elde edilen bu başarı, şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) performansının küresel ölçekte tescillendiğini ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlikte yapay zeka destekli dönüşüm Zorlu Enerji’nin iş birliğiyle geliştirilen ve TÜBİTAK tarafından desteklenmeye hak kazanan yapay zeka tabanlı ESG raporlama platformu, sürdürülebilirlik süreçlerinde dönüşümü hızlandırıyor. Türkçeye özel olarak eğitilmiş büyük dil modeli ve AI agent mimarisi üzerine kurulu platform, halka açık şirketlerin sürdürülebilirlik raporlama süreçlerini otomatikleştiriyor; verilerin daha hızlı, doğru ve standartlara uyumlu şekilde yönetilmesini sağlıyor. GRI, TSRS, CDP ve CSRD gibi uluslararası standartlarla uyumlu çalışan çözüm, ESG verilerini uçtan uca işleyerek denetime hazır raporlar üretebiliyor. İlk uygulaması şirkette hayata geçirilen platform, kurumsal yapay zekanın sürdürülebilirlik alanındaki somut bir örneği olarak konumlanıyor. Sürdürülebilirlik yaklaşımını görünür kılan dijital deneyim Şirket, sürdürülebilirlik çalışmalarını dijital platformlarla da destekleyerek daha görünür ve erişilebilir hale getiriyor. Hayata geçirilen 3D İnteraktif Enerji Haritası, yenilenebilir enerji portföyü ile ekosistem odaklı yaklaşımını Türkiye haritası üzerinde üç boyutlu (3D) ve etkileşimli bir deneyimle sunuyor. Kullanıcılar, lokasyon bazlı içerikler üzerinden biyoçeşitlilikten döngüselliğe, dekarbonizasyondan toplumsal etkiye uzanan başlıklarda tesislerin bulunduğu bölgelerdeki çevresel, sosyal ve ekonomik etkileri bütüncül bir çerçevede inceleyebiliyor. Platform, sürdürülebilirlik verisini mekânsal bir deneyimle buluşturarak şirketin şeffaflık ve erişilebilirlik odağını güçlü bir dijital anlatıya dönüştürüyor. Sürdürülebilirlikte istikrarlı performansın uluslararası yansıması CDP Türkiye’nin kurulduğu 2010 yılından bu yana iklim değişikliğiyle ilgili verilerini düzenli olarak paylaştıklarını belirten Zorlu Enerji CEO’su Elif Yener, şunları söyledi: "İklim değişikliliği konusundaki aksiyonları çevresel bir sorumluluğun ötesinde, iş stratejimizin temel bir bileşeni olarak görüyoruz. Bu doğrultuda doğrudan ve dolaylı emisyonlarımızı şeffaf biçimde yönetiyoruz. On yılı aşkın süredir sürdürdüğümüz bu disiplinli yaklaşım, sürdürülebilirlik performansımızı istikrarlı biçimde güçlendiriyor. S&P Global değerlendirmesinde 85 puana ulaşmamız, LSEG değerlendirmesinde 92 puanla sektörümüzde dünya liderliğine yükselmemiz ve CDP İklim Değişikliği Programı’nda A Listesi’nde yer almamız, bu yaklaşımın en somut çıktıları arasında yer alıyor. Yakın zamanda CDP kapsamında elde ettiğimiz liderlik seviyesi ve S&P Global Sustainability Yearbook’ta yer almamız, bu alandaki kararlılığımızın uluslararası ölçekte güçlü bir şekilde tescillendiğini ortaya koyuyor. Sürdürülebilirlik çalışmalarımızı geliştirdiğimiz dijital platformlarla daha görünür ve erişilebilir hale getirerek; bu yaklaşımımızı farklı paydaşlarımız için somut ve deneyimlenebilir bir yapıya dönüştürüyoruz. Yalnızca enerji üreten bir şirket olarak değil, müşterilerine uçtan uca yenilenebilir ve sürdürülebilir enerji çözümleri sunan entegre bir enerji yönetim şirketi olarak, Akıllı Hayat 2030 vizyonumuz doğrultusunda çevreyle uyumlu, güvenli, sürdürülebilir enerji üretimi ve dağıtımı sağlıyoruz. 2030 yılına kadar elektrik üretimimizin tamamını yenilenebilir kaynaklardan karşılamayı, operasyonlarımızda net sıfır emisyona ulaşmayı ve bu hedefi 2040’a kadar tüm değer zincirimizi kapsayacak şekilde genişletmeyi hedefliyoruz."
İstanbul Tabip Odası Başkan Adayı Dr. Uzun: "Hekimlere saldıranlara 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz"
10 Nisan 2026 Cuma - 10:38 İstanbul Tabip Odası Başkan Adayı Dr. Uzun: "Hekimlere saldıranlara 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz" İstanbul Tabip Odası’nın 19 Nisan’da gerçekleşecek seçimi öncesi konuşan Başkan Adayı Uzm. Dr. Nedim Uzun, "Dünyaca ünlü meslektaşlarımız var, sağlık turizmi yapıyoruz. Meslektaşlarımızın yeşil pasaport hakkı için ciddi mücadele vereceğiz. Hekimlere görevi nedeniyle saldıranlara anında 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz. 19 Nisan’da seçimimiz var. Tüm meslektaşlarıma sesleniyorum; gelsinler, oylarını kullansınlar" dedi. İstanbul Tabip Odası’nın 19 Nisan’da Zeytinburnu 100. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde gerçekleştirilecek olan seçimi öncesi Değişim Grubu’nun Başkan Adayı olan Gaziosmanpaşa Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Acil Tıp Uzmanı olarak görev yapan Dr. Nedim Uzun değerlendirmelerde bulundu. Uzm. Dr. Uzun, meslektaşlarının sorunlarına yönelik çıkarımlar yaptıklarını, bunlara yönelik çalışmalar gerçekleştireceklerini belirtti. "Meslektaşlarımızın yeşil pasaport hakları için ciddi mücadele vereceğiz" Malpraktis konusuna yönelik çalışmalar gerçekleştireceklerini söyleyen Uzm. Dr. Nedim Uzun, "Bu riski sigorta şirketlerinin üstlenmesi gerekiyor çünkü sigorta zaten bunun için yapılan bir şey. Dünyaca ünlü meslektaşlarımız var, sağlık turizmi yapıyoruz. Meslektaşlarımız uluslararası kongrelere gitmekte zorlanıyorlar, meslektaşlarımızın yeşil pasaport hakkı için ciddi mücadele vereceğiz. 180 bin lira pekala caydırabilir, kaldı ki hastanelerde meslektaşlarımıza saldıranlar aynı zamanda vatandaşlarımızın anayasal hakkı olan sağlık hizmeti alma hakkına da tecavüz ediyorlar" diye konuştu. "Sağlıkta şiddet; saldıranlara 180 bin lira ceza uygulanması için mücadele edeceğiz" Trafikteki gibi sağlıkta şiddete yönelik cezaların da artırılabileceğini söyleyen Uzm. Dr. Uzun, "Hekimlere görevi nedeniyle saldıranlara anında 180 bin lira idari para cezası uygulanması için mücadele edeceğiz. Meslektaşlarımız bir araya gelmek için odalarına gitmiyorlar, daha doğrusu odanın nerede olduğunu dahi kimse bilmiyor. Neden; öyle bir ortam hazırlanmamış. Vaatlerimizden bir tanesi; İstanbul’da bir hekim evi, meslektaşlarımızın sosyalleşebileceği bir alan oluşturmak için mücadele vereceğiz. En büyük vaadimiz şu; hekim kimliği altında bütün meslektaşlarımızı odamızda kucaklayacağız. Bu birliği ve bütünlüğü sağlayacağız" dedi. "Meslektaşlarıma sesleniyorum; gelsinler, oylarını kullansınlar" "Meslektaşlarımız değişim istiyor fakat sandığa gelme konusunda adım atmakta zorlandıklarını görüyorum" diyen Uzun, şu ifadeleri kullandı: "19 Nisan’da Zeytinburnu 100. Yıl Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi’nde saat 09.00 ile 17.00 arasında seçimimiz var. Tüm meslektaşlarıma sesleniyorum; gelsinler, oylarını kullansınlar, odalarına sahip çıksınlar. Şu anda 3 grup seçime giriyor, bir mevcut yönetim var, biz, bir de diğer grubumuz var. Geçen seçimi 700 oyla kaybetmiş Değişim Grubuyuz. En büyük eksiklerden bir tanesi maalesef sağlık okuryazarlığı, sağlık konusunda kamuoyunu doğru bilgilendirecek kişiler kimler; hekimler. Hekimlerin üzerindeki yükü azaltacağını özellikle kamu hastanelerine yapılan gereksiz başvuruları da ciddi anlamda azaltacağını düşünüyoruz. Sağlık okuryazarlığı anlamında İTO’nun çok aktif rol üstleneceği bir yönetim olacağını düşünüyoruz. Biz meseleye sadece hekim sadece hasta gözüyle bakmıyoruz. Hekimlerimiz de hastalarımız da bu memleketin evlatları dolayısıyla adil davranacağımızı söylemek istiyorum."