Yerel Haberler
İstanbul
Türk iş insanı Uğur Akkuş Boeing Business Jet aldığını duyurdu 28 Nisan 2026 Salı - 12:12:39 Türk iş insanı Uğur Akkuş 75 milyon dolara Boeing Business Jet alarak ABD’deki milyarderler kulübüne katıldı. Üst segment iş jeti kıtalar arası uçuş imkanı sunuyor. Amerika’da iş dünyasının en seçkin isimleri arasında yer alan milyarderler kulübüne bir Türk iş insanı daha katıldı. ABD’de yaşayan A&S yatırım Holding sahibi Uğur Akkuş, Boeing 737 model yolcu uçağının özel versiyonu olan Boeing Business Jet’i (BBJ) satın aldı. Edinilen bilgilere göre Akkuş, yaklaşık 75 milyon dolar ödeyerek Boeing 737 BBJ’nin sahibi oldu. Bu model, Amerika’da üst düzey milyarder iş insanlarının tercih ettiği en prestijli özel uçak kategorilerinden biri olarak dikkat çekiyor. Daha önce ABD Başkanı olmadan önce iş insanı kimliğiyle tanınan Donald Trump’ın da Boeing 737 tipi özel uçak kullandığı belirtiliyor. Trump’ın iş hayatı döneminde kullandığı Boeing 737 özel uçağı daha sonra Suudi Arabistanlı yatırımcı Prens Al Waleedbin Talal tarafından satın alınmıştı. Öte yandan, Uğur Akkuş’un söz konusu uçağı Google’ın kurucu ortaklarından Sergey Brin’den satın aldığı öğrenildi. Uğur Akkuş’un bu yatırımının Türk girişimciliğinin küresel ölçekteki gücünü ve vizyonunu simgeleyen bir gelişme olarak yorumlandığı belirtildi. Amerika’da faaliyet gösteren bir Türk iş insanının, dünya milyarderleriyle aynı segmentte konumlanan bir hava aracı yatırımına imza atmasının iş dünyasında geniş yankı uyandırdığı aktarıldı. Son dönemde özel hayatıyla da gündemde olan Uğur Akkuş’un devam eden boşanma davasına rağmen iş ve sanat dünyasındaki yoğun temposunu sürdürmesi dikkat çekti.
28 Nisan 2026 Salı - 11:52 OYAK Çimento’ya Dünya Çimento Birliği’nden iki ödül OYAK Çimento, dünya çimento sektörünü küresel ölçekte temsil eden ve sürdürülebilir gelişimi destekleyen Dünya Çimento Birliği (WCA-World Cement Association) tarafından düzenlenen WCA Health & Safety Awards kapsamında, PROJE2425 ile en büyük ödüle layık görüldü. Çevresel sürdürülebilirlik alanındaki inovatif çözümleriyle öne çıkan şirket ayrıca, ‘Future of Cement: CarbonLess’ karbon azaltım projesi ile de ‘İklim Eylemi’ kategorisinde ‘Özel Takdir’ ödülünü de kazandı. OYAK Çimento, Dünya Çimento Birliği tarafından düzenlenen WCA Health & Safety Awards’ta iki ödüle layık görüldü. Şirket, insana değer veren yönetim anlayışını teknoloji odaklı yatırımlarıyla birleştirerek iş ve çalışan sağlığını önceliklendiren projelerle ve sürdürülebilirlik yaklaşımıyla sektöründe öne çıkıyor. TCC Group Holdings çatısı altında, dünya devleri arasında yer alan şirket; dijitalleşme ve güçlü bir güvenlik kültürü üzerine inşa ettiği stratejisiyle, operasyonel süreçlerinde ‘sıfır iş kazası’ hedefine ilerliyor. Ayrıca Aslan Çimento Fabrikası’nda hayata geçirilen ‘Future of Cement: CarbonLess’ karbon azaltım projesi ile ‘Decarbonization via Alternative Fuels and SCMs’ başlığında ‘İklim Eylemi’ kategorisinde ‘Özel Takdir’ ödülünü kazanarak çevresel sürdürülebilirlik alanındaki duruşunu da uluslararası ölçekte tescilledi. İZGEM Projesi: Sahada güvenli yol arkadaşlığı dönemi Yapılan açıklamaya göre, şirketin İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) kültürünü sahada daha derin bir yapıya kavuşturmak amacıyla hayata geçirdiği İZGEM (İş Güvenliğinde Zihinsel Gelişim, Eğitim ve Mentorluk) projesi, 2026 yılı itibarıyla tüm fabrikalarda uygulama sürecine geçti. 96 Güvenlik Koçu ve 808 Güvenli Yol Arkadaşı’nın (Buddy) aktif katılımıyla yürütülen proje, güvenli davranışların karşılıklı gözlem ve geri bildirim yoluyla içselleştirilmesini sağlıyor. İZGEM ile sadece teknik önlemlerle yetinmeyen şirket, çalışanların birbirlerini gözlemleyerek olumlu davranışları pekiştirdiği ve riskli durumları tartışma yerine öğrenme ortamına dönüştürdüğü interaktif bir mentorluk sistemi kurmuş durumda. Yapay zeka destekli izleme ve dijital İSG çözümleri Şirket, yapay zekayı İSG süreçlerinin merkezine konumlandırıyor. ’İSG Odak’, ’İSG Focus’ ve ’e-EKED’ gibi projelerle güvenlik süreçleri manuel takipten çıkarılarak dijital ve otonom sistemlere devrediliyor. Özellikle e-EKED projesi, enerji kesme ve kilitleme prosedürlerini tamamen dijital ortama taşıyarak insan kaynaklı hataların önüne geçiyor. Şirketin teknoloji ortağı Fizix ile gerçekleştirdiği iş birliği ise sahadaki veri analitiğini bir üst seviyeye taşıyor. Bu kapsamda kullanılan yapay zeka destekli sistemler, olası riskleri önceden tahmin ederek proaktif bir güvenlik yönetimi sağlıyor. "Yapay zekayı otonom karar destek mekanizması haline getiriyoruz" İş sağlığı ve güvenliğini bir zorunluluktan ziyade yaşam biçimi olarak gördüklerini belirten OYAK Çimento Ülke CEO’su Murat Sela, şirketin vizyonunu şu sözlerle özetledi: "CIMPOR-OYAK Çimento olarak ’Sıfır atık, sıfır kirlilik, sıfır emisyon’ vizyonuyla hareket ediyor, dijitalleşme ve yapay zekâ destekli yönetim sistemleriyle operasyonel verimliliğimizi artırıyoruz. İSG süreçlerimizde dijital dönüşümü sağlayan ’İSG Odak’, ’İSG Focus’ ve ’e-EKED’ gibi projelerimizin yanı sıra, Dünya Çimento Birliği (WCA) tarafından İSG ve İklim Eylemi alanlarında layık görüldüğümüz küresel ödüllerle bu başarımızı uluslararası seviyeye taşıyoruz. Stratejik yol haritamız doğrultusunda, yapay zekayı sadece bir izleme aracı değil, tüm fabrikalarımızda otonom bir karar destek mekanizması haline getiriyoruz. Fizix ile gerçekleştirdiğimiz iş birliği gibi somut adımlarla İSG süreçlerimizi de dijitalleştirirken, bu küresel başarıları tüm operasyon ağımıza yaygınlaştırarak karbon emisyonlarını azaltmayı ve operasyonel mükemmelliği daha da geliştirmeyi hedefliyoruz." Sektör standartlarını aşan eğitim ve farkındalık çalışmaları Şirket, yasal gerekliliklerin çok ötesinde bir eğitim programı uygulayarak çalışanlarının gelişimini destekliyor. Yüz yüze uygulanan interaktif eğitimler, sahadaki gerçek risk senaryolarıyla zenginleştiriliyor. Şirket, ÇEİS tarafından düzenlenen ’İSG’ye Değer Katanlar Ödülleri’nde; ’İş Güvenliğine Değer Katanlar’, ’Sağlığa Değer Katanlar’ ve ’İSG’ye Liderlik Yapanlar’ kategorilerinde aldığı birinciliklerle bu alanda öne çıkıyor.
28 Nisan 2026 Salı - 11:50 Sabiha Gökçen’de insan odaklı yaklaşım havalimanına ödül getirdi Terminalde uçuşunu kaçıran ve demans hastalığı nedeniyle büyük zorluk yaşayan yaşlı yolcuyu, ertesi günkü uçuşuna kadar yalnız bırakmayan ISG çalışanı Doğukan Demirbek, gösterdiği özveri ve destekle "2026 Yılı En Başarılı İlk Temas Personeli" ödülüne layık görüldü. Çaresiz kalan yolcuya 24 saat boyunca kesintisiz destek sağlayan Demirbek’in sergilediği profesyonel ve vicdani yaklaşım, standart bir operasyonel desteğin ötesine geçerek örnek bir başarı hikayesine dönüştü. İstanbul Sabiha Gökçen (ISG) Uluslararası Havalimanı, insan odaklı hizmet anlayışını bu yıl da küresel bir başarıyla taçlandırdı. Malezya Havalimanları Holdings Berhad (MAHB) tarafından yönetilen 40 havalimanı arasında düzenlenen "2026 Yılı En Başarılı İlk Temas Personeli" (Best Front Liner Awards) yarışmasında, ISG Satınalma Uzmanı Doğukan Demirbek yaşlı yolcuya zor anında sağladığı destek ve sergilediği özverili yaklaşımla ödüle layık görüldü. 40 Havalimanı arasından en anlamlı ‘İlk Temas’ ISG’de gerçekleşti Yolcuların seyahatine temas eden havalimanı personelinin, kaliteli hizmet sunma ve misafir memnuniyetini artırmaya yönelik özverili çalışmalarını ödüllendiren "MAHB En Başarılı İlk Temas Personeli Yarışması"nda geçtiğimiz yıl Kurumsal İletişim Uzmanı Barış Burak Demirayak insan odaklı yaklaşımıyla ödüle layık görülmüştü. Bu yıl, iki güçlü aday Doğukan Demirbek (ISG) ve Yağmur Kanber (Kepler) 40 havalimanı arasından sıyrılarak finale kaldı. 28 Nisan Salı günü gerçekleştirilen ve tüm ISG Ailesinin tek yürek olarak takip ettiği dev finalde, misafir odaklı yaklaşımı ve örnek teşkil eden profesyonelliğiyle Doğukan Demirbek, "2026 Yılı En Başarılı İlk Temas Personeli" ödülünün sahibi oldu. Sonuçların açıklanmasıyla birlikte ekipler büyük bir coşku yaşarken, bu prestijli zaferi omuz omuza kutlayarak Doğukan’ı tebrik etti. Demans hastası yolcuya "güvenli liman" oldu Yolculuk esnasında yönünü kaybeden yaşlı bir yolcu, o sırada havalimanı çalışanı yaka kartı taşıdığını fark ettiği Doğukan’a yaklaştı. Doğukan yiyecek içecek alanlarına yöneldiği esnada, yolcunun panik halini fark etti. Mola süresinde olmasına rağmen, yolcuyu dinleyen fakat sorduğu sorularda zaman ve mekân çelişkileri olduğunu farkeden Doğukan, yaşlı amcayı yalnız bırakmayarak sürece anında müdahale etti. Önce yolcunun yakınlarına ulaşan Doğukan, misafirin demans hastası olduğunu teyit etti. Kendisine uçuş kapısına kadar eşlik etmek istese de yolcunun uçuşunu kaçırdığı belirlendi. En yakın uçuşun ertesi gün olması dolayısıyla ilgili havayolu şirketiyle koordine olarak biletin ücretsiz değişimini sağladı. Yolcuyu bir sonraki günkü uçuşuna kadar takip eden ve güvenli bir şekilde seyahatini gerçekleştirmesine yardımcı olan Demirbek’in bu yaklaşımı, havacılık sektöründe "koşulsuz yolcu memnuniyetinin" en iyi örneği seçilerek ödüle layık görüldü. Yolcunun konaklama ve transfer süreci organize edilerek, süreç ertesi gün de birebir takip edildi Yolcunun en yakın uçuşunun ertesi gün olduğunun tespit edilmesi üzerine harekete geçen Doğukan Demirbek, misafirin geceyi güvenli bir ortamda geçirebilmesi için ISG Airport Hotel ile koordinasyonu sağlayarak konaklama ve transfer süreçlerini titizlikle organize etti. Yolcunun ailesini bilgilendirerek check-in işlemlerini tamamlayan Demirbek, aynı zamanda havayolu firmasıyla kurduğu etkili iletişim sayesinde yolcunun biletinin hiçbir ek ücret talep edilmeden bir sonraki güne aktarılmasını sağladı. Hizmet anlayışını bir adım öteye taşıyan Demirbek, süreci ertesi gün de birebir takip ederek yolcuyu konakladığı otelden bizzat aldı. Havalimanına varışından itibaren check-in, güvenlik geçişleri ve pasaport işlemleri boyunca yolcuya refakat eden Demirbek, misafirin hiçbir aksaklık yaşamadan uçağına ulaşmasını ve seyahatine güvenle başlamasını sağladı. Operasyonel başarının ötesinde derin bir hassasiyetle yönetilen bu süreç, yolcu ailesinin içten teşekkür ve takdirleriyle karşılık bularak Sabiha Gökçen’in misafir memnuniyetindeki kararlılığını bir kez daha perçinledi. ISG Yönetimi tarafından yapılan değerlendirmede, insan odaklı yaklaşımın misafir deneyiminin temel taşı olduğu vurgulanarak şu ifadelere yer verildi: "Sabiha Gökçen Havalimanı olarak bu yıl yaşadığımız gurur, başarılarımızın sürdürülebilirliğini kanıtlar niteliktedir. İki değerli çalışma arkadaşımızın küresel ölçekte finale kalarak bizleri temsil etmesi, havalimanımızdaki yüksek hizmet standartlarının ve sarsılmaz ekip ruhunun en seçkin tezahürüdür. Doğukan Demirbek’in sürecin ilk anından itibaren sorumluluk üstlenerek misafirimizin güvenliğini ve konforunu en üst seviyede tesis etmesi, sadece bir operasyonel başarı değil, aynı zamanda kurum kültürümüzün bir yansımasıdır. Çalışma arkadaşımızın sergilediği bu özveri, yolcu memnuniyetini bir vaatten öteye taşıyarak somut bir değer haline getirdiğimizin kanıtıdır. Yolcularımıza güvenli ve huzurlu bir seyahat deneyimi sunma kararlılığımızda, çalışanlarımızın inisiyatif alan ve çözüm odaklı yaklaşımları en güçlü motivasyon kaynağımız olmaya devam edecektir."
Güngören’de uyuyan babalarını silahla öldüren 2 kız ve anne hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi
03 Şubat 2026 Salı - 22:28 Güngören’de uyuyan babalarını silahla öldüren 2 kız ve anne hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Güngören’de, uyuyan babalarını silahla öldürdükten sonra anneleriyle olaya intihar süsü veren ve tutuklanan anne ile 16 yaşındaki kızına yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, anne ve 2 kızı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Olay, 9 Aralık 2024 tarihinde Güngören Sanayi Mahallesi’nde 5 katlı binanın 2’nci katındaki dairede meydana gelmişti. Polisi arayan Eylem Dilsiz, eşinin intihar ettiğini söylemiş ve olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilmişti. Ekipler, başından silahla vurulmuş halde yerde yatan Murat Dilsiz’in hayatını kaybettiğini tespit etmiş ve incelemede Dilsiz’in yanında silah da bulunmuştu. Murat Dilsiz’in ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca olayla ilgili soruşturma başlattı. Başlatılan soruşturma yaklaşık 14 ay sonra tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, Murat Dilsiz ‘maktul’, eşi Eylem Dilsiz (44) ile abla Rojin Dilsiz (23) ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Öte yandan 16 yaşındaki E.D.’nin soruşturma dosyasının yaşı itibariyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk Suçları Soruşturma Bürosuna gönderildiği öğrenildi. Kardeşlerinin erken kalkıp babalarını görmemesi için alarmı normalden daha geç saate kurmuşlar Hazırlanan iddianamede maktulün kızı olan E.D.’nin memleketi için gittikleri Diyarbakır’da kuzeni B.D.’ye, olay günü saat 00.00-02.00’ye kadar evde kavga yaşandığını, daha sonra babasının uyuduğunu, annesi ve ablasının kendisine babasının silahını verip, ‘git onu vur’ dediğini, kendisinin de eldiven giyerek kanepenin üstüne çıkıp silahı kafasına çok yaklaştırmadan vurduğunu, ilk önce eldivenlerini tuvaletteki havalandırmaya bıraktıklarını, sonra gidip duş aldığını, kıyafetlerini yıkadığını, annesinin eline bir bez alıp silahı temizledikten sonra babasının eline silahı koyduğunu, o bezi de camdan dışarı attığını, babasının telefonunu yanından alarak yardım istemesini engellediklerini anlattığı belirtildi. Ayrıca E.D., kuzeni B.D.’ye, intihar vakası yaşandığına dair ihbar yapılması üzerine kolluk görevlilerinin olay yerine geçtiğini, Murat Dilsiz’in odada hareketsiz halde yattığı, olay yerinde bir adet şarjörü takılı silah ve bir adet boş kovan görüldüğü, annesinin ’git bir daha sık’ dediğini ancak korktuğundan dolayı sıkmadığını, diğer kardeşlerinin erken kalkıp babalarını görmemesi için alarmı normalden daha geç saate kurduğu, saat 07.50’ye alarm kurduklarını, ardından akrabalarına haber verdiklerini anlattığı iddianamede yer aldı. Sanık Eylem Dilsiz’in savcılıkta verdiği ifade de iddianamede yer aldı. Dilsiz ifadesinde, olay günü sabah kızı E.D.’nin kendisini uyandırarak babasını vurduğunu söylediğini belirterek, "Gidip baktığımda eşim başından vurulmuş şekilde elinde silahla yattığını gördüm. Bunun üzerine yatağına gittim, gece kimsenin silah sesi duymadı. Çocuklarım A.B.D. ve A.D., okula gittikten sonra polisi aradım. Polise eşimin intihar ettiğini söyledim. Cinayet olayı ile ilgim bulunmamaktadır. Kızım E.D.’ye silah vermedim, cinayete yönlendirmedim. Kızım E.D.’nin B.D.’ye söylediği hususlara katılmıyorum" dediği anlatıldı. E.D. de ifadesinde, "Babam uzun zamandır bize işkence yapıyordu. Sürekli hakaret, tehdit ve darbediyordu. Olay günü yine annemle kavga ettiler. Yaşananlara daha fazla dayanamayacağımı düşünerek, babasına ait kanepenin altındaki silahı eldiven takarak aldım ve babamı vurdum. Parmak izimin çıkmaması için eldiven taktım. Daha sonra eldivenleri tuvaletin penceresinden apartman boşluğuna attım. Babamı vurduktan sonra anne ve kardeşlerim odalarına gidip yattı. Babamı vururken kimsenin uyanmadı. Sabah kardeşlerim okula gittikten sonra annem babamı odasında öyle görünce, anneme babamı vurduğumu söyledim. Annem, telefonundan polis arayıp haber verdi, polislere babamı vurduğumu söylemedim. Babamı vurmam için kimse beni azmettirmedi. Evde sürekli beni ve diğer aile fertlerini darbederdi, bize sürekli şiddet uygulaması nedeniyle maktulü öldürdüm. Babamı tek başıma öldürdüm, kimse yönlendirmedi, azmettirmedi. Olay günü babamı öldürdükten sonra annemin yanına gittim, ona babamı öldürdüğümü hemen söyledim. Annem ilk başta inanmadı, gidip bakmasını söyledim. Bakmaya gittiğinde, ağlayarak yanıma gelip neden böyle bir şey yaptığımı sordu. Daha fazla dayanamadığımı söyledim. Sabah polisler geldiğinde intihar ettiğinden şüphelendikleri için sessiz kaldım" şeklinde konuştu. Ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Hazırlanan iddianamede, E.D., anne Eylem Dilsiz ve Rojin Dilsiz hakkında ‘üstsoydan birine karşı tasarlayarak kasten öldürme’ ve ‘ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 5 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Öte yandan, E.D.’nin çocuk ağır ceza mahkemesinde görülen dava dosyasının Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dosya ile birleştirildiği öğrenildi. Hazırlanan iddianame değerlendirilmek üzere Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Sanıklar önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.
Zagreb Ranking Serisi ve uluslararası hazırlık kampları başlıyor
03 Şubat 2026 Salı - 22:00 Zagreb Ranking Serisi ve uluslararası hazırlık kampları başlıyor Beş kez dünya şampiyonu ve 12 kez Avrupa şampiyonu olan, 3 olimpiyat madalyalı milli güreşçi Rıza kayaalp, 130 kilogramda Zagreb’te düzenlenecek Ranking Serisi Turnuvası’nda yeniden mindere çıkacak. Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’te 4-8 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek Ranking Serisi Turnuvasında grekoromen stil ve kadınlar kategorilerinde Türkiye’yi temsil edecek milli sporcular belli oldu. Organizasyonun ardından milli takımlar, Zagreb ve Budapeşte’de gerçekleştirilecek uluslararası hazırlık kamplarına katılacak. Ranking Serisi - Kadınlar 55 kg - Tuba Demir 57 kg - Elvira Süleyman 59 kg - Bediha Gün 68 kg - Nesrin Bas 72 kg - Buse Çavuşoğlu Ayhan Sucu - Teknik Direktör Erhan Dik - Antrenör Tuğba Deniz - Masöz Ranking Serisi - Grekoromen Stil 55 kg - Ömer Halis Recep 60 kg - Mert İlbars 67 kg - Murat Fırat 72 kg - Cengiz Arslan 82 kg - Yüksel Sarıçiçek 87 kg - Doğan Kaya 97 kg - Abdulkadir Çebi 130 kg - Rıza Kayaalp Muttalip Yerlikaya - Teknik Direktör Atakan Yüksel - Antrenör Hakan Başar - Masör Ranking Serisi turnuvasının ardından milli sporcular, hazırlık süreçlerini sürdürmek, gelişimlerini desteklemek amacıyla uluslararası kamplara katılacak. Grekoromen stilde Zagreb’te gerçekleştirilecek hazırlık kampında 63 kiloda Kerem Kamal, 72 kiloda Ali Cengiz ve M. Sefa Yıldırım, 77 kiloda Ahmet Yılmaz ve Yunus Emre Başar, 82 kiloda Burhan Akbudak yer alacak. Kadınlar kategorisinde ise Budapeşte’de yapılacak hazırlık kampına 50 kiloda Zerda Demir, 53 kiloda Zehra Demirhan, 55 kiloda Şevval Çayır, 57 kiloda Zeynep Yetgil, 59 kiloda Sevim Akbaş, Emine Çakmak, 62 kiloda Gülsüm Bingöl, 68 kiloda Ayşe Erkan, Dilan Tan, 76 kiloda Bukrenaz Sert, Elmira Yasin, Kadriye Koçak ile birlikte farklı sıkletlerden toplam 18 sporcu katılacak. Kampta antrenör Namık Korkmaz, fizyoterapist Dilara Sungur ve psikolog Seda Aktaş Budaklı görev alacak. Milli takımlar, Ranking Serisi ve kamp sürecini kapsayan bu organizasyonlarla birlikte sezonun devamı için önemli bir hazırlık süreci geçirecek.
ASSAN GROUP soruşturması tamamlandı
03 Şubat 2026 Salı - 18:50 ASSAN GROUP soruşturması tamamlandı ’ASSAN GROUP’ adı altında askeri casusluk faaliyetleri gösterdiği iddia edilen şirketlere yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede şirket sahibi Emin Öner, hakkında 36 yıla kadar hapis cezası, 4 şüpheliye 21’er yıla kadar hapis talep edildi. Faaliyet alanı savunma sanayi olan ’ASSAN GROUP’ adı altında askeri casusluk faaliyetleri gösterdiği iddia edilen şirketlere yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede Milli Savunma Bakanlığı, Makine Kimya Endüstrisi, TÜBİTAK Başkanlığı ve Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu ‘suçtan zarar gören’ sıfatıyla, 13 şirket ‘malen sorumlu’ sıfatıyla, ayrıca şirketlerin sahibi Emin Öner’in yanı sıra Ali Avcı, Gürcan Okumuş, İsmet Sayhan ve Mesut Ateş ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Kritik öneme sahip kurumlara ait mahrem bilgi ve belgeleri temin ettiği ve sahibi olduğu malen sorumlu şirketleri aracılığıyla savunma sanayi alanında faaliyet gösterdiği belirtildi. Hazırlanan iddianamede, şüpheli Emin Öner’in FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile irtibatının ve bağlantısının hala sürdüğü ve örgüt mensubu olduğu, örgüt hiyerarşisinde yer alarak örgüte maddi yardımlarda bulunduğu, aynı zamanda devletin güvenliğine ilişkin Makine Kimya Endüstrisi, TÜBİTAK Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı gibi kritik öneme sahip kurumlara ait mahrem mahiyette olan bilgi ve belgeleri temin ettiği ve sahibi olduğu malen sorumlu şirketleri aracılığıyla savunma sanayi alanında faaliyet gösterdiği anlatıldı. İddianamede, bahse konu malen sorumlu şirketlerden sadece ASP Ankara Atış Poligonu Limited Şirketi’nin şüpheli Emin Öner adına kayıtlı olmadığı anlaşılmış ise de, Assan Group bünyesine atanan Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu İştirakler ve Gayrimenkuller Daire Başkanlığı’nın göndermiş olduğu rapora göre söz konusu şirketin hem dijital veri ve kayıtların incelenmesi hem de diğer tespit edilen ilişkili iş ve işlemler çerçevesinde ASP Ankara Atış Poligonu Limited Şirketi ile Assan Group Makine Savunma Sanayi Anonim Şirketi ve ortakları arasında illiyet bağının mevcut olduğunu ortaya koyan bulgulara ulaşıldığı, bu şirketin de grup şirketi olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatine varıldığının belirtildiği aktarıldı. Şüpheli Ali Avcı’nın Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde muvazzaf subay olarak Ağustos 2024 tarihine kadar Namlulu Silah Sistemleri ve Mühimmat Şube Müdürü olarak görev yaptığı ve belirtilen tarihte emekli olduktan kısa bir süre sonra, görev yaptığı zaman diliminde Milli Savunma Bakanlığı’na çeşitli proje teklifleri sunan Assan Group bünyesinde danışman sıfatıyla işe başladığının aktarıldığı iddianamede, Avcı’nın ikametinde yapılan arama neticesinde Kara Kuvvetleri Komutanlığına ait tutanağın ele geçirildiği bahse konu tutanağın Assan Group şirketinin komutanlığa çeşitli mühimmatlar için belirttiği teklif fiyatlarını ihtiva ettiği ve şüphelinin Milli Savunma Bakanlığı bünyesinde görev yaptığı döneme ilişkin olduğu kaydedildi. İddianamede, şüpheli Mesut Ateş’in Makine Kimya Endüstrisi nezdinde 25 yıllık uzun bir görev süresinin ardından 29 Temmuz 2024 tarihinde emekli olduğu ve sorasında 1 Ekim 2024 tarihinden itibaren Assan Group bünyesinde yer alan şirketler nezdinde çalışmaya başladığı, Ateş’in sadece Türkiye’de üretilen alıcısı da bir tek Deniz Kuvvetleri Komutanlığı olan patlayıcıya ait belgelere sahip olduğu ancak mavi yaka şef yardımcısı olarak önceden çalışmış kişide bu dokümanların bulunmaması gerektiği, dokümanların ise ne zaman, hangi yolla elde ettiği konusunda bilgi bulunmadığı kaydedildi. Şüpheli Gürcan Okumuş’un 24 Aralık 2018 ile 2 Ocak 2024 tarihleri arasında TÜBİTAK SAGE Müdürü MKE Kurumu bünyesinde çalışmadığı fakat TÜBİTAK’tan ayrıldıktan sonra ASSAN şirketinin Genel Müdürü olarak MKE ile herhangi bir şahsi teması olmadığı halde ASSAN isimli şirketin Genel Müdürlüğü döneminde 4 Temmuz 2025 tarihli Hilal Projesi Sözleşmesi bağlamında MKE ile TÜBİTAK MAM tarafından geliştirilip süresiz olarak Makine Kimya Endüstrisi’nin kullanımına verilen Pilot Ölçekli C4 Tahrip Kalıbı Üretim ve Şekillendirme Projesi kapsamında geliştirilen ekipmanın birebir aynısının genel müdürü olduğu ASSAN isimli firma tarafından bu projeyi geliştiren kişilerden hukuka aykırı hizmet alımı yaparak teknoloji transferi gerçekleştirdiği aktarıldı. İddianamede, şüpheli İsmet Sayhan hakkında hazırlanan rapora göre ise 3 Ekim 2024’de teknik resmin çalınmasına ilişkin hakkında rapor hazırlandığı, Makine ve Kimya Endüstrisi’nin Fabrika Raporlarını istedikten sonra rakip firma Assan Group Şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Emin Öner ile görüştüğü, TNT Sözleşmesine İlişkin Olarak Fesih Süreçlerinin İçinde Bulunmasına Rağmen Assan Firması’nın Vekilliğini üstlendiği bilgilerine yer verildi. 36 yıla kadar hapis talebi İddianamede şüpheli Emin Öner’in ‘silahlı terör örgütüne üye olmak’ ve zincirleme şekilde ‘devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme, amacı dışında kullanma veya hile ile alma veya çalma’ suçlarından toplamda 17 yıl 6 aydan 36 yıla kadar hapis cezasına çarptırılması talep edildi. 4 şüpheliye 21’er yıla kadar hapis talebi Şüpheliler Ali Avcı, Gürcan Okumuş, İsmet Sayhan ve Mesut Ateş’in ise zincirleme şekilde ‘devletin güvenliğine ilişkin belgeleri tahrip etme, amacı dışında kullanma veya hile ile alma veya çalma’ suçundan 10’ar yıldan 21’er yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması istendi.