Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İstanbul
İstanbul’da 270 metreye tırmanış: Rooftop tutkunu genç gökdelenlerde adrenalin peşinde
28 Nisan 2026 Salı - 16:23:49
İstanbul’da yaşayan 28 yaşındaki Musa Öztaşçı, 6 yıldır rooftop ve ekstrem kültürüyle ilgileniyor. Gökdelenler, yüksek yapılar ve kulelere tırmanışlar gerçekleştiren Öztaşçı, metrelerce yüksekte yaptığı ekstrem hareketlerle adrenalin tutkusu yaşadığını söyledi. İstanbul’da yaşayan 28 yaşındaki Musa Öztaşçı, uzun yıllardır ilgilendiği rooftop ve ekstrem kültürü kapsamında yüksek binalar, gökdelenler ve çeşitli kulelere tırmanışlar yaparak dikkat çekiyor. Sosyal medya hesabında paylaştığı görüntülerle ilgi gören Öztaşçı, bu tutkunun kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu ifade etti. 5-6 yıldır rooftop ekstrem alanında bulunduğunu belirten Öztaşçı, yüksek yapılara tırmanmanın sadece adrenalin değil, aynı zamanda fiziksel dayanıklılık ve mental odak gerektirdiğini söyledi. Çatılarda barfiks, dips, şınav ve denge antrenmanları yaptıklarını ifade eden Öztaşçı, bazı yüksek kulelerde ise ciddi risklerin bulunduğuna dikkat çekti. Telsiz kuleleri ve halatlı taşıyıcı sistemlere sahip yapılarda sarsıntı riskinin yüksek olduğunu dile getiren Öztaşçı, bu tür yapıları çok önermediğini belirtti. En yüksek tırmandığı yapıların Beylikdüzü ve Maslak bölgesinde bulunduğunu aktaran Öztaşçı, yaklaşık 230 ile 270 metre bandındaki yapılara çıktığını söyledi. İzin süreçlerinin bulunmaması nedeniyle çatı erişimlerini kendi yöntemleriyle sağladıklarını anlatan Öztaşçı, çevreden hem olumlu hem olumsuz tepkiler aldığını, ancak bunun kendisi için bir tutku olduğunu ifade etti. "Bu ekstrem adrenalin bir yaşam biçimi, hayatı dolu dolu yaşamayı seviyorum" Rooftop ve ekstrem tırmanış kültürünün ciddi tehlikeler barındırmasına rağmen kendisi için bir yaşam biçimi olduğunu ifade eden Musa Öztaşçı, şu ifadelere yer verdi: "Tehlikeli ama benim için bu ekstrem adrenalin bir yaşam biçimi. Kendime özgün bir şekilde yaşıyorum, hayatı dolu dolu yaşamayı seviyorum. Bu yaptıklarım bana bir şeyler katıyor, kendimi keşfetmemi sağlıyor. Yapabileceklerim konusunda sınır tanımıyorum. Birkaç yıldır rooftop ekstrem alanındayım. Genellikle gökdelenler, yüksek gerilim kuleleri, baz istasyonları ve benzeri yüksek yapılara tırmanışlar yapıyorum. Ancak telsiz kulelerini çok önermiyorum. Ana taşıyıcıları halatlı olduğu için zirvede ciddi sarsıntılar olabiliyor. Binalarda ve çatılarda kayma, barfiks, dips, şınav gibi antrenmanlar üzerinde çalışıyoruz. Bu işin fiziksel dayanıklılık tarafı da var. Bununla ilgili kimseden izin alamadığımız için kendi yöntemlerimizle güvenlik duvarlarını aşarak çatıya erişim sağlıyoruz. Çevreden olumlu yaklaşanlar da oluyor, olumsuz bakanlar da. Herkesin düşüncesine saygı duyuyorum. Ama benim için bu bir tutku. Bugüne kadar tırmandığım en yüksek yapılar Beylikdüzü ve Maslak tarafında oldu. Tahmini 230 ile 270 metre bandındaki binalara çıktım."
28 Nisan 2026 Salı - 16:17
Atlas Çağlayan cinayetinde aileyi tehdit eden şahıs hakim karşısında
İstanbul Güngören’de bıçaklanarak öldürülen Atlas Çağlayan’ın ailesine tehdit mesajları attığı tespit edilen sanık ilk kez hakim karşısına çıktı. Sanık savunmasında, "Bir cahillik edip, rahatsızlık vermek istedim. Yanlış bir düşünceydi. Kendimi karşı tarafa Muhammet Hüseyin Yıldırım olarak tanıttım, rastgele isim soy isim yazdım. Cezaevindeki diğer mahkumlardan ve ailemden tepki aldım, çok pişmanım" dedi. İstanbul Güngören’de çıkan kavgada bıçaklanarak hayatını kaybeden 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın ailesini tehdit ettiği iddiasıyla Diyarbakır’da gözaltına alınan ve tutuklanan sanığın yargılanmasına başlandı. Bakırköy 15. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, tutuklu sanık Muhammed Yusuf Kazıcı (18) Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla bağlandı. Tarafların avukatları duruşma salonunda hazır bulunurken, hayatını kaybeden Atlas Çağlayan’ın müşteki ailesi ise duruşmaya katılmadı. "Bir cahillik edip, rahatsızlık vermek istedim" Duruşmada savunma yapan tutuklu sanık Kazıcı, "İddianamede yazılı mesajları ve paylaşımları ben yaptım. Bir cahillik yaptım. Atlas Çağlayan ve müştekileri tanımıyorum. 40 bin lira alacak verecek meselesi yoktur. O mesajları sosyal medyaya kendimi kaptırdığım için gönderdim. Gülhan Ünlü’yü sosyal medyada görmüştüm. Ben de orada dolaşırken cahillikle mesaj attım. Çok pişmanım, keşke yazmasaydım. Gülhan Ünlü’nün numarasını, Telegram panel sorgulamasından temin ettim. Müştekiye siparişleri kapıda ödemeli olarak göndermiştim. Aynı gün içerisinde 3 kere sipariş gönderdim. 112’ye asılsız ihbarları da ben yaptım. Bir cahillik edip, rahatsızlık vermek istedim. Yanlış bir düşünceydi. Kendimi karşı tarafa Muhammet Hüseyin Yıldırım olarak tanıttım, rastgele isim soy isim yazdım. Cezaevindeki diğer mahkumlardan ve ailemden tepki aldım, çok pişmanım. Tahliyemi ve beraatımı talep ediyorum. Bu eylemleri birinden talimat alarak değil, kendiliğimden yaptım. Benim Daltonlar ya da başka suç örgütleri ile bir bağlantım yoktur" ifadelerini kullandı. 19 yıla kadar hapis cezası talebi Esasa ilişkin mütalaasını açıklayan Cumhuriyet Savcısı, sanık Muhammed Yusuf Kazıcı’yı, ‘gece vakti yağmaya teşebbüs’ ve ’kişilerin huzur ve sükununu bozma’ suçlarından, ayrıca müştekiler Gülhan Ünlü, Cüneyt Çağlayan ile mağdurlar Atlas Çağlayan, Doruk Çağlayan, Ayaz Çağlayan ve Arden Çağlayan’a yönelik ise ’zincirleme şekilde kişisel verileri ele geçirme’ suçundan toplamda 5 yıl 3 aydan 19 yıl 3 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılmasını talep etti. Gelecek celse müşteki aile dinlenecek Ara kararını açıklayan mahkeme, sanığın tutukluluk halinin devamında, tarafların açıklanan mütalaaya karşı beyanda bulunmaları için süre verilmesine ve gelecek celse müştekiler Gülhan Ünlü ile Cüneyt Çağlayan’ın dinlenmesine hükmederek, duruşmayı erteledi. Öte yandan, gelecek celse, mahkemenin kararını açıklaması bekleniyor. İddianameden Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede, 29 Ocak günü bir numaraya kayıtlı WhatsApp üzerinden bir şahsın kendini Muhammed Hüseyin Yıldırım olarak tanıttığı ve müşteki Gülhan Ünlü’ye yönelik tehdit içerikli mesajlar attığı aktarıldı. İddianamede, şüphelinin, müşteki Ünlü’nün adresine birden fazla yemek siparişi verdiği, 112 hattına asılsız ihbarlarda bulunduğu ve bunun tespit edilmesi üzerine soruşturma başlatıldığı belirtildi. iddianamede yer alan siber araştırma raporunda da bir sosyal medya hesabında Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin paylaşımlar yapıldığı belirtildi. 19 yıl 3 aya kadar hapis cezası talebi Hazırlanan ve Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianamede, şüpheli Muhammed Yusuf Kazıcı hakkında, Gülhan Ünlü’ye yönelik ‘nitelikli yağma’ ve ’kişilerin huzur ve sükununu bozma’ suçlarından, ayrıca müştekiler Gülhan Ünlü, Cüneyt Çağlayan ile mağdurlar Atlas Çağlayan, Doruk Çağlayan, Ayaz Çağlayan ve Arden Çağlayan’a yönelik ise ’zincirleme şekilde kişisel verileri ele geçirme’ suçundan toplamda 5 yıl 3 aydan 19 yıl 3 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.
28 Nisan 2026 Salı - 16:16
Vodafone, 4 büyük televizyon kanalında önemli bir 5G testi gerçekleştirdi
Vodafone, Türkiye’de her il ve ilçeyi ilk günden ve aynı anda 5G teknolojisiyle buluşturduğunu noter huzurunda kanıtlamak için 4 büyük televizyon kanalında önemli bir 5G testi gerçekleştirdi. Demet Evgâr ve Cengiz Bozkurt’un sunduğu "Vodafone’la Türkiye’nin 5G Durumu" adlı programda, 81 ilde 922 ilçe tek tek görüntülü aranarak ve canlı konum alınarak Vodafone 5G’nin var olduğu gösterildi. Ana haberlerin yanı sıra "Sevdiğim Sensin" ve "Taşacak Bu Deniz" gibi sevilen dizilere de entegrasyonlar gerçekleştirildi. Dünyada en fazla ülkede 5G hizmeti sunan operatörlerden olan Vodafone, Türkiye’de de her il ve ilçeyi ilk günden ve aynı anda 5G teknolojisiyle buluşturdu. Vodafone, 5G’deki kapsama gücünü kanıtlamak amacıyla 4 büyük televizyon kanalında önemli bir 5G testi gerçekleştirdi. Yapılan açıklamaya göre; iki gün boyunca yayınlanan özel haber çalışmalarında, 81 ilde 922 ilçe tek tek görüntülü aranarak ve canlı konum alınarak Vodafone 5G’nin var olduğu noter huzurunda kanıtlandı. Demet Evgâr ve Cengiz Bozkurt sundu Birinci gün, Kanal D, NOW TV, ATV ve TRT 1 ana haberlerde "Vodafone’la Türkiye’nin 5G Durumu" adıyla yayınlanan mini program, başarılı oyuncular Demet Evgâr ve Cengiz Bozkurt’un sunumuyla gerçekleştirildi. Programda, 24 saat içinde 81 ilde 922 ilçeyi tek tek arayacak bir ekip ve her aramadaki Vodafone 5G bağlantısını onaylayacak noterler hazır bulundu. Bir hava durumu programı gibi kurgulanan programda, Türkiye’nin tüm bölgelerindeki 5G durumu aktarıldı ve Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy ile bir bağlantı gerçekleştirildi. Önceliklerinin her zaman en yeni ve en gelişmiş teknolojileri Türkiye ile buluşturmak olduğuna dikkat çeken Engin Aksoy, "5G’yi de ülkemize getirmek için son 5 yılda büyük bir özveriyle çalıştık ve hep şuna inandık: 5G’nin ilk günden itibaren 81 il ve 922 ilçemizin tamamına ulaşması, ülkemizin dört bir yanında vatandaşlarımızın ve kurumların 5G’nin faydalarına erişebilmesi gerek. 5G lansmanına bu motivasyonla hazırlandık. Vodafone olarak, 5 kıtada 5G deneyimine sahip, dünyada en çok ülkede 5G hizmeti sunan bir numaralı operatörüz. Bu global gücümüzü, Türkiye’ye yatırım ve hizmet odağımızla ve teknolojiyle hayatları dönüştürme vizyonumuzla birleştirdik ve çok başarılı bir lansmana imza attık" diye konuştu. İkinci gün, Türkiye’nin en büyük 5G testlerinden birinin noter onayı sonuçları bir VTR yayınıyla tüm ülkeyle paylaşıldı. Bir kez daha yayına bağlanan Vodafone Türkiye CEO’su Engin Aksoy, sonuçların sürpriz olmadığını belirterek şu mesajları verdi: "Son 5 yılda altyapımıza 100 milyarı TL’yi aşkın yatırım yaptık, kapasitemizi 3 katına çıkardık. Altyapımızı dünyadaki en yeni 5G uyumlu cihazlarla yeniledik. 5 kıtadaki 5G deneyimimizden de öğrendiğimiz çok şey oldu. Grubumuzun dünyadaki en büyük 5G lansmanını Türkiye’de yapmış olmanın gururunu yaşıyoruz. Dünyada kademeli olarak gerçekleştirilen 5G lansmanını ilk günden aynı anda gerçekleştirmeyi başardık." Sevilen dizilere entegrasyon Vodafone, ana haberlerde yayınlanan içeriklerin yanı sıra aynı gün yayınlanan ve çok izlenen dizilere de entegrasyonlar gerçekleştirdi. Buna göre, 2 Nisan’da Star TV’de "Sevdiğim Sensin" dizisinde, 3 Nisan’da ise TRT 1’de "Taşacak Bu Deniz" dizisinde senaryo entegrasyonları oldu. Dizilerin başrol oyuncuları, sanki televizyon izlerken Vodafone’un programına denk gelmişler gibi davranarak Vodafone 5G mesajları verdi.
28 Nisan 2026 Salı - 16:14
Bahçeşehir Koleji "Erken Çocuklukta Aile, Okul ve Değerler Sempozyumu" düzenledi
Bahçeşehir Koleji tarafından düzenlenen, erken çocukluk döneminde aile, okul ve değerlerin öneminin vurgulandığı "Erken Çocuklukta Aile, Okul ve Değerler Sempozyumu", Bahçeşehir Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi İbrahim Taşel, Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, Milli Eğitim Bakanlığı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür, Bahçeşehir Uğur Eğitim Kurumları Başkanı Enver Yücel, Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, Bahçeşehir Koleji İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel ve Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç’un katıldığı sempozyumda, okul öncesi eğitimin önemi vurgulandı. Taşel: "Okul öncesi eğitimle ilgili mesafe katetmiş durumdayız" Cumhurbaşkanlığı Eğitim ve Öğretim Politikaları Kurulu Üyesi İbrahim Taşel, okul öncesi eğitimin zorunlu hale gelmesi için çalışmaların sürdüğünü belirterek, "Erken çocukluk eğitimi eğitimin orijinidir. Orijini kaybettiğiniz anda düzgün bir daire çizemezsiniz. Onun için erken çocukluk eğitimi konusunda çok büyük hassasiyetlerim var. Dünyanın en zor şeyi fizik, kimya, biyoloji öğretmek değildir. Dünyanın en zor şeyi genel geçer etik değerleri çocuklara zamanında ve yerinde kazandırmaktır. Bunun için de okul öncesi eğitim son derece önemli. 4+4+4 sistemine geçerken de hep istediğimiz şey okul öncesi eğitimin zorunlu hale getirilmesiydi. Bunun mücadelesini hala veriyoruz. Allah’a şükür bu konuda iyi bir mesafe katedilmiş durumda. Türkiye’de yaş gruplarını da dikkate alarak söylediğimizde bu eğitimin dışında kalan yüzde 10-15 oranında çok az bir öğrencimiz kaldı. Eğitimin içinde kalan öğrenci oranını inşallah gelecekte yüzde 98’e yüzde 100’e çıkarmanın çabası içinde olacağız" dedi. Güner: "Öğretmenin en güzel yolu rol model olmaktır" Milli Eğitim Bakanlığı Özel Eğitim Kurumları Genel Müdürü Fethullah Güner, çocuklara erken yaşta değerler yüklemenin doğru bir rol model olmaktan geçtiğini vurgulayarak şu ifadelere yer verdi: "Bizler çocuğa erken yaşta değeri yükleyeceğiz ama bu değer sistemini yeni kuşaklara aktarırken nasıl bir yol izleyeceğiz? Hangimiz ebeveynleri tarafından 3-5 aylıkken ‘Sana Türkçe öğreteceğim’ gibi bir olaya muhatap olduk. Biz aslında yaşayan bir süreç içerisinde kavramsal becerilerimizi geliştirmeye başladık. Dolayısıyla değerlerin öğretim süreci de ‘Gel ben sana değer öğreteceğim’ demekle olmuyor. Değer öğretmenin en güzel yolu ebeveynlerin rol model olmasıdır. Dolayısıyla bizim ebeveynler, eğitimciler olarak topluma birey kazandırırken yapacağımız en önemli iş, kendi değer sistematiğimizin meşru bulduğu bireyler olarak örnek olabilmemiz. Eğer bunu yapamıyorsak bireylere sözlü olarak değer yükleyebilmemiz çok mümkün olmayacaktır." Yentür: "Dünya, açık hava dersliğine dönüştü" Milli Eğitim Bakanlığı İstanbul İl Milli Eğitim Müdürü Doç. Dr. Murat Mücahit Yentür ise, "Günümüz dünyası şunu göstermiştir: Dünyanın açık hava dersliğine dönüştüğüne ve bu dersliğin dışında eskiden candan söylenen sözlerin artık ekrandaki yansımasının çocuğun, bireyin ruh ve gönül dünyasına ne kadar etkili olduğuna şahitlik ediyoruz. O yüzden eğitimciler olarak, anne-babalar olarak günümüz dünyasının deyimiyle kendimize bir format ve sürüm atmamız gerektiğinin, topyekün olarak dünyanın bu işe el atması gerektiğinin çok elzem bir konu olduğunu düşünüyoruz. Çok acı bir şekilde Kahramanmaraş’ta ve Şanlıurfa’da yaşanan olaylar aslında bu toplumda hiç de alışık olmadığımız, kabullenemeyeceğimiz olayların, sosyolojik olarak yansımasının da kaçınılmaz olduğunu maalesef gösterdi. Bu noktada yapılan bu çalışmaları çok kıymetli buluyoruz" diye konuştu. Hüseyin Yücel: "Eğitim, akademik başarıdan ibaret değil" Bahçeşehir Koleji İcra Kurulu Başkanı Hüseyin Yücel, "Bugün dünya, bilgiye ulaşmanın en kolay olduğu dönemini yaşıyor. Ama aynı zamanda değerlerin en çok sınandığı bir çağdan geçiyoruz. Bu yüzden artık şunu çok net ifade etmeliyiz: Eğitim sadece akademik başarıdan ibaret değildir. Gerçek eğitim, insanı insan yapan değerleri inşa etmektir. İşte tam da bu nedenle, eğitim anlayışımızı yeniden ve güçlü bir şekilde tanımlamak zorundayız: Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin ortaya koyduğu Erdem-Değer-Eylem yaklaşımı da bu bakış açısının çok kıymetli bir yansımasıdır. Bilmek yetmez, sindirmek gerekir. Anlamak yetmez, hayata geçirmek gerekir" dedi. Dr. Özlem Koç: "Gelecek, değerleriyle dünyaya anlam katan nesiller yetiştiren ulusların olacak" Bahçeşehir Koleji Genel Müdürü Dr. Özlem Koç konuşmasında, "Öğretmenlik mesleği Türkiye Yüzyılı Maarif Modelinin vurgu yaptığı gibi aslında sadece bilgiden ibaret değil. Öğretmenlik mesleği, bir çocuğu milli, manevi, evrensel değerlerle bir bütün olarak dünyaya hazırlamak adına ve erdemi karaktere, davranışa dönüştürmek adına rehberlik yapma mesleğidir. Bahçeşehir Koleji’nde bizler, eğitim-öğretim süreçlerimizi tüm bu anlayışla yürütüyoruz. Öğrencilerimizin akademik süreçlerini bilim temelli geliştirme hedefiyle adım atıyoruz. Ama en az bunun kadar, ruhsal, duygusal, etik gelişimlerini de önümüze alıyoruz. Elbette milli, manevi ve evrensel değerleri pekiştirecek eğitim-öğretim ortamları çocuklarımız için sağlamayı en önemli sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Gelecek, değerleriyle dünyaya anlam katan, bilimle güçlenen milli, manevi ve evrensel değerlerle yetişmiş nesiller büyütebilen ulusların olacak ancak. O yüzden bu anlamlı temaya katkı sunan tüm katılımcılarımıza ve misafirlerimize gönülden şükranlarımı sunuyorum" ifadelerine yer verdi. Rektör Hatipoğlu: "Erken çocukluk dönemi, çocuklarımızın en kritik evresidir" Bahçeşehir Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Esra Hatipoğlu, "Çocuklarımızın nasıl bir dünyada, hangi değerlerle büyüyeceğini birlikte düşünmek için bir aradayız. Bu yönüyle sempozyum, eğitim liderlerimiz ve ailelerimiz için düşünme ve üretme üzerine güzel bir zemin sunmaktadır. Erken çocukluk dönemi, çocuklarımızın en kritik evresidir. Çünkü her biri karakterinin ve değer dünyasının şekillendiği bir süreçten geçmektedir. Bu süreçte çocuğun hayatında iki temel rehber bulunur. Bunlardan bir tanesi aileleri, bir tanesi eğitim kurumlarıdır" şeklinde konuştu. Sempozyumda, 19 Mayıs Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Bayram Özer, "Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Erdem-Değer-Eylem Çerçevesi ve Aile" konusunda sunum yaptı. Ardından gerçekleşen moderatörlüğünü Bahçeşehir Koleji Genel Müdür Yardımcısı Nil Çiçek’in yaptığı panelde ise "Erken çocuklukta aile, okul ve değerler" başlığı altında İstanbul Aydın Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Belma Tuğrul, Marmara Üniversitesi Eğitim Fakültesi öğretim üyesi Prof. Dr. Gülden Uyanık, BAU Sosyoloji bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Nilüfer Narlı, Psikolog Dr. Nilüfer Devecigil konuşma yaptı.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 01:02
Fenerbahçe, Youssef En-Nesyri ile yollarını ayırdı
Fenerbahçe, Youssef En-Nesyri'nin sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiğini TFF'ye bildirdi.
04 Şubat 2026 Çarşamba - 00:13
Fenerbahçe, Youssef En-Nesyri’nin sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiğini TFF’ye bildirdi.
Fenerbahçe, Youssef En-Nesyri’nin sözleşmesinin karşılıklı olarak feshedildiğini TFF’ye bildirdi.
03 Şubat 2026 Salı - 23:42
Beşiktaş, Junior Olaitan’ı kadrosuna kattı
Beşiktaş, Göztepe forması giyen Junior Olaitan ile 3,5+1 yıllık sözleşme imzaladı.
03 Şubat 2026 Salı - 23:37
Kadıköy’de seyir halindeki otomobil yandı
Kadıköy Koşuyolu mevkiinde seyir halindeki bir otomobil bir anda alevlere teslim oldu. Yangın itfaiye ekiplerinin müdahalesiyle söndürülürken, trafik akışı kontrollü şekilde sağlandı. ? Olay, E-5 Karayolu Koşuyolu mevkii Ankara istikametinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 34 EE 805 plakalı BMW marka araç seyir halindeyken henüz belirlenemeyen bir nedenle motor kısmından alev aldı. Sürücünün durumu fark ederek aracı durdurmasının ardından alevler kısa sürede büyüdü. ?İhbar üzerine olay yerine gelen itfaiye ekipleri, alev alev yanan lüks otomobile müdahale ederek yangını kısa sürede söndürdü. Yangın nedeniyle araçta büyük çapta maddi hasar meydana gelirken, olayda kimsenin yaralanmaması teselli kaynağı oldu. ? ?Yangın sonrası E-5 Ankara istikametinde trafik akışı, polis ekiplerinin denetiminde kontrollü olarak tek şeritten verildi. Yolun açık olması sayesinde trafikte büyük bir aksama yaşanmazken, akış normal seyrinde devam etti. Olayla ilgili inceleme başlatıldı.
03 Şubat 2026 Salı - 23:34
Kırmızı ışık ihlali kazaya neden oldu: 1’i ağır 6 yaralı
Maltepe-Kadıköy sahil yolunda kırmızı ışık ihlali sonucu meydana gelen zincirleme trafik kazasında 1’i ağır 6 kişi yaralandı.
03 Şubat 2026 Salı - 22:53
Galatasaray, İstanbulspor maçı hazırlıklarını tamamladı
Galatasaray, Ziraat Türkiye Kupası’nda İstanbulspor ile yapacağı maçın hazırlıklarını yaptığı antrenmanla tamamladı. Kemerburgaz Metin Oktay Tesisleri’nde dinamik ısınmayla başlayan idman, iki grup halinde 8’e 2 pas çalışmasıyla devam etti. Teknik Direktör Okan Buruk yönetimindeki antrenman, taktik çalışmayla sona erdi. Sarı-kırmızılılar, yarın saat 20.30’da RAMS Park’ta İstanbulspor’u konuk edecek.
03 Şubat 2026 Salı - 22:52
Eurocup: Bahçeşehir Koleji: 80 - Slask Wroclaw: 82
Eurocup A Grubu 17. hafta maçında Bahçeşehir Koleji, evinde karşılaştığı Polonya ekibi Slask Wroclaw’a 82-80’lik skorla yenildi. Salon: Sinan Erdem Hakemler: Arturas Sukys, Vasiliki Tsaroucha, Christian Theis Bahçeşehir Koleji: Cavanaugh 9, Flynn 16, Matt Mitchell, Trevion Williams 11, Homesley 6, Mateusz Ponitka 9, Koprivica 6, Kenan Sipahi 10, Jordan Ford 8, Hunter Hale 5 Başantrenör: Marco Barac Slask Wroclaw: Kadre Gray 19, Noah Kirkwood 13, Angel Castillo 9, Jakub Urbaniak 6, Ajdin Penava 4, Stefan Dordevic 17, Kulikowski 6, Wisniewski 3, Coleman-Jones 2, Czerniewicz 3 Başantrenör: Ainars Bagatskis 1. Periyot: 20-18 (Slask Wroclaw lehine) Devre: 42-35 (Slask Wroclaw lehine) 3. Periyot: 60-57 (Slask Wroclaw lehine)
03 Şubat 2026 Salı - 22:28
Güngören’de uyuyan babalarını silahla öldüren 2 kız ve anne hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi
Güngören’de, uyuyan babalarını silahla öldürdükten sonra anneleriyle olaya intihar süsü veren ve tutuklanan anne ile 16 yaşındaki kızına yönelik yürütülen soruşturma tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, anne ve 2 kızı hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Olay, 9 Aralık 2024 tarihinde Güngören Sanayi Mahallesi’nde 5 katlı binanın 2’nci katındaki dairede meydana gelmişti. Polisi arayan Eylem Dilsiz, eşinin intihar ettiğini söylemiş ve olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edilmişti. Ekipler, başından silahla vurulmuş halde yerde yatan Murat Dilsiz’in hayatını kaybettiğini tespit etmiş ve incelemede Dilsiz’in yanında silah da bulunmuştu. Murat Dilsiz’in ölümüne ilişkin Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca olayla ilgili soruşturma başlattı. Başlatılan soruşturma yaklaşık 14 ay sonra tamamlandı. Hazırlanan iddianamede, Murat Dilsiz ‘maktul’, eşi Eylem Dilsiz (44) ile abla Rojin Dilsiz (23) ‘şüpheli’ sıfatıyla yer aldı. Öte yandan 16 yaşındaki E.D.’nin soruşturma dosyasının yaşı itibariyle Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı Çocuk Suçları Soruşturma Bürosuna gönderildiği öğrenildi. Kardeşlerinin erken kalkıp babalarını görmemesi için alarmı normalden daha geç saate kurmuşlar Hazırlanan iddianamede maktulün kızı olan E.D.’nin memleketi için gittikleri Diyarbakır’da kuzeni B.D.’ye, olay günü saat 00.00-02.00’ye kadar evde kavga yaşandığını, daha sonra babasının uyuduğunu, annesi ve ablasının kendisine babasının silahını verip, ‘git onu vur’ dediğini, kendisinin de eldiven giyerek kanepenin üstüne çıkıp silahı kafasına çok yaklaştırmadan vurduğunu, ilk önce eldivenlerini tuvaletteki havalandırmaya bıraktıklarını, sonra gidip duş aldığını, kıyafetlerini yıkadığını, annesinin eline bir bez alıp silahı temizledikten sonra babasının eline silahı koyduğunu, o bezi de camdan dışarı attığını, babasının telefonunu yanından alarak yardım istemesini engellediklerini anlattığı belirtildi. Ayrıca E.D., kuzeni B.D.’ye, intihar vakası yaşandığına dair ihbar yapılması üzerine kolluk görevlilerinin olay yerine geçtiğini, Murat Dilsiz’in odada hareketsiz halde yattığı, olay yerinde bir adet şarjörü takılı silah ve bir adet boş kovan görüldüğü, annesinin ’git bir daha sık’ dediğini ancak korktuğundan dolayı sıkmadığını, diğer kardeşlerinin erken kalkıp babalarını görmemesi için alarmı normalden daha geç saate kurduğu, saat 07.50’ye alarm kurduklarını, ardından akrabalarına haber verdiklerini anlattığı iddianamede yer aldı. Sanık Eylem Dilsiz’in savcılıkta verdiği ifade de iddianamede yer aldı. Dilsiz ifadesinde, olay günü sabah kızı E.D.’nin kendisini uyandırarak babasını vurduğunu söylediğini belirterek, "Gidip baktığımda eşim başından vurulmuş şekilde elinde silahla yattığını gördüm. Bunun üzerine yatağına gittim, gece kimsenin silah sesi duymadı. Çocuklarım A.B.D. ve A.D., okula gittikten sonra polisi aradım. Polise eşimin intihar ettiğini söyledim. Cinayet olayı ile ilgim bulunmamaktadır. Kızım E.D.’ye silah vermedim, cinayete yönlendirmedim. Kızım E.D.’nin B.D.’ye söylediği hususlara katılmıyorum" dediği anlatıldı. E.D. de ifadesinde, "Babam uzun zamandır bize işkence yapıyordu. Sürekli hakaret, tehdit ve darbediyordu. Olay günü yine annemle kavga ettiler. Yaşananlara daha fazla dayanamayacağımı düşünerek, babasına ait kanepenin altındaki silahı eldiven takarak aldım ve babamı vurdum. Parmak izimin çıkmaması için eldiven taktım. Daha sonra eldivenleri tuvaletin penceresinden apartman boşluğuna attım. Babamı vurduktan sonra anne ve kardeşlerim odalarına gidip yattı. Babamı vururken kimsenin uyanmadı. Sabah kardeşlerim okula gittikten sonra annem babamı odasında öyle görünce, anneme babamı vurduğumu söyledim. Annem, telefonundan polis arayıp haber verdi, polislere babamı vurduğumu söylemedim. Babamı vurmam için kimse beni azmettirmedi. Evde sürekli beni ve diğer aile fertlerini darbederdi, bize sürekli şiddet uygulaması nedeniyle maktulü öldürdüm. Babamı tek başıma öldürdüm, kimse yönlendirmedi, azmettirmedi. Olay günü babamı öldürdükten sonra annemin yanına gittim, ona babamı öldürdüğümü hemen söyledim. Annem ilk başta inanmadı, gidip bakmasını söyledim. Bakmaya gittiğinde, ağlayarak yanıma gelip neden böyle bir şey yaptığımı sordu. Daha fazla dayanamadığımı söyledim. Sabah polisler geldiğinde intihar ettiğinden şüphelendikleri için sessiz kaldım" şeklinde konuştu. Ağırlaştırılmış müebbet hapis talebi Hazırlanan iddianamede, E.D., anne Eylem Dilsiz ve Rojin Dilsiz hakkında ‘üstsoydan birine karşı tasarlayarak kasten öldürme’ ve ‘ruhsatsız silah bulundurma’ suçlarından ağırlaştırılmış müebbet ile 5 yıldan 8 yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. Öte yandan, E.D.’nin çocuk ağır ceza mahkemesinde görülen dava dosyasının Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’ndeki dosya ile birleştirildiği öğrenildi. Hazırlanan iddianame değerlendirilmek üzere Bakırköy Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi. Sanıklar önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkacak.
03 Şubat 2026 Salı - 22:25
Milan Skriniar ve Kristjan Asllani, PFDK’ya sevk edildi
Trendyol Süper Lig’den 9 kulübün yanı sıra Fenerbahçeli futbolcu Milan Skriniar ’hakareti’, Beşiktaş’ta kırmızı kart gören Kristjan Asllani ise kural dışı hareketi nedeniyle Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na (PFDK) sevk edildi.
03 Şubat 2026 Salı - 22:03
Fenerbahçeli futbolcu Milan Skriniar, Kocaelispor-Fenerbahçe müsabakasındaki ’hakareti’ nedeniyle tedbirli olarak PFDK’ya sevk edildi.
Fenerbahçeli futbolcu Milan Skriniar, Kocaelispor-Fenerbahçe müsabakasındaki ’hakareti’ nedeniyle tedbirli olarak PFDK’ya sevk edildi.
03 Şubat 2026 Salı - 22:00
Zagreb Ranking Serisi ve uluslararası hazırlık kampları başlıyor
Beş kez dünya şampiyonu ve 12 kez Avrupa şampiyonu olan, 3 olimpiyat madalyalı milli güreşçi Rıza kayaalp, 130 kilogramda Zagreb’te düzenlenecek Ranking Serisi Turnuvası’nda yeniden mindere çıkacak. Hırvatistan’ın başkenti Zagreb’te 4-8 Şubat tarihleri arasında düzenlenecek Ranking Serisi Turnuvasında grekoromen stil ve kadınlar kategorilerinde Türkiye’yi temsil edecek milli sporcular belli oldu. Organizasyonun ardından milli takımlar, Zagreb ve Budapeşte’de gerçekleştirilecek uluslararası hazırlık kamplarına katılacak. Ranking Serisi - Kadınlar 55 kg - Tuba Demir 57 kg - Elvira Süleyman 59 kg - Bediha Gün 68 kg - Nesrin Bas 72 kg - Buse Çavuşoğlu Ayhan Sucu - Teknik Direktör Erhan Dik - Antrenör Tuğba Deniz - Masöz Ranking Serisi - Grekoromen Stil 55 kg - Ömer Halis Recep 60 kg - Mert İlbars 67 kg - Murat Fırat 72 kg - Cengiz Arslan 82 kg - Yüksel Sarıçiçek 87 kg - Doğan Kaya 97 kg - Abdulkadir Çebi 130 kg - Rıza Kayaalp Muttalip Yerlikaya - Teknik Direktör Atakan Yüksel - Antrenör Hakan Başar - Masör Ranking Serisi turnuvasının ardından milli sporcular, hazırlık süreçlerini sürdürmek, gelişimlerini desteklemek amacıyla uluslararası kamplara katılacak. Grekoromen stilde Zagreb’te gerçekleştirilecek hazırlık kampında 63 kiloda Kerem Kamal, 72 kiloda Ali Cengiz ve M. Sefa Yıldırım, 77 kiloda Ahmet Yılmaz ve Yunus Emre Başar, 82 kiloda Burhan Akbudak yer alacak. Kadınlar kategorisinde ise Budapeşte’de yapılacak hazırlık kampına 50 kiloda Zerda Demir, 53 kiloda Zehra Demirhan, 55 kiloda Şevval Çayır, 57 kiloda Zeynep Yetgil, 59 kiloda Sevim Akbaş, Emine Çakmak, 62 kiloda Gülsüm Bingöl, 68 kiloda Ayşe Erkan, Dilan Tan, 76 kiloda Bukrenaz Sert, Elmira Yasin, Kadriye Koçak ile birlikte farklı sıkletlerden toplam 18 sporcu katılacak. Kampta antrenör Namık Korkmaz, fizyoterapist Dilara Sungur ve psikolog Seda Aktaş Budaklı görev alacak. Milli takımlar, Ranking Serisi ve kamp sürecini kapsayan bu organizasyonlarla birlikte sezonun devamı için önemli bir hazırlık süreci geçirecek.
03 Şubat 2026 Salı - 21:51
Isınmak için yaktığı ateş 5 aracı küle çevirdi
İstanbul Sarıyer’de Atatürk Oto Sanayi’de bir otoparkta çıkan yangında 5 araç küle döndüğü olayla ilgili polis ekipleri bir şüpheliyi yakaladı. Isınmak için ateş yaktığını söyleyen ve 13 suç kaydı olduğu ortaya çıkan zanlı, çıkarıldığı mahkemece tutuklandı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder