Yerel Haberler
İstanbul
İstanbul’da bakır kablo hırsızlığı: 18 kişi tutuklandı
03 Şubat 2026 Salı - 15:31 İstanbul’da bakır kablo hırsızlığı: 18 kişi tutuklandı İstanbul’da inşaat işçisi gibi davranarak fosforlu yelekle inşaat şantiyelerinde bakır kablo ve inşaat malzemeleri çalan 19 şüpheli yakalandı. 66 adrese eş zamanlı düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 19 şahıs ’tan 18’i tutuklanarak cezaevine gönderilirken, inşaat şantiyelerinde gerçekleşen hırsızlık anları güvenlik kamerasına yansıdı. İstanbul’da inşaat şantiyelerinde gerçekleşen bakır kablo ve inşaat malzemesi hırsızlıklarına ilişkin Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Doğukan Arslanhan’ın örgüt liderliğini yaptığı belirlendi. Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar sonucu İstanbul’da 57, Ankara’da 1, Bursa’da 7 ve Kırıkkale’de 1 olmak üzere toplam 66 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyonlarda 19 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Asayiş Şube Müdürlüğü’nde sorgulanan şüphelilerin, 28 farklı iş yerinden milyonlarca lira değerinde elektrik kablosu çaldıkları tespit edildi. Şüphelilerin çok sayıda suç kaydı bulunduğu belirlendi. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından şüpheliler adliyeye sevk edildi. 19 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerin inşaat şantiyelere girerek bakır kablo ve inşaat malzemelerini çaldıkları anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde şüphelilerin kapalı kasa minibüsle inşaat alanına girdiği ve inşaat işçisi gibi davranarak fosforlu yelek giydiği, inşaat içerisindeki kabloları araca yükledikten sonra olay yerinden uzaklaştıkları görülüyor.
Esenyurt’ta uyuşturucu operasyonu: 154 kilo metamfetamin ele geçirildi
03 Şubat 2026 Salı - 15:18 Esenyurt’ta uyuşturucu operasyonu: 154 kilo metamfetamin ele geçirildi İstanbul’un Esenyurt ilçesinde dün bir ev ve biri ticari taksi olmak üzere 2 araca yönelik düzenlenen operasyonda, 154 Kilo 650 gram metamfetamin ele geçirildi, 2 şüpheli gözaltına alındı. Alınan bilgiye göre, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü’nce, uyuşturucu madde ticaretinin önlenmesine yönelik yeni bir çalışma gerçekleştirildi. Savcılık kararı ile yürütülen çalışmalar kapsamında, Esenyurt’ta şüpheli bulunan bir ticari taksi sürücüsünü takip eden polis, bir süre sonra söz konusu araç sürücüsünü uyuşturucuyla birlikte yakalayarak gözaltına aldı. Taksi sürücüsünün yakalanmasının ardından sürdürülen çalışmalarda, uyuşturucu maddenin üretildiği yer tespit edildi, bir site içerisinde kiralık dairede üretim yapıldığı anlaşıldı. Üretimi gerçekleştiren ve uyuşturucu maddeleri taksi sürücüsüne teslim eden bir şüpheli daha operasyon sonucunda yakalanarak gözaltına alındı. Toplam 2 araç ve 1 ikamete yapılan operasyonlarda 2 şüpheli yakalanarak gözaltına alınırken, ev ve araçlarda yapılan aramalarda ise 144 kilo 500 gram sıvı metamfetamin, 10 kilo 150 gram kristal metamfetamin olmak üzere toplam 154 kilo 650 gram metamfetamin ele geçirildi. Yakalanan şüpheliler sorgulanmak üzere Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesine götürüldü. Zanlılar hakkında "(TCK 188) Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" suçundan başlatılan işlemlerinin tamamlanmasının ardından bugün akşam saatlerinde adli makamlara sevk edilmesi bekleniyor.
İstanbul’da bakır kablo hırsızlığı kamerada: 18 kişi tutuklandı
03 Şubat 2026 Salı - 15:16 İstanbul’da bakır kablo hırsızlığı kamerada: 18 kişi tutuklandı İstanbul’da inşaat işçisi gibi davranarak fosforlu yelekle inşaat şantiyelerinde bakır kablo ve inşaat malzemeleri çalan 19 şüpheli yakalandı. 66 adrese eş zamanlı düzenlenen operasyonda gözaltına alınan 19 şahıs ’tan 18’i tutuklanarak cezaevine gönderilirken, inşaat şantiyelerinde gerçekleşen hırsızlık anları güvenlik kamerasına yansıdı. İstanbul’da inşaat şantiyelerinde gerçekleşen bakır kablo ve inşaat malzemesi hırsızlıklarına ilişkin Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında Doğukan Arslanhan’ın örgüt liderliğini yaptığı belirlendi. Hırsızlık Büro Amirliği ekipleri tarafından yürütülen çalışmalar sonucu İstanbul’da 57, Ankara’da 1, Bursa’da 7 ve Kırıkkale’de 1 olmak üzere toplam 66 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Düzenlenen operasyonlarda 19 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Asayiş Şube Müdürlüğü’nde sorgulanan şüphelilerin, 28 farklı iş yerinden milyonlarca lira değerinde elektrik kablosu çaldıkları tespit edildi. Şüphelilerin çok sayıda suç kaydı bulunduğu belirlendi. Emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından şüpheliler adliyeye sevk edildi. 19 şüpheli çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Şüphelilerin inşaat şantiyelere girerek bakır kablo ve inşaat malzemelerini çaldıkları anlar ise güvenlik kamerasına yansıdı. Görüntülerde şüphelilerin kapalı kasa minibüsle inşaat alanına girdiği ve inşaat işçisi gibi davranarak fosforlu yelek giydiği, inşaat içerisindeki kabloları araca yükledikten sonra olay yerinden uzaklaştıkları görülüyor.
Esenler’de 2 kişinin öldüğü olayda esnaf konuştu: "Kavga etmişler aralarında husumet olmuş"
03 Şubat 2026 Salı - 14:50 Esenler’de 2 kişinin öldüğü olayda esnaf konuştu: "Kavga etmişler aralarında husumet olmuş" İstanbul’un Esenler ilçesinde alacak verecek meselesinden çıkan tartışma sırasında kurşunların hedefi olan şahısla, intihar eden iş ortağının komşu esnafı konuştu. Hayatını kaybeden Akın ve Yılmaz’la zaman zaman iş yapan esnaf, "Kavga etmişler aralarında husumet olmuş. Vurduktan sonra kendine de sıkmış. Burada çalışıyordum duyunca üzüldüm" dedi. Esenler ilçesi Tuna Mahallesi’nde bulunan 5 katlı binanın giriş katında bulunan bir iş yerinde saat 17.15 sıralarında yangın çıkmış, ihbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edilmiş, yapılan incelemelerde iş yerinde silahla vurulan 2 kişinin cansız bedeni bulunmuştu. Polisin yaptığı incelemede aralarında alacak verecek meselesinden husumet bulunan İsmail Akın’ın, Şükrü Yılmaz’ı vurduktan sonra aynı silahla intihar ettiği öğrenilmişti. Akın ile Yılmaz’ın bir süre önce yanan iş yerini ortak olarak işlettikleri, aralarında bu konudan alacak verecek meselesi yüzünden husumet olduğu ortaya çıkmıştı. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından Akın ve Yılmaz’ın cenazeleri Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Cenazeler otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailelerine teslim edildi. Şükrü Yılmaz’ın memleketi Kastamonu’nda İsmail Akın’ın ise Sivas’ta toprağa verileceği öğrenildi. Olay yerindeki esnaf konuştu. "Kavga etmişler aralarında husumet olmuş" Hayatını kaybeden Akın ve Yılmazla zaman zaman iş yapan Kürşat Gence, "Kavga etmişler aralarında husumet olmuş. Vurduktan sonra kendine de sıkmış. Burada çalışıyordum duyunca üzüldüm. Çalışanları göndermişler, aralarında diyalog gelişmiş. Alacak verecek hesabı olmuş. Kavga etmişler" dedi. "Benim bildiğim dünya iyisi insanlardı" Hayatını kaybeden kişilerin komşu esnafı Şakir Külte, "Benim komşumdu tanıyordum iyi insanlardı. Biz çok bir şey bilmiyoruz. Benim bildiğim dünya iyisi insanlardı. Onun dışında aralarında ne yaşandı bilemem. Zaman zaman beraber iş yaptıklarını biliyorum. Düzgün ve saygılı insanlardı. O konuları pek bilmiyorum. Benim müşterilerimdi arada gelirlerdi. Ticaretlerini bilmiyorum" dedi. "Ben çok bilmiyorum ama senetle satış yapıyorlarmış" Yaşanan olay sonrası silah seslerini duyduğunu söyleyen esnaf Samet Çakmak, "Bir iki kere patlama sesi geldi. Biz de ne olduğunu anlamadık, o tarafa koştuk. Kara kara dumanlar çıkıyordu. İtfaiyeler ve polis ekipleri geldi. Burası karıştı. Ben çok bilmiyorum ama senetle satış yapıyorlarmış. Çok şahısları tanımıyorum. Çok görmedim. Bir buçuk senedir burada çalışıyorum. Bilmiyorum ama herkesin ağzında bir laf var ’yok yangın çıkardı yok kendini vurdu’" şeklinde konuştu.
Esenler’de 2 kişinin öldüğü olayda esnaf konuştu: "Kavga etmişler aralarında husumet olmuş"
03 Şubat 2026 Salı - 14:42 Esenler’de 2 kişinin öldüğü olayda esnaf konuştu: "Kavga etmişler aralarında husumet olmuş" İstanbul’un Esenler ilçesinde alacak verecek meselesinden çıkan tartışma sırasında kurşunların hedefi olan şahısla intihar eden iş ortağının komşu esnafı konuştu. Hayatını kaybeden Akın ve Yılmaz’la zaman zaman iş yapan Kürşat Gence, "Kavga etmişler aralarında husumet olmuş. Vurduktan sonra kendine de sıkmış. Burada çalışıyordum duyunca üzüldüm" dedi. Esenler ilçesi Tuna Mahallesi’nde bulunan 5 katlı binanın giriş katında bulunan bir iş yerinde saat 17.15 sıralarında yangın çıkmış, ihbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edilmiş, yapılan incelemelerde iş yerinde silahla vurulan 2 kişinin cansız bedeni bulunmuştu. Polisin yaptığı incelemede aralarında alacak verecek meselesinden husumet bulunan İsmail Akın’ın Şükrü Yılmaz’ı vurduktan sonra aynı silahla intihar ettiği öğrenilmişti. Akın ile Yılmaz’ın bir süre önce yanan iş yerini ortak olarak işlettikleri, aralarında bu konudan alacak verecek meselesi yüzünden husumet olduğu ortaya çıkmıştı. Olay yerinde yapılan incelemelerin ardından Akın ve Yılmaz’ın cenazeleri Adli Tıp Kurumu’na kaldırıldı. Cenazeler otopsi işlemlerinin tamamlanmasının ardından ailelerine teslim edildi. Şükrü Yılmaz’ın memleketi Kastamonu’nda İsmail Akın’ın ise Sivas’da toprağa verileceği öğrenildi. Olay yerindeki esnaf konuştu. "Kavga etmişler aralarında husumet olmuş" Hayatını kaybeden Akın ve Yılmazla zaman zaman iş yapan Kürşat Gence, "Kavga etmişler aralarında husumet olmuş. Vurduktan sonra kendine de sıkmış. Burada çalışıyordum duyunca üzüldüm. Çalışanları göndermişler, aralarında diyalog gelişmiş. Alacak verecek hesabı olmuş. Kavga etmişler" dedi. "Benim bildiğim dünya iyisi insanlardı" Hayatını kaybeden kişilerin komşu esnafı Şakir Külte, "Benim komşumdu tanıyordum iyi insanlardı. Biz çok bir şey bilmiyoruz. Benim bildiğim dünya iyisi insanlardı. Onun dışında aralarında ne yaşandı bilemem. Zaman zaman beraber iş yaptıklarını biliyorum. Düzgün ve saygılı insanlardı. O konuları pek bilmiyorum. Benim müşterilerimdi arada gelirlerdi. Ticaretlerini bilmiyorum" dedi. "Ben çok bilmiyorum ama senetle satış yapıyorlarmış" Yaşanan olay sonrası silah seslerini duyduğunu söyleyen esnaf Samet Çakmak, "Bir iki kere patlama sesi geldi. Biz de ne olduğunu anlamadık, o tarafa koştuk. Kara kara dumanlar çıkıyordu. İtfaiyeler ve polis ekipleri geldi. Burası karıştı. Ben çok bilmiyorum ama senetle satış yapıyorlarmış. Çok şahısları tanımıyorum. Çok görmedim. Bir buçuk senedir burada çalışıyorum. Bilmiyorum ama herkesin ağzında bir laf var ’yok yangın çıkardı yok kendini vurdu’" şeklinde konuştu. (SÇ-RU
Altındaki artış, gayrimenkul, otomobil ve beyaz eşyayı etkiliyor
03 Şubat 2026 Salı - 14:27 Altındaki artış, gayrimenkul, otomobil ve beyaz eşyayı etkiliyor Son günlerde altın ve gümüşte yaşanan fiyat hareketleriyle ilgili olarak keskin artışların keskin düşüşler getirebileceğini söyleyen Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, değerli madenler için talep oluşturan şartların devam ettiğini belirtti. Ünalmış, altındaki artışın özellikle gayrimenkul, otomobil ve beyaz eşya satışlarına etki yaptığına dair araştırmalar olduğunu dile getirdi. Altın ve gümüş fiyatlarında son günlerde yaşanan fiyat dalgalanmaları gündemdeki yerini koruyor. Altının gram fiyatı, 29 Ocak’ta, 8 bin 58 lira ile zirve yaparken 2 Şubat’ta yüzde 14 değer kaybıyla 6 bin 939 liraya kadar geriledi. Gümüşün kilogram fiyatı ise 29 Ocak’ta, 187 bin lirayı görürken, 2 Şubat’ta, 28.8 değer kaybıyla 133 bin 442 liraya kadar geriledi. Değerli madenlerdeki hızlı yükseliş ve ardından gelen düşüş dikkat çekerken, 3 Şubat itibariyle altın ve değerli madenler yeniden yükselişe geçti. Altın ve değerli madenlerdeki hızlı yükseliş ve düşüşlerle ilgili Bahçeşehir Üniversitesi İktisat İdari ve Sosyal Bilimler Fakültesi Ekonomi ve Finans Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, değerlendirmelerde bulundu. Dolardan kaçan altın ve gümüşe yöneldi Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, altındaki yükselişin üç temel sebebi olduğunu belirterek, "Donald Trump’ın, ABD’nin daha rekabetçi olabilmesi için doların zayıflamasına yönelik gevşek para politikası ve faizi düşürme girişiminin yatırımcılarda dolardan kaçışı hızlandırdı. Dolardan yatırımlarını azaltan yatırımcılar, altın ve gümüş gibi değerli madenlere yöneldi. Diğer bir sebep ise küresel riskler. Devam eden Ukrayna Savaşı, Venezuela’da yaşananlar, ABD’nin Grönland’ı istemesi, İran’daki savaş ihtimali, ABD - Çin rekabeti küresel riskleri artırıyor. Yatırım yapan sermaye sahipleri ise altın ve değerli madenleri güvenli liman olarak gördüğü için bu alana yöneliyor. Bir diğer faktör ise altın ve değerli madenlerden kar etme amacı güden kişilerin bu alan yönelmesi yani ‘sürü psikolojisi’ diyebiliriz" dedi. Merkez bankalarının alımları 3 bin 500 dolar aşılınca azaldı Altının ONS fiyatının 29 Ocak’ta 5 bin 600 dolarla zirve yaptıran süreçte merkez bankaları dışındaki alımların daha etkili olduğunu belirten Ünalmış, merkez bankalarının alım yoğunluğunun, altının ONS fiyatının 3 bin 500 dolar seviyesini aşmasının ardından azaldığına dikkat çekti. Ülkemizde de Merkez Bankasının 31 Ekim’de aldığı kararla, Türkiye’de çıkarılan altın madenini öncelikli alım hakkını askıya almıştı. FED başkanı adayı düşüşte etkili oldu Altının ONS fiyatının, 2 Şubat’ta, 4 bin 506 dolara kadar gerilemesini de değerlendiren Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, fiyat düşüşünde Trump’ın FED Başkanı olarak Kevin Warsh’ı aday göstermesinin etkili olduğunu belirtti. Ünalmış, "ABD’de FED’in başına Kevin Warsh’ın aday gösterilmesi dolar üzerinde olumlu bir etki yaptı. Warsh’ın doların değerini düşürecek politikalar yerine doları güçlü tutacağı beklentisi altın ve değeri madenlerde düşüş getirdi" diye konuştu. Bugün gerçekleşen yükseliş trendiyle altın ONS fiyatı 5 bin dolara yaklaşırken, artışı da değerlendiren Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, sert geri çekilme sonrası fiyatlarda toparlanma hareketi yaşandığını, değerli metallere talep oluşturan şartların hala geçerli olduğunu vurguladı. Altın fiyatındaki artış ev, arsa, otomobil, beyaz eşya satışlarına yansıyor Altın ve gümüş gibi değerli madenlerdeki yükselişin farklı sektörlere olan etkisini de değerlendiren Ünalmış, "Yapılan araştırmalarda, altın fiyatlarının zirve yaptığı dönemlerde ev, arsa gibi gayrimenkuller, otomobil ve beyaz eşya satışlarında artış olduğu gözlemleniyor. Ancak diğer sektörlerde ciddi bir yansıma gözlemlenmiyor" şeklinde konuştu. Enerji ihtiyacı gümüş ve bakır fiyatlarını etkiliyor Altın ve gümüş fiyatlarındaki artışın ürün bazında da etkisi bulunduğunu söyleyen Prof. Dr. İbrahim Ünalmış, bakır fiyatlarındaki yükselişe de değindi. Ünalmış, "Özellikle yapay zekanın gelişmesi enerji ihtiyacını ortaya çıkardı. Bu enerjinin sağlanabilmesi için temiz enerji ve mini nükleer santrallerin yapılması planlanıyor. Enerji sistemlerine özellikle bakır ve gümüşe ihtiyaç duyuluyor. Mesela güneş panellerinin yapılmasında gümüşe ihtiyaç var. Bu gümüş talebini ve fiyatı artırıyor. Ancak gümüş fiyatlarının artması güneş panellerinin artışına da etki ediyor. Gümüş fiyatlarındaki hızlı yükselişin, güneş enerjisi sistemlerindeki fiyatlara etki ettiğini görebiliyoruz. Yaklaşık 2 metre kare bir güneş panelinde 20 gram kadar gümüş kullanabilirken, enerji naklinde bakır ihtiyacı ön plana çıkıyor" dedi. Ünalmış, enerji ihtiyacındaki artışın bakır fiyatlarına yansıyacağı düşüncesinin bu madene yatırım yapılmasına sebep olduğunu da dile getirerek, son günlerde talep oluşan "külçe bakır" satışlarının da artış beklentisiyle ilgili olduğunu ifade etti. Ünalmış, bu durumun olumlu ve olumsuz etkilerinin bulunduğunu belirterek, "Fiyat hızlı yükselirse o kadar hızlı düşebilir" sözünün ekonomideki genel bir değerlendirme olduğunu söyledi. Prof. Dr. Ünalmış, keskin artış ve düşüşlerin devam edebileceğini de sözlerine ekledi.
Aziz İhsan Aktaş davasınında savunma yapan Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı: "Benim bir suç işlemediğimi bilirkişiler biliyor"
03 Şubat 2026 Salı - 13:42 Aziz İhsan Aktaş davasınında savunma yapan Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı: "Benim bir suç işlemediğimi bilirkişiler biliyor" Aziz İhsan Aktaş davasında savunma yapan Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı Ali Rıza Yılmaz, "Bu ihalelerin yapılması sürecinde eğer ben bunları bilmiş olsaydım veya bu konuda yazılı veya sözlü bir şikayet gelmiş olsaydı, kamunun zararı ve menfaati için ne gerekiyorsa yaparım. İftiracılar kendilerini kurtarmak için beni suçladı" dedi. Duruşmaya, yaklaşık 1 saat ara verildi. Aziz İhsan Aktaş davası 5’inci gününde devam ediyor. Duruşmada görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ali Rıza Yılmaz savunma yaptı. Duruşmada savunma yapan görevinden uzaklaştırılan Beşiktaş Belediye Başkan Yardımcısı tutuklu sanık Ali Rıza Yılmaz, "Ben Beşiktaş Belediyesi siyasi başkan yardımcısıyım. Hayata tutunmak için bütün ömrüm boyunca mücadele ettim. 70 yaşındayım, Ömrümde suç örgütleriyle, çetelere karşı mücadele vererek geçti. Bu konuda ciddi bedeller ödedim. Daha da bedelleri ödemeye de devam ediyorum. Bunun özellikle bilinmesini istiyorum. 2019 yılında Beşiktaş Belediyesi’nde meclis üyesi olarak seçildim. Belediye Başkanımız Rıza Akpolat beni belediye başkan yardımcısı olarak görevlendirdi. Bu görevlendirmede yalnızca destek hizmetleri müdürlüğü birimi bana bağlı değildi. 6-7 tane birim bağlıydı. Haksız, adaletsiz ve hukuksuz, tek taraflı olarak hazırlanan bir iddianame ile ilgili görüşlerim olacaktır. Ben 10 aydır bugünü bekliyorum, 10 aydır tutukluyum. Haksız, hukuksuz, adaletsiz olarak tutuklandım. Bizim yönetim anlayışımız katılımcı, şeffaf, hesap verilebilir, kamu menfaati ve çıkarını düşünen bir yerel yönetim anlayışıdır. Çünkü yerel yönetimler demokrasinin beşiğidir. Ben bürokrat değilim, ben teknokrat değilim. Ben seçilmiş meclis üyesiyim ve siyasi başkan yardımcısıyım. Sayıştay müfettişleri 2 senede bir gelmesi gerekirken, bizim belediyemize her sene gelirlerdi. Mülkiye müfettişleri her sene genel denetime gelirlerdi. Yapılan denetimlerde hiçbir suçlamayla karşılaşmadık. Bu suçlamalardan alnımızın akıyla çıktık. Eğer devletin bu kurumlarının yaptığı denetimlerin verdiği raporların bir anlamı yoksa o zaman bu kurumları yok sayacaksak ne anlamı var? Biz bu süreçlerde ne ben ne de arkadaşlarım herhangi bir suç işlemedik" ifadelerini kullandı. "Benim bir suç işlemediğimi bilirkişiler biliyor" Savunmasının devamında suç işlemediğine vurgu yapan sanık Yılmaz, "Bir sene önce Belediye Başkanımız tutuklandı. Belediye Başkanından sonra yani 10 ay önce de ben tutuklandım arkadaşlarımla beraber. Evimde arama yapıldı. Ben suçlu değilim ki veya bir suç işlemiş değilim ki, evimde benim gizli saklı neyim olabilir? Ben ihaleye fesat karıştırmaktan tutuklandım. Bilirkişi raporlarına baktığımızda benim sadece o ihalelere olur verdiğim görülecektir. Zaten sayın savcılık beni mahkemeye sevk ettiği zaman da ihalelere olur verdiğim şeklinde beni suçlayarak gönderiyordu. Buradan haykırarak söylemek istiyorum, olur vermenin anlamı nedir? Savcılık olur vermenin anlamının ne olduğunu bilmiyor mu? Şimdi bu bilirkişi raporları neden hazırlanır? Bu bilirkişi raporları neden alınır? Bilirkişi raporlarını hazırlayanlar, bilirkişiler onlarca, yüzlerce bu ihaleleri denetliyorlar. Kendi konularında mevzuata hakimler, ihale yasası ve mevzuatı konusunda deneyimli insanlar. Benim attığım imzanın karşılığının ne olduğunu biliyorlar. Bundan dolayı benim bir suç işlemediğimi de bilirkişiler biliyor. Bu konuda raporu, dört tane ihaleyle ilgili raporu savcılığa bildiriyorlar. Savcılık bunu kesinlikle göz önünde bulundurmuyor. Ben bunun nedenini çok merak ediyorum. Bu ön yargı neden? Ben siyasi olduğum için mi, Cumhuriyet Halk Partili olduğum için mi bu ön yargı var? Kesinlikle bunu kabul etmiyorum. Peşinen suçlu ilan edildim, aleyhimde onlarca ifade verildi" şeklinde konuştu. "İhalelerin yapılması sürecinde bunları bilmiş olsaydım kamunun zararı ve menfaati için ne gerekiyorsa yaparım" Savunmasına devam eden sanık Yılmaz, "Ayrıca yine bilirkişi raporlarında ihaleleri alan firmalarla ilgili bir organik bağımın ve bir ilişkimin olduğu, onlarla temasta bulunduğuma dair bilirkişi raporlarında tespitte bulunulmamıştır. Dolayısıyla bu ihale süreçlerinde kesinlikle tarafıma yazılı ve sözlü olarak bir bildirim söz konusu değildir. İhaleyi alan firma ve firmalarla ilgili bir organik bağımın olduğuna ve onlarla temasta bulunduğuma dair bilirkişi raporlarında bir tespitte bulunulmamıştır. Bu ihale süreçlerinde kesinlikle tarafıma yazılı ve sözlü olarak bir bildirim söz konusu değildir. Bu ihalelerin yapılması sürecinde eğer ben bunları bilmiş olsaydım veya bu konuda yazılı veya sözlü bir şikayet gelmiş olsaydı, kamunun zararı ve menfaati için ne gerekiyorsa yaparım. İftiracılar kendilerini kurtarmak için beni suçladı. Attıkları yalan iftiralar, beyanlar soyut ve mesnetsizdir, kesinlikle kabul etmiyorum. Mustafa Mutlu’nun geçmişini bilmem. Mustafa Mutlu kim ki bana talimat verecek? Mutlu’nun himayesinde çalışan birisi değilim. Bu konuda somut olarak suçu teşkil edildiğine dair iddianamede bir delil, beyan var mıdır? Bu suçlamayı kesinlikle reddediyorum. Genel anlamda Belediye Yasası mevzuatı ile ilgili, Kültür Bakanlığı’ndan, Valilikten, Kaymakamlıktan bir evrak geldiğinde, hukuksal olarak bir problem olduğunda Mutlu’ya danışmış ve soru sormuş olabilirim ama ben ihaleleri şöyle yapalım böyle yapalım veya o bana ihaleleri organize edelim diye herhangi bir şey yapmadım. Benim öyle bir yetkim, sorumluluğum yok" dedi. "Ozan İş, bu sürecin sorumlusudur" Savunmasında, Aziz İhsan Aktaş’ın kendisini tehdit etmediğini belirten Yılmaz, "Bir gün Ozan İş beni aradı, bana, ‘başkanım neredesin ne yaptın’ dedi. Belediyede çalıştığımı ve yoğun olduğumu söyledim. O da bana, ‘misafirim var geleceğim’ dedi. Aziz İhsan Aktaş geldi, ben bütün misafirlerime merhaba dedim, karşıladım. Kesinlikle Aziz İhsan Aktaş‘ı bir zorlama bir tehdit etme, böyle bir şey söz konusu olamaz. Bana, rüşvet, kişisel menfaat diye bir suçlama iddianamede yok. Ozan İş’in uydurması bir yalanı şimdi bir adama malı zorla satacaksınız, tehdit edeceksiniz, ondan sonra açıktan bir menfaat edecek. Böyle bir şey olabilir mi? Yapılan usulde bir hata var mı, kamu zararı söz konusu mudur? Bunların kesinlikle söz konusu olmadığı görülecektir. Önder Gedik ifadesinde, bu süreci kimlerle yürüttüğünü açıklamıştır. Ozan İş, bu sürecin sorumlusudur. Bu süreci yürüten, Ozan İş’tir ama Ozan İş, kendisini kurtarmak için kesinlikle benim şahsıma iftira atmaktadır. Aziz İhsan Aktaş‘a da sorulmasını isterim, bu gayrimenkulün satışında bana Mustafa Mutlu‘ya Alican’a ne menfaat sağlamış? Bu soru Aktaş’a sorulsun, bunun cevabını versin Aktaş" diye konuştu. Duruşmaya, yaklaşık 1 saat ara verildi.
Kristal Kule’de teslimler başladı
03 Şubat 2026 Salı - 13:30 Kristal Kule’de teslimler başladı Gayrimenkul sektöründe hayata geçirdiği projelerle yaşama değer katan alanlar üreten İhlas Holding İnşaat Grubu, İstanbul’un merkezi lokasyonlarından Beylikdüzü’nde inşa ettiği Kristal Kule projesinde ofis teslimlerine başladı. İstanbul’da son yıllarda değeri hızla yükselen ve iş yaşamının yeni odak noktası haline gelen Beylikdüzü, Kristal Kule projesiyle önemli bir çehreye kavuşuyor. İhlas İnşaat güvencesiyle hayata geçirilen Kristal Kule; Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nin yanında, merkezi konumu ve yüksek ulaşım erişilebilirliğiyle iş dünyasına önemli imkanlar sunuyor. Yapılan açıklamaya göre, Beylikdüzü Metrobüs Beykent Durağı’na komşu, E-5 karayoluna cepheli olarak konumlanan 35 katlı proje; göz alıcı mimarisiyle modern ofis anlayışını yeniden tanımlıyor. Şehrin ana arterlerine kolay ulaşım imkânı sunan E5 yolu Tüyap kavşağında, Hadımköy bağlantı yolunun yanı başında yükselen proje, güçlü lokasyonu, çağdaş tasarımı ve yatırım potansiyeliyle hem kurumsal firmalar, hem de yatırımcılar için kazançlı bir adres olarak öne çıkıyor. 307 ofisle birlikte tüm ihtiyaçlara yanıt verecek 8 dükkandan meydana gelen projede hemen teslim avantajına sahip ofislerin satışları devam ediyor. Seçkin konum, deniz ve göl manzaralı ofisler Açıklamaya göre, proje E-5 hattı üzerindeki seçkin konumu ve Marmara Denizi ile Büyükçekmece Gölü’ne hâkim manzarası sayesinde ayrıcalıklı bir çalışma deneyimi sunuyor. Beylikdüzü’nde Tüyap Fuar ve Kongre Merkezi’nin yanında, E5 ile Hadımköy bağlantı yolunun kesişim noktasında yer alan proje; İstanbul Havalimanı’na rahat ve kesintisiz ulaşım avantajı, lokasyon değeri ve yatırım potansiyeliyle, iş dünyası için İstanbul’un yükselen çekim merkezi olarak öne çıkıyor. Kristal Kule, çevresinde konumlanan alışveriş merkezleri, eğitim kuruluşları ve sağlık tesisleriyle birlikte bulunduğu bölgeye değer katıyor. 3.80 metrelik tavan yüksekliğine sahip çalışma alanlarının yer aldığı projede ayrıca toplantı odaları, 7/24 kameralı güvenlik, resepsiyon hizmeti, bay-bayan mescidi gibi imkanlar bir arada sunuluyor. Öte yandan proje bünyesinde 330 araç kapasiteli kapalı ve 130 araç kapasiteli açık olmak üzere toplam 460 araç kapasiteli otopark bulunuyor. Her biri 107 metrekare alana sahip ve her katta 9 ofisin yer aldığı projede teslime hazır ofislerde taşınmalar devam ediyor.