Yerel Haberler
İstanbul
Sultangazi’de şenlik tadında yarıyıl
27 Ocak 2026 Salı - 16:33 Sultangazi’de şenlik tadında yarıyıl Sultangazi Belediyesi, yarıyıl etkinliklerine hız kesmeden devam ediyor. Çocuklar, birbirinden eğlenceli tiyatro, sinema ve gösterilerle keyifli zaman geçirirken sosyalleşme fırsatı da buluyor. Sultangazi Belediyesi, 2025-2026 eğitim öğretim yılının ilk dönemini tamamlayan çocuklar için eğlenceli bir etkinlik takvimi hazırlamıştı. Tatilde bir haftayı geride bırakan çocukları bu hafta da birbirinden renkli etkinlikler bekliyor. Yavuz Bülent Bakiler Kültür Sanat ve Edebiyat Sezonu kapsamında tiyatrodan söyleşiye, müzikalden çocuk gösterilerine kadar birçok etkinlik minik izleyicilerle buluşuyor. Minikler keyifli zaman geçirmenin yanı sıra eğitici ve öğretici etkinliklerle farklı dünyaların kapılarını aralıyor. Etkinlikler minik izleyicilerden ve ailelerinden de tam not alıyor. Ara tatil yine çok eğlenceli Sultangazi Belediye Başkanı Abdurrahman Dursun, "Yarıyıl tatilinde bir haftayı geride bıraktık. Çocukları kültür-sanatın etkileyici dünyasıyla buluştururken tatillerini en verimli şekilde geçirmeleri için birbirinden keyifli etkinlikler düzenliyoruz. Gördükleri her şeyi uygulayan miniklerimizin tiyatro oyunlarıyla görerek öğrenmelerini sağlıyoruz. Aynı zamanda yaşıtlarıyla zaman geçirerek sosyalleşen çocuklarımızın keyifli ve kaliteli zaman geçirmelerini sağlıyoruz. Ara tatilde tüm çocuklarımızı ve velilerini etkinliklerimize bekliyoruz" diye konuştu.
Sedef Kabaş adli kontrolle serbest bırakıldı
27 Ocak 2026 Salı - 16:00 Sedef Kabaş adli kontrolle serbest bırakıldı Sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımlar nedeniyle gözaltına alınan gazeteci Sedef Kabaş, yurt dışına çıkış yasağı ve haftada 2 gün imza şeklinde adli kontrol kararı uygulanarak serbest bırakıldı. Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma çerçevesinde gazeteci Sedef Kabaş, "Cumhurbaşkanına hakaret" ve "suç işlemeye tahrik" suçları kapsamında dün akşam saatlerinde gözaltına alındı. Sabah saatlerinde Anadolu Adliyesine sevk edilen Kabaş’ın savcılık işlemleri tamamlandı. Savcılıkta ifadesi alınan Kabaş, adli kontrol uygulanması talebiyle nöbetçi sulh ceza hâkimliğine sevk edildi. "Milyonlarca insanın kullanmış olduğu bir ifadedir" Sedef Kabaş savcılık ifadesinde, "Üzerime atılı suçlama hakkında bilgi sahibiyim. Avukatım eşliğinde karakolda vermiş olduğum ifadeyi aynen tekrar ederim. Bana sormuş olduğunuz @sedefkabas rumuzlu X isimli sosyal medya hesabı bana aittir. Hesabı sadece ben kullanırım. Bana sormuş olduğunuz paylaşımları anladım. 9 Eylül 2025 tarihinde yapmış olduğum "Darbeyi hala sadece askerler yapar sanan var mı" şeklinde başlayan paylaşımı ben yaptım. Burada kullanmış olduğum sivil darbe ifadesi bir suç unsuru içermez. Milyonlarca insanın kullanmış olduğu bir ifadedir. 29 Eylül 2025 tarihli "Motoru olmayan uçak yapmışlar.... Sahte diploma ile mezun olmuşlar, meşruiyeti olmadan ülke yönetiyorlar" şeklindeki paylaşım bana aittir. Sahte diploma ile kastettiğim sahte diploma skandalı kapsamındaki kişilerdir. Haberlerde 400’den fazla kişinin sahte diploma ile mezun olduğunu bende tüm kamu gibi öğrendim" dedi. "Somut olarak herhangi bir kişiyi kastetmedim" Kabaş, "Somut olarak herhangi bir kişiyi kastetmedim. Zaten kullanmış olduğum ifadelerde çoğul ifadelerde bulundum. Herhangi bir kişiyi işaret etmedim. 9 Eylül 2025 tarihli "bundan sonra seçimler göstermelik yapılacaktır, sandık olacak ama demokrasi olmayacaktır, bundan böyle tek çözüm sivil itaatsizliktir" şeklindeki paylaşımda bana aittir. Sivil itaatsizlik bir anayasal haktır. Tıpkı grev, boykot sine-i millete dönmek, protesto, yürüyüş gibi, Burada kastettiğim Anayasal hakkın kullanılmasıdır. Anayasal hakkın kullanılmasına yönelik söylemimde suç unsuru aramak esasen suçtur. Burada herhangi bir şekilde suç işlemeye yönelik bir çağrı yoktur. Yapmış olduğum tüm paylaşımlar ifade özgürlüğü kapsamındadır. Hiçbir şekilde hakaret, suça teşvik ya da bir suç unsuru barındırmaz. Benim bir gazeteci olarak bunları dahi yazamamam halinde herhangi bir şekilde söz söyleme hakkım bulunmaz. Mümkün de olmaz. Suçlamayı kabul etmiyorum. Söyleyeceklerim bunlardan ibarettir" ifadelerini kullandı. Kabaş, yurt dışına çıkış yasağı ve haftada 2 gün imza şeklinde adli kontrol kararı uygulanarak serbest bırakıldı.
‘Casperler’ suç örgütüne yönelik 18 yaşından küçük 68 kişi hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı
27 Ocak 2026 Salı - 15:40 ‘Casperler’ suç örgütüne yönelik 18 yaşından küçük 68 kişi hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı Kamuoyunda ‘Casperler’ olarak bilinen silahlı suç örgütüne yönelik 18 yaşından küçük 68 kişi hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı. İddianamede, sosyal medyayı adeta bir özendirme amacı olarak kullandığı ve eylemlerde ön planda bulunan çocukların birçoğunun ekonomik şartları yetersiz mahallerde yaşayan çocuklar olduğu aktarıldı. Kamuoyunda ‘Casperler’ olarak bilinen silahlı organize suç örgütüne yönelik 18 yaşından küçük 68 kişi hakkında hazırlanan iddianamenin detayları ortaya çıktı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nca hazırlanan iddianamede 7 kişi ‘mağdur’, 57 kişi ‘müşteki’, 4 kişi ‘maktul’ ve 68 kişi ‘suça sürüklenen çocuk’ sıfatıyla yer aldı. Hazırlanan iddianamede, örgütün lideri olduğu iddia edilen ‘Hamuş’ kod adlı İsmail Atız ile yöneticisi konumundaki şüphelilerin Bahçelievler’de çocukluk arkadaşı olarak ve aile ilişkileriyle haksız kazanç elde etmek amacıyla bir araya geldikleri, örgüt yöneticisi konumunda ise Mehmet Erhan Atız, Hüseyin Kaan Akkuş, "Burak Bulut" kod adlı İsmayil Göleli, "çaki" kod adlı İsa Doğan, Süleyman Doğan ve "dayı" kod adlı Serhat Başakçi’nin bulunduğu aktarıldı. Camiada söz sahibi olmaya çalıştıkları, bu amaçları doğrultusunda İstanbul’da birçok silahlı olaya karıştıkları belirtildi Sanık İsmail Atız’ın liderliği ve baskısı altında örgütün silahlandığının belirtildiği iddianamede, baskı ve cebirle mağdurları sindirdikleri, şüpheliler ve suça sürüklenen çocukların mal varlıklarından edindikleri menfaatlerle etki alanlarını genişlettikleri, edindikleri menfaatlerle güçlenerek gayri meşru faaliyet gösteren camiada söz sahibi olmaya çalıştıkları, bu amaçları doğrultusunda İstanbul’da birçok silahlı olaya karıştıkları, iş yerleri ve kamuya açık alanlarda silah kullanmaktan çekinmedikleri, baskı altına almaya çalıştıkları kişilerin iş yerlerini kurşunladıkları kaydedildi. Örgütün lider ve yöneticilerinin yönettiği sosyal medya hesaplarından gerçekleştirdikleri eylemlere ait görüntü kayıtlarını, örgütün devamlılığını sağlamak ve örgüt üyelerini bir arada tutmak amacıyla paylaştıklarının anlatıldığı iddianamede, yapmış oldukları paylaşımların özellikle 16-25 yaş grubu arasında hızlı bir şekilde yayıldığı, paylaşımların bahse konu yaş grubu aralığında yer alan kişileri örgüte kazandırmada veya örgüte karşı en azından sempati duymak konusunda etkili olduğu ve yapılan paylaşımların içeriğinin bazı platformlarda, hayal ürünü olan suç konulu dizi ve filmlerden alıntılar yaparak doldurdukları ifade edildi. Örgütün sosyal medyayı adeta bir özendirme amacı olarak kullandığı kaydedildi Hazırlanan iddianamede, fiziksel ve ruhsal sorunlar etkisinde kalan çocuk ve genç bireylerin kendini ispatlama güdüsüyle hareket ederek örgüte katılım için gönüllü oldukları, örgüt içerisinde kendilerine sunulacağı söylenen hayata ulaşmak amacıyla örgüt lideriyle yöneticilerine mutlak bir bağlılık gösterdikleri ve örgütün sosyal medyayı adeta bir özendirme amacı olarak kullandığı belirtildi. Çocuklara eylemler karşılığında 10 bin lira ile 50 bin lira arasında para verileceği yönünde vaatlerde bulunulduğu belirtildi Örgütün gerçekleştirdiği çoğu eylemde özellikle motosiklet kullanmayı bilen 18 yaşından küçüklerin ağırlıkta olduğunun aktarıldığı iddianamede, eylemlerde ön planda bulunan bu çocukların birçoğunun ekonomik şartları yetersiz mahallerde yaşayan çocuklar olduğu ve verilen talimatları yerine getiren çocuklara eylemler karşılığında 10 bin lira ile 50 bin lira arasında para verileceği yönünde vaatlerde bulunulduğu ifade edildi. Hazırlanan iddianamede suça sürüklenen çocuklar hakkında "suç işlemek amacıyla silahlı suç örgütüne üye olma", "tasarlayarak kasten öldürme", "çocuğa karşı tasarlayarak öldürme", "çocuğa karşı kasten öldürmeye teşebbüs", "kasten öldürmeye teşebbüs", "6136 Sayılı Kanun’a muhalefet etme", "kasten yaralama", "silahla kasten yaralama", "nitelikli yağma", "nitelikli yağmaya teşebbüs", "mala zarar verme", "nitelikli mala zarar verme", "nitelikli silahla tehdit", "genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması", "suçu bildirmeme", "birden fazla kişi tarafından birlikte kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", "suçluyu kayırma" ve "birden fazla kişi tarafından birlikte gece vakti konut dokunulmazlığını ihlal" gibi suçlardan değişen oranlarda hapis cezası talep edildi. Bakırköy 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nin iddianame üzerindeki değerlendirmesi sürüyor.
"Seçmen Lazım", "Şebbaz" ve "Kadınlık Bizde Kalsın" Türkiye turnesine çıkıyor
27 Ocak 2026 Salı - 15:33 "Seçmen Lazım", "Şebbaz" ve "Kadınlık Bizde Kalsın" Türkiye turnesine çıkıyor Seçmen Lazım, Şebbaz ve Kadınlık Bizde Kalsın-Sevme Beni tiyatro oyunları, Türkiye’nin farklı şehirlerinde sahnelenecek. Biletinial’dan yapılan açıklamaya göre, güncel toplumsal meselelere mizahi bir bakış sunan "Seçmen Lazım", temposu yüksek anlatımıyla izleyicilere hem düşündüren hem de eğlenceli bir tiyatro deneyimi vadediyor. Oyun, 4 Şubat’ta Muğla Fethiye Belediyesi Kültür Merkezi’nde, 5 Şubat’ta Antalya Türkan Şoray Kültür Merkezi’nde, 6 Şubat’ta Manavgat Atatürk Kültür Merkezi’nde, 13 Şubat’ta Aydın Şükran Güngör - Yıldız Kenter Tiyatro Salonu’nda, 14 Şubat’ta Eskişehir Yunus Emre Kültür Merkezi’nde, 18 Nisan’da Mersin Mezitli Kültür Merkezi’nde ve 19 Nisan’da Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda seyirciyle buluşacak. "Şebbaz" oyunu ise 21 Ocak’ta İzmir AKM Yunus Emre Salonu’nda sahnelenecek, ardından 24 Ocak’ta İstanbul Kadıköy Eğitim Sahnesi’nde ve 27 Ocak’ta İstanbul Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak. 31 Ocak’ta Bursa BAOB Sahne’de, 8 Şubat’ta Ankara MEB Şura Salonu’nda gerçekleşecek gösterimlerin ardından 11 Şubat’ta İstanbul Sahne Dragos’ta, 15 Şubat’ta Samsun Atakum Belediyesi Ata Sahne Sanat Merkezi’nde, 16 Şubat’ta Ordu Kültür Merkezi ve 17 Şubat’ta Samsun Büyükşehir Belediyesi Sanat Merkezi’nde sahnelenecek. Ayrıca oyun, 27 Şubat’ta İstanbul Caddebostan Kültür Merkezi Büyük Salon’da, 3 Mart’ta ise İstanbul ENKA Oditoryumu’nda tiyatroseverlerle buluşacak. Yılmaz Erdoğan’ın klasikleşmiş eserinin güncel uyarlaması "Kadınlık Bizde Kalsın - Sevme Beni" de Türkiye’nin farklı şehirlerinde geniş bir gösterim takvimiyle sahneleniyor. Oyun, 24 Ocak’ta Sakarya TED Sakarya Koleji’nde, 27 Ocak’ta İzmir Bostanlı Suat Taşer Salonu ve 28 Ocak’ta İzmir Narlıdere AKM Gürdal Tosun Sahnesi’nde sahnelenecek. 3 Şubat’ta Bursa BAOB Sahne’de, 5 Şubat’ta Eskişehir Vehbi Koç Kongre Merkezi’nde, 6 Şubat’ta Ankara Kulis Sanat Tiyatrosu Panora’da, 7 Şubat’ta Ankara Etimesgut Korkut Ata Kültür ve Kongre Merkezi’nde, 9 Şubat’ta Bartın Kültür Merkezi’nde, 10 Şubat’ta Karabük Leyla Dizdar Kültür Merkezi’nde ve 11 Şubat’ta Zonguldak Hüseyin Tatoğlu Kültür Merkezi’nde seyirciyle buluşacak. İstanbul seyircisi ise oyunu 27 Şubat’ta İstanbul Maltepe Dragos Sahne ve 24 Mart’ta İstanbul Mall Of İstanbul Biletinial Moi Sahne’de oyunu izleme imkanı bulacak. Oyunların biletlerine Biletinial’dan ulaşılabilecek.
Türk halk müziğinin usta ismi Seha Okuş son yolculuğuna uğurlandı
27 Ocak 2026 Salı - 15:32 Türk halk müziğinin usta ismi Seha Okuş son yolculuğuna uğurlandı ’Hasretinle Yandı Gönlüm’ eseriyle hafızalara kazınan Türk halk müziğinin usta ismi, usta oyuncu Müjdat Gezen’in halası Seha Okuş, Zincirlikuyu Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından son yolculuğuna uğurlandı. Türk halk müziğinin unutulmaz eserleri arasında yer alan "Hasretinle Yandı Gönlüm", "Burçak Tarlası" ve "Seher Vakti Bülbül Ağlar" gibi bir çok eserle hafızalara kazınan usta sanatçı Seha Okuş, sağlık sorunları nedeniyle 98 yaşında hayatını kaybetti. Sevenlerini yasa boğan usta sanatçı için Zincirlikuyu Camii’nde öğle namazına müteakip cenaze namazı düzenlendi. Namaza sanatçının ailesi, yakınları ve sevenleri katıldı. Seha Okuş, kılınan cenaze namazının ardından Zincirlikuyu Mezarlığı’nda toprağa verildi. Öte yandan törene katılan Müjdat Gezen de taziyeleri kabul etti. "Gerçekten çok seviliyormuş" Basın mensuplarına konuşan Seha Okuş’un yeğeni Fikret Okuş, halasının çok sevildiğini ifade ederek, "Buradaki kalabalığı hepiniz görüyorsunuz. Hem sağlığında hem de vefatından sonra bize çok büyük mesajlar verdi. Anladığım şu ki gerçekten çok seviliyormuş. Halamın da bu kadar sevildiğinin çok farkında değildik. Özellikle ’Hasretinden Yandı Gönlüm’ türküsü, vefatından sonra gerek sosyal medyada gerek basında bahsedildiği zaman kendisini tanımayanlar ne kadar güzel deyip sosyal medyada çok güzel, çok sıcak mesajlar ilettiler. Halamın sevenlerine şükranlarımı sunuyorum. Buraya kadar gelenlere çok teşekkür ediyoruz. Ayaklarına sağlık. Allah rahmet eylesin" dedi. "Kendisi o eşsiz sesiyle her zaman yaşayacak" Şarkıcı Betül Demir ise, "Ruhu şad olsun. Başımız sağ olsun. Böylesi büyük sanatçılar, efsaneler çok zor gelir. Kendisi o eşsiz sesiyle her zaman yaşayacak" diye konuştu.
Yıldız Kaşifleri programına 34 üniversiteden 830 öğrenci başvurdu
27 Ocak 2026 Salı - 15:27 Yıldız Kaşifleri programına 34 üniversiteden 830 öğrenci başvurdu Yıldız Teknik Üniversitesi ve Yıldız Teknopark iş birliğiyle yürütülen Türkiye’nin üniversitelerarası en büyük girişimcilik programı Yıldız Kaşifleri’nin ikinci dönemine, YTÜ öğrencilerinin ekip lideri olduğu proje takımlarına 34 farklı üniversiteden öğrenciler katılım gösterdi. Toplamda 830 öğrenci ve 167 proje başvurusunun yapıldığı programda, proje sayısı ikiye katlanırken milli teknoloji hamlesinin lokomotifi savunma sanayii 50 proje ile ilk sırada yer aldı. Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) ve YTÜ Yıldız Teknopark tarafından üniversitelerarası en büyük girişimcilik programı olarak 2025 yılında hayata geçirilen Yıldız Kaşifleri, ikinci dönem başvurularında çıtayı yükseltti. Geçen yıl 81 takımın başvuru yaptığı programda bu sayı yüzde 106’lık artışla 81’den 167’ye çıktı. Öğrenci sayısı ise 353’ten 830’a yükseldi. Başvuruların yüzde 50’si savunma sanayii odaklı projeler oldu. Milli ve yerli teknoloji hamlesindeki ivme Yıldız Kaşifleri’ne de yansıdı. Ulusala açıldı, başvurular ikiye katlandı İlk döneminde Yıldız Teknik Üniversitesi öğrencilerine hitap eden program, ikinci döneminde kapılarını tüm Türkiye’ye açtı. Geçen yıl 353 öğrencinin yer aldığı 81 takımın başvuru yaptığı programa, ikinci dönemde 830 öğrencinin yer aldığı 167 takım başvurdu. YTÜ öğrencilerinin ekip lideri olduğu proje takımlarına 34 farklı üniversiteden öğrenciler de katılım gösterdi. Program, lisans öğrencilerinin yanı sıra lisansüstü seviyesinde de ilgi gördü. İlk döneminde 76 olan lisans seviyesindeki ekip lideri sayısı ikinci dönemde 153’e yükseldi. Lisansüstü seviyesindeki başvurular ise 4’ten 14’e yükseldi. Milli teknoloji hamlesi ‘Yıldızlar’ın odağında Programın ikinci döneminde stratejik alanlara yönelik proje yoğunluğu dikkat çekti. Toplam 167 takım başvurusundan 109’u stratejik alanlardan geldi. Milli teknoloji hamlesinin lokomotifi savunma sanayii 50 proje ile en çok başvurunun yapıldığı alan oldu. Onu 26 proje ile sağlık teknolojileri, 18 proje ile çevre ve sürdürülebilirlik, 15 proje ile tarım teknolojileri takip etti. Kamu ve vakıf üniversitelerinden yoğun ilgi Programa İTÜ, Boğaziçi Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi, İstanbul Üniversitesi ve Marmara Üniversitesi başta olmak üzere Kocaeli Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, Sakarya Üniversitesi, Fırat Üniversitesi, Pamukkale Üniversitesi, Karabük Üniversitesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi’nin de aralarında olduğu 34 yükseköğretim kurumundan öğrenci başvuruda bulundu. Kamu üniversitelerinin yanı sıra vakıf üniversitelerinin öğrencileri de yoğun ilgi gösterdi. Geçmişin başarısı, geleceğin teminatı Geçtiğimiz dönem programa dahil olan projeler, yeni dönemin niteliği hakkında da ipuçları veriyor. Enkaz altındaki sinyalleri analiz eden arama-kurtarma girişimi ATLAS, otonom konteyner araçlarla arıcılıkta devrim yapan Beebal ve savaşan İHA projesi Lagari gibi girişimler, Yıldız Kaşifleri’nin başarı hikayeleri olarak öne çıktı. Yeni dönemde ise sürü İHA teknolojilerinden akıllı tarım sensörlerine, biyoteknolojik sağlık çözümlerinden yapay zekâ destekli savunma sistemlerine kadar onlarca yenilikçi fikir, Yıldız Kaşifleri desteğiyle hayata geçecek. "Gençler hazır, ülke hazır, zemin hazır" Programın başarısını ve stratejik önemini değerlendiren YTÜ Rektörü Prof. Dr. Eyüp Debik, bilim ve teknoloji ekseninde lisans öğrencilerine ciddi bir destek mekanizması sunan programın Türkiye’nin geleceğine yapılmış bir yatırım olduğunu vurguladı. Programın gördüğü yoğun ilginin gençlerin potansiyelini ortaya koyduğunu belirten Prof. Dr. Debik, "Geçen yıl ektiğimiz tohumların bugün savunma sanayinden sağlık teknolojilerine kadar filizlendiğini ve bir ormana dönüştüğünü görmek gurur verici" dedi. Gençlerin Milli Teknoloji Hamlesine olan inancına dikkat çeken Rektör Debik, şöyle konuştu: "İkinci dönemle birlikte Yıldız Kaşifleri programını, öğrencilerimizin ekip lideri olması şartıyla farklı üniversitelere de açtık. İkinci dönemde 34 farklı üniversiteden öğrencilerin katılım göstermesi ve başvuruların katlanması, vizyonumuzun gençlerimiz nezdinde ne kadar güçlü bir karşılık bulduğunun en somut kanıtı. Bu Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık yürüyüşünün ayak sesleridir. Gençlerimiz ‘biz de varız’ diyor, biz de onlara ‘sonuna kadar yanınızdayız’ diyoruz." Öğrenciyken girişimci olmak isteyen gençlerin önünü açmak ve 360 derece destek olmak istediklerini vurgulayan Rektör Debik, "Başvuru rakamları bize şunu gösteriyor: Gençler hazır, ülke hazır, zemin hazır. Bizim görevimiz, onlara doğru araçları ve gereksinim duydukları imkanları tam vaktinde sunmak" dedi. Yıldız Teknik Üniversitesi ve YTÜ Yıldız Teknopark iş birliğiyle yürütülen Yıldız Kaşifleri, üniversite tabanlı girişimcilik programları arasında bütçesi ve kapsamıyla Türkiye’nin en büyük girişimci destek mekanizması olma özelliğini taşıyor. Milli Teknoloji Hamlesi vizyonu doğrultusunda hayata geçirilen program, gençlerin yenilikçi fikirlerini akademik proje düzeyinden alıp ticarileşebilir, katma değeri yüksek teknoloji girişimlerine dönüştürmeyi hedefliyor. Lisans, yüksek lisans ve doktora seviyesindeki öğrencileri kapsayan bu dinamik ekosistem; savunma sanayinden biyoteknolojiye, yapay zekâdan sürdürülebilir enerjiye kadar stratejik alanlarda teknoloji üreten genç zihinlere "fikirden küresel pazara" uzanan profesyonel bir yol haritası sunuyor. Program, girişimcilere sunduğu 360 derecelik destek modeliyle klasik startup programlarından ayrışıyor. Girişimcilere, prototip geliştirme süreçlerinde ihtiyaç duydukları makine ve teçhizat temininden uluslararası prestijli yarışmalara katılım için ulaşım ve konaklama desteğine kadar uçtan uca kaynak sağlanıyor. Ayrıca, YTÜ Yıldız Teknopark’ın mentor ağından ve teknik altyapısından faydalanan takımlar, programın ilerleyen aşamalarında teknoparkın Londra, Dubai ve Amsterdam ofisleri üzerinden küresel yatırımcı ağlarına erişim ve uluslararası ölçeklenme fırsatı yakalayarak yerli teknolojiyi dünyaya ihraç etme fırsatı elde ediyor.
İş Bankası’ndan uluslararası piyasalarda mavi tahvil ihracı
27 Ocak 2026 Salı - 15:08 İş Bankası’ndan uluslararası piyasalarda mavi tahvil ihracı Türkiye İş Bankası, uluslararası piyasalardaki ilk mavi tahvil ihracını gerçekleştirdi. Toplam 50 milyon ABD doları tutarındaki ihracın vadesi 5 yıl olarak belirlendi. İş Bankası tarafında Birleşmiş Milletler Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’ndan "Sudaki Yaşam" odağında gerçekleştirilen mavi tahvil ihracından sağlanan kaynak, bankanın Sürdürülebilir Finans Çerçevesi’nde yer alan "Karasal ve Suya Ait Biyoçeşitliliğin Korunması" ile "Sürdürülebilir Su, Atık Su Yönetimi ve İklim Değişikliğine Uyum" başlıklarındaki finansman ihtiyaçlarına yönlendirilecek. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı ve Sürdürülebilirlik Lideri Ebru Özşuca, konuya ilişkin açıklamasında, sürdürülebilir finans alanında bir yeniliğe daha imza atmanın gururunu yaşadıklarını ifade etti. Bankanın sürdürülebilirlik yaklaşımının uzun vadeli değer oluşturma stratejisi ve iş yapış biçiminin temel taşını oluşturduğuna işaret eden Özşuca, çevresel ve sosyal etkinin finansmanın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurguladı. Bu yaklaşımla, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınmasına katkı sağlayacak yenilikçi ürün ve çözümler geliştirmeyi temel sorumlulukları arasında gördüklerini belirten Özşuca, "Günümüzde iklim değişikliğiyle mücadelede deniz ekosistemi özellikle öne çıkıyor. Biz de üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizde denizlerimizi korumaya yönelik çalışmalara uzun süredir destekte bulunuyoruz. Ülkemizin ilk insansız su altı planörü ile denizlere yönelik bilimsel çalışmalara katkımızdan denizlerin akciğeri olarak tanımlanan deniz çayırlarını ve pek çok deniz canlısına ev sahipliği yapan deniz mercanlarını korumaya kadar uzanan çeşitli projeler yürütüyoruz. Mavi tahvil ihracımızla, denizlerimizin ve su kaynaklarımızın korunmasına ve biyoçeşitliliğin artırılmasına destek sunarken, bu alanda uluslararası yatırımcılarla olan iş birliğimizi güçlendirmekten büyük mutluluk duyuyoruz" değerlendirmesinde bulundu. Tahvilin yatırımcılarından T Rowe Price’ın Etki Yatırımı Başkanı Matt Lawton işlemle ilgili şunları söyledi: "Deniz ekosistemlerini koruyan ve sürdürülebilir kıyı ekonomilerini destekleyen projelere finansman sağlayan İş Bankası’nın ilk mavi tahvil ihracında yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Yatırımımız, çevresel sorumluluk doğrultusunda sermayeyi harekete geçirme ve müşterilerimiz için uzun vadeli değer üretme taahhüdümüzü ortaya koyuyor. Bu işlemin, finansal inovasyonun mavi ekonomi için nasıl anlamlı bir etki oluşturabileceğini gösterdiğine inanıyoruz." Tahvilin diğer yatırımcısı Fidelity’den Mavi Dönüşüm Tahvil Fonu Portföy Yöneticisi Kris Atkinson ise "Mavi tahviller hem sudaki hem de karadaki ekosistemlerin korunması için sermayeyi yönlendirmede önemli bir araç. İş Bankası’nın tahvil ihracına yaptığımız bu yatırım ile denizlerin ve su kaynaklarının korunmasına sabit getirili enstrümanlar yoluyla da katkı sağlanabileceğine olan güçlü inancımızı ortaya koymayı amaçladık" şeklinde konuştu.
Aziz İhsan Aktaş duruşmasının görülmesine devam ediliyor
27 Ocak 2026 Salı - 14:56 Aziz İhsan Aktaş duruşmasının görülmesine devam ediliyor Belediye başkanlarına rüşvet vererek ihale süreçlerini organize ettiği iddia edilen ve liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen suç örgütüne yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılandığı davada mahkeme avukat taleplerine ilişkin ara karar oluşturdu. Mahkeme, avukatların dosyanın tefrik edilmesine ilişkin taleplerini reddetti. Liderliğini Aziz İhsan Aktaş’ın yaptığı öne sürülen çıkar amaçlı suç örgütü tarafından belediye başkanlarına rüşvet verilerek ihale süreçlerinin organize edilmesi iddiasına yönelik hazırlanan iddianame kapsamında 200 sanığın yargılanması devam ediyor. İstanbul 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Marmara Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi’nde bulunan 1 Nolu duruşma salonunda ilk celsesi görülmeye başlanılan duruşmada 33’ü tutuklu 200 sanık yargılanacak. Sanıkların arasında tutuklu Beşiktaş Belediye Başkanı Rıza Akpolat, tutuklu Avcılar Belediye Başkanı Utku Caner Çaykara, tutuklu Seyhan Belediye Başkanı Oya Tekin, tutuklu Ceyhan Belediye Başkanı Kadir Aydar, tutuklu Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Zeydan Karalar ile tahliye edilip görevine iade edilen Adıyaman Belediye Başkanı Abdurrahman Tutdere bulunuyor. Duruşmaya avukat taleplerinin değerlendirilmesi için verilen 1 saat aranın ardından devam ediliyor. Taleplere ilişkin değerlendirme yapan mahkeme heyeti, bir kısım sanık avukatlarının dosyanın tefrik edilmesine ilişkin taleplerinin reddedilmesine hükmetti. Duruşmaya sanıkların kimlik tespitleri ile devam ediliyor.