Yerel Haberler
İzmir
Genç veri bilimciler DATAFEST’te sektörün uzman isimleriyle buluştu 09 Mart 2026 Pazartesi - 15:12:38 Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026, veri bilimi ve teknoloji alanına ilgi duyan öğrencileri sektör profesyonelleriyle bir araya getirdi. Etkinlikte siber güvenlik, bulut teknolojileri ve dijital dönüşüm başlıkları ele alınırken, gençlere teknoloji dünyasındaki kariyer fırsatlarına ilişkin önemli bilgiler aktarıldı. Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) bünyesinde faaliyet gösteren İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026 etkinliği, akademi ile teknoloji sektörünü buluşturan önemli organizasyonlardan biri olarak öne çıktı. Veri bilimi, yazılım ve dijital teknolojilere ilgi duyan çok sayıda öğrencinin katıldığı etkinlikte, sektör temsilcileri hem güncel teknolojik gelişmeleri değerlendirdi hem de gençlere kariyer yolculuklarına ilişkin deneyimlerini aktardı. Siber güvenlik ve bulut teknolojileri ele alındı Etkinlik kapsamında teknoloji sektörünün deneyimli isimlerinden Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CEO’su Perviz Altay tarafından gerçekleştirilen sunumda, dijital dönüşüm sürecinde kurumların karşı karşıya kaldığı siber güvenlik tehditleri ve bu tehditlere karşı geliştirilen yeni nesil çözümler ele alındı. Altay, güvenli dijital altyapıların kurumlar için stratejik önem taşıdığına dikkat çekerken, bulut teknolojilerinin kurumların operasyonel verimliliğini artıran önemli bir dönüşüm aracı haline geldiğini vurguladı. Sunumun ardından gerçekleştirilen soru-cevap bölümünde öğrenciler, sektörün güncel ihtiyaçları ve teknoloji alanındaki kariyer fırsatlarına ilişkin merak ettikleri soruları doğrudan uzmanlara yöneltme imkânı buldu. Gençlere kariyer yolculuğu tavsiyeleri Etkinlikte ayrıca Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CTO’su Barış Bayram da öğrencilerle bir araya geldi. Bayram, yazılım geliştirme, veri analitiği ve siber güvenlik alanlarında kariyer hedefleyen gençlere sektörün beklentileri ve teknoloji dünyasında öne çıkmanın yolları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Teknoloji alanında sürdürülebilir başarı için sürekli öğrenmenin ve disiplinler arası bilgi birikiminin önemine dikkat çekti. Üniversite–sektör iş birliğine katkı DEÜ İstatistik ve Veri Bilimi Topluluğu tarafından düzenlenen DATAFEST 2026, öğrencilerin sektör profesyonelleriyle doğrudan temas kurmasına imkan sağlayan önemli bir platform olarak değerlendirildi. Topluluğun başkanlığını yürüten Dokuz Eylül Üniversitesi İstatistik Bölümü 2. sınıf öğrencisi Batuhan Yiğit Hazar, etkinliğin veri bilimi ve teknoloji alanına ilgi duyan gençler için önemli bir deneyim sunduğunu ifade etti. Etkinlik çekilişle tamamlandı Programın sonunda düzenlenen çekilişte etkinliğe katılan öğrenciler arasında çeşitli hediyeler dağıtıldı. DATAFEST 2026, akademi ile teknoloji sektörü arasındaki etkileşimi güçlendiren ve genç yeteneklerin teknoloji dünyasıyla buluşmasına katkı sağlayan bir organizasyon olarak tamamlandı.
09 Mart 2026 Pazartesi - 15:10 Dünyanın en küçük kitabı İzmir’de Türkiye’nin ilk kağıt ve kitap sanatları müzesi olan Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi, 2.4 x 2.9 milimetre ölçülerindeki dünyanın en küçük kitabına ev sahipliği yapıyor. Tarihi bir köşkte hizmet veren müze, kağıdın ve kitabın binlerce yıllık yolculuğunu nadide eserlerle meraklılarına sunuyor. Ege Üniversitesine bağlı eski Levanten köşklerinden 19. yüzyıla ait Ballian Konutu’nda 12 Aralık 2012’de kurulan müze, uluslararası alanda benzersiz bir konuma sahip bulunuyor. İçinde bir sanat galerisi de barındıran müzede, bin civarında obje kişi, kurum ve sanatçıların bağışlarıyla bir araya getirildi. Müzenin üst katında sergilenen ve ipek kağıda elle basılan milimetrik boyutlardaki kitap, ziyaretçilerin en çok dikkatini çeken eserlerin başında geliyor. Müzenin giriş katında kağıdın üretiminden sanat eserine dönüştüğü aşamalar sergilenirken, üst katında ise kitap sanatları, matbaa, sanatçı kitapları ve minyatür kitaplar gibi bölümler yer alıyor. Nadir eserler dikkat çekiyor Zengin bir koleksiyona sahip olan müzede; organik yazı malzemeleri, 15. yüzyıldan günümüze uzanan dünya renkli kağıtları, modern kağıt sanatı ve exlibris örnekleri sergileniyor. Matbaa bölümünde Gutenberg Matbaası’nda basılan orijinal inkunabel sayfası ile İbrahim Müteferrika Matbaası’nda basılan orijinal Vankulu Lügatı ziyaretçilerin ilgisine sunuluyor. Sanatçı kitapları bölümünde Andy Warhol’a ait üç boyutlu kitaplar yer alırken, çocuk kitapları bölümünde ise Küçük Prens, Moby Dick ve Alice Harikalar Diyarında gibi eserlerin üç boyutlu versiyonları bulunuyor. Kitaplardaki ustalar bölümünde ise Picasso, Chagall ve Matisse gibi sanatçıların özgün baskı resimlerini içeren eserler yer alıyor. Müze, hafta içi her gün 09.00 ile 17.00 saatleri arasında ziyaret edilebiliyor. Milimetrik kitap büyük ilgi görüyor Ege Üniversitesi Kağıt ve Kitap Sanatları Müzesi Müdürü Dr. Öğretim Üyesi Seda Ağırbaş, karanlık odalarda sergilenen eserlerin cilt ve sanatsal detaylarının yakından incelenebildiğini aktardı. Müzenin evrensel bir nitelik taşıdığını vurgulayan Ağırbaş, "Alt katta kağıdın tarihçesi, papirüs ve parşömen gibi organik yazı malzemeleri ile kağıdın oluşum süreci yer alıyor. Ardından dünyanın renkli kağıdı ve uluslararası ile yerel sanatçıların eserleriyle kağıt sanatının geldiği nokta sergileniyor. Ölçüleri 2.4 x 2.9 milimetre olan, ipek kağıda elle basılmış çok minik bir kitabımız da müzemizde ziyaretçilerin beğenisine sunulmaktadır." dedi. Eğitim işlevi ön planda Tarihi binanın iki katında hat, tezhip, minyatür, katı’ ve ebru gibi geleneksel kitap sanatlarına ait orijinal eserlerin yer aldığını kaydeden Ağırbaş, müzenin çok sayıda çalıştay, seminer ve sergiye ev sahipliği yaptığını söyledi. Her yıl Müzeler Haftası’nda koleksiyona uygun etkinlikler gerçekleştirdiklerini anlatan Ağırbaş, "Ziyaretçilerimiz sadece eserleri görmekle kalmayıp, kağıt ve kitap sanatları alanındaki pek çok etkinliğe de katılarak bu çalışmaları çok beğendiler. Müzelerin sadece sergileme değil, eğitim işlevi de bulunmaktadır. Nitekim hedef kitlemiz ilk ve ortaöğretimden üniversiteye kadar uzanıyor. Ağaç yaşken eğileceği düşüncesiyle çoğunlukla çocuklarımızı ve gençlerimizi hedefliyoruz." ifadelerini kullandı. Dünyayı ayaklarımıza sermişler Müzede kağıda ve kitaba dair bine yakın objenin bulunduğunu dile getiren Ağırbaş, Türkiye’de bir ilk olan müzenin 2013 yılında özel müze statüsü kazandığını hatırlattı. Ziyaretçi defterine bırakılan bir notu çok anlamlı bulduğunu belirten Ağırbaş, "Defterimizde yer alan ’Dünyayı ayaklarımıza sermişler, haberimiz yok’ yazısı, müzenin kağıdın ve kitabın kültürel tarihine eşlik eden evrensel boyutunu kanıtlıyor" şeklinde konuştu.
09 Mart 2026 Pazartesi - 14:36 Tarihi Arasta’da kadın emeği fotoğraflarla sergilendi İzmir’in Bergama ilçesinde açılan ’Arasta’da Kadın Olmak’ isimli sergi yoğun ilgi gördü. Bergama Arasta Kültür Sanat ve Eğitim Derneği’nce (BAKSED) 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla 7- 8 Mart tarihlerinde düzenlenen "Arasta‘da Kadın Olmak" isimli sergide Arasta‘da farklı alanlarda çalışan kadınların günlük yaşamları, emekleri ve mesleklerini icra ederken olan anları objektiflere yansıdı. Bergama Arasta Kültür Sanat ve Eğitim Derneği (BAKSED) Yönetim Kurulu Başkanı Av. Ahu Rubacı düzenledikleri etkinlik ile ilgili "Bugün burada 8 Mart Kadınlar Günü kapsamında bir çalışma gerçekleştiriyoruz. Bu çalışmayı üç adımda planladık. Video tanıtımları, Arastada dükkân sahibi olan zanaatkar, sanatçı ve esnaf kadınlarımızın dükkanlarına bir etiket tasarladık. Bu dükkanı ayakta tutan kadının adının ve dükkanın yerinin yazılı olduğu etiketleri dükkanlarının camlarına astık. Video çalışmasında ise "Burada Olmak Zor mu?" sorusunun cevabını aldık kadınların. Bugün de bunun üçüncü adımını gerçekleştiriyoruz. Aslında bu bir sergi değil bu bir tanıklık. Arastada bulunan halen faaliyette olan zanaatkar, sanatkar ve esnaf emekçi kadınların ellerinin fotoğraflarını çalıştık. Çünkü üretimin, emeğin ve hayatın en büyük yatırımının eller olduğunu düşünüyoruz" diye konuştu. Tarihi Osmanlı Arastası’ndaki ’Arasta’da Kadın Olmak’ isimli sergiye Bergamalılar yoğun ilgi gösterdi.
Trendyol Süper Lig: Göztepe: 0 - Kocaelispor: 0 (İlk yarı)
23 Kasım 2025 Pazar - 15:35 Trendyol Süper Lig: Göztepe: 0 - Kocaelispor: 0 (İlk yarı) Trendyol Süper Lig’in 13. haftasında Göztepe, Kocaelispor’u konuk ediyor. Karşılaşmanın ilk yarısı golsüz eşitlikle tamamlandı. Maçtan dakikalar (İlk yarı) 28. dakikada Linetty’nin sol taraftan kullandığı köşe vuruşunda çizgi önünde savunma meşin yuvarlağı uzaklaştırdı. 41. dakikada orta sahada Balogh’un, Juan’a kayarak yaptığı müdahale sonrasında hakem Ali Yılmaz, Balogh’a direkt kırmızı kart verdi. VAR’ın uyarısıyla pozisyonu izleyen Ali Yılmaz, Balogh’un kırmızı kartını iptal edip, sarı kartını gösterdi. 45+3. dakikada orta sahada futbolcular arasında çıkan kargaşada Miroshi’nin, Keita’ya yaptığı hareket sonrasında hakem Ali Yılmaz, Miroshi’ye direkt kırmızı kartını çıkardı. VAR’ın uyarasıyla hareketi tekrar izleyen Yılmaz, Miroshi’nin kırmızı kartını iptal edip, sarı kart verdi. Stat: Gürsel Aksel Hakemler: Ali Yılmaz, Mehmet Emin Tuğral, Erkan Akbulut Göztepe: Mateusz Lis, Taha Altıkardeş, Heliton, Malcom Bokele, Ruan, Novatus Miroshi, Anthony Dennis, Cherni, Efkan Bekiroğlu, Janderson, Juan Yedekler: Ekrem Kılıçarslan, Allan Godoi, Rhaldney, Ahmed Ildız, Junior Olaitan, İsmail Köybaşı, Tibet Durakçay, Salem Bouajila, Ogün Bayrak Teknik Direktör: Stanimir Stoilov Kocaelispor: Aleksandar Jovanovic, Ahmet Oğuz, Botond Balogh, Hrvoje Smolcic, Massadio Haidara, Habib Ali Keita, Daniel Agyei, Karol Linetty, Tayfur Bingöl, Can Keleş, Serdar Dursun Yedekler: Gökhan Değirmenci, Tarkan Serbest, Oleksandr Syrota, Anfernee Dijksteel, Muharrem Cinan, Show, Darko Churlinov, Furkan Gedik, Samet Yalçın, Joseph Nonge Boende Teknik Direktör: Selçuk İnan Sarı kartlar: Karol Linetty, Habib Ali Keita, Botond Balogh (Kocaelispor), Novatus Miroshi (Göztepe)
AK Partili Saygılı, İZBAN tartışması üzerinden CHP’li Güç’e yüklendi
23 Kasım 2025 Pazar - 11:43 AK Partili Saygılı, İZBAN tartışması üzerinden CHP’li Güç’e yüklendi AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, İZBAN’ın mali durumu ve işletmesine dair eleştiriler yönelten CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç’e yönelik sert bir açıklama yaparak, Güç’ün veri manipülasyonu yaptığını ve sosyal devlet anlayışını idrak edemediğini öne sürdü. Saygılı, açıklamasında toplu taşımanın ticari bir işletme değil, sosyal devletin bir gereği olduğunu vurgulayarak, "İZBAN ticarethane değil, sosyal devletin gereğidir! Dünyanın hangi gelişmiş ülkesinde toplu taşıma bakkal defteri hesabı ile yönetiliyor? Bu sistemler, yalnızca bilet geliriyle ayakta duran ticari yapılar değildir. Sübvanse edilmesi bir tercih değil, zorunluluktur. Sizin bu mantığınızla ESHOT’u nereye koyacağız? Her yıl milyarlarca lira zarar ediyor ama biz hiçbir zaman bunu siyasete malzeme yapmadık. İzmirli daha uygun ulaşım kullansın diye tüm ESHOT bütçelerine oy birliğiyle destek verdik" dedi. AK Parti İl Başkanı Bilal Saygılı, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kendi bünyesindeki ESHOT’u örnek göstererek, her yıl milyarlarca lira zarar eden ESHOT bütçelerine siyaset yapmadan destek verdiklerini belirtti. CHP İl Başkanı Çağatay Güç’ün İZBAN üzerinden yaptığı açıklamalara yanıt veren Saygılı, "Sayın Çağatay Güç, dersinize hiç çalışmamışsınız! Görünen o ki; önünüze konulan verilerin manipülatif bir algı operasyonundan ibaret olduğunu ayırt edemeyecek kadar tecrübe edinemeden İzmir Büyükşehir Belediyesi’nden siyasete giriş yaptınız! İZBAN ticarethane değil, sosyal devletin gereğidir! Dünyanın hangi gelişmiş ülkesinde toplu taşıma bakkal defteri hesabı ile yönetiliyor? Bu sistemler, yalnızca bilet geliriyle ayakta duran ticari yapılar değildir. Sosyal devlet anlayışının bir gereği olarak sübvanse edilmesi bir tercih değil, zorunluluktur. Halka ucuz ulaşım sunmanın bedeli budur. Büyüksehir de çalışmanıza rağmen, bunu idrak edememenize hangi kefeye koysak bilemedik. Sizin bu mantığınızla ESHOT’u nereye koyacağız? Her yıl milyarlarca lira zarar ediyor ama biz hiçbir zaman bunu siyasete malzeme yapmadık. İzmirli daha uygun ulaşım kullansın diye tüm ESHOT bütçelerine oy birliğiyle destek verdik. Büyükşehir bütçesinden milyarlarca TL’lik aktarımı da yine biz onayladık. O yüzden size tavsiyemiz: Önce dersinize çalışın, sonra çıkıp konuşun" açıklamasında bulundu "Dün sahiplendiğiniz projeye bugün ’yönetemiyorum, istemiyorum’ demek, sizin zihniyetinizin acziyetinin itirafıdır" İZBAN projesinin geçmişte İzBB tarafından sahiplenilmesine rağmen, bugün eleştirilmesini acziyet olarak değerlendiren Saygılı, "Hafızamızı tazeleyelim; "bu projenin fikir babası da, uygulayıcısı da, anası da babası da İzBB’dir" diye caka satan sizin Belediye Başkanınız değil miydi, ne oldu? Dün sahiplendiğiniz projeye bugün "yönetemiyorum, istemiyorum" demek, sizin zihniyetinizin acziyetinin itirafıdır! İzmir halkına kazandırılan, Türkiye’de eşi benzeri olmayan bu proje, devletin desteğiyle ayakta durmaktadır. Hazine ve Maliye Bakanlığı, hat kirası ve enerji zamlarını enflasyonun altında tutmuş; kiraya yüzde 24 artış yaparken enerji birim fiyatına dokunmamıştır. Siz ise kalkmış, sadece bilet geliriyle maliyet kıyaslayıp İzmirliyi kandırmaya çalışıyorsunuz" dedi. "Zararın sebebi TCDD değil, personel giderleri ve yönetim" Çağatay Güç’ün maliyet kıyaslamalarını İzmirliyi kandırmaya çalışmak olarak nitelendiren Saygılı, sözlerini şu ifadelerle sonlandırdı" 2025 verileri ortada: İşletme giderlerinin sadece yüzde 20’si hat kirasıdır. Yüzde 60 ise personel giderleridir! Daha iyi anlamanız için söyleyelim, İZBAN gelirinin yüzde 113’ü personele gidiyor. Yani kazanılan her 100 TL, maaşları bile ödemeye yetmiyor, üzerine borçlanılıyor. Batışın sebebi TCDD değil, sizin yönetilemeyen sermaye artışlarına katılmamanız, tren kredi borçlarını ödememenizdir. "Devlet neden kira alıyor?" diye sormak, devlet yönetiminden bihaber olmaktır. Açın 6461 sayılı kanunu okuyun! Her tren geçişi rayı aşındırır, bakım maliyeti doğurur. Tıpkı otoyol ücreti gibi, bakım parasını ödemek zorundasınız. Devletin kendi şirketi TCDD taşımacılık da aynı parayı ödüyor. İZBAN koridorundaki hatların yüzde 70’ini İZBAN, yüzde 30’nu yük ana hat ve bölgesel trenler kullanmakta. 2011’de hat ve enerji giderinin payı yüzde 71 iken, bugün (2024-2025) bu oran yüzde 38-41 bandına gerilemiştir. Devlet payını düşürmüş, siz ise hala algı peşindesiniz. Bir de çıkmış ’halk taşıt sübvansiyonunu bakanlık ödesin’ diyorsunuz. ’Halk taşıt’ uygulamasını 2019’da başlatan sizin belediyeniz değil mi? Kendi siyasi şovunuz için başlattığınız uygulama yüzünden bugüne kadar İZBAN’ın kasasına tek bir kuruşun girmediğini en iyi sizin bilmeniz lazım. Kendi vaadinizin faturasını devlete kesmeye çalışmak kurnazlıktır."
Metabolizma, kilo sorunundan çok daha fazlası
23 Kasım 2025 Pazar - 10:07 Metabolizma, kilo sorunundan çok daha fazlası Özellikle kilo alma verme dengesiyle ilişkilendirilen ‘metabolizma’ sağlıklı yaşamın temel taşını oluşturuyor. Metabolizmanın kamuoyunda bilinen algısından daha fazlası olduğuna dikkat çeken Medicana Sağlık Grubu Endokrinoloji Bölümü’nden Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, "Metabolizma; vücudumuzun enerji üretimi, besinlerin işlenmesi, hücre yenilenmesi ve yaşamı sürdüren tüm biyokimyasal süreçlerin genel adıdır. Çoğu kişi metabolizmayı sadece ’kilo alıp verme hızı’ olarak bilse de bu oldukça dar bir tanımdır. Eğer altta yatan bir hastalık yoksa ve kişi değişime açıksa, doğru yaşam tarzı düzenlemeleri ile sağlıklı ve dengeli çalışan bir metabolizmaya sahip olmak mümkündür" mesajını verdi. Modern hayat çoğu zaman insanın kendini ihmal etmesine ve de sağlıklı yaşam dengesinin bozulmasına neden olabiliyor. Hal böyle olunca sağlıklı yaşamak için çeşitli yöntemlere başvuruyor, bunların bazılarında başarılı olabiliyor, bazılarında olunamıyor. Bu noktada sağlıklı yaşam için insanın ilk olarak neyi düzenlemesi gerektiği hakkında bilgi veren Medicana International İzmir Hastanesi Endokrinoloji Uzmanı Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, metabolizma kavramını ele aldı. Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, "Metabolizma; vücudumuzun enerji üretimi, besinlerin işlenmesi, hücre yenilenmesi ve yaşamı sürdüren tüm biyokimyasal süreçlerin genel adıdır. Nefes alırken, yürürken, düşünürken hatta uyurken bile metabolizma aktif olarak çalışır. Çoğu kişi metabolizmayı sadece "kilo alıp verme hızı" olarak bilse de bu oldukça dar bir tanımdır. Gerçekte metabolizma; enzimlerin, hormonların ve hücrelerin uyumla yürüttüğü çok sayıda kimyasal reaksiyonun toplamıdır. Metabolizma hızı; yaş, cinsiyet, genetik yapı, beslenme düzeni, kas kütlesi, fiziksel aktivite düzeyi gibi birçok faktörden etkilenir. Metabolizmanın hızını doğrudan ölçen net bir test olmamakla birlikte, metabolizma yavaşlığından şüphelenildiğinde insülin, tiroit ve cinsiyet hormonları başta olmak üzere bazı hormonlara bakılabilir" dedi. Metabolizmanın; hormonlar, genetik yapı, yaşam tarzı, beslenme düzeni ve psikoloji durumların ortak yansıması olduğunu aktaran Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, sağlıklı bir metabolizma için gerekenleri sıraladı. Doğru yaşam tarzına yönelik düzenlemelerle sağlıklı ve dengeli çalışan bir metabolizmaya sahip olunabileceğini aktaran Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, "Sağlıklı bir metabolizma için; düzenli uyku, üç ana, iki ara öğün şeklinde dengeli beslenme, düzenli fiziksel aktivite, yeterli su tüketimi, gerektiğinde hormon ve kan tetkiklerinin yapılması, kişiye özel beslenme planı olmazsa olmazdır" diye konuştu. Hormonların ortak çalışmasıyla kontrol edilir Metabolizmanın çok sayıda hormonun ortak çalışmasıyla kontrol edildiğini belirten Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, "Bunlardan en önemlileri: İnsülin, T3 ve T4 (tiroid hormonları), leptin ve ghrelin, östrojen ve testosteron, kortizol. Dolayısıyla bu hormonların herhangi birindeki değişim, metabolizma dengesini doğrudan etkileyebilir" diye konuştu. İnsülin direncinin kilo vermeyi zorlaştırdığının altını çizen Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, "İnsülin, glikozu hücrelere taşıyarak enerji üretimini sağlar. Ancak uzun süreli yanlış beslenme, hareketsizlik veya obezite insüline karşı direnç gelişmesine yol açabilir. Bu durumda; hücreler insüline yanıt veremez, glikoz kanda birikir, vücut daha fazla insülin üretir, insülinin yağ depolayıcı etkisi artar. Sonuç olarak; kilo vermek zorlaşır, karın bölgesinde yağlanma artar ve metabolik sendrom riskine zemin hazırlanır. Bu nedenle insülin direnci sadece kan şekeri yüksekliği değildir; tüm enerji dengesini bozan bir tablodur" sözlerini kaydetti. Öte yandan kadın ve erkek metabolizması arasında fark olduğunu da aktaran Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, sözlerine şöyle devam etti: "Kadınlarda östrojen, erkeklerde testosteron metabolizma, yağ dağılımı ve kas kütlesi üzerinde belirleyici etkiye sahiptir. Kadınlar yağları daha çok kalça-uyluk bölgesinde depolar. Erkeklerde ise yağlanma genellikle karın çevresindedir. Yaşla birlikte hormon seviyeleri azalır. Menopoz ve andropoz dönemlerinde metabolizma yavaşlayabilir, özellikle karın bölgesinde yağlanma artabilir. Östrojenin düşmesi ise kardiyovasküler riskleri artırabilir. Bu dönemlerde düzenli beslenme ve fiziksel aktivite metabolizma sağlığı açısından kritik önem taşır." Metabolizmanız yavaşlamadı, yaşam tarzınız kötüleşti ‘Metabolizma yavaşlaması’ şikayetiyle kliniğe başvuran hastalarda sıklıkla hipotiroidi, insülin direnci, demir eksikliği, D vitamini eksikliği keşfedildiğini dile getiren Uzm. Dr. Aysel Mammadyarzada, sözlerini şöyle tamamladı: "Ancak metabolizma yalnızca hormonlara bağlı değildir. Aşağıdaki faktörler de önemli rol oynar: Genetik yapı, uyku düzeni, stres ve psikolojik durum, sık yapılan düşük kalorili diyetler, düzensiz beslenme, fiziksel aktivite yetersizliği, sosyo-kültürel alışkanlıklar Bu nedenle halsizlik, saç dökülmesi, cilt kuruluğu, kabızlık gibi belirtiler titizlikle değerlendirilmelidir. Aldığımız besinler enerjiye dönüştürülür. Ancak gereğinden fazla tüketildiğinde enerji depoları dolarak yağlanmaya yol açar. ‘Sık sık, az az yeme’ yöntemi bazı kişilerde faydalı olabilir. Yine de önemli olan ana öğün-ara öğün düzeni ve her öğünde karbonhidrat, protein ve yağ dengesinin sağlanmasıdır. Uzun süreli açlık, stres hormonlarını artırarak kan şekerini yükseltebilir ve insülin dengesini bozabilir. Kafein, metabolizmayı geçici olarak hızlandırabilir; ancak günlük 3-4 fincanın üzerine çıkılmamalıdır. Besin takviyeleri yalnızca laboratuvar testlerinde eksiklik görüldüğünde önerilir. Gereksiz takviyeler beklenen faydayı sağlamaz."
Notaların Prensesi dünya listesinde
23 Kasım 2025 Pazar - 09:55 Notaların Prensesi dünya listesinde Yaşar Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Müzik Akademisi mezunu 20 yaşındaki Nehir Özzengin, 14 uluslararası ödülünün ardından, dünyanın en prestijli yayınlarından Forbes’un Türkiye’nin geleceğini belirleyecek ’30 Altı 30’ listesine girmeyi başardı. Müzik eğitimine henüz 4 yaşındayken Yaşar Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Müzik Akademisi öğrencisi olarak başlayan Nehir Özzengin’in disiplinli çalışması meyvesini verdi. İtalya, Belçika ve Sırbistan dahil birçok ülkeden 14 ödül kazanan 20 yaşındaki genç yetenek, dünyanın en büyük yayın kuruluşlarından Forbes’un ’30 Altı 30’ listesine giren en ilham verici sanatçılardan biri oldu. Özzengin, bu başarının yıllardır sürdürdüğü müzikal yolculuğunun en anlamlı simgesi olduğunu belirterek, Yaşar Üniversitesi’ndeki eğitiminin de büyük payı olduğunu vurguladı. Yaşar Üniversitesi Sürekli Eğitim Merkezi Müzik Akademisi’nde 4 yaşındayken piyano eğitimine başlayan Nehir Özzengin, 15 yaşında en yüksek dereceyi alarak kabul edildiği Almanya’daki Karlsruhe Müzik Üniversitesi Piyano Bölümü’nde müzik ve sanat eğitimine devam ediyor. İlk piyano yarışması derecesini 9 yaşında elde eden Özzengin, bugüne kadar İtalya, Belçika, Sırbistan, Lüksemburg, Slovenya gibi birçok farklı ülkeden 14 müzik ödülü kazandı. 2018 yılında Elele Yılın En Başarılı Kadını Ödülleri’nde Güzel Sanatlar alanında halk oylamasıyla Türkiye’de Yılın En Başarılı Genç Kızı Ödülü’nü kazanan "Notaların Prensesi", ilham verici başarılara imza atmaya devam ediyor. "Müzikal yolculuğumun anlamlı bir simgesi" Genç yetenek Nehir Özzengin, dünyanın en büyük yayın kuruluşlarından Forbes dergisi tarafından, Türkiye’nin geleceğini belirleyecek 30 yaş altı 30 gençten biri olarak seçildi. "30 Altı 30" listesinde girişim, spor, sanat ve bilim başta olmak üzere farklı alanlardan gençler yer aldı. Ödülünü, şarkıcı Emircan İğrek’in elinden alan Özzengin, duygu ve düşüncelerini şu şekilde ifade etti: "Forbes’un ‘30 Altı 30’ listesinde yer almak, 20 yaşında bir sanatçı olarak benim için hem gurur verici hem de derin bir motivasyon kaynağı. Bu ödül, dört yaşından beri piyano ve müzik hayatımda verdiğim emeğin, disiplinin ve özverili çalışmanın önemli bir yansıması. Müziğe ilk adım attığım günden bu yana, her prova, her sahne deneyimi ve her çalışma saatim beni bugünlere taşıdı. Bu nedenle bu ödül sadece bir başarı değil; yıllardır büyük bir tutkuyla sürdürdüğüm müzikal yolculuğumun anlamlı bir simgesi. Bu başarımda beni yetiştiren Yaşar Üniversitesi’nin de çok payı var. Bu ödül, hem sanatsal vizyonumu daha ileri taşımam hem de uluslararası alanda yeni projelerde yer almam için güçlü bir ilham kaynağı oldu. Müzik yolculuğuma aynı tutku ve kararlılıkla devam edecek, aldığım bu onuru daha büyük başarılara dönüştürmek için çalışmayı sürdüreceğim."