Yerel Haberler
İzmir
Sultan Burcu Saklı, 4. kişisel resim sergisini Çeşme Kalesi’nde açtı 03 Mayıs 2026 Pazar - 11:03:54 İzmir’in Çeşme ilçesinde sanatseverleri buluşturan yeni bir sergi kapılarını açtı. Çeşme Ulusoy Denizcilik Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi Müdür Yardımcısı ve Resim Öğretmeni Sultan Burcu Saklı’nın dördüncü kişisel resim sergisi, Çeşme Kalesi içindeki Ceneviz Kulesi Sergi Salonu’nda sanatseverlerin ziyaretine sunuldu. Sergi, 16 Mayıs’a kadar gezilebilecek. Serginin açılış kurdelesini Çeşme Kaymakamı Mehmet Maraşlı ve eşi Arzu Güleryüz Maraşlı ile İlçe Milli Eğitim Müdürü Şahan Çöker birlikte kestiler. Sultan Burcu Saklı, Mehmet Maraşlı himayesinde ve Arzu Güleryüz Maraşlı koordinatörlüğünde 2023’ten bu yana düzenlenen "Hayatın Anlamı Kitap" etkinliklerinde yaklaşık 30 canlı resim performansına imza atmış ve bu süreçte ürettiği eserleri de son iki yıldır açtığı sergilerle sanatseverlerle buluşturmuştu. "Kök, dönüşüm ve kadın temaları ön planda" Eserlerinde kök, dönüşüm, kadın ve dişil enerji temalarını işlediğini belirten Saklı, çalışmalarında kadim kolektif hafızaya gönderme yaptığını ifade etti. Sanatçı, Şahmeran figürü ile ağaç ve kök imgelerinin öne çıktığı eserlerinde, düşüncelerini doğrudan değil, tasarımın estetik diliyle aktarmayı tercih ettiğini dile getirdi. Saklı, tabloların zaman içinde izleyiciyle bağ kurduğunu ve her bir eserin farklı anlarda farklı anlamlar kazandığını vurguladı. Atık malzemelerle üç boyutlu dokunuş Eserlerinde farklı teknikler kullandığını da anlatan Saklı, özellikle meslek lisesinde görev yapmaya başladıktan sonra silikonla tanıştığını ve bu sayede çalışmalarına üç boyutlu detaylar eklediğini söyledi. Sanatçı, doğal yollarla elde edilen materyallerin yanı sıra atık malzemeleri de değerlendirerek eserlerine dahil ettiğini, bu yaklaşımın çalışmalarına zenginlik kattığını ifade etti. "Sanatla dönüşüm" anlayışı Büyük boyutlu çalışmalar yapmayı sevdiğini belirten Saklı, son dönemde eser boyutlarını küçültse de üretim sürecinde aynı yoğunluğu koruduğunu dile getirdi. Her şeyi dönüştürme çabasıyla hareket ettiğini belirten sanatçı, sanatın hem bireysel hem de toplumsal bir dönüşüm aracı olduğuna dikkat çekti. Saklı, sergiye destek veren Çeşme Müze Müdürlüğü’ne teşekkür ederken, gönderdiği çiçek dolayısıyla Lal Denizli’ye ve Eğitim-İş 1 No’lu Şubesi’ne de teşekkürlerini iletti.
03 Mayıs 2026 Pazar - 10:46 Buca Metrosu projesinde en zorlu aşamalar geride kaldı İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin yapımını sürdürdüğü Buca Metrosu için yerin ortalama 30 metre altında hem insan emeğinin hem de mühendislik biliminin başarı öyküsü yazıldı. İki yılda 13,5 kilometre tünel kazısı tamamlanırken birbirinden zorlu zemin şartlarıyla karşılaşıldı. Su kaynaklarının içinden geçilirken çalışmaya zaman zaman dalgıçlar dahil oldu. Kent tarihinin en büyük ulaşım yatırımı kapsamındaki tüneller ince hesaplar ve kesintisiz 24 saate yayılan titiz çalışmayla ilerledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin öz kaynaklarıyla yapımını sürdürdüğü, kentin tek kalemde gerçekleştirilen en büyük yatırımı Buca Metrosu’nun sessiz ve hızlı ilerleyişinin altında büyük bir mühendislik başarısı ve emek yatıyor. Tamamlandığında günde 400 bin yolcuya güvenli ve hızlı bir ulaşım altyapısını sunacak dev proje, inşaat sürecinde İzmirlilerin büyük bir bölümünü görmediği yer altında süren bir mücadeleye sahne oluyor. Büyük bir organizasyonla ilerleyen tünel kazılarında zorlu bir eşik daha aşıldı. Şirinyer İstasyonu kazısı sırasında dev tünel açma makinesi (TBM) yeraltı su kaynağına denk gelince dişlileri zarar gördü. Bunun üzerine harekete geçen İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Dairesi Başkanlığı, alanında uzman sanayi dalgıçlarını İzmir’e getirdi. Zorlu şartlarda çalışan ekipler, özverili müdahaleyle onarımı tamamlayarak kazıların kesintisiz sürmesini sağladı. "Kimsenin burnu bile kanamadan 3 bin 500 konutun altından geçtik" Buca Metrosu çalışmalarındaki zorlu sürece değinen İzmir Büyükşehir Belediyesi Raylı Sistemler Dairesi Başkanı Alpaslan Kara, iki yılda 13,5 kilometrelik hattın kazısının tamamlandığına dikkat çekti. Kara, Buca Metrosu’nun yalnızca bir ulaşım projesi değil, İzmir’in geleceğini etkileyecek stratejik bir yatırım olduğunu vurguladı. Türkiye’nin en büyük metro projelerinden biri olan Buca Metrosu’nun kısa sürede önemli bir aşamaya geldiğini ifade eden Kara, "Bugüne kadar 3 bin 500 konutun altından geçtik. En başından itibaren tüm yapı envanterini çıkardık ve riskli alanlarda özel önlemler alarak ilerledik. Disiplinlerarası bir mühendislik çalışması yürüttük. Bugün geldiğimiz noktada, hiç kimsenin burnu bile kanamadı. Tabii ki hepimizin temel motivasyonu İzmir halkına olan borcumuz. Bizim bu dönem içerisinde bitirmeyi planladığımız en büyük ulaşım projesi Buca Metrosu’dur" dedi. "TBM’ler 3 hafta suyun içinde çalıştı" Tünel kazılarında yaşanan zorlu süreci anlatan Kara, su kemerleri, tarihi yapılar ve sit alanları altında ilerlerken önemli teknik güçlüklerle karşılaştıklarını söyledi. Şirinyer İstasyonu’na ulaşırken yeraltı su kaynaklarının yoğun olduğu bölgede, Nif Dağı’ndan gelen akifer ve Hasanağa Pınarları ile karşılaştıklarını belirten Kara, TBM makinelerinin bu suyun içinden geçmek zorunda kaldığını ifade etti. Üç hafta boyunca su içinde çalışan makinelerdeki arızalara, derin dalış sertifikalı sanayi dalgıçlarının müdahale ettiğini aktaran Kara, "Dalgıçlar, TBM’lerin kesici başlıklarını su altında değiştirerek bakım yaptı. Başlıklar yenilendi, makineler ilerledi. Süreç boyunca yeniden bakım ihtiyaçları oldu ve aynı yöntemle müdahale edildi. Bu çalışmalar çoğu zaman görünmese de, işin arka planında yoğun bir disiplinlerarası emek var" diye konuştu. "Tünel metro projesinin omurgası" Buca Metrosu’nun Fuar İzmir’e uzatıldığını ifade eden Kara, 2027 yılı içinde tüm tüneli tamamlamayı planladıklarını söyledi. Kara, "Aslında tünel, bir metroda projenin omurgası. Bu omurgayı doğru kurduğunuz zaman bundan sonraki kısım çok daha hızlı ilerliyor. Dolayısıyla tünelin bitmesinin ardından istasyonlarda kalan çalışmalarımızı tamamlayıp 2028’in içerisinde hattımızı sefere açmayı planlıyoruz. Şu anda 8 istasyon inşaatında şantiyelerimiz devam ediyor" dedi. TBM için acil dalış operasyonu TBM’in durduğu anda İstanbul’dan ve yurt dışından (Libya ve Romanya) hızlı şekilde organize olan profesyonel ekip İzmir’e geldi. Ekibin sorumlusu Maden Mühendisi ve Sanayi Dalgıcı Melih Ozan Egemen, süreci anlattı. Egemen, Buca Metro hattı kazısında yeraltı sularıyla birlikte aşırı korozyonlu ve aşındırıcı bir ortamla karşılaşıldığını belirtti. TBM’in bu nedenle zorlanmaya başladığını ve acil müdahale için çağrıldıklarını ifade ederek, "İstanbul’dan İzmir’e mobilize olduk. Libya ve Romanya’dan da uzman arkadaşlarımızı getirdik. Öncü ekip inceleme yaptı ve sistemin tamamen su altında olduğunu, yüksek basınç nedeniyle müdahalenin zor olduğunu tespit etti. Uzun süredir yapmadığımız ama uzmanı olduğumuz bir operasyonu gerçekleştirdik" dedi. Çamurun içinde, görmeden çalıştılar Çamurun içinde, görmeden, yalnızca ezber bilgisiyle çalıştıklarını anlatan Melih Ozan Egemen, tünel makinelerinin yeraltı sularında karşılaştığı arızalara sanayi dalgıçları olarak müdahale ettiklerini söyledi. Egemen, makinelerin basınç eşitleme kabinleri üzerinden bakım ve onarım yapıldığını belirterek, şunları söyledi: "Sürece hazırlıklı girdik. Önceden projeleri ezberliyoruz. Elimizi nereye attığımızda neyle karşılaşacağımızı biliyoruz. Makinayı, fotoğrafları ve planları inceleyip tamamen hafızaya alıyoruz. Koordinatlarımızı da farklı ekipmanlarla belirleyerek çalışıyoruz. İçeri girdiğimizde basınç nedeniyle kapıyı açmakta zorlandık ve son derece riskli bir ortamla karşılaştık. Yaklaşık iki metrelik, tamamen görüşsüz bir alanda çalıştık. Parmaklarımızla ölçerek konum bulmaya çalıştık. El yordamıyla, hiç görmeden sorunu giderdik. Somonlar, pullar ve parçalar üzerinde tek tek çalışıyoruz. Tüm bunları zamanla yarışarak yapıyoruz. Su altında görmeden kesme ve kaynak işlemleri gerçekleştiriyoruz. Kazı sırasında oluşan çamur, kahve kıvamında yoğun bir hale geliyor ve biz bunun içinde çalışıyoruz. Bu çalışmalar ciddi hayati riskler taşıyor. Su altında oluşan yüksek basınç nedeniyle sanayi dalgıçları özel şartlarda görev yapıyor. Kapalı alan korkusunun yanı sıra vurgun riski de var. Buca Metrosu’nda yaklaşık 2 saatlik çalışmanın ardından 40 dakika basınç odasında tedavi uygulanıyor. Ardından bir dalgıcın tamamen toparlanması 8 ila 16 saat sürüyor. Bu nedenle ekipler dönüşümlü çalışıyor ve bir sonraki müdahale için en az 24 saatlik dinlenme süresi gerekiyor." "İmkansızı başardık; Türkiye’de hem yurt dışında yankı uyandırdı" Yaşadıkları süreci ve elde ettikleri başarıyı anlatan Egemen, çalışmaların planlanandan çok daha kısa sürede tamamlandığını söyledi. TBM’in yeniden kazıya başladığını belirten Egemen, süreci şöyle aktardı: "5-6 gün içinde ilk müdahaleyi tamamladık ve makine yeniden çalışmaya başladı. Bir süre sonra basınç yeniden düştü, daha güvenli bir bölgeye geçerek yaklaşık 29 diskin tamamını değiştirdik. Üçüncü günden itibaren temiz su geldi ve görüş alanı açıldı. Bir buçuk aylık planı 17 günde bitirdik. Makine tam kapasiteyle kazıya devam etti. Bu çalışma hem Türkiye’de hem yurt dışında yankı uyandırdı. Biz yaptığımız işten çok keyif aldık. Çünkü imkansızı başarıyoruz" ifadelerini kullandı. Projenin yüzde 45’i tamamlandı 765 milyon Euro bütçeli Buca Metrosu’nda 13,5 kilometrelik Çamlıkule-Üçyol arasında tünel kazılarının tamamlandı. Hattın Fuar İzmir’e ulaştırılması için de tünel açma makineleriyle kazılar sürüyor. 17,8 kilometrelik hattın bitirilmesiyle Buca Metrosu Üçyol’da mevcut metro hattına, Şirinyer’de ise İZBAN’a entegre olacak ve Buca’dan kent merkezine ulaşım büyük ölçüde hızlanacak. Projenin yüzde 45’i ise tamamlandı.
03 Mayıs 2026 Pazar - 10:40 Büyükşehir çiftçinin emeğine katma değer katıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle Türkiye’nin ilk şekersiz stevia (şeker otu) gazozunu üreten Çamlılı üreticiler, talep ettikleri kurutma makinesine kavuştu. Büyük çoğunluğu kadınlardan oluşan kooperatifin ürettiği stevia, istiridye mantarı ve domates gibi ürünlerin raf ömrünü uzatıp katma değerini artıracak makine teslim edildi. Destekle birlikte üreticiler, köylerinde üretmeye devam edebildiklerini vurguladı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın kırsal kalkınma hamlesi ve üretici odaklı destek politikaları, İzmirli çiftçiye nefes aldırdı. Kırsalda gelir çeşitliliğini artırmak ve kadın üreticileri güçlendirmek amacıyla çalışmalarını sürdüren İzmir Büyükşehir Belediyesi, daha önce sağladığı stevia (şeker otu) fidesi desteğiyle Türkiye’de ilk kez şeker ilavesiz stevia gazozu üretiminin önünü açtığı Güzelbahçe Çamlı Üretim ve Pazarlama Kooperatifi’ne bu kez katma değeri artıracak sebze ve meyve kurutma makinesi desteği sağladı. Üyelerinin dörtte üçü kadınlardan oluşan kooperatifin, Başkan Tugay’a ilettiği talep doğrultusunda yapılan saha çalışmaları ve ihtiyaç analizlerinin ardından 80 tepsili kurutma makinesi temin edildi. Ürünlerin değerini artıracak bu destek, özellikle kadın üreticiler olmak üzere kooperatif üyeleri arasında memnuniyetle karşılandı. "Kooperatiflerimizin yanında olmaya devam edeceğiz" İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı’nda görevli ziraat mühendisi Hilal Balcıoğlu, kooperatife sağlanan destek sürecini şöyle anlattı: "Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı olarak 2025 yılında kooperatifimize 15 bin stevia fidesi vermiştik. Üreticiler bu fideleri yetiştirip kurutarak gazoz üretiminde kullandı ve kuru ürün olarak da satışa sundu. Geçtiğimiz ay Başkan Dr. Cemil Tugay’ın katıldığı kooperatif toplantısında kurutma makinesi talebinde bulundular. Amaçları, ürünlerini kurutarak katma değerini artırmak ve pazara daha güçlü şekilde sunmaktı. Bu talep karşılık buldu ve makine teslim edildi. Çiftçilerimiz istiridye mantarı, domates, tarhana ve salça gibi ürünler üretiyor. Satılamayan ürünler bu makine sayesinde kurutularak daha uzun süre değerlendirilebilecek. Daha önce stevia bitkisini kendi imkanlarıyla kurutuyorlardı, şimdi ise daha kontrollü ve hijyenik şartlarda üretim yapabilecekler. Kooperatifin 57 ortağının 40’ı kadınlardan oluşturuyor. Kadın üreticilerimiz dayanışma içinde hareket ediyor. Biz de İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak başkanımızın öncülüğünde kooperatiflerimizin yanında olmaya devam edeceğiz." "Raf ömrünü uzatacak" Çamlı Kooperatifi kurucu üyelerinden ve gıda mühendisi Işık Şahbaz, "İzmir Büyükşehir Belediyesi ile yaptığımız kooperatif toplantısında ürünlerimize nasıl katma değer kazandırabileceğimizi öğrendik ve Cemil Başkanımızdan rica ettik. Kendisine teşekkür ediyoruz. Bu toplantıların devamını diliyorum. Şu an dört kabinli bir kurutma makinemiz var. Bu kabin bizim ürünlerimize katma değer kazandırdığı gibi raf ömrünü de uzatacak. Çok daha hijyenik ürünler elde edeceğiz. Bundan önce tamamen ev şartlarında kurutma yapılıyordu. Bazıları güneşte, bazıları gölgede kurutuyordu. Standart bir ürün elde edemiyorduk. Şimdi istediğimiz şekilde tek tip standart ürün üretme şansımız olacak" ifadelerini kullandı. "Bizim için de gurur" Kooperatif üyesi Sine Köse, desteğin ürün çeşitliliğini artıracağını ve uzun vadeli değerlendirme imkânı sağlayacağını ifade ederek, "Çok teşekkür ediyoruz. Bu destekler öncelikle köyde yaşamaya devam etmek için insanlara fırsat oluşturuyor. Bence en önemli ayağı bu. Çünkü burada kalmaya devam etmek demek, toprağımızı işlemek demek. Toprağımızı işlemek demek, burada kalabilmek demek. Stevia zaten dünyada çok kullanılan bir ürün. Bu ürüne katma değer katmak, gazoz olarak üretmek bizim için de büyük gurur" diye konuştu. "Marka oluşturmaya başladık" Kooperatif üyelerinden Ayşe Özgen de kurutma makinesinin hijyen ve kalite açısından önemli katkı sağlayacağını belirterek, "Çok güzel bir çalışma yapıyoruz ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız destekliyor. Bu kurutma makinesi, mantarlarımız, kekiklerimiz, köyümüzde yapılan tarhanamız için çok önemli. Bir marka oluşturmaya başladık. Biz kadınlar, önümüz açıldığında çok güzel işler başarırız" ifadelerini kullandı. "Büyükşehir tam destek veriyor" İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin sağladığı desteklerin Çamlı halkının hayatına dokunduğunu söyleyen Çamlı Mahallesi Muhtarı Ebru Günay Köse ise "İzmir Büyükşehir Belediyesi bize tam destek vermeye çalışıyor, sağ olsun. Kooperatifimiz ve Tarımsal Hizmetler Dairesi Başkanlığı çok iyi çalışıyor. Bunu görmekten çok mutluyuz, çok teşekkür ediyoruz. Kooperatifin gelişmesiyle birlikte kadınların istihdamı daha kolay oldu. Herkese destekleri için teşekkür ederiz" dedi.
03 Mayıs 2026 Pazar - 10:37 İzmir ile Bakü arasındaki 40 yıllık kardeşlik şarkılarla kutlandı İzmir ile Bakü arasındaki kardeş kent ilişkisinin 40. yılı, Kültürpark’ta düzenlenen sergi ve dünyaca ünlü muğam sanatçılarının verdiği konserle kutlandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, eşi Öznur Tugay ve Azerbaycan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Narmina Mustafayeva ile birlikte konseri izledi. Tugay, "Kültürde, sanatta, ekonomide, turizmde ve gençlerimiz arasında bu kardeşliği daha da büyütmek için çalışmaya devam edeceğiz" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi ile Azerbaycan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu iş birliğiyle, İzmir ile Bakü’nün kardeş kent olarak kabul edilmesinin 40. yılı Kültürpark’ta kutlandı. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, eşi Öznur Tugay ve Azerbaycan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Narmina Mustafayeva ile birlikte, kutlamalar kapsamında Pakistan Pavyonu’nda düzenlenen sergiyi ziyaret etti. Sergide, İzmir ve Bakü’nün şehir manzaralarını yansıtan fotoğrafların yanı sıra 1986 yılında imzalanan kardeş kent protokolü de yer aldı. Sergi ziyaretinin ardından Kültürpark Açıkhava Tiyatrosu’nda "Kardeşlik Nağmeleri" konseri düzenlendi. Dünyaca ünlü muğam sanatçıları Alim Gasımov ve kızı Fargana Gasımova’nın sahne aldığı konser, izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı; gece boyunca Türkiye ve Azerbaycan ezgileri yankılandı. Başkan Tugay, konseri eşi Öznur Tugay ve Narmina Mustafayeva ile birlikte izledi, program sonunda sanatçılara plaket takdim etti. Konsere katılan Azerbaycanlı sanatseverler de Başkan Tugay ile hatıra fotoğrafı çektirdi. Konseri izleyenler arasında Kazakistan Cumhuriyeti İzmir Başkonsolosu Bauyrzhan Akatayev, Petkim Genel Müdürü Kanan Mirzayev de yer aldı. "İzmir’de daha çok Azerbaycanlı görmek istiyoruz" Sergi alanında basın mensuplarına İzmir ile Bakü kardeşliği üzerine açıklamada bulunan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Azerbaycan ve Türkiye, kendini iki ayrı devlet ama tek millet olarak hisseden insanların ülkeleri. Bu nedenle biz de iki kenti yürekten kardeş olarak görüyoruz. Bakü ile İzmir arasında 1986 yılında imzalanan kardeşlik anlaşmasıyla başlayan bu ilişki, yıllar içinde güçlendi. Geçen süre içinde her iki şehir de değişti ve gelişti, ancak birbirimize duyduğumuz sevgi ve saygı azalmadı, aksine arttı." dedi. Tugay, karşılıklı ziyaretlerin ve iş birliklerinin artırılması gerektiğini vurgulayarak, "İzmir ile Bakü’nün birbirini daha yakından tanımasını, daha fazla ziyaret ve ortak projeyle ilişkilerin güçlenmesini istiyoruz. İzmir’de daha çok Azerbaycanlı görmek, İzmirlileri de Azerbaycan’a daha fazla gitmeye teşvik etmek istiyoruz. Sosyal, kültürel ve ticari ilişkilerin gelişmesinin herkese fayda sağlayacağına inanıyoruz." ifadelerini kullandı. "Bu bağın temelleri Milli Mücadele yıllarına dayanır" Konser alanındaki konuşmasında İzmir ile Bakü’nün iki kadim kent olduğunu vurgulayan Başkan Tugay, "İki kardeş halkın 40 yıllık yol arkadaşlığı için bir aradayız. 1986’da imzalanan kardeş şehir protokolü, yalnızca bir imza değil; ortak tarihimizin, kültürümüzün ve gönül bağımızın ifadesidir. Bu bağın temelleri 1985’teki ilk resmi adımlardan da öteye uzanır; kökleri Milli Mücadele yıllarına dayanır" dedi. Tugay, İzmir’in işgalden kurtuluşu döneminde Bakü’de yapılan duaları ve Anadolu’ya verilen desteği hatırlatarak, "1920’lerdeki dayanışma ruhu bugün hâlâ İzmir’de ve Bakü’de yaşamaya devam ediyor. Bu ilişki 40 yılla sınırlı değil; aynı dilin, duygunun ve kaderin içinde büyüyen köklü bir bağdır" şeklinde konuştu. "Kardeşliği büyütmek için çalışmaya devam edeceğiz" Kardeşliğin yalnızca sembolik bir protokol olmadığını, somut bir iş birliğine dönüştüğünü vurgulayan Başkan Tugay, konuşmasını şöyle tamamladı: "Aliağa’da yer alan ve Türkiye’nin en büyük dış yatırım projelerinden biri olan STAR Rafinerisi ve Petkim, bu kardeşliğin İzmir’e yansıyan önemli bir göstergesidir. Bakü’den gelen enerji, İzmir üzerinden dünyaya ulaşırken, bu ekonomik köprü binlerce kişiye istihdam sağlamaktadır. Limanlarımız arasındaki ticaret hacmi de her geçen gün artarak iki kentin refahını birlikte yükseltmektedir. Dijitalleşen dünyada İzmir’in bilişim ve teknoloji vizyonu ile Bakü’nün gelişen inovasyon ekosistemini birleştirmek önceliklerimiz arasında. Üniversiteler arası öğrenci değişimleri ve ortak teknoloji projeleriyle 40 yıl önce başlayan süreci, yeni kuşakların katkısıyla geleceğe taşıyacağız. Türkiye ve Azerbaycan’ın birlikte daha da yükseleceğine inanıyoruz. El ele, kol kola ve omuz omuza vererek iki ülke, iki millet ve iki şehir olarak hak ettiği yere birlikte ulaşmalıyız. Bu bağı geçmişin hatırası değil, geleceğin güçlü bir ortaklığı olarak görüyoruz. Kültürden sanata, ekonomiden turizme ve gençler arasında bu kardeşliği büyütmek için çalışmaya devam edeceğiz." "Kalplerimiz birse mesafe sadece haritada kalır" Azerbaycan Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosu Narmina Mustafayeva, konuşmasında iki ülke arasındaki dostluğun 40 yıllık bir gönül bağı olduğunu belirterek, "Bugün yıllara meydan okuyan dostluğumuzu ve kardeşliğimizi kutluyoruz. Bu 40 yıl; insan sevgisinin, emeğin ve ortak hafızanın ifadesidir. 1986’daki protokol, yalnızca iki şehir arasında bir imza değil, Hazar’dan Ege’ye uzanan gönül köprüsüdür." dedi. Mustafayeva, zaman içinde hem Bakü’nün hem de İzmir’in geliştiğini ancak aradaki sıcaklık ve samimiyetin değişmediğini vurgulayarak, "Dostluğumuz sınırsızdır ve mesafelerle ölçülemez. Kalplerimiz birse mesafe yalnızca haritada kalır. Şehirleri asıl yücelten insanlardır. Dileğimiz, bu dostluğun genç nesillerin kalplerinde büyüyerek devam etmesidir. Şehirlerimizin birbirine ilham vermesini, insanlarımızın birbirine omuz olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı.
EGİAD 35. yılında geleceğe nefes oldu
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:42 EGİAD 35. yılında geleceğe nefes oldu Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), 35. yılı sebebiyle Ege Orman Vakfı iş birliğiyle hayata geçirilen "EGİAD 35. Yıl Otoyol Ağaçlandırma Projesi" kapsamında fidan dikimi gerçekleştirdi. Proje kapsamında 2 bin 150 adet fidanın toprakla buluşacağı belirtildi. İzmir-Çeşme Otoyolunda düzenlenen fidan dikim etkinliğine EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, Ege Orman Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sertaç Bakioğlu, Ege Orman Vakfı Başkanı Vekili Enver Bakioğlu, Ege Orman Vakfı Genel Müdürü Perihan Öztürk, EGİAD Yönetim Kurulu Üyeleri katıldı. Önceden fidan dikimine ayrılmış alanlara özenle fidanlar tek tek dikilmeye başlandı. Proje kapsamında bölgeye 2 bin 150 adet fidan dikileceği kaydedildi. EGİAD’ın 35 yılı kurumsalda yalnızca ekonomik ve sosyal kalkınmaya değil, rehberlik eden bir terapiyi benimsediğini vurgulayan EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı M. Kaan Özhelvacı, "Son yıllarda İzmir ve yılda bir kez daha vardı. yaklaşık 10 bin 600 dönümlük alanın zarar görmesi, bugün yalnızca üzülmenin yeterli olmayışı, sorumluluk almamız özelliği hatırlattı. EGİAD olarak bu bilinçle hareket ettik ve 35. yılımıza yakışır, kalıcı bir çevre projesini hayata geçiriyor." dedi. Özhelvacı, daha önce faaliyet gösteren EGİAD Sakız Ağacı Korusu Projesi’nin ardışık ağaçlandırmasıyla büyütüldüğünü belirterek, bu çalışmayı yalnızca bugünü değil, gelecek kuşakları da kapsayan bir vizyonun ürünü olduğunu ifade etti. Özhelvacı; "Burada toprakla buluşan her bir fidan, EGİAD’ın 35 yıllık emeğinin ve ortak aklının sembolüdür. Bizden sonra gelecek kuşakların gurur duyacağı ürünler üretmeye devam ediyor." diye konuştu. Ege Orman Vakfı ile güçlü ve uzun soluklu iş birliği ge Orman Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Sertaç Bakioğlu, 1995 yılından bu yana 91 bin dekar alanda 14 milyon 500 bin aşkın fidanı toprakla buluşturmanın, doğaya gerçek bir habitat ve ekosistemin kazandırmış olmanın gururunu yaşadıklarını belirtti. Bakioğlu, "Bugün burada EGİAD ile birlikte olmak bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Doğadan aldığımızı bu dünyaya geri vermek herkesin ortak borcudur. Bugün burada birlikte diktiğimiz her fidan yalnızca bir ağaç değil, iklime karşı atılmış bir adım, bıraktığımız bir nefes, toplumsal desteğin güçlü bir göstergesidir. Dilerim bugün attığımız bu adımlar hem doğaya hem de insanlığa umut olur." diye konuştu.
İzmir Ekonomi’nin ‘Bilim Ödülü’ gururu
24 Aralık 2025 Çarşamba - 09:14 İzmir Ekonomi’nin ‘Bilim Ödülü’ gururu İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Fen-Edebiyat Fakültesi Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Canan Başar, ODTÜ Parlar Vakfı tarafından 2025 yılında sadece bir kişiye verilen ‘Bilim Ödülü’nün sahibi oldu. 53 yıllık akademik hayatında 140’a yakın uluslararası yayına imza atan, araştırmaları ve projeleriyle öncü rol üstlenen Prof. Dr. Başar, Türkiye’nin en saygın akademik ödüllerinden birine ulaşmanın gururunu yaşadı. Prof. Dr. Başar, "Bilim, ömrüm boyunca benim için her şeyden önce geldi. Yarım asrı geçen akademik çalışmalarımın karşılığı olarak verilen bu ödül, beni çok mutlu etti" diye konuştu. ODTÜ Parlar Vakfı Ödülleri, bu yıl ‘Bilim Ödülü’ ve ‘Araştırma Teşvik Ödülü’ olmak üzere iki kategoride verildi. Uluslararası düzeyde özgün, kalıcı ve yüksek etkili çalışmalar gerçekleştiren çok sayıda bilim insanı arasından, ödüle ulaşan isimlerin belirlenmesi için jüri tarafından detaylı incelemeler yapıldı. Akademisyenlerin atıf sayılarının da dikkate alındığı değerlendirmeler sonunda, İEÜ Psikoloji Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Canan Başar, ‘Bilim Ödülü’ne layık görülerek Türkiye’nin en güçlü bilim insanları arasına adını yazdırdı. "Hayatımı bilime adadım" Mesleğini çok sevdiğini ve hayatını bilime adadığını söyleyen Prof. Dr. Başar, "Ödül aldığımı ilk duyduğumda önce şaşırdım, ardından da çok sevindim. Böylesine saygın bir ödüle layık görüldüğüm için gururluyum. 53 senelik akademik hayatımda çok sayıda bilim insanı yetiştirdim. Bazen yorulsam bile, çevremde gülen birilerini görünce kendimi daha iyi hissediyorum. Öğrencilerimi çok seviyorum" dedi. Almanya’daki laboratuvara ismi verildi Bugüne kadar Türkiye’de ve yurt dışında birçok laboratuvarın kurulmasına öncülük ettiğini ifade eden Prof. Dr. Başar, "Mezunu olduğum Hacettepe Üniversitesi’nde, hem dolaşım laboratuvarını kurdum hem de beyin dalgalarının detaylı incelenmesine imkan sağlayan EEG Laboratuvarı’nın kurulmasına destek oldum. 1980 yılından 1990’a kadar Lübeck Tıp Üniversitesi Fizyoloji Bölümü’nde de ilk EEG ve Dolaşım Laboratuvarlarını kurdum. 1992’de doçent olarak Bremen Üniversitesi Psikoloji Bölümü’ne atandım ve orada da üniversitenin ilk EEG Laboratuvarını hayata geçirdim. Adım, Bremen Üniversitesi’ndeki bu laboratuvara daimi olarak verildi. Bu üniversitede klinik ve deneysel EEG araştırmalarını insan fizyolojisi alanında gerçekleştiren ilk kişi oldum ve araştırmalarım uluslararası bir boyuta ulaştı. Son olarak da İzmir Ekonomi Üniversitesi’nde aynı laboratuvarı kurdum" ifadelerini kullandı. "Araştırma yapmayı çok seviyorum" Araştırma yapmayı çok sevdiğini ifade eden Prof. Dr. Başar, şimdiye dek başta şizofreni, parkinson ve uyku düzeni olmak üzere birçok hastalık üzerine çalıştığını belirterek, "Şu anda ise laboratuvarda, genç ve ileri yaş grubunda sürdürülebilir dikkat, hafıza, çalışma belleği, uyku (power nap) ve obsesif kompulsif bozuklukla ilgili çalışmalar gerçekleştiriyorum. Bilimsel çalışmaya imkan tanıyan böylesine nitelikli bir üniversitede olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum. Projelerimiz, önümüzdeki dönemlerde de devam edecek" diye konuştu.
Başkan Pehlivan: "Menemen, Şehit Kubilay ve silah arkadaşlarını bağrına bastı"
23 Aralık 2025 Salı - 20:30 Başkan Pehlivan: "Menemen, Şehit Kubilay ve silah arkadaşlarını bağrına bastı" Şehit Asteğmen Kubilay ile şehit bekçiler Şevki ve Hasan, şehadetlerinin 95. yıl dönümünde Menemen’de törenle anıldı. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Asteğmen Kubilay’ın, kent dışından gelen karanlık odaklar tarafından şehit edilişinin hiçbir izahı yoktur. Ancak Menemen, o günden bu yana Şehit Kubilay’ı ve silah arkadaşlarını bağrına basmış, aziz hatıralarını her zaman saygı, minnet ve sevgiyle yaşatmıştır. Her 23 Aralık’ta aynı inanç ve kararlılıkla burada olmaya devam edeceğiz" dedi. Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı, Menemen dışından gelen bir grubun ilçede başlattığı ayaklanma girişiminde şehit düşen Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay, Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki, Yıldıztepe’de bulunan Kubilay Anıtı’nda anıldı. Düzenlenen törende Şehit Kubilay ve silah arkadaşları anılırken, Kubilay Anıtı’na çelenk sunuldu ve şehitlikte yatan vatan evlatlarının kabirlerine karanfil bırakılarak dualar okundu. "Şehit Kubilay’ı rahmet ve minnetle anıyoruz" Törene katılan ve 95 yıl önce bayraklaşan şehadetiyle İnkılap Şehidi olarak hafızalara kazınan Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay’ın aziz hatırasını her daim yaşattıklarını ifade eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Her 23 Aralık’ta burada, bu şehitlikte aynı inanç ve aynı kararlılıkla olmaya devam edeceğiz" dedi. "Dinmeyecek acı" Başkan Pehlivan, "İnkılap şehitlerimiz Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay, Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki; bu ülke için hiçbir zaman dinmeyecek bir acıdır. İlçemiz Menemen içinse tam anlamıyla derin bir yaradır. Asteğmen Kubilay’ın, kent dışından gelen karanlık odaklar tarafından şehit edilişinin hiçbir izahı yoktur. Ancak Menemen, o günden bu yana, Şehit Kubilay’ı ve silah arkadaşlarını bağrına basmış, aziz hatıralarını saygı, minnet ve sevgiyle yaşatmayı görev bilmiştir. Bu topraklarda doğan her Menemenli bilir ki; Şehit Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay sadece bir asker değildir. O, bir fikrin, bir inancın, bir Cumhuriyet idealinin temsilcisidir. Ulu Önder Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün en büyük eserim dediği Cumhuriyetimiz, uğruna şehit ve gazi olanların bizlere mukaddes bir emanetidir. Bu nedenle Şehit Kubilay’ı anmak, bu toprakların bağımsızlık ve özgürlük ruhuna olan bağlılığımızı tazelemektir. Onları hatırlamak, bu toprakların bağımsızlık ve özgürlük ruhuna olan sarsılmaz bağlılığımızı yeniden ifade etmektir. Şehit Asteğmen Kubilay’ın aziz hatırası bize, karanlığa karşı uyanık olmayı, ayrışmaya karşı birlik olmayı, umutsuzluğa karşı inancı korumayı öğretir. 23 Aralık tarihi, Menemen İnkılap Şehitleri’nin yası, saygıyla anıldığı günün adıdır. Bu ve bunun gibi anmalar, siyasete malzeme yapılamayacak kadar kıymetli ve ağır konulardır. Tıpkı dinimiz, kutsal kitabımız, bayrağımız, vatanımız ve elbette Atamız gibi, siyaset üstüdür. Bu nedenlerle bizler, tıpkı 10 Kasım’da Atatürk’ü andığımız gibi, her 23 Aralık’ta da Şehit Kubilay’ın yasını tutuyor, saygı ve minnetle anıyoruz. Ülkesi ve milleti için karanlığa karşı bedenini siper eden tüm şehitlerimizi bir kez daha saygı, minnet ve hürmetle anıyorum. Böylesine karakterli, cesur ve vatanına adanmış evlatlar yetiştiren kıymetli ailelerine de şükranlarımı sunuyorum" dedi.
Karşıyaka devre arasına galibiyetle girdi
23 Aralık 2025 Salı - 11:54 Karşıyaka devre arasına galibiyetle girdi Karşıyaka, TFF 3. Lig 4. Grup’ta ilk devrenin son maçında Tire 2021 FK’yı 2-1 mağlup ederek araya galibiyetle girdi. TFF 3. Lig 4. Grup’ta mücadele eden Karşıyaka, ligin ilk yarısını galibiyetle kapatmayı başardı. Devrenin son karşılaşması olan 15. hafta mücadelesinde bir diğer İzmir temsilcisi Tire 2021 FK’yı konuk eden yeşil-kırmızılılar, 1-0 geriye düştüğü maçta skoru 2-1’e çevirerek sahadan galibiyetle ayrıldı. Bu sonuçla puanını 36’ya yükselten Kaf-Kaf, lider Belediye Kütahyasspor’u 2 puan geriden takibini sürdürdü. Karşıyaka’nın devre arasında kadrosunu güçlendirmek ve eksik bölgeleri tamamlamak adına yoğun bir çalışma yapacağı öğrenilirken, Teknik Direktör Burhanettin Basatemür’ün özellikle hücum hattına üretken bir oyuncu talep ettiği belirtildi. Yeşil-kırmızılıların ara transfer döneminde 2-3 takviye yapması bekleniyor. En başarılı iç saha takımı Karşıyaka, ligin ilk devresinde taraftarının önünde sergilediği performansla önemli bir başarıya imza attı. Bu süreçte 8 maça çıkan yeşil-kırmızılılar, 7 galibiyet ve 1 beraberlik elde etti. Böylece 22 puan toplamayı başaran İzmir ekibi, bu alanda ligin en iyi takımı olmayı başardı. Yeşil-kırmızılılar, iç sahadaki bu performansını ligin ikinci yarısında da sürdürmeyi hedefliyor. İlk devrede 1 kez kaybetti Bu sezon sergilediği istikrarlı performansla dikkat çeken Karşıyaka, ilk 15 maçlık periyotta yalnızca Eskişehirspor deplasmanında mağlubiyet yaşadı. Yeşil-kırmızılılar, bu süreçte elde ettiği 11 galibiyet ve 3 beraberlikle 36 puana ulaştı. İzmir temsilcisi, ligin ikinci yarısının ikinci haftasında Belediye Kütahyaspor’u sahasında ağırlayacak ve bu karşılaşmadan galibiyetle ayrılarak liderlik koltuğunu yeniden ele geçirmeyi hedefliyor.
Göztepe, ilk devrenin en az gol yiyen takımı oldu
23 Aralık 2025 Salı - 10:35 Göztepe, ilk devrenin en az gol yiyen takımı oldu Göztepe, Trendyol Süper Lig’in ilk devresinde oynadığı 17 maçta kalesinde yalnızca 9 gol görerek ligin en az gol yiyen takımı oldu. Göztepe, Trendyol Süper Lig’in ilk yarısında sergilediği savunma performansıyla dikkat çekti. İzmir temsilcisi, 17 haftalık periyotta elde ettiği 9 galibiyet, 5 beraberlik ve 3 mağlubiyetle 32 puan topladı ve ilk devreyi 4. sırada tamamladı. Avrupa potasında yer alarak hedeflerine ulaşan sarı-kırmızılı ekip, güçlü savunmasıyla ligin zirvesinde yer alıyor. Stanimir Stoilov yönetimindeki Göztepe, ligin ilk devresinde kalesinde yalnızca 9 gol görerek Süper Lig’in ilk 17 haftalık bölümünde en az gol yiyen takımı oldu. Bu alanda Göztepe’yi, 12 golle lider Galatasaray takip etti. Kalesini en fazla maçta gole kapatan takım Trendyol Süper Lig’in ilk yarısında savunma performansıyla öne çıkan Göztepe, 17 maçın 11’inde gol yemeyerek bu alanda da ligin zirvesinde yer aldı. Rakiplerine adeta gol şansı vermeyen İzmir temsilcisi; Çaykur Rizespor, Karagümrük, Beşiktaş, Başakşehir, Gençlerbirliği, Kasımpaşa, Gaziantep FK ve Samsunspor maçlarını hem kazanıp hem de gol yemeden tamamladı. Sarı-kırmızılılar, galip gelemediği Fenerbahçe, Eyüpspor ve Kocaelispor karşılaşmalarında da kalesini gole kapatmayı başardı. Göztepe’nin bu sezon vazgeçilmezleri arasında yer alan Polonyalı kaleci Mateusz Lis, ortaya koyduğu performansla ön plana çıktı. 28 yaşındaki file bekçisi, 17 maçın tamamında 90 dakika sahada kalarak sarı-kırmızılıların ligin ilk yarısındaki başarısında önemli pay sahibi oldu. Savunmada 6 farklı oyuncu oynadı Trendyol Süper Lig’de sezon boyunca üçlü stoper hattıyla mücadele eden Göztepe, karşılaşmalarının büyük bölümüne bu sistemle çıktı. Sarı-kırmızılı ekip, stoper mevkisinde 6 farklı isme görev verirken; Heliton, Bokele, Godoi, Taha, Furkan Bayır ve Miroshi forma giydi. Bu isimler arasında Heliton, Bokele ve Taha en fazla süre alan oyuncular olurken, joker olarak kullanılan Miroshi ise önemli dakikalar almasına rağmen ağırlıklı olarak orta sahada görev yaptı. Godoi, zaman zaman ilk 11’de yer almasına karşın yaşadığı sakatlıklar nedeniyle forma şansı bulmakta zorlandı. Furkan Bayır ise rotasyonun önemli parçalarından biri oldu.