Yerel Haberler
İzmir
Emine Sabancı Kamışlı, EGİAD Dönüşüm Sahnesi’nde İzmir iş dünyasıyla buluştu 04 Mayıs 2026 Pazartesi - 19:31:43 Ege Genç İş İnsanları Derneği (EGİAD), iş dünyasının dönüşüm ajandasına yön veren liderleri üyeleriyle buluşturduğu "EGİAD Dönüşüm Sahnesi" etkinlik serisinin yeni buluşmasını İzQ İnovasyon Merkezi’nde gerçekleştirdi. İş dünyasında güçlü liderliği ve sosyal etki odaklı yaklaşımıyla öne çıkan ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı’nın konuk olduğu etkinlikte, toplumsal dönüşüm, fırsat eşitliği ve sürdürülebilir sosyal etki modelleri çok paydaşlı bir perspektifle ele alındı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren EGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Kaan Özhelvacı, günümüz iş dünyasında dönüşümün yalnızca teknolojik ya da ekonomik bir başlık olmadığını vurgulayarak, "İçinde bulunduğumuz dönem, sıradan bir değişim süreci değildir. Dijitalleşme, yeşil dönüşüm ve toplumsal ihtiyaçların kesişiminde şekillenen çok katmanlı bir dönüşüm çağındayız. EGİAD olarak bu süreci ‘Üçüz Dönüşüm’ yaklaşımıyla ele alıyor; yalnızca izleyen değil, dönüşüme yön veren bir iş dünyası olmayı hedefliyoruz" dedi. Özhelvacı, gerçek dönüşümün insanı merkeze alan, fırsat eşitliğini güçlendiren ve toplumsal fayda oluşturan bir anlayışla mümkün olabileceğini ifade etti. EGİAD’ın kurumsal yapısına ve etkisine de değinen Özhelvacı, "EGİAD, 35 yılı aşan kurumsal hafızasıyla yalnızca bir iş dünyası örgütü değil; toplumsal sorumluluk bilinciyle hareket eden, değer üreten ve dönüşüme liderlik eden bir yapıdır. Biz burayı aynı zamanda bir liderlik okulu olarak konumlandırıyoruz" diye konuştu. Dönüşüm Sahnesi: İlham veren liderlik platformu EGİAD Dönüşüm Sahnesi’nin vizyonuna da değinen Özhelvacı, bu platformun yalnızca deneyim aktarımı değil, aynı zamanda bir etkileşim ve ilham alanı olduğunu vurgulayarak, "Bu sahne, genç iş insanlarının yeni bakış açıları kazandığı, kendi kurumlarında ve toplumda dönüşüm yapma cesareti bulduğu bir platformdur. Amacımız, başarı hikâyelerinin ötesine geçerek gerçek dönüşüm hikâyelerini görünür kılmaktır" diye konuştu. Kaan Özhelvacı, Esas Sosyal’in iş dünyası için önemli bir referans modeli olduğuna da dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: "Gençlerin istihdama katılımı yalnızca bireysel bir başarı değil; aynı zamanda ekonomik kalkınmanın ve sosyal adaletin temelidir. Esas Sosyal’in ortaya koyduğu model, iş dünyasına güçlü bir sorumluluk çağrısıdır. Diliyoruz ki bu buluşma; yeni iş birliklerine, yeni gönüllülere ve daha fazla gencin hayatına dokunacak sürdürülebilir projelere zemin hazırlasın. Çünkü gerçek dönüşüm, birlikte hareket ettiğimizde mümkün." EGİAD bu etkinin bir parçası EGİAD’ın Esas Sosyal programıyla doğrudan temas halinde olduğuna dikkat çeken Özhelvacı, derneğin bu sosyal etki modelini yalnızca gözlemleyen değil, uygulayan bir paydaş olduğunu vurgulayarak, "EGİAD olarak Esas Sosyal’in oluşturduğu etkinin içindeyiz. Program kapsamında iki genç arkadaşımızı istihdam ederek bu dönüşümün somut çıktısına birebir tanıklık ediyoruz. Bu deneyim, sosyal etkinin gerçek gücünü bize doğrudan gösteriyor" dedi. Toplumsal dönüşümün güçlü modeli: Esas Sosyal Etkinliğin ana odağını oluşturan Esas Sosyal, gençlerin eğitimden istihdama geçiş süreçlerini destekleyen ve fırsat eşitliği temelinde şekillenen yapısıyla öne çıktı. Emine Sabancı Kamışlı, Esas Sosyal programlarının ortaya çıkış hikâyelerini, gelişim süreçlerini ve oluşturduğu etkileri katılımcılarla paylaştı. Emine Sabancı Kamışlı: "Her dört gencin biri işsiz" Emine Sabancı Kamışlı’nın İzmir’de katıldığı etkinlikte, iş dünyası sosyal etki odağında buluştu ve genç istihdamında fırsat eşitliği vurgulandı. Sabancı Kamışlı, "Bugün bir genç mezun olduktan sonra 15 ay işsiz kalıyor. Bu bir sosyal problemdir ve biz bu problem için çalışıyoruz" dedi. Etkinlikte ESAS Yönetim Kurulu Başkan Vekili Emine Sabancı Kamışlı Esas Sosyal’i, "Bugün 5 kıtada bir sürü ortakla el ele yürütüyoruz. Esas Sosyal adına 2015 senesinde baktık ki yapmamız gereken en önemli şeyleri yapmışız. Hangi alana odaklanacağımıza ve kimlerle yapacağımıza o sene karar verdik. Takımımızı etkili ve yetkin kurduk. Yapacağımız şeyin bir heves değil, sürdürülebilir bir iş olması lazım dedik. Sosyal yatırım diğer yatırımlardan farklıdır. Sosyal yatırımda hata yaparsan umudu etkilersin. Biz Esas Sosyal’i diğer işlerimize olan bakış açımızla kurduk. Esas Sosyal vakıf veya dernek değil, bir sosyal yatırım birimi. Kıt kaynakları israf etmeye gerek yok. Biz halihazırda var olan vakıflarla, derneklerle ve özel sektör kurumlarıyla iş birliği içinde çalışıyor, el ele veriyoruz" diye konuştu. "Düşünce lideri olduk" Sabancı Kamışlı, "Biz yurt dışında ülkemizi tanıtırken ‘Türkiye’nin şahane gelişmiş genç nüfusu var’ diyoruz. Bu yüzden gençler için bir şey yapalım diyerek işe koyulduk. Üniversite eğitimini tamamlamış ancak fırsat eşitsizliğine maruz kalmış gençlere yönelik çalışmalar yapalım ki onlar hayal edebilsin dedik. Bu çalışmaların ardından hayata geçirdiğimiz Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat, Hayırlı Sabancı Desteğiyle İngilizce Fırsatım ve Mezun Programlarıyla biz bir düşünce lideri olduk. Önemli olan bağış yapmak değildir, bir araya getirebilmektir. Bu bir araya gelişlerin sonucunda programların etrafında aralarında sivil toplum ve özel sektör kurumlarının da olduğu güçlü bir ekosistem oluştu" dedi. "İstihdama geçişte fırsat eşitsizliğine maruz kalan üniversite mezunu gençlerimiz için işe geçişini kolaylaştırdık" diyen Sabancı Kamışlı, "Bugün bizim programımızda işsizlik oranı yüzde 1. Program dışındaki bir genç ise mezun olduktan sonra 15 ay işsiz kalıyor. Her dört gencin biri işsiz. Bu bir sosyal problemdir. Biz bu problem için çalışıyoruz. Sosyal yatırım anlayışıyla geri dönüşümün faydası paha biçilemez" ifadelerini kullandı. "Bugün sosyal yatırım modellerimizle ulusal ve uluslararası ödüller alıyoruz" diyen Sabancı Kamışlı, "Esas Sosyal ilk kurulduğunda 15 genç ile başlayan yolculuğumuzun bugün 5 bini aşkın kişi ve kurumdan oluşan geniş bir ekosisteme evrilmesi bizi mutlu ediyor. Paylaşımcı bakış açısıyla hayata geçirdiğimiz programların etrafında 55 STK ve 70 Kurumsal Destekçimiz var. Gelen her bir fikir, bir iyilik daha oluşturuyor. Hepimiz emanetçiyiz önemli olan senden sonra yıllar boyunca yaşaması" diyerek sözlerini tamamladı. Çok paydaşlı iş birliği ile sürdürülebilir etki Etkinlik kapsamında gerçekleştirilen panelde Esas Sosyal Direktörü Özlem Akgün Eşmeler moderatörlüğünde İnci Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Ece Elbirlik Ürkmez, Sadık Ventures Kurucusu Canberk Mersin, Koruncuk Vakfı Kaynak Geliştirme Müdürü ve Şevket Sabancı Vizyonuyla İlk Fırsat 4. Dönem Mezunu Hacer Yıldırım Gündüz’ün katılımıyla sosyal etki ekosistemi çok yönlü olarak ele alındı. Panelde iş dünyası, sivil toplum ve girişimcilik ekosisteminin birlikte hareket etmesinin sürdürülebilir ve ölçülebilir toplumsal fayda oluşturmadaki kritik rolü vurgulandı.
İzmir’de belediye işçileri yarım gün iş bırakma eyleminde
11 Aralık 2025 Perşembe - 11:55 İzmir’de belediye işçileri yarım gün iş bırakma eyleminde İzmir’de Büyükşehir Belediyesi şirketlerinde çalışan işçiler, ödeme krizi ve işten çıkarmalara karşı yürüyüşlerinin 4’üncü gününde yarım gün iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Yürüyüşün ardından gerçekleştirilen basın açıklamasında İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grubu Sözcüsü Yağmur Yurdakul’a tepki gösterildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’ne bağlı İZENERJİ, İZELMAN, İZTEK ve Egeşehir’de aylardır süren ödeme krizi ve işten çıkartılmak üzere havuza alınan 300’den fazla işçinin işlerine geri alınması talebi nedeniyle başlayan eylemler 4’üncü gününde de devam etti. İlk olarak geçtiğimiz pazartesi günü ’Çıplak Maaşa Çıplak Ayak Yürüyüşü’ düzenleyen işçiler, eylemin 4’üncü gününde yarım gün iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Yine Konak Pier’den Kültürpark Basmane Kapısı önüne kadar yürüyen işçiler, sloganlarla Fevzipaşa Caddesi’nde kortej oluşturdu. "Tasarruf işçinin ekmeğinden olmaz" Basmane Kapısı önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Genel-İş İzmir 2 No’lu Şube Başkanı Ercan Gül, İzmir Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grubu Sözcüsü Yağmur Yurdakul’un ’DİSK-AK Parti birlikte eylem yapıyor’ sözlerine tepki göstererek şu sözlere yer verdi: "Cemil Başkanın gözüne az gelmiş olabilir ama biz 4 gündür işyerlerimizde baskı ve tehdit altındayız. Çözüm masasının kurulması lazım. 4 gündür bir kişi bile bizi arayıp sormadı. ‘Yeni pozisyon veriyoruz, kabul etmiyorsunuz’ diyorlar. Ne işi verdilerse kabul ettiler. Havuzdaki arkadaşlarımız bugün ne iş verilirse yapacak durumda. Başkanı bürokratlar yanlış bilgilendiriyor. İş bir türlü elimize ulaşmıyor. Başkan ‘Belediyeyi batırmayacağım’ diyor. 350 arkadaşımızı işe alınca belediye batmaz. Tasarruf işçinin ekmeğinden olmaz. Bize farklı, başkana farklı sayılar veriliyor. Toplamda 370 arkadaşımız havuzda bekliyor. Bu sayıları bize bürokratlar veriyor. Siyasetin kurbanı olmak istemiyoruz. Biz hiçbir siyasetin yanında değiliz. Buca’da AK Partili meclis üyeleri geliyor, ‘Bunlar birlikteler’ diyorlar. Biz bugün alana çıktığımızda CHP ile defalarca mücadele ettik. Eksiği kendilerinde aramaları gerekiyor. Buraya gelip bizi dinlemeleri gerekiyor. Dertlerimizi dinlemeleri gerekiyor. Adım atmazlarsa boşluğu bulup buraya girerler. Bizim yolumuz da yönümüz de belli. Başkana çağrıda bulunuyorum. Burada alacaklarımız var, gelin masayı kuralım ve uzlaşı içinde İzmir halkına hizmet edelim." "Siyasi düşüncelerinize bizi alet edemeyeceksiniz" CHP’li Yurdakul’a Genel-İş İzmir 1 No’lu Şube Başkanı Engin Topal da tepki gösterdi. Siyasi düşüncelere alet olmayacaklarını söyleyen Topal, "Dün akşam maaşların üçüncü taksidi yattı. Birçok arkadaşımızın evine tek taksitle faturalar geliyor. Sizin üç taksitle verdiğiniz maaşa karşılık neden faturalar üç taksitle ödenmiyor? Bankalar ve kurumlar bizden tek seferde ödeme alıyor. Üç taksitle maaş vererek yaşam hakkımızı elimizden alıyorsunuz. Biz İmamoğlu için eylem yaparken tutuklandığımızda sizden kaç kişi tutuklandı da şimdi bize ahkâm kesiyorsunuz? Bizim derdimiz ekmeğimize sahip çıkmak. Siyasi düşüncelerinize bizi alet edemeyeceksiniz. Siyasi bir derdimiz yok; derdimiz geçinmek. Başkan ekonomik sıkıntıyı hissediyormuş; ekonomiyi hisseden biziz zaten. Ekonomik sıkıntıyı en çok emekçiler hissediyor. Bizi siyasi partiyle yan yana getiriyorlar; hiçbir şey bilmiyorsanız DİSK’in tarihini Google’a sorun. Sizin yaşınızdan daha büyük bir tarihimiz var." "O sandalyede oturmakla olmuyor" Genel-İş İzmir 3 No’lu Şube Başkanı Serap Yılmaz da açıklamasında CHP’li Yurdakul’a yönelik tepkide bulundu. Yılmaz, "Ben de Yağmur Hanım’a takıldım. Bugün orada oturuyorsan buradaki işçinin oyu ve emeği sayesinde oturuyorsun. İşçileri siyasi emellerinize alet etmeyin. Herkes siyasetini kendi yerinde yapsın. O sandalyede oturmakla olmuyor. Bu alana gelip burada yaşadıklarımızı göreceksin. Tüm meclis üyelerine sesleniyorum: Gelin işçinize sahip çıkın. Ayda üç kez meclise gidip konuşmakla bitmiyor bu iş; particilik bu değildir. Bürokratlara sesleniyorum: Gösterdiğiniz projelerin sahibi bu işçilerdir, gelin işçilerinize sahip çıkın. Milletvekilleri, siz de gelin işçinize sahip çıkın. Günlerdir sokaklarda koştururken küçücük bir odada DİSK’i eleştirmek kimsenin haddi değil" diye konuştu. Genel-İş İzmir 9 No’lu Şube Başkanı Sedat Kenar da "Buca’da AK Partili iki meclis üyesi fotoğraf verdi diye, geçmişi mücadele dolu DİSK’i yan yana getiriyorlar. Meclis üyeleri yanımıza gelmiyor ya; bozuk saat bile günde iki kez doğruyu gösterir. Bir arkadaşımızın sıcak çorbasını içsinler, tabloyu görsünler. Maaş ne oldu da 2 gün içinde çıplak yattı? Makul ve kabul edilebilir bir takvim istiyoruz. Borçlarımızı ne zaman ödeyeceğimizi bilmek istiyoruz. Ne iş verilirse kabul edeceğiz. Emeğin siyaseti olmaz, yalnızca onuru olur" dedi.
Menemen Belediyesi, bebek bakım merkezleri kuruyor
11 Aralık 2025 Perşembe - 11:03 Menemen Belediyesi, bebek bakım merkezleri kuruyor Menemen Belediyesi, annelere özel olarak, bebeklerinin ihtiyaçlarını gidermeleri için yeni bir alan oluşturdu. Merkezleri "Aile dostu Belediye" anlayışıyla tasarladıklarını belirten Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Anneler artık bebeklerinin acil ihtiyaçlarını gidermek için dışarıda uygun yer aramak zorunda kalmayacak. Rahat ve hijyenik bir ortamda bebekleriyle olabilecek" dedi. Menemen’de bebekli anneler, pratik ve faydalı yeni bir hizmete kavuşuyor. "İyi ki doğdun" bebek paketinden başlamak üzere, anne bilgilendirme eğitimleri, çocuk oyun evleri ve Türkiye’nin en büyük tematik çocuk oyun köyü gibi birçok hizmet sunan Menemen Belediyesi, hizmetlerine bir yenisini daha ekledi. İlçede alışveriş vb. sebeplerle bebeğiyle dışarı çıkması gereken annelerin, bebeklerinin acil ihtiyaçlarını gidermelerini çok daha rahat ve konforlu hale getirecek bir projeye imza atan Menemen Belediyesi, bebek bakım ünitesi oluşturdu. Menemen Adliyesi önünde kurulan ünitenin içinde, bebek bakımına ilişkin ihtiyaç duyulan malzemeler de yer alacak. "Bebekli annelerimize özel" Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "İlçemiz, nüfus artışı ve doğum hızı bakımından İzmir ortalamasının üstünde yer alıyor. Bu gerçekten yola çıkarak hizmetlerimizde anne ve bebeklere yönelik yeni bir hizmeti hayata geçirme kararı aldık. Pilot bölge olarak Menemen Adliyesi önünde oluşturduğumuz alana koyduğumuz bebek bakım ünitesini çok kısa süre içinde hizmete açacağız. Kentimizin çok işlek bir noktasında yer alan ünite, çeşitli sebeplerle dışarı çıkması gereken bebekli annelerin kimseden ricacı olmak zorunda kalmadan bebeğinin acil ihtiyaçlarını giderecek şekilde tasarlandı. Önümüzdeki süreçte de projeyi ilçemizde yaygınlaştırmak adına çeşitli semtlerimize bebek bakım ünitesi açmayı planlıyoruz" dedi.
Milli yüzücü Bengisu, Ege Üniversitesinde başarı hikayesini anlattı
11 Aralık 2025 Perşembe - 10:50 Milli yüzücü Bengisu, Ege Üniversitesinde başarı hikayesini anlattı Ege Üniversitesi Kariyer Planlama ve Başarı Koordinatörlüğü ile Mezunlarla İlişkiler Ofisi iş birliğinde, 70. yıl etkinlikleri kapsamında düzenlenen "Mezunlarımız Öğrencilerimizle Buluşuyor" programı, öğrencilerin ve mezunların yoğun katılımıyla Prof. Dr. Yusuf Vardar-MÖTBE Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Etkinlik kapsamında Prof. Dr. Bahtiyar Özçaldıran’ın moderatörlüğünü üstlendiği söyleşide Milli Yüzücü Bengisu Avcı tecrübelerini ve başarı hikâyesini katılımcılarla paylaştı. Söyleşinin ardından sahne alan Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı ise icra ettiği mini konserle katılımcılara müzik ziyafeti sundu. Etkinlikte ayrıca sponsor firmalar tarafından kurulan stantlarda mezunlara çeşitli ikramlar sunuldu. Etkinliğin açılış konuşmasını yapan Mezunlarla İlişkiler Ofisi Koordinatörü Öğr. Gör. Ebru Kalyoncu, "Ege Üniversitesi olarak heyecanlıyız. Üniversitemiz, bugün dünyada bilimde önemli bir eğitim markası olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. Aslında en büyük gücümüz; bu salonda ortak bir ruhla buluşan mezunlarımız, öğrencilerimiz ile akademik ve idari mensuplarımızdan oluşan güçlü birliktelik ve derin bağdır. Bugün bu birlikteliğimizi kutlamak üzere bir araya geldik. Bir aile olarak, mezunlarımızın ilham veren hikâyelerini hep birlikte dinlemek ve bu yolculuğa tanıklık etmek istiyoruz. Yolun başındaki sevgili gençlerimize ise şunu bilmenizi isterim ki; bu sıralardan mezun olduğunuzda arkanızda bu ülkenin en köklü kurumsal ailelerinden biri olan yetmiş yıllık bir geçmiş olacak. Egeli olmak güzel, Egeli olmak kıymetli. Sizlerle birlikte olmak ise büyük bir onurdur. Evinize, ailenize hoş geldiniz" dedi. "Bengisu, 8 milyarda 13 kadından biri" Söyleşide konuşan Prof. Dr. Bahtiyar Özçaldıran, "Ege Üniversitesinde 44 yıldır bulunmaktan onur duyan bir hocanız olarak, rahmetli Sermed Akgün hocamızla başlayan havuz serüvenimizin yıllar içinde dünya çapında sporcular yetiştiren bir hikâyeye dönüştüğünü gururla hatırlıyorum. Bugün aramızda olan Bengisu Avcı da o havuzda büyüyen, Seven Oceans’ı geçen dünyadaki 13 kadın sporcudan biri olarak hepimizi gururlandıran değerli bir mezunumuzdur. Onunla pek çok başarı ve duygu paylaştık, Türk bayrağını farklı kıtalarda taşıdık. Bengisu’nun bugün sporcu, öğretmen ve antrenör olarak aramızda olmasından büyük mutluluk duyuyorum. Dünyada yaklaşık 8 milyar insan yaşıyor. Seven Oceans’ı yüzen yalnızca 40 sporcu var; bunların sadece 13’ü kadın. Bengisu Avcı, 8 milyarda 13 kadından biri. Onunla büyük gurur duyuyoruz. Bu sporun sırrı, hedefe kilitlenebilmek ve bunu saatler boyunca sürdürebilmektir. Bizden sonra bayrağı devralacak gençlerin daha büyük başarılar elde edeceğine inanıyorum. Tek takıntımız, Türk bayrağını dünyanın her yerine taşımak" dedi. "Sporculuktan antrenörlüğe uzanan yolculuk" Kariyer yolculuğunu anlatan Bengisu Avcı, "Antrenörlüğe adım atmam, Ege Üniversitesinde sporcu olarak başlayan yolculuğumun doğal bir sonucuydu. 2010’da kurulan ilk açık su milli takımında yer aldım; bugün sporcu yetiştirmenin gururunu yaşıyorum. 1999’da Türkiye’nin ilk Avrupa Açık Su Şampiyonası’nı organize ederken açık suyla tanıştım. Sonrasında Avrupa Yüzme Birliği’nde görev alarak genç yüzücüleri açık suya yönlendirdik ve milli takımı adım adım geliştirdik. Ege Üniversitesindeki ilk 3 kilometrelik denemelerden bugün 60 kilometrelik ‘Okyanus Yedilisi’ parkurlarına uzanan bu yolculuk benim için çok özel. Özellikle Japonya parkurunda, herkesin imkânsız dediği koşullarda ekibimin inancı ve kendi direncimle yarışı tamamlamam, bu hikâyenin en önemli duraklarından biri oldu. Buz yüzmede dünya rekorları kırarak sınırlarımı zorlamaya devam ederken şunu söyleyebilirim: Hayal kurmaktan vazgeçmeyin. Başkalarının değil, kendi hayallerinizin peşinden gidin. Bugün size bir motivasyon konuşması değil, gerçek bir hayat hikâyesi anlatmak istedim" diye konuştu. Söyleşinin ardından Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuarı Öğr. Üyesi Doç. Dr. Hale Yamaner Okdan ve EÜ konservatuvar mezunu Yılmaz Demirtaş’ın verdiği mini konser etkinliğe renk kattı. Programın sonunda Milli Yüzücü Bengisu Avcı’ya ve etkinliğe katkı veren sponsor firmaların temsilcilerine plaket takdimi yapıldı.
Geleceğin spor yöneticileri İzmir’den yetişecek
11 Aralık 2025 Perşembe - 10:01 Geleceğin spor yöneticileri İzmir’den yetişecek İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ), ülkemizde sporun gelişimine ve profesyonel yöneticilerin yetişmesine katkı sağlamak amacıyla büyük bir adım atarak Türkiye geneline ulaşacak özel bir sertifika programı açtı. Göztepe Spor Kulübü’nün desteğiyle hayata geçen Spor Yöneticiliği Sertifika Programı’nda katılımcılara, spor dünyasının yakından tanıdığı 30 usta isim tarafından 9 ayrı modülde eğitimler verilecek. Kulüp yönetimi, pazarlama, iletişim ve taraftar etkileşimi gibi farklı alanlara odaklanarak katılımcıların mesleki yetkinliklerini geliştirecek şekilde tasarlanan, çevrim içi düzenlenecek sertifika programına, İEÜ’nün web sitesi üzerinden 30 Aralık 2025 tarihine kadar başvuru yapılabilecek. Spor alanında ilklere imza atmış; sadece futbol değil birçok branşta başarılarla, zaferlerle anılmış İzmir’de başlayacak örnek program, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu spor yöneticilerinin yetişmesine zemin hazırlayacak. Eğitimlerin şubat ayında başlayacağı sertifika programı; ‘Modern Spor Ekonomisine Giriş’, ‘Spor Ekosistemi’, ‘İçeriden Yönetmek’, ‘Sporun Ekonomisi’, ‘Spor ve Medya’, ‘Sporda Mevzuat ve Yönetişim’, ‘Spor Teknolojisi ve Girişimcilik’, ‘Sporcu Kariyeri ve Marka Yönetimi’ ile ‘Taraftar 4.0’ adlı modüllerden oluşacak. Gerçek maç deneyimi Eğitimler sonunda katılımcıların, edindikleri temel bilgileri yerinde deneyimlemesi için Göztepe’nin Süper Lig’de oynayacağı bir maça saha ziyareti gerçekleştirilecek. Katılımcılar, bu sayede maç günü operasyonunun tüm aşamalarını yerinde gözlemleme ve uygulama yapma fırsatı bulacak. "İzmir bizim göz bebeğimiz" Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İzmir’e hem tesis hem sportif organizasyonlar anlamında çok önem verdiklerini ifade ederek, "Çağımızın spora olan yaklaşımı; saha içi performansın, saha dışı yönetim kabiliyetleriyle birlikte yürütülmesini gerekli kılıyor. Sporun sürdürülebilir bir yapıya kavuşması ancak; pazarlama, iletişim, sponsorluk ve tüm kurumsal bileşenlerin, saha içi organizasyonu desteklemesiyle mümkün. Bu yaklaşım, profesyonel sporcular kadar, spor profesyonellerinin de sürecin önemli bir parçası olarak ortaya çıkmasını sağlıyor. İzmir, tarihi boyunca Türk sporunun lokomotif başarılarına imza atmış bir şehrimiz. İzmir bizim göz bebeğimiz. İzmir’e hem tesis hem sportif organizasyonlar anlamında çok önem veriyoruz ve ‘Spor Devrimi’ diye adlandırdığımız; ülkemizin son yıllarda branş farketmeksizin kazandığı dünya çapındaki başarıların en önemli merkezlerinden biri olarak görüyoruz" diye konuştu. Dr. Kasapoğlu, spor yöneticiliği alanında İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Göztepe Kulübü’nün katkılarıyla hazırlanan sertifika programının, insan kaynakları açısından ülke sporuna çok önemli katkılar yapacağını belirterek, şimdiden tüm katılımcılara üstün başarılar diledi. ‘İyi yönetilmek’ bir zorunluluk İzmir Ekonomi Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Mahmut Özgener, Türkiye’de sporun kurumsallaşması ve sürdürülebilir başarı kültürünün güçlenmesi açısından bu sertifika programının büyük önem taşıdığını söyledi. Sporun, sadece saha içi başarılarla değil; kurumsal yönetim, iletişim, pazarlama ve sürdürülebilir yapıların inşasıyla birlikte ele alınması gerektiğini ifade eden Özgener, "Göztepe Spor Kulübü’nün kıymetli desteğiyle hayata geçirdiğimiz Spor Yöneticiliği Sertifika Programı’nı Türkiye genelinden katılımcılara açmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Spor ekosistemi her geçen gün daha profesyonel bir yapıya evriliyor. Kulüplerimizin ve spor kurumlarımızın güçlü bir gelecek kurabilmesi için alana hâkim, güncel yaklaşımları takip eden, etik değerlerle yönetebilen profesyonellere ihtiyaç var. Açacağımız sertifika programının sporda yönetim kültürünü geliştireceğine, sektöre nitelikli insan kaynağı kazandıracağına ve katılımcıların kariyer yolculuklarına somut bir katkı sunacağına inanıyorum" diye konuştu. "İzmir’in spor hafızası ve dinamizmi var" Güçlü spor kültürüyle İzmir’in, her branşta ciddi bir deneyime ve bilgi birikime sahip olduğuna dikkat çeken Özgener, "Sertifika programının İzmir’de başlaması, bizim için ayrıca anlamlı oldu. Spor yöneticiliği gibi stratejik bir alanda, şehrimizden Türkiye’ye yayılacak yeni bir eğitim hamlesi başlatmış olduk. İzmir’in spor hafızası ve dinamizmi, bu programın hedeflediği profesyonelleşme vizyonunu daha da değerli kılıyor. Spor; ekonomik değer üreten, istihdam yaratan ve güçlü bir iletişim ekosistemi kuran büyük bir endüstri haline geldi. Spor yöneticiliği ise kurumsal yapı kurmayı, doğru bütçe yönetimini, marka değerini yükseltmeyi, iletişimi şeffaf ve güven içinde yürütmeyi, etik ve sürdürülebilirliği merkeze almayı gerektiriyor. Sertifika programının içeriğini de bu bilinçle hazırladık. Programın hayata geçmesinde emeği olanlara, tüm eğitmenlerimize ayrı ayrı teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. "Spor yöneticiliğinin geleceğine izmir’den katkı sağlamaktan gurur duyuyoruz" Göztepe Spor Kulübü Onursal Başkanı Mehmet Sepil, Göztepe olarak yalnızca sahada değil, sporun tüm alanlarında Türkiye’ye örnek olmayı hedefleyen bir kulüp olduklarını belirterek, "Sporun gelişimi; doğru yönetim anlayışı ve sürdürülebilir bir vizyonla mümkün olur. Bu nedenle İzmir Ekonomi Üniversitesi ile birlikte hayata geçirilen Spor Yöneticiliği Sertifika Programı’nı çok kıymetli buluyorum. İzmir, spor tarihine damga vurmuş bir şehir. Göztepe ise bu şehrin hem hafızası hem de geleceğe bakan yüzüdür. Böyle önemli bir sertifika programının İzmir’den doğması bizler için ayrıca gurur verici. Spor yöneticiliği gibi kritik bir alanda, şehrimizin bilgi birikimini ve enerjisini Türkiye’nin dört bir yanına taşımış olacağız" dedi. "Türkiye’ye örnek olacağına inanıyorum" Sepil, sözlerini şöyle sürdürdü: "Eğitimleri hazırlayan tüm değerli akademisyenlere ve spor dünyasından programa katkı sağlayacak usta isimlere teşekkür ediyorum. Göztepe’nin maç günü operasyonlarını yerinde görme imkanı sağlanması da programın en özel yanlarından biri olacak. Sporun geleceğine yatırım yapmak, kulüplerimizin yarınını güvence altına almaktır. Bu programın İzmir’den tüm Türkiye’ye örnek olacağına yürekten inanıyorum. Spor dünyasında profesyonelleşmeyi hedefleyen herkesi bu değerli yolculuğa katılmaya davet ediyorum." "Pratik bilgi, uygulamaya dönüşecek" İEÜ Rektörü Prof. Dr. Yusuf Hakan Abacıoğlu ise, "Mikro-yeterlilikler üzerine kurguladığımız ve akademik bilgiyi uygulama ile güçlendirmeyi hedeflediğimiz Spor Yöneticiliği Sertifika Programı’nın; spor kurumlarında profesyonelleşmeyi destekleyeceğine, spor endüstrisine nitelikli insan kaynağı kazandıracağına yürekten inanıyorum. Sunacağımız çevrim içi eğitimler; aynı zamanda güncel örnekler ve pratik yaklaşımlarla bilgiyi doğrudan uygulamaya dönüştürmeyi hedefliyor" diye konuştu.
AK Parti İzmir İl Başkanı Saygılı, Selçuk’ta TOKİ müjdesi verdi
10 Aralık 2025 Çarşamba - 17:13 AK Parti İzmir İl Başkanı Saygılı, Selçuk’ta TOKİ müjdesi verdi AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Selçuk ilçesinde TOKİ evlerini ziyaret ederek bin 385 konutluk 2. Etap projesinin Ocak ayı itibariyle hak sahiplerine anahtarlarının teslim edileceği müjdesini verdi. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Selçuk programı kapsamında, sabah muhtarlarla buluştu. AK Parti Selçuk İlçe Başkanı Hakan Bayraklı’nın da eşlik ettiği programda muhtarların talep ve önerilerini tek tek not alan Saygılı, "Muhtarlarımız bizim sahadaki en güçlü yol arkadaşlarımızdır. Her biri mahallemizin nabzını tutan, vatandaşımızın derdine ilk dokunan isimlerdir. Bugün bizlerle paylaşılan her talep, her öneri bizim için bir talimat niteliğindedir. Selçuk’un geleceğini, muhtarlarımızla omuz omuza vererek daha da güçlü şekilde inşa etmeye devam edeceğiz. Çünkü biz, milletiyle birlikte yürüyen bir hareketiz. İşte tam da bu anlayışla Selçuk merkez mahallelerimizin tamamını doğalgaz ile buluşturduk. 7 tane okul yaptık, 6 tane okulu yıkıp yenisini yaptık. Köylerdeki tüm okullar yenilendi. Depreme dayanıksız hiçbir okul kalmadı. Son bir okulumuzda güçlendirme çalışması yapılıyor. Kamu binalarımızın hepsi denetlendi, depreme dayanaksız binamız yok. Selçuk’taki Hükümet Konağımızı da yenileyerek tüm devlet kurumlarını tek çatı altında, modern bir binada topladık. 2 tane kapalı spor salonu merkezde bitti, kısa süre sonra halkımızın hizmetine açılacak. İZBAN hattını Selçuk’a kadar uzattık ve ilçe sakinlerimizin İzmir’e kolay ulaşım sağlamasına imkan tanıdık. Eğitimden sağlığa, kültürden ulaşıma kadar her alanda Selçuk için çalışıyoruz. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde, hizmet siyasetiyle büyüyen, kalkınan ve geleceğe emin adımlarla yürüyen bir Selçuk inşa ediyoruz. Bizim siyasetimiz, laf değil, eser siyasetidir’’ ifadelerini kullandı. TOKİ’den müjdeli haber, Ocak ayında anahtar teslimatları başlıyor TOKİ konutlarını da ziyaret ederek önemli bir müjde paylaşan Başkan Saygılı, "Biz AK Parti olarak her zaman eser ve hizmet diyoruz. Bunu da birileri gibi sadece sözde değil, sahada, gerçek yatırımlarla söylüyoruz. Tüm engelleme girişimlerine rağmen 1385 konutluk TOKİ 2. Etap projesini tamamladık. Bugün bunu hemşehrilerimize buradan duyurmanın büyük memnuniyetini yaşıyorum. Ocak ayı itibarıyla hak sahiplerimize anahtar teslimi başlıyor. Hemşehrilerimiz modern, güvenli ve konforlu yeni yuvalarına kavuşmuş olacaklar. Bu proje sadece konut üretimiyle sınırlı değil; 200 bin metrekarelik toplam oturum alanının tam 60 bin metrekarelik kısmı yeşil alan olarak planlandı. Yani sadece bu proje ile Selçuk’a kazandırdığımız yeşil alan, ilçede son dönemde üretilen toplam yeşil alanın tam 3 katı. Bizim anlayışımız; beton değil nefes alan şehirler, insanımıza değer katan yaşam alanları inşa etmektir. Bu büyük yatırımın Selçuk’a hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Biz çalışmaya, Selçuk’u daha ileriye taşımaya devam edeceğiz" dedi. 2026 yılının ortalarında hastanedeki çalışmalar bitmiş olacak İnşaatında sona gelinen Selçuk Devlet Hastanesini ziyaret ederek son çalışmaları yerinde inceleyen Başkan Saygılı, şu değerlendirmelerde bulundu: "13 bin metrekare alan üzerine kurulan, 81 yatak kapasiteli yeni Selçuk Devlet Hastanemizin yüzde 90’ı tamamlandı. İnşallah 2026 yılının ortalarında tüm çalışmaları bitmiş olacak. Bu hastane sadece bugünümüzü değil, 100 bin kişilik nüfusun sağlık ihtiyacını karşılayacak şekilde planlandı. Modern donanımı, güçlü altyapısı ve ileri teknolojiye sahip birimlerimizle Selçuk’a uzun yıllar hizmet verecek çağdaş ve konforlu bir sağlık merkezi kazandırıyoruz."
İzmir’de silahlı suç örgütüne şafak operasyonu: 28 gözaltı
10 Aralık 2025 Çarşamba - 17:12 İzmir’de silahlı suç örgütüne şafak operasyonu: 28 gözaltı İzmir’de tefecilik, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi suçlara karışan silahlı suç örgütüne yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda, aralarında örgüt liderlerinin de bulunduğu 28 şüpheli gözaltına alındı. Baskınlarda çok sayıda silah, altın, senet ve tarihi eser niteliğinde sikke ele geçirildi. Edinilen bilgiye göre, İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, "Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme", "Tefecilik", "Tehdit" ve "6136 Sayılı Kanuna Muhalefet" suçlarına yönelik planlı bir çalışma yürüttü. Yapılan teknik ve fiziki takipler sonucunda, silahlı suç örgütü hiyerarşisi içerisinde hareket eden şüphelilerin, faiz karşılığında borç para verdikleri ve husumetli oldukları vatandaşlar üzerinde baskı kurdukları belirlendi. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre örgüt üyelerinin; borçlandırdıkları kişilere yönelik darp, cebir, tehdit, ev kundaklama, silahla ikamet kurşunlama ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma gibi yöntemlere başvurdukları tespit edildi. Ayrıca örgütün uyuşturucu madde ticareti faaliyetlerinde de bulunduğu ve toplamda 36 vatandaşı mağdur ederek haksız kazanç sağladıkları ortaya çıktı. Örgüt liderleri ve yöneticileri yakalandı Tespit edilen 47 şüpheliden 29’una yönelik dün saat 07.20’de eş zamanlı operasyon için düğmeye basıldı. Özel harekat polislerinin de desteğiyle gerçekleştirilen baskınlarda; örgüt liderleri M.M.A. ve E.A. ile örgüt yöneticileri S.E., M.A.A. ve M.S.A.’nın da aralarında bulunduğu toplam 28 şüpheli kıskıvrak yakalandı. Şüphelilerin ikamet, araç ve iş yerlerinde yapılan geniş kapsamlı aramalarda suç unsuru çok sayıda materyal ele geçirildi. Aramalarda; 1 adet pompalı tüfek, 1 adet av tüfeği, 6 ruhsatsız tabanca, 3 şarjör, 221 adet fişek ve 1 adet sustalı bıçak bulundu. Ayrıca, 26 adet senet, 1 boş senet koçanı, 4 muvafakatname, 1 tapu senedi, alacak-verecek bilgilerinin tutulduğu 2 not defteri ve 1 para sayma makinesi ele geçirilirken 17,51 gram skunk, 75 gram esrar ile suçtan elde edildiği değerlendirilen 18 ata altın, 10 çeyrek altın, 1 yarım altın, 3 gram altın, çok sayıda dijital meteryal ve 1 adet tarihi eser altın sikke muhafaza altına alındı. Gözaltına alınan 28 şüphelinin Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğündeki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilecekleri öğrenildi.