Yerel Haberler
İzmir
İZBETON soruşturmasında dosyaya giren dilekçeye göre ortaklardan habersiz projeye 11 villa eklenmiş 13 Nisan 2026 Pazartesi - 20:16:35 İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON üzerinden yürütülen kentsel dönüşüm ve kooperatif soruşturmasında, şikayet dilekçesinin ortaya çıkmasıyla usulsüzlük iddiaları yeni bir boyut kazandı. Dosyaya giren dilekçede, projelere ortaklardan habersiz şekilde villalar eklendiği ve yarım kalan inşaatlar nedeniyle vatandaşların büyük mağduriyet yaşadığı kaydedildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, Gaziemir ilçesi Kentsel Dönüşüm ve Gelişim Alanı projelerinde S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi aracılığıyla usulsüzlük yapıldığı iddia edildi. Zimmet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve denetim görevinin ihmali suçlamalarıyla başlatılan operasyonun ikinci dalgasında, aralarında CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un da bulunduğu 10 şüpheli hakkında işlem yapıldı. Adliyeye sevk edilen şüphelilerden Ümit Erkol dahil 9 şüpheli tutuklanırken, firari 1 şüphelinin yakalanması için çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Mağduriyet ve kamu zararı Soruşturma dosyasına giren şikayet dilekçesinde, kooperatif ortaklarının İZBETON tarafından belirlenen 151 milyon liralık ihale bedelinin büyük kısmını ödediği ancak inşaat ilerleme oranının yüzde 10 seviyelerinde kaldığı ifade edildi. Şantiye alanındaki yapıların tamamlanamaması kamu zararı iddialarını güçlendirirken, yüklenici firmaya ait olması gereken vinç ve demir gibi inşaat girdilerinin kooperatif bütçesinden karşılandığı öne sürüldü. Yüklenici firmanın kooperatife 85 milyon lira borcu olduğu ve ödemediği giderlerin 23 milyon lirayı aştığı belirtildi. Habersiz villa eklenmiş Dilekçedeki en dikkat çekici iddia ise kooperatif ortaklarına bilgi verilmeden projeye 11 adet villa eklenmesi oldu. Bu villaların kooperatif yönetimi ve yakın çevresindeki isimlere düşük bedellerle tahsis edildiği iddia edildi. Kooperatif karar defterindeki bazı sayfaların boş bırakıldığı ve kararların geçmişe dönük şekilde sonradan oluşturulduğu da iddialar arasında yer aldı. Eski yöneticilerin savunması Tutuklanan isimler arasında yer alan kooperatifin eski yönetim kurulu üyesi Ümit Erkol, ifadesinde suçlamaları reddetti. Kooperatiften sadece huzur hakkı aldığını ve imza yetkisinin bulunmadığını savunan şüpheli, villa iddialarına ilişkin projenin başından beri aynı olduğunu, herhangi bir değişiklik yapılmadığını iddia etti. Villaların bedelsiz verilmediğini savunan şüpheli, ödeme planı çerçevesinde satın alma işleminin gerçekleştiğini ifade etti. Kooperatif başkanından projeli yalanlama S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi Başkanı Ali Alpyavuz ise, satış ofisindeki tanıtım görsellerini göstererek iddiaları yalanladı. Alpyavuz, kendilerine ilk başta gösterilen projede ortak alanın yeşil alan ve havuz olarak sunulduğunu, villa projesinin ise sonradan eklendiğini dile getirdi. C7 bloktaki daire sayısının düşürülerek emsal metrekarelerinin villalara kaydırıldığını savunan Alpyavuz, ihale sürecinde davet edilen firmaların yöneticilerle akrabalık bağları olduğunu ve bu firmaların daha önce büyük bir inşaat tecrübesinin bulunmadığını iddia etti. Proje resimleriyle cevap verdi İzmir’de 2022 yılında belediye öncülüğünde depreme dayanıklı konut vaadiyle başlatılan projeye dönemin belediye başkanı Tunç Soyer ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının verdiği güvenle dahil olduklarını belirten Ali Alpyavuz, satış sürecinde kendilerine sunulan projelerde orta alanın yeşil alan ve havuz olarak planlandığını, ancak 2024 yılındaki genel kurul sürecinde bu alanın üyelere haber verilmeksizin villa inşaatına dönüştürüldüğünü söyledi. Alpyavuz, satış ofisindeki şerefiye raporlarında ve ödeme planlarında yer almayan bu villaların Ümit Erkol başkanlığındaki yönetim kurulu karar defterine 2022 yılında açıkça ’villa’ olarak kaydedildiği, C7 bloktaki daire sayısının 60’tan 48’e düşürülerek, buradaki emsal metrekarelerinin bu kaçak yapılara aktarıldığı ve söz konusu taşınmazların yönetim ile denetim kurulu üyelerinin yakın akrabalarına düşük bedellerle tahsis edildiğini belirtti. CHP İzmir eski İl Başkanı Şenol Aslanoğlu ve CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol’un yakınlarının ortak olduğu Ares, Kasamar ve City Construction gibi firmaların yeterli tecrübeye ve inşaat sınıfına sahip olmamalarına rağmen teminatsız bir şekilde 40 bin metrekarelik ihaleleri kendi aralarında paylaştıkları; Kahramanmaraş merkezli depremler gerekçe gösterilerek durdurulan inşaatların 2025 teslim tarihine rağmen henüz yüzde 9,77 seviyesinde kaldığı ve ihale belgelerinin savcılık makamlarına dahi teslim edilemediği kaydedildi. Üst birliğe ait internet sitesindeki görsellerde villa planının bulunmadığını hatırlatan Alpyavuz, Ümit Erkol’un villaların en başından beri plan dahilinde olduğu ve şahsi bir tahsisin söz konusu olmadığı yönündeki savunmasını proje çıktılarıyla reddederek hukuki sürecin takipçisi olacaklarını ifade etti.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 20:16 İzmir’deki İZBETON soruşturmasında tutuklanan CHP Ankara İl Başkanı Erkol’un ifadesi ortaya çıktı İzmir’de İZBETON’da usulsüzlük iddialarına yönelik operasyonda tutuklanan CHP Ankara İl Başkanı Ümit Erkol, hakkındaki zimmet ve dolandırıcılık iddialarını reddederek, tahliyesini talep etti. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen İZBETON soruşturmasında, Gaziemir ilçesinde S.S. İş İnsanları Gaziemir Yapı Kooperatifi aracı kılınarak menfaat temin edildiği iddiaları incelendi. Zimmet, nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik ve denetim görevinin ihmali suçlamalarıyla düzenlenen operasyonda gözaltına alınan Ümit Erkol ve beraberindeki 8 şüpheli, emniyetteki işlemlerinin ardından sevk edildikleri adliyede çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Soruşturma kapsamında tutuklanan Erkol’un mahkeme beyanlarında, hiçbir resmi evraka imza atmadığını ve sahtecilik yapmasının mümkün olmadığını savunduğu öğrenildi. "Huzur hakkı dışında para almadım" Kooperatifte 2022 yılında yönetim kurulu üyesi olduğunu belirten Erkol, "Üye olduktan sonra kooperatiften elde ettiğim tek gelir 10 bin TL olan huzur hakkıdır. Başka hiçbir şekilde kooperatifle iş yapan bir yerden para almam ya da vermem gibi bir durum olmamıştır. Kooperatif yönetim kurulu olduğum halde kendi adıma imza sirküleri çıkarmadım ve Gaziemir kooperatifine ait hiçbir ihale ya da resmi evraka imza atmadım. Bir tane dahi imzam söz konusu değildir. Hiçbir evrakta imza atmamış birisinin resmi belgede sahtecilik yapması mümkün değildir. Kooperatif hissemi sattığımda da banka üzerinden işlem gerçekleştirilmiş ve gerekli açıklamalar yazılarak bu işlemin banka üzerinden gerçekleştiğini belirten MASAK raporunda da şüpheli hareket olmadığı bellidir" dedi. "Villalar bedelsiz olarak verilmemiştir" Şikayetçi kooperatif avukatının projede villa olmadığı yönündeki açıklamalarının gerçeği yansıtmadığını dile getiren Erkol, "Projede hiçbir değişiklik olmadığı ve sadece isim değişikliği olduğu açıktır. Sunulan fotoğraflarla da projede değişiklik olmadığı görülmektedir. Villaların olduğu ilk günden beri bellidir, bu villalar bedelsiz olarak verilmemiştir ve diğer konutlar gibi bir ödeme planı neticesinde satın aldım. Kapıdan geçen herhangi birisi benim aldığım villayı da ödeme planı neticesinde almaktadır. Kendime özel tahsis etmem gibi bir durum söz konusu değildir. Kooperatif ile ilgili hiçbir kişiyle aramda ticari ilişki olmamıştır" ifadelerini kullandı. "1 TL dahi para eksikliğinden bahsedilmedi" Kooperatifin tüm gelirlerinin banka aracılığıyla sağlandığını ve elden para alınmadığını kaydeden Erkol, "Bilirkişi raporunda kooperatifin taşeronlara ödemeyle ilgili usulsüzlük olduğu iddiası mevcuttur. Ben bu taşeronu tanımıyorum ve yapılan protokol gereği kooperatif ile ilgili yapılan herhangi bir işlem İZBETON tarafından izin ve imzası ile gerçekleşmektedir. Tepekule firması gelip bu imalatın yapılıp yapılmadığı ve mali yönden uygun olup olmadığı bağımsız denetçi tarafından araştırılmaktadır. Bunun üzerine gereken ödemeler yapılmaktadır. 2024 yılının Haziran ayında yönetimi devrettim, bilanço sunduk. Devrettiğimiz yönetim çok hassas bir araştırma yaptı ve sadece plastik bir çiçeğin dahi ödenmesini istedi. Böyle ince hassas bir araştırma yapan, devralan yönetim bize karşı herhangi bir eksikliği sunmadı. Herhangi bir şekilde 1 TL dahi bir para eksikliğinden bize bahsedilmedi. Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmak istiyorum" şeklinde konuştu.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 16:46 Atatürk’ün Aliağa’ya gelişinin 92. yıl dönümü törenlerle kutlandı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün 13 Nisan 1934’te Aliağa’ya gelişinin 92’nci yıl dönümü düzenlenen programla kutlandı. Aliağa Belediyesi ile Atatürkçü Düşünce Derneği (ADD) tarafından Atatürk Anıtı ve Atatürk Açık Hava Galerisi’nde düzenlenen kutlama programı saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başladı. "Atatürk’ün 92 yıl önce getirdiği ışık yolumuzu aydınlatmaya devam ediyor" Programın açılış konuşmasını yapan ADD Aliağa Şubesi Başkanı Erol Çetinkaya "13 Nisan 1934 tarihi sadece bir takvim yaprağı değil, Aliağa’mızın hafızasına kazınmış genel tarihimizin en müstesna sayfalarından biridir. Atatürk’ün 92 yıl önce bu topraklara attığı o ilk adım sadece bir ziyaret değil, aynı zamanda bir coğrafyanın geleceğine vurulan parlak bir mühür. Çağdaş Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin bu topraklardan nasıl sağlam bir iradeyle atıldığının en somut göstergesidir. O gün tozlu yolları ve uçsuz bucaksız arazileriyle mütevazi bir çiftlik görünümde olan Aliağa bugün cumhuriyetimizin her fabrika bir kaledir anlayışıyla Türkiye’nin ağır sanayi devletlerinden biri. Ekonomimizin can damarı ve parlayan bir yıldızı konumundadır" dedi. "Atamızın anısına yapılan bu yerdeyiz" Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk de, Atatürk’ün Aliağa’ya gelişinin yıl dönümünü gurur ve heyecanla kutladıklarını belirtti. Öztürk, "Cumhuriyetimizin Kurucusu Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün 1934 yılında Aliağamıza gelişinin 92. yılını büyük bir gurur ve heyecanla kutluyoruz. Büyük Önderimizin Aliağa’da öğrenci ve öğretmenlerle buluştuğu bu yerde, 2022 yılında Aliağa Belediyemiz tarafından Atatürk Anıtı ve Atatürk Açık Hava Galerisi yapıldı. Bugün büyük bir mutlulukla Atamızın anısına yapılan bu yerdeyiz. Atatürk’ün Aliağa’ya gelişinin 92. yıl dönümünde Büyük Önder Atatürk ve silah arkadaşlarını, tüm şehitlerimizi rahmet ve şükranla anıyorum" ifadelerini kullandı Zeybek gösterisi ve bando dinletisi ile sona eren programa; Aliağa Belediye Başkan Yardımcıları Mesut Öztürk ve Güven Demirağ, Aliağa Belediyesi Personel Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmedali Özkurt, ADD Aliağa Şubesi Başkanı Erol Çetinkaya, ADD yönetici ve üyeleri, sivil toplum kuruluşlarının başkan ve yöneticileri, siyasi partilerin temsilcileri, gaziler, meclis üyeleri ve vatandaşlar katıldı.
13 Nisan 2026 Pazartesi - 15:10 Çeşme’de üniversite öğrencileri ve personeline KADES ile narkotik eğitimi verildi Çeşme İlçe Emniyet Müdürlüğünce üniversite kampüsünde düzenlenen seminerde, öğrencilere ve okul personeline şiddet ve uyuşturucuyla mücadele konularında eğitim verildi. Toplam 225 kişinin katıldığı etkinlikte, emniyetin önemli uygulamaları ve projeleri tanıtıldı. Çeşme İlçe Emniyet Müdürlüğü koordinesinde yürütülen çalışmalar kapsamında, Ege Üniversitesi Çeşme Turizm Fakültesi Kampüsü’nde bilgilendirme etkinliği düzenlendi. İzmir Asayiş Şube Müdürlüğü Aile İçi ve Kadına Karşı Şiddetle Mücadele Büro Amirliği personeli tarafından gerçekleştirilen seminerde, katılımcılara KADES uygulamasının kullanımı hakkında detaylı bilgiler aktarıldı. Öğrenci, öğretmen ve çalışanlara yönelik verilen eğitimde katılımcılara broşür dağıtımı da yapıldı. Program çerçevesinde Çeşme Narkotik Suçlarla Mücadele ekipleri tarafından uyuşturucuyla mücadele eğitimleri de gerçekleştirildi. Fakülte öğrencilerinden oluşan 150 katılımcıya yönelik, "NARKOGENÇLİK" projesi kapsamında seminer verildi. Eğitimde öğrencilere UYUMA ve NARVAS projeleri hakkında bilgilendirmeler yapıldı. Fakültede görevli eğitimciler ve okul personelinden oluşan 75 katılımcıya ise "En İyi Narkotik Polisi, Anne" projesi kapsamında seminer düzenlendi. Bu programda da katılımcılara UYUMA ve NARVAS projeleri tanıtılarak konuyla ilgili broşür dağıtımı sağlandı. Yetkililer, uyuşturucuyla mücadelede farkındalık çalışmalarının aralıksız devam edeceğini ifade etti.
Minguzzi ailesinden Başkan Tugay’a ziyaret
28 Mart 2026 Cumartesi - 13:27 Minguzzi ailesinden Başkan Tugay’a ziyaret İstanbul’da uğradığı saldırı sonucu 24 Ocak 2025’te hayatını kaybeden 14 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi’nin ailesi, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ı ziyaret ederek oğullarının adının kaykay parkına verilmesi dolayısıyla teşekkürlerini iletti. Başkan Tugay, "Ahmet Minguzzi’nin hatırasını yaşatmak ve acınızı bir nebze de olsa hafifletmek için, bundan sonraki süreçte benzer olumsuz olayların yaşanmaması adına sizin önerileriniz doğrultusunda yapmamız gereken her şeyi yerine getirmeye hazırız" dedi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay ve eşi Öznur Tugay, 24 Ocak 2025’te İstanbul Kadıköy’de uğradığı saldırı sonucu hayatını kaybeden 14 yaşındaki Ahmet Minguzzi’nin ailesini açık ofiste ağırladı. Ziyarette, Ahmet Minguzzi’nin annesi Yasemin Minguzzi, babası Andrea Minguzzi, teyzesi Aylin İyiyazıcıoğlu ve Bornova Yıldırım Beyazıt Mahallesi Muhtarı Mürvet Dinsever de yer aldı. Minguzzi ailesi, oğullarının adının Bostanlı’daki kaykay parkına verilmesi nedeniyle Başkan Tugay’a teşekkürlerini iletti. Ziyarette, Ahmet Minguzzi’nin katillerinin de çocuk yaşta olduğuna dikkat çekilerek, özellikle çocuk ve gençlerde artan şiddet ve madde bağımlılığı sorunları üzerinde duruldu. Başkan Tugay şiddet sorunu ve koruyucu önlemlere dikkat çekti Ziyarette konuşan Başkan Tugay, benzer olayların yaşanmaması için yapılacak çalışmaların önemine değinerek, "İnsanları kötü hale getiren bir sistem var. Annesinden doğan herkes aslında masumdur; kimse kötü olarak doğmaz, ancak çevre şartları insanları öyle bir hale getiriyor ki, canavarlaşabiliyorlar. Çoğu da ne yaptığını bilmez halde. İnsanlar, yıkıcı bir kültürün parçası oluyor. Şiddet giderek artan bir problem haline geliyor. İnsanların şiddetin çözüm olmadığını anlaması gerekiyor. Caydırıcı cezalar olmalı, fakat asıl mesele, neden bu hale gelindiğinin konuşulması ve bunun düzeltilmesidir. Bu, ister istemez zaman alır ve doğru insanların ülkeyi yönetmesini gerektirir. Ancak, belli bir grup insanın acilen değiştirilmesi gerekir. Onların kötülükten vazgeçmesi için caydırıcı cezaların uygulanması şart. Bu insanların neden bu noktaya geldiğini anlayıp, koruyucu önlemler almak lazım" dedi. Tugay: Ulusal bir politikaya dönüşmesi lazım İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, şiddet ve madde bağımlılığının yoğun olduğu bölgelerde özel çalışmalar yaptıklarını belirterek, "Dezavantajlı mahallelerde yoğun bir şekilde çalışma yürütüyoruz. Babası cezaevinde olan çocuklarla da özel olarak ilgileniyoruz. Ancak bunun ulusal bir politikaya dönüşmesi gerekiyor. Ahmet’in ölümüne derinden üzüldük ve olaydan çok etkilendik. İnsanın vicdanı buna dayanamaz, yüreği bunu kaldırmaz. Geçmişi değiştiremeyiz ama bizden herhangi bir isteğiniz olursa, elimizden ne geliyorsa yapmaya hazırız. Ahmet Minguzzi’nin hatırasını yaşatmak, acınızı hafifletmek ve bundan sonraki süreçte benzer olayların yaşanmaması için gereken her şeyi yapmaya hazırız. Bunu durdurmanın bir yolu varsa, tüm gücümüzle bu konuda çaba gösteririz. İzmir’de yaşayan her insan bizim için değerli. Problemi olan, bizden yardım isteyen herkese yardımcı olmaya hazırız. Ancak bu dünyada hiçbir gerekçe, masum bir insana kötülük yapmayı haklı çıkaramaz" şeklinde konuştu. "Kötülüğü bitiremeyiz ama şiddeti azaltabiliriz" Ziyarette konuşan baba Andrea Minguzzi, "Umarım Ahmet başka çocukları kurtarır. Dünyada kötülüğü bitiremeyiz ama şiddeti azaltabiliriz. Şiddeti önlemek için spor, eğitim ve iş gerekiyor. İtalya’da da şiddet var. Türkiye bana göre kontrollüydü ama benim çocuğum sabah pazarda saldırıya uğradı. Gece saatlerinde arka sokaklarda değildi ve saldırı önlenemedi" diye konuştu. Yasemin Minguzzi ise yaşadıkları hukuki süreci aktardı. "Rehabilitasyon gerekiyor" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın eşi Öznur Tugay ise "Madde bağımlılığı ve şiddet kültürünün özendirilmesi durumu var. 20 yıldır, ahlaki değerlerimizin çöktüğü bir gerilim hattı var. Caydırıcı cezaların olmasının yanında hem ailelerin hem de çocukların rehabilitasyon görmesi gerekiyor" diyerek ekonomik sıkıntıların da şiddeti artırdığına dikkat çekti.
Bilim insanları Körfez’in geleceğini konuştu
28 Mart 2026 Cumartesi - 12:31 Bilim insanları Körfez’in geleceğini konuştu İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin "Sağlıklı Körfez" hedefiyle düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı, ikinci gününde dünyanın önde gelen bilim insanlarını bir araya getirdi. Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen konferansta, İzmir Körfezi’nin geleceğine dair bilimsel çözüm önerileri masaya yatırıldı. Körfezdeki zararlı alg patlamalarından organik çökeltilere kadar birçok kritik konuya çözüm arandı. Çeşitli ülkelerden katılan uzmanlar, İzmir Körfezi için doğal temizlik yöntemlerinden biyoteknolojik uygulamalara kadar geniş bir yelpazede öneriler sundu. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin "Sağlıklı Körfez" hedefi doğrultusunda "Körfez İçin Bir Adım Daha" başlığıyla düzenlediği Uluslararası İzmir Körfez Konferansı, ikinci gününde de alanında uzman isimleri bir araya getirdi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanlığı koordinasyonunda; İZSU, İZPA ve İZDENİZ iş birliğiyle Tarihi Havagazı Fabrikası’nda gerçekleştirilen konferansta, körfezin geleceğine yönelik bilimsel çözüm önerileri masaya yatırıldı. Çeşitli ülkelerden katılan uzmanlar, İzmir Körfezi için doğal temizlik yöntemlerinden biyoteknolojik uygulamalara kadar geniş bir yelpazede öneriler sundu. ABD’li uzmandan modifiye kil önerisi ABD Ulusal Zararlı Alg Patlamaları Ofisi Direktörü Prof. Dr. Donald Anderson, "Deniz Sularında Zararlı Alg Patlamalarının Kontrolü: Kavramlar, Mevcut Durum ve Gelecek Beklentileri" başlıklı sunum yaptı. Körfezde yürütülecek çalışmaların bölgeye uygun olmasının daha sağlıklı sonuçlar vereceğini belirten Anderson, kil uygulamalarının önemine dikkat çekti. Kilin herhangi bir olumsuz etkisinin bulunmadığının bilindiğini vurgulayan Anderson, "İzmir Körfezi’nde alg patlamalarının ardından körfezin dibine bakmalısınız. Orada neredeyse tüm canlılar hayatını kaybediyor. Bu nedenle yürütülecek çalışmalarda kil uygulaması daha etkili bir yöntem olacaktır" dedi. "Alg patlamaları çevre dostu yöntemlerle önlenebilir" Japonya Civil Engineering Research Institute for Cold Regions’dan Dr. Nobuharu Inaba, konuşmasına katılımcıları Türkçe selamlayarak başladı. Doğu Japonya depremine ait bir fotoğraf paylaşan Inaba, arama kurtarma çalışmalarına katılan Türk ekiplerine teşekkür etti. "Biyolojik HAB Kontrolü" başlıklı sunumunda zararlı alg patlamalarına değinen Inaba, deniz çayırları ve makroalglerle ilişkili bakterilerin bu sorunun kontrolünde önemli rol oynayabileceğini belirtti. Inaba, "Zararlı alg patlamaları sürdürülebilir ve çevre dostu yöntemlerle önlenebilir. Ancak deniz ortamında bu tür uygulamalar oldukça zordur. Bu nedenle deniz çayırları ve yosun yataklarının korunması, izleme çalışmalarının artırılması ve bu alanların yeniden kazandırılması büyük önem taşıyor" dedi. "Hastanın tek bir tedaviyle kurtulması mümkün değil" Ege Üniversitesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Nuri Azbar, "İzmir Körfezi’nde Oksijen Restorasyonu" başlıklı sunumunda körfezin oksijen yetersizliği nedeniyle yaşadığı sorunlara dikkat çekti. Körfezi bir hastaya benzeten Azbar, "Durumu ağır bir hastayla karşı karşıyayız. Uygulanan tedaviler yeterli değil. Tek bir yöntemle iyileşmesi mümkün değil; doğayla uyumlu, uzun vadeli çözümlere ihtiyaç var. Körfezin nefes alabilmesi için sürekli temizlik ve oksijen desteği şart" dedi. "Biyokütle kazanımını hızlandıracak sistem inşa etmek zorundayız" Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Prof. Dr. Göknur Şişman Aydın, "Mikroalg ve Entegre Sistem Uygulamaları ile Körfez Ekosistemlerinin Sürdürülebilir Restorasyonu" başlıklı sunumunda ekosistem bazlı çözümlere vurgu yaptı. Aydın, "Uygulamalar ekolojik, ekonomik ve sürdürülebilir olmalı. Dereler artık atık su taşıyor; Gediz dahil 25 havzada kirlilik sorunu var. Bu nedenle dere ağızlarında besin yükünü yakalayacak tampon bölgeler oluşturmalı ve biyokütle kazanımını hızlandıracak sistemler kurmalıyız. Mikroalg perdeleri ve kafesler bu konuda çözüm olabilir" şeklinde konuştu. Prof. Dr. Altuğ: "Körfez’deki birikimle savaşacak bakterileri artırmamız lazım" İstanbul Üniversitesi Su Bilimleri Fakültesi Öğretim Görevlisi Prof. Dr. Gülşen Altuğ, "Türkiye Denizlerinden İzole Edilen Bakterilerin Biyoteknolojik Kullanım Potansiyelleri" başlıklı sunumunda, Marmara Denizi’nde yaşanan müsilaj sorununa biyolojik çözüm yöntemlerini anlattı. Altuğ, zeolit aracılığıyla bakterileri deniz dibine aktararak organik maddeyi parçalayan faydalı bakterilerin sayısını artırmanın ekosistem için kritik olduğunu vurguladı. "Bakteriler iyiler, kötüler ve fırsatçılar olarak ayrılıyor. Organik madde arttığında iyilerin sayısını artırmak gerekiyor. Her alanın özgün şartlarına göre sorunu tanımlayıp müdahale etmeliyiz" dedi. "Besin kirliliği toksik alg patlamalarını tetikliyor" Berlin Teknik Üniversitesi’nden Prof. Dr. Ferdinand L. Hellweger, "Zararlı Siyanobakteri Patlamaları: Ekoloji, Toksisite ve Yönetim" başlıklı sunumunda, su ekosistemlerini tehdit eden toksik alg patlamalarına dikkat çekti. Hellweger, besin kirliliğinin yüksek olduğu ortamlarda toksin üreten alg türlerinin arttığını vurguladı ve Kuzey Amerika’dan örnekler vererek yüksek kirliliğin toksik patlamaları tetikleyebileceğini söyledi. Ayrıca geliştirdikleri modellerle toksin üretimini tahmin ettiklerini ve sonuçların sahadaki verilerle uyumlu olduğunu belirtti. Prof. Dr. Lök: "Midyelerle Körfez’in kirliliğini izleyip temizleyebiliriz" Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aynur Lök, çift kabuklu canlıların suyu temizlemede etkili olduğunu vurguladı. Midyeler ve diğer çift kabuklular, planktonları, organik ve inorganik maddeleri, ağır metalleri, mikroplastikleri ve çeşitli kirleticileri filtreleyerek su kalitesini iyileştiriyor. Lök, "Midyeleri kullanarak körfezde kirliliği izleyebilir, atık suları arıtabilir ve ötrifikasyonu azaltabiliriz" dedi. "Deniz hıyarları Körfez’in temizliğinde rol oynayabilir" Ege Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nden Doç. Dr. Mustafa Tolga Tolon, İzmir Körfezi’ndeki artan organik çökelti sorununa işaret etti. Tolon, deniz hıyarlarının "deniz tabanının temizlikçileri" olarak organik çökeltileri tüketip ekosistemin dönüşümüne katkı sağladığını belirtti. Yöntemin kontrollü uygulanması gerektiğini vurgulayan Tolon, "İyileşmeye yakın bölgelerde uygun alanlar belirlenmeli ve bu alanlar deniz hıyarlarıyla zenginleştirilmeli. Bu canlılar sürdürülebilir bir ekosistem için önemli" dedi. Prof. Dr. Davidson: "Devlet müdahalesi şart" İskoçya Deniz Bilimleri Derneği’nden Prof. Dr. Keith Davidson, erken uyarı sistemlerini anlattı. İskoçya’da alg patlamalarının doğal olduğunu ve Atlantik somonları ile kabukluları tehdit ettiğini belirten Davidson, 2013’te 70 kişinin kabuklu canlılardan zehirlendiğini hatırlattı. Alg patlamalarının İskoçya’da çok yaygın olduğunu vurgulayan Davidson, "Güvenliğin sağlanması için devletin müdahil olması gerekiyor. Potansiyel zararlı plankton ve toksinler takip edilmeli, sık analizlerle önceden tespit ve önlem alınmalı" dedi. Dr. Yuan: "Modifiye kil ile körfezde hızlı iyileşme sağladık" Çin Bilimler Akademisi Okyanus Bilimi Enstitüsü’nden Dr. Isaac Yongquan Yuan, İzmir Büyükşehir Belediyesi ile körfezde yürüttükleri çalışmaları anlattı. Yuan, "2024 yılında Büyükşehir Belediyesi ile düzenlenen çalıştayın ardından iş birliğimiz başladı. Modifiye kil uygulamasıyla mikroorganizmaların oranını yüzde 85 azalttık, zararlı türlerde düşüş gözlemledik. Balık ölümleri durdu, yaklaşık bir ay içinde suyun rengi normale döndü. Tek bir uygulamayla önemli sonuçlara ulaştık. Gelecekte daha kapsamlı kil temelli sistemler ve erken uyarı mekanizmalarına ihtiyaç var. İş birliğimizi sürdürmek istiyoruz" dedi. Lenoro: "Kil uygulaması için devlet desteği şart" İskoç Deniz Bilimleri Derneği’nden Anita Flores Lenoro, İskoçya’daki zararlı alg patlamaları ve modifiye kil uygulamalarını anlattı. Lenoro, "Acil bir durum var, özel sektör ve kamu birlikte hareket etmeli. Fon yetersiz kalabiliyor; hükümetin kaynak ayırması şart. Modifiye killer farklı toksinleri hedef alabiliyor. Önce suda hangi toksinler olduğunu bilmemiz ve doğru şekilde uygulamamız gerekiyor; aksi takdirde zarar verebilir" dedi. Dünyadan İzmir Körfezi’ne bakış Konferans kapsamında Amerika Birleşik Devletleri Purdue Üniversitesi Öğretim Üyesi David Clıdence, Vanderbilt Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Richard Dick Speece ile hazırladıkları "Düşük Çözünmüş Oksijen Seviyesine Sahip Su Kütlelerinde Oksijen Takviyesi Stratejisi" hakkında sunum yaptı. Malezya’dan Uluslararası Zararlı Algleri Araştırma Derneği (ISSHA) Başkan Yardımcısı Prof. Dr. PoTeen Lim ve Çin Bilimler Akademisi’nden Dr. Isaac Yongquan Yuan ise farklı coğrafyalardaki alg patlamalarının dinamiklerini ve ekolojik etkilerini İzmir örneğiyle karşılaştıran bir mesaj iletti.
Aliağa’da ücretli otopark uygulaması başlıyor
27 Mart 2026 Cuma - 18:07 Aliağa’da ücretli otopark uygulaması başlıyor Aliağa’da İstiklal Caddesi üzerindeki park alanları 30 Mart’tan itibaren "APark" uygulamasıyla ücretli hale geliyor. Yeni sistemle trafik akışının hızlandırılması ve park sorunlarının azaltılması hedefleniyor. Aliağa’da şehir merkezindeki trafik yoğunluğunu azaltmak ve park sorununa kalıcı çözüm üretmek amacıyla İstiklal Caddesi’nde Fatih Caddesi ile Hükümet Caddesi arasında kalan yol üzeri park alanlarını kapsayan yeni otopark uygulaması ’APark’, 30 Mart’ta hayata geçiriliyor. Otopark Uygulaması, Aliağa Kaymakamlığı İlçe Emniyet Müdürlüğü’nün talebi ve Aliağa Belediyesi’nin başvurusu doğrultusunda, İzmir Büyükşehir Belediyesi Ulaşım Koordinasyon Merkezi’nin 2024/562 sayılı kararı kapsamında uygulanıyor. Yeni sistemle birlikte park alanlarının daha düzenli ve etkin kullanılması hedefleniyor. Park düzenlemesi 30 Mart’ta başlıyor Düzenleme kapsamında, İstiklal Caddesi’nde Fatih Caddesi ile Hükümet Caddesi arasında kalan yol üzeri park alanları, 30 Mart 2026’dan itibaren ücretli sisteme dahil edilecek. Park alanları hafta içi ve cumartesi günleri 09.00-18.00 saatleri arasında ücretli olacak. Uygulamada abonman sistemine yer verilmeyecek. Belirtilen saatler dışında, pazar günleri ile milli ve dini bayramlarda park alanları ücretsiz olarak kullanılabilecek. Hedef daha düzenli ve akıcı trafik APark uygulamasıyla, Aliağa’nın en yoğun caddelerinde çift sıra parkın önüne geçilmesi, cadde üzerindeki araç sirkülasyonunun hızlandırılması ve esnafın yaşadığı park kaynaklı sorunların azaltılması amaçlanıyor. A Park Ücret Tarifesi (09.00 -18.00) İlk 15 dakika: Ücretsiz 0-1 saat: 50 TL 1-2 saat: 60 TL 2-3 saat: 120 TL 3-4 saat: 180 TL 4-5 saat: 240 TL 5-6 saat: 300 TL 6 saat ve üzeri: 360 TL
Tugay: "Optic World yeni iş birliklerine ve güçlü ortaklıklara vesile olacak"
27 Mart 2026 Cuma - 15:17 Tugay: "Optic World yeni iş birliklerine ve güçlü ortaklıklara vesile olacak" Optik sektörünün önemli buluşmalarından Optic World İzmir-3. Optik, Gözlük, Oftalmoloji ve Teknolojileri Fuarı, Fuar İzmir’de kapılarını açtı. 29 Mart’a kadar sürecek fuarın açılışında konuşan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Optic World İzmir, yerli markalarımızın tasarım gücünü artırmak ve uluslararası rekabet alanında Türkiye’nin gelişimini sergilemek için ideal bir platform. Bu buluşmanın, yeni iş birliklerine ve güçlü ticari ortaklıklara vesile olacağına yürekten inanıyorum" dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin ev sahipliğinde, İZFAŞ tarafından Gaziemir’deki Fuar İzmir’de gerçekleştirilen Optic World İzmir Fuarı, kapılarını açtı. Sadece profesyonel ziyaretçilere açık olacak Optic World İzmir -3. Optik, Gözlük, Oftalmoloji ve Teknolojileri Fuarı’nın İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın ev sahipliğindeki açılışına; İzmir Ticaret Odası Meclis Başkanı Selami Özpoyraz, İzmir Ticaret Odası Gözlükçüler Grubu Komite Başkanı Ahmet Yutmaz, oda, birlik, borsa, sivil toplum kuruluşu temsilcileri, optik sektörünün temsilcileri katıldı. Tugay: "Daha iyi bir fuar olacağına yürekten inanıyorum" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, "Bu fuar, Türkiye’nin optik ve oftalmoloji alanındaki vitrini olma yolunda emin adımlarla ilerliyor. İzmir’imiz bir fuarlar şehri olarak bilinir. İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZFAŞ ailesi olarak, kentimizin bu tarihi kimliğine yakışır fuarlar organize etmek için çabalıyoruz. Çok güzel fuarlarımız var. Pek çok fuar başlangıçta iyi niyetli, özverili çabalarla başlıyor ama daha sonrasında ona sahip çıkan sektör temsilcileri ve tabii ki kamu yönetimiyle beraber büyüyor. Bu fuarın gelecekte çok daha iyi bir fuar olacağına yürekten inanıyorum" dedi. "Her geçen gün güçlenecek" Dünya genelinde en az 2,2 milyar insanın görme bozukluğu yaşadığını söyleyen Başkan Tugay, "Dijitalleşen dünyamızda yetişkinler günün 6-7 saatini, gençlerimiz ise 8 saatini ekran başında geçiriyor. Bu durum, optik sektörünü sadece bir moda alanı değil, toplum sağlığının en temel taşlarından biri haline getiriyor. Bu gerçeğin farkında olmamız lazım. 2050 yılında dünya nüfusunun yüzde 50’sinin miyop olacağı öngörülüyor. Küresel optik pazarının 2034 yılına kadar 330 milyar dolara ulaşması bekleniyor. Avrupa’da gözlük kullanım oranı yüzde 60-70 seviyelerindeyken, ülkemizde bu oran henüz yüzde 30 civarında. Bu fark, Türkiye’de görme sağlığının daha iyi olduğundan değil, tanı almamış ve hizmet bekleyen devasa bir kitleden ileri geliyor" diye konuştu. İzmir’in köklü sanayi altyapısı ve değer kazanmış, büyümüş ticaret yapısıyla optik sektörünün dünyaya açılan kapısı olmak için çabaladığını belirten Tugay, "Fuar İzmir, 47 şehirden binlerce profesyoneli ve 28 ülkeden yabancı alıcıları ağırlayacak. Bu, fuarımızın her geçen gün güçleneceğine dair önemli bir işaret" dedi. "Güçlü ortaklıklara vesile olacak" Sektörün artık sadece sağlık değil, moda, teknoloji, ergonomi ve yaşam tarzının harmanlandığı bir endüstriye dönüştüğünü belirten Tugay, "Önümüzdeki dönemde; 2025 yılına kadar ürünlerin en az yüzde 40’ının çevre dostu malzemelerden üretilmesi, yapay zeka entegrasyonu ve sanal deneme teknolojileri, Türkiye’ye gelen sağlık turistlerinin yüzde 18,1’inin oftalmolojiyi tercih etmesi, bunlar bizim için en kritik fırsat alanlarına işaret ediyor. Optic World İzmir, yerli markalarımızın tasarım gücünü artırmak ve uluslararası rekabet alanında Türkiye’nin gelişimini sergilemek için ideal bir platform. Bu buluşmanın, yeni iş birliklerine ve güçlü ticari ortaklıklara vesile olacağına yürekten inanıyorum" diye konuştu. Tugay’dan fuar turu Başkan Cemil Tugay, açılışın ardından katılımcıları ziyaret ederek gözlük denedi. Hayırlı bir fuar olmasını dileyen Tugay, sonrasında B holünde gerçekleşen İZFURNEX 2026 -İzmir Mobilya Fuarı’nı dolaştı. Mobilyacılar, fuara destekleri için Tugay’a minnettar olduklarını ifade etti. Başkan Tugay, son olarak A holünde gerçekleşen IMATECH -4. İzmir Makine ve Metal İşleme Teknolojileri Fuarı’nı da inceleyerek makineler hakkında bilgi aldı. 2026 yaz sezonu ve 2027 moda eğilimlerini ortaya koyacak Fuarda gözlük çerçeveleri, güneş ve sporcu gözlükleri, koruyucu gözlükler, optik camlar, kontakt lensler ile optometrik ve oftalmolojik ölçüm, tanı ve tedavi cihazları sergilenecek. Optik atölye ve laboratuvarlara yönelik makine ve ekipmanlar, optik endüstri makineleri, gözlük yedek parçaları, bakım ürünleri, aksesuarlar ve kılıflar da fuarın ürün grupları arasında yer alacak. Görme kalitesini artırmaya yönelik yeni teknolojiler ve üretim çözümlerinin öne çıkacağı organizasyonda, sektöre yön veren büyük ölçekli işletmeler ile yerli üreticilerin bir araya gelmesi bekleniyor. Katılımcı firmaların hazırladığı özel çerçeve sergileri ve tematik sunumlar ise ziyaretçilere sektördeki gelişmeleri yakından inceleme imkânı sunacak. Görme bozukluklarının giderilmesinin yanı sıra kişisel tarzın tamamlayıcı bir unsuru olarak da öne çıkan gözlüklerde, yeni sezon koleksiyonlarında tasarım ve stil odaklı yaklaşımın belirginleşmesi bekleniyor. Bu yıl sürdürülebilir malzeme kullanımı, oversize ve kemik çerçeve tasarımları ile doğayı hatırlatan pastel tonlardaki renkli camlar öne çıkan trendler arasında yer alırken; fuar kapsamında sergilenecek koleksiyonların 2026 yaz sezonu ve 2027 moda eğilimlerine ilişkin genel yönelimleri ortaya koyması öngörülüyor. Geniş bir ziyaretçi profili bekleniyor Fuar kapsamında düzenlenecek söyleşilerde ve oturumlarda sektör temsilcileri, akademisyenler ve uzman isimler bir araya gelecek. Geçtiğimiz yıl 47 şehirden 4 bin 228’i yerli, 28 ülkeden 198’i yabancı olmak üzere toplam 4 bin 426 sektör profesyonelini ağırlayan fuarın, bu yıl daha geniş bir katılımcı ve ziyaretçi profiline ulaşması hedefleniyor. Fuarın ziyaretçi çalışmalarında Avrupa, Balkanlar, Kuzey Afrika ve Orta Doğu başta olmak üzere farklı coğrafyalardaki sektör profesyonellerine ulaşmak amacıyla uluslararası temsilcilerle iş birlikleri yürütüldü. Bu kapsamda 200’ün üzerinde yabancı nitelikli alıcının fuarı ziyareti planlanırken, organizasyonda yerli ve yabancı 5 bini aşkın ziyaretçinin ağırlanması bekleniyor. Üreticilerden distribütörlere, perakende mağaza zincirlerinden sektör çalışanlarına kadar geniş bir profesyonel ziyaretçi profilinin fuarda yer alması öngörülüyor.