Yerel Haberler
İzmir
Elektronik atıklar ekonomiye kazandırılacak 08 Mayıs 2026 Cuma - 10:27:12 Her yıl milyonlarca akıllı telefon, bilgisayar ve ev aleti kullanım ömrünü tamamlayarak devasa bir "elektronik atık" dağına dönüşüyor. Modern dünyanın en hızlı büyüyen atık problemine karşı geliştirilen Circularity projesi, teknolojiyi çöpe değil, döngüye dahil etmek için bilimsel bir yol haritası sunuyor. TÜBİTAK tarafından desteklenen ve Belmont Forum kapsamında fonlanan Circularity projesinin kapanış etkinliği Yaşar Üniversitesi’nde gerçekleştirildi. Türkiye’den Yaşar Üniversitesi’nin yanı sıra Almanya, Japonya, Tayland ve Tayvan’dan beş üniversitenin paydaşlığında yürütülen çalışma; telefon ve elektrikli araba bataryaları gibi atıkları birer yük olmaktan çıkarıp hammaddeye dönüştürmeyi hedefliyor. Türkiye Koordinatörü Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu liderliğindeki proje ekibinde; Prof. Dr. Erhan Ada, Dr. Öğretim Üyesi Yeşim Deniz Özkan Özen, Dr. Öğretim Üyesi Mürüvvet Deniz Sezer ile araştırmacılar Çisem Lafcı ve Yalçın Berberoğlu yer aldı. Kişi başı 18.3 kg e-atık Proje kapsamında elde edilen veriler, Türkiye’nin 80 milyonu aşan nüfusuyla Batı Asya’nın en fazla elektronik atık üreten ülkelerinden biri olduğunu kanıtlıyor. Türkiye’de kişi başı e-atık arzı 18,3 kilograma ulaşırken, yıllık toplam atık miktarı ise 1 milyon tonun üzerine çıkmış durumda. Araştırmalar, geleneksel "al-kullan-at" modelinin sürdürülemez olduğunu gösterirken, artan atık miktarı karşısında geri dönüşüm tesislerinin kapasitesinin yetersiz kaldığına dikkat çekiyor. Akıllı telefon ömürleri 2 yıla kadar düştü Dünyada en hızlı büyüyen e-atık kaynağının akıllı telefonlar olduğunu ortaya koyan proje, tüketim hızındaki korkutucu artışı da gözler önüne serdi. Gelişmiş ülkelerde bir cihazın kullanım süresinin 2 yılın altına, gelişmekte olan ülkelerde ise 3 yıla kadar düştüğü kaydedildi. Bu durum, teknolojik döngünün her geçen gün daha hızlı bir atık dağına dönüştüğünü gösteriyor. Geleceğin tehdidi: Elektrikli araç bataryaları Proje sadece bugünün cihazlarını değil, geleceğin teknolojisi olan elektrikli araçları da kapsıyor. Paydaş kurumlardan biri olan Almanya Bayreuth Üniversitesi’nden paylaşılan verilere göre, 2024 itibarıyla Almanya yollarındaki bataryalı elektrikli araç (BEV) stoğu 1 milyon 651 binin üzerine çıktı. Bu araçların bataryalarının gelecekte devasa bir atık havuzu oluşturmaması için döngüsel ekonomi modellerinin bugünden kurulması gerektiği vurgulanıyor. "Döngüsel ekonomi en güçlü kasımız" Proje Koordinatörü ve Yaşar Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Yiğit Kazançoğlu, üniversitenin bu alandaki öncü rolünü şu sözlerle özetledi: "Üniversitemiz için döngüsel ekonomi, TÜBİTAK raporları ve küresel analizlerle tescillenmiş en güçlü kaslarımızdan biridir. Projemiz, 2023 yılında Belmont Forum tarafından fonlanan ve dünyada bu alanda seçilen sadece 7 projeden biri olma özelliğini taşıyor. ’Üret, tüket ve at’ mantığına dayanan lineer sistemlerin tıkandığı bu dönemde; lojistik penceresinden bakarak bu yapıyı döngüsel bir modele çevirmek için gayret gösteriyoruz. Amacımız gelecek nesillere daha yaşanabilir bir dünya bırakmaktır." "Akademik rehberlik bizim için yol gösterici" Etkinliğe katılan Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Döngüsel Ekonomi ve Atık Yönetimi Daire Başkanı Sabriye Ayhan, üniversitelerin bu süreçteki önemini vurgulayarak şunları söyledi: "Bakanlık olarak politikalarımızı üniversitelerimizin bilimsel rehberliğiyle yürütüyoruz. Döngüsel ekonomi artık çevresel bir tercihin ötesinde, küresel bir ekonomik zorunluluktur. ’Al-kullan-at’ modelinin yerini; kaynağın verimli kullanıldığı, atığın tekrar üretime dahil edildiği ve sektörel rekabetçiliğin arttığı yeni bir sistem almaktadır."
08 Mayıs 2026 Cuma - 10:10 İzmir’de ’Bisicab’ler yola çıkıyor İzmir Büyükşehir Belediyesi, sürdürülebilir ulaşımı genç istihdamıyla buluşturarak Bisicab araçlarıyla kent içi ulaşımda yeni bir dönem başlatıyor. Bisicab sürücüsü olmak için eğitim alan üniversite öğrencileri test sürüşlerine başladı. Bisicab’ler, önümüzdeki günlerde Alsancak Limanı ile Konak arasında hizmete girecek. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kent içi ulaşımda çevreci dönüşümü destekleyen ve gençlere nitelikli iş imkânı sunan "Bisicab" projesinde geri sayım başladı. Bisicab araçlarını kullanacak üniversite öğrencileri, kapsamlı eğitim sürecinin ardından görevli personel eşliğinde test sürüşlerine başladı. Alsancak’tan Konak’a yeni ulaşım rotası Pilot uygulama kapsamında 20 Bisicab aracı, Alsancak Limanı ile Konak arasında 11.00-19.00 saatleri arasında önümüzdeki günlerde hizmet verecek. Alsancak Limanı, Vasıf Çınar Bulvarı, Lozan, Montrö, Basmane, Agora ve Konak duraklarını kapsayan hat, iki yetişkin ve bir çocuğun konforlu yolculuğuna imkan tanıyacak. Kısa mesafeli ulaşım için tasarlanan sistem, özellikle yoğun ve turistik bölgelerde motorlu araçlara alternatif oluşturarak trafik yükünü ve çevresel etkileri azaltmayı hedefliyor. Elektrik destekli pedallı yapısıyla dikkat çeken Bisicab’ler, sıfıra yakın emisyon değerleriyle sürdürülebilir ulaşım vizyonunun önemli bir parçası olacak. Öğrenciler kapsamlı eğitimden geçti Projede görev alacak sürücüler, kapsamlı bir eğitim sürecinden geçirildi. Başvuru yapan üniversite öğrencileri; teorik derslerin ardından sürüş güvenliği, ilk yardım, trafik kuralları, araç teknik bilgisi, acil durum yönetimi ve yurttaşla iletişim gibi başlıklarda eğitim aldı.
08 Mayıs 2026 Cuma - 09:35 Çeşme bayrama hazır: Hedef yüzde 100 doluluk Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarıldığını açıklaması üzerine, Türkiye’nin gözde turizm merkezi Çeşme’de rezervasyon trafiği büyük ivme kazandı. Bölgedeki mevcut doluluk oranlarının bayram haftasında yüzde 100’e ulaşması beklenirken, sektör temsilcileri tüm hazırlıklarını tamamladıklarını açıkladı. Kurban Bayramı tatilinin 9 güne çıkarılmasının ardından, Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biri olan Çeşme’de otel rezervasyonlarında yoğunluk başladı. Yaz sezonunun yaklaşması ve hava sıcaklıklarının yükselmesiyle birlikte turizmciler, misafirlerini ağırlamak için hazırlıklarını tamamladı. Kurban Bayramı tatilinin uzatılmasıyla birlikte Çeşme’deki otellerde rezervasyon trafiği hız kazandı. İlçedeki otellerde doluluk oranı şimdiden yüzde 50 seviyelerine ulaştı. Sektör temsilcileri, bayrama bir hafta kala bu oranın yüzde 70’lere çıkacağını, bayram tatili süresince ise tüm tesislerin yüzde 100 dolulukla hizmet vereceğini öngörüyor. "Ot Festivali sezonun habercisi oldu" Çeşme’nin en gözde turistik merkezi Alaçatı’da da bayram öncesi tüm hazırlıklar bitirildi. Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Kerem Ünsal, sezonun gidişatından memnun olduklarını belirterek, "İşletmelerimiz zaten Ot Festivali ile beraber bütün hazırlıklarını tamamlamıştı. Önceki yıllara göre konaklama açısından oldukça iyi geçen bir festival süreci yaşadık. Sezona dair en önemli göstergemiz Ot Festivali’ndeki doluluklar oluyor. O anlamda bu yıl sezonun çok iyi geçeceğini düşünüyoruz" dedi. "Rezervasyon alışkanlıkları son dakika şeklinde" Bayram tatilinin 9 güne uzamasının turizmcileri sevindirdiğini ifade eden Ünsal, doluluk oranlarına ilişkin şu bilgileri verdi: "Şu an rezervasyonlarımız yüzde 50’ler seviyesinde. Ancak Alaçatı’da misafirlerimizin rezervasyon alışkanlıkları genellikle son dakika şeklindedir. Önümüzdeki hafta bu oranların yüzde 70’lere, tatil geldiğinde ise tamamen doluluğa ulaşacağını öngörüyoruz. İklimin de etkisiyle bayramın oldukça hareketli geçmesini bekliyoruz." Sadece deniz değil, 12 ay etkinlik Alaçatı’nın sadece güneş ve denizden ibaret olmadığını vurgulayan Kerem Ünsal, bölgenin bir cazibe noktası haline geldiğini ifade etti. Ünsal, "Burada 12 ay boyunca gelen misafir arzu ettiği her şeyi bulabilir. Windsurf alanında dünyanın en önemli üç merkezinden biriyiz. Tenis, yarım maraton ve yarımada oyunları gibi arka arkaya sürekli faaliyetlerimiz var. Gelen misafirler kendi ilgi alanlarına göre mutlaka bir etkinlik bulacaklardır" diye konuştu. Hedef: ’Uluslararası turist kitlesi’ Alaçatı Turizm Derneği olarak projelerini büyüterek devam ettirdiklerini kaydeden Ünsal, "Başlattığımız projelerin beş tanesi uluslararası statüye kavuştu. Bu sayede sadece iç pazara değil, yurt dışından da misafirleri buraya çekebiliyoruz. En önemli hedeflerimizden biri Alaçatı’yı küresel bir marka haline getirmek" diyerek sözlerini noktaladı.
Başkan Pehlivan’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a incir ikramı
05 Kasım 2025 Çarşamba - 17:22 Başkan Pehlivan’dan Cumhurbaşkanı Erdoğan’a incir ikramı Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ve beraberindeki heyet bir dizi program için Ankara’ya gitti. Ziyaretinin ilk gününde Anıtkabir’i ziyaret eden Başkan Pehlivan, ikinci günde Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Bozalan inciri ikram etti. Pehlivan, "Sayın Cumhurbaşkanımıza daha önce çok beğendiği Bozalan incirini ikram ederek hemşehrilerimizin selamlarını ilettik" dedi. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, başkent Ankara’da iki günlük dolu dolu bir programa imza attı. Programa Menemen Belediye Meclis Üyeleri ve AK Parti Menemen İlçe Yönetimi de katıldı. Başkan Aydın Pehlivan ve beraberindeki heyetin ilk adresi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ebedi istirahatgahı Anıtkabir oldu. Anıtkabir’de heyet ile birlikte aslanlı yoldan yürüyen Başkan Pehlivan, Atatürk’ün mozolesine çiçekler bıraktı. Ziyarete ilişkin açıklamada bulunan Başkan Pehlivan, Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e duyduğumuz saygı ve minnetle, aziz hatırası önünde milletimiz ve Menemen’imiz için çalışmaya devam edeceğimize söz verdik" ifadelerini kullandı. Cumhurbaşkanı Erdoğan’a Bozalan inciri ikramı Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ve beraberindeki heyetin ikinci gün adresi ise Türkiye Büyük Millet Meclisi oldu. Burada AK Parti Grup Toplantısı’na katılan Başkan Pehlivan ve beraberindeki heyet Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın açıklamalarını dinlerken, grup toplantısı sonundaysa salonda ‘Menemen burada, Reisinin yanında’ sloganları yankılandı. TBMM ziyaretinin en özel anları grup toplantısı sonunda yaşandı. Başkan Pehlivan, Türkiye yüzyılının mimarı Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a Menemen’in bereketli topraklarında yetişip özenle kurutulmuş olan Bozalan inciri ikram etti. Başkan Pehlivan, "Sayın Cumhurbaşkanımıza ilçemizin en özel ürünlerinden birini armağan etmekten dolayı onur duyduk. Menemen’in birbirinden güzel ürünlerini devletimizin en üst kademesine armağan etmek bizim için bir gururdur" ifadelerini kullandı. Başkan Pehlivan’ın son durağıysa AK Parti Genel Merkezi oldu. Pehlivan burada AK Parti Menemen İlçe Başkanı Hakkı Durmaz, ilçe yönetimi ve belediye meclis üyeleri ile birlikte AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan’ı ziyaret etti.
İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, korsan taşımacılığa karşı ses yükseltti
05 Kasım 2025 Çarşamba - 15:22 İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, korsan taşımacılığa karşı ses yükseltti İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, korsan taşımacılıkla mücadeleye dikkat çekmek amacıyla bir basın açıklaması düzenledi. Oda Başkanı Erkan Özkan, "Maalesef gelinen noktada durum çığırından çıkmış, adeta bıçak kemiğe dayanmıştır. Artık sineği öldürmek değil, bataklığı kurutma zamanı gelmiştir. İzmirli taksici esnafı olarak emek hırsızlarına dur diyecek yasal düzenlemelerin meclisten acilen çıkmasını talep ediyoruz" dedi. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası, Karabağlar’daki merkez binası önünde bir basın açıklaması düzenledi. Açıklamaya Oda Başkanı Erkan Özkan, merkez ilçelerde görev yapan durak başkanları ve çok sayıda taksici esnafı katıldı. Açıklamalarda bulunan İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, "Yaklaşık 1,5 - 2 yıldan beri Türkiye’deki tüm büyükşehirlerde taksi taşımacılığına alternatif olarak ortaya çıkan korsan illetine, korsan kabusuna karşı Türkiye’deki büyükşehir taksici esnafı büyük bir mücadele vermektedir. İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası olarak zaman zaman bu konuda çeşitli girişimlerde bulunuyoruz. Buraya gelen milletvekillerine, siyasi parti temsilcilerine ve Ankara’daki yetkililere dosyalar sunulmuş, korsan taşımacılıkla ilgili yaşadığımız sıkıntılar iletilmiştir. Ancak maalesef gelinen noktada durum çığırından çıkmış, adeta bıçak kemiğe dayanmıştır. Bu nedenle, konuyla ilgili yasal bir düzenlemenin artık kaçınılmaz hale geldiğini belirtmek istiyoruz. İzmir’den yükselen bu ses, hakkın ve hukukun sesidir. Yasal bir meslek ve yasal bir meslek kuruluşu varken, diğer tarafta kaydı ve denetimi olmayan, kimin çalıştığı belli olmayan araçlarla yapılan taşımacılık hem esnafımızın emeğini sömürmekte hem de ekmeğini çalmaktadır" ifadelerini kullandı. "Taksici esnafı aşağılayıcı şekilde gösterilmektedir" Korsan taşımacılık sorununu sadece ekonomik bir boyut taşımadığını, aynı zamanda toplumsal bir sıkıntıya dönüştüğünü vurgulayan Başkan Özkan, "Son zamanlarda, İzmir’de yaşanan ve tüm Türkiye kamuoyunun gündemine gelen olayda, bir kadın ve teyzesi korsan takside büyük bir mağduriyet yaşamıştır. Bu tür olaylar artık toplum güvenliğini tehdit eder hale gelmiştir. Biz, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası olarak, taksici esnafının hakkının ve emeğinin çalınmasına karşı çıkıyoruz. Ne yazık ki bazı malum şirket sahipleri kamuoyuna yaptıkları açıklamalarla toplumu germekte, korsan taşımacılığın reklamları yasal televizyon kanallarında yayınlanmakta ve taksici esnafı aşağılayıcı şekilde gösterilmektedir. Bu durum, toplumda gerginlik oluşturmakta ve adeta bir çatışma ortamına zemin hazırlamaktadır" diye ekledi. "Artık sineği öldürmek değil, bataklığı kurutma zamanı gelmiştir" Taksicilik mesleğinde Yıllarca emek sarf ederek çalıştıklarını ifade eden Başkan Özkan, sözlerini şu şekilde noktaladı: "Çocuklarımızı bu meslek sayesinde okuttuk ve büyüttük. Bu mesleğin yok olmasını istemiyoruz. Tüm siyasi partilerin bir araya gelerek mecliste korsan taşımacılıkla ilgili yeni bir yasal düzenleme yapmasını talep ediyoruz. Bu konu parti üstü bir meseledir. Türkiye’de 50 bini aşkın taksici esnafı bulunmaktadır. Tüm partilere sesleniyoruz. Parti farkı gözetmeden acilen bir kanun teklifi hazırlayın. Nasıl ki alkollü yakalanan sürücünün ehliyeti ilk seferde 6 ay süreyle alınıyorsa, korsan taşımacılık yapan kişilerin de ehliyeti aynı şekilde ilk seferde 6 ay, ikinci seferde daha uzun süreyle alınmalıdır. Mevcut yasalarla ve düzenlemelerle bu sorunla mücadele etmek mümkün değildir. Sayın İzmir Valimiz ve Sayın İzmir Emniyet Müdürümüz gerekli özveriyi göstererek denetimler yapmaktadır; ancak artık sineği öldürmek değil, bataklığı kurutma zamanı gelmiştir. Denetimlerle bu sorun çözülememektedir. Bu nedenle, İzmirli taksici esnafı olarak çoluk çocuğumuzun ekmeğini koruyacak, emek hırsızlarına dur diyecek yasal düzenlemelerin meclisten acilen çıkmasını talep ediyoruz."
Başsavcı Yeldan: "Adalet hizmetlerinde hız ve etkinlik sağladık"
05 Kasım 2025 Çarşamba - 13:39 Başsavcı Yeldan: "Adalet hizmetlerinde hız ve etkinlik sağladık" İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, 2025 yılında adalet hizmetlerinin hızlandırılması, mağdurların korunması ve kamu düzeninin güçlendirilmesi için kapsamlı adımlar atıldığını söyledi. Yeldan, terörle mücadelede operasyonel sıçrama yaşandığını, çevre ve hayvan haklarına ilişkin yeni büroların etkin şekilde çalıştığını vurguladı. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, 2025 yılı boyunca adalet hizmetlerinin hızlandırılması, mağdurların korunması, kamu düzeninin tesisi ve toplum güvenliğinin sağlanması amacıyla kapsamlı ve kararlı adımlar attıklarını söyledi. İzmir Adliyesi’nde düzenlenen toplantıda basın mensuplarıyla bir araya gelen Başsavcı Yeldan, yürütülen çalışmalar hakkında bilgi verdi. Hedeflerinin suçla mücadelenin her alanında etkinliği artırmak, adalete erişimi hızlandırmak ve mağdurların korunmasına yönelik toplumsal farkındalığı güçlendirmek olduğunu belirten Yeldan, adalet hizmetlerinin mesai saatleri dışında da aksamadan sürdüğünü ifade etti. Mesai saatleri dışında 9 cumhuriyet savcısının nöbetçi olarak görev yaptığını aktaran Yeldan, Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddet Suçları Soruşturma Bürosu’nca yürütülen çalışmalarda 1 Ocak-15 Ekim 2025 tarihleri arasında açılan 11 bin 504 soruşturmanın 8 bin 801’inin sonuçlandırıldığını, 627 şüphelinin tutuklandığını bildirdi. Terörle mücadelede 2024 yılına göre operasyonel bir sıçrama yaşandığını vurgulayan Yeldan, gözaltı sayısının 581’den bin 666’ya, adliyeye sevk edilen şüpheli sayısının 570’ten bin 193’e, tutuklanan kişi sayısının ise 170’ten 518’e yükseldiğini kaydetti. Yeldan, ilk defa kurulan Çevre, İmar, Orman ve Hayvanlara Yönelik Suçlar Bürosu tarafından açılan bin 314 dosyadan 986’sının sonuçlandırıldığını belirterek şunları söyledi: "İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı olarak 2025 yılı boyunca adalet hizmetlerinin hızlandırılması, mağdurların korunması, kamu düzeninin tesisi ve toplum güvenliğinin sağlanması amacıyla kapsamlı ve kararlı adımlar atılmıştır. Yeni uygulamalarla soruşturma süreçlerinde hız ve etkinlik sağlanmış, koruyucu ve önleyici yaklaşımlar güçlendirilmiş, suçla mücadelede tavizsiz bir strateji izlenmiştir. Amacımız yalnızca suçluların cezalandırılması değil, suçun önlenmesi, mağdurun korunması ve toplumun adalete olan inancının pekişmesidir."
Konak Belediyesine ihaleye fesat karıştırma operasyonu: 4 gözaltı
05 Kasım 2025 Çarşamba - 13:35 Konak Belediyesine ihaleye fesat karıştırma operasyonu: 4 gözaltı Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, Konak Belediyesi’nin AB destekli proje ihalesinde usulsüzlük iddialarına ilişkin düzenlenen operasyonda İzmir’de 4 kişi gözaltına alındı, Erzincan’da 1 kişinin yakalanması için çalışmalar sürüyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki olan İZ-TARIM’da yapım ihalesinde usulsüzlük olduğuna dair İzmir Büyükşehir Belediye Başkanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığının tevdi raporu ve Konak Belediyesi’nde Avrupa Birliği destekli SPACE (Farkındalık, İklim ve Çevre İçin Stratejik Ortaklık) projesi kapsamında gerçekleştirilen hizmet ihalesinde usulsüzlük yapıldığı yönündeki bir belediye çalışanının şikayeti üzerine İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından bir soruşturma başlatıldı. Soruşturma kapsamında, İl Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince sabah saatlerinde İzmir ve Erzincan’da eş zamanlı operasyon düzenledi. Operasyonlarda, aralarında Konak Belediyesi Araştırma ve Geliştirme Müdürü Kamuran B.K.’nin de bulunduğu 4 kişi gözaltına alındı. Erzincan’da hakkında gözaltı kararı bulunan 1 kişinin ise firari olduğu, yakalanmasına yönelik çalışmaların sürdüğü öğrenildi. Belediyeden yapılan açıklamada ise, 2024 yılında AR-GE (Dış İlişkiler) Müdürlüğü tarafından pazarlık usulüyle gerçekleştirilen ve toplam bedeli 1 milyon 580 bin 650 TL olan hizmet alımıyla ilgili iç denetim sonucunda, sözleşmedeki bazı kalemlerde 177 bin 984 TL tutarında fazla ödeme tespit edildiği, bu tutarın ilgili personelden faiziyle birlikte tahsil edildiği bildirildi. Konak Belediyesi’nde açıklama Konak Belediyesi Tarafından yapılan açıklamada, "İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı’nca yürütülen soruşturma kapsamında 5 Kasım günü Belediyemizde görev yapan 3 çalışanımız hakkında gözaltı işlemi gerçekleştirilmiştir. Kamuoyunu doğru bilgilendirme sorumluluğumuz çerçevesinde aşağıdaki açıklamanın yapılması gerekli görülmüştür. Söz konusu soruşturma, Belediyemiz AR-GE (Dış İlişkiler) Müdürlüğü tarafından 2024 yılı Ağustos ayında 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 21/F maddesi kapsamında pazarlık usulü ile ihalesi yapılmış olan, toplam 1 milyon 580 bin 650 TL bedelli bir Hizmet Alım İşine ilişkindir. Belediye Başkanlığımızın talimatıyla İç Denetim Birimimizce kapsamlı bir inceleme başlatılmış olup, yapılan denetim sonucunda sözleşmedeki bazı kalemlerde maddi hatalar bulunduğu 17.06.2025 tarihli inceleme raporu ile tespit edilmiştir. İç denetim raporu doğrultusunda maddi hata kaynaklı olarak 177 bin 984 TL tutarındaki fazla ödeme, 27 Haziran 2025 tarihinde ilgili personellerden faizi ile birlikte tahsil edilmiş. Soruşturma adli makamlarca yürütülmekte olup, sürecin her aşaması Belediyemiz Hukuk İşleri Müdürlüğümüz ve Teftiş Kurulu Başkanlığımızca yakından takip edilmektedir. Belediyemiz, hukukun üstünlüğü ve adalet ilkesi çerçevesinde sürecin sağlıklı şekilde yürütülmesi için adli makamlara gerekli tüm desteği vermektedir" ifadelerine yer verildi.
Ege Üniversitesinde ’Kutup Bilimleri Sempozyumu ve Şenliği’
05 Kasım 2025 Çarşamba - 13:01 Ege Üniversitesinde ’Kutup Bilimleri Sempozyumu ve Şenliği’ TÜBİTAK Kutup Araştırmaları Enstitüsü (KARE) koordinasyonunda düzenlenen "9. Ulusal Kutup Bilimleri Sempozyumu ve 5. Kutup Şenliği" Ege Üniversitesinde bilim insanlarını, öğrencileri ve vatandaşları bir araya getirdi. Türkiye’nin kutup bölgelerindeki bilimsel araştırmalarını koordine eden TÜBİTAK KARE, alanındaki en önemli ulusal etkinliği İzmir’e taşıdı. 9. Ulusal Kutup Bilimleri Sempozyumu ve 5. Kutup Şenliği, Ege Üniversitesi kampüsünde başladı. EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezinde düzenlenen sempozyumun açılış konuşmaları TÜBİTAK MAM Başkanı ve Kutup Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Burcu Özsoy, Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan tarafından yapıldı. Etkinliğin açılışında konuşan Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Mehmet Ersan, "Kutup bölgeleri, iklim değişikliğinin en somut etkilerinin gözlemlendiği, dünyanın geleceğine yön veren doğal laboratuvarlardır. Bu bölgelerde yapılan her bir araştırma, yalnızca coğrafi sınırların ötesinde bir anlam taşımakta; insanlığın geleceğine, doğanın dengesine ve küresel ekosistemin devamlılığına katkı sunmaktadır. Dolayısıyla, kutup bilimleri artık yalnızca çevreyle ilgili bir alan değil, aynı zamanda enerji, ekonomi, güvenlik ve sürdürülebilirlik politikalarının merkezinde yer alan stratejik bir bilim dalıdır" diye konuştu. "Türkiye, kutup bilimleri alanında önemli bir ivme yakaladı" Türkiye’nin, son yıllarda kutup bilimleri alanında örnek gösterilen bir ivme yakaladığına dikkat çeken Prof. Dr. Mehmet Ersan, "TÜBİTAK MAM Kutup Araştırmaları koordinasyonunda yürütülen ulusal seferler, bilim insanlarımızın Antarktika ve Arktik bölgelerinde gerçekleştirdiği projeler, ülkemizin bu alandaki kararlılığını ve bilimsel yetkinliğini ortaya koymaktadır. Bugün geldiğimiz noktada Türkiye, sadece gözlemci değil; bilgi üreten, veri paylaşan ve uluslararası iş birliklerinde aktif rol alan bir aktör haline gelmiştir. Ege Üniversitesi olarak bizler de bu ulusal vizyona güçlü bir akademik katkı sunma gayretindeyiz. Üniversitemiz bünyesinde çevre, deniz, iklim ve biyoteknoloji temalı araştırma merkezleri; sürdürülebilirlik, iklim değişikliği ve doğal kaynak yönetimi alanlarında yürütülen projeler; disiplinler arası bilim üretiminin en güzel örneklerini oluşturmaktadır. Kutup araştırmalarıyla bu birikimi buluşturmak, üniversitemiz için stratejik bir öncelik haline gelmiştir. Bu yılki sempozyumun teması, yalnızca bilimsel veri paylaşımını değil, aynı zamanda genç araştırmacıların sürece aktif katılımını da hedeflemektedir. Öğrencilerimizin ve genç bilim insanlarımızın bu alana gösterdiği ilgi, Türkiye’nin bilimsel geleceği açısından son derece umut vericidir. Kutup Şenliği kapsamında düzenlenecek atölyeler, sergiler ve etkileşimli etkinlikler, bilimi yalnızca laboratuvarlarda değil, toplumun her kesimine ulaştırma hedefinin somut bir yansıması olacaktır" dedi. "Ülkemizin geleceğini bilimle donanmış bir gençlik şekillendirecek" Sempozyum kapsamında farklı disiplinlerden gelen araştırmacılar tarafından hazırlanan 83 bilimsel bildiri sunulacağını ifade eden Prof. Dr. Mehmet Ersan, "Katılımcılar, iki gün boyunca 59 sözlü ve 24 poster sunumu aracılığıyla kutup bölgelerindeki araştırma sonuçlarını paylaşacaklar. Her biri, kutup ekosistemleri, iklim değişikliği, deniz buzları, biyolojik çeşitlilik ve çevresel sürdürülebilirlik gibi hayati konulara ışık tutacaktır. Ancak bu etkinliğin değeri yalnızca akademik sınırlarla sınırlı değildir. 5. Kutup Şenliği, toplumun her kesiminde kutup farkındalığını artırmayı hedefleyen bir bilim şölenidir. Şenlik kapsamında, binlerce öğrenci ve öğretmen üniversitemizde kurulacak etkinlik alanlarını ziyaret edecek, bilimin heyecanını bizzat deneyimleyecektir. Etkinlik alanlarında, bilim söyleşileri, dijital etkileşim uygulamaları, sanal gerçeklik (VR) deneyimleri, kutuplarda yaşam simülasyonları ve oyunlaştırılmış bilim atölyeleri genç zihinlere bilimi sevdiren eşsiz bir ortam oluşturacaktır. Böylece, çocuklarımız ve gençlerimiz yalnızca bilgiyle değil, merakla da büyüyeceklerdir. Ayrıca, TÜBİTAK’ın 2204-C Kutup Araştırmaları ve 2204-D İklim Değişikliği yarışmalarında dereceye giren lise öğrencileri, projelerini burada sergileme fırsatı bulacak. Genç araştırmacıların kutup seferlerinden edindikleri deneyimlerini paylaşacakları söyleşiler ise, geleceğin bilim insanlarına ilham kaynağı olacaktır. Ege Üniversitesi olarak bizler, sürdürülebilir bilimi, çevreye duyarlı araştırmaları ve genç nesillerin bilime yönelimini desteklemeyi en önemli sorumluluklarımızdan biri olarak görüyoruz. Bilimle donanmış bir gençliğin, ülkemizin geleceğini şekillendireceğine yürekten inanıyoruz" diye konuştu. "En büyük sorun iklim değişikliği" TÜBİTAK MAM Başkanı ve Kutup Araştırmaları Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Burcu Özsoy, yaptığı sunumda Türkiye’nin kutup çalışmaları tarihçesini, Enstitünün çalışmalarını, yürütülen eğitim faaliyetlerini ve kutup bölgelerinin özelliklerini aktardı. Arktik ve Antarktika Bölgeleri ile ilgili bilgiler paylaşan Prof. Dr. Özsoy, "Son 40 yılda Arktik Bölgesinde buzulların yüzde 40’ında azalma gerçekleşti. Burada aslında sorunların en büyüğü iklim değişikliği olarak karşımıza çıkıyor. Çevresel tehditler de mevcut. Bununla birlikte, yeni deniz yollarının açılması, enerji ve doğal kaynaklara erişim gibi fırsatlar da ortaya çıktı. Hem Arktik hem de Antarktika aslında dünyanın iklim sisteminin omurgasını oluşturuyor. Antarktika, dünyanın en büyük beşinci kıtası olmasının yanı sıra, en soğuk, en kurak ve en yüksek kıta olarak tanımlanmış olup bilimsel çalışmalara da ev sahipliği yapıyor. Antarktika, gezegenin bir nevi kara kutusu. Bu bölgede turizm faaliyetleri de yapılıyor. Buradaki kampımız şu an için bizlere hem bir altyapı imkânı sunup hem de aynı zamanda bu altyapının bilimsel araştırmaların icrasına müsaade ettiği bir alandır. İyonosferik ve manyetosferik olayların küresel izlenmesini geliştirmek için kurduğumuz ve bu sene verilerini alacağımız istasyonumuzu geçen sene itibarıyla kurmuş olduk ve istasyonlarımız şu an verilerini topluyor" dedi. Kutup Araştırmaları Enstitüsünden bahseden Prof. Dr. Özsoy, "Enstitümüzün; Ulusal Kutup Bilim Seferlerini düzenlemek; kutup bölgelerinde bilimsel araştırma faaliyetlerini planlamak, koordine etmek ve yürütmek; kutup bölgelerinde araştırma altyapılarını geliştirmek ve işletmek; Türkiye’nin kutup bilimleriyle ilgili uluslararası forumlarda temsil etmek gibi görevleri var. TÜBİTAK altında görevlerimizi icra ediyoruz. Deniz araştırmaları, eğitim, sağlık, emniyet, uluslararası kutup yılı gibi çalışma grupları altında da üniversitelerden hocalarımız bizlere desteklerini veriyorlar. Çok yakın zamanda Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın yayınladığı genelgeyle beraber, Kutup Bölgeleri Koordinasyon Kurulu, Sanayi ve Teknoloji Bakanımız başkanlığında faaliyetlerine başladı. Bu koordinasyonda, konuyla ilgili bütün bakanlıkların ve bakan yardımcılarımızın da yer aldığı bir kurul oluşturuldu" dedi. Kutup araştırma çağrılarına değinen Prof. Dr. Özsoy, "Kutup çağrılarımızda bildiğiniz üzere dört tematik alanımız bulunuyor. Bunlar, SCAR ile de ilişkilendirilmiş yer bilimleri, fiziki bilimler, yaşam bilimleri ve sosyal bilimlerdir. Bilimsel yayınlarımızı ve projelerimizi bu alanlarda çeşitlendirerek, son dokuz yıldaki süreçlerini takip ediyoruz. Bununla birlikte, özel sayıların yayımlanması, ulusal dergilerde makalelerimizin yer alması ve tabii ki olmazsa olmazımız Ulusal Kutup Bilimleri Sempozyumu’nun bugün dokuzuncusunu icra ediyoruz" diye konuştu. Etkinlik kapsamında 83 bilimsel çalışma sunulacak Türkiye’nin "Ulusal Kutup Bilimleri Stratejisi 2023-2035" hedefleri doğrultusunda düzenlenen sempozyum, bilim insanlarının kutup bölgelerinde yürüttüğü en güncel çalışmaları, proje çıktılarını ve sefer tecrübelerini paylaştığı ulusal bir platform olma özelliği taşıyor. Bu yıl sempozyum kapsamında farklı disiplinlerden toplam 83 bildiri sunulacak. Katılımcılar, iki gün boyunca 59 sözlü ve 24 poster sunum aracılığıyla kutup bölgelerindeki bulgularını akademik toplulukla paylaşacak. Binlerce öğrenci kutupları keşfedecek TÜBİTAK KARE, bilimsel çalışmaların yanı sıra toplumda kutup farkındalığını artırmak amacıyla 5. Kutup Şenliği’ni de sempozyumla eş zamanlı olarak gerçekleştiriyor. İzmir İl Milli Eğitim Müdürlüğü iş birliğiyle binlerce öğrenci ve öğretmen, Ege Üniversitesinde kurulan etkinlik alanlarını ziyaret ediyor. Şenlikte bilim söyleşileri, dijital etkileşim alanları, VR deneyimleri, kutuplarda yaşam simülasyonları, atölye çalışmaları ve oyunlaştırılmış bilim etkinlikleri gerçekleştiriliyor. Ayrıca, TÜBİTAK’ın 2204-C Kutup Araştırmaları ve 2204-D İklim Değişikliği yarışmalarında dereceye giren lise öğrencileri projelerini sergiliyor. Kutup seferlerine katılmış genç araştırmacılar da deneyimlerini paylaşacakları söyleşilerle gençlere ilham veriyor.
İzmir Can Hastanesi’den ’Evde Sağlık’ta yeni dönem
05 Kasım 2025 Çarşamba - 11:43 İzmir Can Hastanesi’den ’Evde Sağlık’ta yeni dönem İzmir’in köklü sağlık kuruluşlarından İzmir Can Hastanesi, hastaların hastaneye gelmeden profesyonel sağlık hizmeti alabilmesini sağlayan Evde Sağlık Hizmetleri Birimi ile dikkat çekiyor. Evde Sağlık Hizmeti; muayene, tetkik, tedavi, pansuman, enjeksiyon, serum takılması, laboratuvar örneklerinin alınması ve kronik hastalık takibi gibi birçok hizmeti kapsıyor. Böylece, özellikle yaşlı, yatağa bağımlı veya kronik hastalığı bulunan bireyler, hastaneye gitmek zorunda kalmadan kendi evlerinde güvenle sağlık hizmeti alabiliyor. İzmir Can Hastanesi Evde Sağlık Birimi Sorumlusu Dr. Onur Duygu, konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: "Evde Sağlık hizmetimizle, hastalarımızın konforunu ve güvenliğini ön planda tutuyoruz. Amacımız, sağlık hizmetini ev ortamına taşıyarak iyileşme sürecine katkı sağlamak. 7 gün 24 saat ulaşılabilir yapımızla İzmir’in her noktasına hizmet veriyoruz." Evde Sağlık ekibi, hastaların ihtiyaçlarına göre kişiselleştirilmiş bakım planları oluşturuyor ve süreç boyunca hekim kontrolünde takip sağlıyor. Hastaneye gelemeyen hastalar, "Evde Sağlık Hattı" üzerinden randevu alarak bu hizmetten kolayca faydalanabiliyor. 7/24 Ulaşılabilirlik Evde Sağlık Birimi, haftanın her günü ve günün her saati hizmet sunuyor. Hastalar detaylı bilgi ve randevu için 0232 715 40 00 ya da 0532 064 15 57 üzerinden iletişime geçebiliyor.
Göztepe’de hedef deplasman galibiyeti
05 Kasım 2025 Çarşamba - 11:19 Göztepe’de hedef deplasman galibiyeti Trendyol Süper Lig’de 4 maçtır deplasmanda kazanamayan Göztepe, hafta sonu deplasmanda oynayacağı Kasımpaşa maçıyla birlikte bu şanssızlığını sonlandırmak istiyor. Trendyol Süper Lig ekiplerinden Göztepe, son haftalarda iç saha ve deplasman performanslarında farklı bir görüntü sergiliyor. Ligin 11. haftası itibariyle 5 galibiyet, 4 beraberlik ve 2 mağlubiyet elde eden İzmir ekibi, topladığı 19 puanla 5. sırada yer alıyor. Sezona iyi başlangıç yapan sarı-kırmızılılar, ilk 8 maçta yenilgi yüzü görmedi. İzmir ekibi, bu başarılı serinin ardından 2 maç arka arkaya kaybetti. Geçtiğimiz hafta Gençlerbirliği’ni mağlup ederek yeniden çıkışa geçen Stanimir Stoilov’un öğrencileri, iç sahada şu ana kadar 3 galibiyet ve 2 beraberlik elde etti. Göztepe, taraftarı önündeki güçlü performansını deplasmana taşımakta zorlanıyor. Bu sezon deplasmanda 6 maça çıkan Göztepe; 2 galibiyet, 2 beraberlik ve 2 mağlubiyet aldı. Ancak bu galibiyetlerin her ikisini de ilk deplasman karşılaşmalarında elde eden İzmir temsilcisi, son 4 dış saha maçında 3 puanla tanışamadı. Sarı-kırmızılılar, 8 Kasım Cumartesi günü İstanbul’da oynanacak Kasımpaşa maçıyla birlikte deplasmandaki bu kötü gidişatı sona erdirmek istiyor. Deplasmanda 7 gol attı, 5 gol yedi Sezona deplasmanda ilk iki maçını kazanarak başlayan Göztepe, son 4 deplasman maçında ise 3 puan elde edemedi. Bu süreçte oynadıkları 6 maçta yalnızca 7 gol atan Stanimir Stoilov’un öğrencileri, kalelerinde 5 gol gördü. Özellikle son 3 deplasman mücadelesinde sadece 1 gol bulabilen İzmir ekibi, hafta sonu oynanacak Kasımpaşa maçıyla hem galibiyet özlemini dindirmek hem de hücumdaki etkisini yeniden göstermek istiyor. Deplasman golcüsü Efkan Bu sezon özellikle deplasman maçlarında skor üretmekte zorlanan Göztepe’de, Efkan Bekiroğlu performansıyla dikkatleri üzerine çekti. Bu sezon çok fazla forma şansı bulamayan 30 yaşındaki orta saha oyuncusu, şu ana kadar toplam 341 dakika sahada kaldı. Efkan, bu sürede attığı iki golle takımına katkı sağladı ve bu golleri deplasman maçlarında kaydetti. Böylece deneyimli futbolcu, dış sahada Göztepe’nin en skorer ismi oldu. Tecrübeli futbolcunun hafta sonu oynanacak Kasımpaşa deplasmanında ilk 11’de sahaya çıkması bekleniyor.
Folkart, Dikili’de 518 villa imarlı parseli satışa sundu
05 Kasım 2025 Çarşamba - 10:15 Folkart, Dikili’de 518 villa imarlı parseli satışa sundu İzmir ve çevresinde, bugüne kadar onlarca markalı projeye imza atan Folkart, bu kez arsa yatırımında sahneye çıktı. Folkart Arsa Dikili, 200 bin metrekarelik alanda, 518 villa imarlı parseli, esnek ödeme koşullarıyla satışa sundu. Şirket arsa yatırımında, bu iş modeliyle tüketici ve yatırımcıya yeni bir yol açıyor. İzmir ve Türkiye’nin markalı konut sektöründeki lider şirketlerinden Folkart, arsa yatırımına planlı bir yaklaşım kazandırmayı hedefliyor. Şirket, Folkart Arsa modelinin ilk projesini satışa sundu. 200 bin metrekare büyüklüğündeki Folkart Arsa Dikili, altyapısı tamamlanmış, villa imarlı ve tapulu 518 bağımsız parselden oluşuyor. Folkart Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sancak, projenin satışa sunulmasıyla birlikte yaptığı açıklamada "Folkart Arsa modeliyle yatırımcıların yalnızca arazi değil, değeri tanımlanmış, geleceği öngörülebilen bir mülk sahibi olmasını sağlıyoruz. Böylece yatırımcıyı doğru yönlendiriyor, kenti koruyan, planlı gelişimi merkeze alan bir arsa kültürü oluşturuyoruz" dedi. 300-600 Metrekare villa imarlı arsalar Folkart Arsa Dikili, 300 ile 600 metrekare arasında değişen büyüklükteki villa imarlı arsalarıyla yatırımcılara doğayla uyumlu, planlı bir yaşam alanı sunuyor. Proje kapsamında elektrik, su, kanalizasyon, internet, yol ve yağmur suyu hattı gibi altyapı çalışmalarının 2027 yılı Mart ayında tamamlanması planlanıyor. Arsalar Çandarlı merkezine 4 kilometre, Akvaryum Koyu’na 4 kilometre, İzmir’e 85 kilometre mesafede bulunuyor. Mavi bayraklı plajlara yakın konumu, projeyi hem yatırım hem de yaşam açısından cazip hale getiriyor. Fiyatlar ve ödeme koşulları Projede yer alan arsalar, büyüklük ve konumlarına göre, 3 milyon 790 bin TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor. Ödemelerde, 12 ay, 18 ay, 24 ayı içeren vadeli seçenekler ve peşin alımlarda yüzde 20’ye varan indirim avantajı bulunuyor. İsteyen yatırımcı kendi villasını inşa edebilecek Sistemin işleyişinde, arsasını satın alan yatırımcılar isterlerse mimari bütünlüğün korunması amacıyla çizimleri ve planı Folkart tarafından hazırlanan konut projeleri arasından seçim yapabilecek. Villalar, yatırımcının tercihine göre çelik konstrüksiyon ya da betonarme olarak inşa edilebilecek. Folkart, villa yapım sürecinde yatırımcıları güvenilir ve tecrübeli anlaşmalı firmalara yönlendirecek; süreç Folkart denetiminde ilerleyecek. Planları Folkart tarafından çizilmiş, tecrübeli, güvenilir bir firma tarafından inşa edilebilecek çelik konstrüksiyon villaların fiyatları, (2+1), (3+1), (4+1) büyüklük ve konumlarına göre, günümüz değerlemesinde 4 milyon 500 bin TL ile 6 milyon TL arasında değişecek. Böylece üzerine arsa fiyatı eklendiğinde, günümüz şartlarında çok uygun bir fiyatla, bahçeli 3+1 (ya da farklı seçeneklerde) villalar elde edilebilecek. Projede zengin sosyal alanlar Projede sosyal donatılar arasında basketbol ve tenis sahaları, çocuk oyun alanları ve geniş yeşil alanlar yer alıyor. Bu özellikleriyle Folkart Arsa Dikili, teknik planlamanın ötesine geçerek, bölgeye planlı bir yaşam anlayışı kazandırıyor. Folkart Arsa’yı hayata geçirirken, hedeflerinden birinin de Türkiye’de arsa yatırımına yeni bir anlayış kazandırmak olduğunu belirten Folkart Yönetim Kurulu Mesut Sancak şunları söyledi: "Yatırımcının en büyük endişesi olan ‘belirsizlik’ faktörünü ortadan kaldırarak, gayrimenkul sektöründe kurumsal denetimin yeni bir uzantısını oluşturuyoruz. Kontrolsüz, plansız ve denetimsiz şekilde yürüyen arsa satışlarının hem yatırımcıları mağdur ettiğini, hem de kentleşme dengesini bozduğunu biliyoruz. Biz, bu tabloyu tersine çevirmek için hareket ediyoruz. Amacımız yalnızca arsa sunmak değil; geleceğin yerleşim alanlarının planlı temellerini bugünden atmak. Kısacası, biz bu proje ile hem yatırımcıyı hem kenti koruyan, güveni, şeffaflığı ve planlı gelişimi merkeze alan yeni bir arsa kültürü inşa ediyoruz."