Yerel Haberler
İzmir
10 Mayıs 2026 Pazar - 15:47 MHP İzmir İl Başkanlığı’ndan anlamlı Anneler Günü kutlaması Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) İzmir İl Başkanlığı günlerin en güzelinde en anlamlı kutlamayı yaptı. İl Başkanı Veysel Şahin Şehit Annelerinin Anneler Gününü kutlayarak, "Balçova’da düzenlediği Şehit Aileleri Kahvaltısında her zaman önceliğin ‘Şehitlerimiz ve Aileleri’ olduğu vurgulandı. Türk Milleti için vazgeçilmez bir değer olan Şehit Aileleri ve Şehit Annelerinin "Anneler Günü" MHP İzmir il Başkanlığı tarafından düzenlenen kahvaltılı programla kutlandı. Balçova Termal Tesislerinde gerçekleştirilen programa Şehit Aileleri, Şehit ve Gazi Anneleri katıldı. MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin yaptığı konuşmada, Şehit Ailelerinin ve Şehit Annelerinin Türk Milliyetçileri ve Türk Milleti için önemini vurgulayan bir konuşma yaptı. Şahin konuşmasında "bir milletin duasını omuzlarında taşıyan, acısını sabırla yoğurup vatana adayan, evladını toprağa verip Türk Milletine metanet öğreten yüce gönüllülerimizin huzurundayız" diyerek başladı. Kahraman analarımız Şehitlerimizin aziz hatıraları her an yanımızda diyerek sözlerini sürdüren İl Başkanı Veysel Şahin, "Bugün burada; Vatan sağ olsun derken yüreği kor gibi yanan, ama gözyaşını içine akıtıp devletinin yanında duran, evladını ay yıldızlı bayrağa emanet etmiş kahraman analarımızın huzurundayız. Ve inanıyorum ki; Bu salonda yalnızca anneler yoktur. Bu salonda şehitlerimizin aziz hatırası vardır. Dualar vardır. fedakârlık vardır vatan sevgisinin en saf, en temiz hali vardır. Kıymetli analarım Anne, Bir evladın ilk öğretmenidir. Duasıdır, sığınağıdır, merhametidir. İnsan konuşmayı annesinden öğrenir, sevmeyi annesinden öğrenir, vicdanı annesinden öğrenir, imanı annesinden öğrenir. Ama şehit anneliği Tarifi kelimelere sığmayan kutlu bir makamdır." dedi. MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bizler; ‘Cennet anaların ayakları altındadır’ buyuran Peygamber Efendimizin ümmetiyiz. İşte o cennetin kapısını aralayan anneler; Evladını kınalayıp vatana gönderen, ‘önce vatan’ diyebilen, acısını içine gömüp dimdik ayakta duran şehit anneleridir. Bu milletin anaları, gerektiğinde kendi yüreğini vatana siper edecek kadar büyük yürekli insanlardır. Onun için bu milletin tarihinde kahramanlık varsa arkasında mutlaka bir anne duası vardır. Şehitlerin canı, anaların duası Türk Milletinin tarihi varyantlarının her alanında Annelerin olduğunu da sözlerine ekleyen MHP İzmir İl Başkanı Şahin, "Çanakkale’de vardır. Sakarya’da vardır. Bugün sınır boylarında nöbet tutan Mehmetçiğin arkasında yine bir annenin duası vardır. Aziz şehit annelerimiz, Bugün bu topraklarda ezan okunuyorsa, bayrak dalgalanıyorsa, çocuklarımız huzur içinde uyuyabiliyorsa, bunda en büyük pay; şehitlerimizin fedakârlığında, sizlerin duasında ve sabrındadır. Türk milletinin geleceği Çünkü sizler yalnızca evlat yetiştirmediniz. Bir milletin istikbalini yetiştirdiniz. Sizler yalnızca çocuk büyütmediniz; adam yetiştirdiniz, iman yetiştirdiniz, Ahlak yetiştirdiniz, vatan sevgisi yetiştirdiniz. Bir milleti ayakta tutan sadece tankı topu değildir. Asıl güç; inançlı evlatlardır. Asıl güç Asıl güç; vatan için gerektiğinde can vermeyi göze alan yüreklerdir. Ve o yürekleri yetiştirenler de annelerdir. Kıymetli misafirlerimiz, Dünya bugün hiç olmadığı kadar çalkantılı bir süreçten geçmektedir. Coğrafyamız adeta bir ateş çemberiyle kuşatılmıştır. Her sabah yeni bir çatışmaya, yeni bir krize, yeni bir gözyaşına uyanıyoruz. Mazlum milletlerin üzerine ölüm kusulurken, Türk umut demektir Uluslararası hukuk suskun, vicdanlar yorgun, insanlık ise büyük bir imtihanın içerisindedir. Böyle bir dönemde Türkiye’nin güçlü kalması bir tercih değil mecburiyettir. Birliğimizi korumak İç cephemizi sağlam tutmak bir tercih değil mecburiyettir. Çünkü bu coğrafyada güçlü bir Türkiye yalnızca kendi vatandaşları için değil; mazlum milletler için de umut demektir. Şehit ve gaziler onurumuzdur İşte bunun için şehitlerimizin emanetine sahip çıkmak zorundayız. İşte bunun için kardeşliğimizi büyütüp, ayrılığa kapılarımızı kapatıp birlik olmak zorundayız. Çünkü şehitlerimizin bizlere bıraktığı en büyük emanet; Bayraktır, vatandır, kardeşlik hukukudur. Hiç kimsenin en ufak bir kuşkusu olmasın Şehitlerimiz bizim baş tacımızdır. Gazilerimiz bu milletin yüz akıdır. Şehit analarının duası Terörle mücadelede destan yazan kahramanlarımız; milletimizin ebedî şeref levhasına isimlerini altın harflerle yazdırmışlardır. Ve biz biliyoruz ki; Şehit analarının duası alınmadan hiçbir millet güçlü olamaz. Sizler yalnızca bir evlat değil; bir milletin geleceğini yetiştirdiniz. Sizler yalnızca can vermediniz; Bu milletin ayakta kalmasına güç verdiniz. Şehitlerimiz bayrağımızdır Şunu da özellikle ifade etmek isterim ki; şehitlerimiz bir bayrak gibi bu milletin gökyüzünde dalgalanmaya devam edecektir. Şehit annelerimizin döktüğü her damla gözyaşı ise; bu milletin birlik ve beraberlik harcına karışmış mukaddes bir emanettir. Bizlere düşen görev; şehitlerimizin hatırasına layık olmak, Devletimize sahip çıkmak, milletimizi bir ve beraber tutmaktır. MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin son olarak, "Bu duygu ve düşüncelerle; aşta aziz şehit annelerimiz olmak üzere tüm annelerimizin Anneler Günü’nü yürekten kutluyorum. Ahirete irtihal etmiş annelerimize Cenab-ı Allah’tan rahmet niyaz ediyorum. Aziz şehitlerimizi rahmetle, minnetle, şükranla yâd ediyorum." diyerek sözlerine son verdi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 12:24 Göztepe, Avrupa umudunu son haftaya taşıdı Trabzonspor’un Türkiye Kupası’nı kazanması halinde Süper Lig’i beşinci sırada tamamlayan takım da Avrupa kupalarında mücadele etme hakkı elde edecek. Bu senaryoda Göztepe, Gaziantep FK galibiyetiyle önemli bir avantaj yakalarken, son haftada Samsunspor’u mağlup etmesi durumunda ligi beşinci sırada tamamlayacak. Göztepe, Avrupa hedefiyle başladığı sezonda yoluna emin adımlarla devam ediyor. Trendyol Süper Lig’in 33. haftasında sahasında Gaziantep FK’yi ağırlayan İzmir temsilcisi, taraftarı önünde rakibini 2-1 mağlup ederek kritik bir galibiyete imza attı. Bu sonuçla puanını 55’e yükselten sarı-kırmızılı ekip, RAMS Başakşehir’in de kazandığı haftada beşinci sıradaki yerini korudu. Avrupa kupalarına katılım yolunda avantajını sürdüren Göztepe, ligin son haftasında Samsunspor’u mağlup etmesi halinde, Başakşehir’in sonucuna bakmaksızın sezonu beşinci sırada tamamlayacak. İzmir ekibinin Avrupa kupalarına katılıp katılamayacağı ise Trabzonspor’un Türkiye Kupası performansına bağlı olacak. Trabzonspor, yarı finalde Gençlerbirliği ile karşı karşıya gelecek. Bordo-mavililerin finale yükselmesi halinde rakibi Konyaspor olacak. Trabzonspor’un kupayı kazanması durumunda ise Süper Lig’i beşinci sırada tamamlayan takım Avrupa kupalarına katılım hakkı elde edecek. Bu nedenle Göztepe, Samsunspor karşısında alacağı galibiyetle Avrupa hayalini gerçeğe dönüştürmek için önemli bir adım atmış olacak.
Menemen FK, 5 maç sonra kayıp
13 Ekim 2025 Pazartesi - 12:15 Menemen FK, 5 maç sonra kayıp Menemen FK, hafta sonu oynanan maçta Bursaspor’a deplasmanda kaybederek 5 maçlık aradan sonra yenilgi yüzü gördü. TFF 2. Lig Kırmızı Grup ekiplerinden Menemen FK, ligin 8. haftasında deplasmanda Bursaspor ile karşı karşıya geldi. İzmir temsilcisi, zorlu mücadeleden 3-0’lık mağlubiyetle ayrıldı. Bu sonuçla birlikte teknik direktör Bilal Kısa yönetimindeki Menemen FK, 5 maçlık yenilmezlik serisini sonlandırmış oldu. Bu mağlubiyetin ardından sarı-lacivertliler, puan tablosunda 7. sıraya kadar geriledi. Dış sahadaki ilk yenilgi Bu sezon hem iç sahada hem de deplasmanda sergilediği etkili performansla dikkat çeken Menemen FK, geride kalan 8 haftada 4 galibiyet, 2 beraberlik ve 2 mağlubiyet elde etti. Sezonun ilk yenilgisini iç sahada Arnavutköy Belediyespor karşısında alan İzmir ekibi, bu mağlubiyetin ardından üst üste 5 maçta kaybetmeyerek başarılı bir grafik çizdi. Bu süreçte deplasmanda oynadığı 3 maçta da yenilgi yüzü görmeyen sarı-lacivertliler, hafta sonu Bursaspor karşısında alınan 3-0’lık skorla sezonun ilk deplasman mağlubiyetini yaşadı. Hedef Kahramanmaraş İstiklalspor maçı Ligde son iki maçını kazanamayan Menemen FK, 19 Ekim Pazar günü oynayacağı Kahramanmaraş İstiklalspor karşılaşmasında mutlak galibiyet hedefliyor. İzmir temsilcisi, bu maçla birlikte hem yeni bir başlangıç yapmayı hem de taraftarını yeniden sevindirmeyi amaçlıyor.
Şekerden kaçarken tencerede yakalanmayın
13 Ekim 2025 Pazartesi - 11:45 Şekerden kaçarken tencerede yakalanmayın Hücrelerin yapısını bozarak yaşlanmayı hızlandıran ve kronik hastalıklara zemin hazırlayan glikasyona karşı uyarılarda bulunan Medicana Sağlık Grubu Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Uzm. Dyt. Mısra Aydın, glikasyona karşı sadece şeker tüketmemenin yeterli olmadığının, bunun yanında gıdaları pişirirken de dikkatli olunması gerektiğinin altını çizdi. Uzm. Dyt. Mısra Aydın, "Sadece şeker değil, pişirme şekilleri de glikasyon ürünlerini artırır. Özellikle kızartma, ızgara ve yüksek ısıda pişirme, yiyeceklerde glikasyon ürünlerinin birikmesine yol açar" dedi. Glikasyonun, şeker moleküllerinin proteinlere veya yağlara bağlanmasıyla ortaya çıkan ve uzun vadede dokulara zarar veren kimyasal bir reaksiyon olduğunu aktaran Medicana International İzmir Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Dyt. Mısra Aydın, glikasyonun zararlarına ve dikkat edilmesi gereken noktalara değindi. Glikasyonun vücutta sessizce ilerleyen bir süreç olduğunu belirten Dyt. Mısra Aydın, "Bu süreçte oluşan ileri glikasyon son ürünleri (AGEs), hücrelerin yapısını bozarak yaşlanmayı hızlandırır ve kronik hastalıklara zemin hazırlar" dedi. Ayrıca glikasyonun yaşlanma ve kronik hastalıklara zemin hazırladığını ifade eden Dyt. Mısra Aydın, "Glikasyon ciltte kırışıklık ve elastikiyet kaybı gibi yaşlanma belirtilerine neden olur. Ayrıca kalp damar hastalıkları, diyabet ve Alzheimer gibi kronik hastalıkların gelişiminde önemli bir rol oynar. Yüksek şeker ve rafine karbonhidrat tüketimi, kandaki şeker seviyesini artırarak glikasyon sürecini hızlandırır. Bu nedenle beslenmemizde şeker miktarını kontrol etmek büyük önem taşır" diye konuştu. Sağlıklı pişirme yöntemlerini tercih edin Sadece şeker değil, pişirme şekillerinin de glikasyon ürünlerini artırdığını belirten Dyt. Mısra Aydın, "Özellikle kızartma, ızgara ve yüksek ısıda pişirme, yiyeceklerde glikasyon ürünlerinin birikmesine yol açar. Sağlıklı pişirme yöntemleri tercih edilmelidir. C vitamini, E vitamini, yeşil çay, yaban mersini gibi antioksidan içeren besinler, glikasyonun zararlarını azaltmada etkilidir. Düzenli tüketimleri fayda sağlar. Glikasyonu azaltmak için şeker ve işlenmiş karbonhidrat tüketimini azaltın. Taze sebze, meyve ve tam tahıllara ağırlık verin. Kızartma ve ızgara yerine haşlama, buharda pişirme yöntemlerini tercih edin. Antioksidan açısından zengin besinleri düzenli tüketin. Bol su içmeyi ihmal etmeyin" dedi. Glikasyon seviyesini ölçmek mümkün Dyt. Mısra Aydın, glikasyonun dolaylı bir göstergesi olarak HbA1c testinin kullanıldığını söyleyerek, bu testin kandaki ortalama glikoz seviyesini gösterdiğini, diyabet takibinde yaygın olarak kullanıldığını kaydetti. "Glikasyon, ciltteki kollajen ve elastin gibi yapısal proteinlerin zarar görmesine neden olur. Bu da erken yaşlanma, kırışıklık ve ciltte sarkma gibi problemlere yol açar" diyen Dyt. Mısra Aydın, sözlerini şöyle tamamladı: "Diyet ve yaşam tarzı değişiklikleriyle glikasyonun zararları bir ölçüde azaltılabilir. Ancak ilerlemiş glikasyon ürünlerinin tamamen geri dönüşü zordur, erken önlem almak önemlidir. Sonuç olarak, sağlıklı beslenmek, doğru pişirme yöntemlerini tercih etmek ve şeker tüketimini kontrol altında tutmak, glikasyonun olumsuz etkilerini azaltmada en etkili yollardır. Böylece hem genç kalabilir hem de kronik hastalıklara karşı vücudunuzu koruyabilirsiniz."
EÜ’de öğrenci kulüplerine yoğun ilgi
13 Ekim 2025 Pazartesi - 11:42 EÜ’de öğrenci kulüplerine yoğun ilgi Ege Üniversitesi Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı bünyesinde faaliyet gösteren 93 öğrenci topluluğu, öğrencilerin akademik başarılarının yanı sıra sosyal, kültürel ve kişisel gelişimlerine önemli katkılar sağlayarak üniversite yaşamını zenginleştiriyor. Bu topluluklar, öğrencilerin serbest zamanlarını verimli değerlendirmeleri, yeni arkadaşlıklar kurmaları, kişisel gelişimlerine yönelik faaliyetler düzenlemeleri için Ege Üniversitesi üst yönetimi tarafından da tam destek görüyor. EÜ öğrenci topluluklarında 40 bine yakın öğrenci, ilgi alanlarına yönelik faaliyetlere katılım gösteriyor. Öğrenci topluluklarının üniversite hayatındaki önemini vurgulayan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Öğrenci odaklılıkta ödüllü bir üniversite olarak, öğrencilerimizin sadece akademik alanda değil, hayatın her alanında donanımlı bireyler olarak yetişmesini hedefliyoruz. Bunun için de öğrenci odaklı uygulamalarımıza devam ediyoruz. Bu doğrultuda öğrenci topluluklarımız, gençlerimizin ilgi alanlarını keşfetmeleri, yeni beceriler edinmeleri, liderlik vasıflarını geliştirmeleri ve unutulmaz anılar biriktirmeleri için eşsiz bir platform sunuyor. Ülkemizin en zengin öğrenci topluluğu yelpazesine sahip üniversitemizde; 93 aktif topluluğumuzla kampüs hayatını zenginleştirirken, öğrencilerimizin sosyal sorumluluktan sanatsal aktivitelere, spordan bilimsel araştırmalara kadar geniş bir yelpazede kendilerini ifade etmelerine olanak tanıyoruz. Topluluklar tarafından düzenlenen kariyer etkinlikleri ile mezun öğrencilere iş imkânı yaratılırken, her alandan uzman kişiler etkinliklere davet edilerek öğrencilerle buluşturuluyor. Sosyal sorumluluk kapsamında gerçekleştirilen projelerle öğrenciler, toplumla bütünleşerek birlik olma duygusunu yaşıyor. Topluluklar, aynı zamanda öğrencilere çevreyle bağlantılarını genişletme ve kendilerine daha fazla fırsat kapısı açma olanağı sunuyor. Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığımızın koordinasyonunda, topluluklarımıza her türlü desteği sağlıyoruz. Çünkü inanıyoruz ki, güçlü topluluklar güçlü bir üniversite demektir. Tüm öğrencilerimizi, yeni dönemde öğrenci topluluklarına üye olmaya davet ediyorum" dedi. "Öğrenci toplulukları için tüm imkânlar seferber ediliyor" Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanlığı Öğrenci Toplulukları Birimi, toplulukların kurulmasından faaliyetlerin planlanmasına ve gerçekleştirilmesine kadar tüm süreçte koordinasyonu sağlıyor. Birim, toplulukların çalışmaları için salon tesisi, ihtiyaçlarının karşılanması ve malzeme temini gibi uygun koşulları sunarken aynı zamanda denetimlerini de titizlikle gerçekleştiriyor. Öğrenci topluluklarının faaliyetlerini organize etmeleri için Ege Üniversitesi Büyük Spor Salonu’nun bir bölümü ile 1 ve 2 numaralı öğrenci yemekhanesinin bir bölümünde özel topluluk odaları tahsis edildi. Aynı zamanda Fakültelerin bünyesinde öğrenci toplulukları için ayrılmış alanlar bulunuyor. Bu sayede öğrenciler, farklı disiplinlerden gelen akranlarıyla bir araya gelerek ortak ilgi alanlarında projeler geliştirebiliyor, etkinlikler düzenleyebiliyor ve üniversite kültürüne aktif olarak katkıda bulunabiliyor.
Karşıyaka, kayıpsız bir şekilde yoluna devam ediyor
13 Ekim 2025 Pazartesi - 11:14 Karşıyaka, kayıpsız bir şekilde yoluna devam ediyor Karşıyaka, TFF 3. Lig 4. Grup’ta şu ana kadar oynadığı 6 karşılaşmada 5 galibiyet ve 1 beraberliğe imza atarak yoluna yenilgisiz bir şekilde devam ediyor. Karşıyaka, TFF 3. Lig 4. Grup’ta bu sezon gösterdiği başarılı performansla dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Yeşil-kırmızılı ekip, geride kalan 6 haftada neredeyse kusursuz bir grafik sergileyerek zirve yarışında iddialı olduğunu ortaya koydu. Sezona hızlı bir giriş yapan İzmir temsilcisi, ilk dört haftada sırasıyla Afyonspor, Belediye Kütahyaspor, Balıkesirspor ve Alanya 1221 FSK’yı 2-1’lik skorlarla mağlup etmeyi başardı. Beşinci haftada ise Eskişehir Anadolu karşısında golsüz berabere kalan Karşıyaka, galibiyet serisine ara vermek zorunda kaldı. Ancak Burhanettin Basatemür ve öğrencileri, puan kaybı yaşadıktan hemen sonra altıncı hafta mücadelesinde Çoruhlu FK’yı 4-0 gibi net bir skorla geçerek yeniden 3 puanı hanesine yazdırdı. Bu sonuçlarla birlikte Karşıyaka, oynadığı 6 karşılaşmada 5 galibiyet ve 1 beraberlikle namağlup unvanını koruyor ve zirve yolunda emin adımlarla ilerliyor. Karşıyaka, averajla ikinci Sezona etkileyici bir başlangıç yapan Karşıyaka, şampiyonluk yarışının en güçlü adayları arasında yer alıyor. Oynadığı 6 maçta 5 galibiyet ve 1 beraberlik elde eden yeşil-kırmızılılar, topladıkları 16 puanla ligde ikinci sırada bulunuyor. Karşıyaka ile aynı puana sahip olan Uşakspor ise averaj farkıyla zirvede yer alıyor. İzmir temsilcisi, önündeki iki haftayı kayıpsız geçerek 9. haftada karşı karşıya geleceği Uşakspor’u mağlup etmeyi hedefliyor. Karşıyaka, bu kritik mücadeleden galibiyetle ayrılarak liderlik koltuğuna oturmanın hesaplarını yapıyor.
Meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarır
13 Ekim 2025 Pazartesi - 11:04 Meme kanserinde erken teşhis hayat kurtarır Uzm. Dr. Gül Deniz, meme kanserinde erken tanının önemine dikkat çekerek, "Mamografi çektirmekten korkmayın, geç kalmaktan korkun" dedi. İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Radyoloji Uzmanı Dr. Gül Deniz, 1-31 Ekim Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında açıklamalarda bulundu. Dr. Deniz, meme kanserinin kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirterek, erken teşhisin tedavi başarısını büyük ölçüde artırdığını söyledi. Her 8 kadından biri risk altında Meme kanserinin dünya genelinde ve Türkiye’de kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu vurgulayan Dr. Gül Deniz, "Her 8 kadından biri yaşamı boyunca meme kanserine yakalanma riski taşımaktadır. Kadın olmak en önemli risk faktörüdür. Bunun dışında ailede meme kanseri öyküsü, genetik yatkınlık, erken yaşta göğüs bölgesine radyoterapi almak, erken adet görme, geç menopoza girme, obezite, hareketsiz yaşam ve sigara kullanımı da diğer risk faktörleri arasında yer alır" dedi. Mamografi ile erken teşhis mümkün 40 yaşından itibaren düzenli olarak mamografi çekiminin önemine değinen Uzm. Dr. Deniz, şunları söyledi: "Meme kanseri, genellikle 40 yaş üstü kadınlarda görülmekle birlikte genç yaşlarda da ortaya çıkabilir. Bu nedenle, özellikle 40 yaşından itibaren mamografi taramalarına başlanması büyük önem taşımaktadır. Tarama yapmamızın en büyük nedeni, meme kanserinin erken evrede teşhis edilmesi tedavi başarısını önemli ölçüde artırmaktadır. Erken teşhis, hayat kurtarır." Mamografinin bazı erken bulguları tespit etmede hayati önem taşıdığına dikkat çeken Dr. Deniz, "Mikrokalsifikasyon dediğimiz küçük kireçlenmeler, sadece mamografide görülebilir ve meme kanserinin erken habercisi olabilir. Mamografide kullanılan radyasyon dozu oldukça düşüktür. Taramalar hasta sağlığı açısından risk oluşturmamaktadır" diye konuştu. Mamografi öncesi dikkat edilmesi gerekenler Deniz, "Mamografi çekimi öncesinde özel bir hazırlığa gerek olmamakla birlikte, meme cildinin temiz olması, cilde krem, pudra gibi maddeler sürülmemesi gerekmektedir. Bu maddeler mamografide mikrokalsifikasyonları taklit edebilir. Ayrıca adet gören kadınlarda mamografi çekimi, adetten sonraki günlerde tercih edilmelidir" şeklinde konuştu. Kadınlara çağrı: Kendi kendinizi muayene edin Kadınların kendi kendine meme muayenesi ve mamografi taramalarını düzenli yaptırmaları gerektiğini vurgulayan Dr. Deniz, "Unutmayın, erken teşhis hayat kurtarır. Mamografi kontrollerinizi asla ihmal etmeyin. Bu farkındalık ayında tarama yaşına gelmiş her kadının mamografi kontrolünü yaptırmasını önemle hatırlatmak istiyorum. Mamografi çektirmekten korkmayın, geç kalmaktan korkun" ifadelerini kullandı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi yolsuzluk davasında 2. duruşma
13 Ekim 2025 Pazartesi - 10:23 İzmir Büyükşehir Belediyesi yolsuzluk davasında 2. duruşma İzmir Büyükşehir Belediyesi iştiraki İZBETON’a yönelik soruşturmada kooperatiflerdeki usulsüzlük iddiaları ile ilgili açılan davanın 2’inci duruşmasında eski Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ve CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da aralarında olduğu 6’sı tutuklu 65 sanığın yargılanmalarına başlandı. İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, İzmir Büyükşehir Belediyesi (İZBB) iştiraklerinden İZBETON AŞ’de taşeron şirketler aracılığıyla yolsuzluk yapıldığı iddiaları üzerine 1 Temmuz’da geniş çaplı bir soruşturma başlatılmıştı. Sayıştay, mülkiye müfettişi ve bilirkişi raporlarına dayandırılan kapsamlı bir soruşturma kapsamında, "İhaleye fesat karıştırma" ve "Nitelikli dolandırıcılık" suçlamalarıyla 157 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. Soruşturma çerçevesinde gözaltına alınanlar arasında, dönemin İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer ile Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 139 şüpheli yer aldı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Soyer ve Aslanoğlu’nun da aralarında bulunduğu 60 kişi çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. 58 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, kalan şüpheliler ise herhangi bir tedbir uygulanmadan serbest bırakıldı. İddianame hazırlandı İzmir’in farklı ilçelerinde yürütülen kentsel dönüşüm projelerine ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında hazırlanan iddianame, İzmir Ağır Ceza Mahkemesi’ne sunuldu. İddianamede, Örnekköy 3. ve 4. etap, Gaziemir-Aktepe - Emrez Mahallesi 1. etap ile Karabağlar 3. ve 4. etapta kat karşılığı inşaat işlerinde usulsüzlük yapıldığı iddiaları yer aldı. Soruşturma kapsamında, 449 mağdur, 7 müşteki ile birlikte Hazine ve Maliye Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İZBETON AŞ’nin de suçtan zarar görenler arasında olduğu belirtildi. Aralarında eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyerve CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu’nun da bulunduğu 11’i tutuklu toplam 65 şüpheli hakkında, her biri için 3 yıldan 45 yıla kadar hapis cezası talep edildi. 5 tahliye Soyer, Kaya ve Aslanoğlu’nun aralarında bulunduğu 11 tutuklu 65 sanık gecen ay İzmir Adliyesi 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde yargılanmaya başlandı. Aliağa Ceza İnfaz Kurumları Kampüsü’nde görülen ve 3 gün süren duruşmanın ardından İZBETON Yönetim Kurulu Üyesi Levent İşler, İZBETON Yönetim Kurulu Üyesi Sevcan Tınaztepe, İZBETON Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Sertaç Dölek, İZBETON Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Gürhan Özata ve eski İZBETON Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Alphan Bozan tahliye edildi. Eski İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, CHP İzmir İl Başkanı Şenol Aslanoğlu, SS İş Dünyası Konut Yapı Kooperatifi Başkanı Cihangir Lübiç, eski İZBETON Genel Müdür Yardımcısı Hüseyin Şimşek, eski İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri ve İZBETON Yönetim Kurulu Başkanvekili Barış Karcı ve eski İZBETON Genel Müdürü Heval Savaş Kaya’nın tutukluluk hallerinin devamına karar verilirken, savunması alınan tüm tutuksuz sanıkların adli kontrol şartları da kaldırıldı. Tunç Soyer, Şenol Aslanoğlu ve Heval Savaş Kaya’nın da aralarında bulunduğu 6’sı tutuklu, 65 sanık bugün İzmir Adliyesi 23’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde hakim karşısına çıktı.
Sağlığa sessiz tehdit: ‘Dijital bağımlılık’
13 Ekim 2025 Pazartesi - 10:21 Sağlığa sessiz tehdit: ‘Dijital bağımlılık’ İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Kılınç ve Uzman Klinik Psikolog Pınar Aytaçlar, ekran ve sosyal medya bağımlılığının giderek büyüyen bir halk sağlığı sorununa dönüştüğünü söyledi. We Are Social ve Meltwater tarafından hazırlanan Dijital 2025 Türkiye Raporu’na göre, Türkiye’deki aktif internet kullanıcısı 77,3 milyona ulaştı. Türkiye, internet kullanımının en yaygın olduğu ülkeler arasında yer alırken, sosyal medyaya olan ilgi de her geçen gün artmaya başladı. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’deki sosyal medya kullanıcısı 60 milyona yaklaştı. Ekran başında ve sosyal medyada geçen süre hızla artarken, uzmanlar ise bunun bir bağımlılığa dönüşmemesi konusunda uyarılarda bulundu. "4 saatin üstü tehlikeli" İEÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Oğuz Kılınç, özellikle geceleri yatakta telefonla vakit geçirmenin masum bir alışkanlık olmadığını söyledi. Yatağın başucunda telefonla uyumanın ve gelen her bildirime tepki vermenin uykunun derinliğini azalttığını belirten Prof. Dr. Kılınç, ekran süresinin sınırlandırılması gerektiğini aktardı. Prof. Dr. Kılınç, "Dört saatten uzun süre sosyal medyada ve ekran başında vakit geçirmek, sağlığımız açısından tehlikeli. Sosyal medya molaları verilmesi, masa başında egzersiz yapılması ve uykudan en az yarım saat önce ekranlardan uzak durulması şart. Özellikle gençlerin ve çalışanların bu konuda bilinçlenmesi büyük önem taşıyor" diye konuştu. "Ölümcül sonuçları var" Ekran bağımlılığının sadece ruhsal değil, fiziksel bir tehdit de olduğunu söyleyen Prof. Dr. Kılınç, "Uykunun kalitesi düştüğünde, kalp ve damar sağlığı da olumsuz etkileniyor. Hareketsizlik; obeziteye, damar sertliğine ve hatta ölümcül akciğer pıhtılarına yol açabiliyor" dedi. Ekrana uzun süre maruz kalmanın kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarını da tetiklediğini belirten Prof. Dr. Kılınç, yanlış oturuş düzeninin de skolyoz (omurga eğriliği) ve bileklerde sinir sıkışmalarına neden olabileceğini ifade etti. "Depresyon ve kaygıyla bağlantılı" İEÜ Psikoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi’nin (PUAM) Uzman Klinik Psikoloğu Pınar Aytaçlar, yapılan çok sayıda bilimsel araştırmaya göre sosyal medya bağımlılığının, depresyon ve kaygıyla bağlantılı bulunduğunu ifade etti. Aytaçlar, "Araştırmalar, depresyon ve kaygı düzeylerinin sosyal medya kullanımını etkileyebildiğini; aynı zamanda yoğun sosyal medya kullanımının da depresyon ve kaygı düzeyini artırabildiğini gösteriyor. Bu, önemli bir durum. Kişiler, ‘bir şeyleri kaçırma korkusu’ nedeniyle sürekli telefonlarına yöneliyor ve birbirleriyle iletişim halinde kalmaya çalışıyor. Özellikle kadınlarda ve kolektivist toplumlarda bu bağımlılık daha yaygın şekilde görülüyor. Kadınlarda sosyal bağlantı ve aidiyet ihtiyacı; kolektivist kültürlerde ise gruba dahil olma arzusu sosyal medya kullanımını artırabiliyor. Erkeklerde ise rekabet ve oyun odaklı çevrim içi alanlar, daha fazla ilgi çekiyor. Erkekler, internet oyun bağımlılığına daha yatkın" ifadelerini kullandı. "Geçici bir ‘İyi hissetme’ duygusu oluyor" Bireylerin, olumsuz duygulardan uzaklaşmak ya da yalnızlık hissini bastırmak amacıyla da sosyal medyada sıkça vakit geçirebildiğini söyleyen Aytaçlar, bu durumun dopamin sistemini tetikleyerek kısa süreli bir ‘iyi hissetme’ duygusu oluşturabileceğini dile getirdi. Sosyal medya ve ekran bağımlılığının azaltılmasında bilinçli farkındalık egzersizleri ve terapi yöntemlerinin etkili olduğunu belirten Aytaçlar, "Sosyal medya, kişiye geçici bir haz sunuyor. Bu geçici rahatlama, uzun vadede ise gerçek ilişkilerden kopuşa, duygusal dengenin bozulmasına ve uyku düzeninde ciddi aksamalara neden olabilir. Bu hazzın yerini dolduracak, yaşama anlam katan alternatif aktiviteler oluşturmak, bağımlılıkla mücadelede önemli bir adım. Yemek yerken telefona bakmak yerine, yemeğin kokusuna ve tadına odaklanmak bile bu farkındalığı artırabilir" dedi.