Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Geniz eti büyümesi çocukların gelişimini olumsuz etkiliyor
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 10:04:42
Çocuklarda sık görülen geniz eti büyümesine dikkat çeken Uzm. Dr. Cüneyt Altunay, "Geniz eti büyümesi, sık enfeksiyon, büyüme ve gelişme geriliği, tekrarlayan kulak iltihabı ve işitme kaybı, uykuda nefes durması ve uyku bozukluğu, sabah zor uyanma gündüz yorgunluğu performans düşüklüğü gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor. Ebeveynlerin belirtiler konusunda dikkatli olması gerekir" dedi. Anne babalara seslenen Acıbadem Kent Hastanesi Kulak, Burun ve Boğaz Hastalıkları Uzmanı Dr. Cüneyt Altunay, çocukların uyku sırasında ağızdan nefes alıp horlamasının geniz eti büyümesinin önemli bir işareti olabileceğini söyledi. Kreş çağındaki her 3 çocuktan 1’inde geniz eti büyümesi görüldüğünü ifade eden Uzm. Dr. Altunay, erken teşhisin önemine vurgu yaptı. Geniz etinin, burun arkasında yer alan lenfoid bir doku olduğunu belirten Uzm. Dr. Altunay, hacmen büyümesi ve burun ve kulak kanalını tıkaması durumunda solunum problemleri, horlama, uyku apnesi ve tekrarlayan kulak ve üst solunum yolu enfeksiyonlarına neden olabildiğini kaydetti. Altunay, bu tür durumlarda Adenoidektomi olarak bilinen geniz eti ameliyatının gerekebileceğini dile getirdi. Geniz eti büyümesinde zaman kaybetmeden hekime başvurmanın büyük önem taşıdığına dikkat çeken Uzm. Dr. Altunay bu çocuklarda sık boğaz enfeksiyonu, sinüzit, alt hava yolu enfeksiyonları, alerji öncesi hassas hava yolu belirtileri ve geçmeyen öksürük görülebildiğini söyleyerek şöyle konuştu: "Ayrıca uykuda horlama ve apne denilen nefes durması, diş sıkma ve gıcırdatma, baş-boyun terlemesi ve gece idrar kaçırma gibi uyku problemleri de sık görülür. Hava yolunun tıkalı olması nedeniyle yeterli oksijen alamayan ve uyku evrelerini sağlıklı bir şekilde yaşayamayan bu nedenle bürmonu salınımında düzensizlik olan çocuklarda büyüme ve gelişme yaşıtlarına göre geri kalabilir. Orta kulak havalanmasının bozulması ise kulakta sıvı birikimine, orta kulak enfeksiyonlarına ve işitme kaybına yol açabilir." Çocuğun yüz yapısında değişiklikler olabilir Öte yandan, geniz eti büyümesine bağlı olarak çocukların yüz yapısında da değişiklikler oluşabileceğini belirten Uzm. Dr. Altunay, kubbe damak, geride duran çene, belirgin ön dişler, diş çürükleri ve dişlerde çarpık gelişimin görülebileceğini söyledi. Tedavide temel hedefin çocuğun sağlıklı şekilde burundan nefes alabilmesi ve kulak boşluğunu havalandıran östaki borusunun ağzındaki tıkanıklığı temizlemek olduğunu vurgulayan Altunay, "Geniz eti büyümesinin boyutu ve neden olduğu klinik sonuçlar dikkate alınarak alerji ve reflü gibi etmenlerin varlığında bile mekanik tıkanıklığı ortadan kaldırmak, tedavi edici ajanların başarısı arttırmak için cerrahi planlanmalıdır." dedi. Uzm. Dr. Altunay, geniz eti ameliyatının genellikle genel anestezi altında, ağız yoluyla gerçekleştirildiğini, işlemin kısa sürdüğünü ve çocukların çoğunlukla aynı gün taburcu edildiğini söyledi. Ameliyat sonrası birkaç gün hafif ağrı ve burun tıkanıklığı görülebileceğini belirten Altunay, tedavi edilmediği takdirde geniz eti büyümesinin sebep olduğu ciddi sorunlar nedeniyle ailelerin uygun ve önerilen durumlarda ameliyattan kaçınmamaları ve ertelememeleri gerektiğinin önemini vurguladı.
11 Mayıs 2026 Pazartesi - 09:37
Yaşar Üniversitesi Yelken Takımı’ndan 25. yıl zaferi
EAYK Kış Trofesi kapsamında düzenlenen "Yaşar Üniversitesi 25. Yıl Kupası Yelkenli Yarışı"nda, üniversitenin yelken takımı şampiyonluk kupasını kaldırarak başarılarına yenisini ekledi. Çeşme Marina’da, Ege Açıkdeniz Yat Kulübü (EAYK) Kış Trofesi kapsamında gerçekleştirilen "Yaşar Üniversitesi 25. Yıl Kupası", iki gün süren çekişmeli yarışlara sahne oldu. Toplam 14 teknenin mücadele ettiği organizasyonda, Yaşar Üniversitesi Yelken Takımı üstün performansını koruyarak grubunu zirvede tamamladı. Takım, en yüksek performanslı teknelerin yer aldığı ORC A kategorisinde birinci oldu. Organizasyona; Selçuk Yaşar Spor ve Eğitim Vakfı Mütevelli Heyet Başkanı ve Yaşar Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili İdil Yiğitbaşı, Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, Rektör Prof. Dr. Levent Kandiller, EAYK Başkanı Herman Van Lierde ve Çeşme Marina Genel Müdürü Toker Gürer, kulüp üyeleri ve sporcular katılım gösterdi. "Spor, akademik başarının tamamlayıcısıdır" Yarış öncesi konuşma yapan Yaşar Üniversitesi Mütevelli Heyet Başkanı Ahmet Yiğitbaşı, üniversitenin kuruluşundan bu yana spora ve sosyal gelişime verdiği önemi vurgulayarak şunları söyledi: "Bugün burada sizlerle olmaktan çok büyük mutluluk duyuyoruz. Kurulduğumuz günden bu yana üniversitemiz gençlerimizin yalnızca akademik başarıyla değil, kültürel ve sosyal alanlarda da gelişmelerine çok önem verdi. Spor, rekabetin ötesinde disiplini, dayanışmayı, ortak hedefi, birlikte yürümeyi ve centilmenliği de öğretiyor. Bu nedenle, öğrencilerimizin sporla bağ kurmalarını, takım ruhunu deneyimlemelerini ve kendilerini farklı alanlarda ifade edebilmelerini her zaman destekledik. Bu anlamlı organizasyona katkı sunan herkese çok teşekkür ederim." Yaşar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Levent Kandiller ise "Bu organizasyon üniversitemiz için çok anlamlı; çeyrek asrı geride bıraktık ve yavaş yavaş markalaşıyoruz. Dünyada hem sanatta hem sporda her anlamda değer olduk. Şimdiden bütün öğrencilerimize ve çalışanlarımıza, bu organizasyonun içindeki herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu. Üç yıllık şampiyonluk serisi Takımın başarısını değerlendiren Baş Antrenör ve Direktör Haktan Taş, son üç yıldır katıldıkları tüm yarışlardan birincilikle döndüklerini belirtti. Taş, "Üniversitemiz 2009 yılından beri kurucumuz ve onursal başkanımız Sayın Selçuk Yaşar vasıtasıyla ilk teknesi olan üniversite olma unvanıyla birlikte yıllardır yelken sporuna ve yelken takımlarına çok fazla destek vermekteydi. Üniversitemizin 25’inci yılına özel düzenlenen bu yarışı hem organize etmek hem de yarışın içerisinde üniversitemizin yelken takımıyla bulunmak çok keyifli" dedi. EAYK Başkanı Herman Van Lierde ise takımın yüksek potansiyeline dikkat çekerek, gençlerin yelken sporuna dahil olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve organizasyonun gelenekselleşmesi mesajını verdi.
10 Mayıs 2026 Pazar - 18:42
Otomobilin çarpıp kaçtığı kediyi yol kenarına alan polisler takdir topladı
İzmir’in Karabağlar ilçesinde yolun karşısına geçmeye çalışan yavru kedi, bir otomobilin çarpması sonucu telef oldu. Kazayı gören polis ekipleri, trafiği durdurarak, kediyi yol kenarına taşıdı. Polislerin duyarlı davranışı ise vatandaşların takdirini topladı. Olay, Bozyaka Çevik Kuvvet Şube Müdürlüğü önünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, trafikte yolun karşısına geçmeye çalışan yavru kediye sürücüsü ve plakası henüz belirlenemeyen bir otomobil çarparak, hızla bölgeden uzaklaştı. Durumu fark eden polis memurları, yolda güvenlik önlemi alıp trafiği durdurdu. Çarpmanın etkisiyle yolda hareketsiz kalan kedi, polis ekipleri tarafından alınarak güvenli bir şekilde yol kenarına koyuldu. Telef olduğu anlaşılan yavru kedinin cansız bedeni, daha sonra olay yerine çağrılan belediye ekiplerine teslim edildi. Polis memurlarının yolu keserek kedi için seferber olması, vatandaşların takdirini topladı.
10 Mayıs 2026 Pazar - 18:01
Karşıyaka Basketbol, ligde kalmayı başardı
Türkiye Sigorta Basketbol Süper Ligi’nin 30. ve son haftasında Karşıyaka, evinde Bursaspor’u 84-82 mağlup etti ve bu sonuçla ligde kalmayı başardı. Salon: Mustafa Kemal Atatürk Hakemler: Emin Moğulkoç, Mehmet Karabilecen, Ahmet Tatlıcı Karşıyaka Basketbol: Stefan Moody 16, Charles Manning 24, Samet Geyik 1, Michal Sokolowski 11, Christian Bishop 8, Cameron Young 20, Justin Alston 2, Mert Celep 2, Serkan Menteşe, Nemanja Gordic, Eylem Eminoğlu, Ege Özçelik Başantrenör: Ahmet Kandemir Bursaspor: Michael Smith 16, Landry Nnoko 4, Yavuz Gültekin 10, Vincent Earl King 4, Artur Konontsuk 3, Marcus Georges-Hunt 26, Brandon Childress 14, Yesukan Onar, Javin DeLaurier 5 Başantrenör: Roger Grimau Gragera 1. Periyot: 16-14 Devre: 31-48 3. Periyot: 62-66
10 Ekim 2025 Cuma - 18:52
Aslıhan Sinem Çiçek’in ölümüyle ilgili dosya yeniden açıldı
İzmir’de 2022 yılında otobanda baygın halde bulunan ve kaldırıldığı hastanede hayatını kaybeden 18 yaşındaki Aslıhan Sinem Çiçek’in ölümüyle ilgili dosya yeniden açıldı. Yeni deliller doğrultusunda başlatılan soruşturmada bir şüpheli tutuklanma istemiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. 18 yaşındaki Aslıhan Sinem Çiçek, 26 Temmuz 2022’de iş görüşmesi için Bornova’daki bir restorana gitti. Akşam eve dönmeyince ailesi kayıp başvurusunda bulundu. Genç kız, kısa süre sonra Bayraklı Tüneli çıkışında otoban ortasında baygın halde bulundu. Hastaneye kaldırılan Çiçek, yapılan tüm müdahalelere rağmen ertesi gün hayatını kaybetti. Otopsi raporunda, Çiçek’in kanında yüksek miktarda uyuşturucu madde tespit edildi. Polis, Çiçek’in ölümüne ilişkin Burak K.’yi gözaltına aldı. Çiçek’in telefonu üzerinde bulunan Burak K., sorgusunda genç kızı kendisinin öldürmediğini söyledi. Burak K., ‘Gasp’ suçundan tutuklandı. Polis, Çiçek’in son olarak beyaz renkli bir hafif ticari araca bindiğini tespit etti. Aracın geçtiği noktaları inceleyen ekipler, Cem A.’yı gözaltına aldı. ‘Nitelikli cinsel saldırı’ suçlamasıyla adliyeye sevk edilen Cem A., adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturmada, gözaltına alınan Cem A.’nın kuzeni Diyar A. da mahkemece, adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Burak K. için istenilen adli tıp raporunda ise kanında ve idrarında uyuşturucu madde tespit edildi. Burak K., 27 Ekim 2022’de savcının talebiyle yurt dışı çıkış yasağıyla tahliye edildi. Ancak Burak K., ilerleyen süreçte başka suçtan hüküm giyip cezaevine gönderildi. Soruşturmanın tamamlanmasının ardından hazırlanan iddianamede, şüphelilerden Cem A. hakkında ‘Nitelikli cinsel saldırı’ ve ‘Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma’ suçlarından 19 yıla kadar, Burak K. için ‘Yağma’ suçundan 15 yıla kadar hapis cezası talep edildi. Sanıklar hakkında, ‘Olası kastla öldürme’ suçundan ise kovuşturmaya yer olmadığı belirtildi. Sanıklar, İzmir 11. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanmaya başladı. Dosya yeniden açıldı Olayla ilgili daha önce verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararı, yeni bulgular ve deliller ışığında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından kaldırıldı. Başsavcılıkça yürütülen yeni soruşturma kapsamında, "kasten insan öldürme" ve "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma ve sağlama" suçlarından şüpheli Cem A. gözaltına alındı. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen Cem A., tutuklanması talebi ile sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
10 Ekim 2025 Cuma - 15:34
Tepecik Hastanesinde 100’üncü kapalı kalp ameliyatı
İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği, minimal invazif cerrahide 100. vakasını tamamladı. Klinik, MİECC sistemiyle kapalı koroner bypass ameliyatını Türkiye’de ilk kez uygulayan merkez oldu. İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği, 2018 yılında aort kapağı değişimiyle başladığı minimal invazif kalp cerrahisinde (halk arasında "kapalı kalp ameliyatı" olarak bilinen) önemli bir tecrübe eşiğini geride bıraktı. Kliniğin uzmanlık alanı, sadece kapak değişimleriyle sınırlı kalmadı. Bu yedi yıllık süreçte ekip, tecrübesini hızla genişleterek; kapalı mitral kapak, çoklu kapak, asendan aort, kalpte delik ve kalp kapak enfeksiyonu gibi komplike ameliyatları da minimal invazif yöntemle başarıyla gerçekleştirdi. Son olarak da bir yıl önce kapalı koroner arter bypass ameliyatları eklendi. Bu serinin en son ve en önemli adımı ise, Prof Dr Burçin Abud ve Doç Dr Kemal Karaarslan tarafından 100. hastaya uygulanan kapalı koroner arter bypass ameliyatı oldu. 100. vaka, kliniğin sadece sayısal değil, teknolojik olarak da öncü olduğunu kanıtladı. Bypass uygulanan hastada, Avrupa’da en son teknoloji ürünü olan MİECC (Minimal İnvazif Vücut Dışı Dolaşım) sistemi kullanıldı. Yapılan detaylı araştırmalar sonucunda, Tepecik Hastanesi’nin kapalı kalp ameliyatını MİECC sistemiyle birlikte kullanan Türkiye’deki ilk merkez olduğu belirlendi. SIRS’a karşı güçlü kalkan: MİECC’nin farkı MİECC sistemi, cerrahi esnasında hayati bir fark oluşturuyor. Normalde açık kalp ameliyatlarında uygulanan yüksek düzeydeki kan sulandırma ihtiyacı ortadan kaldırıyor. En önemlisi, kullanılan küçük vücut dışı dolaşım (perfüzyon), hastanın normal fizyolojik dolaşımına en yakın bir akış sağlıyor. Bu teknolojik üstünlük, hastanın kanı ve bileşenleri üzerindeki travmayı azaltarak, ameliyat sonrası en büyük risklerden biri olan SIRS (Sistemik İnflamatuar Yanıt Sendromu) riskini minimuma indiriyor. SIRS, açık kalp ameliyatları sonrası erken dönemde meydana gelebilen ve hastanın akciğer, karaciğer ve böbrek gibi kritik organlarında sorunlara yol açabilen ciddi bir durumdur. MİECC sistemi sayesinde organ hasarı riski azalıyor, böylece hastaların ameliyat sonrası süreçleri daha konforlu ve hızlı ilerliyor. Duruma göre hoşnutsuz sonuçlar doğurabilen bu zorlu sürece karşı önemli bir koruma sağlanmış oluyor. Başhekim Yakan: "İnsan odaklı sağlık hizmeti" İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Prof. Dr. Savaş Yakan, elde edilen bu başarının, kamu hastanesinin misyonunu yansıttığını belirtti. Prof. Dr. Yakan, "İzmir’deki bir kamu hastanesi olarak, 100. minimal invazif kalp ameliyatımızı en ileri teknoloji olan MİECC ile gerçekleştirmek, gurur verici. Bu başarı, ekibimizin tecrübesinin ve teknolojiye yatırımımızın bir sonucudur. Hedefimiz, daima hastalarımıza daha güvenli, daha az travmatik ve daha kısa iyileşme süreli, yani insan odaklı bir sağlık hizmeti sunmaktır. Bu alanda öncü olmaya devam edeceğiz." diye konuştu.
10 Ekim 2025 Cuma - 14:56
Dorukhan Büyükışık davasında ‘birleştirme’ kararı
İzmir’in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin polislerin ’görevi kötüye kullanmak’ suçundan yargılandığı davanın duruşması bugün görüldü. Davanın 2. celsesinde açıklanan ara kararda, 21. Ağır Ceza Mahkemesi ile 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyaların resen birleştirilmesine karar verildi. Olay, 13 Mayıs 2018 günü Narlıdere ilçesinde bulunan bir inşaat firmasının şantiyesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, TSK’da önemli kademelerde görev alan emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık (26), gece saatlerinde doğa yürüyüşü yapmak için dışarı çıktı. Sabah saatlerinde ise Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedeni, evinin 600 metre ilerisinde bir inşaat firmasının şantiyesinin istinat duvarında bulundu. Olay, kayıtlara ’yüksekten düşme’ olarak geçti. Aldığı bir iş teklifi sonrası Rusya’ya gitmeye hazırlanan Dorukhan Büyükışık’ın intihar etmesinin mümkün olamayacağını öne süren baba Büyükışık, oğlunun bedeninde yüksekten düşme izlerinin olmadığını iddia etti. Olay yerinde incelemelerde bulunan adli tıp uzmanının tuttuğu "Yüksekte düşme bulgusu yoktur. Otopsi yapılmalıdır" raporu bulunduğunu da ileri süren baba Ethem Büyükışık, oğlunun ölümündeki sır perdesini aralamak için mücadele başlattı. Olayın ardından geniş çaplı inceleme başlatan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olay yeri kamera görüntüleri, 112 ihbar kayıtları, telefon sinyalleri (HTS ve GPRS), adli tıp raporları ve kriminal incelemeler dahil olmak üzere her türlü delili detaylı bir şekilde topladı. Türkiye Dağcılık Federasyonu uzmanlarının da katıldığı olay yeri incelemesinde, Büyükışık’ın cesedinin bulunduğu konuma 27 metre yükseklikten düşerek gelmiş olmasının mümkün olmadığı tespit edildi. Ayrıca, maktulün sırt bölgesine sert ve etkili bir cisimle vurulduğuna dair tespitlere ulaşıldı. İki ayrı dava Dorukhan Büyükışık’ın inşaat şantiyesinde ölü olarak bulunduğu olayda görevli 8 polis memuru hakkında dava açıldı. Polislerin savcının talimatına rağmen ilgili kamera görüntülerini sağlıklı biçimde incelemediği ve bir örneğini muhafaza altına almadıkları tespit edildi. Polis memurlarının aktif kameraları tam olarak incelemedikleri, delilleri gerekli biçimde toplamadıkları belirlendi. Bunun üzerine komiser Atakan K. (43), komiser Deniz A. (35), polis memuru Duygu Ö. (34), polis memuru Fikret S., polis memuru Halil A. (54), komiser yardımcısı Hüseyin V. (48), Emniyet Müdürü İsmail K. (58) ve polis memuru Musa E. (54) hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 1 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Öte yandan olay günü şantiyede görevli olan bekçiler H.K. (68), H.A. (76), T.Ç. (40), A.G. (76) ve çalışan B.Ç.’nin (46) ifadelerinde ciddi çelişkiler olduğu belirtildi. Toplanan deliller ve uzman raporları doğrultusunda, Büyükışık’ın kasten öldürüldüğü ve cesedinin sonradan bulunduğu yere getirildiği değerlendirildi. Elde edilen tespitler neticesinde, olay yerinde bulunan şüpheliler hakkında TCK’nın 81/1. maddesi uyarınca kasten öldürme suçundan müebbet hapis istemiyle İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştı. 2. celse Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin 8 polis memurunun yargılandığı davanın ikinci celsesi bugün İzmir Adliyesi 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 13 Mayıs 2018 tarihinde gerçekleşen ve kayıtlara intihar olarak geçmesine rağmen cinayet şüphesiyle yeniden dosyası açılan olaya ilişkin davanın bugün gerçekleştirilen 2. celsesinde ise tanık ifadeleri dinlendi. Celseye sanıklar, Atakan K., Duygu Ö., Musa E., Fikret S., Halil A., İsmail K. ve sanık avukatları; katılımcı Ethem Büyükışık ve müşteki avukatları ve tanık Barış A. katıldı. Tanık Barış A. olay gününü anlattı Celsede tanık olarak dinlenen Barış A. Cinayet Büro Amirliği’nde görevli olduğunu belirterek, "13 Mayıs 2018 tarihinde ölüm alanına giden ekipteydim. Bir ölüm olayı bildirildi. Biz cinayet büro olduğumuzdan ve olay yerine yakın olduğumuzdan oraya gittik. Gittiğimizde oraya savcı bey, doktor bey yanındaki heyet bizden sonra geldi. İlçe ekipleri vardı. Olay yeri ekipleri de bizden sonra geldi hatırladığım kadarıyla Kamil D. ile birlikte gittik. Bir yoldan girdik büyükçe ve kazılmış bir temel alanı vardı henüz yapılmaya başlamamıştı diye hatırlıyorum. Bir de yüksekçe tamamlanmamış bir inşaat alanı vardı. Biz bu yolu yürüyerek çıktık, sağ taraftaki inşaat alanına girmedik, yaklaşık 50 - 100 metre yürüdükten sonra tekrar inşaat alanının yanı doğru yürüdük. Giderken bir araç gördüm ama ilgilenmedik. İnşaatın üzerinde resmi ve sivil ekipler vardı. Yukarı çıktığımda aşağıda maktulü gördüm. Sırt üstü yatıyordu diye hatırlıyorum. Ben notlarımı aldım, her gittiğim olayda böyleydi. İnşaat alanında bir telefondan bahsediliyordu. Sonraki gün zaten savcılık heyeti ve baba geldi ama aynı anda gelmediler. Bizim girişten yürüyerek inşaat alanına geçtiğimizi söylediğim alanda bir güvenlik kamerası olduğunu söylediler. Kamera görüntülerine gittim monitöre baktım. Orada bir görüntü açıktı ve bu görüntü karanlıktı. Biz cinayet şube olarak hiçbir zaman bir savcının söylediğinin dışına çıkmayız. Ölü muayene işlemi yapıldı, tutanaklar imzalandı sonra da ayrıldık" ifadelerini kullandı. Büyükışık: "34 polis bu işe bulaşmış" Celsede söz alan Ethem Büyükışık ise olayla ilgili 6 ayrı soruşturma devam ettiğini belirterek, "Biri kasten öldürme suçu. Şu an da 21’inci ağır ceza mahkemesinde ilk duruşması yapıldı. Bu dava içinde çok sayıda bu sanıklar ve tanıkların dışında çok sayıda bizim rakamlarımıza göre 34 polis bu işe bulaşmış. İki bilgisayar kasası vardı harddisk, bunları sivil polis aracıyla olay yerinden götürdüler diyor. Cinayet işleniyor o gece, ondan sonrasında olay yeri inceleme bitiyor, sonrasında toplantı yapılıyor. O gün bu sanıklar ve burada olmayan sanıklar cinayet soruşturmasını yöneten M.T. ve T.T. emrinde çalıştılar. Kamera görüntüleri, Ü.Y. şantiyeye gittiğinde çıkarıldı ve al bunu bırak dediler. Bunlarla ilgili polis araştırma yaptı. O gün görüntüleri kimsenin almadığını söylüyor. Ben izlemedim diyor zaten bir ifadesinde, imza at dediler attım diyor. Üç şirket ayrı olay yeri krokisi üretti. Bir az önce gösterdiğim A Blokun olduğu yerde kamera olduğunu söylediler. Hepsi sahte bunların. M.T. ve T.T. o gün olay yeri incelemenin amirliğini yaptı. Barış A. ifadesinde diyor ki, darp olarak görsek soruşturmaya başlardık. Sonrasında rapor çıktı, ben de uyardım arkadaşları. Şu ana kadarki bütün görev listeleri elinizdeki sahte. Mesela Atakan K. olay yerinde görevli, listede izinde göstermişler. Hiç kimse listede gösterildiği şekilde değil. Musa Ç. diye bir adam var. Polis merkezinde görevliydim diye ifade verdi, bu adalet sarayı da dahil olmak üzere İzmir’in farklı ilçelerinde bütün adresleri dolaşmış, kasten öldürme şüphelileriyle bir görüşme yapmış" diye ekledi. Ara karar Savunmalarının ve tanık beyanının ardından açıklan ara kararda, olayla ilgili olarak 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dosya ile duruşması görülen 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyaların resen birleştirilmesine karar verildi.
10 Ekim 2025 Cuma - 14:45
Dorukhan Büyükışık davasında ‘birleştirme’ kararı
İzmir’in Narlıdere ilçesinde 2018 yılında şüpheli bir şekilde hayatını kaybeden Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin polislerin ’görevi kötüye kullanmak’ suçundan yargılandığı davanın duruşması bugün görüldü. Davanın 2. celsesinde açıklanan ara kararda, 21. Ağır Ceza Mahkemesi ile 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyaların resen birleştirilmesine karar verildi. Olay, 13 Mayıs 2018 günü Narlıdere ilçesinde bulunan bir inşaat firmasının şantiyesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, TSK’da önemli kademelerde görev alan emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık (26), gece saatlerinde doğa yürüyüşü yapmak için dışarı çıktı. Sabah saatlerinde ise Dorukhan Büyükışık’ın cansız bedeni, evinin 600 metre ilerisinde bir inşaat firmasının şantiyesinin istinat duvarında bulundu. Olay, kayıtlara ’yüksekten düşme’ olarak geçti. Aldığı bir iş teklifi sonrası Rusya’ya gitmeye hazırlanan Dorukhan Büyükışık’ın intihar etmesinin mümkün olamayacağını öne süren baba Büyükışık, oğlunun bedeninde yüksekten düşme izlerinin olmadığını iddia etti. Olay yerinde incelemelerde bulunan adli tıp uzmanın tuttuğu "Yüksekte düşme bulgusu yoktur. Otopsi yapılmalıdır" raporu bulunduğunu da ileri süren baba Ethem Büyükışık, oğlunun ölümündeki sır perdesini aralamak için mücadele başlattı. Olayın ardından geniş çaplı inceleme başlatan İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı, olay yeri kamera görüntüleri, 112 ihbar kayıtları, telefon sinyalleri (HTS ve GPRS), adli tıp raporları ve kriminal incelemeler dahil olmak üzere her türlü delili detaylı bir şekilde topladı. Türkiye Dağcılık Federasyonu uzmanlarının da katıldığı olay yeri incelemesinde, Büyükışık’ın cesedinin bulunduğu konuma 27 metre yükseklikten düşerek gelmiş olmasının mümkün olmadığı tespit edildi. Ayrıca, maktulün sırt bölgesine sert ve etkili bir cisimle vurulduğuna dair tespitlere ulaşıldı. İki ayrı dava Dorukhan Büyükışık’ın inşaat şantiyesinde ölü olarak bulunduğu olayda görevli 8 polis memuru hakkında dava açıldı. Polislerin savcının talimatına rağmen ilgili kamera görüntülerini sağlıklı biçimde incelemediği ve bir örneğini muhafaza altına almadıkları tespit edildi. Polis memurlarının aktif kameraları tam olarak incelemedikleri, delilleri gerekli biçimde toplamadıkları belirlendi. Bunun üzerine komiser Atakan K. (43), komiser Deniz A. (35), polis memuru Duygu Ö. (34), polis memuru Fikret S., polis memuru Halil A. (54), komiser yardımcısı Hüseyin V. (48), Emniyet Müdürü İsmail K. (58) ve polis memuru Musa E. (54) hakkında görevi kötüye kullanma suçundan 1 yıla kadar hapis istemiyle dava açıldı. Öte yandan olay günü şantiyede görevli olan bekçiler H.K. (68), H.A. (76), T.Ç. (40), A.G. (76) ve çalışan B.Ç.’nin (46) ifadelerinde ciddi çelişkiler olduğu belirtildi. Toplanan deliller ve uzman raporları doğrultusunda, Büyükışık’ın kasten öldürüldüğü ve cesedinin sonradan bulunduğu yere getirildiği değerlendirildi. Elde edilen tespitler neticesinde, olay yerinde bulunan şüpheliler hakkında TCK’nın 81/1. maddesi uyarınca kasten öldürme suçundan müebbet hapis istemiyle İzmir 21. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu davası açılmıştı. 2. celse Emekli Tümgeneral Ethem Büyükışık’ın oğlu Dorukhan Büyükışık’ın ölümüne ilişkin 8 polis memurunun yargılandığı davanın ikinci celsesi bugün İzmir Adliyesi 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde görüldü. 13 Mayıs 2018 tarihinde gerçekleşen ve kayıtlara intihar olarak geçmesine karşın cinayet şüphesiyle yeniden dosyası açılan olaya ilişkin davanın bugün gerçekleştirilen 2. celsesinde ise tanık ifadeleri dinlendi. Celseye sanıklar, Atakan K., Duygu Ö., Musa E., Fikret S., Halil A., İsmail K. ve sanık avukatları; katılımcı Ethem Büyükışık ve müşteki avukatları ve tanık Barış A. katıldı. Tanık Barış A. olay gününü anlattı Celsede tanık olarak dinlenen Barış A. Cinayet Büro Amirliği’nde görevli olduğunu belirterek, "13 Mayıs 2018 Tarihinde ölüm alanına giden ekipteydim. Bir ölüm olayı bildirildi. Biz cinayet büro olduğumuzdan ve yakın olduğumuzdan oraya gittik. Gittiğimizde oraya savcı bey doktor bey yanındaki heyet bizden sonra geldi. İlçe ekipleri vardı. Olay yeri ekipleri de bizden sonra geldi hatırladığım kadarıyla Kamil D. ile birlikte gittik. Bir yoldan girdik büyükçe ve kazılmış bir temel alanı vardı henüz yapılmaya başlamamıştı diye hatırlıyorum. Bir de yüksekçe tamamlanmamış bir inşaat alanı vardı. Biz bu yolu yürüyerek çıktık, sağ taraftaki inşaat alanına girmedik, yaklaşık 50 - 100 metre yürüdükten sonra tekrar inşaat alanının yanı doğru yürüdük. Giderken bir araç gördüm ama ilgilenmedik. İnşaatın üzerinde resmi ve sivil ekipler vardı. Yukarı çıktığımda aşağıda maktulü gördüm. Sırt üstü yatıyordu diye hatırlıyorum. Ben notlarımı aldım, her gittiğim olayda böyleydi. İnşaat alanında bir telefondan bahsediliyordu. Sonraki gün zaten savcılık heyeti ve baba geldi ama aynı anda gelmediler. Bizim girişten yürüyerek inşaat alanına geçtiğimizi söylediğim alanda bir güvenlik kamerası olduğunu söylediler. Kamera görüntülerine gittim monitöre baktım. Orada bir görüntü açıktı ve bu görüntü karanlıktı. Biz cinayet şube olarak hiçbir zaman bir savcının söylediğinin dışına çıkmayız. Ölü muayene işlemi yapıldı, tutanaklar imzalandı sonra da ayrıldık" ifadelerini kullandı. Büyükışık: "34 polis bu işe bulaşmış" Celsede söz alan Ethem Büyükışık ise olayla ilgili 6 ayrı soruşturma devam ettiğini belirterek, "Biri kasten öldürme suçu. Şu an da 21’inci ağır ceza mahkemesinde ilk duruşması yapıldı. Bu dava içinde çok sayıda bu sanıklar ve tanıkların dışında çok sayıda bizim rakamlarımıza göre 34 polis bu işe bulaşmış. İki bilgisayar kasası vardı harddisk, bunları sivil polis aracıyla olay yerinden götürdüler diyor. Cinayet işleniyor o gece, ondan sonrasında olay yeri inceleme bitiyor, sonrasında toplantı yapılıyor. O gün bu sanıklar ve burada olmayan sanıklar cinayet soruşturmasını yöneten M.T. ve T.T. emrinde çalıştılar. Kamera görüntüleri, Ü.Y. şantiyeye gittiğinde çıkarıldı ve al bunu bırak dediler. Bunlarla ilgili polis araştırma yaptı. O gün görüntüleri kimsenin almadığını söylüyor. Ben izlemedim diyor zaten bir ifadesinde, imza at dediler attım diyor. Üç şirket ayrı olay yeri krokisi üretti. Bir az önce gösterdiğim A Blokun olduğu yerde kamera olduğunu söylediler. Hepsi sahte bunların. M.T. ve T.T. o gün olay yeri incelemenin amirliğini yaptı. Barış A. ifadesinde diyor ki, darp olarak görsek soruşturmaya başlardık. Sonrasında rapor çıktı, ben de uyardım arkadaşları. Şu ana kadarki bütün görev listeleri elinizdeki sahte. Mesela Atakan K. olay yerinde görevli, listede izinde göstermişler. Hiç kimse listede gösterildiği şekilde değil. Musa Ç. diye bir adam var. Polis merkezinde görevliydim diye ifade verdi, bu adalet sarayı da dahil olmak üzere İzmir’in farklı ilçelerinde bütün adresleri dolaşmış, kasten öldürme şüphelileriyle bir görüşme yapmış" diye ekledi. Ara karar Savunmalarının ve tanık beyanının ardından açıklan ara kararda, olayla ilgili olarak 21’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen dosya ile duruşması görülen 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi’nde görülen dosyaların resen birleştirilmesine karar verildi. (AD-
10 Ekim 2025 Cuma - 14:19
Gazze için İzmir’de "Hayır çarşısı" kuruldu
Gazze’deki acılara sessiz kalmayan Karşıyakalılar, hayır çarşısında tek yürek oldu. El emeğiyle hazırlanan ürünlerden elde edilen gelir, umut olarak Gazze’ye uzanacak. İzmir’in Karşıyaka ilçesinde, İsrail’in saldırıları altında zor günler geçiren Gazze halkına destek amacıyla "Hayır Çarşısı" kuruldu. Karşıyaka Müftülüğü öncülüğünde Cumhuriyet Mahallesi Pazaryeri Camii bahçesinde hayata geçirilen etkinlikte, vatandaşlar tarafından hazırlanan el yapımı gıda ve tekstil ürünleri satışa sunuldu. Bir hafta boyunca açık kalacak olan çarşıdan elde edilecek tüm gelir, Türkiye Diyanet Vakfı aracılığıyla Gazze’ye gönderilecek. "Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak" Karşıyaka Müftüsü Hayri Cihangeri, etkinlikte yaptığı açıklamada, Gazze’de yaşanan insanlık dramına sessiz kalamayacaklarını belirtti. Müftü Cihangeri, "Son iki yılda tüm dünyanın gözleri önünde bir soykırım yaşanıyor. Bu durum, içimizde derin yaralar açtı. Bugün itibarıyla bir anlaşmanın sağlandığını duyduk, elbette temkinliyiz ama yine de umutluyuz. Bizler de millet olarak tarihi misyonumuz ve vicdani sorumluluğumuz gereği böyle bir etkinlik düzenleme kararı aldık," dedi. "Biz bu çarşıyı kurarken, Hz. İbrahim’in ateşini söndürmeye çalışan karınca misali bir çaba içerisindeyiz," diyen Cihangeri, şöyle devam etti: "Firavun’a karşı durmak elbette önemlidir; ancak Musa’nın yanında olmak da bir o kadar önemlidir. Gazze’nin yeniden ayağa kalkması, oradaki kardeşlerimizin açlık, susuzluk ve yokluk içinde kıvranmalarına bir nebze olsun çare olabilmek amacıyla bu çalışmayı gerçekleştirdik. Tüm gelirler, Diyanet Vakfı’nın ilgili hesaplarına aktarılacak ve oradan da Gazze’deki ihtiyaç sahiplerine ulaştırılacak." "Günler öncesinden hazırlıklara başladık" Hayır çarşısında satışa sunulan ürünler, mahalle sakinleri, esnaf ve kursiyerler tarafından evlerde hazırlanarak bağışlandı. Gözleme, çeşitli ev yemekleri, el işi tekstil ürünleri gibi birçok ürün vatandaşların ilgisine sunuldu. Etkinliğe katılan mahalle sakinlerinden Bergüzar Yeşiroğlu ise duygularını şu sözlerle dile getirdi: "Çok duygusal anlar yaşıyoruz. Günler öncesinden hazırlıklara başladık. Ev yapımı gözlemeler, giysiler ve el işi ürünlerle katkı sağladık. Esnaflarımız, komşularımız, kursiyer hocalarımız ve mahalle halkımız bu güzel organizasyona destek verdi. Tek dileğimiz savaşların son bulması, Gazze’deki kardeşlerimizin kurtuluşa ermesi." Hayır çarşısı, bir hafta boyunca ziyaretçilerini ağırlamaya devam edecek.
10 Ekim 2025 Cuma - 12:51
Menemen’de 10 bin öğrenciye dijital eğitim paketi desteği
Menemen Belediyesi tarafından ilçe genelinde lise ve üniversite sınavlarına girecek olan 8 ve 12. sınıflara tam 10 bin adet dijital eğitim paketi dağıtıldı. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Hedefimiz yarınlarda gururla ’Ben Menemenliyim’ diyecek olan bilim insanları, sanatçılar, doktor ve mühendisler yetiştirebilmektir." dedi. Menemen Belediyesi, lise ve üniversite sınavına girecek öğrencileri yalnız bırakmıyor. 2023 yılında başlayan ve bugüne kadar 20 bine yakın öğrencinin faydalandığı dijital eğitim paketleri, bu yıl da ilçe genelinde 8 ve 12. sınıf öğrencilerine dağıtıldı. Yaklaşık 10 bin öğrenciye dağıtılan ve içinde zengin içerikleriyle konu anlatımından soru bankasına kadar öğrencilerin sınav sürecinde ihtiyaç duyacağı birçok içeriğin bulunduğu dijital eğitim paketleri, hem öğrencilerin hem de ebeveynlerin yüzünü güldürdü. Ayrıca ebeveynler sınav sürecinde konu anlatımları ve soru bankalarına evlatlarının ücretsiz bir şekilde ulaşmasından mutlu olurken öğrencileriyse çekiliş heyecanı sardı. Geçtiğimiz yıl olduğu gibi bu yıl da dijital eğitim paketi kullanan öğrencilere her ay çekilişle tablet hediye edilecek. Eğitim yatırımlarına devam Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’ın göreve gelmesiyle birlikte stratejik olarak kırmızı çizgi olarak belirlenen eğitim yardımları, bugüne dek ilçede on binlerce öğrenciye dokundu. Başkan Pehlivan’ın göreve gelmesiyle birlikte kurdelesini keserek açılışını yaptığı ilk tesisin anaokulu olmasının ardından, MEBGEM’in şube sayısı 3’e çıkarıldı ve öğretmen sayısı ile kapasitesi arttırıldı. Üniversite sınavlarına girecek tüm öğrencilerin belediyeye yaptıkları başvurularla sınav harçları ödenirken, ilkokul birinci sınıftan üniversiteden yeni mezun olanlara kadar yapılan kırtasiye yardımı ve destekler, vatandaşlardan tam not aldı. Ayrıca okulların boya ve tadilat işleri, unutulan oyunların yaşatılması için okul bahçelerinde yapılan boyamalar, eğlendirirken öğreten ve Türkiye’nin en büyüğü olan tematik çocuk oyun köyü gibi birçok hizmet de aileleri ve öğrencileri mutlu etti. Öte yandan tamamı ücretsiz spor ve kültür kursları da büyük memnuniyet yaratmaya devam ediyor. "Hedefimiz bilim insanlarının yetiştiği bir Menemen" Menemen’deki eğitim yatırımlarını değerlendiren Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "İlçemizde göreve başladığımızda kendimize eğitimde bir hedef belirledik. Bu hedef, Menemenli nice bilim insanının, sanatçının, doktor ve mühendislerin yetişmesi hedefidir. Hedefimiz yarınlarda üniversitelerde, teknoparklarda, teknoloji şirketlerinde, kültür merkezlerinde gururla ’Ben Menemenliyim’ diyecek nesiller olması. Bu hedefe varabilmek için tüm gücümüzle çalışmaya devam edeceğiz. Yapımı hızla devam eden kütüphanelerimizi tamamladığımızda, buralar birer bina değil, adeta eğitim üssü olacak. Ayrıca bu ay açılışını yapacağımız dijital deneyim müzesi olan Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi de, evlatlarımızın tarih eğitimi için önemli bir merkez olacak." dedi.
10 Ekim 2025 Cuma - 10:43
Hava sıcaklıklarının düşmesiyle grip vakalarında artış
Ülke genelinde hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte solunum yolu hastalıklarında artış yaşanıyor. Uzmanlar, salgın hastalıkların kalabalık ortamlarda daha hızlı yayıldığını belirterek, bağışıklık sistemini güçlü tutmak için vitamin takviyesinin önemine vurgu yapıyor. Havanın soğumasıyla birlikte grip ve soğuk algınlığı gibi üst solunum yolu enfeksiyonlarında artış yaşanıyor. Bu hastalıklar, öksürük, burun akıntısı, boğaz ağrısı ve halsizlik belirtileriyle kendini gösteriyor. Hastalığın etkilerini hafifletmek için ıhlamur, adaçayı, zencefil ve kuşburnu çayı gibi bitki çaylarının yanı sıra tavuk suyu, mercimek ve tarhana çorbası gibi proteinli gıdaların tüketilmesi öneriliyor. Bu besinler bağışıklık sistemini destekleyerek vücut direncini artırıyor. Uzmanlar, hastalıklardan korunmak için kapalı ortamlarda uzun süre kalınmaması, yeterli sıvı alınması ve ellerin sık sık yıkanması gerektiği uyarısında bulunuyor. Nezle ve grip farkı Grip ve soğuk algınlığının (Nezle) birbirine benzeyen ancak farklı seyreden hastalıklar olduğunu belirten Acıbadem Kent Hastanesi İç Hastalıkları Uzmanı Doktor Necdet Yetim, "Nezle, genellikle sadece burun akıntısı ve hafif kırgınlık gibi belirtilerle kendini gösteren, daha hafif seyreden bir hastalıktır. Grip ise daha ağır seyreden bir hastalıktır. Üşüme, ateş, halsizlik, yorgunluk, kas ağrıları, baş ağrısı ve öksürük gibi belirtiler çok daha yoğun olarak görülür. Serin ve soğuk mevsimlerde bu tür virüsler daha yaygın hale gelir. Çünkü insanlar kalabalık ve kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirir. Bu da virüslerin kişiden kişiye bulaşmasını kolaylaştırır. Bu nedenle Eylül-Ekim aylarından itibaren grip mevsimi başlar ve kış boyunca devam eder. Bu tür hastalıkların yaklaşık yüzde 90’ı bu dönemde görülür. En önemli nedenleri ise havaların soğuması ve insanların toplu alanlarda daha fazla bir arada bulunmasıdır" ifadelerini kullandı. Kişisel temizliğin önemi Üst solunum yolu hastalıklarından korunmak için yapılması gerekleri aktaran Doktor Necdet Yetim, "Şu dönemde mümkün olduğu kadar kalabalık ortamlara girmemek ve insanlarla yakın temasta bulunmamak önemlidir. Özellikle grip belirtileri olan, kırgınlık, ateş, burun akıntısı ve öksürüğü bulunan kişilerle yakın temas kurmaktan kaçınılmalıdır. Konuşurken, öksürürken ya da hapşırırken etrafa gözle görülmeyen küçük damlacıklar yayılır. Bu damlacıklar havada asılı kalabilir ya da yüzeylere düşebilir. Başka bir kişi bu havayı soluduğunda ya da damlacıkların bulunduğu yüzeylere dokunup ardından ellerini ağzına ya da burnuna götürdüğünde virüs bulaşabilir. Bunun için el temizliği çok önemlidir. Temiz olmayan ellerle ağız ve buruna dokunulmamalıdır. Yemek yemeden önce eller mutlaka sabun ve bol suyla en az 15-20 saniye yıkanmalıdır. Bu şekilde virüslerin yüzde 99’a varan oranlarda yok edildiği bilinmektedir" diye ekledi. Vitamin takviyesi, bol sıvı ve sıcak çorba tavsiyesi Hastalık sürecinde sağlıklı beslenmek, iyi dinlenmek, aşırı yorulmamak ve vücudu soğuktan korunması gerektiğini söyleyen Yetim, sözlerini şu şekilde noktaladı: "Çünkü vitamin, protein ve genel beslenme eksikliği; aşırı yorgunluk, uykusuzluk ve özellikle soğuk havaya maruz kalma, hastalığın kolaylıkla oluşmasına neden olur. Elbette ilaçlar kullanacağız, ancak ilaçların dışında uygulanacak tedavi yöntemleri, grip için belki de daha önemlidir. Bunların başında vücudu ılık tutmak, dinlenmek ve beslenmek gelir. Bu konuda, özellikle beslenme üzerine birkaç önemli noktaya değinmek gerekir. Bol sıvı alınmalıdır. Çaylar ve çorbalar içilmelidir. Özellikle et suyu, tavuk suyu ve kelle paça gibi besleyici çorbalar; limonlu ve sirkeli olarak tüketildiğinde daha faydalıdır. Sarımsak da bağışıklık sistemine faydalı olduğu kanıtlanmış bir besindir. Çay tüketimi de önemlidir. Limonlu çaylar başta olmak üzere; yeşil çay, rezene çayı, ıhlamur ve adaçayı gibi şifalı bitki çayları önerilir. Sebze ve meyve de bolca yenmelidir. C vitamini içeren meyveler tavsiye edilir. Narenciye grubu, limon, mandalina ve portakal gibi meyvelerle; yeşil sebzelerin bolca tüketilmesi gerekir. Ayrıca E vitamini ve B grubu vitaminlerinden oluşan takviyeler, hastalığın daha kısa sürede atlatılmasında etkili olur." Hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte çorba içmek isteyen müşterilerin sayısının arttığını belirten 30 yıllık Çorbacı ustası Mehmet Çalışkan, "Kış için ayak paça, kelle paça ve işkembe çorbalarını öneriyoruz çünkü yüksek kolajen içeriyor. Özellikle dana ayağında bolca kolajen vardır ve koruyucudur. Limonlu ve sarımsaklı olarak tüketilmesini tavsiye ediyoruz" diye ekledi.
10 Ekim 2025 Cuma - 10:20
Ege Üniversitesi kampüsünde meme kanseri farkındalık etkinliği
Ege Üniversitesi (EÜ) Tıp Fakültesi Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi, Meme Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında anlamlı bir etkinlik gerçekleştirdi. Avrupa Tıp Öğrencileri Birliği (EMSA) Ege iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, EÜ 1 Nolu Yemekhane önünde hibrit bir farkındalık çalışması olarak yapıldı. Etkinlikte, Kanserle Savaş Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürü Prof. Dr. Emine Serra Kamer ve hekim adayları, öğrencilere meme kanseri konusunda erken tanı ve korunma yöntemlerini anlattı. Öğrenciler, katılımcılara kendi kendine meme muayenesi ve düzenli doktor kontrollerinin önemine dair mesajlar verdi. "Meme kanserinden korkmamak ve geç kalmamak gerekiyor" Etkinlikle ilgili bilgi veren Prof. Dr. Emine Serra Kamer, "Meme kanseri, dünya genelinde ve ülkemizde kadınlar arasında en sık görülen tümörlerden biridir. Farkındalık ve erken tanı giderek önem kazanıyor. Her ay yalnızca beş dakika ayırarak memelerdeki şişlik, renk değişikliği, meme başında içe dönme veya kanlı akıntı gibi belirtiler fark edilebilir. Düzenli mamografi ve ultrasonografi ile de belirti vermeden kanser tespiti mümkün. Meme kanserinden korkmamak ve geç kalmamak gerekiyor. Erken teşhis hayat kurtarır. Tarama programlarına katılım, riskinizi minimize eder. Unutmayın, ayıracağınız beş dakika hayatınızı kurtarabilir" dedi. Kurulan stantta katılımcılara meme kanseriyle ilgili kitap, broşür ve pembe kurdeleler dağıtılırken, görsel materyallerle de bilgilendirme yapıldı. Pembe balonlar ve kurdelelerle süslenen stant, katılımcıların ilgisini topladı. Etkinlik boyunca kampüs ve çevresinde meme kanseri farkındalığını artırmaya yönelik çalışmalar gerçekleştirildi.
10 Ekim 2025 Cuma - 09:48
Yumurtalıklarınız sizden yaşlı olabilir
Çocuk sahibi olmak isteyen ya da bu hayalini biraz daha erteleyen kadınlar için yumurtalık yaşı önem taşıyor. Medicana Sağlık Grubu Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölümü’den Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, kadınların takvim yaşı ile yumurtalık yaşının aynı olmayabileceğine dikkat çekti. Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Bazen 30 yaşındaki bir kadının yumurtalık rezervi 40 yaşındaki bir kadına benzer olabilir ya da tam tersi olabilir" açıklamasında bulundu. Çocuk sahibi olmak isteyen ya da bu düşüncesini ileri yaşlara erteleyen kadınların 30 yaşından sonra özellikle yumurtalık yaşına dikkat etmesi gerektiğini dile getiren Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Yumurtalık yaşı, kadının biyolojik doğurganlık süresini anlamak için kritik bir parametredir. Kadının takvim yaşı ile yumurtalık yaşı her zaman aynı değildir. Bazen 30 yaşındaki bir kadının yumurtalık rezervi 40 yaşındaki bir kadına benzer olabilir ya da tam tersi olabilir. Bu yüzden yumurtalık yaşı deyince sadece yaşa bakmak yanıltıcı olabilir" dedi. Yumurtalıkların sağlıklı olup olmadığına ve yumurtalık yaşının kaç olduğuna bakmak için belirli testler yapıldığını aktaran Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Yumurtalık yaşının belirlenmesi; doğurganlık potansiyelini belirlemesi, tüp bebek (IVF) başarısına etkisi, üreme planlamasına yön vermesi ve de erken yumurtalık yetmezliği riski açısından uyarıcıdır" dedi. 30 yaşından sonra mutlaka baktırın Yumurtalık yaşını doğrudan ölçen bir test olmadığını belirten Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Ancak over rezervini gösteren testler sayesinde bu yaş tahmin edilebilir. Bunlar arasında en yaygın olanlar; AMH (Anti-Müllerian Hormon) testi, Antral Folikül Sayımı (AFC), FSH, LH ve Estradiol (E2) testleridir" diye konuştu. Özellikle 30 yaş sonrasında gebelik planlayan kadınların yumurtalık rezervlerini ölçtürmesi gerektiğinin altını çizen Op. Dr. İlkay Nafiye Toplaloğlu, "Yapılan ölçümler sonucu yumurtalıklarda düşük rezerv tespit edilirse, yumurta dondurma gibi seçeneklerle gelecekteki gebelik şansı korunabilir" mesajını verdi. Planlı hareket edilmeli Özellikle 30 yaş sonrası kadınlar için düzenli AMH testi, ultrason takipleri ve planlı hareket etmenin fark oluşturabileceğini söyleyen Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Rutin kontrollerle yumurtalık rezervlerinin ölçülmesi, planlı gebelik veya yumurta dondurma gibi önlemlerin alınmasına fayda sağlayabilir. Sessiz ilerleyen erken over yetmezliğini (Bu durum adet düzensizliğinden önce ortaya çıkıyor) yakalamak mümkün olabilir. Tüp bebek ihtiyacının olup olmayacağını öngörebiliriz. Ayrıca üreme planlamasına yön vermek kolaylaşır. Yani planlı hareket etmek erken uyarı sistemi gibi çalışacaktır" açıklamasını yaptı. "Genç gibi" davranması mümkün olabilir Yumurtalık rezervini etkileyen pek çok faktör olduğuna vurgu yapan Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Yumurtalıklar biyolojik olarak daha ‘genç’ veya ‘yaşlı’ davranabilir. Yumurtalık yaşını etkileyen faktörlerden en önemlisi genetik faktörler. Her kadının doğuştan sahip olduğu yumurta sayısı farklıdır. Bazı kadınlar genetik olarak çok daha fazla yumurtayla doğar ve rezervi uzun yıllar iyi kalır. Diğer faktörler de çevresel faktörler ve yaşam tarzı. Ayrıca endometriozis, çikolata kisti ameliyatı, kemoterapi-radyoterapi, otoimmün hastalıklar gibi durumlar da yumurtalık rezervlerini azaltabilir" ifadelerini kullandı. Yumurtalık yaşı doğrudan geri çevrilmiyor Kadın doğurganlığı alanında en merak edilen konuların başında, yumurtalık yaşını küçültmenin mümkün olup olmadığı sorusunun geldiğini vurgulayan Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kronolojik yaş gibi yumurtalık yaşı da doğrudan ‘geri çevrilemez’ yani yumurtaları gençleştirmek veya yeniden üretmek günümüzde mümkün değil. Ama yumurtalık fonksiyonunu korumak, yaşlanma hızını yavaşlatmak ve bazı durumlarda fonksiyonel olarak yumurtalıkları ‘daha genç gibi’ çalıştırmak mümkün olabilir. Bu sayede rezerv azalma hızı düşebilir, yumurta kalitesi artabilir ve doğurganlık süresi uzayabilir" diye konuştu. Sağlıklı beslenin sigara içmeyin Yumurtalık yaşını olumlu yönde etkileyebilecek bazı rutinlerden bahseden Op. Dr. İlkay Nafiye Topaloğlu, "Yaşam tarzı ve beslenme ile yumurtalık fonksiyonunu desteklemek mümkün olabilir. Bunun için sigara gibi kötü alışkanlıklardan vazgeçilmeli. Antioksidan zengini beslenme düzenine geçilmeli. Özellikle C vitamini, E vitamini, koenzim Q10, resveratrol gibi antioksidanlar yumurta hücrelerini oksidatif stresten korumaktadır. Meyve, sebze, zeytinyağı, omega-3 açısından zengin gıdalar tercih edilmeli ve düzenli egzersizler yapılmalıdır. Düzenli uyku ve stres yönetimi de yumurtalık rezervi kalitesinin yükselmesine fayda sağlayabilir. Ancak, yumurtalık yaşını küçültmek mümkün değil. Ancak yaşlanma hızını yavaşlatmak, yumurta kalitesini artırmak ve fonksiyonel olarak yumurtalıkları daha genç gibi çalıştırmak; doğru beslenme, sağlıklı yaşam, doktor kontrolünde destek tedavileri ve gerekirse yumurta dondurma yöntemiyle mümkün kılınabilir" dedi.
09 Ekim 2025 Perşembe - 15:37
İzmir Çoruhlu FK’da Levent Eriş sesleri
İzmir Çoruhlu FK, Engin Dursun ile yollarını ayırdıktan sonra takımı geçtiğimiz sezon da çalıştıran Levent Eriş’e emanet etmeye hazırlanıyor. TFF 3. Lig 4. Grup ekiplerinden İzmir Çoruhlu FK’da hareketli günler yaşanmaya devam ediyor. Pazar günü Atatürk Stadı’nda Karşıyaka’yı konuk etmeye hazırlanan turuncu-siyahlılar, geçtiğimiz günlerde Engin Dursun ile yollarını ayırdıktan sonra teknik adam arayışına geçti. İzmir temsilcisi, takımı geçtiğimiz sezon da çalıştıran deneyimli teknik adam Levent Eriş ile yeniden anlaşma aşamasına geldi. Taraflar arasındaki detayların giderilmesi durumunda bu birlikteliğin resmiye kavuşması bekleniyor. Levent Eriş, geçen sezon İzmir Çoruhlu FK’nın başında 22 maça çıktı. Tecrübeli çalıştırıcı, bu süreçte 5 galibiyet, 5 beraberlik ve 12 mağlubiyete imza attı. 63 yaşındaki deneyimli teknik direktör, daha önce İzmirspor, Altay, Karşıyaka ve Bucaspor gibi diğer İzmir kulüplerinde de görev yaptı.
09 Ekim 2025 Perşembe - 14:39
Karşıyaka’dan şirketleşme adımı
Karşıyaka Spor Kulübü, üyeliği bulunan ve 6 yıllık borcu bulunan kişilerin 1 ay içinde ödeme yapmaması durumunda üyelikten atacağını duyurdu. Yeşil-kırmızılılar böylece şirketleşmenin önünü açmayı hedefliyor. İzmir’in köklü kulüplerinden birisi olan Karşıyaka Spor Kulübü, içinde bulunduğu maddi sıkıntıları aşmak adına önemli bir adım atmaya hazırlanıyor. Yeşil-kırmızılı camia, kulübün geleceğini güvence altına almak için şirketleşme planları üzerinde çalışıyor. Yaklaşık 5 bin üyesi bulunan Karşıyaka Spor Kulübü’nde, yasal mevzuatlar gereği şirketleşme kararının alınabilmesi için genel kurulun toplanması gerekiyor. Bu kritik kararın yönetim kuruluna devredilmesi adına yapılacak genel kurulda, tam üye sayısının dörtte üçünün katılımı ve katılan üyelerin en az yüzde 51’inin onay vermesi gerekiyor. Şirketleşme sürecini daha sağlıklı yürütebilmek adına, Karşıyaka yönetimi ilk etapta üye sayısında düzenlemeye gitme kararı aldı. Bu doğrultuda, aidat borcu olan ve kulüple bağlarını fiilen koparmış pasif üyelerin üyelikten çıkarılması planlanıyor. Yönetim, bu çalışmayla hem genel kurulda yeterli sayının sağlanmasını kolaylaştırmayı hem de kulüp yapısını daha dinamik hale getirmeyi hedefliyor. Karşıyaka Spor Kulübü Yönetimi, üyelikten çıkarma süreciyle ilgili detayları ve alınan kararları resmi iletişim kanalları üzerinden kamuoyuyla paylaştı. Harekete geçildi Karşıyaka Spor Kulübü Tüzüğü’ne göre, üst üste 6 yıl aidat ödemeyen üyeler, yapılan uyarının ardından 1 ay içinde ödeme yapmadıkları takdirde üyelikten çıkarılabiliyor. Bugün kulüp yönetimi tarafından yapılan resmi duyuruyla birlikte, bu üyeler için 30 günlük süre resmen başladı. İşte Karşıyaka Spor Kulübü Yönetimi’nin yaptığı açıklama: "Karşıyaka Spor Kulübü olarak, 26.08.2025 tarihinde yapılan Genel Kurul’da alınan karar doğrultusunda ve Yönetim Kurulu’nun 15.09.2025 tarihli, 2025-30 sayılı kararı gereğince; Kulübümüze 6 yıllık aidat borcu bulunan üyelerimizin, borçlarını 30 gün içerisinde ödemeleri gerekmektedir. Ödemeler, Mustafa Kemal Atatürk Spor Salonu Kulüp Binası (Muhasebe) ödeme noktasından yapılabilecektir. Belirtilen süre içinde ödeme yapılmaması durumunda, üyelikler Kulüp Tüzüğü’nün 12. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendi uyarınca sona erdirilecektir. Karşıyaka’mızın birlik ve beraberliğini sürdürmek adına tüm üyelerimizin gereken hassasiyeti göstermesini önemle rica ederiz."
09 Ekim 2025 Perşembe - 14:34
Mesleğiniz üreme sağlığınızı etkiliyor olabiliyor
Ekseriyâ çalışma hayatındaki stres ve yoğunluk, çalışanların sağlığını ikinci plana atmasına neden olabiliyor. Stres ve yoğunlukla birlikte aslında çalışma ortamı da üreme sağlığını yakından etkiliyor. Üroloji Uzmanı Op. Dr. Muzaffer Doğu Taşdemir, son yıllarda yapılan araştırmalara göre erkeklerde üreme sağlığının, seçilen meslekle doğrudan bağlantılı olabildiğini söyledi. Yapılan birçok çalışma ile üreme sağlığı üzerine negatif etkisi gösterilmiş etkenlere çalışma ortamında maruziyetin sperm kalitesi, üreme sağlığı ve üreme hormon dengesi üzerinde negatif etkileri olduğunu ortaya koyuyor. Can Hastanesi Üroloji Uzmanı Op. Dr. Muzaffer Doğu Taşdemir, üreme sağlığıyla ilgili hangi mesleklerin daha riskli olduğu konusunda bilgiler paylaştı. Masa başı çalışan veya uzun süre oturanlarda meydana gelen testiste ısı artışı sperm üretimini olumsuz etkileyebildiğini kaydeden Taşdemir, şöyle devam etti: "Buna ek olarak sıcak ortamlarda çalışması gereken kişilerin de dikkatli olması gerekiyor. Örneğin fırın işçileri, aşçılar, kaynak işi ile uğraşanlar, metal veya döküm sanayinde çalışanlar, cam ve seramik işçileri ve madencilerde riskler daha belirgin. Bir diğer risk; maruz kalınabilecek kimyasallar ile temas halinde olan meslekler. Kimyasalların sadece üreme sağlığını değil, vücutta birçok sistemi ilgilendiren etkileri olabilmekte ve bazı mesleklerde uzun süreli maruziyet meslek hastalıklarına neden olabilmektedir. Sadece deriye temas akla gelmemeli, ortamda havaya karışan kimyasalların solunması da vücutta benzer etkilere sahip olabilmektedir. Bu meslekler, laboratuvar çalışanları, temizlik bakım ürünleri veya ilaçlama işleriyle uğraş gösterenler, petrokimya ürün sanayi çalışanları, plastik kauçuk üretim tesislerinde çalışanlar, metalurji ve galvaniz işçileri, yalıtım malzemeleri, boya ve yapıştırıcı gibi kimyasalları sıklıkla kullanması gereken kişiler olarak kabaca listelenebilir." Op. Dr. Muzaffer Doğu Taşdemir, vardiyalı çalışma şartları ile birlikte oluşan uyku düzenindeki aksama, yoğun stres ve değişen ortam şartları nedeniyle gelişebilen hormonal dengesizliğin, cinsel sağlığı ve üreme sağlığını negatif etkilediğini, hormonal dengesizliğin sadece cinsel isteği azaltabildiği için değil, sperm üretim sürecini yavaşlatabileceği veya durdurabileceği için de önem arz ettiğini kaydetti. Korunmak için ne yapmalı Tüm bu risklerden korunmak için meslek değiştirmeye gerek olmadığını, küçük önlemler alınmasının yeterli olacağını belirten Op. Dr. Taşdemir, "Örneğin masa başında çalışan veya uzun süre oturarak çalışmak zorundaysanız düzenli aralıklar ile ayağa kalkıp birkaç dakikalık turlar atabilirsiniz. Sıcak ortamda çalışıyorsanız ortam havalandırması veya klima benzeri sistemler kullanılması bir çözüm olabilir. Kimyasallar ile uğraş gösteren meslek mensuplarının ise uygun koruyucu ekipmanları temin etmesi, ortamın sık havalandırılması ve temas halinde hızla sağlık profesyonelleriyle irtibata geçilmesi gerekmektedir. Stresle başa çıkmanın yolu ise düzenli egzersiz, hobiler ve sağlıklı uyku alışkanlıklarının edinilmesi olabilir" dedi. Erkek üreme sağlığının korunmasının yalnızca bireysel bir mesele değil toplum sağlığının da önemli bir parçası olduğuna dikkat çeken Taşdemir, "İşimiz hayatımızın büyük bir parçası olabilir. Ama sağlığımızı kaybettiğimizde ne kazancın ne de işin bir önemi kalır. Çocuk sahibi olmayı düşünen erkeklerin düzenli ürolojik kontrolünü ihmal etmemesi bir diğer önemli nokta. Bazen küçük yaşam tarzı değişiklikleri, gelecekte büyük sorunların önüne geçebilir" diye konuştu.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder