Yerel Haberler
İzmir
12 Mayıs 2026 Salı - 16:50 En lezzetli festival için geri sayım başladı Menemen’in lezzeti ve kokusuyla meşhur Emiralem çileği için festival zamanı geldi çattı. Bu yıl 16. kez düzenlenecek festival ilk kez Uluslararası düzeyde gerçekleştirilecek. Murat Boz ve Derya Bedavacı’nın sahne alacağı, festivalin her yıl olduğu gibi heyecanla beklendiğini ifade eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Tüm hazırlıklarımızı en ayrıntılı şekilde planladık. Her yıl yoğun katılımla gerçekleştirdiğimiz Türkiye’nin en lezzetli festivaline tüm hemşehrilerimizi bekliyoruz" dedi. İzmir çilek üretiminin yarıdan fazlasını tek başına karşılayan Emiralem’in meşhur çileği, bu yıl da sahneye muhteşem bir festivalle çıkacak. 16’ıncı Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, 15-16-17 Mayıs tarihlerinde üç gün boyunca misafirlerine lezzet ve müzik şöleni sunacak. İtalya, Yunanistan, Kuzey Makedonya, Kosova, Bosna Hersek gibi çilek üreticisi ülkelerin de dans ve müzik grupları, üreticiler ve sektörel profesyonellerle katılacağı festivale bu yıl yine bir milyonun üstünde ziyaretçi bekleniyor. Müziğin devleri sahnede Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, her yıl olduğu gibi lezzetli çileklerinin yanında muhteşem konserleriyle de anılacak. Festivalin açılış gününde konser alanında ilk olarak Oğuz Görceğiz ve ardından Derya Bedavacı sahne alacak. Festivalin ikinci gününde de pop müziğin sevilen ismi Murat Boz, en güzel parçalarını Emiralem’de seslendirerek unutulmaz anlar yaşatacak. Ünlü Gurme Sahrap Soysal’ın da ‘En İyi Çilek ve ‘En İyi Çilekli Pasta’ yarışmasında jüri olacağı festival boyunca çeşitli noktalarda dans ve müzik gösterimleri olacak. "Muhteşem bir festivale imza atacağız" Ünü sınırları aşan, her yıl yoğun katılımla gerçekleştirilen ve 3 gün sürecek festivale herkesi davet eden Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Her yıl çıtayı daha da yükselttiğimiz, bayrağı daha ileri taşıdığımız bir Emiralem Çilek Festivalimiz var. Geçtiğimiz yıl sahneden bu yıl için festivali uluslararası seviyeye çıkarma sözü vermiştik. Bu yıl üreticisiyle, sektörün profesyonelleriyle, dans ve müzik topluluklarıyla birlikte çilek yetiştiren ülkeler bizimle birlikte olacak. Sanatçılarımızla, katılımcılarımızla, sürprizlerimizle, yarışmalarımızla ve elbette tadına doyum olmayan Emiralem çileğimizle biz hazırız. Geçtiğimiz yıl bir milyonu aşkın ziyaretçi ağırladığımız Emiralem Çilek Festivali için bu yıl çok daha fazla misafir ağırlamayı bekliyoruz. Gerekli tüm hazırlıklarımızı da bu yönde yaptık. Hemşehrilerimizin tek yapması gereken, bu özel festivale gelip, ailesiyle, eşiyle, dostuyla en güzel hatıralarına bir yenisini daha eklemek olacak" dedi. Festival programı belli oldu Çilek Festivali için hazırlanan üç günlük program açıklandı. Festival, konserlerden çocuk etkinliklerine, yarışmalardan sempozyuma kadar birçok renkli etkinliğe ev sahipliği yapacak. Festivalin ilk günü olan 15 Mayıs Cuma günü saat 10.00’da stantlar kapılarını açacak. Saat 18.00’de gerçekleştirilecek festival açılışı ve kortejin ardından, akşam saat 20.00’de Oğuz Görceğiz ve Derya Bedavacı sahne alacak. 16 Mayıs Cumartesi günü program, saat 13.00’te düzenlenecek Uluslararası Tarım ve Çilek Sempozyumu ile başlayacak. Saat 14.00’te çocuklar için çilek fidanı dikimi ve çeşitli atölyeler gerçekleştirilecek. Gün boyunca sokak müzisyenleri, dans grupları gösterileri ve çeşitli turnuvalar festival alanına renk katacak. Saat 20.30’da ise sevilen sanatçı Murat Boz konser verecek. Festivalin son günü olan 17 Mayıs Pazar günü saat 11.00’de tarlada çilek toplama etkinliği düzenlenecek. Ardından en güzel çilek ve çilekli pasta yarışmaları yapılacak. Çocuk etkinliklerinin devam edeceği program kapsamında, saat 14.30’da Diyetisyen Hatice Nur Ege katılımcılarla söyleşi gerçekleştirecek. Gün boyunca müzik dinletileri ve dans gösterileri sahnelenirken, festival saat 17.00’de yapılacak ödül töreniyle sona erecek.
Normal doğumdan sezaryene geçişin sebebi anne ve bebeğin güvenliği
02 Ekim 2025 Perşembe - 09:59 Normal doğumdan sezaryene geçişin sebebi anne ve bebeğin güvenliği Kadın hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Bal, bazı durumlarda anne ya da bebeğin sağlığını korumak amacıyla normal doğumdan sezaryene geçiş yapılabileceğini ifade ederek, "Bu ani alınan bir karar gibi görünse de aslında tıbbi gereklilikler doğrultusunda, anne ve bebeğin güvenliği için yapılan bir uygulamadır" dedi. Can Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Mehmet Bal, doğum sürecinde anne adaylarının en çok merak ettiği konulardan biri olan ’normal doğumdan sezaryen doğuma geçiş’ hakkında önemli bilgiler paylaştı. Dr. Bal, normal doğumun anne ve bebek için doğal ve öncelikli tercih olduğunu vurgularken, bazı durumlarda anne ya da bebeğin sağlığını korumak amacıyla sezaryene geçiş yapılabileceğini ifade etti. Dr. Bal, sezaryene geçiş gerektiren başlıca durumları şöyle sıraladı: "- Bebeğin kalp atışlarında bozulma: Doğum sırasında bebeğin kalp atışlarının düşmesi, acil sezaryen gerektirebilir. - İlerlemeyen doğum eylemi: Doğum sancıları başlamış olsa bile, rahim ağzında yeterli açılma olmaması ya da bebeğin doğum kanalında ilerleyememesi durumunda sezaryen tercih edilir. - Kordon sorunları: Göbek kordonunun bebeğin boynuna dolanması veya kordon sarkması gibi durumlar bebeğin oksijen almasını engelleyebilir. - Bebeğin ters ya da yan durması: Normal doğum için uygun olmayan pozisyonlarda sezaryen kaçınılmaz hale gelebilir. - Anne sağlığını tehdit eden durumlar: Yüksek tansiyon, preeklampsi veya aşırı kanama riski gibi durumlarda sezaryen ile güvenli doğum sağlanır". Amaç anne ve bebeğin sağlığı Op. Dr. Mehmet Bal, doğum sürecinde anne adaylarının kaygılarını anlamanın çok önemli olduğunu belirterek, "Bizim en büyük önceliğimiz, hem annenin hem de bebeğin sağlığıdır. Normal doğum süreci devam ederken risk oluşursa, sezaryen hayat kurtarıcı bir yöntemdir. Anne adaylarının bu sürece bilinçli şekilde hazırlanması, güven duygusunu artırır ve doğumu kolaylaştırır. Normal doğumdan sezaryene geçiş, ani alınan bir karar gibi görünse de aslında tıbbi gereklilikler doğrultusunda, anne ve bebeğin güvenliği için yapılan bir uygulamadır" dedi. Dr. Bal, anne adaylarının doğum sürecinde doktorlarıyla açık iletişim kurmasının, sağlıklı ve güvenli bir doğumun en önemli adımı olduğunu vurguladı.
Ağlayarak yardım istemişti: Ayağı ampute edilen Muzaffer Amca protez için destek bekliyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 22:17 Ağlayarak yardım istemişti: Ayağı ampute edilen Muzaffer Amca protez için destek bekliyor İzmir’de şeker hastası 68 yaşındaki Muzaffer Acar, ayağında giderek büyüyen yara sebebiyle ağlayarak yardım istemişti. Ayağı ampute edilen ve tekerlekli sandalyeye bağımlı kalan yaşlı adam, protez için hayırseverlerden destek bekliyor. Buca ilçesi Gediz Mahallesi’nde bir evde yalnız yaşayan Muzaffer Acar’ın Tip-2 diyabet hastalığı sebebiyle ayağında yaralar oluştu. İlaç tedavilerinden sonuç alamayan yaşlı adamın sağ ayağındaki yara giderek büyüdü. Oluşan kurtçuklar tarafından ayağı kemirilen, kanama nedeniyle acılar çeken Muzaffer Amca, başvurduğu sağlık kuruluşlarından tedaviyle ilgili sonuç alamayınca ağlayarak yardım istedi. Geçtiğimiz Mayıs ayında konunun basına yansıması üzerine İl Sağlık Müdürlüğü devreye girdi. İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yapılan tetkikler sonucunda yaşlı adamın ayağındaki yaraların kangrene dönüşme riski taşıdığı belirlendi. Burada yapılan ameliyat ile Acar’ın sağ bacağı diz altından ampute edildi. Ameliyat sonrası tekerlekli sandalye ile yaşamını sürdürmeye çalışan Acar, sesini duyuran basın mensuplarına ve İl Sağlık Müdürlüğüne teşekkür etti. Maddi imkansızlıklar nedeniyle protez alamadığını ifade eden Acar, günlük ihtiyaçlarını karşılamakta güçlük çektiğini belirtti. Acar, "Ayağımda giderek büyüyen yara sebebiyle büyük acılar çekiyordum. Allah razı olsun devlet büyüklerimiz bana sahip çıktı ve tedavimi sağladı. Tekerlekli sandalye ile yaşamaya çalışıyorum. Tekrar ayağa kalkabilmek için proteze ihtiyacım var fakat buna maddi olarak imkanım yok." dedi. Acar, yetkililerden ve hayırseverlerden protez için destek beklediğini söyledi.
AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu: "Yeni yasama yılımız hayırlı olsun"
01 Ekim 2025 Çarşamba - 17:28 AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu: "Yeni yasama yılımız hayırlı olsun" Türkiye Büyük Millet Meclisi 28. Dönem 4. Yasama yılı açıldı. Yeni yasama yılı açılışı dolayısıyla bir kutlama mesajı yayınlayan AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu, "28. Dönem 4. Yasama Yılı’nın, millet iradesinin tecelligahı Gazi Meclisimize, ülkemize, milletimize ve demokrasimize hayırlı olmasını diliyorum. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında meclisimiz; yasama, denetim ve temsil görevlerini aynı azim ve kararlılıkla sürdürecek" dedi. Türkiye Büyük Millet Meclisi, iki buçuk aylık aranın ardından bugün 28. Dönem 4. Yasama yılı açıldı. Önceki Dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Kasapoğlu Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yeni yasama yılı açılışı dolasıyla bir kutlama mesajı yayınladı. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 105 yıllık tarihinin her döneminde olduğu gibi, bu yasama yılında da demokrasinin kalbi ve milletin ortak umudu olarak çalışmaya devam edeceğini belirten Dr. Kasapoğlu "28. Dönem 4. Yasama Yılı’nın, millet iradesinin tecelligahı Gazi Meclisimize, ülkemize, milletimize ve demokrasimize hayırlı olmasını diliyorum. Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında meclisimiz; yasama, denetim ve temsil görevlerini aynı azim ve kararlılıkla sürdürecek. TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu olarak, 3 Temmuz 2025 tarihi itibarıyla başlattığımız yoğun mesaiye tatil dönemi boyunca da ara vermedik. Alanında uzman paydaşları dinledik. Sivil toplum kuruluşlarımızla kapsamlı toplantılar gerçekleştirdik. Farklı şehirlerde saha ziyaretleri yaptık. Farklı başlıklarda odak grup görüşmeleri düzenledik. Yeni yasama yılında tutanaklı- resmi toplantılarımızın başlamasıyla, bu çalışmaları daha ileri taşıyacak ve engelli bireylerimizin hayatını kolaylaştıracak güçlü öneriler gelişmeye devam edeceğiz. Yeni dönem, yalnızca kanun tekliflerinin görüşüldüğü bir süreç olmanın yanında, milletimizin her bir ferdinin hayatına dokunacak politikaların ve düzenlemelerin hayata üzerine düşen sorumluluğu hakkıyla yerine getireceğine inancım tamdır. Yeni yasama yılı vesilesiyle tüm milletimize sağlık, huzur ve hayırlar diliyorum. Rabbim birlik ve beraberliğimizi daim eylesin, Meclisimizin çalışmalarını ülkemizin geleceği için bereketli kılsın" ifadelerini kullandı.
İzmir’deki bıçaklı dehşette cinayet şüphelisi tutuklandı
01 Ekim 2025 Çarşamba - 12:20 İzmir’deki bıçaklı dehşette cinayet şüphelisi tutuklandı İzmir’in Karabağlar ilçesinde, kavga ettiği 33 yaşındaki adamı boğazından ve karnından bıçaklayarak öldürdüğü belirlenen şüpheli, emniyetteki işlemlerin ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Cinayetin sebebinin, ikili arasında daha önce çıkan kavgalardan dolayı oluşan husumet kaynaklandığı ortaya çıktı. Olay, 28 Eylül akşamı saat 22.00 sıralarında ilçeye bağlı Devrim Mahallesi 3771/6 sokakta meydana geldi. Sokakta iki grup arasında başladığı öğrenilen tartışmanın kısa sürede bıçaklı kavgaya dönüşmesi sonucu B.S. (24) adlı bir kişi, Selim Yağız’a (33) bıçakla saldırdı. Yağız, boyun ve karın bölgesinden aldığı çok sayıda bıçak darbesiyle yere yığılırken şüpheli olay yerinden kaçtı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine adrese gelen sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Yağız’ın hayatını kaybettiği belirlendi. Talihsiz adamın cansız bedeni, olay yerinde yapılan incelemenin ardından İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Asayiş Şube Müdürlüğü’ne bağlı Cinayet Büro Amirliği ekipleri tarafından yakalanan cinayet şüphelisi B.S.’nin emniyetteki işlemlerinin devam ettiği öğrenildi. Bıçaklı kavga ve cinayet anı, sokakta bulunan bir güvenlik kamerası tarafından görüntülendi. Yapılan araştırmada, B.S.’nin 27 suç kaydı bulunduğu, yaşamını yitiren Selim Yağız’ın ise 10 suç kaydı olduğu öğrenildi. Cinayetin sebebi husumet Gözaltına alınan B.S., ifadesi alınmak üzere Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliğine götürüldü. B.S.’nin ifadesinde, Selim Yağız ile daha önce kavga ettikleri, geçmişte buna dair aralarında husumet olduğunu, sokakta karşılaşınca da yeniden kavgaya tutuştuklarını söylediği öğrenildi. Emniyetteki ifadesinin ardından mahkemeye sevk edilen B.S., çıkarıldığı mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi. Olayla ilgili başlatılan soruşturma sürüyor.
İzmir’de kan donduran iddia: Anne, bebeğini köprünün altına gömdü
01 Ekim 2025 Çarşamba - 11:38 İzmir’de kan donduran iddia: Anne, bebeğini köprünün altına gömdü İzmir’in Tire ilçesinde yaşayan bir kadının, evlilik dışı yeni doğan bebeğini çuvala koyarak köprünün altına gömdüğü iddia edildi. Kan donduran iddia üzerine harekete geçen savcılık, anneyi ve ailesini gözaltına alırken şüpheli annenin 5 yıl önce de pazarda doğurduğu bebeğini tezgahta ölüme terk ettiği ortaya çıktı. Olay Tire ilçesine bağlı kırsal Sarılar Mahallesi’nde meydana geldi. İddiaya göre Hatice D. (34) isimli bir kadın, evlilik dışı dünyaya getirdiği bebeğini çuvala koyarak köprünün altına gömdü. Hatice D.’nin annesinin jandarmaya giderek olayı itiraf etmesi üzerine harekete geçildi ve savcılık talimatıyla Hatice D. ve aile fertleri gözaltına alınırken, jandarma köpeğiyle bölgede arama çalışmaları sürüyor. Kordon bağı bulundu, bedene ulaşılamadı Bölgede yapılan ilk aramalarda, gömüldüğü öne sürülen yerde bebeğe ait kordon bağına rastlandı. Ancak henüz bebeğin bedenine ulaşılamadı. Jandarma ekipleri, özel eğitimli köpeklerle köprü çevresinde arama çalışmalarını sürdürüyor. Anne ve ailesi gözaltında Olayın ardından Hatice D. ile birlikte annesi, babası ve bazı yakınları gözaltına alındı. Gözaltındaki şüphelilerin ifadelerinin alınmaya devam ettiği öğrenildi. 5 yıl önce de benzer bir olay yaşanmıştı H.D.’nin 2019 yılında da Tire Cuma Pazarı’nda şalvarının içinde doğum yaptığı, ardından bebeği tezgahın altına bıraktığı ortaya çıktı. Ağlama seslerini duyan vatandaşların ihbarıyla hastaneye kaldırılan bebek, yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamamıştı. Soruşturma sürüyor Tire Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla başlatılan soruşturma titizlikle yürütülürken, bebeğin bulunması için jandarma ekiplerinin çalışmaları devam ediyor.
İzmir’de 20 ayrı kaçakçılık operasyonu
01 Ekim 2025 Çarşamba - 10:37 İzmir’de 20 ayrı kaçakçılık operasyonu İzmir’de polis ekiplerince bir haftada gerçekleştirilen 20 operasyon kapsamında piyasa değeri yaklaşık 10 milyon TL olan kaçak ürün ele geçirildi. Operasyonlarda gözaltına alınan 28 şüpheliden 5’i tutuklandı. İzmir Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, 22-28 Eylül tarihleri arasında sahte alkollü içki üretimi, kaçak tütün mamulleri ticareti, gümrük kaçağı ürünlerin piyasaya sürülmesini önlemek ve tarihi eser kaçakçılığını engellemek amacıyla il genelinde 20 ayrı operasyon düzenledi. Cumhuriyet Başsavcılıklarının koordinesinde gerçekleştirilen operasyonlarda 28 şüpheli hakkında adli işlem yapıldı, 5 kişi tutuklandı. 10 milyon TL’lik ürün ele geçirildi Operasyonlarda piyasa değeri yaklaşık 10 milyon TL olan çok sayıda kaçak ve sahte ürün ele geçirildi. Ele geçirilen ürünler arasında; 1 milyon 760 bin adet boş makaron, 72 bin 700 adet doldurulmuş makaron, 44 bin 308 adet sigara sarma kağıdı, 18 bin 46 paket gümrük kaçağı sigara, bin 870 puro, 384 elektronik sigara cihazı ve 30 elektronik sigara likidi, 5 kilo kıyılmış tütün, bin 755 litre taklit etiketli etil alkol ile 58 şişe içki, 11 bin 286 cinsel içerikli ürün, 5 bin 780 kozmetik ürünü, 114 elektronik eşya, 67 oto yedek parçası, 750 litre kaçak akaryakıt bulundu. Tarihi eserler de bulundu Polisin operasyonlarında ayrıca bin 730 adet ortaçağ Avrupa ve Osmanlı dönemlerine ait sikke ile 6 tarihi eser niteliği taşıyan obje ele geçirildi.
Karaciğer metastazını yenerek hayata döndü
01 Ekim 2025 Çarşamba - 09:50 Karaciğer metastazını yenerek hayata döndü Beş yıl önce ileri evre kalın bağırsak kanseri teşhisi konan ve karaciğerinin her iki tarafında çok sayıda metastaz bulunan Huriye Kuyucu, İzmir Medical Point Hastanesinde gerçekleştirilen iki aşamalı özel cerrahi sayesinde yeniden hayata tutundu. Huriye Kuyucu, "Ben yeniden nefes aldım, hayata tekrar sarıldım" dedi. İzmir Medical Point Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü’nden Doç. Dr. Can Karaca ve ekibi, ileri evre kalın bağırsak kanseri tanısı alan ve aynı zamanda karaciğerinin her iki tarafında çok sayıda metastaz bulunan Huriye Kuyucu’ya uyguladıkları özel cerrahi yöntemle önemli bir başarıya imza attı. Zorlu tedavi sürecinin ardından Huriye Kuyucu, bugün tedavisinin beşinci yılını tamamen hastalıksız bir şekilde geride bıraktı. "Halsizlik ve terleme şikayetiyle başladı" Sadece halsizlik ve terleme şikayetiyle başlayan süreç, kısa sürede tüm aile için büyük bir sınava dönüştü. Huriye Kuyucu o günleri şöyle anlattı: "Hayatımızın en sıradan gününde kontrolden çıkıp kızımla yemeğe gitmeyi planlıyorduk. Ama sonuçlar her şeyi değiştirdi. Dünyam başıma yıkıldı. Yine de hiç vazgeçmedim. Yüzde 1 şansım bile olsa değerlendirmek istedim. Ameliyat sonrası adeta yeniden doğdum. Bugün çocuklarımın büyüdüğünü görmek benim için en büyük mutluluk." İlk uygulamalardan biri Doç. Dr. Can Karaca, uygulanan yöntemin tıp dünyasında önemli bir dönüm noktası olduğunu belirterek, "Bu yöntem, dünyada 2012’den itibaren uygulanmaya başlandı. İki aşamalı cerrahiyle, önce karaciğerin sağlıklı lobunu büyütüyor, ardından tümörlü kısmı çıkarıyoruz. Huriye Hanım’ın ameliyatı, Türkiye’deki ilk uygulamalardan biriydi. Bugün beşinci yılında hayatına hastalıksız olarak devam ediyor olması, yöntemin ne kadar etkili olduğunu gösteriyor." Dr. Karaca, bu tür ameliyatların yalnızca donanımlı merkezlerde ve deneyimli ekiplerle başarıyla yapılabileceğini vurgulayarak, "Bu yöntem geçmişte tedavi edilemez olduğu düşünülen karaciğerinin her iki tarafında metastaz bulunan hastalar için yeni bir umut sunuyor. Ancak unutulmamalı ki, bu sadece cerrahın değil; cerrahi ekibin, onkologların, yoğun bakımın, hemşirelerin yani tüm bir hastanenin ortak başarısıdır. Hastanın güveni de tedavinin en önemli parçasıdır" dedi. "Hayata yeniden sarıldım" Ameliyat sonrası sağlığına kavuşan Huriye Kuyucu, "Korkmasınlar, güvendikleri doktorlarına teslim olsunlar. Ben yeniden nefes aldım, hayata tekrar sarıldım" sözleriyle benzer süreç yaşayan hastalara umut oldu.
77 yıldır tüm Türkiye’ye şifa dağıtıyor
01 Ekim 2025 Çarşamba - 08:48 77 yıldır tüm Türkiye’ye şifa dağıtıyor İzmir’de 1947 yılında hizmete açılan ve 77 yıldan beri başta İzmir ve Ege Bölgesi olmak üzere Türkiye’de milyonlarca çocuğa şifa dağıtan Dr. Behçet Uz Çocuk Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, bugün de Türkiye’nin en köklü ve en donanımlı çocuk sağlığı merkezlerinden biri olarak hizmet vermeye devam ediyor. Özellikle Ege Bölgesi ve İzmir olmak üzere ülkenin pek çok yerinden günlük ortalama 2 bin 500 bebek ve çocuğa poliklinik hizmeti veren hastane, 320 yatak kapasitesi ile yataklı tedavi imkanı da sağlıyor. Ayrıca İzmir’in Karabağlar ilçesinde bulunan semt polikliniği ile de İzmir’in farklı köşelerine hizmet ulaştırılıyor. Hastane ve hizmetlerle ilgili İHA muhabirine açıklamalarda bulunan Başhekim Doç. Dr. Dilek Orbatu, hastanenin misyonunu şu sözlerle özetledi: "Hastanemiz, yalnızca İzmir’in değil Türkiye’nin çocuk sağlığında öncü kurumlarından biridir. Çocuklarımız bizim geleceğimizdir, her biri bizim için bir emanet. Bu anlayışla hizmet veriyor, tıbbın ve bilimin en güncel imkânlarını çocuklarımız için seferber ediyoruz." Yenilenen servisler ve açılan yeni klinikler Son bir yılda hastanenin pek çok kliniği yenilenirken, yeni servislerin de çocukların hizmetine açıldığını ifade eden Başhekim Orbatu, "Bunlardan en dikkat çekeni ise ’adölesan kliniği’ oldu. Özellikle 10-18 yaş aralığındaki ergen çocukların sağlık ihtiyaçlarına göre yapılandırılan bu klinik; büyüme-gelişme, beslenme sorunları, yeme bozuklukları, madde bağımlılığı riski, psikososyal uyum ve kronik hastalık yönetimi gibi konularda multidisipliner bir yaklaşımla hizmet veriyoruz. Adölesan kliniğimiz, ergen sağlığına özel yaklaşım sunan sayılı merkezlerden biri olma yolunda. Ergenlik, yalnızca biyolojik değil, aynı zamanda psikolojik ve sosyal bir geçiş dönemidir. Burada çocuklarımızın hem fiziksel hem ruhsal sağlığını takip ediyor, bireyselleştirilmiş tedavi ve danışmanlık hizmetleri sunuyoruz" dedi. Orbatu, bunun yanı sıra süt oyun çocuğu 2 servisinin faaliyete başladığını ve çocuk yoğun bakım, palyatif bakım, kardiyoloji, gastroenteroloji, büyük çocuk ve genel pediatri 1 servisinin modern altyapısıyla yenilendiğini vurguladı. Başhekim Orbatu, hastanenin aynı zamanda çocuk sağlığı ve hastalıkları uzmanı, çocuk cerrahisi uzmanı ve pek çok çocuk yan dalda uzmanlık eğitimi verdiğini dile getirdi. Başhekim bu noktaya dikkat çekerek şunları söyledi: "Hastanemiz, sadece bugünün çocuklarına sağlık hizmeti sunmakla kalmıyor; aynı zamanda geleceğin hekimlerini yetiştirerek ülkemizin çocuk sağlığına uzun vadeli katkı sağlıyor. Bugüne kadar yüzlerce doktor bu hastanede yetişerek hem ülkemizin dört bir yanında hem de uluslararası düzeyde çocuk sağlığına hizmet etmeye başladı." Güçlü klinik altyapısı ve özellikli merkezler Hastane, çocuk hastalıkları ve cerrahisinin tüm ana ve yan dallarında hizmet veren birimleriyle kapsamlı sağlık hizmeti sunuyor. Bunun yanında, Türkiye’de sayılı merkezlerden biri olmasını sağlayan çok özel birimlere de ev sahipliği yapıyor. Çocuk Kalp Damar Cerrahisi’nden Prematüre Retinopatisi (ROP) Tanı ve Tedavi Merkezine, Pediatrik Diyabet ve Obezite Merkezi’nden Pediatrik Palyatif Bakım Merkezi’ne, Genetik Hastalıklar Tanı Merkezi’nden pediatrik anjiyografiye kadar uzanan geniş bir yelpazede özellikli sağlık hizmeti sunan hastane ayrıca ülkemizin ilk ve tek ’Uzaktan Aşı Danışmanlığı Polikliniği’ ile çocukların yaşam kalitesini artırmaya yönelik en güncel ve donanımlı yaklaşımları sunuyor.