Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Kasapoğlu: "Ana gündemimiz her daim ’erişilebilirlik’ olmalıdır"
15 Mayıs 2026 Cuma - 12:16:30
TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, "Fırsat eşitliğinden ve engelsiz bir gelecekten bahsediyorsak, şüphesiz ki ilk cümlemiz ve ana gündemimiz her daim ’Erişilebilirlik’ olmalıdır. Erişilebilirlik derken; sadece bir binanın girişine rampa yapmaktan, sadece kaldırımlara hissedilebilir yüzey döşemekten bahsetmiyoruz. Biz, engelli bireylerin eğitim, istihdam, spor ve sosyal hayata tam ve bağımsız katılım hakkından bahsediyoruz" dedi. TBMM Engelli Bireylerin Sorunlarını Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, 10-16 Mayıs Engelliler Haftası kapsamında Meclis’te düzenlenen "Eğitimde ve Sosyal Hayatta Fırsat Eşitliği: Engelsiz Bir Gelecek" panelinde önemli açıklamalarda bulundu. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş’ın da katıldığı programda Kasapoğlu, engellilik meselesinin 86 milyonun ortak konusu olduğunu vurguladı. Panelin açılışında konuşan Komisyon Başkanı Kasapoğlu, fırsat eşitliği ve engelsiz bir gelecek hedefine ulaşmanın temel şartının erişilebilirlik olduğunu belirterek şunları kaydetti: "Fırsat eşitliğinden ve engelsiz bir gelecekten bahsediyorsak, şüphesiz ki ilk cümlemiz ve ana gündemimiz her daim ’Erişilebilirlik’ olmalıdır. Erişilebilirlik derken; sadece bir binanın girişine rampa yapmaktan, sadece kaldırımlara hissedilebilir yüzey döşemekten bahsetmiyoruz. Biz, engelli bireylerin eğitim, istihdam, spor ve sosyal hayata tam ve bağımsız katılım hakkından bahsediyoruz. Engelsiz gelecek dediğimiz husus ise; fırsat eşitliğinin en doğal hak olarak sunulduğu bir gelecektir" Kasapoğlu konuşmasında, engellilik konusunun her daim, 86 milyon olarak duyarlı olmamızı gerektiren, her daim güçlü bir bilinci ortaya koymamız gereken bir konu olduğunun altını çizdi. Ayrıca sadece bir kurumun, bir sivil toplum kuruluşunun veya bir meclis çalışmasının değil, herkesin bu konuda topyekun sorumluluk taşıdığına vurgu yaptı. TBMM Araştırma Komisyonu’nun faaliyetlerine ilişkin somut veriler de paylaşan Kasapoğlu, komisyon çalışmalarını Meclis’in dört duvarı arasına sıkıştırılmış bir "rapor yazma" faaliyeti olarak görmediklerini ifade etti. İlk günden itibaren "Bu komisyon, 86 milyonun komisyonudur" mottosuyla yola çıktıklarını vurgulayan Kasapoğlu, "Masa başında, hayatın gerçekliğinden kopuk, sahanın tozunu yutmadan yazılacak hiçbir raporun kalıcı bir çözüm üretemeyeceğini çok iyi biliyoruz. Merkezden yerele doğru değil, yerelden merkeze doğru bir çalışma süreci işletiyoruz. Yerelin yönlendirmesiyle çalışmalarımızı gerçekleştiriyoruz. Trabzon’dan Kahramanmaraş’a, İzmir’den Diyarbakır’a, İstanbul’dan Erzurum’a kadar Türkiye’nin dört bir yanında bölgesel istişare toplantıları düzenledik. Sadece resmi kurumları değil; 250’yi aşkın sivil toplum kuruluşuyla doğrudan masaya oturduk, engelli bireylerimizi, ailelerimizi ve uzmanları dinledik" dedi. "Engelliliği anayasal bir hak zeminine AK Parti iktidarları oturttu" AK Parti iktidarları olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde engellilik alanında son 25 yılda adeta sessiz bir devrim gerçekleştirildiğinin altını çizen Kasapoğlu, "Engelliliği bir lütuf veya yardım nesnesi olmaktan çıkarıp, anayasal bir hak zeminine oturttuk. Eğitimden istihdama, evde bakım hizmetlerinden sosyal desteklere kadar atılan devasa adımlarla engelli vatandaşlarımızı sosyal hayatın merkezine taşıdık. Ancak biliyoruz ki, çağ değiştikçe ihtiyaçlar da değişmektedir ve bizler çıtayı daima en güzele, en mükemmele taşımakla mükellefiz" ifadelerini kullandı. Elde edilen 1000’i aşkın bilgi ve belgelerin ve toplantı tutanaklarının, şu an 25 kişilik uzman bir ekip tarafından titizlikle incelendiğini belirten Kasapoğlu, sadece tespitlerden ibaret olmayan, somut, eyleme dönüştürülebilir ve bir yol haritası niteliği taşıyan kapsamlı rapor için de çalışmaların devam ettiğini belirtti. Sürecin başından bu yana devletin kurumlarıyla omuz omuza yürüdüklerine dikkat çeken Kasapoğlu, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın komisyonun en güçlü destekçisi olduğunu vurguladı. Kasapoğlu, "Veri paylaşımında ve sahada karşılaşılan sorunlara müdahale noktasında sürekli ve verimli bir mesai içinde olduğumuz Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanımız Sayın Mahinur Özdemir Göktaş’a ve kıymetli ekibine yürekten teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı. Kasapoğlu konuşmasını, "10-16 Mayıs Engelliler Haftası’nın, kapsayıcı Türkiye hedefimizi güçlendirmesini diliyor; engelli bireylerimize ve hiçbir fedakarlıktan kaçınmayan kıymetli ailelerine saygı ve sevgilerimi sunuyorum" sözleriyle tamamladı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 11:32
Geç kalınmış vakada yüzleri güldüren müdahale
Aydın’da geçirdiği düşme sonrası yalnızca gözünde oluşan hematoma müdahale edilen 75 yaşındaki Erika Özbalcı Shröpel, aylar sonra artan çift görme şikayetiyle yeniden hastaneye başvurdu. Gözündeki çift görmenin sebebinin blow-out kırığı olduğu tespit edilen Erika Özbalcı Shröpel, Medicana Sağlık Grubu Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Bölümü’nden Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu tarafından gerçekleştirilen ameliyatla sağlığına kavuştu. Aydın’ın Kuşadası ilçesinde yaşayan 75 yaşındaki Erika Özbalcı Shröpel, beyin damarında oluşan bir pıhtı nedeniyle bayılma sorunu yaşamaya başladı. İlk baygınlığını ocak ayında geçiren ve bu nedenle düşüp göz bölgesine darbe alan Erika Özbalcı Shröpel, ambulansla kaldırıldığı hastanede yapılan ilk müdahale sonrası, ‘çift görme’ şikayeti olduğunda yeniden hastaneye başvurması söylendi. Yaşadıklarının üzerine 3 ay sonra çift görme şikayeti yaşadığını aktaran Erika Özbalcı Shröpel, tedavi için 10 yıldır geldiği Medicana International İzmir Hastanesi’ne başvurdu. Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu’na muayene olan Erika Özbalcı Shröpel’de yapılan ilk incelemede göz tabanının maksiller sinüs içine çöktüğü ve gözün geriye doğru yer değiştirdiği belirlendi. Bunun üzerine Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu tarafından gerçekleştirilen operasyonla Erika Özbalcı Shröpel’in hasarlı göz bölgesine titanyum "mesh plak" yerleştirildi. Gecikmiş olmasına rağmen başarılı geçen ameliyatın ardından hastanın görmesi düzelirken Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu, göz tabanı kırıklarında erken müdahalenin kritik rol oynadığını ancak geç kalınmış vakalarda dahi etkili sonuçlar alınabildiğini vurguladı. Bu halde araba kullanamazdım Başından geçenleri anlatan Erika Özbalcı Shröpel, "75 yaşındayım ve Kuşadası’nda yaşıyorum. Beyne giden damarda pıhtı sorunu olduğu için bazen baygınlık geçiriyorum; ocak ayında yine böyle bir anda evde lavabonun üzerine çok kötü düşmüşüm. Komşum hemen ambulans çağırmış ama düşme anını hiç hatırlamıyorum. Aydın’da ilk müdahaleyi yapıp hematomu boşalttılar, "çift görmeye başlarsan gel, ameliyat edelim" dediler. O zaman çok istememiştim. On yıldır beni takip eden Medicana International İzmir Hastanesi’nin Kardiyoloji Doktoru Abdi Bey sayesinde Özlem Hanım ile tanıştım. İlk düştüğümde ağrım vardı ama asıl çift görme şikayetim son iki haftadır iyice artmıştı. Bu halde araba kullanmam mümkün değildi, kaza yapmaktan çok korkuyordum. Beynimdeki pıhtı için de ilaç tedavisine başladılar; korkudan arabamı satmayı bile düşünüyorum. Ancak ameliyattan sonra görmem düzeldi, en önemlisi de buydu. Şimdi doktor hanımın dediği gibi masajlarımı yapıyorum, kendimi çok daha iyi hissediyorum" diye konuştu. Ameliyat endikasyonu olmasına rağmen müdahale edilmemiş Erika Özbalcı Shröpel’in sağlığı hakkında bilgi veren Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu, "Normalde göz taban kırıklarında defekt alanı yarım santimetre karenin üzerinde olduğu zaman ameliyat endikasyonu vardır. Sonuç olarak çift görme gelişmesi çok normal, çünkü göz tabanı olduğu gibi maksiller sinüsün içine çökmüştü ve göz geriye doğru kaymıştı. Ameliyatla o bölgeye girdiğimizde sinirlerin ve tüm dokuların göz tabanına yapışmış olduğunu gördük. Onları yukarı kaldırdık ve göz tabanına titanyumdan yapılan, "mesh plak" denilen ömür boyu kalıcı bir destek yerleştirdik" dedi. Erika Özbalcı Shröpel’in rahatsızlığının blow-out kırığı olarak adlandırıldığını dile getiren Prof. Dr. Özlem Gündeşlioğlu, "Gözün üzerine gelen darbenin basıncı çevreye dağıtarak en zayıf yer olan tabanı ve iç bölgeyi kırmasıyla oluşur. Burada temel mesajımız şu: Tedavi ne kadar erken yapılırsa sonuç o kadar iyi olur, ameliyat süresi kısalır ve başarı şansı yükselir; ancak üzerinden zaman geçmiş olsa bile bu hastaların tedavisi mümkündür" açıklamasını yaptı.
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:59
Geleceğin mühendisleri Ege’de buluştu
7. İzmir Genç Mimar ve Mühendisler Zirvesinde konuşan Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Türkiye’nin Milli Teknoloji Hamlesinde gençlerin üstlendiği kritik role dikkat çekti. Rektör Prof. Dr. Alcı, "Geleceğimizi gençler inşa edecek" diyerek tam bağımsızlık vizyonunun odağına mühendis adaylarını koydu. Ege Üniversitesi, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlık vizyonuna katkı sunacak dev bir organizasyona ev sahipliği yaptı. "Yerli ve Milli" duruşu bir hayat felsefesi haline getirme hedefiyle düzenlenen "7. İzmir Genç Mimar ve Mühendisler Zirvesi", sektörün öncü isimlerini ve geleceğin mühendislerini bir araya getirdi. Savunma sanayiinden enerjiye, havacılıktan şehirciliğe kadar pek çok disiplinin ele alındığı zirvede, Türkiye’nin tam bağımsızlık yolundaki teknolojik hamleleri ve gelecek vizyonu paylaşıldı. Ege Üniversitesi Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezinde gerçekleştirilen zirveye; Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Aydoğan Savran, Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) İzmir Şube Başkanı Muhammed Yılmaz, MMG Teşkilat Başkanı Selami Keskin, Genç Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) İzmir Şube Başkanı Doğan Ergün, akademisyen ve öğrenciler katıldı. Açılış konuşmasını gerçekleştiren Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, "Bu zirvenin yedincisi düzenleniyor; bu gerçekten sevindirici bir durum. Bizler gençleri önemsiyor, onlara değer veriyor ve her fırsatta destekliyoruz. Çünkü biliyoruz ki geleceğimizi gençler inşa edecek. Bugün savunma sanayiinde çalışanların yaş ortalamasının 30 civarında olması, bu durumun en somut ve ciddi göstergelerinden biridir. Gençlerimize kariyer yolculuklarında eşlik etmeyi, onlara rehberlik etmeyi ve destek olmayı amaçlıyoruz. Gençlerimizi sektörle, savunma sanayiiyle ve piyasadaki önemli paydaşlarla buluşturarak onlara yeni ufuklar açmak istiyoruz. Gençlerimizin bu konudaki merakı ve azmi sayesinde bu çalışmalar başarıyla yürütülmektedir. Hep birlikte daha iyi noktalara ulaşacağız" dedi. "Bu ağ sizin için bir zaman makinesidir" "MMG İzmir Şube Başkanı Muhammed Yılmaz konuşmasında gençlere; tecrübe paylaşımında bulunarak teknoloji ve girişimcilik konularında önemli mesajlar verdi. Yılmaz, "Zamanın ne kadar hızlı aktığını, özellikle siz gençlerin enerjisine baktığımda daha iyi anlıyorum. Bizler de bir zamanlar sizler gibi bu sıralarda oturuyor, benzer hayaller kuruyorduk. Bugün ise eğitimlerimizi tamamlamış, ailelerimizi ve iş hayatımızı kurmuş, ömrümüzün önemli bir kısmını bu kutsal mesleklere vakfetmiş insanlar olarak karşınızdayız. Mimar ve Mühendisler Grubu çatısı altında bulunan iş insanlarımız, hocalarımız ve alanında uzman büyükleriniz, sizlere tecrübeleriyle yol göstermek için buradalar. Ancak unutmayın; bugün yalnızca tecrübe sahibi olmak yeterli değil. Dünya artık sadece bilenlerin değil, bildiğini teknolojiyle harmanlayıp cesaretle sahneye çıkanların dünyasıdır. Girişimcilik de tam olarak budur. Bir sorunu dert edinmek ve o soruna mühendislik zekâsıyla teknolojik bir çözüm üretmektir" diye konuştu. "Kendi hikayesini yazan ve sözünü yükselten bir gençlik bekliyoruz" MMG Teşkilat Başkanı Selami Keskin ise "Mimar ve Mühendisler Grubu (MMG) olarak; kalıplardan sıyrılmış, abilerini taklit etmek yerine onlardan aldıkları bayrağı daha ileriye taşıyan ve kendi hikayesini kendisi yazan gençler bekliyoruz. Bizler, akademi ve sanayi arasında bir ‘insan kaynakları havuzu’ görevi görerek, gençlerin daha karmaşık projelerde ter dökebilmeleri için gerekli iş birliği zeminini hazırlıyoruz. Bugün gökyüzündeki SİHA’larda ve denizdeki TCG Anadolu’da gençlerin izi varsa, bu dinamik geleceğin en büyük kanıtıdır. Gençlerimizi sadece mezun olmakla yetinmemeye; inanç, ahlak ve idrak yetenekleriyle seslerini ve düşüncelerini yükselterek bu milli teknoloji yolculuğunda beraber yürümeye davet ediyoruz" dedi. "Geleceğe yön vermek için gençler yetiştirmeye çalışıyoruz" Genç MMG İZMİR şube Başkanı Doğan Ergün, "Teknoloji ve kariyer oturumlarımızdan fuar alanındaki dinamik etkileşimlere kadar her anın, katılımcılarımız için güçlü bir network ve staj imkanına dönüşmesini temenni ediyorum. Bu organizasyonun gerçekleşmesinde maddi ve manevi desteklerini sağlayan altın, gümüş ve bronz sponsorlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Ayrıca bu vizyonu gerçeğe dönüştürmek için gece gündüz çalışan değerli yönetim ve organizasyon ekibine de ayrıca teşekkür ederim. Mimar ve Mühendisler Gelişim Topluluğu olarak mottomuzda belirttiğimiz gibi; bizler sadece bir zirve yapmıyoruz, geleceğe yön vermek için gençler yetiştirmeye çalışıyoruz" diye konuştu. Sektör Temsilcileri Panellerde Buluştu Zirve kapsamında düzenlenen "Geleceği Tasarlayanlar: Büyük Sistemler, Stratejik Kararlar ve Mühendislik Vizyonu" konulu ilk panel, Ege Teknopark Genel Müdürü İrfan Konur moderatörlüğünde; Emlak Konut Genel Müdür Yardımcısı Selami Keskin, Habaş Demir Çelik Fabrika Müdürü Haşim Ayten ve CW Enerji Yönetim Kurulu Başkanı Ünal Özturkut’un katılımıyla gerçekleştirildi. Gün boyu süren etkinlikler; "Savunma Sanayisinde Mühendislik: Yüksek Teknoloji, Stratejik Kararlar ve Milli Yetkinlik" konulu panel oturumu ve "Ar-Ge’den Ticarileşmeye: Teknoloji Tabanlı Girişimcilik" konuşmalarıyla devam etti. Zirve, katılımcıların yoğun ilgi gösterdiği Kahoot yarışması, workshop çalışmaları ve ödül töreninin ardından sona erdi.
15 Mayıs 2026 Cuma - 10:54
Aliağa’da yangınların yarası bin fıstık çamıyla sarıldı
"Yeşil İzmir" hedefiyle yürüttüğü ağaçlandırma çalışmaları kapsamında yangından zarar gören alanları yeniden doğaya kazandıran İzmir Büyükşehir Belediyesi, Aliağa Çoraklar’da bin fıstık çamı fidanını toprakla buluşturdu. Türkiye Sağlıklı Kentler Birliği ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay’ın "Daha yeşil bir İzmir" hedefiyle göreve gelir gelmez başlattığı ağaçlandırma çalışmaları, kentin dört bir yanında tüm hızıyla devam ediyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı, şehir merkezindeki atıl alanların dönüşümünün yanı sıra orman yangınlarında zarar gören bölgelerde de yeniden ağaçlandırma çalışmaları yürütüyor. Geçtiğimiz ağustos ayında Aliağa’nın Çoraklar mevkisindeki makilik alanda çıkan orman yangınının ardından bölgede ağaçlandırma çalışması gerçekleştirildi. Park ve Bahçeler Dairesi Başkanlığı tarafından yürütülen çalışmayla, yangından etkilenen alana bin fıstık çamı kazandırıldı. Fıstık çamı fidanları, İzmirli doğaseverler ve Cumhuriyet Halk Partisi İzmir İl Gençlik Kolları üyeleri tarafından toprakla buluşturuldu.
12 Eylül 2025 Cuma - 22:47
Balçova’daki polis merkezi saldırısında 7 tutuklama
İzmir’in Balçova ilçesinde polis merkezine düzenlenen ve 2 polisin şehit olduğu saldırıyla ilgili 16 yaşındaki saldırgan ve babası ile birlikte toplam 7 kişi tutuklandı. Zanlının annesi ile suça sürüklenen bir çocuk ve diğer 2 kişi adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
12 Eylül 2025 Cuma - 22:10
Balçova’daki polis merkezi saldırısında saldırgan ile babası tutuklandı
İzmir’in Balçova ilçesinde polis merkezine düzenlenen ve 2 polisin şehit olduğu saldırıyla ilgili 16 yaşındaki saldırgan ile babası tutuklandı. Zanlının gözaltındaki annesi ile 8 kişinin işlemleri sürüyor. 8 Eylül Pazartesi günü sabah saat 08.30 sıralarında gerçekleşen olayda, Balçova ilçesi Çetin Emeç Mahallesi Fethi Bey Sokak’ta bulunan Salih İşgören Polis Merkezine 16 yaşındaki E.B. tarafından pompalı tüfekle ateş açıldı. Nöbet kulübesi yakınında bulunan polis memuru Hasan Akın, Murat Dağlı ve Ömer Amilağ’ın vücuduna saçmalar isabet ederken, saldırgan kaçmaya başladı. Silah sesini duyan ve polis merkezinin üstünde bulunan lojmanda kaldığı öğrenilen 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir, silahını alarak aşağı indi. Kısa sürede aynı sokakta polis ekiplerince kıstırılan saldırganla polis arasında çıkan çatışmada, Muhsin Aydemir ve bir vatandaş yaralandı. Saldırgan da polis ekiplerince bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi ve gözaltına alındı. Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi yönlendirilirken, sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ve Polis Memuru Hasan Akın’ın şehit olduğu belirlendi. Saldırıda yaralanan Polis Memuru Ömer Amilağ, Murat Dağlı ile bir vatandaş, sağlık ekiplerince ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaralıların hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Saldırgan ve babası tutuklandı Yaşanan silahlı saldırının ardından gözaltına alınan E.B.’nin annesi, babası ve 8 şüphelinin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlandı. Gözaltındaki şüpheliler, sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. Saldırıda yaralanan E.B. ise hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edilerek ifadesi alınmak üzere adliyeye getirildi. Savcılıktaki işlemlerin ardından saldırgan E.B., annesi A.B. ve babası N.B. hakkında; "Terör amaçlı, kamu görevlisini kasten öldürme, silahlı terör örgütüne üye olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" gibi 12 ayrı suçtan tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Diğer şüpheliler M.A., K.N., C.T.T., F.S.A., M.A. ve B.Y. ise "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçlamasıyla tutuklama istemiyle hakim karşısına çıkarıldı. T.Y. ve F.Ç. adlı iki şüpheli hakkında ise aynı suçtan adli kontrol uygulanması talep edildi. Mahkemece saldırgan E.B. ile babası N.B. tutuklanırken, anne A.B. ve diğer 8 şüphelinin ise işlemleri sürüyor.
12 Eylül 2025 Cuma - 22:06
Balçova’daki saldırıda oğul ve baba tutuklandı
İzmir’in Balçova ilçesindeki Salih İşgören Polis Merkezi’ne düzenlenen silahlı saldırıyla ilgili adliyeye sevk edilen şüphelilerden saldırıyı gerçekleştiren zanlı ile babası tutuklandı. Zanlının annesi ile birlikte gözaltına alınan 8 kişinin ise işlemleri sürüyor. 8 Eylül Pazartesi günü sabah saat 08.30 sıralarında gerçekleşen olayda, Balçova ilçesi Çetin Emeç Mahallesi Fethi Bey Sokak’ta bulunan Salih İşgören Polis Merkezine 16 yaşındaki E.B. tarafından pompalı tüfekle ateş açıldı. Nöbet kulübesi yakınında bulunan polis memuru Hasan Akın, Murat Dağlı ve Ömer Amilağ’ın vücuduna saçmalar isabet ederken, saldırgan kaçmaya başladı. Silah sesini duyan ve polis merkezinin üstünde bulunan lojmanda kaldığı öğrenilen 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir, silahını alarak aşağı indi. Kısa sürede aynı sokakta polis ekiplerince kıstırılan saldırganla polis arasında çıkan çatışmada, Muhsin Aydemir ve sivil bir vatandaş yaralandı. Saldırgan da polis ekiplerince bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi ve gözaltına alındı. Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi yönlendirilirken, sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ve Polis Memuru Hasan Akın’ın şehit olduğu belirlendi. Saldırıda yaralanan Polis Memuru Ömer Amilağ, Murat Dağlı ile sokaktaki bir vatandaş, sağlık ekiplerince ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaralıların hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Saldırgan ve babası tutuklandı Yaşanan silahlı saldırının ardından gözaltına alınan E.B.’nin annesi, babası ve 8 şüphelinin Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü’ndeki işlemleri tamamlandı. Gözaltındaki şüpheliler, sabah saatlerinde adliyeye sevk edildi. Saldırıda yaralanan E.B. ise hastanedeki tedavisinin ardından taburcu edilerek ifadesi alınmak üzere adliyeye getirildi. Savcılıktaki işlemlerin ardından saldırgan E.B., annesi A.B. ve babası N.B. hakkında; "Terör amaçlı, kamu görevlisini kasten öldürme, silahlı terör örgütüne üye olma ve anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs" gibi 12 ayrı suçtan tutuklama talebiyle mahkemeye sevk edildi. Diğer şüpheliler M.A., K.N., C.T.T., F.S.A., M.A. ve B.Y. ise "Silahlı terör örgütüne üye olma" suçlamasıyla tutuklama istemiyle hakim karşısına çıkarıldı. T.Y. ve F.Ç. adlı iki şüpheli hakkında ise aynı suçtan adli kontrol uygulanması talep edildi. Çıkartılan mahkemece, saldırgan E.B. ile babası N.B. tutuklanırken, anne A.B. ve diğer 8 şüphelinin ise işlemleri sürüyor. (AD-
12 Eylül 2025 Cuma - 16:40
Hindistan değil Buca
Buca Belediyesi’nde maaşlarını ve geriye dönük alacaklarını aylardır alamayan işçilerin eylemi sürerken, çöpler sokaklarda yığın oluşturdu. Kötü koku ve sinek istilası nedeniyle ilçe sakinleri tepkilerini sert şekilde dile getirdi. İzmir’de CHP’li Buca Belediyesinde, 3 aydır ödenmeyen maaşları ve geriye dönük toplu sözleşme farkları için iş bırakma eylemi başlatan belediye işçileri, belediye binasını işgal etti. İş bırakma eylemi 4’üncü gününde de devam ederken, itfaiye, veterinerlik, sağlık ve cenaze hizmetleri dışında tüm belediye hizmetleri durdu. Eylem nedeniyle toplanmayan çöpler cadde ve sokaklarda yığın oluşturdu. Buca’nın uğrak noktalarından olan Forbes Çarşısı’nda çöp dağları oluşurken, çarşıdan geçen vatandaşlar kötü koku nedeniyle zor anlar yaşadı. İlçede kötü koku ve görüntü kirliliği vatandaşların tepkisini çekti. "Restoranlarda oturmak istemiyorlar" Kötü koku ve sinekler nedeniyle Forbes Çarşısı’nda bulunan restoranlara gelen müşterilerin zor anlar yaşadığına dikkat çeken restoran kuryesi Yasin Ozan, yaşanan duruma tepki gösterdi. Ozan, "Ben burada restoran kuryesiyim. Bu sadece bugünlerde olan bir olay değil, yaklaşık bir ay önce de yaşandı. Artık görülecek her şeyi görüyorsunuz; sinekler başımıza üşüştü. Belediye çöpleri almak yerine sadece sinek ilaçlaması yapıyor. Birkaç kişi gelip ilaç sıkıyor, sonra gidiyorlar ama hiçbir çözüm olmuyor. Koku ve pislik hâlâ burada, gerçekten rezalet. Zaten bu restoranda çoğu kişi oturmak istemiyor. Oturanların nasıl oturduğunu bilmiyorum, muhtemelen bu duruma alıştılar. Ama bizim burnumuz hâlâ alışmadı, durum berbat" dedi. "Utanç duyuyorum" İlçe sakinlerinden Nurgül Işıkhan ise, "Şirinyerliyim, 35-40 senedir burada oturuyorum. Bu manzaradan utanç duyuyorum. İğrenç bir şey, insanlar çöplerin arasında oturup yemek yiyor. Çok günah, çok kötü bir görüntü. Buradan geçerken burnumu kapatmak zorunda kalıyorum" diyerek tepkisini dile getirdi. Sendika: "Bizim amacımız sokakları kirletmek değil" Konuya ilişkin açıklama yapan DİSK Genel-İş İzmir 6 No’lu Şube Başkanı Değer Yıldız, temel taleplerinin son 3 aylık maaşların eksiksiz olarak ödenmesi olduğunu belirterek, "Haziran maaşı yatırıldı ama önceki eylemden yapılan kesintiler nedeniyle çok düşük bir ödeme oldu. Temmuz ayı sosyal hakları yattı fakat yevmiye esaslı maaş ödenmedi. Biz Temmuz maaşını eksiksiz istiyoruz. Maaş dediğiniz sadece kuru ücret değildir; yol, yemek, ikramiye de bunun içindedir. Ödemeler tam yapılmadığı sürece eylem devam edecek" dedi. Yıldız, işçilerin geçim sıkıntısına da dikkat çekerek, "Buca’da en basit ev kirası 20 bin lira. İşçi 50 bin lira maaş aldığında bunun 20 binini kiraya veriyor. Elektrik, su, mutfak masrafları derken ay sonunda işçinin elinde sadece nefes alacak kadar para kalıyor. Bizim amacımız sokakları kirletmek değil, hakkımız olan maaşı almak. Ödeme yapılınca Buca’nın her yerini temizleriz" diye konuştu.
12 Eylül 2025 Cuma - 16:36
İzmir’de tır sürücüsü araç içerisinde ölü bulundu
İzmir’de bir zincir markete ait ürünleri taşıyan tır sürücüsü, park halindeki aracında hayatını kaybetmiş halde bulundu. Torbalı ilçesi Çapak Mahallesi’nde meydana gelen olayda, tır şoförü 52 yaşındaki Ahmet Vedat Şahin, 34 EZB 352 plakalı araçtaki malzemeleri boşaltmak için dün gece saatlerinde bir zincir markete ait depoya geldi. Geceyi aracında geçiren Şahin’i sabah saatlerinde iş yerine gelen çalışanlar araçtaki malzemeleri almak için uyandırmaya çalıştı. Çalışanlar, uzun süre uyanmayan şoförden şüphelenerek tırın camını kırıp içeri girdi. Şahin’in hareketsiz halde olduğunu gören personeller durumu jandarma ve sağlık ekiplerine bildirdi. Olay yerine gelen sağlık ekiplerince yapılan ilk incelemede Ahmet Vedat Şahin’in hayatını kaybettiğini belirledi. Şahin’in cenazesi, kesin ölüm nedeninin belirlenmesi için İzmir Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldı. Olayla ilgili soruşturma başlatıldığı öğrenildi.
12 Eylül 2025 Cuma - 15:15
İzmir’de 2 polisi şehit eden saldırgan adliyede
İzmir’in Balçova ilçesinde 2 polisin şehit olduğu, 2’si polis 3 kişinin yaralandığı Balçova Polis Merkezi’ne saldırı düzenleyen 16 yaşındaki şahıs, hastaneden taburcu edilerek adliyeye sevk edildi. 8 Eylül Pazartesi günü sabah saat 08.30 sıralarında gerçekleşen olayda, Balçova ilçesi Çetin Emeç Mahallesi Fethi Bey Sokak’ta bulunan Salih İşgören Polis Merkezi’ne 16 yaşındaki E.B. tarafından pompalı tüfekle ateş açıldı. Nöbet kulübesi yakınında bulunan polis memuru Hasan Akın, Murat Dağlı ve Ömer Amilağ’ın vücuduna saçmalar isabet ederken, saldırgan kaçmaya başladı. Silah sesini duyan ve polis merkezinin üstünde bulunan lojmanda kaldığı öğrenilen 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir, silahını alarak aşağı indi. Kısa sürede aynı sokakta polis ekiplerince kıstırılan saldırganla polis arasında çıkan çatışmada, Muhsin Aydemir ve sivil bir vatandaş yaralandı. Saldırgan da polis ekiplerince bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi ve gözaltına alındı. Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi yönlendirilirken, sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ve Polis Memuru Hasan Akın’ın şehit olduğu belirlendi. Saldırıda yaralanan Polis Memuru Ömer Amilağ, Murat Dağlı ile sokaktaki bir vatandaş, sağlık ekiplerince ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaralıların hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Saldırgan E.B. adliyede Balçova Salih İşgören Polis Merkezi’ne silahlı saldırı düzenleyen E.B., polis ekipleri tarafından ayaklarından vurularak etkisiz hale getirilmişti. Yaralı saldırgan E.B., önce Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesi’ne getirilerek ameliyat edildi. Daha sonra aynı gün içerisinde ambulansla İzmir Şehir Hastanesi’ne nakledildi. E.B., hastanedeki tedavisinin ardından bugün taburcu edilerek ifadesi alınmak üzere adliyeye sevk edildi. Olayla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılırken, 2 Cumhuriyet Başsavcı vekili ve 2 Cumhuriyet savcısı görevlendirildi. Saldırganın annesi, babası, 2 arkadaşıyla birlikte irtibatlı ve iltisaklı olduğu değerlendirilen 27 şüpheli, Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 16 şüpheli, 10 Eylül Çarşamba günü adliyeye sevk edilmişti. 16 şüphelinin tamamının saldırganın akran yakınları olduğu, yapılan sorguda ise saldırıyla ilgili E.B. tarafından kendilerine bilgi verilip verilmediğinin sorulduğu öğrenildi. Şüphelilerin tamamının savcılık sorgusu sonrası serbest kaldığı öğrenildi. Saldırının ardından yaralı olarak gözaltına alınan E.B.’nin hastanedeki tedavisi devam ederken, olaya ilişkin İzmir’in yanı sıra İstanbul, Ankara, Şanlıurfa ve Kocaeli’de gözaltına alınan şüphelilerden 1’inin İran, 4’ünün Suriye uyruklu olduğu, aralarında saldırganın babası N.B., annesi A.B.’nin de bulunduğu 10 şüpheli emniyetteki işlemleri ardından bugün adliyeye sevk edildi. İzlediği videolardan cesaret almış İzmir’de saldırıyı gerçekleştiren E.B. adlı şüphelinin cep telefonu ve bilgisayarında yapılan incelemede, sosyal medyada çeşitli terör örgütleriyle bağlantılı hesapları takip ettiği ve ideoloji ile saldırı videoları izlediği, ayrıca silahlı terör örgütü DEAŞ’ın ideolojisini benimsediği tespit edildi. İncelemeler sonucu, E.B.’nin izlediği videolardan hareketle saldırıyı planladığı ve internetteki el yapımı patlayıcı hazırlama videolarını izleyerek içinde ’torpil’ bulunan patlayıcılar yaptığı, yakalanmadan kısa süre önce bu patlayıcıları kullandığı belirlendi. E.B.’nin sosyal medya hesabından saldırıyı gerçekleştireceğine dair paylaşımda bulunduğu da tespit edilirken, şu ana kadar saldırının bir terör örgütünden alınan talimatla gerçekleştirildiğine ilişkin bulguya rastlanmadı. Saldırı gününü özel seçmiş, ’16 yaşımı göremeyeceğim’ demiş 16 yaşındaki saldırganın, akran zorbalığına uğradığı için okulların açıldığı günü özellikle saldırı için seçtiği, ve arkadaşlarına "Ben 16 yaşımı göremeyeceğim" dediği öğrenildi. Ayrıca E.B.’nin saldırı öncesi gece kulüpleri ve kalabalık bölgelerde keşifler yaptığı, son olarak da sokağında bulunan polis merkezini hedef seçtiğini söylediği ifadeleri arasında yer aldı. E.B.’nin terör örgütü DEAŞ’ın videolarını izleyerek sempati duyduğu, herhangi fiziksel bir bağlantısının olmadığı öğrenildi. Şüphelinin babası N.B.’nin uzun yıllardır av merakı bulunduğu, ruhsatlı iki tüfeğinin olduğu ve oğlunu küçük yaşlardan beri ava götürerek silah kullanmayı ona öğrettiği tespit edildi. Lise öğrencisi olan E.B.’nin yaklaşık bir yıldır içine kapanarak sapkın düşüncelere yöneldiği, ailesi ve çevresinin bu durumu fark ettiği ancak yetkili makamlara başvuru yapılmadığı kaydedildi. Öte yandan saldırgan E.B.’nin 2 yaşındaki kız kardeşi ise devlet tarafından koruma altına alındı.
12 Eylül 2025 Cuma - 15:07
İzmir’de 2 polisi şehit eden 16 yaşındaki saldırgan adliyede
İzmir’in Balçova ilçesinde 2 polisin şehit olduğu, 2’si polis 3 kişinin yaralandığı Balçova Polis Merkezi’ne düzenleyen 16 yaşındaki saldırgan, hastaneden taburcu edilerek adliyeye sevk edildi. 8 Eylül Pazartesi günü sabah saat 08.30 sıralarında gerçekleşen olayda, Balçova ilçesi Çetin Emeç Mahallesi Fethi Bey Sokak’ta bulunan Salih İşgören Polis Merkezine 16 yaşındaki E.B. tarafından pompalı tüfekle ateş açıldı. Nöbet kulübesi yakınında bulunan polis memuru Hasan Akın, Murat Dağlı ve Ömer Amilağ’ın vücuduna saçmalar isabet ederken, saldırgan kaçmaya başladı. Silah sesini duyan ve polis merkezinin üstünde bulunan lojmanda kaldığı öğrenilen 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir, silahını alarak aşağı indi. Kısa sürede aynı sokakta polis ekiplerince kıstırılan saldırganla polis arasında çıkan çatışmada, Muhsin Aydemir ve sivil bir vatandaş yaralandı. Saldırgan da polis ekiplerince bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi ve gözaltına alındı. Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi yönlendirilirken, sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ve Polis Memuru Hasan Akın’ın şehit olduğu belirlendi. Saldırıda yaralanan Polis Memuru Ömer Amilağ, Murat Dağlı ile sokaktaki bir vatandaş, sağlık ekiplerince ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaralıların hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi. Saldırgan E.B. adliyede Balçova Salih İşgören Polis Merkezine silahlı saldırı düzenleyen E.B. polis ekipleri tarafından ayaklarından vurularak etkisiz hale getirilmişti. Yaralı saldırgan E.B önce Alsancak Nevvar Salih İşgören Devlet Hastanesine getirilerek ameliyat edildi. Daha sonra aynı gün içerisinde ambulansla İzmir Şehir Hastanesine nakledildi. E.B. hastanedeki tedavisinin ardından bugün taburcu edilerek ifadesi alınmak üzere adliyeye sevk edildi. Olayla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılırken, 2 Cumhuriyet Başsavcı vekili ve 2 Cumhuriyet savcısı görevlendirildi. Saldırganın annesi, babası, 2 arkadaşıyla birlikte irtibatlı ve iltisaklı olduğu değerlendirilen 27 şüpheli, Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 16 şüpheli, 10 Eylül Çarşamba günü adliyeye sevk edilmişti. 16 şüphelinin tamamının saldırganın akran yakınları olduğu, yapılan sorguda ise saldırıyla ilgili E.B. tarafından kendilerine bilgi verilip verilmediğinin sorulduğu öğrenildi. Şüphelilerin tamamının savcılık sorgusu sonrası serbest kaldığı öğrenildi. Saldırının ardından yaralı olarak gözaltına alınan E.B.’nin hastanedeki tedavisi devam ederken, olaya ilişkin İzmir’in yanı sıra İstanbul, Ankara, Şanlıurfa ve Kocaeli’de gözaltına alınan şüphelilerden 1’inin İran, 4’ünün Suriye uyruklu olduğu, aralarında saldırganın babası N.B., annesi A.B.’nin de bulunduğu 10 şüpheli emniyetteki işlemleri ardından bugün adliyeye sevk edildi. İzlediği videolardan cesaret almış İzmir’de saldırıyı gerçekleştiren E.B. adlı şüphelinin cep telefonu ve bilgisayarında yapılan incelemede, sosyal medyada çeşitli terör örgütleriyle bağlantılı hesapları takip ettiği ve ideoloji ile saldırı videoları izlediği, ayrıca silahlı terör örgütü DEAŞ’ın ideolojisini benimsediği tespit edildi. İncelemeler sonucu, E.B.’nin izlediği videolardan hareketle saldırıyı planladığı ve internetteki el yapımı patlayıcı hazırlama videolarını izleyerek içinde "torpil" bulunan patlayıcılar yaptığı, yakalanmadan kısa süre önce bu patlayıcıları kullandığı belirlendi. E.B.’nin sosyal medya hesabından saldırıyı gerçekleştireceğine dair paylaşımda bulunduğu da tespit edilirken, şu ana kadar saldırının bir terör örgütünden alınan talimatla gerçekleştirildiğine ilişkin bulguya rastlanmadı. Saldırı gününü özel seçmiş, ’16 yaşımı göremeyeceğim’ demiş 16 yaşındaki saldırganın, akran zorbalığına uğradığı için okulların açıldığı günü özellikle saldırı için seçtiği, ve arkadaşlarına "Ben 16 yaşımı göremeyeceğim" dediği öğrenildi. Ayrıca E.B.’nin saldırı öncesi gece kulüpleri ve kalabalık bölgelerde keşifler yaptığı, son olarak da sokağın da bulunan polis merkezini hedef seçtiğini söylediği ifadeleri arasında yer aldı. E.B.’nin terör örgütü DEAŞ’ın videolarını izleyerek sempati duyduğu, herhangi fiziksel bir bağlantısının olmadığı öğrenildi. Şüphelinin babası N.B.’nin uzun yıllardır av merakı bulunduğu, ruhsatlı iki tüfeğinin olduğu ve oğlunu küçük yaşlardan beri ava götürerek silah kullanmayı ona öğrettiği tespit edildi. Lise öğrencisi olan E.B.’nin yaklaşık bir yıldır içine kapanarak sapkın düşüncelere yöneldiği, ailesi ve çevresinin bu durumu fark ettiği ancak yetkili makamlara başvuru yapılmadığı kaydedildi. Öte yandan saldırgan E.B.’ nin 2 yaşındaki kız kardeşi ise devlet tarafından koruma altına alındı. (AD-
12 Eylül 2025 Cuma - 11:41
İçerisi şifa, dışarısı botanik bahçesi
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Medical Point Hastanesi, 30 yıllık sağlık tecrübesi kadar doğayla bütünleşmiş bahçesiyle de fark oluşturuyor. 20’ye yakın farklı türden çiçek ve bitkinin olduğu hastane bahçesi, adeta açık bir botanik bahçesini andırıyor. İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Medical Point Hastanesi, sağlık hizmetlerindeki uzmanlığı kadar, doğayla bütünleşmiş bahçesiyle de ilgi çekiyor. Hastane, yeşil hastane anlayışıyla sadece tedavi süreçlerine değil; aynı zamanda hastaların, ziyaretçilerin ve çalışanların motivasyonuna da önem veriyor. Bahçede, kadife çiçeklerinin canlı tonları, begonvilin mor ve pembe çiçekleri, gazanyaların renkleri ve oya ağacının zarif çiçekleri bir araya gelerek göze hitap ediyor. Manolyalar, bahçeye zarif beyaz çiçekleriyle estetik katarken, hatmi çiçeği ve arap yasemini, bahçeye ayrı bir hava katıyor. Huzurlu atmosfer Yeşilin farklı tonlarını barındıran şimşir çalıları, limon servileri, Leylandii ağaçları, alev çalısı ve kartopu, bahçeye huzurlu bir atmosfer kazandırıyor. Tropik esintiler taşıyan palmiye, sikas palmiye ve yuka bitkileri, egzotik bir dokunuş katarken, zeytin ağaçları köklü ve sakin duruşlarıyla doğal bir sakinlik sunuyor.
12 Eylül 2025 Cuma - 11:09
Dijital hekimlikle defalarca dişçi koltuğuna oturmaya son
Diş protezi ya da diş implantı gibi tedavilere ihtiyacı olan hastalar için süreci kolaylaştıran dijital diş hekimliği uygulaması hakkında bilgi veren Medicana Sağlık Grubu Ağız ve Diş Sağlığı Bölümü’nden Dt. Özlem Özhan Yatar, uygulamanın hastalara ve hekimlere büyük kolaylık sağladığını ifade etti. Dt. Özlem Özhan Yatar, dijital diş hekimliği uygulamalarının geleneksel yöntemlere göre daha hızlı ve daha iyi sonuçlar sağlayabildiğini söyledi. Ağız ve diş sağlığı alanı, dijitalleşme sürecinin getirdiği yeniliklerden payını aldı. Diş protezi ya da diş implantı gibi zorlu ve kapsamlı yöntemler, dijitalleşmeyle beraber daha kolay ve daha az riskle uygulanır hale geldi. Dijital diş hekimliği olarak adlandırılan söz konusu uygulama hakkında bilgi veren Medicana International İzmir Hastanesi’nden Ağız ve Diş Sağlığı Uzmanı Dt. Özlem Özhan Yatar, dijitalleşmenin hem hekimin hem de hastanın işini kolaylaştırdığını ifade ederek, "Son yıllarda teknolojinin ve dijital sistemlerin yaşantımıza yoğun şekilde girmesiyle beraber biz de bunu meslek alanımızda görmeye başladık. Dijital diş hekimliği klasik ölçü yöntemlerinden ziyade hastada çok daha kısa sürede basit ve hata payı bırakmayan bir şekilde ölçü alınan bir yöntemdir" dedi. Tedaviyi başa saracak riskler ortadan kalkıyor Dijital diş hekimliğinin son 5 yıllık süreçte bilinirliğinin arttığını dile getiren Dt. Özlem Özhan Yatar, "Bu çok yaygın bir uygulama değil. Çünkü işin içine ağız içi kamera, ona uygun bilgisayar ve en önemlisi bu teknikle çalışabilecek bir laboratuvar giriyor" dedi. Uygulamaya değinen Dt. Özlem Özhan Yatar, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dijital diş hekimliği, mesleki anlamda büyük yenilik getirdi. Hastanın ağız ölçüsü alınırken kullanılan macun tarzı materyaller tarih oldu. Macunla ölçü alındığında, bunun ağızda sabit bir şekilde konumlandırılmasından, en son laboratuvarda alçı dökülerek modelin düzgün bir şekilde oluşturulmasına kadar geçen süreçte deforme olmaması gerekir. En ufak bir deformasyon, yapılan protezin ağız içiyle uyumlu olmamasına neden olabilir. Dijital diş hekimliğinde, bir diş fırçası büyüklüğünde ağız içi kamera ile 2-3 dakika içinde hastanın ölçüleri alınabilir. Örneğin, bulantı refleksi çok yüksek bir hastada bu yöntemde sorun yaşanmıyor. Çünkü durup kalınan yerden ölçü almaya devam edilebiliyor. Ancak klasik yöntemde böyle bir kolaylık sunulamıyor. Ölçü materyalinin, ağızda donana kadar bekletilmesi gerekiyor. Ayrıca dijital yöntemle alınan ölçüler gerçeğe daha yakın çıktığı için hata payı azalıyor. Hastanın ölçüleri bilgisayar arşivinde kolayca saklanabildiği için de yeni uygulamalarda kullanılabilir oluyor." İkinci seansta işlem tamamlanabiliyor Tarayıcı ile ölçü alındığında bilgisayar üzerinden laboratuvara gönderildiğini ifade eden Dt. Özlem Özhan Yatar, "Kalıp gönderme söz konusu olmadığı için süreç de kısalmış oluyor. Ayrıca klasik yöntemdeki gibi ara provalara ihtiyaç duyulmuyor. İlk seansta ölçü alınıp, ikinci seansta implant ya da protez takılabiliyor. Örneğin implant yapılan hastalarda cerrahi müdahale sonrası dijital ölçü alınarak 24 saatte sabit geçici dişler teslim edilebiliyor" dedi. Dt. Özlem Özhan Yatar, dijital diş hekimliğine uygun laboratuvarların sayısının artmasıyla, diş tedavisi uygulamalarında daha fazla işlemin kolay bir şekilde yapılabileceğini aktardı.
12 Eylül 2025 Cuma - 11:08
Ege Üniversitesi, 70 TYÇ Logolu programıyla Türkiye’de lider
Türkiye’nin köklü Ege Bölgesinin ilk yükseköğretim kurumu olan Ege Üniversitesinin uluslararası kabul gören Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi logolu diploma kullanma hakkı kazanan program sayısı 70’e yükseldi. Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi (TYÇ) logosuna sahip program sayısının her yıl artış gösterdiği süreçte, Ege Üniversitesi önemli bir başarıya imza atarak Türkiye’de birinci sırada yer aldı. 2020 yılında 5 programıyla TYÇ logosu kullanma hakkı elde eden Ege Üniversitesi, sonraki yıllarda bu sayıyı düzenli olarak artırarak 2025 yılı itibarıyla 70 programa çıkardı. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Tam akredite, milli yenilik ödüllü, spor dostu kampüs unvanlı ve sağlık temalı öncü araştırma üniversitemiz olarak eğitim programlarımızın kalitesini her alanda tescillemeye devam ediyoruz. Yükseköğretimde kalite güvencesi, öğrenci odaklı eğitim ve uluslararası tanınırlık açısından önemli bir yapı taşı olan Türkiye Yeterlilikler Çerçevesi sürecinde üniversitemiz büyük bir başarıya daha imza attı. Cumhuriyetimizin 70. yılında, 70 programımız ile TYÇ logosu almaya hak kazanarak Türkiye’de birinci sırada yer aldık. 2020 yılında 5 programla başladığımız bu yolculukta, 2021 ve 2022’de 8, 2023’te 13, 2024’te 56 programa ulaştık. 2025 yılı itibarıyla ise bu sayıyı 70’e yükseltmiş olmamız, kalite odaklı eğitim vizyonumuzun istikrarlı şekilde büyüdüğünün somut göstergesidir" dedi. Ege Üniversitesinin eğitim kalitesini ve uluslararası düzeydeki başarısını vurgulayan Rektör Prof. Dr. Budak, "Hepimizin bildiği gibi TYÇ logosu, uluslararası geçerliliği olan bir kalite etiketi olarak kabul ediliyor. Diplomalarda yer alması, mezunlarımızın niteliklerinin tanınmasına, diplomalarının uluslararası düzeyde geçerliliğine ve istihdam imkânlarının artmasına katkı sağlıyor. Ayrıca TYÇ logosu, yükseköğretim staj yeterliliklerinin ve yurt dışında geçirilen öğrenim dönemlerinin kazanımlarının karşılıklı tanınmasına, yatay ve dikey öğrenci hareketliliğinde ise büyük kolaylık sunuyor. Bu başarımız, üniversitemizin eğitim-öğretim niteliğinin uluslararası kalite standartlarını karşıladığını bir kez daha tescillemiştir. Ege Üniversitesi olarak, ilerleyen yıllarda TYÇ logosu almaya hak kazanan program sayımızı daha da artırmayı hedefliyoruz. Emeklerinden ve kalite odaklı çalışmalarından dolayı uluslararası arenada tanınırlığımıza ve bilinirliğimize katkı sunan akademik birimlerimizin yöneticilerine ve akademik ve idari personelimize teşekkür ediyorum" diye konuştu.
12 Eylül 2025 Cuma - 11:02
2 polisi şehit eden saldırgan, okulların açıldığı günü özellikle seçmiş
İzmir’in Balçova ilçesinde 2 polisin şehit olduğu, 2’si polis 3 kişinin yaralandığı Balçova Polis Merkezi’ne düzenlenen silahlı saldırıyla ilgili aralarında saldırganın anne ve babasının da bulunduğu 10 şüpheli adliyeye sevk edildi. Öte yandan sorgulanmaları süren 16 yaşındaki saldırganın, okulların açıldığı günü özellikle seçtiği, saldırı öncesi gece kulüpleri ve kalabalık bölgelerde keşifler yaptığı, terör örgütü DEAŞ’ın videolarını izleyerek sempati duyduğu ortaya çıktı.8 Eylül Pazartesi günü sabah saat 08.30 sıralarında gerçekleşen olayda, Balçova ilçesi Çetin Emeç Mahallesi Fethi Bey Sokak’ta bulunan Salih İşgören Polis Merkezine 16 yaşındaki E.B. tarafından pompalı tüfekle ateş açıldı. Nöbet kulübesi yakınında bulunan polis memuru Hasan Akın, Murat Dağlı ve Ömer Amilağ’ın vücuduna saçmalar isabet ederken, saldırgan kaçmaya başladı. Silah sesini duyan ve polis merkezinin üstünde bulunan lojmanda kaldığı öğrenilen 1. Sınıf Emniyet Müdürü ve Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir, silahını alarak aşağı indi. Kısa sürede aynı sokakta polis ekiplerince kıstırılan saldırganla polis arasında çıkan çatışmada, Muhsin Aydemir ve sivil bir vatandaş yaralandı. Saldırgan da polis ekiplerince bacaklarından vurularak etkisiz hale getirildi ve gözaltına alındı. Olay yerine çok sayıda polis ve sağlık ekibi yönlendirilirken, sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrolde Polis Başmüfettişi Muhsin Aydemir ve Polis Memuru Hasan Akın’ın şehit olduğu belirlendi. Saldırıda yaralanan Polis Memuru Ömer Amilağ, Murat Dağlı ile sokaktaki bir vatandaş, sağlık ekiplerince ambulansla hastaneye kaldırıldı. Yaralıların hastanedeki tedavisinin sürdüğü öğrenildi.Olayla ilgili İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatılırken, 2 Cumhuriyet Başsavcı vekili ve 2 Cumhuriyet savcısı görevlendirildi. Saldırganın annesi, babası, 2 arkadaşıyla birlikte irtibatlı ve iltisaklı olduğu değerlendirilen 27 şüpheli, Terörle Mücadele (TEM) Şube Müdürlüğü ekipleri tarafından gözaltına alındı. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 16 şüpheli, 10 Eylül Çarşamba günü adliyeye sevk edilmişti. 16 şüphelinin tamamının saldırganın akran yakınları olduğu, yapılan sorguda ise saldırıyla ilgili E.B. tarafından kendilerine bilgi verilip verilmediğinin sorulduğu öğrenildi. Şüphelilerin tamamının savcılık sorgusu sonrası serbest kaldığı öğrenildi. Saldırının ardından yaralı olarak gözaltına alınan E.B’nin hastanedeki tedavisi devam ederken, olaya ilişkin İzmir’in yanı sıra İstanbul, Ankara, Şanlıurfa ve Kocaeli’de gözaltına alınan şüphelilerden 1’inin İran, 4’ünün Suriye uyruklu olduğu, aralarında saldırganın babası N.B., annesi A.B.’nin de bulunduğu 10 şüpheli emniyetteki işlemleri ardından bugün adliyeye sevk edildi.İzlediği videolardan cesaret almışİzmir’de saldırıyı gerçekleştiren E.B. adlı şüphelinin cep telefonu ve bilgisayarında yapılan incelemede, sosyal medyada çeşitli terör örgütleriyle bağlantılı hesapları takip ettiği ve ideoloji ile saldırı videoları izlediği, ayrıca silahlı terör örgütü DEAŞ’ın ideolojisini benimsediği tespit edildi. İncelemeler sonucu, E.B.’nin izlediği videolardan hareketle saldırıyı planladığı ve internetteki el yapımı patlayıcı hazırlama videolarını izleyerek içinde "torpil" bulunan patlayıcılar yaptığı, yakalanmadan kısa süre önce bu patlayıcıları kullandığı belirlendi. E.B.’nin sosyal medya hesabından saldırıyı gerçekleştireceğine dair paylaşımda bulunduğu da TESPİT EDİLİRKEN, şu ana kadar saldırının bir terör örgütünden alınan talimatla gerçekleştirildiğine ilişkin bulguya rastlanmadı.Saldırı gününü özel seçmiş, ’16 yaşımı göremeyeceğim’ demiş16 yaşındaki saldırganın, akran zorbalığına uğradığı için okulların açıldığı günü özellikle saldırı için seçtiği, ve arkadaşlarına "Ben 16 yaşımı göremeyeceğim" dediği öğrenildi. Ayrıca E.B.’nin saldırı öncesi gece kulüpleri ve kalabalık bölgelerde keşifler yaptığı, son olarak da sokağın da bulunan polis merkezini hedef seçtiğini söylediği ifadeleri arasında yer aldı. E.B.’nin terör örgütü DEAŞ’ın videolarını izleyerek sempati duyduğu, herhangi fiziksel bir bağlantısının olmadığı öğrenildi.Şüphelinin babası N.B.’nin uzun yıllardır av merakı bulunduğu, ruhsatlı iki tüfeğinin olduğu ve oğlunu küçük yaşlardan beri ava götürerek silah kullanmayı ona öğrettiği tespit edildi. Lise öğrencisi olan E.B.’nin yaklaşık bir yıldır içine kapanarak sapkın düşüncelere yöneldiği, ailesi ve çevresinin bu durumu fark ettiği ancak yetkili makamlara başvuru yapılmadığı kaydedildi.Saldırganın hastanedeki tedavisi sürerken, 2 yaşındaki kız kardeşi ise devlet tarafından koruma altına alındı.
12 Eylül 2025 Cuma - 10:56
İzmir’de aranan şahıslara yönelik dev operasyon
İzmir’de 94 adrese düzenlenen eş zamanlı operasyonda, çeşitli suçlardan aranması bulunan 115 kişi yakalandı. İzmir Emniyet Müdürlüğü ekipleri, il genelinde kesinleşmiş hapis cezası bulunan şahısların yakalanmasına yönelik geniş çaplı operasyon düzenledi. Operasyon kapsamında, dün saat 05.30’da merkez ve dış ilçelerde, 190 personelin katılımıyla 94 adrese eş zamanlı baskın yapıldı. 24 saat süren çalışmalarda ’hırsızlık’, ’öldürme’, ’yaralama’, ’yağma’, ’uyuşturucu ticareti ve kullanımı’, ’dolandırıcılık’, ’cinsel suçlar’ ve ’vergi usul kanununa muhalefet’ gibi suçlardan aranan toplam 115 kişi yakalanarak adli mercilere teslim edildi.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder