Yerel Haberler
İzmir
İzmir’de ’Efeler Yolu Ultra Trail’ heyecanı başladı 16 Mayıs 2026 Cumartesi - 19:05:40 İzmir’in Ödemiş ilçesinde bu yıl ikinci kez düzenlenen Efeler Yolu Ultra Trail’de ilk gün yarışları olan 50K ve 30K etapları tamamlandı. 8 ülkeden 264 sporcunun katıldığı zorlu maratonda ilk günün galipleri belli oldu. İzmir Valiliği koordinasyonunda, Argeus Travel & Events tarafından Ödemiş Kaymakamlığı, Ödemiş Belediyesi ve Türkiye Atletizm Federasyonu’nun katkılarıyla düzenlenen Efeler Yolu Ultra Trail’de mücadele başladı. İzmir’in doğal güzellikleri ile tarihi mirasını aynı rotada buluşturan organizasyonun ilk gününde 50K ve 30K yarışları gerçekleştirildi. Sabahın erken saatlerinde Ödemiş’in tarihi Birgi Mahallesi’nden başlayan etapların startını İzmir Vali Yardımcısı Erkan Karahan ve Ödemiş Kaymakamı Hakan Yavuz Erdoğan verdi. Türkiye’nin yanı sıra Rusya, Endonezya, Kanada, KKTC, İran, Hırvatistan ve İngiltere’den toplam 264 sporcunun katıldığı etkinlikte yarışmacılar; dağ yolları, tarihi patikalar ve doğal parkurlarda dereceye girmek için kıyasıya mücadele etti. İlk günün galipleri belli oldu Zorlu geçen Efeler Yolu Ultra Trail’in 50K’lık parkurunda erkeklerde Güngör Özege 06.28.56’lık derecesiyle, kadınlarda Beyza Güzel 07.15.41’lik derecesiyle birinci oldu. 30K’lık parkurda ise erkeklerde Fatih Topçu 03.36.51’lik derecesiyle, kadınlarda Itır Atadiyen 04.22.46’lık derecesiyle zirvede yer aldı. Yarın 15K ve 5K koşulacak Tarihi Birgi’de gerçekleştirilen dev organizasyon, yarın yapılacak kısa etap yarışlarıyla devam edecek. Etkinlik kapsamında 15K parkuru saat 09.00’da, 5K parkuru ise saat 10.00’da start alacak. Heyecan dolu yarışların ardından aynı gün saat 12.00’de düzenlenecek törenle dereceye giren sporculara ödülleri takdim edilecek.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 13:22 Emiralem Çilek Festivali’ne görkemli açılış Menemen’de düzenlenen ve bu yıl yurt dışından da katılımcıları ağırlayan 16. Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, açılış töreni ve kortejiyle görkemli anlara sahne oldu. Bu yıl stant sayısının bine çıkarıldığı dev festivalin açılışında konuşan Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Emiralem’in emeğini, Menemen’in üretim gücünü, bu toprakların bereketini ve insanımızın güzel yüreğini bu yıl tüm dünyaya gösteriyoruz." dedi. Bu yıl süresi üç güne çıkarılan 16. Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, kapılarını muhteşem bir başlangıçla açtı. Eşsiz tadı ve kokusu dillere destan olan Emiralem çileği için gerçekleştirilen festival, bu yıl Türkiye’nin haricinde İtalya, Kuzey Makedonya, Kosova, Bosna Hersek ve Yunanistan’ın katılımıyla gerçekleştiriliyor. Festival alanının genişletildiği etkinlikte, kortej bu yıl Emiralem girişinden itibaren başlarken, bando, halk dansları ve festival maskotuyla birlikte yürüyüş çok renkli anlara sahne oldu. Festivale Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan ile birlikte MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, AK Parti İzmir İl Başkan Yardımcıları Hayrettin Uçak ve Deniz Doğan, Menemen Kaymakamı Vedat Yılmaz, Bakırçay Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Rasim Akpınar, AK Parti Genel Merkez Kadın Kolları MKYK Üyesi Pervin Yılmaz Güler ve Menemen protokolü katıldı. Üretici ve esnaftan büyük ilgi Geçtiğimiz yıl yaklaşık bir buçuk milyon ziyaretçi ağırlayan festivale, bu yıl üretici ve esnaf da çok yoğun katılım gösterdi. Toplamda bin stant alanının oluşturulduğu festivalde tüm tezgahlar doldu. Çilekten baklaya, enginardan kekiğe kadar birçok yerel ürünle birlikte çilekli tatlı ve pastalardan çilek figürlü hediyeliklere kadar sayısız ürünün satışa sunulduğu festivale, vatandaşlar da ilk günden yoğun ilgi gösterdi. "Emiralem’in emeği, Menemen’in bereketi daim olsun" Kortej sonrasında, festivalin açılış konuşmasını gerçekleştiren Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, festivalin uluslararası seviyeye çıktığını vurgularken, üreticinin emeği için ziyaretçilerden alkış istedi. Başkan Pehlivan, "Alın terinin berekete dönüştüğü bir festival yaşıyoruz. Emiralem’in emeğini, Menemen’in üretim gücünü, bu toprakların bereketini ve insanımızın güzel yüreğini bütün dünyaya gösteriyoruz. Geçtiğimiz yıl bu kürsüden, festivali uluslararası seviyeye çıkarmaya söz vermiştik. Allah’a hamdolsun bugün festivalimiz artık uluslararası düzeydedir. Bugün burada kurulan her stant, yapılan her üretim, aslında Menemen’in dünyaya anlatılan hikayesidir. Bugün burada en büyük alkışı da, bu başarının esas mimarı olan üreticimiz hak ediyor. Sabahın ilk ışığında tarlasına giden, güneşin altında emek veren, toprağa alın terini işleyen üreticilerimiz bu alkışı hak ediyor. Bu festivalin gerçek kahramanları onlardır. İyi ki varsın üreten Emiralem, iyi ki varsınız Menemen’in güzel insanları." dedi. Başkan Pehlivan’dan bir müjde daha Festivalde, 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı’nda Ulukent Kent Gözü Alanı’nın açılacağını söyleyen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, verdiği müjdeyle gençlerin yoğun desteğini aldı. Başkan Pehlivan, "Gençler; Kent Gözü Alanı açılışımız, severek dinlediğiniz kıymetli sanatçımız Semicenk’in katılımıyla ve konseriyle gerçekleşecek." dedi. Şahin’den üretim vurgusu Festival açılışında konuşan MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin ise, Menemenli ve Emiralemli üreticilerin alın terinin çok kıymetli olduğunu vurguladı. Şahin, "Emiralem Çilek Festivali ve bunun gibi organizasyonlar çok önemlidir. Çünkü bu organizasyonlar sayesinde hem üretici kazanıyor, hem de Menemen’in adı daha da çok duyuluyor. Dünya bugün küresel bir belirsizlikten geçmektedir. Böyle bir dönemde, üretimin önemi daha da anlaşılmaktadır. Çünkü toprağını boş bırakan milletler, geleceğini başkalarının insafına bırakmak zorunda kalırlar. Toprağa emek veren insan baş tacımızdır. Menemen’in bereketli topraklarında yetişen her bir ürün de, çalışkanlığın, azmin ve üretim gücünün en büyük göstergesidir. Ürettikçe ülkemiz çok daha güçlü yarınlara erişecektir." dedi. Derya Bedavacı sahnede devleşti 16. Uluslararası Emiralem Çilek Festivali, birbirinden güzel stantlarıyla, renkli görüntüleriyle ve yoğun katılımıyla olduğu kadar, sahnedeki muhteşem programla da ziyaretçilerden tam not aldı. Hakan Doğanay, Sevtuğ Kasapbaşoğlu ve Oğuz Görceğiz ile başlayan sahne performanslarında gecenin finalini Derya Bedavacı yaptı. Sevilen sanatçı, söylediği birbirinden güzel parçalarla, konser alanını dolduran binlerce kişiye unutulmaz bir gece yaşattı.
16 Mayıs 2026 Cumartesi - 11:56 Başkan Tugay: "İzmir’in hakkını savunmaya devam edeceğiz" İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 Mali Yılı Kesin Hesabı, mecliste yapılan görüşmelerin ardından oy çokluğuyla kabul edildi. Oturumda konuşan Başkan Cemil Tugay, kredi onayları konusunda sorun yaşadıklarını belirtti. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mayıs ayı olağan meclis toplantısının üçüncü oturumu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın idaresinde Kültürpark 4 No’lu Hol’deki Meclis Toplantı Salonu’nda gerçekleşti. Birleşimde gündeme gelen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin 2025 Mali Yılı Kesin Hesabı ile Taşınır Mal Yönetimi Hesabı oy çokluğuyla kabul edildi. Aslan payı raylı sistemlere 2025 yılı boyunca özellikle raylı sistem yatırımları öne çıkarken, Buca Metrosu için 5,5 milyar TL harcama gerçekleştirildi. Buca OnatTüneli ve bağlantı yolları projesi kapsamında ise 857 milyon TL yatırım yapıldı. Asfalt kaplama ve yol bakım çalışmaları da yıl boyunca devam etti. Toplam sermaye giderinin 16,3 milyar TL olarak gerçekleştiği belirtilirken, en yüksek yatırım harcamalarının Raylı Sistemler Dairesi ile Fen İşleri Dairesi tarafından yapıldığı ifade edildi. Kesin hesap görüşmelerinde sosyal belediyecilik uygulamalarının da güçlü bir şekilde sürdürüldüğü kaydedildi. İhtiyaç sahibi vatandaşlara yönelik ayni ve nakdi desteklerin devam ettiği, öğrenci desteklerinin sürdürüldüğü ve amatör spor kulüplerine katkı sağlandığı belirtildi. Yalnızca ESHOT’a yıl içerisinde 12,8 milyar TL destek verildiği ifade edilirken, ulaşım hizmetlerinin sosyal belediyecilik anlayışıyla sürdürüldüğüne dikkat çekildi. Ayrıca belediyenin mali yapısına ilişkin değerlendirmelerde, aktif büyüklüğünün 1 trilyon TL seviyesini aştığı, öz kaynaklarının ise 951,7 milyar TL’ye ulaştığı belirtildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin uluslararası kredi derecelendirme kuruluşu Moody’s tarafından 10 yıl sonra yeniden AAA seviyesinde, en yüksek kredi notuyla değerlendirilmesinin de mali yapı açısından önemli bir gösterge olduğu ifade edildi. "Buca Metrosu’nu kendi kaynaklarımızla yapacağız" Oturumda konuşan Başkan Tugay, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bütçe, gelir ve giderlerinin Türkiye’deki ekonomik krizden bağımsız değerlendirilemeyeceğini belirtti. Tugay, "Doğalgaz fiyatını artıran belediye değil ancak belediye doğalgaz kullanmak zorunda. Bu nedenle giderlerde artış yaşanmış olabilir mi? Merkez Bankası ve hükümetin yıl başındaki enflasyon tahminiyle yıl sonunda ortaya çıkan enflasyon oranı arasında büyük fark oluştu. Bunların İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin gelir ve giderlerini etkileyip etkilemediğini değerlendirmenizi istiyorum. Biz bütçe yapıyoruz ancak enflasyonu hiçbir belediye belirlemiyor. Ayrıca öngöremediğimiz bir durum daha yaşandı. 2025 yılının ilk dört ayında Hazine ve İller Bankası payımızın yüzde 40’ı kesildi" dedi. Büyükşehir Belediyesi’nin kentin geleceği açısından önemli yatırımlarından biri olan Buca Metrosu’yla ile ilgili de AK Parti grubuna seslenen Başkan Tugay, "Buca Metrosu’nu kendi kaynaklarımızla yapacağız. Bu proje bizim için çok önemli. Kredilerle ilgili önce baskıyı kaldırın, finansmanın önünü açın, en azından bir kredi onaylayın; ardından eleştirin. Belediyenin zor duruma düşmesi için her yolu deniyorsunuz. Samimiyet söylemleriniz gerçeği yansıtmıyor. Hiçbir bakanlıkta ya da müdürlükte sorunlarımızın çözümüne katkı sunmadınız. Sıkıntıya düşmemizi istiyorsunuz ve siyasetinizi bunun üzerine kuruyorsunuz" şeklinde konuştu. Kredi onayları eleştirisi Kredi onayları konusunda sorun yaşadıklarını ifade eden Başkan Tugay, "Biz yatırım bütçesi diyoruz, siz memurlara para ödüyoruz diyorsunuz. Memura ödenen para yatırım olabilir mi? İzmir’e yatırım yapmaya hazırız diyorsunuz ama Körfez’i temizlemede, raylı sistemde, arıtma projelerinde, İZBAN sorunlarını çözmede ve ikinci çevre yolunda yoksunuz. El atıp yaptığınız tek şey Meslek Fabrikası ve Gasilhane gibi bazı hizmetleri almak oldu. Sosyal adaletten bahsediyorsunuz ama İzmir’in 4,5 milyonluk nüfusunun sorunlarını görmezden geliyorsunuz. Kredi verdik diyorsunuz ama Mürselpaşa ve Ege Mahallesi köprülerine kredi verilmedi. Bir kuruş kredi kullanamadık. Teşekkür etmeyi çok isterdim ama iki yılı aşkın süredir krediler bekliyor. Bir yıl boyunca gereksiz yere onay verilmedi. İzmir’e bir metre metro yapmadınız, verdiğiniz sözleri tutmadınız. İzmir’e engel olamazsınız, buna hakkınız yok. Enflasyon ve ekonomik şartlar ortadayken, memur maaşı ödemek yatırım değildir. Keşke İzmir’i sevseniz, sorunlarını çözmek için irade koysanız. Bu krediler hükümetin cebinden çıkmıyor, sadece bir imza gerekiyor. Bakanlığa gidiyoruz, yardımcı olacağım deniyor ama süreç ilerlemiyor. İzmir’deki bazı siyasi baskılar nedeniyle onayların çıkmadığı söyleniyor. Biz İzmir’in hakkını savunmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
İzmir kan bağışında ülke ortalamasının üstünde
24 Ağustos 2025 Pazar - 12:10 İzmir kan bağışında ülke ortalamasının üstünde İzmir, kan bağışında Türkiye ortalamasının üzerinde performans sergiliyor. İzmir’in rakamsal olarak ve nüfusa oranla Türkiye’nin en iyi kan veren illerinden biri olduğunu belirten Türk Kızılay Ege Bölgesi Kan Merkezi Müdürü Dr. Barış Dolaş, "Aydın, Manisa ve İzmir’de yıllık kan bağışı hedefi 300 bin ünite. Bu hedefi, tüm aylarda ve geçmiş yıllarda yüzde 100 oranında tutturuyoruz" dedi. Türkiye genelinde her gün binlerce kişi, trafik kazaları, cerrahi operasyonlar ve kronik hastalıklar gibi çeşitli nedenlerle kana ihtiyaç duyuyor. Hayati öneme sahip olan kan, yalnızca insandan temin edilebiliyor ve modern tıpta vazgeçilmez bir tedavi unsuru olarak kabul ediliyor. Bir ünite kan, üç farklı hastanın hayatını kurtarabiliyor. Üstelik bir kan bağışı, ortalama sadece 15 dakika sürüyor. Türkiye’nin kan ihtiyacının gönüllü ve düzenli bağışçılardan karşılanması amacıyla Türk Kızılay tarafından "Ulusal Kan Temini Projesi" yürütülüyor. Proje kapsamında, 18 Bölge Kan Merkezi, 68 Kan Bağış Merkezi ve mobil bağış araçlarıyla ülke genelinde 300’ü aşkın noktada hizmet veriliyor. 2024 yılı verilerine göre, İzmir 154 bin 784 ünite kan bağışıyla Türkiye’de en fazla bağış yapılan iller arasında üst sıralarda yer aldı. İzmir ile birlikte Manisa ve Aydın illerindeki tüm kan bağışı Ege Bölge Kan Merkezi Müdürlüğü binasından yürütüldüğünü söyleyen Türk Kızılay Ege Bölgesi Kan Merkezi Müdürü Dr. Barış Dolaş, "İzmir, rakamsal olarak ve nüfusa oranla Türkiye’nin en iyi kan veren illerinden biridir. Ege Bölge Kan Merkezi Müdürlüğü’nün Aydın, Manisa ve İzmir’de yıllık kan bağışı hedefi 300 bin ünite. Bu hedefi, tüm aylarda ve geçmiş yıllarda yüzde 100 oranında tutturuyoruz. Bağışçılarımızın gerçekleştirdiği organizasyonlar sayesinde bu hedefe ulaşıyor ve emaneti başarıyla taşıyoruz" ifadeleri kullandı. Kanın tek kaynağı insan Kanın yalnızca insan vücudundan elde edilebilen, başka hiçbir yerde üretilemeyen, tarlada yetiştirilemeyen hayati bir organ olduğunu kaydeden Dr. Dolaş, "Dolayısıyla birbirimize muhtaçlığımızın en güzel örneklerinden biridir. Vicdanlı her insanın ve vatandaşlık görevini kutsal sayan herkesin, sedyeye yatıp üç kişinin hayatını kurtarmak için kendine bir motivasyon kaynağı bulduğu bir iyilik karakteridir. Kan bağışı, sadece teknik olarak vücuttan 480 mililitre kanın alınması ve başka bir insana verilmesi değil, aynı zamanda büyük bir iyilik hareketinin önemli bir basamağıdır. Bu bakış açısıyla, Türkiye’de özellikle İzmir, Manisa ve Aydın gibi illerde, duyarlı vatandaşlarımızın destekleri ve katkılarıyla, bölgedeki 95 hastanenin kan ihtiyacını karşılamak konusunda Türkiye’nin en ön sıralarında yer almaktayız" diye ekledi. Bağış yap, hayat kurtar Dönemsel olarak kan bağışında zaman zaman düşüşler yaşandığını da ifade eden Türk Kızılay Ege Bölgesi Kan Merkezi Müdürü Dr. Barış Dolaş sözlerini şu şekilde noktaladı: "5 dakika sonra telefonunuz çalabilir ve maalesef oğlunuzun merdivenden düştüğü, eşinizin trafik kazası geçirdiği veya doğum sırasında bebeğinizin kan ihtiyacı olduğu kötü haberini alabilirsiniz. Kan ihtiyacı doğacak hasta veya hasta yakını olacağımızın garantisini hiçbirimiz veremeyiz. Bugün gönüllü olarak erkekler 3 ayda bir, kadınlar ise 4 ayda bir düzenli kan bağışı yaparak tanımadığımız insanların hayatına dokunuyoruz. Ancak birkaç ay veya hatta birkaç dakika sonra belki sizin birinci derece yakınınızın, hatta kendinizin kan ihtiyacı olabilir. Bu noktaya gelmeden önce insanlık adına, yaşam mücadelesi için, birbirimize sahip çıkmak adına tüm vatandaşlarımızı kan bağışına davet ediyorum." Kan bağışında bulunan Alican Bodur ise sağlığı için dört ayda bir kan verdiğini belirterek herkesi kan bağışı yapmaya davet etti.
Göztepe’de Romulo yoksa Janderson var
24 Ağustos 2025 Pazar - 11:43 Göztepe’de Romulo yoksa Janderson var Romulo’nun 25 milyon Euro karşılığında Leipzig’e transferinin ardından Göztepe’ye katılan Janderson, ilk üç maçında 2 gol ve 1 asistle yıldız ismin eksikliğini adeta unutturdu. Trendyol Süper Lig ekiplerinden Göztepe, ilk 3 haftalık performansıyla adından söz ettirmeye devam ediyor. Bu süreçte 2 galibiyet ve 1 beraberlik elde eden sarı-kırmızılılar, 7 puan toplamayı başardı. Henüz mağlubiyet yüzü görmeyen Stanimir Stoilov’un öğrencileri, rakip fileleri 5 kez havalandırırken, kalesinde ise gol görmedi. Sezona hücum hattında önemli bir değişiklikle başlayan İzmir ekibi, Romulo’yu 25 milyon Euro karşılığında Leipzig’e sattı. Bu bölgede oluşan boşluğu doldurmak isteyen Göztepe, yine Brezilyalı olan 26 yaşındaki Janderson’u kadrosuna dahil etti. Forvet oyuncusu, ilk 3 maçta sergilediği etkili performansla Romulo’nun yokluğunu adeta unutturmayı başardı. Fenerbahçe’yi boş geçti, diğer iki maçta 3 gole katkı verdi İlk resmi maçına Çaykur Rizespor deplasmanında çıkan Janderson, sergilediği performansın yanı sıra Bokele’nin attığı golde de asist yaparak hem gole doğrudan katkı verdi hem de taraftarından tam not aldı. İkinci hafta oynanan ve golsüz eşitlikle tamamlanan Fenerbahçe maçında sahneye çıkamayan 26 yaşındaki oyuncu, üçüncü hafta ise adeta boş geçtiği haftanın acısını çıkardı. 2-0 kazanılan Karagümrük karşısında 1 gol, 1 asist üreten Brezilyalı oyuncu, galibiyette büyük rol oynadı. Böylece ilk 3 resmi maçında 2 gol ve 1 asistlik katkı sağlayan Janderson, sarı-kırmızılılara şimdiden Romulo’nun yokluğunu hissettirmiyor.
Obeziteye karşı ‘Mikro’ mücadele
24 Ağustos 2025 Pazar - 10:29 Obeziteye karşı ‘Mikro’ mücadele Sağlıklı ve fit bir görünüm için spor ve dengeli beslenme genel olarak kabul gören bir formül olsa da, uygulama konusunda birçok kişi zorluk yaşayabiliyor. Medicana Sağlık Grubu Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, özel zaman ya da mekân gerektirmeyen mikro egzersizlerin küçük gibi görünse de metabolizma, duruş ve eklem sağlığı üzerinde büyük etkiler oluşturduğunu belirtti. Spor yapmak herkesin hayatına dâhil etmek istediği bir aktivite olsa da bunun için ya yeterli zaman ya da uygun ortam bulunamıyor. Ancak mikro egzersizler bu soruna çare olabiliyor. Mikro egzersizlerin doğru uygulandığında spor yapmak kadar etkili olabileceğini belirten Medicana International İzmir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Bölümü’nden Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, mikro egzersizler sayesinde kas hafızasının güçlendiğini ve böylece daha hareketli bir yaşama adım atılabileceğini ifade etti. "Masa başı çalışanlara uygun" Sık yapılan hareketlerin beyin ve kaslar tarafından kaydedilmesi sonucu kas hafızasının oluştuğunu aktaran Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, "Kas hafızası, sık yapılan hareketlerin beyin ve kaslar tarafından kaydedilmesiyle oluşur. Bu sayede yıllar geçse de bisiklete binmek gibi beceriler kolayca geri döner. Mikro egzersizler, vücuda unuttuğu hareketleri tekrar hatırlatır. Uzun süre hareketsiz kalan kaslar bu küçük egzersizlerle yeniden aktifleşir. Sadece 1-2 dakikalık bilinçli bir hareket bile, kasların ve beynin ‘harekete geç’ mesajını almasını sağlar. Özellikle masa başı çalışanlar, egzersize yeni başlayanlar ve obez bireylerde uzun süre hareketsizlik sonrası başlangıç için güvenli ve etkili bir ilk adımdır" sözlerini kaydetti. "Yeniden başlamanın en iyi yolu" Obezite sorunu olan bireylerde mikro egzersizlerin etkili olabileceğini ifade eden Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, "Obezite sorunu olan bireyler için en uygun başlangıç egzersizleri; otururken, yatarken veya destek alarak yapılabilen basit ve güvenli hareketlerdir. Örneğin sırt üstü yatarken yapılan nefes egzersizi, sandalyede mini çömelme veya otururken kalçayı sıkma gibi hareketler kasları yormadan yeniden çalıştırır. Amaç kasları uyandırmak, eklemleri zorlamadan harekete alışmaktır. Bu küçük egzersizler hem kas hafızasını canlandırır hem de vücudu daha büyük hareketlere hazırlamak için güvenli bir zemin oluşturur" dedi. "Özel bir zaman oluşturmanıza gerek yok" Mikro egzersizler için özel bir zaman oluşturmaya gerek olmadığının altını çizen Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, şu ifadeleri kullandı: "Örneğin sabah yatakta uyanınca dizler bükülü pozisyonda birkaç derin nefes alınıp, bel yatağa bastırılıp bırakılabilir. Bu hareket, karın ve bel kaslarını nazikçe uyandırır. Gün içinde otururken kalçanızı birkaç saniye sıkıp bırakmak ya da ayaklar yerdeyken topuklarınızı yukarı kaldırmak da hem dolaşımı destekler hem kasları harekete geçirir. Hatta kırmızı ışıkta beklerken bile dik durup omuzlar geriye alınarak postür hatırlatması yapılabilir. Küçük ama düzenli bu adımlar, vücudu yeniden harekete hazırlamanın en güvenli yoludur." "Küçük hareketler büyük etki oluşturuyor" Mikro egzersizlerin kolayca yapılabilir olmasının, etkili olmaz göstergesi verebildiğini söyleyen Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, mikro egzersizlerle ilgili şunları söyledi: "Kaslar ne kadar aktifse, metabolizma o kadar canlı çalışır; üstelik bu küçük hareketler insülin duyarlılığını bile artırabilir. Duruş bozukluklarında da etkili olan mikro egzersizler, özellikle masa başında zayıflayan kasları güçlendirerek omurga sağlığını destekler. Eklem sağlığı açısından da, hafif ama düzenli hareketler eklem sıvısının dolaşımını artırır, sertliği önler. Bilimsel çalışmalar, gün içine yayılan 2-3 dakikalık egzersiz molalarının hem postüral yorgunluğu azalttığını hem de glikoz ve yağ metabolizmasını olumlu etkilediğini gösteriyor. Ancak mikro egzersizleri herkese önermiyoruz. Yaş, kilo ve eklem problemlerine göre kişiye uygun mikro egzersiz planlanmalıdır. Örneğin diz ya da bel problemi olanlarda yere çömelmeden, daha çok oturarak veya sırtüstü yapılan egzersizler tercih edilir. En doğrusu, vücudunuzu zorlamayan, ama düzenli yaptığınızda sizi iyi hissettiren egzersizleri seçmektir." "Düzenli yapılmalı" Öte yandan düzenli bir şekilde mikro egzersiz yapan bireylerde gözlemlenen olumlu değişimleri de paylaşan Uzm. Dr. Şeyma Büyükkömürcü, "Duruş bozuklukları düzelir, kaslar dengeye gelir. Boyun, bel, diz gibi bölgelerdeki ağrılar hafifler. Kas hafızası canlanır, vücut hareket etmeyi yeniden öğrenir. Metabolizma hızlanır, ödem ve ağırlık hissi azalır. Zihinsel netlik ve enerji artar. Günlük işler; örneğin merdiven çıkmak, sandalyeden kalkmak kolaylaşır. Genellikle 1-2 hafta içinde fark edilir iyileşmeler başlar. Mikro egzersizler, fiziksel aktiviteye geçişte güvenli ve etkili bir basamaktır" diye konuştu.
Yapay zeka ile anında tağşiş tespiti
24 Ağustos 2025 Pazar - 09:59 Yapay zeka ile anında tağşiş tespiti Sıvı gıdalarda sahteciliği tek tuşla belirleyen yerli üretim yapay zeka destekli sistem Türk Patent Kurumu’ndan onay alarak önemli bir başarıya imza attı. Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yazılım Mühendisliği Bölümü ile İzmir Yüksek Teknoloji Enstitüsü (İYTE) Gıda Mühendisliği Proses Laboratuvarı’nın ortak çalışması sonucu geliştirilen "CATCH" isimli cihaz; bal, pekmez ve zeytinyağı gibi sıvı gıdalarda tağşişi (sahtecilik) tek tuşla tespit edebiliyor. İzmir’de iki üniversitenin ortak çalışması sonucu geliştirilen yapay zeka tabanlı yeni sistem, bal, pekmez ve zeytinyağı gibi sıvı gıdalarda tağşişi yüksek doğrulukla tespit edebiliyor. Bu yenilikçi teknoloji, Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan patent alarak bilimsel, teknolojik ve sektörel açıdan önemli bir başarıya imza attı. Pratik kullanım CATCH (Compact Adulteration Testing Cabinet on Honey) adıyla tanıtılan cihaz termal görüntüleme teknolojisi ile evrişimli sinir ağlarını (CNN) bir araya getirerek yalnızca ürünün sahte olup olmadığını değil, aynı zamanda ne kadar tağşiş içerdiğini de belirleyebiliyor. Çok katmanlı yapay zeka modeli sayesinde analizler hem daha hızlı hem de daha hassas şekilde gerçekleştiriliyor. Geliştirilen cihaz, kullanıcı dostu ara yüzü sayesinde tek bir tuşla çalıştırılabiliyor. Teknik bilgi gerektirmeyen yapısı sayesinde, araştırma laboratuvarlarının yanı sıra üretim tesislerinde, kalite kontrol birimlerinde ve hatta market denetimlerinde de kolayca kullanılabilir olma niteliği taşıyor. "Hem üreticiler hem de tüketiciler için büyük bir avantaj" Proje Yürütücüsü Yaşar Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Yazılım Mühendisliği Bölümü’nden Prof. Dr. Mehmet Süleyman Ünlütürk, gıda güvenliğinin son yıllarda öneminin çok daha arttığını ve geliştirdikleri sistemin güvenli gıdaya erişime katkı sağlayacağını belirterek şunları söyledi: "Bal gibi karmaşık yapıya sahip ürünlerde tağşiş tespiti yıllardır zorlayıcıydı. Geliştirdiğimiz CATCH adını taşıyan cihaz, yapay zekanın gıda güvenliği alanında nasıl dönüştürücü bir etkiye sahip olabileceğini açıkça ortaya koyuyor. Hem analiz süresini kısaltıyor hem de yüksek doğrulukla sonuç veriyor. Bu da hem üreticiler hem de tüketiciler için büyük bir avantaj. Bu sistemin yakın gelecekte farklı gıda ürünlerine de uyarlanarak gıda sahteciliğiyle mücadelede etkili bir çözüm haline gelebileceğini öngörüyoruz. Patentini aldığımız bu teknolojinin, gıda sektöründe ulusal ve uluslararası düzeyde önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz." Sistemin çalışma durumu Sistemin teknik altyapısında, termal görüntüleme teknolojisi ile evrişimli sinir ağları (Convolutional Neural Networks - CNN) bir arada kullanılıyor. Bu sayede, ürünün sahte olup olmadığını belirlerken, aynı zamanda ne kadar tağşiş içerdiğini de analiz ediyor. Model, birden fazla CNN’i farklı görevlerde özelleştirerek çalıştırıyor; biri sınıflandırma yaparken, diğerleri miktar tahmini gerçekleştiriyor. Bu çok katmanlı yapı, bal gibi yapısı karmaşık ve tağşişe sıkça maruz kalan ürünlerde, analiz sürecini hem hızlandırıyor hem de daha hassas hale getiriyor. Ayrıca sistemin otomasyonu ve yapay zeka tabanlı işlem yeteneği sayesinde, analiz maliyetleri de önemli ölçüde düşüyor.