Yerel Haberler
İzmir
EFES 2026 Savunma Sanayi Sergisi halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerini ağırladı 18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:53:36 EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında kurulan Savunma Sanayi Sergisi, düzenlenen halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin yer aldığı sergiyi, her yaştan vatandaşın yanı sıra çevre okullardan gelen öğrenciler ve tatbikatta görevli yabancı askerler ziyaret etti. Milli Savunma Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında açılan Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerine kapılarını açtı. Seferihisar ilçesinde yer alan Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’ndeki etkinlikte, vatandaşlar ve öğrenciler yerli üretim savunma teknolojilerini yakından inceleme fırsatı buldu. Dost ve müttefik ülke unsurlarının da katılımıyla yapılan tatbikatın son hazırlık çalışmalarını izlemek için alana gelen ziyaretçiler, etkinlik alanında kurulan teknoloji stantlarına büyük ilgi gösterdi. Savunma Sanayi Sergisi’ni gezen vatandaşlar, öğrenciler ve görevli yabancı askerler yerli üretim silahları detaylıca inceledi. Ziyaretçiler alanda sergilenen insansız hava araçları, roket sistemleri, robot köpekler, tanklar, hava savunma sistemleri ve kamikaze dronları yakından gördü. Modern askeri teçhizatlar hakkında stant görevlilerinden teknik bilgi alan katılımcılar, yerli savunma sanayisinin ulaştığı seviyeyi yerinde gözlemledi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:48 EFES 2026 Savunma Sanayi Sergisi halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerini ağırladı EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında kurulan Savunma Sanayi Sergisi, düzenlenen halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin yer aldığı sergiyi, her yaştan vatandaşın yanı sıra çevre okullardan gelen öğrenciler ve tatbikatta görevli yabancı askerler ziyaret etti. Milli Savunma Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında açılan Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerine kapılarını açtı. Seferihisar ilçesinde yer alan Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’ndeki etkinlikte, vatandaşlar ve öğrenciler yerli üretim savunma teknolojilerini yakından inceleme fırsatı buldu. Dost ve müttefik ülke unsurlarının da katılımıyla yapılan tatbikatın son hazırlık çalışmalarını izlemek için alana gelen ziyaretçiler, etkinlik alanında kurulan teknoloji stantlarına büyük ilgi gösterdi. Savunma Sanayi Sergisi’ni gezen vatandaşlar, öğrenciler ve görevli yabancı askerler yerli üretim silahları detaylıca inceledi. Ziyaretçiler alanda sergilenen insansız hava araçları, roket sistemleri, robot köpekler, tanklar, hava savunma sistemleri ve kamikaze dronları yakından gördü. Modern askeri teçhizatlar hakkında stant görevlilerinden teknik bilgi alan katılımcılar, yerli savunma sanayisinin ulaştığı seviyeyi yerinde gözlemledi.
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:47 İzmir’de "Orman Benim" etkinliği: "Yangınların yüzde 95’i insan kaynaklı" Türkiye genelinde orman yangınlarına karşı farkındalık oluşturmak amacıyla eş zamanlı olarak hayata geçirilen "Orman Benim" kampanyası kapsamında İzmir’de düzenlenen etkinlikte, protokol üyeleri ve öğrenciler ormanlık alanda çöp topladı. Tarım ve Orman Bakanlığı, Gençlik ve Spor Bakanlığı, İzmir Valiliği ve Orman Genel Müdürlüğü iş birliğiyle orman yangınlarına karşı toplumsal bilinci artırmak amacıyla gerçekleştirilen ’Orman Benim’ etkinliği, İzmir’de Gaziemir Sarnıç Orman Parkı’nda düzenlendi. Etkinlik kapsamında Bölge Müdürü Yılmaz, Kaymakam Kurnaz ve öğrenciler, yangın riskine karşı ormanlık alandaki çöpleri ve yanıcı maddeleri hep birlikte temizledi. "Bekleyen tehlikelerin başında mega orman yangınları var" Etkinlikte konuşan İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, küresel ısınma ve iklim değişikliğinin dünyanın en büyük sorunlarının başında geldiğini vurguladı. Ormanların yenilenebilir doğal kaynaklar ve insanlığın ortak değeri olduğunu belirten Yılmaz, "Bu değerlere sahip çıkmak sadece ormancıların değil her bireyin birinci önceliği olmalıdır. Ormanların atmosferdeki karbon emisyonunu tutmada, temiz hava ve temiz su oluşumundaki etkileri tartışılmaz. ’İnsan için sağlık, sağlık için orman’ diyoruz. Önümüzdeki süreçte tüm insanlık yeteri kadar tedbir almaz ise bizleri bekleyen tehlikelerin başında mega orman yangınlarını sayabiliriz. Yangınların yüzde 95’i insan kaynaklı. İnsanımızı eğitmek, bilinçlendirmek ve dikkatini çekmek için bu etkinliklerimiz tüm Türkiye’de yapılmaktadır" ifadelerini kullandı. "Küçük ihmaller büyük felaketlere sebep olabiliyor" Ormanların sadece ağaçlardan oluşan alanlar olmadığını, hayatın kaynağı ve gelecekten emanet alınan kutsal bir değer olduğunu vurgulayan Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz ise, "Bir ağacın büyümesi yıllar alırken, dikkatsizlik sonucu çıkan bir yangın maalesef binlerce canlıyı ve doğal yaşamı birkaç saat içinde yok edebilmektedir. Çevreyi korumak büyük projelerle olduğu kadar küçük ihmalleri önlemekle de mümkündür. Ormana atılan bir cam şişe, söndürülmeden bırakılan bir izmarit ya da gelişigüzel bırakılmış atıklar büyük felaketlere sebep olabilmektedir. Bugün burada gerçekleştirdiğimiz etkinlik ile orman içi ve çevresindeki yanıcı maddelerin temizlenmesi, çevre duyarlılığının ve çocuklarımızda orman sevgisinin güçlendirilmesi hedeflenmektedir. Öğrencilerimizin göstereceği duyarlılık yarının daha yeşil Türkiye’sinin en güçlü teminatıdır" diye konuştu. Öğrencilerden sert tepki: "Vatanlarına ihanet ediyorlar" Etkinliğe katılarak doğa için çöp toplayan öğrencilerden 5. sınıf öğrencisi Irmak Beşken, "Ormanlarımız kirlenmesin, çöpler yangınlara sebep olmasın diye temizlik yapıyoruz. Yangın çıktığında üzülüyoruz çünkü canlı ağaçlarımız kayboluyor, ormanlarımız boşalıyor. Onları çok seviyoruz, ağaçlar ve bitkiler geleceğin kahramanlarıdır" dedi. Doğayı korumak için arkadaşlarıyla birlikte etkinlikte yer aldığını belirten 7. sınıf öğrencisi Damla İşçi ise orman yangınlarına sebep olanlara tepki göstererek, "Doğa bize oksijen sağlıyor. Çevreyi kirleten insanlar hem bizi hem kendilerini düşünmüyorlar. Orman yangınlarını çıkaranlar vatanlarına ihanet ediyorlar ve bizim geleceğimizi tehlike altına atıyorlar" şeklinde konuştu. Vatandaşların ormanların korunmasına dikkat çekmek için bir araya geldiği etkinliğe, İzmir Orman Bölge Müdürü Mahmut Yılmaz, Gaziemir Kaymakamı Kudret Kurnaz, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda öğrenci katıldı.
Bengisu Avcı, Ocean’s 7 final etabını geçmek için Japonya’da
29 Temmuz 2025 Salı - 12:04 Bengisu Avcı, Ocean’s 7 final etabını geçmek için Japonya’da Milli ultra maraton yüzücü Bengisu Avcı, dünyanın en zorlu meydan okumaları arasında yer alan Ocean’s 7’deki son etabı Japonya-Tsugaru Kanalı’nı, AXA Türkiye ‘Değerler Ortağı’ olarak 1-6 Ağustos tarihleri arasındaki uygun bir günde yüzecek. Bugüne kadar altı parkuru başarıyla bitiren Bengisu Avcı, finali de geride bırakırsa Ocean’s 7’yi bitiren ilk Türk olacak. Ultra maraton yüzücüsü Bengisu Avcı, dünyanın en zorlu meydan okumaları arasında yer alan Ocean’s 7’deki son etabı için Japonya’ya gitti. AXA Türkiye ‘Değerler Ortağı’ olan İzmirli Açık Su Milli Yüzücüsü, kuş uçuşu 30 kilometrelik Tsugaru Kanalı’nı geçtiği takdirde, Ocean’s 7 serisini bitirecek ve bu meydan okumayı başaran ilk Türk ünvanını alacak. Bengisu Avcı, iklim değişikliğine dikkat çekmek amacıyla AXA Türkiye ile birlikte ‘Gelecek Neden Bir Risk Olsun Ki’ diyerek kulaç atacak. 10-12 kilometreyi bulan akıntılar 19 Temmuz’da Kuzey Kanalı’nı 10 saat 48 saniyede yüzerek geçip rekor kıran Bengisu Avcı, böylelikle altı etabı bitirmişti. Milli yüzücü, son parkur olan Tsugaru’da hava şartlarına bağlı olarak 1-6 Ağustos tarihleri arasında kulaç atacak. Honshu ile Hokkaido arasındaki okyanus kanalı, dünyanın en güçlü akıntılarına sahip. Son yıllarda yer yer saatte 10-12 kilometreyi bulan akıntılar, geçişi neredeyse imkansız kılıyor ve sporcular sürekli farklı stratejiler ile karşı kıyıya ulaşmaya çalışıyor. En az 12 saatlik performans Tsugaru Channel Yüzme Federasyonu’nun özellikle iklim değişikliğinin oluşturduğu olumsuz etkiler nedeniyle Tsugaru’ nun başlangıç ve bitiş noktalarında değişiklikler yapmak zorunda kaldığına dikkat çeken Bengisu Avcı, "İklim değişiklikleri, kanaldaki akıntıları çok hızlandırdı. Daha önce 19 kilometre olarak yüzülen parkurun uzunluğu 30 kilometreye yükseldi. Ama ben milli bir sporcu olarak buna hazırım. Kuzey Kanalı geçiş performansım ile de bunu kanıtladım. Tsugaru parkurunda bu güçlü akıntıya karşı en az 12 saatlik bir performansla yüzüp karşı kıyıda Türk bayrağını açmak için mücadele edeceğim" dedi. İlham ve cesaret yolculuğu Türk kadınına ilham ve cesaret verip, tüm dünyayı etkisi altına alan iklim krizine karşı farkındalık oluşturmak için kulaç atan Bengisu Avcı, "2018 yılında yola çıkarken Ocean’s 7’yi bitirenlerin hikayelerini okuyor ve hayal kuruyordum. Ocean’s 7’yi dünyada bugüne kadar yaklaşık 40 sporcu tamamlayabildi. Bunların arasındaki kadın sayısı ise gerçekten çok az. Türk kadınına cesaret ve ilham vermek adına çıktığım yolun sonunda adımın karşısında ‘ilk Türk’ yazısını görmeyi çok istiyorum" diye konuştu. İsmini altın harflerle yazdıracak Tsugaru’yu başarıyla geçtiğinde ismini Türk yüzme tarihine altın harflerle yazdıracak Bengisu Avcı’nın Ocean’s 7 serisi 2018’de başladı. Milli sporcu, o tarihte Manş Denizi’ni 11 saat 29 dakikalık rekor dereceyle tamamladı. 2022’de Catalina Kanalı’nı 11 saat 59 dakikada yüzen ilk Türk kadın oldu, 2023’te Cebelitarık Boğazı’nı 3 saat 24 dakikada yüzerek Türkiye rekoru kırdı, 2024’te Cook Boğazı’nı 10 saat 14 dakikada yüzen İlk Türk oldu. Aynı yıl Molokai Kanalı’nı 12 saat 10 dakikada yüzerek hem Avrupa rekoru kırdı, hem de bu parkuru yüzen İlk Türk sporcu ünvanını aldı. Son olarak ise 19 Temmuz 2025 tarihinde Kuzey Kanalı’nı 10 saat 48 saniye gibi rekor bir süre ile tamamladı. Her geçiş ayrı bir rekor Her okyanus geçişi ayrı bir rekor olan Bengisu Avcı, geride kalan süreçte bir çok ünvanın da sahibi oldu. Molokai ve Cook Boğazı’nı geçen ilk Türk, Molokai’yi geçen en hızlı Avrupalı kadın, Catalina Kanalı’nı geçen ilk Türk kadın, Cebelitarık’ı en hızlı geçen Türk, Kuzey Kanalı ve Manş’ı en hızlı geçen Türk kadın olan Bengisu Avcı’nın aynı zamanda sıfır derecelik suda yapılan Buz Dünya Şampiyonası’nda dünya rekorları ve şampiyonlukları bulunuyor.
Ege Üniversitesi, Sualtı Ragbisi Türkiye Şampiyonası’nda dörtte dört yaptı
29 Temmuz 2025 Salı - 11:29 Ege Üniversitesi, Sualtı Ragbisi Türkiye Şampiyonası’nda dörtte dört yaptı Sualtı Ragbisi U21 Gençler ve Elit Türkiye Şampiyonası’nda Ege Üniversitesi Spor Kulübü; Elit Erkek, U21 Erkek, Elit Kadın ve U21 Kadın takımlarıyla mücadele ettiği dört kategoride de yenilgisiz bir performans sergileyerek dört Türkiye şampiyonluğu kazandı. Manisa’da düzenlenen Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu organizasyonu büyük bir başarıya sahne oldu. Manisa Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü Atatürk Spor Kompleksi Açık Olimpik Yüzme Havuzu’nda gerçekleştirilen Sualtı Ragbisi U21 Gençler ve Elit Türkiye Şampiyonası’nda Ege Üniversitesi Spor Kulübü fırtınası esti. Ege Üniversitesi Spor Kulübü; Elit Erkek, U21 Erkek, Elit Kadın ve U21 Kadın takımlarıyla mücadele ettiği dört kategoride de yenilgisiz bir performans sergileyerek dört Türkiye şampiyonluğu kazandı. Gösterdikleri üstün performansla turnuvaya damga vuran Egeli sporcular, elde ettikleri bu zaferlerle hem Ege Üniversitesini hem de İzmir’i gururlandırdı. Elde edilen başarılardan dolayı Ege Üniversitesi Spor Kulübü Sualtı Ragbisi Şubesi oyuncularını tebrik eden Rektör Prof. Dr. Necdet Budak, "Manisa’da düzenlenen Türkiye Şampiyonası’nda, Ege Üniversitesi Spor Kulübü Sualtı Ragbisi takımlarımızın dört kategoride yenilgisiz şekilde şampiyon olması bizlere büyük bir gurur yaşattı. Takımlarımızın disiplinli çalışmaları, takım ruhu ve azimleri sayesinde elde ettikleri bu başarı, üniversitemizin spordaki kalitesini bir kez daha ortaya koydu. Ege Üniversitesi olarak, akademik başarılarımızın yanı sıra sporda da çıtayı yükseltmeye devam edeceğiz. Sporcularımızı, antrenörlerimizi ve emeği geçen herkesi yürekten tebrik ediyorum. Ege Üniversitesi olarak güçlü spor altyapımızla, spor ekosistemimiz çatısı altında geleceğin şampiyonlarını yetiştirmeyi sürdüreceğiz" dedi.
EÜ Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulu yeni dijital savaşçılarını bekliyor
29 Temmuz 2025 Salı - 11:23 EÜ Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulu yeni dijital savaşçılarını bekliyor Türkiye’de kurulan dört Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulundan birisi olan Ege Üniversitesi (EÜ) Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulu, siber saldırılara karşı uzmanlar yetiştiremeye devam ediyor. Yüksekokul, yeni dönemde alacağı öğrenciler ile siber savaşçıları bilişim sektörüne hazırlamayı sürdürecek. EÜ Rektörü Prof. Dr. Necdet Budak, "Dijitalleşen ve globalleşen dünya ile birlikte dijital güvenlik, hem kamu kurumları hem de şirketler için öncelikli haline gelmiş durumda. Yükseköğretim Kurulumuzun Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi ile iş birliği içinde aldığı kararlar doğrultusunda ülkemizde kurulan dört Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulundan birisi de üniversitemiz bünyesinde yer alıyor. EÜ bünyesinde, Teknoparkımız ile entegre olan Yüksekokulumuz, öğrencilere siber güvenlik alanındaki temel konuların yanı sıra güvenlik teknolojileri, ağ güvenliği, sızma testleri ve veri analizi gibi konularda da eğitim veriyor. Ayrıca, öğrenimleri süresince teorik bilgileri, uygulama becerisi kazanacakları laboratuvar çalışmaları ve proje çalışmaları da yapılıyor. Mezuniyet sonrası istihdamları için ilgili sektördeki firmalarla sürekli irtibat kuruluyor" dedi. Ege Üniversitesi bünyesinde yapay zeka temelli yeni programlar açılacağını söyleyen Rektör Prof. Dr. Budak, "Üniversitemizde ‘Bilgisayar ve Bilişim Bilimleri Fakültesi’ kuruldu. Fakülte bünyesinde ise ‘Yapay Zekâ ve Makine Öğrenmesi’ lisans programı açılacak. Ayrıca, Otonom Sistemler Teknikerliği, Oyun Geliştirme ve Programlama ile Önyüz Yazılım Geliştirme ön lisans programlarımız da üniversitemizde bu yıl itibariyle faaliyete geçmiştir. Ülkemizin bilim ve teknolojide öncü, tam akredite, öğrenci odaklı, araştırma üniversitesi olarak yapay zekâ, dijitalleşme ve büyük veri alanlarında ileri araştırmalara odaklanarak; yenilikçi, nitelikli akademik ve bilimsel çalışmalara imza atmayı sürdüreceğiz" diye konuştu. "Nitelikli dijital savaşçılar yetiştirmeyi amaçlıyoruz" EÜ Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulu Müdürü Doç. Dr. Murat Kurt, "Ege Üniversitesi, Gebze Teknik Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi, Ankara Üniversitesi olmak üzere Türkiye’de dört üniversitede Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulu açıldı. Az ve öz öğrenciyle nitelikli dijital savaşçılar yetiştirmeyi amaçlıyoruz. Eğitim dilimiz yüzde 30 İngilizce. Cumhurbaşkanlığı Dijital Dönüşüm Ofisi çatısı altında oluşturulan bir program olduğu için yoğun bir staj süreci var. Yapay zekâ uygulamalarının geliştirilmesi ve modellemesi ile C++, Python gibi yazılım dillerinin öğretilmesi ve uzmanlaştırılması konusunda eğitimlerimiz var. Ağ programlarının sistem güvenlik açıklarının bulunup tespit edilmesi ve benzeri uygulamalar yapıyoruz. Hedefimiz Teknopark ile daha fazla iç içe olup öğrencilerin hem stajlarını hem derslerini senkronize şekilde yürütmesini sağlamaktır. Sektörün öğrenciye, öğrencinin de sektöre katkı sağladığı bir model geliştirmeyi hedefliyoruz. Öğrencilerimizin gelişimine katkı sağlayabilmek adına, firmalardaki siber güvenlik uzmanlarının da öğrencilere ders verebilmesi konusunda çalışmalarımız devam ediyor" dedi. Doç. Dr. Kurt, "En önemli temel kaynaklarımızdan birisi gençliktir. Ama gençliği doğru yönlendirmek gerekmektedir. Bu kapsamda Yükseköğretim Kurulumuzun kararıyla açılan Siber Güvenlik Meslek Yüksekokulları, gençlerin doğru yönlendirilmesi konusunda başarılı bir örnektir. Bizim okulumuz, ön lisans programları arasından ilk 10’da tercih edildi. Bu alanda gösterdiğimiz başarılar diğer programlardan davet almamıza sebep oldu. Yeni dönemde de bu alana ilgi duyan başarılı gençlerimizi okulumuza bekliyoruz" diye konuştu.
Dikili’de açık hava sinemasına yoğun ilgi
29 Temmuz 2025 Salı - 11:15 Dikili’de açık hava sinemasına yoğun ilgi Dikili’de bir ilk olma özelliği taşıyan ücretsiz açık hava sinema gösterimleri, gönüllü sanat emekçisi Şivan Adalı’nın girişimleriyle devam ediyor. Gösterimlere her yaştan izleyici yoğun ilgi gösteriyor. İzmir’in Dikili ilçesinde 2022 yılından bu yana sürdürülen Halka Açık, Ücretsiz Açık Hava Sinema Gösterimleri, her geçen yıl daha fazla izleyiciye ulaşıyor. Fırsat eşitliği sağlayan gösterimleri, Katıralanı ve Merdivenli köylerinde büyük ilgi gördü. Her yaştan geniş katılım sağlanırken, etkinlikler Dikili’de yaz akşamlarının vazgeçilmezleri arasında yerini aldı. Gösterimlerin girişimcisi olan Şivan Adalı, eşi Ece Adalı ile birlikte yıllardır Dikili’ye ve Dikili halkına kültürel anlamda büyük katkılar sunuyor. Sinema, tiyatro ve müzik alanında gönüllü olarak yürüttüğü çalışmalarla dikkat çeken Adalı Çifti, gösterimlerin organizasyon sürecini üstlenerek, özellikle köy çocukları için fırsat eşitliği sağlayarak sanata erişimini mümkün kılıyor. Kültür sanat herkesin hakkı Merdivenli Köyü’nde gerçekleştirilen "Rafadan Tayfa: Dehliz Macerası" adlı film gösterimi, çocuklar kadar yetişkinlerin de ilgisini çekti. Dikili Kaymakamı Sayın Cevat Gün de ailesiyle birlikte etkinliğe katılım sağladı. Etkinlik sonrasında konuşan Şivan Adalı, "Hayatında hiç sinema izlememiş bir çocuk, büyüdüğünde sinema salonuna nasıl gidecek? Yıllardır köylerde gösterim yapıyoruz ve daha fazla fırsat eşitliği oluşturulması gerektiğini gözlemliyoruz. Gösterimlere karınca kararınca destek veren tüm destekçilerimize, filmlerin yapımcı ve dağıtımcısına teşekkür ederiz." "Rafadan Tayfa Göbeklitepe" 02 Ağustos’ta Dikili’de Bu arada, ülkemizin, tüm zamanlarının en fazla izlenen, seyirci rekortmeni filmi, halka açık, ücretsiz 02 Ağustos Cumartesi Günü 21:00’de Dikili, Bademli Köyü, Mehmet Ertuğrul Denizolgun İlkokul Bahçesinde Dikili Halkıyla buluşuyor.
Lösemi hastası Rüzgar, zekasıyla dikkat çekiyor
29 Temmuz 2025 Salı - 10:06 Lösemi hastası Rüzgar, zekasıyla dikkat çekiyor İzmir’de henüz 3 yaşındayken lösemi teşhisi konulan Rüzgar Kırgülü, güçlü hafızası ve hiperaktifliğiyle dikkat çekiyor. Şu an 8 yaşında olan ve kendi kendine okumayı öğrenen Rüzgar, yaşıtları gibi okula gidip eğitim almak istiyor. Birinci evre lösemi tanısı konulan Rüzgar, 5 yıldır hastalıkla mücadele ediyor. Uzun süredir tedavi gören küçük Rüzgar, sağlık durumu nedeniyle yaşıtları gibi okula gidemiyor. Ancak televizyon izleyerek ve telefon üzerinden araştırmalar yaparak kendi kendine okumayı öğrenen Rüzgar, merak ettiği konuları internetten öğrenerek kendini geliştirmeye devam ediyor. Bunlardan birisi ise taksilere duyduğu ilgi. Hastalığı süresince ailesiyle birlikte sürekli taksiyle hastaneye giden Rüzgar, zamanla taksilere karşı büyük bir ilgi duymaya başladı. Sarı taksileri gördüğünde heyecanını gizleyemeyen Rüzgar’ın bu durumu, İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan’ın da dikkatini çekti. Minik Rüzgar’ı ve ailesini odaya davet eden Başkan Özkan, kendisiyle yakından ilgilendi. Fenerbahçe taraftarı olan Rüzgar’a, üzerinde kulübün arması bulunan forma, kupa bardak ve kol saati hediye ederek moral verdi. Duygusal anların yaşandığı ziyarette Rüzgar’ın sevinci gözlerinden okunurken ailesi de bu davetten dolayı Başkan Özkan ve taksici esnafına teşekkür etti. Rüzgar akranlarıyla okula gitmek istiyor Rüzgar’a 2019’da lösemi teşhis konulduğunu söyleyen anne Pınar Kırgülü, "Rüzgar hiçbir eğitim almadan okumayı öğrendi. Şimdi okula gitmek istiyor ama gidemediği için çok üzülüyor. Ancak okul ortamı bize uygun değil. Her çocuk aynı değil, farklılıklarımız var" dedi. Zekasıyla dikkat çekiyor Rüzgar’ın çok özel bir çocuk olduğunu ifade eden İzmir Şoförler ve Otomobilciler Esnaf Odası Başkanı Erkan Özkan, "Kendisinin taksilere büyük bir tutkusu olduğunu öğrendim. Bu durum beni çok duygulandırdı. Geçtiğimiz hafta, Rüzgar annesiyle birlikte odamıza gelmiş ve beni görmek istemiş. Arkadaşlarım beni arayıp haber verdiler, ben de bekletmelerini istedim. Geldiğinde bana doğru koştu ve sarıldı. Bu çok farklı ve duygusal bir andı. Rüzgar’ın mutluluğunu görmek, özellikle tedavi gören bir çocuğun özlemini bir nebze gidermeye vesile olmak beni çok mutlu etti. Kendisi oldukça hareketli, enerjik ve heyecanlı bir çocuk. Yarım saattir odamızda ve bir an bile yerinde durmadı. Tarihle ilgili sorular sorduk, hangi günlere denk geldiğini biliyor. Adres tariflerinde adeta bir navigasyon cihazı gibi; taksici arkadaşlarımıza gidecekleri yolları tarif ettiğini duyduk. IQ seviyesinin çok yüksek olduğunu düşünüyorum" ifadelerini kullandı. Hayali Fenerbahçe maçını stattan izlemek Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’tan davet geldiği takdirde Rüzgar’ın bütün yol masraflarını karşılayacağını belirten Başkan Özkan, "Rüzgar’ın Fenerbahçeli olduğunu öğrendik. Onun sevincine bir mutluluk daha katabilmek adına, kendisine 10 numaralı bir Rüzgar forması hediye ettik. Onu bu kadar sevinçli görmek bizi de çok duygulandırdı. Allah’tan dileğim; Rüzgar’a sağlık ve sıhhat vermesi, en kısa sürede eski sağlığına kavuşması ve ailesine, toplumuna hayırlı bir birey olarak kazandırılmasıdır. Az önce mikrofon uzattığınızda, Fenerbahçe Başkanı Ali Koç’u görmek ve Ülker Stadyumu’nda bir maç izlemek istediğini dile getirdi. Buradan, kıymetli başkanımız Ali Koç’a sesleniyorum. Eğer bu isteğe karşılık verirseniz, biz de İzmir Şoförler Odası olarak Rüzgar seve seve uçağa bindirip Ali Koç amcasının yanına götürmeye söz veriyoruz" dedi.
İzmir Ekonomi’den zirveye
29 Temmuz 2025 Salı - 10:04 İzmir Ekonomi’den zirveye İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Genetik ve Biyomühendislik Bölümü’nde eğitim gören gençler, başarılı çalışmalarıyla dünyaca ünlü üniversitelerin ilk tercihi oldu. Bu yıl diplomasını alır almaz Avrupa’daki üniversitelerin gözdesi haline gelen Ece Beril Dağdelen, İngiltere’deki Imperial College London; Yaren Derbent ise İrlanda’daki Trinity College Dublin’e yüksek lisans için kabul edildi. Binlerce kişinin okuma hayali kurduğu üniversitelere seçilmeyi başaran Dağdelen ve Derbent, ‘yaşam bilimi’ alanında eğitim görecek. İEÜ’lü gençler, DNA’nın yapısı ve kanser başta olmak üzere tedavi bekleyen hastalıklarla ilgili yapacakları projelerle insanlığa umut olmak için çalışacak. Staj için Almanya’daki Kanser Araştırma Merkezi’ne (DKFZ) kabul edilen Deniz Çıtakcı ile İspanyol Genom Araştırmaları Merkezi’ndeki (CRG) Furkan Çorapcı ise, eylül ayına kadar çalışmalarını aralıksız sürdürecek. İEÜ Genetik ve Biyomühendislik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cihangir Yandım, öğrencileri Ece Beril Dağdelen ve Yaren Derbent ile ortak bir TÜBİTAK projesinde de birlikte çalıştıklarına dikkat çekerek onlarla gurur duyduğunu söyledi. "Projeye büyük katkıları oldu" Laboratuvar tekniklerinden analiz becerilerine, bilimsel sorgulamadan eleştirel düşünmeye kadar birçok farklı alanda çok yönlü bir eğitimle gençleri geleceğe hazırladıklarını belirten Doç. Dr. Yandım, "TÜBİTAK desteğiyle yürüttüğümüz, insan hücrelerinin yaşlanma sürecini araştırdığımız bir projemiz var. Proje tamamlanmadığı için detay vermeyeceğim ama yaşlanmaya bağlı oluşan bazı hastalıkların önüne geçilmesi için önemli araştırmalar gerçekleştiriyoruz. Ece ve Yaren, projede yer alarak önemli deneyimler kazandı. Bu süreçte bana da çok yardımcı oldular, kendilerini iyi geliştirdiler. Şimdi sıra, yurt dışına açılıp farklı kültürleri tanımaya ve araştırmaları daha geniş alanda sürdürmeye gelmişti. Ece ve Yaren, bu noktada büyük bir avantaj yakaladı ve kendilerini hedefe ulaştıracak, başarılarını kanıtlamış okullar tarafından tercih edildi" dedi. "Okurken de yurt dışında deneyim" Bölüm olarak, evrensel standartlarda donanımlı bireyler yetiştirdiklerini ifade eden Doç. Dr. Yandım, "Benim de doktora eğitimimi tamamladığım Imperial College London, uluslararası değerlendirme kuruluşu Quacquarelli Symonds’ın (QS) üniversite sıralamalarına göre Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nden (MIT) sonra dünyadaki en iyi üniversite olarak gösteriliyor. Trinity College Dublin de ilk 100 içinde yer alan, oldukça saygın bir üniversite. Öğrencilerimiz sadece mezun olduktan sonra değil, okurken de bölümümüzün sunduğu imkanlar sayesinde yurt dışında deneyim kazanabiliyor. Deniz Çıtakcı ve Furkan Çorapcı da bunun çok güzel bir örneği. Böylece öğrencilerimiz, bilimsel bilgi ve becerilerini global ölçekte geliştirme şansı yakalıyor" ifadelerini kullandı. "Öğrenci merkezli eğitim" Doç. Dr. Yandım, sözlerini şöyle sürdürdü: "Ece ve Yaren’in yüksek lisans programı için kabul edilmesi, sadece onların bireysel gayretinin değil; aynı zamanda üniversitemizin nitelikli akademik kadrosu ve öğrenci merkezli eğitim anlayışının da bir sonucu. Bu başarılar, öğrencilerimize eleştirel düşünme, araştırma kültürü, etik sorumluluk ve uluslararası bakış açısı kazandırma hedefimizin ne kadar yerinde olduğunu bir kez daha gösteriyor. Bilimsel üretkenliği, disiplinlerarası yaklaşımı ve yenilikçiliği merkeze alan üniversitemiz, öğrencilerini yalnızca mezun etmiyor; onları dünya çapında fark oluşturacak bireyler olarak geleceğe uğurluyor."
Bir hayal, üç kıta: İzmirli tasarımcı Can Akay’ın başarı hikayesi
29 Temmuz 2025 Salı - 09:48 Bir hayal, üç kıta: İzmirli tasarımcı Can Akay’ın başarı hikayesi Yaşar Üniversitesi’nden mezun olduktan sonra IKEA’da başarılı bir kariyer yapan Can Akay, markanın Finlandiya Ülke Ev Dekorasyonu ve Perakende Tasarım Müdürlüğü görevine getirildi. Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü’nden 2009 yılında mezun olup, IKEA Türkiye’de çalışmaya başlayan Can Akay, IKEA Türkiye´de 10 sene, IKEA Meksika’da 5 yıl görev yaptıktan sonra şimdi de IKEA Finlandiya’da Ülke Ev Dekorasyonu ve Perakende Tasarım Müdürü olarak göreve başladı. 2007-2008 akademik döneminde Erasmus öğrencisi olarak Portekiz’in Porto kentindeki Escola Superior de Artes e Design okulunda eğitim aldı. Erasmus kapsamında bulunduğu okul, firmanın yerel yapılanmasına stajyer sağlıyordu. Böylece henüz öğrenciyken firmanın organizasyon yapısını yakından tanıma şansı yakalayan Akay, mezun olduktan sonra kariyer hedefini netleştirdi. 2009 yılında Yaşar Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü’nden mezun olan Can Akay, kariyerine firmanın Bornova mağazasında İç Mekan Tasarım Uzmanı olarak başladı. 2010 yılında İsveç’teki planlama projelerinde yer aldı, 2013-2017 arasında ise iç mekan tasarım ekibine liderlik etti. Kıtalar arası görev Akay, 2017 yılında firmanın Türkiye Ülke İç Mekan Tasarım Lideri pozisyonuna terfi etti. Başarılı çalışmaları sayesinde 2019 Aralık ayında, firmanın yeni pazarı olan Meksika’da Ülke İç Mekan Tasarım Lideri olarak transfer oldu. Can Akay IKEA Meksika’daki 5 yıllık kariyer yolculuğu da şu bilgileri verdi: "Meksika’da toplam 5 yıl görev yaptım. 2019-2022 yılları IKAarasında Ülke İç Mekan Tasarım Lideri, ardından 2022-2024 yılları arasında Ülke İç Mekan ve Görsel Tasarım Müdürü olarak çalıştım. Bu süre zarfında, firmanın Meksika’daki ilk mağazasının açılışından başlayarak üçüncü mağazaya kadar tüm süreçlerde tüm kanallarda aktif rol aldım. Meksika’daki kariyerimin son senesinde ise mevcut görevime ek olarak firmanın Malezya, Filipinler, Singapur, Tayland ve Vietnam´daki mağazalarında iç mekan ve görsel tasarım operasyonlarına liderlik ettim. Bu dönem, uluslararası perakende ortamında liderlik etme, hızlı değişimlere uyum sağlama ve farklı kültürlerle etkin şekilde çalışabilmemi sağladı." Son durak Finlandiya 2024 yılının sonundan beri IKEA Finlandiya’da Ülke Ev Dekorasyonu ve Perakende Tasarım Müdürü olarak görev yapmaya başlayan Akay, "Finlandiya´daki yeni görevim firmanın tüm kanallarda müşteri deneyimini sürekli olarak iyileştirmek, fonksiyonel ve ilham verici ev dekorasyonu çözümleri sunmak ve ticari hedeflerle tasarımı entegre etmek" dedi. Üniversite adaylarına tavsiyeler Aday öğrencilere ve halen eğitimine devam eden öğrencilere tavsiyelerde bulunan Akay şunları söyledi: "Yaşar Üniversitesi’nde aldığım iç mimarlık eğitimi, bugünkü uluslararası kariyerimin temelini oluşturdu. Disiplinler arası düşünme, problem çözme, kullanıcı ihtiyaçları ve mekânsal estetik anlayışı gibi alanlarda sağlam bir altyapı edindim. Yaşar Üniversitesi’nin sağladığı akademik yetkinliğin yanı sıra sunduğu sosyal ve kültürel zenginlik, global bir markada uluslararası kariyer yapmamda güçlü bir başlangıç noktası oldu. Kariyer yolculuğunuzun erken döneminde farklı alanlarda deneyim kazanmak büyük önem taşıyor. İlgi alanlarınızı keşfetmeye açık olun. Teknik bilgi kadar, güçlü iletişim, takım çalışması ve liderlik becerileri de sizi öne çıkaracaktır. Uluslararası deneyimler sadece profesyonel değil, kişisel gelişiminiz açısından da büyük katkı sağlar. Her adımı, her deneyimi bir sonraki fırsata hazırlık olarak görün. Küçük gibi görünen başlangıçların ileride ne kadar büyük etki oluşturabileceğini asla unutmayın."