Yerel Haberler
İzmir
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 17:08 AGM Spor Kulübü’nden taekwondoda Türkiye derecesi Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü sporcusu Merve Nisa Mızrak, Erzurum’da devam eden Okul Sporları Yıldızlar Türkiye Şampiyonası’nda 55 kilo Yıldız Bayanlar kategorisinde Türkiye ikincisi olarak önemli bir başarıya imza attı. 2026 yılı Milli Eğitim Bakanlığı Okul Sporları faaliyetleri kapsamında İzmir’de gerçekleştirilen seçme müsabakalarında şampiyon olan başarılı sporcu, ardından Uşak’ta düzenlenen Türkiye yarı final müsabakalarını da zirvede tamamlayarak Erzurum’daki finallere katılma hakkı elde etmişti. Erzurum’da gösterdiği üstün performansla Türkiye ikinciliğine ulaşan Merve Nisa Mızrak, hem Aliağa’nın hem de kulübünün gururu oldu. Sıradaki hedef; Avrupa Taekwondo Şampiyonası Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü taekwondo sporcuları ise şimdi gözlerini Haziran ayında Bosna Hersek’te düzenlenecek Kulüpler Avrupa Taekwondo Şampiyonası ile milli takım seçme müsabakalarına çevirdi. Sporcular, bu önemli organizasyonlar için hazırlıklarını yoğun tempoda sürdürüyor. Aliağalı Genç Sporcular Aralıksız Çalışıyor Aliağa Gençlik Merkezi Spor Kulübü ve Milli Takım Antrenörü Ziya Cönge, elde edilen başarıyla ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı: "Başarısından dolayı sporcumuz Merve’yi gönülden kutluyorum. Mart ayında düzenlenen Türkiye Açık Taekwondo Turnuvası’nda ortaya koyduğu başarılı performansın ardından milli takım seçmelerine davet edilmişti. Şimdi ise önümüzdeki milli takım seçme müsabakaları için çalışmalarımıza aralıksız devam ediyoruz. Sporcumuzun gelecekte çok daha büyük başarılara imza atacağına yürekten inanıyorum. Genç sporcularımızın ülkemizi en iyi şekilde temsil edebilmesi adına çalışmalarımızı büyük bir özveriyle sürdürüyoruz. Sporcularımıza her zaman destek veren Aliağa Belediye Başkanımız Serkan Acar’a teşekkür ediyorum."
18 Mayıs 2026 Pazartesi - 12:53 EFES 2026 Savunma Sanayi Sergisi halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerini ağırladı EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında kurulan Savunma Sanayi Sergisi, düzenlenen halk günü etkinliğiyle kapılarını vatandaşlara açtı. Yerli ve milli imkanlarla geliştirilen savunma sanayi teknolojilerinin yer aldığı sergiyi, her yaştan vatandaşın yanı sıra çevre okullardan gelen öğrenciler ve tatbikatta görevli yabancı askerler ziyaret etti. Milli Savunma Bakanlığı koordinasyonunda düzenlenen EFES 2026 Birleşik Müşterek Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı kapsamında açılan Savunma Sanayi Sergisi, halk günü etkinliğiyle ziyaretçilerine kapılarını açtı. Seferihisar ilçesinde yer alan Doğanbey Atışlı Tatbikat Bölgesi’ndeki etkinlikte, vatandaşlar ve öğrenciler yerli üretim savunma teknolojilerini yakından inceleme fırsatı buldu. Dost ve müttefik ülke unsurlarının da katılımıyla yapılan tatbikatın son hazırlık çalışmalarını izlemek için alana gelen ziyaretçiler, etkinlik alanında kurulan teknoloji stantlarına büyük ilgi gösterdi. Savunma Sanayi Sergisi’ni gezen vatandaşlar, öğrenciler ve görevli yabancı askerler yerli üretim silahları detaylıca inceledi. Ziyaretçiler alanda sergilenen insansız hava araçları, roket sistemleri, robot köpekler, tanklar, hava savunma sistemleri ve kamikaze dronları yakından gördü. Modern askeri teçhizatlar hakkında stant görevlilerinden teknik bilgi alan katılımcılar, yerli savunma sanayisinin ulaştığı seviyeyi yerinde gözlemledi.
Müteahhitten şok iddia: "Menderes Belediyesine parayı basan ruhsatı alıyor"
18 Temmuz 2025 Cuma - 15:50 Müteahhitten şok iddia: "Menderes Belediyesine parayı basan ruhsatı alıyor" İzmir’in Menderes Belediyesi, yapılacak olan inşaatların ruhsatları için müteahhitlerden rüşvet alındığı iddiaları ile gündeme geldi. Kendisinden rüşvet istendiğini ve bu görüşmeyi ses kaydına alıp savcılığa suç duyurusunda bulunduğunu belirten iş insanı Harun Karakaya, "Son 3 ayda parayı basan herkes oturma ruhsatlarını alabiliyor. Menderes Belediyesinde şu an müteahhitler adeta ‘yolunacak kaz’ olarak görülüyor. Belediye Başkanı, başkan yardımcısı, imar müdürlüğü hepsi bu rüşvet ağına dahil" dedi. Menderes Belediyesine yönelik rüşvet iddialarında bulunan müteahhit iş adamı Harun Karakaya, Menderes Belediyesinin önceki dönem Belediye Başkanı Erkan Özkan’ın kendisinden villa başına 50 bin TL olmak üzere toplam 800 bin TL rüşvet talep ettiğini öne sürdü. Sosyal medyadan video paylaşarak rüşvet iddialarını dile getiren ve yardım isteyen Karakaya, aralarında önceki dönemin Belediye Başkanı Erkan Özkan’ın yanı sıra, İmar Müdürü İbrahim Yalça ve Şantiye Şefi Serper Dikmen’in de bulunduğu isimler hakkında savcılığa suç duyurusunda bulundu. İddialara göre, Karakaya’nın savcılığa başvurup rüşvet istendiği anların ses kayıtlarını vermesinin ardından Menderes Belediyesi’nin yeni dönem Belediye Başkanı ve Menderes Belediyesi İmar Müdürlüğü harekete geçti. Belediye yetkilileri, Karakaya’nın geçmiş dönemde yaptığı inşaatları denetleyerek mühürlediği, yeni yapılacak inşaata ise çeşitli gerekçelerle ruhsat vermediği öne sürüldü. Rüşvet iddialarının yalnızca kendi dosyasıyla sınırlı olmadığını ifade eden Karakaya, Menderes Belediyesi’nde ruhsat süreçlerinde başka müteahhitlerden de rüşvet alındığını iddia etti. Karakaya, yetkililere seslenerek ilçede döndüğünü ileri sürdüğü rüşvet çarkının bir an önce durdurulmasını istedi. "Müteahhitler adeta ‘yolunacak kaz’ olarak görülüyor" Yaklaşık 10 yıldır Menderes ilçesinde inşaat işiyle uğraştığını vurgulayan Harun Karakaya, "Bu görmüş olduğunuz yerde, Menderes’te 32 villalık bir proje yapacağım. Ancak Aralık ayından beri ruhsatımı alamıyorum. Bin bir türlü zorluk çıkarılıyor, hatalı imar durumları veriliyor. Ellerinden ne geliyorsa yapıyorlar. Dürüst ve düzgün çalışan insanlar ruhsatlarını alamıyor. Ancak gelinen noktada, özellikle son 3 ayda parayı basan herkes oturma ruhsatlarını alabiliyor. Menderes Belediyesi şu anda bu halde. Daha önceki dönemlerde bu tür sıkıntılar yaşamamıştım. Benim başıma bunların gelmesinin nedeni, yaklaşık 1,5 yıl önce Menderes Belediyesi’ne ait rüşvet ses kayıtlarını savcılığa teslim etmemdir. O günden sonra başıma gelmeyen kalmadı. Sadece bana, Harun Karakaya’ya, inşaat yaptırmamak için ellerinden geleni yapıyorlar. Menderes Belediyesi’nde şu an müteahhitler adeta ’yolunacak kaz’ olarak görülüyor. Belediye Başkanı, Başkan Yardımcısı, İmar Müdürlüğü hepsi bu rüşvet ağına dahil. Bu kadar açık şekilde yapılan usulsüzlükler karşısında çaresiz kaldık" diye ekledi. Yetkililerden yardım bekliyorlar Devlet yetkilileri ve Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı’na seslenen Karakaya, "Valim, İçişleri Bakanım, Kaymakamım ve Başsavcım... Ne olur bize yardım edin. Bu rüşvet düzeni artık son bulsun. Dürüst çalışan müteahhitlerin arkasında durun ki bu düzen değişsin. İki gün önce sosyal medyadan Sayın Özgür Özel’e de çağrıda bulundum. Ne olur Menderes müteahhitlerine yardım edin. Bizi bitirecekler. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve Mülkiye müfettişleri buraya gelsin, son 3-4 ayda neler döndüğünü incelesin. Sayın Özgür Özel, Manavgat’ta nasıl soruşturma başlattıysanız, lütfen burada da aynısını yapın. Burası Cumhuriyet Halk Partisi’nin belediyesi. Bu görev size düşer. Bizim sesimizi duyun" ifadelerini kullandı.
Aliağa’da engelleri aşan eğitim
18 Temmuz 2025 Cuma - 15:15 Aliağa’da engelleri aşan eğitim Aliağa Belediyesi Alia Park Atla Terapi ve Rehabilitasyon Merkezi bünyesinde hizmet veren Özel Aliağa Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi, özel ihtiyaçlı çocukların gelişimlerine katkı sundu. Fizyoterapistler, özel eğitim öğretmenleri, uzman öğreticiler, psikologlar, ergoterapistler ve dil-konuşma uzmanlarıyla ayda yaklaşık 200 öğrenciye hizmet veren merkez, 14 sınıfta çocukların duygusal, sosyal, dil ve fiziksel gelişimlerini destekliyor. Çocukların bağımsız yaşam becerileri kazanmalarına, kendilerini ifade edebilmelerine ve toplumsal yaşama aktif bireyler olarak katılabilmelerine katkı sağlayan merkezde, klasik eğitimin yanı sıra "Atla Terapi" programı da uygulanıyor. Açıldığı günden bu yana yaklaşık 3 bin atla terapi seansı gerçekleştirilen merkezde, özel çocukların sosyalleşme ve iletişim becerileri güçlendirilirken nörolojik, fizyolojik ve psikolojik gelişimlerine de destek olunuyor. Kurum bünyesinde gerçekleştirilen çeşitli etkinliklerle de öğrenciler, aileler ve eğitmenler bir araya gelerek keyifli anlar yaşıyor. Ayrıca, Aliağa halkına binicilik sporunu sevdirmek ve lisanslı biniciler yetiştirmek amacıyla hizmet veren merkezde çocuk ve yetişkin olmak üzere bugüne kadar yaklaşık 200 öğrenciye de binicilik dersi verildi. Başkan Acar’dan eğitmenlere teşekkür sertifikası Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Özel Aliağa Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi’nde görev yapan eğitmenlere teşekkür sertifikası takdim etti. Eğitmenlere hitaben yaptığı konuşmada özel eğitim öğretmenlerinin ve uzmanların üstlendiği görevin önemine dikkat çeken Başkan Serkan Acar, şunları söyledi: "Belediye olarak Aliağa halkına pek çok alanda hizmet sunuyoruz. Ancak bunlar arasında belki de en kıymetli ve en anlamlı olanı, rehabilitasyon merkezimizde yürüttüğümüz çalışmalardır. Burada özel çocuklarımızın hayatlarına dokunuyor, onların gelişimine katkı sağlıyoruz. Sizler belediyemiz çatısı altında görev yapıyorsunuz ama çocuklarımıza verdiğiniz emek ve sağladığınız katkılar bizim için de, aileler için de son derece değerli. Sizlerin özverisi, sadece çocuklarımızın değil, ailelerinin de yaşamına dokunuyor. Daha önce de ifade ettiğim gibi çok önemli bir misyona sahipsiniz. Bu anlamlı görevi en iyi şekilde yerine getirme çabanız için yürekten teşekkür ediyorum. ‘Söz uçar, yazı kalır’ derler; ben hem sözle hem de hazırladığımız belgelerle bu minnettarlığımızı somutlaştırmak istedim. İnşallah bundan sonra da hep birlikte daha nice hizmetleri özel çocuklarımıza ve ailelerine sunmaya devam ederiz" Program sonunda Başkan Serkan Acar, eğitmenlere teşekkür belgelerini takdim etti.
ASLANEGE Grup’ta üst düzey atama: Yeni genel müdür Ünal Bay göreve başladı
18 Temmuz 2025 Cuma - 14:36 ASLANEGE Grup’ta üst düzey atama: Yeni genel müdür Ünal Bay göreve başladı Güvenlik ve entegre hizmetler alanında faaliyet gösteren ASLANEGE Grup, yönetim kadrosunu deneyimli bir isimle güçlendirdi. Sektörün önde gelen yöneticilerinden Ünal Bay, ASLANEGE Grup’un genel müdürlük görevini üstlendi. İzmir merkezli ve Türkiye genelinde 2 bini aşkın personeliyle hizmet sunan ASLANEGE Grup, bu stratejik adımla birlikte hizmet kalitesini artırmayı, müşteri memnuniyetini üst seviyeye taşımayı ve kurumsal büyümeyi daha güçlü temellere oturtmayı hedefliyor. Yeni dönemde dijitalleşme, insan kaynağı gelişimi ve sektörel çözümlerde derinleşmeye yönelik kapsamlı çalışmalar planlanıyor. Ünal Bay’ın liderliğinde, operasyonel süreçlerin teknolojiyle yeniden yapılandırılması, çalışanlara yönelik eğitim ve gelişim odaklı politikaların uygulanması ve sektörel ihtiyaçlara göre özelleştirilmiş entegre hizmet modellerinin geliştirilmesi öngörülüyor. Bay’ın vizyonu ve tecrübesiyle ASLANEGE’nin daha çevik, verimli ve rekabetçi bir yapıya kavuşması hedefleniyor. Ünal Bay kimdir? Kara Harp Okulu Sistem Mühendisliği mezunu olan Ünal Bay, Anadolu Üniversitesi İktisat Fakültesi’nden de lisans diplomasına sahiptir. Kariyerine Türk Silahlı Kuvvetleri’nde takım komutanı olarak başlayan Bay, özel sektörde uzun yıllar Tepe Savunma ve Güvenlik bünyesinde farklı bölge ve üst yönetim kademelerinde görev yaptı. Ege, Akdeniz ve Çukurova bölgelerinden sorumlu operasyon direktörlüğü ve genel müdürlük gibi kilit görevlerde bulunan Bay, güvenlik sektöründe operasyonel yönetim, dijital dönüşüm ve insan kaynağı stratejileri konusunda güçlü bir birikime sahiptir. ASLANEGE Grup ASLANEGE Grup, özel güvenlik ve entegre hizmetler alanında Türkiye genelinde faaliyet gösteren öncü firmalardan biridir. İzmir merkezli yapısıyla kamu kurumları, özel sektör kuruluşları ve sanayi bölgeleri başta olmak üzere birçok farklı alanda çözüm odaklı hizmet sunmaktadır. Kalite, güven ve sürdürülebilirlik ilkeleri doğrultusunda hareket eden ASLANEGE, hizmet verdiği her alanda fark yaratmayı hedeflemektedir.
Menemen’de hastane konforunda poliklinik
18 Temmuz 2025 Cuma - 12:36 Menemen’de hastane konforunda poliklinik Menemen Belediyesi tarafından yapımı tamamlanan Ulukent Semt Polikliniği farklı branşlardan doktorlar ve röntgen, ultrason gibi hizmetlerle adeta bir hastane gibi hizmet veriyor. Günlük 500 hasta bakma kapasitesi bulunan polikliniğin önemine değinen Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Önceki ay açılışını gerçekleştirdiğimiz polikliniğimiz ile Ulukent ve Kent-2’de oturan hemşehrilerimiz, hastaneye gitmeden yürüme mesafesinde sağlık hizmeti almaya başladı. Hemşehrilerimiz bizim kıymetlilerimiz, onların sağlığı kırmızı çizgimiz. Hep beraber sağlıklı günlerde nice hizmetlerimizde bir arada olmayı hedefliyoruz" dedi. Sağlık yatırımlarına büyük önem veren ve evde bakım, ambulans, hasta nakli, evde fizyoterapi, şeker ve tansiyon ölçümü, pansuman gibi hizmetleri ücretsiz olarak sunan Menemen Belediyesi, sağlık tesislerini de birbiri ardına açarak, ilçeyi sağlık alanında da ön plana çıkardı. Bu kapsamda Asarlık Aile Sağlığı Merkezi’nden sonra geçtiğimiz ay açılan Ulukent Semt Polikliniği de adeta bir hastane gibi hizmet veriyor. Menemen Belediyesi tarafından yapımı tamamlandıktan sonra protokolle Sağlık Bakanlığı’na devredilen 550 metrekarelik tesiste, uzman dahiliye, genel cerrahi, çocuk sağlığı, kadın doğum ve aile hekimliği gibi çeşitli branşlar bulunuyor. Ayrıca ilk müdahale, röntgen, laboratuvar, ultrason gibi hizmetler de yine Ulukent Semt Polikliniği’nde sunulan hizmetler arasında yer alıyor. "Hastalarımız tahlil hizmetine çok hızlı ulaşabiliyor" Günlük 500 hasta kapasiteli Ulukent Semt Polikliniği hakkında bilgi veren Sorumlu Hekim Hüseyin Erdoğan, "5 uzman hekim, 3 hemşire ve 5 personel arkadaşımızla günde yaklaşık 500 hastaya hizmet vermekteyiz. Mevcut hizmetlerimizin yanında EKG hizmetimiz, birinci basamak acil sağlık hizmetimiz, enjeksiyon ve pansuman hizmeti, röntgen, kadın doğumda NST hizmeti gibi hizmetlerimiz mevcuttur." derken, Sorumlu Hemşire Şerife Poçu da, "Menemen Devlet Hastanesi’ne bağlı olarak hizmet vermekteyiz ve kan alma işlemlerini burada da gerçekleştirebiliyor. Böylece hastalarımız, tahlil hizmetine çok daha kolay ve hızlı ulaşabiliyor. Aldığımız ilk tepkiler çok güzel. Bizi komşuları olarak görüyorlar" dedi. Vatandaşlardan teşekkür Öte yandan Ulukent Semt Polikliniği’ne tedavi için gelen vatandaşlar, aldıkları hizmetten ve böyle bir tesisin bölgeye kazandırılmasından memnuniyetlerini dile getirdiler. Funda Özer adlı vatandaş, "İlk kez geldim. Çok memnun kaldım. Çok temiz ve epey zengin bölümleri var. Kanımı verdim ve sonrasında sonuç almak için geleceğim. Burası için böyle bir yer çok fazla gerekliydi ve çok da beklenen bir şeydi. Kim hizmet ediyorsa ona teşekkür etmek gerekiyor. Menemen’in yolunda gittiğini görüyorum ve teşekkür ediyorum" derken Suna Altun ise, "Burası çok güzel ve temiz. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan’dan memnunuz. Kent-2 için güzel işler yapıyor ve yapmaya da devam ediyor. Burada bir spor tesisimiz, aşağıda kütüphanemiz, çocuk parkımız, çocuk köyümüz... Memnunuz" dedi. Deniz Ceylan adlı vatandaş da "Eskiden bir sağlık hizmetine ihtiyaç duyduğumuzda hastaneye gitmemiz gerekiyordu. Şimdi hastane gibi polikliniğimiz var. Özellikle yaşlılarımız ve küçük çocuklu annelerimiz için yaşamı kolaylaştıran bu hizmet için çok teşekkür ediyoruz" sözlerine yer verirken Nazife Turan, "Başkanımız çok güzel işler yapıyor. Kent-2’de böyle bir hizmetin olmasından dolayı çok teşekkür ediyoruz" diye konuştu.
İzmir Ekonomi’deki başarıyla Avrupa’da eğitim fırsatı
18 Temmuz 2025 Cuma - 10:38 İzmir Ekonomi’deki başarıyla Avrupa’da eğitim fırsatı İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) İşletme Fakültesi Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden bu yıl mezun olan Can Arıkan ve Cenker Karagöz, Avrupa Birliği tarafından sayılı gence verilen ‘Jean Monnet’ bursunu almaya hak kazandı. Arıkan ve Karagöz, İspanya ve Hollanda’nın en seçkin üniversitelerinde 1 yıl boyunca yüksek lisans eğitimi alacak. Başarılı öğrencilerden Arıkan, Esade Üniversitesi’nde sürdürülebilirlik yönetimi; Karagöz ise Maastricht Üniversitesi’nde sürdürülebilirlik bilimi politika ve toplum alanında uzmanlaşacak. Dünyanın en tanınmış akademisyenleriyle çalışma fırsatı yakalayacak olan gençler, aynı zamanda çevrelerini genişletme ve yeni kariyer yolları inşa etme şansı da bulacak. Yüksek not ortalamaları, başarılı projeleri ve güçlü referanslarıyla burs komitesinin dikkatini çeken Arıkan ve Karagöz’ün, eğitim ve yaşam giderleri de burs kapsamında karşılanacak. İspanya’da eğitim alacağı için çok heyecanlı olduğunu söyleyen Can Arıkan, "Esade Üniversitesi, Avrupa’nın en bilinen ve en saygın işletme okullarından biri. Burada, sürdürülebilirlik yönetimi alanında 1 yıl boyunca yüksek lisans yapacağım. Daha önce bölümümün imkanları sayesinde Barselona’da Erasmus öğrencisi olmuştum. Bu sefer oradaki bağlantılarımı daha da güçlendirmeye gidiyorum" dedi. "Global bir vizyon kazandıracak" Jean Monnet bursu ile global bir vizyon kazanacağını düşündüğünü ifade eden Arıkan, "Bölümümün yüzde 100 İngilizce olması, hem bursu kazanmamda hem de yüksek lisansa kabulümde bana fayda sağladı. Yüksek lisanstan mezun olduktan sonra sürdürülebilirlik danışmanı olmayı istiyorum. Sürdürülebilirlik, son yıllarda iklim değişikliği ile birlikte önemi ve aciliyeti oldukça artan ve bu konuda bilgili kişilere ihtiyaç duyulan bir alan. Her geçen gün gelişen sürdürülebilirlik uygulamalarına ben de katkı sunmayı, yurt dışında kariyer yapmayı hedefliyorum. İspanya da çalışmayı düşündüğüm ülkelerden birisi" diye konuştu. "Avrupa’nın sayılı üniversitelerinden" İngilizce Mütercim ve Tercümanlık Bölümü’nden girdiği İEÜ’de, Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde de çift anadal yaptığını, bunun da Jean Monnet bursunu kazanma noktasında büyük avantaj sağladığını belirten Cenker Karagöz ise, "İş fırsatları, Brüksel’e olan fiziki yakınlığı ve yüksek lisans yapacağım alandaki kriterlerimi sağlaması gibi sebeplerle Hollanda’yı ve verdiği nitelikli eğitimle dünyada yüzde 1’lik dilimin içinde yer alan Maastricht Üniversitesi’ni tercih ettim. Üniversite; AACSB, EQUIS ve AMBA sertifikaları gibi önemli kalite standartlarına sahip. Bu sertifika; ABD, İngiltere ve Avrupa’da business alanında akreditasyon almayı başaran sayılı üniversitelere veriliyor. Bu üniversiteyi tercih etmemi sağlayan en önemli kriterlerden biri de bu oldu" ifadelerini kullandı. "Hedefim yurt dışında kariyer" Yüksek lisans sonrası kariyerini Avrupa’da sürdürmek istediğini söyleyen Karagöz, "Avrupa Komisyonu tarafından sunulan Blue Book (Mavi Kitap) isimli bir staj programı var. Kazandıktan sonra 5 ay eğitim ve çalışmayı içeren bir düzen. Oraya girip, o yarışın içinden de galip çıkıp AB içinde kendi alanımda çalışmayı ya da özel sektörle AB arasında köprü sağlamayı amaçlayan bir kariyer yapmayı düşünüyorum" dedi. Bursu kazanmasında akademisyenlerinin desteğinin büyük payı olduğunu dile getiren Karagöz, "Özelikle Dr. Öğretim Üyesi Umut Can Adısönmez ve Doç. Dr. Seçkin Barış Gülmez hocalarımın bana çok desteği oldu. Emeği geçen tüm hocalarıma ve verdiği nitelikli eğitimle beni bugünlere hazırlayan üniversiteme minnettarım" dedi. Jean Monnet bursu nedir? Jean Monnet Burs Programı, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı, Merkezi Finans ve İhale Birimi (MFİB) ve Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu ile iş birliği içerisinde yürütülüyor. 1989 yılında Türkiye Cumhuriyeti ve Avrupa Komisyonu arasında yapılan bir anlaşma ile hayata geçirilen burs programı kapsamında, seçili bursiyerlere en az 3 en fazla 12 aylık bir süre boyunca AB üyesi ülkelerde bulunan bir üniversite veya üniversiteye eşdeğer bir kuruluşta araştırma veya lisansüstü eğitim yapma hakkı tanınıyor. Burslar, Türkiye’nin AB’ye uyum süreci kapsamında, AB müktesebatı ile ilgili konularda gerçekleştirilecek çalışmalara tahsis ediliyor.
Tek bir sözle hayata yeniden tutundu
18 Temmuz 2025 Cuma - 10:22 Tek bir sözle hayata yeniden tutundu Elazığ’da 4 yıldır kanserle mücadele eden 70 yaşındaki Penbe Yılmaz, son olarak yemek borusu kanseri olduğunu öğrenince tedavi için doktor doktor gezdi. Radyoterapi ve kemoterapi aldığı için ESD uygulamasında yaşanacak risklerden kaynaklı çoğu doktordan olumsuz cevap alan Penbe Yılmaz’ın umutları, Medicana Sağlık Grubu Gastroenteroloji Bölümü’nden Doç. Dr. Süleyman Günay sayesinde yeşerdi. Penbe Yılmaz, 4 yıl önce kızının yönlendirmesiyle gittiği rutin kontrolde göğsünde kitle olduğunu öğrendi ve tedavi sürecinde uzun süre kemoterapi ve radyoterapi aldı. 3 yıl boyunca devam eden tedavisinin ardından bu kez de yemek borusu kanseri olduğunu öğrendi. Kanserin erken teşhis edilmesi nedeniyle basit bir operasyonla sağlığına kavuşabilecekken, radyoterapi ve kemoterapi aldığı için bu operasyona giremeyen Yılmaz’ın iyileşmeye dair umutları onu İzmir’e getirdi. Medicana International İzmir Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Doç. Dr. Süleyman Günay’la görüşen Penbe Yılmaz’ın tedavisine başlandı. Yapılan ESD operasyonuyla Yılmaz’ın yemek borusundaki tümör temizlendi ve hastanın biyopsi sonucu temiz çıktı. Doktorlar endişeyle yaklaştı Meme kanserinden sonra yemek borusunda tümör görüldüğünü söyleyen Yılmaz, "Yemek borusunda tespit edilen tümör küçük olduğu için Elazığ’daki onkolog bir Endoskopik Submukozal Diseksiyon (ESD) denilen bir ameliyat önerdi. Ancak daha öncesinde radyoterapi aldığımız için doktorlarımız ESD yapamayacaklarını, riskli olduğunu belirttiler. ESD, belli bir aşamada tespit edilen tümörlerin kazıma işlemine deniyor. Özel teknolojilerle tümörlü kısmı vücuttan uzaklaştırıyorlar. Ama ben önceden bir kemoterapi ve radyoterapi tedavisi aldığım için doktorlar ESD uygulamasına endişeyle yaklaştı. Eğer radyoterapi ya da kemoterapi süreçlerim olmasaydı, bu ameliyatı daha kolay bir şekilde olabilirdim" sözlerini kaydetti. Zor bir ameliyattı ama bir sözü yetti Ameliyat olmak ve sağlığına kavuşmak adına doktor doktor gezen Yılmaz, son olarak bir tavsiye üzerine Doç. Dr. Süleyman Günay’a ulaştıklarını anlattı. Bu zamana kadar ulaştıkları doktorlardan ESD uygulamasına dair olumlu yanıt alamadıklarını aktaran Yılmaz, "İlk defa birisi bize olumlu dönüş yaptı. İstanbul’daki birçok doktora evraklarımızı gönderdik. Ama yapamayacaklarını söylediler. Yemek borusu ameliyatı çok zor bir ameliyattı. Ya ESD yapılacaktı ya da cerrahi bir operasyon geçirecektim. ESD’yi Doç. Dr. Süleyman Günay yaptı. İnsan böyle zamanlarda bir umut ışığı arıyor" diye konuştu. Penbe Yılmaz’a uygulanan tedavi hakkında bilgi veren Doç. Dr. Süleyman Günay, "Hasta daha öncesinde radyoterapi ve kemoterapi aldığı için ESD işlemini yapmak zorlaşıyor ve hasta bazı komplikasyonlara açık hale geliyor. Çünkü kemoterapi ve radyoterapi sırasında hastanın yemek borusundaki tabakalar birbirine yapışıyor. Bu da ameliyatı riskli kategoriye taşıdığından, ESD işlemini uygulamak zorlaşabiliyor. Ancak bu tür hastalara endoskopik tedavi imkanı sunulabilir" sözlerini kaydetti. Doç. Dr. Süleyman Günay, ESD operasyonuyla Penbe Yılmaz’ın yemek borusundaki tümörün temizlendiğini ve hastanın biyopsi sonucunun temiz çıktığını söyledi. Hastaların çoğuna cerrahi işlem öneriliyor Hasta Penbe Yılmaz’ın vakasında olduğu gibi çoğu hastaya cerrahi ameliyat önerildiğinin altını çizen Doç. Dr. Süleyman Günay, "Cerrahi müdahale sonrası hastanın yaşam konforu bozulabiliyor. Ameliyata bağlı ciddi komplikasyonlar gelişebiliyor. Yemek borusunun bir kısmı alınıp tekrar mide ile ağızlaştırınca hastalarda reflü atakları olabiliyor. Mide boşalım problemleri olabiliyor" diye konuştu. Hastaya, Endoskopik Mukoza Rezeksiyonu (EMR) yapılması mümkün olmadığında ESD yapıldığını aktaran Doç. Dr. Süleyman Günay, "ESD denilen işlem, kalın bağırsakta daha rahat ve güvenli yapılabilir. Ama yemek borusu çok ince olduğundan aynı işlemi bu bölgede yapmak daha büyük hassasiyet gerektiriyor" dedi. Doç. Dr. Süleyman Günay, hastaların cerrahi işlemden önce mutlaka uzman görüşü alarak, endoskopik tedavinin mümkün olup olmayacağını öğrenmelerini tavsiye etti.