Yerel Haberler
İzmir
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nde bomba ve tahliye tatbikatı 27 Şubat 2026 Cuma - 12:33:22 İzmir Bölge Adliye Mahkemesi hizmet binasında, çeşitli kurumların katılımıyla kontrollü bomba imha tatbikatı düzenlendi. Ekiplerin ortaklaşa yürüttüğü tatbikatta, senaryo gereği binaya bırakılan şüpheli paketler imha edilerek personel ve vatandaşların güvenli tahliyesi sağlandı. Tatbikat senaryosuna göre, terör örgütü üyeleri yaklaşık bir ay boyunca adliye binasında keşif yaptı. Bina kat planlarını ele geçiren şüpheliler, eylem hazırlığını tamamlayarak vatandaş kılığında binaya girdi. A Blok 8. kat başkanlık önüne ve güney ana giriş kapısına birer adet siyah çanta bırakıldı. Binanın santral kısmına gelen isimsiz ihbar üzerine güvenlik kameraları incelemeye alındı ve şüpheli paketler tespit edildi. Anons sistemiyle tüm binaya ihbarlı tatbikat yapılacağı duyuruldu. Bölge Adliye Mahkemesi’nde görevli emniyet mensupları, dış çemberde güvenlik tedbirleri alarak kuşatmayı tamamladı. Acil durum yöneticisi, ekip liderlerine ve blok sorumlularına bilgi vererek harekete geçmelerini sağladı. Eş zamanlı olarak 112 Acil Çağrı Merkezi’ne ihbarda bulunuldu. Binanın güvenli ve hızlı tahliyesi için boşaltma kodu verilerek sirenler çalındı. Tahliye rehberleri eşliğinde kamu personeli ve vatandaşlar kuzey cephedeki toplanma alanlarına yönlendirildi. Uzman ekipler müdahale etti Olay yerine sevk edilen bomba imha uzmanları, güney giriş kapısında güvenlik koridoru oluşturdu. Ekiplerin olay yerine ulaşmasının ardından iki farklı noktada bulunan şüpheli paketlere müdahale edildi. Şüpheli paket içerisinde kimyasal madde olma ihtimaline karşı AFAD KBRN ekipleri alana sevk edildi. Ekiplerin yaptığı ölçümlerin negatif çıkmasının ardından içeride kalan personelin tahliyesine başlandı. Senaryo gereği şüpheliler tespit edildi UMKE ekipleri bölgeye sahra hastanesi kurarken, AFAD ekipleri terasta bekleyenler için havai hat oluşturdu. İtfaiye ekipleri de kurtarma ve tahliye çalışmalarına destek verdi. Acil durum ekipleri binayı baştan sona kontrol etti. Terörle Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, güvenlik kameralarını inceleyerek şüpheli paketleri bırakan kişiyi yakalamak için çalışma başlattı. Adliye birimleri, AFAD, emniyet, itfaiye ve UMKE ekiplerinin katılımıyla başarıyla gerçekleştiriken tatbikat, toplanma alanı sorumlularının sayım tutanaklarını hazırlamasıyla sona erdi.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:44 Tarama ve aşı hayat kurtarıyor Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında düzenlenen etkinlikte Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hakan Sabırlı ile Medikal Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Murat Keser, rahim ağzı kanseri, HPV aşısı ve pap smear testinin önemi hakkında bilgi verdi. Hafızalara kazınan etkinliğin moderatörlüğünü ise sevilen oyuncu Doğa Rutkay üstlendi. Her yıl binlerce kadının hayatını etkileyen rahim ağzı kanseri, doğru tarama ve aşı programlarıyla büyük oranda önlenebiliyor. Bu önemli başlık, Rahim Ağzı Kanseri Farkındalık Ayı kapsamında Çeşme’de düzenlenen özel bir söyleşide uzman hekimler tarafından tüm yönleriyle değerlendirildi. Medicana Çeşme Tıp Merkezi tarafından, rahim ağzı kanserine karşı alınabilecek önlemler alanında uzman hekimlerce masaya yatırıldı. Moderatörlüğünü sevilen oyuncu Doğa Rutkay’ın yaptığı söyleşide Medicana International İzmir Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Hakan Sabırlı ve Medikal Onkoloji Uzmanı Uzm. Dr. Murat Keser, rahim ağzı kanserine ilişkin hem bilgi verdi hem de akıllardaki soru işaretlerini giderdi. Erken tanıda tedavi başarısı artıyor Söyleşide rahim ağzı kanserinin büyük oranda önlenebilir bir hastalık olduğu vurgulandı. Düzenli smear testleri ve HPV taramalarının erken tanıdaki hayati rolüne dikkat çekildi. Uzmanlar, erken evrede tespit edilen vakalarda tedavi başarısının oldukça yüksek olduğunu belirtti. Kadınların düzenli jinekolojik kontrollerini ihmal etmemesi gerektiği ifade edildi. HPV’nin yalnızca kadınları değil, erkekleri de etkileyebilen yaygın bir virüs olduğu aktarıldı. Bulaş yolları, risk faktörleri ve korunma yöntemleri hakkında kapsamlı bilgiler paylaşıldı. HPV aşısının koruyuculuğu da ele alınan önemli başlıklar arasında yer aldı. Aşının 9-14 yaş aralığında iki doz olarak uygulanması öneriliyor. Daha ileri yaş gruplarında ise üç dozluk program tercih ediliyor. Uzmanlar, aşının hem kadınlar hem de erkekler için koruyucu olduğunu vurguladı. Toplum bağışıklığı için aşılama bilincinin yaygınlaşmasının önemine dikkat çekildi. HPV teşhisi sonrası izlem süreci ve tedavi seçenekleri de değerlendirildi. Erken müdahale ile vakaların büyük bölümünün kontrol altına alınabildiği belirtildi. Modern tedavi yöntemleri sayesinde hastaların günlük yaşamlarını büyük ölçüde sürdürebildiği ifade edildi. Tedavi sürecinde psikolojik destek ve düzenli takibin önemi özellikle vurgulandı.
27 Şubat 2026 Cuma - 11:06 Yaren’e dayısı, anneye de ağabeyi can oldu İzmir’de böbrek yetmezliği tedavisi gören 12 yaşındaki Yaren Kara, Acıbadem Kent Hastanesi’nde dayısından nakledilen böbrekle sağlığına kavuştu. Küçük kızın annesinin de yıllar önce aynı hastanede diğer ağabeyinden aldığı böbrekle hayata tutunduğu ortaya çıktı. Yaren Kara (12), dört yıl önce böbrek yetmezliğine yol açan nefronoftizis tanısı alarak zorlu bir tedavi sürecine girdi. Yaşadığı ciddi protein kaybı ve yükselen kreatinin değerleri sonucunda hastalığı son dönem böbrek yetmezliğine evrilen küçük kız için diyaliz veya böbrek nakli seçenekleri değerlendirildi. Hastalığı ilerleyen küçük kıza, dedesinin kan grubu uyuşmazlığı nedeniyle donör olamaması üzerine dayısı Burhan Ayhan (45) gönüllü oldu. Gerekli tetkiklerin ardından Yaren Kara, Acıbadem Kent Hastanesinde Uzm. Dr. Işık Özgü ve Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu’nun yer aldığı bir ekibin gerçekleştirdiği ameliyatla dayısından alınan böbrekle yeni bir hayata adım attı. Yaren’in 2013 yılında dünyaya gelmesinden yıllar önce anne Songül Kara (40) da aynı hastanede diğer ağabeyi Ağıt Ayhan’dan (51) nakledilen böbrekle sağlığına kavuştu. Başarılı nakil süreci Hastanın böbrek işlevlerinin iyiye gittiğini belirten Acıbadem Kent Hastanesi Çocuk Nefrolojisi Uzmanı Prof. Dr. Ahmet Keskinoğlu, "Yaren, geçirdiği tubülüs hastalığına bağlı olarak son dönem böbrek yetmezliği aşamasına ulaşmıştı. Bu süreçte öncelikle ciddi boyutta protein kaybı yaşanmış, ardından kreatinin düzeylerinin yükselmesiyle hastalık, son dönem böbrek yetmezliğine evrilmişti. Tedavi aşamasında böbrek nakli veya diyaliz olmak üzere iki seçenek değerlendirildi. Canlı donör bulunması üzerine, hastamıza dayısından böbrek nakli gerçekleştirildi. Operasyon oldukça başarılı geçmiş olup halihazırda hastamızın böbrek işlevleri son derece iyi seyretmekte." ifadelerini kullandı. Genetik faktörler Benzer nakil ihtiyaçlarının aile fertlerinde görülebileceğine dikkat çeken Acıbadem Kent Hastanesi Böbrek Nakli Programı Sorumlusu Uzm. Dr. Işık Özgü, "Pediatrik hastamızın annesi de yıllar önce kurumumuzda böbrek nakli ameliyatı geçirdi. Bazı hastalıkların genetik geçişli olması nedeniyle, zaman içerisinde diğer aile fertlerinde de benzer nakil ihtiyaçları doğabilmektedir. Bugüne dek her iki hastamızın da tedavi süreçleri son derece olumlu ilerlemiştir ve bu durumun aynı şekilde devam etmesini temenni etmekteyiz. Hastamızın dayısından gerçekleştirilen böbrek nakli sonrasında, hem alıcının hem de vericinin genel sağlık durumları gayet iyidir ve herhangi bir komplikasyon bulunmamaktadır" şeklinde konuştu. Anne ve kızı aynı kaderi yaşadı Kızıyla aynı süreçlerden geçtiğini anlatan anne Songül Kara, "Kızımın tedavi süreci dört yıl önce başlamış olup, bir anne olarak psikolojik etkilerini göz önünde bulundurarak durumu kendisiyle yeni paylaştım. Farklı sağlık kuruluşlarındaki tedavi süreçlerimizin ardından bu hastaneye başvurduk ve nakil işlemimiz burada gerçekleştirildi. Yıllar önce büyük ağabeyimden bana yapılan böbrek nakli de bu kurumda yapılmıştı. Bugün ise küçük ağabeyim, kızıma donör oldu. Organ naklinde kan grubu uyumu büyük önem taşıdığından ve ağabeyimin kan grubu uyumlu olup gönüllü olması sebebiyle nakil ondan gerçekleştirildi. Babam da donör olmak istemesine rağmen kan grubu uyuşmazlığı nedeniyle bu mümkün olmadı. Büyük ağabeyimin bana, küçük ağabeyimin ise kızıma böbrek vermesinin değeri paha biçilemezdir. Donörler operasyon sonrasında hızla normal hayatlarına dönmektedir. Verici olmanın sağlık açısından kalıcı bir olumsuzluğu bulunmamaktadır, yalnızca cerrahi bir müdahale geçirilmektedir. Aile bağları kuvvetli olsa dahi organ bağışı konusunda çekimser kalan bireyler olabilmektedir. Ancak gönüllülük esasına dayanan bu fedakarlığın, herkes tarafından benimsenmesi gerektiğine inanıyorum. Yaren’i uzun bir iyileşme süreci beklemektedir fakat zamanla sağlığına tam anlamıyla kavuşacaktır." dedi. Yeniden hayata tutundu Ameliyat sonrası hızla toparlandığını dile getiren Yaren Kara, "Mevcut sağlık durumum oldukça iyi. Nakil ameliyatımın gerçekleştiği ilk gece ve takip eden gün bir miktar ağrım oldu. Damar yolu gibi tıbbi müdahalelere bağlı ağrılardan ziyade, dikişlerimde ve karın bölgemde dönemsel ağrılar hissettim. Ancak şu anki süreçte ayağa kalkıp yürümeye başladım. Kendi başıma hareket edebilsem de herhangi bir risk almamak adına genellikle annemin refakatinde bulunuyorum. Bana bu imkanı sağlayan dayıma sonsuz teşekkürlerimi sunuyorum, minnetimi kelimelerle ifade etmem oldukça güç. Organ bağışı konusunda ise şunları belirtmek isterim. Aile içinde kan grubu uyan fakat donör olmak istemeyen bireyler olabiliyor. Oysaki bağış yapan kişiler ameliyat sonrasında normal yaşamlarına sorunsuz bir şekilde devam edebilmektedir. Organ bağışı tamamen gönüllülük esasına dayansa da bir hayata dokunabilmek adına herkesin bu konuda daha duyarlı olması gerektiğini düşünüyorum" açıklamasında bulundu. Böbreği Yıllar önce kardeşi Songül Kara’ya böbreğini veren Ağıt Ayhan (51), "Aile olarak bu hastalıkla ilk kez yıllar önce karşılaştık ve bir ağabeyimi bu rahatsızlık nedeniyle kaybettik. O dönemde organ nakli günümüzdeki kadar gelişmemişti ve toplumda böbrek bağışına dair ciddi ön yargılar bulunmaktaydı. Yaptığım araştırmalar sonucunda organ bağışının, tam olarak kan vermek kadar basit olmasa da korkulacak bir süreç olmadığını gördüm. Gönüllü olarak yapıldığında donör için hiçbir sorun teşkil etmediği gibi, alıcının da tedaviye çok daha hızlı ve olumlu yanıt vermesini sağlamaktadır. Kendi ameliyat sürecimde doktorum hastanede üç gün kalmam gerektiğini belirttiğinde, ailemin geçimini sağlayan kişi olduğumu ve dördüncü gün işime dönmek zorunda olduğumu ifade ettim. Ağır fiziksel aktivitelerden kaçınmam şartıyla bu duruma onay verildi. Gerekli tüm organizasyonlar titizlikle yapılarak kız kardeşimin taburcu işlemleri bir hafta içinde tamamlandı. Hastanenin o dönemdeki hassas protokolleri gereği içeriye refakatçi dahi kabul edilmemişti, süreç son derece profesyonelce yönetildi. Şimdi ise diğer kardeşim Burhan’ın yeğenime böbrek vermesiyle, ailemizde nakil olan kişi sayısı üçe yükseldi. Organ bağışından çekinmeyiniz. Bir insanın hayatını kurtarmanın verdiği mutluluk ve huzur, her türlü tereddüdün ötesindedir" diye ekledi.
Harmandalı sakinlerinden ‘çöplük orman olsun’ çağrısı
17 Ocak 2026 Cumartesi - 14:00 Harmandalı sakinlerinden ‘çöplük orman olsun’ çağrısı İzmir’in Çiğli ilçesinde bulunan ve 1 Ocak 2026 itibarıyla çöp alımı durdurulan Harmandalı Katı Atık Depolama Tesisi önünde toplanan bölge halkı, alanın tamamen kapatılarak ağaçlandırılmasını istedi. Yapılan basın açıklamasında, tesisin tekrar açılacağı yönündeki duyumlardan endişe duyulduğu belirtilerek yetkililere "resmi açıklama yapın" çağrısında bulunuldu. İzmir’in en tartışmalı noktalarından biri olan Harmandalı Katı Atık Depolama Tesisi, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından verilen geçici iznin 31 Aralık 2025’te sona ermesinin ardından yeni yılla birlikte çöp alımına kapatıldı. 1 Ocak 2026’dan bu yana tesise çöp dökülmezken, bölge sakinleri ve mahalle muhtarları tesis önünde bir araya gelerek basın açıklaması yaptı. Halk, alanın ıslah edilerek "Kent Ormanı"na dönüştürülmesini talep etti. "Şirketin 10 gün sonra çöp gelecek dediği iddia ediliyor" Basın açıklamasında konuşan Cumhuriyet Mahallesi eski Muhtarı Dursun Ali Kazar, belirsizliğin sürdüğünü ifade ederek, "Burada toplanmamızın sebebi Harmandalı çöpünün kapanmış olması. Ancak yetkililerden resmi bir açıklama gelmediği için endişeliyiz. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Cemil Tugay’ın ‘Artık oraya başvurmadık, çöp istemiyoruz’ dediğini duyuyoruz. Ancak bölgedeki şirketin ’10 gün sonra buraya tekrar çöp gelecek’ dediği yönünde duyumlar alıyoruz. Bu şirketin çalışma izni ve ruhsatı var mı? Çevre İl Müdürlüğü’nü göreve davet ediyorum. Biz burada yaşamak istiyoruz; havamızı, yeraltı sularımızı korumak istiyoruz" dedi. "33 yıldır vahşi depolama yapılıyor" Ahmet Efendi Mahallesi Muhtarı Hasan Ali Baytaş ise hukuk mücadelesinin 18-19 yıldır sürdüğünü hatırlatarak, "Danıştay 4. Dairesi, Harmandalı çöpünün çevreye ve halka tehlike arz ettiği gerekçesiyle kapatılması kararını vermişti. 31 Aralık itibarıyla Bakanlığın ek süreyi uzatmaması nedeniyle kendilerine teşekkür ediyoruz. Ancak 33 yıldır burada vahşi depolama yapılıyor. Yıllar önce bize verilen broşürlerde buranın bir yıl sonra kapatılacağı, halk ormanı ve yürüyüş yolları olacağı söylenmişti. Bugün ise hala sefalet ve rezalet devam ediyor" diye konuştu. "Bölge halkı olarak takipçisiyiz" Tesisin bulunduğu bölgede toprak kaymaları ve heyelanlar yaşandığını, 14 hanenin tahliye edildiğini hatırlatan Baytaş, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Çöp dökümü durdurulmuş olsa da 44 hektarlık arka bölge için yeni planlamalar yapıldığı fısıltıları geliyor. Harmandalı halkı bunu asla kabul etmeyecektir. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bir an önce burayı ıslah etmesi ve verdiği sözleri tutması gerekiyor. Bu sorun sadece muhtarların değil, tüm Çiğli halkının, belediye başkanının ve sivil toplum kuruluşlarının sorunudur. Kazanılmış mahkeme kararının sonuna kadar takipçisi olacağız." Güvenlik önlemleri altında gerçekleştirilen basın açıklamasının ardından grup, olaysız bir şekilde dağıldı.
Ege Basım Yayın Dağıtım ile ÜçDörtBeş Allstar’dan eğitimde güç birliği
17 Ocak 2026 Cumartesi - 10:52 Ege Basım Yayın Dağıtım ile ÜçDörtBeş Allstar’dan eğitimde güç birliği Ege Basım Yayın Dağıtım ve ÜçDörtBeş Allstar, eğitimde dijital dönüşümü hızlandırmak ve kurumlara nitelikli çözümler sunmak amacıyla dev bir iş birliğine imza attı. Eğitim yayıncılığı ve dağıtımı alanında uzun yıllardır faaliyet gösteren Ege Basım Yayın Dağıtım, dijital dönüşümün hız kazandığı eğitim dünyasında önemli bir iş birliğine imza attı. Ege Basım Yayın Dağıtım ile ÜçDörtBeş Allstar arasında gerçekleştirilen güç birliği, düzenlenen lansmanla kamuoyuna tanıtıldı. Lansmanda yapılan açıklamada, Ege Basım Yayın Dağıtım’ın eğitim kurumlarıyla kurduğu iş birliklerinin yalnızca satış odaklı değil; sürdürülebilir ve uzun vadeli bir çözüm ortaklığı anlayışına dayandığı vurgulandı. Bir öğrencinin edindiği her kitabın onun hayatına değer katan önemli bir unsur olduğu belirtilerek, bu sorumluluk bilinciyle hareket edildiği ifade edildi. Bu vizyon doğrultusunda, binden fazla eğitim kurumuna hizmet veren, güçlü altyapısı ve geniş ürün gamıyla öne çıkan ÜçDörtBeş Allstar ile gerçekleştirilen iş birliğiyle; dijital dönüşümün eğitim alanındaki etkisinin artırılması ve kurumlara daha nitelikli çözümler sunulması hedefleniyor. Açıklamada ayrıca, nitelikli içeriğin doğru kurumlara, doğru zamanda ve doğru yöntemlerle ulaştırılmasının önemine dikkat çekilirken; Ege Basım Yayın Dağıtım bu sürecin güvenilir bir paydaşı olmaktan duyduğu gururu dile getirdi. Lansman kapsamında sektörün önde gelen yayınevleri ve eğitim paydaşları bir araya gelirken, katılımcılar iş birliğinin detaylarını doğrudan yetkililerden dinleme fırsatı buldu. Programın devamında ÜçDörtBeş Allstar tarafından gerçekleştirilen sunumda; markanın dijital yüzü, yenilikçi altyapısı ve eğitim süreçlerine değer katan dijital içerikleri katılımcılarla paylaşıldı. Ege Basım Yayın Dağıtım yetkilileri, devlet okulları, özel eğitim kurumları ve kurs merkezlerine yalnızca bir tedarikçi olarak değil, gerçek bir çözüm ortağı olarak hizmet etmeyi sürdüreceklerini vurguladı.
Hem kaçak moloz döktü, hem ehliyetsiz, hem de polise direndi
17 Ocak 2026 Cumartesi - 10:24 Hem kaçak moloz döktü, hem ehliyetsiz, hem de polise direndi İzmir’de polisin uygulama noktasında durdurduğu ve kimlik ibraz etmeyerek araçtan inmeyi reddeden sürücünün o anları cep telefonu kamerasına yansıdı. Yapılan incelemede sürücünün ehliyetsiz olduğu ve daha önce kaçak moloz dökerek "dur" ihtarına uymadığı belirlendi. Edinilen bilgiye göre, İzmir Emniyet Müdürlüğü ekipleri, daha önce kaçak moloz döktüğü tespitiyle plakası tüm birimlere bildirilen ve "dur" ihtarına uymayarak kaçan 35 BAZ 439 plakalı aracı uygulama noktasında durdurdu. Polis ekiplerinin ehliyet ve kimlik kontrolü talebine olumsuz yanıt veren sürücü, araçtan inmemek için direndi. O anları kayda aldı Sürücü, polis ekiplerinin kendisini araçtan indirmeye çalıştığı anları cep telefonu kamerasıyla kayda alarak tepki gösterdi. Görüntülerde sürücünün, "Zorla beni aracımdan indirmeye çalışıyor. Ben burada işimi yapmaya çalışıyorum" dediği duyulurken; polis memurunun ise "Ehliyetin olmadığını söylüyorsun, lütfen iner misin aşağı, kimlik vermiyorsun polise" şeklinde yanıt verdiği anlar yer aldı. Sicili kabarık çıktı Ekiplerin yaptığı sorgulamada, polise zorluk çıkaran sürücünün ehliyetsiz araç kullandığı, daha önce çevre kirliliğine yol açacak şekilde kaçak moloz dökümü yaptığı ve güvenlik güçlerinin ikazlarına uymadığı tespit edildi. Olayla ilgili gerekli yasal işlemlerin başlatıldığı öğrenildi.
Cinayet zanlısı, hobi bahçesinde otomatik silah ve uyuşturucuyla yakalandı
17 Ocak 2026 Cumartesi - 09:51 Cinayet zanlısı, hobi bahçesinde otomatik silah ve uyuşturucuyla yakalandı İzmir’in Menderes ilçesinde, ’Kasten Öldürme’ suçundan 29 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunan firari hükümlü, düzenlenen operasyonla bir hobi bahçesinde yakalandı. Operasyonda şüpheliyle birlikte 2 kişi daha gözaltına alınırken, adreste yapılan aramada otomatik tabanca ve uyuşturucu madde ele geçirildi. İzmir Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü ve Asayiş Şube Müdürlüğü Aranan Şahıslar Büro Amirliği koordinesinde, aranan şahısların yakalanmasına yönelik geniş çaplı bir çalışma başlatıldı. Çalışmalar kapsamında, hakkında ’Kasten Öldürme’ ve ’Hükümlü veya Tutuklunun Kaçması’ suçlarından 29 yıl 7 ay 10 gün kesinleşmiş hapis cezası ile çok sayıda suç kaydı bulunan S.A.’nın Menderes ilçesindeki bir hobi bahçesinde saklandığı tespit edildi. Ekiplerden ortak operasyon 13 Ocak tarihinde belirlenen adrese; İstihbarat Şube, Asayiş Şube, Menderes İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından ortak operasyon düzenlendi. Gerçekleştirilen başarılı operasyonda, firari hükümlü S.A. ve beraberindeki 2 şüpheli kıskıvrak yakalanarak gözaltına alındı. Otomatik silah ve uyuşturucu çıktı Şüphelilerin saklandığı adreste yapılan aramalarda çok sayıda suç unsuru ele geçirildi. Aramalarda; 1 otomatik silah, 179 adet fişek, bir kilogram esrar, 736 gram kokain maddesi, 46 adet uyuşturucu hap, 1 adet hassas tartı ile 114 bin TL ve 1 ABD doları nakit para ele geçirildi. Yakalanan 3 şahıs, emniyetteki işlemlerinin tamamlanmasının ardından adli birimlere teslim edildi.
AK Parti İzmir İl Başkanı Saygılı: "AK Parti laf değil, eser üretir"
16 Ocak 2026 Cuma - 19:09 AK Parti İzmir İl Başkanı Saygılı: "AK Parti laf değil, eser üretir" AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Bergama Millet Bahçesi’nin açılışı dolayısıyla yayımladığı mesajda, "AK Parti laf değil, eser üretir; polemik değil, hizmet yapar. Tüm engelleme ve mazeret siyasetine rağmen bu eseri Bergama’ya kazandırdık" dedi. AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, Bergama Millet Bahçesi ve Çamlı Park projesinin tamamlanarak hizmete açılmasının ardından değerlendirmelerde bulundu. Projenin Bergama’nın çehresini değiştiren örnek bir yatırım olduğunu vurgulayan Saygılı, eser ve hizmet siyasetine dikkat çekti. "Bergama’nın çehresini değiştiren örnek bir yatırım" Bergama Millet Bahçesi’nin toplam 63 bin metrekarelik bir alan üzerinde inşa edildiğini belirten Saygılı, "Bugün Bergama’da, Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde AK Parti iktidarlarının İzmir’e ve Bergama’ya kazandırdığı eser ve hizmet siyasetinin en somut örneklerinden birini daha milletimizle buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. Bergama Millet Bahçesi ve Çamlı Park; doğasıyla, sosyal yaşam alanlarıyla, spor ve kültür donatılarıyla şehre değer katan örnek bir yatırımdır. Proje kapsamında otopark, Millet Kıraathanesi ve ticari birimler titizlikle inşa edilmiştir" ifadelerini kullandı. Sosyal donatılar ve geniş yeşil alanlar Başkan Saygılı, tesisin içeriğine dair teknik detayları da paylaşarak şu bilgileri verdi: "Millet Kıraathanesi binasında kütüphane, çocuk kütüphanesi, kafeterya ve çocuk oyun alanı gibi sosyal alanlar yer alıyor. Çevre düzenlemesi kapsamında ise kaykay pisti, tenis ve basketbol sahaları, biyolojik gölet, macera parkuru, yürüyüş ve bisiklet yolları hemşehrilerimizin hizmetine sunuldu. Peyzaj uygulamalarında 16 bin 139 metrekare çim alan, 579 yapraklı ağaç, erguvanlar ve binlerce çalı grubu bitki kullanılarak yeşili merkeze alan bir yaşam alanı oluşturuldu." "Engellemelere rağmen kazandırdık" Projenin hayata geçirilme sürecine değinen Saygılı, "Bir zamanlar 14 Eylül Stadı ve atıl durumdaki eski dükkânların bulunduğu bu alan; bugün modern bir Millet Bahçesine dönüştürülmüştür. Tüm engelleme ve mazeret siyasetine rağmen; AK Parti iktidarının kararlı iradesi ve bakanlıklarımızın güçlü desteğiyle bu eser Bergama’ya kazandırılmıştır. AK Parti laf değil, eser üretir; polemik değil, hizmet yapar. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde İzmir’i ve Bergama’yı yatırımlarla buluşturmaya devam edeceğiz" dedi.
İzmir’in ilk Millet Bahçesi Bergama’da açıldı
16 Ocak 2026 Cuma - 18:55 İzmir’in ilk Millet Bahçesi Bergama’da açıldı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından inşa edilen İzmir’in ilk Millet Bahçesi, Bergama ilçesinde düzenlenen törenle hizmete girdi. 63 bin metrekarelik alan üzerine kurulan sosyal yaşam merkezi, açılışın ardından Bergama Belediyesi’ne devredildi. Bergama Millet Bahçesi’nin açılış törenine; AK Parti Genel Sekreteri ve İzmir Milletvekili Eyyüp Kadir İnan, İzmir Milletvekilleri Mahmut Atilla Kaya, Ceyda Bölünmez Çankırı ve Yaşar Kırkpınar, TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, Bergama Belediye Başkanı Tanju Çelik, eski belediye başkanları Raşit Ürper ve Hakan Koştu, Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, Bergama Kaymakamı Avni Oral, AK Parti İzmir İl Başkanı Bilal Saygılı, MHP İzmir İl Başkanı Veysel Şahin, siyasi partilerin temsilcileri, bürokratlar ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Şehrin merkezine yeşil bir mühür" Törende konuşan AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan, projenin 40 yıllık bir hayalin sonucu olduğunu ifade ederek, "52 bin metrekarelik alanda, eski stadyum ile Çamlı Park’ı birleştirerek şehrin merkezine ’yeşil bir mühür’ vurduk. Güncel yatırım bedeli 1 milyar TL olan bu proje, sadece bir peyzaj düzenlemesi değildir. Şehrin otopark sorununu çözmek adına yerin altına 10 bin metrekarelik kapalı alana sahip 300 araçlık bir otopark inşa edilmiştir. Ayrıca Millet Kıraathanesi, kütüphane ve sosyal donatılarıyla burası tam teşekküllü bir yaşam merkezi haline gelmiştir" dedi. İnan ayrıca, Bergama’nın çöp sorununa da değinerek ilçenin çöp dağlarıyla değil, yeşil alanlarla anılması gerektiğini vurguladı. İnciraltı’na dev yeşil alan müjdesi İzmir geneline yapılacak yatırımlardan bahseden AK Parti İzmir Milletvekili Mahmut Atilla Kaya, İnciraltı mevkisindeki 5 milyon metrekarelik alanın 2 milyon metrekaresinin yeşil alan olarak planlandığını duyurdu. Kaya, İzmir merkezine Bergama’daki alanın yaklaşık 50 katı büyüklüğünde bir Millet Bahçesi kazandırılacağını açıkladı. "Çevre bir süs değil, sorumluluktur" Hizmet siyasetine vurgu yapan AK Parti İzmir Milletvekili Ceyda Bölünmez Çankırı, "Bizim şehir anlayışımızda yeşil alan bir lütuf değil, bir haktır. Belediyecilik anlayışımızda çevre bir süs değil, bir sorumluluktur" ifadelerini kullanırken; Bergama Belediye Başkanı Tanju Çelik ise alanın 110 bin Bergamalının ortak malı olduğunu belirterek, "Ayrıştıran değil birleştiren bir anlayışla; çocuklarımıza bırakacağımız en büyük miras daha yeşil ve huzurlu bir Bergama olacaktır" şeklinde konuştu. TOKİ’den İzmir’e 175,5 milyar liralık yatırım TOKİ Başkanı Mustafa Levent Sungur, kurumun bölgedeki faaliyetlerine ilişkin teknik verileri paylaştı. Sungur, "TOKİ olarak, güncel rakamlarla bölgeye yaklaşık 175,5 milyar liralık dev bir yatırım gerçekleştirdik. İzmir genelinde toplamda 29 bin 333 konutu, Bergama’da ise 996’sının inşası devam eden toplam bin 270 konutu halkımızın hizmetine sunduk" dedi. Tören, protokol üyelerinin kurdele kesimi ve Millet Bahçesi’nin gezilmesiyle sona erdi.