Yerel Haberler
İzmir
Mehmet Can Karagöz: "Altay olarak her hafta gelişip güçleniyoruz" 22 Şubat 2026 Pazar - 11:28:24 Altay Teknik Direktörü Mehmet Can Karagöz, kulüp tarihinden aldıkları ilhamla bir takım kimliği oluşturduklarını belirterek, "Bu kimliği her geçen hafta daha da geliştiriyor ve güçlendiriyoruz" dedi. TFF 3. Lig 4. Grup ekiplerinden Altay, 22. haftada Tire 2021 FK ile karşı karşıya geldi. Siyah-beyazlılar, Alsancak Mustafa Denizli Stadyumu’nda karşılaştığı rakibiyle 1-1 berabere kaldı. Bu sonuçla beraber Altay puanını 20’ye yükseltti. Siyah-beyazlılarda Teknik Direktör Mehmet Can Karagöz de karşılaşmayla ilgili yazılı açıklama yaptı. Eksiklere rağmen iyi hazırlandıklarını ifade eden Karagöz, destekleri için Altay taraftarına da teşekkür etti. "İkinci yarı gerçek Altay kimliği vardı" 5 önemli oyuncularının eksikliğine rağmen hafta boyunca maça son derece disiplinli ve detaylı bir şekilde hazırlandıklarını söyleyen Altay Teknik Direktörü Mehmet Can Karagöz, "Ancak ilk yarıda bireysel bir hatadan kaynaklanan gol, oyun planımızı sahaya tam anlamıyla yansıtmamızı zorlaştırdı. Buna rağmen oyun kontrolünü tamamen kaybetmeden devreye girdik. Maç sırasında analiz ekibimin yaptığı canlı video analizler doğrultusunda oyunun içerisindeki problemlerini net şekilde tespit ettik ve gerekli müdahaleleri devre arasında uyguladık. İkinci yarıda sahada; daha doğru konumlanan, topa sahip olan, pas organizasyonunu geliştiren ve reaksiyon gösteren gerçek bir Altay kimliği vardı. Yaptığımız oyuncu değişiklikleri oyunun ritmini lehimize çevirdi ve beraberliği getiren sürecin temelini oluşturdu. Devamında Caner ile bulduğumuz golün ofsayt sebebiyle iptal edilmesi maçın durumunu etkileyen önemli bir kırılma anı oldu" dedi. "Oyuncularımı tebrik ediyorum" Sahada gösterilen mücadeleden memnun olduğunu vurgulayan Karagöz, "Ekibim ve takımım için en değerli kazanım; skor ne olursa olsun oyun disiplininden kopmayan, mücadeleden vazgeçmeyen ve sahaya karakter koyan bir Altay kimliğidir. Altay’ın tarihinden aldığımız ilham ile bir takım kimliği inşa ediyoruz ve bu kimliği her geçen hafta daha da geliştiriyor ve güçlendiriyoruz. Tüm oyuncularımı sahadaki duruşları, taktik sadakatleri ve reaksiyon güçleri nedeniyle tebrik ediyorum. Tribünlerde bizi yalnız bırakmayan, her şartta desteğini hissettiren büyük Altay taraftarına da ayrıca teşekkür ediyorum. Bu takım, bu camia ve bu inançla çok daha güçlü bir Altay izleteceğiz" diyerek sözlerini noktaladı.
22 Şubat 2026 Pazar - 11:12 İzmir’de Balıkesir rüzgarı Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, İzmir’de yaşayan hemşehrileriyle iftar sofrasında buluştu. İzmir ile Balıkesir arasında çok güçlü bir bağın olduğunu söyleyen Akın, 16 Mayıs Kuvayımilliye ruhuna dikkat çekti.Akın, "Biz, milli birliğe ve beraberliğe inanan, gönlü memleket sevdasıyla atan insanlarız. Bizim kafamızda farklı farklı hesaplar yok. Tek hesabımız var. Balıkesir’in hak ettiği yere gelmesi" dedi. Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve eşi Arbil Akın, İzmir Balıkesirliler Eğitim Kültür ve Sosyal Dayanışma Derneği’nin Geleneksel iftar programına katıldı. İzmir’de düzenlenen iftar programına Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın ve eşi Arbil Akın’ın yanı sıra CHP Cumhurbaşkanlığı Aday Ofisi Aile ve Sosyal Hizmetler Politika Kurulu Başkanı Aylin Nazlıaka, Demokrat Parti İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, İzmir Vali Yardımcısı İsmail Çorumluoğlu, Karesi Belediye Başkanı Mesut Akbıyık, Altıeylül Belediye Başkanı Hakan Şehirli, Manyas Belediye Başkanı Ahmet Duru, Savaştepe Belediye Başkanı Ali Koyuncu, Dursunbey Belediye Başkanı Ramazan Bahçavan, Balıkesirliler Derneği Onursal Başkanı Mehmet Çalışkan, Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Karabağlar Belediye Başkanı Helil Kınay, davetliler ve basın mensupları katıldı. Geniş bir katılımla gerçekleşen iftar programında herkesle tek tek tokalaşan Akın, birlik ve beraberliğin önemine vurgu yaptı. "Gönlü memleket sevdasıyla atan insanlarız" Kırgınlıkların geride bırakıldığı, muhabbetin çoğaldığı, ihtiyaç sahiplerinin gözetildiği Ramazan ayında birlik ve beraberliğin pekişmesini temenni eden Balıkesir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Akın, İzmir ile Balıkesir arasında çok güçlü bir bağ olduğunu söyledi. "Bizi birleştiren sadece coğrafi bir yakınlık değil" diyen Akın, "15 Mayıs’ta İzmir işgal edildikten bir gün sonra 16 Mayıs’ta Balıkesir’de başlayan Kuvayı milliye mücadelesi ise bizi birleştiren en anlamlı konudur. Yani biz milli birliğe ve beraberliğe inanan, memleket sevdasıyla gönlü bir atan insanlarız. Bugün de o günkü azim, kararlılık ve mücadele ruhuyla şehirlerimiz için çalışıyoruz İzmir’de yaklaşık 200 bin Balıkesirli yaşıyor. Hemşehrilerimiz hayatlarını İzmir’de sürdürüyor. Burada kazanıyor, burada yaşıyor, burada okuyor, burada çocuklarını büyütüyor. Gönülleri de Balıkesir’de atıyor. Ama şunu açık açık söyleyeyim; İnanın, 1 milyon 300 binin üzerinde gönlü Balıkesir’de atan ama Balıkesir dışında yaşayan hemşehrilerim var. Onların hepsine selamlar, sevgiler gönderiyoruz" dedi. "Dualarınızı eksik etmeyin" Ramazan ayının birlik ve beraberliğin ayı olduğunu ifade eden Akın, "Ramazan bir olmanın, beraber olmanın zamanıdır. Biz, hizmet götürürken hiç kimseyi ayırmadan, hiçbir siyasi parti ayrımı yapmadan ve herkesi kucaklayarak hizmet ediyoruz. Bizim kafamızda farklı farklı hesaplar yok. Tek hesabımız var. Balıkesir’in hak ettiği yere gelmesi. Onun için Balıkesir’in dışında yaşayan tüm hemşehrilerimden de bu konuda destek istiyoruz. Destek nedir? En başta duadır. Dualarınızı eksik etmeyin. Dualarınız da inşallah daha iyi hizmetler yapmaya vesile olur. Balıkesir, Türkiye’nin en büyük coğrafyalarından birine sahip bir ilimiz. Bütün imkanlarını hep beraber geliştirerek büyütmek istiyorum" ifadelerini kullandı. "İzmir, kahraman Balıkesirlileri asla unutmaz" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, birlik ve beraberlik içerisinde gerçekleşen iftar programında bulunmaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade ederken şunları söyledi: "İftar programına katılmayı özellikle istedim. Benim için büyük bir mutluluktur. İzmir’imizle hep gurur duyduk. Ama Balıkesir’i de hiçbir zaman İzmir’den ayırmadık. İzmir işgal edildiğinde ayağa kalkan kahraman Balıkesirlileri, Kuvayı milliyecileri İzmir hiçbir zaman unutmaz. Siz ne kadar İzmirliyseniz biz de o kadar Balıkesirliyiz. Bu geçmişte de böyleydi. Şimdi de böyle. Gelecekte de böyle olacak" şeklinde konuştu. Uzun: "Seneye Balıkesir’de iftar yapacağız" Balıkesir Büyükşehir Belediyesi Muhtarlık İşleri Dairesi Başkanı Erkan Uzun, "Balıkesirli olmak gerçekten bir ayrıcalıktır. Plakamız da on numara. On numara şehrimizin on numara insanlarıyla böyle güzel bir iftardayız. Buradan hemşehrilerime şöyle bir duyuruyu yapmak isterim; Seneye İzmir, Manisa, İstanbul, Bursa ve Ankara derneklerimizle iftarımızı Balıkesir’de yapacağız. Biz, bütün başkanlarımızla Balıkesir’de buluşacağız. Bu kez de biz Cemil Tugay Başkan’ımızı Balıkesir’de misafir edeceğiz" dedi. Demokrat Parti İzmir Milletvekili Haydar Altıntaş ise Ramazan ayının manevi ikliminde düzenlenen iftarda Balıkesirliler ile bir arada olmaktan büyük mutluluk duyduğunu söyledi.
22 Şubat 2026 Pazar - 10:58 İzmir ulaşımında akıllı adım: Garajlar dijitalleşiyor ESHOT Genel Müdürlüğü, Garaj Yönetim Sistemi ile otobüs parklanmasını dijital altyapıya taşıdı. Yeni uygulama sayesinde araç yerleşimi sistemli hale getirilirken, operasyonel verimlilik ve zaman tasarrufu hedefleniyor. ESHOT Genel Müdürlüğü, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin toplu ulaşımda dijital dönüşüm vizyonu doğrultusunda önemli bir projeyi daha hayata geçirdi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay liderliğinde hız kazanan teknoloji temelli hizmet anlayışı kapsamında Gaziemir Beyazevler Garajı’nda hayata geçirilen Garaj Yönetim Sistemi, otobüs parklanmasını dijital ve sistematik bir yapıya taşıdı. Başkan Tugay da Gaziemir’deki Beyazevler Garajı’nı ziyaret ederek çalışmaları inceledi. Başkan Tugay’a İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Zeki Yıldırım, ESHOT Genel Müdürü Övünç Özgen ve ilgili bürokratlar eşlik etti. Otobüs parkında otomatik sistem Yeni sistem sayesinde garaj içindeki park düzeni yazılım destekli olarak planlanıyor; araçların hangi peronda ve hangi sırayla konumlanacağı anlık olarak takip ediliyor. Otobüslerin boyutları, hat planları ve garajdan çıkış saatleri dikkate alınarak en uygun park düzeni otomatik olarak oluşturuluyor. Böylece hem zaman kaybının hem de operasyonel aksaklıkların önüne geçilmesi hedefleniyor. Yapay zeka destekli planlama ile maksimum verim Çalışmaya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Başkan Cemil Tugay, dijital altyapının güçlendirilmesinin toplu ulaşımda verimliliği artıracağını vurguladı. Teknolojinin kamu hizmetine entegrasyonunun önemine dikkat çeken Başkan Tugay, "Çalışanlarımıza yakışan sistemli ve çağdaş bir altyapıyı kentimize kazandırıyoruz. Bu tür yatırımları yaygınlaştırarak daha düzenli, daha verimli ve daha güçlü bir ulaşım sistemi kurma hedefi doğrultusunda çalışmalarımızı sürdüreceğiz" dedi. Sistemin odağında vatandaş memnuniyeti var Beyazevler Garajı Parklanma ve Depolama Alanı yeniden yapılandırılarak filonun planlı, güvenli ve izlenebilir şekilde yönetilmesini sağlayan entegre bir operasyon sahasına dönüştürüldü. Her otobüs için özel park şeritleri oluşturulurken, düzensiz park kaynaklı zaman kaybı ve operasyonel riskler ortadan kaldırıldı. Bu sistem sayesinde "ölü kilometre" olarak adlandırılan yolcusuz ulaşımın azaltılmasıyla akaryakıt verimliliğinin artırılması, maliyetlerin düşürülmesi ve kamu kaynağının daha etkin kullanılması amaçlanıyor. Akıllı parklanma sistemi, ESHOT otobüslerinin sabah ve gün içi seferlerini daha düzenli ve sistematik hale getirerek özellikle yoğun saatlerde yaşanabilen gecikmeleri azaltmayı hedefliyor. Bu düzenlemenin Gediz Atölyesi’nde de operasyonel rahatlama sağlaması, bakım-onarım kapasitesini artırması ve araçların hizmete hazırlık süresini kısaltması hedefleniyor. Vatandaş memnuniyetini odağa alan uygulamayla daha planlı sefer organizasyonu ve daha istikrarlı bir toplu ulaşım hizmeti sunulması öngörülüyor.
22 Şubat 2026 Pazar - 10:46 Ekvador’dan İzmir’e uzanan 12 bin kilometrelik akademik yolculuk Eğitim amacıyla Ekvador’dan yola çıkan Maria Jose Cabezas Correa, Yaşar Üniversitesi’nde akademisyen oldu. Yaklaşık 12 bin kilometre yol kat eden Correa, 10 yıldır Çizgi Film ve Animasyon Bölümü’nde öğretim görevlisi olarak çalışıyor. Amerika Birleşik Devletleri’nde katıldığı programda Türk öğrencilerle tanışan Maria Jose Cabezas Correa (35), bu sayede Türk kültürüne ilgi duymaya başladı. Mezuniyetinin ardından yüksek lisans için yurt dışı seçeneklerini değerlendiren Correa, "Türkiye’ye yönelik ilgim Amerika Birleşik Devletleri’nde katıldığım program sırasında tanıştığım Türk öğrencilerin sayesinde başladı. Ülkeleri, insanları ve gelenekleri hakkında benimle ilginç bilgiler paylaştılar. Bu durum bende merak uyandırdı. Ekvador’a döndükten sonra da o ekiple iletişimim devam etti. Mezun olunca yüksek lisansımı yurt dışında yapmaya karar verdim. Çeşitli ülkelerdeki seçenekleri araştırdıktan sonra Yaşar Üniversitesi’ne rastladım. Araştırdım ve son derece etkilendim. Şansımı denemeye karar verdim ve burada çok mutluyum" dedi. Müfredat tercihte etkili oldu Üniversite seçiminde eğitim kalitesinin önemli bir rol oynadığını belirten Correa, "Üniversitemi seçme kararım büyük ölçüde müfredatına dayanıyordu. Dersler akademik ilgi alanlarımla yakından örtüşüyordu. Burada okumanın bana hayal bile edemeyeceğim kapılar açtığını içtenlikle söyleyebilirim. Elbette ülkemden binlerce kilometre uzakta yeni bir hayata başlamak beraberinde bazı belirsizlikleri de getirdi. İlk başlarda ne ile karşılaşacağımı bilmeden yeni bir hayata başlamak beni biraz kaygılandırdı. Ancak kendimi motive ettim. Becerilerimi geliştirmek, daha çok şey öğrenmek ve hem profesyonel hem de kişisel olarak kendimi zorlamak istiyordum. Sonunda motivasyonum kaygının üstesinden geldi. Öğrenci olarak geldim ve sürece kolayca uyum sağladım. Ekvador ile Türkiye arasında akademik ortamında benzerlikler var. Öğretim görevlisi olarak ülkemde edindiğim sanatsal ve kültürel birikimin derslerime farklı bir perspektif kazandırdığını ve öğrencilerimi alışılmışın dışına çıkmaya teşvik ettiğini söyleyebilirim. Gözlemlerime göre her iki coğrafyada da yetenekli ve üretken gençler öne çıkıyor" şeklinde konuştu. Uyumlu kent kültürü Kentin yabancılar için kapsayıcı bir ortam sunduğunu ifade eden Correa, "Bu durum kentte yaşamayı kolaylaştırıyor. Ben de kentle sıcak bir bağ kurdum. Kültürel açıdan en çok dikkatimi ve ilgimi çeken unsur insan ilişkilerindeki samimiyet ve dürüstlük oldu. Türkiye’de kendimi artık evimde hissediyorum. İzmir’e dair ilk gördüğüm birbirini dengeleyen zıtlıkların inanılmazlığıydı. Şehrin enerjisi ve gürültüsünün yanında Kordon boyunda sakinliği fark ettiğimi hatırlıyorum. Yazlık kıyafetler giymiş insanların, başörtüsü veya türban giyen kadınlarla birlikte yürüdüğünü, hepsinin mükemmel bir uyum içinde olduğunu gördüm. Zamanla şehirle olan ilişkim derinleşti. İzmir’de yabancılar kendilerini hoş karşılanmış hissediyorlar" ifadelerini kullandı.
İzmir’de ’Venedik’ manzaraları: Alsancak su birikintilerine teslim
17 Şubat 2026 Salı - 18:49 İzmir’de ’Venedik’ manzaraları: Alsancak su birikintilerine teslim İzmir’in Konak ilçesinde sağanak yağış sonrası altyapı çalışmalarının sürdüğü Kordon ve İkinci Kordon’da yollar suyla doldu. Bölge esnafı, aylardır bitmeyen çalışmalar ve oluşan manzara nedeniyle duruma tepki gösterdi. İzmir’de aralıklarla etkisini sürdüren sağanak yağış, Konak ilçesi Alsancak semtinde hayatı olumsuz etkiledi. Altyapı çalışmalarının devam ettiği Kordon ve İkinci Kordon bölgesinde yollar göle döndü. Araçlar trafikte ilerlemekte güçlük çekerken, yayalar su birikintileri nedeniyle zor anlar yaşadı. Kordon, Alsancak Vapur İskelesi ve Gündoğdu Meydanı mevkilerinde biriken suların yaydığı lağım kokusu ise vatandaşların tepkisini çekti. Yollar Venedik’e döndü Bölge esnaflarından Bilal Yıldırım, çalışmaların uzun süredir tamamlanamadığını belirterek, "9-10 aydan beri yollarımız bu şekilde. Bir türlü bitiremediler, hâlâ da bitecek gibi değil. Yaz boyunca kısıtlı ekipmanla burayı bitirmeye çalıştılar. Çok fazla yağmur yağmamasına rağmen Alsancak şu an sular altında. En ufak yağmurda her taraf göle dönüyor. Yol çalışması nedeniyle kaldırımlar da kalmadı, insanlar geçemiyor. Her an su baskını tehlikesiyle karşı karşıyayız. Venedik, İzmir’in yanında çaresiz kalır" dedi. "Esnaf ciddi mağduriyet yaşıyor" Bir diğer esnaf Cenk Deren ise çalışmaların meydana getirdiği hijyen sorununa ve ekonomik kayıplara dikkat çekerek şunları söyledi: "Bu çalışma yaklaşık bir senedir devam ediyor. Bu durum esnafın ciddi anlamda mağdur olması anlamına geliyor. Buradaki işletmelerin bir çoğu gıda sektöründe hizmet veriyor. Belediye bu hijyenik ortamı sağlamadıktan sonra esnaftan nasıl hijyen beklenebilir? Esnaf bu mağduriyetin altından nasıl kalkacak? İnsanları bu kadar çaresiz bırakmanın bir anlamı yok." Bölgedeki su birikintilerinin tahliyesi için İzmir Büyükşehir Belediyesi ekipleri çalışmalarını sürdürüyor.
İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay: "Birden fazla yangın uçağı kiralamaya hazırız"
17 Şubat 2026 Salı - 18:27 İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tugay: "Birden fazla yangın uçağı kiralamaya hazırız" İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Kıyı Ege Belediyeler Birliği Kent Söyleşileri Programı’nda afetlere dirençli kent hedefiyle yapılan çalışmalara değindi. İzmir’de arazi tipi yangın söndürme araçlarını yakında teslim alacaklarını, İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak birden fazla yangın uçağı kiralamaya da hazır olduklarını belirten Başkan Tugay, "Başka şeylerden feragat eder, kaynak ayırırız ama bunun için izin verilmesi lazım" dedi. Tepekule Kongre ve Sergi Merkezi’nde Kıyı Ege Belediyeler Birliği Kent Söyleşileri Programı düzenlendi. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay, Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras, ilçe belediye başkanlarının da katıldığı programda farklı il ve ilçe belediyeleri ile çeşitli sivil toplum kuruluşlarının arama kurtarma ekiplerine ait stantlar kuruldu. Başkan Tugay, stantları tek tek ziyaret ederek, arama kurtarma ekipmanları ve bu konuda yapılan çalışmalara ilişkin fikir alışverişinde bulundu. Program, ilçe belediye başkanları, akademisyenler, AKUT kurucusu Nasuh Mahruki ve gazeteci İsmail Küçükkaya’nın sunumlarıyla devam etti. Türkiye’de örnek model Programın açılış konuşmasını yapan Başkan Tugay, "İlk defa İzmir’de arazi tipi yangın söndürme araçlarını yakında teslim alıyoruz. Kendimiz kırsal alanda, yamaçlarda, ormanlık alanlardaki yangınlara müdahale edebilir hale geleceğiz. Genelde aşırı sıcak, kuru ve rüzgarlı havada elektrik hatlarından çıkan ve yayılan yangınların söndürülmesi ancak havadan müdahale ile mümkün. Yangının yayılmaması için de ormanlık alanlarda yangına dirençli ağaç plantasyonuna ihtiyaç var. Bunlar maalesef yetkimiz dışında. Eğer izin verilme ihtimali varsa İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak birden fazla yangın uçağı kiralamaya, yangınlarda bunları kullandırmaya hazırız. Nasıl Orman Bakanlığı kiralıyorsa biz de kiralayabiliriz. İzmir için bunu yaparız. Başka şeylerden feragat eder, kaynak ayırırız ama bunun için izin verilmesi lazım" diye konuştu. Köylere yangın tankeri dağıttıklarını söyleyen Tugay, "Vatandaşlarımız yakınlarında çıkan yangına erken müdahale ediyorlar ve pek çok yangını söndürüyorlar" dedi. "Depremler oluyor" Başkan Tugay, 30 Ekim’de İzmir’de yıkımlara neden olan depremi ve 6 Şubat depremini hatırlatarak "Acı deneyimleri olan bir ülkeyiz. Hem İzmir hem de Türkiye’nin büyük kısmı hareketli yer tabakasını üzerinde. Bunu ‘Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıyım’ diyen herkes bilmeli. Deprem gerçeği ile birlikte yaşayan bir ülke olarak her şeyi buna göre düzenlememiz lazım" ifadelerini kullandı. Deprem master planı ve mikrobölgeleme çalışmaları devam ediyor Başkan Tugay, en öncelikli görevin riskli alanları, binaları saptamak olduğunu belirterek, "Biz şehrimizi afetler açısından dirençli, risklerin azaltıldığı, mümkünse tamamen ortadan kaldırıldığı bir kent haline getirmek için yoğun çaba gösteriyoruz" dedi. Deprem master planı çalışmaları hakkında da bilgi veren Başkan Tugay, sözlerini şöyle sürdürdü: "İzmir’in bir proje kapsamında hazırlanmış sınırlı bir deprem master planı vardı ama şu anda iki üniversitemizle, dış paydaşlarla yoğun şekilde yeni bir plan yapıyoruz. Depremle ilgili riskleri ortaya koyacağımız ve deprem anında, sonrasında yapılacak her şeyi anlatacağımız bir plan çalışması bu. Öte yandan İzmir’de hem yapı stoku çalışmalarına, hem zemini incelediğimiz mikrobölgeleme çalışmasına devam ediyoruz." "İzmir’in tamamında mikrobölgeleme çalışmasını yapmayı planlıyoruz" Bornova’da mikrobölgeleme çalışmalarının tamamlandığını dile getiren Başkan Tugay, "Şu anda Karşıyaka’da da mikrobölgeleme çalışması büyük ölçüde tamamlandı. Arkasından Bayraklı ve Konak’ta yapılacak ve diğer ilçelerde tamamlanacak. İzmir’in tamamında bu çalışmayı yapmayı planlıyoruz. Risk saptamaya yönelik bina tarama çalışması da aynı şekilde kent geneline yayılacak. Bornova ve Bayraklı’da tamamlandı, Karşıyaka’daki tarama devam ediyor" diye konuştu. "Toplumun bu talebi yüksek sesle dile getirmesine ihtiyacımız var" Riskli binaların dönüştürülmesi gerektiğinden söz eden Tugay, "Bunu hangi kaynakla yapacağız? Tüm vatandaşlardan vergi toplayan devlet buna kaynak ayırabilir mi? Dünya Bankası gibi kaynak ayırmaya hazır bazı kurumların kredilerini kullanırken ayrımcılık yapmama şansı var mıdır? Kentsel dönüşüm konusunda inanın çok çalışıyoruz. Bir noktaya geldiğimizde kaynak ihtiyacı olduğu ortaya çıkıyor. Kaynağı kendi imkanlarımızla sağlamaya çalışıyoruz, çalışırız ama sınırlı olacağı kesin. Toplumun bu talebi yüksek sesle dile getirmesine ihtiyacımız var. Bu haksızlığa kesinlikle ‘evet’ dememesine ihtiyacımız var. Deprem master planını sene sonuna kadar tamamlayacağımızı tekrar söylüyorum" dedi. "Türkiye’nin problemi" Şehirlerin altyapısının ani ve yoğun yağışlara hazırlıklı olmadığını da dile getiren Başkan Tugay, "Bu Türkiye’nin problemi. Türkiye’nin tamamında bu ölçüde yağışlara hazırlıklı altyapı oluşmamış. Pek çok noktada dere taşkınlarından kaynaklı su baskınları var. Dereler kapatılmış, görmezden gelinmiş ya da dar geçişli, kapalı dereler haline getirilmiş. Bazılarının yolları değiştirilmiş. Aşırı yağışta bu taşkınlar bu nedenle oluyor. ‘İklim krizi var’ diyorsanız aşırı yağışların her zaman olacağını unutmayalım. Dere yatağını da, şehrin altyapısını da ona göre yapacağız. Bazı yerleri yıkmamız, bazı binaları ortadan kaldırmamız, her şeyi olması gereken şekle getirmemiz gerekiyor. Bunu yapmazsak önümüzdeki yıllarda yeni problemler yaşayacağımız çok açık" diye konuştu. "Merkezi yönetim ve yerel yönetim iş birliğinin önemi çok büyük" Kıyı Ege Belediyeler Birliği ve Muğla Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Aras da afetlerin günümüz dünyasının en büyük tehdidi olduğunu belirterek, "Afetler hayatın gerçeği. İklim değişikliğinin negatif etkilerini en çok hissettiğimiz yer Batı Anadolu kıyıları. Kuraklıkla, orman yangınlarıyla, zamansız ve yoğun yağışlarla oluşan su ve sel baskınlarıyla, depremlerle iç içe yaşıyoruz. Yerel yönetimlerin bu konuda kesinlikle aktif çalışması ve rol alması gerek. Merkezi yönetim ve yerel yönetim iş birliğinin önemi çok büyük. Siyasi ayrım gözetilmeden afete hazırlık durumlarında iş birliği ve koordinasyonun tesis edilmesi elzem. Depremde, selde, orman yangınlarında, kuraklıkta, gıda krizinde, su krizinde hiçbirimiz sorumluluktan kaçamayız. Bugünden hazırlanmak zorundayız. Depremlerden etkilenen en kırılgan grup engelliler, yaşlılar, kadınlar ve çocuklar. Oradaki eşitsizlikleri ortadan kaldırmalıyız. Buna toplamda ‘dirençli kent’ diyoruz. Dirençli kent derken de dirençli altyapı, dirençli kurum kapasitesi, afetlere dirençli belediyeyi söylüyoruz. Birlik olarak koordinasyonu sağlamak için çalışıyoruz" diye konuştu. Açılış konuşmalarının ardından Bayraklı Belediye Başkanı İrfan Önal, Çeşme Belediye Başkanı Lal Denizli ve Bornova Belediye Başkanı Ömer Eşki afetlere dirençli kentlere ilişkin sunum yaptı.
Gençler, dijital dolandırıcılığa karşı daha büyük riskte
17 Şubat 2026 Salı - 15:25 Gençler, dijital dolandırıcılığa karşı daha büyük riskte Çevrimiçi dolandırıcılık, artık yalnızca "internete yabancı" kullanıcıların sorunu olmaktan çıktı. Yeni nesil saldırılar, dijital dünyada büyüyen ve uygulamaları çok iyi kullanan gençleri de doğrudan hedef alıyor. Dünyanın önde gelen araştırma ve danışmanlık şirketlerinden Deloitte’un yayımladığı veriler, genç kullanıcıların çevrimiçi dolandırıcılığa maruz kalma oranının ileri yaş gruplarına göre daha yüksek seyrettiğini gösteriyor. Araştırmada, sosyal medya hesaplarının ele geçirilmesi gibi risklerin de genç kullanıcı grubunda belirgin biçimde öne çıktığına işaret ediliyor. Bu tabloyu değerlendiren Fazlanet Bilgi Teknolojileri A.Ş. CEO’su Perviz Altay, genç kullanıcıların riskte olmasının temel nedenini "hızın güvenlik bilinciyle karıştırılması" olarak özetliyor. Altay’a göre dijital dünyada platformları iyi kullanmak, çoğu zaman güvenli kullanım alışkanlığıyla karıştırılıyor. Oysa bugün dolandırıcılıkta belirleyici olan, teknoloji değil; dikkat, sorgulama refleksi ve davranış biçimi. Sorun teknoloji değil, dikkat ve refleks Perviz Altay, dolandırıcılığın artık yalnızca teknik açıklar üzerinden yürümediğini vurguluyor. Altay’a göre siber suçlular, acele, merak, korku, umut ve aşırı özgüven gibi duyguları hedef alarak kullanıcıyı yönlendiriyor. Bu nedenle çevrimiçi dolandırıcılık, giderek teknikten çok "davranış ve refleks" konusuna dönüşüyor. Türkiye’de tablo benzer: Hesap ele geçirme ve sahte yatırım Altay’a göre Türkiye’de son dönemde en sık karşılaşılan senaryoların başında sosyal medya hesaplarının ele geçirilmesi ve yakın çevreye "acil para" mesajları gönderilmesi geliyor. Bunun yanı sıra sahte yatırım uygulamaları ve "yüksek kazanç" vaatleriyle kurulan tuzaklar da hızla yayılıyor. Genç kullanıcılar tarafında burs, staj ve oyun içi alışveriş temalı dolandırıcılıklar öne çıkarken, daha ileri yaş gruplarında yatırım ve banka görünümlü yönlendirmeler daha sık görülüyor. Uzmanlar, saldırıların giderek daha hedefli ve daha profesyonel hale geldiğine dikkat çekiyor. En yaygın tuzaklar: Yatırım, hesap ele geçirme, deepfake Son dönemde dijital dolandırıcılık vakalarında öne çıkan başlıklar arasında; sahte yatırım uygulamaları, çalınmış sosyal medya hesapları üzerinden gönderilen para isteme mesajları, burs ve staj vaadiyle kurulan tuzaklar, kripto üzerinden "garanti kazanç" iddiaları ve yapay zekâ destekli deepfake içerikler bulunuyor. Perviz Altay, özellikle sosyal medya üzerinden gelen mesajlarda "tanıdık hesap" algısının dolandırıcılıkta en sık kullanılan kapı haline geldiğini vurguluyor. Altay: Hız değil, alışkanlık korur Fazlanet CEO’su Perviz Altay, çevrimiçi dolandırıcılığa karşı en etkili yaklaşımın "tek bir önlem" olmadığını belirterek, güvenliğin ancak alışkanlığa dönüşmüş bir kültürle sağlanabileceğine dikkat çekiyor. Korunma için 7 kritik adım Altay’a göre güvenlik, günlük hayata yerleşmiş alışkanlıklarla mümkün. Bu kapsamda çok faktörlü kimlik doğrulama (MFA) kullanımı, her hesap için güçlü ve farklı parola tercih edilmesi, şüpheli link ve QR kodlara karşı refleks geliştirilmesi, hesap kurtarma bilgilerinin güncel tutulması ve para talep eden mesajların mutlaka farklı bir kanaldan doğrulanması kritik adımlar arasında yer alıyor. Uygulama indirme konusunda da dikkatli olunması gerektiğini ifade eden Altay, uygulamaların yalnızca resmi mağazalardan indirilmesini, ayrıca uygulama izinlerinin mutlaka kontrol edilmesini öneriyor. Son olarak mahremiyet ayarlarının daraltılmasının önemine işaret eden Altay, konum, okul-iş bilgisi, aile çevresi ve rutin paylaşımların dolandırıcılık senaryolarını güçlendiren en kritik unsurlar arasında yer aldığını belirtiyor.
İzmir’de trafiğe kayıtlı araç sayısı 2 milyon 106 bin 883 oldu
17 Şubat 2026 Salı - 15:12 İzmir’de trafiğe kayıtlı araç sayısı 2 milyon 106 bin 883 oldu Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, 2026 Ocak ayı sonu itibarıyla İzmir’de trafiğe kayıtlı toplam taşıt sayısı bir önceki yılın aynı ayına göre yüzde 7,3 artarak 2 milyon 106 bin 883 oldu. İzmir’de trafiğe kaydı yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 44,5 azalarak 8 bin 730 oldu. İzmir, Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan araç sayısında İstanbul ve Ankara’dan sonra 3.il oldu. İzmir’de Ocak ayında trafiğe kaydı yapılan taşıtların yüzde 54,5’ini otomobil, yüzde 22,8’ini motosiklet, yüzde 17,0’ını kamyonet, yüzde 3,0’ını kamyon, yüzde 1,1’ini minibüs, yüzde 0,7’sini traktör, yüzde 0,5’ini otobüs ve yüzde 0,3’ünü ise özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. İzmir’de Ocak ayında 50 bin 994 adet taşıtın devri yapıldı Ocak ayında devri yapılan taşıt sayısı bir önceki aya göre yüzde 27,3 azalarak 50 bin 994 oldu. Ocak ayında devri yapılan 50 bin 994 adet taşıtın yüzde 69,9’unu otomobil, yüzde 16,3’ünü kamyonet, yüzde 8,4’ünü motosiklet, yüzde 1,8’ini traktör, yüzde 1,6’sını kamyon, yüzde 1,1’ini minibüs, yüzde 0,7’sini otobüs ve yüzde 0,2’sini ise özel amaçlı taşıtlar oluşturdu. İzmir’de Ocak ayında 4 bin 762 adet otomobilin trafiğe kaydı yapıldı TÜİK verilerine göre Ocak ayında İzmir’de trafiğe kaydı yapılan 4 bin 762 araç içerisinde Renault yüzde 13,7’lik payla ilk sırayı aldı. Bu aracı sırasıyla yüzde 8,7’lik pay ile Toyota, yüzde 7,3’lük pay ile Byd, yüzde 6,8’lik paylar ile Citroen ve Fiat, yüzde 6,7’lik pay ile Peugeot, yüzde 6,2’lik pay ile Volkswagen, yüzde 5,5’lik pay ile Ford, yüzde 4,8’lik pay ile Opel, yüzde 4,0’lık pay ile Togg ve yüzde 3,5’lik pay ile Chery marka araçlar takip etti.
Başsavcı Ali Yeldan’dan, Mihriban Yılmaz’ın ailesine taziye ziyareti
17 Şubat 2026 Salı - 13:55 Başsavcı Ali Yeldan’dan, Mihriban Yılmaz’ın ailesine taziye ziyareti İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, geçtiğimiz aralık ayında öldürülen Mihriban Yılmaz’ın (25) Bornova ilçesinde yaşayan ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Ziyarete, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü ile Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddet Suçları Soruşturma Bürosundan sorumlu Başsavcı Vekili Çağlar Ertaş, müdürlük bünyesinde görev yapan psikolog ve pedagoglar da eşlik etti. İzmir Adliyesi Mescidi imamı tarafından Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirilerek dua edildi. İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, acılı aileyle yakından ilgilenerek başsağlığı dileklerini iletti; bu zor günlerinde yalnız olmadıklarını vurguladı. Devletin tüm imkânlarıyla ailenin yanında olduğunu ifade eden Yeldan, sürecin titizlikle yürütüldüğünü ve adaletin eksiksiz şekilde tecelli etmesi için gerekli tüm adımların kararlılıkla atıldığını belirtti. Olayın tüm yönleriyle aydınlatılması için sürecin hassasiyetle takip edildiğini ifade eden Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan, sorumluların adalet önünde hesap vermesi adına çalışmaların kararlılıkla sürdürüldüğünü kaydetti. Ziyarette, Adli Destek ve Mağdur Hizmetleri Müdürlüğü uzmanlarınca aileye psikososyal destek sürecine ilişkin bilgilendirme yapılırken, ailenin her aşamada yanında olunacağı mesajı da paylaşıldı. Olayın geçmişi Kan donduran olay, 29 Aralık 2025’te Bornova ilçesi Ümit Mahallesi’nde meydana geldi. Ailesiyle oturan Mihriban Yılmaz, iddiaya göre akşam saatlerinde evden çıkıp yakınlarında yaşayan akrabalarının yanına gitti. Bu tarihten sonra kendisinden haber alamayan ailesi, kayıp başvurusunda bulundu. Güvenlik kameralarını inceleyen ve teknik takip yapan ekipler, cinayet zanlısı F.İ. (26) ile birlikte yardım ve yataklık şüphesi bulunan 4 kişiyi gözaltına aldı. Zanlının yer göstermesiyle talihsiz kızın cansız bedeni Pınarbaşı mevkisindeki ormanlık alanda gömülü halde bulundu. F.İ., Yılmaz’ı boğarak öldürdüğünü ve cesedini ormana gömdüğünü itiraf etti. Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden F.İ. tutuklandı, diğerleri adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.