Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
"Bir öğünle diyet bozulmaz, asıl sorun vazgeçmek"
26 Mayıs 2026 Salı - 17:01:23
Kurban Bayramı öncesi uzmanlardan kritik beslenme uyarıları geldi. Özellikle uzun tatil dönemlerinde kontrolsüz beslenmenin ciddi sağlık sorunlarına yol açabileceğini belirten İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan, bayram sonrası tartıda görülen hızlı kilo artışlarının büyük bölümünün yağ değil ödem olduğunu belirtti. Demirkan, "Bir öğünle diyet bozulmaz. Bir öğün kaçtı diye bütün düzen bırakılırsa asıl sorun o zaman başlıyor" dedi. Kurban Bayramı yaklaşırken milyonlarca kişi "Bayramdan sonra diyete başlarım" düşüncesiyle sofralara hazırlanırken, konunun uzmanından dikkat çeken bir uyarı geldi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Eşrefpaşa Hastanesi Diyetisyeni Dilara Demirkan’a göre bayramda en büyük tehlike fazla yemek değil, "Bugün zaten diyetim bozuldu" psikolojisi. Bir dilim baklavanın değil, kontrolü tamamen bırakmanın kilo artışına neden olduğunu söyleyen Demirkan, yeni kesilen etin hemen tüketilmesinden koyu çay alışkanlığına kadar yıllardır doğru bilinen birçok yanlışın sindirim sistemini zorladığını anlattı. Bayram sonrası tartıda görülen 2-3 kiloluk artışın büyük bölümünün ise yağ değil ödem olduğuna dikkat çeken Demirkan, "Bir öğünle diyet bozulmaz, asıl sorun vazgeçmek" dedi. "En büyük hata fazla yemek değil, öğün atlamak" Bayram döneminde yapılan en büyük yanlışlardan birinin öğün atlamak olduğunu söyleyen Demirkan, özellikle akşam yemeği için gün boyu aç kalmanın kontrolsüz beslenmeye neden olduğunu ifade ederek, "İnsanlar ‘Nasıl olsa akşam et yiyeceğim’ diyerek gün içinde öğün atlıyor. Bu kez akşam aşırı açlıkla birlikte tıkınırcasına beslenme ortaya çıkıyor. Özellikle Kurban Bayramı’nda eti daha çok öğle öğününde tüketmeyi öneriyoruz. Akşam ise sebze ağırlıklı daha hafif beslenmek sindirimi rahatlatıyor" dedi. "Kurban eti kesilir kesilmez tüketilmemeli" En büyük hatalardan birinin de yeni kesilen etin hemen pişirilmesi olduğunu belirten Demirkan, etin mutlaka dinlendirilmesi gerektiğini söyledi. Demirkan, "Yeni kesilen ette ‘ölüm sertliği’ dediğimiz bir durum oluşuyor. Et kesilir kesilmez tüketildiğinde hem sert oluyor hem de sindirim sistemi daha fazla zorlanıyor. Etin en az 12 saat dinlendirilmesi gerekiyor. Çok sıcak olmayan serin bir ortamda bekletilmeli. Özellikle et hâlâ sıcakken direkt buzdolabına koymak doğru değil" ifadelerini kullandı. "Bayram sonrası görülen 2-3 kilo çoğu zaman yağ değil" Bayram sonrasında tartıda görülen hızlı kilo artışlarının çoğu zaman ödem kaynaklı olduğunu vurgulayan Demirkan, bunun nedeninin artan karbonhidrat, şeker ve tuz tüketimi olduğunu söyleyerek, "Pilav, baklava, hamur işi ve ikramlarla birlikte karbonhidrat tüketimi artıyor. Glikojen depoları dolunca vücut daha fazla su tutuyor. Tuz tüketimi de artınca ödem oluşuyor. Kısa sürede alınan 2-3 kilonun tamamının yağ olması çok sık gördüğümüz bir durum değil" dedi. "Detoks değil denge önemli" Bayram sonrası yapılan sert detoks programlarını önermediğini belirten Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekerek, "Bizler yasak koymaktan çok dengeyi öğretmeye çalışıyoruz. Karbonhidratı, proteini ve yağı dengeli şekilde düzenlediğimizde vücut zaten normale dönüyor. Bir gün fazla yemekle her şey bozulmaz. Önemli olan ertesi gün yeniden dengeye dönebilmek" diye konuştu. "Hazmettirmiyor, tam tersine şişkinlik yapabiliyor" Çay ve kahvenin de dikkatli tüketilmesi gerektiğini belirten Demirkan, "Yemek yedikten sonra çayın hazmettirdiği düşünülüyor ama fazla çay şişkinlik ve hazımsızlık yapabiliyor. Kahvenin fazla tüketimi reflü ve mide yanmasına neden olabiliyor. Yemek sonrası su, sade soda ya da ayran gibi daha hafif içecekler tercih edilmeli" şeklinde konuştu. "Günde yaklaşık 10-12 bardak su için" Bayram boyunca su tüketiminin artırılması gerektiğini belirten Demirkan, günlük en az 2-2,5 litre su içilmesini önererek, "Çay, kahve, çorba ya da soda sıvı alımına katkı sağlar ama suyun yerini tutmaz. Özellikle içilen her bardak çay veya kahve için ekstra bir bardak su tüketmek gerekiyor. Günde yaklaşık 10-12 bardak suyun altına düşülmemeli" ifadelerini kullandı. Rafine şekersiz bayram tatlısı önerisi Bayramda tatlı tüketimini tamamen yasaklanmak yerine daha sağlıklı alternatiflerin tercih edilebileceğini anlatan Demirkan, "Hurmayı sıcak suda bekletip çekirdeğini çıkardıktan sonra içine yulaf kepeği, ceviz, badem veya fındık eklenebilir. Bir miktar tahin ya da fıstık ezmesiyle rondodan geçirip top haline getirilip, Hindistan cevizine bulanarak rafine şekersiz sağlıklı atıştırmalıklar hazırlanabilir" dedi. "Bir öğünle diyet bozulmaz" Toplumda en sık karşılaştıkları yanlış düşüncenin "Diyet bozuldu" psikolojisi olduğunu belirten Demirkan, sürdürülebilir beslenmenin önemine dikkat çekerek, "İnsanlar bir öğün fazla yiyince bütün günü bırakıyor. Oysa bir öğünle diyet bozulmaz. Eğer bir öğün kaçtıysa yapılması gereken şey bütün düzeni bozmak değil, bir sonraki öğünde tekrar dengeye dönmek. Önemli olan mükemmel beslenmek değil, sürdürülebilir şekilde devam edebilmek" diye konuştu.
26 Mayıs 2026 Salı - 16:40
İzmir Emniyeti’nden bayram mesaisi: Tedbirler en üst seviyeye çıkarıldı
İzmir İl Emniyet Müdürlüğü, vatandaşların Kurban Bayramı’nı huzur, güven ve emniyet içerisinde geçirebilmelerini sağlamak amacıyla il genelindeki güvenlik ve trafik tedbirlerini en üst seviyeye çıkardı. Bayram süresince kesintisiz olarak sürdürülecek çalışmalar kapsamında, kent genelinde vatandaşların yoğun olarak kullandığı kavşaklar, ana arterler, caddeler, meydanlar ve kritik güzergahlarda denetimler sıklaştırıldı. İzmir Emniyeti’ne bağlı Asayiş Şube Müdürlüğü Yunus Timleri, trafik ekipleri ve ilçe emniyet müdürlüğü birimleri tarafından yürütülen asayiş ve trafik uygulamalarına yoğun bir şekilde başlandığı bildirildi. Şehirlerarası terminalde 7/24 sıkı takip Özellikle bayram tatili nedeniyle şehirlerarası yolculukların yoğunlaştığı otobüs terminallerinde de trafik ekiplerinin denetim ve tedbirleri artırıldı. Görevli ekipler bir yandan sürücülerin ve araçların evrak kontrollerini gerçekleştirirken, diğer yandan terminal personeli ile seyahat eden vatandaşlara yönelik bilgilendirme ve farkındalık faaliyetlerini planlı şekilde sürdürüyor. Yetkililer, vatandaşların güvenli bir şekilde ulaşım sağlamaları ve bayramı huzur içinde geçirmeleri amacıyla tüm emniyet güçlerinin 7 gün 24 saat esasına göre görevlerinin başında olacağını vurguladı.
26 Mayıs 2026 Salı - 16:09
Özgür Özel’den Kılıçdaroğlu’na çağrı: "Başkası kazanırsa elini öpeceğim"
CHP’deki ’mutlak butlan’ krizinin ardından İzmir’de partililerle buluşan Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’na çağrıda bulunarak genel başkanın belirlenmesi için 2 milyon üyenin önüne sandık konulmasını istedi. Yaşanan mahkeme sürecini ve meydandaki polis müdahalesini sert dille eleştiren Özel, partinin iktidar eliyle bölünmeye çalışıldığını belirterek, üye iradesiyle yapılacak bir seçimi kaybetmesi halinde kazanan kişinin ömür boyu yanında gezeceğini ilan etti. CHP’de yaşanan ’mutlak butlan’ kararı krizinin ardından genel başkanlık görevinden el çektirilen Özgür Özel, İzmir’de partililerle bir araya geldi. Cumhuriyet Meydanı çevresinde yaşanan gerginliklerin ardından parti otobüsü üzerinden kalabalığa seslenen Özel, eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na 2 milyon üyenin katılımıyla bir seçim yapılması çağrısında bulundu. Meydanda gerginlik ve yoğun güvenlik önlemleri Özgür Özel’in İzmir’deki tepki mitingi öncesinde Cumhuriyet Meydanı çevresinde geniş güvenlik önlemleri alındı. Sabahın erken saatlerinde alan polis barikatlarıyla kapatılırken, Cumhuriyet Meydanı’na girmek isteyen kalabalığa emniyet güçleri tarafından müdahale edildi ve gözaltılar yaşandı. Özel, bu gelişmelerin ardından Cumhuriyet ve Gündoğdu meydanları arasında parti otobüsü üzerinden İzmirlilere hitap etti. Konuşma sırasında alanda bulunan bazı grupların, eski genel başkan Kılıçdaroğlu’nu hedef alarak sloganlar attığı duyuldu. Kılıçdaroğlu’na 2 milyon üyeli seçim çağrısı Parti içindeki krize değinen Özgür Özel, Kemal Kılıçdaroğlu’na yönelik dikkat çeken bir teklif sundu. Mevcut delege sistemini ve mahkeme sürecini eleştiren Özel, partisinin asıl sahibinin üyeler olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı: "Kemal Bey gelsin, bayramdan sonra bir iki hafta içinde Pazar günü 2 milyon üyeye genel başkan seçtirmeyi teklif ediyorum. Madem o delegeyi, bu delegeyi beğenmediniz, o zaman esas sahibine soralım. 2 milyon CHP’li genel başkanını seçsin! Eğer 2 milyon CHP’linin önüne sandık koyarsanız, seçilmiş son genel başkan olarak yarışacağım. Eğer seçimi benden başkası kazanırsa elini kaldırmayı bırakın, elini öpüp ömrüm boyunca yanında gezeceğim." "Partiyi bölmeyin, iktidar yürüyüşünü durdurmayın" Kemal Kılıçdaroğlu ve yönetimine seslenerek partinin bölünmemesi gerektiğinin altını çizen Özel, tüm Türkiye’nin kabul edeceği bir kurultay yapılması gerektiğini savundu. Özel, konuşmasını şu sözlerle tamamladı: "Bu partinin ayağa kalkmaya ihtiyacı var. 2 milyon üye, sandıklar ilçelerde ve illerde bir Pazar günü elinde üye kartı ile oy kullanacak ve orada seçilen genel başkanı bütün Türkiye kabul edecek. Sonrasında el ele davul zurna kurultay yapıp 2 milyon üyenin seçtiğini resmi genel başkan yapacağız. Kemal Bey, yıllarca yanınızda olduk, partinin başarısı için ter döktük. Bu kötülüğü yapmayın. Partiyi bölmeyin, iktidar yürüyüşünü durdurmayın."
26 Mayıs 2026 Salı - 13:01
İzmir’de Özgür Özel mitingine polis müdahalesi
Mahkeme kararıyla CHP Genel Başkanlığı görevinden alınan Özgür Özel’in İzmir’de düzenlemek istediği ve İzmir Valiliği tarafından izin verilmeyen miting öncesi tansiyon yükseldi. Cumhuriyet Meydanı’nda toplanmak isteyen ve emniyet güçlerinin dağılın uyarılarına aldırış etmeyen gruba polis ekipleri müdahale etti. CHP’nin 38. Olağan Kurultayı hakkında verilen ‘mutlak butlan’ kararının ardından Özgür Özel, ilk mitingini İzmir’de düzenleme kararı almıştı. İzmir Valiliği, alanın kısıtlı sayıda kişi alabileceği gerekçesiyle Cumhuriyet Meydanı için yapılan başvuruyu reddederek, alternatif olarak Gündoğdu Meydanı’nı işaret etti. Ancak CHP İzmir İl Başkanı Çağatay Güç ve parti yönetimi, Valiliğin bu kararına rağmen adres değişikliği yapmayacaklarını belirterek, partilileri saat 12.00’de Cumhuriyet Meydanı’na davet etti. Meydan polis barikatıyla kapatıldı İzinsiz miting ısrarının ardından İzmir Emniyet Müdürlüğü ekipleri sabahın erken saatlerinde teyakkuza geçti. Cumhuriyet Meydanı polis barikatlarıyla tamamen yaya ve araç trafiğine kapatılırken, meydan çevresine çok sayıda çevik kuvvet otobüsü ve TOMA konuşlandırıldı. Meydana giriş ve çıkışlar tamamen durduruldu. Meydan çevresindeki barikatların önünde toplanmaya başlayan kalabalık, sloganlar attı. Emniyet güçlerinin izinsiz toplanmanın kanuna aykırı olduğu ve grubun dağılması gerektiği yönündeki anonslarına rağmen alanda beklemekte ısrar eden gruba çevik kuvvet ekipleri müdahale etmeye başladı. Bölgede emniyet güçleri ile grup arasındaki gerginlik sürüyor.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 10:44
Yangınlarda vatandaşa, evinde ise oğluna umut oluyor
İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda paramedik olarak görev yapan Gülden Demir, acil vakalarda yaşam için mücadele ederken, evinde de nadir görülen genetik hastalıkla yaşayan oğlu Bulut’un gelişimi için yıllardır umutla savaşıyor. Dünyada yalnızca 21 vakada görülen AKT3 gen bozukluğuna sahip Bulut’un, hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci vaka olması ise aileye umut veriyor. İzmir Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı’nda 2010 yılından bu yana paramedik olarak görev yapan Gülden Demir’in yaşamı, oğlu Bulut’un doğumuyla birlikte farklı bir mücadeleye dönüştü. Acil vakalarda insanların hayatına dokunan Demir, yıllardır evinde de oğlunun gelişimi için büyük bir mücadele veriyor. 9 yaşındaki Bulut Demir, dünyada yalnızca 21 kişide görülen AKT3 gen bozukluğuna bağlı makrosefali ve yaygın gelişim geriliğiyle yaşamını sürdürüyor. Literatürdeki en nadir vakalardan biri olarak gösterilen Bulut’un durumu, aynı zamanda umut verici bir tablo ortaya koyuyor. Bulut, hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci vaka olarak öne çıkıyor. Anne karnından itibaren zorlu bir süreç yaşayan Bulut, nöroloji, genetik ve farklı branşlarda yakından takip edildi. Henüz 1 yaşına gelmeden fizik tedavi ve özel eğitime başlayan Bulut, bugün de eğitim ve hareket terapilerine devam ediyor. Uzun süren genetik ve nörolojik testlerin ardından kesin tanı ise 5 yaşında konulabildi. "4 yıldır o adımı bekliyorduk" 2014 yılında kızı Defne’yi, 2017’de ise oğlu Bulut’u dünyaya getiren Gülden Demir, oğlunun doğumundan kısa süre sonra gelişim farklılıkları fark ettiklerini söyledi. Uzun süre tanı konulamadığını belirten Demir, "3 aylık olduğunda hala başını tutamıyordu. Genetik testler yapılıyordu ama sonuç alamıyorduk" dedi. Bulut’un ilk adımlarını 4 yaşında attığını anlatan Demir, İzmir depremindeki 72 saatlik görevin ardından eve döndüğünde oğlunun ilk kez yürüdüğünü gördüğünü belirterek, "Bulut ilk kez adım atıyordu. Birçok insana göre geç olabilir ama bizim için çok büyük bir adımdı. Çünkü 4 yıldır onun yürümesini bekliyorduk" diye konuştu. Yıllar süren testlerin ardından Bulut’a, "akt3 gen bozukluğuna bağlı makrosefali" tanısı konulduğunu aktaran Demir, oğlunun dünya literatürüne geçen 21’inci vaka olduğunu söyledi. "Bulut bize her şeyin zamanı gelince olduğunu öğretti" Doktorların Bulut’un gelişimini yakından takip ettiğini belirten Gülden Demir, oğlunun dünya literatüründeki 21’inci vaka olduğunu ve hastalığın en iyi seyir gösterdiği ikinci çocuk olarak değerlendirildiğini söyledi. Tedavi sürecinde ilaç yerine eğitim ve destek çalışmalarına ağırlık verdiklerini ifade eden Demir, "Bulut bize her şeyin zamanı gelince olduğunu öğretti" dedi. 24 saatlik nöbet sistemiyle çalıştığını anlatan Demir, görev sırasında tüm dikkatini vakalara vermek zorunda olduğunu belirterek, "İnsanların en zor anlarında yanlarında oluyoruz. O anda kendi acımızı bir kenara bırakıp tamamen vakaya odaklanıyoruz" diye konuştu. "Mücadeleci yönümü ortaya çıktı" Süreç boyunca içine kapanmak yerine sosyal yaşamdan kopmamaya çalıştıklarını söyleyen Gülden Demir, "Görev başında olduğum gibi oğlumun yaşam mücadelesinde de pes etmedim. Ben düşersem Bulut’un da düşeceğinin farkındayım. Bulut daha yürüyemezken tırmanma duvarına çıkmak için mücadele ediyordu. O savaşıyorsa ben asla bırakamam. Bulut benim mücadeleci yönümü ortaya çıkardı. Bir de kızım var. Ailem için ayakta duracağım. Biz birbirimize güç veriyoruz" ifadelerini kullandı.
21 Mayıs 2026 Perşembe - 10:42
Ormanlara koruma kalkanı
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) öğretim üyeleri Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu ve Prof. Dr. Murat Aşkar tarafından, orman yangınlarının kısa sürede söndürülerek geniş alana yayılmasını önlemek amacıyla geliştirilen ‘yangın duvarı’ projesi patent almaya hak kazandı. Özellikle ormana yakın bölgelerdeki trafoların, termik santrallerin, hastanelerin, kamu binalarının ya da yerleşim yerlerinin etrafını saracak şekilde uygulanabilecek yangın duvarı, 150 metreye kadar su püskürtebilecek. Prefabrik yapıda olduğu için kolaylıkla taşınabilen ve hızlıca monte edilebilen yangın duvarları, 24 saat aktif olabilecek. İzmir Ekonomi Üniversitesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu ve Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Aşkar tarafından hayata geçirilen proje, yangınla mücadeleye büyük güç katacağı belirtildi. Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından tescillenerek ‘patent’ verilen yangın duvarlarının üzerine, hızlıca su püskürtme özelliğine sahip pompaların yerleştirileceği kaydedildi. Su, havuzlarda birikecek Projeye göre, olası bir yangında, sıcaklığı ölçen sensörler yardımıyla duvarın içindeki su pompaları anında devreye girecek ve ateşin olduğu bölgeye müdahale edecek. Duvarlar, yangının geniş alanlara yayılmasını engelleyecek, yangına karşı set çekme görevini üstlenecek. Yangın duvarları, 1 dakikada çevresine toplamda yaklaşık 800 ton su boşaltabilecek ve yangının söndürülmesi için ortaya çıkan maliyeti de azaltacak. Pompaların ihtiyaç duyacağı su, duvarların çevresine ya da yerin altına yapılacak geniş havuzlardan karşılanacak. "Yangın riski artıyor" İEÜ Elektrik-Elektronik Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Murat Aşkar, yangın duvarının teknolojik bir güvenlik mekanizması özelliği taşıdığını ifade ederek, "Orman yangınları; doğal alanların yanı sıra enerji alanlarını, yerleşim yerlerini ve kritik tesisleri de tehdit eden çok boyutlu bir risk haline geldi. Biz de bu riske karşı, yangını ilk anda algılayarak müdahale edebilen bir sistem tasarlamaya odaklandık. Geliştirdiğimiz yangın duvarı, klasik anlamda sadece fiziksel bir set değil. Üzerindeki sensörler, pompa sistemleri ve elektronik kontrol altyapısıyla yangını algılayan, değerlendiren ve hızlı şekilde tepki veren teknolojik bir güvenlik mekanizması. Sıcaklığı ölçen sensörler sayesinde olası bir yangın anında sistem, otomatik olarak devreye giriyor ve su püskürtme özelliğiyle alevlerin yayılmasını engellemeyi hedefliyor" ifadelerini kullandı. "Çok önemli bir adım" Özellikle ormana yakın trafolar, termik santraller, hastaneler, kamu binaları ve yerleşim alanları gibi kritik noktaların çevresine uygulanabilecek bu sistemin önemli bir koruma sağlayacağını belirten Prof. Dr. Aşkar, "Yangınların; elektrik altyapısındaki kısa devrelerden, kıvılcımlardan ya da teknik arızalardan kaynaklanabildiğini biliyoruz. Bu nedenle elektronik izleme, hızlı algılama ve otomatik müdahale kapasitesi, projemizin en değerli yönlerinden biri. Bu proje; toplumun güvenliğine, çevrenin korunmasına ve yangınla mücadelede yeni teknolojilerin kullanılmasına yönelik önemli bir adım" dedi. "Savunma hattı oluşturacak" İEÜ İnşaat Mühendisliği Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu ise, yangın duvarlarının prefabrik yapıda olmasının uygulama açısından büyük avantaj sağlayacağını söyleyerek, "Yangın duvarı projesini geliştirirken en çok önem verdiğimiz konulardan biri, sistemin sahada hızlı, güvenli ve pratik biçimde uygulanabilir olmasıydı. Prefabrik yangın duvarları; taşınabilir, hızlı monte edilebilir ve ihtiyaç duyulan bölgenin koşullarına göre kolaylıkla konumlandırılabilir bir sistem sunuyor. Sistemin sabit ve tek bir noktaya bağlı kalmadan farklı alanlara uyarlanabilmesi, afet öncesi hazırlık kapasitesini de güçlendiriyor. Ayrıca yangın duvarının 24 saat aktif çalışabilecek şekilde kurgulanması, insan müdahalesinin gecikebileceği durumlarda dahi yangına karşı ilk savunma hattını oluşturmasını mümkün kılıyor" diye konuştu. "Farklı arazilerde uygulanabilir" Prof. Dr. Celalettin Kozanoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "İnşaat mühendisliği açısından bu projenin temel değeri, yapısal güvenlik ile işlevselliği bir araya getirmesidir. Sistemin modüler yapısı; farklı arazi koşullarına ve değişik ölçekteki ihtiyaçlara göre planlama yapılmasına da olanak tanıyor. Bir tesisin çevresinde, yerleşim alanı sınırında ya da kritik altyapı noktalarında, risk analizine göre yangın duvarlarının konumlandırılması mümkün. Bu projenin patent alması; mühendislik açısından uygulanabilir, yenilikçi ve sahadaki gerçek bir ihtiyaca karşılık veren bir çözüm geliştirdiğimizi göstermesi bakımından çok değerli. Yangın duvarlarının, özellikle yüksek riskli bölgelerde hem yapı güvenliğini artıracağına hem de can kaybı, ekonomik zarar ve çevresel tahribatın azaltılmasına önemli katkı sunacağına inanıyorum."
21 Mayıs 2026 Perşembe - 10:09
EFES-2026 Tatbikatı’nın gündüz safhası başladı
Türkiye ev sahipliğinde düzenlenen EFES-2026 Birleşik, Müşterek, Fiili Atışlı Arazi Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü’nün gündüz safhası, TB-3 SİHA’nın TCG Anadolu’dan kalkışıyla başladı.
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 23:10
EFES-2026 Tatbikatı’nda nefes kesen gece safhası
Türkiye’nin ev sahipliğinde, Ege Ordusu Komutanlığı’nın sevk ve idaresinde dost ve müttefik ülke unsurlarının katılımıyla gerçekleştirilen EFES-2026 Birleşik, Müşterek, Fiilî Atışlı Arazi Tatbikatı’nın Seçkin Gözlemci Günü gece safhası nefes kesen anlara sahne oldu. Gece karanlığında topçu ve havan atışlarıyla desteklenen amfibi harekatında; düşman hedefleri kara, deniz ve hava unsurları tarafından tam isabetle imha edildi.
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 21:10
Aziz Yıldırım, İzmir’de kongre üyeleriyle bir araya geldi
Fenerbahçe Başkan Adayı Aziz Yıldırım, olağanüstü seçimli genel kurul toplantısı çalışmaları kapsamında İzmir’e geldi. Kongre üyelerine açıklamalarda bulunan Yıldırım, "Dargınlık ve kırgınlıkları ortadan kaldıracak tek şey şampiyonluktur. İki santrfor alınacak ve bu konuda çalışmalar yapılıyor" dedi. İzmir’de bir otelde düzenlenen Büyük Ege Buluşması etkinliğinde 1300 kongre üyesiyle bir araya geldi. Kongre üyelerine açıklamalarda bulunan Fenerbahçe Kulübü Başkan Adayı Aziz Yıldırım, 12 yıllık gidişatın durdurulması için çalışacaklarını belirterek, "İzmir’den her zaman destek gördük. Ben ve yönetim arkadaşlarımı tanıtacağım. Bu, bir sistem kurma meselesidir; biz de bu sistemi kuracağız. İlk hedefimiz şampiyon olmak. Bu sistem benden sonra yönetim kurulu tarafından da sürdürülecektir. Sistemin ana maddesi kurumsallaşmaktır. 8 yıl önce kurumsal bir yapıdaydık ancak bu durum değişime uğradı. Kulübü bir bütün haline getireceğiz; taraftarın, kongre ve divan kurulu üyelerine sahip çıktığı bir Fenerbahçe oluşturacağız. Aradaki yönetimlerle ilgili yorum yapmayacağız. İbra edilme veya edilmeme gibi düşünceler var. Her iki yönetimin de ibra edilmesini tavsiye ediyorum. Biz seçilirsek kulübün tüm durumunu şeffaf bir şekilde anlatacağız. Neyle karşılaşırsak karşılaşalım biz her şeyi kabul edeceğiz, hiçbir şekilde yakınmayacağız. Bu kulüpten iki başkan çıktı; biri Türkiye Futbol Federasyonu Başkanı, diğeri divan başkanı oldu. Bu yönetimde aynı şeyi gözettik; yönetim kurulu kadar Futbol A.Ş.’nin yönetimi de çok güçlü olmalı. İkisi beraber çalışacak, Futbol A.Ş. ve yönetim kurulu birbirinden ayrı hareket etmeyecek ve daha güçlü bir yapı oluşacak. Futbol aklı konusunda eski sporculardan oluşan bir danışma kurulu kuracağız. Onların tavsiyeleriyle basketbolda da Ömer Onan gelecek ve o organizasyonu üstlenecek. Bütün branşlarda kendi çocuklarımızı görevlendireceğiz" diye konuştu. "İlk hedefimiz şampiyonluk" Stadyumla ilgili projeleri olduğunu ve gerekli izinleri aldıktan sonra yapım çalışmalarına başlayacaklarını vurgulayan Yıldırım, "Fenerbahçe kurumsal yapıya kavuşacak, kulübün gelirlerini sürekli artıracak bir yapılanma oluşturacağız. Taraftarın ekonomik güce katkı sağlamasını temin edeceğiz. Kulübü yapboz durumundan çıkarıp, sürekli bilgi üreten ve bu bilgileri kalıcı olarak aktaran bir yapıya kavuşturacağız. İlk hedefimiz şampiyonluktur. Şartlar uygundur, iyi bir takımımız var ancak takviyelere ihtiyacımız bulunuyor. Bu takviyeleri gerçekleştireceğiz. İyi futbolcularımızın Dünya Kupası’na gitmemesi bizim adımıza bir avantajdır. 21 Temmuz’da Şampiyonlar Ligi elemesi oynayacağız. Hem Şampiyonlar Ligi’ne kalmak hem de ligde şampiyonluğa ulaşmak için mücadele edeceğiz; iyi bir takım kurarak bunu başaracağız" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin Fenerbahçe’ye ihtiyacı var" Mücadeleye başladıklarını ve her alanda bu kararlılığı sürdüreceklerini belirten Yıldırım, "Geçmişte nasıl bir mücadele sergilediğimizi kamuoyu çok iyi biliyor. Önce iyi bir takım oluşturmamız lazım. İyi bir takım oluşturursak bizler de bu mücadeleyi daha kolay veririz. Bugün Türkiye’nin Fenerbahçe’ye ihtiyacı var. Fenerbahçe’de huzur olursa ülkemizde de huzur olur. Bunu sağlayacak olan bizler kadar diğer paydaşlar, kişiler ve kurumlardır. Dargınlık ve kırgınlıkları ortadan kaldıracak tek şey şampiyonluktur. Şampiyon olduğunuz anda tüm kırgınlıklar biter" şeklinde konuştu. "İki santrfor alınacak" Takıma iki santrfor alınacağını ve bu yöndeki çalışmaların sürdüğünü vurgulayan Yıldırım, "Mourinho’yu daha önce Porto’ya gitmeden Fenerbahçe’ye getirmek için görüşmüştük. Portekiz’de yanındaki ekibiyle 15 milyon Euro karşılığında anlaşma sağlamıştık ve nitekim şimdi Fenerbahçe’ye geldi. Dünyada en iyi üç teknik direktörü sayarsak bunlardan biri Mourinho’dur. Kendisi başarılı bir hocadır ancak her başarılı hocanın her yerde kesin başarılı olacağı diye bir kanun yoktur. Yönetim ile kamuoyu arasındaki ilişkiler başka bir yöne dönüştü. Transferler maalesef geç yapıldı. Şampiyonlar Ligi’nden elendikten sonra 3-4 oyuncu getirildi. Bu isimler daha önce transfer edilseydi başarılı olabilirdik. Ancak artık geçmişi konuşmamalıyız. İki santrfor alınacak ve bu konuda çalışmalar yapılıyor. Bu gece yarısı bir toplantı gerçekleştireceğim. Takviye yapılacak diğer mevkiler de belli. İçerideki mevcut durumu ve harcama limitlerimizi de görmemiz gerekiyor. Kimin takımda kalması, kimin gitmesi gerektiğini tespit etmeliyiz. Bütün bu projeleri hayata geçirebilmek için de kongre üyelerinin oylarına ihtiyacımız var" dedi. Birlik ve beraberlik vurgusu Kulüp içindeki kırgınlıkları ortadan kaldırmak adına afla ilgili tek maddelik bir tüzük düzenlemesi yapılması gerektiğini belirten Yıldırım, "Bunun bir af olmasını sağlamaya çalışacağız ve bu konuyla ilgili bir kongre düzenleyeceğiz. Bunu yalnız başıma yapamam; 40 yaşımda olsam yapardım ama süreci hep beraber yöneteceğiz. Birlik ve beraberlik içinde olursak aşamayacağımız hiçbir şey yok. Erkek basketbol takımının bir milyon Euro açığı bulunuyor, bunu karşılayabiliriz. Yeniden yapılanma ile basketbol şubesi de halka açılabilir. Geçmişte bu yönde bir çalışma yapıldı mı bilmiyorum. Fenerium’un diğer bütün kulüplerden çok daha fazla geliri vardı. Şu anki durumunu tam olarak bilemiyorum. Seçimden sonra bu konuların hepsini detaylıca inceleyeceğiz. Kulübün maddi anlamda büyümesi şart. Bu ekonomik büyüklükle beraber, diğer bütün branşlarda da büyümeyi sağlamak zorundayız" diyerek sözlerini tamamladı.
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 17:14
Göztepe, Heliton’a veda etti
Göztepe, geçtiğimiz günlerde yollarını ayırdığı Heliton’a resmi sosyal medya hesapları üzerinden teşekkür ederek veda etti. Göztepe, 2023-2024 sezonunun ara transfer döneminde kadrosuna kattığı Brezilyalı savunma oyuncusu Heliton’a resmi sosyal medya hesapları üzerinden yayımladığı mesajla veda etti. Sarı-kırmızılı formayla geçirdiği 2.5 yıllık süreçte 1. Lig şampiyonluğu yaşayan ve Süper Lig’de iki sezon mücadele eden deneyimli stoper, Göztepe kariyerinde toplam 90 karşılaşmaya çıktı. Heliton, bu maçlarda 3 gol ve 3 asistlik katkı sağlarken, sahada toplam 7 bin 603 dakika görev yaptı. Başarılı savunmacı ayrıca bu süreçte 21 sarı kart ve 1 kırmızı kart gördü. Sezonun sona ermesinin ardından taraflar yeni sözleşme konusunda anlaşma sağlayamayınca yollar karşılıklı olarak ayrıldı. Ayrılığın ardından sosyal medya hesabından bir veda mesajı paylaşan Heliton, Göztepe’yi ve taraftarları unutamayacağını ifade etti. Sarı-kırmızılı kulüp de yayımladığı teşekkür mesajıyla Brezilyalı oyuncuya kariyerinin geri kalanında başarı dileklerinde bulunarak, "Bu forma altında verdiğin mücadele, sahaya koyduğun karakter ve armamız için gösterdiğin savaşçı ruh daima hatırlanacak. Birlikte yaşadığımız her anı, her mücadele ve her zafer için teşekkür ederiz. Yolun açık olsun Heliton, yeni yolculuğunda başarılar" ifadelerine yer verildi.
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:30
Göztepe, Efkan Bekiroğlu’nun sözleşmesini uzattı
Göztepe, Efkan Bekiroğlu’nun sözleşmesinde bulunan uzatma opsiyonunu kullandıklarını, kontratının da 2026-2027 sezonu sonuna kadar yenilediğini açıkladı. Trendyol Süper Lig’i 6. sırada tamamlayarak Avrupa hedefini gelecek sezona erteleyen Göztepe, sezonun sona ermesiyle birlikte transfer çalışmalarına hız verdi. Sarı-kırmızılı ekip, ilk olarak savunma oyuncusu Heliton ile yollarını ayırırken, bu boşluğu doldurmak için Ludogorets forması giyen Noah Sonko Sundberg transferinde de sona yaklaştı. İzmir temsilcisi, dış transferdeki hamlelerinin yanı sıra iç transferde de adım atarak Efkan Bekiroğlu’nun sözleşmesini yeniledi. İzmir ekibinden konuyla ilgili yapılan açıklamada, "Kulübümüz, oyuncumuz Efkan Bekiroğlu’nun sözleşmesinde yer alan opsiyonu kullanarak kontratını 2026-2027 sezonu sonuna kadar uzatmıştır. Efkan Bekiroğlu’na şanlı formamız altında başarılarla dolu bir sezon diliyoruz" denildi. 30 yaşındaki futbolcu, bu sezon sarı-kırmızılı formayla 26 maça çıkarken, 3’er gol ve asistlik performans sergiledi.
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:14
Türkiye-Azerbaycan iş dünyasının yeni döneminde İzmir imzası
Türkiye’deki Azerbaycanlı İş İnsanları Birliği’nde (TAİB) yeni dönem başladı. Türkiye’deki Azerbaycanlı iş insanlarını aynı çatı altında buluşturan yapının yeni başkanı, uzun yıllardır İzmir iş dünyasında faaliyet gösteren Dr. Asif Kurban oldu. Türkiye’de faaliyet gösteren Azerbaycanlı iş insanlarını ortak bir platform altında buluşturmak amacıyla çalışmalarını sürdüren TAİB’in olağan genel kurulu gerçekleştirildi. Toplantıda, birliğin geçmiş dönem faaliyetleri değerlendirilirken, yeni dönem yönetim organları da belirlendi. Yapılan seçim sonucunda 2026-2029 döneminde görev yapacak yeni yönetim kurulu; Dr. Asif Kurban, Mikayıl Yusifov, Vügar Abdullah, Av. Zenfira Aliyeva ve Elşen Guliyev’den oluştu. TAİB, Türkiye’de faaliyet gösteren Azerbaycanlı iş insanları arasında dayanışmanın artırılması, ekonomik iş birliklerinin geliştirilmesi, yeni yatırım alanlarının oluşturulması ve iki ülke arasındaki ticari ilişkilerin güçlendirilmesine yönelik çalışmalarıyla dikkat çekiyor. Birlik aynı zamanda Türkiye ile Azerbaycan arasındaki kardeşlik bağlarının ekonomik, kültürel ve stratejik alanlarda daha da güçlendirilmesine katkı sunmayı hedefliyor. Türkiye-Azerbaycan ticaretinde yeni dönem hedefi Genel Kurul sonrası değerlendirmelerde bulunan TAİB Başkanı Dr. Asif Kurban, Azerbaycan kökenli iş insanlarının ortak sesi olmayı ve üyeler arasındaki dayanışmayı daha da güçlendirmeyi hedeflediklerini ifade etti. Üyelerin mevcut pazar paylarının büyütülmesi, yeni iş fırsatlarının oluşturulması, ticari faaliyetlerin geliştirilmesi ve uluslararası pazarlara açılımlarının desteklenmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını belirten Kurban, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki ekonomik iş birliğinin daha da güçlendirilmesi için çalışacaklarını söyledi. TAİB’in yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda stratejik ve kültürel bir misyon taşıdığına dikkat çeken Dr. Asif Kurban, iki ülke arasındaki kardeşlik bağlarının iş dünyası üzerinden daha güçlü hale gelmesine katkı sunmayı sürdüreceklerini kaydetti. İzmir’den uluslararası iş dünyasına Uzun yıllardır İzmir iş dünyasında faaliyet gösteren Dr. Asif Kurban, 2000 yılında kurulan Tural Group şirketinin kurucusu ve yöneticisi olarak uluslararası ticaret alanında çalışmalar yürütüyor. Dokuz Eylül Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi’nde lisans ve yüksek lisans eğitimini tamamlayan Kurban, 2007 yılında doktora derecesini alarak İktisat Bilimleri Doktoru unvanını aldı. Yayınlanmış akademik çalışmaları bulunan Kurban, aynı zamanda Azerbaycan İş Adamları Konfederasyonu (ASK) Türkiye Temsilciliği görevini de yürütüyor. Uzun yıllardır sivil toplum çalışmalarında aktif rol alan Dr. Kurban, özellikle Türkiye-Azerbaycan ekonomik ilişkileri, diaspora faaliyetleri ve iki ülke arasındaki ticari entegrasyon çalışmalarıyla tanınıyor. Yeni dönem görev dağılımı ise şu şekilde oluştu: TAİB Başkanlığı görevine Dr. Asif Kurban seçilirken, Kurumsal İlişkiler, Medya, STK ve Kamu İlişkilerinden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevine Mikayıl Yusifov, Üyelik İşlerinden Sorumlu Başkan Yardımcılığı görevini Vügar Abdullah, Hukuk, Uyum ve Kadın Liderlik Komisyonu Başkanlığı görevine Av. Zenfira Aliyeva, Dijitalleşme ve İş Geliştirme Komisyonu Başkanlığı görevini ise Elşen Guliyev üstlendi.
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 16:09
Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdür Yardımcısı Kocakale’den İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Yeldan’a ziyaret
Adalet Bakanlığı Ceza ve Tevkifevleri Genel Müdür Yardımcısı Enes Kocakale, İzmir Cumhuriyet Başsavcısı Ali Yeldan’ı makamında ziyaret ederek ceza infaz kurumlarının işleyişi hakkında görüş alışverişinde bulundu. Görüşmede, Ceza İnfaz Kurumları Günü kapsamında yürütülen çalışmalar değerlendirildi ve kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesi ele alındı. Ceza infaz kurumlarından sorumlu İzmir Cumhuriyet Başsavcı Vekili Aydoğan Sansak’ın da hazır bulunduğu ziyarette, güncel işleyiş üzerine fikir alışverişi yapıldı. Ziyaretin sonunda Başsavcı Yeldan, teşekkürlerini ileterek Kocakale’ye günün anısına plaket takdim etti. Görüşme, heyetin hatıra fotoğrafı çektirmesiyle sona erdi.
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 15:30
Ege Üniversitesi 71’inci yaşını coşkuyla kutladı
Ege Üniversitesinin 71’inci kuruluş yıl dönümü törenle kutlandı. Önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, "İzmir, bir gençlik şehridir. Bu şehrin sokaklarında, kordonunda ve meydanlarında bitmek bilmeyen bir enerji ve dinamizm vardır. İzmir’e bu enerjiyi katan en önemli dinamolardan biri de kuşkusuz Ege Üniversitesidir" dedi. EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı ise, "71 yıllık köklü geçmişinden aldığı güçle geleceğe ilerleyen üniversitemiz; akademik kadrosu, nitelikli öğrencileri ve araştırma altyapısıyla bilimsel üretim kapasitesini her geçen gün daha ileri taşımaktadır. Üniversitemizin 71. kuruluş yıl dönümünü gururla kutluyoruz" diye konuştu. Türkiye’nin bilim çınarı Ege Üniversitesi, 71’inci kuruluş yıl dönümünü coşkulu bir törenle kutladı. Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi’ndeki törene önceki dönem Gençlik ve Spor Bakanı, AK Parti İzmir Milletvekili Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, İzmir Vali Yardımcısı Mehmet Sadık Tunç, EÜ Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, üniversite üst yönetimi, senato üyeleri, akademik-idari çalışanlar ve öğrenciler katıldı. Program öncesinde Rektör Prof. Dr. Alcı, Dr. Kasapoğlu’nu makamında ağırladı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende EÜ Medya Uygulama ve Araştırma Merkezi (EGEMM) tarafından hazırlanan video gösteriminin ardından EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Türk Halk Müziği Topluluğu tarafından konser icra edildi. "EÜ ülkemizin kalkınmasında en ön saflarda yer almıştır" Konuşmasında Ege Üniversitesinin köklü bir eğitim kurumu olduğunu söyleyen Dr. Mehmet Muharrem Kasapoğlu, "Bugün, sadece İzmir’imiz için değil, ülkemiz için de köklü bir çınar olan Ege Üniversitesinin gölgesindeyiz. 1955 yılında Ege’nin bereketli topraklarına ekilen bu ilk bilim tohumu, bugün dalları sınırları aşan, gölgesinde yüz binlerce genci yetiştiren devasa bir çınara dönüşmüştür. Ege Üniversitesi, 71 yıl boyunca sadece bir eğitim kurumu olmakla kalmamış; tıp fakültesiyle tüm bölgeye şifa dağıtmış, ziraat fakültesiyle bereketli topraklarımıza değer katmış, mühendislik fakültesiyle ise sanayinin ve teknolojinin adeta beyni olmuştur. Ürettiği bilgi, yetiştirdiği donanımlı insan kaynağı ve topluma dokunan projeleriyle Türkiye’nin kalkınma yolculuğunda her zaman en ön saflarda yer almıştır. İzmir, bir gençlik şehridir. Bu şehrin sokaklarında, kordonunda ve meydanlarında bitmek bilmeyen bir enerji ve dinamizm vardır. İzmir’e bu enerjiyi katan en önemli dinamolardan biri de kuşkusuz Ege Üniversitesidir" dedi. Dr. Kasapoğlu, "Ege Üniversitesi kampüsü harıl harıl çalıştıkça İzmir’imize taze kan, yenilikçi vizyon ve taze fikirler sunmaya devam etmektedir. Ege’nin enerjisi, İzmir’in gücü, İzmir’in vizyonu ise Türkiye’nin gücüdür. Üniversitemizin kuruluş yıl dönümünü, 19 Mayıs bayramımızı ve önümüzdeki hafta idrak edeceğimiz Kurban Bayramı’nı şimdiden tebrik ediyorum. Ege Üniversitesinin 71 yıllık bu onurlu yolculuğu kolay bir süreç değildi. Bu süreçte emek veren, taş üstüne taş koyan ve bugün ebediyete irtihal etmiş olan tüm hocalarımızı rahmetle ve minnetle yâd ediyorum. Üniversitemizin sahip olduğu güçlü altyapıda emeği geçen herkese teşekkür ediyorum" diye konuştu. "Bu köklü çınarın köklerinden besleniyorsunuz" Gençlere tavsiyelerde bulunan Dr. Kasapoğlu, "Sizler bu üniversitenin asli unsurusunuz. Sizler olmadan bu mekânların hiçbir anlamı olmazdı. Sizi sadece diplomanın peşinde koşan gençler olarak değil; bu kampüste, ulu çınarın gölgesinde yetişen, ’Türkiye Yüzyılı’ vizyonuna sahip, güçlü iradeli bireyler olarak görüyorum. Bilimde, sanatta, kültürde, sporda ve teknolojide yeni ufuklara yürüyecek olan o güçlü iradenin en önemli temsilcileri sizlersiniz. Üniversiteyi sadece derslerin, vizelerin ve finallerin yapıldığı bir yer olarak görmeyin. Burası; insanlığın dertleriyle dertlendiğiniz, dünyayı, ülkeyi ve insanı doğru okumayı öğrendiğiniz, aklınızı ve vicdanınızı birlikte büyüttüğünüz bir hayat okuludur. Bir ’hız ve haz’ çağında yaşıyoruz; her şeyin hızla tüketildiği, bilginin saniyeler içinde eskidiği bir dönemdeyiz. Ancak unutmayın ki derinlik sabır, kalıcı eserler ise sebat gerektirir. Sizler bu köklü çınarın köklerinden besleniyorsunuz; bu köklerde aziz milletimizin değerleri, irfanı ve derin tecrübesi var" dedi. "Bilimde öncü, araştırmada güçlüyüz" Ege Üniversitesinin 71’inci yaşını gururla kutladıklarını ifade eden Rektör Prof. Dr. Musa Alcı ise, "Köklü geçmişi, güçlü akademik birikimi ve araştırma odaklı yaklaşımıyla yükseköğretim sistemimizin öncü kurumları arasında yer alan üniversitemizin 71’inci kuruluş yıl dönümünü gururla kutluyoruz. Kurulduğu günden bu yana ’Bilimde öncü, araştırmada güçlü’ vizyonuyla çalışmalarını sürdüren üniversitemiz; eğitim, bilim, Ar-Ge ve inovasyon alanlarındaki çabalarıyla ülkemizin gelişimine yön vermektedir. Özellikle yapay zekâ, dijital dönüşüm, sağlık, sürdürülebilirlik, tarım ve mühendislik alanlarında yürütülen araştırmalarla üniversitemiz, geleceğe katkı sunan önemli merkezlerdendir. Araştırma üniversitesi kimliğiyle disiplinler arası çalışmaları teşvik eden üniversitemiz; yürütülen projeler ve bilimsel çalışmalarla sosyal ve ekonomik katkıyı önemsemektedir" diye konuştu. Prof. Dr. Alcı, "Günümüz üniversiteleri yalnızca bilgiyi ve ülkenin ihtiyaç duyduğu insan kaynağını üreten değil, toplumun ihtiyaçlarına çözüm bulan, ekonominin güçlü oyuncusu konumundadır. 71 yıllık köklü geçmişinden aldığı güçle geleceğe ilerleyen üniversitemiz; akademik kadrosu, nitelikli öğrencileri ve araştırma altyapısıyla bilimsel üretim kapasitesini her geçen gün daha ileri taşımaktadır. Üniversitemize yönelik aidiyet bilincini canlı tutmak için ’Benim Üniversitem’ söyleminin altını çizmememiz gerektiğini düşünüyorum. Üniversitemizi hep birlikte uluslararası arenada daha fazla görünen, söz sahibi bir üniversite yapacağımıza yürekten inanıyorum. Bu anlamlı süreçte emeği bulunan tüm akademik ve idari personelimize, öğrencilerimize, mezunlarımıza ve paydaşlarımıza teşekkür ediyor; Ege Üniversitesi ailesi olarak nice başarılı yıllara birlikte ulaşmayı temenni ediyorum" ifadelerine yer verdi. Konuşmaların ardından düzenlenen belge takdim töreninde; çeşitli dallarda ödül alan sporculara, 40. ve 45. hizmet yılını dolduran idari personele ve 55 ve 41 yıllık mezunlara belgeleri takdim edildi. Bayramlaşma töreni yapıldı Tören sonunda MÖTBE Fuaye Alanında Rektör Prof. Dr. Alcı ve üniversite üst yönetimi, Ege Üniversitesi ailesiyle bayramlaştı. Ardından "Ege Üniversitesi: Zamanda İzler" fotoğraf sergisini gezen katılımcılar, 45. Kültür Sanat ve Spor Şenliği yürüyüşüne katılarak şenlik coşkusuna ortak oldu.
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 13:25
İzmir Otogarı’nda bayram denetimleri sürüyor
Kurban Bayramı tatili öncesinde İzmir Ticaret İl Müdürlüğü ekiplerinin otogarda denetimleri devam ediyor. Bayram tatili öncesi il ve ilçelerde şehirlerarası yolcu taşımacılığı hizmeti veren otogarlar ile sebze-meyve hallerinde kapsamlı denetimler gerçekleştiriliyor. Ticaret İl Müdürlüğü ekipleri, otogarlarda özellikle bilet ücretlerinin vatandaşların görebileceği bir biçimde işletmelerce sunulup sunulmadığı, bilet fiyatlarında haksız fiyat artışı yapılıp yapılmadığı, tarifeye aykırı uygulamaların bulunup bulunmadığı, tüketiciyi yanıltıcı işlemler ve haksız rekabete yol açabilecek uygulamaların var olup olmadığı hususları titizlikle inceliyor. Meyve sebze hallerinde ise ürünün hal kayıt sisteminde bildiriminin bulunup bulunmadığı, bildirimin içeriği ile fiziki ürünün uyumlu olup olmadığı hususlarıyla, sebze meyve ürünlerinin fiyat hareketleri, stokçuluk, kayıt dışı faaliyetler ve piyasa dengesini bozabilecek uygulamalar yakından takip ediliyor; vatandaşın temel gıda ürünlerine makul fiyatlarla erişiminin sürdürülebilmesi amacıyla gerekli kontroller yapılıyor. Yapılan açıklamaya göre, şehirlerarası yolcu taşımacılığı hizmeti sunulan otogarlarda yapılan denetimlerde, 67 seyahat işletmesinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ve Fiyat Etiketi Yönetmeliği’ne aykırı eylemleri tespit edilerek bu işletmelere 615 bin 815 TL idari para cezası uygulandı. Otogarlardaki kafe ve restoranlarda yapılan denetimlerde kanun ve yönetmeliğe aykırı uygulamaları tespit edilen işletmelere de 63 bin 568 TL idari para cezası kesildi. Yine Buca, Menemen, Ödemiş, Selçuk ve Bergama ilçelerindeki sebze meyve hallerinde toplam 73 işletmede denetim gerçekleştirildi. Diğer yandan yapılan denetimlerde işletmelerin haksız fiyat artışı yönünden de inceleme ve değerlendirilmeleri sürdürülürken, haksız fiyat artışı yaptığı kanaatine varılan işletmeler, haklarında idari işlem tesis edilmek üzere Bakanlığın Haksız Fiyat Değerlendirme Kuruluna bildirildiği kaydedildi. Açıklamanın devamında, "İzmir Ticaret İl Müdürlüğü olarak amacımız; bayram tatili öncesi ve tatil sürecinde vatandaşlarımızın mağduriyet yaşamasını önlemek, adil ve şeffaf ticaret düzenini korumak ve piyasadaki fırsatçı uygulamalara karşı etkin mücadeleyi sürdürmektir. Denetimlerimiz bu süreçte aralıksız devam edecektir" denildi.
20 Mayıs 2026 Çarşamba - 12:59
Menemen Kent Gözü Rekreasyon Alanı coşkulu bir törenle açıldı
Menemen Belediyesi tarafından 23 bin metrekarelik alanda yapımı tamamlanan Kent Gözü Rekreasyon Alanı, 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramına özel olarak görkemli bir açılışa sahne oldu. On binlerce kişiyle gerçekleştirilen açılış Semicenk konseriyle taçlandı. Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "Her ay yeni bir açılış gerçekleştiriyoruz ancak biz hemşehrilerimize bir söz verdik; Türkiye’nin, Ege Bölgesi’nin ve İzmir’in enlerini Menemenlilerle buluşturacağız" dedi. Menemen Belediyesi ilçeye yeni bir sosyal yaşam alanı kazandırdı. Yapımı tamamlanan ve 23 bin metrekarelik bir alanı kapsayan Kent Gözü Rekreasyon Alanı, bünyesinde kafe restoran, vitamin bar, basketbol, futbol ve voleybol sahaları, tenis kortu, fitness aletleri ile yeni nesil çocuk oyun parkını barındırıyor. Vatandaşların keyifli vakit geçirebilmesi için seyir terası, amfi oturma alanı, bebek bakım kabini ve pati park gibi birçok farklı sosyal donatının da yer aldığı merkez, her yaştan ilçe sakinine hitap edecek şekilde tasarlandı. Açılış töreniyle kapılarını açan merkezde spor alanları, yeşil yürüyüş yolları ve sosyal tesis alanları tek bir çatı altında birleşti. Anlamlı günde açılış gururu Kent Gözü Rekreasyon Alanı’nın açılışını 19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı gibi anlamlı bir günde gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyduklarını belirten Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, "23 bin metrekarelik bir alanda kurulan tesisimiz; voleybol ve basketbol sahaları, tenis kortları, halı sahaları, pati parkları, oyun grupları, kafeterya, restoran, vitamin barları ve yürüyüş alanlarıyla gerçekten Menemen’imize yakışacak çok güzel bir proje oldu. Vatandaşlarımızı bu alanla buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. Bu adımı anlamlandırabilmek adına Türk milletinin kurtuluş, istiklal ve istikbal mücadelesinin başladığı günü tercih ettik. Bugün gençlerimizle ve Menemenli hemşehrilerimizle tek vücut olarak hem açılışımızı taçlandırdık hem de Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere silah arkadaşlarını ve tüm şehitlerimizi yâd ettik. Bu millet her şeyin en iyisini hak ediyor" ifadelerini kullandı. "Türkiye’nin enlerini Menemenlilerle buluşturacağız" Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonunu devam ettirebilmek adına büyük bir mücadele içerisinde olduklarını vurgulayan Belediye Başkanı Pehlivan, "Ona bir nebze olsun layık olabiliyorsak dünyanın en mutlu insanlarıyız. Elbette hayata geçireceğimiz daha birçok projemiz var. Şu anda her ay yeni bir açılış gerçekleştiriyoruz ancak biz hemşehrilerimize bir söz verdik; Türkiye’nin, Ege Bölgesi’nin ve İzmir’in enlerini Menemenlilerle buluşturacağız. Bu sebeple önümüzdeki günlerde fark oluşturacak yeni projelerimizi de hayata geçireceğiz. İnşallah vatandaşlarımıza layık olmak için çalışmalarımızı gece gündüz demeden sürdüreceğiz" dedi. Coşku, müzikle doruğa ulaştı Başkan Pehlivan’ın konuşması sonrası protokol üyelerinin de katılımıyla sahnede Kent Gözü Rekreasyon Alanı’nın açılış kurdelesi kesildi. Hakan Doğanay ve Sevtuğ Kasapbaşoğlu’nun sunuculuğunu üstlendiği program, açılış töreniyle olduğu kadar müzik ziyafetiyle de vatandaşlardan tam not aldı. Sahnede ilk olarak Grup Seyrek, en güzel parçalarını seslendirirken, Okan Bear ve Royal, konser coşkusunu katladı. Gecenin finali ve beklenen ismiyse Semicenk oldu. Sevilen sanatçı, kitlelere ezberlettiği şarkılarını bu kez Menemen’de on binlerle hep bir ağızdan söyledi. Semicenk’in yaklaşık 2 saat süren performansı büyük beğeni topladı.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder