Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
İzmir
Aliağa’da 23 Nisan Çocuk Bayramı coşkuyla kutlandı
23 Nisan 2026 Perşembe - 21:50:15
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ve TBMM’nin açılışının 106. yıl dönümü Aliağa’da düzenlenen birbirinden renkli etkinliklerle kutlandı. Aliağa’da ‘23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’ kutlamaları sabah saatlerinde öğrenci grupları ile vatandaşların bando eşliğinde çelenk sunma töreninin yapılacağı Cumhuriyet Meydanı’na kortej halinde yürümesiyle başladı. Cumhuriyet Meydanı’nda düzenlenen törende Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Atatürk Anıtı’na çelenk sunumunu yaptı. Çelenk sunma programı, İstiklal Marşı’nın okunması ve saygı duruşunda durulmasının ardından sona erdi. Resmi törenin ardından 23 Nisan kutlama programı Mehmet Saka İlkokulu’nda devam etti. Programa; Aliağa Kaymakamı Zekeriya Güney, Garnizon Komutanı Albay Ali Güler, Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, Aliağa Cumhuriyet Başsavcısı Serkan Başaran, Aliağa İlçe Jandarma Komutanı Binbaşı Yusuf Can Gökgöz, Aliağa İlçe Emniyet Müdürü Ahmet Can, Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz, Aliağa Belediye Başkan Yardımcısı Mesut Öztürk, Aliağa Belediyesi Personel Şirketi Yönetim Kurulu Başkanı Mehmedali Özkurt, şehit yakınları, gaziler, askeri erkan, daire amirleri, sivil toplum kuruluşları, siyasi parti temsilcileri, öğretmenler, öğrenciler, veliler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Programda Günün anlam ve önemini belirten açılış konuşmasını Aliağa İlçe Milli Eğitim Müdürü Dr. Erdoğan Akyüz yaptı. Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in kutlama mesajı okundu. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı kapsamında yürütülen Dilimizin Zenginlikleri Projesi çerçevesinde düzenlenen şiir yazma yarışmasında İzmir il birincisi olan Aliağa 100. Yıl Ortaokulu öğrencisi Zeynep Baba, ‘Yaşasın Hürriyet’ adlı şiirini seslendirdi. Mehmet Saka İlkokulu öğrencilerinin hazırladığı gösteriler izleyicilerden büyük alkış aldı. İlçe genelinde düzenlenen resim ve atletizm yarışmalarında dereceye giren öğrencilere ödülleri takdim edildi. Kutlama programının ardından katılımcılar, öğrenciler tarafından hazırlanan ‘23 Nisan’da Çocuk Olmak’ temalı resim sergisini gezdi." Aliağa’da çocukların bayramı dolu dolu kutlandı Aliağa Belediyesi tarafından 23 Nisan Çocuk Şenliği kapsamında düzenlenen ve üç gün süren etkinlikler; Helvacı, Şakran ve Avcı Ramadan’da yoğun katılımla gerçekleştirildi. Okul saldırısında hayatını kaybeden öğretmen ve öğrenciler için Kur’an-ı Kerim okundu. Program boyunca çocuklar ve aileler için renkli aktiviteler düzenlendi. Helvacı ve Şakran’da maskot gösterileri, taş ve yüz boyama etkinlikleri ile çeşitli ikramlar sunulurken, şişme oyun grupları, motosiklet eğitim parkuru ve farklı oyun alanlarıyla eğlence daha da genişletildi. Üç gün boyunca sahne alan ASEV dans ekipleri ise halk oyunları ve modern dans gösterileriyle şenliğe renk kattı. Aliağa Belediye Başkanı Serkan Acar, şenlikte çocukların gününü kutlayarak mutluluklarına ortak olurken çocuklarla birlikte etkinliğin kapanışını yaptı. Aliağa Belediyesinden, 23 Nisan’a özel resimli çocuk kitabı Aliağa Belediyesi’nin 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’na özel olarak hazırladığı "Ali ve Ece, Yaşasın 23 Nisan" adlı resimli çocuk kitabı, etkinliklerde miniklerle buluştu. Aliağa Belediyesinin "Aliağa Çocuk" yayınevinden çıkan "Ali ve Ece" serisinin üçüncü kitabı olan "Ali ve Ece, Yaşasın 23 Nisan", Demet Bozkurt tarafından kaleme alınıp özel çizimlerle zenginleştirildi. Üç gün süren şenlikler boyunca Helvacı, Şakran ve Avcı Ramadan’da gerçekleştirilen etkinliklerde 3 bin adet kitap çocuklara dağıtıldı.
23 Nisan 2026 Perşembe - 15:25
İzmir’de çocuklar 23 Nisan etkinliklerinde kriz yönetiminin başına geçti
İzmir’de 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı etkinlikleri kapsamında Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) İl Müdürlüğünü ziyaret eden ilkokul öğrencileri, hem afet bilinci eğitimi aldı hem de senaryo gereği meydana gelen deprem krizini yönetti. 23 Nisan kapsamında düzenlenen etkinlikler dolayısıyla Nebahat Alparslan Karadavut İlkokulu, Bayraklı Osman Faruk Verimer İlkokulu ve Bornova İhsane Tuna Dıravacıoğlu İlkokulunda eğitim gören 3. ve 4. sınıf öğrencileri ile velileri, İzmir AFAD İl Müdürlüğünde misafir edildi. Organizasyona İzmir Valisi Süleyman Elban, İl Milli Eğitim Müdürü Ömer Yahşi ve İzmir AFAD İl Müdürü Nazif Ekinci de katıldı. AFAD Kriz Yönetim ve Koordinasyon Merkezini ziyaret eden çocuklara, burada uzman ekipler tarafından kurumun çalışmaları hakkında bilgilendirme yapıldı. Daha sonra gönüllü yeleklerini giyerek baretlerini takan minik öğrenciler, AFAD eğitimcilerinden Heimlich manevrası başta olmak üzere kalp masajı ve çeşitli ilk yardım eğitimleri aldı. Eğitimlerin ardından çocuklar, temsili olarak devlet büyüklerinin ve kurum müdürlerinin yerini alarak senaryo gereği meydana gelen bir deprem anında yapılması gerekenleri uyguladı. Kriz masasına geçen öğrencilerden Deniz Çetin vali, Yekta Akkuş garnizon komutanı, Gülce Gündaş büyükşehir belediye başkanı ve Melis Yavuzalp ise AFAD il müdürü koltuğuna oturarak arama kurtarma çalışmalarını koordine etti. AFAD Başkanı konferansla bağlandı Türkiye AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan ise etkinliğe video konferans yöntemiyle bağlanarak çocukların bayramını kutlayan bir açıklama yaptı. Renkli anlara sahne olan tatbikatın ardından, görevlerini başarıyla tamamlayan çocuklara afet ve acil durum çantaları ile çeşitli hediyeler takdim edildi. "Geleceğin komutanları olarak hazırız" Garnizon Komutanı görevini üstlenen Yekta Akkuş, bu organizasyon sayesinde önemli tecrübeler edindiklerini ve geleceğin komutanları olarak vatan savunmasına her zaman hazır olacaklarını ifade etti. Akkuş, AFAD tarafından düzenlenen bu etkinlikte afet bilincini yaşayarak öğrendikleri için teşekkürlerini iletti. "Koordinasyonun önemini kavradık" Temsili AFAD İl Müdürü Melis Yavuzalp ise kriz anlarını yönetmenin büyük bir sorumluluk olduğunu ve bu süreçte koordinasyonun önemini kavradıklarını belirtti. Yavuzalp, kendilerine sunulan bu imkanın afetlere karşı hazırlıklı olma noktasında çok kıymetli olduğunu kaydetti.
23 Nisan 2026 Perşembe - 15:00
Marble İzmir’i 50 bini aşkın kişi ziyaret etti
Doğal taş sektörünün küresel buluşma noktası Marble İzmir-Uluslararası Doğaltaş ve Teknolojileri Fuarı, 4 bin 10’u yabancı ve 46 bin 973’ü yerli olmak üzere toplam 50 bin 983 profesyonel ziyaretçiyi ağırladı. Marble İzmir, ortaya çıkardığı ticaret hacminin yanı sıra tasarım, sanat ve bilgi paylaşımını bir araya getiren yapısıyla dikkat çekti. İzmir Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde İZFAŞ tarafından bu yıl 31. kez düzenlenen Marble İzmir, 14-17 Nisan tarihleri arasında dünyanın dört bir yanından sektör profesyonellerini İzmir’de ağırladı. Marble İzmir, her yıl olduğu gibi bu yıl da hem sektöre hem de ülke ekonomisine önemli katkılar sağladı. Türkiye’nin 41 ilinden ve 28 farklı ülkeden katılımcıyla 150 bin metrekareyi aşan alanda gerçekleştirilen Marble İzmir’de, Ege Maden İhracatçıları Birliği ve İZFAŞ koordinasyonunda düzenlenen alım heyeti programları, B2B görüşmelerle farklı ülkelerden gelen alıcılar katılımcı firmalarla buluşturularak, binlerce nitelikli iş görüşmesi yapıldı. Fuar hem mevcut ticari ilişkilerin güçlendirildiği hem de yeni pazarlara açılma fırsatlarının değerlendirildiği bir platform olarak öne çıktı. Gerçekleştirilen ticari görüşmelerin sektöre milyonlarca dolar hacminde katkı sunması öngörülüyor. Tasarım, sanat ve ticaret D-esign Arena’da buluştu D Holü, bu yıl "D-esign Arena" konseptiyle yeniden düzenlendi ve fuarın en dinamik alanlarından biri haline geldi. Tasarım, sanat ve ticaretin buluştuğu bu alanda mimar, akademisyen ve sektör temsilcilerinin katılımıyla Marble Talks oturumları, iş görüşmeleri ve etkinlikler gerçekleştirildi. 31. yıla özel açılış performansı ve paneller büyük ilgi gördü. 50’yi aşkın uzman deneyimlerini paylaştı. Heykel Çalıştayı’nda üretilen eserler fuar boyunca sergilendi ve İzmir’in çeşitli noktalarına yerleştirildi. 67 üniversiteden 724 projenin katıldığı 8. Uluslararası Doğal Taş Tasarım Yarışması’nda 19 tasarım finale kalırken, ödüller sahiplerini buldu. "Gelecek yıl için çalışmalarımıza şimdiden başladık" Fuarla ilgili değerlendirmede bulunan İZFAŞ Genel Müdürü Tuğçe Cumalıoğlu, Marble İzmir’in sektörle birlikte büyüyen güçlü yapısına dikkat çekerek, "Marble İzmir’i başarıyla tamamlamanın gururunu yaşıyoruz. 31 yıldır Marble İzmir sektörü büyütürken, sektör de fuarı büyütmeye devam ediyor. Türkiye’nin sahip olduğu doğal taş rezervleri, fuarı küresel ölçekte güçlü kılıyor. Yabancı katılımcı ve ziyaretçilerimizin, burada yalnızca Türkiye’nin değil, dünyanın dört bir yanından taş çeşitliliğini bir arada görme fırsatı bulduklarını ifade etmeleri bizim için büyük bir memnuniyet kaynağı. Bu yılki organizasyon, küresel ölçekte yaşanan zorluklara rağmen bir araya gelmenin ve iş birliği üretmenin her zamankinden daha önemli hale geldiğini bir kez daha gösterdi. Bine yakın katılımcı ve 50 bini aşkın ziyaretçiyle Marble İzmir, artık sadece bir ticaret platformu değil; fikirlerin buluştuğu, iş birliklerinin geliştiği ve sektörün geleceğinin şekillendiği güçlü bir buluşma noktası olduğunu bir kez daha kanıtladı. Marble İzmir gerçekten çok güçlü bir fuar ve bu güç sektöre doğrudan yansıyor. Önümüzdeki yıl bu gücü daha da büyüterek sürdürmek istiyoruz. Gelecek yıl için çalışmalara şimdiden başladık" dedi. Nitelikli alıcı vurgusu TÜMMER Yönetim Kurulu Başkanı Hanifi Şimşek ise Marble İzmir’in sektörel açıdan verimli geçtiğini belirterek, organizasyonun hem ulusal hem de uluslararası düzeyde güçlü bir iş birliğiyle yürütüldüğünü söyledi. Şimşek, "Türkiye ile ticaret yapmak isteyen herkes buradaydı. Yoğunluk vardı, ama daha önemlisi nitelikli bir katılım vardı. Aldığımız geri bildirimler de fuarın geçen seneye göre daha iyi geçtiğini gösteriyor. 2027’nin çok daha iyi olacağını düşünüyorum. İzmir Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Cemil Tugay’a özellikle teşekkür etmek istiyorum. Fuara çok büyük destek veriyor. Aynı şekilde İZFAŞ Genel Müdürümüz Tuğçe Cumalıoğlu ile çok uyumlu bir çalışma yürütüyoruz. Bu güçlü iş birliği sayesinde fuar her yıl daha da gelişiyor" diye konuştu. Marble İzmir doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ediyor İtalya Mermer Makineleri Üreticileri Konfederasyonu ile yapılan iş birliği çerçevesinde fuarda yer alan Konfederasyonun Onursal Başkanı Flavio Marabelli ise, organizasyonun küresel ölçekteki konumuna dikkat çekerek, "Bu fuara en başından beri katılıyorum, hatta fuar şehir merkezindeyken de buradaydım. Bu özel ve harika fuar alanının kuruluşuna tanıklık ettim. Son katılımımdan beş yıl sonra yeniden burada olmak benim için önemli. Dünyada uluslararası durum oldukça karmaşık ancak buna rağmen bu fuarda çok sayıda ziyaretçi gördüm ve Türk şirketlerinin katılımı oldukça başarılı ve memnuniyet vericiydi. Bu, fuarın doğal taş için bölgesel bir merkez olmaya devam ettiğinin göstergesi. Marble İzmir yalnızca Türkiye için değil, farklı coğrafyalar için de önemli bir platform" ifadelerini kullandı. "Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta" Fuara Hindistan’dan katılan Toshniwal Stones temsilcisi Akhil Toshniwal, Marble İzmir’in doğal taş sektöründeki güçlü konumuna ve uluslararası etkisine dikkat çekerek, "Bu yıl gerçekten çok iyi. Çok farklı ülkelerden çok sayıda insan görüyorum. Özellikle Orta Doğu’dan ve Rusya’dan yoğun katılım var. O kadar yoğunduk ki öğle yemeği yiyecek vaktimiz bile olmadı. Burada olduğumuz ve katıldığımız için çok mutluyuz. Türkiye, doğal taş ticareti yapan herkes için merkezi bir nokta. Çünkü herkes Türk taşıyla çalışıyor. Her yıl yeni mermerler ve yeni taşlar görüyoruz. Bu işi yapan herkesin Türkiye’ye, bu fuara gelmesi gerekir" dedi. "Marble İzmir bizim için vazgeçilmez bir buluşma noktası" Aslanlar Mermer temsilcisi Deniz Fazlılar, fuarın hem ticari hem de marka değeri açısından önemini vurgulayarak, "İzmir firması olduğumuz için burada olmak bize ayrı bir avantaj sağladı. İzmir Fuarı bizim için hem satış hem prestij hem de tanıtım açısından çok önemli bir nokta. Yaklaşık 15 yıldır katılıyoruz, pandemi dışında her yıl buradayız ve genel olarak çok memnunuz. Bu yıla baktığımızda ziyaretçi sayısından çok niteliğin arttığını düşünüyoruz. Bu yıl gelenler daha net, ne istediğini bilen, daha hızlı karar alabilen ve işi sonuca götürebilen kişilerdi. Bu da özellikle bizim gibi butik çalışan ocaklar ve fabrikalar için büyük bir avantaj oldu" şeklinde konuştu. "23 yıldır Marble İzmir’e geliyoruz" Mısır’dan fuara katılan Alex Tiles&Alex Marmo temsilcisi Yasser Rashed, "23 yıldır Marble İzmir’e geliyoruz. Bizim için burası dünyanın en iyi yerlerinden biri. Bu sektörde çalışan herkes için çok önemli olduğu için biz de her zaman burada olmayı tercih ediyoruz. Fuar, uluslararası ticaret açısından bize ve tüm katılımcılara önemli katkı sağlıyor. Burada çok farklı ülkelerden alıcılarla bir araya geliyoruz. Özellikle Orta Doğu’dan gelen ziyaretçiler için önemli bir buluşma noktası. Türk mermeri ve taş çeşitliliği bizim için çok değerli. Türkiye ve İzmir’in bu zenginliğini görmekten memnunuz. Burada kurduğumuz karşılıklı ilişkiler, ticaretimizi geliştiriyor. Önümüzdeki yıllarda da burada olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı. 32. Marble İzmir, 13-16 Nisan 2027 tarihleri arasında gerçekleştirilecek.
23 Nisan 2026 Perşembe - 14:54
İzmirli işletmeciden 23 Nisan’da binlerce çocuğa pide ve bayrak
İzmir’in Konak ilçesinde bir restoran işletmecisi, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen okul saldırılarında hayatını kaybedenleri anmak amacıyla 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocuklara 3 bin adet pide ile 3 bin adet Türk bayrağı dağıttı. İşletmeci Nazmi Sotmak, Gültepe Mahallesi’ndeki dükkanının önünde 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda anlamlı bir etkinlik düzenledi. Sotmak, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da meydana gelen saldırılar sonucu yaşamını yitiren öğrenciler ve öğretmenin anısına çocukları restoranında ağırladı. Yoğun katılımın gözlendiği anma programında çocuklar, kendileri için hazırlanan ikramları almak üzere dükkanın önünde uzun kuyruklar oluşturdu. Restoranın önünde toplanan çocuklara ve mahalle sakinlerine 3 bin adet pide ile ayran dağıtımı gerçekleştirildi. İkramların yanı sıra miniklere bağımsızlık simgesi olan Türk bayrakları hediye edildi. Dağıtılan 3 bin bayrak ile mahallede renkli görüntüler oluşurken, çocuklar hem 23 Nisan coşkusunu yaşadı hem de okul saldırılarında hayatını kaybeden yaşıtlarını unutmadı. Etkinliği daha önce kutlama amacıyla planladıklarını ancak yaşanan acı olay nedeniyle programın içeriğini değiştirdiklerini belirten işletmeci Nazmi Sotmak, "23 Nisan programını şehit haberleri gelmeden önce kutlamak amacıyla müzisyenler çağırarak organize etmiştik. Çocuklarımıza destek olmak için böyle bir etkinlik yapmak istedik. Ancak maalesef acı bir olay yaşandı. Kahramanmaraş’ta 8 kardeşimiz ve bir öğretmenimiz şehit oldu. Az önce burada o çocuklarımız ve şehitlerimiz için kısa bir mevlit okuttuk" şeklinde konuştu. "Tek bir çocuk dahi pide almadan gitmeyecek" Çocuklara moral vermek istediklerini ve onların ülkenin geleceği olduğunu vurgulayan Sotmak, "Bayramı biraz buruk kutluyoruz ancak kalan çocuklarımıza moral olması amacıyla bir palyaço getirdik. Onların hepsi bizim geleceğimizdir. Çocuklarımız için 3 bin adet bayrak aldık ve onlara dağıtıyoruz. Ayrıca 3 bin pide ve 3 bin ayran hazırlattık. Hiçbir çocuğumuzu geri gönderecek halimiz yok. Tek bir çocuğumuz dahi pide almadan buradan gitmeyecek" dedi.
12 Şubat 2026 Perşembe - 12:00
İzmir’de sağlıksız gıda üretimine suçüstü
İzmir’in Karşıyaka ilçesinde ’merdiven altı üretim’ ihbarı üzerine bir yemek imalathanesine zabıta ekipleri tarafından baskın denetim yapıldı. Hijyene aykırı şartlarda, son kullanma tarihi geçmiş malzemelerle, ruhsatsız olarak faaliyet gösterdiği belirlenen üretim yerinin kapısına mühür vuruldu. Karşıyaka ilçesi Tersane Mahallesi’nde sağlık ve hijyene aykırı şartlarda faaliyet gösteren kaçak bir yemek imalathanesinin bulunduğu ihbarı üzerine belediyenin zabıta ekipleri harekete geçti. Adrese yönelik gerçekleştirilen baskın denetimde halk sağlığını hiçe sayan görüntülerle karşılaşılırken, ruhsatsız ve kayıt dışı faaliyet gösterdiği belirlenen üretim yerinde hijyen standartlarının sağlanmadığı, gıda güvenliğini riske atan ihmallerin bulunduğu tespit edildi. Son kullanma tarihi geçmiş gıda ürünlerine imha edilmek üzere el konulurken tespitler tutanak altına alındı. İmalathane ise kapatılarak yetkilileri hakkında yasal işlem başlatıldı.
12 Şubat 2026 Perşembe - 11:58
Karşıyaka, evinde ligin en iyilerinden
Karşıyaka, bu sezon iç sahada oynadığı 10 karşılaşmada 25 puan toplayarak ligin bu alanda en başarılı 3 takımı arasında yer alıyor. TFF 3. Lig 4. Grup’ta sezona şampiyonluk parolasıyla başlayan Karşıyaka, aldığı kötü sonuçların ardından zirve yarışında geriye düşerek 4. sıraya kadar geriledi. Üst üste yaşanan puan kayıpları sonrası hedefini play-off hattı üzerinden şampiyonluk olarak belirleyen yeşil-kırmızılılar, bir üst lige yükselme mücadelesini sürdürüyor. Sezon başından bu yana deplasmanda istediği sonuçları almakta zorlanan Burhanettin Basatemür ve öğrencileri, iç sahada ise etkili bir performans ortaya koyuyor. Bu sezon taraftarı önünde 10 maça çıkan Kaf-Kaf, 8 galibiyet ve 1 beraberlik elde ederken yalnızca 1 kez mağlup oldu ve toplamda 25 puan topladı. Karşıyaka, bu performansıyla 25 puanlı Ayvalıkgücü Belediyespor ve Kütahyaspor’la birlikte ligin iç sahadaki en başarılı ekipleri arasında yer alıyor. İzmir temsilcisi, hafta sonu sahasında konuk edeceği Çoruhlu FK’yı mağlup ederek bu başarılı grafiğini sürdürmek istiyor. İç sahada sadece Belediye Kütahyaspor’a kaybetti Bu sezon taraftarı önünde etkili bir performans sergileyen Karşıyaka, iç sahada çıktığı 10 maçta 8 galibiyet, 1 beraberlik ve 1 mağlubiyet elde etti. Yeşil-kırmızılılar, tek yenilgisini lider Belediye Kütahyaspor karşısında yaşarken, tek beraberliğini ise Eskişehir Anadolu ile oynadığı maçta aldı. Böylece Kaf-Kaf, sahasındaki 30 puanın 25’ini hanesine yazdırmış oldu. İç saha golcüleri Yasin ve Onur Bu sezon iç sahada 16 gol kaydeden Karşıyaka’da en golcü isimler Yasin Uzunoğlu ve Onur İnan oldu. İki oyuncu da taraftarının önünde 3’er gol atarak iç sahadaki en skorer isimler olarak öne çıktı. Toplam 8 golü bulunan forvet Yasin Uzunoğlu, bu gollerin 3’ünü Balıkesirspor, Nazillispor ve Uşakspor maçlarında kaydetti. 4 golü bulunan ofansif orta saha oyuncusu Onur İnan ise Afyonspor, Denizli İdman Yurdu ve Bornova 1877 karşılaşmalarında birer kez fileleri havalandırdı. Böylece bu iki futbolcu, Karşıyaka’nın iç sahadaki maçlarında en fazla gol atan isimleri oldu.
12 Şubat 2026 Perşembe - 11:47
Duygu Bölükbaş davasında beraat kararı istinaftan döndü: Yeniden yargılama yapılacak
İzmir’de 2022 yılında evinde ölü bulunan Duygu Bölükbaş davasında yerel mahkemenin verdiği beraat kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozuldu. İstinaf dairesi, eksik incelemelere dikkat çekerek dosyanın yeniden görülmesine hükmetti. İzmir’in Bornova ilçesinde 3 Kasım 2022 tarihinde meydana gelen ve 33 yaşındaki Duygu Bölükbaş’ın bir sitenin banyosunda asılı halde ölü bulunmasıyla ilgili davada yeni bir gelişme yaşandı. Yerel mahkemenin sanık E.T. hakkında verdiği beraat kararı, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza Dairesi tarafından bozuldu. Ceza Dairesi, yerel mahkemenin kararında gözetmediği kritik noktalar olduğuna dikkat çekerek, davanın eksikliklerin giderilmesi için yeniden görülmesine karar verdi. İstinaf eksiklikleri sıraladı Dosyayı inceleyen İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 4’üncü Ceza Dairesi, olay yerinde bulunan çarşafın İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığına gönderilmesi gerektiğini vurguladı. Kararda, maktulün kendisini banyodaki havlupana asması halinde, otopsi raporunda belirtilen "boyundaki kemik kırığı ve izlerin" oluşmasının tıbben mümkün olup olmadığına dair ek rapor alınması gerektiği ifade edildi. Kamera kayıtları ve BTK karşılaştırması istendi Mahkeme ayrıca, olay gününe ait kamera kayıtlarında saat kaydı bulunmadığını, sanığın otoparktan asansöre biniş ve daireye dönüş görüntülerinin dosyada yer almadığını belirtti. Giriş kapısı önündeki kayıtların istenmesi ve sanık ifadelerinin bu kayıtlarla denetlenmesi gerektiği kaydedildi. Kararda; kamera kayıtlarının konusunda uzman bilirkişiye gönderilip saat kaydı bulunan kamera görüntüleri ve telefonların Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK) kayıtları karşılaştırmalarının yapılmadığı, olayın kronolojik gelişiminin gerektiğinin gözetilmediğinin de altını çizildi. Ceza Dairesi’nin bozma gerekçeleri arasında şu maddeler yer aldı: Tanıklar U.E. ve F.Y.V.’nin yeniden dinlenilerek iletişim saatlerinin netleştirilmesi, maktulün telefonunda WhatsApp ve sosyal medya dışında, arama kayıtlarına dair bilirkişiden ek rapor alınması, hangi zaman dilimine kadar hayatta olduğunun kesin tespiti, kamera görüntüleri ile BTK kayıtlarının kronolojik olarak karşılaştırılması. Olayın geçmişi Bornova’da lüks bir sitede erkek arkadaşı E.T. ile yaşayan Duygu Bölükbaşı, banyoda havlupana asılı halde ölü bulunmuştu. E.T. ve halası S.T., genç kadının intihar ettiğini öne sürerken; hazırlanan iddianamede sanığın tartışma sonrası Bölükbaşı’nı sert bir cisimle yaraladığı ve boğarak öldürdüğü iddia edilmişti. Adli Tıp raporunda maktulün tırnaklarında sanığa ait DNA örneklerine rastlanmıştı. İzmir 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davada sanıklar hakkında delil yetersizliğinden beraat kararı verilmiş, Cumhuriyet Başsavcılığı bu karara itiraz ederek dosyayı istinafa taşımıştı. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi’nin bozma kararının ardından dosya, yeniden yargılama yapılmak üzere İzmir 3’üncü Ağır Ceza Mahkemesi’ne gönderildi.
12 Şubat 2026 Perşembe - 11:42
Menemenli gençlere sınavları için 3 milyonluk destek
Menemen’de üniversite sınavlarına hazırlanan gençlerin sınav harçlarını bu yıl da Menemen Belediyesi ödüyor. Dörcüncü yılına giren uygulama kapsamında, bu yıl ilçedeki bin 500’ü aşkın öğrencinin toplamda 3 milyon TL’ye yakın sınav harcamalarını belediye karşıyacak. Anaokulundan üniversite sıralarına kadar eğitimin her kademesinde öğrencilere destek olan Menemen Belediyesi, YKS sınavlarına girecek olan öğrenciler için maddi destek geleneğini sürdürüyor. Son 3 yılda 5 bine yakın öğrencinin sınav giriş ücretlerini karşılayan Menemen Belediyesi, bu yıl da ilçede sınava girecek öğrencileri, kişi başı toplamı 2 bin 100 TL’yi bulan sınav ücreti ödemelerinde yalnız bırakmayacak. Öğrencilerin gireceği sınav ve başvuru sayısına göre Menemen Belediyesi’nin yapacağı sınav harcı ödemeleriyle toplamda 3 milyon TL’yi bulan sınav ücreti, öğrenci ve ailelerin cebinde kalacak. "Evlatlarımızı asla yalnız bırakmayacağız" Menemen Belediye Başkanı Aydın Pehlivan, eğitime yapılan her yatırım, geleceğe yapılan yatırım olduğuna dikkat çekti. Başkan Pehlivan, "Menemen Belediyesi olarak henüz daha anaokuluna yazılmış miniklerimizden, her biri pırlanta gibi birer değer haline dönmüş üniversitelilerimize kadar eğitimin her aşamasındaki evladımızın, gencimizin yanındayız. Onların yükümlülüklerine omuz verip, süreçlerinde destek olmak için kaynaklarımızı kullanmaktan hiçbir zaman çekinmedik ve çekinmiyoruz. Bu kapsamda belediyemiz bünyesinde anaokulu sayımızı artırıyor, ilkokul birinci sınıftan, üniversiteden yeni mezun olmuş gençlerimize kadar tüm evlatlarımıza kırtasiye desteğinden, can suyu desteklerimize kadar yardımlarımızı yapıyoruz. Şube sayısını 3’e çıkardığımız MEBGEM’de evlatlarımızı lise ve üniversite sınavlarına hiçbir ücret almadan hazırlarken, ilçemizdeki tüm 8 ve 12. sınıf öğrencilerimize dijital eğitim paketlerini her yıl dağıtmayı sürdürüyoruz. Üniversite öğrencilerimizin sabahları derse girmeden önce içtikleri sıcak çorbadan, ihtiyaç sahibi öğrencilerimizin okul malzemelerinin teminine kadar gerekli olan her alanda evlatlarımızın yanındayız. Çünkü biliyoruz ki eğitime yatırdığımız her bir kuruş, sadece Menemen’de değil, ülkemize ve tüm insanlığa yapılmış olan desteklerdir. Kıymetli ailelerimiz ve güzel evlatlarımızı asla yalnız bırakmayacağız. Bunu en büyük sorumluluklarımızdan görüyoruz." ifadelerini kullandı.
12 Şubat 2026 Perşembe - 11:11
Altınordu, Yavuz Buğra Boyar’ı kadrosuna kattı
Altınordu, son olarak Yeni Mersin İdman Yurdu forması giyen 27 yaşındaki kaleci Yavuz Buğra Boyar’ı kadrosuna kattı. TFF 2. Lig Beyaz Grup ekiplerinden Altınordu, transfer çalışmalarına hız verdi. Oyuncu takviyelerinin yanı sıra teknik direktör değişikliğine de giden kırmızı-lacivertliler, Ender Traş ile yollarını ayırarak takımın başına Yusuf Şimşek’i getirdi. İzmir ekibi, son olarak Yeni Mersin İdman Yurdu’nda forma giyen 27 yaşındaki kaleci Yavuz Buğra Boyar’ı kadrosuna dahil etti. Konuyla ilgili kulüpten yapılan açıklamada, "Devre arası transfer çalışmaları kapsamında en son Yeni Mersin İ.Y. forması giyen kaleci Yavuz Buğra Boyar ile anlaşmaya vardık. Yavuz Buğra Boyar’a Altınordu formamız altında başarılar dileriz" ifadelerini kullandı.
12 Şubat 2026 Perşembe - 11:05
Göztepe son 11 maçta 1 kez kaybetti
Göztepe, Trendyol Süper Lig’de çıktığı son 11 maçta 7 galibiyet ve 3 beraberlik alırken, yalnızca 1 kez mağlup oldu. Göztepe, Trendyol Süper Lig’de oynadığı son 11 maçta 7 galibiyet ve 3 beraberlik elde etti. Bu süreçte yalnızca 1 yenilgi alan Stanimir Stoilov’un öğrencileri, söz konusu periyotta 24 puanı hanesine yazdırdı. Tek mağlubiyeti Trabzonspor’a karşı yaşayan Göztepe; beraberliklerini ise iç sahada Kocaelispor, deplasmanda da Fenerbahçe ve Konyaspor maçlarında aldı. Hedef galibiyet serileri Bu sezon galibiyet serileri yakalamakta zorlanan Göztepe, yalnızca iki kez üst üste kazanma başarısı gösterdi. İlk serisini 11. haftada Gençlerbirliği karşısındaki galibiyetle başlatan İzmir ekibi, 12. haftada Kasımpaşa’yı da mağlup ederek iki maçlık bir seri yakaladı. Ancak 13. haftada Kocaelispor ile berabere kalan sarı-kırmızılılar, bu çıkışı sürdüremedi. Göztepe daha sonra ise 16. haftadan itibaren sırasıyla Gaziantep FK, Samsunspor ve Çaykur Rizespor mücadelelerinden 3 puanla ayrıldı. Ancak bu başarılı grafik, 19. haftada Fenerbahçe ile alınan beraberlikle sona erdi. İzmir temsilcisi, hafta sonu konuk edeceği Kayserispor karşısında iyi bir sonuç elde ederek yeni bir galibiyet serisini başlatmayı hedefliyor.
12 Şubat 2026 Perşembe - 10:32
İzmir’de sağanak etkili oldu: Yollar göle döndü, trafik kilitlendi
İzmir’de sabah saatlerinde etkili olan sağanak yağış, hayatı olumsuz etkiledi. Ana arterlerde trafik kilitlenirken, Narlıdere ve Gaziemir ilçelerinde bazı cadde ve sokakları su bastı. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün İzmir için yaptığı "sarı kodlu" kuvvetli yağış uyarısının ardından, beklenen sağanak sabah saatlerinden itibaren kenti etkisi altına aldı. Aniden bastıran ve şiddetini artıran yağış nedeniyle İzmir’in birçok noktasında caddeler ve sokaklar adeta göle döndü. Akçay Caddesi’nde trafik durdu Yağışın en çok hissedildiği noktalardan biri, kentin ana arterlerinden olan Gaziemir Akçay Caddesi oldu. Normal şartlarda da yoğun trafiğin yaşandığı Optimum AVM bölgesinde, su birikintileri ve görüş mesafesinin düşmesiyle birlikte trafik tamamen kilitlendi. Sürücüler, yavaşlayan trafik akışı nedeniyle dakikalarca direksiyon başında beklemek zorunda kaldı. Hem sürücüler hem de karşıdan karşıya geçmeye çalışan yayalar zor anlar yaşadı. Sarnıç’ta sokaklar su altında Gaziemir ilçesi Sarnıç Mahallesi’nde ise bir süredir devam eden ancak henüz tamamlanamayan altyapı çalışmaları, sağanak yağışla birleşince sokaklar suyla doldu. Narlıdere ilçesinde de yine benzer görüntüler yer aldı ve su birikintilerinin bulunduğu caddelerde araçlar trafikte güçlükle ilerledi. Yağışın etkisini sürdürdüğü kentte, belediye ekipleri tıkanan rögarları açmak ve su tahliyesi yapmak için çalışma başlattı. Trafik polisleri ise ana yollarda aksamaların önüne geçmek için yoğun mesai harcıyor. Meteoroloji yetkilileri, yağışın gün boyu aralıklarla devam edeceğini bildirerek vatandaşları ani sel ve su baskınlarına karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.
12 Şubat 2026 Perşembe - 09:51
Gerçek dışı içerikler çocukları tehdit ediyor
İzmir Ekonomi Üniversitesi (İEÜ) Yeni Medya ve İletişim Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Sarphan Uzunoğlu, sosyal medyada yayılan içeriklerin gerçek olup olmadığını ayırt etmenin zorlaştığına dikkat çekerek uyarılarda bulundu. Düşük kalite videoların, görsellerin ve seslerin hızla üretilip paylaşıldığı, ’AI slop’ (yapay zeka kirliliği) olarak da adlandırılan sürecin çocukları ve gençleri olumsuz etkileyebileceğini belirten Dr. Uzunoğlu, "Yüksek etkileşimli içeriklere bağımlılık artıyor. Gerçeklik algısı ve dikkat kapasitesi aşınıyor. Kullanıcılar için doğru, önemli ya da güvenilir olan şeyler giderek belirsizleşiyor" diye konuştu. We Are Social ve Meltwater tarafından hazırlanan Dijital 2025 Türkiye Raporu’na göre, Türkiye’deki aktif internet kullanıcısı 77,3 milyona ulaştı. Türkiye, internet kullanımının en yaygın olduğu ülkeler arasında yer alırken, sosyal medyaya olan ilgi de her geçen gün artmaya başladı. 2025 yılı itibarıyla Türkiye’deki sosyal medya kullanıcısı 60 milyona yaklaştı. Ekran başındaki süre artıyor Ekran başında ve sosyal medyada geçen süre hızla artarken, İEÜ İletişim Fakültesi Yeni Medya ve İletişim Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Sarphan Uzunoğlu, yapay zekayla üretilen yanıltıcı içeriklere dikkat edilmesi gerektiğini ifade etti. Özellikle sosyal medya platformlarında ’manipülatif’ amaçlarla bazı içeriklerin yayılabildiğini dile getiren Dr. Uzunoğlu, 10-20 yaş aralığındaki genç kullanıcıların yanı sıra ailelere ve güvenilirliklerini korumak isteyen firmalara da tavsiyelerde bulundu. "İki yönde baskı olacak" ’AI slop’ içeriklerin, yalnızca kullanıcıların ya da içerik üreticilerin neden olduğu bir sorun olmadığını belirten Dr. Uzunoğlu, "Bugün sosyal medya platformları, içeriğin doğruluğundan çok dolaşıma girme potansiyelini ödüllendiriyor. Düşük ve orta kalite, hızlı tüketilen ve duygusal tepki üreten içerikler, tam da bu nedenle görünür oluyor. Önümüzdeki dönemde platformlar iki yönde baskı altında kalacak. Bir yandan regülasyonlar ve kamusal baskı artacak, diğer yandan da kendi iş modellerini ayakta tutmak için yüksek etkileşimli içeriklere bağımlılık sürecek. Bu ikili yapı, platformların ’tarafsız aracı’ söylemini inandırıcılıktan uzak hale getiriyor. Dolayısıyla mesele, yalnızca yapay zekânın daha fazla içerik üretmesi değil, platformların neyi öne çıkardığına dair editoryal kararları" diye konuştu. "Hızlı tepki vermek üzerine kurulu" Dr. Uzunoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Kullanıcılar açısından yaşanan temel sorunlardan biri, içeriklerin gerçek mi ya da sahte mi olduğu ayrımını yapabilecek zamanın, dikkatin ve zihinsel mesafenin ortadan kaldırılması. Dijital platformlar, kullanıcıyı düşünmeye değil, hızlıca tepki vermeye çağırıyor. Sürekli akan içerik, bildirimler, öneriler ve trend listeleri, kullanıcının içerikle kurduğu ilişkiyi şuurlu bir değerlendirme sürecinden çok, refleksif bir tüketime dönüştürüyor. Bu ortamda ayırt etme kabiliyeti zayıflamıyor, ayırt etme ihtiyacı bastırılıyor." "Gerçeklik, görünürlük ile karıştırılıyor" Bu durumun çocuklar ve gençler üzerinde birçok olumsuz etkiye neden olabileceğini ifade eden Dr. Uzunoğlu, "Hızlı, duygusal ve çoğu zaman manipülatif içeriklerle karşılaşan genç kullanıcılar için ‘doğru’, ‘önemli’ ya da ‘güvenilir’ olan şeyler giderek belirsizleşir. Algoritmaların en çok etkileşim üreten içeriği öne çıkardığı bir ortamda, gerçeklik çoğu zaman görünürlükle karıştırılır. Çok izlenenin doğru, çok paylaşılanın değerli olduğu yönünde örtük bir öğrenme süreci işler. Bu da uzun vadede eleştirel düşünmenin zayıflamasına, yüzeysel bir dünya algısının normalleşmesine yol açabilir. Buna ek olarak, çocuklar ve gençler sürekli bir dikkat ekonomisi içinde büyüdükleri için sabır, derinlik ve bağlam gerektiren düşünme biçimleri geri plana itilir. Her şeyin kısa, hızlı ve ‘eğlenceli’ olması beklentisi, öğrenme süreçlerini ve duygusal dayanıklılığı olumsuz etkileyebilir" diye konuştu. "Düzenlemeler yapılabilir" Ailelere de bu süreçte önemli görevler düştüğünü belirten Dr. Uzunoğlu, "Konuyu sadece yasaklama ya da kontrol etme refleksiyle ele almamalıyız. Çocukları dijital dünyadan izole etmek, hem mümkün değil hem de sağlıklı bir çözüm değil. Asıl ihtiyaç, çocuklarla birlikte içerik üzerine konuşmak, ne izlediklerini değil bunların neden karşılarına çıktığını, ne hissettirdiğini ve ne amaçladığını birlikte düşünmek. Bu tür sohbetler, çocukların dijital ortamda karşılaştıkları içeriklere karşı mesafe koyabilme ve sorgulama becerilerini güçlendirir. Bu noktada bazı düzenlemeler yapılabilir. Platformların çocuklara yönelik öneri sistemlerinin şeffaflaştırılması, yaşa duyarlı algoritmaların uygulanması ve şirketlerin ülkeler düzeyinde muhatap alınabilir temsilcilikler bulundurması sansür değil, kamusal sorumluluğun gereğidir" dedi. Firmalara ’güven’ uyarısı Firmaların da yanıltıcı içeriklere karşı önlemler almaya başladığına dikkat çeken Dr. Uzunoğlu, "Firmaların yapay zeka kaynaklı içeriklere karşı etiketleme, uyarı, doğrulama ya da filigran gibi önlemler almaya başlaması ilk bakışta olumlu görünüyor. Ancak bu önlemler nasıl, ne amaçla ve ne kadar şeffaf biçimde uygulandığına bağlı olarak, güven inşa etmek yerine tam tersine bir etki de oluşturabilir. Yapay zekaya yönelik refleksif ve sert müdahaleler, sorunu yapısal olarak çözmekten çok, kullanıcıyı sürekli alarm hâlinde tutan bir ortama sürükleme riski taşıyor. Burada kritik olan, firmaların aldığı önlemlerin sorumluluğu kullanıcıya devreden bir alarm sistemine dönüşmemesi. ‘Biz uyardık, gerisi sana kalmış’ yaklaşımı sorunu çözmez, sadece yükü bireye bırakır. Oysa kullanıcıların güvenini korumak için platformların yalnızca içerikleri etiketlemesi değil, bu içeriklerin neden ve nasıl dolaşıma sokulduğunu, hangi mantıkla öne çıkarıldığını da açıklaması gerekir. Şeffaflık olmadan güven inşa edilemez" ifadelerini kullandı.
12 Şubat 2026 Perşembe - 09:50
Parkinson hastaları için hayati önem taşıyan ’Akıllı Karar Destek Sistemi’ geliştirilecek
Ege Üniversitesi (EÜ) Ödemiş Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı ve Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Öznur Usta Yeşilbalkan’ın danışmanlığını yaptığı, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Sibel Eyigör, Prof. Dr. Kerem Öztürk ve Doç. Dr. Ahmet Acarer’in araştırmacı, Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Furkan Bilek’in yürütücüsü olduğu; "Parkinson hastalarında derin öğrenme yaklaşımı kullanılarak akustik ses analizi ile disfajinin tespit edilmesi" başlıklı proje, TÜBİTAK 1001 Programı kapsamında desteklenmeye hak kazandı. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi (MSKÜ) yürütücülüğünde 4 üniversite ve özel sektörün katılımıyla hazırlanan TÜBİTAK projesi, Türkiye’nin sağlık teknolojisindeki yerli gücünü dünyaya duyurmaya hazırlanıyor. Parkinson hastalarının hayatını tehdit eden yutma bozuklukları, Türk bilim insanlarının geliştireceği "Akıllı Karar Destek Sistemi" ile kontrol altına alınacak. Sağlık, tıp ve mühendislik disiplininden bilim insanlarını bir araya getiren projenin klinik çalışmaları ise Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinde gerçekleştirilecek. Ege Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Musa Alcı, Türk bilim ekibi tarafından yerli ve milli bir anlayışla hazırlanan parkinson hastaları için hayati önem taşıyan "Akıllı Karar Destek Sistemi" geliştirilmesini amaçlayan ekibi tebrik ederek başarılar diledi. "Bilim ve teknoloji ağı tek çatı altında" Proje Danışmanı EÜ Ödemiş Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Öznur Usta Yeşilbalkan, "Parkinson hastalarının yaşam kalitesini doğrudan etkileyen yutma bozuklukları, artık yapay zekânın rehberliğinde takip edilecek. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi öğretim üyesi Doç. Dr. Furkan Bilek’in yürütücülüğünde hazırlanan ve TÜBİTAK 1001 programı kapsamında desteklenen proje ile hastaların yutma seslerini analiz ederek hekimlere teşhis aşamasında rehberlik edecek bir ‘Karar Destek Sistemi’ geliştirmeyi hedefliyoruz. Bu çalışma, sıradan bir akademik araştırma olmanın ötesinde, Türkiye’nin farklı bölgelerinden ve yurt dışından katılan çok kıymetli uzmanlıkların birleştiği dev bir teknoloji ağını da temsil ediyor. Ege Üniversitesi projenin tıbbi ve klinik temelini oluşturuyor. Tıp, sağlık, mühendislik ve bilişim dünyasını buluşturan bu disiplinler arası güç birliği, Parkinson hastaları için geliştirilen ‘Karar Destek Sistemi’nin hem yerli hem de dünya çapında rekabet edebilir bir teknoloji olmasını sağlıyor" dedi. "Hekimlere pek çok kolaylık sunulacak" Projenin hedeflerini anlatan Prof. Dr. Öznur Usta Yeşilbalkan, "Bu proje ile hekimlere veriye hızlı erişim, kolay ve zahmetsiz izleme olanağı sunulurken, hastalıkla ilgili hayati riskleri erkenden fark etme imkânı sunulacak. Yapay zekânın, insan kulağının fark edemeyeceği ses detaylarını analiz ederek hekime saniyeler içinde bir risk raporu sunması planlanıyor. İnvaziv (vücut içine müdahale gerektiren) ve maliyetli yöntemlere gerek kalmadan, sadece ses analiziyle hastanın durumu düzenli olarak takip edilebilmesi amaçlanıyor. Yutma güçlüğü nedeniyle besinlerin akciğere kaçması sonucu oluşan zatürre ve beslenme bozukluğu gibi ölümcül riskler erkenden fark edilecek. Ayrıca ülkemizin Milli Teknoloji Hamlesi vizyonuna katkı sunularak, Türkiye’nin sağlık teknolojisinde dışa bağımlılığı azalacak ve tüm hastanelerde kullanılabilecek ekonomik bir tanı sistemi geliştirilecek" diye konuştu. "Geleceğin bilim insanları yetiştirilecek" Yürütülecek araştırma kapsamında geleceğin bilim insanlarının yetiştirileceğini vurgulayan Prof. Dr. Öznur Usta Yeşilbalkan, "Proje, sadece ileri teknoloji üretmekle kalmıyor, aynı zamanda Türkiye’nin sağlık ve teknoloji geleceğine yön verecek nitelikli insan kaynağına da yatırım yapıyor. Alanında uzman kıdemli hocaların rehberliğinde; farklı disiplinden gelen bu genç yetenekler, yapay zekânın sağlık alanındaki uygulamalarında bizzat deneyim kazanarak geleceğin multidisipliner çalışma modelini temsil edecekler" dedi. "4 üniversiteden multidisipliner bilim ekibi" Projenin yürütücülüğünü Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Fethiye Sağlık Bilimleri Fakültesi Gerontoloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Furkan Bilek üstlenirken danışmanlığı ise EÜ Ödemiş Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Öznur Usta Yeşilbalkan ile School of Nursing and Midwifery, University College Cork (Cork, İrlanda) Senior Research Coordinator İsmail Toygar yapıyor. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Sibel Eyigör, Nöroloji Anabilim Dalı öğretim üyesi Doç. Dr. Ahmet Acarer ve Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Anabilim Dalı öğretim üyesi Prof. Dr. Kerem Öztürk, Atatürk Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Aslı Nur Polat ve özel sektörde görev yapmakta olan Bilgisayar Mühendisi Dr. Hüseyin Yaman’ın araştırmacı olarak görev aldığı projede, EÜ Hemşirelik Fakültesi İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı öğretim elemanı Arş. Gör. İrem Gül, doktora öğrencisi İrem Karaman ve İzmir Tınaztepe Üniversitesi Yüksek Lisans Öğrencisi Kağan Şahin bursiyer olarak yer alıyor.
12 Şubat 2026 Perşembe - 09:09
İzmir’in çalışkan fabrikası "Model Fabrika"
Gerçek bir üretim ortamında, katılımcılara bir fabrikanın daha verimli olması için gereken her şeyi yaparak öğretmeyi amaçlayan İzmir Uygulamalı Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi-İzmir Model Fabrika, 2025 yılında toplam 193 firmaya verimlilik ve dönüşüm desteği verdi. En çok ilgi gören "Yalın Olgunluk Değerlendirme Analizi" hizmetini talep eden firma sayısı 2024 yılında 10’ken, 2025 yılında 126 firmaya ulaşarak rekor kırıldı. Türkiye’deki 11 model fabrika’dan biri Türkiye’deki 11 model fabrikadan biri olarak 2020 yılında faaliyetlerine başlayan İzmir Model Fabrika 2025 yılında İzmirli firmaların rehberi oldu. Yıl boyunca 33 kobiye farkındalık eğitimi verildi, 13 deneyimsel eğitim çalışması yapıldı. 2024 yılında 9 olan öğren-dönüş programı uygulama sayısı, 2025 yılında 18’e yükseldi. Bu programlarda firmalar, yalın üretim tekniklerini teoride öğrenmenin ötesine geçerek, doğrudan kendi üretim hatlarında uygulama fırsatı buldu. Süreçlerde yalın üretimin yanı sıra dijitalleşme konuları da ele alındı. Elmasoğlu: "Ne ürettiğiniz kadar nasıl ürettiğiniz de önemli" Model Fabrikaların öneminin her geçen gün daha fazla anlaşıldığını ifade eden İzmir Ticaret Odası (İZTO) Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve İzmir Model Fabrika Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Elmasoğlu, "Ne ürettiğiniz kadar nasıl ürettiğiniz konusunun da önem taşıdığı yeni bir dönemdeyiz. Daha az maliyetle, daha az enerjiyle, çevreyi koruyarak üretim yapan firmalar önümüzdeki süreçte rakiplerinin önüne geçecek. Bu noktada Model Fabrikalar önemli bir kılavuz olma özelliği taşıyor" dedi. Dijitalde yükseliş İzmir Model Fabrika tarafından yürütülen Dijital Olgunluk Değerlendirme Analizi (DDX) kapsamında 2025 yılında 3 firmada dijital olgunluk seviyesinin değerlendirildiğine dikkat çeken Elmasoğlu sözlerine şöyle devam etti: "Bu firmalar için özel dijital yol haritaları oluşturularak Endüstri 4.0’a geçiş süreçleri başlatıldı. 2026 yılının ilk ayında 2 firmaya daha DDX yapıldığına dikkat çekmek istiyorum. Bu hızlı başlangıç, dijital dönüşüm çalışmalarının önümüzdeki dönemde ivme kazanacağının bir göstergesi. İzmir Model Fabrika’nın, firmalarımızın yalın ve dijital dönüşüm yolculuklarına rehberlik eden güçlü bir yapı haline geldiğini görmek bizler için memnuniyet verici" İzmir Uygulamalı Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi-Model Fabrika Hakkında: T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, İzmir Ticaret Odası (İZTO), Ege Bölgesi Sanayi Odası (EBSO), İzmir Ekonomi Üniversitesi ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Programı (UNDP) iş birliği ile 2020 yılında hayata geçirilen İzmir Uygulamalı Yetkinlik ve Dijital Dönüşüm Merkezi-Model Fabrika, işletmelere yalın üretim felsefesini ve operasyonel mükemmeliyet ilkelerini, öğren dönüş programları ile yaparak öğrenme teknikleri kullanarak yaygınlaştırmayı hedefleyen bir merkez olarak faaliyet gösteriyor.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 22:24
Menemen’de organize suç örgütü operasyonu: 7 gözaltı
İzmir’in Menemen ilçesinde "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak" suçuna yönelik düzenlenen operasyonda 7 şüpheli gözaltına alındı. Menemen Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Aliağa Organize Suçlar Büro Amirliği ekiplerince soruşturma yürütüldü. Çalışmalar kapsamında Organize, Kaçakçılık, İstihbarat, Asayiş, Siber ve Narkotik şube personelinin katılımıyla belirlenen adreslere operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında kimlikleri tespit edilen K.T., M.T., M.A., K.H.S., M.T., V.K. ve E.A.T. yakalanarak gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki işlemleri sürüyor.
11 Şubat 2026 Çarşamba - 21:01
FIBA Avrupa Kupası: Aliağa Petkimspor: 85 - Peristeri: 87
FIBA Avrupa Kupası 2. Tur N Grubu 6. hafta maçında Aliağa Petkimspor, sahasında Yunanistan ekibi Peristeri’ye 87-85’lik skorla mağlup oldu ve ikinci olarak çeyrek finale yükseldi. Salon: Aliağa Belediyesi Enka Arena Hakemler: Zdenko Tomasovic (Slovakya), Ivor Matejek (Çekya), Jankowski Lukasz (Polonya) Aliağa Petkimspor: Whittaker 15, Efianayi 16, Blumbergs 4, Franke 13, Mustafa Kurtuldum 9, Sajus 14, Floyd 9, Troy Selim Şav 3, Boran Güler 2 Başantrenör: Özhan Çıvgın Peristeri: Nichols 21, Crdenas 7, Tubbergen 9, Payne 7, Kaklamanakis 13, Carius 9, Jankovic 1, Harris 12, Papadakis 3, Itounas 5, Thomakos Başantrenör: Vasileios Xanthopoulos 1. Periyot: 21-9 (Aliağa Petkimspor lehine) Devre: 43-37 (Aliağa Petkimspor lehine) 3. Periyot: 65-61 (Aliağa Petkimspor lehine)
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder