Yerel Haberler
Kastamonu
Pompeiopolis Antik Kenti’ndeki güneş saatiyle Paflagonya tarihi ortaya çıkarılacak 23 Şubat 2026 Pazartesi - 14:33:14 Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde bulunan Pompeiopolis Antik Kenti’ndeki güneş saatiyle Paflagonya tarihi gün yüzüne çıkarılacak. Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ömer Fatih Tekin’in yürütücülüğünde hazırlanan "Güneş Saati Üzerinden Zamanın İzinde: Paflagonya Bölgesi ve Pompeiopolis Antik Kenti’nin Bilim Tarihi Açısından Analizi ve Dijital Modellemesi" başlıklı proje, TÜBİTAK-3005 Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Çalışma, Pompeiopolis Antik Kenti’nde 2021 yılında ortaya çıkarılan hemicyclium tipindeki güneş saatinin bilim kapsamlı bir şekilde incelenmesini amaçlıyor. Projede güneş saatinin teknik yapısı, astronomi bilgisi, mühendislik özellikleri ve sosyo-kültürel düşüncede disiplinler arası yöntemlerle analiz edilecek. Türkiye’de antik güneş saatlerine ilişkin beşeri bilimler alanında yapılan çalışmaların oldukça sınırlı olması, projeyi hem özgün hem de bilimsel açıdan yeni bir konuma yerleştiriyor. Proje kapsamında güneş saati, bilgisayar destekli ışık-gölge simülasyonları ile yeniden modellenerek kullanım doğruluğu test edilecek; benzer örneklerle karşılaştırmalı analiz yapılacak. Roma döneminde yayıldığı alan bakımından Anadolu’nun en büyük kentlerinden biri olan ve Paflagonya Eyalet Merkezi olarak kurulan ve M.Ö. 64 yılında inşa edilen Pompeiopolis Antik Kenti’nde proje kapsamında yürütülen bilimsel çalışmaların yanı sıra Paflagonya tarihine ışık tutacak veriler de ilk kez ortaya çıkarılacak. "Roma döneminden kalma kase tipi güneş saati olduğunu belirledik" Projeyle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Unat, "Taşköprü’deki kalıntıları üniversitemizin Arkeoloji Bölümü’nden arkadaşlarımız incelediklerinde bir güneş saati bulduklarını söylediler. Biz de bu projeyi bu amaçla hazırladık ve buradaki güneş saatinin nasıl olduğunu, ne türde bir güneş sahip olduğunu ve çalışma prensibinin de nasıl olduğu üzere bir çalışma yapmaya başladık. Bu çalışma süreci içerisinde güneş saatinin aşağı yukarı M.Ö. 3’üncü yüzyıldan Roma döneminden kalan kase tipi bir güneş saatini olduğunu belirledik. Amacımız bu güneş saatini yeniden ortaya çıkartmak, dizayn etmek, belki de üniversitemizin kampüsü içerisinde bu saatimizi yeniden reprodüksiyonunu yaparak güzel bir şekilde yerleştirebilmek" dedi. "Bölgeyi ziyaret eden kişilerin güneş saatinin olması önem taşıyor" Bütün uygarlıkların bilime katkılarının oldukça önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Unat, "Biz, Kastamonu’nun da geçmişten bu yana bilim kültürüne hizmet ettiğinin bir göstergesi olarak bu projeyi tamamlamayı düşünüyoruz. Dolayısıyla geçmiş dönemden bugüne kadar oluşan süreç içerisinde gerek Roma dönemi, gerek Osmanlı dönemi, gerek diğer kültürlerin buraya yapmış olduğu katkıların bilimsel katkıların da olduğunu gösterebilen bir proje sunmayı hedefledik. Bu buranın kültürel zenginliklerini göstermesi açısından, gerek Paflagonya bölgesinin, gerek Kastamonu’nun kültürel kimliği açısından oldukça önemli. Bunun dışında buradaki çalışma aynı zamanda ekonomik ve turizm açısından da bölgeye katkı sağlayaca" diye konuştu. "Pompeipolis’in de dijital olarak tasarlanması kültürel mirasa katkı sağlayacak" Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ömer Fatih Tekin ise, "Bilim tarihinden coğrafyaya, arkeoloji bölümünden tarih bölümüne kadar farklı alanladaki arkadaşlarımızla bir ekip kurduk ve Pompeipolis Antik Kentini güneş saati üzerinden dijitalleştirmeye karar verdik. Dijitalleştirme için de çağımızın oldukça önemli bir yaklaşım olan dijital beşeri bilimler çalışmalarını ve yöntemlerini kullanmayı planlıyoruz. Bu kapsamda projemizde güneş saatini tarama cihazlarıyla ve oradaki antik kenti bir uçtan diğer uca kadar olacak şekilde üniversitemiz aracılığıyla bir web sitesinde tanıtmayı planlıyoruz. Pompeipolis’in de dijital olarak tasarlanması, modellenmesi, kültürel mirasa büyük bir katkı sağlayacağını düşünüyoruz" diye konuştu. "Dünya tarihine katkılarını ilk defa kendi oluşturdukları bir eserle aydınlatacağız" Amaçlarının Paflagonya’daki bilimsel çalışmaları ele almak olduğunu ifade eden Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Okan Demir de, "Paflagonyanın tarihi anlamdaki imajları genelde egemen güçler tarafından çizilmiştir. Aslında bu projeyle beraber Paflagonyanın bilimsel olarak üretimlerini, sosyo-kültürel açıdan dünya tarihine katkılarını ilk defa kendi oluşturdukları bir eserle aydınlatmış olacağız. Bu kapsamda projemiz daha sonraki çalışmalar açısından Paflagonya tarihinin aydınlatılmasında çok büyük bir önemi haizdir. Güneş saati, M.S. 3’üncü veya 5’inci yüzyıllar arasında üretilmiş olduğu düşünülüyor. Bu dönemde Paflagonya, Roma İmparatorluğu’nun egemenliği altındadır" şeklinde konuştu. "Güneş saatiyle ilgili veriler toplayacağız" Proje süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Suat Yazan da, "Ulaştığımız verilerin dijitalleşmesine de hem uzaktan algılama, hem coğrafi bilgi sistemleriyle yapılacak analizlerde kullanılmasına çalışacağız. Bu anlamda benim temel vurgunum projenin bütüncül yapısına ilişkin olabilir. Ayrıca kazı faaliyetlerini gerçekleştiren ekiple de bir araya geleceğiz. Onların buradaki kazı çalışmasına yönelik çıkarılan, ulaşılan arkeolojik keşiflere yönelik görüşlerini alıp projeye dahil edeceğiz ve bu şekilde projemizi tamamlamak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Mimarlık ve Şehir Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Samet Doğan da projede kullanılacak sayısal yüzey modelleme konusunda bilgi verdi. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise projeyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Pompeiopolis Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan güneş saatinin yeniden bilimsel bir bakışla incelenmesi, hem üniversitemiz hem de bölgenin kültürel mirası açısından oldukça değerlidir" dedi. Projede Harran Üniversitesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Karabük Üniversitesi de yer alıyor.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 14:15 Pompeiopolis Antik Kenti’nde bulunan güneş saatiyle Paflagonya tarihi ortaya çıkarılacak Kastamonu’nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti’nde bulunan güneş saatiyle ilgili Kastamonu Üniversitesi tarafından hazırlanan projeyle Paflagonya tarihine ışık tutulacak. Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ömer Fatih Tekin’in yürütücülüğünde hazırlanan "Güneş Saati Üzerinden Zamanın İzinde: Paflagonya Bölgesi ve Pompeiopolis Antik Kenti’nin Bilim Tarihi Açısından Analizi ve Dijital Modellemesi" başlıklı proje, TÜBİTAK-3005 Sosyal ve Beşeri Bilimlerde Yenilikçi Çözümler Araştırma Projeleri Destek Programı kapsamında destek almaya hak kazandı. Çalışma, Pompeiopolis Antik Kenti’nde 2021 yılında ortaya çıkarılan hemicyclium tipindeki güneş saatinin bilim tarihi bakış açısıyla kapsamlı bir şekilde incelenmesini amaçlıyor. Projede güneş saatinin teknik yapısı, astronomi bilgisi, mühendislik özellikleri ve sosyo-kültürel düşüncede disiplinler arası yöntemlerle analiz edilecek. Türkiye’de antik güneş saatlerine ilişkin beşeri bilimler alanında yapılan çalışmaların oldukça sınırlı olması, projeyi hem özgün hem de bilimsel açıdan yeni bir konuma yerleştiriyor. Proje kapsamında güneş saati, bilgisayar destekli ışık-gölge simülasyonları ile yeniden modellenerek kullanım doğruluğu test edilecek; benzer örneklerle karşılaştırmalı analiz yapılacak. Roma döneminde yayıldığı alan bakımından Anadolu’nun en büyük kentlerinden biri olan ve Paflagonya Eyalet Merkezi olarak kurulan ve milattan önce 64 yılında inşa edilen Pompeiopolis Antik Kenti’nde proje kapsamında yürütülen bilimsel çalışmaların yanı sıra Paflagonya tarihine ışık tutacak veriler de ilk kez ortaya çıkarılacak. "Roma döneminden kalma kase tipi güneş saati olduğunu belirledik" Projeyle ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Felsefe Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yavuz Unat, "Taşköprü’deki kalıntıları üniversitemizin Arkeoloji Bölümü’nden arkadaşlarımız incelediklerinde bir güneş saati bulduklarını söylediler. Biz de bu projeyi bu amaçla hazırladık ve buradaki güneş saatinin nasıl olduğunu, ne türde bir güneş sahip olduğunu ve çalışma prensibinin de nasıl olduğu üzere bir çalışma yapmaya çalıştık. Bu çalışma süreci içerisinde güneş saatinin aşağı yukarı milattan sonra üçüncü yüzyıldan Roma döneminden kalan kase tipi bir güneş saatini olduğunu belirledik. Amacımız bu güneş saatini yeniden ortaya çıkartmak, dizayn etmek, belki de üniversitemizin kampüsü içerisinde bu saatimizi yeniden reprodüksiyonunu yaparak güzel bir şekilde yerleştirebilmek" dedi. "Bölgeyi ziyaret eden kişilerin güneş saatinin olması önem taşıyor" Bütün uygarlıkların bilime katkılarının oldukça önemli olduğunu söyleyen Prof. Dr. Unat, "Biz, Kastamonu’nun da geçmişten bu yana bilim kültürüne hizmet ettiğinin bir göstergesi olarak bu projeyi tamamlamayı düşünüyoruz. Dolayısıyla geçmiş dönemden bugüne kadar oluşan süreç içerisinde gerek Roma dönemi, gerek Osmanlı dönemi, gerek diğer kültürlerin buraya yapmış olduğu katkıların bilimsel katkıların da olduğunu gösterebilen bir proje sunmayı hedefledik. Bu buranın kültürel zenginliklerini göstermesi açısından, gerek Paflagonya bölgesinin, gerek Kastamonu’nun kültürel kimliği açısından oldukça önemli. Bunun dışında buradaki çalışma aynı zamanda ekonomik ve turizm açısından da bölgeye katkı sağlayaca" diye konuştu. "Pompeipolis’inde dijital olarak tasarlanması kültürel mirasa katkı sağlayacak" Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Bilim Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Ömer Fatih Tekin ise, "Bilim tarihinden coğrafyaya, arkeoloji bölümünden tarih bölümüne kadar farklı alanlardaki arkadaşlarımızla bir ekip kurduk ve Pompeipolis Antik Kentini güneş saati üzerinden dijitalleştirmeye karar verdik. Dijitalleştirme için de çağımızın oldukça önemli bir yaklaşım olan dijital beşeri bilimler çalışmalarını ve yöntemlerini kullanmayı planlıyoruz. Bu kapsamda projemizde güneş saatini tarama cihazlarıyla ve oradaki antik kenti bir uçtan diğer uca kadar olacak şekilde üniversitemiz aracılığıyla bir web sitesinde tanıtmayı planlıyoruz. Pompeipolis’in de dijital olarak tasarlanması, modellenmesi, kültürel mirasa büyük bir katkı sağlayacağını düşünüyoruz" diye konuştu. "Dünya tarihine katkılarını ilk defa kendi oluşturdukları bir eserle aydınlatacağız" Amaçlarının Paflagonya’daki bilimsel çalışmaları ele almak olduğunu ifade eden Kastamonu Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Tarihi Bölümü Dr. Öğretim Üyesi Okan Demir de, "Paflagonyanın tarihi anlamdaki imajları genelde egemen güçler tarafından çizilmiştir. Aslında bu projeyle beraber Paflagonyanın bilimsel olarak üretimlerini, sosyo-kültürel açıdan dünya tarihine katkılarını ilk defa kendi oluşturdukları bir eserle aydınlatmış olacağız. Bu kapsamda projemiz daha sonraki çalışmalar açısından Paflagonya tarihinin aydınlatılmasında çok büyük bir önemi haizdir. Güneş saati, milattan sonra üçüncü veya beşinci yüzyıllar arasında üretilmiş olduğu düşünülüyor. Bu dönemde Paflagonya, Roma İmparatorluğu’nun egemenliği altındadır" şeklinde konuştu. "Güneş saatiyle ilgili veriler toplayacağız" Proje süreciyle ilgili değerlendirmelerde bulunan Coğrafya Bölümü Öğretim Üyesi Suat Yazan da, "Ulaştığımız verilerin dijitalleşmesine de hem uzaktan algılama, hem coğrafi bilgi sistemleriyle yapılacak analizlerde kullanılmasına çalışacağız. Bu anlamda benim temel vurgunum projenin bütüncül yapısına ilişkin olabilir. Ayrıca kazı faaliyetlerini gerçekleştiren ekiple de bir araya geleceğiz. Onların buradaki kazı çalışmasına yönelik çıkarılan, ulaşılan arkeolojik keşiflere yönelik görüşlerini alıp projeye dahil edeceğiz ve bu şekilde projemizi tamamlamak istiyoruz" ifadelerini kullandı. Mimarlık ve Şehir Planlama Bölümü Öğretim Üyesi Samet Doğan da projede kullanılacak sayısal yüzey modelleme konusunda bilgi verdi. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal ise projeyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada, "Pompeiopolis Antik Kenti’nde ortaya çıkarılan güneş saatinin yeniden bilimsel bir bakışla incelenmesi, hem üniversitemiz hem de bölgenin kültürel mirası açısından oldukça değerlidir" dedi. Projede Harran Üniversitesi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi ve Karabük Üniversitesi de yer alıyor.
23 Şubat 2026 Pazartesi - 12:59 Çorum Belediyesi Suriye’de gönül sofrası kurdu Çorum Belediyesi, Ramazan ayının bereketini savaşın izlerini taşıyan Suriye’ye taşıdı. Çorumlu hayırseverlerin destekleriyle Yermük’te kurulan iftar sofralarında kardeşlik ve dayanışma duyguları paylaşıldı. Ramazan ayı kapsamında sosyal dayanışma faaliyetlerini sürdüren Çorum Belediyesi, bu yıl iftar sofralarını Suriye’nin Yermük bölgesine taşıdı. Zor şartlar altında yaşam mücadelesi veren Yermük halkı için kurulan iftar sofralarında, Ramazan’ın paylaşma ve kardeşlik ruhu hep birlikte yaşandı. İftar programına Çorum Belediye Başkanı Dr. Halil İbrahim Aşgın da katıldı. İftar öncesi ve sonrasında bölge halkıyla yakından ilgilenen Başkan Aşgın, Çorum’dan Yermük’e uzanan gönül köprüsünün kendileri için büyük anlam taşıdığını ifade etti. Ramazan ayının birlik, beraberlik ve merhamet ayı olduğuna dikkat çeken Başkan Aşgın, Suriye halkıyla aynı sofrada buluşmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Programda yaptığı konuşmada Başkan Aşgın, Recep Tayyip Erdoğan’ın selamlarını da Yermük halkına iletti. Suriye’de yaşanan insanlık dramına da değinen Aşgın, "Her zaman Suriyeli, Gazzeli kardeşlerimizin yanında olmaya gayret gösterdik, bundan sonra da yanlarında olmaya devam edeceğiz. Esed rejiminin kendi halkına yaptığı zulmün izlerini burada görmek bizleri derinden üzdü. Yıkılmış şehirler, yaşanan acılar hepimizin yüreğini sızlatıyor" dedi. Başkan Aşgın, zulmün hiçbir zaman kalıcı olmadığını belirterek, "Tarih boyunca firavunlar, nemrutlar olmuştur ama kazananlar her zaman inananlar olmuştur. Zalimler kaybedecek, inananlar mutlaka kazanacaktır" ifadelerini kullandı.
Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Çam: "Dünyanın en önemli, en büyük ekonomileri bile Türkiye’ye hayran bir şekilde bakıyor"
29 Ocak 2026 Perşembe - 14:46 Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Çam: "Dünyanın en önemli, en büyük ekonomileri bile Türkiye’ye hayran bir şekilde bakıyor" Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, "Dünyanın en önemli, en büyük ekonomileri bile Türkiye’ye hayran bir şekilde bakıyor" dedi. Kastamonu’ya gelen Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Dr. Serdar Çam, ilk olarak Vali Meftun Dallı’yı makamında ziyaret ederek bakanlığın Kastamonu’daki yatırım ve çalışmalarına ilişkin fikir alışverişinde bulundu. Ardından AK Parti Kastamonu İl Başkanlığı’na geçen Çam, burada partililerle bir aray geldi ardından da EDEP İl Koordinasyon Toplantısı’na katıldı. Toplantıda konuşan Çam, "Dünyadaki bir sürü kargaşasının içinde ülkemiz, devletimiz çok daha kritik bir noktada, güzel çalışmalar yapıyor. Başta Sayın Cumhurbaşkanımız Recep Tayyip Erdoğan’ın önderliğinde kabinesi, bakanları, bakanlıkları, bürokrasisi, teşkilatları hepsi ayrı ayrı kendi köşesinde, kendi kalesinde bayrağı en güzel noktaya taşımaya çalışıyor. Bu çalışma bir takım çalışması. Yani ayrımız, gayrımız yok. Zaten Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin en önemli görevi de amacı da bir bir bütünlük sistemi oluşturmaktı ve bunu büyük ölçüde başardı" dedi. Ziyaret ettikleri her şehirde muazzam yatırımlarla karşılaştıklarını ifade eden Çam, "Bu çalışmalar bizim ne kadar köklü bir geçmişten geldiğimizi ve geleceğimizin ne kadar daha güçlü ve aydınlık içinde olduğunu gösteren, simgeleyen bir şey. Umut dolu bir çalışma ve tempo içinde Cumhurbaşkanımız her gününü biraz daha artıya çevirecek şekilde bütün kadrolarını çalıştırıyor. Bütün bakanlıklar öncelikle olarak orta vadeli plan, enflasyonla mücadele ve tasarruf tedbirleri çerçevesinde, deprem bölgesinin yeniden toparlanması, ülkemizin kalkınması, uluslararası standartlarda savunma sanayinde, ihracatta, turizmde her alanda gelişmesine katkı sağlayan muazzam bir ekonomi modelini uyguluyor. Yurt dışına çıktığımız zaman karşılaşıyoruz. Dünyanın en önemli, en büyük ekonomileri bile Türkiye’ye hayran bir şekilde bakıyor. Bu kadar kargaşanın olduğu, dünya ticaretinin, kavgalarının olduğu bir yerde Türkiye adeta bir güvenli liman olarak bölgesinde adım adım hem savaşlarının bitirilmesine katkı sağlamaya hem ekonomik ve ticari olarak daha da güçlenerek diğer ülkelere katkı sağlamaya çalışıyor. Bunlar bizler için çok büyük tabii imkanlar ve fırsatlar. Bunları zaman zaman vesileler oldukça da birbirimize hatırlatmamız icap ediyor" diye konuştu. AK Parti Milletvekili Serap Ekmekci ise, "Her sokağında her caddesinde tarihi, kültürü sonuna kadar yaşayabileceğiniz çok özel bir memlekete sahibiz. Kayak turizmi ve deniz turizmine sahibiz. Hem doğa, hem kültür, hem de manevi anlamda her yönde dolu dolu bir şehir. 19 ilçesi ve köyleriyle birlikte tarihi bir şehir. Kastamonu’muzu desteklerinizle, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye Yüzyılında kültür ve turizm anlamında en güzel yerlere taşıyacağımızdan şüphe duymuyoruz" şeklinde konuştu. AK Parti Milletvekili Halil Uluay da Kastamonu’nun kültürel ve turizm alanındaki varlıklarına değinerek, "Turizm sezonlarını yoğun bir şekilde yaşıyoruz. Bakanlığımızın desteklerini de ciddi manada alıyoruz" ifadelerini kullandı. AK Parti Kastamonu İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu ise Kastamonu’nun tescilli yapılarıyla ilgili çalışmalara dikkat çekerek, "Vakıflar Bölge Müdürlüğümüz bünyesinde 126 tescilli binanın onarımını yapmış. Bunlar ecdadın bize mirası olan yapılardır. Kültür ve Turizm Bakanlığımızın özellikle 2005 yılından itibaren bugüne kadar 454 tane sivil mimarlık örneğinin projesini yaptırdığını görüyoruz. Bunun yanında da 292 tanede kültür varlığımızın onarımını yaptığını görüyoruz. 2002 yılına kadar yapılmayan çalışmaların onlarca katını son 23 yılda yaptığını görüyoruz" dedi.
Kastamonu’da çıkan yangında 3 ev zarar gördü, 2 samanlık yandı
29 Ocak 2026 Perşembe - 01:42 Kastamonu’da çıkan yangında 3 ev zarar gördü, 2 samanlık yandı Kastamonu’da çıkan yangında 1 ev ve 2 samanlık tamamen yanarak küle dönerken, 2 evde de maddi hasar oluştu. Yangın, Kastamonu’da il merkezine bağlı Karaçomak köyünde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Ahmet Demir’e ait alt katı ahır olarak kullanılan iki katlı evde henüz bilinmeyen bir nedenle yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangın, hemen bitişiğinde bulunan Mustafa Ç. ve Fatma Ç. ait samanlıklarla ve evlere de sıçradı. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine yangın yerine Kastamonu ve İhsangazi itfaiye ekipleri ile Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü’ne ait arazözler sevk edildi. Ekiplerin yoğun çalışması sonrasında yangın, güçlükle kontrol altına alınarak söndürüldü. Soğutma çalışmalarının hala devam ettiği yangında 1 ev ve 2 samanlık tamamen yanarak kullanılamaz hale gelirken, 2 evde de zarar oluştu. Köy sakinlerinden Muzaffer Kaya, "Yanan evlerde halamlar oturuyor. Bize de yangın var diye haber geldi. Bizde halamlara yardım etmek için geldik. Şu anda burada bir ev tamamen yandı, iki evinde nispeten üst tarafları zarar gördü. Evler birbirine çok yakındı. Saçakları yakındı. Ayrıca halamlara ait iki samanlık da tamamen yandı. Yangının neden çıktığını henüz bilmiyoruz. Yangın, ilk olarak Ahmet Demir’in evinden çıkıyor. Nasıl çıktığını bilmiyoruz. Yangını itfaiye ekipleri kontrol altına aldı. Devletimizden Allah razı olsun. İtfaiyeden, orman teşkilatından, yardım eden köylülerimizin hepsinden Allah razı olsun" dedi.
IMAP4U Erasmus+ Projesi TPM-III toplantısı, Kastamonu Üniversitesi’nde gerçekleştirildi
28 Ocak 2026 Çarşamba - 17:03 IMAP4U Erasmus+ Projesi TPM-III toplantısı, Kastamonu Üniversitesi’nde gerçekleştirildi Avrupa Birliği Erasmus+ Programı kapsamında yürütülen IMAP4U proje toplantısına Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Hitit Üniversitesi tarafından koordine edilen, Avrupa Birliği Erasmus+ Programı kapsamında yürütülen IMAP4U (Yükseköğretim Kurumlarında Stratejik Mükemmellik için Entegre Bir Model) projesinin üçüncü Transnasyonel Proje Toplantısı (TPM-III), projenin ortaklarından Kastamonu Üniversitesi ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Erasmus+ Karşılama Ofisi’nde düzenlenen toplantıda, yükseköğretimde kalite, stratejik yönetişim ve kurumsal mükemmellik alanlarında uluslararası iş birliğini geliştirmeye yönelik başlıklar ele alındı. Toplantıya, Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk, Hitit Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Eşref Savaş Başcı, Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Dış İlişkiler Genel Koordinatörü Doç. Dr. M. Öztürk Akcaoğlu, Hitit Üniversitesi Uluslararası Projeler Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Seyrek, Bilgi İşlem Daire Başkanı Ahmet Tabanlıoğlu ile birim personeli, proje ortakları olan İspanya’dan Valencia Üniversitesi, Ukrayna’dan Sumy State University ve Çekya’dan The Czech Association of Professional Higher Education (CASPHE) ile temsilcileri katıldı. Toplantıda konuşan Hitit Üniversitesi Uluslararası Projeler Koordinatörü Dr. Öğretim Üyesi Mustafa Seyrek, program hakkında katılımcılara bilgi vererek projenin amacı, çıktıları ve 2025 yılında gerçekleştirilen faaliyetler hakkında genel bir değerlendirme sundu. Seyrek, IMAP4U projesinin Üniversiteler için Entegre Eylem ve Performans Modeli aracılığıyla üniversitelerde stratejik planlama, performans değerlendirmesi ve kaynak yönetiminin bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasını hedeflediğini ifade etti. Hitit Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ali Osman Öztürk ise IMAP4U projesinin yükseköğretim kurumlarının değişen küresel şartlara uyum sağlamasında önemli bir rol üstlendiğini belirtti. Projenin, üniversitelerin akademik ve yönetsel süreçlerini birlikte ele alan bütüncül bir model sunduğunu ifade eden Öztürk, proje kapsamında ortaya konulan çıktıların kalite odaklı kurumsal yaklaşımlara katkı sağlayacağını dile getirdi. Özkürk, partner ülkelerin katkılarıyla geliştirilen modelin uluslararası düzeyde uygulanabilirliğinin artacağını vurguladı. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal da Kastamonu Üniversitesi’nin projede aktif rol aldığını belirterek, toplantıya katılan tüm paydaşlara teşekkür etti ve proje sürecine gerekli desteğin verileceğini ifade etti. İki gün süren toplantının ilk gününde, IMAP4U Modeli’nin geliştirilmesine yönelik ilerleme değerlendirmesi yapılırken, öğleden sonraki oturumlarda modelin Kastamonu Üniversitesi’ndeki kurumsal uygulamaları ele alındı. Bu kapsamda Dış İlişkiler Genel Koordinatörü Doç. Dr. M. Öztürk Akcaoğlu tarafından modelin Kastamonu Üniversitesi’nde nasıl kullanıldığına yönelik bir sunum gerçekleştirdi. Oturumların devamında, proje raporu sunumu ile birlikte tartışma ve geri bildirim oturumu ile devam etti; katılımcılar, elde edilen sonuçlar ve iyileştirme alanları üzerine görüş alışverişinde bulundu. Toplantıda proje faaliyetlerinin planlanması, kurum içi anlaşmalar ve mali prosedürler ile bir yıllık proje değerlendirmesi ve risk analizi başlıkları masaya yatırarak ele aldı. TPM-III toplantısı, kapanış oturumu ile resmi olarak tamamlanacak. Program kapsamında ayrıca düzenlenecek Ilgaz Dağı kültürel gezisi ile katılımcılara bölgenin doğal ve kültürel değerleri tanıtılacak.
Binlerce sentetik ecza hapla yakalanan sanığın yargılamasına devam edildi
28 Ocak 2026 Çarşamba - 13:53 Binlerce sentetik ecza hapla yakalanan sanığın yargılamasına devam edildi Kastamonu’da gerçekleştirilen operasyonda 69 bin 407 adet sentetik ecza hapı, 975 gram metamfetamin ve 485 gram skunk ile yakalanan sanığın yargılanmasına devam edildi. Tutuklu sanık, hapları satacağını, ancak uyuşturucu maddelerin kendisine ait olmadığını iddia etti. Edinilen bilgiye göre, 2025 yılında Kastamonu-Tosya karayolu Elyakut köyü mevkiinde Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı ekiplerince, F.D. idaresindeki araç durduruldu. Şüpheli şahsın aracında ve ikametinde yapılan aramalarda 69 bin 407 adet sentetik ecza hapı, 975 gram metamfetamin ve 485 gram skunk ele geçirildi. Jandarma ekiplerince gözaltına alınan F.D., tutuklandı. Olayın ardından Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde F.D. hakkında "Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Ticareti Yapma veya Sağlama" suçlarından dava açıldı. İlk duruşmada mütalaasını açıklayan Cumhuriyet savcısı, kişisel kullanımın çok üzerinde çeşitli uyuşturucu maddelerin ele geçirilmesinden ötürü uyuşturucu ticareti suçunun oluştuğunu belirterek sanığın 15 ila 25 yıl arasında hapis cezasına çarptırılmasını talep etti. "Hapları satacaktım kabul ediyorum ama uyuşturucu bana ait değildir" Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanık F.D., "Olay günü saat 10.30’da uyuşturucuyla yakalandım. Benim köyüme geldiler, Ceyhun ve Ayhan isimli arkadaşlarla görüştüm. Elyakut köyünde görüştük. Ayhan bana, ’400 kutu ilaç alacağım’ dedi. Ceyhun aracılığıyla Ayhan ile iletişim kurduk. Ben Ayhan’ın ismini duyuyordum ama hiç görmemiştim. Bu uyuşturucu madde bana ait değildir. Ele geçen uyuşturucu maddeleri kesinlikle kabul etmiyorum, tanıkların beyanlarını kabul etmiyorum, ikisi de yalan konuşuyorlar. Hapları satacaktım, kabul ediyorum. Ancak ,İstanbul’dan gelen uyuşturucuları kabul etmiyorum. Jandarma arama yaptı. Evde uyuşturucu madde çıkınca köye götürdüler. Beni eve götürmeden önce jandarmalar evin etrafını çevirmiş, Ö. isimli şahıs evdeki uyuşturucuyu almaya gelmişti. Ben koli ile poşetlere koydum, kimyasal vardı. Elime bile almadım. Bu kadar uyuşturucuyu almaya ve satmaya benim gücüm yok, yetmez. Beni susturabilmek için acil avukat gönderdiler. Ben bu yüzden karakolda ve savcılıkta susma hakkımı kullandım. Benim karakolda olduğumu nereden biliyorlarmış. Uyuşturucular Ö.’nündü, hepsinin de satılacağı yerler belliydi" dedi. "Yakalanan uyuşturucu bana ait değildir" Duruşmada tanık olarak dinlenen A.Ş. ise, "Yakalanan uyuşturucuyla ilgili benim bir bilgim ya da alakam yoktur. Uyuşturucu bana ait değildir. Bu suçlamayı kabul etmiyorum. Sanığın niye böyle bir şey söylediğini de bilmiyorum. Ben, Elyakut köyüne hiç gitmedim. Ben, ilk kez görüştüğüm, tanımadığım bir insana nasıl, 400 kutu ilaç ver diyeyim" diye konuştu. "Yakalanan uyuşturucu maddeleriyle ilgili benim bir bilgim yoktur" Duruşmada tanık olarak dinlenen Ö.T. de, ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgili bilgisinin olmadığını belirterek, "Sanık ile cezaevinde tanıştık. Sonra da ailecek görüşmeye başladık. Gözaltına alındıktan sonra annesinin ricası üzerine kendi avukatımı gönderdim" şeklinde konuştu. Mahkeme heyeti, duruşmada isimleri geçen şahısların HTS kayıtlarının incelenmesine ve F.D.’nin tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Kastamonu Üniversitesi, üç alanda THE 2026 sıralamasında
28 Ocak 2026 Çarşamba - 13:27 Kastamonu Üniversitesi, üç alanda THE 2026 sıralamasında Kastamonu Üniversitesi, Times Higher Education 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversiteleri Sıralaması’nda dünyada üç alanda birden yer aldı. Kastamonu Üniversitesi, dünyanın en prestijli yükseköğretim derecelendirme kuruluşlarından biri olan Times Higher Education (THE) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversiteleri Sıralaması’nda büyük bir başarı gösterdi. Kastamonu Üniversitesi, yapılan değerlendirmeler sonucunda eğitim, yaşam bilimleri ve mühendislik alanlarında dünyanın en iyi üniversiteleri listesine girmeyi başardı. Kastamonu Üniversitesi, eğitim alanında 601-800, yaşam bilimleri alanında 801-1000 ve mühendislik alanında ise 1001-1250 bandında kendine yer buldu. Times Higher Education tarafından hazırlanan Alan Bazlı Sıralama (GRAS), üniversitelerin farklı disiplinlerdeki akademik performanslarını inceleyerek alanlara özgü sıralamalar sunuyor. THE tarafından yapılan açıklamada, bu yıl 98 ülke ve bölgeden bin 211 üniversitenin değerlendirildiği, Times Higher Education World University Rankings 2026 ile aynı 18 performans göstergesinin, alanlara uygun şekilde yeniden düzenlenerek kullanıldığı belirtildi. Kastamonu Üniversitesi, ayrıca, THE Dünya Üniversiteleri Alan Bazlı Alt Alan Sıralamasında, Türkiye’de listeye girebilen üniversiteler arasında eğitim ve yaşam bilimleri alanlarında ilk 20 içerisinde yer aldı. Buna göre Kastamonu Üniversitesi, eğitim alanında Türkiye genelinde 14’üncü, yaşam bilimleri alanında 6’ncı ve mühendislik alanında 33’üncü sırada konumlandı. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Üniversitesi’nin stratejik planlaması doğrultusunda yürütülen eğitim ve araştırma faaliyetlerinin sonuçlarının uluslararası sıralamalara yansıdığını ifade etti. Akademisyenlerin araştırma faaliyetlerine ve öğrencilerin eğitim kalitesine verdikleri önemin uluslararası listelere yansımasından memnuniyet duyduklarını belirten Rektör Topal, Kastamonu Üniversitesi’nin görünürlüğünü artırmak için çalışmaların aynı kararlılıkla süreceğini ifade etti. Rektör Topal, uluslararası öğrenci değişim programları, akademik iş birlikleri ve proje yazma eğitimlerine verilen önemine değindi.
Annesinin yaptırdığı kayıtla başladı, şimdi tatamide altın madalya için ter döküyor
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:18 Annesinin yaptırdığı kayıtla başladı, şimdi tatamide altın madalya için ter döküyor Kastamonu’da 10 yıl önce annesinin kendisinden habersiz bir spor salonuna kaydını yaptırmasıyla teakwando ile ilgilenmeye başlayan 17 yaşındaki Evra Alıcı, haftanın 6 günü antrenman yaparak uluslararası müsabakalardan altın madalyayla dönebilmek için ter döküyor. Kastamonu’da 1. sınıf öğrencisiyken annesinin kendisinden habersiz bir spor salonuna kaydını yaptırmasıyla teakwando yapmaya başlayan 17 yaşındaki Evra Alıcı, Türkiye ve uluslararası müsabakalarda elde ettiği başarılarla Taekwando Milli Takımı’na seçildi. 2024 yılında Balkan şampiyonu, 2025 yılında gençler Türkiye şampiyonluğunun yanı sıra 12.’si düzenlenen bir uluslararası turnuvada şampiyonluk ile Avrupa kulüpler şampiyonu olan Evra Alıcı, dünya ve Avrupa şampiyonalarında altın madalya kazanabilmek için ter döküyor. Antrenörü İsmail Arıkan koordinasyonunda haftanın 6 günü antrenman yapan Evra Alıcı, 30 Ocak’ta Alanya’da gerçekleştirilecek Türkiye grup müsabakalarında, Türkiye Şampiyonasına gidebilmek için ter dökecek. "Emeklerimin karşılığını fazlasıyla alabiliyorum" 10 yıldır ara vermeden taekwondo ile ilgilendiğini ifade eden Alıcı, "Annemin evimizin yakınındaki bir spor salonuna benden habersiz ismimi yazdırmasıyla başladım. Taekwando’ya başladığımda ilkokul 1. sınıf öğrencisiydim. 10 yıldır da kesintisiz bir şekilde devam ediyorum. Haftanın 3 günü müsabaka antrenmanları yapıyoruz, diğer 3 gün de ağırlık kondisyon antrenmanlarımı yapıyorum. Maçın yakınlık süresine göre antrenman yoğunluğum değişebiliyor. Taekwando benim hayatımda düşünce tarzımı değiştirdi. Emeklerimin karşılığını da fazlasıyla alabiliyorum. Beyaz kuşakla başladım. Şimdi siyah kuşaktayım" dedi. En büyük hedefinin bu yıl düzenlenecek Avrupa ve dünya şampiyonalarından altın madalyayla dönmek olduğunu dile getiren Evra Alıcı, bu amaçla çalışmalarına hız kesmeden devam ettiğini söyledi. İsmail Arıkan: "Başarıların tamamı emek verilerek, mücadele edilerek ve çok çalışılarak elde edildi" Evra Alıcı’nın antrenörü İsmail Arıkan ise bugüne kadar 50’nin üzerinde milli sporcu yetiştirdiklerini belirterek, "Bunların ilkini ve pik seviyesini 2025 yılında Evra Alıcı ile birlikte yaşadık. Milli takım adına birçok turnuvaya katıldı ve bunların büyük kısmından şampiyon olarak geri döndü. Bu süreçlerin tamamı emek verilerek, mücadele edilerek ve çok çalışılarak elde edildi. Bir ekibimiz var, müsabaka antrenörlüğünü ben yapıyorum. Sporcuların beslenmesine ve dinlenmesine ciddi anlamda önem veriyoruz. Profesyonel bir ekiple çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Evra, yıldızlar kategorisinde okul sporları ve Türkiye şampiyonalarında yarışmaya başladı. Bu süreçte önemli tecrübeler elde etti. Yıldızlar kategorisinde son senesinde Türkiye üçüncüsü oldu. Daha sonra gençler kategorisinde yine son yılında Türkiye finali oynayarak Türkiye ikincisi oldu. 2024 yılında Türkiye ikinciliğinin ardından yapılan Balkan Şampiyonası’na milli takım adına katılarak Balkan şampiyonu oldu. 2025 yılında ise gençler Türkiye şampiyonu, 12. uluslararası turnuva şampiyonu ve Avrupa kulüpler şampiyonu oldu. Bulgaristan ve Sırbistan’da düzenlenen organizasyonlarda da ikincilik ve üçüncülük dereceleri elde ettik" diye konuştu.