Yerel Haberler
Kastamonu
Kastamonu’da musluk suyunun sürekli bulanık akmasına tepki 24 Şubat 2026 Salı - 15:39:10 Kastamonu’da il merkezinde isale hattında yaşanan arızadan sonra, 2 aydır yaşanan su kesintileri ve musluklardan bulanık su akmasına vatandaşlar tepki gösterdi. Kastamonu il merkezine içme suyu sağlayan Karaçomak Barajı’ndaki isale hattında 3 Ocak tarihinde yaşanan arıza sebebiyle yaklaşık 10 gün boyunca şehrin birçok noktasında içme suyu problemi yaşandı. İsale hattındaki arızanın onarılmasının üzerinden yaklaşık 2 ay geçmesine rağmen şehir merkezinde zaman zaman yaşanan su kesintileri ve musluklardan bulanık su akması vatandaşları mağdur ediyor. "Halkı bilgilendirecek ya da tedbir alması için uyaracak herhangi bir açıklama olmamasının mahcubiyetini ve üzüntüsünü yaşıyoruz" Kuzeykent Mahallesi Muhtarı Hakan Çölez, "3 Ocak itibariyle Kastamonu’nun tamamını etkileyen ciddi bir arıza ile karşı karşıya kalmıştık. Yaklaşık 10 gün düşük basınçla ya da ara ara gelip gitse de bir su kesintisi yaşandı. Kesintiler bir şekilde giderilmiştir. Fakat bugün üzerinden iki ay geçmesine rağmen hala sularımızda, ne yazık ki muhtemel arızanın etkisi altında olduğunu düşündüğümüz bir kirlilik ve yosunlu koku mevcut. Kuzeykent, şu anda 55 bin nüfuslu bir mahalle. Tabii şehrin geri kalan kısımlarından da bize ulaşanlar oluyor. Arayanlar, ’muhtarım aynı sıkıntıyı biz de yaşıyoruz’ diyenler var. Bu kirli ve bulanık suyla mübarek Ramazan ayında imtihan oluyoruz. İnsanlarımız hastaneye gittiklerinde de bize dönüş sağlıyorlar. Fakat ne İl Sağlık Müdürlüğümüzden ne de Kastamonu Belediyemizden bu konuyu gündeme taşıyacak ya da süreci bizlere anlatacak herhangi bir açıklama olmamasının mahcubiyetini ve üzüntüsünü yaşıyoruz. Muhtar olduğumuz için mahallemizin içinde bulunduğumuz için her ne kadar son zamanlarda maaşıyla ön plana çıkan bir kurum dahi olmuş olsak da insanların ilk kapısını çaldığı ya da ilgililere ulaşamadığın da ‘aman muhtarım’ dediği bir yerdeyiz. Amacımız kamuoyu baskısı ile birlikte Kastamonu Belediyesinden bir açıklama, bir sonuç alabilmek" dedi. "Bulanık akan sular nedeniyle apartman sakinlerinden yoğun şikayetler alıyoruz" Kendilerine çok fazla şikayet geldiğini söyleyen Çölez, "Bunun için zaten bir müddet bekledik. Bugün düzelir, yarın düzelir dedik, fakat insanlar hastaneye gittikçe, doktorlar ’sudan olabilir’ dedikçe, insanlar ’neden bir sağlık arayışı yok’ noktasında oldu. Bizlere ulaştılar, ilgili kurumu, belediyeyi aradıklarında geri dönüş olmadığına dair sosyal medyadan yazılar paylaştılar. Daha sonra da bizleri aradılar. Bizde ne yapalım? Vatandaşa dönmeyen belediye, bize döner mi? Apartmanlardan, kooperatiflerden, mahallemizden her bir yerden numuneler istedik. Gelen şikayetler üzerine mahallemizin tamamında bununla alakalı bir sıkıntının olduğunu da görmüş olduk" diye konuştu. "Sorunun tez zamanda çözüme kavuşturulmasını bekliyoruz" Muhtar Çölez, "Boğaz ağrısı, ishal, mide bulantısı gibi şikayetler de yoğunlaştı. Gelen telefonlar ve atılan mesajlarda da sabit. İnsanlar kendi aralarında da konuşuyor. İnsanlar boğaz ağrısı, ishal, yüksek ateşte hastaneye gidiyorlar. ’Suyun şekli ve içindeki atık bakterilerden dolayı oldu’ deniliyor. İnsanlar da haliyle bu konuda ulaşacak bir kanal arıyorlar. Ümidimiz odur ki bu sorun tez zamanda çözüme kavuşur. Yetkililer de bu çözüm sürecinde kurum birlikteliği sağlayarak ilk başta halkı bilinçlendirme noktasında hareket ederler" şeklinde konuştu.
Kastamonu Üniversitesi, üç alanda THE 2026 sıralamasında
28 Ocak 2026 Çarşamba - 13:27 Kastamonu Üniversitesi, üç alanda THE 2026 sıralamasında Kastamonu Üniversitesi, Times Higher Education 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversiteleri Sıralaması’nda dünyada üç alanda birden yer aldı. Kastamonu Üniversitesi, dünyanın en prestijli yükseköğretim derecelendirme kuruluşlarından biri olan Times Higher Education (THE) 2026 Alan Bazlı Dünya Üniversiteleri Sıralaması’nda büyük bir başarı gösterdi. Kastamonu Üniversitesi, yapılan değerlendirmeler sonucunda eğitim, yaşam bilimleri ve mühendislik alanlarında dünyanın en iyi üniversiteleri listesine girmeyi başardı. Kastamonu Üniversitesi, eğitim alanında 601-800, yaşam bilimleri alanında 801-1000 ve mühendislik alanında ise 1001-1250 bandında kendine yer buldu. Times Higher Education tarafından hazırlanan Alan Bazlı Sıralama (GRAS), üniversitelerin farklı disiplinlerdeki akademik performanslarını inceleyerek alanlara özgü sıralamalar sunuyor. THE tarafından yapılan açıklamada, bu yıl 98 ülke ve bölgeden bin 211 üniversitenin değerlendirildiği, Times Higher Education World University Rankings 2026 ile aynı 18 performans göstergesinin, alanlara uygun şekilde yeniden düzenlenerek kullanıldığı belirtildi. Kastamonu Üniversitesi, ayrıca, THE Dünya Üniversiteleri Alan Bazlı Alt Alan Sıralamasında, Türkiye’de listeye girebilen üniversiteler arasında eğitim ve yaşam bilimleri alanlarında ilk 20 içerisinde yer aldı. Buna göre Kastamonu Üniversitesi, eğitim alanında Türkiye genelinde 14’üncü, yaşam bilimleri alanında 6’ncı ve mühendislik alanında 33’üncü sırada konumlandı. Kastamonu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ahmet Hamdi Topal, Kastamonu Üniversitesi’nin stratejik planlaması doğrultusunda yürütülen eğitim ve araştırma faaliyetlerinin sonuçlarının uluslararası sıralamalara yansıdığını ifade etti. Akademisyenlerin araştırma faaliyetlerine ve öğrencilerin eğitim kalitesine verdikleri önemin uluslararası listelere yansımasından memnuniyet duyduklarını belirten Rektör Topal, Kastamonu Üniversitesi’nin görünürlüğünü artırmak için çalışmaların aynı kararlılıkla süreceğini ifade etti. Rektör Topal, uluslararası öğrenci değişim programları, akademik iş birlikleri ve proje yazma eğitimlerine verilen önemine değindi.
Annesinin yaptırdığı kayıtla başladı, şimdi tatamide altın madalya için ter döküyor
28 Ocak 2026 Çarşamba - 11:18 Annesinin yaptırdığı kayıtla başladı, şimdi tatamide altın madalya için ter döküyor Kastamonu’da 10 yıl önce annesinin kendisinden habersiz bir spor salonuna kaydını yaptırmasıyla teakwando ile ilgilenmeye başlayan 17 yaşındaki Evra Alıcı, haftanın 6 günü antrenman yaparak uluslararası müsabakalardan altın madalyayla dönebilmek için ter döküyor. Kastamonu’da 1. sınıf öğrencisiyken annesinin kendisinden habersiz bir spor salonuna kaydını yaptırmasıyla teakwando yapmaya başlayan 17 yaşındaki Evra Alıcı, Türkiye ve uluslararası müsabakalarda elde ettiği başarılarla Taekwando Milli Takımı’na seçildi. 2024 yılında Balkan şampiyonu, 2025 yılında gençler Türkiye şampiyonluğunun yanı sıra 12.’si düzenlenen bir uluslararası turnuvada şampiyonluk ile Avrupa kulüpler şampiyonu olan Evra Alıcı, dünya ve Avrupa şampiyonalarında altın madalya kazanabilmek için ter döküyor. Antrenörü İsmail Arıkan koordinasyonunda haftanın 6 günü antrenman yapan Evra Alıcı, 30 Ocak’ta Alanya’da gerçekleştirilecek Türkiye grup müsabakalarında, Türkiye Şampiyonasına gidebilmek için ter dökecek. "Emeklerimin karşılığını fazlasıyla alabiliyorum" 10 yıldır ara vermeden taekwondo ile ilgilendiğini ifade eden Alıcı, "Annemin evimizin yakınındaki bir spor salonuna benden habersiz ismimi yazdırmasıyla başladım. Taekwando’ya başladığımda ilkokul 1. sınıf öğrencisiydim. 10 yıldır da kesintisiz bir şekilde devam ediyorum. Haftanın 3 günü müsabaka antrenmanları yapıyoruz, diğer 3 gün de ağırlık kondisyon antrenmanlarımı yapıyorum. Maçın yakınlık süresine göre antrenman yoğunluğum değişebiliyor. Taekwando benim hayatımda düşünce tarzımı değiştirdi. Emeklerimin karşılığını da fazlasıyla alabiliyorum. Beyaz kuşakla başladım. Şimdi siyah kuşaktayım" dedi. En büyük hedefinin bu yıl düzenlenecek Avrupa ve dünya şampiyonalarından altın madalyayla dönmek olduğunu dile getiren Evra Alıcı, bu amaçla çalışmalarına hız kesmeden devam ettiğini söyledi. İsmail Arıkan: "Başarıların tamamı emek verilerek, mücadele edilerek ve çok çalışılarak elde edildi" Evra Alıcı’nın antrenörü İsmail Arıkan ise bugüne kadar 50’nin üzerinde milli sporcu yetiştirdiklerini belirterek, "Bunların ilkini ve pik seviyesini 2025 yılında Evra Alıcı ile birlikte yaşadık. Milli takım adına birçok turnuvaya katıldı ve bunların büyük kısmından şampiyon olarak geri döndü. Bu süreçlerin tamamı emek verilerek, mücadele edilerek ve çok çalışılarak elde edildi. Bir ekibimiz var, müsabaka antrenörlüğünü ben yapıyorum. Sporcuların beslenmesine ve dinlenmesine ciddi anlamda önem veriyoruz. Profesyonel bir ekiple çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Evra, yıldızlar kategorisinde okul sporları ve Türkiye şampiyonalarında yarışmaya başladı. Bu süreçte önemli tecrübeler elde etti. Yıldızlar kategorisinde son senesinde Türkiye üçüncüsü oldu. Daha sonra gençler kategorisinde yine son yılında Türkiye finali oynayarak Türkiye ikincisi oldu. 2024 yılında Türkiye ikinciliğinin ardından yapılan Balkan Şampiyonası’na milli takım adına katılarak Balkan şampiyonu oldu. 2025 yılında ise gençler Türkiye şampiyonu, 12. uluslararası turnuva şampiyonu ve Avrupa kulüpler şampiyonu oldu. Bulgaristan ve Sırbistan’da düzenlenen organizasyonlarda da ikincilik ve üçüncülük dereceleri elde ettik" diye konuştu.
Uyuşturucuyla yakalanan sanık: "Ağrılarım geçsin diye uyuşturucu madde kullanmaktayım"
27 Ocak 2026 Salı - 12:02 Uyuşturucuyla yakalanan sanık: "Ağrılarım geçsin diye uyuşturucu madde kullanmaktayım" Kastamonu’nun Tosya ilçesinde şüphe üzerine durdurulan motosiklette uyuşturucu maddeyle yakalanan sanık, hakim karşısında yaptığı savunmada ağrılarına iyi geldiği için uyuşturucu madde kullandığını söyledi. Olay, 7 Ekim 2025 tarihinde Tosya ilçesinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Tosya İlçe Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından, şüphe üzerine durdurulan U.K.’nin üzerinde ve kullandığı motosiklette arama yapıldı. Aramalarda 16,81 gram ile 0,66 gram sentetik kannabinoid olduğu değerlendirilen uyuşturucu madde ele geçirildi. Bunun üzerine U.K.’nin ikametinde de yapılan aramada 138 gram amfetamin sıkılı tütün, 120,79 gram sentetik kannabinoid, 1 adet saksıya dikili vaziyette kök kenevir bitkisi, 37 adet av tüfeği fişeği, 1 adet kurusıkı tabanca ve 10 adet kurusıkı tabanca fişeği ele geçirildi. Olayın ardından polis ekiplerince gözaltına alınan ve tutuklanan U.K. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçundan dava açıldı. Davanın ilk celsesinde sanık U.K. ve avukat hazır bulundu. "Ağrılarım geçsin diye uyuşturucu madde kullanmaktayım" Savunma yapan U.K., "Ben, iki senedir uyuşturucu kullanıyorum. Rahatsızlıklarım var. Daha önce reçeteli haplar da kullandım, ancak ağrılarıma fayda sağlamadı. Ağrılarım geçsin diye uyuşturucu madde kullanmaktayım. Üzerimde çıkan uyuşturucu madde bana aittir, ancak ikametimde yapılan aramada bulunan uyuşturucu madde bana ait değildir. Uyuşturucu maddeyi M.K.’den yakalandığım günün bir gün öncesinde almıştım. M.K., benden 15 bin lira borç para istedi. Bende olmadığı için akrabamdan istedim. ’Parayı bana iade edeceksen verebilirim’ dedim, o da ‘veririm’ dedi. Yaklaşık iki gün sonra bana ‘senin bağ evine gidelim’ dedi. Uyuşturucu maddeyi bağ evine M.K. getirdi ve benim dolabıma koydu. ‘15 bin lirayı ödeyince alırım’ dedi. Üzerimde yakalanan kısım bana verdiği ve bana ait olan kısımdır. Bağ evinde bulunan uyuşturucu madde M.K.’ye aittir. Beni M.K.’nin şikayet ettiğini düşünüyorum. Ben ticaret suçunu işlemedim, içiciyim. Çok pişmanım, tahliyemi talep ediyorum" dedi. Mahkeme heyeti, sanığın tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
Taşköprü sarımsağı için yevmiye ücreti bin 350 lira olarak belirlendi
27 Ocak 2026 Salı - 10:50 Taşköprü sarımsağı için yevmiye ücreti bin 350 lira olarak belirlendi Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde, Taşköprü sarımsağının 2026 yılı dikim sezonu öncesi, yevmiye ücreti bin 350 lira olarak belirlendi. Avrupa Birliği ve Türkiye’den coğrafi işaret tescili alan Taşköprü sarımsağında 2026 yılı dikim sezonu öncesi günlükçü yevmiyeleri belirlendi. Taşköprü Belediye Başkanlığı binasında gerçekleştirilen toplantıda Taşköprü sarımsağı dikim sezonunun yaklaşmasıyla sarımsak günlükçülerin ücretleri, gerçekleştirilen istişare ile karara bağlandı. 2026 yılı Taşköprü sarımsağı günlükçü yevmiyesi sarımsak dikim ve çapa ücreti bin 350 lira, sarımsak çıkarma ücreti bin 500 lira, sarımsak sıva ücreti ise bin 200 lira ve saatlik mesai ücreti de 200 TL olarak belirlendi. Toplantıda açıklamalarda bulunan Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, "2026 yılı sarımsak yevmiyelerimiz ilçemize hayırlı olsun. Taşköprü Kaymakamımız Abdullah Demirdağ, Tarım ve Orman İlçe Müdürümüz Mehmet İpek, sarımsak günlükçü başkanlarımız ve kıymetli üreticilerimizle bir araya gelerek, dünya markası Taşköprü Sarımsağımızın 2026 yılı dikim sezonu öncesi günlükçü yevmiyelerini ortak akılla belirledik. Üreticimizin emeğini, günlükçülerimizin alın terini gözeten istişareler sonucunda 2026 yılında geçerli olacak yevmiye tarifemizi de belirledik. Buna göre, sarımsak dikim ücreti 1350 TL, çapa ücreti 1350 TL, sarımsak çıkarma ücreti 1500 TL, sarımsak sıvama ücreti 1200 TL ve saat başı mesai ücreti de 200 TL olarak belirlenen fiyatların ilçemize, üreticilerimize ve emektar günlükçülerimize hayırlı ve uğurlu olmasını diliyorum. Taşköprü sarımsağı için hep birlikte, el birliğiyle çalışmaya devam edeceğiz" dedi. Toplantıya Taşköprü Kaymakamı Abdullah Demirdağ, İlçe Tarım ve Orman Müdürü Mehmet İpek ile günlükçü başkanları ile üreticiler katıldı.
Kardeşini ahıra kilitleyip ateşe verdiği iddia edilen şahıs hakim karşısına çıktı
26 Ocak 2026 Pazartesi - 16:31 Kardeşini ahıra kilitleyip ateşe verdiği iddia edilen şahıs hakim karşısına çıktı Kastamonu’nun Cide ilçesinde kardeşini kilitlediği ahırı ateşe verdiği iddia edilen sanığın yargılanmasına başlandı. Duruşmada kendisini savunan sanık, suçsuz olduğunu iddia etti. Olay, 29 Temmuz 2025 tarihinde Cide ilçesi Başköy köyü Pire Mahallesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, Mecit B.’ye ait iki katlı evde yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangın, evin bitişiğinde bulunan samanlığa da sıçradı. Yangını gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve jandarma ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürüldü. Yangında iki katlı ev kullanılmaz hale gelirken, Mecit B. (65) ile kardeşi Mevlüt B. (78) yaralandı. Yaralanan iki kardeş, sağlık ekipleri tarafından yapılan ilk müdahalenin ardından Cide Devlet Hastanesine kaldırıldı. Tedavileri tamamlanan kardeşlerden Mevlüt B. (78), yangını bilinçli çıkarttığı ve kendisini öldürmeye çalıştığı gerekçesiyle kardeşi Mecit B.’den şikayetçi oldu. Bunun üzerine Cide Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma çerçevesinde Mecit B., gözaltına alınarak tutuklandı. Mecit B. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "canavarca hisle veya eziyet çektirerek, üstsoydan kardeşe karşı kasten öldürme" suçlamasıyla dava görülmeye başlandı. Duruşmada sanık, Mevlüt B., tanıklar ve taraf avukatları hazır bulundu. "Ben evi yakmadım, kapıları kilitlemedim" Duruşmada kendisini savunan Mecit B., "Yangında ahırda kimseyi görmedim. İtfaiyeyi aradım, sonra hortum alıp yangını söndürmeye çalıştım. O sırada kapıdan kardeşim çıktı. Bana vurup sonra kaçtı. Yangına müdahale ederken benimde bacaklarım yandı. Ben, yangını görünce elime hortum alıp söndürmeye çalıştım. Mevlüt ise yanıma gelip tahta ile benim kafama vurdu. Elinde bidon vardı, bana vurup kaçarken tutuştu. Kafama tahta ile vurunca kafamdan kan geldi. Ben de onun yüzünden yanmaya başladım. Mevlüt de ’yandım’ diyerek koşarak kaçtı. Elimde hortum ile Mevlüt’e de su tuttum ama o koşarak yanımdan gitti" dedi. Evi kendisinin yakmadığını iddia eden Mecit B. ise, "Benim evde motorum var, çalışıyorum. Kapak da düşmüş olabilir, farkında değilim. Ben evi yakmadım, kapıları kilitlemedim. Yangın önce ahırda çıkıyor, sonra kıvılcımlar nedeniyle samanlığa sıçrıyor ve samanlık da yanmaya başlıyor. Mevlüt bana husumet beslediği için şahit bulmak için komşunun çeşmesine gitti. Bizim evde de sular akıyordu, çeşme vardı. Elimde hortum da vardı, su tutuyordum ama bağıra bağıra komşunun çeşmesine gitti, sırf şahit bulmak için gittiğini düşünüyorum" diye konuştu. "Kardeşim, beni ahırdan çıkınca üzerime benzin döküp yaktı" Kardeşinden şikayetçi olduğunu söyleyen Mevlüt B. ise olay sırasında ahırda çalıştığını ifade ederek, "Pencerenin arasından gaz gibi bir şey geldi. Kapıyı da üzerime kilitledi. Ahırda yangın çıkınca ben kapıyı tekmeleyip dışarı çıktım. Elim, yüzüm yanıyordu. Bağıra bağıra söndürmek için çeşmeye koştum, ’yanıyorum’ diye. Komşular sesi duyunca yanıma geldi, ’ne oldu’ diye sordu. Ben de ’kardeşim beni de evi de yaktı’ dedim. Komşumuz Mustafa üzerimdeki ateşi söndürdü. Sonra ambulans geldi, beni hastaneye götürdüler. Ahırdan çıkınca kardeşim benim üzerime benzin döküp yaktı, alev aldım" şeklinde konuştu. "Üzerime benzin döküp çakmakla beni yaktı" Aralarındaki miras anlaşmazlığının 2011 yılından beri devam ettiğini söyleyen Mevlüt B., "Kardeşimin nasıl yaralandığını bilmiyorum, ben o sırada kendi canımı kurtarma telaşı içerisindeydim" diye konuştu. Tutuklu sanık Mecit B.’nin eşi Şengül B. de, "Mevlüt benim kayın biraderim oluyor. Yangın olduğu gün İstanbul’daydım. Mecit köyde tekti. Biz ev yaptık iki tane, miras meselesi oldu, kardeşiyle aralarında sorunlar vardı. Mevlüt sürekli bizleri tehdit ediyordu, 7-8 sene önce de bir olay yaşandı. Kaynım Mevlüt, eşim Mecit’i bıçaklamıştı. Ondan sonra yangına kadar aramızda bir olay olmamıştı" dedi. Sanık Mecit B.’nin avukatı da, "Mecit, 65 yaşına kadar bir suça karışmamış kişidir. Köyde sessiz sakin biri olarak bilinmektedir. 2011 yılından itibaren Mevlüt, kardeşine kin beslemeye başlamıştır. 2017 yılında kardeşini bıçaklamaktan hapis yatmasından ötürü Mevlüt, kardeşi Mecit’e kin beslemiştir. Bu yüzden Mevlüt, yangın olayı yaşanınca hastaneden video çekerek haber kanallarına göndermiştir. 3 ay boyunca Cide İlçe Jandarma Komutanlığına giderek ifade vermemiştir. 65 yaşına kadar hiç suç işlemediği bellidir. Bu sebeple sanığın tahliyesine karar verilmesini talep ediyoruz. Tüm köylüler Mevlüt ve eşinin hareketlerinden dolayı sıkıntı yaşamışlardır. Bu yüzden onlardan korkuyorlar. Mevlüt gerçekleri söylemiyor, suçu müvekkilimin üzerine atıyor. Müvekkilim 7 aydır tutukludur, tutuklu kaldığı süre de göz önünde bulundurularak tahliyesine karar verilmesini istiyoruz" diye konuştu. "İki kardeş arasında 10 yıldır miras nedeniyle anlaşmazlık var" Tanık olarak dinlenen F.K. de, "Olay günü bir bağırma sesi duydum ve dışarıya çıktığımda Mevlüt’ün bağırdığını, üzerindeki kıyafetlerin yanmış olduğunu gördüm. ‘Yardım edin, yanıyorum, su tutun bana’ diyerek bağırıyordu. Ben de dışarıya çıkıp Mevlüt’e yardım ettim. Sonra okuma yazma bilmediğim için kızımı aradım, olayı anlattım ve ambulans, itfaiye çağırmasını söyledim. Köyümüz uzak olduğu için bir süre geçtikten sonra ambulans, itfaiye ve jandarma ekipleri geldi. Ben olay yerinde Mecit’i hiç görmedim. Evden çıktığımda da ev zaten yanıyordu. Yangının nasıl başladığını da görmedim" şeklinde konuştu. Öte yandan, 2017 yılında miras kavgası sebebiyle çıkan kavgada kardeşi Mecit B.’yi 6 yerinden bıçaklayarak yaralayan Mevlüt B., 3 yıl 9 ay hapis cezasına çarptırılmıştı.
Kastamonu yöresinin kültürünü yansıtan biblo bebekler tescillendi
26 Ocak 2026 Pazartesi - 12:47 Kastamonu yöresinin kültürünü yansıtan biblo bebekler tescillendi Kastamonu’da akademik çalışmayla tasarlanan yöresel kadın kıyafetli minyatür bebekler, tescillenerek koruma altına alındı. Bebekler, Azerbaycan başta olmak üzere birçok ülkeden rağbet görmeye başladı. Kastamonu Üniversitesi Güzel Sanatlar ve Tasarım Fakültesi Seramik ve Cam Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Seyhan Yılmaz ile öğrencisi olan Kastamonu Bilim ve Sanat Merkezi Görsel Sanatlar Başöğretmeni Alime Belleyici tarafından tasarlanan Kastamonu yöresi biblo bebeği, Türk Patent ve Marka Kurumu’ndan tasarım tescil belgesi almaya hak kazandı. Kastamonu’nun geleneksel kadın kıyafetlerinden ilham alınarak el işçiliğiyle üretilen biblo bebekler özgünlüğüyle dikkat çekiyor. Tescil süreciyle birlikte bu özel tasarım, hem estetik hem de kültürel bir değer olarak fikri mülkiyet haklarıyla güvence altına alındı. Yaklaşık 28 santimetre boyutundaki biblo, Kastamonu’nun Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerine özgü yöresel kadın giysilerini minyatür ölçekte başarılı bir şekilde yansıtıyor. Biblo tasarımında şal desenli başörtüsü, işlemeli cepken, entari ve geleneksel önlük gibi unsurlar ön plana çıkarken, figür, seramik formunda bir kaide üzerinde ayakta duran kadın figürü olarak tasarlandı. El ve kalıpta biçimlendirme teknikleriyle üretilen biblo, sır altı dekor tekniğiyle hazırlanarak bin 50 derecede sırlı pişirime tabi tutuluyor. Ardından sır üzerine 750 derecede altın yaldız dekor uygulanarak son hali veriliyor. Sanatsal detayların titizlikle işlendiği bebekler hem dekoratif obje hem de kültürel temsil aracı olarak öne çıkıyor. Prof. Seyhan Yılmaz’ın akademik rehberliğinde geliştirilen çalışma, öğrencisi Alime Belleyici’nin sanatsal katkılarıyla somutlaşarak Kastamonu’nun kültürel tanıtımına önemli katkılar sunan, geleneksel el sanatlarının çağdaş formlarla yaşatılmasına yönelik örnek bir uygulama niteliği kazandı. Hediyelik olarak hazırlanan biblo bebekler, başta Azerbaycan olmak üzere birçok ülkeden rağbet görüyor. "Kastamonu’nun tanıtımı açısından oldukça önemli" Kastamonu’nun küresel bir mirasının koruma altına alındığını ifade eden Prof. Seyhan Yılmaz, "Kastamonu’nun geleneksel kadın kıyafetlerinden esinlenerek ortaya çıkarılmış olan biblo bebeğin tescillenerek özgünlüğü belgelendi ve fikri mülkiyet hakları koruma altına alındı. Bu tasarım sadece estetik bir objeyi değil, aynı zamanda Kastamonu’nun kültürel miras öğesini güvence altına alan anlamlı bir adım oldu. Kastamonu’nun geleneksel kadın kıyafetlerinden esinlenerek ortaya çıkarılmış olan bir biblonun en dikkat çekici yönü özellikle Kastamonu’nun Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerinde kadınların hala günümüzde de giydikleri işlemeli cepkeni, renkli entarisi, önlüğü, belindeki kuşağa ve başındaki fesi ile bu geleneksel unsurları minyatür ölçekte başarıyla yansıtmasıdır. Biblonun yerel ve geleneksel unsurları taşıması, altındaki kaidesiyle sergilemesinin kolay olması aynı zamanda bir kültür temsil aracı ve hediyelik obje niteliği taşıması Kastamonu’nun tanıtımı açısından oldukça önemli bir gelişmedir. Bu tescil aynı zamanda bir tasarım tescilini yaparken aynı zamanda Kastamonu’nun kültürel miras öğesini de güvence altına almıştır ve bu tasarım aynı zamanda Kastamonu’nun tarihi belleğini, kültürel kimliğini ve geleneksel unsurlara atıfta bulunmaktadır. Somut kültürel miras ögesi olarak hem sanatsal hem de hukuki anlamda bir biblonun tescillenmiş olması Kastamonu için önemli bir adımdır. Bu ve bunun gibi çalışmaları daha sonraki yapılacak olan çalışmalara örnek teşkil edeceğini düşünüyorum" dedi. "7 coğrafi bölgeden folklorik giysileri bu biblolar üzerinde yansıttık" Ele aldıkları 15 figürü ilk etapta çalıştıklarını söyleyen Prof. Dr. Yılmaz, "Turistik gezi amacıyla tarihi, kültürel mekanları gezdiğimiz illerde, çeşitli coğrafyalara gittiğimizde oraya dair bir ana hediye alma aslında düşüncesini ortaya çıktı. Ziyaretlerimiz sırasında çoğu zaman o yöreye özgü hediye oluşturulabilecek çok fazla eser ya da hediyelik obje olarak alacak bazen bir şey bulamıyoruz. O nedenle ’hiç değilse kendi kültürümüze özgü bazı unsurları taşıyan hediyelik obje yapabilir miyiz’ acaba diye düşündük. Fikir böyle çıktı. Bunun üzerine Alime hocama bu tez konusunu verdik. Başarılı bir çalışma yürüttü. 2018 yılında tezini başarıyla bitirdi. 15 figür ele aldık, 7 coğrafi bölgeden folklorik giysileri bu biblolar üzerinde yansıttık" diye konuştu. "Azdavay ve Pınarbaşı ilçelerinin kıyafetinin daha gösterişli olması sebebiyle bunu seramik lüle olarak yorumlamaya çalıştık" Projeyle ilgili konuşan Alime Belleyici ise, "Kültürel mirasımızı yaşatabilmek için incelemiş olduğunuz 7 bölgemizden yola çıkarak elde bulunan, yapılmış olan çubuk bebekleri inceleyerek gelecek nesillere aktarmak sebebiyle böyle bir fikirden yola çıkarak ürünümüzü oluşturmaya çalıştırdık. Kastamonu’nun önde gelen yöresel kıyafetiyle dikkat çeken Azdavay ile Pınarbaşı ilçelerini inceledik. Buradaki bebeğin kıyafetinin daha gösterişli ve anlamının öne çıkması sebebiyle bunu irdeleyerek seramik lüle olarak yorumlamaya çalıştık. Aslına uyarak birebir şekillendirme yapıldı, boyama da aynı şekilde devam etti. Bu şekilde ürünümüzü ortaya çıkardık. Çalışma zamanımız biraz zahmetli ve uzun bir zaman alıyor. Haliyle yapılan kalıplar üzerinden yola çıkarak ürünü ilk etapta oluşturmaya çalıştık. Daha sonra elde şekillendirdik. Elle şekillendirme eğer bir gün boyunca sabit durursak başında 10 saatimizi alıyor. Eğer bekleyip de bibloyu yaparsak 1,5 günü bulmaktadır, sonra bunu pişirme aşamaları var. Bin 50 dereceyle bisküvi pişirimi yaptık. Daha sonra renklendirmeye sırlı pişirim dediğiniz 950 dereceyle pişirimi gerçekleştirdik. Üzerine yapılan çalışma motifleri sıra altı dekor ile işledik" şeklinde konuştu. Biblo bebeklerin rağbet gördüğünü söyleyen Belleyici, "Biblo bebeklerin tanıtılması en önemlisiydi ve bunu bir koruma altına alınması isteniyordu. Bunu da tasarımla gerçekleştirdik. Piyasaya sürüldüğü zaman yoğun talep oldu. Özellikle hediye olarak düşünüldü. Bunu da Azerbaycan’da yaklaşık 30 ürün ile gerçekleştirdik. Önemli kişilere hediye edilmek üzere Azerbaycan’a gönderildi. Kısaca ürünlerimizin kimliğiyle bu şekilde gerçekleştirerek tanıtmayı düşünüyoruz. Zaman ayırabilirsek güzel bir bütün illerimizi de katarak folklorik kıyafetleri eşliğinde bütün illerimizi de katarak bunları bir duyurmaya, bir tanıtmaya hedeflemekteyiz" ifadelerini kullandı.