Yerel Haberler
Kastamonu
21 Şubat 2026 Cumartesi - 17:19 Taşköprü Belediyesi’nin Ramazan etkinlikleri coşkuyla başladı Taşköprü Belediyesi tarafından düzenlenen Ramazan etkinliklerine yoğun ilgi gösteren aileler ve çocuklar doyasıya eğlendi. Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde Ramazan etkinlikleri çocukların neşesiyle başladı. Taşköprü Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, ailelerin yoğun katılımıyla gerçekleşen programların devam edeceğini açıkladı. Taşköprü Belediyesi tarafından organize edilen programda, birbirinden renkli ve eğlenceli gösteriler sahnelendi. Ramazan ayı etkinlikleri kapsamında gerçekleştirilen programda salonu dolduran vatandaşlar keyifli bir akşam geçirdi. Çocuklara yönelik hazırlanan sahne gösterileri, eğlenceli aktiviteler ve sürpriz etkinlikler geceye damga vurdu. Miniklerin kahkahalarıyla şenlenen organizasyonda aileler de haftanın yorgunluğunu atma imkanı buldu. Taşköprü Belediyesi tarafından düzenlenen ve Ramazan ayı boyunca her cuma günü gerçekleştirilecek olan etkinliklere katılan Belediye Başkanı Hüseyin Arslan, programda yaptığı konuşmada, "Bu akşam, çocuklarımızın gözlerindeki mutluluğu, ailelerimizin yüzlerindeki heyecanı hep birlikte yaşadık. Ramazan’ın bereketini ve paylaşma ruhunu, evlatlarımızın neşesiyle taçlandırdık. Birbirinden eğlenceli gösterilerle başladığımız Ramazan etkinliğimizde, çocuklarımızın kahkahaları salonumuzu doldurdu, ailelerimizle birlikte unutulmaz bir akşamın sevincini paylaştık. Haftanın yorgunluğunu, yavrularımızın enerjisi ve coşkusuyla geride bıraktık. 27 Şubat Cuma günü saat 20.30’da yeniden buluşuyor, eğlenceye kaldığımız yerden devam ediyoruz. Tüm hemşehrilerimizi bu güzel atmosferi birlikte yaşamaya davet ediyorum" dedi. Başkan Arslan, Ramazan ayının birlik, beraberlik ve paylaşma ayı olduğuna dikkat çekerek, düzenlenen etkinliklerle bu manevi atmosferi Taşköprü’de hep birlikte yaşamayı hedeflediklerini belirtti. Taşköprü’de Ramazan etkinliklerinin 27 Şubat Cuma günü saat 20.30’da Taşköprü Açık Hava Düğün Salonu’nda kaldığı yerden devam edeceği bildirildi. İlçe halkının yoğun ilgi göstermesi beklenen programlarda yine çocuklara ve ailelere yönelik çeşitli etkinlikler düzenlenecek.
21 Şubat 2026 Cumartesi - 14:09 İçerisinde şelale akan Karadeniz’in en derin mağarası görenleri mest ediyor Kastamonu’nun Şenpazar ve Cide ilçesi sınırındaki tescilli Dağlı Kuylucu Mağarası, içerisinde akan şelalesi ve derinliğiyle görenleri kendisine hayran bırakıyor. Karadeniz’in en derin mağarası olan Dağlı Kuylucu, her mevsim güzelliğiyle büyülüyor. Kastamonu’nun Cide ve Şenpazar ilçesinde Dağlı köyü sınırlarında yer alan ve Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından 2020 yılında "Tabiat Varlığı-B Grubu Mağara" olarak tescillenerek koruma altına alınan Dağlı Kuylucu Mağarası, görenleri hayran bırakıyor. Halk arasında "Kuyluç" veya "Dağlı Kuylucu" adıyla da bilinen mağara, Türkiye’nin ağzı en geniş dikey mağarası olarak kayıtlarda yer alıyor. Mağaranın ağız genişliği yaklaşık 100 metreyi bulurken, derinliği ise tam olarak bilinmiyor. Karadeniz Bölgesi’nin en derin mağarası olan Dağlı Kuylucu, Türkiye genelinde derinlik sıralamasında da 17. sırada yer alıyor. Mağaranın içerisinde yer alan ve yaklaşık 40 metre yükseklikten akan şelale ise görenleri büyülüyor. Şelalenin çıkardığı sesler, mağaranın derinliklerinde yankılanarak, ziyaretçilere mest eden bir atmosfer sunuyor. Mağaranın çevresi ise doğanın gücüyle şekillenmiş çukurlar, irili ufaklı suyolları ve "cadı kazanı" olarak adlandırılan derin oyuklar bulunuyor. Yapılan çalışmalarla kireçtaşından oluşan tavan bölümlerinin suyun etkisiyle çökmesiyle oluşmuş bir çökme dolini olduğu belirlenen mağara içinde yatay olarak bulunan mağaralar da bu teoriyi desteklediği belirtildi. "Dikey olarak yukarı çıkılan ve ağzı çanak olarak Türkiye’nin en geniş mağarasıdır" Mağarayla ilgili bilgi veren Kastamonu Üniversitesi Araç Rafet Vergili Meslek Yüksekokulu Öğretim Görevlisi Hikmet Haberal, "Türkiye’de derinlik açısından 17. sırada olan bir mağara, ancak Karadeniz Bölgesi’nde, Kastamonu bölgesinde bir numara olan mağaradır. Yukarıya doğru dikey olarak çıkılan mağaranın ağzı Türkiye’nin en geniş ağızlı mağarasıdır. Dağların arasından çıkan sular, altından geliyor ve mağara oluşuyor. Ama 250 metre mağarayı oyduktan sonra bu suyun çıkışı nerede olduğu bilinememektedir. Kuzeybatı’ya doğru Loç Vadisi bulunmaktadır ve hemen altında Malyas Kanyonu bulunmaktadır. Aşağı tarafında Hamitli köyleri var ve buradan Cide’de Gideros koyuna kadar bu su devam etmektedir. Suyun aşağısında Kılıçlı Mağarası da bulunmaktadır. Kılıçlı Mağarasına akan suların da buradan olduğunu düşünmekteyim ve bu daha önce kayıt altına alınamamış, herhangi bir kaydı olmamıştır. Bu suyun nereden çıktığı henüz kayıtlarda resmi bir bilgiyle verilmediğinden dolayı bunu biz araştırmalarımızda suyun başlangıç noktası ve çıkış noktasından tecrübelerimizle gözlemlemeye çalışıyoruz" dedi. "Tıbbı ve aromatik bitkiler açısından zengin bölge" Dağlı Kuylucu Mağarası’nın bitki çeşitliliği açısından önemli bir yere sahip olduğunu söyleyen Haberal, "Burada ’kırkkilit otu’ denilen, tıp biliminde kullanılan bir bitki var. Aynı zamanda tıbbi ve aromatik bitkiler açısından zengin bir bölge. Biyoçeşitlilik açısından önemli bir bölge. Özellikle Küre Dağlarının en önemli ayağını oluşturan alanlardan biri burası olduğu için biyoçeşitliliği ön planda" diye konuştu. "Mağara, macera turizmi, mağara turizmi, adrenalin sevenler için harika bir rota" Mağaranın macera turizmi, mağara turizmi ve adrenalin sevenler için harika bir rota olduğunu belirten Haberal, "Baharda ayrı, sonbaharda ayrı, kışın ayrı bir güzelliğe sahip Yaz aylarında mağaranın etrafını pek göremiyoruz ama sonbaharda yapraklar döküldüğü için daha da net görme imkanımız oluyor. Burası kaygan bir zemine sahip. Her zaman öyle oluyor. Küre Dağları Milli Parkı’ndan, ilgili Şube Müdürlüğü arkadaşlarımızdan bilgi alıp bu bölgeyi öyle ziyaret etmelerini öneririz" şeklinde konuştu. "Mağarada bizleri üç tane şelale bekliyor" Mağarada üç tane şelalenin bulunduğunu belirten Haberal, "Dağlı Kuylucu Mağarasının içerisine inmeye başladığımız zaman bizleri 3 tane şelale beklemektedir. Bu şelaleler görsel güzelliğiyle de adeta mağaraya ayrı bir güzellik katmaktadır. Şelaleler hemen altında da büyük bir havuzlar mevcuttur. Bu havuzların varlığı da mağaraya farklı bir özellik, farklı bir güzellik sunmaktadır" ifadelerini kullandı.
Asırlık ahşap köprü zamana meydan okuyor: Köylüleri sırtında taşıyor
18 Şubat 2026 Çarşamba - 14:37 Asırlık ahşap köprü zamana meydan okuyor: Köylüleri sırtında taşıyor Kastamonu’nun Cide ilçesinde zamana meydana okuyan köprü, 100 yıldan fazla süredir vatandaşların kanyondaki çayın karşısına geçmesini sağlıyor. Bölgede yaşayan vatandaşlar, çaydan güvenli geçiş yapabilmeleri için köprü yapılmasını talep etti. Kastamonu’nun Cide ilçesine bağlı Hamitli köyü ile Derebucağı küyü arasında bulunan Loç Vadisindeki Valla Kanyonunun çıkış noktasındaki Gömeren Kanyonundaki çay üzerinde bulunan 100 yıllık köprü zamana meydan okuyor. Kestane ağaçlarından yapılan ahşap köprü, üzerinden 100 yıl geçmesine rağmen bölge halkı tarafından kullanılmaya devam ediliyor. Sel baskınları sebebiyle 4 defa yıkılma tehlikesi geçiren ve köylüler tarafından tamir edilen ahşap köprü, bölgede başka bir köprü yapılmadığı için köyleri birbirine bağlıyor. Gömeren Kanyonundaki çay üzerine kendi imkanlarıyla araç geçebilecek bir köprü yapan köylüler, su seviyesinin yükseldiği dönemde ise sadece ahşap köprüyü kullanabiliyor. Bölgedeki köylerde yaşayan vatandaşlar, yetkililerden güvenli geçiş yapabilecekleri bir köprü yapılması talebinde bulundu. "30 tane köyü birbirine bağlayan güzergahtan dolayı köprü istiyoruz" Cide’ye bağlı Hamitli köyünde ikamet eden Mesut Hurma, "Burası bir grup yolu olmadığı için ihtiyacımız ne kadar da olsa da bir köprü yapılmadı. Atalarımızdan bize kalan yaklaşık 100 yılı aşkın bir tarihi köprümüz var. Bulunduğumuz coğrafya nedeniyle bu köprü bazen sellerden dolayı yıkılabiliyor. Yine de ana ağaçları sele gitmediği zaman tekrar tamiri yapılabiliyor. Şu ana kadar bu köprü 4 defa sele kapıldı. Sellerden sonra imece usulü toplanan köylüler köprüyü tamir ediyorlar. Bundan 4-5 yıl önce köprü yine göçtü. O zamandan sonraki haliyle şu an duruyor. Onun dışında iki köy arasında karşı tarafa geçiş olmuyor. Bu ahşap köprüden sadece yaya olarak geçebiliyoruz. Yine köylülerin imkanıyla imece usulü çayın içine, su az olduğu zaman üzerinden arabayla geçilebilecek bir beton köprü yaptık. Kendi imkanlarımızla şu anda en azından karda kışta elektrikler kesildiğinde ya da bizim Hamitli köyü yani bizim tarafımızın muhtarlığı yolu kapandığı zaman biz, buradan Derebucağı köyü tarafından Cide tarafına gidebiliyoruz. Cide’nin yaklaşık 85-90’a yakın köyü bulunuyor. Biz, sadece Cide’nin Loç Vadisi bölgesinde 4 köy var, Derebucağı köyü de farklı muhtarlık. Dolayısıyla Derebucağı köyünden Cide’ye inene kadar yaklaşık 15-20 köyden geçmek zorundayız. Dolayısıyla bu köprü aynı zamanda 30 tane köyü birbirine bağlıyor" dedi. "Köprü yapılmasını istiyoruz" Güvenli geçiş yapabilecekleri bir köprü yapılmasını isteyen Hurma, "Ahşap köprü tabii ki bu şekilde bakıldığında çok tehlikeli. Yağmur yağdığında çayın suyu 2-3 metre yükseldiğinde bu köprünün üzerinden geçmek hem tehlikeli hem de korkutuyor. Su fazla olduğu zaman geçerken de göçebilir. O yüzden, buranın 30 tane köyü bağlayan bir güzergah olmasından dolayı bir tane köprü yapılmasını istiyoruz. Şu ana kadar yapılmadı, inşallah bundan sonra da yapılmasını bekliyoruz" diye konuştu. "Köprü olmadığından dolayı kaç hayvanım suya kapıldı bilmiyorum" 2000 yılında emekli olduktan sonra Cide ilçesine bağlı Hamitli köyüne yerleştiğini söyleyen Ahmet Ay ise, "Köprü olmadığından dolayı kaç hayvanım suya kapıldı bilmiyorum, sayısı belli değil. Her sene 4-5 tane hayvanım gidiyor. Her yıl bir hayvan suya kapılsa 25 senede 25 hayvan, yılda 4 tane olsa 100 tane hayvan ediyor. İşte bu yüzden biz de kendi imkanlarımızla köprüyü yaptık. Buraya gelenler de görüyor. Her gelen, ’başka geri dönüş yolu var mıdır’ diye soruyor. O yüzden bizim yol ve köprü sorunumuzu çözsünler istiyoruz" diye konuştu.
Asırlık ahşap köprü zamana meydan okuyor...Köylüleri sırtında taşıyor
18 Şubat 2026 Çarşamba - 13:46 Asırlık ahşap köprü zamana meydan okuyor...Köylüleri sırtında taşıyor Kastamonu’nun Cide ilçesinde zamana meydana okuyan köprü, 100 yıldan fazla süredir vatandaşların kanyondaki çayın karşısına geçmesini sağlıyor. Bölgede yaşayan vatandaşlar, çaydan güvenli geçiş yapabilmeleri için köprü yapılmasını talep etti. Kastamonu’nun Cide ilçesine bağlı Hamitli köyü ile Derebucağı köyü arasında bulunan Loç Vadisi’ndeki Valla Kanyonunun çıkış noktasındaki Gömeren Kanyonundaki çay üzerinde bulunan 100 yıllık köprü zamana meydan okuyor. Kestane ağaçlarından yapılan ahşap köprü, üzerinden 100 yıl geçmesine rağmen bölge halkı tarafından kullanılmaya devam ediliyor. Sel baskınları sebebiyle 4 defa yıkılma tehlikesi geçiren ve köylüler tarafından tamir edilen ahşap köprü, bölgede başka bir köprü yapılmadığı için 3 köyü birbirine bağlıyor. Gömeren Kanyonu’ndaki çay üzerine kendi imkanlarıyla araç geçebilecek bir köprü yapan köylüler, su seviyesinin yükseldiği dönemde ise sadece ahşap köprüyü kullanabiliyor. Bölgedeki köylerde yaşayan vatandaşlar, yetkililerden güvenli geçiş yapabilecekleri bir köprü yapılması talebinde bulundu. "30 tane köyü birbirine bağlayan güzergahtan dolayı köprü istiyoruz" Cide’ye bağlı Hamitli köyünde ikamet eden Mesut Hurma, "Burası bir grup yolu olmadığı için ihtiyacımız ne kadar da olsa da bir köprü yapılmadı. Atalarımızdan bize kalan yaklaşık 100 yılı aşkın bir tarihi köprümüz var. Bulunduğumuz coğrafya nedeniyle bu köprü bazen sellerden dolayı yıkılabiliyor. Yine de ana ağaçları sele gitmediği zaman tekrar tamiri yapılabiliyor. Şu ana kadar bu köprü 4 defa sele kapıldı. Sellerden sonra imece usulü toplanan köylüler köprüyü tamir ediyorlar. Bundan 4-5 yıl önce köprü yine göçtü. O zamandan sonraki haliyle şu an duruyor. Onun dışında iki köy arasında karşı tarafa geçiş olmuyor. Bu ahşap köprüden sadece yaya olarak geçebiliyoruz. Yine köylülerin imkanıyla imece usulü çayın içine, su az olduğu zaman üzerinden arabayla geçilebilecek bir beton köprü yaptık. Kendi imkanlarımızla şu anda en azından karda kışta elektrikler kesildiğinde ya da bizim Hamitli köyü yani bizim tarafımızın muhtarlığı yolu kapandığı zaman biz, buradan Derebucağı köyü tarafından Cide tarafına gidebiliyoruz. Cide’nin yaklaşık 85-90’a yakın köyü bulunuyor. Biz, sadece Cide’nin Loç Vadisi bölgesinde 4 köy var, Derebucağı Köyü de farklı muhtarlık. Dolayısıyla Derebucağı köyünden Cide’ye inene kadar yaklaşık 15-20 köyden geçmek zorundayız. Dolayısıyla bu köprü aynı zamanda 30 tane köyü birbirine bağlıyor" dedi. "Köprü yapılmasını istiyoruz" Güvenli geçiş yapabilecekleri bir köprü yapılmasını isteyen Hurma, "Ahşap köprü tabii ki bu şekilde bakıldığında çok tehlikeli. Yağmur yağdığında çayın suyu 2-3 metre yükseldiğinde bu köprünün üzerinden geçmek hem tehlikeli hem de korkutuyor. Su fazla olduğu zaman geçerken de göçebilir. O yüzden, buranın 30 tane köyü bağlayan bir güzergah olmasından dolayı bir tane köprü yapılmasını istiyoruz. Şu ana kadar yapılmadı, inşallah bundan sonra da yapılmasını bekliyoruz" diye konuştu. "Köprü olmadığından dolayı kaç hayvanım suya kapıldı bilmiyorum" 2000 yılında emekli olduktan sonra Cide ilçesine bağlı Hamitli Köyü’ne yerleştiğini söyleyen Ahmet Ay ise, "Köprü olmadığından dolayı kaç hayvanım suya kapıldı bilmiyorum, sayısı belli değil. Her sene 4-5 tane hayvanım gidiyor. Her yıl bir hayvan suya kapılsa 25 senede 25 hayvan, yılda 4 tane olsa 100 tane hayvan ediyor. İşte bu yüzden biz de kendi imkanlarımızla köprüyü yaptık. Buraya gelenler de görüyor. Her gelen, ’başka geri dönüş yolu var mıdır’ diye soruyor. O yüzden bizim yol ve köprü sorunumuzu çözsünler istiyoruz" diye konuştu.
Kastamonu’daki uyuşturucu operasyonunda 3 tutuklama
17 Şubat 2026 Salı - 21:12 Kastamonu’daki uyuşturucu operasyonunda 3 tutuklama Kastamonu’da polis ekiplerince 23 adrese düzenlenen eş zamanlı uyuşturucu operasyonlarında gözaltına alınan şüphelilerden 3’ü tutuklanırken, 9 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Edinilen bilgiye göre, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince il merkezi ve Araç ilçesinde uyuşturucu madde ticareti yapan şahıslara yönelik eş zamanlı operasyonlar düzenlendi. Daha önceden tespiti yapılan 21 şüpheliye ait 23 adrese düzenlenen operasyonlarda, 9,34 gram kannabinoid hammaddesi, 35,46 gram kannabinoid, 1,01 gram içime hazır 1 adet sigara, 13 adet sentetik ecza hapı, 0,09 gram kokain, 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet kuru sıkı tabanca, 5 adet tabanca şarjörü, 147 adet farklı çaplarda tabanca fişeği, 7 adet farklı çaplarda uzun namlulu silah fişeği, 5 adet kuru sıkı fişeği, 16 adet av tüfeği kartuşu, uyuşturucu madde ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 33 bin 200 TL, 1 adet hassas terazi, 1 adet uyuşturucu ticaretine ilişkin not defteri ve 1 adet kelepçe ele geçirildi. Operasyonda 21 şüpheli gözaltına alındı. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde sorguları tamamlanan 9 şüpheli serbest bırakılırken, emniyetteki işlemleri tamamlanan 12 şüpheli ise adliyeye sevk edildi. Hakim karşısına çıkartılan şüphelilerden 3’ü tutuklanırken, 9’u adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
Bakan Yardımcısı Yelkenci, Harezmi Eğitim Modeliyle hazırlanan sergiyi gezdi
17 Şubat 2026 Salı - 16:51 Bakan Yardımcısı Yelkenci, Harezmi Eğitim Modeliyle hazırlanan sergiyi gezdi Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından, Harezmi Eğitim Modeliyle hazırlanan sergiyi gezdi. Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından hazırlanan ve Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde gerçekleştirilen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli-Kastamonu Buluşmasına katılan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, buradaki programın ardından sergi açılışına katıldı. Harezmi Eğitim Modeliyle Vedat Tek Kültür ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen sergiye katılan Bakan Yardımcısı Yelkenci, Ramazan ayı öncesinde davul-zurna ile karşılandı. Serginin açılış kurdelesini kesen Bakan Yardımcısı Yelkenci, stantları tek tek ziyaret ederek ürünlerle ilgili bilgiler aldı. "Türkiye yüzyılı maarif modeli, öğretmenlerimizin sahadaki hüsnü kabulüyle çok hızlı bir şekilde oturuyor" Kastamonu’nun tarihi öneminden bahseden Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, "Mekanlarıyla içimizi her zaman aydınlatan, huzurla dolduran ve burada olmaktan dolayı mutlu olduğumuz bir şehir. Özellikle Türkiye yüzyılı maarif modeli, 2024 Eylül ayından itibaren uygulamaya koyduğumuz andan itibaren Türkiye genelinde eğitimlerimize devam ediyoruz. Buluşmalarımıza devam ediyoruz. Çünkü dinamik bir yapısı var. Canlı bir yapısı var. Bu yapının kendini yenilemesini arzu ediyoruz. Sahadan aldığımız dönüşlerle arkadaşlarımız, öğretmen arkadaşlarımızla, yönetici arkadaşlarımızla sohbet ediyoruz. Onlara özellikle dikkat edilmesi gereken bu hususları onlarla paylaşıyoruz. Onlar da düşüncelerini, önerilerini bizimle paylaşıyorlar. Beş farklı koldan izleme yapıyoruz ama sahada yüz yüze bunları paylaşmak çok daha etkili oluyor. Takdir edersiniz ki nihayetinde Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli öğretmenlerimizin sahadaki hüsnü kabulüyle çok hızlı bir şekilde oturuyor ve etkili bir şekilde uygulanıyor" dedi. "Harezmi eğitim modelinin temel yaklaşımı günlük yaşam problemlerine çözüm bulma" Harezmi eğitim modeliyle ilgili bilgi veren Yelkenci, "Kastamonu bunu çok güzel bir şekilde uyguluyor. Buradaki arkadaşlarımız öğrencilerimizle beraber, çok güzel çalışmalar yaptılar. Harezmi eğitim modelinin temel yaklaşımı olan günlük yaşam problemlerine çözüm bulma insanı merkezi alarak insanın faydasına, insanın işini kolaylaştıracak şekilde çözüm bulmak noktasında birçok projeyi burada sergilediler. Çocuklarımız birinci sınıftan ikinci sınıftan on birinci sınıfa kadar öğrencilerimizle sohbet etme imkanı ve onların projelerini dinleme imkanı bulduk. Hepsi çok etkileyiciydi. Tabi en etkileyici tarafı öğrencilerimizin kendisi zaten. Bütün bu yaptıklarımız, bütün bu sistem, milli eğitim sistemi, Milli Eğitim Bakanlığı ve bu yapılan çalışmalar çocuklarımıza, evlatlarımız için var. Ki onlar da devletimizi, ülkemizi, milletimizi en sağlam bir şekilde, en güçlü bir şekilde kültürümüzü çok önem yarınlara aktarabilsinler diye. Bu anlamda ben hem il müdürümüze hem de ekibine ve Kastamonu’daki yönetici ve öğretmen arkadaşlarımıza, meslektaşlarımıza yürekten teşekkür ediyoruz. Başarılarının devamını diliyoruz. Biz öğretmen kökenli yöneticileri olarak öğrencilerimizle beraber olduğumuzda en büyük mutluluğu yaşıyoruz. Bu açıdan da Kastamonu’da bulunmaktan ötürü böyle bir ortamda ayrıca mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum" diye konuştu. Sergiye, Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, Vedat Tek Kültür ve Sanat Merkezi Müdürü İlknur Ayman, eğitim yöneticileri, öğretmenler ve çok sayıda davetli katıldı.
Bakan Yardımcısı Yelkenci: "Türkçeyi derinlemesine anlayan, konuşan, yazan nesiller önemli"
17 Şubat 2026 Salı - 16:17 Bakan Yardımcısı Yelkenci: "Türkçeyi derinlemesine anlayan, konuşan, yazan nesiller önemli" Kastamonu’da konuşan Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, "Türkçeyi derinlemesine anlayan, konuşan, yazan nesiller önemli" dedi. Kastamonu Üniversitesi’nin ev sahipliğinde düzenlenen Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli-Kastamonu Buluşması, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci’nin katılımıyla Kastamonu Üniversitesi Merkez Kütüphanesi Sezai Karakoç Salonu’nda gerçekleştirildi. Programda konuşan İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin eğitim sistemine getirdiği yaklaşım ve hedeflere değinerek, modelin sahadaki uygulamalarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci ise, eğitim politikaları, öğretmen yetiştirme süreçleri ve Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli çerçevesinde yürütülen çalışmalara ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştirdi. Modelin uygulama süreci ile eğitim ortamlarının niteliğini geliştirmeye yönelik planlamalar hakkında bilgi paylaşımında bulundu. Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli’nin sahada etkili şekilde hayata geçirilebilmesi için tüm paydaşların iş birliği içinde hareket etmesinin önemine dikkat çeken Yelkenci, bu anlayış doğrultusunda yürütülen çalışmaların öğrencilerin çok yönlü gelişimini destekleyen daha nitelikli eğitim ortamlarının oluşmasına katkı sağlayacağını ifade etti. "Türkçeyi derinlemesine anlayan, konuşan, yazan nesiller önemli" Programla ilgili öğretmenlerden gelecek geri dönüşlerin önemli olduğunu söyleyen Yelkenci, dil öğretiminin özellikle üzerinde durduklarını vurgulayarak, "Bağımsız ve özgür düşünmenin çok önemli olduğunu söylemek gerekir. Bizim bu programın özgün yanlarından biri dilimizi merkeze koyduk. Türkçe merkezde, her yönüyle. Türkçeyi derinlemesine anlayan, konuşan, yazan nesiller önemli. Bugün çok tartışılan bir konu var. Dil meselesi bununla doğrudan ilişkili. Türkiye’de doğurganlık hızı 2024 yılı itibariyle 1.48’e düştü. 2025 için 1.30’lu rakamları söylüyorlar. Yani bu, kültürümüzü 50 yıl sonraya taşıyamayacaksınız demek. Böyle bir dezavantaj varken kültür unsurlarını geleceğe taşımanın en etkili yolarından olan dilimizi, Türkçemizi güçlendirmemiz gerekiyor. Çocuklarımızın bunu en güzel şekilde öğrenmesi gerekiyor" dedi. Eğitimin merkezinde tüm ögelerin bulunduğunu vurgulayan Yelkenci, "Eğitimin merkezinde öğrenci var ama eğitim sistemi ona hizmet etsin diye. Eğitimin merkezinde öğretmen var çünkü bunu ancak öğretmenle yapabilirsiniz. Eğitimin merkezinde müdür var, okullar iyi yönetilirse bunu yapabilirsiniz. Kuru, çıplak bir şekilde öğrenci, öğretmen ve yönetici merkezli bir eğitime hayır. Hepsi çeşitli bağlamlarda merkezde ama bütün sistem öğrenciye hizmet için var. Öğretmen, öğrenci ve yönetici üzerine düşeni yapacak, birbirini destekleyecek. Bu ekosistem evlatlarımız için işleyecek ama velilerimiz de üzerine düşeni yapacak" şeklinde konuştu. Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Selahattin Kaymakcı, Kastamonu İl Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, eğitim yöneticileri, öğretmenler ve çok sayıda davetlinin katıldığı program sonunda İl Milli Eğitim Müdürü Gümüş, Yelkenci’ye hediye takdiminde bulundu.
Motosiklette uyuşturucu maddeyle yakalanan sanıklar hakim karşısına çıktı
16 Şubat 2026 Pazartesi - 17:21 Motosiklette uyuşturucu maddeyle yakalanan sanıklar hakim karşısına çıktı Kastamonu’da polis ekiplerinin durdurduğu motosiklette yapılan üst aramalarında uyuşturucu maddeyle yakalanan yakalanan 2 sanığın yargılanmasına başlandı. Edinilen bilgiye göre, 8 Ağustos 2025 tarihinde, Cumhuriyet Caddesi üzerinde Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri plakası okunmayan bir motosikleti kontrol amaçlı durdurdu. Motosikletin plakasının çamurla kapatıldığını gören trafik ekibince motosikletteki şahısların üzerinde arama yapıldı. Aramada satışa hazır vaziyette 11 paket halinde toplam 11,04 gram metamfetamin maddesi, uyuşturucu içiminde kullanılan cam düzenek ve uyuşturucu ticaretinden elde edildiği değerlendirilen 24 bin 215 TL nakit para ele geçirildi. Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince gözaltına alınan O.M. ve C.K. tutuklandı. Sanıklar O.M. ve C.K. hakkında "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçlarından dava açıldı. Davanın ilk duruşması Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. Duruşmada sanıklar ve avukatları hazır bulundu. "Olay günü üzerimde ele geçirilen parça bana ait, diğerleri bana ait değil, cebime atılmıştır" Duruşmada savunma yapan O.M., esnaf olduğunu belirterek, "Alacaklarımı almak için çarşıya gidecektim. Sonra C.K.’yi gördüm. C.K.’yi çarşıya bırakırken kolluk kuvvetleri durdurdu. Ben durdum, ehliyetim var. Cebimde madde varmış. Ben daha önce bunu kullanıyordum, pişmanım. O motosiklet montunun cebinde olduğunun da farkında değilim. Kolluk kuvvetleri durdurduğunda ‘üzerinde bir şey var mı’ diye sordu, ’kesinlikle yok’ dedim. Daha sonra baktım ki var. Gittim, teslim ettim. Önceden kalmış, unuttum. Çünkü ben o ceketi çok giymiyorum. Motosiklet zaten müşterinindi, plakası kapalıymış. Ehliyetim var ama ruhsatı falan hiçbir şeyi yok. Bu zamana kadar hiçbir suçum yok. Cebimdeki kendi kazandığım helal para" dedi. "Şerefim de bitti, itibarım da bitti" Çöpe atılan peçetenin içinde ne olduğunu bilmediğini iddia eden O.M., "Ben, bu peçeteyi sigara içmek için durduğumda çöpe attım, içinde ne olduğunu bilmeden attım. Kamera kayıtlarında görülen eldiveni yere atmadım, ben peçete olarak attım. Telefonumda hassas terazi üzerinde bulunan uyuşturucuyu da müşteri bana getirdi. ’Bunu alır mısın’ dedi Ben kuşkulandım, almadım. Ben onu delil olarak aldım. Kesinlikle satmadım. Sanayide bir şerefim vardı, şerefim de bitti, itibarım da bitti" diye konuştu. "Ele geçirilen uyuşturucu maddelerle bir alakam yoktur" Sanık C.K. de savunmasında, "O.M. ile karşılaştık. O.M. ’3 gün önce tanıştık’ diyor ama 7,5 aydan beri tanışıklığımız var. Beni Taşköprü’ye bırakır, Taşköprü’den alır ve bir uyuşturucu ortamımız var, beraber içmişliğimiz var. Beraber o gün beni görüyor ve nereye gideceğimi soruyor. ‘Çarşıya gideceğim’ diyorum. Beni çarşıya bırakırken arkamızdan siren sesi geldi. Ben kaskımız yok diye bizi durdurdular sandım. O.M., motosiklete binerken ’kaskım da yok ama olursa olsun, boş ver, bin götüreyim seni’ dedi. Ben o yüzden kaskımız yok diye bizi durdurdular zannettim. ‘Üzerinizde bir şey var mı’ dediler. ‘Yok, arayabilirsiniz’ dedim. ‘Tamam’ dediler. O.M.’yi kenara çektiler. Polis memurunun gözünün önünde oturdum. Oraya attığını kesinlikle görmedim ya da saklamak amaçlı kesinlikle oturmadım. Kesinlikle eldivenin içindekini görmedim. Peçete de dahil hiçbir şey yere atmadım. Sadece kenarda dikildim. Daha önce arama yaptıklarından biliyorum. Ondan sonra polis memuru O.M. üzerinden çıkanları bana verdi. Daha sonra tekrar bana uyuşturucu madde bulundurup bulundurmadığımı sordu. Ondan sonra bizi karakola götürdüler. Ele geçirilen uyuşturucu maddelerle bir alakam yoktur" ifadelerine yer verdi. Sanık avukatlarının da savunmasını dinleyen mahkeme heyeti, dosyadaki eksikliklerin giderilmesi için duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.