Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Abone
Gündem
Politika
Ekonomi
Dünya
Asayiş
Spor
Video
Yerel
Belgesel
Daha
Fotogaleri
Aktüel
Sağlık
Çevre
Magazin
Kültür Sanat
Eğitim
Teknoloji
Hava Durumu
Tüm Haberler
Tüm Manşetler
RSS
Whatsapp
İHA Kurumsal
EN
Yerel Haberler
İstanbul
Ankara
İzmir
Bursa
Antalya
Trabzon
Tüm Şehirler
Adana
Adıyaman
Afyon
Ağrı
Aksaray
Amasya
Ankara
Antalya
Ardahan
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bartın
Batman
Bayburt
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Düzce
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Iğdır
Isparta
İstanbul
İzmir
Kahramanmaraş
Karabük
Karaman
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırıkkale
Kırklareli
Kırşehir
Kilis
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Mardin
Mersin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Osmaniye
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Şanlıurfa
Şırnak
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Uşak
Van
Yalova
Yozgat
Zonguldak
Kastamonu
Midede uyuşturucu sevkiyatı Kastamonu’da son buldu
05 Mart 2026 Perşembe - 16:56:45
Yuttuğu 33 adet paket halindeki 258,31 gram metamfetamini midesinde Türkiye’ye sokan şüpheli ve kendisine yardım eden 6 kişi, adliyeye sevk edildi. Edinilen bilgiye göre, Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü ile Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen ortak çalışmalar kapsamında, yurt dışı bağlantılı şahısların Kastamonu’ya uyuşturucu madde getireceği tespit edildi. Polis ekipleri tarafından yürütülen teknik çalışmalar neticesinde şüphelilerden birinin Azerbaycan’dan 33 adet paketlenmiş halde 258,31 gram metamfetamini yutarak İran üzerinden Türkiye’ye soktuğu tespit edildi. Bunun üzerine takibe alınan şüphelilerin bulunduğu araç, Kastamonu girişinde durduruldu. Araçta, şüphelilerin üstlerinde ve 3 ayrı ikamette yapılan aramalarda 33 adet paketlenmiş halde, yutma yöntemiyle ülkeye sokulduğu ve dışkı yoluyla çıkarılan toplam 258,31 gram metamfetamin, 7 şeffaf kilitli poşet içerisinde toplam 20,73 gram metamfetamin, 0,10 gram kannabinoid ele geçirildi. Gözaltına alınan 4’ü Azerbaycan uyruklu 6 şüpheli, işlemlerinin ardından Kastamonu Adliyesi’ne sevk edildi.
05 Mart 2026 Perşembe - 14:45
Kastamonu’da arama ve kurtarma ekiplerinin kullandığı malzemeler sergilendi
Kastamonu’da 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında, arama ve kurtarma ekiplerinin ekipmanlarının tanıtıldığı sergi vatandaşlardan yoğun ilgi gördü. Kastamonu’da 1-7 Mart Deprem Haftası kapsamında AFAD tarafından sergi düzenlendi. Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştirilen sergide, arama ve kurtarma alanında görevli AFAD, JAK, UMKE, MEB AKUP ile AFAD tarafından akredite edilen arama ve kurtarma ekipleri sergide, arama kurtarma araçları ve ekipmanları vatandaşlara tanıtıldı. Sergiye Kastamonu Vali Yardımcısı Aydın Ergün, AFAD İl Müdürü Suat Tüfekci, Kastamonu İl Emniyet Müdürü Tamer Taş, Kastamonu İl Jandarma Komutanı Jandarma Kıdemli Albay Hikmet Uz ile siyasi parti, STK temsilcileri, il protokolü ve vatandaşlar katıldı. Vatandaşlar yoğun ilgi gösterdikleri sergide, stantları tek tek ziyaret ederek ekiplerden bilgi aldı. Sergiyi ziyaret eden Kastamonu Vali Yardımcısı Aydın Ergün, "Kastamonu AFAD İl Müdürlüğü koordinesinde deprem ve benzeri afetlere yönelik hazırlıklarımızın ne kadar geliştiğini ve kendimizi ne ölçüde ilerlettiğimizi burada görmüş olduk. Gönül ister ki bu ekipmanlara ve ekiplere ihtiyaç duymayalım. Ancak Kastamonu, deprem başta olmak üzere sel ve çığ gibi afetler açısından riskli illerimizden biridir" dedi. Afetlere karşı hazırlığın önemine dikkat çeken Ergün, afetler meydana gelmeden önce gerekli tedbirlerin alınmasının büyük önem taşıdığını vurgulayarak, birey, toplum ve devlet olarak her zaman hazır olunması gerektiğini ifade etti. Kastamonu AFAD İl Müdürü Suat Tüfekci ise Mart ayının Türkiye’de Deprem Farkındalık Haftası olarak kutlandığını belirterek, "Bugün burada gerçekleştirdiğimiz etkinlikte özellikle kentsel arama kurtarma alanında yetkinliğe sahip kurumlarımızın ekipman ve malzemeleri sergilenmekte, aynı zamanda kurumsal tanıtım faaliyetleri yürütülmektedir. Vatandaşlarımız için bilgilendirme stantları oluşturulmuş ve tahliye tatbikatları gerçekleştirilmiştir" diye konuştu.
05 Mart 2026 Perşembe - 11:54
Türkiye’ye midesinde uyuşturucu sokan şahıslara operasyon
Yuttuğu 33 adet paket halindeki 258,31 gram metamfetamini midesinde ülkeye sokan şüpheli ve kendisine yardım eden 4 kişi Kastamonu’da düzenlenen operasyonla yakalandı. Edinilen bilgiye göre, Kastamonu Emniyet Müdürlüğü İstihbarat Şube Müdürlüğü ile Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen ortak çalışmalar kapsamında, yurt dışı bağlantılı şahısların Kastamonu’ya uyuşturucu madde getireceği tespit edildi. Polis ekipleri tarafından yürütülen teknik çalışmalar neticesinde şüphelilerden birinin 33 adet paketlenmiş halde 258,31 gram metamfetamini yutarak ülkeye soktuğu tespit edildi. İl girişinde durdurulan araçta, şüphelilerin üstlerinde ve 3 ayrı ikamette eş zamanlı arama yapıldı. Yurt dışına uyuşturucu maddeleri sokan şüpheli ile kendisine yardım ettiği tespit edilen 4 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Aramada, 33 adet paketlenmiş halde, yutma yöntemiyle ülkeye sokulduğu ve dışkı yoluyla çıkarılan toplam 258,31 gram metamfetamin, 7 şeffaf kilitli poşet içerisinde toplam 20,73 gram metamfetamin, 0,10 gram bonzai ele geçirildi. Gözaltına alınan 5 şüphelinin işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.
05 Mart 2026 Perşembe - 11:46
Silahla vurulan vatandaşa yerde yatarken tekme atan sanığa müebbet hapis cezası
Kastamonu’da kavga sırasında silahla vurulan vatandaşa yerde yatarken tekme atan sanığa müebbet cezası verildi. 18 yaşındaki gencin öldüğü, ağabeyinin yaralandığı kavga anının görüntüleri de ortaya çıktı. Olay, 29 Haziran 2024 yılında Kastamonu’da İnönü Mahallesi Rauf Denktaş Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, daha önceden aralarında husumet olduğu öğrenilen iki grup arasında bir market önünde çıkan silahlı ve bıçaklı kavgada Özgür Uzun (18) hayatını kaybetti, ağabeyi S.A.U. (25) ise yaralandı. Olayın ardından gözaltına alınan cinayet şüphelisi Özkan Y. ile kardeşleri Yaşar Y., Adem Y. ve Özcan Y. hakkında Kastamonu 2. Ağır Ceza Mahkemesinde "kasten öldürme ve yaralama" suçlarından dava açıldı. Davanın karar duruşmasında mahkeme heyeti, Özkan Y.’yi ve Adem Y.’yi ’kasten öldürme’ suçundan tahrik indirimi uygulayarak 18’er yıl, S.A.’yı ’silahla yaralama’ suçundan 3 yıl ve ’ruhsatsız ateşli silah bulundurma’ suçundan da 1 yıl 6 ay ve 15 bin TL adli para cezasına çarptırdı. Özcan Y.’ye ise 6 ay hapis cezası verildi. Dava üst mahkemeye taşındı Bozma talebiyle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi’ne taşınan davada, sanıklar yeniden savunma yaptı. Özkan Y., kimseyi öldürme niyetinin olmadığını ve olay yerine konuşmak için gittiğini belirterek, "Ben kimseyi kasti ya da planlı bir şekilde öldürmedim. Kimseyi aramadım. Akrabam oluyor benim, sürekli görüştüğüm birisidir. Silah sürekli üzerimde durur. Öldürme kastım olsa orman kesiminde yapardım. Sürekli evine gittiğim, görüştüğüm birisi, rast gele bir olay yaşandı. S.A., bize bıçakla saldırdı. Ben yaralanınca can havliyle silahı çekip ateş ettim. Kavganın en başından itibaren silah belimdeydi. S.A., bıçağı çekene kadar silahı hiç belimden çıkarmadım. S.A., bıçakla bize saldırınca silahı çıkardım. Suçsuzum, beraatımı talep ederim" dedi. Tutuklu sanık Adem Y. ise, "Özgür ve S.A. ile birlikte çalışıyorduk, husumetimiz yoktu. Olay yerinde ağabeyim minibüsü durdurup aşağıya indi, ben onların arabasını o zaman gördüm. Ben arabanın yanına gitmedim. Ağabeyim de konuşmak için gitmiş, Özgür karşıdan gelirken küfürler ederek saldırdı" diye konuştu. Olay sırasında Özgür ile boğuşurken silah sesini duyduğunu belirten Adem Y., "Ancak silahı kimin ateşlediğini görmedim. Silah sesinden sonra önüme düştü, o zaman uzaklaştım. Geriye dönüp tekme attığım söyleniyor, ben onu hatırlamıyorum. Suçsuzum, beraatımı talep ederim" şeklinde konuştu. Tutuksuz yargılanan sanık Yaşar Y. de, "Arabayı durdurduğumda kardeşlerimin bir anda oraya gitti, bir anda oluverdi. Benim olaya bir dahilim, önceden bir konuşmamız yoktu. Daha öncesinden kardeşimi darp etmişlerdi. Biz, kimseyi takip etmiyorduk. Böyle bir olay olacağını bilsem aynı istikametten olay yerine gitmezdim. Ben, kardeşlerimi araçtan indirip dönmek için tekrar hareket ettim. Olay yerine yeniden geldiğimde S.A. ile maktul Özgür’ü yerde gördüm. Öldürme gibi bir düşüncemiz ya da kastımız yoktu. Suçlamaları kabul etmiyorum. Beraatımı talep ediyorum" ifadelerini kullandı. Tutuksuz yargılanan Özcan Y. ise önceki beyanlarını tekrarladı. Müşteki sanık S.A.U. da, "Ben sanıklardan hem kendi adıma hem de kardeşim adına şikayetçiyim. O gün biz, ağabeyimi cezaevine ziyarete gitmiştik. O gün Ş.Z. bizi gördü, sanıkların akrabası oluyor. O da sanıklarla birlikte hareket edince başımıza bu olaylar geldi. Onun haber verdiğini, karşı tarafın olay yerine bizi öldürmeye geldiklerini düşünüyorum" dedi. Katılanlar vekili Av. Mehmet Çiftçi, mütalaada aleyhe olan hususları kabul etmediklerini belirterek, "Olayın evveliyatıyla birlikte değerlendirildiğinde sanıklar ve soruşturma dışı bilgi sahibi olarak ifadeleri alınan R.E., Y.E.E., Ş.Z. ve C.U.’nun da fikir ve eylem birliği içerisinde tasarlayarak Özgür’ü öldürdükleri, S.A.’yı da öldürmeye teşebbüs ettikleri açıktır. Bu gerekçelerle sanıkların iştirak halinde tasarlayarak kasten öldürme suçundan cezalandırılmalarını, bilgi sahibi olarak isimleri geçen kişiler hakkında da suç duyurusunda bulunularak tutuklanmalarını talep ederiz" dedi. Sanıklara ceza yağdı Savunmaların dinlenmesinin ardından 2. Ceza Dairesi, Özkan Y.’yi ’kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezasına, ’kasten yaralama’ suçundan 4 yıl hapis cezasına çarptırdı. Adem Y.’ye ye ise ’kasten öldürme’ suçundan müebbet hapis cezası verildi. Yaşar Y.’ye ise ’kasten öldürmeye yardım etme’ suçundan 12 yıl, Özcan Y.’ye ’kasten öldürme’ suçundan 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Mahkeme heyeti, Adem Y.’yi ise maktul Özgür Uzun’a yerde yatarken tekme attığı gerekçesiyle kasten öldürmeye iştirakte bulunduğu belirtilerek müebbet hapis cezasına çarptırdı. S.A.U. ise yaralama suçundan da beraat ederken, Özcan Y.’ye de 12 yıl 6 ay hapis cezası verildi. Diğer sanıklar S.A.U. ile Yaşar Y. de beraat etti. Öte yandan, Yaşar Y. ve Özcan Y. hakkında adli kontrol tedbirlerinin uygulanmasına karar verildi. Cinayet anının görüntüleri ortaya çıktı Cinayet anının güvenlik kamerası görüntüleri ise dava dosyasına girdi. Görüntülerde, sanıkların olay yerine minibüsle geldiği görülüyor. Özgür Uzun’un aracını kontrol eden sanıklar daha sonra bir süre bekliyor Daha sonra iki taraf arasında arbede yaşanıyor. Daha sonra Özkan Y. silahıyla ateş ederek Özgür Uzun’u vuruyor.
05 Eylül 2025 Cuma - 19:13
Kastamonu’da inşa edilecek 80 TOKİ konutunun temeli atıldı
Kastamonu’nun Devrekani ilçesinde TOKİ tarafından inşa edilecek 80 konutun temeli düzenlenen törenle atıldı. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı Toplu Konut İdaresi Başkanlığı (TOKİ) tarafından Kastamonu’nun Devrekani ilçesinde 80 konut inşa edilecek. Mayıs ayında gerçekleştirilen ihalenin ardından Devrekani Belediyesi tarafından yürütülen çalışmalar neticesinde yer teslimi yüklenici firmaya yapıldı. Yer tesliminin ardından inşa çalışmalarına başlanılan konutların temeli düzenlenen törenle atıldı. "11 bin metrekarelik alanda 80 konuttan oluşacak ve Kasım ayında kaba inşaatı bitecek" Düzenlenen törende konuşan Devrekani Belediye Başkanı Engin Altıkulaç, "Çok mutluyuz. Yıllardan beri özlemini Devrekani’de çekmiş olduğumuz TOKİ konutlarının şükürler olsun ki bugün temelini atıyoruz. TOKİ, konutları İsmailbey Mahallesi’nde yapılıyor, TOKİ alanı olarak tavsiye ettiğimiz bu arsamız toplam 11 bin metrekaredir. 11 dönüm üzerinde nasip olursa inşaatımıza başlıyoruz. TOKİ konutlarımız 4 tane bloktan oluşacak. Yola yakın olan kısmı 3+1 dairelerden oluşacak. Diğer bloklarımız ise 2+1 dairelerimizden oluşacak. 3+1 dairelerimiz 130 metrekare, 2+1 dairelerimiz ise 110 metrekare olacak. Toplam 80 konuttan oluşuyor. Her bloğun altında bodrum kat var, bodrum hem sığınak için hem de blokların ortak kullanımında vatandaşlarımıza hizmet verebilmek için oluşturulan alanlardan oluşuyor. En son bloğun altında da çift bodrum var. O blokta kapıcı dairemiz olacak. Sosyal donatı alanlarımızla birlikte 11 dönüm alanda inşa edeceğimiz TOKİ konutlarımızı inşallah temelini atıyoruz. Kısa bir zaman sonra da bitirmeyi hedefliyoruz" dedi. Mutlu ve gururlu olduğunu söyleyen Başkan Altıkulaç, "2019 seçimlerinde vatandaşımızın karşısına 23 tane projeyle çıkmıştık. Bu 23 projeden bir tanesi de TOKİ inşaatının Devrekani’ye gelmesiydi. Seçimden sonra 6 yıl önce şöyle bir hatırlıyorum, cansiperane nasıl yapılabilir, bunun başlangıcı nasıl olacaktı şeklinde. Öyle düşünceye vardığımızda o dönemde bizden önceki yönetimde TOKİ ile ilgili müracaatın olduğunu, Devrekani’ye yatırımın gelmediğini, engellendiğini söylüyorlardı. Bu da bizim ağrımıza gitmişti. Devrekani’ye gelecek olan yatırımı kim engelleyebilir diye sorguluyorduk. Oysa ki bizden önceki dönemde TOKİ başkanlığıyla yapmış olduğumuz görüşmede ne bir müracaat olmuş, ne de yer tahsisi yapılmış, ne de bir gayret olmuş. Bunların tamamını bir tarafa bırakarak biz çalışmalarımızı yoğun bir şekilde sürdürdük ve neticede bugüne geldik. TOKİ Başkanlığında biz cansiperane projeleri takip ederken bir fotoğraf vermiştik. Fotoğrafı da sosyal medyada paylaşmıştık. Bize demişlerdi ki ’kurumların önünde fotoğraf vermekle olmuyor bu işler.’ Şu an bakıyorum bunu diyenler burada yoklar" diye konuştu. "Devrekani BESİ OSB’ninde kısa sürede açılışını yapacağız" Devrekani Tarıma Dayalı İhtisas Besi Organize Sanayi Bölgesi’ndeki çalışmalarla ilgili de bilgi veren Başkan Altıkulaç, "Çok kısa bir zaman sonra yoğun bir şekilde çalışmalarına devam ettiğimiz Organize Hayvancılık Bölgesi projemizde nihayet sona erecek. Devrekani BESİ OSB ile ilgili de çok güzel gelişmeler oluyor. Şu an itibariyle devletin vermiş olduğu yüzde 50 hibeden 29 girişimcimiz müracaat etti ve bunların 19 tanesi sözleşmelerini imzaladılar. 10 tanesi şu anda fabrikaların temellerini attılar ve inşaatlarına devam ediyorlar. Öyle tahmin ediyorum seneye bu vakitleri inşallah hayvansal üretimin orada en üst düzeyde olduğunu hep birlikte göreceğiz. 2019 yılında 23 tane projenin sözünü vermiştik. Geldiğimiz süreçte şu ana kadar 30 tanesini yapmanın haklı gururu içerisindeyiz. Bundan sonrada durmaksızın projelerimizi üretip ilçemize kazandıracağız" şeklinde konuştu. "TOKİ, sosyal devlet ilkesinin en kıymetli dışa vurumlarından bir tanesi" Devrekani Kaymakamı Umut Pazarcı ise, "Devrekani’ye göreve başlayalı 3 aydı. Bu süre zarfında sürekli temel atma ya da tören açılışlarında bulundum ve bu şekilde ilçemin tanıtılmasından da gurur duydum. Sayın Belediye Başkanımıza bu noktada teşekkürlerimi bir borç bilirim. Ben, Kahramanmaraş merkezli depremler olduğunda Pazarcık’ta bulunuyordum. Tüm binaların neredeyse yıkıldığını fakat TOKİ’lerin ayakta kaldığını en fazla sıvasının döküldüğünü gördük. Bu bize gerçekten samimiyetle söylüyorum gurur verdi. Çünkü TOKİ, sosyal devlet ilkesinin en kıymetli dışa vurumlarından bir tanesi ve Sayın Cumhurbaşkanımızın önerdiğinde memleketimizin kırk bir yanında vatandaşlarımızın belli gelir düzeyinin altındaki özellikle vatandaşlarımızın en temel ihtiyaçlarından biri olan barınma ihtiyacını karşılaması için fedakarhane bir çabayla inşa ettiler. Gerçekten Devrekani Kaymakamı olduğum için kendimi çok şanslı hissediyorum" ifadelerini kullandı. "Devrekani, açılışa doymuyor, her gün bir açılış ile anılıyor" AK Parti Kastamonu Milletvekili Serap Ekmekci de, "Devrekani’nin gelişiminde çok büyük katkısı olacağına inandığım TOKİ projesinin temel atma töreninde sizlerle olmaktan ben de büyük mutluluk duyuyorum. İnşallah en kısa sürede tamamlandığını görmek nasip olsun. TOKİ, sadece bina yapan, inşaat yapan bir kurum değil. TOKİ şehirleri imar eden, yeniden değiştiren, güzelleştiren, dönüştüren sosyal donatılar, ticari merkezler, yeşil alanlar, camiler, okullar, yani her şeyi bir bütün olarak ele alan bir yapıdır. Aslında bir vizyonun adı, aslında bu büyük vizyonun başına da Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın vizyonu olduğu için böyle ve uzun yıllar boyunca da Türkiye’nin her yerinde çok ciddi boyutta başarılı projelere imza atmaya da devam eden bir yapı olacaktır. Devrekani, bakıldığında açılışa doymuyor. İnşallah en kısa sürede Organize İhtisas Hayvancılık Sanayi Bölgesinin de açılışını yapmaya geleceğiz. Hep beraber burada coşkuyla birlik beraberlik içinde bundan sonrada açılışlarımız hep devam edecek" dedi. Konuşmaların ardından kurban kesilerek dua edildi. Daha sonra Kastamonu Milletvekili Ekmekci, Kaymakam Pazarcı, Belediye Başkanı Altıkulaç, TOKİ evlerinin temel atma butonuna basarak çalışmaları başlattı. Temel atma töreninin ardından davetlilere etli pilav ikram edildi. Temel atma törenine İl Genel Meclisi Başkanı Doğan Ünlü ile AK Parti Kastamonu İl Başkanı Ahmet Sevgilioğlu da katıldı.
05 Eylül 2025 Cuma - 13:37
Kastamonu’da yüklü miktarda uyuşturucuyla yakalanan sanıkların yargılanmasına devam edildi
Kastamonu’da polis ekiplerince düzenlenen operasyonda çok sayıda uyuşturucu ile yakalanan 3 sanığın yargılanmasına devam edildi. Duruşmada mütalaa veren Cumhuriyet savcısı sanıkların cezalandırılmasını talep etti. edinilen bilgiye göre, 10 Haziran 2024 tarihinde Kastamonu İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince tespiti yapılan M.M.Ş.’nin üstünde ve aracında arama yapıldı. Aramada 336 gram metamfetamin, 686 adet sentetik ecza hapı, 9,75 gram bonzai hammaddesi, 1 adet ruhsatsız tabanca, 7 adet fişek, 1 adet uyuşturucu içiminde kullanılan cam düzenek ve 56 bin 300 TL suçtan elde edildiği değerlendirilen para ele geçirildi. Emniyetteki işlemlerinin ardından adli makamlara sevk edilen M.M.Ş. tutuklandı. Yürütülen soruşturma çerçevesinde M.M.Ş.’nin ifadeleri doğrultusunda A.G. ve R.B.’de gözaltına alındı. A.G. ve R.B. de tutuklandı. Olayın ardından MM.Ş., A.G. ve R.B. hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde "uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama" suçundan dava açıldı. Devam eden yargılamada kendisini savunan tutuklu sanık M.M.Ş., "Üzerime atılan suçu kabul etmiyorum. Etkin pişmanlık kapsamında bildiğim bütün gerçekleri, suçun ortaya çıkmasını sağlayacak bildiklerimi mahkemenizde beyan ettim. Karşınızda olduğum için çok pişmanım. Tutuksuz yargılanmak istiyorum" dedi. Tutuklu sanık A.G. ise, "Üzerime atılan suçlamaları kabul etmiyorum, ben uyuşturucu satmadım, böyle bir suç işlemedim. Tahliyemi ve beraatımı talep ederim" diye konuştu. Tutuklu sanık R.B. ise tahliyesini ve beraatını talep etti. Savunmaların ardından Cumhuriyet savcısı da mütalaasını vererek, ilgili suçtan cezalandırılmasını talep etti. Mütalaanın verilmesinin ardından savunma yapan sanık M.M.Ş.’nin avukatı, müvekkilinin etkin pişmanlıktan dolayı kimden aldığını, nasıl aldığını anlatmış, suçun ortaya çıkarılması için tüm bildikleri anlattığını söyleyerek, bu sebeple beraatının verilmesini talep etti. Tutuklu sanık A.G.’nin avukatı da müvekkilinin uyuşturucu kullandığını, ancak satmadığını dile getirerek, tutuklu kaldığı süre göz önünde tutularak beraatine karar verilmesini talep etti. R.B.’nin avukat müvekkilinin tahliyesine ve beraatine karar verilmesini talep etti. Cumhuriyet savcısının mütalaasına karşılık avukatlar süre talebinde bulundu. Mahkeme heyeti, sanıkların tutukluluğunun devamına karar vererek duruşmayı da ileri bir tarihe erteledi.
05 Eylül 2025 Cuma - 13:36
Kastamonu’da küle dönen ormanda sağ bulunan yavru yılan görenleri şaşırttı
Kastamonu’nun Araç ilçesinde üç gün süren yangında küle dönen ormanlık alanda bulunan yavru yılan, vatandaşları şaşırttı. Kastamonu’nun Araç ilçesinde, 1 Eylül Pazartesi günü, Karabük’ün Eflani ilçesinde çıkan yangının sıçraması neticesinde orman yangını çıktı. İlk yangına müdahale edilirken, ilçede farklı bir bölgede bir orman yangını daha çıktı. Çıkan yangınların ardından alevlerin sıçrama riski bulunan Güzelce, Kızılören, Ahatlar, İhsanlı, Akgeçit ve Şiringüney, Oycalı, Yeşilova ve Karacalar köyleri Kastamonu Valiliği koordinesinde tahliye edildi. Yangının kontrol altına alınmasının ardından köylerden tahliye edilen vatandaşlar, tekrar evlerine dönüş yaptı. Soğutma çalışmalarının sürdüğü bölgede köylüler, gece saatlerinde de köylerinin etrafında devriye gezmeye başladı. Bu kapsamda Araç ilçesine bağlı İhsansı köyünde ikamet eden Salih Başçı ve Mehmet Ali Ayaz, küle dönen ormandaki yavru yılanı fark etti. Yavru yılanı ateşin içerisinden alan Başçı ve Ayaz, suyla serinlettikten sonra güvenli bir bölgeye bıraktı. Yılanı görünce şaşırdıklarını ifade eden Salih Başçı, "Gece olunca köyümüzün çevresine bakmak için dışarıya çıktık. Etrafta ateş var mı diye kontrol ediyorduk. Yanan yer var ise itfaiye ve Orman İşletme Müdürlüğü ekiplerine destek verelim, söndürelim istedik. Hemen köyümüzün üst tarafında yanan bir yer vardı. Bizler kendi çapımızda yanan yeri söndürmek istedik. Burada da bir tane yavru yılanı bulduk. Ateşin içinde kalmış, yanmamış, Allah’ın hikmeti, her taraf yanarken bu yavru yılan yanmamış. Biz de yavru yılanımızı bulunduğu yerden alıp muhafaza ettik" dedi.
05 Eylül 2025 Cuma - 13:30
Çiftlik evlerini kenevir serasına çeviren sanıkların yargılanmasına devam edildi
Kastamonu’da çiftlik evlerinde kenevir yetiştiren ve jandarma ekiplerinin operasyonu ile yakalanan sanıkların yargılanmasına devam edildi. Edinilen bilgiye göre, 25 Nisan 2024 tarihinde Kastamonu İl Jandarma Komutanlığı ekipleri tarafından Kastamonu’nun Daday ve Araç ilçelerinde Ersin A. ile eşi H.E.A., Umut İ. ile eşi P.G.İ. ve C.E.T. isimli şahıslara ait çiftlik evlerine operasyon düzenlendi. Operasyonda çiftlik evlerinde yapılan aramada iklimlendirme sistemi kurularak yetiştirilen 27 kilogram kubar esrar, 42 kök kenevir, suçtan elde edildiği değerlendirilen 3 bin 771 dolar ile 20 bin TL para, 1 adet ruhsatsız tabanca, 1 adet ruhsatsız av tüfeği, 9 adet uyuşturucu madde öğütme aparatı ve sera ortamı oluşturmak amacı ile çok sayıda malzeme ele geçirildi. Şüphelilerin, çiftlik evlerine kurulan düzenek sayesinde uyuşturucu elde ederek, bunu İstanbul ve Ankara illerine sattıkları iddia edildi. Operasyonda gözaltına alınan Ersin A. ile Umut İ. tutuklanırken, H.E.A. ve P.G.İ. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Diğer şüpheli C.E.T.’nin de halen yakalanması için çalışmalar devam ediyor. Olayın ardından sanıklar hakkında Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinde dava açıldı. Devam edilen yargılamada sanıklar ve sanık avukatları savunma yaptı. Duruşmada savunma yapan H.E.A. ailesini ziyaret edemediği gerekçesiyle hakkında uygulanan adli kontrol şartlarının kaldırılmasını talep etti. Duruşmada kendisini savunan tutuklu sanıklar Ersin A. ve Umut İ., tahliyelerini talep ettiler. Sanık Ersin A.’nin avukatı da, "Müvekkilimin aleyhine olan ticaret yaptığına dair herhangi bir delil elde edilebilmiş değil. Biz bilirkişi raporunda bunun da teknik olarak uygun olmadığına dair itirazlarımızı sunmuştuk. Kenevir artıkları saman parçalarının içerisine bulaşmış, Adli Tıp Kurumu da kullanılamayan kenevir bitkisinin parçaları dahil sanki ondan yüzde 100 esrar elde edilebilirmiş gibi çok yüklü miktarda bir esrar elde edilebileceğine dair rapor düzenlemiş. Bu rapor teknik verilere uygun değil. Mekanik, kimyasal ya da elektronik bir alet kullanılarak elde edilmiş bir uyuşturucu madde olmadığı ortada. Bahçeden kestiği gibi kuruttuğu esrar bitkisi dosya içerisinde ne yazık ki yüzlerce kilo uyuşturucu bulduk algısı oluşturdu ve bu algı üzerinden de müvekkilim Ersin A. halen tutuklu. Müvekkilim tutukluluk nedeniyle maddi ve manevi zorluklar yaşamaktadır. Bu yargılama sonucu alacağı cezanın da etkin pişmanlıktan düşürülürse 5-6 yıla kadar düşme ihtimali var. O nedenle kefaretle veya uygun görülecek adli kontrol şartıyla tahliye edilmesini talep ediyoruz" dedi. Sanık Umut İ.’nin avukatı ise, "Müvekkilimin evinden çıkan uyuşturucu madde miktarı bellidir. Diğer sanıkla bir iştiraki ya da birlikteliği söz konusu değildir. Kastamonu’ya yerleştikten sonra diğer sanığın eşi Ebru A.’nın değişik tropikal nitelikli tarımsal meyveler üretmek için girişimleri olduğundan bahsetti. Müvekkilimin, Ebru A. ile ‘hasadınız bol olsun’ şeklinde mesajlaşmaları var. Bu uyuşturucuya ilişkin de olabilir ama tarımsal ve yetiştirilmesi izne bağlı olmayan veya yasak bir madde yetiştirmişte olmayabilir. Yani burada bir niyet okuyuculuğu yapmak hukuken mümkün değil. Bu yüzden mesajlar, telefon içerikleri delil olarak ele alınamaz. Ele geçirilen maddelerin miktarları kesinlikle kullanım sınırını aşan bir miktar değil. Evde ele geçirilen maddelerin de müvekkilimin bir kısmının kendisine ait olmadığını, dosyanın diğer sanığı C.E.T.’ye ait olduğunu söylemiştir. Müvekkilim, kesinlikle ticari suçlamasını kabul etmemekle birlikte, şayet ticaret kastıyla hareket ettiği düşünülecek olsa bile, temel ceza esrar olduğu için yani sentetik olmadığı için cezası 4 yıla kadar düşecektir. Ama müvekkilim 12 aydır tutukludur. Müvekkilimin suç kastının kesinlikle uyuşturucu madde ticareti olmadığını, uyuşturucu maddelerin murakabesi hakkında kanunun olsa olsa şahsi olarak münhasıran kendi kullanımı için kenevir ekmek suçunu oluşturduğu, bunun da cezasının çok çok az miktarlarda olduğu göz önünde bulundurularak bu aşamada ailevi durumu, maddi durumu, sosyal durumu da göz önünde alınarak herhangi bir kaçma girişiminin olmaması, delillerin toplanmış olması, bu hususları bir arada gözetilerek ev hapsi dahil adli kontrol tedbiriyle salıverilmesini talep ediyoruz" diye konuştu. Mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Ersin A. ile Umut İ.’nin tutukluluğunun, H.E.A. ile P.G.İ.’nin de adli kontrol şartlarının devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.
05 Eylül 2025 Cuma - 12:58
Kastamonu’da "kuyu kebabı" geleneği asırlardır yaşatılıyor
Kastamonu’nun merkez ilçesi Akkaya köyünde her cuma günü bir araya gelen köylüler, birlikte namazı eda ettikten sonra imece usulü pişen kebaplarını alarak evlerine gidiyor. Yaklaşık 300 yıldan fazla süren bu gelenek sayesinde köylüler birbirleriyle olan kaynaşma kültürünü de kaybetmiyor. Merkez ilçeye bağlı Akkaya köyünde cuma günleri kurulan pazarda asırlardır süren gelenek yaşatılıyor. Pazarda alışveriş yapanların yanı sıra, bazı vatandaşlar ortaklaşa satın aldıkları küçükbaş hayvanın etiyle kuyu kebabı hazırlıyor. Satın alınan ve köydeki kesimhanede kesilen kuzular, kuyuda pişiriliyor. Zaman zaman onlarca hayvanın pişirildiği kuyuların bulunduğu bölge, festival alanını aratmıyor. Yaşatılan gelenekle vatandaşlar hem birbirleriyle sohbet etme imkanı buluyor hem de cuma namazını birlikte kılıyor. Saat 06.00’da çam ağaçlarından yakılan ateşle kuyu ısınıyor. Daha sonra daha önceden kesilerek hazırlanan küçükbaş hayvanlar, kuyuya indirilerek üzeri kapatılıyor. Hava almasını engellemek için kuyunun ağzı çamurla sıvanıyor. Kızgın kuyunun ateşinde yaklaşık 3 saat boyunca küçükbaş hayvanlar pişiriliyor. Bu esnada köylüler de cuma namazını birlikte eda ediyor. Kuyuda pişen küçükbaş hayvanlar daha sonra işinin ehli ustalarca parçalanarak dağıtımı yapılıyor. Bazı vatandaşlar kebaplarını evlerine götürerek ailesiyle tüketirken, bazıları da yeşillik içerisinde kebaplarını yiyor. Yaklaşık 300 yıldan fazla süren bu gelenek sayesinde köylüler birbirleriyle olan kaynaşma kültürünü de kaybetmiyor. "Asırlardır devam eden geleneğimizi bugün de sürdürüyoruz" Asırlardır cuma günleri Akkaya Yaka köyünde toplandıklarını söyleyen Çatalçam köyü muhtarı İsa Reçberoğlu, "Akkaya Yaka köyünde her cuma pazar kurulur. Pazarımıza civar köylerden de yaşlısı genci herkes gelir. Kastamonu il merkezinden dahi gelenler olur. Herkes Akkaya köyüne gelir ve pazarımızı ziyaret ederler. Kebabımız da yüzyıllardır burada artık bir gelenek görenek haline geldi. Sadece burada et pişmiyor. Burada hatıralar pişiyor. Atalarımızın, dedelerimizin Akkaya bölgesini canlandırmak için başlattığı hem birlik beraberlik haline gelen bir gelenek oldu. Mutlaka cuma günleri burada herkes birleşir. Kahvehanelerde oturup sohbet ederiz, sonrasında cuma namazımızı birlikte kılarız. Cumadan sonra kebabımızı alırız. Büyük kısmı ailesiyle beraber kebabı evine götürür. Bazıları burada yeşillik içerisinde doğal yerlerde oturarak tüketir. Böylelikle bu gelenek asırlardır devam etmektedir. Umarım bizden sonra gelen nesil de bu geleneği devam ettirir. Buradaki hatıralar da ölmez" dedi. Cuma günleri sabah erkenden köylülerin işlerini bitirerek Akkaya bölgesine geldiğini söyleyen Reçberoğlu, "Bölge halkı Akkaya bölgesine gelip kahvehanelerde çayını, kahvesini içer, sohbetini eder, sonrasında da buradaki Merkez Camimizde cuma namazımızı bekleriz. Hep beraber cumaya gider ve cuma namazı çıkışı yine hep beraber toplulukla kuyunun başına geliriz. Kuyumuzun açılmasını bekleriz. Almak isteyenler muhakkak ki kebabını alır. Kastamonu’ndan özellikle buraya kebap yemek için gelenler olur. Bize göre Akkaya’nın kebabı lezzetiyle bir numara da gelir. Ardından alışverişini yapan köyüne gider. Bu gelenek bu şekilde devam etmektedir. Tahmini kuyuda 13-14 tane küçükbaş hayvanı etini pişiriyoruz" diye konuştu. "Eskiden 60-70 tane kesilirdi, şimdi 15-20 tane ancak kesiliyor" Çatalçam köyü sakinlerinden İmdat Şekerci ise, "Her hayvandan kebap olmaz. Her koyun kebap olmaz, diri olması lazım, kuzu olması lazım oğlak olması lazım. Keçiden kebap olmaz. Hayvanları buraya getiririz ve burada keseriz. Daha öncesinden kebap almak isteyen ne kadar alacağını söyler. Biz de burada parçalarız ve dağıtırız. Biz, buraya babamızın yanında gelirdik. Burada o zamanları her yer hayvandı, şimdi hayvan gelmiyor. Kuzusuna getiren burada keserdi, o zamanları çok keserlerdi. Şimdiki falan gibi değil yani 60-70 tane hayvan keserlerdi. Şimdi 15-20 tane hayvan ancak kesiliyor. Akkaya yaka köyü toplanma yeridir. Buraya başka köylerden de gelenler olur. Burada görüşüyoruz, muhabbet ediyoruz ondan sonra kebabını alan alıyor, kebap almayanda sohbetini edip evine gidiyor" ifadelerini kullandı. "Bu, 300 yıla dayanan bir geleneğimizdir, bizlerde yaşatıyoruz bu geleneği" Akkaya Yaka köyü muhtarı Sami Çelik de, "Bu geleneğimiz yüzyıllarca devam ediyor. 300 yıldan fazladır bu geleneğimiz Akkaya Yaka köyünde devam ediyor. Dedelerimizden kalan hala torunlarının torunları olarak bizler sürdürmeye çalışıyoruz. Sabah 06.30’da kuyuyu yakıyoruz. Kuyumuz 10.30’a kadar yanması gerekiyor. 10.30’da da kuzumuza asıyoruz. Yaklaşık 3 saat pişmesi lazım hayvanın. Ondan sonra hayvanı kuyudan çıkartıyoruz. Kuyumuzu cumadan cumaya haftanın sadece bir günü yakıyoruz. Cuma günleri buranın pazarı oluyor, hem cumaya vatandaşımız geliyor hem de alışverişini yapıp namazını kılıyor. Hem de eşini, dostunu görüyor, kebabını da alıp evine gidiyor. Yıllarca böyle bir geleneğimiz, göreneğimiz var" şeklinde konuştu. "Kuyunun ateşini yakmak için çam ağacı kullanıyoruz" Kuyunun ateşini yakan Orhan Velioğlu ise, "Saat 04.00’de kalkıyorum, hazırlıklarımı yaptıktan sonra saat 06.30’da kuyunun ateşini yakıyorum. Saat 10.30’a kadar kuyu ısınıyor, bu saatte de kesilen hayvanları kuyuya atıyoruz. Cuma namazından sonra saat 13.30’da da kuyudan hayvanları çıkartıyoruz. Kuyunun ateşini yakmak için çam ağacı kullanıyoruz. Bir traktör odun yetiyor, yani 1,5 ster odun ile kuyumuzu yakıyoruz" dedi.
04 Eylül 2025 Perşembe - 20:32
Kastamonu’daki orman yangınlarında 2 bin 736 hektar alan zarar gördü
Kastamonu Valiliği, Kastamonu-Karabük sınırında çıkan iki orman yangınında 2 bin 736 hektar alanın zarar gördüğünü açıkladı.
04 Eylül 2025 Perşembe - 16:43
Park halinde alevlere teslim olan panelvan araç yandı
Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde park halindeki panelvan araç çıkan yangında kullanılmaz hale gelirken, yanındaki otomobil kullanılmaz hale gelirken, yanındaki otomobilde maddi hasar meydana geldi. Olay, İnebolu ilçesi Abdurrahmanpaşa Caddesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, otoparkta park halinde bulunan, H.A.’ya ait 37 PC 960 plakalı panelvan araçta henüz belirlenemeyen sebeple yangın çıktı. Kısa sürede büyüyen yangın minibüsü sardı. Yangını gören vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine İnebolu Belediyesi itfaiye ekipleri sevk edildi. Olay yerine gelen ekiplerin müdahalesiyle yangın söndürüldü. Yangında panelvan araç kullanılmaz hale gelirken, yanında bulunan otomobilde isa hasar meydana geldi. Yangınla ilgili inceleme başlatıldı.
04 Eylül 2025 Perşembe - 15:50
Prof. Dr. Küçük: "Türkiye, orman yangınlarına müdahalede Avrupa’da birinci sıradadır"
Kastamonu’da çıkan orman yangınlarının ardından açıklamalarda bulunan Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Türkiye’nin orman yangınına müdahalede, 12 dakika süreyle Avrupa’da ilk sırada yer aldığını belirterek, "Meteorolojik şartlar sebebiyle daha önce yangın beklemediğimiz Batı Karadeniz gibi coğrafyalarda da önemli orman yangınlarına şahitlik edeceğiz" dedi. Kastamonu Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ömer Küçük, Karabük ve Kastamonu’da çıkan ve üç gün süren orman yangınlarıyla ilgili değerlendirmelerde bulundu. Yangın bölgesinde incelemelerde de bulunan Prof. Dr. Küçük, Kastamonu Üniversitesi’nin ormancılık ve tabiat turizmi alanında ihtisaslaştığını ve orman yangınlarına yönelik çalışmalar yürüttüklerini dile getirdi. Artık iklim değişikliği sebebiyle Batı Karadeniz’de de büyük orman yangınlarının görüldüğüne dikkat çeken Küçük, Türkiye’nin ormanlarla yangında büyük bir başarı gösterdiğini dile getirdi. "Batı Karadeniz’in batı kısımlarında son 2-3 ay içerisinde büyük yangınları gördük" Türkiye’nin bu yıl çok sayıda orman yangınıyla mücadelede ettiğini söyleyen Küçük, "Bunun en önemli sebeplerinden bir tanesi de özellikle son birkaç yıl içerisinde meteorolojik parametreleri de görülen yüksek değerler. Özellikle sıcaklığın 30 ila 40 derecede seyretmesi, nispi nemin de son 12 ay içerisinde belli periyotlarda yüzde 20’nin altına kadar inmesi ve şiddetli rüzgarların görülmesidir. Bunlar bir araya geldiğinde Ege, Akdeniz, Marmara Bölgesi hatta Batı Karadeniz’in batı kısımlarında son 2-3 ay içerisinde büyük yangınları gördük. Meteorolojik şartlar böyle devam ettiği sürece biz buna ‘yeni normal’ diyoruz. Artık böyle meteorolojik şartlar sebebiyle daha önce yangın beklemediğimiz Batı Karadeniz gibi coğrafyalarda da önemli orman yangınlarına şahitlik edeceğiz" dedi. Kastamonu Üniversitesi’nin orman yangınlarıyla ilgili Orman Genel Müdürlüğüyle birlikte çalışma içerisinde bulunduklarını belirten Küçük, "Sadece üniversitemizin Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğü tarafından orman yangınlarıyla desteklenen projeler bulunmuyor. İhtisaslaşma bütçesi kapsamında da orman yangınlarıyla ilgili desteklenen projelerimiz var. Bunun yanında Orman Genel Müdürlüğüyle beraber ortak yapılan çalıştaylar da önemli aktif roller aldık. En son bu yıl içerisinde yapılan 4. Tarım ve Orman Şurası’nda yine üniversitemiz ön plana çıktı. Önümüzdeki yıllarda Türkiye’nin orman yangınlarıyla mücadelesinde yenilikçi stratejiler noktasında önemli kararlar alındı ve önemli katkılar sağlandı" diye konuştu. "Orman yangınları stratejik planı noktasında yeni bir aşamaya geçmeye ihtiyacımız var" Orman yangınlarının ilkbahar ve sonbaharda da görülmeye başlandığına dikkat çeken Prof. Dr. Küçük, "Türkiye’de her yıl yaz aylarında yaşadığımız orman yangınlarını artık yaz ayından çıkardık, ilkbahar, hatta sonbaharda da görebiliyoruz. Yangın sezonu kavramı sadece yaz aylarına denk gelen bir sezon olmaktan çıktı. Dolayısıyla artık orman yangınları stratejik planı noktasında yeni bir aşamaya geçmeye ihtiyacımız var. Özellikle iklim değişikliğini merkeze alan, özellikle orman yangınlarına dirençli orman kurma projesi çalışmaları çok yoğun bir şekilde genel müdürlüğümüzde devam ediyor. Bu konuda da yine üniversite olarak iş birliği içerisinde projelerde yer alıyoruz. Üniversitemizin bu kapsamda Batı Karadeniz özelinde iklim modellerini esas alan çalışmaları da söz konusu. Birlikte yaptığımız çalışmaları daha geniş platformlara yayarak başta orman yangınlarının merkeze alıp değişik alanlarda da bu konuda Orman Genel Müdürlüğümüzle devam eden çalışmaları daha da artırmak, daha geniş yelpazeye yaymayı da arzu ediyoruz" şeklinde konuştu. "Türkiye, orman yangınlarına müdahalede Avrupa’da birinci sıradadır" Türkiye’de 776 yangın gözetleme kulesinin olduğunu belirten Küçük, kulelerden alınan verilerin önemine vurgu yaparak, "Bu veriler Türkiye’yi orman yangınlarına müdahalede Avrupa’da en erken müdahaleden ülke konumunda birinci sıraya yerleştirmektedir. Diğer taraftan orman yangını çıktıktan sonra yangın arazözlerinin, araçların ve ilk müdahale ekiplerinin su ihmal araçlarının yangına hızlı bir şekilde müdahale ulaşabilmesi için yangın emniyet yol ve şeritlerinden faydalanmamız gerekiyor. Bu manada da Orman Genel Müdürlüğünün ciddi manada yangın, emniyet yol ağının bulunduğunu söylememiz gerekiyor. Ama bazı kırıklığı arazilerde bu noktada yeni yangın, emniyet, yol ve şeritlerine ihtiyaç olduğunda ifade etmekte fayda var. Helikopterlerin su ikmali yapması gerekiyor. Arazözlerin su ikmali yapması gerekiyor ve her noktada su ihtiyacını giderebilecek olduğu su kaynaklarının bulunmadığı coğrafyalar var. Orman Genel Müdürlüğümüz bu noktada da yangına hassas bölgelerden başlamak üzere 4 bin 700’ün üzerinde yangın göleti ve havuzu inşa ederek, çıkan bir yangına ortalama 5 dakika içerisinde su ikmali yapabilecek noktalarda su kaynaklarını tesis etmiş bulunmaktadırlar. Bir bölgede yangının çıkabileceğini tahmin eden meteorolojik erken uyarı sistemleri kurulmuş ve bu sistemler kullanılmaktadır. Bu sistemlere göre de bir bölgenin yangına olan hassasiyetini, yangın riskini biz, birkaç gün önceden tahmin edebiliyoruz ve ekiplerimizi o bölgelere konuşlandırabiliyoruz. Böyle bir sisteme de sahibiz" ifadelerini kullandı. "Türkiye’de, 140 helikopter ve uçak bulunuyor" Türkiye’nin orman yangınlarıyla mücadelede önemli bir filoya sahip olduğunu kaydeden Küçük, "Türkiye yangın gözetlemede İHA teknolojisini kullanan ikinci ülke olarak kayıtlara geçmiştir. Yeni nesil teknolojileri de orman yangınlarıyla mücadelede kullanan bir ülkeyiz. Hem uçak, hem helikopter noktasında. Bu yüzden bu ekstrem hava şartlarının dışında Türkiye, ihtiyacının daha üzerinde bir hava filosuna sahip. Şu anda Türkiye’de, 140 helikopter ve uçak bulunuyor. Bu önemli bir rakamdır. Yüzde 60’ı orman yangınlarına karşı hassas bir alanda bulunduğunu gözetirsek, bu da 13 milyon hektar alana tekabül eder. Böyle bir alanda hava gücü noktasına bakıldığında ihtiyacı karşılayacak bir hava gücüne sahip olduğumuzu ifade eder. Ayrıca kara gücü olarak bakıldığında arazözler, ilk müdahale araçları noktasında çok ciddi bir filoya sahibiz ve orman yangınlarına mücadelede entegre mücadele yöntemi dediğimiz hem karadan hem de havadan müdahalelerle beraber büyük yangınların operasyonel olarak yönetme gücüne sahibiz. Bu ileri bir teknolojiyle de aslında gerçekleştiriliyor. Yangın araçlarını gören, yangın araçlarını yöneten, yangın yönetim sistemi sayesinde her bir yangına müdahale eden aracın konumunu, yangına olan mesafesini, o yangına kaç aracın müdahale ettiğini, en yakın noktada bulunan araçların, o yangına sevkiyatını yönetebilen, idare edebilen yapay zekayla donatılmış akıllı sisteme sahip yangın yönetim sistemi kullanıyoruz. Dolayısıyla yangınlarla mücadele kapasitesini değerlendirdiğimizde gerek teknolojik, gerek altyapı, gerek ulusal kapasite, gerekse kullanılan ekipmanlar noktasında dünyada kullanılan yöntemlerin, tekniklerin tamamı ülkemizde eksiksiz bir şekilde uygulanmaktadır. Büyük yangınların sadece Türkiye’de değil, Avrupa’nın ve dünyanın yangına hassas bölgelerinde de etkili olduğunu kaydeden Küçük, "Kanada’da da devam eden yangınlar bu yıl itibariyle 6 milyon hektarı geçti. 1-2 yıl öncesinde Amerika’da çıkan yangınlar, hatta bu yıl kış döneminde yine Amerika’da çıkan yangınlarda milyarlarca dolar zarara sebep oldu. 2019 yılında Avustralya’da çıkan yangında 12 milyon hektar alanın yanmasına sebep oldu. 2 sene önce Kanada’da 18 milyon hektar civarında alanın yanmasına sebep olan yangınlar 3-4 ay sürdü. 1-2 haftada büyük yangınların kontrol altına alınmasını beklemek hakikaten mümkün değil. Bu ihtimal de değil. Türkiye’de tarihe geçmiş en büyük yangınlara bakıldığında 2021 yılında Antalya’da Manavgat yangınını görürüz ve bu yangında yaklaşık 2 hafta süre zarfında kontrol altına alındı. Yangınlara bakıldığında bir haftayı geçen yangınların olmadığını görürüz. Dolayısıyla sahip olduğu kurumsal kapasite, organizasyon yapısı, nörolojik altyapı, kullanılan ekip ve ekipmanlar ile sahada uygulanan yangın söndürme metotları, mücadele metotları, dünyada uygulanan metotlarla birebir ve en son gelişmiş metotlarla birebir aynısıdır. Bu noktada kurumsal kapasite, etkin ve çok güçlü bir şekilde kullanmaktadır" dedi.
04 Eylül 2025 Perşembe - 13:37
Kastamonu’da denizde çıkan hortum kamerada
Kastamonu’nun Cide ilçesinde Karadeniz açıklarında çıkan hortum vatandaşlar tarafından görüntülendi. Edinilen bilgiye göre, Cide ilçesi açıklarında, Karadeniz açıklarında hortum çıktı. Balıkçı teknelerine yaklaşan hortum vatandaşlar tarafından cep telefonuyla görüntülendi. Bir balıkçı teknesini teğet geçen hortum, bir süre sonra gözden kayboldu.
03 Eylül 2025 Çarşamba - 21:09
Kastamonu’da orman yangını kontrol altına alındı, vatandaşlar köylerine kavuştu
Kastamonu'nun Araç ilçesinde çıkan orman yangınları sebebiyle tahliye edilen 9 köydeki vatandaşlar, yangının kontrol altına alınmasının ardından evlerine dönebildi. Vatandaşlar evleri yanmaktan kurtarıldığı için büyük sevinç yaşadıklarını söyledi.
03 Eylül 2025 Çarşamba - 20:39
Kastamonu Valiliği’nden orman yangınlarıyla ilgili açıklama
Kastamonu Valiliği’nden Araç ilçesindeki orman yangınlarıyla ilgili yapılan açıklamada, Araç’ta çıkan iki farklı orman yangınının kontrol altına alındığı, soğutma çalışmalarının sürdüğü duyuruldu. Kastamonu Valiliği tarafından Kastamonu’nun Araç ilçesinde iki farklı noktada 3 gündür süren orman yangınlarıyla ilgili açıklama yapıldı. Yapılan açıklamada yangınların kontrol altına alındığı ve soğutma çalışmalarının devam ettiği duyuruldu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: "Karabük’ün Eflani ilçesinde başlayarak ilimiz Araç ilçesine sirayet eden orman yangını ile yine Araç ilçemizin farklı bir noktasında çıkan orman yangını kontrol altına alınmış olup soğutma çalışmaları devam etmektedir. Yangınların kontrol altına alınmasında görev alan tüm kurum ve kuruluşlarımız ile canla başla çalışan kahraman personelimize teşekkür ediyoruz."
03 Eylül 2025 Çarşamba - 15:13
Orman yangınının ardından ortaya çıkan acı manzara böyle görüntülendi
Kastamonu’nun Araç ilçesindeki orman yangının kontrol altına alınmasının ardından ortaya çıkan acı manzara havadan görüntülendi. Kastamonu’nun Araç ilçesindeki orman yangınları büyük ölçüde kontrol altına alındı. Ekipler yangının söndürülmesi için havadan ve karadan müdahaleyi sürdürüyor. Ekipler, yangının kontrol altına alındığı bölgelerde soğutma çalışmalarına devam ediyor. Helikopterlerle de yangının devam ettiği alanlarda söndürme çalışması yürütülüyor. Ormanlarda ortaya çıkan acı manzara, yangının kontrol altına alınmasının ardından havadan görüntülendi. Yangın bölgesinde çok sayıda helikopter ve farklı şehirlerden gelen orman, itfaiye, il özel idaresi ekipleri görevlerini sürdürüyor.
Daha Fazla Yükle
GERİ BİLDİRİM
Geliştirme sürecine katkıda bulunmak için lütfen sitede karşılaştığınız hataları bize bildirin.
Gönder