Yerel Haberler
Kastamonu
07 Mart 2026 Cumartesi - 12:33 Şehidin adı köy okulundaki kütüphaneye verildi, ailesi gözyaşlarına hakim olamadı Pençe Kilit Harekatı’nda görevliyken şehit düşen Piyade Teğmen Ramazan Günay’ın ismi üniversite öğrencilerinin kurduğu köy okulundaki kütüphanede yaşatılacak. Kütüphanenin açılış törenine katılan şehidin annesi ve kız kardeşi, gözyaşlarına hakim olamadı. Hakkari Dağ ve Komando Tugayı 1’inci Dağ ve Komando Tabur Komutanlığı emrinde görevliyken, 22 Aralık 2023 tarihinde Irak’ın kuzeyinde icra edilen Pençe Kilit Harekatı’nda Sur Tepe bölgesinde, bölücü terör örgütü mensupları ile girilen çatışmada şehit düşen Piyade Teğmen Ramazan Günay, adı okul kütüphanesinde yaşatılacak. Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencileri tarafından yürütülen proje kapsamında, kütüphane için 12 binden fazla kitap toplandı. Şehit Piyade Teğmen Ramazan Günay’ın isminin verildiği kütüphanenin kurulmasına Kastamonu Üniversitesi, Kastamonu 5. Jandarma Komando Merkez Eğitim Komutanlığı, Şehit Günay’ın Kara Harp Okulu’ndaki silah arkadaşları, İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve hayırseverler de destek verdi. Duygusal anlar yaşandı Öğrencilerin okuma alışkanlığını geliştirmek ve kitapla daha fazla buluşmalarını sağlamak amacıyla kurulan kütüphane düzenlenen törenle açıldı. Saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan törende, öğrenciler tarafından tiyatro oyunu sahnelendi, kahramanlık türküleri seslendirildi. Öğrencinlerin İstiklal Marşı oratoryosu davetlilerden büyük alkış aldı.Daha sonra kütüphane törenle açıldı. Törende şehidin annesi Firdevs Günay ve kız kardeşi Yasemin Günay gözyaşlarına hakim olamadı. "Bilgiyle donanmış her Türk genci bizim için kazanılmış en büyük zaferdir" Açılışta Şehit Piyade Teğmen Ramazan Günay’ın silah arkadaşları adına konuşan Mert Dursun, "Bizler, aynı üniformayı taşımanın onurunu, aynı mevziiyi paylaşmanın kader birliğini yapmış askerleriz. Silah arkadaşlığı, sadece bir görev birlikteliği değil, vatan toprağına düşen ter damlasını, ekmeği ve gerektiğinde canı bölüşmektir. Ramazan cesaretiyle, disipliniyle ve her şeyden öte sarsılmaz vatan sevgisiyle bizlerin gönlünde müstesna bir yer edinmiştir. O, görevini en iyi şekilde yapmanın huzuruyla aramızdan ayrılırken, bizlere şanlı bir miras bırakmıştır. Bugün açılışını yaptığımız bu kütüphanenin amacı sadece Ramazan’ın adını yaşatmak deği, onun uğrunda can verdiği değerleri, bilgiyi ve aydınlık geleceği genç nesillere taşımaktır. Buradaki her bir kitap, bir fidan, yetişen her bir zihin ise şehidimize olan vefa borcumuzdur" dedi. "Kahramanlar ancak unutulduklarında ölürler, bizim görevimiz onların adını bu sınıflarda yaşatmak" Projeyi yürüten öğrenciler adına konuşan Kastamonu Üniversitesi İletişim Fakültesi Gazetecilik Bölümü öğrencisi Gamze Gül Atmaca da, "Burada bir kahramanın adını yarınlarımızın meşalesi olacak çocuklarımızla buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. Bu yola tam altı yıl önce çıktık. Bu süreçte sadece kütüphane kurmadık, kahramanlarımızın adını ve vatan sevdasını binlerce çocuğun kalbine ilmek ilmek işledik. Biz bu yola çıkarken tek bir gayemiz vardı; vatan toprağı için canını feda eden şehitlerimizin aziz hatırasını, kitapların aydınlığında ebedileştirmek. Çünkü biliyoruz ki kahramanlar ancak unutulduklarında ölürler. Bizim görevimiz, onların adını bu sınıflarda, bu koridorlarda ve en önemlisi yeni neslin zihninde yaşatmaktır" diye konuştu. Konuşmaların ardından, kütüphanenin açılışı Gölköy Jandarma Komando Eğitim Merkez Komutanı Vekili Jandarma Albay Cihan Yıldız, Kastamonu Milli Eğitim Müdürü Hasan Gümüş, Kastamonu İl Kültür ve Turizm Müdürü Kerem Seven, Şehit Piyade Teğmen Ramazan Günay’ın babası Ahmet, annesi Firdevs ve kız kardeşi Yasemin Günay ile silah arkadaşları, öğretmenler, veliler ve öğrenciler tarafından yapıldı. Kütüphane gezildikten sonra duygularını ifade eden şehit babası Ahmet Günay, "Kütüphanenin açılmasında emekleri geçen herkesten Allah razı olsun. Ramazan ayında Ramazan şehidimizin adını taşıyan kütüphane açıldı, Ramazan şehidimiz şimdi daha rahat uyuyor. Hepinizden Allah razı olsun, her şey çok güzel olmuş" şeklinde konuştu. Açılışta Albay Cihan Yıldız ve Milli Eğitim Müdürü Gümüş, kütüphanenin oluşturulmasına katkı sunanlara ve Şehit Piyade Teğmen Ramazan Günay’ın ailesine plaket takdim etti. Ayrıca açılış sırasında öğrencilere çeşitli hediyeler dağıtıldı.
Vatandaşlardan, parklarda ve sokaklarda uygunsuz hareketlerde bulunanlara tepki
10 Ağustos 2025 Pazar - 17:38 Vatandaşlardan, parklarda ve sokaklarda uygunsuz hareketlerde bulunanlara tepki Kastamonu’da bir grup vatandaş İstiklal Yolu Parkı’nda basın açıklamasında bulunarak, parklarda, sokaklarda ve dolmuşlarda uygunsuz hareketlerde bulunanlara tepki gösterdi. Vatandaşlar, özgürlük kisvesi altında milletin, milli ve manevi değerlerinin yok sayıldığını belirterek, "Parkları serseriler, başıbozuklar, yani vandalizm ve narkotizm işgal edip yerleşiyor" dedi. Değer ve Birikim Sahibi Sanatkar Akademisyen Araştırmacı ve Edebiyatçılar Derneği (SADED BİRİKİM) ile bir grup vatandaş, Kastamonu’da geçtiğimiz günlerde tarihi İstiklal Yolu Parkı’nda uygunsuz hareketlerde bulunan çifti uyardığı gerekçesiyle bıçaklanan Saraçlar Mahallesi Muhtarı Sadettin Küçüktarakçı’yı ziyaret ederek geçmiş olsun dileklerinde bulundu. Ziyaretin ardından SADED BİRİKİM Derneği ile bir grup vatandaş, İstiklal Yolu Parkı’nda basın açıklamasında bulundu. Grup adına açıklama yapan Orhan Salcı, "Kastamonu, bağrında 17 bin evliya barındıran, taşıyla, toprağıyla mübarek bir belde ve içinde bulunduğumuz park, bütün bu değerleri içinde barındıran İstiklal kavramını ad olarak taşıyan İstiklal Yolu Parkı. İstiklal Harbimizin kazanılmasında en hayati rol üstlenen cephane yolunun adını ve hatırasını yaşatan bir mekan. Önünde bulunduğumuz anıt, bu ülkenin kurtulması, namusumuza halel gelmeden yaşayabilmemiz için cephane taşırken evladını ve canını feda eden Şehit Şerife Bacı. Burası, kadın erkek, genç yaşlı herkesin gelip gidebileceği, dinlenebileceği, istifade edebileceği güzel, nezih bir alan, halka açık bir parktır. Ne yazık ki son yıllarda artan bir ivmeyle şehit kanlarıyla sulanmış bu aziz vatanın her yerinde; halka açık alanlarında, parklarında, toplu taşıma araçlarında, hatta cami avlularında dahi kendini bilmez insanların Müslüman Türk milletinin dinine, imanına, örfüne, töresine ve yine Müslüman Türk evladının asaletine, haysiyetine, şerefine yakışmayan hal ve tavırlar sergilediklerine şahitlik ediyoruz. Özgürlük maskesi altında bu milletin bütün milli ve manevi değerlerini yok sayan, yok etmeye çalışan insancıkların insanı insanlığından utandıran hallerine şahit oluyoruz. Yetmiyor bunların kendilerini uyaran insanlara karşı son derece saygısızca saldırdıklarına, yaralamaya ve belki de öldürmeye yeltendiklerine tanıklık ediyoruz. Nasıl ki bugün Filistin/Gazze toprakları Siyonizmin işgali altındaysa, diğer İslam ülkeleri, diğer dünya ülkeleri de terörizmin, vandalizmin, komünizmin, kapitalizmin, liberalizmin, feminizmin, sekülerizmin, modernizmin ve erotizmin işgali altındadır. Her ideoloji gözüne kestirdiği ülkeye, gözünü kestirdiği sektöre, gözünü kestirdiği mekana elini kolunu sallayarak giriyor, yerleşiyor, işgal ediyor. Oraların asıl sahiplerini, dur diyeni, çık diyeni terörist ilan ediyor, istenmeyen adam ilan ediyor, kovuyor, dövüyor, aşağılıyor. Terörizm belasının 40 yıl ülkemizin yarı yerini cehenneme çevirdiğini gördük. Atmak için 40 bin can, milyarlarca lira servet feda ettik. Terörizm belasından başka ama neticeleri itibarıyla terörizm kadar yıkıcı, tehlikeli işgalci kişi, grup ve ideolojilerle karşı karşıyayız" diye konuştu. Nerede güzel bir mesire alanı varsa sarhoşların, alkol alan kişilerin işgali altında olduğunu söyleyen Salcı, "Parkları serseriler, başıbozuklar, yani vandalizm ve narkotizm işgal edip yerleşiyor. Dizileri, filmleri, gazeteleri, parkları erotizm işgal ediyor, Yahudi yerleşimci gibi yerleşiyor, çıkmıyor, çıkartılamıyor. İnsanların birbirlerini sevmeleri elbette son derece doğaldır ve hatta güzeldir. Ancak sevmek başka şey, insanların gözü önünde, uluorta sevişmek başka şeydir. Parklar, sokaklar, toplu taşıma araçları uluorta sevişme alanları değildir. Kimse ve özellikle çocuklarımız, kendini bilmez birilerinin sokak ortasında, parklarda, dolmuşlarda sevişmelerini seyretmek, tahammül etmek zorunda değildir. Hiç kimse, hiç kimseyi, hiçbir gerekçeyle bu işkenceye mahkum etme hakkına sahip değildir. Kültürel, ideolojik, ahlaki işgallere karşı bilinç ve direnç oluşturmak zamanı gelmiş ve geçmektedir. Sokakta, parkta, caddede, dolmuşta yaşanan ahlaksızlıklara vatandaşın müdahale etmesi elbette daha farklı, daha büyük sorunlara, asayiş olaylarına, sosyal ve siyasal krizlere neden olabilir. Olayların bu boyutlara ulaşmasının önüne geçmek için gerekli yasal ve idari düzenlemeleri yapmak devletimize ve devlet büyüklerimize ait bir görev sorumluluktur. Bu açıdan devlet yetkililerimizden, vekillerimizden, idarecilerimizden bu tür kültürel işgalleri, toplumsal ahlaka yönelik saldırı mahiyeti taşıyan, milli-ahlaki değerlerimizi dejenere eden, nesillerin ahlakını bozan fiillerin uluorta icra edilmesinin önüne geçecek yasal, idari düzenlemeleri yapmalarını bekliyoruz. Bu konuda kolluk kuvvetlerimizin, adli birimlerimizin yetkileri yoksa yetki verilmesini, yetersizse artırılmasını; yetki var da kullanılmıyorsa denetlenmesini talep ediyoruz. Şehit kanlarıyla sulanmış bu aziz, bu mübarek vatanın dağları terörizmden arındırıldığı gibi, caddeleri, parkları, dolmuşları, mesire alanları, cami avluları, TV ekranları, sosyal medya alanları erotizmden, vandalizminden, narkotizmden, mafyaların işgalinden bir an önce kurtarılmalıdır. Bu vatan hepimizin. Bu parklar, caddeler, sokaklar hepimizin. Azgın azınlığın sessiz çoğunluğu baskılamasına, zulmetmesine, kötülük etmesine izin verilmemeli, seyirci kalınmamalıdır. Biz, manda ve himaye altında, işgal altında bir devlet değiliz. Batı’dan gelen her ideolojik akımı yasal güvenceye alıp, kendi milli manevi değerlerimizi yasal güvence dışında bırakamayız, bırakmamalıyız. Ayıp işler yapmanın serbest, ayıp demenin yasak ve suç sayıldığı bir hukuk düzeni, ahlaksızlık düzeni bu millete reva görülemez. Her türlü ahlaksızlığın, suçların ve suçluların Yahudi yerleşimciler gibi ülkemizi, şehirlerimizi, medyamızı, sosyal hayatımıza, sosyal medyamıza, hukuk sistemimize yerleşimci mantığıyla çökmesine, işgal edip yerleşmesine seyirci kalmamalıyız" şeklinde konuştu.
Kastamonu’da, Devrekani Kapalı Yüzme Havuzu hizmete açıldı
10 Ağustos 2025 Pazar - 14:33 Kastamonu’da, Devrekani Kapalı Yüzme Havuzu hizmete açıldı Kastamonu’nun Devrekani ilçesinde yapımı tamamlanan Kapalı Yüzme Havuzu, düzenlenen törenle vatandaşların hizmetine sunuldu. Gençlik ve Spor Bakanlığı tarafından Kastamonu’nun Devrekani ilçesinde Kapalı Yüzme Havuzu hizmete alındı. Yüzme havuzunun açılışına Vali Meftun Dallı, Devrekani Kaymakamı Umut Pazarcı, Devrekani Belediye Başkanı Engin Altıkulaç, Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu, ilçe protokolü ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Yüzme, spor branşları arasında en değerlilerinden bir tanesidir" Vali Dallı törende yaptığı açıklamada, yüzmenin önemli bir spor olduğunu ifade etti. Dallı, "Yüzme havuzu uzunca bir süre daha 2019 yılında başlamış, bugünde inşallah açılışını yapıyoruz. Yüzme, son derece önemli bir spor. Spor branşları arasında en değerlerinden birisidir. Yürüme spor değildir diyebilirsiniz ama uzmanlara sorarsanız yüzmeden sonra yürüme en kıymetlilerindendir. Her yaştan insanın çok rahatlıkla yapabileceği sporlar, gençlerimizin, çocuklarımızın sağlıklı gelişimi açısından yüzme fevkalade önemlidir. Gençler, çocuklar, bu havuzu inşallah hiç boş bırakmayacaksınız. Burayı sürekli kullanın. Yüzmeyi küçük yaşlardan itibaren anneleri, babaları da inşallah bunun farkındadır. Burayı hiç boş bırakmayın, sürekli kullanın. Yüzmeyi en güzel şekilde öğrenin. Diliyorum ki içinizden dünya şampiyonu da çıksın inşallah" diye konuştu. "Devrekani’de yüzmeyle alakalı bir eksiği olmayan bir nesil olacak" Devrekani Belediye Başkanı Engin Altıkulaç ise, "AK Parti’nin 2023 vizyonundan esinlenerek Devrekani’ye 2023 tane proje kazandıracağız demiştik. Bunlardan bir tanesi de yüzme havuzuydu. O dönemde Devrekani halkına bunu anlatmaya çalışırken, böyle değişik söylemlerle karşı karşıya kaldık. O zamanlar o kadar çok eksiğimiz vardı ki, yüzme havuzumuz mu kaldı? Devrekani halkına yüzme havuzu çok yatırım geliyordu, o şekilde söylemler gelişmişti. Bu söylemlerin karşılığında da biz dedik ki Devrekani’ye deniz getirmeyeceğiz ki ilçemize havuz yapacağımızı söylemiştik. Havuz geldi. Açılışını da bugün yapacağız inşallah. En çok da teşekkürü kıymetli çocuklarımıza ediyorum. Çünkü beni o kadar çok motive ettiler ki bu yüzme havuzunun Devrekani’ye kazandırılmasında vesile olmam için neredeyse çarşıda 3-4 yıldan beri her gördüklerinde Engin abi yüzme havuzunu ne zaman açacağız, nasıl yapacağız gibi her seferinde onların bizi bu şekilde söylemleri bizim de motivasyonumuzu yukarıyı çekti. Siyasi büyüklerimizi ve bakanlığımızı darlamamıza vesile oldu ve sonunda da elhamdülillah yüzme havuzunu kazandırdık. Benim de şahsi olarak içimde bir uhdedir. Biz, Devrekaniler olarak büyük ölçüde yüzmeyi bilmiyoruz. Çünkü yüzme öğrenebileceğimiz bir yer yok bizim burada. Biz yüzme kazanımından mahrumuz Devrekani olarak bu yüzmede aynı şoförlük gibi bisiklete binme gibi küçük yaşlarda öğrenilmesi gereken bir şey. Ama bundan sonra yetişecek nesil Devrekani’de yüzmeyle alakalı bir eksiği olmayan bir nesil olacak. O da bizi ayrıca mutlu ediyor" dedi. Gençlik ve Spor İl Müdürü Sami Kuşcu, sporun birleştirici gücüne dikkati çekerek, "Kastamonu Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü olarak, sporun birleştirici gücüne her daim yürekten inanıyoruz. Bu inançla, Devrekani’ye kazandırdığımız modern yüzme havuzu, sadece bir spor tesisi değil; aynı zamanda çocuklarımızın ve gençlerimizin hayallerine kulaç atacağı, sağlıklı yaşam alışkanlıkları edineceği ve belki de geleceğin milli sporcularının yetişeceği bir merkez olacaktır" dedi. Konuşmaların ardından yapılan dua ve kesilen açılış kurdelesi sonrası yüzme havuzu gezildi. Yüzme havuzunda çocuklar, gösteri de yaptı. 620 metrekare kapalı alanda inşa edilen Devrekani Kapalı Yüzme Havuzu, 250 netrekare havuz alanı, soyunma odaları ve doğalgaz ısıtma sistemi ile ilçeye uzun yıllar hizmet verecek.
Kastamonu’da 61 öğrenci dualarla icazet alarak hafız oldu
09 Ağustos 2025 Cumartesi - 13:51 Kastamonu’da 61 öğrenci dualarla icazet alarak hafız oldu Kastamonu’da İl Müftülüğü bünyesindeki Kur’an kurslarındaki eğitimlerini başarıyla tamamlanan 61 öğrenci, düzenlenen merasimlerde icazet alarak hafız olmanın sevincini yaşadı. Kastamonu Müftülüğü bünyesindeki Hz. Pir Yatılı Erkek Kur’an Kursu’nda eğitim gören 38, Şehit Şerife Bacı Yatılı Kur’an Kursu’nda eğitim gören 22, Mescit Köyü Yatılı Kur’an Kursu’nda eğitim gören 1 öğrenci olmak üzere 61 öğrenci icazet alarak hafız oldu. 38 erkek hafız ve 23 kız hafız için Kuzeykent Ulu Cami ve Grandmoni Konferans Salonunda icazet programı gerçekleştirildi. Kuzeykent Ulu Cami’de gerçekleştirilen programda hafızlar açtıkları Filistin bayraklarıyla yürüyerek yerlerini aldı. Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan programda ilahiler okundu, eller semalara açılarak dualar edildi. Programda konuşan Kastamonu Müftüsü Bekir Derin, "Bugün Kastamonumuz için çok özel ve güzel bir gün. Son yıllarda ilimizde yapılan icazet programlarının en kalabalığını icra ediyoruz. İnşallah bugün burada Hz. Pir Kur’an Kursumuzun 38 pırıl pırıl hafızına, icazet merasimi yapıyoruz. Onların bu özel gününe şahitlik etmek için buradayız. Öğle namazına müteakiben hanımlar tarafından da bir icazet merasimi icra edilecek. İlimizde hanım kızlarımızın ilk defa icazet merasimi yapılacak. Çünkü daha önce hafızlık Kur’an kursu müessesemiz yoktu. 2021 yılında bir vakfımıza ait bir binayı hafızlık için bize tahsis ettiler. Evlatlarımız da orada Kur’an’a hizmetkarlık yapmaya başladılar. Oraya bir tohum attık. O tohum en kısa zamanda topraktan çıktı, filizlendi, meyveler vermeye başladı" dedi. Daha sonra konuşan Kastamonu Vali Yardımcısı Çetin Kılınç ise "Hakikaten hafızlık, çok meşakkatli, çok özveri gerektiren, başarı ve emek getiren bir konu. Dolayısıyla ben hafızlarımızı bilhassa tebrik etmek, kutlamak istiyorum. Bunun yanında, onların velileri için çok özveri gerektiren bir süreç. Bir tebriği de onlara arz etmek istiyorum. Güzel dinimiz İslam ve onun büyük kitabı Kur’an’ın doğru öğrenilmesi, doğru öğretilmesi ve anlatılması bakımından bu pırıl pırıl gençlerimizin toplumumuza büyük hizmetler yapacaklarına inancım tam. Bu vesileyle kendilerini Valimiz Meftun Dallı ve şahsım adına tebrik ediyorum" diye konuştu. Programda son olarak konuşan Diyanet İşleri Başkanlığı Dini Yayınlar Genel Müdürü Cafer Tayyar Doymaz ise kendisinin de hafız olduğunu belirterek, "Müftümüz böyle bir programa davet ettiğinde, ‘beni iki yerden birden vurdu’ dedim. Bir hayır diyemeyeceğim hafızlar noktasında, ikincisi de Kastamonu’dan vurdu diye düşündüm. Hamd olsun geldik. Bugün Kastamonu olarak bir sevinç, gurur günü yaşıyoruz. Bu gurur kimin, bu evin kimin? Öncelikle bu hafızlara ait. İl Müftüm dedi ki, ‘hafızlık zordur.’ Ben de bir hafız kardeşinizim. Bugüne kadar elimi açıp dua ettiğimde aklıma gelen ilk şey, ‘Rabbim sana sonsuz şükürler olsun ki bu lütfu bana bahşettin, beni hafız eyledin, bundan daha büyük bir lütfa sahip değilim’ olur. Çünkü kişi hafız olduğunda Cenab-ı Hakkın himayesine, korumasına girer. Artık onun üzerinde, hiç kimsenin görmediği, onu her türlü kötülük, felaket, musibetlerden muhafaza eden etrafında bir zırh vardır. Bize bu lütfu bahşettiği için Cenab-ı Hakka sonsuz şükürler olsun" şeklinde konuştu. Konuşmaların ardından protokol üyeleri tarafından hafızlara belge ve hediyeleri takdim edildi. Grandmoni Konferans Salonunda gerçekleştirilen programda ise eğitimlerini tamamlayan 23 kız hafıza belgeleri verildi.