Yerel Haberler
Kayseri
04 Mart 2026 Çarşamba - 11:51 Kayseri’de ikili eğitimi sona erdirecek okulların inşaatları devam ediyor Kayseri İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, 2025 ve 2026 yatırım programları ile 23 okulun kente kazandırılacağını söyleyerek, "İlimizde ikili öğretim sorununu yakın gelecekte çözmüş olacağız" dedi. Kayseri İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, yapımları devam eden Besime Özderici İlkokulu ve Mustafa Eminoğlu Anadolu Lisesi’nin inşaatlarında incelemelerde bulundu. Yetkililerden bilgi alan Esen, Kayseri’de ikili eğitim sorununun çözüleceğini söyleyerek, "2025 yatırım programımızda 13 okul yatırımımız vardı. Bunların 11’ini ihale ettik. Bazılarının inşaatı başladı, bazılarının ise inşaatı belli bir seviyeye gelmiş oldu. Önümüzdeki ay içerisinde kalan son iki okulumuzun da ihalesini gerçekleştirmiş olacağız. 2026 yılı içinde ise ilimizde 10 okulumuz yatırım programına girecek ve inşaatlar devam edecek. İhale hazırlık süreçlerini başlatmış oluyoruz. Böylelikle ilimizin yakın gelecekte ikili öğretimine çözüm bulacak şekilde yatırımlarımızı sürdürmüş olacağız. Bugün çok önemli bir lokasyonda bulunan Besime Özderici ve Mustafa Eminoğlu Anadolu Lisesi’nin inşaatında incelemelerde bulunduk. İnşaatlarımız hızla başladı. Okullarımızı 2026-2027 eğitim öğretim yılına açmayı planlıyoruz" dedi. Esen, "Önümüzdeki yılın yatırımları ile beraber düşündüğümüzde son 1.5 yıl içerisinde 23 okul inşa etmiş olacağız. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 85 bin öğrencimiz ikili öğretim yapıyordu. Bir okulun iki kez kullanımı anlamına gelen bir modelle eğitim öğretime devam ediyorduk. Bu yıl yapmış olduğumuz planlamalar ile birlikte bu sayı 65 binlere kadar düştü. Özellikle 6 Şubat depreminden sonra yıkım kararı verilen tüm okullarımızın yatırım programına girdiğini ve birçoğunun da inşaatlarının başladığını memnuniyetle ifade etmek istiyorum. Yapmış olduğumuz rasyonel planlamalar ile mevcut okulları tam kapasite kullanma amacıyla hareket ederek yeni yatırımlarla beraber ilimizde ikili öğretim sorununu da yakın gelecekte çözmüş olacağız" ifadelerini kullandı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 11:50 Kolon kanserinde erken tanı hayat kurtarıyor Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kaplan, kolon kanserinin belirtilerine değinerek erken tanının en büyük tedavi olduğunu söyledi. Memorial Kayseri Hastanesi Gastroenteroloji Uzmanı Prof. Dr. Mustafa Kaplan, kalın bağırsak kanserinin belirtilerine ve tedavi süreçlerine değindi. Kolon kanserinde hiçbir belirti olmasa dahi ailesinde kolon kanseri geçmişi varsa mutlaka 45 yaşında gelindiğinde kanser taraması yapılması gerektiğini söyleyen Kaplan, erken tanı ile kalın bağırsak kanserinden nerdeyse tamamen şifaya kavuşulacağını belirterek, "Kalın bağırsak kanseri dünyada en sık görülen 3. kanser türüdür. Çoğu zaman önlenebilir bir kanserdir ve bu nedenle önem arz etmektedir. Öncesinde yapılan testlerle kolon kanserini erken tanımak, bağırsaklarda polip benzeri oluşumları görüp kolon kanserini tamamen önlemek mümkündür. Kolon kanserine yakalanan hastalar bizlere popodan kanama, kilo kaybı, ishal, kabızlık veya bağırsak hareketlerindeki düzensizliklerle gelir. Ciddi kansızlık ve ciddi kilo kaybı bazı hastalarda görülmektedir. Bu hastalarda acilen ve beklemeden kolonoskopi işlemi yapılmalıdır. Hiçbir belirti olmasa bile belli bir yaşın üstündeki bireylerin kanser taraması amacıyla, özellikle 45 yaşın üzerinde ve ailede kanser hikayesi varsa, kalın bağırsak taraması yapılması önerilir. Ülkemizde Sağlık Bakanlığı bu durum için dışkıda gizli kan testi yapmaktadır. Sağlık ocaklarında ve KETEM’lerde dışkıda gizli kan testi yapılmakta ve bunun sonucunda dışkıda kan tespit edilirse hastalar bize yönlendirilmektedir ve biz bu hastalara kolonoskopi yapmaktayız" şeklinde konuştu. "Sigara, alkol kullanımı ve obezite kolon kanseriyle yakından ilişkili" Sigara ve alkol kullanımının kolon kanseri riskini arttırdığını dile getiren Prof. Dr. Mustafa Kaplan, ailede kolon kanseri geçmişi varsa kesinlikle kolonoskopi yapılması gerektiğini söyleyerek, "Dışkıda gizli kan testi genelde tarama amaçlıdır, tam bir tanı koymaz. Eğer bu durumlardan şüpheleniyorsak mutlaka bu hastalara kolonoskopi yapılması gereklidir. Ailede kalın bağırsak kanseri hikayesi olan varsa bu konuda daha dikkatli olunması gerekmektedir. Kolon kanserinin en sık belirtisi rektal kanama, dışkı renginde siyahlaşma, ciddi kilo kaybı, ishal ve kabızlık ile karın ağrısıdır. Kolon kanserinin en önemli sebeplerinden biri ailede kolon kanseri hikayesinin bulunmasıdır. Günümüzde sigara ve alkol kullanımı ile obezitenin kolon kanseriyle çok yakından ilişkili olduğu belirtilmiştir. İşlenmiş gıdaların tüketiminin artmasıyla da kolon kanseri görülmektedir. İnflamatuar bağırsak hastalığı, ülseratif kolit veya daha önce kalın bağırsağında polip görülen hastalar kolon kanseri açısından yüksek derecede riske sahiptir. Kolon kanseri erken tanı alırsa neredeyse tamamen hastalıktan kurtulmak mümkündür. Erken dönemde bir hastanın bağırsağında küçük bir polip gördüğümüz zaman bunu kolonoskopi ile çıkardığımızda hasta tamamen bundan kurtulabilmektedir. Ancak aynı polipi biz 5-6 yıl sonra gördüğümüzde kalın bağırsakta kalmayıp karaciğere ve diğer organlara sıçrayabilmekte ve daha sonra tedavisi çok zor olabilmektedir. Burada en önemli şey hastalara erkenden kolonoskopi yapılmasıdır. Mümkünse şüpheli kitlelerin çıkartılması gerekir. Eğer şüpheli bir durum varsa kesinlikle kolonoskopi yaptırılmasını öneriyorum" ifadelerini kullandı.
04 Mart 2026 Çarşamba - 11:42 Kayseri’de ikili eğitimi sona erdirecek okulların inşaatları devam ediyor İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, 2025 ve 2026 yatırım programları ile 23 okulun kente kazandırılacağını söyleyerek, "İlimizde ikili öğretim sorununu yakın gelecekte çözmüş olacağız" dedi. İl Milli Eğitim Müdürü Coşkun Esen, yapımları devam eden Besime Özderici İlkokulu ve Mustafa Eminoğlu Anadolu Lisesi’nin inşaatlarında incelemelerde bulundu. Yetkililerden bilgi alan Esen, Kayseri’de ikili eğitim sorununun çözüleceğini söyleyerek, "2025 yatırım programımızda 13 okul yatırımımız vardı. Bunların 11’ini ihale ettik. Bazılarının inşaatı başladı, bazılarının ise inşaatı belli bir seviyeye gelmiş oldu. Önümüzdeki ay içerisinde kalan son iki okulumuzun da ihalesini gerçekleştirmiş olacağız. 2026 yılı içinde ise ilimizde 10 okulumuz yatırım programına girecek ve inşaatla devam edecek. İhale hazırlık süreçlerini başlatmış oluyoruz. Böylelikle ilimizin yakın gelecekte ikili öğretimine çözüm bulacak şekilde yatırımlarımızı sürdürmüş olacağız. Bugün çok önemli bir lokasyonda bulunan Besime Özderici ve Mustafa Eminoğlu Anadolu Lisesi’nin inşaatında incelemelerde bulunduk. İnşaatlarımız hızla başladı. Okullarımızı 2026-2027 eğitim öğretim yılına açmayı planlıyoruz" dedi. Esen, "Önümüzdeki yılın yatırımları ile beraber düşündüğümüzde son 1.5 yıl içerisinde 23 okul inşa etmiş olacağız. Geçtiğimiz yıl yaklaşık 85 bin öğrencimiz ikili öğretim yapıyordu. Bir okulun iki kez kullanımı anlamına gelen bir modelle eğitim öğretime devam ediyorduk. Bu yıl yapmış olduğumuz planlamalar ile birlikte bu sayı 65 binlere kadar düştü. Özellikle 6 Şubat depreminden sonra yıkım kararı verilen tüm okullarımızın yatırım programına girdiğini ve birçoğunun da inşaatlarının başladığını memnuniyetle ifade etmek istiyorum. Yapmış olduğumuz rasyonel planlamalar ile mevcut okulları tam kapasite kullanma amacıyla hareket ederek yeni yatırımlarla beraber ilimizde ikili öğretim sorununu da yakın gelecekte çözmüş olacağız" ifadelerini kullandı. (AG-
Başkan Büyükkılıç, ’Dünya Spor Başkenti’ için Estonya’da: resmi başvuru yapıldı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 16:38 Başkan Büyükkılıç, ’Dünya Spor Başkenti’ için Estonya’da: resmi başvuru yapıldı Kayseri Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Avrupa Spor Şehri unvanının ardından şehri bir adım daha öteye taşıyarak "Dünya Spor Başkenti" olma hedefiyle Estonya’nın başkenti Tallinn’de resmî başvuruda bulundu. Kayseri, sporda altın çağını yaşarken şimdi de küresel bir hedefe yelken açtı. 2024 yılında ACES Europe tarafından Avrupa Spor Şehri unvanını alan Kayseri’nin Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Memduh Büyükkılıç, Estonya’nın başkenti Tallinn’de düzenlenen "Avrupa Spor Başkenti 2025" programına katılarak Kayseri’yi Dünya Spor Başkenti yapmak üzere resmî başvuruda bulundu. Başkan Büyükkılıç’a Estonya programında Spor A.Ş. Genel Koordinatörü Fatih Çağan eşlik etti. Program kapsamında yapılan sunumlarda Kayseri’nin spor altyapısı, ulusal ve uluslararası organizasyonlardaki başarısı, spor yatırımları ve gençlere yönelik projeleri tanıtıldı. Estonya’nın Başkenti Talinn şehrinde Avrupa Spor Başkentleri ve Şehirleri Federasyonu (ACES Europe) heyeti ve diğer ülkelerin temsilcileriyle bir araya gelen Başkan Büyükkılıç, Kayseri’de spor anlamında yaptıkları çalışmalarla alakalı sunum gerçekleştirdi. "Kayseri’yi Sporun ve Sporcunun Şehri Yapıyoruz" Büyükkılıç, yaptığı açıklamada, "Avrupa Spor Şehri unvanımızı bir adım daha ileriye taşıyarak dünya sahnesinde yer almak istiyoruz. Sporla gençlerimizi zararlı alışkanlıklardan uzak tutmak, sağlıklı nesiller yetiştirmek ve aynı zamanda spor turizmini canlandırarak kent ekonomimize katkı sunmak hedefindeyiz" dedi. Kayseri Valiliği ve Büyükşehir Belediyesi öncülüğünde, tüm kamu kurumları, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının iş birliğiyle bu hedefe ulaşmayı amaçladıklarını vurgulayan Büyükkılıç, şöyle konuştu: "Kayseri’yi sadece Türkiye’de ve Avrupa’da değil, dünyada da sporun başkenti yapacağız. Sporun ve sporcunun yanında olan bir şehir olmanın gururunu hep birlikte yaşıyoruz. Estonya’nın başkenti Tallinn’de düzenlenen ACES toplantısında, şehrimizin spor tesislerini ve elde ettiğimiz başarıları anlatarak "Dünya Spor Başkenti" unvanı için resmî müracaatımızı yaptık. Avrupa Spor Şehri unvanının ardından Altın Bayrak ile taçlanarak Avrupa’nın en iyi spor şehri seçilen Kayseri’miz, sadece 2025 yılında 393 madalya kazandı. Bu gurur hepimizin. Biz, sporu seven bir şehiriz. İnşallah Kayseri’yi dünya sahnesinde de hak ettiği yere hep birlikte taşıyacağız." Spor Altyapısında Büyük Hamle Kayseri, yıl boyunca düzenlenen uluslararası yarı maraton, doğa yürüyüşleri, bisiklet turları, spor festivalleri ve doğa kampları ile spor alanında örnek bir şehir haline geldi. Spor A.Ş. bünyesinde işletilen tesislerde hem amatör hem profesyonel sporculara destek sunulurken, şehre kazandırılan yeni spor alanları ve yatırımlarla altyapı güçlendiriliyor. 2025 yılı içerisinde Kayseri, ulusal ve uluslararası spor müsabakalarında toplam 393 madalya kazanarak önemli bir başarıya imza attı. Bu başarı, Kayseri’nin spor vizyonunun yalnızca yerel değil, küresel ölçekte de karşılık bulduğunu ortaya koyuyor. Kayseri’nin Dünya Spor Başkenti olma yolundaki bu stratejik adımı, yalnızca sporun gelişimine değil, aynı zamanda sosyal bütünleşme, sağlıklı yaşam bilinci ve şehir tanıtımı gibi birçok alana da katkı sağlamayı hedefliyor. Sonuçların 2026 yılı Haziran ayında belli olması bekleniyor.
Kayseri’de 100 muhtara afet eğitimi verildi
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:46 Kayseri’de 100 muhtara afet eğitimi verildi Kayseri’de, Muhtarlar Destek AFAD Gönüllüsü Oluyor Projesi kapsamında 100 muhtara afet eğitimi verildi. Muhtarlar Destek AFAD Gönüllüsü Oluyor Projesi kapsamında AFAD İl Müdürlüğü tarafından kentte görev yapan 100 muhtara afet eğitimi verildi. Uzmanlar tarafından verilen eğitimde muhtarlara insani yardım, yangın ve enkazda canlı çıkarma ile çadır kurma anlatıldı. Eğitim ile ilgili konuşan AFAD İl Müdürü Rifat Genç, "Bugün burada Türkiye’de başlatmış olduğumuz eğitim seferberliğinin bir ayağı olan ‘Muhtarlar Destek AFAD Gönüllüsü Oluyor’ projesi kapsamında eğitimler düzenliyoruz. Bugün burada da 40’a yakın muhtarımız bir haftalık eğitimlerine başladılar. Bizim bunu yapmaktaki amacımız aslında Türkiye’de afet farkındalık eğitimlerini üst seviyeye çıkarmak, okullarımızda iş yerlerinde, ailelerde biz bu eğitimleri veriyoruz. Ama biliyoruz ki afetlerde en çok müdahale eden bu sorunun en baştaki kaynağı afet olmadan çözecek kişilerin de muhtarlar olduğu bilinciyle çok değerli muhtarlarımıza da Kayseri özelinde başlatmış olduğumuz eğitim furyasının bugün 4’üncü ayağındayız. Merkezdeki mahalle muhtarlarından toplam sayımız 100’e çıkıyor ve 100 tane muhtarımızı destek AFAD gönüllüsü yapacağız" ifadelerini kullandı. Anadolu Muhtarlar ve Mahalli İdareler Dernek Başkanı Levent Karakaya da, "Bizim buradaki amacımız bir farkındalık oluşturabilmek. Biliyorsunuz 6 Şubat depremlerini yaşadık. Dolayısıyla bizim her zaman buna hazırlıklı ve tedbirli olmamız gerekiyordu. Biz de Kayseri Anadolu Muhtarlar ve Mahalli İdareler Derneği olarak Vali’miz Gökmen Çiçek’in de destekleriyle beraber bu eğitimlere başladık. Mahallelerdeki olabilecek bütün olaylarda ilk başta bizimle karşı karşıya kalınıyor. Devletin yetkili birimleri gelene kadar biz orada yeri geliyor devlet, yeri geliyor millet oluyoruz. Devlet ve milleti birleştiren insanlarız. Biz kriz anında krizin parçası değil, krizi çözen insanlar olmak istiyoruz. Mahallemizde risk analizleri yaparak en azından tedbirimizi alıp daha tedbirli mahalleler oluşturmak istiyoruz" şeklinde konuştu.
KESOB’un konut projesinde arsaların tapuları alındı
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:43 KESOB’un konut projesinde arsaların tapuları alındı Kayseri Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (KESOB) bünyesinde kurulan S.S. KESOB Konut Yapı Kooperatifi faaliyetlerine hızla devam ediyor. Şehir Hastanesi’ne çok yakın bir konumda yükselecek olan konutlara ait arsaların tapularını Şeyhi Odakır teslim aldı. Odakır, "Verdiğimiz hiçbir sözü yerde bırakmamaya çalıştık. Konut projemizin tapularını da almış bulunuyoruz. Şimdiden hayırlı olsun" diye konuştu. Şehrin en büyük sivil toplum kuruluşu olan ve yaklaşık 50 bin esnaf ve sanatkarın temsilcisi olan Kayseri Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği (KESOB) Başkanı Şeyhi Odakır, Birlik bünyesinde kurulup faaliyetlerine başlayan kooperatifteki son gelişmeleri değerlendirdi. "Bir hayır duasıyla anılmak bizler için önemli ve yeterli" Yaptığı hizmetler ve projeler ile ‘projeci Başkan’ olarak anılan Başkan Şeyhi Odakır, esnaf ve sanatkarlara faydası olacak hizmetleri birer birer hayata geçirdiklerini vurguladı. Odakır, konu hakkında şu açıklamalarda bulundu: "S.S. KESOB Konut Yapı Kooperatifimizde çalışmalarımızı hızla sürdürüyoruz. Hatırlanacağı üzere, öncelikle Şehir Hastanesi’ne çok yakın konumda TOKİ’den ihale usulü ile arsalarımızı almıştık. Arsa alımından günümüze kadar gerekli prosedürleri eksiksiz olarak tamamladık ve arsaların tapularını alma noktasına geldik. Bu bağlamda Tapu ve Kadastro Müdürlüğümüzden 20 arsamızın daha tapusunu aldık, 1 arsamızın tapusunu da daha önce almıştık. İnşallah yıl bitimine kadar evrak, proje ve benzeri süreçlerini tamamlayabilmeyi hedefliyoruz. İlk aşamada 333 konutu yapacağız ve kısmet olursa konut yapmaya devam etmek istiyoruz. Resmi prosedürler dolayısıyla bir anda olup bitmiyor. Üyelerimiz, esnaf ve sanatkarlarımız müsterih olsun, projeler tamamlanınca temel atmayı planlıyoruz. Sonrasında kazasız belasız bir şekilde mümkün olan en kısa sürede konutlarımızı tamamlamaktan yana niyetliyiz. Şimdiden şehrimize, esnaf ve sanatkarlarımıza hayırlı olsun. Bizler gelip geçiciyiz bu kurumlarda. Bir hayır duasıyla anılmak bizler için önemli ve yeterli. Allah, tamamlanıp teslim ettiğimiz günlere eriştirmeyi nasip etsin diyor, hayırlara vesile olmasını diliyorum."
’Serebral palsi’ hastası üçüzler annelerinin şefkatiyle iyileşiyor
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:40 ’Serebral palsi’ hastası üçüzler annelerinin şefkatiyle iyileşiyor Kayseri’de yaşayan 8 yaşındaki serebral palsi hastası üçüzler, annelerinin ilgisi, sevgisi ve şefkatiyle günden güne iyileşiyor. Kayseri’de yaşayan 8 yaşındaki üçüzler Gülce, Defne ve Çınar Kemik, erken doğum esnasında oksijensiz kaldı. Bundan dolayı serebral palsi teşhisi konulan üçüzler uzun bir süre kuvözde kalan ve gelişim gösteremeyen üçüzler, fizik tedaviye başladı. Anneleri 36 yaşındaki Ayşe Kemik ise, üçüzlerini bir an olsun yalnız bırakmayarak hayatını çocuklarına adadı. Kayseri Şehir Hastanesi’nde tedavi gören çocuklarını düzenli olarak hastaneye getiren, tedavilerinin ardından evlerinde de süreci aksatmayan anne Ayşe’nin uğraşlarıyla çocukları iyileşme göstermeye başladı. "Sabırla çok güzel sonuçlar elde edeceğiz inşallah" Çocuklarının hikayesini anlatan Ayşe Kemik, "4 çocuk annesiyim, 1 tane de oğlum var. Üçüzlerim 29 haftalık doğdular. Prematüre oldukları için kuvözde kaldılar. Doğum esnasında oksijensiz kaldıkları için serebral palsi teşhisi kondu. Kuvözde biraz sıkıntılarımız oldu. Kendimizi toparlamamız zor oldu ama 2 yaşından sonra şehir hastanesinde rehabilitasyona başladık. Aslında 8 aylık iken başlamıştık ama çok ilerleyemedik. 2 yaşında doktorla görüşme fırsatımız oldu. Serap doktorumuzun desteğiyle güzel ilerledik. Gülce’nin oturması gelişti, Çınar, şu an 20 dakikada ancak oturabiliyor. Burası çok güzel. Doktorumuz Serap Hanım çok bilgili ve ilgili bir doktor. Ailelere karşı tutumu çok iyi. Şehir hastanesi; fiziğiyle, robotu, havuzu gibi imkânların bulunmasıyla çocuklara çok güzel gelişimler katıyor. Doktorlar çocukları muayene ettikten sonra neye ihtiyaçları var ise; bir gün fizik, bir gün robot, bir gün havuz desteği alıyoruz. Gerçekten çok güzel bir hastane. Ortam çok güzel, çok kolay. Yani engelli bireylerin rahatlıkla kalabileceği güzel bir hastane. Bizler Yahyalı’da oturuyoruz. Yahyalı’dan buraya senede 2 defa geliyoruz, kalıyoruz. Güzel kazanımlarla dönüyoruz eve. Evde de devam ettirmeye çalışıyorum. Üçüz oldukları için biraz daha zorlu. Üçünün de gelişimi çok farklı. Serebral palsi ama üçünün de durumu oldukça farklı. Fiziki ihtiyaçları farklı, kazanımları farklı. Uzun bir yol. Çocuklarımız doğduğunda nöroloji doktorumuz bize "Çok uzun bir yol" dedi. Bu yol çok güzel de bir yol. Sabırla çok güzel sonuçlar elde edeceğiz inşallah. Birden olacak bir şey değil. Fizik tedavi ilaç gibi değil. Yavaş ama güzel. Fizik tedaviyle çocuğumun başını dik tutması belki aylar, yıllar alıyor. Yavaş oluyor ama bir şeyler oluyor. Çocuklarım çok mutlular. Onları mutlu etmeye çalışıyorum. Onların bana verdiği duygu çok farklı. Onların yapamadığı her şeyi yaptırmaya çalışıyorsun. Eli, ayağı, öğretmeni oluyorsunuz. Şu anda çocuklarım 8 yaşında, okul çağına geldiler. Evde eğitim alıyoruz, öğretmenimiz eve geliyor. Öğretmen gittikten sonra ben öğretmen oluyorum" diye konuştu. "Çocuklarımın gücüyle ben de güçleniyorum" Anne Kemik, "Çocuklarım çok güçlüler. Onların gücüyle ben daha da güçleniyorum. Bu şekilde 8 yılı geçirdik. İnşallah önümüzde de güzel günler var. Gülce ortopedik ameliyat oldu. Bu ameliyat çok güzel bir ameliyat ve iyi sonuçlar alınıyor. Bu durumda olan çocuklarımızda ayağa kalkmada gerçekten kolaylık oluyor. Gülce gevşetme ameliyatı oldu ve bu ameliyattan sonra fizik tedavi çok önemli. Bu durumu değerlendirmek için biz şu an buradayız. Bu durumda olmayan, çocukları normal bir gelişim gösteren aileler fizik tedaviyi 1-2 ay gibi bir süreç ya da bir ilaç gibi sanıyor ama öyle değil. Yıllarınızı alıyor ama bir bardak tutması, bardaktan kendi başına su içmesi, kalem tutması. Bunlar bizim için çok önemli basamaklar. Oturması, ayakta durması bunlar sizler için çok basit şeyler gibi görünebilir ama değil. Çocuklar bunları kazanmak için resmen savaş veriyorlar. Bıkmıyorlar ve asla usandık demiyorlar. Bütün fizik tedavi hareketlerini yapıyorlar ve yorulduk demiyorlar. Biz neden bu haldeyiz diye hiçbir sorguları yok. Bazı insanlar dışarıdan gördüğünde ‘Vah vah, tüh tüh, bu çocuklar yürümez, yatalak bu çocuklar’ gibi düşünceler var ama değiller. Bu sözler bence bu çocuklara hiç yakışmıyor. Asla acınacak bir durum değil. Bir engel durumu var ama bu engel aşılamayacak durumda değil. Bu engel aşılamasa bile biz çocuklarımızı çok mutlu büyütüyoruz" şeklinde konuştu. "Düzenli takipleri olmasaydı şu anda bu aşamada olmayacaklardı" Kayseri Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği Eğitim Görevlisi Prof. Dr. Serap Tomruk Sütbeyaz ise, üçüzlerin tedavileriyle ilgili, "Serebral palsi; beynin gelişimini tam tamamlamadığı dönemde, herhangi bir nedenle oluşan hasar sonucunda görülen, motor, duyusal, işitmeyle alakalı ve zekâyı ilgilendiren bir takım problemlerin olduğu fiziksel bir rahatsızlık. Çocuklarda görülen çok önemli sorunlardan birisi. Bu hastalıkta hasar kalıcı, fakat ilerleyici değil. Bu yüzden de çocuklardaki serebral palside erken teşhis çok önemli. Çocuğun daha sonraki gelişimiyle birlikte hem bir takım motor beceriler kazandırabiliyoruz, hem de hastalığın gelişimini durdurabiliyoruz. Çocuklar şu anda 8 yaşındalar, bizlere ilk başvurduklarında 2 yaşındalardı. 2 yaşında başvurdukları için fizik tedaviye erken başlama fırsatı bulduk. Şu anda Gülce yürüme aşamasında. Ortopedi kliniğimizde Dr. Fırat Ozan tarafından bir gevşeme ve uzama operasyonu gerçekleştirildi. Çınar da yürüme aşamasının ilk başlarında. Defne, yatak seviyesinde. Çocuklarımızı biz ilk baştan beri takip ediyoruz. Düzenli takipleri olmasaydı şu anda bu aşamada olmayacaklardı ve tüm çocuklarımız yatak seviyesinde olacaktı. 2 çocuğumuz tedaviye yanıt verdi, onlarla ilerliyoruz. Ailenin desteği çok önemli. Aile, bizimle çok iyi koordine oldu. Bizim söylediklerimizi harfiyen uyguluyorlar. Serebral palsi hastalığı için ailelere ben şunu diyorum, iğne ile kuyu kazmak gibi. Çok küçük kazanımlar, çok büyük emeklerle elde ediliyor. Tünelin sonunda mutlaka bir başarı var. Bize başvuran tüm çocuklar, bize başvurdukları aşamaya göre bir kazanç elde ediyorlar. Serebral palsi çocukların büyüme ve gelişmesiyle birlikte olduğu için değişken bir hastalık. Onun için takiplerinin yapılması çok önemli" ifadelerini kullandı.
Üçüzleri anne sevgisi iyileştiriyor
08 Ekim 2025 Çarşamba - 13:37 Üçüzleri anne sevgisi iyileştiriyor Kayseri’de yaşayan 8 yaşındaki serebral palsi hastası üçüzler, annelerinin ilgisi, sevgisi ve şefkati ile günden güne iyileşiyor. Kayseri’de yaşayan 8 yaşındaki üçüzler Gülce, Defne ve Çınar Kemik, erken doğum esnasında oksijensiz kaldı. Bundan dolayı serebral palsi teşhisi konulan üçüzler uzun bir süre kuvözde kalan ve gelişim gösteremeyen üçüzler, fizik tedaviye başladı. Anneleri 36 yaşındaki Ayşe Kemik ise, üçüzlerini biran oldun yalnız bırakmayarak hayatını çocuklarına adadı. Kayseri Şehir Hastanesi’nde tedavi gören çocuklarını düzenli olarak hastaneye getiren, tedavilerinin ardından evlerinde de süreci aksatmayan anne Ayşe’nin uğraşları ile çocukları iyileşme göstermeye başladı. "Sabırla çok güzel sonuçlar elde edeceğiz inşallah" Çocuklarının hikayesini anlatan Ayşe Kemik, "4 çocuk annesiyim, 1 tane de oğlum var. Üçüzlerim 29 haftalık doğdular. Prematüre oldukları için kuvözde kaldılar. Doğum esnasında oksijensiz kaldıkları için serebral palsi teşhisi kondu. Kuvözde biraz sıkıntılarımız oldu. Kendimizi toparlamamız zor oldu ama 2 yaşından sonra şehir hastanesinde rehabilitasyona başladık. Aslında 8 aylık iken başlamıştık ama çok ilerleyemedik. 2 yaşında doktor ile görüşme fırsatımız oldu. Serap doktorumuzun desteği ile güzel ilerledik. Gülce’nin oturması gelişti, Çınar şu an 20 dakika falan anca oturabiliyor. Burası çok güzel. Doktorumuz Serap Hanım çok bilgili ve ilgili bir doktor. Ailelere karşı tutumu çok iyi. Şehir hastanesi; fiziğiyle, robotu, havuzu gibi imkânların bulunmasıyla çocuklara çok güzel gelişimler katıyor. Doktorlar çocukları muayene ettikten sonra neye ihtiyaçları var ise; bir gün fizik, bir gün robot, bir gün havuz desteği alıyoruz. Gerçekten çok güzel bir hastane. Ortam çok güzel, çok kolay. Yani engelli bireylerin rahatlıkla kalabileceği güzel bir hastane. Bizler Yahyalı’da oturuyoruz. Yahyalı’dan buraya senede 2 defa geliyoruz, kalıyoruz. Güzel kazanımlarla dönüyoruz eve. Evde de devam ettirmeye çalışıyorum. Üçüz oldukları için biraz daha zorlu. Üçünün de gelişimi çok farklı. Serebral palsi ama üçünün de durumu oldukça farklı. Fiziki ihtiyaçları farklı, kazanımları farklı. Uzun bir yol. Çocuklarımız doğduğunda nöroloji doktorumuz bize "Çok uzun bir yol" dedi. Bu yol çok güzel de bir yol. Sabırla çok güzel sonuçlar elde edeceğiz inşallah. Birden olacak bir şey değil. Fizik tedavi ilaç gibi değil. Yavaş ama güzel. Fizik tedavi ile çocuğumun başını dik tutması belki aylar, yıllar alıyor. Yavaş oluyor ama bir şeyler oluyor. Çocuklarım çok mutlular. Onları mutlu etmeye çalışıyorum. Onların bana verdiği duygu çok farklı. Onların yapamadığı her şeyi yaptırmaya çalışıyorsun. Eli, ayağı, öğretmeni oluyorsunuz. Şu anda çocuklarım 8 yaşında, okul çağına geldiler. Evde eğitim alıyoruz, öğretmenimiz eve geliyor. Öğretmen gittikten sonra ben öğretmen oluyorum" diye konuştu. "Çocuklarımın gücüyle ben de güçleniyorum" Anne Kemik, "Çocuklarım çok güçlüler. Onların gücüyle ben daha da güçleniyorum. Bu şekilde 8 yılı geçirdik. İnşallah önümüzde de güzel günler var. Gülce ortopedik ameliyat oldu. Bu ameliyat çok güzel bir ameliyat ve iyi sonuçlar alınıyor. Bu durumda olan çocuklarımızda ayağa kalkmada gerçekten kolaylık oluyor. Gülce gevşetme ameliyatı oldu ve bu ameliyattan sonra fizik tedavi çok önemli. Bu durumu değerlendirmek için biz şu an buradayız. Bu durumda olmayan, çocukları normal bir gelişim gösteren aileler fizik tedaviyi 1-2 ay gibi bir süreç ya da bir ilaç gibi sanıyor ama öyle değil. Yıllarınızı alıyor ama bir bardak tutması, bardaktan kendi başına su içmesi, kalem tutması. Bunlar bizim için çok önemli basamaklar. Oturması, ayakta durması bunlar sizler için çok basit şeyler gibi görünebilir ama değil. Çocuklar bunları kazanmak için resmen savaş veriyorlar. Bıkmıyorlar ve asla usandık demiyorlar. Bütün fizik tedavi hareketlerini yapıyorlar ve yorulduk demiyorlar. Biz neden bu haldeyiz diye hiçbir sorguları yok. Bazı insanlar dışarıdan gördüğünde ‘Vah vah, tüh tüh, bu çocuklar yürümez, yatalak bu çocuklar’ gibi düşünceler var ama değiller. Bu sözler bence bu çocuklara hiç yakışmıyor. Asla acınacak bir durum değil. Bir engel durumu var ama bu engel aşılamayacak durumda değil. Bu engel aşılamasa bile biz çocuklarımızı çok mutlu büyütüyoruz" şeklinde konuştu. "Düzenli takipleri olmasaydı şu anda bu aşamada olmayacaklardı" Kayseri Şehir Hastanesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Kliniği Eğitim Görevlisi Prof. Dr. Serap Tomruk Sütbeyaz ise, üçüzlerin tedavileriyle ilgili, "Serebral palsi; beynin gelişimini tam tamamlamadığı dönemde, herhangi bir nedenle oluşan hasar sonucunda görülen, motor, duyusal, işitmeyle alakalı ve zekâyı ilgilendiren bir takım problemlerin olduğu fiziksel bir rahatsızlık. Çocuklarda görülen çok önemli sorunlardan birisi. Bu hastalıkta hasar kalıcı, fakat ilerleyici değil. Bu yüzden de çocuklardaki serebral palside erken teşhis çok önemli. Çocuğun daha sonraki gelişimi ile birlikte hem bir takım motor beceriler kazandırabiliyoruz, hem de hastalığın gelişimini durdurabiliyoruz. Çocuklar şu anda 8 yaşındalar, bizlere ilk başvurduklarında 2 yaşındalardı. 2 yaşında başvurdukları için fizik tedaviye erken başlama fırsatı bulduk. Şu anda Gülce yürüme aşamasında. Ortopedi kliniğimizde Dr. Fırat Ozan tarafından bir gevşeme ve uzama operasyonu gerçekleştirildi. Çınar da yürüme aşamasının ilk başlarında. Defne, yatak seviyesinde. Çocuklarımızı biz ilk baştan beri takip ediyoruz. Düzenli takipleri olmasaydı şu anda bu aşamada olmayacaklardı ve tüm çocuklarımız yatak seviyesinde olacaktı. 2 çocuğumuz tedaviye yanıt verdi, onlarla ilerliyoruz. Ailenin desteği çok önemli. Aile, bizimle çok iyi koordine oldu. Bizim söylediklerimizi harfiyen uyguluyorlar. Serebral palsi hastalığı için ailelere ben şunu diyorum; İğne ile kuyu kazmak gibi. Çok küçük kazanımlar, çok büyük emeklerle elde ediliyor. Tünelin sonunda mutlaka bir başarı var. Bize başvuran tüm çocuklar, bize başvurdukları aşamaya göre bir kazanç elde ediyorlar. Serebral palsi çocukların büyüme ve gelişmesiyle birlikte olduğu için değişken bir hastalık. Onun için takiplerinin yapılması çok önemli" ifadelerini kullandı. (AG-