Yerel Haberler
Kırıkkale
25 Şubat 2026 Çarşamba - 09:29 Bir eğitimcinin unutamadığı 28 Şubat gerçeği: "Kütüphanede ‘Allah’ yazan kitap bile yasaktı" Kırıkkale’de okul müdürü olarak görev yapan Nurcan Şarlayan, 28 Şubat sürecinde başörtüsü nedeniyle hem üniversite yıllarında hem de meslek hayatında baskı gördüğünü söyledi. O dönemde kütüphanelerde Allah’ın isminin geçtiği kitaplar nedeniyle soruşturma açıldığını belirten Şarlayan, bugün o yıllarla kıyaslandığında "çağ atladık" diyerek çocukların daha özgür bir ortamda eğitim gördüğünü ifade etti. "Postmodern darbe" olarak nitelendirilen 28 Şubat sürecinde Kırıkkale’de okul öncesi öğretmeni olarak görev yapan Şehit Emre Güngör Anaokulu Müdürü Nurcan Şarlayan(57), başörtüsü nedeniyle baskı gördüğünü söyledi. Şarlayan, o dönemde yaşadığı zorlu süreci İHA muhabirine anlattı. 2 çocuk annesi Şarlayan, hem üniversite yıllarında hem de meslek hayatında çeşitli engellerle karşılaştığını söyledi. Üniversitede bazı derslere başörtüsü nedeniyle alınmadığını, yok yazıldığını ve başarısız gösterildiğini ifade eden Şarlayan, o dönemde eğitim hakkının kısıtlandığını dile getirdi. Göreve başladığı dönemde de benzer baskılarla karşı karşıya kaldığını aktaran Şarlayan, başörtüsü ile mesleği arasında tercih yapmaya mecbur bırakıldığını ifade etti. "Müslüman ülkede olarak ve böyle bir hakkımızın da olduğunu düşünüyorduk" O dönem zorlu bir süreç yaşadığını anlatan Şarlayan, "Bu süreci hala hatırladığımızda içimiz sızlıyor. Hiç olmaması gereken bir acıyı hissettik. Bu sürecin iki ayağı var diye yorumluyorum. Öğrencilik kısmında bir de meslek hayatında. Öğrencilik zamanında da yaşadık. Ankara’nın güzel bir üniversitesinde bazı hocalarımız özellikle sınıfa, derse almak istememeleri, derse giremediğimiz için yok yazıldığımız ve başarısız görünmemiz. Sonuçta okulu bu şartlarda bitirdik. Ama önümüzde başka bir zorlu süreç vardı. Mesleğimizi ya başörtülü olarak sürdürmek isteyip bunun mücadelesini vermek ya da geri çekilip evde oturmak. Biz başörtülü olarak çalışabildiğimizi umduk, bir Müslüman ülkede olarak ve böyle bir hakkımızın da olduğunu düşünüyorduk. Ama meslek hayatına başladığımızda bunun mümkün olmadığı çok acı gerçeklerle bizim önümüze serildi" dedi. "Müfettişe, ’inancım gereği bu şekilde bulunuyorum’ dedim" Okulu bu şartlarda tamamladığını belirten Şarlayan, meslek hayatında ise daha ağır baskılarla karşılaştığını kaydetti. Şarlayan, "Nelerdi bunlar; okulun kapısından içeriye bu şekilde giremezsin. Bir dönem yaşadığım, hala unutamadığım, müdür beyin okulun bahçe kapısında ’başını açacaksın’ demesi. Bize görevden alınma ya da istifa edeceksin seçeneği sunuldu. Görevden alınma yazısını yazmak için müfettiş geldiğinde ’bu görevden alınma yazınız, son kararınız bu mu?’ dedi. Ben de başka bir çarem olmadığını söyledim. ’inancım gereği bu şekilde bulunuyorum’ dedim. İfadelerini aynen söylüyorum, ’iki haftaya kadar da görevden alınırsınız’ şeklinde söyledi. Dosyam bakanlığa gittikten sonra nasıl bir şeyse kaybolmuş. Ben bir ay bekledim, dosyam gelmedi" ifadelerini kullandı. "Nihayetinde ’Dünya sizin olsun, Allah’ın rızası bize yeter’ diyerek istifa ettim" Yaşanan sürecin ailesini de derinden etkilediğini ifade eden Şarlayan, "Bebeğimiz dünyaya geldi. Sonra tabii yaşanan sıkıntıların etkisi var mı yok mu onu Allah bilir. Biz bebeğimiz doğduktan 3 ay sonra kaybettik bebeğimizi. Birçok arkadaşımız da inanır mısınız, benim bildiğim 3 arkadaşımız vefat etti bu süreci yaşamış olan. Muhakkak bedenen, ruhen etkilenmiş bir hayat yaşadık. İstifa etmek zorunda kaldım, görevden alınma yazısı da yazılmadığı için. İstifa dilekçeme de ’ailevi nedenler’ denildi. Sanki bina üzerinize yıkılmış gibi hissediyorsunuz. Nihayetinde ’Dünya sizin olsun, Allah’ın rızası bize yeter’ diyerek görevimden istifa ettim bir 5 yıl kadar" diye konuştu. "O kitapları kütüphanede tutamıyordum" O dönem Allah’ın isminin geçtiği kitapların dahi soruşturma konusu yapıldığını ifade eden Şarlayan, "Şu anda o dönemle kıyaslarsak çağ atlamış durumdayız. Çocuklarımıza bakıyoruz gördüğünüz gibi. Güzel bir Ramazan ortamı. O dönem de benim birkaç tane kitabım vardı. Mesela Allah’ın esmalarını anlatan cümleler vardı. İnanır mısınız, o kitapları kütüphanede tutamıyordum. Çocuklarla o kitapları anlatıyorduk, konuşuyorduk, sohbet ediyorduk. Bunda da cezai işlem uygulanan arkadaşlarımız vardı. Allah’ın isminin geçtiği ifadeler bulunduğu için soruşturma açılmıştı" şeklinde konuştu.
Cezaevi firarisinin kaçış denemesi başarısız oldu: Kilometrelerce süren kovalamaca sonrası yakalandı
20 Ekim 2025 Pazartesi - 00:50 Cezaevi firarisinin kaçış denemesi başarısız oldu: Kilometrelerce süren kovalamaca sonrası yakalandı Kırıkkale’de polis ekiplerinin "dur" ihtarına uymayan cezaevi firarisi, yaşanan kovalamaca sonucu yakalandı. Alkollü olduğu belirlenen firarinin, hakkında 2 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu tespit edildi. Edinilen bilgiye göre, 26 yaşındaki F.K. isimli cezaevi firarisi, yanında bulunan arkadaşı F.B.K. ile birlikte Yozgat’ın Yerköy ilçesinden 71 ADP 469 plakalı araçla Kırıkkale’ye geldi. Şehrin girişinde alınan ihbar üzerine harekete geçen İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri, Plaka Tanıma Sistemi (PTS) üzerinden aracın konumunu belirledi. Polisin "dur" ihtarına rağmen kaçmaya başlayan firarinin peşine, Yahşihan İlçe Emniyet Müdürlüğü, Asayiş Şubesi ekipleri, Motosikletli Yunus Timleri ve bekçiler düştü. Ekipler, Ankara yolu üzerindeki Tıp Fakültesi Hastanesi önünde aracı durdurdu. Polisin tüm uyarılarına rağmen araçtan inip yaya olarak kaçmaya çalışan F.K., kısa sürede kıskıvrak yakalandı. Trafik ekiplerince yapılan incelemede, aracın sigorta ve muayenesinin bulunmadığı, ayrıca firari sürücünün alkollü olduğu tespit edildi. GBT sorgusunda ise F.K.’nın "hükümlü veya tutuklunun kaçması" ve "alkol ile uyuşturucu maddenin etkisinde araç kullanmak" suçlarından hakkında 2 yıl kesinleşmiş hapis cezası bulunduğu belirlendi. Gözaltına alınan iki şahsın emniyetteki işlemleri sürerken, trafikten men edilen araç çekiciyle otoparka kaldırıldı.
Kuraklık etkili oldu, göletlerde su seviyesi düştü
18 Ekim 2025 Cumartesi - 17:07 Kuraklık etkili oldu, göletlerde su seviyesi düştü Kırıkkale’de azalan yağışlar, kentte kuraklığın etkisini her geçen yıl artırıyor. Dinek Dağı eteklerindeki gölette su seviyesinin belirgin şekilde düştüğü gözlendi. Kırıkkale’de artan sıcaklıklar, kuraklığın etkisini her geçen yıl daha da derinleştiriyor. Yer altı sularının çekilmesi, kentte hem tarımsal üretimi hem de içme suyu kaynaklarını olumsuz etkiliyor. Balışeyh ilçesindeki 1744 rakımlı Dinek Dağı’nın eteklerinde bulunan gölette su seviyesinin ciddi oranda düştüğü görüldü. Kırıkkale Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi’nde yer altı ve yer üstü su kaynaklarıyla ilgili araştırmalar yapan Prof. Dr. Osman Yıldız, kuraklıkla ilgili yürüttükleri çalışmalarda 2007, 2013 ve 2017 yıllarının en düşük yağışın kaydedildiği dönemler olduğunu, 2014 yılının ise en sıcak yıl olarak kayıtlara geçtiğini söyledi. "Kuraklığı, ’çok şiddetli’, ’şiddetli’ ve ’az şiddetli’ kategorilerde tanımlıyoruz" Sıcaklık artışıyla birlikte yağışların azaldığını vurgulayan Yıldız, "2000 sonrası, son çeyrek asırda en düşük yağışa sahip yıllar arasında 2007, 2013 ve 2017 öne çıkıyor. En sıcak yıl ise 2014 olarak kayıtlara geçti. Sıcaklık artışıyla birlikte yağışların düşmesi bizi oldukça etkiledi. Kuraklığı; ’çok şiddetli’, ’şiddetli’ ve ’az şiddetli’ olmak üzere kategorilere ayırarak tanımlıyoruz. Kırıkkale, İç Anadolu Bölgesi’nde yer alan illerden biri. Kuraklık, yalnızca yağışlardaki azalma anlamına gelmiyor; bu azalma önce meteorolojik kuraklığa, ardından tarımsal ve hidrolojik kuraklığa yol açıyor. Bu da hidrolojik yapılarda çeşitli olumsuzluklara sebep oluyor. Biz, bu süreçleri alansal bazda inceleyerek hem tarıma hem de su kaynakları sistemine olan etkilerini değerlendirmeye çalışıyoruz" dedi. "Yer altı sularında ciddi problemler yaşanıyor" Yer üstü ve yer altı su kaynaklarına dikkat çeken Prof. Dr. Yıldız, "Su kaynaklarını yer üstü ve yer altı olmak üzere ikiye ayırıyoruz. Yer üstü kaynaklarımız; nehirlerimiz, göllerimiz ve barajlarımız. Ancak maalesef özellikle İç Anadolu Bölgesi, Ege Bölgesi ve Marmara Bölgesi’nin bir kısmında yer altı sularında ciddi problemler yaşanıyor. Tarımın ve sanayinin gelişmesiyle artan ihtiyaç, bilinçsiz ve aşırı kullanım sebebiyle yer altı sularında büyük bir düşüşe yol açmış durumda" diye konuştu. "Tarımsal sulamada ve şebeke sularında da bu nedenle ciddi sıkıntılar yaşanıyor" Balışeyh ilçesine bağlı Beyobası köyünde çiftçilik yapan Kemal Avanoğlu ise kuraklığın tarımsal üretimi doğrudan etkilediğini belirtti. Avanoğlu, "Kurak gittiği için mahsul zor çıkıyor, çimlenme olmuyor, ürün kaybı yaşanıyor. Bu yıl da yağış az olduğu için her tarafta sıkıntı var. Bu durum, ekinlere de doğrudan yansıyor. Zor bir süreçten geçiyoruz, tüm çiftçilerimizin Allah yardımcısı olsun. Kurak geçtiği için dağlardaki derelerden su gelmiyor, kışın kar yağmıyor. Zaten son iki yıldır kar yağmadı, en son 2023 yılında kar görülmüştü. Kar yağmayınca yer altı su kaynakları beslenemedi ve kurumaya başladı. Tarımsal sulamada ve şebeke sularında da bu nedenle ciddi sıkıntılar yaşanıyor" ifadelerini kullandı.
Gerçeğini aratmayan tatbikat: Rolünü o kadar benimsedi ki tatbikat bitse de sürdürdü
16 Ekim 2025 Perşembe - 14:36 Gerçeğini aratmayan tatbikat: Rolünü o kadar benimsedi ki tatbikat bitse de sürdürdü Kırıkkale’de düzenlenen deprem tatbikatında enkaz altında kalan kadının yakınlarını canlandıran gönüllüler rollerine kendilerini kaptırınca ortaya gerçeğini aratmayan görüntüler çıktı. Tatbikat sona erse de bazı katılımcılar bir süre daha rollerini sürdürdü. Kırıkkale’de Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında depreme hazırlık amacıyla geniş çaplı bir tatbikat gerçekleştirildi. İçişleri Bakanlığı’nın 2025 Yılı Tatbikat Programı çerçevesinde düzenlenen deprem tatbikatı, Valilik koordinesinde İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) tarafından yürütüldü. Senaryo gereği, merkez üssü Kırıkkale olan 5.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremin ardından Sanayi Mahallesi 1296. Sokak’ta iki katlı bir binanın yıkıldığı ve enkaz altında bir kişinin kaldığı ihbarı alındı. Olay yerine kısa sürede polis, jandarma, sağlık, itfaiye, AFAD ve UMKE ekipleri sevk edildi. Güvenlik güçleri çevrede güvenlik çemberi oluştururken, AFAD ekipleri gaz ölçümü yaparak bölgeyi güvenli hale getirdi. Tatbikatta arama kurtarma ekipleri, sessizlik çağrısının ardından "Sesimi duyan var mı?" anonslarıyla enkaz altında kalan vatandaşa ulaşmaya çalıştı. Kırıkkale Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’ne bağlı arama kurtarma köpeği "İglo", kısa sürede yaşlı kadının yerini tespit etti. Ardından UMKE ekipleri, AFAD görevlilerinin yardımıyla yaralıyı enkazdan çıkararak sedye ile ambulansa taşıdı. Tatbikat sırasında enkaz altında kalan kadının yakınlarını canlandıran gönüllüler, rollerine kendilerini kaptırarak gerçeği aratmayan sahneler sergiledi. Senaryo gereği sinir krizi geçiren kadının yakınlarına psikososyal destek ekipleri tarafından müdahale edildi. Tatbikat sona ermesine rağmen bazı katılımcıların ise sahadaki duygusal atmosferin etkisiyle bir süre daha rolünü sürdürdüğü görüldü. "Bu tatbikatı masa başı ve saha olarak icra ettik" Tatbikatı değerlendiren AFAD İl Müdürü Atila Altunbudak, gerçekleştirilen uygulamanın afet bilincini güçlendirmeyi amaçladığını belirterek, "Bakanlığımız tarafından planlanması istenen Türkiye Afet Planı’na göre hazırladığımız İl Afet Müdahale Planı’nda görevli tüm kurumların katılımıyla saha tatbikatı yaptık. Bu tatbikatı masa başı ve saha olarak icra ettik. Valimiz Sayın Mehmet Makas’ın koordinesinde İl Koordinasyon Merkezi’nde afet yönetme çalışmalarımız başladı. Toplamda 150 personel, 41 araç ve 7 iş makinesiyle sahadaki çalışmaları gerçekleştirdik. Afet gruplarının birlikte çalışması denenmiş oldu ve aynı zamanda Kırıkkale’nin ortak görev gücünün halkımıza duyurulması ve güven tazelemesi noktasında önemli bir adım attık" dedi. Tatbikatta "depremzede yakını" rolünü üstlenen Efsun Kuzucu, "AFAD bu konuda gerçekten çok iyi. Bizler böyle bir durumu gerçekten yaşasak ne olacak, nasıl yanımızda olacaklar, aile üyelerimizi nasıl kurtarabilecekler çok güzel gösterdiler. Bu anı yaşamak gerçekten insana dokunuyor. İnsan kolay kolay da çıkamıyor, çünkü daha önce de depremler yaşadık, felaketler gördük bu ülkede" şeklinde konuştu. Tatbikatta yer alan Pelin Tuza ise, tatbikatın farkındalık kazandırdığını belirterek, "Gerçekten deprem anında neler yapabilir ya da nelerle karşılaşabiliriz, bunu görmüş olduk. AFAD sağ olsun çok güzel destek verdi. Depremzede yakını rolündeydik, bu süreçte psikososyal destek ekibinden de eğitim aldık. O anın duygusunu yaşamak bile insana çok şey öğretiyor" dedi. Berkay Kara duygusal anlar yaşadıklarını ifade ederek, "Son büyük 6 Şubat depreminde kaybettiğimiz canları andık. O anları hatırladıkça gözlerimiz doldu. Rolün içinde kendimizi kaybettik; bir yakınımızı içeride kalmış gibi hissettik. Bu tatbikat, bize bir kez daha hazırlıklı olmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi" ifadelerini kullandı. Tatbikat sonrası Vali Yardımcısı Recep Yüksel, tatbikatta görev alan personel ve gönüllülerle hatıra fotoğrafı çekindi.
Gerçeğini aratmayan tatbikat: Rolünü o kadar benimsedi ki tatbikat bitse de sürdürdü
16 Ekim 2025 Perşembe - 14:29 Gerçeğini aratmayan tatbikat: Rolünü o kadar benimsedi ki tatbikat bitse de sürdürdü Kırıkkale’de düzenlenen deprem tatbikatında, senaryo gereği enkaz altında kalan kadının yakınlarını canlandıran gönüllüler, rollerine kendilerini kaptırarak gerçeğini aratmayan sahneler sergiledi. Tatbikat sona erse de bazı katılımcılar duygusal atmosferin etkisiyle bir süre daha rollerini sürdürdü. Kırıkkale’de, Türkiye Afet Müdahale Planı kapsamında muhtemel büyük bir depreme hazırlık amacıyla geniş çaplı bir tatbikat gerçekleştirildi. İçişleri Bakanlığı’nın 2025 Yılı Tatbikat Programı çerçevesinde düzenlenen deprem tatbikatı, Valilik koordinesinde İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü (AFAD) tarafından yürütüldü. Senaryo gereği, merkez üssü Kırıkkale olan 5.4 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Depremin ardından Sanayi Mahallesi 1296. Sokak’ta iki katlı bir binanın yıkıldığı ve enkaz altında bir kişinin kaldığı ihbarı alındı. Olay yerine kısa sürede polis, jandarma, sağlık, itfaiye, AFAD ve UMKE ekipleri sevk edildi. Güvenlik güçleri çevrede güvenlik çemberi oluştururken, AFAD ekipleri gaz ölçümü yaparak bölgeyi güvenli hale getirdi. Arama kurtarma ekipleri, sessizlik çağrısının ardından "Sesimi duyan var mı?" anonslarıyla enkaz altında kalan vatandaşa ulaşmaya çalıştı. Kırıkkale Belediyesi İtfaiye Müdürlüğü’ne bağlı arama kurtarma köpeği "İglo", kısa sürede yaşlı kadının yerini tespit etti. Ardından UMKE ekipleri, AFAD görevlilerinin yardımıyla yaralıyı sedye ile enkazdan çıkararak ambulansa taşıdı. Tatbikat sırasında enkaz altında kalan kadının yakınlarını canlandıran gönüllüler, rollerine kendilerini kaptırarak gerçeği aratmayan sahneler sergiledi. Duygusal anların yaşandığı tatbikatta, senaryo gereği kriz yaşayan "yakınlara" psikososyal destek ekipleri tarafından müdahale edildi. Tatbikat sona ermesine rağmen bazı katılımcılar, rollerini o kadar benimsedi ki, sahadaki duygusal atmosferin etkisiyle bir süre daha rolünü sürdürdü. "Bu tatbikatı masa başı ve saha olarak icra ettik" Tatbikatı değerlendiren AFAD İl Müdürü Atila Altunbudak, gerçekleştirilen uygulamanın afet bilincini güçlendirmeyi amaçladığını belirtti. Altunbudak, "Bakanlığımız tarafından planlanması istenen Türkiye Afet Planı’na göre hazırladığımız İl Afet Müdahale Planı’nda görevli tüm kurumların katılımıyla saha tatbikatı yaptık. Bu tatbikatı masa başı ve saha olarak icra ettik. Valimiz Sayın Mehmet Makas’ın koordinesinde İl Koordinasyon Merkezi’nde afet yönetme çalışmalarımız başladı. Toplamda 150 personel, 41 araç ve 7 iş makinesiyle sahadaki çalışmaları gerçekleştirdik. Afet gruplarının birlikte çalışması denenmiş oldu ve aynı zamanda Kırıkkale’nin ortak görev gücünün halkımıza duyurulması ve güven tazelemesi noktasında önemli bir adım attık" dedi. Tatbikatta "depremzede yakını" rolünü üstlenen Efsun Kuzucu, "AFAD bu konuda gerçekten çok iyi. Bizler böyle bir durumu gerçekten yaşasak ne olacak, nasıl yanımızda olacaklar, aile üyelerimizi nasıl kurtarabilecekler çok güzel gösterdiler. Bu anı yaşamak gerçekten insana dokunuyor. İnsan kolay kolay da çıkamıyor; çünkü daha önce de depremler yaşadık, felaketler gördük bu ülkede" şeklinde konuştu. Tatbikatta aktif rol alan bir diğer isim Pelin Tuza ise, tatbikatın farkındalık kazandırdığını belirterek, "Gerçekten deprem anında neler yapabilir ya da nelerle karşılaşabiliriz, bunu görmüş olduk. AFAD sağ olsun, çok güzel destek verdi. Depremzede yakını rolündeydik, bu süreçte psiko-sosyal destek ekibinden de eğitim aldık. O anın duygusunu yaşamak bile insana çok şey öğretiyor" dedi. Berkay Kara da duygusal anlar yaşadıklarını ifade ederek, "Son büyük 6 Şubat depreminde kaybettiğimiz canları andık. O anları hatırladıkça gözlerimiz doldu. Rolün içinde kendimizi kaybettik; bir yakınımızı içeride kalmış gibi hissettik. Bu tatbikat, bize bir kez daha hazırlıklı olmanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi" ifadelerini kullandı. Tatbikat sonrası Vali Yardımcısı Recep Yüksel, tatbikatta görev alan personel ve gönüllülerle hatıra fotoğrafı çekindi.