Yerel Haberler
Kocaeli
23 Mart 2026 Pazartesi - 14:41 Emlak sektöründe kriz: Ekran karartma başladı, ilan sitelerine sert uyarı Emlak danışmanları, fahiş ilan ücretlerine karşı ülke genelinde "ekran karartma" eylemi başlatırken, ilan platformlarının sektörü sürdürülemez hale getiren fiyat politikalarına son vermesi çağrısında bulundu. Konuya ilişkin net mesaj veren Tüm Emlak Danışmanları Birliği (TEDB) Kocaeli İl Başkanı Nuriye Köksal, "Biz korkmuyoruz. Siz de bizden korkmak istemiyorsanız bir adım geri atın" dedi. Tüm Emlak Danışmanları Birliği (TEDB) öncülüğünde Türkiye genelinde emlak danışmanları, ilan platformlarının yüksek ücret politikalarına tepki göstermek amacıyla "ekran karartma" eylemi başlattı. Bayramın üçüncü günü itibarıyla 81 ilde eş zamanlı hayata geçirilen protesto kapsamında ilan girişleri durdurulurken, sektör temsilcileri yaşadıkları ekonomik baskıya dikkat çekti. Emlakçılar özellikle sahibinden.com üzerindeki ilanlarının vitrin görsellerini protesto görselleri ile doldurdu. Konuya ilişkin açıklama yapan TEDB Kocaeli İl Başkanı Nuriye Köksal, gayrimenkul sektörünün artan maliyetler, durma noktasına gelen satışlar ve kontrolsüz şekilde yükselen ilan ücretleri nedeniyle ciddi bir çıkmazda olduğunu belirtti. Köksal, emlak danışmanlarının kira, personel ve reklam giderleri altında ezildiğini vurgulayarak, sektörde acil düzenleme yapılması gerektiğini ifade etti. "Ekranlarımızı karartma kararı aldık" Konuya ilişkin açıklama yapan Tüm Emlak Danışmanları Birliği (TEDB) Kocaeli İl Başkanı Nuriye Köksal, "Tüm Emlak Danışmanları Birliği olarak, genel merkezimiz öncülüğünde, Hakan Akçam başkanımızın liderliğinde bayramın üçüncü günü kampanya başlattık. 81 ilden meslektaşlarımıza dedik ki; ’Biz bu sektörün aktörleri olarak sahaya iniyoruz, elimizi taşın altına koyuyoruz, mücadele etmeye hazırız. Hadi hep beraber mücadele edelim’ diyerek ekranlarımızı karartma kararı aldık. Neden bu kararı aldığımızı açıklamak istiyorum. Kendimden örnek veriyorum. Ofisimin kirası 24 bin lira ve ilan sitelerine 23 bin lira para ödüyorum. Yani kiram kadar ilan parası ödüyorum. Ben bir gayrimenkul firması sahibi olarak, internet üzerinden satış yapma zorunluluğum olduğu için bu ilan sitelerini kullanmak zorundayım. Sadece bir platform değil, başka platformlar da var. Ancak bu platformlar arasında fiyat farkı çok büyük. Birinde bin 500 lira öderken, diğerinde 25 bin lira ödüyorum" diye konuştu. "Nasıl destek verileceği konuşulması gerekirken sarı siteler tarafından eziliyoruz" "Biz sessiz kaldıkça bu ücretler her yıl iki katına çıkıyor" diyen Köksal, "Sürekli zam yapılıyor. Yine ilan siteleriyle ilgili bir zam bekleniyor. Biz diyoruz ki ’artık yeter’. Biz sahipsiz değiliz. Bize bunları yapmayın. Gelin birlikte hareket edelim. Fiyatları geri çekin, aşağı indirin. Emlakçının önünü açın. ’Ekonomik kriz var’ diyorsunuz. Ekonomik krizden en çok etkilenen sektörlerden biri gayrimenkul sektörü. Satışlarımız durdu. Krediler çekilmiyor. Zaten birçok meslektaşım zor durumdayken, onlara nasıl destek verileceği konuşulması gerekirken biz sarı siteler tarafından eziliyoruz. Neden eziliyoruz? Çünkü fiyatlar o kadar yüksek ki birçok emlakçı, birçok ofis sahibi kira ödeyemediği, reklam giderlerini karşılayamadığı için ofisini kapatmak zorunda kalıyor. Herkes seviye 5 belgesi alıp emlak ofisi açmak istiyor ama açamıyor. Açtığı anda yaklaşık 40 bin lira gibi bir harca tabi tutuluyor. Ardından kira, elektrik, su, personel maaşı ve reklam giderleri geliyor. Yerel emlakçılar artık bu yükü taşıyamıyor" şeklinde konuştu. "Gayrimenkul sektörü sahipsiz değil" Tüm Emlak Danışmanları Birliği olarak sayfa karartmayla başlanılan kampanyaya ilerleyen süreçte Ankara’ya kadar, 81 il başkanıyla birlikte yürüyüş şeklinde eylemle devam ettirmeyi planladıklarını ifade eden Köksal, "Ayrıca bir ay kapatma planı da yapıyoruz. Biz sahipsiz değiliz. Gayrimenkul sektörü sahipsiz değil. Sektörümüz için mücadele ediyoruz. 40 bin liralık harç meselesine gelince; bu harç bir günde çıkmadı. Mecliste günlerce konuşuldu. Peki bizim vekillerimiz neredeydi? Neden bizim haberimiz olmadı? Bu harç mecliste görüşüldü, onaylandı ve Resmî Gazete’de yayımlandı. Biz ancak yayımlandıktan sonra haberdar olduk. Bu süreçte ne yapabiliriz diye düşündük ve konuyu Anayasa Mahkemesi’ne taşımak için siyasi partilerle görüşmeye başladık. Süreç başlatıldı ve sonucu bekliyoruz. Ancak biz bu parayı ocak ayında ödemek zorunda kaldık. Ben ödedim ama ödeyemeyen birçok meslektaşım var" ifadelerini kullandı. "Biz korkmuyoruz. Siz de bizden korkmak istemiyorsanız bir adım geri atın" Aynı kararlılığı ilan siteleri konusunda da göstereceklerini ifade eden Köksal, "Gerekirse kendi ilan portalımızı kuracağız ve faaliyetlerimizi kendi platformumuz üzerinden sürdüreceğiz. Ancak biz bunu hazırlayana kadar mevcut platformların da sorumluluk alması ve fiyatlarını geri çekmesi gerekiyor. Aksi takdirde, 81 ilde Tüm Emlak Danışmanları Birliği olarak adımları atacağız. Biz korkmuyoruz. Siz de bizden korkmak istemiyorsanız bir adım geri atın" dedi. "Sizin geçim kaynağınız bizleriz. Biz birlik olursak güçlüyüz, olmazsak yok oluruz" Rekabet Kurumu daha önce ilan platformlarına ceza verdiğini söyleyen Nuriye Köksal, " Bu cezaya rağmen fiyatlar değişmedi. Aksine, cezalar kullanıcıya yansıtıldı. Platformlar cezayı ödedi, ardından zam yaparak bu bedeli bizlere yükledi. Yani o cezayı aslında biz ödedik. Bu kabul edilemez. Bu durum böyle devam ederse emlakçılar ve gayrimenkul sahipleri bu platformları terk eder. Bu da ilan sitelerinin varlığını doğrudan etkiler. Çünkü emlakçılar ve galericiler olmadan ilan siteleri var olamaz. Emlakçılar yoksa, galericiler yoksa sahibinden.com veya emlakjet var olmaz. İlan sitelerine açıkça sesleniyoruz, ’Eğer iş yapmak istiyorsanız gayrimenkul firmalarına ve galericilere sahip çıkmak zorundasınız. Çünkü sizin geçim kaynağınız bizleriz. Biz birlik olursak güçlüyüz, olmazsak yok oluruz. Şu anda tüm emlakçıların ve galericilerin birlik olup sesini yükseltmesi gerekiyor. Artık görünmek istiyoruz. İlan platformlarının zam yapmayı bırakması ve geri adım atması gerekiyor" diye konuştu. "Arama başına ücret alınan modeller var" Bazı platformlarda daha adil sistemler uygulandığını ifade eden Köksal, "Örneğin, arama başına ücret alınan modeller var. Müşteri ararsa ödeme yapılıyor, aramazsa yapılmıyor. Bu sistem daha adil. Çünkü hem platform hem emlakçı kazanmak için çaba gösteriyor. Ancak mevcut sistemde ilan vermek yetmiyor. İlanın öne çıkması için ekstra ücret ödeniyor. Yani görünür olmak için sürekli daha fazla para harcamak zorunda kalıyoruz. Bu da sektörü sürdürülemez hale getiriyor" şeklinde konuştu.
23 Mart 2026 Pazartesi - 13:19 Başiskele Kavşağı projesinin yüzde 54’ü tamamlandı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi tarafından D-130 kara yolunda trafiği rahatlatmak amacıyla projelendirilen Başiskele Kavşağı’nda inşaat çalışmalarının yüzde 54’lük kısmı bitirildi. Ulaşımı daha hızlı ve güvenli hale getirmesi planlanan Başiskele Kavşağı Koridor Projesi kapsamında köprü ayakları ve taşıyıcı sistemlerin inşası yükselirken, köprü yaklaşımlarındaki dolgu imalatları büyük ölçüde tamamlandı. Çalışmalarda zemine binen yükü azaltmak ve inşa sürecini hızlandırmak amacıyla hafif yapıdaki "geofoam" dolgu blokları kullanılıyor. Projenin, tek seferde kullanılan geofoam dolgu miktarı bakımından dünyada ilk sırada yer aldığı belirtiliyor. 862 metrelik bağlantı kolu yapılıyor D-130 kara yolu ile Ömer Türkçakal Bulvarı’nın İzmit istikametini birbirine bağlayacak 862 metre uzunluğundaki yan kol inşası devam ediyor. Proje güzergahındaki iki köprüden D-130 üzerindekinin betonarme ayak imalatları tamamlandı. Yuvacık Bağlantı Yolu (Hoca Ahmet Yesevi Caddesi) üzerindeki köprünün ise bir ayağı bitirilirken diğerinde fore kazık çalışmaları sürüyor. Güney yan yol genişletme çalışmaları kapsamında da Atatürk ve Millet caddeleri arasına yapılan 465 fore kazıklı iksa duvarının yüzde 67’si bitirildi. Çevredeki yapıların güvenliği için sahada sürekli inklinometre ölçümleri yapılıyor. Yeni bağlantı yolunun tamamlanmasıyla sahil yolu trafiği Yuvacık Kavşağı’ndan ayrılacak. Bu kapsamda mevcut Yuvacık Kavşağı sahil yolu bağlantısının ilerleyen günlerde trafiğe kapatılacağı, sürücülerin alternatif güzergah olarak Bursa Caddesi üzerinden Hoca Ahmet Yesevi Caddesi’ne yönlendirileceği bildirildi. Çalışmalar süresince D-130 kara yolu İzmit istikametinde trafik akışı, iki şeritten kontrollü olarak sağlanmaya devam ediyor.
Darıca’nın trafiğine nefes aldıracak GTÜ Kavşağı’nda sona gelindi
08 Eylül 2025 Pazartesi - 09:22 Darıca’nın trafiğine nefes aldıracak GTÜ Kavşağı’nda sona gelindi Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Gebze, Darıca ve Çayırova ilçelerini kapsayan bölgedeki ulaşım ağını güçlendirecek kritik projelerde sona yaklaştı. Özellikle Darıca trafiğini önemli ölçüde rahatlatacak olan Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) Kavşağı’nda imalatların yüzde 95’i tamamlandı. Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Dr. Hayri Baraçlı, yapımı tamamlanan ve devam eden projeleri yerinde takip etme programı kapsamında Gebze, Darıca ve Çayırova ilçelerinde saha denetimlerinde bulundu. Baraçlı, bir gününü ayırdığı Gebze bölgesindeki turuna Gebze Millet Bahçesi ile başladı. Buradaki kütüphane ve diğer sosyal alanları inceleyen Baraçlı, millet bahçesinin batı girişinde inşa edilen Gebze Şehit ve Gazi Evi projesi hakkında yetkililerden bilgi aldı. 320 metrekare alana tek katlı olarak planlanan yapının temel demir donatı çalışmalarının devam ettiği öğrenildi. Daha sonra Gebze Barış Mahallesi’ndeki Zeki Acar Kavşağı’na geçen Baraçlı, buradaki yol çalışmalarını denetledi. Yetkililer, 225 metrelik yolun sol ekseninde PMT ve binder tabakası imalatlarının tamamlandığını, sağ eksende ise genişleme çalışmalarının ardından PMT ve binder serimi yapılacağını bildirdi. Darıca ve Çayırova’daki çalışmaları yerinde gördü Genel Sekreter Baraçlı, Darıca programı kapsamında Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık’ı ziyaret etti. Baraçlı ve Bıyık, daha sonra ilçenin ulaşımını önemli ölçüde rahatlatması hedeflenen Gebze Teknik Üniversitesi (GTÜ) Kavşağı’nda devam eden çalışmaları inceledi. Projede yağmur suyu hattı imalatlarının yüzde 95’inin, STFA Lisesi önündeki PMT ve binder serimlerinin tamamlandığı, taş duvar ve bordür imalatlarının ise sürdüğü belirtildi. Bölgedeki son durağı Çayırova olan Baraçlı, Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi ile birlikte çeşitli noktalardaki üstyapı çalışmalarını gezdi. Atatürk Mahallesi Çağdaşkent Mesire Alanı ile Bahriye Üçok Caddesi’nde yüzde 85’i tamamlanan çalışmaları inceleyen Baraçlı, SEDAŞ’ın elektrik altyapı işlemlerinin ardından bin 200 tonluk aşınma tabakası serileceği bilgisini aldı. Ayrıca, İSU tarafından altyapısı tamamlanan Uğur Mumcu Caddesi’nde de Büyükşehir Belediyesinin üstyapıyı tamamen yenileyeceği kaydedildi.
Ömer Çelik’ten CHP’ye: "Neredeyse ’gelin siz yönetin’ diyecekler"
07 Eylül 2025 Pazar - 17:05 Ömer Çelik’ten CHP’ye: "Neredeyse ’gelin siz yönetin’ diyecekler" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in Cumhurbaşkanı Erdoğan’a dönük ifadelerine tepki gösteren AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, "Şimdiki Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminde ve Özgür Özel’de çok ciddi bir siyasi navigasyon problemi var" dedi. Çelik, Özel’in partisindeki sorunları çözmesi gerektiğini ifade ederek, "CHP’deki gelişmelere hakim olmaktaki cari açığı, Cumhurbaşkanımıza ve Cumhur İttifakı’na saldırılarak kapatılamaz. Bu cari açık giderek büyümektedir. Dolayısıyla bunu yönetmesi gereken Cumhuriyet Halk Partisi yönetimidir. Yani neredeyse ’gelin bu meseleleri yönetin’ diye bize çağrı yapacaklar" ifadelerini kullandı. Kocaeli’de "Türkiye Yüzyılı Buluşmaları"na katılan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Ömer Çelik, İl Başkanlığı’nda açıklamalarda bulundu. En önemli gündem maddelerden birinin, "Terörsüz Türkiye süreci" olduğuna dikkati çeken Çelik, hem "Terörsüz Türkiye" hem de "Terörsüz Bölge" hedefine ulaşmak için yapılması gereken çalışmaları vatandaşlara anlattıklarını ifade etti. Vatandaşların kaygı ve sorularına cevap verdiklerini belirten Çelik, bu konuda tüm partililerin sahada ortak şekilde çalışma yürüttüğü bilgisini verdi. "Türkiye büyük bir başarıya imza attı ve atmaya devam ediyor" Konuşmasının devamında, deprem konutlarına değinen Çelik, "Dün Cumhurbaşkanımızın da ifade ettiği gibi, depremle ilgili olarak önümüze gelen tablo neredeyse bir ülke büyüklüğünde alanı sarsan ve yerle bir eden bir felaketti. Dünyada da ‘yüzyılın depremi’ olarak değerlendirildi. ’Böyle bir afetten sonra hiçbir hükümet kısa sürede konut teslim edemez’ denirken, Türkiye büyük bir başarıya imza attı ve atmaya devam ediyor. Cumhurbaşkanımız, her toplantıda bize deprem bölgesinin asla ihmal edilmemesi gerektiğini hatırlatmıştır. MKYK’nın açılışında, Bakanlar Kurulu toplantılarında sürekli olarak bu hassasiyet dile getirilmiştir. Türkiye, hangi yarayı alırsa alsın, hangi bedeli öderse ödesin ayağa kalkabileceğini bir kez daha bütün dünyaya göstermiştir" dedi. "Terörsüz Türkiye bir devlet politikası haline gelmiştir" Çelik, Türkiye’nin gündeminden terörün çıkarılması için Cumhur İttifakı’nın güçlü bir irade ortaya koyduğunu anlatarak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın devlet kurumlarına verdiği talimatla birlikte "Terörsüz Türkiye"nin bir devlet politikası haline geldiğini söyledi. Çelik, ülke gündeminden terörün çıkarılmasının, aynı zamanda yakın bölgeler için de bir ilham kaynağı olacağını ifade ederek, "Terörsüz Türkiye süreci, Terörsüz Bölge sürecinin de referansı haline gelecektir" diye konuştu. "Terörsüz Türkiye süreci stratejik bir adımdır" Türkiye’nin terörle mücadele kapasitesinin artırılması için büyük adımlar atıldığını ve bunların her birine ulaşıldığını belirten AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, sözlerine şöyle devam etti: "Terörle mücadele eden güvenlik güçlerimizin bu yöndeki kapasitesi imkan ve kabiliyetleri de katbekat artırıldı ama aynı zamanda devletler ’hard power’ dediğimiz sert güçlerini kullanırken, terörle mücadele konusunda yumuşak güçlerini de kullanırlar. Terör örgütü mensuplarının teslim olması, örgütlerin silah bırakması, feshedilmesiyle ilgili geçmişten itibaren yapılan hukuki düzenlemeler çeşitli çalışmalar söz konusudur. Bu çerçevede bakıldığında etrafımızdaki gelişmelere, dünyadaki gelişmelere bakıldığında esasında Terörsüz Türkiye süreci, Türkiye için son derece zamanlaması, mekanı, referansları doğru stratejik bir adımdır" "Türkiye’de ikinci sınıf vatandaş yoktur, Türkiye’de herkes ev sahibidir" Dün Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, şehit ailelerini ve gazileri incitecek hiçbir adımın atılmayacağının mesajını verdiğini aktaran Çelik, "Bize her toplantıda talimatları da budur. Öteden beri de söyledik. Devletin niteliği konusunda ve milletin değerleri konusunda herhangi bir pazarlık söz konusu değildir. Aynı şekilde bütün bu süreçler tek devlet, tek millet, tek bayrak, tek vatan ilkesi çerçevesinde gerçekleşecektir. Bu esasında herkesin faydasına olan bir şeydir. Yakın bölgemizde görüyoruz ki Türk’ü, Kürt’ü, Arap’ı aynı şekilde Alevi’yi, Sünni’yi, Şii’yi birbirine düşürmeye çalışanlar, aslında bu bölgelere sadece sömürge gözüyle bakanlardır. Biz ise bölgedeki bütün etnik unsurlara bütün mezhebi unsurlara kardeşlik gözüyle bakıyoruz. Türkiye’nin içerisinde sık sık söylediğimiz şey şudur. Hepimizin adları farklı olabilir ama hepimizin soyadı Türkiye Cumhuriyeti’dir. Türkiye’de ikinci sınıf vatandaş yoktur, Türkiye’de herkes ev sahibidir, birinci sınıf vatandaştır. Tabii ki demokrasimizi, cumhuriyetimizi, hukuk devletimizi hedef alanlara karşı her zaman güvenlik güçlerimiz teyakkuz halindedir" ifadelerini kullandı. "Bütün bu sabotajlara karşı geçmişten itibaren son derece idmanlıyız" Ömer Çelik, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Bugün net bir şekilde görüyoruz ki, her kim Terörsüz Türkiye ve Terörsüz Bölge sürecine ulaşılmasının önüne geçmek için silah bırakma konusunda ve fesih konusunda bir geciktirme mesajı veriyor ya da silah bırakma ve fesih sürecini sulandırmaya ve ertelemeye çalışıyorsa; aslında görüyoruz ki emperyalizm, siyonizm dediğimiz bu odaklarla yanaşık düzen içerisinde duruyor. Bunların güya sürece gövdeden karşı değilmiş gibi bir üslup kullansa da, esasında süreci enfekte etmeye çalışan bir takım tutumlar içerisinde olduğunu görüyoruz. O sebeple bütün bu sabotajlara karşı geçmişten itibaren son derece idmanlıyız. Bu konularda büyük bir tecrübemiz var. Bu sabotajları yapmaya çalışanların niyetlerini, amaçlarını görüyoruz. Biz her ne olursa olsun hem ülkemizde hem yakın bölgemizde ’kardeşlik’ diyeceğiz, ’duygudaşlık’ diyeceğiz ve geleceğe bu şekilde bakmaya devam edeceğiz." "Eninde sonunda terörsüz bir Türkiye ve terörsüz bölge hedefine ulaşacağız" AK Parti Sözcüsü Çelik, Suriye’yi istikrarsızlaştırmak isteyen dış güçlerin, bölgeyi etnik ve mezhebi fay hatları temelinde bölmeye çalıştığını belirterek; bazı odakların, bölgedeki belli gruplara "özerklik" vaadiyle yaklaştığını ancak asıl amaçlarının o grupların iyiliği olmadığını ifade etti. Çelik, "Onlar böyle yaparak esasında daha büyük bir fitne çıkarmaya ve kendi çıkarlarını tahakkuk ettirmeye çalışıyorlar" dedi. Bazı Avrupa devletlerinin istihbarat servislerinin bilgisi dahilinde, kimi şirketlerin birden çok terör örgütüne karargah hazırlayıp lojistik destek verdiğinin görüldüğünü vurgulayan Çelik, "Vatandaşlarımız bu konuda müsterih olsunlar, çok boyutlu bir şekilde yürütüyoruz. Terörsüz Türkiye sürecini, bahsettiğim ilkeler çerçevesinde sonuca ulaştırmakta kararlıyız. Buna dönük her türlü sabotajla mücadele edebilecek kapasitemiz vardır. Eninde sonunda terörsüz bir Türkiye ve terörsüz bölge hedefine ulaşacağız. Bu ülkemize ve bölgemize dönük, kötü niyet besleyenlere, kötü niyetli projeleri tahkim etmek isteyenlere vereceğimiz en güçlü cevap olacak" şeklinde konuştu. "Cumhuriyet Halk Partisi gibi köklü bir parti, bu skandalların içine nasıl düşmüştür?" Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Özgür Özel’in son birkaç haftadır Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik söylemlerini de eleştiren Çelik, "Biz, Özgür Özel’in birinci meselesinin kendi partisiyle uğraşmak olması gerektiğini değerlendiriyoruz. Cumhuriyet Halk Partisi gibi köklü bir parti, bu skandalların içine nasıl düşmüştür? Cumhuriyet Halk Partisi gibi köklü bir partinin her tarafından bu kadar skandallar patlarken, Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı ve Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi neyle meşgul? Esasında ilgilenmesi gereken konu budur" ifadelerine yer verdi. "Konunun bizimle bir ilgisi yok" Bu hukuki süreçlerin, CHP’li isimlerin birbirleri hakkındaki şikayetleri üzerine başladığını hatırlatan Çelik, şöyle konuştu: "Aslında tabloya baktığınızda herhangi bir şekilde konunun bizimle bir ilgisi yok. Birtakım Cumhuriyet Halk Partililer, yargıya birtakım Cumhuriyet Halk Partilileri şikayet etmişler. Bu Cumhuriyet Halk Partililerin diğer Cumhuriyet Halk Partilileri şikayetlerinin içerisinde geçen rüşvet, şantaj, diğer birtakım skandallar meselesi yargı tarafından gündeme alınmış. Şikayet zaten Cumhuriyet Halk Partililerden gelmiş. Bunlar gizli de olmadı. Bütün o süreçlerde basına yansıyarak bunların hepsi söz konusu oldu" dedi. "Neredeyse gelin bu meseleleri yönetin diye bize çağrı yapacaklar" CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in, partisindeki sorunları çözmek yerine gündemi değiştirmeye çalıştığını ifade eden Çelik, eleştirilerini şöyle sürdürdü: "Şimdiki Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminde ve Özgür Özel’de çok ciddi bir siyasi navigasyon problemi var. Çok ciddi bir siyasi pusula meselesi var. Yani navigasyona herhangi bir şey yüklediğinde Cumhuriyet Halk Partisi’ne söylemesi gereken sözü AK Parti’ye söylüyor. Aynaya bakarak yüzleşmesi gereken meselelerde Cumhurbaşkanımıza karşı haksız ifadeler kullanıyorlar. Özgür Özel’in Cumhuriyet Halk Partisi’ni yönetmekte gösterdiği zaaf ve Cumhuriyet Halk Partisi yönetiminin Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki gelişmelere hakim olmaktaki cari açığı, Cumhurbaşkanımıza ve Cumhur İttifakı’na saldırılarak kapatılamaz. Bu cari açık giderek büyümektedir. Bu cari açık artık Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş vatandaşlarımızı da inciten, onların hak etmediği, milletimizin hak etmediği, siyaset hayatımızın hak etmediği bir noktaya gelmiştir. Dolayısıyla bunu yönetmesi gereken Cumhuriyet Halk Partisi yönetimi. Yani neredeyse ’Gelin bu meseleleri yönetin’ diye bize çağrı yapacaklar. Bu konunun bizimle hiçbir ilgisi yok. Bütün teşkilatlarımızla birlikte söylüyoruz. Cumhurbaşkanımız kırmızı çizgimizdir. Bu haksız ifadelerle hukuk ve siyaset alanında sonuna kadar mücadele ederiz. Ama şunun da bilinmesi gerekir ki, problemleri bizimle değil, Cumhuriyet Halk Partisi’nin problemi Cumhuriyet Halk Partisi’yledir. Dolayısıyla bu Cumhuriyet Halk Partisi’ne gönül vermiş vatandaşlarımızın da hak etmediği bir meseledir. Onu çözmeleri gerekir." "Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir devlet başkanı Filistin davasını, milli davamız olarak tanımlamıştır" Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Gazze konusundaki hassasiyetini sorgulayan eleştirilere de tepki gösterdi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Filistin davasını yıllardır her platformda en güçlü şekilde savunduğunu belirten Çelik, "O gün de mecliste söyledi; ’Erdoğan’ın Gazze’yi turistik bölge yapacağız diyenlere karşı bir sözü yok. İsteyen Google’a girsin baksın’ diye. Girip baktı herkes. Cumhurbaşkanımızın onlarca sözü var. Daha hiç kimse bunları dillendirmezken, İsrail’in işgal haritasını gösterip yıllardır Birleşmiş Milletler’de bunu dile getiren Cumhurbaşkanımızdır. Yine ifade ettik, bugün Abbas yönetimine ve Filistinlilere vizenin koyulması aslında Filistinlilerin sesini kısmak anlamına geliyor ama hiç kimse Filistinlilerin sesini kısamaz. Niye? Cumhurbaşkanımız var. Recep Tayyip Erdoğan var. Bir kere daha göreceğiz ki, eylülde yapılacak Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda Filistin davasının en gür sesi Cumhurbaşkanımız olacaktır. Onun tarafından ilan edilecektir. Cumhuriyet tarihinde ilk defa bir devlet başkanı Filistin davasını, milli davamız olarak tanımlamıştır. O da Cumhurbaşkanımızdır. Dolayısıyla çok basit bir test öneriyorum Özgür Özel’e. Cumhurbaşkanımızın Gazze konusundaki, Filistin konusundaki hassasiyetini sorgulaması son derece yanlış bir şey. Ama bununla ilgili olarak kimin ne düşündüğünü öğrenmek istiyorsa Gazzeli bir kardeşimize, Filistinli bir kardeşimize bunları söylesin. Bakalım ne cevap alıyor" dedi.
Bu karakol uçuyor: TSK’nın göz bebeği
07 Eylül 2025 Pazar - 09:36 Bu karakol uçuyor: TSK’nın göz bebeği Hem mavi vatanın hem de gökyüzünün adeta gözü kulağı konumunda bulunan Deniz Kuvvetleri’ne ait P-72 Deniz Karakol Uçağı, milli sondaj gemilerine de havadan siper oluyor. Karakol uçak aynı zamanda düşman unsurlarının su altındaki faaliyetlerini tespit edebilme yeteneğine de sahip. Yardım çağrısı yapan gemilere Hızır gibi yetişen deniz karakol uçakları, özellikleri ve sistemleri ile mavi vatanın güvenliğinde kilit rol oynuyor. Adını, Türkiye’nin Kıbrıs’taki ilk hava harp şehidi olan Pilot Yüzbaşı Cengiz Topel’den alan ve Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde konuşlu bulunan Topel Deniz Hava Üs Komutanlığı, Türkiye’nin mavi vatandaki hak ve menfaatlerini başarılı görevler ile koruyor. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin çok önemli konumunda bulunan Deniz Hava Komutanlığı bünyesindeki P-72 Deniz Karakol Uçağı, adeta ülkenin gökyüzündeki kalesi olarak görev yapıyor. Türk Deniz Kuvvetleri’nin seçkin birliklerinden 301. Deniz Hava Filo Komutanlığı ise bu stratejik gücün sahadaki yansıması olarak öne çıkıyor. Filo, envanterindeki modern deniz karakol uçakları ve bunların sahip olduğu üstün teknoloji sensör ve silah sistemleriyle donanmanın caydırıcı gücünü gökyüzüne taşıyor. Havadan koruma kalkanı Potansiyel tehditlerin tespiti, deniz haydutluğu ve her türlü yasa dışı faaliyetle mücadele gibi genel görevlerinin yanı sıra deniz karakol uçağı, Türkiye’nin stratejik enerji hamlelerine de havadan kalkan oluyor. Karadeniz’de aktif görev yapan Fatih, Yavuz, Kanuni gibi milli sondaj gemilerinin üzerinde düzenli keşif ve gözetleme uçuşları icra eden filo, hem muhtemel tehditlere karşı caydırıcılık sağlıyor hem de gemi personeline ve Türk milletine her an yanlarında oldukları mesajını en güçlü şekilde hissettiriyor. Sistemler yerli MELTEM-III Projesi kapsamında, 6 deniz karakol uçağının yapısal ve elektriksel tadilatı ile sistem testleri, entegre lojistik destek aktiviteleri, TUSAŞ tarafından gerçekleştirildi. Türk Havacılık ve Uzay Sanayi tarafından ise detay parça üretimi, yapısal ve elektriksel tadilatı ile sistem testleri, malzeme tedariki, yer ve uçuş testleri desteği, entegre lojistik destek aktiviteleri yapıldı. ASELSAN tarafından da sistem tedariki sağlandı. Uçaklarda Milsoft tarafından geliştirilen Link 11 ve Link 16 sistemleri bulunurken, deniz karakol yer istasyonu ise HAVELSAN tarafından P-72 uçaklarına destek verecek şekilde güncellendi. Deniz karakol uçakları denizaltı tespiti için ise çok gelişmiş sistemlere sahip. Uçaklar, su üstündeki ya da şnorkel yapmış bir denizaltıyı kilometrelerce uzaktan tespit ediyor. Aynı zamanda ise yüzlerce su üstü hedefini izleyebilen radarlar ile donatılmış durumda. Su üstü ile bağlantısı bulunmayan denizaltıların tespiti için de sonoboylara sahip. Sonoboylar gönderdiği ses dalgaları ya da denizaltıdan gelen ses dalgalarını değerlendirerek düşman denizaltısını tespit ederek, deniz karakol uçağına bildiriyor. Daha sonra ise tespit edilen düşman denizaltısının imha süreci başlıyor. Yüksek moral ve ekip ruhu 301. Filo’nun öncülüğünde gökyüzünde adeta ülkenin kalesi olan deniz karakol uçaklarının operasyonel başarısının temelinde, ileri teknolojiye sahip sistemlerin yanı sıra personelin yüksek vazife bilinci ve motivasyonu yatıyor. Personelin üniformalarında gururla taşıdığı filo arması, birliğin ortak kimliğini ve göreve olan adanmışlığı simgeliyor. Cengiz Topel Deniz Hava Üs Komutanlığı’nda görevli Deniz Pilot Binbaşı Abbas Ersen Kanat, İhlas Haber Ajansı’na (İHA) yaptığı açıklamada, zorlu ve stratejik görevlerini anlattı. İcra ettikleri keşif, gözetleme ve karakol görevinin temel amacının Türkiye’nin denizlerdeki menfaatlerini korumak ve güvenliğini sağlamak olduğunu vurgulayan Kanat, "Karakol uçağı filosu olarak temel görevimiz, ülkemizin denizlerdeki menfaatlerini korumak ve güvenliğini sağlamak, yetkisiz veya yasa dışı faaliyetleri gözlemleyerek ve gerekli hukuki ve cezai tedbirleri almak için yetkili makamlara bildirmektir" dedi. 7/24 görev başındalar Bu kapsamda mavi vatanda sürekli karakol uçuşları icra ettiklerini belirten Kanat, şunları kaydetti: "Öncelikle görevlerimiz arasında keşif gözetleme ve karakol faaliyetleri yer almaktadır. Mavi vatanda karakol uçuşları icra ederek deniz trafiğini, şüpheli ve tehlikeli gemileri, yasa dışı ve sualtı tehditlerini tespit ederek durumsal farkındalığın artırılmasına katkıda bulunmaktayız. Denizaltı Savunma Harbi kapsamında ise deniz karakol uçaklarımızın sahip olmuş olduğu radar, sonoboy gibi gelişmiş sensör sistemlerini kullanarak denizaltıların tespit, takip etme ve gerekirse etkisiz hale getirme görevlerini icra edebilmekteyiz. Bunlara ilave olarak arama kurtarma görevlerinde de aktif rol oynamakta, denizde kaybolan veya yardım çağrısı yapan unsurlara hızlı şekilde ulaşarak arama kurtarma faaliyetlerine destek olmaktayız." "En büyük motivasyonumuz milletimizin sevgisi ve güveni" Görevlerini icra ederken kendilerini motive eden en önemli etmenlerden de bahseden Binbaşı Abbas Ersen Kanat, milletin varlığını ve sevgisini hissetmenin kendilerine güç verdiğini söyledi. Kanat, "Bizleri en çok motive eden unsur mavi vatan semalarında icra ettiğimiz her görevde ülkemizin bekası ve menfaatlerini korumamızda bize güven duyan milletimizin varlığını ve sevgisini hissetmektir" diye konuştu. "Elde edilen başarılar motivasyonumuzu en üst seviyeye çıkarıyor" Uçuşlar sırasında elde edilen somut başarıların motivasyonlarını en üst seviyeye çıkardığını dile getiren Kanat, duygularını şu sözlerle ifade etti: "Ayrıca uçuşlarımız esnasında elde ettiğimiz somut başarılar, örneğin şüpheli bir teması tespit etmek, denizaltı tespitini gerçekleştirmek, balıkçı teknelerine yapılan operasyonlara katılmak veya arama kurtarma görevinde bir can kurtarmak, motivasyonumuzu en üst seviyeye çıkarmaktadır. Şöyle düşünün, yaşıtlarımın çoğu gibi benim de evlatlarım var. Her uçuş görevinden dönerken, eğer kötü bir olayla karşılaşmışlarsa, onların benimle gurur duyduklarını ve yaşayabilmeleri için gerekli güvenliğin sağlanmasına katkı yaptığımı bilmek bana ve tüm uçuş arkadaşlarıma büyük bir gurur vermektedir" "Bayrağımızı dünyanın dört bir yanında dalgalandırmak gurur ve onur kaynağı" Ekip ruhunun görevlerin temel taşı olduğuna da dikkat çeken Binbaşı Kanat, "Deniz karakol görevlerinde tek başımıza değil, bir ekip olarak çalışmaktayız. Bu birliktelik ve dayanışma ruhu icra ettiğimiz görevlere yönelik hissettiğimiz aidiyet duygusunu en üst seviyeye çıkarmaktadır. Uluslararası görevlerde ve tatbikatlarda ülkemizi temsil etmek, bayrağımızı dünyanın dört bir yanında dalgalandırmak da bizim için ayrı bir gurur ve onur kaynağı olmaktadır" ifadesini kullandı.
Hazırlık maçı: Türkiye U17: 3 - Moldova U17: 2
06 Eylül 2025 Cumartesi - 18:28 Hazırlık maçı: Türkiye U17: 3 - Moldova U17: 2 Türkiye U17 Milli Takımı, UEFA Avrupa Şampiyonası 1. Tur maçları öncesinde hazırlık karşılaşmasında Moldova’yı ağırladı. İlk yarısı 1-1 tamamlanan karşılaşmayı genç milli takım son dakikada gelen penaltı golüyle 3-2 kazandı. Türkiye U-17 Milli Futbol Takımı, 11-17 Kasım tarihleri arasında Sırbistan’da oynayacağı 2025-2026 UEFA Avrupa U-17 Şampiyonası 1. Tur maçlarının hazırlıklarını Kocaeli’de sürdürüyor. 14 gruplu şampiyonanın 7. grubunda bulunan genç milliler; ev sahibi Sırbistan, Bosna-Hersek ve Malta ile karşılaşacak. Şampiyona hazırlıkları kapsamında Kartepe’de teknik direktör Selçuk Erdoğan yönetiminde kamp yapan Ay-Yıldızlılar, Derince İlçe Stadı’nda Moldova ile hazırlık maçı yaptı. Genç milli takım, ilk yarısı 1-1 tamamlanan Moldova maçını, son dakikada kazandığı penaltıyı gole çevirerek 3-2 kazandı. Hazırlık karşılaşmanın rövanşı 9 Eylül Salı günü saat 16.30’da Derince Stadyumu’nda oynanacak. Stat: Kocaeli Derince İlçe Hakemler: Abdulbaki Ayyıldız, Buğra Gören, Faruk Yavaş Türkiye: Tolga Sancak, Hasan Mert Tuncel, Üveys Yasir Satık, Bilal Demirbağ, Ramazan Özçelik, Ali Demirbilek (Furkan Ayaz Özcan dk. 58), Hasan Yakub İlçin (Mustafa Deniz Karadeniz dk. 74), Eymen Mustafa Erdoğan (Yiğit Metin Yumak dk. 58), Emin Eren Sayar, Tarık Buğra Kalpaklı (Emirhan Ateş dk. 46), Yağız Fikri Şen (Cem Taylan Halaç dk. 74) Yedekler: Hüseyin İşlek, Emir Gündoğdu, Bedirhan Karababa, Enes Işık, Doruk Özsaraç, Barış Baş, Umut Mustafa Ulutaş Teknik Direktör: Selçuk Erdoğan Moldova: Ghiaur Octavian, Bivol Victor, Rosioru Marius, Tenti Vlad, Ratmir Nichita, Turetchi Toma, Aftenii Artiom (Bagrin Mihai dk. 86), Lisnic Chiril, Ceaciru Nicolae (Nicolau Alexandru dk. 71), Burlaciuc Stanislav (Gore Alexandru dk. 82), Galitchii Daniel (Armasu Daniel dk. 71) Yedekler: Kushnir Eduard, Harabagiu Mihai, Baciu Victor, Coman Alexandru, Calasnicov Maxim, Panaghiu Dorin, Bejenaru Nelu Teknik Direktör: Radiola Andrei Goller: Ali Demirbilek (dk. 45+2), Furkan Ayaz Özcan (dk. 75), Emin Eren Sayar (dk.90 + 4) (Türkiye), Ceaciru Nicolae (dk. 30), Burlaciuc Stanislav (dk. 59) (Moldova) Sarı kartlar: Ceaciru Nicolae (Moldova)