Yerel Haberler
Kocaeli
7 işçinin öldüğü faciada fabrika sahibinin diğer oğlu da hakim karşısında: "Kalbim ağrıyor" 25 Mart 2026 Çarşamba - 14:06:48 Kocaeli’nin Dilovası ilçesinde 7 kişinin hayatını kaybettiği fabrika yangınına ilişkin yargılanan sanıklardan, fabrika sahibi Kurtuluş Oransal’ın oğlu Altay Ali Oransal da, fabrikanın asıl yöneticisinin ölen babası Kurtuluş Oransal olduğunu, şirketin sadece kağıt üzerinde kendilerine ait olduğunu öne sürdü. Avukatların, fabrikadaki iş güvenliği eksikliklerini hatırlatarak, "Makine mühendisisiniz, çıplak gözle görülebilecek bu eksiklikleri görmediniz mi, kör müydünüz" şeklindeki sorusuna sanık Oransal, "Makine mühendisiyim ancak o alanda hiç çalışmadım" yanıtını verdi. Yine avukatların 7 işçinin acı ölümünü hatırlatıp vicdan azabı çekip çekmediğini sorduğu sanık Altay Ali Oransal, kendisinin de acılı olduğunu söyleyerek, "Ben de babamı kaybettim, tabii ki kalbim ağrıyor" ifadelerini kullandı. Kandıra Ceza İnfaz Kurumu Yerleşkesi’nde yapılan duruşmanın ikinci gün oturumunda savunması alınan tutuklu sanıklardan Ravive Kozmetik’in resmi yetkilisi Altay Ali Oransal (35), hayatını kaybedenlerin yakınlarına Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı dileyerek savunmasına başladı. Babası Kurtuluş Oransal’ın tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçirerek vefat ettiğini hatırlatan Oransal, "Ben de sorumluların cezalandırılmasını istiyorum" dedi. Makine mühendisliği bölümü mezunu olduğunu söyleyen Oransal, "Annem ve babam boşandıktan sonra kardeşimle annemle kalmaya başladık. Web sitesi üzerinden e-ticarete atıldık. Babam borçları olduğunu söyledi. Kendine ufak bir yer açmak istedi ve borç para istedi. Borcu sebebiyle adına şirket kuramıyordu. Pandemide yaşanan kolonyaya olan ihtiyaç sebebiyle kârlı olacağını düşündük ve borç para verdik. Adımıza şirketi açtı" dedi. "Ben senede birkaç kez gittiğim Ravive’den gelir elde etmedim" Patlamanın yaşandığı Ravive isimli fabrikayı çok az ziyaret ettiğini ve söz konusu işletmeden para almadığını iddia eden eden Altay Ali Oransal, "Geçimimizi krem markamızdan sağlıyorduk. Kadınlar tarafından çok tercih edilen markamızdır. Shauran da Fransa’da üretilen markamızdır. Biz gelirimizi bu iki markadan sağlıyorduk. Ben senede birkaç kez gittiğim Ravive’den gelir elde etmedim. Yöneticilik veya başka bir ilişkim yoktur. Fabrikaya son 6 ayda 1veya 2 kez gitmişimdir. Buranın denetlenmesini veya üretimini yapmış değilim" diye konuştu. "Hiç gitmediğim fabrikada nasıl talimat verebilirim" Sanık Oransal, savunmasına şöyle devam etti: "Tuncay Yıldız’ı (fabrikanın vefat eden çalışanı) hayatımda birkaç kez aradım. Babamdan sonra fabrikada en etkili kişidir. Gülhan Bendi’yi (çalışan) simaen bilirim. Kendisine hiç talimat vermedim. Talimat verdiğim iddiası yalandır. Hiç gitmediğim fabrikada nasıl talimat verebilirim? Gülhan Bendi, WhatsApp gruplarında talimat veriyormuş, fabrikadaki sorumlu kişilerden biridir. İfadesi ile sorumluluğu üzerinden atmaktadır." "Yanımda pasaportum varken kaçmadım" Olay günü yaşananları da anlatan Oransal, "Olay günü kardeşim beni aradı ve patlama olduğunu söyledi. İkinci arayışında can güvenliğimizin olmadığını, avukatın da il dışına çıkmamız gerektiğini söylediğini aktardı. Ravive’de hiçbir yetkim yoktur. Fiili yöneticisi Kurtuluş Oransal’dır. 5 aydır tutukluyum, hiçbir kusurum ve kastım yoktur. O gün kaçabilecek şansım varken, sınıra 1,5 kilometre uzaklıktayken ve yanımda pasaportum varken kaçmadım. Çünkü olayda sorumluluğum olmadığını düşünüyorum. Serbest bırakılmayı talep ediyorum. Olay günü kardeşim beni aldı ve dayımın fabrikasına gittik. Oradan da eve geçtik. Güvenli bir eve gittik. Tekirdağ’a gitmeden önce Gökberk kardeşimin dizüstü bilgisayarını ofisten alıp kendisine getirmiş." "Biz hammaddeyi veriyorduk" Markalarına ait jel kremin Ravive’de üretildiğini söyleyen Oransal, "Markamız, Ravive dışında başka yerde de üretiliyordu. Sadece markamıza ait jel krem Ravive’de üretiliyordu. Ravive’de üretilen markamızın denetimini kim yapıyordu bilmiyorum. Biz hammaddeyi veriyorduk" şeklinde konuştu. "Ravive’deki kişilerin sigortasız olduğuna dair bilgim yok" Sanık Altay Ali Oransal, Ravive’deki tüm işleyişin babasına ait olduğunu öne sürerek, "Ravive’deki tüm gelir ve giderler babama aitti. Ravive’nin hem eski hem de yeni yeriyle ilgili bilgim yok. Taşınma olayıyla ilgili bilgim yok. Üretim kısmıyla ilgili de söz sahibi ve müdahale hakkına sahip değilim. Ravive’deki depoda kardeşimle olan markamıza ait patlama anında stoklanmış olan ürün olup olmadığını bilmiyorum. Bir yazılım şirketim vardı. Yazılım bilgimden dolayı açtık ancak beceremedik. Sonra Gökberk’e ve Aleyna’ya devrettik. Başakşehir’deki ofisimizde Gökberk göstermelik kiraladı. Gökberk’in ürünleri nereden temin ettiğini bilmiyorum ancak Ravive’de fason üretim yapıyordu. Ravive’ye müşteri bulma gibi bir durumum ve çabam olmadı. Hayatımın büyük bir kısmını markam olan Shauran’a adadım. Ravive’deki kişilerin sigortasız olduğuna dair bilgim yok. Ravive’de denetim, üretim veya yönetici pozisyonum yoktur. Fabrika ve üretimde olan her şey babama aitti, o ilgileniyordu. Benim veya kardeşimin ilgisi yoktur" ifadelerini kullandı. "İsteseydim uçakla da gidebilirdim, evim havalimanına yakındır" Yakalandıkları sırada üzerlerinde ele geçirilen 530 avro, 4 bin 350 dolar, 20 bin lira ve 2 pasaporta ilişkin mahkeme heyetinin sorusunu yanıtlayan sanık Oransal, söz konusu meblağın kardeşiyle kendisine ait toplam para olduğunu ifade etti. İşleri gereği sık sık yurt dışına çıktıkları için yanlarında sürekli döviz taşıdıklarını ve güvenlik sebebiyle banka kartlarının kapatıldığını öne süren Oransal, "Kaçma eylemi firari olan, kaçma ihtimali olan kişidir. Beni polis de aramadı. İsteseydim uçakla da gidebilirdim, evim havalimanına yakındır" şeklinde savunma yaptı. "Babam gelir gideri hesaplayamayan biriydi" Ayrıca, şirketin uzun yıllar neden kendi adlarına kayıtlı kaldığına yeniden açıklık getiren Oransal, babasının borç batağında olduğunu savunarak, "Babam borç batağındaydı. Ona yardımcı olmak sebebiyle şirketin kurulumunu kabul ettik. Babam gelir gideri hesaplayamayan biriydi. Babamın borçlarının bitmemesi sebebiyle uzun yıllar firmayı devredemedik. Ravive’den gelecek gelire ihtiyacım yok. Zaten iki markamızdan da gelirim vardı" dedi. "Babamın böyle bir ifade verdiğine inanmıyorum" Savunmasının ardından müşteki avukatlarının çapraz sorgusuna geçilen sanık Altay Ali Oransal’a, babası Kurtuluş Oransal’ın soruşturma aşamasında verdiği "Şirket oğullarımın yönetimindeydi" şeklindeki ifadesi hatırlatıldı. Bu beyana karşı çıkan sanık, "Babamın böyle bir ifade verdiğine inanmıyorum. Sadece kağıt üzerinde yönetim kurulunda göründüğüm için yargılanıyorum ancak olayda hiçbir sorumluluğum yoktur" diye konuştu. "Kör müydünüz?" tepkisi Müşteki avukatlarının fabrikadaki iş güvenliği ihlallerini hatırlatarak, "Bu risklerden haberdarsınız. Hem şirkette yetkilisiniz hem de kendi markanız Ravive firmasında üretiliyor. Neden denetlemediniz?" sorusunu yöneltmesi üzerine Oransal, "Benim üretim tecrübem yoktu. 25 yıldır bu sektörde olan babam orayı işletiyordu" savunmasını yaptı. Bir avukatın, "Makine mühendisi olarak oradaki eksiklikleri çıplak gözle görebilecekken bunları görmediniz mi, kör müydünüz" şeklindeki sert tepkisine ise sanık, "Ben sadece makine mühendisliği bölümünden mezunum, o alanda hiç çalışmadım" yanıtını verdi. Sanığa, savunmasında sıkça dile getirdiği "babasının borç batağında olduğu" yönündeki ifadeleri üzerinden borcun miktarı ve neden kendi markalarından elde ettikleri gelirle bu borcu kapatmadıkları da soruldu. Babasının ne kadar borcu olduğunu tam olarak bilmediğini ancak ortada ciddi bir rakam olduğunu öne süren sanık, babasının gelir-gider dengesinin sürekli inişli çıkışlı olduğunu belirtti. Müşteki avukatlarının, vergi denetimi raporlarına yansıyan ve "kişisel borç" açıklamasıyla şahsına gönderilen 1 milyon 800 bin liralık para transferini sorması üzerine ise Oransal, "Bu gelen para ile ilgili hiçbir bilgim yok. Muhasebecinin yaptığı bir işlemdir" dedi. "Ben de babamı kaybettim, kalbim ağrıyor" Fabrikadaki yangın merdiveni eksikliği ve yangın denetimlerine ilişkin sorular üzerine de bilgisi olmadığını savunan sanık, "Babamın fason kolonya dolumu yaptığından haberim vardı ancak babam kolonya üretimi yapmadı. Sadece fason dolum hizmeti veriyordu" ifadelerini kullandı. Son olarak müşteki avukatlarının, "Olayda 7 kişi hayatını kaybetti. Hiç vicdan azabı duymuyor musunuz?" şeklindeki sorusuna sanık Oransal, "Ben de babamı kaybettim. Tabii ki kalbim ağrıyor" şeklinde karşılık verdi. Altay Ali Oransal’ın savunmasının ardından duruşmaya ara verildi. Ne olmuştu Olay, 8 Kasım 2025 tarihinde Dilovası Mimar Sinan Mahallesi Mimar Sinan Caddesi’ndeki Ravive Kozmetik’te meydana geldi. Tesiste çıkan yangında Hanım Gülek (65), Esma Dikan (65), Şengül Yılmaz (55), Tuncay Yıldız (48), Tuğba Taşdemir (18), Nisa Taşdemir (17) ile Cansu Esatoğlu (16) hayatını kaybetmişti. Soruşturma kapsamında hazırlanan ve Gebze 7. Ağır Ceza Mahkemesince delil yetersizliği gerekçesiyle iade edilen ilk iddianame, eksikliklerin giderilmesinin ardından yeniden revize haliyle kabul edilmişti. Ayrıca, fabrika sahibi Kurtuluş Oransal ise tutuklu bulunduğu cezaevinde kalp krizi geçirerek hayatını kaybetmişti. İstenen cezalar İddianamede, kozmetik firması yetkilileri tutuklu sanıkları İsmail Oransal ile abisi Altay Ali Oransal, ortak üretim yaptığı öne sürülen kozmetik firmasının tutuklu yetkilileri Aleyna Oransal ve Gökberk Güngör hakkında ’olası kastla öldürme’ suçundan 7’şer kez müebbet, ’nitelikli mala zarar verme’ suçundan ise 3’er kez 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası istenmişti. İddianamede, fabrikaya iş sağlığı ve güvenliği hizmeti veren firmanın işletmecisi Ümit Ç., sorumlu müdürü Ünal A., iş güvenliği uzmanları Muhammet D. ile Seyfullah Ç., fabrika binasının eski sahibi Güven D., binayı satın alan şirketin yetkilileri Caner Özgür Y., Özcan Y. ve Özkan Y.’nin ’bilinçli taksirle ölüme ve yaralanmaya neden olma’ suçundan 2 yıl 8 aydan 22’şer yıl 6’şar aya kadar hapis talep edilmişti. Ayrıca Oransal kardeşlerin dayısı Ali Osman A., Onay Y., Ömer A. ve Abdurrahman B.’nin ise ’suçluyu kayırma’ suçundan 6 aydan 5’er yıla kadar hapsi istenmişti.
25 Mart 2026 Çarşamba - 11:48 Yangında evleri küle dönmüştü: Aktekin çiftinin sıcak yuvası yeniden kuruldu Kocaeli’nin Karamürsel ilçesinde 17 yapının zarar gördüğü yangında evleri küle dönen yaşlı çifte, inşaat malzemesi, nakdi yardım ve temel ev eşyası desteği sağlandı. Akçat Mahallesi’nde 2025 yılının yaz aylarında 17 yapının zarar gördüğü yangında evlerini tamamen kaybeden Melahat ve Kemal Aktekin (69) çifti için Büyükşehir Belediyesi ekiplerince çalışma başlatıldı. Bölgede inşaat teknikeri ve sosyologlardan oluşan ekiplerin yaptığı incelemelerin ardından hazırlanan rapor doğrultusunda, mağdur aileye nakdi yardım ile inşaat malzemesi desteği sağlandı. Ailenin yeniden düzen kurabilmesi amacıyla yürütülen çalışmalar kapsamında ayrıca beyaz eşya, oturma grubu, halı ve televizyon gibi temel ev eşyaları temin edilerek çifte teslim edildi. "Bize yardım edenleri kalbime yazdım" Yangın sırasında İzmit’te olduklarını ve acı haberi yolda aldıklarını anlatan Kemal Aktekin, yaşadıkları şoku atlatmaya çalıştıklarını belirtti. İlerleyen yaşları nedeniyle kendi imkanlarıyla yeni bir düzen kurmalarının zor olduğunu vurgulayan Aktekin, "Büyükşehir desteği olmasaydı bunun altından kalkamazdım. Yapılan yardımlarla evimizi yeniden kurduk. Emeği geçenlere teşekkür ediyorum, Allah kimsenin başına böyle bir olay vermesin" ifadelerini kullandı. Melahat Aktekin ise sağlanan destek sayesinde hayatlarının yeniden düzene girdiğini ifade ederek, "Koltuklarımız, beyaz eşyalarımız, halılarımız ve televizyonumuz geldi. Bize yardım edenleri kalbime yazdım, Allah da onları cennet kapısına yazsın. Emeği geçen herkesten Allah razı olsun. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi personeline teşekkür ediyorum. İşleri güçleri rast gitsin" dedi.
Tarihi Osmanlı hamamı aslına uygun restore ediliyor
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 15:27 Tarihi Osmanlı hamamı aslına uygun restore ediliyor Gölcük’te bulunan ve Osmanlı döneminden günümüze ulaşan hamamın restorasyon çalışmaları başladı. 150 gün içinde tamamlanması hedeflenen proje ile yapı, aslına uygun şekilde yeniden hayat bulacak. Gölcük Belediyesi, ilçenin tarihî ve kültürel mirasına sahip çıkmak amacıyla önemli bir projeyi daha hayata geçiriyor. Osmanlı döneminden günümüze ulaşan Yukarı Halıdere Tarihî Hamamı’nda restorasyon çalışmalarına başlandı. 14 Nisan 2021’de Gölcük Belediyesi tarafından kamulaştırılan hamam, Kocaeli Kültür Varlıkları Koruma Bölge Kurulu’nun 8 Temmuz 2021 tarihli ve 313 sayılı kararıyla "1. grup korunması gerekli taşınmaz kültür varlığı" olarak tescillenmişti. Restorasyon, Kocaeli Kültür Varlıkları Koruma Kurulu ve Koruma Uygulama ve Denetim Bürosu (KUDEB) denetiminde yürütülerek yapının aslına ve fonksiyonuna uygun şekilde tamamlanacak. 150 gün içinde bitirilmesi planlanıyor Daha önce Kocaeli Müze Müdürlüğü denetiminde arkeologlar Ebru İnal, Halil Akman ve Aslı Arpa tarafından rölöve, restitüsyon ve restorasyon projeleri için temizlik, kazı ve sondaj çalışmaları yapılmıştı. Çalışmaların 150 gün içinde bitirilmesi planlanıyor. Projenin tamamlanmasıyla birlikte, Gölcük’ün tarihî ve kültürel kimliğinin daha güçlü bir şekilde öne çıkması hedefleniyor. Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, restorasyon çalışmalarıyla ilgili yaptığı açıklamada, "Gölcük’ümüzün tarihî ve kültürel değerlerini geleceğe taşımak için önemli projeler yürütüyoruz. Daha önce Örcün, Değirmendere Yukarı Mahalle ve Yukarı Ulaşlı’da bulunan Osmanlı dönemi hamamlarının restorasyonlarını tamamladık. Şimdi ise Yukarı Halıdere Hamamı’nı gün yüzüne çıkarıyoruz. Bu çalışmalar, ilçemizin turizm potansiyeline büyük katkı sağlayacak. Projeye desteklerinden ötürü Kocaeli Valisi İlhami Aktaş’a teşekkür ediyorum. Restorasyon tamamlandığında Gölcük’ümüz bir tarih hazinesine daha kavuşmuş olacak" dedi.
Başiskele Sahili’nde sahne bu kez çocuklarındı
25 Ağustos 2025 Pazartesi - 15:26 Başiskele Sahili’nde sahne bu kez çocuklarındı Başiskele’de düzenlenen çocuk etkinliğinde minikler gönüllerince eğlenirken, sahne gösterileri ve bilim şovuyla da hem eğlendi hem öğrendi. Başiskele’de kültür ve sanat etkinlikleri ağustos ayında da hız kesmeden devam ediyor. Yaz boyunca 7’den 77’ye tüm vatandaşlara eğlenceli ve keyifli yaz akşamı yaşatmayı sürdüren Başiskele Belediyesi, "Haydi Başiskele Sahile 2025" programları kapsamında bu kez çocuk etkinliğiyle sahili şenlendirdi. Gerçekleştirilen etkinlik, saat 18.00’de şişme oyun gruplarında çocukların doyasıya eğlencesiyle başladı. Etkinlik alanına kurulan 3 ayrı devasa şişme oyun gruplarında gönüllerince eğlenen çocuklar, etkinliğe yoğun ilgi gösterdi. Ebeveynleriyle sahile akın eden çocuklar, gönüllerince eğlenme fırsatı buldu. Akşamın ilerleyen saatlerinde etkinliğin ikinci bölümünde sahne gösterileri yapıldı. Çocuk şarkılarıyla eğlenen ve çeşitli yarışmalarla heyecan dolu akşam geçiren çocuklar, gölge oyunu gösterileriyle hem eğlendiler hem de birçok konuda bilgi sahibi oldu. Çocukların bilime karşı meraklarını artırmak için tasarlanan, yaş grubuna uygun, basit bir dille anlatılarak yapılan bilim şov da gecenin en unutulmaz anlarından biri oldu. Gündelik olaylardan basit, hoplamalı zıpmalı, çatlamalı patlamalı deneylerin yapıldığı gösteriyi çocuklar büyük ilgi ve hayretle izledi. Yaklaşık 4 saat süren etkinlikte çocuklara ücretsiz pamuk şekeri ve patlamış mısır ikramları da yapıldı.