Yerel Haberler
Kocaeli
Selçuk İnan: "Ligin en renkli takımı olduk" 22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:44:14 Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan, ligde oynayacakları dört maç kaldığını ve bu dört maçta alabildikleri kadar puan almak istediklerini söyleyerek, "Şampiyonluğa oynayan takımları bir yerde tutarsak bana sorarsanız ligin en renkli takımı olduk dedi. Trendyol Süper Lig’in 31. haftasında Kocaelispor, pazar günü deplasmanda Gençlerbirliği’ne konuk olacak. Antrenman öncesi Kocaelispor Teknik Direktörü Selçuk İnan basın mensuplarının sorularını cevapladı. Gençlerbirliği maçını değerlendirerek sözlerine başlayan İnan, "Gençlerbirliği bugün Galatasaray’la bir kupa maçı oynayacak. Hangi oyuncuları değerlendireceğini çok bilmiyoruz. Muhtemelen dinlendirdiği oyuncular da olacak. Onlar için final maçı niteliğinde geçecek bir maç. Zaten son maçlarımız genelde bizim de öyle oluyor. Ya şampiyonluğa oynayan ya Avrupa Ligi’ni hedefleyen ya da küme düşmemeye oynayan takımlar oluyor. Biz de her maçı kazanmak istiyoruz. Ne olursa olsun sahada mücadele göstermek, karşılığını da almak istiyoruz. Çok zor bir maç olacak. Gençlerbirliği fiziksel olarak ne kadar olur bilmiyorum ama psikolojik olarak da böyle bir şey hissedebilirler, sezon boyunca bütün takımların hissettiği bir yorgunluk. O yüzden maçla ilgili çok bir şey değiştireceğini de düşünmüyorum" ifadelerini kullandı. "Ligin en renkli takımı olduk" Sezonun son bölümüne girilirken kalan maçlarda en yüksek puanı hedeflediklerini belirten Selçuk İnan, "Dört maçımız kaldı. Dört maçta alabildiğimiz kadar puan almak istiyoruz. Sezon başından bu yana geçmişe dönüp baktığımda şehir olarak, Kocaelispor olarak kısmen verdiğimiz sözleri tutmuş olmanın biraz tatminliğini de yaşıyorum. Şampiyonluğa oynayan takımları bir yerde tutarsak bana sorarsanız ligin en renkli takımı olduk. Konuşulan, sevilen, desteklenen ne derseniz deyin taraftarıyla, camiasıyla bir takım olduk. Bu kadar uzun yıllardan sonra lige çıkmak ve bunu insanlara göstermek başlı başına çok önemli bir olaydı. O yüzden sizi, taraftarlarımızı, herkesi canı gönülden tebrik ediyorum. Size yakıştı, herkes de fazlasıyla görevini yerine getirdi. Şimdi amaç kazanabildiğimiz kadar puan kazanmak ve en azından bu sene göstermiş olduğumuz performansın üstüne çıkarak önümüzdeki yıllarda bir hedef yakalamak. Bunun için de çalışıp uğraşacağız" şeklinde konuştu.
22 Nisan 2026 Çarşamba - 14:26 Kitap ve doğa buluşması Ormanya’da gerçekleştirildi Kocaeli’de "Bir Kitap Okumak, Bir Vatan Yeşertmek" etkinliği kapsamında öğrenciler Ormanya’da kitap söyleşisi yaparak, doğayla iç içe keyifli bir gün geçirdi. Başiskele İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından yürütülen "Dört Mevsim Yeşil Vatan" Projesi kapsamında düzenlenen 3. etkinlik, "Bir Kitap Okumak, Bir Vatan Yeşertmek" temasıyla Kartepe Seka Kamp Alanı ve Ormanya’da gerçekleştirildi. "Kar Şiirleri Dinletisi" ve "Toprak Ana’nın Sofrasında Oruç Açmak" etkinliklerinin ardından düzenlenen programda, 5 farklı okuldan 50 öğrenci ve 10 öğretmen yer aldı. Gezginsatırlar Kitap Kulübü üyelerinin de katıldığı etkinlikte katılımcılar, Seka Kamp Alanı’nda kahvaltı yaparak güne başladı. Programın devamında Ormanya’ya geçen öğrenciler, amfitiyatro alanında "Beyhude Ömrüm" adlı eser üzerine kitap söyleşisi ve tahlil gerçekleştirdi. Öğrenciler, eser hakkında düşüncelerini paylaşarak edebi bakış açılarını geliştirme fırsatı buldu. Etkinliğin koordinatörlüğünü Başiskele Kaymakamlığı AB Dış İlişkiler ve Proje Koordinasyon Ofisi Direktörü Emin Öztürk üstlenirken, moderatörlüğünü Şehit Ozan Özen Proje İmam Hatip Lisesi Edebiyat Öğretmeni Abdulkadir Avcı yaptı. Program, öğrencilerin Ormanya gezisiyle sona erdi. Etkinlikte kitap okuma alışkanlığı ile çevre bilincinin birlikte kazandırılması hedeflenirken, programın bilinçli ve duyarlı nesillerin yetişmesine katkı sunması amaçlandı.
Gebze’de 450 çocuk için sünnet şöleni düzenlendi
02 Haziran 2025 Pazartesi - 16:02 Gebze’de 450 çocuk için sünnet şöleni düzenlendi Gebze Belediyesi’nin bu yıl 450 çocuğu kapsayan geleneksel sünnet şöleni, renkli etkinlikler ve dualarla unutulmaz bir gün yaşattı. Gebze Belediyesi’nin geleneksel hale getirdiği sünnet şöleni, Tatlıkuyu Kapalı Pazar Alanı’nda büyük coşkuyla gerçekleşti. Bu yıl 450 çocuğun sünnet edildiği etkinlikte, çocuklar ve aileleri mutluluğu ve gurur aynı anda yaşadı. Sünnet Şöleni mehteran konseri, saygı duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından Kuran-ı Kerim tilavetiyle başladı. Sünnet Şölenine Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Başkan Vekili Hasan Soba, ev sahibi Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, partililer ve sünnet olan çocukların aileleri katıldı. Programın açılışında konuşan Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, "Yarınımızın geleceği olan yavrularımızın hayata olan ilk adımıdır sünnet. Sünneti bizler sadece biyolojik bir olay olarak görmeyiz. Sünnet bizim örfümüz, adetimiz en önemlisi de dini bir görevimiz. Çocuklarımız da geleceğimiz olan yavrularımızda bu anlamda iyi yetiştireceğiz. Ben burada sünnet olan tüm çocuklarımızı gözlerinden öperken, aileleri de bir kez daha bizlere güvenip en önemli ve mutlu anlarını bizlerle paylaştıkları için teşekkürlerimi sunuyorum." ifadelerini kullandı. Şölen boyunca çocuklar için özel etkinlikler düzenlenirken, ailelere de yemek ikramında bulunuldu. Sünnet olan çocuklar ve aileleri için hatıra fotoğrafı çektirilecek alanların da oluşturulduğu şölende, çocuklar sihirbazlık ve Karagöz Hacivat gösterileriyle doyasıya eğlendi. Program sünnet olan çocuklar ve protokol üyelerinin çektirdiği hatıra fotoğrafıyla son buldu.
İzmit Körfezi’nde kirliliğe geçit verilmiyor
02 Haziran 2025 Pazartesi - 14:52 İzmit Körfezi’nde kirliliğe geçit verilmiyor İzmit Körfezi’nde düzenli günlük denetimler yapılarak denizi kirleten gemi ve kıyı tesislerine göz açtırılmıyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Daire Başkanlığı’na bağlı ekipler, görev alanlarında hem alargada duran hem de limana yanaşan gemilerin oluşturabileceği kirlilikleri ve kıyı tesisleri denetliyor. Bu kapsamda rutin denetimler yapan büyükşehir ekipleri, vatandaşların ihbarı üzerine de anlık denetimler gerçekleştirebiliyor. Yapılan denetimler Körfez’in temizlenmesi ve korunmasına büyük katkı sağlıyor. Kontrol tekneleriyle yapılan denetimlerde, İzmit Körfezi’nde demirli veya limanda bağlı gemiler detaylı bir şekilde inceleniyor. Deniz yüzeyinde herhangi bir kirlilik görüldüğünde ya da geminin direkt denize deşarj ettiği görüldüğünde ekipler tarafından hemen müdahale ediliyor. Gemiden yapılan deşarj işlemleri sırasında numuneler alınıyor. Çevre koruma ve kontrol daire başkanlığının kontrol tekneleriyle İzmit Körfezi’nde yapılan seri denetimler, kirliliğe neden olan gemi sayısının yıldan yıla azalmasını sağladığı belirtildi. İzmit Körfez’inde yapılan denetimlerde ayrıca deniz üzerinde müsilaj ve ötrofikasyon gibi biyolojik değişimler de kontrol ediliyor. Şüpheli bir durumla karşılaşan ekipler, biyolojik değişimden numuneler alıyor ve analize gönderiyor.
Grand Winner Eray Şamdan’dan bir başarı daha
02 Haziran 2025 Pazartesi - 14:46 Grand Winner Eray Şamdan’dan bir başarı daha Eray Şamdan, Fas’ta gerçekleştirilen Premier Lig müsabakalarında bronz madalya kazanırken, DARES’li yıldızlar, Balkan Şampiyonası’nda madalya sevinci yaşadı. Darıca Belediyesi Eğitim ve Spor Kulübü, hafta sonu yapılan uluslararası organizasyonlara adeta damga vurdu. DARES’li yıldız karateciler, Balkan Şampiyonası’nda, olimpiyat madalyalı Eray Şamdan da Fas’ta yapılan Premier Lig müsabakalarında madalyaları topladı. A Milli Takım kaptanı olimpiyat ikincisi Eray Şamdan, Fas’ın başkenti Rabat’ta yapılan Premier Lig’in son etap müsabakalarında madalya mücadelesi verdi. Turnuvayı üçüncü olarak bronz madalya ile tamamlayan Şamdan, 2025’in en iyi sporcusu seçilerek Grand Winner ödülünü kazandı. Şamdan kariyerinde ikinci kez Grand Winner olarak sezonu zirvede kapattı. Balkan’da 2 madalya Karadağ’da yapılan Balkan Çocuklar Karate Şampiyonası’nda da DARES’li sporcular, Türkiye’ye 2 madalya kazandırdı. 6 Darıcalı sporcu, milli formayla tatamiye çıktığı Balkan Şampiyonası’nda Ömer Faruk Buynuz altın, Osman Ege Aykan da bronz madalyanın sahibi oldu. Darıca Belediyesi Eğitim ve Spor Kulübü Başkanı Enver Demirci, yaptığı açıklamada madalya kazanan sporcuları tebrik edere,k gençliğe yaptığı katkılardan dolayı Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık’a teşekkür etti. Darıca Belediye Başkanı Muzaffer Bıyık da milli sporcuları başarıyla gururlandıklarını ve mutlu olduklarını belirterek, spora ve gençliğe yatırımların süreceğini söyledi. Darıca’nın 14 branşta DARES ile fark yaptığını kaydeden Başkan Muzaffer Bıyık, dünyanın dört bir yanında al bayrağı dalgalandırmanın kıvancını yaşadıklarını sözlerine ekledi.
Gebze trafiğine köprülü neşter
02 Haziran 2025 Pazartesi - 14:14 Gebze trafiğine köprülü neşter "Darıca İlçesi Eskihisar Feribot Yolu-Cengiz Topel Caddesi Kesişimi Köprülü Kavşağı Yapım İşi" için ihale düzenlendi. Köprülü kavşak, Gebze trafiğine önemli ölçüde neşter vuracak. Kocaeli’nin konforlu bir ulaşım ağına kavuşması için önemli projeleri hayata geçiren büyükşehir belediyesi, kent içi ulaşımda trafiğin tıkanan damarlarını yeni kavşaklarla açıyor. Yeni köprü ve kavşaklarla Kocaeli trafiğine nefes aldıran büyükşehir, kentin konforlu ulaşım ağına kavuşması için önemli bir yatırımı daha hayata geçirecek. Bu kapsamda "Darıca İlçesi Eskihisar Feribot Yolu-Cengiz Topel Caddesi Kesişimi Köprülü Kavşağı Yapım İşi" için ihale düzenlendi. Büyükşehirin ana hizmet binasında gerçekleşen ihaleye 8 firma teklif verirken, en düşük teklif 121.844.525,35 TL ile Gürtur İnşaat ve Sefabay İnşaat ortaklığından geldi. İhale komisyonunun yapacağı değerlendirme sonrası ihaleyi kazanan firma ile sözleşme imzalanacak ve ardından yer teslimi yapılarak işe başlanacak. Dev proje için belirlenen yapım süresi 180 gün olarak belirtildi. Daha önce Feribot Yolu ve Cengiz Topel Caddesi üzerinde 2 yaya üstgeçidi inşa eden büyükşehir belediyesi, "Darıca İlçesi Eskihisar Feribot Yolu-Cengiz Topel Caddesi Kesişimi Köprülü Kavşağı Yapım İşi" ile bölgede trafiği tıkayan damarları açacak. İş kapsamında 25 bin 760 metreküp kazı ile 29 bin 565 metreküp dolgu işlemi, 35 metre köprü imalatı, 1,25 kilometre yol imalatı ile köprülü kavşak imalatı gerçekleştirilecek.
Bir köyün hafızası: Maşukiye artık sayfalarda yaşıyor
02 Haziran 2025 Pazartesi - 14:05 Bir köyün hafızası: Maşukiye artık sayfalarda yaşıyor Kartepe Turizm Derneği ve Maşukiye Muhtarlığı öncülüğünde hazırlanan, Mesude Çetinbaş’ın kaleme aldığı "Türkiye’de Bir Çerkes Köyü Maşukiye" kitabının tanıtım günü yoğun katılımla gerçekleşti. Maşukiye’nin köklü tarihini ve kültürel mirasını gelecek nesillere aktarmayı amaçlayan eser, bölgenin sosyokültürel geçmişine ışık tutuyor. Kartepe Turizm Derneği ve Maşukiye Muhtarlığının öncülüğünde hazırlanan ve Yazar Mesude Çetinbaş tarafından yazılan "Türkiye’de Bir Çerkes Köyü Maşukiye" kitabının tanıtım günü gerçekleşti. Maşukiye Mahalle Konağı’nda gerçekleştirilen tanıtıma Kocaeli Valis İlhami Aktaş, Kartepe Kaymakamı Hasan Öztürk, İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, Kartepe Turizm Dernek Başkanı Kamil Öçbe, Maşukiye Mahalle Muhtarı Kemal Mut, Uzuntarla Adige Kültür Derneği Başkanı Sedat Yenişen ve Kocaeli Kafkas Kültür Derneği Başkanı İbrahim Uygun, Ketenciler Çerkes Derneği Başkanı Birgül Özkanlı, STK temsilcileri ve vatandaşlar katıldı. Maşukiye’nin tarihini, köyün kuruluşundan günümüze uzanan süreci konu alan kitapta, bölge halkının ve yerel kültüre ilgi duyanların bilgilendirilmesi amaçlanıyor. "Eserimiz gelecek nesillere kültürel miras niteliğindedir" Kitapla ilgili konuşan Yazar Mesude Çetinbaş, "Kuruluşundan günümüze Maşukiyemizin kitabını kaleme aldık ve güzel Kartepemizin kültür turizmine, gençlerimizin kütüphanelerine katkıda bulunduk. 1863 yılında Kafkasya’nın Soçi bölgesinden gelen Vubuk-Çerkes aileleri tarafından, Osmanlı Devleti’nin İzmit Sancağı Derbent birimi altında kurulan köy, ismini dönemin İzmit Mutasarrıfı Maşuk Paşa’dan almaktadır. Halkın alana ilk yerleştiğinde konuştuğu Vubuk dili, günümüzde artık kaybolmuş diller arasında yer almaktadır. Türkiye’nin önemli turizm beldelerinden biri olan Maşukiye’nin kuruluş tarihini, kurucu aile Voçibalar ile birlikte köye yerleşen diğer ailelerin hikâyelerini; Osmanlı Sarayı ile olan yakın ilişkilerini ve akrabalık bağlarını; hanımların süt anneliklerini; Batumlu ailelerin köye ilk yerleşim süreçlerini ve nedenlerini; Karadeniz Bölgesi’nden Maşukiye’ye yapılan göçleri; köyün Cumhuriyet dönemindeki kalkınma çabalarına katkılarını; köylülerin turizme öncülük eden rollerini ve sosyo-kültürel yaşamlarını bu monografik eserde bulabilirsiniz. Hane ve nüfus sayısı az olmasına rağmen köy, Birinci Dünya Savaşı ve Kurtuluş Savaşı’nda şehitler vermiş, Hasan Atakan Paşa gibi generaller, kadın subaylar, doktorlar, bilim insanları ve iş insanları yetiştirmiştir. Türkiye’nin ilk kadın belediye başkanı Leyla Atakan ve pek çok önemli şahsiyetler Maşukiye’den çıkmıştır. Belgelere ve kaynak kişilere dayanarak hazırladığımız bu bilimsel eserimiz gelecek nesillere kültürel miras niteliğindedir. İki senelik çalışmanın ürünü olan bu kitabı yazmak için yüz yüze görüşmeler yaptığımız kaynak kişilere çok teşekkür ediyorum." dedi. "Eserin sadece gelecek nesillere değil bugün bizlere de anlatılması çok değerli" Vali Aktaş ise "Doğa cenneti köyümüzde kültürel geçmişinin de öğrenilmesi, bunun sadece gelecek nesillere değil bugün bizlere de anlatılması çok değerli. Bizlere de geçmişiyle ilgili bilgilendirmesini yapacak olan bu eserin kaleme alınmasından baskısına kadar emeği geçen herkese ve tabii ki başta yazarı Mesude Çetinbaş hanımefendiye çok teşekkür ediyoruz. Bu tür çalışmalar bizim geçmişte olan bağlarımızı güçlendirip geleceğe daha güvende bakmamız ve gelecekte atacağımız adımların hem sağlam hem de bilinçli olarak atılmasında fevkalade faydası var." şeklinde konuştu. "O güzel tarihi kaydetmemek en büyük eksik olurdu" Herkese teşekkür eden Başkan Kocaman, "Kartepe gelişiyor. Kartepe güçleniyor. Kartepe’nin çok değerli markaları var. Kartepe, Türkiye’nin en kıymetli turizm bölgelerinden, doğa merkezlerinden bir tanesi. Kartepe’nin içerisinde de çok değerli markalar var. İlçemiz, bölgemiz, beldemiz bu kadar güçlenirken, bugünlere nasıl geldiğimizi, geçmişimizi, tarihimizi, kültürümüzü, o zorlukları, o yaşanan sıkıntıları, o göçleri anlatmamak, onları kayıt altına almamak, onları şanlı ve geçmiş, o güzel tarihi kaydetmemek en büyük eksik olurdu bence. O yüzden Mesude ablama, çok teşekkür ediyorum, çok kıymetli bir iş yapıyor. Elbette bu işi tek başına yapmıyor ablamı destekleyen, ona güç veren, bilgi veren, onun yanında olan birçok insan var. Biz zaten onun yanında olmak zorundayız. O başka bir tarafı işin. Ama gönlüyle, yüreğiyle ablamı destekleyen, bugün burada olan, bu programa katılan herkese teşekkür ediyorum." dedi. Çerkes ve Kafkas müzikleri eşliğinde oyunlar oynandı ve yazar okuyucuları için kitabını imzaladı.
Kiraz koşusunda 7’den 70’e 2 bin kişi ter döktü
02 Haziran 2025 Pazartesi - 12:50 Kiraz koşusunda 7’den 70’e 2 bin kişi ter döktü Körfez’de düzenlenen 2. Uluslararası Kiraz Koşusu’na 7’den 70’e yurt içi ve yurt dışından 2 bin kişi katıldı. Katılımcıların ter döktüğü koşuda, madalyalar sahiplerini buldu. Körfez Belediyesi’nin geleneksel hale getirdiği ve bu yıl Hereke’de gerçekleştirilen 2. Uluslararası Kiraz Koşusu, 10 kilometre, halk ve çocuk koşusu olarak düzenlendi. 10 kilometrelik koşuya yurt içi ve yurt dışından yaklaşık 800 sporcu katılırken, toplam 2 bine yakın sporcu yarışmada ter döktü. Körfez Belediyesi ev sahipliğinde, Gençlik ve Spor Bakanlığı, Türkiye Atletizm Federasyonu, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi, Türkiye His Federasyonu ve Merhaba Sporcu iş birliğiyle gerçekleştirilen etkinliğe; Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, belediye başkan yardımcıları, siyasi parti temsilcileri, STK temsilcileri ve çok sayıda vatandaş da katıldı. Sabah erken saatlerde başlayan organizasyonda, halk koşusu, çocuk koşusu ve 10K yarışları peş peşe start aldı. Koşu güzergâhında hem sporcular hem de izleyiciler büyük heyecan yaşarken, vatandaşlar da koşu parkurunun farklı noktalarında yarışçılara alkışlarla destek verdi. Kupalar ve madalyalar sahiplerini buldu Festivalin en renkli bölümlerinden biri de çocuklar için hazırlanan spor ve oyun alanları oldu. Özenle kurulan parkurlarda minikler, hem eğlenceli zaman geçirdi hem de fiziksel aktivitelerle enerjilerini doyasıya attı. Ayrıca gün boyunca süren spor oyunlarıyla gençler, takımlar halinde mücadele ederek dayanışmanın önemini bir kez daha gösterdi. Koşuların ardından düzenlenen ödül töreninde dereceye giren sporculara madalya ve kupaları takdim edildi. "Yıl boyunca birçok proje ve organizasyona imza atıyoruz" Körfez Belediye Başkanı Şener Söğüt, törende yaptığı konuşmada spora ve gençliğe verdikleri önemin altını çizdi: "Bugün burada sadece koşu gerçekleştirmiyoruz; aynı zamanda birlik, beraberlik ve sağlıklı yaşam için güçlü bir mesaj veriyoruz. Körfez’i sadece sanayisiyle, tarihiyle değil; aynı zamanda spora verdiği değerle de ön plana çıkaracağız. Özellikle gençlerimizin ve çocuklarımızın spora yönelmesi için yıl boyunca birçok proje ve organizasyona imza atıyoruz. Çünkü biliyoruz ki spor, sadece fiziksel gelişim değil; disiplin, özgüven ve dayanışma da kazandırır. Körfez’i sporda marka kent yapma hedefimiz doğrultusunda, bu tür etkinlikleri artırarak sürdüreceğiz." dedi. Başkan Söğüt, ayrıca Altın Kiraz Festivali’nin sadece eğlence etkinliği değil, aynı zamanda kültürel ve sportif değerlerin yaşatıldığı, toplumsal birlikteliği güçlendiren platform olduğunu da vurguladı. Festival boyunca Hereke’de adeta bayram havası yaşanırken, katılımcılar organizasyondan memnun ayrıldı.
İklim değişikliği, kuraklık ve su krizi sürecini hızlandıracak
02 Haziran 2025 Pazartesi - 12:45 İklim değişikliği, kuraklık ve su krizi sürecini hızlandıracak Mevsimlerdeki değişiklikler uzmanlarından dikkatini çekiyor. Kocaeli Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Uygulamalı Jeoloji Anabilim Dalı’ndan Araştırma Görevlisi Dr. Özge Can Ataş, iklim değişikliğinin etkileri ve su kaynaklarıyla ilgili önemli uyarılarda bulundu. Ataş, dünyayı tehdit eden küresel ısınmanın sebeplerine dikkat çekti. Jeoloji Mühendisliği alanında hidrojeoloji, yer altı ve yüzey suları ile jeotermal enerji gibi konularda çalışmalar yürüten Araştırma Görevlisi Dr. Özge Can Ataş, iklim krizinin artık göz ardı edilemeyecek seviyeye ulaştığını belirtti. Kısa vadeli hava olaylarının meteorolojik döngüyle ilişkili olduğunu dile getiren Ataş, uzun vadeli değişimlerin ise iklimin karakterini belirlediğini vurguladı. "İnsan kaynaklı faaliyetler iklim değişikliği sürecini hızlandırmaktadır" İklimi belirlemek için sıcaklık, yağış, buharlaşma gibi meteorolojik verilerin uzun yıllar boyunca ortalamasının değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Ataş, "Bu verilerdeki ani artış ya da azalışlar anomali olarak tanımlanır. Bu anomaliler bize iklim değişikliğini gösterir. İklim değişikliğinin temel sebeplerinin iki ana grupta toplanıyor. Bunlardan ilki doğal süreçler. Güneş patlamaları, volkanik faaliyetler, tektonik hareketler ve okyanus akıntılarındaki değişimler gibi olaylar dünya tarihinde hep etkili olmuştur. Ancak günümüzde bu değişimin asıl sebebinin antropojenik, yani insan kaynaklı faaliyetlerdir" dedi. "Paris Anlaşması kritik öneme sahip" Küresel çapta iklim değişikliği ile mücadele için atılan adımların önemine de değinen Ataş, Paris İklim Anlaşması’nın bu noktada öne çıktığını söyledi. Anlaşma kapsamında 197 ülkenin, küresel sıcaklık artışını 2 dereceyle sınırlandırma, ideal olarak ise 1,5 derecenin altına çekme hedefiyle ortak hareket ettiğini belirtti. Türkiye’nin de bu sürece dahil olduğuna dikkat çeken Ataş, 2053 yılına kadar sıfır emisyon hedefine ulaşılması ve yeşil büyüme politikalarının benimsenmesi gerektiğini ifade etti. "Türkiye su stresi yaşıyor, 2050’de su fakiri olabiliriz" Türkiye’nin dört mevsimin yaşandığı nadir ülkelerden biri olduğunu ancak mevsim geçişlerinin belirgin şekilde bozulduğunu belirten Ataş, özellikle kış aylarında kuraklığın arttığına işaret etti. Kar yağışının azalmasıyla birlikte hem yer altı hem de yüzey su kaynaklarının ciddi oranda azaldığını kaydeden Ataş, "Yağış rejimimiz değiştiği için, kar yağışları azaldığı için biz maalesef su sıkıntısı yaşar hale geldik. Özellikle küresel ısınmaya bağlı olarak gerçekleşen buzulların erimesiyle okyanus sularına çok ciddi anlamda tatlı su karışıyor ve bu karışımın sonrasında tatlı su, tuzlu su dengesi bozulduğu için okyanuslardaki akış da bozuluyor. Bunlar da mevsimlere etki ediyor. Bu mevsimlerin değişmesi bazı bölgelerde kasırgalara, hortumlara sebep olurken veya sel felaketlerine sebep olurken bazı bölgelerde kuraklıkla çölleşmeye sebep oluyor. Bizim ülkemizde de maalesef yağış rejimini değiştirdiği için bu küresel iklim krizi maalesef kar yağışı konusunda oldukça sıkıntı yaşamaya başladı. Dolayısıyla kış kuraklığı şiddetini arttırdı. Buna bağlı olarak kar yağışımız azaldı. Bununla da beraber hem yeraltı su sistemlerimiz hem de yüzey suyu sistemlerimiz olumsuz yönde etkilendi. Zaten ülke olarak kişi başına bin 500 metreküp suyla su stresi yaşayan bir ülke konumundayız. 2050 yılında nüfusumuzun 100 milyon olacağı öngörülüyor. Buna göre de kişi başına düşecek su miktarımız bin metreküplere kadar inecek. Bin metreküpün altına indiği zaman da zaten su fakiri ülke olmaya aday ülkeler arasına gireceğiz. Sonuç olarak bizlerin burada yapması gereken önemli şey, sürdürülebilir su yönetimini belirlemek, uygun ve yapılabilir su politikalarını düzenlemek ve buna yönelik tedbir ve önlemleri almak zorundayız" uyarısında bulundu. "Tarımda dönüşüm şart, bireysel bilinçlenme hayati" Tarımda kullanılan suyun toplam su tüketiminin yüzde 70’ini oluşturduğunu vurgulayan Ataş, "Vahşi sulama yöntemlerinden vazgeçilmeli. Basınçlı veya damla sulama sistemlerine geçilmeli. Tarımda suyu daha az tüketen ürünler tercih edilmeli" dedi. Bireysel farkındalığın da önemli olduğunu dile getiren Ataş, özellikle çocukların küçük yaştan itibaren su tasarrufu, iklim değişikliği ve çevresel bilinç konularında eğitilmesi gerektiğini belirterek, "Anaokulundan itibaren iklim krizi ve suyun önemi müfredata dahil edilmeli" ifadelerini kullandı. "Yağmur suyu geri kazanımı yaygınlaşmalı" Vatandaşların kendi yaşam alanlarında da tedbir alabileceğini vurgulayan Ataş, "Evlerin uygun olduğu yerlerde yağmur suyunun toplanarak yeniden kullanımı sağlanabilir. Bu bireysel gibi görünse de toplumsal ölçekte büyük katkı sağlayacaktır" dedi. Son olarak, suyun israf edilmemesi, sürdürülebilir su yönetimi politikalarının geliştirilmesi ve uygulanabilir stratejilerin hayata geçirilmesi gerektiğini kaydeden Ataş, "Küresel iklim krizine karşı hazırlıklı olmalıyız. Aksi takdirde hem çevresel hem de ekonomik büyük kayıplar yaşanabilir" şeklinde konuştu.
İklim değişikliği alarm veriyor: Kuraklık ve su krizi uyarısı
02 Haziran 2025 Pazartesi - 12:24 İklim değişikliği alarm veriyor: Kuraklık ve su krizi uyarısı Mevsimlerdeki değişiklikler uzmanlarından dikkatini çekiyor. Kocaeli Üniversitesi Jeoloji Mühendisliği Bölümü Uygulamalı Jeoloji Anabilim Dalı’ndan Araştırma Görevlisi Dr. Özge Can Ataş, iklim değişikliğinin etkileri ve su kaynaklarıyla ilgili önemli uyarılarda bulundu. Ataş, dünyayı tehdit eden küresel ısınmanın sebeplerine dikkat çekti. Jeoloji Mühendisliği alanında hidrojeoloji, yer altı ve yüzey suları ile jeotermal enerji gibi konularda çalışmalar yürüten Araştırma Görevlisi Dr. Özge Can Ataş, iklim krizinin artık göz ardı edilemeyecek seviyeye ulaştığını belirtti. Kısa vadeli hava olaylarının meteorolojik döngüyle ilişkili olduğunu dile getiren Ataş, uzun vadeli değişimlerin ise iklimin karakterini belirlediğini vurguladı. "İnsan kaynaklı faaliyetler iklim değişikliği sürecini hızlandırmaktadır" İklimi belirlemek için sıcaklık, yağış, buharlaşma gibi meteorolojik verilerin uzun yıllar boyunca ortalamasının değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Ataş, "Bu verilerdeki ani artış ya da azalışlar anomali olarak tanımlanır. Bu anomaliler bize iklim değişikliğini gösterir. İklim değişikliğinin temel sebeplerinin iki ana grupta toplanıyor. Bunlardan ilki doğal süreçler. Güneş patlamaları, volkanik faaliyetler, tektonik hareketler ve okyanus akıntılarındaki değişimler gibi olaylar dünya tarihinde hep etkili olmuştur. Ancak günümüzde bu değişimin asıl sebebinin antropojenik, yani insan kaynaklı faaliyetlerdir" dedi. "Paris Anlaşması kritik öneme sahip" Küresel çapta iklim değişikliği ile mücadele için atılan adımların önemine de değinen Ataş, Paris İklim Anlaşması’nın bu noktada öne çıktığını söyledi. Anlaşma kapsamında 197 ülkenin, küresel sıcaklık artışını 2 dereceyle sınırlandırma, ideal olarak ise 1,5 derecenin altına çekme hedefiyle ortak hareket ettiğini belirtti. Türkiye’nin de bu sürece dahil olduğuna dikkat çeken Ataş, 2053 yılına kadar sıfır emisyon hedefine ulaşılması ve yeşil büyüme politikalarının benimsenmesi gerektiğini ifade etti. "Türkiye su stresi yaşıyor, 2050’de su fakiri olabiliriz" Türkiye’nin dört mevsimin yaşandığı nadir ülkelerden biri olduğunu ancak mevsim geçişlerinin belirgin şekilde bozulduğunu belirten Ataş, özellikle kış aylarında kuraklığın arttığına işaret etti. Kar yağışının azalmasıyla birlikte hem yer altı hem de yüzey su kaynaklarının ciddi oranda azaldığını kaydeden Ataş, "Yağış rejimimiz değiştiği için, kar yağışları azaldığı için biz maalesef su sıkıntısı yaşar hale geldik. Zaten ülke olarak kişi başına bin 500 metreküp suyla su stresi yaşayan bir ülke konumundayız. 2050 yılında nüfusumuzun 100 milyon olacağı öngörülüyor. Buna göre de kişi başına düşecek su miktarımız bin metreküplere kadar inecek. Bin metreküpün altına indiği zaman da zaten su fakiri ülke olmaya aday ülkeler arasına gireceğiz. Sonuç olarak bizlerin burada yapması gereken önemli şey, sürdürülebilir su yönetimini belirlemek, uygun ve yapılabilir su politikalarını düzenlemek ve buna yönelik tedbir ve önlemleri almak zorundayız" uyarısında bulundu. "Tarımda dönüşüm şart, bireysel bilinçlenme hayati" Tarımda kullanılan suyun toplam su tüketiminin yüzde 70’ini oluşturduğunu vurgulayan Ataş, "Vahşi sulama yöntemlerinden vazgeçilmeli. Basınçlı veya damla sulama sistemlerine geçilmeli. Tarımda suyu daha az tüketen ürünler tercih edilmeli" dedi. Bireysel farkındalığın da önemli olduğunu dile getiren Ataş, özellikle çocukların küçük yaştan itibaren su tasarrufu, iklim değişikliği ve çevresel bilinç konularında eğitilmesi gerektiğini belirterek, "Anaokulundan itibaren iklim krizi ve suyun önemi müfredata dahil edilmeli" ifadelerini kullandı. "Yağmur suyu geri kazanımı yaygınlaşmalı" Vatandaşların kendi yaşam alanlarında da tedbir alabileceğini vurgulayan Ataş, "Evlerin uygun olduğu yerlerde yağmur suyunun toplanarak yeniden kullanımı sağlanabilir. Bu bireysel gibi görünse de toplumsal ölçekte büyük katkı sağlayacaktır" dedi. Son olarak, suyun israf edilmemesi, sürdürülebilir su yönetimi politikalarının geliştirilmesi ve uygulanabilir stratejilerin hayata geçirilmesi gerektiğini kaydeden Ataş, "Küresel iklim krizine karşı hazırlıklı olmalıyız. Aksi takdirde hem çevresel hem de ekonomik büyük kayıplar yaşanabilir" şeklinde konuştu.