Yerel Haberler
Kocaeli
26 Nisan 2026 Pazar - 10:22 Basketbol Süper Ligi’ne yükselen Çayırova Belediyesi’nde şampiyonluk coşkusu Türkiye Basketbol Ligi 2025-2026 sezonunu şampiyon tamamlayarak Basketbol Süper Ligi’ne yükselen Çayırova Belediyesi Basketbol Takımı’nın başarısı, ilçede coşkuyla kutlandı. Kurulduğu günden bu yana 5 yılda 5 kupa kazanarak önemli başarıya imza atan ve Süper Lig biletini alan Çayırova ekibi için ilçede kutlama programı düzenlendi. Çayırova Kapalı Spor Salonu’nda kupasını teslim alan teknik heyet ve sporcular, daha sonra üstü açık otobüsle şehir turuna çıkarak vatandaşları selamladı. Belediye otoparkında oluşturulan tören alanına gelen takımı coşkulu kalabalık karşıladı. Programda, takımın amatör ligden Süper Lig’e uzanan 5 yıllık serüvenini anlatan belgesel gösterimi gerçekleştirildi. "Türkiye basketbol tarihinde bir ilki gerçekleştirdik" Törende konuşan Çayırova Belediye Başkanı Bünyamin Çiftçi, 2019 yılında göreve geldiklerinde sadece belediyecilik hizmetlerini değil, spor, eğitim ve kültür-sanat gibi her alanda vatandaşın yanında olmayı hedeflediklerini belirtti. Çiftçi, takımın elde ettiği başarının tarihi bir önem taşıdığını vurgulayarak, "2021 yılında sadece gençlerimiz, çocuklarımız spor yapsın diye takımımızı oluşturduk ve 5 sene içerisinde mücadele ettiğimiz tüm liglerde şampiyon olarak, Çayırova’mızı Süper Lig’e taşıdık. Bu başarı Türkiye basketbol tarihinde bir ilk. Çayırova olarak birçok ilkleri gerçekleştirdiğimiz gibi, bu alanda da bir ilki gerçekleştirdik ve Çayırova’mızı bütün Türkiye’ye duyurduk. Hamdolsun bundan sonra da bununla yetinmeyeceğiz. Bu işi bilime ve ilime inanarak yapıyoruz" ifadelerini kullandı. Yeni spor yatırımları yolda Başkan Çiftçi, sportif başarıyı kalıcı hale getirmek için altyapı yatırımlarına devam ettiklerini ifade ederek, bölgenin en büyük ve donanımlı spor salonunun önümüzdeki aylarda hizmete alınacağını söyledi. Avrupa standartlarında bir spor lisesi inşa ettiklerini de aktaran Çiftçi, "Biz sizleri çok seviyoruz, Çayırova’mızı çok seviyoruz. Biz Çayırova’mızın her şeyin en güzeline layık olduğunu bilerek ilçemize hizmet etmeye devam edeceğiz. Ben basketbol takımımıza çok teşekkür ediyorum. Teknik heyetinden oyuncularına varana kadar canla başla mücadele ettiler. Kurulduğu ilk günden bu yana takımda emeği bulunan herkese çok teşekkür ederim. Şampiyonluk kupasını kaldırmamıza vesile olan teknik heyetimize, oyuncularımıza ve Ender hocama teşekkür ediyorum" dedi. Konuşmaların ardından teknik heyet ve basketbolcular tek tek anons edilerek sahneye davet edildi. Kutlamalar, protokol üyeleri ve sporcuların şampiyonluk kupasını hep birlikte kaldırması ve hatıra fotoğrafı çektirilmesiyle sona erdi.
26 Nisan 2026 Pazar - 10:00 Çarşının 10 kiloluk Prens’i Kocaeli’de 7 yıl önce uğradığı köpek saldırısında ağır yaralanan ve esnafın şefkatiyle hayata tutunan 10 yaşındaki kedi ’Prens’, 10 kiloluk cüssesi ve sevimliliğiyle İzmit çarşısının ilgi odağı oldu. Asıl yuvası olan çanta dükkanının kepenkleriyle her sabah güne başlayan Prens, gün boyu diğer esnafı da dükkanlarında ziyaret ederek tüm çarşıya sevgi dağıtıyor. Yaklaşık 7 yıl önce sokak köpeklerinin saldırısı sonucu ağır yaralanan ve geçirdiği ameliyatlarla hayata tutunan kediye, İzmit’te çanta dükkanı işletmecisi Fikret Uslu kucak açtı. 10 kilogram ağırlığındaki "Prens", gününü Uslu’nun dükkanında ve çarşıdaki diğer esnafı ziyaret ederek geçiriyor. Peynircisinden kasabına kadar herkesin tanıdığı kedi, boynunda taşıdığı kocaman ’P’ harfli kolyesiyle esnaf ve müşterilerden yoğun ilgi görüyor. Çarşı esnafının ortak değeri haline gelen Prens, bu sevimli görünümüyle dükkanın önünde kendisiyle fotoğraf çektirmek isteyenlerin de odak noktası oluyor. "O sesleniş, o sesleniş oldu" İşletmeci Fikret Uslu, Prens ile 7 yıl önce dükkanın karşısında tesadüfen karşılaştıklarını ve seslenmesi üzerine yanına gelen kedinin bir daha yanından ayrılmadığını söyledi. Uslu, "Prens’e 7 yıl önce başkası bakıyordu. Bakan kişi iş değişikliği yaptı. Ben mağazamın karşısından ’Prens’ diye kendisine seslendim. O sesleniş, o sesleniş oldu. Sonra yanıma geldi ve bir daha gitmedi. Benim yanıma gelmeden önce Prens’e köpekler saldırmıştı, karın altında ağır yarası vardı. Tabii onlar da can. Kendi alanlarını korumak için bunu yapıyorlar. Prens o saldırıdan sonra büyük ameliyatlar geçirdi. Ameliyatlardan sonra Rabbim ona bir daha ömür biçerek bize bahşetti. O gün bugündür kapımızın önünden ayrılmıyor. Ayrılsa da kapı komşumuza gidiyor, geliyor" dedi. "Sabah kepengi açtıktan sonra bizimle beraber mesaiye başlıyor" Kedinin hayatlarında önemli bir yer edindiğini belirten Uslu, "Prens’in bizden fazla istediği bir şey yok. Mağazamızda uyuyor. Akşamları dükkanı kapatıyoruz. Dükkanda maması, suyu, tuvalet kabı her şeyi hazır vaziyette bekliyor. Akşam saatlerinde istirahate geçiyor. Sabah kepengi açtıktan sonra bizimle beraber mesaiye başlıyor. Kendisi de çanta dükkanımızın bir ferdi oldu" diye konuştu. "Esnaf ile dostane ilişkiler kurdu" Uslu, Prens’in çarşıdaki diğer esnafla da dostane ilişkiler kurduğunu anlatarak, "Seveni çok. Prens’e burada bakan birçok esnaf ve müşteriler var. Allah hepsinden razı olsun. Kimsenin Prens’i elinin tersiyle ittiğini görmedim. Kendisine sevgiyle bakıyorlar. Kolyesini bir esnaf arkadaşım yaptı. Sabahları benden rızkını alır, peynircimize gider rızkını alır, ondan sonra kasaba gider, orada da rızkını alır. Bu şekilde dolaşır ama dönüp dolaşıp yine kapımızda bekler. Bazen de sıkılabiliyor tabii, sevgi de bir yere kadar. O da kendi hürriyetini istiyor" ifadelerini kullandı. "Sabahları kepengin altından çıkmasını bekliyorum" Sabahları Prens’i göremediğinde endişelendiğine dikkati çeken Fikret Uslu, "Kepengi açtıktan sonra eğer bir dakika içinde o kepengin altından Prens çıkmazsa, ’acaba başına bir şey mi geldi’ diye büyük endişe duyuyorum. Bütün hayvanlar için aynı duygular içindeyim. Bu benim için bambaşka bir sevgi. Hani derler ya, evlat sevgisi gibi bir sevgi" şeklinde konuştu. "Mağazamıza enerji ve bereket verdi" Evinde de iki kedisi olduğunu söyleyen Uslu, hayvanların hayatına kattığı güzellikleri şöyle anlattı: "Bu canlılar fazla bir şey istemiyor. Kapımızın önünde bir kap yemek ve bir kap da su koymamız yeterli. Ben evimde de iki kedi besliyorum. Kediler gelince evimizin enerjisi değişti, pozitif oldu. Prens de mağazamıza enerji verdi, bereket verdi. Mağazamıza gelenlerin de ilgisini çekiyor. Bazen kapının önünde 15 kişi toplanıyor, Prens’e sevgi gösteriyorlar, fotoğraf çektiriyorlar, mama getirenler de oluyor. Duyarlı insanlarımızdan Allah razı olsun." "Otobüse binecekken onu görmeye gelen var" Uslu, insanların sırf kediyi görmek için güzergahını değiştirdiğine şahit olduğunu belirterek, şunları söyledi: "Burada diyaloglarımız da çok güzel. Herkes kedimizi tanıyor şu caddede. Bazen esnaf arkadaşlarıma soruyorum. ’Prens senin dükkana gelince ne yapıyor’ diyorum. ’Yemek için gelmiyor, oturuyor. Sanki bir bereket dağıtıyor’ yanıtını alıyorum. Bunlar güzel şeyler. Ben hiçbir zaman kendisinden şikayet almadım. Cumhuriyet Parkı var yukarıda, otobüslerin geçtiği işlek bir yer. Bir hanımefendi, ’otobüse oradan binecektim ama aklıma kedi takıldı. Ben buraya kadar gelip onu görüp gitmek istedim. Bir mama bırakmak istedim’ demişti. Bu sevgi bizi onurlandırıyor." Sokak hayvanlarına karşı duyarlılık çağrısında bulunan Uslu, "Bu canlılar sadece sevgi ve bir kap yemek istiyor. Başka hiçbir şey istemiyorlar. İnsanlarımızdan mahalle aralarındaki canlara kucak açmalarını, onları göz ardı etmemelerini temenni ediyorum" diyerek sözlerini tamamladı.
26 Nisan 2026 Pazar - 09:42 Ağrıya "nokta atışı" tedavi Kocaeli’deki Büyük Anadolu Hastanesi Darıca’da uygulanmaya başlanan "görüntüleme eşliğinde enjeksiyon" yöntemi, kas ve iskelet sistemi ağrılarında hedefe yönelik tedavi imkanıyla hem güvenliği hem de başarı oranını artırıyor. Kas-iskelet sistemi ağrıları, günlük yaşamda en sık karşılaşılan sağlık sorunları arasında yer alırken, modern tıp uygulamaları bu ağrılara yönelik daha etkili çözümler sunuyor. Büyük Anadolu Hastaneleri’nde uygulanan görüntüleme eşliğinde enjeksiyon tedavileri, ağrının kaynağına doğrudan müdahale edilmesini sağlıyor. Darıca Büyük Anadolu Hastanesi’nden Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Uzmanı Bahtiyar Bahtiyarov, geçmişte enjeksiyonların çoğunlukla anatomik işaretlere göre "körlemesine" yapıldığını belirterek, bu durumun hem etkinliği azalttığını hem de riskleri artırabildiğini ifade etti. Ultrasonografi ve skopi (röntgen eşliğinde görüntüleme) sayesinde hedef dokunun doğrudan görüntülenebildiğini vurgulayan Bahtiyarov, iğnenin doğru noktaya yönlendirilmesiyle tedavi başarısının arttığını söyledi. "Komplikasyon riskinin azalıyor" Görüntüleme eşliğinde yapılan enjeksiyonların, özellikle omurga çevresinde güvenli bir uygulama sunduğunu kaydeden Bahtiyarov, "Bu yöntemle sinir, damar ve diğer kritik yapılardan kaçınmak mümkün hale geliyor. Bu sayede komplikasyon riski azalırken, özellikle omurga çevresinde daha güvenli bir tedavi süreci sağlanıyor. İlacın doğrudan sorunlu bölgeye verilmesiyle tedaviye alınan yanıt güçleniyor. Sinir sıkışmaları, bel ve boyun fıtıkları ile eklem içi problemlerde bu fark çok daha belirgin hissediliyor" dedi. "Bel ve boyun bölgesinde yüksek doğruluk sağlıyor" Bahtiyarov, hedefli enjeksiyonların sadece tedavi değil, tanı açısından da büyük katkı sunduğunu aktardı. Bu yöntemle ağrının kaynağının daha net anlaşılarak gereksiz tedavilerin önüne geçilebildiğini belirten Bahtiyarov, teknik farklılıklara ilişkin şunları kaydetti: "Ultrasonografi, kas, tendon ve yüzeysel sinirlerin görüntülenmesinde önemli avantajlar sağlıyor. Radyasyon içermemesi, gerçek zamanlı görüntü sunması ve dinamik değerlendirme imkanı sunması nedeniyle güvenli bir yöntem olarak öne çıkıyor. Skopi ise daha çok omurga çevresi enjeksiyonlarda tercih ediliyor. İğnenin kemik yapılar arasındaki ilerleyişini net şekilde göstermesi, özellikle bel ve boyun bölgesinde yüksek doğruluk sağlıyor." "Deneme-yanıltma" dönemi sona erdi Tedavide teknolojinin yanı sıra deneyimin de belirleyici rol oynadığını vurgulayan Bahtiyarov, "Sonuç olarak kas-iskelet sistemi ağrılarında artık ’deneme-yanılma’ yaklaşımından uzaklaşıldı. Daha planlı ve hedef odaklı yöntemler öne çıktı. Ağrıyı sadece bastırmak yerine, doğru noktaya yapılan müdahale ile etkili sonuçlar alıyoruz. Bazen fark, sadece birkaç milimetre oluyor" ifadelerini kullandı.
Çiftçilerin korteji renkli görüntülere sahne oldu
10 Mayıs 2025 Cumartesi - 09:56 Çiftçilerin korteji renkli görüntülere sahne oldu Kocaeli’de 10. Çiftçi Şenliği etkinlikleri çiftçi kortejiyle başladı. İzmit Ziraat Odası Başkanı Yusuf Karaaslan’ın kullandığı traktöre binerek konvoya eşlik eden Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, esnafın ve vatandaşların sevgi gösterilerine el sallayarak karşılık verdi. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin "Dünya Çiftçiler Günü" dolayısıyla bu yıl 10’uncusunu düzenlediği Çiftçi Şenliği kapsamında İzmit’te kortej düzenlendi. İzmit Merkez Bankası önünden başlayan, çiftçilerin ve vatandaşların ilgi gösterdiği korteje Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, Başkan Tahir Büyükakın, milletvekilleri, ziraat odaları, oda birlik ve kooperatiflerin başkan ve yöneticileri ile muhtarlar katıldı. İzmit Ziraat Odası Başkanı Yusuf Karaaslan’ın kullandığı traktöre binerek konvoya eşlik eden Başkan Büyükakın, çevre esnafın ve vatandaşların sevgi gösterilerine el sallayarak karşılık verdi. Merkez Bankası önünden başlayan ve Cumhuriyet Bulvarı güzergahında devam eden yürüyüş, Fevziye Camisi önünde tamamlandı. İzmit Ziraat Odası önünde toplanan çiftçiler, traktörleriyle oluşturdukları konvoyla korteje katıldı. Şehir merkezine doğru hareket eden çiftçiler, Hürriyet Caddesi’nde konvoy düzenleyerek, etkinliğe destek verdi. Protokol üyeleri, kurulan stantlarda ata tohumundan üretilen sebze ve tıbbi ve aromatik bitki fidelerini dağıttı. Ayrıca katılımcılara çeşitli ikramlarda bulunuldu.
Tartışmaların odağındaki rektör konuştu: "Sözlerim çarpıtıldı"
09 Mayıs 2025 Cuma - 23:41 Tartışmaların odağındaki rektör konuştu: "Sözlerim çarpıtıldı" Kocaeli Üniversitesi’nde soru-cevap etkinliğinde engelli öğrencinin tuvalet talebiyle ilgili verdiği cevapla tartışmaların odağında kalan Kocaeli Üniversitesi’nde (KOÜ) Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, "Etkinlik sırasında dile getirilen engelli tuvaleti meselesi, devletimizin gücüyle çözülemeyecek bir mesele değildir. Bu konu çarpıtıldı. Devletimiz güçlüdür; binlerce, yüz binlerce tuvalet yapabilir. Burada mesele yalnızca bir tuvalet değil" dedi. Kocaeli Üniversitesi (KOÜ) Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, önceki gün gerçekleştirilen soru-cevap etkinliğinde öğrencilerle bir araya geldi. Öğrencilerin sorularını yanıtlayan Rektör Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, taleplerini dinledi. Soru-cevap esnasında engelli bir öğrenci fakültesinde engelli tuvaleti bulunmadığını dile getirdi. Rektör ile öğrenci arasında yaşanan diyalog, tartışmalara neden oldu. Tartışmaların odağındaki Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, açıklamalarda bulundu. "Bu konu çarpıtıldı" Konunun çarpıtıldığını ifade eden Kocaeli Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, "Öğrencilerimizle sürekli konuşup fikir alışverişinde bulunmayı bir şiar edinmiş rektörüm. Son 2 yıl içerisinde öğrencilerimizle yürüyüşler, kahvaltılar, kafelerde buluşmalar, onların aktivitelerinde birebir yanlarında olma ve rektörlükte her başvurularını kabul etme gibi uygulamalar gerçekleştirdik. Dün basına yansıyan ve yanlış anlaşılmanın büyümesine sebep olan hadisenin yaşandığı toplantıda, rektörlük sürecimizde öğrencilerimizle istişare maksadıyla düzenlediğimiz onlarca etkinlikten bir tanesiydi. Bu toplantılarda, yüksek ulaşılabilirlik anlayışıyla her öğrencinin fikrine değer veriyoruz. Toplantıya katılan engelli öğrencimizin de bu kapsamda engelli öğrencilerin problemleriyle ilgili verdiği bilgiler çok kıymetliydi. Zaten teşekkür ettim. Öğrencimize, ‘Senin mailini aldım, gereğini yaptık, söylediklerini biliyorum’ dedim. O maili bana gönderdikten sonra Yapı İşleri Daire Başkanı Hasan Bey’e talimat verdim. Bu kızımıza bir mekanın tahsis edildiğini, derslerini o katta yaptığını ve tuvalet olarak da kullanılabilecek bir düzenleme yapılacağını belirttim. Ancak tam bu hazırlık yapılırken böyle bir olay gündeme geldi. Arkadaşlarımız bu durumu hızlandırarak, o tuvaleti artık engelli öğrencilerin de kullanabileceği bir şekilde düzenledi. Etkinlik sırasında dile getirilen engelli tuvaleti meselesi, devletimizin gücüyle çözülemeyecek bir mesele değildir. Bu konu çarpıtıldı. Devletimiz güçlüdür; binlerce, yüz binlerce tuvalet yapabilir. Burada mesele yalnızca bir tuvalet değil. Kastettiğimiz şey, üniversitemizdeki tüm binalarda ve tüm kampüslerimizde engellilere yönelik olması gereken asansörler dahil, erişilebilirlik projelerini gerçekleştirme çabamızdır" dedi. "Konuşmanın tamamı dinlense mesele net anlaşılırdı" Engelli öğrenci ile arasında geçen diyaloğu anlayan Rektör Prof. Dr. Nuh Zafer Cantürk, "Devletimiz bunu yapmaya muktedirdir. Ancak bu süreç zaman alabiliyor. Bu bağlamda bana bir metodoloji sunmasını istedim. ‘Bir metot belirtmen lazım’ dedim. Zaten konuşmalardan da anlaşılacağı üzere bunu detaylandırdım. ‘Sen bunun nasıl olacağını biliyorsun’ dedim. Orada bazı kişiler çarpıttı. ‘Biz mi kaynak bulacağız?’ dediler. Ben de, ‘Bu çok şık bir şey olmuyor. Size kaynak bulun demiyorum’ anlamında açıklamalar yaptım. Aslında konuşmanın tamamı dinlense mesele net anlaşılırdı. Ama sonuç itibarıyla, bu öğrenci için gerekli tuvalet yapıldı. Üniversitemizde kimsenin tuvalet yardımı yapmasına gerek yok. Devletimiz güçlüdür" diye konuştu. "Üzüntü duyuyorum ama bu durum benim heyecanımı kırmaz" Çalışmalarına devam edeceklerini söyleyen Rektör Prof. Dr. Cantürk, "Tüm bu çalışmalar dışında, o gün spontane bir konuşma sırasında alınan görüntüler konuşmanın bütününden koparılarak, üniversitemizin adına yürüttüğümüz çalışmalar göz ardı edilerek, basına maksatlı bir şekilde servis edilmiştir. Üzüntü duyuyorum ama bu durum benim heyecanımı kırmaz. Heyecanım öğrencilerle birlikte olmak, onlara yük değil, destek olmaktır. Öğrencilerimizle yine yürüyüş yapacağım, yine sohbet edeceğim, yine her türlü etkinliklerinde yanlarında olacağım. Kimse bundan şüphe etmesin. Kimse buradan kendine bir pay çıkarmasın" şeklinde konuştu. "Biz siyasetçi değiliz, biz samimi konuşmacıyız" Rektör Cantürk, son olarak şu ifadeleri kullandı; "Ben öğrenen bir üniversitenin, öğrenen ama öğretmeye çalışan da bir rektörüyüm. Öğrencilerimizin babasıyım, amcasıyım, kardeşiyim, hocasıyım, rektörüyüm. Sonuç itibarıyla onlarla birlikte olmaktan hep mutlu oldum. Bundan sonra da mutlu olmaya devam edeceğim. Biz siyasetçi değiliz biz samimi konuşmacıyız."
"Bizi motosiklet mi öldürecek, yoksa kafamızın içindeki düşünceler mi?" demişti: Çok sevdiği motosikleti sonu oldu
09 Mayıs 2025 Cuma - 12:38 "Bizi motosiklet mi öldürecek, yoksa kafamızın içindeki düşünceler mi?" demişti: Çok sevdiği motosikleti sonu oldu KOCAELİ (İHA) – Kocaeli’nin Gebze ilçesinde beton mikseri ile motosikletin çarpıştığı kazada, sosyal medyada motosiklet videoları çekerek ünlenen kadın sürücü hayatını kaybetti. Genç kadının kazadan kısa süre önce yaptığı paylaşım ise yürekleri burktu. Kaza, Arapçeşme Mahallesi Terminal Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 09 AIR 738 plakalı motosikletiyle seyir halinde olan Saniye Yılmaz, plakası öğrenilemeyen A.Ç. idaresindeki beton mikseriyle çarpıştı. Çarpışmanın etkisiyle yola savrulan motosiklet sürücüsü ağır yaralandı. İhbar üzerine olay yerine sağlık ve polis ekipleri sevk edildi. Sağlık ekipleri tarafından yapılan kontrollerde Saniye Yılmaz’ın olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi. Sosyal medyada motosiklet üzerine içerikler üreterek ünlenen kadının cenazesi, otopsi yapılmak üzere Gebze Fatih Devlet Hastanesi’nin adli tıp morguna kaldırıldı. "Acaba bizi motosiklet mi öldürecek Sosyal medyada motosiklet videolarıyla binlerce kişiye ulaşan Yılmaz’ın, kazadan kısa süre önce yaptığı paylaşımlar dikkat çekti. Genç kadın, "Acaba bizi motosiklet mi öldürecek, yoksa kafamızın içindeki düşünceler mi?" sözleriyle paylaşım yapmıştı. Mizahi bir dille motosiklet sevgisini anlattığı bir başka paylaşımda ise "Paranız yok diye motosiklet almayı ertelemeyin, böbreğinizi satın" ifadelerine yer vermişti. Kazayla ilgili inceleme başlatıldı.
51 yaşında okuma yazma öğrendi, ilk mektubu duygulandırdı
09 Mayıs 2025 Cuma - 12:22 51 yaşında okuma yazma öğrendi, ilk mektubu duygulandırdı Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Meslek ve Sanat Eğitimi Kursları’nda (KO-MEK) okuma yazma eğitimi alan 51 yaşındaki kadının hayatında ilk kez kaleme aldığı mektup duygulandırdı. Kocaeli’de yaşayan 51 yaşındaki Hatice Solgun, KO-MEK Mevlana Kurs Merkezi’nde katıldığı okuma yazma kursunu başarıyla tamamladı. Hatice Solgun, 6 ay süren eğitimin ardından öğrendiği ilk kelimelerle, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın’a içten bir teşekkür mektubu yazdı. Solgun, mektubunda şu ifadeleri kullandı: "Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Tahir Büyükakın’a. Ben Hatice Solgun. Yıllarca okuyamamanın, yazamamanın sıkıntısını çektim. Otobüste yazıları okuyamazdım. Marketlerde fiyatları okuyamazdım. Bir yere imza atamazdım. İçimde hep bir eksiklik vardı. Bahar öğretmenim hiç pes etmedi. Sabırla, sevgiyle öğretti. Şimdi okuyorum, yazıyorum, çok mutluyum. Size ve emeği geçen tüm ekibinize teşekkür ederim. Saygılarımla" Aldığı mektup karşısında memnuniyetini dile getiren Başkan Büyükakın ise "Bugün çok güzel mektuplar aldım. Okuma yazma kursuna katılan kursiyerlerimiz, hayatında ilk kez kaleme aldıkları mektupları bana takdim ettiler. Ben de içlerinden bir tanesini sizinle paylaşmak istedim. İşte KO-MEK tam da bu. Bir harf öğretmekle başlayan yolculuk, bir hayata ışık olmak demek. Emeği geçen tüm hocalarımıza ve KO-MEK ailemize gönülden teşekkür ediyorum" dedi.
Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: "2030’a kadar seviye 3 yerli otonom aracın ülkemizde üretilmesini hedefliyoruz"
09 Mayıs 2025 Cuma - 12:12 Sanayi ve Teknoloji Bakanı Kacır: "2030’a kadar seviye 3 yerli otonom aracın ülkemizde üretilmesini hedefliyoruz" Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, "Türkiye, yeni nesil elektrikli araç üretimde yükselen bir ivme ile yoluna emin adımlarla ilerliyor. Attığımız çok boyutlu adımlarla 2030 yılına dek elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların ülkemizdeki pazar payını yüzde 35’in üzerine, bu araçlarda yerlilik oranımızı yüzde 75’e çıkaracağız ve üretim kapasitemizi 1 milyona çıkaracağız. Batarya modül ve alt komponent yatırımlarıyla, ülkemizi bölgesel batarya üretim merkezlerinden biri haline getireceğiz. 2030’a kadar Seviye 3 yerli otonom aracın ülkemizde üretilmesini hedefliyoruz" dedi. İklim ve Ekonomi Sürdürebilir Mobilite Araç ve Teknolojileri Zirvesi, Kocaeli’nin Gebze ilçesindeki Bilişim Vadisi’nde Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır’ın katılımıyla başladı. Zirvede konuşan Bakan Kacır, "Otomotiv endüstrisi; mobiliteyi yeniden tanımlamayı gerektiren çok boyutlu dönüşümün en ön safında yer alıyor. Günümüzde sensör, haberleşme ve yapay zeka teknolojilerinden yaşanan gelişmelerle beraber, araçlar çevresiyle ve birbirleriyle sürekli iletişim kurabilen akıllı otonom sistemlere dönüşüyor. Batarya maliyetlerindeki düşüş ve enerji yoğunluğu yüksek, uzun ömürlü bataryaların sağladığı genişletilmiş menzil; elektrikli araçları daha cazip ve erişilebilir bir alternatif haline getiriyor. Tüketici tercihlerindeki değişim, emisyon standartları ve hükümetlerin sağladığı teşviklerle birlikte, elektrikli araçlara olan yönelim dünya genelinde ivme kazandı" dedi. "Ülkemizin rekabet gücünü artıracak kritik projelere yer verdik" Hibrit ve elektrikli araçlara dikkat çeken Bakan Kacır, "Geçtiğimiz yıl 17 milyon adet elektrikli araç satışı gerçekleşti. Elektrikli araçların küresel otomotiv pazarındaki payı yüzde 20’ye ulaştı. Tüketici tercihleri, tüm dünyada olduğu gibi ülkemizde de değişiyor. Bu yılın ilk dört ayında ülkemizde hibrit araç satışı, bir önceki yıla göre yüzde 134; elektrikli araç satışı ise yüzde 103 arttı. Aynı dönemde hibrit araçların payı yüzde 17,4’den yüzde 29,4’e, elektrikli araçların payı ise yüzde 10,7’den yüzde 15,5’e yükseldi. Ülkemiz, sahip olduğu gelişmiş Ar-Ge ve inovasyon ekosistemi, güçlü ve köklü üretim altyapısıyla mobilite ekosisteminin dönüşümüne liderlik etmeye hazır konumdadır. Bu anlayışla hazırladığımız; Mobilite Araç ve Teknolojileri Stratejileri Yol Haritasını kamuoyuyla paylaştık. Yol haritamızda; sosyo-ekonomik, demografik ve teknolojik değişimlerin, dünyada ve ülkemizde mobilite sektörünün mevcut durumu ortaya koyduk. Ülkemizin rekabet gücünü artıracak kritik projelere yer verdik. Yalnızca kara taşımacılığında değil, hava, deniz ve raylı sistemler alanında da kısa, orta ve uzun vadeli hedeflerimizi belirledik. Yol haritası doğrultusunda, Türkiye Yüzyılı’nda, mobilite teknolojilerinde öncü, üretimde güçlü bir Türkiye için adımlarımızı kararlılıkla atıyoruz" diye konuştu. "Ülkemizin tüm şehirlerinde hızlı şarj istasyonları kurulmasını sağladık" Türkiye’nin her şehrinde hızlı şarj istasyonları kurulduğunu aktaran Bakan Kacır, "Cumhurbaşkanımızın iddiası ve güçlü liderliği sayesinde milletimizle buluşturduğumuz, elektrikli ve akıllı otomobilimiz Togg; yeni nesil mobilite vizyonumuzun sadece simgesi değil, aynı zamanda bu alandaki dönüşüm irademizin somut bir göstergesidir. Togg, 40’tan fazla yerli teknoloji girişimiyle kurduğu iş birlikleri ve Ankara’daki iştiraki Trutek bünyesindeki yetkin mühendis ve araştırmacılardan oluşan ekibiyle, önümüzdeki dönemde de mobilitenin geleceğine yön verecek teknolojileri geliştirmeye devam edecek. Teknoloji Odaklı Sanayi Hamlesi Programı’mız ve Bilişim Vadisi bünyesinde düzenlediğimiz Mobilite Hızlandırma Programı gibi farklı adımlarla; yeni nesil otomotiv teknolojileri çözümlerinin geliştirilmesini destekliyoruz. Bu teknolojiler için ihtiyaç duyulan test, entegrasyon ve sertifikasyon altyapısını sağlayan Açık İnovasyon Otonom Araç Geliştirme ve Test Platformunu (OPINA) hayata geçirdik. Elektrikli Araçlar için Hızlı Şarj Altyapısı Destek Programıyla, ülkemizin tüm şehirlerinde hızlı şarj istasyonları kurulmasını sağladık. Sağladığımız desteklerin de katkısıyla 12 bini hızlı şarj olmak üzere, 30 bin şarj bağlantı noktasına ulaştık. Hızlı şarj altyapımızı son bir yılda 2 katına çıkardık. Programın 20 Haziran’a kadar devam edecek ikinci çağrısıyla, hızlı şarj ağımızı genişletmeyi hedefliyoruz. Mobilitedeki kabiliyetlerimizi katma değerli üretime yönlendirecek ve uluslararası rekabetçiliği güçlendirecek yatırımları ülkemize kazandırmak üzere yeni destek programlarını devreye aldık" şeklinde konuştu. "Kapsamlı bir teşvik paketi sunuyoruz" Ülkenin yeni nesil elektrikli araç üretiminde emin adımlar attığını ifade eden Bakan Kacır, "Cumhurbaşkanımızın ilan ettiği, tarihimizin en büyük ölçekli yatırım programı HIT-30’un ilk 6 çağrısından 2’sini doğrudan otomotiv sanayimize yönelik kurguladık. Elektrikli araçlar çağrısıyla; yıllık en az 150 bin elektrikli araç kapasitesi sağlayacak ve Ar-Ge merkezi kurulumunu da içeren yeni yatırımlar için kapsamlı bir teşvik paketi sunuyoruz. Batarya üretimi çağrısıyla; hücre üretimini de içeren yıllık asgari 5 GWh kapasiteli batarya ve aktif malzeme üretim tesisi yatırımlarını destekliyoruz. Ülkemizde halihazırda üretim yapan otomotiv üreticilerinin, son dönemdeki yatırımlarını elektrikli ve hibrit araç üretimine yönlendirmesini, attığımız bu adımların meyvesi olarak değerlendiriyoruz" ifadelerini kullandı. "Yerlilik oranımızı yüzde 75’e çıkaracağız" Kacır, Türkiye’de henüz yatırım gerçekleştirmemiş otomotiv firmalarıyla yeni mobilitede gerçekleştirilen hamleleri paylaştıklarını vurgulayarak, konuşmasın şöyle devam etti: "Onları Türkiye’nin sunduğu imkanları değerlendirmeye davet ediyoruz. Yatırımcı ilgisi, Türkiye’nin uluslararası yeni mobilite yatırımları için bir cazibe merkezi olduğunu kanıtlıyor. Dünyanın en büyük elektrikli araç üreticisi BYD; Manisa’da yıllık 150 bin elektrikli veya şarj edilebilir hibrit araç kapasiteli üretim tesisi ve mobilite teknolojilerine yönelik Ar-Ge merkezi kuruyor. Küresel otomotiv devlerinin ülkemizde gerçekleştirdiği yatırım zincirine yeni halkalar eklenmeye devam ediyor. Chery marka otomobillerin ülkemizde üretilmesine yönelik benzer ölçekte bir yatırım da yıllık 200 bin kapasite ile Samsun’da gerçekleşecek. Tüm bu yatırımlar ülkemizin yüksek teknolojiye dayalı üretim kapasitesine duyulan teveccühü ve yatırımcı güvenini giderek perçinliyor. Türkiye, yeni nesil elektrikli araç üretimde yükselen bir ivme ile yoluna emin adımlarla ilerliyor. Attığımız çok boyutlu adımlarla 2030 yılına dek elektrikli ve şarj edilebilir hibrit araçların ülkemizdeki pazar payını yüzde 35’in üzerine, bu araçlarda yerlilik oranımızı yüzde 75’e çıkaracağız ve üretim kapasitemizi 1 milyona çıkaracağız. Batarya modül ve alt komponent yatırımlarıyla, ülkemizi bölgesel batarya üretim merkezlerinden biri haline getireceğiz. 2030’a kadar Seviye 3 yerli otonom aracın ülkemizde üretilmesini hedefliyoruz" "Kabiliyet ve birikimimizi yerli ve milli yüksek hızlı tren hedefiyle bir araya getireceğiz" Hamlelerin yalnızda otomotiv sektörüyle sınırlı kalmayacağını belirten Bakan Kacır, "Ülkemiz, 80 milyonu aşan nüfusu ve geniş coğrafyası ile raylı ulaşım sisteminin yerli ve milli olarak geliştirilmesi adına önemli bir fırsat penceresi sunuyor. Son 22 yılda raylı ulaşım sistemlerinde kat ettiğimiz mesafeyi ele aldığımızda, Ülkemizin yüksek üretim kabiliyetleriyle, yerli olarak yüksek hızlı tren geliştirip üretmesi ve ihraç edebilmesi imkanına sahibiz. Halihazırda Eskişehir-5000 projesi çerçevesinde, yerli ve milli yeni nesil elektrikli anahat lokomotifinin seri üretimi başladı. 160 kilometre hıza sahip milli elektrikli tren seti üretimde. 225 kilometre hıza sahip milli elektrikli hızlı tren setinin tasarım ve prototip çalışmalarında önemli mesafe kat edildi. Togg örneğinde olduğu gibi, vizyoner bir yaklaşım sergileyerek; kabiliyet ve birikimimizi yerli ve milli yüksek hızlı tren hedefiyle bir araya getireceğiz. 3 yanı denizlerle çevrili ülke olarak ulaşımda denizlerimizden daha fazla yararlanmalıyız. Bununla beraber güçlü bir gemi inşa sanayine sahibiz. Gemi inşa sanayimizin çevreci teknolojileri en kısa sürede uygulamasını sağlayarak, çevre ve enerji dostu tam elektrikli gemi ihracatında öncü ülkelerden biri olmayı arzuluyoruz. Ulaşımın son modu olan havacılık sektöründe ise askeri insansız hava araçları ile ülkemizin kazandığı teknoloji geliştirme kabiliyetini, sivil alana hızla aktarmayı planlıyoruz. Mobilite sektöründe gerçekleşen köklü dönüşümler ülkemizden Turcorn’lar çıkmasının da önünü açıyor. Togg projesi için adresin Bilişim Vadisi olarak seçilmesi, aslında Türkiye’nin teknoloji ve inovasyon üssünde aynı zamanda büyük bir mobilite teknoloji kümelenmesi oluşturma vizyonumuzun bir parçasıydı" dedi.