Yerel Haberler
Kocaeli
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:03 Acilde güldüren anlar: "Amcamdan şikayetçi olup, tazminat davası açacağım" Kocaeli’de Kurban Bayramı’nın ilk gününde kurban keserken yaralanan 11 kişi hastanelik oldu. Bıçak darbesiyle elinden yaralanan bir vatandaşın "Acemi kasap amcamın ileri kesim teknikleriyle elimi kestim. Buradan da emniyete gidip amcamdan şikayetçi olacağım, tazminat davası açacağım" diyerek yaşadıklarını gülerek anlatması tebessüm ettirdi. Kent genelinde kılınan bayram namazının ardından önceden belirlenen alanlarda kurban kesim işlemleri başladı. Kesim telaşıyla birlikte her bayram olduğu gibi bu bayramda da görünmez kazalar yaşandı. Kendi imkanlarıyla kurban kesmeye çalışırken ellerinden ve kollarından yaralanan ya da hayvanların boynuz ve tekme darbelerine maruz kalan vatandaşlar hastanelik oldu. Kurban kesimi sırasında yaralanan 11 kişi, Kocaeli Şehir Hastanesine başvurdu. Gerekli müdahaleleri yapılan vatandaşların birçoğu taburcu edildi. "Amcamdan şikayetçi olup, tazminat davası açacağım" Amcası kurbanı kestiği sırada elinden yaralanan Rıdvan Karakaya, hastanedeki tedavisinin ardından yaşadığı talihsizliği neşeli bir dille anlattı. Sargılı eliyle kameralara gülümseyerek konuşan Karakaya, "Acemi kasap amcamın ileri kesim teknikleriyle beraber elimi kesmiş bulunmaktayım. Herkese hayırlı ve kazasız bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı. Sözlerine şaka yollu sitemle devam eden Karakaya’nın "Buradan da emniyete gideceğim, amcamdan şikayetçi olacağım, tazminat davası açacağım" sözleri çevredekileri güldürdü.
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 07:04 Sultan Abdülmecid’in şifa bulduğuna inanılan camide 100 yıllık kılıçla bayram hutbesi Kocaeli’nin İzmit ilçesinde fethin sembolü olarak 1332 yılında inşa edilen tarihi Orhan Camisi’nde, Kurban Bayramı namazı kılındı. Yüzyıllardır süregelen geleneğe uyularak bayram hutbesi, İslam’ın adaletini temsil eden 100 yıllık Osmanlı tören kılıcıyla irat edildi. Kente hakim bir tepede yer alan ve İzmit Körfezi manzarasıyla dikkati çeken 694 yıllık Orhan Camisi, Kurban Bayramı sabahında vatandaşların akınına uğradı. Bölgedeki en eski Osmanlı eserlerinden biri olan tarihi ibadethaneyi dolduran cemaat, bayram namazını eda etmek için saf tuttu. Namazın ardından İzmit Orhan Camisi İmam Hatibi Kenan Yılmaz, yüzyıllardır süregelen "kılıçla hutbe okuma" geleneğini yerine getirmek üzere minbere 100 yıllık Osmanlı tören kılıcıyla çıktı. Kenan Yılmaz, fethin sembolü olan caminin tarihini, geçirdiği restorasyon süreçlerini ve yüzyıllardır süregelen geleneği anlattı. Caminin 1330’lu yıllarda Sultan Orhan döneminde, şehzadesi Gazi Süleyman Paşa tarafından fethin sembolü olarak yaptırıldığını belirten Yılmaz, "Orhan Camimiz, yapıldığı tarihte yani 1330’lu yıllarda sade bir yapı olarak inşa edilmiş. Dönemin kale surlarının içerisine inşa edilmiş ki bugün dahi İzmit’i en geniş açıyla gören tepesindedir. Camimiz; manzarasıyla, manevi atmosferiyle ziyaretçilerin gerçekten memnun kalarak ve istemeyerek ayrıldıkları bir mekan olmaya devam etmektedir" ifadelerini kullandı. "1999 depreminde ağır hasar aldı, 4 yıl ibadete kapatıldı" Caminin tarihi boyunca birçok onarım gördüğünü aktaran Yılmaz, şöyle devam etti: "Bu onarımlardan Osmanlı dönemine ait, 1843 tarihine kadar bir onarım kaydı bulunmamakta bilinen. Ancak 1843’ten günümüze kadar 6 ayrı onarım kaydı bulunmakta. Bu onarımların en önemli ikisini zikredecek olursak; biri 1999 depremine aittir ki o dönemde Gölcük-Değirmendere merkezli gerçekleşen depremde birçok vatandaşımızı yitirdik. Allah-u Teala hepsine rahmetiyle muamelede bulunsun. Camimiz de o dönemde ağır hasar almış, 4 yıl ibadete kapatılmış. Camimiz bahçesine kurulan bir sahra çadırında ibadet devam etmiş. Camimizde 3 yıl boyunca herhangi bir çalışma yapılamamış. 4’üncü yıl hızlandırılmış bir çalışma yapılmış. Tabii o hızlandırılmış çalışma da çok aslına uygun yapılamadığı için onun telafisi 2015 yılında yapılan çalışmayla oldu. 2015-2017 yılları arasında 2,5 seneye yakın bir süre camimiz ibadete yine kapatıldı. O dönemde camimiz detaylı bir onarımdan geçti. Yapısal olarak, teknik-mekanik tüm yenilemeleriyle ve görünen bütün o güzel görsel özellikleriyle aslına uygun bir şekilde restore edilmiş oldu." Yılmaz, caminin 1843’te dönemin en detaylı restorasyonunu gördüğünü ve Sultan Abdülmecid zamanında birçok eklentiyle zenginleştirildiğine işaret ederek, şunları kaydetti: "O eklentilerden biri, şu anda altında bulunduğumuz 4 sütunlu ahşap iç kubbedir. Bir diğeri hanımların namaz kılması için tahsis edilmiş kadınlar bölümüdür. Bir diğeri de hünkar mahfili dediğimiz bölümdür ki; o bölüm de Sultan Abdülmecid Han’ın, burayı restore ederken geldiği, buraya geldiği zaman kaldığı bölümdür. O bölüm ile ilgili olarak şöyle anlatlır; Sultanımızın astım türü bir rahatsızlığı varmış. Burayı ziyaretinin rahatsızlığına iyi geldiğini, şifa bulduğunu görmüş. Buranın havasının rahatsızlığına iyi gelmesi sebebiyle ve geldiği zaman ecdat yadigarı bu tarihi camide konaklaması, bir yandan istirahatini yaparken diğer yandan ibadetini huzurla ifa etmesi niyetiyle, hünkar mahfili dediğimiz bölüm camimize kazandırılmış. Bu eklentilerle birlikte kürsümüz ve minberimiz de yine Sultan Abdülmecid döneminde yenilenmiş." Hutbeler kılıçla irad ediliyor Camide hutbelerin kılıçla okunduğunu vurgulayan Yılmaz, kılıcın sadece fethi değil, adaleti de temsil ettiğini dile getirdi. Yılmaz, "Hemen yanı başımızdaki komşu ilimiz İstanbul’umuzda Ayasofya-i Kebir Camisinde olduğu gibi, İzmit’te de Orhan Camisinde cuma ve bayram namazı hutbeleri kılıçla irad edilir. Burada kılıçla okunmasının birden fazla temsil ettiği mana vardır elbette. Bunlardan biri; kılıç, İslam’ın fetihlerini temsil eder. Yapılan fetihlerin bir yeri ele geçirmek, işgal etmek için değil; İslam’ı oralara da götürmek, İslam’ın adaletini oralara da götürüp oralardaki zulüm düzenini adalet düzenine çevirmek içindir. Kılıcımız bunu da temsil eder" değerlendirmesinde bulundu. Yılmaz, kılıcın aynı zamanda devlet sistemini ve otoritesini temsil ettiğini belirterek, sözlerini şöyle tamamladı: "Bununla birlikte burada bir devlet sistemi olduğunu, hiç kimsenin bir başkasının hakkını gasp etme yetkisi olmadığını, bir başkasına ceza verme yetkisi olmadığını, bunun ancak devlet eliyle yapılabileceğini temsil eder. Şu anda kullandığımız kılıcın tarihi olup olmadığı çok sorulan bir sorudur. Kılıcımız yaklaşık 100 yıllık tarihe sahiptir. Asıl tarihi kılıcımız ne yazık ki geçmişte çalınmış ama bugün biz mevcut kılıcımızla, yaklaşık 100 yıllık bir tarihe sahip son dönem Osmanlı tören kılıcıyla, camideki bu geleneği devam ettirmenin gayreti içerisindeyiz."
ZERAY tescil onayını alarak dönüşüm sürecini tamamladı
28 Ağustos 2024 Çarşamba - 16:29 ZERAY tescil onayını alarak dönüşüm sürecini tamamladı Zeray Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, Ticaret Bakanlığı’ndan tescil onayını alarak dönüşüm sürecini tamamladı. Zeray Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı, Sermaye Piyasaları Kurulu’nun 20 Ağustos tarihli resmi onay bildirimi akabinde, Ticaret Bakanlığı’ndan da 23 Ağustos tarihinde tescil onayını aldı. İlgili resmi onayların alınması ile toplanan ZERAY, genel kurul toplantısını gerçekleştirerek GYO dönüşüm sürecini tamamladı. Yönetim Kurulu Başkanı Zeki Zeray, açılış konuşmasında firmanın GYO dönüşüm kararı gerekçelerini, gelişen süreçleri, yeni boyutta sürdürülecek faaliyet planlarını ve stratejik hedefleri toplantıda özet olarak tanımladı. Zeray GYO’nun yönetim kurulunun atanması, görev sorumluluklarının belirlenmesi ve yönetim Kuruluna yeni görevlerinde başarı temennilerinin dilenmesiyle toplantı sonlandırıldı Zeray GYO yönetim kurulu başkanı ve üyeleri de açıklandı. Zeki Zeray, yönetim kurulu başkanlığına devam ederken, Şüheda Turoğlu, Asena Memişoğlu, Ergün Gültekin (Bağımsız üye) ve Ahmet Yiğit (Bağımsız üye) Zeray GYO yönetim kurulu üyeleri olarak atandı. Borsa İstanbul’a ve SPK’ya eş zamanlı halka arz başvuru tarihi kararı alındı. Genel kurul toplantısıyla yönetim kurulu üyeleri, Zeray GYO’nun halk arz süreci için Borsa İstanbul ve SPK’ya eş zamanlı başvuru tarihlerini belirledi. ZERAY, yakın zamanda halka arz sürecini de başarı ile neticelendirmeyi hedeflediklerini belirtildi.
"Kanser tedavisinde immünoterapilerle mücadele mümkün"
28 Ağustos 2024 Çarşamba - 14:42 "Kanser tedavisinde immünoterapilerle mücadele mümkün" Son yılarda kanserin hedefe yönelik tedavileri arasında öne çıkan yöntemlerden immünoterapiler sayesinde kişinin kendi bağışıklık sistemi kullanılarak kanserle mücadele edildiğini belirten Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Dinçer Aydın, “İmmünoterapi ile vücudun bağışıklık sistemi uyarılarak savunma mekanizmaları harekete geçirilmekte, böylece tümör dokusuna karşı topyekun mücadele örgütlenmektedir” dedi. Kanser hücrelerine saldırmak için vücudun bağışıklık sistemini kullanmak üzere geliştirilen immünoterapi, tedavi başarısını büyük oranda artırıyor. VM Medical Park Kocaeli Hastanesi Medikal Onkoloji Uzmanı Prof. Dr. Dinçer Aydın, kanser tedavileri hakkında açıklamalarda bulundu.Kanser tedavisinde her geçen gün önem kazanan yenilikçi tedaviler ile oldukça yüz güldürücü tedavi sonuçlarının elde edildiğini söyleyen Prof. Dr. Aydın, “Bu tedaviler hastaların yaşam süresi ve kalitesine katkı sağlayacak seçenekler sunarken, bir kısım hastada ise tamamen şifa ile sonuçlanacak tedavi yanıtları oluşturmaktadır. Kanser tedavisinde kemoterapi ilaç uygulamaları 1950’den beri tedavideki yeri ve geçerliliğini korurken, akıllı ilaçlar ve immünoterapiler gibi hedefe yönelik özellikli uygulamalar, kanser tedavisi başarısını büyük oranda artırıyor" diye konuştu. "İmmünoterapiler ile son yıllarda onkoloji tedavisinde büyük tedavi başarıları elde edilmiştir" Konuşmasını sürdüren Prof. Dr. Aydın, "İnsan gen haritası ile kanser gen haritasının tanımlanması sayesinde kanser genetiği ve biyolojisi hakkında her geçen gün artan bilgi, kanser tedavi uygulamalarını değiştirmeye devam ediyor. Artık kemoterapi ve radyoterapi gibi yıllardır kanser tedavisinin temelini oluşturmuş tedavilerin yanında sadece tümör dokusuna etki eden akıllı ilaçlar ve kişinin bağışıklık sitemini harekete geçirerek tümörü yok etmeyi hedefleyen immünoterapiler ile son yıllarda onkoloji tedavisinde büyük tedavi başarıları elde edilmiştir" şeklinde konuştu. "Yan etkiler, kemoterapiye göre daha azdır" İmmünoterapiler hakkında bilgi veren Prof. Dr. Aydın, "Son yılarda kanserin hedefe yönelik tedavileri arasında üst sıralara yükselen immünoterapiler sayesinde kişinin kendi bağışıklık sistemi kullanılarak kanserle mücadele edilmektedir. İmmünoterapi ile vücudun bağışıklık sistemi uyarılarak savunma mekanizmaları harekete geçirilmekte, böylece tümör dokusuna karşı topyekun mücadele örgütlenmektedir. Bu mücadelenin neticesinde kanserli hücreler yok edilmekte, büyümesi ve yayılması durdurabilmektedir. Akıllı ilaçlarda ise vücudun diğer hücreleri etkilemeden kanser hücresi özel olarak hedeflenmektedir. Kanserli hücreyi hedefleyen akıllı ilaçlar sayesinde hem daha etkili tedavi yapılmakta hem de yüksek başarı oranı elde edilmektedir. Bu olumlu etkinin yanında yalnızca tümörü hedefleyen ve sağlıklı hücreler üzerinde olumsuz etki oluşturmayan ya da bunu en az seviyelere indiren akıllı ilaç ve immünoterapiler sayesinde, tedaviye bağlı yan etikler, kemoterapiye kıyasla oldukça düşüktür” ifadelerini kullandı. "Birçok kanser türünün tedavisinde tercih edilir" Birçok kanserde başarılı sonuçlar sağlayan akıllı ilaçların ve immünoterapilerin hastaya ve tümör biyolojisine özel olarak planlanmakta olduğunu dile getiren Prof. Dr. Aydın, "Kişiye özgü tedavi modeli başlığı altında her hasta ayrı değerlendirilmeli ve kişinin tümör hücreleri akıllı ilaç ve immünoterapiye uygunluk açısından test edilmelidir. Kişinin tümör hücreleri bu tedaviler açısından test edildikten sonra bu tedavilerden yarar görebileceği öngörülen hastalara başlanmalıdır. Akıllı ilaç ve immünoterapiler tümörün cinsi, evresi, tümörün genetik incelemesi, hastanın yaşı, genel durumu ve diğer hastalık faktörleri de göz önünde bulundurularak, uygun hastalarda birlikte, kemoterapi ile kombine ya da tek başına kullanılmaktadır. Günümüzde akıllı ilaç ve immünoterapiler, başta akciğer, meme, prostat, cilt, bağırsak, mide, baş-boyun, yumurtalık, rahim, rahim ağzı, lenf bezi kanseri olmak üzere birçok kanser türünün tedavisinde kullanılmaktadır" dedi. “Hem immünoterapi hem de akıllı ilaçlar ile ilgili çok daha olumlu gelişmeler beklenmektedir” Konuşmasını sürdüren Aydın, “Kanser gen haritasının tanımlanması, bunun neticesinde yenilikçi hedefe yönelik tedaviler alanındaki çok sayıdaki bilimsel çalışmalar sayesinde önümüzdeki yıllarda hem immünoterapi hem de akıllı ilaçlar ile ilgili çok daha olumlu gelişmeler beklenmektedir. Bu tedavi alanındaki gelişmeler sayesinde başarı oranın çok yüksek olduğu, bunun yanında tedaviye bağlı yan etkilerin daha az olacağı tedavi seçeneklerinin sayıca çok artacağı öngörülmektedir” ifadelerini kullandı.
Rümeysa’nın cinayete kurban gittiği kamyonetin olay yerindeki yeni fotoğrafları ortaya çıktı
28 Ağustos 2024 Çarşamba - 13:57 Rümeysa’nın cinayete kurban gittiği kamyonetin olay yerindeki yeni fotoğrafları ortaya çıktı Kocaeli’de 18 yaşındaki Rümeysa Meriç Özcan’ın öldürüldüğü ve kaza süsü verilerek uçuruma atıldığı kamyonetin olay yerinde çekilen yeni fotoğrafları ortaya çıktı. Ayrıca Rümeysa’nın otopsi raporunun hala çıkmadığı, bu sebeple iddianamenin henüz tamamlanmadığı öğrenildi. Olay, 19 Mayıs tarihinde gece saatlerinde Halıdere eski köy yolu caddesinde meydana geldi. Kamyonetin uçuruma düştüğü ihbarı üzerine bölgeye giden polis ve sağlık ekipleri, kamyonetin altında 18 yaşındaki Rümeysa Meriç Özcan’ın boynuna ip bağlı haldeki cansız bedeniyle karşılaştı. Özcan’ın cansız bedeni, olay yerindeki incelemelerin ardından otopsi için morga kaldırılırken, polis ekipleri, T.A. (22), E.K. (20), Y.A. (20) isimli erkekler ile C.Ç. (20) ve K.N. (17) isimli kızları gözaltına aldı. Emniyette alınan ifadeler sonrasında Rümeysa Meriç Özcan’ın ölümünün ardındaki korkunç gerçek ortaya çıktı. T.A., E.K., Y.A., C.Ç., K.N. ve Rümeysa Meriç Özcan’ın akşam saatlerinde buluşarak birlikte alkol aldıkları öğrenildi. Bir süre sonra T.A’nın Rümeysa Meriç Özcan’ı da yanına alarak kamyonetle hareket ettiği, T.A’nın ıssız bölgede Rümeysa Meriç Özcan ile cinsel birliktelik yaşamak istediği, genç kızın bunu kabul etmemesi üzerine zanlının korkutmak için kızın boynuna ip bağladığı, ipin bir ucunu da kamyonete bağladığı ve Özcan’ı darp ettiği öğrenildi. Rümeysa’nın bu sırada baygınlık geçirdiği, T.A’nın ise genç kızın öldüğünü zannederek cesetten kurtulmak amacıyla hareket ettiği ve kamyonetin el frenini indirmesi neticesinde aracın yaklaşık 100 metrelik uçuruma düştüğü ortaya çıktı. Olaya ilişkin gözaltına alınan 5 şüpheliden T.A. tutuklanırken, E.K., Y.A., C.Ç. ve K.N. ise serbest bırakıldı. Yeni fotoğraflar ortaya çıktı Rümeysa’nın iple bağlandığı kamyonetin yeni fotoğrafları ortaya çıktı. Fotoğraflarda olay yerinin ıssız ve ağaçlık alanla kaplı olduğu görüldü. Otopsi raporu hala çıkmadı Öte yandan, otopsi raporunun hala çıkmadığı, iddianamenin de bu sebeple henüz tamamlanmadığı bildirildi.
Kartepeli gençler gelişim kampında esnafların yanında deneyim kazandı
28 Ağustos 2024 Çarşamba - 12:02 Kartepeli gençler gelişim kampında esnafların yanında deneyim kazandı Kartepe’de gençler için düzenlenen gelişim kampında öğrenciler hem esnafların yanında iş tecrübesi kazandı hem de düzenlenen yarışlarda doyasıya eğlendi. Kartepe Belediyesi’nin yaz etkinlikleri kapsamında düzenlediği, Bir Gençlik ve Gelişim Kampı’nın 3.sü tamamlandı. Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman tarafından ilçeye kazandırılan Kartepe Özel Osmanlı Günlük Yaşam Müzesi’ni ziyaret eden gençler, sergilenen eserleri hayranlıkla inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Öğrenciler daha sonra Kartepe Teleferik ile kuş bakışı manzarayı ve doğanın muhteşem güzelliğini izledi. Ayrıca gençler, meslekleri tanıması ve kısmi iş tecrübesi kazanması noktasında ilçe de faaliyet gösteren esnafların yanında deneyim kazandı. Gençler; eczane, fırın, bakkal, terzi, veteriner, kafe, pastane, berber, kuaför gibi iş yerlerinde günlük mesai yaptı. Öğrenciler daha sonra Bocce, Dart ve Paintbaal yarışmalarında eğlenceli ve heyecanlı saatler geçirdi. Gençlerin paintbaall etkinliğine katılan Kartepe Belediye Başkanı Mustafa Kocaman, “Gençlerimizin her zaman yanındayız. İçeriğinde sosyal, kültürel, sportif etkinlikleri barındıran, farkındalık eğitimleri bol, eğitici bir o kadar da eğlenceli kampla gençlerimizle bir araya geliyoruz. Bu hem eğlenceli hem de öğretici kamplarımız gençlerimizin istediği sürece devam edecek" dedi.