Yerel Haberler
Kocaeli
27 Mayıs 2026 Çarşamba - 11:03 Acilde güldüren anlar: "Amcamdan şikayetçi olup, tazminat davası açacağım" Kocaeli’de Kurban Bayramı’nın ilk gününde kurban keserken yaralanan 11 kişi hastanelik oldu. Bıçak darbesiyle elinden yaralanan bir vatandaşın "Acemi kasap amcamın ileri kesim teknikleriyle elimi kestim. Buradan da emniyete gidip amcamdan şikayetçi olacağım, tazminat davası açacağım" diyerek yaşadıklarını gülerek anlatması tebessüm ettirdi. Kent genelinde kılınan bayram namazının ardından önceden belirlenen alanlarda kurban kesim işlemleri başladı. Kesim telaşıyla birlikte her bayram olduğu gibi bu bayramda da görünmez kazalar yaşandı. Kendi imkanlarıyla kurban kesmeye çalışırken ellerinden ve kollarından yaralanan ya da hayvanların boynuz ve tekme darbelerine maruz kalan vatandaşlar hastanelik oldu. Kurban kesimi sırasında yaralanan 11 kişi, Kocaeli Şehir Hastanesine başvurdu. Gerekli müdahaleleri yapılan vatandaşların birçoğu taburcu edildi. "Amcamdan şikayetçi olup, tazminat davası açacağım" Amcası kurbanı kestiği sırada elinden yaralanan Rıdvan Karakaya, hastanedeki tedavisinin ardından yaşadığı talihsizliği neşeli bir dille anlattı. Sargılı eliyle kameralara gülümseyerek konuşan Karakaya, "Acemi kasap amcamın ileri kesim teknikleriyle beraber elimi kesmiş bulunmaktayım. Herkese hayırlı ve kazasız bayramlar diliyorum" ifadelerini kullandı. Sözlerine şaka yollu sitemle devam eden Karakaya’nın "Buradan da emniyete gideceğim, amcamdan şikayetçi olacağım, tazminat davası açacağım" sözleri çevredekileri güldürdü.
Depremde hayatını kaybedenler için eller semaya açıldı
17 Ağustos 2024 Cumartesi - 12:28 Depremde hayatını kaybedenler için eller semaya açıldı ı Kerim okunarak eller semaya açıldı. 17 Ağustos 1999’da yaşanan ve büyük yıkıma yol açan Marmara Depremi’nin 25. yıldönümünde, depremzede aileler acılarını dün gibi yaşıyor. Saat 03.02’de 7.4 büyüklüğünde meydana gelen ve 45 saniye süren deprem, binlerce insanın hayatını kaybetmesine, on binlerce insanın yaralanmasına ve yüz binlerce insanın evsiz kalmasına neden oldu. Depremin yıldönümü sebebiyle mezarlığı ziyaret eden vatandaşların acıları gözlerinden okundu. Gölcük’te bulunan 17 Ağustos Mezarlığı’nda anma törenine düzenlendi. Törene depremde yakınlarını kaybeden aileler, bölge halkı ve yerel yöneticiler katıldı. Sabah saatlerinde başlayan törende, depremde yaşamını yitirenler için Kur’an-ı Kerim tilaveti gerçekleştirildi. Kur’an-ı Kerim okunurken katılımcılar duygusal anlar yaşadı. Düzenlenen anma programına Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, Gölcük Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Uzuner, İlçe Milli Eğitim Müdürü Caferi Tayyar Mert, Ak Parti Gölcük İlçe Başkanı Kemal Yavuz ve çok sayıda vatandaş katıldı. "Babamı kaybettim" Depremde büyük acılar yaşayan Nurettin Çalpan, "Babamı 17 Ağustos 1999 depreminde kaybettik. Kardeşimin evi çöktü. Babam, İstanbul’dan kardeşime gelmişti. Kardeşim ile beraber depremin altında kaldılar. Kardeşimi ve ailesini kurtardık ama babamı ve kardeşimin kayınvalidesini depremde kaybettik. Allah ölenlerin hepsine rahmet eylesin, acı bir gündü. Allah bir daha yaşatmasın" diyerek duygularını dile getirdi.
"Hayatın İçindeyim" zinde hissettiriyor
17 Ağustos 2024 Cumartesi - 10:05 "Hayatın İçindeyim" zinde hissettiriyor Kocaeli’de hayata geçirilen "Hayatın İçindeyim" projesi kapsamında açık hava spor etkinliklerine katılan 65 yaş ve üzeri vatandaşlar hem spor yapıyor hem de sosyalleşme imkanı buluyor. Kocaeli Büyükşehir Belediyesi’nin "Hayatın İçindeyim" projesi, yaşlı bireylerin sosyal ve kültürel etkinler içinde yer almasını sağladığı gibi sporla dinç bir hayat sürmelerine de imkan tanıyor. Aktif ve sağlıklı yaşlanmaya yönelik başlatılan projeyle egzersiz, halk oyunları, geri dönüşüm ve tiyatro gibi sosyokültürel faaliyetler gerçekleştiriliyor. Bu kapsamda Büyükşehir Engelli ve Yaşlı Hizmetleri Şube Müdürlüğü, 65 yaş üzeri vatandaşlara İzmit Yahya Kaptan’da haftanın bir günü spor ve egzersiz yaptırarak zinde kalmaya teşvik ediyor. Büyükşehir Belediyesinin ileri yaşlardaki vatandaşların sürdürülebilir hayatın içinde kalmalarına ve sosyalleşmelerine yönelik gerçekleştirdiği spor aktivitesi her salı İzmit Yahya Kaptan muhtarlık binası arkası açık hava amfitiyatro alanında yapılıyor. Spor eğitmenleri eşliğinde gerçekleşen sporla 65 yaş üzeri vatandaşların yapabileceği fizik koşullarına uygun, doktorların da ileri yaşta önerdiği genel ısınma, statik germe, dinamik germe hareketleri ve faydalı egzersizleri içeriyor. "Spor bizi sağlıklı daha dinç hissettiriyor" Açık havada spor etkinliğine katılan Elif Yumuşak, "3 yıldan beri Büyükşehir Belediyesi’nin çevrimiçi vermiş olduğu spor egzersizine katılıyordum. Yahya Kaptan’da vermiş olduğu açık hava spor egzersizinden de çok memnunum. Başiskele’den geliyorum, mutlu olmasam gelmem. Burada beden egzersizi yapıyoruz, arkadaşlarımızla sosyal yönümüz gelişiyor. Spor bizi sağlıklı daha dinç hissettiriyor ve bu sayede bol oksijenli ortamda güzel ve keyif bir gün geçiriyoruz. Herkesin katılmasını isterim. Kocaeli Büyükşehir Belediyesine her şey için çok teşekkür ederim" dedi.
Marmara Depremi’nin 25. yılında acılar tazeliğini koruyor
17 Ağustos 2024 Cumartesi - 01:40 Marmara Depremi’nin 25. yılında acılar tazeliğini koruyor 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nin üstünden çeyrek asır geçerken, acılar tazeliğini koruyor. Merkez üssü Gölcük’te düzenlenen programa katılan AFAD Başkanı Okay Memiş, "Her 10 yılda bir 7 büyüklüğünün üzerinde depremle sarsılıyoruz. Her 5 yılda bir 6.5 büyüklüğünde depremle sarsılıyoruz. Her 3 yılda bir de 6 büyüklüğünde depremle sarsılıyoruz. Coğrafyamız bize depremin ne kadar önemli, gerçek ve ne kadar etkili olduğunu hatırlatıyor" dedi. 17 Ağustos 1999 tarihinde saat 03.02’de 45 saniye süren Kocaeli merkezli depremin üstünden 25 yıl geçti. 18 bin 373 kişi hayatını kaybederken, 48 bin 901 kişi yaralandı, yüzlerce kişi de sakat kaldı. Merkez üssü Gölcük’te deprem şehitlerini anmak ve deprem gerçeğine dikkat çekmek için program düzenlendi. Programda Kavaklı Sahili’nde kurulan stantta vatandaşlar bilgilendirildi. Kuran-ı Kerim tilaveti ve dualar ile başlayan programdan konuşan Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer, “Her türlü afetle her zaman karşılaşabilmemiz mümkün. Deprem bölgesinde yaşıyoruz. Dolayısıyla yeni canların kaybının önüne geçmek elimizde. Bununla ilgili yapılması gereken az önceki görüntülerde de vardı. Çalışmaları yapılıyor. İlmin, fennin gerektirdiği şekilde eğer biz konutlarımızı, işyerlerimizi yaptığımız takdirde o zaman bu kayıplarla karşılaşmayacağız demektir. Gölcük merkezde bir kentsel dönüşüm yapılıyor. 36 dönüm alanda iki katı iki katı yeraltı otoparkı ve sonrasında 406 iş yeri ve 360 konuttan meydana geliyor. Bizler eğer konutlarımızı dönüştürür, sağlam hale getirirsek bundan sonrakileri de sağlam yaptığımız takdirde deprem anında hasar görecek ya da bir afet anında hasar görecek bina sayısı azalacaktır. Dolayısıyla alacağımız tedbirlerle uğranılacak zararı her zaman azaltmak önüne geçmek mümkün” dedi. “Yaklaşık 30 bin tane yeni konut yenilendi” Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, “İki binli yılların başından itibaren bugüne kadar aldığımızda şehrimizde yaklaşık 30 bin tane yeni konut gerek TOKİ gerek emlak konut gerekse kent konut belediyemizin şirketi eliyle yenilendi. Şu anda bir tanesi Gölcük Merkez Mahallesi’nde olmak üzere şehrimizin farklı ilçelerinde 7 tane farklı noktada kentsel dönüşüm çalışması devam ediyor. 1999 tarihi öncesinde yapılmış toplam 160 bin binayı 2007 esas aldığımızda 2997’den önce yapılmış olan toplam 250 bin binayı hızlı tarama yöntemiyle riskli binalar yönetmeliğinin ek A protokolü gereğince taradık ve taramalarımızı tamamladık. Bu manada tarama faaliyetlerini tamamlayan ilk şehir olmanın gururunu da yaşıyoruz. Kocaeli’de toplam 315 bin bina var. Bu 315 bin binanın 250 bin tanesi 2007 yönetmeliğinden önce yapılmış binalar. 160 bin tanesi 1999 depreminden önce yapılmış. Ön taramaya göre veriler şunu gösteriyor. 130 bin bağımsız birim, 30 bin kadar da ticari birimin önümüzdeki süreçte depreme kadar dönüştürülmesi gerekiyor” diye konuştu. “Bizim için depremdeki en önemli risk azaltma kentsel dönüşüm” Türkiye’nin bir deprem bölgesi olduğunu ve yıllar bazında oluşan depremlerin skalasını açıklayan AFAD Başkanı Okay Memiş, “Her 10 yılda bir 7 büyüklüğünün üzerinde depremle sarsılıyoruz. Her beş yılda bir 6.5 büyüklüğünde depremle sarsılıyoruz. Her 3 yılda bir de 6 büyüklüğünde depremle sarsılıyoruz. Coğrafyamız bize depremin ne kadar önemli, gerçek ve ne kadar etkili olduğunu da hatırlatıyor. Afet yönetiminde 3 aşama var. Bir afet öncesi risk azaltma diyoruz. 1 liralık harcama yapmakla 12 liralık maliyetin önüne geçiyorsunuz. Bizim için depremdeki en önemli risk azaltma kentsel dönüşüm. Biz muhtemel depremlerde ülkemizdeki şehirlerimizin binalarının yaklaşık olarak 7 büyüklüğü üzerindeki depremde ne tür bir davranış sergileyeceğini biliyoruz. Bunlara yönelik olarak kentsel dönüşümü mutlaka hızlandırmamız gerekiyor. İki afetlere müdahale de çok önemli. Müdahalede de kapasitenizin çok iyi değerlendirilmesi gerekiyor. Üç afet sonrası iyileştirme çalışmaları biz 6 Şubat’ta asrın felaketini yaşadık, 7.7 ve 7.6 büyüklüğünde ve devamında 6.5 büyüklüğünde depremlerle asrın felaketini yaşadık. Müdahale kapasitesinde arama kurtarmada müdahale ederken bir ekip 25 kişiden oluşur. 24 saat çalışmaz ve 8 saat çalıştığını düşünürsek bir binada 75 kişilik arama kurtarmacıya ihtiyacınız var. 6 Şubat depreminde 39 bin bina yıkıldı ve bu binadan 26 bininde insan yaşıyordu. 26 bin binaya 1 milyon 950 bin arama kurtarmacı müdahale etmesi gerekir. Peki dünyada ne kadar arama kurtarmacı var? Dünyada yapılan çalışmaya göre 750 bin arama kurtarmacı var. Dünyadaki kapasitenin iki katı olsa 6 Şubat’taki depremde müdahaleye yeterli olmuyordu. Biz kendi ülkemizin kapasitesi yurt dışından gelen arama kurtarma ekipleri ile beraber 35 bin kişiyle müdahale ettik. Ancak alanda 650 bin kamu görevlisi çalıştı, STK’larımız ayrıca çalıştı ama elimizdeki arama kurtarma sayımız buydu. Yani dünyanın kapasitesi bile olsa yeterli olmayan bir durum var” şeklinde konuştu. “Vatandaşımıza mahcup olmamak için büyük gayret içerisindeyiz” AFAD olarak risklere karşı çalışmalara ağırlık verdiklerini aktaran Memiş, “Biz tabii ki buradan ders çıkardık ve şu anda Türk Silahlı Kuvvetlerimizi, ordumuzu, jandarmamızı, polisimizi, İtfaiyecilerimizi, madencilerimizi ve sivil toplum kuruluşlarımızı eğitmeye başladık. Nüfusumuzla orantılandığında dünyada en fazla arama kurtarma ekibine sahip ülke olacağız çok yakın bir sürede. Ama asıl yapmamız gereken risk azaltmaya, sağlam zemine, sağlam binaları yapmak zorundayız. İyileştirme çalışmaları olarak da şu anda dünyanın en büyük afet sonrası iyileştirme operasyonu yapan bir Türkiye Cumhuriyeti devleti var ve Türk milleti var. Yapılan çalışma çok büyük. Bir yıl içerisinde yaklaşık 80 bin kalıcı konutun sağlam zemine yapılmış sağlam binaların konutları teslim edilmiş durumda, şu anda ve yıl sonunda inşallah 200 bin konutun teslimini de yapacağız ve bu operasyon başlı başına gerçekten dünyanın en büyük afet sonrası iyileştirme operasyonu marifet mi? Evet marifet ama asıl marifet bu depremlerde büyüklüğü ne kadar olursa olsun yıkılmayan binalar yapabilmek. Bilimin ışığında, tekniğin ışığında, mühendisliğin bize söylediği bilgiler ışığında en iyisini yapmamız lazım. Bu yönde 24 saat çalışıyoruz. Vatandaşımıza mahcup olmamak için büyük gayret içerisindeyiz” ifadelerini kullandı. “Bizim 17 Ağustos depremi olduğunda deprem yönetmenliğimiz yoktu” Anma programında konuşan Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, “Ben de kısa bir süre önce göreve başlamış olduğum valiliğimizin ilk törenin böyle acı bir anı anma töreni olması bizim de mesleki hatıratımızda önemli bir yer tutacak. Ama bu tür anma etkinlikleri özellikle böyle 25’inci yılı, 50’nci yılı, 10’uncu yılı, 100. yılı gibi etkinlikler bizim tekrar tekrar oturup düşünmemizi, geçmişin muhasebesini yapıp önümüzde ne tür tedbirler almamız gerektiğini irdeleyebileceğimiz fırsatlar veren yıl dönümleri” dedi. Program sonunda GESOTİM Kadın Arama Kurtarma Timi; Kocaeli’nin ilk Türkiye’nin ise 2. akredite kadın arama kurtarma ekibi yeminlerini ederek sertifikalarını aldı. Programa yoğun katılım Programa; Japonya Başkonsolosu Yoshinori Moriwaki, Pakistan Başkonsolosu Syed Musawir Abbas Shah, Kocaeli Valisi İlhami Aktaş, AFAD Başkanı Okay Memiş, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Tahir Büyükakın, Kocaeli İl Emniyet Müdürü Faruk Karaduman, Garnizon Komutanı Tümamiral Hüseyin Tığlı, Kocaeli İl Jandarma Komutanı Kıdemli Albay Murat Bozkurt, AFAD Afetlere Müdahale Genel Müdürü İsmail Palakoğlu, Gölcük Kaymakamı Müfit Gültekin, Gölcük Belediye Başkanı Ali Yıldırım Sezer ve çok sayıda vatandaş katıldı.
Deprem döneminin belediye başkanı o günleri anlattı
16 Ağustos 2024 Cuma - 15:34 Deprem döneminin belediye başkanı o günleri anlattı 17 Ağustos 1999 Gölcük Depremi’nde İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı olan Sefa Sirmen, deprem yönetmeliğine uygun yapılan binaların yıkılmadığını belirtti. Sirmen, "Benim dönemimde yapılan hiçbir bina hasar almadı" dedi. Deprem döneminde İzmit Büyükşehir Belediye Başkanı olan Sefa Sirmen, şehir olarak yaşadıklarını, deprem sonrasına yapılan çalışmaları, krizleri ve yönetimsel hataları İHA Muhabirine anlattı. İlk olarak depreme nasıl yakalandığını ve kriz anlarını paylaşan Sirmen, "Deprem gecesi saat bir gibi Hacı Bektaş-i Veli törenlerine katıldığım Nevşehir’den gelmiştim. Genel başkanımız Altan Öymen ’kal’ diye ısrar etmişti ama dönmüştüm. Deprem anında uykuya dalmamıştım. Çok büyük bir felaketti. Hanımla birbirimize sarılıp depremin durmasını bekledik. Sonra alt kata indik ve bahçeye çıktık, çocuklar da iyi. Şoförüme ulaşamadım. Yeğenimin arabasıyla belediyeye gittim. Baktık, bina yerinde duruyor ama gidene kadar yolun sağında ve solunda binalar kibrit kutusu gibi çökmüş" dedi. "Tabloyu gün doğarken gördük" Sefa Sirmen sözlerine şöyle sürdürdü: "Vali konağına gittik, kolordu komutanı da orda. Telefonlar kitlenmiş, kullanılamıyor. Halk sokaklarda. Jandarma genel komutanı Rasim Bedir Paşa bize 3 helikopter gönderdi. Vali, kolordu komutanı ve ben helikoptere bindik; deprem bölgesinde duruma havadan baktık. Tabloyu gün doğarken gördük. Daha içerlere girdikçe felaketin daha da büyük olduğunu gördük. Özellikle Gölcük, Değirmendere bölgesi en fazla hasar gören yerlerimizdi. Döndük, valilikte masa oluşturup çalışmalara başladık. 17 Ağustos 1999’ta hem Kocaeli için, hem Türkiye için iz bırakan, çok acı bir felaket yaşadık. Hem belediye başkanı, hem kulüp başkanı olarak çok sorumluluklarım vardı" "İlk yardım Saddam Hüseyin’den Kocaeli Valiliği emrine 10 milyon dolar olarak geldi" Depremden sonra aldıkları aksiyonları da anlatan Sirmen, "O dönem en önemli su ve doğalgaz için çözüm önemliydi. Bizim barajı İngilizler ve Japonlar yapmıştı. Çağırdık, 10 kişilik ekip geldi. Barajı, İZAYDAŞ çöp fabrikasını, kulüp binasını, tesisleri ve belediye binasını kontrol ettirdik. Herhangi sıkıntı olmadan oturulabileceğini öğrendik. Aynı gün suyu verdik. Doğalgazı verdik. İnsanların en önemli temel ihtiyaçlarını musluklardan karşılayabilir duruma geldiler. İzmit dışındaki bölgelerde bu imkan hiç olmadı. Çok önemliydi. Enkaz altında bir sürü yardım isteyenler vardı. Validen ziyade bana gelip makine, araç gereç istiyorlardı. Bizim itfaiyemiz canla başla, tarihe geçecek hizmet verdi. Her tarafa cevap vermeye çalıştık. Uyku diye bir şey yoktu. Gece gündüz ayaktaydık. O zaman Bolu, Düzce, Adapazarı, Yalova, Kocaeli içinde en hızlı hayatın başladığı yer İzmit’ti. Hatta Sakarya’dan aileler gelip bizim bölgemizdeki çadır kentlere ve prefabriklere yerleşmeye başladılar. Herkese hizmet etmeye çalıştık. Alışveriş merkezleri hemen faaliyete geçti. Uluslararası fuar merkezimizi bütün bölgenin ihtiyaçlarını karşılayacak yardım toplama ve dağıtım merkezi yaptık. Birçok sorunu belediyemizin imkanlarıyla çözdük. Çok yardım da geldi. İlk yardım Saddam Hüseyin’den Kocaeli Valiliği emrine 10 milyon dolar olarak geldi. Sonra Bill Clinton geldi. O, Dünya Bankası’nı seferber etti, kalıcı konutlar yapımına hızla başlandı. Yaraları çabuk sarmışız. Tabii Kocaelispor çok etkili oldu. Halkın psikolojisini düzeltmesinde çok katkısı oldu. O zaman o imkanı oluşturan futbolcularımıza, taraftarımıza, herkese çok teşekkür ediyorum. Bize çok destek verdiler. O günleri hatırlamak bile insana ağır geliyor. Çok kayıp verdik. Allah bir daha göstermesin" ifadelerini kullandı. "Bizim dönemimizde yapılan hiçbir bina hasar almadı" Türkiye’nin bir deprem bölgesi olduğunu hatırlatan Sirmen, "Her 15-20 senede bir böyle büyük felaketler olabiliyor. 1967 Adapazarı merkezli depremi de yaşadım. O zaman da birçok bina yıkıldı ama 17 Ağustos’taki gibi olmadı. Çok enteresandır; 1989’da belediye başkanı seçildiğim zaman ilk meclis kararımız; inşaat yapan vatandaşımıza ruhsat vermeden evvel önce projelerini mimarlar ve mühendisler odasına götürüp, inceletip onaylattırıp sonra bizden ruhsat talep etmesiydi. Ve gerçekten bizim dönemimizde yapılan hiçbir bina hasar almadı. Çünkü deprem yönetmeliği uyguladık. Belediye başkanlığı yaptığım sınırlarda çok fazla yıkım o yüzden olmadı. Deprem yönetmeliğinden önce yapılan binalar maalesef riskli binalar. Bugün Türkiye muhtemel İstanbul depremini konuşuyor. Tedbir almak lazım. Japonya’daki depremler bizden daha büyük ve hiçbir hasar yok. Neden? Yapılaşmayı ona göre yapmışlar. Çözümü var. Tedbir almak mümkün. Ama maalesef henüz bizde o gelişme olmadı" diye konuştu. "Deprem yönetmeliğini uygulayan hiçbir inşaat yıkılmaz” Sirmen, şöyle devam etti: "Deprem yönetmeliğini uygulayan hiçbir inşaat yıkılmaz. Biz meclis kararı alıp yönetmeliği uyguladık. Yerine getirmeyen hiç kimse inşaat ruhsatı alamazdı, almadı. Yıkılan binalara baktığımız zaman 1999’dan sonra yapılan binaların yıkılmasına pek ihtimal vermiyorum. Deprem yönetmeliği uygulanmışsa 7,4 şiddetindeki depremle o binalar yıkılmaz. O kolon kesilmiş, binada değişiklikler yapılmışsa o binaları tutamazsın. O yüzden TOKİ’nin yaptığı tünel kalıp sistemi depreme karşı en önemli yapıdır. Ben belediye olarak evi olmayan vatandaşlar için 8-9 bin konut yaptım. Bir tanesi hasar almadı. Yapı önemli. Deprem yönetmeliğine göre yaptıysanız o yapı yıkılmaz. Hakikaten çok doğru projeler yapmışız. Mesela İZAYDAŞ çöp fabrikası. Türkiye’de tek. Zehirli atıkları, tehlikeli atıkları hepsini yakabilen bir tesis. Depremde bütün mikroplu şeylerin hepsi orada imha edildi. O kadar büyük hizmet gördük ki olamaz böyle bir şey. İkincisi; olimpik buz pateni yapmıştım. Belli bölgelerde cenazeler kepçeyle gömüldü ama bizim bölgemizde ağustos sıcağında cesetleri buz pateni sahasına uzattık. Yakınları, tanıyanlar gelip orada teşhis ettiler. Sonra İslami şartlara göre hazırlandı ve defnedildi. Kimsesi çıkmayanları da fotoğraflayarak belirli yerlere defnettik. Tabii ki su hayattır. Diğer deprem bölgelerinde görüyoruz; su akmadığı zaman ne büyük sıkıntı var. Bizde su sorun olmadı. Yuvacık Barajı hem içilebilir nitelikte suyu anında akıttık. Doğalgazı kesintisiz verdik. Tek bir doğalgaz patlaması olmadı. Yaptığımız projelerin hepsi depremde imdadımıza yetişti. Kocaelispor da bunları sosyolojik olarak tamamladı. Şanslıydık çünkü bu projeler gerçekleşmişti" "O dönem kaynaklar çok hoyratça kullanıldı" O dönemde gördüğü yanlışları da dile getiren eski başkan Sefa Sirmen, "Yanlış gördüğüm şeyler oldu. Özellikle o zamanki koalisyon hükümeti çok yanlı davrandı. Yeniden yapılanmada çok hoyratça kaynakları kullandı. Gereksiz harcamalar yapıldı. Bana göre onlar yanlıştı. Çünkü bağış yapan insanlar depremzedelere katkıları olsun diye yaptı. Bütün vatandaşlardan deprem vergisi kesildi, bir tek lirası deprem bölgesine harcanmadı. Bunlar hep yanlıştı. Maalesef Türkiye’de yönetimler bazı şeyleri hesap etmeden yapıyor. Halbuki böyle acı bir günde, böyle felaket yaşanmış bölgede herkes fedakarlık yapmak zorunda. Hele hele onların haklarını gelişigüzel harcamak da insanlığa yakışmaz. Çok seslendirdik ama sesimiz yetmedi" dedi.