Yerel Haberler
Konya
Fatma Nur öğretmenin acılı amcası: "Fatma Nur okulunda sevilen, iyi bir öğretmendi" 05 Mart 2026 Perşembe - 22:02:59 İstanbul’da öğretmenlik yaptığı okulda öğrencisi tarafından uğradığı bıçaklı saldırıda hayatını kaybeden Fatma Nur Çelik’in amcası Necati Çelik, yeğeninin okulunda sevilen, iyi bir öğretmen olduğunu söyledi. Olay, geçtiğimiz pazartesi saat 11.00 sıralarında Çekmeköy’deki Borsa İstanbul Mesleki Teknik Anadolu Lisesi’nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, F.S.B. (17), öğretmenler Fatma Nur Çelik (44) ve Z.A. (52) ile arkadaşı S.K.’yi (15) bıçakladı. Ağır yaralanan biyoloji öğretmeni Fatma Nur Çelik ambulansla kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetti. Fatma Nur Çelik’in cenazesi dün memleketi Konya’da son yolculuğuna uğurlandı. Çelik’in yakınları ise taziyeleri kabul ediyor. "Okulunda sevilen, iyi bir öğretmendi" Fatma Nur Çelik’in amcası Necati Çelik, "Elimizde doğup büyüdü. Çok yetenekli, çok güzel sesi olan, mesleğine çok bağlı müthiş bir insandı. Ankara’da biyoloji okudu. Öğretmenliğe karar verdi. Bu işe müthiş hayallerle başladı. Okulunda sevilen, iyi bir öğretmendi. 13 senedir aynı okuldaydı. Çok acı, hüzünlü bir olay. Allah kimsenin başına vermesin. Olayı gerçekleştiren şahıs öğrencisiymiş ama çocuk rahatsızmış, şizofren hastasıymış. Zaten okuldan 1 senedir uzaklaştırması varmış. Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesinde yatıyormuş artık babasının bir ihmali mi diyeyim imzasıyla hastaneden çıkarmışlar. Burada soruşturulması gereken çok şey var. Uzaklaştırması olan bir çocuk elinde bıçakla okula neden ve nasıl alındı. Bu olayı ekmek bıçağıyla gerçekleştirmiş. Gencecik, hayat dolu bir kadındı. Allah rahmet eylesin" diye konuştu.
05 Mart 2026 Perşembe - 15:21 Karatay’dan her adımda bir yatırım Konya’nın merkez Karatay İlçe Belediye Başkanı Hasan Kılca, ilçenin farklı noktalarında devam eden yatırımları sahada inceleyerek çalışmaların son durumu hakkında bilgi aldı ve vatandaşlarla bir araya geldi. Karatay Belediyesi, yaşam standartlarını yükseltmek ve vatandaşların ihtiyaç duyduğu projeleri hayata geçirmek için ilçenin çehresini değiştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Başkan Kılca, yapımı süren projeleri yerinde inceleyerek yetkililerden bilgi aldı. Hasan Kılca, Türkiye’nin en büyük ihya projelerinden biri olan Türbe Arkası Kentsel Yenileme Projesi kapsamında Aziziye Mahallesi’ndeki 6 tescilli yapının rekonstrüksiyon çalışmalarını inceledi. Ayrıca Hamzaoğlu Parkı’na yapılacak yeni Kafe Karatay’ın proje çalışmalarını takip etti. Başkan Kılca, daha sonra Karatay Halk Ekmek Büfesi’ni ziyaret ederek vatandaşlarla sohbet etti. "Her adımda Karatay için çalışıyoruz" Başkan Hasan Kılca, "Her adımda Karatay için çalışıyor, yatırımlarımızla ilçemizin çehresini değiştiriyoruz" diyerek, ilçede yürütülen çalışmaların her noktada sürdüğünü vurguladı. Sahadaki çalışmaları yakından takip ettiklerini ve vatandaşlarla istişarelerde bulunduklarını ifade eden Kılca, tam buğday ekmeğine yapılan indirimin büyük ilgi gördüğünü ve vatandaşların sağlıklı ekmeğe erişimini kolaylaştırmaya yönelik çalışmaların devam edeceğini aktardı. Tarihi dokuyu koruyarak geleceğe taşımayı önemsediklerini belirten Hasan Kılca, Türbe Arkası Projesi ile bölgenin kültürel mirasının aslına uygun şekilde yeniden canlandırıldığını söyledi. Başkan Kılca, Hamzaoğlu Parkı’nda yükselecek yeni Kafe Karatay’ın proje çalışmalarını da yerinde takip ettiklerini belirterek, "Kafe Karatay, şehrimizin yeni markası oldu. Yeni kafemizin yapım çalışmaları çok yakında başlayacak" dedi.
Hububat ekiminde ’uyguna bulduk derken’ rekolteden olmayın uyarısı
17 Ekim 2025 Cuma - 11:16 Hububat ekiminde ’uyguna bulduk derken’ rekolteden olmayın uyarısı Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya Ovası’nda yaklaşık 10 milyon dekar alanda hububat ekiminin başlamasıyla beraber uzmanlardan doğru bilinen yanlışlarla ilgili uyarı geldi. Uzmanlar, hasat döneminde verim kaybının önüne geçmek için ürünlerin bakımı kadar ekim döneminde kullanılan ürünlerin kalitesine de dikkat çekiyor. Yüzölçümünün yüzde 67’si tarım arazisi olarak kullanılan ve tahıl ambarı olarak bilinen Konya’da, 595 bin hektar alanda sulu tarım yapılırken uzmanlar, beklenen yağış periyodunda kayma olduğunu, çiftçilerin ekim aşamasında bu durumu dikkate alması gerektiği uyarısında bulundu. Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Konya Şube Başkanı Burak Kırkgöz, "Hububat ekilişleri Konya bölgesinde başladı. Önümüzdeki günlerde çiftçilerimiz hububatlarını ekecekler. Özellikle çiftçilerimizin sertifikalı tohum kullanmalarını öneriyoruz. Çünkü sertifikalı tohumda ortalama olarak yüzde 20’ye kadar verim artışı yaşandığı geçtiğimiz yıllarda tecrübe edildi" dedi. "Biraz uyguna bulduk’ diye sevinirken üründen olabilirsiniz" Üretim aşamasındaki en önemli ürünler arasında yer alan gübre noktasında da öneride bulunan Burak Kırkgöz, "Bu anlamda çiftçilerimizin mutlaka güvenlikleri bayilerden, özellikle sertifikalarını kontrol ederek tohumluklarını almalarını ve ekim dönemlerini ayarlayarak, doğru ayarlayarak ekilişlerini gerçekleştirmelerini tavsiye ediyoruz. Bunun yanında çiftçilerimizin mutlaka kullanacakları gübreleri de güvenlikleri ve her zaman çalıştıkları bayi arkadaşlarımızdan almalarını da öneriyoruz. Çünkü böylesi dönemlerde sahte gübre mevzuları maalesef çok yaşanıyor. Bununla alakalı Tarım İl Müdürlüğü gerekli kontrolleri sağlıyor, gerekli çalışmaları yapıyor lakin ister istemez bazen bu aksaklıklar da olabiliyor. Çiftçilerimizin bu yönde zarara uğramamaları için mutlaka güvendikleri yerlerden gübrelerini almalarını ‘biraz uyguna bulduk’ diye bilmedikleri yerlerden, gübre aldıklarında mutlaka o gübrelerin analizlerini yaptıktan sonra tarlalarında kullanmalarını öneriyoruz" şeklinde konuştu. "Geri dönülmez sıkıntılara neden olur" Kırkgöz, "Çiftçilerimiz sahte gübre aldıktan sonra gübreyi eğer anali yapmadan tarlalarını atarlarsa bunun geri dönülmez sıkıntılara neden olduğunu da görüyoruz. Sebep verebileceği noktalar, verim düşüklüğü, kalite düşüklüğü veya ürün olmama yakma gibi benzeri olayların yaşandığını biliyoruz. Bu yüzden çiftçilerimiz mutlaka gübre analizlerini yaptırarak gübrelerini almalarını da tavsiye ediyoruz" diye konuştu.
Ters yolda gidip zincirleme kazaya neden olan sürücüden pes dedirten savunma
16 Ekim 2025 Perşembe - 16:30 Ters yolda gidip zincirleme kazaya neden olan sürücüden pes dedirten savunma Konya’da 70 yaşındaki sürücü aracıyla ters yönde girdiği çevre yolunda zincirleme kazaya neden oldu. Kazaya yol açan yaşlı adamın, "Ben ters yola çıktım ama çarpmasaydınız. Gözün görüyor niye vuruyorsun?" şeklindeki savunması pes dedirtti. Kaza, saat 14.30 sıralarında merkez Karatay ilçesi Fevziçakmak Mahallesi Adana Çevre Yolu Caddesi üzerinde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, 70 yaşındaki sürücü A.Ö., 42 SM 497 plakalı otomobili ile Adana Çevre Yolu Caddesinden Adliye yönüne ters yolda refüjün yanındaki şeritten ilerlemeye çalıştı. Ters yolda ilerleyen otomobili fark eden bazı sürücüler manevra yaparak kaçarken, 2’si otomobil 3 araç zincirleme kazaya karıştı. Sürücü A.Ö. ise kaza sonrası otomobili ile kaçmaya çalıştı. Diğer araç sürücülerinin tepkisi üzerine A.Ö. aracı durdurarak beklemeye başladı. İhbar üzerine olay yerine polis ekipleri sevk edildi. "Gözün görüyor niye vuruyorsun?" Ters istikametten seyreden A.Ö.’nün, "Sol şeritte duracaktım. Ben vurmadım, kendin vuruyorsun sonra suçlu ben oluyorum. Neden vuruyorsun, vurmasaydın. Ben ters yola çıktım ama çarpmasaydınız. Gözün görüyor niye vuruyorsun? Vurmak mı lazım vurmayacaktınız" savunması pes dedirtti. Ters yoldan ilerleyen A.Ö.’nün sebep olduğu kazaya karışan bir sürücü ise, "Ters yoldan geliyor vurduk ama amca da kendisini vurmasaydınız diye savunuyor" dedi. Polis ekiplerince kontrollü olarak sağlanan trafik akışı, araçların kaldırılmasının ardından normale döndü. Ters yoldan ilerleyen A.Ö. ifadesi alınmak üzere emniyete götürüldü. Olayla ilgili tahkikat sürüyor.
NEÜ’de Filistin ve Orta Doğu barışı konuşuldu
16 Ekim 2025 Perşembe - 15:19 NEÜ’de Filistin ve Orta Doğu barışı konuşuldu Necmettin Erbakan Üniversitesi (NEÜ) Milli Vizyon Topluluğu ve Milli Türk Talebe Birliği Konya İl Başkanlığı tarafından, 20 ve 21’inci Dönem Milletvekili ve eski dönem Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç’un konuşmacı olarak katıldığı "Filistin Davası ve Orta Doğu Barışı" konulu konferans gerçekleştirildi. NEÜ Köyceğiz Yerleşkesi Prof. Dr. Fuat Sezgin Konferans Salonu’nda düzenlenen programın açılış konuşmasını gerçekleştiren Prof. Dr. Hidayet Oğuz, "Rektörlük olarak öğrenci topluluklarına büyük önem veriyoruz. Öğrenci topluluklarımızın faaliyetlerini destekliyor, yapılan çalışmaları ilgi ile takip ediyoruz. Bugün de tüm insanlık için çok önemli ve hayati bir konu olan Filistin’i konuşmak için bir araya geldik" dedi. Milli Türk Talebe Birliği Konya İl Başkanı Hasan Basri Özden ise, "Filistin davası sadece bir toprak meselesi değil, vicdan meselesidir. Milli Türk Talebe Birliği olarak bizler de her dönemde hakkın, adaletin ve özgürlüğün sesi olduk. Filistin’de yaşanan acıları kendi acımız, direnişi kendi direnişimiz olarak görüyoruz. Çünkü biz biliyoruz ki Kudüs özgür olmadıkça, insanlık özgür değildir" diye konuştu. "Konya’ya gelmeyi bir vazife olarak gördük" Konferansta konuşan Eski Kamu Başdenetçisi Şeref Malkoç, gençlerle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti aktararak, "Programın Necmettin Erbakan Üniversitende düzenleneceğini öğrenince tüm programlarımızı erteleyip Konya’ya gelmeyi bir vazife olarak gördük. İyi ki böyle yapmışız. Gençlerimizden aldığımız enerji ile çalışmalarımızı sürdüreceğiz" ifadelerini kullandı. Necmettin Erbakan’ın kendisi gibi ismini taşıdığı üniversitenin de her alanda farkını ortaya koyduğunu söyleyen Malkoç, "Konya’da Necmettin Erbakan adıyla bir üniversitenin bulunması iftihar meselesi. Necmettin Erbakan’ın hayatını mutlaka bu üniversitede öğrenim gören gençlerimizin okuması ve araştırması gerekmektedir. Necmettin Erbakan, Cumhuriyet tarihinin en büyük ve en önemli bilim insanlarından biridir. İstanbul Teknik Üniversitesinden mezun olalı 70 yıl geçmesine rağmen halen Necmettin Erbakan’ın not ortalamasını yakalayan bir öğrenci daha gelmedi. Olağanüstü zekaya, bitmeyen bir enerjiye sahip büyük bir devlet adamıydı. Bugün Türkiye’de sanayi adına ufukta ne varsa hepsinde Necmettin Erbakan’ın imzası vardır. TUSAŞ, ASELSAN ve ROKETSAN gibi şirketlerin onlarcasının kuruluşunu kendi başbakan yardımcılığı döneminde gerçekleştirmiştir" dedi. "Filistinliler Dünya kurulduğundan bu yana bugünkü ana vatanlarında var oldular" Necmettin Erbakan’ın ömrünün son 10 yılını Siyonizm’in insanlığın başına nasıl bir bela olduğunu anlatarak geçirdiğini ifade eden Malkoç, "Bugün Filistin ve Gazze olaylarını görünce rahmetli Necmettin Erbakan’ın ne kadar haklı olduğunu görüyoruz. Filistinliler dünya kurulduğundan bu yana bugünkü ana vatanlarında var oldular. Bilinen yazılı ve sözlü tarihte de Filistinlilerin hep orada oldukları kaydedilmiştir. Yahudiler ise zaman zaman bu topraklara gelmiş, huzursuzluk çıkarmış, bozgunculuk yapmış ve tarihte de defalarca bu nedenlerden dolayı sürülmüşlerdir. Türklerin, Filistin coğrafyasıyla bağı bin yıldır sürmektedir. Yavuz Sultan Selim’in 1517’de Filistin bölgesini fethiyle birlikte tam 400 yıl boyunca atalarımız bu coğrafyayı yönetti. 400 yıl boyunca Yahudisi, Hristiyanı ve Müslümanı huzur ve barış içerisinde yaşadı. Roma dönemi başta olmak üzere Avrupa’daki tüm krallıklar Yahudileri ezdiler, yok etmeye ve dinlerini değiştirmeye çalıştılar. Hiçbir Yahudi’nin toprak alma hakkı yoktu. Devlet yönetiminde yer alamıyorlardı. Bu nedenle Yahudiler ticarete, bilim, sanat ve kültüre ağırlık verdiler. Avrupa’daki devletlere borç vermeye, devlet içerisinde söz sahibi olmaya başladılar. Bunun neticesinde 19’uncu yüzyılda bugün İsrail’in devlet anlayışını oluşturan Siyonizm ortaya çıktı" diye konuştu. "Evanjelizm’de, Yahudiliğe hizmet bir ibadete dönüşmüştür" İsrail’in kuruluş sürecini ve sonrasını anlatan Malkoç, "1897 yılında İsviçre’nin Basel şehrinde ilk Siyonist Kongre toplandı. Bu kongrede 3 karar alındı. Bunlar, İsrail Devleti’nin kurulması için Osmanlı Devleti’nin yıkılması gerektiği, Osmanlı Devleti yıkıldıktan sonra ilk 50 yılda bir Yahudi devleti kurulması, ikinci 50 yılda ise tüm İslam dünyasının dağıtılması. Vatan olarak "Vadedilmiş Topraklar" safsatasını ortaya attılar. Bu toprakların içerisinde Filistin, Mısır, Lübnan, Suriye, Ürdün, Irak, İran, Suudi Arabistan ve Türkiye’nin 22 ili var. Yahudiler nüfusları az olduğu için bunu başaramayacaklarını biliyorlar. Bu nedenle 17-18’inci yüzyıllarda Avrupa’da Hristiyanlığı bozarak yeni mezhepler ortaya çıkardılar ve Evanjelizm ile birlikte kendilerine en büyük destekçileri elde ettiler. Amerika Birleşik Devletleri’nde Evanjelizm mezhebi en yaygın mezheptir ve bu işin temelinde de Yahudiler vardır. Evanjelizm’de, Yahudiliğe hizmet bir ibadete dönüşmüştür" şeklinde konuştu. İsrail’in kuruluş felsefesi terörizm üzerinedir İsrail’in kurulduğu günden bu yana kan dökmeye ve can almaya devam ettiğini aktaran Malkoç şu şekilde konuştu: "İsrail kurulduktan sonra ilk önce kendi komşusu olan Filistinlileri katletti. Daha sonrasında çevresindeki ülkelerle savaşmaya başladı. 1967’deki savaşta topraklarını 3 kat büyüttü. 500 bin ile 1 milyon arası Filistinliyi sürgün etti. İsrail’in kuruluş felsefesi terörizm üzerinedir. Şu an bir ateşkes söz konusu olsa da İsrail’in barış yapması, sınırlarına bağlı kalması mümkün değildir. Çünkü ruhlarında terörizm var. İnsanları ikiye ayırırlar. Yahudiler ve Yahudilere hizmet edecek olan köleler. Şu an sadece Filistinlilere güçlere yetse de tüm dünyayı kendilerine hizmet edecek köleler olarak görüyorlar. Bugün Gazze’deki mücadelenin ne kadar önemli olduğunu herkes idrak etti. Gazze’de o insanlar sadece kendi vatanlarını, topraklarını ve namuslarını savunmuyorlar. Bütün insanlığın hukukunu koruyorlar. Eğer Gazze direnişi biterse Lübnan’ı, Suriye’yi, Ürdün’ü ve Türkiye’yi işgal etmeye çalışacaklar. Biz inanıyoruz ki İsrail’in arkasında her kim olursa olsun eninde, sonunda hakkaniyet ve insanlık onuru galip gelecektir. Bunu tüm dünyada her alanda görüyoruz." Programa, NEÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Hidayet Oğuz, NEÜ Siyasal Bilgiler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Ahmet Şahbaz, NEÜ Sosyal ve Beşeri Bilimler Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Fatih Mehmet Berk, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı Konya Bölge Müdürü Oğuz Tunç, AK Parti Konya 26 ve 27. Dönem Milletvekili Ahmet Sorgun, NEÜ Genel Sekreter Yardımcıları M. Emre Çınar ve Harun Çalışkan ve Milli Türk Talebe Birliği Konya İl Başkanı Hasan Basri Özden ile çok sayıda idareci, akademisyen ve öğrenci katıldı.
Konya Büyükşehir’den Ilgın’a su güvencesi sağlayacak dev yatırım
16 Ekim 2025 Perşembe - 14:58 Konya Büyükşehir’den Ilgın’a su güvencesi sağlayacak dev yatırım Konya Büyükşehir Belediyesi KOSKİ Genel Müdürlüğü, Ilgın ilçesinin içme suyu ihtiyacını uzun yıllar güvence altına alacak önemli bir yatırımı daha hayata geçiriyor. İlçenin artan nüfusuna ve su talebine cevap verebilmek amacıyla 5 bin ton kapasiteli yeni içme suyu deposu tamamlandı. Ayrıca Vakıf Ağılı bölgesinde mevcut 3 adet kuyuya ilaveten 4 yeni kuyu daha açılarak su üretim kapasitesi artırıldı. Aynı proje kapsamında suyun depoya aktarımını sağlayacak 5 bin 500 metre uzunluğunda yeni içme suyu isale hattının yapımına da başlandı. Konya Büyükşehir Belediye Başkanı Uğur İbrahim Altay, merkez ve ilçelerde büyük çaplı birçok altyapı çalışması yürüttüklerini belirterek, özellikle içme suyu altyapısını güçlendirmeye yönelik projelere ağırlık verdiklerini ifade etti. Başkan Altay, "Su, geleceğimizin en önemli değeri. Bu doğrultuda özellikle ilçelerimizdeki içme suyu altyapısını yenileyerek, vatandaşlarımızın sağlıklı ve kesintisiz suya erişimini sağlamak için gece gündüz demeden çalışıyoruz. Ilgın’da tamamlanan 5 bin tonluk yeni depo ve yeni kuyularla ilçemizin su güvenliğini uzun yıllar garanti altına alıyoruz. Halihazırda isale hattımız da büyük bir özveriyle devam ediyor. Burada muhtelif çap ve ebatlarda uzun ömürlü polietilen ve duktil boruları kullanıyoruz. Coğrafi zorluklarına rağmen ara vermeksizin süren çalışmalarımız tamamlandığında Ilgın merkez ve çevre mahallelerde içme suyu hizmetinde kesintisiz, sağlıklı ve sürdürülebilir bir altyapı hizmeti sağlanmış olacak" dedi. Bölgede su basıncını artıracak, arıza ve kesintileri minimize edecek bu proje sayesinde su, herhangi bir enerji külfeti olmaksızın cazibeyle akacak. Projenin toplam yatırım bedeli ise 85 milyon lira olacak.
Uluslararası Çocuk Gelişimi Kongresi, Filistinli çocuklara ithaf edildi
16 Ekim 2025 Perşembe - 14:31 Uluslararası Çocuk Gelişimi Kongresi, Filistinli çocuklara ithaf edildi Selçuk Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi tarafından "Köklerden Geleceğe; Çocuğun Korunması ve Refahı" temasıyla düzenlenen 6. Uluslararası Çocuk Gelişimi Kongresi başladı. Çocuk Gelişimi alanında bilgi paylaşımı ve bilimsel etkileşimin güçlendirilmesini amaçlayan kongre, Filistinli çocuklara ithaf edildi. Sultan Alparslan Kültür Merkezinde Selçuk Üniversitesi Bilimsel Araştırma Projeleri Koordinatörlüğünün destekleriyle 3 gün sürecek olan kongrenin açılışına Selçuk Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Ahmet Ak, Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nur Feyzal Kesen, çocuk gelişimi alanında yurt içi ve yurt dışından uzman akademisyenler ile öğrenciler katıldı. Sağlık Bilimleri Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Nur Feyzal Kesen, çocuğun refah ve korunmasının yalnızca gelişimsel süreçlerin değil; aynı zamanda insan hakları, sosyal adalet ve sürdürülebilir bir geleceğin temel bileşeni olduğunu söyledi. Kesen, "Kongremiz, geçmişten gelen birikimlerimizi geleceğin ihtiyaçlarıyla harmanlayarak çocukların yaşam kalitesini artırmaya yönelik bilimsel bir platform oluşturmayı amaçlamaktadır. Kongremizin, çocukların refahı ve korunmasına ilişkin ulusal ve uluslararası düzeyde farkındalığın artmasına, yeni fikirlerin ve çözüm önerilerinin doğmasına, çocukların yararına kalıcı etkiler bırakmasını temenni ediyorum. Son olarak bu kongreyi tüm dünyaca koruyamadığımız Filistinli çocuklara ithaf ediyorum" dedi. Kongre Düzenleme Kurulu Başkanı ve Çocuk Gelişimi Bölümü Başkanı Prof. Dr. Kezban Tepeli, 2025 yılının Türkiye’de "Aile Yılı" olarak ilan edilmesinin kongreye ayrı bir önem kazandırdığını söyledi. Ailenin çocuğun gelişiminde en temel güven alanı olduğunu; sevgi, aidiyet ve korunmanın ilk durağı olduğunu ifade eden Tepeli, "Ne yazık ki savaşların, yoksulluğun, göçlerin ve doğal afetlerin en büyük mağdurları çocuklar oluyor. Özellikle Gazze’de ve dünyanın pek çok çatışma bölgesinde çocukların yaşam hakları tehdit altında, eğitim hakları ellerinden alınmakta, oyun oynama ve güvenle büyüme hakları yok ediliyor. Bu tablo, çocuk gelişimi alanında çalışan bizlere çok daha büyük sorumluluk yüklüyor" şeklinde konuştu. Kongre Doç. Dr. Adrijana Vinji’in çocukların yaşamını küresel bakıştan yerel gerçekliğe uzanan boyutlarıyla ele aldığı sunumla devam etti.