Yerel Haberler
Konya
25 Nisan 2026 Cumartesi - 11:34 Uzmanlardan "Çocuklar gördüklerini gerçek hayata taşıyor" uyarısı Gelişen teknolojiyle birlikte çocukların internet ve dijital oyunlara çok erken yaşta erişim sağladığını belirten Adli Bilişim Uzmanı Emre Akman, çocukların özellikle şiddet içerikli oyunlardan olumsuz etkilendiğine de dikkat çekerek uyarıda bulundu. Teknolojinin yaygınlaşmasıyla birlikte çocukların küçük yaşlarda telefon, tablet ve bilgisayarla tanıştığını ifade eden Adli Bilişim Uzmanı Emre Akman, internet erişiminin kolay olması nedeniyle çocukların dijital oyunlara yöneldiğini anlattı. Bu oyunların bir kısmının yaşlarına uygun olmadığını vurgulayan Emre Akman, içeriklerin çocukların psikolojisini olumsuz etkileyebileceğini uyarısında bulundu. Teknoloji çok geliştiğine ve bununla beraber meydana gelen sorunlara değinen Adli Bilişim Uzmanı Akman, "Teknolojiye ulaşım çağı da, yaşı da çok erken yaşlara düştü. En başta aileler içerisinde zaten çocukların ellerinde sürekli bir telefon, tablet, bilgisayar olduğu için internet erişimleri mevcut. İnternete erişimleri de çok kolay olduğu için haliyle internette bulunan oyunlara da merak sarıyorlar yaşları küçük olduğu için ve bu oyunlar tabii ki silah, öldürme, yaralama gibi, kötü ve çocukların psikolojisini derinden etkileyecek şekilde olan oyunlar, aslında yetişkinlere özgü oyunlar. Tabii ki yetişkinlere özgü olması bu şekilde bir oyun olmasını gerektirmez ancak yaş itibariyle çocukların kesinlikle oynamaması gereken oyunlar. Çünkü bu oyunlarda insanlar birbirlerini vurma, kırma veya daha yasa dışı, çocukların travmasını etkileyecek, bilinçaltını etkileyecek şekilde kötü etkiliyor. Biz uzmanlar olarak çocukların, ailelerin en azından denetlenme şeklinde bu teknolojik aletlerin verilmesini öneriyoruz" dedi. "Çocuklar bunların tam bilincinde, mantığını da anlayacak yaşta değiller" Akman, çocukların yaşları küçük olduğu için bu oyunlarda yaptıkları, gördükleri hareketleri gerçek hayata da entegre etmeye çalıştıklarını ifade ederek, "Gerçek hayatı entegre etmeye çalıştıklarında tabii ki bunlar akılları, mantıkları henüz daha gelişmemiş olduğu için doğruyu yanlışı ayıramayacak nitelikte oluyorlar. Ancak yaptıkları eylem çok büyük şekilde infial oluşturacak şekilde olaylar olabiliyor. Günümüzde kamuoyunda yakında olan olaylardan zaten bunlara şahidiz. O yüzden çocuklar bunların tam bilincinde, mantığında ve ne olduğunu anlayacak yaşta değiller. O yüzden doğru zannediyorlar, yaptıklarını güzel zannediyorlar ve oyunda gerçekleştirdikleri tüm hareketlerin gerçek hayatta da olabileceğini düşünüyorlar. Bu nedenle çocuklar ellerine geçirdikleri, oynadıkları her oyundan, her filmden, her diziden, her şeyden etkileniyorlar. Çünkü onların yaşı itibariyle daha öğrenerek büyüyorlar ve bu şekildeki oyunlarla karşılaştıklarında bilinçaltlarında vurdulu kırdılı ve çok büyük halkta infial oluşturacak suçları bilinç altlarına yerleştirmiş oluyorlar ve zaman ilerledikçe de bu suçlar bilinç altında çocukların yerleştiği için mantık olarak onlara yaptıkları eylemler, suçlar, fiiller tamamen meşru geliyor" şeklinde konuştu. "Ailelerin denetimi, gözetiminde kullanmaları gerekiyor" Aileler çocukları üzerindeki dikkat etmesi gereken noktaları sıralayan Akman, "Aile bireyleri en başta evde denetlemeliler. Çünkü en başta bu denetleme olmazsa çocuğun oynadığı, izlediği her film, her oyun şu an etkilemese bile bundan 5-10 sene sonra kendi hayatını çok ciddi şekilde etkileyecek seviyeye getiriyor. O yüzden çocuklarımız evdeyken ellerinde teknolojik aletler telefon, tablet, bilgisayar hiç fark etmez hangilerini kullanıyorlarsa ailelerin denetimi, gözetiminde kullanmaları gerekiyor. Yoksa internet çok geniş bir mecra, internetin ucu bucağı yok. Çocuklar herhangi bir şeye ulaşmaları çok kolay ve ulaştıklarında gördüğümüz üzere geri dönüşü olmayan olaylara şahit oluyoruz. Çocukların 15 yaş altı sosyal medya kullanımı kısıtlaması Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde kabul edildi. Artık vatandaşlar da sosyal medyaya kimlik bilgileri ile üye olacaklar. Bakanlığımız, devletimiz bu yönde bir çalışma yapıyor. Biz bu çalışmayı destekliyoruz. Bu çalışmanın arkasından da gelecek her şeyi destekliyoruz. Çünkü çocuklar bizim geleceğimiz ve bu şekilde eğitilen kasıt dışı, denetim dışı eğitilen çocukların ileride bize ve kendilerine verecekleri zararları istemiyoruz. Biz uzmanlar olarak devleti tamamen destekliyoruz. Çocukların denetim altında bu sosyal medyaları kullanmalarını, ailelerin gözetimi altında bunları kullanmalarını tavsiye ediyoruz. Kesinlikle küçük yaşta çocukların ellerinde telefon verildiklerinde bahsedilen uygulamalar ve oyunlar zaten kamuoyunda çok meşhur, isimleri çok meşhur. Bunlara ulaşmalarını kendi telefonlarından engelleyebilirler. Herhangi bir videoya erişmelerini veya sosyal medya araçlarını kullanırken veya bir tarama cihazını kullanırken örnek veriyorum google gibi kullanırken bunları da filtreleyebilirler. Tamamen denetim altında olurlarsa toplum olarak kamuoyu olarak çocukları kazanmış oluruz" diye konuştu.
Karataylı yıldız güreşçiler Türkiye ikinciliğini Konya’ya getirdi
24 Kasım 2025 Pazartesi - 18:07 Karataylı yıldız güreşçiler Türkiye ikinciliğini Konya’ya getirdi Karatay Belediyespor Yıldız Erkek Güreş Takımı, 2025-2026 Grekoromen Güreş Yıldızlar Ligi’nde sergilediği performansla ligi Türkiye ikincisi olarak tamamladı. Karatay Belediyespor, grup maçlarında sergilediği performansla rakiplerini yenerek adını finale yazdırdı. Final müsabakasında Kayseri Şekerspor ile karşılaşan Karatay Belediyespor, sezonu Türkiye ikincisi olarak tamamladı. Kılca: "Bu ikincilik, gençlerimiz için yeni hedeflerin başlangıcıdır" Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca, Türkiye ikinciliğinin hem Karatay hem de Konya için büyük bir önem taşıdığını belirterek sporcuları, antrenörleri ve kulüp yöneticilerini tebrik etti. Başkan Kılca, "Yıldızlar Ligi’nde elde edilen Türkiye ikinciliği, ilçemizin spora bakışının sahadaki karşılığıdır. Sporcularımızın her karşılaşmada gösterdiği özgüven, disiplin ve kararlılık hepimizi gururlandırdı. Gençlerimizin aldığı her puan, emek, sabır ve inancın bir ürünüdür. Ben bu süreçte onları yetiştiren antrenörlerimizi ve teknik kadromuzu tebrik ediyorum" dedi. Kurumlar arası iş birliğinin önemine de değinen Başkan Kılca, Konya Gençlik ve Spor İl Müdürlüğü’ne teşekkür ederek, "Karatay’ın spor alanındaki gelişiminde Konya’daki kurumlarımızla kurduğumuz güçlü iş birliği büyük rol oynuyor. Desteklerini esirgemeyen Konya Gençlik ve Spor İl Müdürümüz Birdal Öztürk’e ve ekibine teşekkür ediyorum. Gençlerimizin yanında duran her kurum, bu başarının bir parçasıdır" ifadelerini kullandı. Başkan Kılca sözlerini şöyle tamamladı: "Bu sonuç, sadece bugünün değil, geleceğin de habercisidir. Gençlerimizin potansiyeline inanıyoruz ve onların yolunu açmaya devam edeceğiz. Türkiye ikinciliği, gençlerimiz için bir sonuç değil; daha büyük hedeflere açılan bir başlangıçtır."
Konya’da İl Afet Risk Azaltma Planı Değerlendirme Toplantısı düzenlendi
24 Kasım 2025 Pazartesi - 16:50 Konya’da İl Afet Risk Azaltma Planı Değerlendirme Toplantısı düzenlendi Konya’da İl Afet Risk Azaltma Planlama (İRAP) değerlendirme toplantısı yapıldı. Konya Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıda konuşan Konya Valisi İbrahim Akın, obruk duyarlılık haritalarının üretilmesi ve erken uyarı sistemi projesinin 2025 yılı itibarıyla önemli bir aşamaya ulaştığını belirterek, "Hem obruk oluşumları hem de diğer afet türleri açısından özel ve hassas bir coğrafyada bulunan şehrimizde, bilimsel veriye dayalı, bütüncül ve sürdürülebilir bir afet yönetimi anlayışını kararlılıkla sürdürmekteyiz. Bu çerçevede, obruk duyarlılık haritalarının üretilmesi ve erken uyarı sistemi projesi 2025 yılı itibarıyla önemli bir aşamaya ulaşmıştır. Yeni dönemde çalışmalar, Konya’mızın yanı sıra Karaman ve Aksaray illerini de kapsayacak şekilde genişletilmiş güncel verilerle daha güçlü bir model ortaya koyulmaktadır. 2022-2026 dönemini içerisine alan il afet risk azaltma planımız, tüm kurumlarımızın aktif katılımı, bilimsel yaklaşım ve ortak akıl temelinde hazırlanmış çerçeveli bir stratejik yol haritasıdır. Hazırlık sürecinde, 5 bilgilendirme toplantısı, afet türlerine göre 14 çalıştay düzenlenmiş ve Konya’mızın tüm afet risklerini kapsayan 1 amaç, 15 hedef ve 624 eylem belirlenmiştir. Bu süreçte kurumlarımız arasındaki uyum, kararlılık ve koordinasyon hem ilimiz hem de ülkemiz için örnek bir model olmuştur" dedi. "Obruk yavaş yavaş yerleşim yerlerini artık tehdit eder hale geldi" Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar da, "Obruklar yavaş yavaş yerleşim yerlerini artık tehdit eder hale geldi. O nedenle biraz daha gündemimizde daha üst sıralarda da tutmamızda büyük fayda var. Tabii bu risk azaltma biraz dert edinmeyi gerektiriyor, biraz proaktif olmayı gerektiriyor, inisiyatif almayı gerektiriyor ve biraz görmezden değil, birtakım şeyleri görüp oralarda sorumluluk almak gerektiren bir tür eylem. Dolayısıyla bir afet olup bittikten sonra vah etmenin de bir anlamı yok açıkçası. Dolayısıyla birazcık böyle dikkatli olmak, birazcık böyle etrafınızdaki tehlikeleri görmek, bunların meydana getireceği hisleri hakikaten çok değerli bir şekilde ortaya koymak eminim birçok şeyin önüne geçecektir" şeklinde konuştu. "Kriz odaklı değil, risk odaklı bir yönetim anlayışına geçtik" Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Yapım İşleri Genel Müdürü Ahmet Nehar Poçan ise "AFAD Başkanlığı olarak biz artık kriz odaklı değil, risk odaklı bir yönetim anlayışına geçtik AFAD Başkanlığının kurulmasıyla birlikte. Buradaki muradımız afet öncesinde alacağımız önlemlerle birlikte muhtemel afetler için bir hazırlık yapmak. Çünkü hem Konya’mız hem ülkemizde biz reytingleri şu anda ölçebiliyoruz. 10 yıllık periyotlarda 7 üzerinde bir deprem olduğunu 100 yıllık ölçümlerle görüyoruz. ‘Konya deprem bölgesi değil’ dedik ama Konya’da da bir deprem yaşadık ki bir fay hattını ölçmediğimiz için değerlendiriyoruz ki, ölü fayların diri faylarının olduğunu da biliyoruz. Bizim 5 yıllık dönemde 6 buçuk üzerinde, 3 yıllık dönemde 6 üzerinde ve 5 üzerinde de her yıl bir deprem yaşadığımızı istatistikler bize veriyor. Deprem ülkemizin gerçeğiyken sel, taşkınlar da ne yazık ki ülkemizin gerçeği. Bu noktada afetle alakalı risk azaltma odaklı yani kriz yönetiminde risk yönetimine evrildiğimiz bir dönemde AFAD Başkanlığını kurarak bu noktada ilerlemeye gayret ediyoruz" diye konuştu.
Konya’da İl Afet Risk Azaltma Planı Değerlendirme Toplantısı düzenlendi
24 Kasım 2025 Pazartesi - 16:47 Konya’da İl Afet Risk Azaltma Planı Değerlendirme Toplantısı düzenlendi Konya’da İl Afet Risk Azaltma Planlama (İRAP) değerlendirme toplantısı yapıldı. Konya Büyükşehir Belediyesi Fen İşleri Daire Başkanlığı Toplantı Salonu’nda düzenlenen toplantıda konuşan Konya Valisi İbrahim Akın, obruk duyarlılık haritalarının üretilmesi ve erken uyarı sistemi projesinin 2025 yılı itibarıyla önemli bir aşamaya ulaştığını belirterek, "Hem obruk oluşumları hem de diğer afet türleri açısından özel ve hassas bir coğrafyada bulunan şehrimizde, bilimsel veriye dayalı, bütüncül ve sürdürülebilir bir afet yönetimi anlayışını kararlılıkla sürdürmekteyiz. Bu çerçevede, obruk duyarlılık haritalarının üretilmesi ve erken uyarı sistemi projesi 2025 yılı itibarıyla önemli bir aşamaya ulaşmıştır. Yeni dönemde çalışmalar, Konya’mızın yanı sıra Karaman ve Aksaray illerini de kapsayacak şekilde genişletilmiş güncel verilerle daha güçlü bir model ortaya koyulmaktadır. 2022-2026 dönemini içerisine alan il afet risk azaltma planımız, tüm kurumlarımızın aktif katılımı, bilimsel yaklaşım ve ortak akıl temelinde hazırlanmış çerçeveli bir stratejik yol haritasıdır. Hazırlık sürecinde, 5 bilgilendirme toplantısı, afet türlerine göre 14 çalıştay düzenlenmiş ve Konya’mızın tüm afet risklerini kapsayan 1 amaç, 15 hedef ve 624 eylem belirlenmiştir. Bu süreçte kurumlarımız arasındaki uyum, kararlılık ve koordinasyon hem ilimiz hem de ülkemiz için örnek bir model olmuştur" dedi. "Obruk yavaş yavaş yerleşim yerlerini artık tehdit eder hale geldi" Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Deprem ve Risk Azaltma Genel Müdürü Prof. Dr. Orhan Tatar da, "Obruklar yavaş yavaş yerleşim yerlerini artık tehdit eder hale geldi. O nedenle biraz daha gündemimizde daha üst sıralarda da tutmamızda büyük fayda var. Tabii bu risk azaltma biraz dert edinmeyi gerektiriyor, biraz proaktif olmayı gerektiriyor, inisiyatif almayı gerektiriyor ve biraz görmezden değil, birtakım şeyleri görüp oralarda sorumluluk almak gerektiren bir tür eylem. Dolayısıyla bir afet olup bittikten sonra vah etmenin de bir anlamı yok açıkçası. Dolayısıyla birazcık böyle dikkatli olmak, birazcık böyle etrafınızdaki tehlikeleri görmek, bunların meydana getireceği hisleri hakikaten çok değerli bir şekilde ortaya koymak eminim birçok şeyin önüne geçecektir" şeklinde konuştu. "Kriz odaklı değil, risk odaklı bir yönetim anlayışına geçtik" Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı Yapım İşleri Genel Müdürü Ahmet Nehar Poçan ise "AFAD Başkanlığı olarak biz artık kriz odaklı değil, risk odaklı bir yönetim anlayışına geçtik AFAD Başkanlığının kurulmasıyla birlikte. Buradaki muradımız afet öncesinde alacağımız önlemlerle birlikte muhtemel afetler için bir hazırlık yapmak. Çünkü hem Konya’mız hem ülkemizde biz reytingleri şu anda ölçebiliyoruz. 10 yıllık periyotlarda 7 üzerinde bir deprem olduğunu 100 yıllık ölçümlerle görüyoruz. ‘Konya deprem bölgesi değil’ dedik ama Konya’da da bir deprem yaşadık ki bir fay hattını ölçmediğimiz için değerlendiriyoruz ki, ölü fayların diri faylarının olduğunu da biliyoruz. Bizim 5 yıllık dönemde 6 buçuk üzerinde, 3 yıllık dönemde 6 üzerinde ve 5 üzerinde de her yıl bir deprem yaşadığımızı istatistikler bize veriyor. Deprem ülkemizin gerçeğiyken sel, taşkınlar da ne yazık ki ülkemizin gerçeği. Bu noktada afetle alakalı risk azaltma odaklı yani kriz yönetiminde risk yönetimine evrildiğimiz bir dönemde AFAD Başkanlığını kurarak bu noktada ilerlemeye gayret ediyoruz" diye konuştu.
Mantar avcılarının ağaç tepelerinde tehlikeli avı
23 Kasım 2025 Pazar - 12:22 Mantar avcılarının ağaç tepelerinde tehlikeli avı Sonbaharın gelişiyle birlikte Konya’nın Seydişehir ilçesindeki ormanlar, mantar avcılarının akınına uğruyor. İstiridye mantarının peşinde olan bu avcılar, sarp kayalıklara ve yüksek ladin ağaçlarına tırmanıyor ve en ücra noktalara ulaşmaya çalışıyor. Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte başlayan mantar avı, hava kararıncaya kadar devam ediyor. Tecrübeli avcılar, kendi uzmanlık alanları olan, bildikleri kuru ve kabuklu ladin ağaçlarını arıyor. Ladin ağaçlarında yetişen, oldukça değerli olan doğal istiridye mantarını arayan avcılar, çoğu zaman ağaçların yüksek kesimlerinde, ulaşılması zor yerlerde yetişen bu mantarı ağaçlara tırmanarak topluyor. Bu mantara; İstiridye mantarı, dalak mantarı bazı yörelerde ise güvercin kanadı denildiğini söyleyen mantar toplayan öğretmen İlhan Daştan, "Genelde ladin ağaçlarının altlarında oluyor ama bazen ağaçların üst taraflarında da olabiliyor. Üst taraflarına tırmanmak gerekiyor. Tabii biz emniyet alarak tırmanıyoruz. Bazen sosyal medyada yayınlanıyor ‘Burada işiniz nedir, oralara çıkılır mı’ diye serzenişte bulunan oluyor ama mecbur çıkacaksın, heyecanlı oluyor. Bunu görünce zaten insan heyecanlanıyor, kendini kaybediyor bazen" dedi. Doğayla iç içe gezintilere çıktıklarını belirten İlhan Daştan, "Bu gezintilere çıktığımızda denk gelirse mantar topluyoruz. Tabii bu mantarlar bildiğimiz istiridye mantarları. Bunlar ladin ağaçlarının kurularında oluyor. Bunlar sonbaharda yağışlarla birlikte çıkar. Tadı güzeldir, hoştur" diye konuştu.